temizlik - Pınar Eğitim Kurumları

advertisement
TEVEKKÜL
SABIR
ŞÜKÜR
PEYGAMBER
SEVGİSİ
EDEP
YARDIMLAŞMA
HOŞGÖRÜ
SORUMLULUK
NAMAZ
PEYGAMBER
SEVGİSİ
TEMİZLİK
İLİM
Tanıtım:
Pınar Okulları’nda önemsediğimiz en önemli
noktalardan birisidir “Değerler Eğitimi”.
Her ay belirlediğimiz konularımızın
çocuğumuzun bilişsel ve duygusal
gelişiminde uygulamalı kavram haritalarına
işlensin istiyoruz.
Bu nedenle siz değerli velilerimize böyle
aylık dergiler hazırlamayı uygun bulduk.
Bu ayımızın konusu “PEYGAMBER SEVGİSİ”.
İçerisinde Peygamber Sevgisi ile ilgili
hikâyelerin, örnek olayların, fıkıh köşelerinin
olduğu dergimizin sizler ve çocuklarımız
arasında bir paylaşım aracı olsun
ümidindeyiz.
Çocuklarımıza ahlâki yönden her katkı
tartışılmaz bir değerdir. Ama biz diyoruz ki;
değerlerimiz uğruna yaptığımız bu çalışma
“OKUMAYA DEĞER”…
PINAR EĞİTİM KURUMLARI
İmtiyaz Sahibi Ali BULUT
Genel Müdür Ahmet Sacit BULUT
Genel Müdür Yrd. Mustafa TÜRK
Ankara Pınar İlkokul Müdürü Ali SERİT
HAZIRLAYANLAR
Ankara Pınar İlkokul Müdür Yrd. Aslı KIZILTAŞ BULAT
Psikolojik Danışman ve Rehber Fatma Betül DOĞAN
Sınıf Öğretmeni Münevver Ayten KÖKER
Neslihan YORULMAZ
Tuğba DURDU
Esra KARAKUŞ
Hacer ÜNAL
Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Esra DİLMAN
Şeyma UÇAR
Serpil AKBABA
DİZGİ TASARIM GÜRPINAR YAYINLARI
DİZGİ-GRAFİK BİRİMİ
Soru ve Önerileriniz İçin:
Adres: M.Akif Ersoy Mah. Yeşilay Cad. No: 36
Telefon: (312) 332 42 00
www.pinarkoleji.com
TÜM HAKLARI SAKLIDIR © PINAR EĞİTİM KURUMLARI
PeygamberSevgisi
Eğitim ve öğretim faaliyetleri ilk peygamber olan Hz. Âdem (A.S)’ın yaratılması ile başlamıştır. Peygamberleri
birer eğitimci, mukaddes vazifelerini ise
birer eğitim programı olarak ele almak
mümkündür. Bu manada ilahi eğitim Hz.
Âdem (A.S) ile başlamış, Hz. Muhammed
(s.a.v) ile de son bulmuştur.
örneklerin, hikâyeler şeklinde anlatılması
önemlidir. Sevgi soyut bir kavramdır. Çocukların somut düşünce döneminde olmalarından dolayı, peygamber sevgisini
pekiştirmek ve kalıcı hale getirmek adına
onun yaşadığı ortamı çocuğun zihninde
canlandırabileceği bir şekilde hayal etmesi sağlanmalıdır.
Bu gün değerler eğitimi, genel eğitim
ve öğretim içinde vazgeçilmeyecek bir
yere sahiptir. Günümüzde yapılması gereken, değerler eğitiminin hurafelerden
uzak, dinin asıl kaynaklarına dayanan bir
program oluşturmasıdır. Bu düşünceden
hareketle değerler
eğitiminin; Allah,
insan ve peygamber sevgisi ekseninde yeniden düzenlenmesi gerekir.
Allah’ın Kur’an’da ibret alınması için
bizlere anlattığı Hz. Yusuf(A.S) kıssasında
olduğu gibi peygamberimizin çocukluğunu, ashabıyla olan ilişkisini, aile yaşantısını
hikayeleştirerek anlatmak çocukların
peygamberi ve
dolayısıyla İslam’ı
ve Allah’ı sağlıklı bir
şekilde tanımalarını
sağlayacaktır.
Peygamber Efendimiz “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim”
diyerek ahlaki gelişimin önemini vurgulamıştır. Çocuklara onun güzel ahlakından
Peygamberimizin sünnetlerini bilmek,
bunları evde her aile bireyinin uyduğu
yaşam tarzı haline getirmek, dolayısıyla
sünnetin ve Peygamberin hâkim olduğu
bir hane oluşturmak, çocuklara peygamber sevgisini aşılamak için en mühim yol
olduğunu bilerek hanelerimizi nurlandırmak dileğiyle.
Pınar Eğitim Kurumları
1
Peygamber Sevgisi
“Her çocuk Müslüman doğar, sonra
aileleri onların dinini
şekillendirir.” Manasına gelecek hadis-i şerif çocuktaki
değerler eğitiminin
önemini vurgular. Bu yüzden özellikle okul
öncesi dönemde ve ilkokul döneminde
peygamber sevgisinin içselleştirilmesi;
çocuğun yetişkinlik döneminde de öğrendiklerini tatbik etmesi açısından büyük önem taşır. Özellikle bu dönemlerde
Peygamber sevgisinin sıkça vurgulanıp
Allah-insan-peygamber ilişkisinin oluşturulması gerekir.
Peygamber
sevgisini çocuklara
yerleştirmekte ki
en önemli nokta
ise ebeveynlerin
bu konuda olumlu
rol model olmasıdır. Çocuklarımız
bizim söylediklerimizden
ziyade yaptığımızı yaparlar. Bu açıdan
anne baba olarak Peygamberimizi bütün
yönleriyle tanımak, onun sünnetini uygulamak çocuğun peygamberimizi benimsemesini kolaylaştıracaktır.
Ayet ve Hadisler
2
Pınar Eğitim Kurumları
PEYGAMBER SEVGİSİ
Pınarlı Çocuklardan Şiirler
Pınar Eğitim Kurumları
3
Peygamber
Efendimizin
Mucizeleri
1. Kur’an-ı Kerim Mucizesi: Muhammed
aleyhisselamın mucizelerinin en büyüğü
Kur’an-ı Kerim’dir.
2. Miraç Mucizesi: “Kulunu geceleyin
Mescid-i Haram’dan kendisine bazı ayetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah her türlü
noksan sıfatlardan münezzehtir.” (İsra 1)
“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve
yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar,
hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O’nun
gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O’nun
gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâ’da gördü. Ki, onun yanında Me’vâ Cenneti vardır. O
zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Gözü
ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini
gördü.” (Necm, 53/7-18)
Peygamber Sevgisi
3. Kamer Mucizesi: “Kıyamet yaklaştı ve
Ay yarıldı.” (Kamer 1)
-Abdullah İbni Ömer şöyle demiştir: “Bu,
Allah’ın Resulü (s.a.v) zamanında oldu. Ay
iki parçaya yarıldı. Bir parça dağın önünde,
bir parça da arkasındaydı. Hz. Peygamber
(s.a.v): “Allah’ım şahit ol.” dedi.
4. Savaşlarda meleklerin yardım Mucizesi:
- Peygamber Efendimize (s.a.v) savaş esnasında melekler gönderilmiş ve meleklerle
yardım edilmiştir. Ali İmran suresi 124 ve 125.
ayetler ve Enfal suresi 9. ayet-i kerime Bedir
günü gönderilen meleklerden haber verir.
İlk önce 1.000 melek, sonra 2.000 melek ve
daha sonra yine 2.000 melekle toplam 5.000
meleğin Bedir günü gönderildiği bildirilir.
4
Pınar Eğitim Kurumları
5. Bereket Mucizesi: Cabir bin Abdullah
diyor ki, çok borcum vardı. Resulullaha haber verdim. Bahçeme gelip, hurma yığınının
etrafında üç kere dolaştı. (Alacaklılarını
çağır, gelsinler!) buyurdu. Her birine hakları
verildi. Yığından bir şey eksilmedi.
6. Gayb Mucizesi: Resulullahın gaybdan
haber verdiği çok görüldü. Bu mucizesi üç
kısımdır:
Birinci kısmı, kendi zamanından evvel
olan ve kendisine sorulan şeylerdir ki, bunlara verdiği cevaplar, bir çok kâfirlerin, katı
kalbli düşmanlarının imana gelmelerine sebep olmuştur.
İkinci kısmı, kendi zamanında olmuş ve
olacak şeyleri haber vermesidir.
Üçüncü kısmı, kendisinden sonra kıyamete kadar dünyada ve ahirette olacak
şeyleri bildirmesidir.
7. Şifa Mucizesi: Tirmizi ve Nesai’nin (Sünen) kitaplarında diyor ki, iki gözü a’ma bir
kimse gelip, ya Resulallah, Allahü teâlâya
dua et, gözlerim açılsın dedi. (Kusursuz bir
abdest al! Sonra Ya Rabbi! Sana yalvarıyorum. Sevgili Peygamberin Muhammed
aleyhisselamı araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiğim Peygamberim Muhammed aleyhisselam! Seni vesile ederek,
Rabbime yalvarıyorum. Senin hatırın için
kabul etmesini istiyorum. Ya Rabbi! Bu yüce
Peygamberi bana şefaatçi eyle! Onun hürmetine duamı kabul et!) duasını okumasını
buyurdu. Adam, abdest alıp dua etti. Hemen gözleri açıldı. Bu duayı Müslümanlar,
her zaman okumuşlar ve maksatlarına kavuşmuşlardır.
PEYGAMBER SEVGİSİ
Peygamberimizin Hayatından
Tüm İnsanlığa Örnekler
1. Peygamberimiz çok mütevazi idi. Misafirlerine bizzat kendisi hizmet eder, ikramda
bulunurdu. Bir gün çölden biri gelip, “Kim bu
insanların büyüğü?” diye sordu. O sırada misafirlerine kâselerle süt dağıtma hizmetinde
bulunan Efendimiz adama: “Bu insanların büyüğü bunlara hizmet edendir!” buyurdu. Bu
sözüyle hem büyüklerin insanlara hizmet edeceğini ifade etmiş, hem de aradığı kimsenin
kendisi olduğuna işarette bulunmuştu.
Bir yolculuk dönüşünde herkes hurmalıkta
istirahate çekilmiş dinlenirken bazıları onlara
yemek hazırlamak üzere harekete geçmişlerdi. Biri: ‘Ben
yemek yapayım.’, biri: ‘Ben su
getireyim.’, derken biri de: ‘Ben
de ateş yakayım.
deyince Efendimiz de: ‘Öyle ise
ben de odun toplayayım.’buyurdu.
Biz bütün işleri yaparız, siz istirahatinize bakın deyince
de verdiği karşılık
şöyle oldu:
2. Bir gün bir sepet hurma getirip:
“Buyur ya Resulullah turfanda hurma,
dediler. “Peygamberimiz”: Hurmalar oldu
mu ki?” diye sordu. Hayır, olmadı; ama bizim
3. Peygamberimiz yoksullara yardım etmeyi çok severdi. Yine bir gün davet ettiği muhtaçlara önceden
hazırladığı yardımı
sırayla dağıtmış,
alanlar da dağılıp
gitmişlerdi ki, tam
o sırada bir başka
yoksul uzaklardan
koşarak gelip kendisine verilecek
bir şey kalmadığını anlayınca
üzülmüştü. Peygamberimiz üzülen bu yoksula:
“Üzülme.” dedi:
“Sana da bir çare bulabiliriz.” Bulduğu çareyi
de şöyle açıkladı: “Buradan doğruca Medine
çarşısına git, ihtiyaçlarını satan dükkânlara
gir, ne lazımsa al, sonra da de ki: “Mal benim,
borç Resulüllah’ındır! Yeter ki çocuklarını sevindir, sen de üzülme!”
Adam ‘Olur mu böyle bir şey?’demek isteyince, Efendimiz onu dükkânlara doğru yönlendirirken tembihini tekrarladı. “Unutma!” dedi,
“Mal benim borç Resulullah’ın, diyeceksin. Mal
sana, ödemesi bana ait olacaktır.” buyurdu.
Pınar Eğitim Kurumları
5
Örnek Olay
-Bilirim ki sizler bu hizmetleri yaparsınız,
ama başkaları hizmet ederken ben seyirci
kalmaktan üzülürüm. Sözünü şöyle bağladı:
“Ben hizmet edilen değil, hizmet eden olmayı
severim!” Bundan sonra kalkıp odun toplayarak bizzat hizmete katıldı.
bahçemiz sıcak bir dere içinde bu yüzden ilk
hurma bizde erişir. Kimse yemeden size getirdik ki en önce siz yiyesiniz turfanda hurmayı.”
Peygamberimiz uzakta oynayan çocukları
gösterdi: “Götürün bu turfanda hurmaları
şu oynayan çocuklara verin, yesinler. Ben
komşularımın yemediğini yemem. Ne zaman
komşularımız da hurma yemeye başlarsa işte
o zaman ben de gönül rahatlığı içinde hurma yiyebilirim.” buyurdu.
Peygamber Efendimizin
Ümmet Düşkünlüğü
“Andolsun, size kendi aranızdan öyle
bir peygamber geldi ki, sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. Kalbi sizin için
titrer, müminlere karşı pek şefkatli ve
merhametlidir.” Allah Teala Kur’an’da
şöyle buyurmuştur: “Bu söze (Kur’an’a)
inanmıyorlar diye neredeyse kendini telef edip bitireceksin.” (Tevbe,
128) Bu âyet, Peygamber Efendimiz
(s.a.v)’in ümmetine olan şefkat ve ilgisini, onlar için nasıl endişelendiğini, müminlere olan şefkatini ve merhametini
çarpıcı bir şekilde ifade etmektedir.
Rasulullah (s.a.v), bizlerin hayırlara, güzelliklere kavuşması hususunda ısrarcı olmuştur.
Nitekim Şefkat
Peygamberi (s.a.v)
ümmetine olan bu
düşkünlüğünü şöyle
ifade etmişti: “Hiç
şüphesiz ben size bir
babanın evladına
olan durumu gibiyim”. (Ebu Davud,
Taharet, 4; Beyhaki,
Sünen-i Kübra, I, 91)
kendi öz canlarından daha yakınım.
Allah Rasulü (s.a.v), müminlere kendi
canlarından daha azizdir.” (Ahzab, 6)
“Benimle sizin misaliniz, ateş yakan bir
adamın misali gibidir ki; hemen pervaneler, kelebekler o ateşin içine düşmeye başlarlar. O bunları kovar. Ben de
ateşten korumak için sizin eteğinizden
tutuyorum. Halbuki siz elimden kaçıyorsunuz”. (Buhârî, Rikak, 26; Müslim,
Fedâil, 17-19) Bir diğer hadis-i şerifte;
“Rabbimin nezdinden bir melek geldi
ve ümmetimin yarısını Cenab-ı Allah
cennete koymak ile şefaat arasında bir tercih
yapmamı istedi. Ben
şefaati tercih ettim. Zira
şefaat daha umumi ve
kifayetlidir. Siz bu şefaatin ümmetimin müttakilerine mi olduğunu
sanıyorsunuz? Hayır!
O ümmetimin hata
ve günah işlemiş,
günahlarla kirlenmiş
olanları içindir”. (İbn-i
Mace, Zühd, 37; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/75)
Bunları Biliyor musunuz?
i
z
i
s
”
“O
;
r
o
y
i
v
se
Ya siz
O’nu…
Nitekim bir gün, ellerini kaldırmış, “Allah’ım, ümmetimi koru, ümmetime
acı!” diye ağlayarak dua ederken,
Yüce Allah, Cebrail’e buyurdu ki: “Ey
Cebrail! Gerçi Rabbin her şeyi bilir;
ama sen git, Muhammed’e niçin ağladığını sor.” Cebrail geldiğinde, Peygamberimiz ona, ümmeti için ağladığını söyledi. Cebrail Allah’ın huzuruna
dönüp durumu anlattı. Yüce Allah
buyurdu ki: “Ey Cebrail, Muhammed’e
git ve şunu söyle: Biz seni ümmetin
hakkında hoşnut edeceğiz ve asla üzmeyeceğiz”. (Müslim, İman, 346)
Bir hadis-i şerifte; “Ben müminlere
6
Pınar Eğitim Kurumları
Her peygamber Allah Teâlâ’nın reddetmeyeceği duasını dünyada iken
yapmış ve bu hakkını kullanmıştır.
Sevgili Peygamberimiz ise reddedilmeyecek duasını, kıyamet gününde
ümmetine şefaat etmek üzere âhirete
saklamış ve böylece ümmetine ne
kadar düşkün olduğunu göstermiştir. Nitekim ümmetinden bir kısmının
cehenneme gireceğini duyduğu an
mahşer meydanında secdeye kapanıp, “Ümmetim! Ümmetim!” diye yakarışa geçecek, ona “Artık başını kaldır!
Şefaat et, şefaatin kabul edilecek!”
deninceye kadar başını yerden kaldırmayacaktır. (Buhârî, Tevhid, 36; Tefsirü’l-Kur’ân, 5; Müslim, İman, 326, 327)
PEYGAMBER SEVGİSİ
O Bütün Kâinatın Sevgilisidir
Rabbimiz Kur’an’da, “Peygamber, müminlere kendi nefislerinden daha evlâdır
(ileridir).”(4) buyuruyor. Bu ayetin
tefsirinde İbni Cerîr Taberî Hazretleri: “Yani Resûlullah, sevilmede
ve sözünün dinlenmesinde kişiye
bizzat kendisinden daha üstündür.”
der. İki cihan serveri olan Efendimiz
(s.a.v)’de bu ayet hakkında şöyle
buyurmuştur: “Hiçbir mümin yoktur
ki ben onun için dünya ve ahirette
diğer insanlardan daha üstün olmayayım. Dilerseniz ‘Peygamber,
müminlere kendi nefislerinden daha
evlâdır (ileridir).’ayetini okuyun.”
Hazret-i Resul-ü Ekrem Efendimiz (s.a.v)
aynı manayı başka bir hadis-i şerifinde ise
şöyle açıklar: “Hiçbiriniz ben ona babasından da, evlâdından da, bütün insanlardan da daha sevgili olmadıkça
(kemâliyle) iman etmiş olmaz.” Resululah (s.a.v)’i dünya gözü ile görmek,
ona yoldaş, arkadaş, sırdaş olmakla
şereflenmiş olan sahabeler, bu ayet
ve hadislerden aldıkları ders ile Hz.
Peygamberi pek ziyade severler ve
bu sevgilerini şöyle dile getirirlerdi:
Bir gün Hz. Ömer (ra) Hz. Resûlullah’ın
(s.a.v) elinden tutmuş hâlde ona:
ona bir cevap vermedi. Tam o sırada Cebrâil
(a.s.) şu ayeti indirdi:
“Yâ Rasûlallah, Sen bana muhakkak ki,
nefsimden başka her şeyden daha sevimlisin!” dedi.
“Kim Allah’a ve Resûl’e itâat ederse, işte
onlar; Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddîklar, şehîdler ve sâlih kimselerle berâberdirler. Hem işte onlar, ne güzel
arkadaştırlar!”
“Anam babam ve canım sana
feda olsun yâ Resûlallah!”
Ashab-ı Kiram’ın Peygamber Sevgisi
Hz. Peygamber (s.a.v) de ona:
“Hayır, (öyle söyleme)! Nefsim elinde
bulunan Allah’a yemin ederim ki, ben sana
hayatından daha sevimli olmadıkça (imanın
kemâle ermez)” buyurdu.
Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.):
Talha bin Bera, Hz. Peygamber’e rastladığı
zaman, elini ve ayaklarını öperdi.
“Şu anda Allah’a yemin ederim ki, sen
bana muhakkak nefsimden, yâni canımdan
da daha sevimlisin” dedi.
Peygamber (s.a.v) de:
“İşte şimdi oldu ya Ömer” buyurdu.
Bu kişi Hz. Peygamber’e geldi ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Benim için sen nefsimden daha
sevimlisin. Çocuğumdan daha fazla seni severim. Evimde olduğumda seni hatırlıyorum.
Seni gelip görmeyince rahat edemiyorum.
Senin ölümünle kendi ölümümü hatırladığımda, biliyorum ki, sen cennete dâhil olduğunda peygamberlerle beraber olacaksın.
Benim ise cennete girmem şüpheli. Eğer
cennete girsem bile, seninle beraber olamamaktan korkuyorum” dedi. Hz. Peygamber
Memleketimizin medar-ı iftiharı olan büyük evliyalardan ve şöhreti bütün dünyaya
yayılan Mevlana Hazretleri, Kur’ân’a ve Resûlullah’a olan sevgi ve bağlılığını, “Canım var
oldukça, ben Kur’ân’ın kölesiyim. Ben Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’in yolunun toprağıyım” diyerek tüm dünyaya ilan etmiştir.
Pınar Eğitim Kurumları
7
Bunları Biliyor musunuz?
Başka bir sahabenin, Allah Resulü’nün
(s.a.v) huzuruna gelerek ifade ettiği şu samimi duyguları aslında bütün sahabelerin hislerine tercüman olmuştu:
Türkistan’ın büyük evliyası, yetiştirdiği müridlerini göndererek Anadolu’nun İslamlaşmasında çok mühim hizmetleri geçen Ahmed
Yesevî Hazretleri, 63 yaşına bastığında Hz.
Peygambere olan büyük sevgisinden dolayı “Allah’ın Sevgili Peygamberi 63 yaşında
dünyadan ayrıldı. Ben de bundan sonraki
ömrümü yer altına kazdığım bu çilehanede
geçireceğim” diyerek vefat edinceye kadar
uzun seneler boyunca orada inziva hayatı
yaşamış, mecburiyetler dışında oradan dışarı
çıkmamıştır.
Fıkıh Köşesi
Peygamberimiz (s.a.v)’in doğduğu zaman
göbeği kesilmiş ve sünnetli olduğu görüldü. Arkasında iki kürek kemiği arasında ve tam kalbinin hizasında bir nişanesi vardı ki ona Mühr-i
Nübüvvet yani Peygamberlik Mührü denilir.
Şehadet parmağını kaldırdı ve secde etti. Melekler beşiğini salladı. Beşikte iken konuşmaya
başladı. Çocuk çağında akranlarının oyunlarını seyreder fakat oyuna karışmazdı. Doğmadan babası Hz. Abdullah, altı yaşında iken
annesi Hz. Âmine, sekiz yaşında iken dedesi
Abdulmuttalip vefat ettiler. Yirmi beş yaşında iken Hz. Hatice validemizi
nikâh etti, evlendi.
Kırk yaşına gelince,
Ramazanı şerif ayında, bütün insanlara ve
cinlere peygamber olduğu bildirildi. Evvela
Cebrail (a.s) geldi. Sonra
üç sene İsrafil (a.s) gelip
bazı şeyler öğretti; fakat
Kur’an-ı Kerim getirmedi.
Sonra tekrar Cebrail (a.s)
gelmeye başlayarak bütün Kur’an-ı Kerim’i yirmi
senede indirdi. Cebrail (a.s) kendisine yirmi dört
bin kere gelmiştir. Peygamberimiz, peygamberliğini üç sene izhar etmeyip daha sonra
Hakk Teâla’nın (c.c)emri ile tebliğ etmeye
başladı. Elli iki yaşında iken Receb Ayının yirmi
yedinci gecesi, Mekke-i Mükerreme’de Cebrail (a.s) gelip Mescid-i Haramdan, Kudüs’teki
Mescid-i Aksa’ya ve oradan da göklere götürdü. Bu Miraç’ta Allahû Teâla’yı (c.c) baş
gözü ile gördü. Bu gecede beş vakit namaz
farz oldu. Elli üç yaşında iken izn-i ilahi ile Medine-i Münevvere’ye hicret etti. İlk muhacir
8
Pınar Eğitim Kurumları
kafilesi aynı sene Muharrem Ayında yola çıktığı için Muharrem Ayının birinci günü Hicri
takvimin başı oldu. Yirmi yedi kere muharebe
yaptı. Bunlardan dokuzunda er olarak hücum
etti. Diğerlerinde başkumandanlık mevkiinde
bulundu. Âlemlerin Rabbi, insanların tek ve
gerçek mabudu Cenabı Hakk; iki cihan serverini övmüş, beşeriyete mürşit olarak gönderdiğini bildirmiş, O’nun şanını ve ismini çok yerde, ezanda, kamette, şehadette, hutbede ve
Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde kendi ismiyle
beraber zikretmiştir.
Nebii Zişan Efendimizin
validesi Hz. Âmine, sevgili
oğlu Hz. Muhammed Mustafa için şöyle buyurmuştur: “Her diri ölür, her yeni
eskir, her yaşlı göçer, ben
de öleceğim; fakat senin
gibi temiz bir evlat bırakacağım için adım asla
ölmeyecek.”
Peygamber efendimizin dedeleri arasında
evladdan evlada geçen bir nur bir letafet
vardı. Bu nur, nihayet Peygamber (s.a.v) Efendimize intikal ederek O’nun
mübarek yüzünde parlamaya başladı.
Nebi-yi Zişan Efendimizin çocukluk çağı pek
kutsi bir halde geçmiştir. Daha doğar doğmaz
bir takım harikalar belirmiş, kavim ve kabilesi
arasında bir feyiz ve bereket vücuda gelmiş,
Kâbe-i Muazzama içinde müşrikler tarafından
konmuş olan putlar yüzleri üzerine yerlere düşmüş, ateşe tapanların ateşi sönmüş, Kisra’nın
sarayının burçları yıkılmış, Save gölü batarak
kaybolmuş, Semaye vadisindeki sular taşmış
ve garip rüyalar görülmüş idi.
PEYGAMBER SEVGİSİ
kat kalbi bunlarla meşgul değildi.
Fahr-i Âlem Efendimiz (s.a.v) insanların en
cömertiydi. Bir şey istenip de yok dediği görülmemiştir. İstenilen şey varsa verir yoksa cevap
vermezdi. Resulullah (s.a.v) Efendimiz’in her
kelamı hikmet ve nasihat idi. Ekseriya sükût
üzereydi. Söze Zikrullah ile başlar, Zikrullah
ile hitam verir; birçok manayı az söz ile ifade
ederdi. Herkese muamelesi
gönül alıcı, latif mülayim ve mütevazi idi.
Bir kimseye darılırsa
söz söylemeksizin yalnız mübarek yüzlerini o
kimseden çevirirdi.
“Bir kimse, her işinde
Rasulullah (s.a.v) Efendimiz’e tabi olmazsa emirlerini beğenmez ve itaat
etmezse gerçek mü’min
olmaz. “Âdem atamız
ve her şey, onun şerefine
yaratılmıştır. Arş, gökler ve
cennetler üzerine İslam harfleriyle ismi yazılmıştır. İns ve cinnin peygamberidir. Her asırda
yaşayan insanların ve her milletin ona uyması
farzdır. Her mü’minin onun mübarek ismini çok
söylemesi, ismini andıkça ve işittikçe saygı ve
sevgi ile salât-ü selam getirmesi onun getirdiği Kur’an-ı Kerim’i sevmesi ve hürmet etmesi
lazımdır.
Pınar Eğitim Kurumları
9
Fıkıh Köşesi
Cenab-ı Peygamber (s.a.v) Efendimizin
mübarek yüzü sair aza-i şerifesi, bütün insanların yüzlerinden güzel idi. Kırmızı ile karışık beyaz benizli olup gayet güzel nurlu ve sevimli
idi. Mübarek çehresi biraz yuvarlak olup neşeli
olduğu zaman yüzü ay gibi nurlanır; sevindiği
mübarek alnından belli olurdu. Kahkaha ile
gülmezdi. Ağlaması da
gülmesi gibi hafif idi. Yüksek sesle ağlamazdı. Ümmetinin günahlarını düşününce Allahû Teâla’nın
korkusundan
Kur’an-ı
Kerim-i işitince ve bazen de namaz kılarken
ağlardı. Güzel huyların
hepsi, Resulullah (s.a.v)
Efendimiz’de toplanmıştı. Güzel huyları
Allahû Teâla (c.c) tarafından doğuşunda
verilmiş olup çalışarak sonradan kazanılmış değildir. Buna binaen: “Beni
Rabbim terbiye etti. O ne güzel terbiye edicidir.” buyurmuştur.
Bir Müslüman’ın ismini söyleyerek hiçbir zaman lanet etmemiş ve asla mübarek eliyle
kimseyi dövmemiş ve kendi için hiçbir şeyden
intikam almamıştır. Hastaları ziyarete gider,
cenazelerde bulunurdu. Ashabının işlerine
yardım eder, çocuklarını kucağına alırdı; fa-
10
Pınar Eğitim Kurumları
Pınarlı Çocuklardan Peygamber Efendimize Mektuplar
PEYGAMBER SEVGİSİ
Pınarlı Çocuklardan Peygamber Efendimize Mektuplar
11
Pınar Eğitim Kurumları
12
Pınar Eğitim Kurumları
Pınarlı Çocuklardan Peygamber Efendimize Mektuplar
PEYGAMBER SEVGİSİ
Pınarlı Çocuklardan Peygamber Efendimize Mektuplar
13
Pınar Eğitim Kurumları
KİTABIN ADI: ŞEMAİL-İ ŞERİF
KİTABIN YAZARI: MEHMET RAUF EFENDİ
KİTABIN YAYINEVİ: SEMERKAND YAYINLARI
ÖZET:
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) beşerî yönünü, yaşama tarzını ve şahsî
hayatını anlatan eserlere şemail-i şerif adı verilmektedir. Bu eserde de
Hz. Peygamber’in (s.a.v) güzelliği, ahlâkı, bedeni yapısı, karakteri, yaşayışı, giyiniş tarzı ve özel hayatı yer alıyor.
Okumalık ve Seyirlik
Tavsiyeler
KİTABIN ADI: KUL PEYGAMBER
KİTABIN YAZARI: MUSTAFA KARATAŞ
KİTABIN YAYINEVİ: TİMAŞ YAYINLARI
ÖZET:
Yüce bir ahlak üzere olan Hz. Peygamber, kendi ifadesiyle güzel ahlakı
tamamlamak için gönderilmiştir. Örnek olarak sunduğu hayat tarzı ise
onun sünnetini oluşturuyordu. İnsanlık, artık iyi ile doğruyu, güzel ile çirkini, onun penceresinden bakarak, vahşi bir dünyadan medeni bir dünya kurmuş, zulüm ve ahlaksızlıklarla dolu bir toplumdan “asrı-ı saadete”
damgasını vuran altın nesiller yetiştirmiştir.
Mustafa Karataş, Kul Peygamber adlı kitabıyla Hz. Peygamber’in ahlakıyla ahlaklanmamız için bizlere paha biçilmez bilgiler veriyor. Zira buhranlarla kıvranan günümüz dünyasında O’nun ahlakına ve “sünnet”ine
dün olduğundan çok daha fazla ihtiyaç bulunmaktadır.
KİTABIN ADI: AİLE REİSİ VE BABA OLARAK HZ.PEYGAMBER
KİTABIN YAZARI: Prof Dr. İBRAHİM CANAN
KİTABIN YAYINEVİ: IŞIK YAYINLARI
ÖZET:
Peygamber Efendimiz’e (sallallahu aleyhi ve sellem) bir aile reisi ve baba
olarak baktığımız zaman O’nun nurlu hayatında ideal ailenin canlı örneğini görürüz. Nitekim O, hanımlarına karşı ilgili ve sevecen bir eş, çocuklarına karşı şefkatli bir baba, torunları üzerine titreyen bir dedeydi.
Aile hayatında kader birliği yapan çiftlerin, keder dolu, çekilmez bir ömür
sürmemeleri, huzura giden yolda engelleri fırsatlara dönüştürmeleri ve el
ele gönül gönüle vererek birbirlerinin dünya ve ahiret saadetine vesile
olabilmeleri için Allah Resûlü’nü günümüzde her yönüyle daha iyi tanıma ve anlamaya ciddi ihtiyaç var.
KİTABIN ADI: KUPKURU ÇÖLLERİ CENNETE ÇEVİREN GÜL –
HZ.MUHAMMED (S.A.V)
KİTABIN YAZARI: VEHBİ KARAKAŞ
KİTABIN YAYINEVİ: TİMAŞ YAYINLARI
ÖZET:
Hz. Muhammed(s.a.v) tüm yönleriyle nasıl biridir, O’nu ümmetine en
doğru biçimde nasıl tanıtmak gerekir? Vehbi Karakaş, bu niyetle yola
çıkmış ve kalbî bir dille yazmış, her yaştan okurun istifadesine sunulabilecek, samimi bir kitap çıkmış ortaya.
•Hz. Muhammed(s.a.v) gelmeden önce insanlık ne haldeydi, O’nun gelişiyle alemde değişen ne oldu?
•Hz. Muhammed’in getirdiği rahmeti nasıl anlamalıyız? O rahmet bize
ne söylüyor? Aleme, O’nun getirdiği rahmet nazarıyla bakmak nasıl olur?
•14 asır sonra bugün, Hz. Muhammed(s.a.v) bize ne söylüyor? Sahih kaynaklardan istifade
edilerek, net izahlarla ve akıcı bir üslupla kaleme alınmış bu değerli eser, zihne takılan sorulara
cevap verecek bir başucu kitabı.
14
Pınar Eğitim Kurumları
PEYGAMBER SEVGİSİ
KİTABIN ADI: PEYGAMBER EFEFNDİMİZ HZ.MUHAMMED (S.A.V) İLE BİR
SAAT KONUŞMAK
KİTABIN YAZARI: AHMET GÜRBÜZ
KİTABIN YAYINEVİ: AKİS KİTAP
ÖZET:
Dünya yaratıldığı günden beri beşer içinde en kıymetli söz onundur. En
parlak, en nağmeli, en tatlı ve en doyurucu söz onun mübarek dudaklarından dökülmüş bir muska gibi yıllarca nesilden nesile aktarılmıştır. Onu
görmeyen göz, O’nun sesini işitmeyen kulak, O’nun zamanını yaşamayan her beden derin bir ah ile ciğerini dağlamış hasret türküleri yakmıştır.
Bu kitapta, biz bir düş kurduk, Efendimizin yanı başında bir yolculuğa çıktığımızı hayal edip sahih kaynaklardan O’nun sözlerini topladık.
Hz. Muhammed (s.a.v) ile bir saatlik duygu yüklü ve bilgi dolu bir yolculuğa çıkmak isteyenleri
bu kitaba davet ediyoruz.
ÇAĞRI
ÖZET:
Çağrı yönetmenliğini Mustafa Akkad’ın yaptığı, 1976 yapımı İslamiyet’in
doğuşunu konu alan filmin adıdır. En iyi müzik dalında Oscar’a aday
olan Çağrı, Hz. Hamza rolündeki Anthony Quinn’in benzersiz oyunculuğu
kadar, büyük bir prodüksiyon olması ve Hz. Muhammed’i göstermeden
İslam’ın doğuş ve yayılışını anlatmadaki başarısıyla da tüm dünyadaki
Müslümanların beğenisini toplamış bir yapım.
Okumalık ve Seyirlik
SON PEYGAMBER HZ.MUHAMMED (S.A.V)
ÖZET:
Hz. Muhammedin hayatını anlatan uzun metrajlı çizgi sinema 1400 yıl
önce Mekke’nin içinde bulunduğu sefaletten başlayarak, Hz. Muhammed’in peygamberlik görevinin başlamasıyla devam eden ve tüm dünyayı değiştirecek olan mesajın yavaş yavaş yayılmasını anlatan çocuklarımıza faydalı olacağına inandığımız bir yapıt.
O DA BİR ÇOCUKTU-SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ
ÖZET:
Çizgi film, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in çocukluğu
ve çocuklara olan ilgisini konu alan, peygamber efendimizin de bir zamanlar kendileri gibi bir çocuk olduğunu, çocukluğunda yaşadığı hatıraları, peygamber
efendimizin çocuklara nasıl sevgiyle davrandığını anlatan faydalı bir film.
Tavsiyeler
www.youtube.com/watch?v=XHPvBkOo698&feature=youtu.be
Pınar Eğitim Kurumları
15
HAYDİ
ÇÖZELİM
1. Aşağıdakilerden hangisinde Peygamberimizin
doğum tarihi ve yeri doğru verilmiştir?
?
9. Peygamberimize ilk vahiy kaç yılında ve
nerede gelmiştir?
A) 572 yılı - Taif
B) 571 - Mekke
A) 610 Sevr mağarası
C) 632 - Mekke
D) 571 - Medine
B) 610 Hira mağarası
C) 615 Hira mağarası
2. Peygamberimizin mensub olduğu kabile
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ümeyye oğulları
B) Haşim oğulları
C) Nedim oğulları
D) Halim oğulları
3. Peygamberimizin süt annesinin adı nedir?
A) Halime
B) Süveybe
C) Amine
D) Ümmü Eymen
4. Peygamberimizin süt kardeşinin adı nedir?
A) Şeyma
B) Fatma
C) Sevde
D) Rabia
5. Peygamberimizin çocukken yaşadığı Şakkı
Sadr olayı nedir?
D) 615 Sevr mağarası
10.Peygamberimize ilk 5 ayeti inen sure
hangisidir?
A) Fatiha
B) Bakara
C) Alak
D) Müddesir
11.Hz.Muhammed (s.a.v)’in peygamberlik
mührünü ilk tespit eden kişi kim olmuştur?
A) Varaka
B) Bahira
C) Hz.Hatice
D) Hz.Ali
12.İlk Müslüman olan 3 kişi sırasıyla kimlerdir?
A) Hz.Hatice - Hz.Ali - Hz.Ebubekir
B) Hz.Hatice - Hz.Zeyd - Hz.Ali
A) Ayın ikiye bölünmesi
C) Hz.Ebubekir - Hz.Ömer - Hz.Ali
B) Koyunların sütünün artması
D) Hz.Zeyd - Hz.Ali - Hz.Hatice
C) Ekinlerin artması
13.Aşağıdakilerin hangisi Efendimiz (s.a.v)’in
çocuklarından değildir?
D) Göğsünün yarılması
6. Efendimiz (s.a.v)’e neden El Emin adını
vermişlerdir?
A) Kasım
B) Zeynep
C) Ali
D) Rukiye
A) Sözünde durmadığı için
C) Güvenilir olduğu için
D) Çalışkan olduğu için
A) Ahmed
B) Muhammed
C) Mustafa
D) Abdullah
8. Aşağıdakilerin hangisi Efendimiz (s.a.v)
dünyaya geldiğinde gerçekleşen
mucizelerden değildir?
A) Kisranın sarayının 14 sütununun yıkılması
B) Save gölünün kuruması
C) Ateşe tapanların ateşlerinin sönmesi
D) İran hükümdarının korkunç bir rüya görmesi
A) Ahlakı mükemmeldi.
B) Çok güzel ahlaklıydı.
C) O’nun ahlakı Kur’an idi.
D) O yumuşak huyluydu.
15.Peygamberimiz (s.a.v) kaç yılında nerede
vefat etmiştir?
A) 632 yılında Medine’de
B) 630 yılında Mekke’de
C) 632 yılında Mekke’de
D) 630 yılında Medine’de
CEVAP ANAHTARI
Soru - Yorum
7. Aşağıdakilerin hangisi Efendimiz (s.a.v)’in
isimlerinden değildir?
14.Hz.Aişe’ye Peygamberimizin ahlakının nasıl
olduğu sorulduğunda ne cevap vermiştir?
1-B 2-B 3-A 4-A 5-D 6-C 7-D 8-D 9-B
10-C 11-B 12-A 13-C 14-C 15-A
B) Başarılı olduğu için
16
Pınar Eğitim Kurumları
Download