xıv. post enfeksiyöz nörolojik sendromlar:,koli basili

advertisement
XIV.
POST
ENFEKSİYÖZ
NÖROLOJİK SENDROMLAR:
Post enfeksiyöz sendromlar viral, bakteriyel bir enfeksiyonu
veya aşılamayı takiben ortaya çıkan nörolojik semptomlardır.
Nörolojik bulgular genellikle enfeksiyonu takiben aylar sonra
ortaya çıkar, etyolojik ajan genellikle izole edilemez.
A – POST ENFEKSİYÖZ LÖKOENSEFALİT:
( POST ENFEKSİYÖZ ENSEFALOMYELİT)
İnfluenza, döküntülü viral enfeksiyonlar veya aşıları takiben
7-10 gün sonra ortaya çıkan ensefalomyelit tablosudur.
Çocuklarda daha sık görülür fakat her yaşta ortaya çıkabilir.
Etkene karşı gelişen immünolojik cevabın nörolojik sistemide
etkilemesinden kaynaklanır. Çocukluk çağının akut serebellar
ataksileri genellikle postenfeksiyöz lökoensefalite bağlıdır.
Hastalık gövdede anstabilite ve ataksiyle karakterizedir.
Genellikle su çiçegini takiben ortaya çıkar, BT ve MR
bulguları normaldir, BOS da hafif lenfositer pleositoz dışında
tüm bulgular normaldir.
Postenfeksiyöz lökoensefalitin ikinci formu ise akut
demyelinizasyonla seyreder. Beyin ve medullospinaliste
demyelinizan plaklarla karakterizedir. Viral enfeksiyonları
takiben 2-7 gün sonra ani başlayan multifokal nörolojik
defisitler, fokal veya epileptik ataklarla karakterizedir.
Konfüzyondan bilinç kaybına, optik nöritten kuadripareziye dek
çeşitli semptomlar görülebilir.
Postenfeksiyöz lökoensefalitin üçüncü formu hemorajik formdur.
Ensefalit tablosuyla beraber beyin dokusunda multipl hemorajik
odaklar görülür. Semptomlar
akut ve çok ciddidir. Bilinç
hemen herzaman kapalıdır, ensefalitler, kafa travmaları, akut
menenjitler ve intoksikasyonlarla karışır.
TANI: BOS da hafif lenfositer pleositoz, ve hafif protein
artışı dışında anormallik yoktur, hemorajik formda bunlara
ilaveten eritrositler görülür. 2. 3. formlarda MR ile beyaz
cevherde artmış dansite alanları görülür. EEG de diffüz teta
ve delta dalgaları vardır.
TEDAVİ: Erken dönemde yüksek doz kortizon uygulanır. Kızamık
sonrası gelişen postenfeksiyöz lökoensefalit en ağır olanıdır
ve mortalite %20 yi bulur. Vakaların %30-50 sinde sekel kalır.
B – AKUT HEMORAJİK ENSEFALOMYELİT:
Viral veya bakteriyel enfeksiyonları takiben ortaya çıkan
Shwartzman reaksiyonu sonucu nöronal doku harabiyeti ve
demyelinizasyondur. Beyin ödemi, multipl peteşiyal kanamalar
ve hematom gelişimiyle karakterizedir. Ana patoloji etkene
karşı gelişen allerjik veya hiperimmün reaksiyona bağlı
nekrotizan vaskülittir. Hastalık her yaşta görülebilir,
genellikle viral bir üst solunum yolları enfeksiyonunu takiben
ortaya çıkar. Hastalık hızlı ilerler subklinik prodromal
dönemi takiben ateş, papilödem, şuur bulanıklığı, hemipleji,
disfazi, epileptik ataklar, kranial sinir felçleri ve idrar
inkontinansı başlar.
TANI: Sedimentasyon artmıştır, periferik kanda PNL lökositoz
vardır. BOS da PNL pleositoz, normal glukoz, artmış protein
görülür. Tanı beyin biopsisiyle konur. Klinikte; menenjit,
ensefalit, beyin abseleriyle karışır.
TEDAVİ: Yüksek doz kortikosteroid ve cerrahi dekompresyon ile
kafa içi basıncı düşürülmeye çalışılır.
Tedaviye rağmen hastalık hiperakut ve fatal seyirlidir.
C – REYE SENDROMU:
Özellikle influenza ve varisella zoster olmak üzere viral
enfeksiyonları takiben ortaya çıkan hepato ensefalopatidir.
Her yaşta görülebilmekle birlikte ensık çocuklarda görülür.
Kış aylarında influenza epidemileriyle beraber reye sendromu
insidansıda artar. Aspirin kullanımı reye sendromu için bir
risk faktörüdür. Ensefalopati ve karaciğerde yağlı
dejenerasyon reye sendromunun kardinal bulgusudur. Beyinde
ödem vardır fakat inflamasyon yoktur. Reye sendromu genellikle
bir üst solunum yolları enfeksiyonu, su çiçeği, veya nadiren
bir gastroenteriti takiben ortaya çıkar. Prodromal şikayetleri
takiben hastada şiddetli kusmalar başlar kusmaları takiben 24
saat sonra ensefalopati tablosu gelişir bu irritabilite,
huzursuzluk, spontan amaçsız hareketler ve deliryum
epizodlarıyla karakterizedir. Ensefalopati tablosu hızla
komaya doğru ilerler ve epiletik ataklar ortaya çıkar.
TANI:
BOS da hücre sayısının 8 / ml den az olması veya
otopside menenjit veya vaskülit bulguları olmadan beyin
ödemi olması.
Karaciger biopsisinde yağlı dejenerasyon olması.
SGOT, SGPT ve amonyak seviyesinin normalin üç katından
fazla olması.
Nörolojik ve hepatik fonksiyon bozukluğunu açıklayacak
başka bir patolojinin olmaması.
Reye sendromunda BOS bulguları normaldir, açılış basıncı
genellikle yüksektir. Bilürübin seviyesi normaldir, fakat
amonyak seviyesi 3 katın üstündedir. Hipoglisemi, artmış
protrombin zamanı, serum yağ asitlerinin artışı, metabolik
asidoz, respiratuar alkaloz hastalığın ilerlemesiyle ortaya
çıkar. BT ve MR da beyin ödemi görülür.
TEDAVİ: Hasta yoğun bakım şartlarında izlenir, reye
sendromunda beyin ödemini azaltmak amacıyla hiperventilasyon
ve mannitol verilir, karaciğer fonksiyonlarını düzeltmek
amacıyla K vitamini ve glukoz infüzyonu yapılır. Mortalite
tedaviye rağmen %30 u bulur. Hastaların %20 sinde mental
retardasyon, hiperaktivite, fokal nörolojik defisitler ve
epilepsiler gibi sekeller kalır.
D – SYDENHAM KORESİ:
Sydenham
koresi
asimertrik
istemsiz
hareketlerle
karakterizedir ( koreiform ve atetoik hareketler).
A grubu
beta hemolitik streptokok enfeksiyonunu takiben ortaya çıkan
romatizmal ateşin bir komplikasyonudur. Çocukluk çağında ve
genellikle kız çocuklarda görülür. Koreiform ve atetoik
hareketler %20 vakada vücudun sadece bir yarısında sınırlıdır.
Nadiren yürümeyi ve yemek yemeyi engelleyecek kadar şiddetli
olabilir. Personalite değişiklikleri ve emosyonel labilite
genellikle koreye eşlik eder. Hasta genellikle istemsiz
hareketleri diğer eliyle tutarak engellemeye çalışır. %40
vakada bu bulgulara dizartri de eşlik eder. Derin tendon
refleksleri kaybolur. Hasta parmağınızı süt sağar gibi ritmik
şekilde sıkar. Sydenham koresi genellikle birkaç ayda iz
bırakmadan iyileşir. Geçirilmis A grubu beta hemolitik
streptokok enfeksiyonu nedeniyle Anti Streptolizin O (ASO)
yüksek titrede
normaldir.
pozitiftir.
BOS
ve
radyolojik
tetkikler
E – AKUT TRANSVERS MYELOPATİ:
Akut
transvers
myelopati
medullospinalisin
akut
disfonksiyonudur. Herhangibir yaşta ortaya çıkabilirsede
genellikle 10-20 yaşları arasında veya 40 yaşından sonra
görülür. Birçok viral enfeksiyonu takiben ortaya çıkabilir.
Postenfeksiyöz olabileceği gibi spinal travmalar, multipl
skleroz, paraspinal abseler, diskopatiler, radyasyon ve
aşılamaları takiben de gelişebilir. Medullospinalis parsiyel
veya total olarak etkilenir. %70 vakada dorsal tutulum vardır.
Interskapular parestezi ve ağrı en sık bulgudur. Bacaklarda
güçsüzlük, duyu kaybı, idrar retansiyonu ve taşma şeklinde
inkontinans hemen her vakada görülür. Hastanın şikayetleri 2
saat ila 14 gün içinde maksimum dereceye ulaşır. Akut
transvers myelit genellikle Guillain-Barre ile karışır, idrar
inkontinansının varlığı akut trasvers myelit lehinedir. BOS
bulguları etyolojik sebeple ilişkili olarak normal veya
anormal olabilir, BT ve MR tümor, paraspinal abse, bası gibi
etyolojik sebepleri ekarte etmek için gereklidir. Tedavi
etiyolojik sebebe göre yapılır.
F – OPTİK NÖRİT:
Enfeksiyonlar sonrası sık görülen bir kompliksyonda
postenfeksiyöz optik nörittir. Kızamık, kabakulak, boğmaca,
enfeksiyoz mononükleozis, su çiçeği enfeksiyonları sonrası
veya difteri boğmaca tetanoz karma aşılaması sonrası ortaya
çıkar. Progressif olarak artan görme kaybı %75 vakada
ünilateraldir. Genellikle görme kaybına retrobulber ağrı eşlik
eder. %50 vakada optik diskte ödem ve retinal hemorajiler
vardır. BOS bulguları normaldir. Tanı klinik bulgular ve
anamneze göre konur. Hastalar genellikle sekelsiz iyileşir
fakat %50 vakada daha sonra multipl skleroz gelişir.
G – BAŞDÖNMESİ VE SAĞIRLIK:
Sık görülen postenfeksiyöz komplikasyonlardandır. Özellikle
bakteriyel menenjit, kabakulak, influenza, kızamık ve suçiçeği
enfeksiyonlarından sonra ortaya çıkar. Ani olarak ortaya çıkan
ünilateral duyma kaybı veya bilateral sensorinöral duyma kaybı
şeklinde görülür. Duyma kaybına genellikle başdönmesi, bulantı
kusma eşlik eder. Başdönmesi tamamen geçer fakat duyma
kayıpları genellikle kalıcıdır. Tedavisi yoktur.
KOLİ BASİLİ
E. coli; Escherichia coli; E. Coli enfeksiyonu;
Escherichia coli O157:H7; EHEC; ETEC; EPEC; EIEC.
E.coli insanların ve hayvanların bağırsaklarında bol miktarda
bulunan bir bakteridir. Yüzden fazla çeşidi vardır, bazı
çeşitleri gıdalar ve sular ile bulaşan salgınlara neden olur,
barsak enfeksiyonu yapar.
Koli basili hangi hastalıklara sebep olur?
Koli basilinin yüzlerce çeşidinden birkaç tanesi gıdalar ve
sular ile bulaşan salgınlara neden olur. Karın ağrısı, bulantı
kusma ve kanlı ishalle seyreden ciddi enfeksiyonlar yapar. Bu
tür enfeksiyonlara neden olan koli basilleri değişik isimler
alırlar:
EHEC: Entero Hemorajik E. Coli:
kanlı ishalle seyreden barsak enfeksiyonu yapar. Bu tür içinde
E. Coli O157 H7 bakterisi sığır etleri ile bulaşan ve ağır
kansızlık ve böbrek yetmezliği ile sonuçlanan Hemolitik üremik
sendrom denilen bir tabloya neden olur.
ETEC: Entero Toksijenik E. Coli:
Bol sulu ishal ve karın ağrısına neden olur. Turist ishali nin
en büyük sebebidir.
Koli basili nasıl bulaşır?
Koli basili genellikle hayvanlardan insanlara bulaşır. Hayvan
artıkları ile kirlenmiş gıdalar ve sular en sık bulaşma
yollarıdır. Özellikle:
Az pişmiş sığır etleri, özellikle hamburger,
Kirli sular,
Kirli sular veya gübre ile kirlenmiş sebze ve meyve,
Pastörize olmamış süt ve süt ürünleri,
Sığırlar ile uğraşan kişilere bulaşır.
Koli basili ince bağırsak enfeksiyonu yapar. Bakterinin
çeşidine göre bol sulu ishal yada dizanteri benzeri kanlı
ishale neden olur. EHEC bakterisi ise kansızlık ve böbrek
yetmezliğine ve ölüme yol açabilir.
Koli basili enfeksiyonları herkezde ve her yaşta görülebilir,
en çok:
Çocuklarda ve yaşlılarda,
Kronik hastalığı olanlarda ( diyabet, kanser tedavisi
görenler, mide ilaçları kullananlar vb),
Çiftlik çalışanlarında daha sık görülür.
Koli basili belirtileri nelerdir?
Hastalık şiddeti kişiden kişiye değişmekle birlikte koli
basili enfeksiyonlarında:
Kramp tarzında karın ağrıları,
Bol sulu ishal,
Su kaybına bağlı halsizlik, bitkinlik,
Yorgunluk, çabuk yorulma,
Kanlı ishal,
Hafif ateş,
Bulantı ve kusma görülür.
Koli basilinin cinsine bağlı olarak bu hastalık
tablosuna ağır kansızlık, üre artışı ve böbrek
yetmezliği tablosu eklenebilir.
Koli basili teşhisi nasıl konur?
Hastanın şikayetleri ve muayene bulguları teşhise yardımcıdır.
Koli basili enfeksiyonunun kesin teşhisi laboratuar testleri
ile konur. E. Coli enfeksiyonu şüphesinde aşağıdaki testler
istenmelidir:
Tam kan sayımı,
Üre,
Kreatinin,
Dışkı kültürü,
Dışkıda EHEC tespiti istenmelidir.
Koli basili hastalıkları nasıl tedavi edilir?
Koli basili enfeksiyonlarının ve sebep oldukları
komplikasyonların tedavisi ayrı ayrı değerlendirilir.
Sıvı takviyesi:
Birçok hasta sıvı takviyesi ile 5 – 10 günde kendi kendine
iyileşir. Hastalar nadiren hastaneye yatırılır. Sıvı tedavisi
sırasında ishal kesici ilaçlar kullanmamak ve ishali
durdurmaya çalışmamak gerekir. Kaybedilen su ve tuz yerine
konur. Hasta içebiliyor ise ağızdan içemiyor ise damardan
serumla sıvı takviyesi yapılır. Sıvı takviyesi ile hastanın
toparlanmasını beklemek gerekir.
Hemolitik üremik sendrom tedavisi:
Entero Hemorajik E. Coli ( EHEC) bakterisinin bir çeşidi olan
O157 H7 tipi nin neden olduğu gıdalar ile bulaşan ve salgınlar
yapan barsak enfeksiyonunun ağır bir komplikasyonudur. Kan
damar içinde parçalanmaya ve ağır bir kansızlık tablosuna,
pıhtılaşma bozukluğuna, böbrek fonksiyonlarının bozulmasına ve
ağır bir böbrek yetmezliğine yol açar. Hastalığın ölümcül ve
tehlikeli komplikasyonudur. İshali olan hastanın günler
saatler içinde kansız kaldığı idrar yapmakta zorlandığı
nefesinde idrar kokusu gelmeye başladığı ve şuurunun bulandığı
görülür. Hastada:
Halsizlik,
Solukluk,
Huzursuzluk,
Vücutta morartılar,
Ağız, burun kanamaları,
En ufak bir yaralanma ve iğne batmasında uzun süre
kanama görülür.
Hastanın derhal yoğun bakım ünitesi olan bir merkezde tedaviye
alınması gerekir. Hemolitik üremik sendrom tedavisinde: kan
nakli ve diyaliz yapılır.
Koli basilinden korunma :
Koli basili enfeksiyonlarından korunmak için temizlik ve
hijyen koşullarına dikkat etmek gerekir, ayrıca:
Tüm sığır etleri ve özellikle hamburgerlerin iyi
pişirilmesi,
Az pişmiş etlerin yenmemesi,
Az pişmiş salam, sosis, sucuk,
Pişmemiş etler ile pişmiş etlerin ayrı tutulması,
Çiğ et işlenen tezgahların her işlemden sonra sabunlu
sular ile temizlenmesi,
Pastörize olmamış sütlerin kullanılmaması,
Pastörize olmamış sütten yapılan süt ürünlerinin
kullanılmaması,
Çiğ sebze, meyve ve salataların iyi temizlenmesi ve
yıkanması,
Çeşme suyunun uygun şekilde klorlanması,
El yıkama alışkanlığının kazanılması koli basili
enfeksiyonlarından korunmak için gereklidir.
Referanslar:
1. Centers for Disease Control and Prevention
http://www.cdc.gov/
2. National Institute of Allergy and Infectious Diseases
http://www.niaid.nih.gov/
3. Canadian Food Inspection Agency
http://www.inspection.gc.ca/
4. Public Health Agency of Canada
http://www.phac-aspc.gc.ca/
5. E. coli infection. American Academy of Family Physicians
website. Available at: http://familydoctor.org/242.xml .
Accessed February 28, 2007.
6. Escherichia coli O157:H7. Centers for Disease Control and
Prevention
website.
Available
at:
http://www.cdc.gov/ncidod/dbmd/diseaseinfo/escherichiacoli_g.h
tm . Accessed February 28, 2007
Download