CİNSEL GELİŞİM OCAK, 2008 Sevgili Velilerimiz, Bu ayki

advertisement
ANA SINIFLARI
SAYI:5
AYLIK BÜLTENLER SERİSİ
KONU : CİNSEL GELİŞİM
OCAK, 2008
Sevgili Velilerimiz,
Bu ayki bültenimizin konusu çocuklarda cinsel gelişim..
Bir çocuğun cinselliğinden bahsetmek garip ve gereksiz gelebilir. Cinsellikle ilgili kavramlar
yetişkinlere ait kavramlar ve çocuklukta olmayan olgular olarak düşünülebilir. Fakat bizim
burada bahsetmek istediğimiz cinsellik kavramı, yetişkinlik ve ergenlikteki cinsellik
kavramları ile ilgili değildir. Çocukların cinsellik konusundaki tüm merakları, deneyimleri,
yaşantıları daha sonra gelişecek olan kadınlık ve erkeklik, cinsiyet ve cinsellik
kavramlarının kökleri ile ilgilidir.
3-6 yaş arasında çocuklar kaslarına daha hakim olmaya, birçok işi tek başına
yapabilmeye başlarlar. Bu yaşlarda çocuk artık kendi ihtiyaçlarını giderebilen, bağımsız bir
birey olmaya başlamıştır. Ancak, henüz kendi vücudunu tam anlamıyla tanımamaktadır. 3
yaşına doğru tam kavrayamamakla birlikte, kendinin kız mı erkek mi olduğunun farkına
varır. Özellikle kardeşi olan veya okul öncesi kurumlara devam eden çocuklar için bu
durumu anlamak daha kolay ve erken olur. Çünkü bu çocuklar kendi vücutları ile
başkalarının vücutlarını karşılaştırma olanağı bularak, kendi vücutlarını daha iyi tanırlar.
Tam da bu yaşlarda, temel cinsellik özelliklerine ilgi göstermeye başlarlar.
Çocuğun sağlıklı bir cinsellik ve cinsel kimlik
geliştirebilmesi için yaşına uygun cinsel eğitim alması
önemlidir. Doğru bir cinsel eğitim süreklilik içeren bir
süreçtir ve bebeklikten başlayıp ergenliğin sonuna kadar
devam eder.
Küçük yaştan itibaren cinsel konuların yasaklanması,
yok sayılması, çocuğun bu konularda merakının zamanından
önce oluşmasına ve cinselliğin korkulu ya da ayıp-günah
gibi bir nitelik kazanmasına yol açabilir. İleriki yaşlarda yaşanan cinsellikle ilgili sorunlar,
konu hakkında çok şey bilmekten değil, aksine az bilgilenmekten ya da yanlış
bilgilenmekten kaynaklanmaktadır çoğu zaman.
Cinsellik hakkında çocuğa bilgi vermek için en uygun kişiler anne babalardır. Buna
rağmen anne babalar kendilerini bu konuda bilgi vermede yetersiz bulur ve soruları
geçiştirmeye çalışırlarsa, çocuklar yaşları ilerledikçe sorularına başka yerlerden cevap
aramaya girişebilirler. Böylece anne babalar çocuğun bu konuda sağlıklı bilgiye ulaşıp
ulaşmadığını öğrenme şansını kaybedebilirler.
1
Cinsel eğitim konusunda çocuğu anne ve babadan hangisinin aydınlatacağı en sık
sorulan sorulardandır. Çocuk kime soruyorsa onun anlatması en doğru olandır, ergenlik
yaşlarında ise çocuğun cinsinden olan ebeveynin anlatması daha doğru olacaktır.
Cinsel eğitim için kendinizin bir zaman belirleyip uzun bir konuşma yapmanız
mümkün değildir. Çocuktan gelen soruları bekleyip, tamamen onun soruları doğrultusunda
bir bilgilendirme yapılmalıdır.
Çocuğunuz cinsellikle ilgili sorular sormayabilir. Her çocuğun gelişim hızının
birbirinden farklı olduğu unutulmamalıdır. Neden soru sormadığının nedenleri
düşünülmelidir. Çocuk soru sorma rahatlığını hissetmiyorda mı sormuyor, yoksa bir şekilde
çevresinden bilgi mi alıyor? Arkadaşlarının veya çevredeki başka insanların bilgilendirmesi
hem gelişimi açısından doğru olmaz, hem de tehlikeli olabilir.
Çocuk cinsellik hakkında soru sormuyor ve çevreden bilgi alıyorsa; anne baba bu
durumun farkında olduklarını çocuklarına hissettirebilir ve bu durumu çocuğu
bilgilendirmek için bir fırsat olarak değerlendirebilirler.
Çocuğuyla cinsellik konuşmak anne babalar için zor olabilir. Cinsel bilgilendirme
süreci aynı zamanda, kendi kendinizin bu konuyla ilgili bakış açınızı gözden geçirmenizi
sağlayacak bir süreçtir.
Aşağıdaki öneriler çocuğa cinsel bilgi verme sürecini kolaylaştırabilir:
1. Cinsellik, değerler ve kültürle direkt ilintili bir konu olduğundan cevaplar da farklı
olabilir.
2. Cinsel eğitim soru sordukça verilmelidir. Çocuğun tam olarak ne sorduğu ve neyi
öğrenmek istediğine dikkat edilmelidir. Çocuğunuz bir gün “Ben nereden geldim ?” diye
sorarsa “İşte zamanı” diyerek bilgiler verebilirsiniz, fakat bir de bakarsınız ki, mesela,
İstanbul’a nereden geldiğini merak ediyordur. Bu nedenle ne sormak istediği, net
anlaşıldıktan sonra cevap verilmelidir.
3. Çocuklar bazen bu tür soruları uygunsuz bir ortamda, bir aile toplantısında ya da
alışverişte vs. sorabilirler. Bu sadece çocukların aklına gelen bir şeyi hemen ifade etme
özellikleri nedeniyledir. Bu durumda utanç, kızgınlık gibi tepkiler verilmemelidir. “Bu soru
çok özel bir soru ve bunu seninle daha sonra ikimiz başbaşa iken konuşmak isterim.”
diyebilirsiniz. Ya da doğrulayıcı bilgi verip sonrasında soru sorma ortamları konusunda
sınır koyma girişiminde bulunabilirsiniz. Ör; “Evet kızlarda vajina erkeklerde penis
bulunur” gibi doğrulayıcı bir bilgiden sonra “ Biz nerede vücudumuz hakkında konuşuruz ?”,
“Biz ne zaman vücudumuz hakkında konuşmalıyız ?”, “Kimlerle bu konu hakkında
konuşabiliriz ?” gibi sorular sorup, “Evde veya doktorların ofisinde”, “Anne-baba ve
doktorlarla” gibi cevaplamasını öğretebiliriz.
4. Mesaj olarak ne söyleyeceğimizi, nasıl söyleyeceğimizi ve neleri söylemeyeceğimizi
önceden belirlemeliyiz. Çocuğumuza verdiğimiz mesajlar aynı zamanda bizim değer ve
tavırlarımızı yansıtır. Örneğin, bir duruma karşı sözel cevap vermesek bile, yüz ifademiz
güçlü mesajlar oluşturabilir. Anne babalar vermek istedikleri mesajın ne olacağı üzerinde
karar verdikten sonra, bu mesajları çocuğun sorularına cevap olarak nasıl ifade
edeceklerini düşünmelidir.
2
5. Çocukların soruları doğru, anlayacakları şekilde, anlayabilecekleri bir dilde, yaşlarına
uygun ve sordukları kadarı ile, doğal ve rahat bir ifade tarzı içinde cevaplanmalıdır.
6.Her ayrıntıyı anlatmak zorunda hissetmeyin, kafası karışabilir. Önce ne öğrenmek
istediğinden emin olunmalıdır. Siz bir sonraki soru için hazırlanırken o, ‘Teşekkürler’ deyip
uzaklaşabilir.
7. Anlatırken çocuklar için hazırlanmış kitap ve kaynaklardan, resimlerden ve doğadan,
örneklerden faydalanabilirsiniz.
8. Anlatırken yüzünde bir merak varsa daha derine inmeli, donukluk görülüyorsa daha
fazla anlatılmamalıdır.
9. Bir soru ile karşılaştığınızda açık konuşabileceğinizi ya da rahat cevap veremeyeceğinizi
hissediyorsanız, “Bunu git anne/babanla konuş” yerine “bunu seninle şu gün şu saatte
konuşalım” gibi bir cevapla erteleyebilirsiniz. Belirttiğiniz gün ve saatte de, o unutsa bile
siz takip ederek konuşmayı başlatın. Aksi halde sizin huzursuzluğunuz çocuk tarafından
algılanır ve sorusunun uygun ve doğal olmadığını düşünür. Asıl önemli olan yaklaşımdır.
10. Çocuğa cevap verilirken özellikle cinsel organ isimleri tam ve doğru söylenmelidir.
“Vajina, penis, anüs” gibi.
11. Çocuklara cinsel ilişki, birliktelik, çocuk doğurmaya karar vermek gibi konularda cevap
verirken temelde yatan duygunun sevgi, aşk ve istemek olduğu, çocuğun istenerek dünyaya
getirildiği özellikle vurgulanmalıdır.
ÇOCUKTA CİNSEL GELİŞİM
Bebek 6 aylıkken elini, ayağını, yani bedenini keşfeder. 7-8 aylık bebekler
yıkanırken cinsel organı yukarı kalkınca şaşırır, onu yakalar. Eğer yetişkin “cıss” derse,
bu bölgenin ayıp olduğunu öğrenir, büyüyünce büyüklerine
soru sormaz, arkadaşları ile konuşur. Eğer yetişkin
“Aman da benim erkek oğlum” gibi tezahurat yaparsa,
cinselliğin ve cinsel organın çok önemli olduğuna inanır.
Daha ilkokulda kızlarla cinsel oyunlara girişir. Eğer
yetişkin normal bir şekilde yıkamaya devam ederse,
cinsel bölgenin de vücudumuzun bir parçası olduğuna ve diğer uzuvlardan farklı olmadığına
inanır.
Çocuk 3 yaşına doğru cinsiyetini öğrenir. 2-3 yaşındaki çocuğunuz cinsel organını
gösterip “Bu ne ?” dediğinde “Bu senin penisin”, “Bu senin vajinan” şeklinde cevaplanmalıdır.
Çocuklar 3 yaşından sonra bebeklerin nasıl oluştuğunu, doğduğunu merak ederler.
Kimi zaman çocuklar daha önce sordukları soruları değişik yaşlarda tekrar tekrar
sorarlar. Aldığı yanıt 3 yaşında farklı, 5 yaşında farklı bir anlam taşır.
4-5 yaşlarında daha çok üreme organları ile ilgilidirler. Kızlar penisleri olmadığını
farkedip üzülebilirler, erkekler kızları görünce penislerinin düştüğünü zannedebilirler.
Kızlar ve erkeklerin farklı şekillerde yaratıldıkları, kızlarda penis yerine adı vajina olan
başka bir organın olduğu, bunun eksiklik ya da fazlalık olmadığı anlatılmalıdır.
4 yaş civarı Freud’a göre “Fallik ya da Oedipal dönem” diye adlandırılır. Cinselliğe
karşı ilginin yoğun olduğu, mastürbasyon eğiliminin arttığı, kızların babalarıyla erkeklerin
3
anneleri ile evlenmeyi istedikleri bir dönemdir. Bu yaşlarda mahçubiyet başlar ve sınırlar
belirginleşir.
Cinsel ilginin yoğun olduğu okul öncesi çağın ardından, okula başlamakla birlikte ilgi
ve merakta azalma olur. Çocuk cinsel konulardan kaçar gibidir. Okulda kendi cinsinden
arkadaşlarla konuşmaya başlar, öpüşme sahneleri görse gözlerini kapar vs. Ancak 4-5.
sınıfta cinselliğe ilgi tekrar artar. Kızlar ve erkekler birbirlerinden ayrı, özel şeyleri
konuşmaya başlarlar.
Soruları yanıtlanmayan ya da yeteri kadar bilgilendirilmeyen çocuklar,
ihtiyaçları olduğunda yardım edilmediği için anne babalarına yönelmezler. Başka
şekillerde bilgi alma yoluna başvururlar. Edinilecek yanlış ve pornografik bilgiler ise
tehlikelidir; çocukları cinsellikten tiksindirebileceği gibi cinselliği yanlış ve erken
yaşamalarına neden olabilir.
CİNSEL KİMLİĞİN GELİŞMESİ
Bir çocuğun kız ya da erkek doğması, cinsel kimliğini kazanması için koşuldur ama
yeterli değildir. Çocuğun cinsel kimliğini kazanmasında en önemli etken özdeşimdir. Yani
kız çocukların anne ile erkek çocukların ise baba ile kurduğu ilişki, model alma ilişkisidir. 34 yaş itibari ile cinsel özdeşim oluşmaya başlar. Bu yaştan sonra çocuğun anatomik yapısına
uygun davranılmalıdır. Örneğin, bir erkek çocuğunu kız gibi, bir kız çocuğunu erkek gibi
giydirmemelidir.
Çocuk anne veya babasının birçok özelliğini bilinçsiz olarak yineler. Kız çocukla
annesi, erkek çocukla babası arasındaki ilişki ne denli yakın ve olumlu ise özdeşim o denli
kolay oluşur. Kız çocuk, kendisini babasına sevdirmek için annesine benzemeye çalışır.
Babasından duyduğu övgülerle kız özelliklerini pekiştirir. Aynı biçimde anne de oğluna
erkekliğini geliştirmede destek olur. Kızların bu ayrışması oyunlarda ve arkadaşlık
ilişkilerinde de sürer.
Anne- baba- çocuk üçgenindeki dengenin bozuk olması nedeniyle, anne ile çocuk
arasındaki bağın çok yoğunlaşması ve uzun sürmesi, annenin çocuğun yaşantısını kaplayan
egemen bir figür olması, erkek çocuğun cinsel özdeşimini kadınsı yönde geliştirip
erkekliğin ruhsal niteliklerini benimsemeden uzaklaştırabileceği gibi, kız çocukta da ya
kadınsı yönde gelişimini engelleyip çocuksu kalmaya ya da ters bir tepki ile zamanından
önce aşırı cinsellik uyarı ve eylemlerine geçmeye götürebilir.
Babanın rolü: Cinsel kimliğin oluşumunda babanın ayrı bir önemi vardır. Çocuğun bakımı
her iki ebeveyn tarafından paylaşıldığı zaman, çocukların kafasında daha dengeli ve
gerçekçi ebeveyn imajları oluşur. Eğiten, dominant ve çocuk bakımına aktif katılan
babalar, büyük olasılıkla maskulin oğullar ve feminen kızlar yetiştirirler. Kızlar, feminen
olmayı maskülin babaları ile olan olumlu ilişkileri yoluyla öğrenirler. Babanın kızlarını red
ettikleri durumlarda, belki de erkek çocuk tercihleri nedeniyle, kızların kendilik
saygıları ve başkaları ile ilişki kurma yetileri bozulabilir.
4
Babanın çocuklarından uzak kaldığı durumlarda erkek çocuk
cinsel kimlik geliştirmede bocalayabilir. Kadın örneklerinin
çoğunlukta olduğu bir ev ortamı, erkek çocuk için özdeşim
açısından yetersiz bir ev ortamıdır. Babanın mecburen uzak
kalması durumunda ise yakın çevredeki amca, dayı vs. gibi
akrabalarla da özdeşim kurabileceğini de eklemek gerekir.
ÇOK SORULAN SORULARA VE KARŞILAŞILAN DURUMLARA ÖRNEKLER
Doktorculuk Oynama
Çocuğunuzun odasına giriyorsunuz ve onu arkadaşı Ali’ nin muayene ettiğini görüyorsunuz.
Kızınız elbiselerini çıkarmış, Ali oyuncak steteskopla onun kalbini dinliyor.
: Kendi kendinize sorun.
Birinci Adım
“Niçin böyle yapıyorlar?”
·
Birbirlerinin vücutlarını merak etmiş olabilirler.
·
Doktorun muayenehanesinde gördüklerini tekrar ediyorlar.
·
Televizyonda gördüklerini tekrar ediyorlar.
Verilebilecek Mesaj Örnekleri
:
·
Başka birinin vücuduna dokunmak yanlıştır.
·
Vücutlar mahremdir.
·
Elbiseleri çıkararak oynamak yanlıştır.
Hatırlayın
: Vücut konusunda merak normaldir. Çocuklar
birbirlerinin cinsiyetleri konusunda meraklıdır.
İkinci Adım
: Şimdi kendi kendinize sorun.
“Hangi tepkiyi veya cevabı oluşturursam, istediğim mesajı vermiş olurum?”
Olası Tepkiler
:
Tepki 1: “Tamam birbirinizi merak etmişsiniz, elbiselerinizi giyin, ben size insan vücuduyla
ilgili bazı resimler göstereceğim.” Mesaj: Merak normal bir şeydir. Anne baba bu soruları
cevaplayacağı konusunda teminat veriyor.
Tepki 2: “Birbirinizin vücudunuza dokunmanızı istemiyorum. Vücutlar özeldir ve
karşınızdaki insan dokunulmasında hoşlanmayabilir. Oyun oynadığınızda sizden,
elbiselerinizi açmamanızı istiyorum.” Mesaj: Çıplaklık ve dokunma mahremdir ve ebeveyn
oyunların sınırlarını çocuklara bildiriyor.
5
Cinsel Oyun
5 yaşındaki oğlunuzun odasına giriyorsunuz, oğlunuz ve arkadaşı Veli’yi pantolonları inik,
birbirlerinin penislerine baktıklarını ve dokunduklarını görüyorsunuz.
: “Niçin böyle yapıyorlar?”
Birinci Adım
·
Birbirlerinin nasıl göründüklerini merak etmiş olabilirler
·
Farklılıkların olup olmadığını görerek, karşılaştırıyor olabilirler
·
Hoş geldiği için biri birlerine dokunuyor olabilirler
Verilebilecek Mesaj Örnekleri
:
·
Başka birinin penisine dokunmak yanlıştır
·
Vücutlar mahremdir
·
Elbiseleri çıkartmak kötüdür
Hatırlayın
: Merak dokunmayı daha da ileri götürebilir, vücutlar
hakkında merak normaldir. Çocuklar her iki cinsiyet hakkında meraklıdır.
İkinci Adım
: “Hangi tepki istediğim mesajı verecek?”
Olası Tepkiler
tepkiler verilmesi uygundur.
: Doktorculuk oyunundaki tepkilerle aynı şekilde
“Çocukların Büyükleri Çıplak Görmesi Doğru mu?
4-5 yaş itibari ile mahcubiyet başlayacağı için sorunlara neden olabilir. Yanında giyinip
soyunmamaya özen göstermeli fakat yanlışlıkla tanık olması durumunda büyütmeden
arkanızı dönmek gibi davranışlar, toplum kurallarını öğrenmesi ve uygulaması açısından
önemlidir.
“Bebekler Nerden Gelir Sorusunu Nasıl Cevaplayabilirim?”
Öncelikle tam olarak neyi sorduğunu ve neyi merak ettiğini
öğrenmek için bazı sorular sormak ve dikkatle dinlemek gerekir.
Genelde bu sorularla cinsellikle ilgili mekanik ve grafik detayları
bilmek istediğini düşünürüz ancak, sadece
hangi hastanede doğduğu gibi basit bir şeyi merak ediyor olabilir. Çocuğun sorularına göre
cevaplarınızı yönlendirebilirsiniz.
Örnek cevap: Babanla ben birlikte yaşamaya karar verdik ve evlendik. Birbirimizi sevdik
ve senin olmanı istedik. Senin gibi bir çocuğa sahip olduğumuz için çok memnunuz. Sen
benim karnımın arkasındaki torbanın içinde yavaş yavaş büyümeye başladın. Bebekler hava
ve yiyeceği annesinin karnından göbek kordonu denen uzun beyaz bir boru aracılığıyla alır.
Bu yaşta bu bilgi yeterlidir fakat daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorsa resimlerden de
faydalanarak cinsel organlar ve fonksiyonları hakkında anatomik bilgiler de eklenebilir.
6
“Çocuğumla Aynı Yatakta Yatmamın Zararı Var mı?
Çocukla aynı yatakta yatmanın birçok açıdan olumsuz etkileri vardır:

Kendi başına uyuyamadığı için kendini güvende hissedebilmek için sürekli yanında
birilerinin bulunmasına ihtiyaç duyar ve anne babasına bağımlı olur.

Çocuklar anne baba arasında yaşanan şeylere karşı duyarlı ve meraklıdırlar. Çoğu
zaman biz onları uyuyor sanmamıza rağmen uyumazlar. Anne babaları arasındaki
cinsel ilişkiye tanık olmaları çocuklar için travmatik bir durumdur.

Çocukla aynı odada yatmak anne babanın da özel hayatını sıkıntıya sokar.

Oedipal dönemde anne veya babanın vücutlarına dokunan çocuklarda bir çeşit
uyarılma gerçekleşir ve bu da çocukların suçluluk duymalarına neden olur. Sağlıklı
bir cinsel gelişim için büyük tehlikedir.
“Çocuğumu cinsel istismardan korumak için neler yapabilirim?”
Çocuğun diğer konularda olduğu gibi cinsel konularda da danışmanı olacak anne
babanın, çocuğun yaşadıklarını takip edebilmesi çok daha kolaydır. Bu tür konuları anne
babası ile konuşmaktan çekinmeyen çocuk olumsuz bir şey yaşasa da bunu anne
babasından gizlemek ihtiyacı duymaz ki bu da erken müdahale edebilmek ve önlemler
alabilmek için gereklidir.
Anne baba olarak çocuğu çok tedirgin etmeden ve güven duygusunu zedelemeden ,
tanımadığı insanlarla, yanında bir yetişkin olmadan konuşmaması öğretilmelidir.
Çocukla rahatsız eden dokunma ile rahatsız etmeyen dokunma arasındaki farklar,
özel bölgelerimiz ve bu bölgelere başkalarının dokunmasına izin vermemek gibi
konularda sohbetler edilmelidir.
Acil durumlarda kullanabilmesi için ev telefon numarası ve adresi öğretilmelidir.
Özel Üsküdar SEV İlköğretim Okulu
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Servisi
Kaynaklar:
http://www.gata.edu.tr
http://hastarehberi.com
Anne Destek Programı, AÇEV
Dersimiz Cinsellik, Aktüel Yayınları
7
8
Download