dosyayı indir

advertisement
CÜMLEDE ANLAM
Cümlede anlam önemli bir konudur. Yalnızca YGS’de değil liselere giriş sınavlarında
KPSS’de hatta ALES’te de önemli derecede çıkan yani iyi puan getiren algılama, anlama ve
yorumlamaya dayalı konudur. Bu konu biraz da bu yaşa kadar gelinen yorumlama ile
alakalıdır. Yani bu yaşa kadarki okuduğunuz kitaplar önemli yer etmektedir. Soruları en az
hatayla en iyi şekilde yapmak için bol bol soru çözmek gerekir. Ne kadar çok soru çözerseniz
o kadar rahat bu konuyu yaparsınız. Sınava bir ay kala düzenli olarak günlük en az cümlede
anlam sorusu çözmek işinizi kolaylaştıracaktır.
1-)Nesnellik(Objektif): Kişiden kişiye değişmeyen, herkes için aynı olan yargılardır.
Fenerbahçe’nin renkleri sarı laciverttir.
Bu kitap üç yüz sayfadan oluşur.
Cüzdanında bin tl vardı.
Ünlü sanatçı dün hayatını kaybetti.
2-)Öznellik(Subjektif): Kişiden kişiye değişkenlik gösteren yargılardır. Bu yargılarda,
kişisellik ve yorum söz konusudur.
Esra hoca çok güzel ders anlatıyordu.
Bu kitabın en ilginç özelliği renklendire yönteminin kullanılmış olmasıdır.
Sevtap iyi bir insandır.
Necip Fazıl Türk edebiyatındaki en büyük şairlerindendir.
www.harunardic.net
1
Not 1: Öznel ve nesnel cümleler, kanıtlanabilirlik, yorum içerme, kişisel görüşe dayalı,
değerlendirme var mı yok mu tarzında da sorulmaktadır. Bu soru kalıplarında da cümlelere
öznel mi nesnel mi diye bakılır özellikle kanıtlanabilirlik açısından farklıdır diye soru kalıbı
vardır ki Ösym bu soru tarzında da soru sormaktadır.
Not 2: Aktarma cümlelerinde aktarılan cümlenin içeriği öznel ya da nesnelliğini etkilemez
Hilmi: ‘Harun Hoca hiç güzel ders anlatmıyor.’ dedi.
Bu cümle nesnel bir cümledir aslında cümle Hilmi dedidir ve bu cümle de nesneldir. Aktarılan
cümlenin kendisi özneldir ama asıl cümle olmadığı için cümle nesnel cümle kabul edilir.
3-)İçerik(Konu): Bir eserde ne anlatıldığıdır. Parça neden bahsediyorsa içerik de odur.
Ne anlatılıyor? sorusunun cevabıdır.
Eserinde televizyonun topluma zararından bahsetmiş.
Romanında Osmanlı devletine değinmiş.
Halit Ziya Mai ve Siyah adlı romanında batıya özenen gençliği anlatmıştır.
4-)Biçem(Üslup): Bir eserin nasıl anlatıldığıdır. Eserin anlatım biçimi, eserdeki sözcük
seçimleri, cümle yapısı, söyleyiş özellikleri ve dili kullanış şekli üslubu belirleyen önemli
özelliklerdir. Sanatçı, konuyu nasıl anlatıyor? sorusunun cevabıdır.
Son romanında yalın bir dil oluşturmuş yazar.
Sanatçı devrik cümleleri sık sık eserlerinde kullanır.
Son makalesinde uzun cümleler dikkat çekiyor.
5-)Eleştiri(Tenkit):Herhangi bir şeyin olumlu ve olumsuz yanlarıyla değerlendirilmesidir.
Özellikle de sanat eserlerinde kullanılır. Eleştiri öznel ve nesnel şekilde olur.
Eserlerinde gençliğin yaşadığı sorunlara değinmemesi bir eksiklikti.
www.harunardic.net
2
Son yasada hakimlerin çektiği sıkıntılarla ilgili bir madde bulunması yerinde bir hareket
olmuştur.
Herkes onun anlatım tarzını beğeniyordu.
Bu kadar çok Arapça sözcüğe yer vermesi eseri anlaşılmaz hale getirmişti.
6-)Öz Eleştiri: Kişinin, kendi davranışlarına yönelik ortaya koyduğu eleştirilerdir. Eleştirinin
başkasına değil kendi kendine yapılmasıdır.
İyi ki zamanında ders çalışmışım.
Kitap okuma alışkanlığım olmadığı için kelime dağarcığım çok dardı.
7-)Değerlendirme(Çıkarım): Bir yargıdan yola çıkarak yeni bir yargıya ulaşmaktır.
Kitaplarının çok satılması onun sevildiğine bir işarettir aslında.
Çalışma temposuna bakılırsa iyi çalışıyor demektir.
8-)Neden-Sonuç(Gerekçeli Cümle): Yapılan bir eylemin niçin olduğunu belirtmektir. Yani
eylemin yapılma gerekçesi ile birlikte ifade edilmesidir.
Televizyon izlemediği için gündemden haberdar değildi.
Üşüdüğü için kazak giydi.
Yoğun kar yağışından dolayı eğitime bir hafta ara verildi.
Heyecandan sınavda bir şey yapamadı.
www.harunardic.net
3
9-)Amaç-Sonuç: Yapılacak bir işin hangi amaçla gerçekleştiğini, hangi maksadı taşıdığını
ifade eden cümlelerdir.
İleride rahat yaşamak için çok çalışıyor.
Daha bilgili bir insan olmak için kitap okuyor.
Üşümemek için evine soba aldı.
Not: Neden-sonuç ve amaç-sonuç cümleleri birbirine karışmaktadır. İçin sözcüğü özellikle bu
iki farklı cümleleri ilk bakışta aynı imiş gibi gösterir. Bu durumun önüne geçmek için; için
sözcüğünün yerine amacıyla sözcüğü koyulur o zaman cümlenin anlamı bozulmazsa amaçsonuç; bozulursa neden sonuç cümlesi olur.
Geç uyandığı için derse gidemedi.(neden-sonuç)
Okula gitmek için yola koyuldu.(amaç-sonuç)
10-)Koşul-Şart(Koşula bağlılık): Bir eylemin gerçekleşmesinin, başka bir eylemin
gerçekleşmesine bağlandığı cümlelerde koşula bağlılık söz konusudur.
Kitap okursan bilgili olursun.
Gelirsen görüşürüz.
Ödevlerini bitirdin mi bana haber ver.
Bu gece kardeşine bak sana laptop alacak annen.
Geri getirmek üzere arabayı götürebilirsin.
11-)Karşılaştırma: Herhangi iki şey arasında çeşitli yönlerden kıyas yapmaktır.
Ahmet kardeşine oranla daha çok çalışıyor.
Bu romanı önceki romanlarında daha uzundu.
Bu sene geçen seneye göre daha yağışlı geçti.
www.harunardic.net
4
12-)Tanım: Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu bildiren cümlelerdir. Bu nedir?
sorusunun cevabıdır. Kelimenin sonunda dir ekinin olması iyi bir ipucudur ama açıklama
cümlelerinde de bu ek kullanılmaktadır. diyelim ki hangisi tanım cümlesidir diye soru soruldu
o zaman o şıklarda direk en son kelimede dır eki arayın ve o cümleyi ilk olarak okuyun bu
sayede zaman kazanmış olursunuz. Genelde açıklama cümleleriyle tanım cümleleri
karışmaktadır. bu durumun önüne geçmek için herhangi bir şeyin ne olduğundan mı
bahsediliyor yoksa onunla ilgili özelik mi ifade ediliyor ona dikkat etmek gerekir.
Zamir ismin yerini tutan sözcüktür.
Gazete insanların hayatını kolaylaştıran bilgi kaynağıdır.
Hikaye, olmuş ya da olabilecek olayları anlatan bir türdür.
Telefon uzakları yaklaştıran bir teknolojik ürünüdür.
Not: Varlıkların ya da kavramların özelliklerinin verilmesi tanım değildir. Özellikle de dır
ekinin bu tip cümlelerde kullanılması sorunun yanlış yapılmasına sebep olmaktadır. Dikkat
etmek gerekir o yüzden.
Birbirimizi kırmamanın en iyi yöntemi düşünerek konuşmaktır.(tanım cümlesi değil)
Sanatı yüceltmenin bir diğer yönü de sanatçıyı ödüllendirmektir.(tanım cümlesi değil)
13-)Önyargı(Peşin Hüküm):Bir kimse, olay veya durumla ilgili önceden edinilen, genellikle
de olumsuz olan düşüncelerdir.
Acun Ilıcalı’nın yeni başlayacak programı da başarılı olacaktır bence.
Göreceksiniz bu sınavı da kazanamayacak.
Bu cinayeti de kesin o yapmıştır.
www.harunardic.net
5
14-)Öneri(Tavsiye): Herhangi bir durumla ilgili görüş bildirmek, tavsiyede bulunmaktır.
Olumsuz haberlere televizyonda daha az yer verirseniz toplumda huzursuzluk azalır.
İnsanlarla konuşurken ses tonuna çok dikkat et.
Hayatı daha iyi anlamak için kitap okuyun.
Her gün dişlerinizi fırçalayın
15-)Tasarı: Herhangi bir konuyla ilgili, ileriye dönük olarak yapılması düşünülen plan ve
projelerdir.
İleride bir kitap çıkarmayı düşünüyorum.
Acun yeni bir kanal satın almayı planlıyor.
Fikirleriyle gelecek nesillere örnek olmak istiyor.
16-)Yakınma(Sitem): İçinde bulunulan durumdan şikayetçi olunduğunu belirten cümlelerdir.
Bir haftadır beni aramıyorsun sen nasıl bir insansın!
Boş boş geziyor hiçbir işe de elini sürmüyordu.
17-) Kaygı(Endişe): Herhangi bir olayın olumsuz bir şekilde sonuçlanabileceğine dair tasaya
denir.
Sınav sonucundan sonra ne olacak acaba.
Umarım bu sözlerim yanlış anlaşılmaz.
18-) Beğenme, takdir etme: Herhangi bir şeyin iyi ya da güzel olduğunu ve beğenildiğini
dile getirmektir.
Elif Şafak’ın romanlarında kullandığı teknikler çok sağlamdı.
www.harunardic.net
6
19-)Varsayım: Olmayan bir durumu geçici olarak var kabul etmektir. Diyelim ki, farz
edelim, tut ki, kabul edelim gibi ifadeler bulunur.
Tut ki ağladım gönlümü alacak mısın?
Farz et ki o da sen gibi düşünüyor.
20-)İhtimal(olasılık): Gelecekte olabilecek bir şeyin veya bir olayın olabilirliğini göz önünde
bulundurmaktır.
O soruyu çözebilir.
Yarın sizi ziyarete gelebiliriz.
Bu akşam geç kalabilirim.
21-)Tahmin: İleri bir zaman diliminde meydana gelebilecek bir olayı birtakım verilere
dayanarak yaklaşık olarak yakalamak, gerçekleşme oranını belirlemek, olayın olabilirliğini
kestirmektir.
Bizim çocuk evde annesini üzüyordur bu saatte.
Telefona cevap vermediğine göre uyuyordur.
Çalışma temposuna bakarsan sınavı kazanır.
Not: Tahmin cümleleri ile olasılık (ihtimal) bildiren cümleler genellikle karıştırılmaktadır.
Olasılık anlamlı cümlelerde ikilem söz konusudur. Yani bahsedilen şey için Öyle de olabilir,
böyle de olabilir anlamı hakimdir. Tahmin anlamlı cümlelerde ise bu ikilem görülmez.
Tahmin anlamlı cümlelerde bir sonuçtan emin olma havası vardır. Olasılık anlamlı cümlelere
göre, tahmin anlamlı cümlelerde kesinlik anlamı daha yoğundur. Olasılık eylemin yüzde elli
www.harunardic.net
7
olma durumudur. Tahmin ise sonucun nasıl gerçekleşeceği ile ilgili belli bir seçeneğin
diğerlerinden daha ağır basması durumudur.
22-)Doğrudan(düz, dolaysız) anlatım: Başkasının ait sözü olduğu gibi aktarmaktır. Alınan
söz tırnak içinde verilebileceği gibi sözün sonuna virgül konularak da aktarılabilir.
Geliyorum, dedi.
Fatih: "Bu dersten bir şey anlamıyorum. "
23-)Dolaylı Anlatım: Başkasının ait sözü az da olsa değiştirerek aktarmaktır.
Geleceğini dedi.
Bu dersten bir şey anlamadığını ifade etti.
Not: Dolaylama ile dolaylı anlatım farklıdır. Dolaylama bir kelimeyi birden fazla kelimeyle
ifade etme(Yavru Vatan); Dolaylı anlatım başkasına ait sözü az da olsa değiştirerek
anlatmadır.
24-)Kinayeli Anlatım (Kinayeli Söyleyiş): Bir sözün, karşıdakini alaya almak amacıyla,
tersini kastedecek şekilde kullanılmasıdır. Günlük hayatta sık kullandığımız laf sokmadır
aslında.
O kadar bilgili ki liseyi bitiremedi.
25-)Kanıksama: Bir durumu kabullenmek, benimsemek veya o duruma alışmaktır.
Geç kalmasına alıştık artık.
Annesinin bağırması onu üzmüyordu.
26-)Yadsıma: Bir durumu inkar etmektir.
Ne yani sen mi bu sınıfın en çalışkanısın?
www.harunardic.net
8
27-) Düşsel öğelere yer veren yargılar:
Yalnızlığın ülkesinde geziyordu.
28-)Aşamalı durum cümleleri: Bir durumdan diğer bir duruma aşama aşama geçildiğini
belirten cümlelerdir.
Yavaş yavaş zor konulara doğru ilerliyordu.
29-)Gerçekleşmemiş beklenti cümleleri: Bir beklentinin gerçekleşmediğini dile getiren
cümlelerdir.
Soruyu çözer diye tahmin etmiştim.
30-)Alçakgönüllülük: Kişinin kendi değerini olduğundan aşağı göstermesi, sahip olduğu
üstünlükleri ön plana çıkarmamasıdır.
Kitabı Türkiye’nin en çok satanı olmasına rağmen kendini hâlâ başarılı saymıyordu.
31-)Duruluk: Cümlede gereksiz sözcük bulunmamasıdır.
32-)Hayıflanma: Pişman olma, üzüntü duymadır.
Ah ah gençliğimi boşa harcamışım.
33-) İkilem: İki şey arasında kalma, karar verememedir.
34-)Yalınlık: Herkesçe anlaşılacak bir dil kullanmaktır. Başka ifade ile anlaşılır olmaktır.
35-)Evrensellik: Düşünceleriyle tüm insanlığa seslenmeyi başarabilmektir.
36-)Kalıcılık: Bir yazarın yalnızca yaşadığı çağda değil gelecekte de adından söz ettirmesidir.
37-)Tutarlılık: Bir yazarın düşünce ve davranışlarının, yazdıklarıyla uyuşmasıdır. Başka
ifade ile yazarın kendisiyle çelişmemesidir.
www.harunardic.net
9
38-)Açıklık: Tek anlama gelmek ve net anlamlı olmaktır.
39-)Doğallık: Bir düşüncenin içten ve olduğu gibi aktarılmasıdır.
40-)Özlülük(yoğunluk): Az sözle çok şey anlatmaktır. Bunun en güzel örnekleri de
atasözleridir.
41-)Akıcılık: Parçada merak duygusunu kamçılayan eserin sonuna kadar okunmasını
sağlayan dildir.
42-)Özgünlük: Yazarın dil ve anlatım bakımından farklı olması, yeni, kendine özgü, orijinal
ve yenilikçi olması gibi anlamları ifade eder.
43-) Sayıp Dökme: Bir olayla bir durumla ve bir varlıkla ilgili özellikleri sıralama,
söylemedir.
www.harunardic.net
10
Download