tâli sebepler yanında, kaçınılmaz olu şuna önem verilmesi

advertisement
M. Meclisi
B : 48
Zira; tâli sebepler yanında, kaçınılmaz olu­
şuna önem verilmesi gereken özellik; inşaat sek­
töründe ve onun başka sektörlerle husule ge­
tireceği handikaptır. Çünkü, plânın öngördüğü
hedefe ulaşamamanın, başka sektörlere de tesir
edeceği ve dolayısiyle kalkınma hızını azaltaca­
ğı tabiîdir.
Bir başka önemli yön ise, idarenin borçlan­
ması durumundan doğmaktadır, işveren: ida­
reden alacaklı bulunduğu ölçüde, ödeme gücünü
kaybeder ve bu yüzden işçi ile ihtilâfa düşerek,
ekonomik kuralların kaçınılmaz sonucu olan,
iflâsa sürüklenir. Bunun tabiî ve kaçınılmaz
sonucu da, yatırım harcamalarında husule geti­
rilecek kısıntı ve işsizlikle son bulan sıkıntı­
dır.
Müstahsil yerine müstehlik olma anlamına
gelen işsizliğin; ekonomik bünyedeki boşluğu,
bunun şümul ve tahribatı izahtan varestedir,
sanıyoruz.
Yalnı^ mevzuatın kifayetsizliği yanında, Ba­
kanlık tatbikatının da tatminkâr olmadığını be­
lirtelim.
Kanaatimiz odur ki; yapılacak işler için ge­
nel kurallara, gerektiği ölçüde değer verilme­
mektedir. Meselâ J968 yılı içinde demiryolu alt
yapı işlerinin yürütülebilmesi için, 107 milyon
liralık ödenek öngörülmüştür. Ama; travers ve
küçük malzeme, yani üst yapı işleri için, düşü­
nülen ve fakat plânlama teşkilâtınca program­
dan çıkarılan, 70 milyon liralık meblâğ, temin
edilemediği takdirde; işin intacı mümkün olamıyacak ve dolayısiyle büyük zarar doğacaktır.
Zira üstü kapanamıyacağı için, alt yapı işleri,
fiziki etkenlerin tahribatına mâruz kalacak­
tır.
Bayındırlık Bakanlığı ve Karayollarının, an­
laşma imkânı bulamadıkları Plânlama Teşkilâtı
ile aralarında, eksik olmıyan ihtilâfların neden­
leri genellikle hissî oluyor.
Bu sebeple aksıyan hizmetin saik olduğu,
servet kaybını önleme çaresini, Hükümetin bul­
ması gerektiği inancındayız. Karşılıklı iki mü­
hendis veya dairenin uyuşmıyan görüşleri, bir
tek kalemde eğer 107 milyon liraya varan, bir
zarar doğuracaksa, buna seyirci kalmamanın
. gerektiğini, izaha hacet yoktur.
Bayındırılk Bakanlığının yol yapımı konu­
sunda tercihlerini, mevzuatın âmir kıldığı hü-
22 . 2 . 1968
O : 1
kümler çerçevesi içinde yapması gerekirken; da­
ha ziyade, indî, keyfî ve belki de politik tasarruflarmış intibaını uyandıran, ama ne olursa ol­
sun, müsfret mütalâa edilmesine imkân bulunmıyan; bir davranışın içinde gözükmektedir.
Duruma dair misâl arz etmeden önce, yol ya­
pımı bakımından, Bakanlığın ve Karayolları Ge­
nel Müdürlüğünün, tercihlerini istimalde, ken­
dilerini bağımlı kılması gereken mevzuatlarının,
mahiyetini belirtelim.
Etüt yapım yol şebekesini tesbit etmek ve ön­
celik sıralarına göre programa almak için, Ba­
kanlık ve Karayollarının; ekonomik şartlar, tu­
ristik potansiyel, sosyal ihtiyaçlar ve trafik hac­
mi, gibi; ana unsurları, önplânda tutması ve do­
layısiyle, şartlan uygun olan faaliyet sahalalarma, öncelik tanıması iktiza eder..
Halbuki durumun, bize göre izahı gerekçesiz
kalan tatbikatı, mevzuat ile aynı paralelde de­
ğildir.
Meselâ; memleketin birçok yerleri, kallnnmada büyük etkenliği inkâr edilemiyen demir­
yolu ulaşım hizmetlerini beklerken; trafik kesa­
feti, demiryolundan başka, ayrıca karayolu ile
de halledilmiş bulunan yönlerde ve çift hat şek­
linde tecelli etmektedir.
Her halde bunun sebeplerini izah etmek güç
olsa aferektir.
Buna benzer bir başka misali, biraz da
hayretle arz etmeye çalışalım:
Bayındırlık Bakanlığı bütçesinde, liman­
larla ilgili, yuvarlak olarak 128 milyon liralık
bir ödenek mevcuttur. Ve yapılacak işler meyanında şunlar sayılmıştır:
— Kuşadası yat limanı,
— Marmara Adası yat limanı,
— Bodrum yat limanı.
Bir yanlışlık ihtimalinin mevcudiyeti, za­
yıf bulunduğuna göre, Saym Bakanın açıkla­
masında fayda mülâhaza etmekteyiz. Yani öğ­
renmek istiyoruz.
İskân üniteleri ve uygarlığın bütün nimet­
leri gibi, daha birçok meseleleri ile; koca bir
yurt parçası, Bayındırlık hizmetlerini bekler­
ken, Saym Bakanlık, Yat Limanı mı yapacak?
Hem de 3 tane.
Eğer bilmediğimiz bir zaruret varsa, bunu
Yüce Heyetinizin mutlaka öğrenmesi lâzımdır.
Download