TBMM B : 14 13.10,1992 0 : 2 Cezaevleri şehirlerin içinde kalmıştır

advertisement
T.B.M.M.
B : 14
13.10,1992
0:2
Cezaevleri şehirlerin içinde kalmıştır. Geçen hafta hepimiz televizyonda izledik Üsküdar
Paşakapısı Cezaevindeki isyanı. Halk, evlerinin balkonlarından, pencerelerinden, cezaevinin
yanı başındaki sokaktan seyretmiştir. Uygar ülkelerde, cezaevleri şehirlerin dışındadır; ama,
bizim cezaevlerimiz şehirlerin merkezindedir. Bayrampaşa Cezaevi, Başrampaşa'nın en merke­
zî yerindedir ve trafiği aksatmaktadır, Psikolojik olarak insanları etkilemektedir. Görüşme gün­
lerinde, bu cezaevinin önünde yapılan gösteriler, nümayişler, halkı rahatsız etmektedir. Dola­
yısıyla, bu cezaevinin uygar Batı ülkelerinde olduğu gibi, bir an önce mutlaka şehir dışına çı­
karılması gerekmektedir. Oraların da şehir olmaması için tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Pazar yerleri de büyük sorundur. O geçtiğimiz günlerde, bir pazar yerinin kaldırılmasının
kamuoyunu ne kadar meşgul ettiğini hep beraber gördük. Halbuki, pazar yerlerinin kuruldu­
ğu caddelerde, sokaklarda bir yangın çıksa, oralara itfaiye aracının girmesi mümkün değildir.
Pazar yerlerini kaldırmak da problemdir. Buna rağmen, yeni yerleşim bölgelerinde, hızlı bir
şekilde, sokaklarda, caddelerde pazar yerleri ihdas edilmektedir; yeni yerleşim bölgelerinde ted­
birler alınmamaktadır.
Eîlektrik ve su faturalarıyla ilgili olarak, halkın büyük şikâyetleri vardır.
İstanbul'da eğitim büyük bir problemdir. Arnavutköy'de 120 kişinin okuduğu sınıflar vardır.
Bir sınjfta 120 kişi!.. İstanbul'a tayin edilen öğretmenlerin üçte biri göreve gitmiyor; çünkü,
alacağı maaş kiraya yetmiyor, istanbul'da görev yapan öğretmen de yan iş yapmak zorunda
kalıyor, öğrencisine yeterli hizmeti veremiyor, eğitimi veremiyor.
Yine, demin burada zikredildiği gibi, fuhuş, ahlaksızlık, kumar, İstanbul'da yerleşmiştir;
bir zamanların Beyrut'u olma yoluna girmiştir. Bu konuda, bu araştırma önergesi sonucu ku­
rulacak komisyonun çalışmaları bitmeden, Hükümetin mutlaka tedbirler alması gerekmektedir.
Haliç Projesi yarım kalmıştır. İstanbul'da birçok turistik yatırımlar, oteller yapılırken, ma­
nevî değerler itibariyle, bütün îslam alemine yönelik faaliyetlerde bulunmamız mesela Eyüp'ü
bir İslam Kültür Merkezi, bir İslam Ticaret Merkezi haline getirmemiz mümkündür. Bu konu­
larda da yapılabilecek çok şeyler vardır ve bu Meclisin, herhalde, en önce yapması gereken bir
şey : İstanbul'u fethedip, bize armağan eden Sultan Fatih'in hatırasına, fethin sembolü olan ••
Ayasofya'nın, bir an önce ibadete açılmasıdır. (RP sıralarından alkışlar)
Bu ilimizde gıda sorunu büyük bir sorundur. Kimin neyi imal ettiği, nasıl sattığı ve nele­
rin yenildiği, zaman zaman gazate haberlerinden hepimizin takip ettiği hadiselerdir.
Tabiî, bütün bunların olabilmesi için, Hükümet olarak, Meclis olarak tedbirler almak la­
zım. Yeni merkezî idarî düzenlemelere gitmek lazım. A'ncak İstanbul nüfusuna sahip Batı'daki
bazı ülkeler^ kaç tane bakanlık kurularak, genel müdürlük kurularak yönetilmektedir; 8 mil­
yon nüfuslu İstanbul, bir tek valiyle idare edilmektedir. Sayın Vali, güvenlikle mi meşgul ol­
sun, eğitimle mi meşgul olsun, sağlık sorunlarıyla mı meşgul olsun, protokolle mi meşgul ol­
sun?.. Elbette ki, 8 milyon nüfuslu İstanbul'un sorunlarını bir tek valinin takip etmesi çok zor­
dur. İstanbul'da yeni bir idarî yapılaşmaya gitmek gerekmektedir. Gerekirse, birkaç şehir ha­
linde bölünmesi gerekmektedir. Tabiî, Hükümetin, ilçeler ihdas ederek, idarî birimleri küçült­
mesi gayet güzel, isabetli bir olaydır; ama, genelde İstanbul'un il olarak da, bu şekilde ele alın­
ması gerekmektedir. Mahallî yönetimlerin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bütün bunların ola­
bilmesi için, elbette bir Meclis araştırması komisyonunun kurulması gerekmektedir.
— 75 —
Download