Vitaminler_ - İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

advertisement
VİTAMİNLER
Prof. Dr. Yıldız Dinçer
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Biyokimya Anabilim Dalı




Doğal olarak besinler içerisinde bulunan büyük
çoğunluğu ile eksojen olan, büyüme, çoğalma ve
hayatın devamı için gerekli olan organik maddelerdir.
Biokimyasal fonksiyonlarını gösterebilmeleri için küçük
miktarları yeterlidir.
Bütün vitaminler besinlerden sağlanabilir. Tüm vitaminleri
içeren bir besin yoktur.
Bazı vitaminler ince barsakta mikroorganizmalar
tarafından sentezlenebilir, fakat bu yeterli olamaz.
Vitaminlerin Sınıflandırılması
1-Yağda Çözünenlerin Özellikleri

Yağda çözünen vitaminler apolar hidrofobik moleküllerdir.

İzopren ünitesinden sentezlenirler.
CH2 – C (CH3) = CH – CH2 -



İnsan vücudundaki sentezleri yeterli değildir. Vit D insan
vücudunda sentezlenebilir. Diğerleri de az miktarda izoprenden
sentezlenirler. Dietle alınımları gereklidir.
Yağ emilimi normal olduğunda emilebilirler.
Emildikten sonra kandaki taşınımları diğer apolar
lipidler gibi
lipoproteinler veya özel bağlayıcı proteinler ile olur.
2 -Suda Çözünen Vitaminlerin
Özellikleri

Kimyasal olarak heterojen bir grupturlar.

B grubu vitaminleridir. (Büyük kısmı)

Günlük alınımları gereklidir.

Suda eridiklerinden fazlası idrar ile atılır.

Toksik miktarda birikimleri pek görülmez.
(kobalamin birikebilir)


Suda çözünen vitaminlerin çoğu ara
metabolizmada kullanılan enzimlerin koenzimlerinin
öncülleridirler
Çoğu suda çözünen vitamin enerji üretimi ve
hematopoezle ilgili metabolik yollarda koenzim
olarak görev görür. Bu vitaminler enerji
metabolizmasında santral rol oynadıkları için
eksikliklerinde ilk olarak hızlı gelişen dokularda
problemler ortaya çıkmaktadır.
1- Suda Çözünen Vitaminler:

Tiamin (B1 Vitamini, Anörin)

Riboflavin (B2 Vitamini, Laktoflavin)

Niyasin (Nikotinamid, PP Vitamini, B3)

Piridoksin (B6 Vitamini)

Biotin (H Vitamini)

Pantotenik asid (B5 vitamini)

Paraaminobenzoik asid

Folik asid (B9 vitamini)

Vitamin B12 (Siyanokobalamin)

Lipoik asid

C Vitamini (Askorbik asid)
2- Yağda Çözünen Vitaminler:

Vitamin A (A Vitaminleri) Akseroftol, Retinol

Vitamin D (D Vitaminleri) Kalsiferol

Vitamin E (E Vitaminleri) Tokoferol

Vitamin K (K Vitaminleri) Fillokinon
VİTAMİN EKSİKLİĞİ NEDENLERİ
1- Günlük yetersiz alınım:

Açlık, yoksulluk, alkolizm, uzun süreli sıkı diyet, uzun süre
antiasit kullanımı.
2- Yetersiz emilim:

Safra kanalı tıkanması sonucu yağda çözünür
(A,D,E,K) Vitaminler emilemez

Pernisiöz anemi (İntrinsik faktör eksikliği)

Spru sendromu

İnce barsak iltihabı
3- Yetersiz Kullanım:


Bazı Vitaminlerin transportu için gerekli olan protein eksikliği
İnaktif olan Vitamin ön maddesinden aktif şeklin
sentezindeki bozukluk
4- İhtiyacın Artması:

Büyüme, hamilelik, laktasyon, yaralanma
5- Atılımın Artması:

Böbrek fonksiyon bozukluğu
6- İlaca Bağlı Eksiklik:


Antibiotik alınımına bağlı barsaktaki mikrobial sentez
bozukluğu
Tüberküloz tedavisinde kullanılan izoniazide bağlı B6 eksikliği
gibi...
KAROTENLER





Doğal olarak oluşan, doğada yaygın bulunan kırmızı-sarı
renkte, yağda erir pigment maddelerdir.
Karotenoidler sebze ve meyvelerin renk, koku ve tatlarını
verir.
Yeşil yapraklı sebzeler karoten yönünden zengin olmalarına
rağmen klorofilin rengi daha baskındır.
Bazı karotenler A Vitamini aktivitesine sahiptirler. Pro Vitamin
A, (Beta karoten, Alfa karoten, Gama karoten, Kriptoksantin
......)
Pro Vitamin A etkisi olmayanlar: Likopen, Lutein, Zeksantin,
........
KAROTENLER

β karoten: A Vitamini ön maddesidir. (Pro Vit A)
β karoten
Retinal
O2
Dioksigenaz
retinoldehidrogenaz
NADH+H+

2 mol Retinal
Retinol
NAD
+
β karotenden A Vitamini oluşumu İnsanlarda barsak hücreleri ve
karaciğerde Hayvanlarda barsak hücrelerinde olur

Karotenoidler hücreyi 3 farklı şekilde korur.
1- Flavin ve porfirin gibi uyarıcıların zararlı etkileri
önleme
2- Singlet oksijeni baskılama
3- Peroksil radikali temizleme

β karoten ve Likopen gibi karotenoidler LDL’nin
yapısında yer alır ve LDL’yi oksidasyonlardan
korur.
Karotenlerin Etkileri



Bazı kanser tiplerinin oluşumunu önlemek
(Akciğer, deri, sindirim sistemi .......)
Makular dejenerasyon, katarakt oluşumunu
önlemek
Serbest radikal hasarına bağlı hastalıkların
gelişmesini önlemek
Vitamin A





Vitamin A (Retinol) besinlerle alınabilir veya bitki karoteninden
vücutta sentezlenebilir. (Karaciğer ve barsak hücreleri)
Vitamin A genelde besinlerde yağ asidi esterleri şeklinde
bulunur.
Sindirim olayında hidroliz olur ve serbest Vit A olarak emilir.
İntestinal mukoza hücrelerinde yeniden esterleşir (Genelde
palmitik asid).
Şilomikronlarla lenf sıvısına geçer.

Bitkisel kaynaklı besinlerle genelde β-karoten
alınır. Ya β-karoten şeklinde emilir veya hidroliz
olarak 2 molekül Retinal aldehide dönüşür ve
emilir.
Aldehit
Retinal aldehid
Retinol
Reduktaz



Karaciğere gelen Vitamin A, Retinil Esterleri
şeklinde bir Lipoglikoprotein olarak depo edilir.
Normalde karaciğerde 300-900 mg depo vardır.
Dokulara transportu gerektiğinde hidroliz olur




Retinol bağlayıcı proteine (RBP) bağlanarak plazmaya
verilir.
Pre albumine bağlı olarak taşınır. Ayrıca Retinoik asit
plazmada Albumine bağlanarak taşınabilir.
Retinol ekstra hepatik dokulara girince başka bir
hücresel Retinol bağlayıcı Proteine bağlanır (CRBP)
Alınan A Vitamini RBP kapasitesini aşarsa Vitamin A
nın toksik etkisi görülür.
Vitamin A’nın Fonksiyonları
1-Görme Siklusu

Vit A nın en önemli etkisi Görme
Biyokimyasındaki rolüdür.
Görme olayı fotokimyasal bir olaydır.

Retinada Rod ve Kon fotoreseptör hücreleri var


İnsan retinasında ortalama 3 milyon kon ve
100 milyon rod hücresi var.

Kon hücreleri renk görmeğe yarar(Gün ışığında)

Rod hücreleri az ışıkta “
“ (Gece görmesi)

Rodlardaki görme pigmenti RODOPSİN

Konlardaki
“
“
İODOPSİN
Rodopsin = Opsin + 11-cis retinal.
(Protein)





Görme mekanizmaları aynıdır.
Rodopsine ışık vurduğunda fotokimyasal izomerizasyon olayları
başlar. Trans retinal ve opsin ayrılır.
Rod hücre membranındaki Na iyon kanalında konformasyonel
değişikliğe neden olur. Hücre içinde Na iyonlarının hızlı akışı sonucu
oluşan sinir uyarısı optik sinir vasıtasıyla beyne iletilir.
Oluşan trans retinal tekrar 11-cis retinale dönüşür. Bu hemen
opsine bağlanır ve siklüs tamamlanır.
Aynı olay kon hücrelerinde renk görmek için tekrarlanır.
2-Büyüme

Vit A eksik verilen deney hayvanlarında önce iştah kaybı görülmüş
ve kemik büyümesinde yavaşlama saptanmıştır.
3-Üreme

Spermatogenez için gerekli ayrıca dişilerde fetal rezorpsiyonu
önlemektedir.
4-A Vit. Epitel dokusu ile ilgili görevleri vardır.

A Vitamini Epitelin salgı yapıcı özelliğinin çalışmasını sağlar. A
Vitamini bulunmazsa epitel dokusunda kuruma görülür. Epitel
dokudaki etkisi retinoik asit üzerinden olur.
5-Retinol-fosfat-mannoz şeklinde glikolipid
Membran yapısında bulunur. Vit A glikoprotein sentezinde rol oynar.

Etki mekanizması
Hücre içinde bulunan reseptörüne bağlanarak nükleusa girer.
DNA’ya bağlanarak bazı genlerin ifadelerini kontrol eder.Bu etki
steroid hormonların etkisine benzemektedir.
7- Vitamin A ve β karoten Antioksidan etki
gösterirler. Bu etkilerinden dolayı birçok
hastalığa ve kansere karşı koruyucu etki
gösterirler. Bu etkiyi yapılarında bulunan konjuge
çift bağlar yardımıyla sağlarlar. Kanserojen etkisi
olan oksijen radikallerini bağlayarak zararlı
etkilerini önlerler.
A Vitamini – Mineral Etkileşimleri:
Çinko – Vitamin A



Dolaşımda retinol özel bir protein olan RBP (retinol
bağlayıcı protein) ile dokulara taşınır. Zn eksikliği
bu protein’in sentezini azaltır.
Retinol, karaciğerde retinil esterleri şeklinde depo
edilir. Zn eksikliği retinolun depo şeklinden
salıverilmesi için gereken enzim aktivitesini azaltır.
Çinko retinolu retinale çeviren enzim için
gereklidir.
Demir– Vitamin A

Demir eksikliği anemisinde demir ile birlikte A Vitamini
verilmesinin daha etkili olduğu gösterilmiştir.
Günlük gerekli miktar:

RDA (The recommended dietary allowance)

19 yaşından büyük erkekler:900mcg/gün(mikrogram)

“

Çocuklarda daha azdır.

Hamilelikte 800mcg/gün – 2600 IU/gün

Fazla alınması sakıncalıdır.
“
“
kadınlar :700 mcg/gün

Eksikliği:
Karaciğerde A Vit.deposu azaldığında az ışıkta görme bozukluğu
(gece körlüğü) ortaya çıkar.

Daha ileri yetmezlikte mükoz sekresyon azalma sonucu:
Kseroftalmi
Solunum yolları enfeksiyonları
Böbrek taşı oluşumu
Ürogenital yollarda bozukluk
Vit A Diş ve Kemik oluşumuna etkilidir.

Dişeti ve dişlerde bozukluk

Çocuklarda kemik büyümesinde duraklama




A Vit. Fazla Alınması: Hipervitaminozis A


A Vitamini emilimi hızlı olmasına karşı vücuttaki
konsantrasyonunun azalması yavaş olur.
Hipervitaminozis A, günlük dozun yaklaşık 10 misli kadar fazla
alınması sonucu gelişir.
8000 – 10000 mcg/gün veya 25000-33.000 IÜ/gün
Günlük mak.doz 3000 mcg≈10000 IÜ geçmemeli
65 yaş üstünde doz 3000mcg/gün
“
Hipervitaminozis A
- İştah kaybı
- Kaşıntı
- Mide bulantısı – kusma
- Saç dökülmesi
- Bulanık görüş
- Baş ağrısı
- Yorgunluk
- Kemik ve eklem ağrısı
- Karaciğer büyümesi, siroz
KAROTENEMİ:
- Besinlerle fazla karoten alınmasıyla oluşur.
- Deri, avuç içi, ayak tabanı sararır
- Sarılıktan farkı sklera sararmaz
D Vitamini
kalsiferol
vitamin D2
2 önemli D Vitamini kaynağı var.
1- Dietle alınan D2 ve D3
2- Fotoliz olayı ile deride 7.dehidrokolesterolden oluşan D3
 Dietle alınan D2 ve D3 ince barsaktan emilir. Özel bir Globulin’e
bağlanarak kan yolu ile karaciğere gider.
 Karaciğer hücrelerinin mikrozom fraksiyonunda hidroksillenir.
Kolekalsiferol
25.hidroksi kolekalsiferol
25.Hidroksilaz
(25.hidroksi Vit.D3)

25.hidroksi kolekalsiferol’un Vitamin D etkisi yoktur.

Karaciğerde bu maddenin oluşum miktarı
25.hidroksi D3 miktarı ile ayarlanır.



Dolaşıma bu şekilde katılır ve bu şekilde depo edilir.
Gerektiğinde böbrekte yeniden hidroksillenir.Ayrıca az
miktarda kemik’te de olabilir.
Bu organ hücrelerinin mitokondrilerinde reaksiyon olur.
Bu olayda regulasyon
1-
Paratiroid hormon
2-
Serum fosfat miktarı
3-
1-25. dihidroksi D3 miktarı
1.25: dihidroksi kolekalsiferol’un etki şekli: (Steroid
hormonlara benzer)
Hedef organ:1) İnce barsak
2) Kemik
3) Böbrek

İnce barsakta 1.25 dihidroksi D3 hücre içine girer
ve özel bir sitoplazmik reseptöre bağlanır.

Bu kompleks Nukleusa yerleşir

Özel bir Ca bağlayıcı protein sentezler

Bu proteinin görevi ince barsakta Ca++ emilimini
sağlamaktır.
D Vit Eksikliği
-
RAŞİTİZM (Çocuklarda görülür)
-
OSTEOMALAZİ (Büyüklerde)
-
Yaşlılarda 7.dehidrokolesterolun D3 dönüşümü (derideki
fotoliz) azalır.
KAYNAKLARI:
-
Balık yağı, yumurta sarısı, karaciğer, sütten yapılan besinlere
D Vitamini katılmaktadır.
Vitamin D eksikliğinde risk faktörler
FAZLA ALINIMI:
Uzun Süre Fazla Alınırsa:


Kemiklerde demineralizasyon sonucu küçük çarpmalarla kırık
oluşur.
Serum Ca++ ve fosfor artışına bağlı olarak yumuşak
dokularda kalsifikasyon oluşur.
Örnek: Böbrek taşları
RDA

Kadın ve erkek
19-50 yaş : 5 microgram/gün
200 IU/gün

“
51-70 yaş : 10 mcg/gün
400 IU gün

“
70 yaş üstü : 15 mcg/gün,
600 IU/gün
Vitamin K

Bulunduğu besinler: koyu yeşil yapraklı sebzeler,
brokolj, domates, et, yumurta sarısı, balık yağı,
karaciğer, patates, soya yağı, zeytin yağı.......



K Vitamini besinler içerisinde yaygın bulunduğundan ve
barsakta sentez edilebildiğinden eksikliği lipid emilim
bozukluklarında olabilir.
Safra tuzlarının yardımı ile emilerek şilomikronların içerisinde
lenf sistemine katılırlar ve karaciğere giderler.
Menadion suda eridiğinden direkt emilir.

K ismi Koagülasyon, kan pıhtılaşmasından geliyor.
K Vitamini etkisi gösteren 3 tip madde vardır.

K1 Fillokinon – bitkisel kaynaklıdır

K2 Menakinon – barsakta bakteriler tarafından
sentezlenir ve absorbe olur

K3 Menadion – izopren yan zinciri olmayan
sentetik K Vit.
Etkisi
1- Koagülasyon= Kan pıhtılaşması


Pıhtılaşma faktörlerinden II, VII, IX, X faktöre etkilidir.
Bu faktörler karacigerde inaktif şekilde sentezlenirler.
Aktiflenmeleri için Vit K gerekli
2- Kemik Mineralizasyonu
 Kemiklerde Vit. K bağlı proteinler izole edilmiştir.
 Osteoblastlarda sentezlenen Osteokalsin sentezi D
Vitamininin aktif şekli olan 1.25 (OH)2 D3 veya kalsitrol ile
düzenlenir.
 Osteokalsinin mineral bağlama kapasitesi glutamik
asid
kalıntılarının Vit K. bağlı karboksilasyonu ile olur.
3- Karaciğer hücrelerinin mitokondrilerinde
oksidatif-fosforilasyon olayında etkilidir.
Nedeni:K Vitamini elektron taşıyabilir özelliktedir.
Eksikliği:



İnsan organizmasında sentezlendiği için gerçek
eksiklik pek görülmez. Uzun süreli antibiotik
kullanımı sonucu barsak florası bozulacağından
hipoprotrombinemi görülebilir. İyi beslenemeyen
yaşlı kişilerde görülebilir. Sonuçta kanamaya eğilim
artar.
Vit K eksikliği, yetersiz osteokalsin oluşumuna bağlı
kemik mineralizasyonunda bozukluğa neden olur.
Osteoporoza bağlı kemik kırığı oluşmuş kişilerde
Vitamin K1 eksikliği saptanmıştır.
Yeni doğanda:

Yeni doğanda gastrointestinal sistem steril olduğundan
sentezlenemez.

Sütteki miktar ihtiyacın ancak beşte birini karşılar.

Yeni doğana bir defa Vit.K iğnesi yapılabilir.

Sentetik K Vitaminin fazla alınması oral antikoagulanların
etkisini bloke edebilir. Hamile kadınlarda kullanılırsa yeni
doğan bebekte sarılık görülür. Eritrositlerin aşırı yıkımına
bağlıdır.

Doğal K1 fazla alınmasının bir yan etkisi yoktur. Doğal K1 ve K2
kolaylıkla depo edilir ve atılır.

Günlük ihtiyaç (RDA)

Yaşla değişebilen bir miktardır.

6 aydan küçük bebeklerde : 5

1-3 yaş çocuklarda

10 yaşa kadar

Yetişkin erkeklerde


“
kadınlarda
mcg/gün
: 15 mcg/gün
: 30 mcg/gün
: 120 mcg/gün
: 90 mcg/gün
65 yaş ve üstü yaşlarda osteoporoz ve kemik kırık riskine karşı
250 mcg
E VİTAMİNİ – Tokoferol

Doğal olarak oluşan çeşitli tokoferoller vardır.

En çok bulunan ve en aktif olan α- tokoferoldur.

Besinlerde bulunan diğer tokoferoller beta, gama
tokoferollerdir.
a tokoferol
5,7,8 trimetil-tokoferol
β
“
5.8.
g
“
7.8
d
“
ve delta
Dimetil
“
Dimetil-tokoferol
8. metil
“
E Vitamini Kaynakları

Yeşil bitkiler

Bitkisel yağlar(Ayçiçeği, mısır,soya fasulyesi yağları)

Süt

Yumurta

Karaciğer

E Vit. Pişirme ve derin dondurucuda etkisini kaybeder.
daha az

Tokoferol diette yağda çözünmüş olarak bulunur.

Lipid sindiriminde açığa çıkar ve emilir.

Şilomikronlarla karaciğere gider.

VLDL ile karaciğerden uzaklaştırılır.

Yağ dokularında depo olabilir.
E Vitamini Fonksiyonları


İnsanlarda

1-Kas zayıflığı

2-Kreatin üri

3-Eritrosit yıkımı
Hayvanlarda


Anti sterilite faktörü, fertilite faktörü üretim fonksiyon
bozukluğu
Metabolik Önemi

1-Antioksidan

2-Selenyum metabolizması



Vitamin E’nin en önemli fonksiyonu ANTİOKSİDAN
etkisidir.
E Vitamininin en önemli etkisi serbest radikallerin etkisini
azaltmaktır.
Serbest radikallerin oluşumu
1-Normal metabolik olaylar
2-Dışardan alınan toksik maddeler
1-Antioksidan Vitaminler

β karoten – Vitamin A

Vitamin C

Vitamin E

Yardımcı olarak Se



ve
Hücre membran ve hücre alt fraksiyonları membranlarının
fosfolipidlerinin yapısında bulunan çok doymamış yağ asidlerini
peroksidasyonlardan korumak. Yüksek oksijen konsantrasyonunda,
solunum sistemi hücre membran ve eritrosit membran lipidlerini de
oksidasyonlardan korumak.
Hava kirliliği ile vücuda giren ozon, NO2 gibi maddelerin etkisinden
korumak
Aynı şekilde retinayı da korur.



Yüksek dozda C Vit alınması Vit E ihtiyacını artırır.
Yüksek dozda E Vit alınması Vit K absorpsiyonunu
azaltır.
Demir E Vit tahrip eder. Bu nedenle Demir
tabletleri ve E Vit günün aynı zamanında
alınmamalı.





E Vitaminine olan ihtiyaç hamilelik ve laktasyon döneminde ve
yeni doğanda fazladır.
E Vit. eksikliğinde Anemi gelişir. Anemi hemoglobin sentezinin
azalması ve eritrosit ömrünün kısalmasına bağlı olabilir.
Çok doymamış yağasidli yağlarla beslenmek E Vitaminine olan
ihtiyacı artırır.
Lipid emiliminin bozulmasına neden olan hastalıklar E Vitamini
eksikliğine bağlı nörolojik bozukluklara neden olur.
Yüksek dozda A Vit alınması Vit E absorpsiyonunu azaltır.
Selenyumun etkisi:





Selenyum, Vitamin E gibi hücreyi peroksidatif
etkilerden korur.
Se etkisi E vitamini ihtiyacını azaltır.
Se, Glutatyon peroksidazın yapısında bulunur. Bu
enzim yağasidi hidroperoksidlerin membran yapısını
bozmasını önleyerek E Vitaminine yardımcı olur.
Pankreas normal fonksiyonu için gerekli. Vit E. ile
diğer lipidlerin sindirim ve emilimine etkili
Vit E’nin plazma lipoproteinlerine bağlanmasına
yardım eder.
B grubu Vitaminleri

Tiamin
(Vitamin B1)

Riboflavin
(Vitamin B2)

Pantotenik asid
(Vitamin B5)

Niasin
(Vitamin B3)

Piridoksin
(Vitamin B6)

Biotin

Kobalamin

Folik asid
(Vitamin B12)
Tiamin (B1 Vitamini, An örin)

Diet içinde B1 vitamini bulunmalıdır.

Karaciğer, et, yumurta, balık



Taneli yiyecekler (buğday, pirinç, arpa, bakla,
nohut, fasulye .........)
Bu yiyeceklerin özellikle kabuk kısmında bulunur.
Isıya dayanıklı olduğundan un, ekmek, makarna
gibi yiyecekler içerisine tiamin katılabilir.


Emilim: Besinlerle alınan tiamin kolayca emilir.
Emilim yeri ince barsaklardır. Barsaklarda sentezi
mümkün, Plazmada tiamin büyük oranda
albumine bağlı olarak taşınır.
Tiamin’in aktif şekle dönüşmesi ATP, Mg, Tiamin
pirofosfokinaz’a ihtiyaç gösterir.
ATP, Mg++
Tiamin
Tiamin pirofosfat+AMP
Tiamin pirofosfokinaz
(TPP)
TPP etkisi:

Aktif aldehid grubunun transferinde rolü olan iki enzimin
koenzimi olarak etkilidir.
1- a- keto asidlerin dekarboksilasyonu
2- Transketolaz reaksiyonlarında

TPP ve TTP santral sinir sisteminde de oluşabilir. Beyin
metabolizmasında önemli rolü vardır.
Eksikliği:



a- ketoasidlerin dekarboksilasyonu bozulur. Sonuç
olarak kanda piruvik asid, laktik asid ve a keto
glutarik asid birikir
Transketolaz enzimi çalışmaz. Buna bağlı olarak
PENTOZ FOSFAT YOLU bozulur.
Pentoz miktarı artar, NADPH yeterli oluşamaz ve
sonuçta yağasidi sentezi etkilenir.




Kronik alkolizmde görülür.
Wernicke – Korsakoff sendromu (Genellikle kronik
alkolizmle birlikte görülür.Vitamin alımının yetersiz olması,
ince barsaklardan emilimin bozulması, alkolün inhibitör
etkisi ve karaciğerde yetersiz metabolizması sonucu
gelişmektedir)
Karbohidratca zengin beslenenlerde tiamine daha fazla
ihtiyaç vardır.
Beriberi: Diyetlerinin büyük bir kısmını pirincin oluşturduğu
bölgelerde yaşayanlarda sık görülür. Sinir, sindirim ve
dolaşım sisteminde bozukluklarla karakterizedir. En önemli
semptom taşikardidir
RDA

19 yaş üstü erkeklerde
1.2 mg tiamin/gün

19 yaş üstü kadınlarda
1.1 mg tiamin/gün

Hamilelik ve laktasyonda
1.5 mg tiamin/gün

65 yaş üstü
1.5 mg tiamin/gün


Fazlası zararlı değildir. Ancak ilaç şeklinde uzun
süre günde 200mg tiamin alınması sonucu
gelişir. Allerjik ve anaflaktik reaksiyonlar görülür.
Tiamin idrar ve dışkı ile atılabilir. Ayrıca tiaminaz
etkisiyle piramin şekline dönüştürülerek atılabilir.
Riboflovin (B2 Vitamini)

Riboflavin bitkisel ve hayvansal kaynaklı yiyeceklerde
serbest Riboflavin, FMN, FAD şeklinde bulunur.

En çok bulunduğu besinler:

Et, süt, yumurta, karaciğer ve yapraklı sebzelerdir.

Sütte

Laktoflavin

Yumurtada

Ovoflavin

Karaciğerde

Hepatoflavin

Bitkilerde

Verdoflavin
Riboflavin

Flavin – Ribitol

FMN = Flavin mononükleotid = Riboflavin fosfat

Flavin – Ribitol – Fosfat

FAD = Flavin adenin, dinukleotid

Flavin – Ribitol – Pirofosfat – Riboz – adenin


FMN, FAD Oksido – redüksiyon enzimlerinin
prostetik grubunu oluştururlar.
FMN, FAD proteinlerle birleşerek flavaprotein
veya flavoenzimleri oluşturur.
Flavoprotein Enzimleri:

Oksido redüktazlar:

Ksantin oksidaz

Aldehid dehidrogenaz

a-amino oksidaz- Suksinat dehidrogenaz

Gliserol 3.fosfat dehidrogenaz
FAD’nin rol aldığı reaksiyonlar:
 D-aa dehidrogenaz (aa a-ketoasid)
 UDPglukoz dehidrogenaz (glukozglukronik asid)
 Glutatyon redüktaz
 Ksantin oksidaz (pürin katabolizması)
 Gliserol 3-fosfat dehidrogenaz (indirgeyici maddelerin
sitozolden mitokondriye taşınması).
 Süksinat dehidrogenaz (TCA)
 Açil Koa dehidrogenaz (Yağ asidi oksidasyonunda)
 Dihidrolipoil dehidrogenaz (pirüvat deh. Enzim
kompleksi)
 Monoaminoksidaz
FMN reaksiyonları:
 L-aa oksidaz (aa  a-Keto asid)
 NADH dehidrogenaz
RDA

Yetişkin erkeklerde 1.3 mg/gün

Yetişkin kadınlarda 1.1 mg/gün

Klinik eksiklik belirtileri 0.5-0,6 mg/gün az alınırsa görülür

Riboflavin eksikliği genelde diğer suda erir vitamin
eksiklikleriyle birlikte görülür

Dermatit, anemi, ağızda yaralar

Fazla alınması zararlı değil

Eksikliğin saptanmasında eritrosit glutatyon redüktaz
aktivitesi ölçülebilir
Niasin (B3 Vitamini)

Doğal besinlerde niasin daha çok amid şeklinde
bulunur.

Et, karaciğer, balık, süt

Ceviz, fıstık, çay, kahve, bira zengin kaynaklardır.




Niasin veya Niasin amid dietle alındıktan sonra ince
barsakta emilir.
Kanda daha ziyade eritrositler içerisinde bulunur.
Dokularda depo edilemez. En çok karaciğer, kas
ve böbrek dokusunda bulunabilir.
Fazlası idrar ile atılır.
Fonksiyonu:

Koenzimlerin yapısına girmek.

NAD (Nikotinamid adenin di nukleotid)

NADP (Nikotinamid adenin di nukleotid fosfat)


Oksido reduksiyon olaylarında etkilidir (elektron ve hidrojen
taşıyıcıdır)
İnsan organizmasında bulunan 200 kadar enzim niasin
koenzimleri olan NAD ve NADP ihtiyaç gösterir.
Örnek: Karbonhidrat,protein ve yağların, alkolun
katabolizmasında NAD,

NADP fonksiyonları daha ziyade anabolik’tir.
Örnek: Yağasidleri ve kolesterol sentezi

Nikotinik asidin kan kolesterol düzeyini düşürmek,
HDL kolesterol’u artırmak ve Lp(a) konsantrasyonunu azaltmaya
yönelik etkisi vardır.




Nikotinamidin böyle etkisi yoktur.
Yağ dokusunda lipolizi inhibe ederek serbest yağasidlerinin
salıverilmesini azaltır. Bu şekilde kolesterol taşıyan lipoproteinlerin
sentezini azaltır.
İnsanlarda Nikotinamid sentezi Triptofandan yapılabilir.
Mısırla beslenenlerde nikotin amid eksikliği görülebilir. Çünkü
mısırda triptofan ve niasin yoktur.
Eksikliği :





Pellagra (pelle= deri,
agra= kaba)
Pellagra besinlerle yetersiz niasin veya triptofan alınımı ile
gelişebilir.
HARTNUP hastalığı (triptofan absorpsiyonunu bozan
herediter bir hastalık)
KARSİNOİD SENDROM (karsinoid tümörler sonucu
serotonin ve diğer katekolaminlerin sekresyonunun artması
pellagra’ya neden olabilir. Bu durumda triptofan seretonin
sentezi için kullanılmaktadır)
Uzun süreli antitüberküloz ilaçlarının kullanımı.

Deri, sindirim sistemi ve sinir sistemi ile ilgili
belirtiler verir.

DDD görülür (Dermatit, Dementia, Diare)

Pellegra genelde Niasin, Triptofan ve piridoksin
eksikliğidir.
RDA:

Erkeklerde 16mg NE/gün

Kadınlarda 14mg NE/gün

65 yaş üstü 20mg NE/gün gerekiyor.

Toksik Etkisi: İlaçlarla günlük dozun 60 katı fazla alınması
ile gelişir.
Kaynakları:

Hayvansal ve bitkisel kaynaklı yiyecekler

Karaciğer, süt, yumurta, balık

Pirinç, buğday, mısır gibi taneli besinler

Yeşil yapraklı sebzelerde az

İnce barsakta bakteriler tarafından sentez edilebilir.


Besin maddelerinde serbest veya proteinlere bağlı olarak
bulunurlar.
Nişastaya da bağlanabilirler.
Metabolizma:




Serbest şekli ince barsaktan emilir. Bağlı şekli önce serbest
şekle geçer sonra emilir.
Emildikten sonra beyin, karaciğer ve böbreklerde Piridoksal
kinaz+ATP yardımı ile ester şekle geçer.
Beyin, karaciğer ve kas dokusunda depo edilebilir. Vücuttaki
Piridoksal fosfatın yarısı kas glikojen fosforilazına bağlıdır.
Kolaylıkla metabolize olur. İdrar ile atınan başlıca metaboliti
Piridoksik asiddir.
Fonksiyonları:
a-Aminoasidleri substrat olarak kullanan birçok enzimin
kofaktörüdür. Transaminaz, Transsülfüraz, Dekarboksilaz,
Kinüreninaz
b- Doymamış yağ asidlerinin organizmada kullanılımlarında etkili


Linolenik asidin  Araşidonik aside geçmesinde kofaktör.
Esansiyel yağasidleriyle birlikte Kolin’in Lipotropik etkisini
artırır.
c- Vit B6 Porfirin yapımında da etkili. Hem sentezinde Suksinil
glisin  d-ALA dekarboksilasyonunda koenzim olarak görev alır.
d-ALA = Delta amino levünilik asid.
Piridoksal fosfatın koenzim olarak rol oynadığı reaksiyonlar










Enzimatik reaksiyonlar
Örnek
Aa dekarboksilasyonu Tirozin, histidin, 5-OH-triptamin, glutamin
dekarboksilaz
Aa transaminasyonu
AST, ALT
Aminoasidlerden H2O ayrılması
Serin, treonin dehidrataz
Aminoasidlerden H2S ayrılması
Sistein, homosistein desülfidraz
Aminoasidlerin parçalanması Kinüreninaz, treonin aldolaz, serin aldolaz
Transsülfirasyon
Sistation sentetaz, sistationaz
Kondensasyon
d-aminolevülinik asit sentaz
Rasemizasyon
Alanin rasemaz (D-alanin L-alanin)
RDA:

19-50 yaş kadın ve erkek 1.3 mg/gün

51 yaş üstü erkeklerde

51 yaş üstü kadınlarda

Günde 100 mg kadar kullanılması zararlı değildir.
1.7 mg/gün
1.5 mg/gün
Eksikliği:

Kanda piridoksal fosfat azalır.

Eritrositlerde Transaminaz aktivitesi azalır.


Triptofan yüklenmesinden sonra idrarda Ksanturenik asid
atılışı artar.
Transulfurasyon olamayacağından Homosistinüri ve
sistationinüri görülür.
Klinik Belirtileri:

Deri ve mukozada yaralar

Anemi

Santral sinir sistem bozukluğu

Konvulsion, çocuklarda epileptik nöbetler
FOLİK ASİT
PTERİDİN + PABA + GLUTAMİK ASİT
Bu grupta kimyasal olarak birbirine benzeyen maddeler
vardır.

Monoglutamat
(1)
Triglutamat
(3)
Heptaglutamat
(7)
Ptroil glutamatlar
Farkları yapılarındaki glutamik asid sayısıdır.


İnsan organizmasında PABA sentezlenemez ve
glutamik aside bağlanamaz.
Folik asid besinlerle alınmalıdır. En çok
bulunduğu besin yapraklı yiyeceklerdir.
Folium = Yaprak

Bitkilerde bulunan folik asidde 7 tane glutamik
asid vardır. Yapısında gamma bağlı polipeptid
zinciri bulunur.İnce barsaktaki hidrolitik enzimler
yerine özel bir enzimle yıkılırlar.

Enzim adı: Folil poli glutamat hidrolaz
(veya folat Redüktaz)



Monoglutamik şekle hidroliz olduktan sonra emilir.
İntestinal hücrede tetra hidro folat ve N-metil-H4 folata
dönüşür.
Emilir ve plazmada proteinlere bağlanır. Folatın metabolik
ürünleri idrar ve safra ile atılır.
Etkisi

Folik asid tetrahidrofolikasid (aktif) şekline
geçtikten sonra tek karbon birimli maddelerin
taşınmasında kullanılır.

H4 folat tarafından taşınabilen birimler

Metil, metilen, metenil, formil...


Folik asid büyüme ve hücrelerin çoğalmasında
temel rol oynar.
Hematopoetik sistemde ve vücudun bütün
dokularında folik aside ihtiyaç vardır.
RDA

Kadın ve erkeklerde
400 mcg/gün

Hamilelikte
600 mcg/gün
Eksikliği

Megaloblastik anemi

Büyümede duraklama
B12 Vitamini (korrin halka sistemi)

Hayvansal kaynaklı (et, böbrek, karaciğer)

İnsanda sentezlenebilir.

Bitkilerde yok denecek kadar az.

Yapı= Porfirin benzeri halka sistemi +
Co, kobalta bağlı –CN grubu +
Metil /5- dezoksi adenozil
(deoksi riboz- adenin)

Günlük ihtiyaç
2.5 mcg/gün

Vücutta

Hamilelikte 2.6 mcg/gün
4 mg depo (yarısı karaciğerde)
Kobalaminler
1- Siyanokobalamin-kobalt
2- Hidroksi kobalamin “
- CN bağlanır
- OH bağlanır
3- Nitro kobalamin
“
- NO2 bağlanır
4- Metil kobalamin
“
- CH3 bağlanır
5- Kobamid koenzim
“
- 5.deoksi adenozin
(Koenzim B12)
Ekstrinsik Faktör: B12 Vit

Instrinsik Faktör : Glikoprotein

Besinlerle alınan B12 midede serbestleşir.

Emilebilmesi için Intrinsik faktöre bağlanması gerekli.
Intrinsik faktör midede salgılanan bir glikoproteindir. Ayrıca
mide suyunda yeterince HCI olmalıdır. Aklorhidride
(yeterince serbest HCI olmayan durum) emilemez.
Pernisiyöz anemi görülür.



Intrinsik faktör B12’nin emilimini sağladıktan sonra
ince barsak hücrelerinde hidroliz olur veya barsağa
geri döner.
B12 absorblanır.
Transkobalamin II’ye bağlanarak karaciğer ve
kemik iliğine taşınır.

Dolaşımdaki B12’nin bir kısmı da

Transkobalamin I’e bağlıdır.

Transkobalamin I ve II globulin yapısında
maddelerdir.
B12 Vit. Fonksiyonları :
Kobalamin’i kofaktör olarak kullanan iki
enzim sistemi vardır.
1.Metillendirme reaksiyonları:
Transmetilaz enziminin Koenzimidir.
koA Metiyonin
Homosistein →
dönüşümünde rol oynar
2.Metilmalonil KoA izomeraz
enziminin koenzimidir.
B12 eksikliğinde, metil malonik asid süksinik aside
dönüşemez; idrar ile atılır.
3. Vitamin B12 koenzim olarak nükleik asidlerin
sentezinde de etkilidir.
Ribonukleotidlerin, deoksiribonükleotidlere çevrilmesinde
etkilidir.
4.Eritrosit olgunlaştırıcı etkisi vardır.
B12 Vit. Eksikliğinde anemi görülür.
1- Pernisiöz anemi :

Herhangi bir nedenle intrinsik faktör azlığı sonucu B12
emiliminin azalması
2- Megaloblastik anemi
a- B12 eksikliği
1-Alınımında eksiklik (vejeteryanlar)
2-Absorbsion bozukluğu (intrinsik faktör
eksikliği)
b- Folik asit eksikliği
1-Alınımında eksiklik (Alkoliklerde)
2-İhtiyacın artması

(Gebelik, gelişme dönemi, kanser, dializ)
L-Askorbat

Taze meyve ve sebzelerde bulunur

Isıya dayanıklı değildir, pişirme ile bozulur.

Dondurulmuş yiyeceklerde aktif kalabilir.

Bitki ve hayvanlarda sentez edilebilir.

İnsanlarda sentezi mümkün değildir.

İnsanlarda L-Gulanolakton Oksidaz enzimi olmadığından
sentezlenemez. Bu nedenle dışardan alınmalıdır.

Vitamin C ince barsakta çok kolay emilir.

Eksikliği ancak yetersiz alınım sonucu olur.


İnsanlarda yaygın olarak 3-4 ay yetecek kadar bütün
dokularda depo edilebilir.
Askorbik asid oksalata dönüşerek idrar ile atılır.
Fonksiyonları
I. Hücrelerde oksido reduksiyon
olaylarında etkili.
Bu renksiyon ara metabolizma olaylarında etkili
Biolojik sulfatlandırmada ara madde
Tirozin metabolizmasında etkili
Fenilpiruvik asidin oksidasyonunu artırır
Transferinden demir ayrılmasında etkili
Glukozdan Glikojen yapımında etkili
II. Hücreler arasındaki bağ dokusu
kollajeninin oluşumunda etkili
Prokollajen sentezinde prolin ve lizin’in
hidroksilasyonunda etkili
III. Bazı maddelerin emiliminde etkili
Ör: B12, Demir
Eksikliğinde anemi görülür.
IV. Safra asidleri oluşumunda
7 a hidroksilaz basamağında etkili
V. Antioksidan etkili. Membranlarda
oksitlenmiş tokoferolu indirger
Elektron verici olarak etkili olduğu enzimler

Kollajen hidroksilaz
Kollajen biosentezi

Karnitin biosentezinde
Yağasidi oksidasyonu
etkili enzimler

Dopamin β-hidroksilaz
Norepinefrin ve
Epinefrin sentezi

Fenil piruvat dehidrogenaz
Tirozin metabolizması
Etkili olduğu non-enzimatik reaksiyonlar

Gastrointestinal demir emilimini artırır

Oksidatif DNA ve protein hasarını azaltır

LDL lipoprotein oksidasyonunu azaltır

Lipid peroksidasyonunu azaltır
Eksikliği:

Skorbut

Yaraların geç kapanması

Diş kaybı, diş eti kanaması

Anemi

Eklemlerde şişme

Kollajen yetersizliğine bağlı bağ dokusu
bozukluğu kollajen hidroksilasyon eksikliği
sonucu gelişir.
RDA:

200 mg/gün

Sigara içenlerde ihtiyaç artar
Fazla alınması:

Askorbik asid toksik değildir.

Oksitlenmiş şekli olan dehidroaskorbik asid toksiktir.

Dehidroaskorbik asidi tekrar askorbik aside çeviren enzim
sistemi eksik olan kişilerde birikime bağlı bozukluklar
görülebilir.
Bulunduğu Yerler


Hayvansal Kaynaklı karaciğer, süt, yumurta ve taneli
bitkisel kaynaklı besinlerde bulunur.
Barsaktan kolay absorbe olur. Kan dolaşımı ile dokulara
yayılır. Burada ATP ile fosforillenerek fosfopantoteik asid ve
sonra aktif koenzim olan koenzim A oluşumuna katılır.
Biokimyasal Etkisi

Pantotenik asidin önemi KoA yapısına girmesidir.

Karbohidrat

Lipid

Kolesterol ve steroid hormonların sentezi

Asetilasyon reaksiyonları
Eksikliği

Diğer B grubu ile birlikte eksikliği görülür.

Saçların kırlaşmasını önleyici faktör.

Solunum ve Sindirim Yolları enfeksiyonları
RDA

5mg ~ 10mg/gün
Biotin

Doğal yiyeceklerde yaygın olarak bulunur. Ayrıca intestinal
bakteriler yardımı ile sentez edilir.
Fonksiyonları
1- Biotin, karboksilaz enzimlerinin
koenzimidir

Piruvat karboksilaz

Asetil – CoA karboksilaz

Propionil – CoA karboksilaz

b metilkrotonil – CoA karboksilaz
2- Karbohidrat ve Lipid metabolizmasında
etkili enzimlerin yapısına girer.
3-Karboksil gruplarının (HCO3-, CO2) transferinde etkilidir.
Önce karboksil grubu aktiflenir ve sonra transfer edilir.
(HCO3-, ATP, Mg+2 ve asetil - CoA)
Aktiflenen karboksil biotin’in azotuna bağlanır,
karboksibiotin oluşur ve biotin taşıyıcı proteine bağlanarak
aktarılır.

Biotin pıhtılaşma faktörlerinin karboksilasyon
reaksiyonuna (K vitaminine bağlı gkarboksiglutamat birimlerinin oluşumu),
karbomoil fosfat sentezi ve pürin sentezi
benzeri karboksilasyon reaksiyonlarına ise
katılmaz.
Aktif Bölge
(H çıkar yerine
CO2 bağlanır)
Karboksilaz enzimlerine bir
amid bağı ile bağlanır
(karboksil grubu ve lizindeki
aminı grubu arası)

Biotin bağlı enzimlerin proteolizi için Biotinaz enzimine
ihtiyaç vardır. Bu enzim etkisiyle biotin ve lizin ayrılır ve
biotin tekrar fonksiyon gösterecek duruma geçer.
Biotinidaz Eksikliği:




Otozomal resesif bir eksiklikdir. Yeni doğanda yapılan bazı
genetik taramalarda bu enzime bakılmaktadır.
Günde 5-20 mg vermek nörolojik gelişmeleri önler (optik
atrofi, işitme kaybı gibi)
Biotin eksikliği yalnız yetersiz beslenmede görülmez.
Kullanım yanlışlığında da görülür.
Yumurta akında ısıya dayanıksız bir protein olan AVİDİN
vardır. Bu protein biotin ile sıkı bir kompleks oluşturma
özelliği gösterir. Çiğ yumurta yiyenlerde bu nedenle
emilemeyeceğinden biotin eksikliği görülür.
Eksikliği:

Depresyon, halüsinasyon, kas ağrısı ve dermatit görülebilir.

Çocuklukta immun eksikliğe bağlı hastalıklar gelişir.
Bulunduğu besinler:

Bira mayası, fındık, yumurta sarısı, karaciğer .......
RDA


Yetişkinler için günde 30 migrogramdır.
Günde 200 mg kadar olan miktarlarda zararlı etkisi
görülmemiştir.
Download