başkanlıgı

advertisement
. iŞLERi
BAŞKANLIGI
DINI - AHLAKI • EDEBI - 1\IF.ST.EKI AYLlK DERGI
5. Cilt
Eylül1966
9.
Sayı
llk
Eğitim
ve
Öğretim Haftası Dolayısiyle
İSLAMlN İNSANUGA
:
iLK H1TABI
. Dr. Lutfi DOGAN
Allahu TeaJ.a insanı en güzel surette yarattıktan sonra akıl, anlayış
vererek, alemde ·yaratıkların en üstün kabiliyetlisi kıldıktan sonra yine ·
<mu yalnız bırakmadı. Önce dünyada huzur içinde yaşaması, sonra ahiTette ebedi saadete ermesi için yol gösterici Peygamberler gönderdi, onlara Kitab'lar verdi, orada emir ve nehiylerini açıkladı. İnsanlık, her defasında, yolunu şaşırdığında, Allah'ın yüce katından gelen haberlerle teyidedilmiş peygamberler vasıtasiyle aydı;nlandılar. Son ebedi risalet gel•
meden önce de böyle olmuştu. Beşeriyet yolunu şaşırmıştı, günahkar kaTa eller, Allah'ın katından gelen Kitabiarı esas tevhid yolundan ayırmış­
lar, menfaatlarına uydurmuşlardı.
Arapların durumu tahammül edilmeyecek bir haldeydi. İtikad bakı­
mından perişandılar. Cahiliyyet devrini yaşıyorlardı. Hak, hukuk tanın-­
maz olmuş, çeşitli reziletler ve putlara tapmalar almış yürümüştü. Bilgisizliğin ve düşüncesizliğin karanlığı içindeydiler. Keremi sonsuz Rabb'imizin terbiyesiyle yetişen; alemierin rahmeti, ahiakın eşsiz örneği Peygamberimiz her şeye rağmen, bu yer ve çevrede ahlakını ve şahsiyetini
tanıtmıştı. El-Emin (sözüne ve özüne güvenilir adam) olmaya hak kazanmıştı. Herkes Onu sayıyor ve seviyordu. Fakat O, aıemlerin rahmeti,
çevresindeki insanların haline iizülüyordu. Cemiyetini ve çevresinde olanları gördükçe düşüneeye dalıyor, ifsad içindeki insanları ıslah için çare
arıyordu. Kendi kendine bir kurtuluş yolu bulamıyor, özünü alemierin
Rabb'ı Allah'a, ibadete vererek, acziyle, Rabb'ın hidayetini diliyordu. Bunun için Mekke'nin 3 mil yakınında, Hıra dağına gitmeyi, orada tefekküre dalmayı adet edinmişti.
Bir gün yine sevgili Peygamberimiz o nur dağında düşüncedeydi. O
sessiz ve sakit yerde, bütün varlığını Rabb'ına vermiş, ibadet halindeydi.
O sırada Cebrail aleyhisselam ilk vahyi getirdi. Hz. Resu.l'e vazifesini
haber verdi ve bulunduğu karanlık cahiliyet devrinden insanları kurtarmak, tevhide bağlamak üzere ilk hitabı bildirdi. Mealen, Allahu Teala
şöyle buyuruyordu: «oku! Her şeyi yaratan, insanı kan pıhtısından var
eden Rabb'ının adına oku. Kalemle öğreten, insana bilmediğini beneten,
lütuf ve keremile erişilmez mertebede olan Rabb'ın hakkı için oku!-'' (Alak
I- 5) "'
2.1,: -; l'.}ı .-.. ot.,...::,·, ·;·J, ~~·c ,, 7.G. ,)'ı-;,.~ • •T!ı
"<'- ~,_..
....,. V
lı-
-
\..,.:
~ı.,.
(J
"_...cı
-,...-o •
_,3 ......,...._.- ~· .._.
.,..
....
.--""...
-...\.\~,)~\.ı
•
,, •
/'
..~...
,:..
- ...-
\....
.:..
~
~
))f
........
/0
cr®~~~..>:.ıw_-ı:ı ~ ~ ~':.t-.s:ııı ,.,.;:._-f=':ı'
Hz. ResUl ilk emri almış, peygamberlik görevini yüklenmişti. Aklını,
düşüncesini ve bütün benliğini kaplayan kelimeleri tekrar ediyordu:
''Oku, Rabb'ının adiyle oku ... "
240
Bu ilk vahiyle, Allah'ın sevgili kulu Hz. Peygamber, çevresindeki in- _
ısanlara ne şekilde davranacağını, onların kurtuluşları için nereden baş­
Iayacağını biliyordu. Vazifesi "OkuJJ ile başlayacak, karanlıklar, sapık­
lıklar bu sffiıe son bulacak, İslam'ın rf:ı.hu bu emirle, insanlığı kurtuluş
yoluna sokacaktır. "Oku" emri, bütün insanlara, Kur'an'ın baş hitabıdır.
Burada, uokuJJ, mutlaktır. Kurtuluş için Rabb'ının adiyle oku, ·Allah'ın
yeryüzündeki ayetlerini, belgelerini oku, tabiatın kitabını oku, insanlığın
tarihini oku, ilmin gelişmesini oku; oku ve düşün insanları ve Allah'a
giden yolu. Daima oku, hidayete varmak, doğru yolda sabit kalmak için
oku... İmanın, amelin, ihlasın, kemalin için oku. Allah'ın "Oku" emrinde
okumaya mani var mı? Yalnız burada emrin sonunda bir kayıt var: Rabb' ın adıyla okumaktır. Bu emirle edinilecek bilginin, hidayet, saadet bilgisi olması, felaket ve tahrip vesilesi olmaması istenmiştir.
Ülkemizin maddi ve manevi kalkınmasında fertlerin, dünyada huzura ahirette ebedi saadete erişmesinde okumanın rolü başta gelir. Kazançta, sanatta, ticarette, teknikte, ziraatte, hatta ibadette, namazda,
oruçta, kısaca Allah'a yakın bir kul olmada Rabb'ımızın bu emrini yerine getirmek zorundayız. İslam'ın ilk emri, ülkemizin ve milletimizin
kalkınmasının ilk basamağıdır. Bundan asırlarca önce, dünya karanlık,
bilgisizlik çağında iken, sevgili Peygamberimizin kalbine vahyedilen
"Oku" emri, bütün alemi aydınlattı. Şimdi bu inanca çok muhtacız. Okumak, gördüğümüz gibi Allah'ın emridir. Rabb'ına iman ve arneliyle bağ­
lı kul, okudukça ibadet yönünden derecesi yükselir. Bunun sonu yoktur, beşikten mezara kadar müslüman, ne olursa olsun bu emrin içindedir. Mesele yalnız okuma bilmeyenierin okuması değil, bilenlerin de okuması, islamın bu emrini unutmayarak, bunu kendine dünyada ve ahirette azı:k bilmesidir. Dünyada insanlık durdukça okunacak bilginin sonu
gelmez, ezeli ve ebedi bilgi Allah'ın ,katındadır. Biz burada onun verdiği
nimetlerle durmadan öğreneceğiz. Bunun için birlikte çalışmalıyız. Okumasını bilmeyenler öğrenmeli, bilenler okumalı veya okumaya yardım­
cı olmalıdır. Bu gayret kütüphaneleri ve kitapları arttıracaktır.
Memleketimiz, hususiyle dinimiz için mesele çok önemlidir. Okuyanımız az, bu bir gerçek. Neyi okuyoruz, soralım kendi kendimize. Bizim
manevi kemalimizi tamamlayacakları öne alıp onları dikkatle okumalıyız. Fikir çağındayız, bunu yapmazsak, ilmin, fikrin üzerine kurulan
yüce islamı bu çağda tutamayız, savunamayız. Çocuklarımıza kendi gelişmelerine uygun kitapları seçip okutmalıyız, küçükken onlara iyi kitapları okuma zevkini, kitap sevgisini öğretmeliyiz. Peygamberimiz bu
mevzua çok dikkat ediyordu. Bedir savaşında esirleri, okuma - yazma
öğretmenleri karşısında serbest
bırakmış, müslümanlara
meselenin
önemini açıklamıştı. İlme teşvik eden ilahi emirler ve hadis-i şerifler
24:1
.
-
çoktur. Şu ilahi soru, gayet aÇık olarak bilgi ile bilgisizliğin arasını ayı:-:
.
.
.
. .
~~ı· . . ı
ni
rıyor :
" ::.·~~ :..r.:S': ;..~:..::il 's;_' _.._ı,; .,
= "Bilenler e bi miye er bir
olur mu?" (Zümer, 9.) Bilgi en değerli bir nimettir. Kur'an-ı Kerimde bize
....
'-; •
-
....
,
#
4 ...
-:
-
,.. •
= "Rabb'ım, bilgimi
artır.". İslamdai
dua: "
.
.
alimler nebilerin varisleridir~
İlim daima islamın gerçeklerinin meydana çıkmasına vesile olmuş~
tur. İkisi arasında çatışma değil, uyuşma vardır. Camiler ibadetleri temsil ediyorsa, onları çevreleyen yüzlerce kubbe bilgiyi gösterir. Buralarda dini ilirolerin yanında tıp, kimya vesair ilimler de gösterilirdi. Hülasa, bütün islam medeniyet ve kültürü bunların şahitleridir. İslam düşünürlerinin Batı'nın _uyanışındaki rol ünü kim inkar edebilir?
Vahiyden gelen sesin gereğince yürümek: Okumak, okutmak. Bunlar için okullar vesair müesseseler açmak dini birer vecibedir. Kulun
okuması, bu yolla yapacağı nafile ibadeti, kulu Allah'a vardıran yolun
nftrudur. Hiçbir menfaat bizi bundan alıkoymamalıdır. Çünkü herşeyin __
esası bununla başlar. Okumasını bilmeyen müslüman, hele bu çağda daima zarardadır. İslama zarar vermektedir. Hem dini hayatımızda, hem
de dünya hayatımızda okurnamanın zararlarını görmekteyiz. Şehirden
köye, tarladaki çiftçiden, en alim kişiye kadar bu ülkede yaşayan her
müslüman doğru yolda bu emre uyularak gidileceğine inanmalıdır. Imanımızın temeli yakine, o da bilgiye dayanır. Biz müslüman olarak dü- ·
şünerek, aniayarak inanınakla mükellefiz.
Bizim için ilim öğrenmek,
onun kapısı olan okuma - yaZJna bilmek, yaşadığımız müddetçe mecbur
olduğumuz bir mevzftdur. Rabb'ımız, memleketimizi ilim nurundan mahrum etmesin, ilk ilim meş'alesini elinde tutan bizleri, muasır milletierin
gerisinde bırakmasın. Bu yolda cümlemizi teyid buyursun.
öğretilen
"·,
(Sayfa 237 den devam)
boyunca devam eden bir kin ve husumet sebebi yoktur. Mühim değildir•.
İslamiyette herkes kendi arneliyle hesaba çekilecek, kendi ecrini kendi
alacak, kendi günalıma kendisi yanacak, herkesin hükmüiıü Allahvere-:
oektir. Binaenaleyh, şunun bunun hakkında hüküm vermekten, başkala­
rını hesaba çekip Allah'ın işini üzerimize almaktan vazgeçelim de, kendi
vazifemiz ne ise, Allah ve Peygamber bizden ne istiyorsa biz onu yapalım, ·
Bunu yapabilirsek, Şu mübarek vatanımızda hatta bütün İslam ale~
minin hiçbir yerinde Moskof emperyalizminin, garp materyalizminin sesi
duyulmıyacaktır.
Artık Resftlullah'ın şu
hadis-i şerifi son sözümüz olsun :
(!yilik kaybolmaz, ·kötülük de unutulmaz, Allah ise ölmez. Ne
sen işle. Ettiğini bul ursun).
242
ist~r-
.
Download