D YABETES MELL TUS,REGÜLASYONU VE ZLEM

advertisement
DİYABETES MELLİTUS,REGÜLASYONU VE İZLEMİ
Prof.Dr.Nuri Çakır
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi,
Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı -Ankara
Diyabetes mellitus,insülin salgısının yetersizliği ve/veya insülin etkisizliği sonucu açığa çıkan,
karbohidrat,yağ ve protein metabolizması bozukluklarına neden olan,kronik hiperglisemi ile giden bir
hastalıktır.Kronik hiperglisemi,başta göz,böbrek,kalb, gibi organlar ve damarlar sinirlerde, hasara
neden olarak yaşam kalitesi ve süresini oldukça etkileyebilmektedir. Diyabetes mellitus,ağız
kuruluğu,bol su içme,bol idrara çıkma,iştah artışı,zayıflama,görme kaybı gibi,klasik semptomlarla
birlikte olabileceği gibi,daha ciddi durumlarda ketozsuz hiperozmoler veya ketoasidoz koması
gibi,uygun tedavi edilmediği durumlarda,ölümle sonuçlanabilecek tablolarda da karşımıza
çıkabilmektedir.Bazen de belli belirsiz semptomlar,ya da semptom olmaksızın,rütin bakılan kan ve
idrar incelemelerinde,kan ve idrar şekerinin yüksek olması ile de tanı alabilmektedir.Çoğu durumda,
tanı konulmadan ,uzun süre önce ortaya çıkan hiperglisemi,organlarda hasara neden olabilmektedir.
Bu nedenle ,diyabetes mellituslu olgularda erken tanı ve uygun ve etkin tedavi önemlidir.
Sıklık ve konunun önemi: Tüm dünyadaki, 2000 yılında , 151 milyon olan diyabetes mellituslu
olgunun,2010 yılında 221 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir.Amerika Birleşik Devletlerinde
erişkin nüfusun % 5,1 inde tanı konulmuş ,diyabetes mellitus vardır,tanı konulmamışların prevalansı
% 2,7 olarak kabul edilmektedir.Türkiye ‘de yapılmış,en kapsamlı çalışma olan TURDEP
( Prof.Dr.İlhan Satman ve ark ) çalışmasına göre,diyabetes mellitus nüfusun % 7,2’sinde,bozulmuş
glukoz toleransı ise % 6,7’sinde bulunmaktadır.Yetmişbeş yaşın üzerinde her beş kişiden birinde,
diyabetes mellitus bulunmaktadır.Diyabetes mellituslu olgularda, kalp hastalığı ve inme riski 2-4 kat
daha fazladır.Görme kaybının,son dönem böbrek yetmezliğinin en önemli nedeni ,diyabetes
mellitustur.Yine,diyabetes mellitus,ekstremite amputasyonlarına,kazalardan sonra ikinci sıklıkta
neden olan hastalıktır.
Tanı kriterleri: American Diabetes Association (ADA) ‘ın 1997 yılında ortaya koyduğu yeni tanı
kuralları,1999 yılında World Health Organization (WHO) tarafından önerilmiş,en son olarak da 2004
ADA Ekspert Komitesi önerilerde bulunmuştur.Basitleştirilmiş bu yeni kurallar şu şekilde
özetlenebilir;açlık plazma kan şekerinin ,değişik iki zamanda 126mg/dL veya üzerinde saptanması
veya açlık kan şekerinde bu değerle birlikte,herhangibir saatte alınan plazma kan şekerinin 200mg/dl
veya üzerinde saptanması veya 75 gramla yapılan oral glukoz tolerans,testini takiben 2.saat kan
glukozunun 200mg/dl veya üzerinde olması,diyabetes mellitus tanısını koydurmaktadır.Bu yeni
kriterlere göre açlık kan glukozunda 110-126 mg/dl arasındaki değerler,bozulmuş açlık glukozu
olarak, 2.saat tokluk kan şekerinde 140-200mg/dl arasındaki değerler ise bozulmuş glukoz toleransı
olarak tanımlanmaktadır.Açlık kan glukozunda 110 mg/dl altı,2.saat tokluk plazma glukozunda
140mg/dL altı değerler normal kabul edilmektedir.Hem bozulmuş açlık glukozu,hemde bozulmuş
glukoz toleransı,tip 2 diyabetes mellitus gelişmesi için yüksek risk oluşturmaktadır.Bu nedenle bu
grubu giren olgular,kilo kaybı, egzersiz gibi yaşam biçimi değişikliklerine özendirilmelidir.ADA
Ekspert Komitesi,glikolize hemoglobinin ( Hb A1C) diyabet tanısı için kullanılmasını
önermemektedir.Diyabetes mellitus ‘ta tanı kriterleri Tablo-1 ‘de gösterilmiştir.
Tablo-1 Diyabetes mellitus’ta tanı kriterleri
Test
Diyabetes
Açlık glukozu
75 gr OGTT sonrası 2.saat
Plazma glukozu mg/dL
≥ 126
≥ 200
Bozulmuş Glukoz
Toleransı
Bozulmuş Açlık
Glukozu
Semptomları olan olguda herhangibir saatte
Açlık glukozu
75 gr OGTT sonrası 2.saat
Açlık glukozu
< 126
140-200
110-125
Hangi hastalar,diyabetes mellitus açısından taranmalıdır?Bu olgular :1)45 yaş üzeri herkes, ilk test
normal ise,sonra üç yılda bir test yapılmalıdır 2) 45 yaşın altında olup obez olanlar ( VKİ > 27 olanlar)
veya 1.derece akrabalarında diyabetes mellitus olanlar veya gestasyonel diyabetes mellitus veya iri
bebek (>4kg) doğurma öyküsü bulunanlar veya hipertansiyonu olan olgular,veya HDL-kolesterol
düzeyi 35mg/dl altında ve/veya trigliserid düzeyi 250mg/dl üzerinde olanlar veya daha önce bozulmuş
açlık glukozu veya bozulmuş glukoz toleransı tanısı alan olgular.
Diyabetes mellitus sınıflandırılması:Diyabetes mellitusun etiyolojik sınıflandırılması Tablo- 2
gösterilmiştir.Bu sınıflama da ana başlık olarak;1) Tip1 diyabetes mellitus 2) Tip 2 diyabetes mellitus
3)Diğer spesifik tipler 4) Gestasyonel diyabetes mellitus yer almaktadır.Tip 1 diyabetes mellitus’ ta,
pankreasta ,otoimmüniteden kaynaklanan,β-hücre yıkımına bağlı ,insülinin mutlak yokluğu söz
konusudur.Tip2 diyabetes mellitusta,belirgin insülin direnci yanında insülin salgından yetersizlik söz
konusudur.Diğer spesifik tipler ise;β hücre fonksiyonunda veya insülin etkisinde genetik olarak
görülen kusurları,ekzokrin pankreas hastalıklarını,akromegali,Cushing sendromu,feokromositoma,
glukagonoma,hipertiroidi gibi endokrin hastalıklar sırasında görülenleri,ilaçlara ve infeksiyonlara
bağlı olarak gelişenleri kapsamaktadır.Gestasyonel diyabetes mellitus ise,ilk kez gebelikte tanı
konulan olguları,içermektedir.
Tablo-2- Diyabetes mellitus’un etiyolojik sınıflaması
Joslin’s Diabetes mellitus 14 th edition alınmıştır
Tip 1 ( β hücre yıkımı,mutlak insülin eksikliği)
- A.Otoimmün
- B.İdiyopatik
Tip 2 ( İnsülin direnci ile birlikte salgı yetersizliği)
Diğer spesifik tipler
- β hücre fonksiyonunda genetik kusur
- İnsülin etkisinde genetik kusur
- Ekzokrin pankreas hastalıkları
- Endokrinopatiler
- İlaçlar veya kimyasal maddelerle oluşanlar
- İnfeksiyonlar
- Nadir görülen immünite aracılı diyabet
- Diyabetle birlikte olan diğer genetik sendromlar
Gestasyonel diyabetes mellitus
Klinik:
Tip 1 Diyabetes Mellitus:Tipik olarak, hiperglisemiye ikincil olarak oluşan,ozmotik diüreze bağlı
semptomların ani ortaya çıkışı ile kendini gösterir.Bu semtomplar; poliüri,niktüri,ağız kuruluğu,çok su
içme ve kilo kaybıdır.Başlangıçta,iştah artışı olsa da,zamanla ketozisin gelişmesi ile birlikte
bulantı,kusmada tabloya eklenebilir.Kan glukozundaki oynamalara ,ikincil lenste oluşan değişiklere
bağlı olarak, bulanık ve net görmemede olabilir.Ketozisin açığa çıkması ile birlikte,karın ağrısı,
İştahsızlık,bulantı kusma gibi gastrointestinal semptomlarda görülebilir.Tip 1 diyabetes mellitus lu
olguların % 20’sinde diyabetik ketoasidoz görülebilmektedir.Retinopati,nöropati ve nefropati gibi
komplikasyonlar,uzun süreyle ( > 5 yıl ) hiperglisemiye maruz kalmakla oluştuğundan ;tip 1 diyabetes
mellituslu olgularda tanı ,anında bulunmamaktadır.
Tip 2 Diyabetes Mellitus:En sık görülen diyabetes mellitus tipidir.İnsülin etkisizliği ( insülin direnci )
ve insülin yetersizliği sonucu açığa çıkmaktadır.Olguların önemi bir bölümü 40 yaşın üzerindedir ,
% 50 ‘den fazlası ,55 yaş üzerindedir.Tip 2 diyabetes mellituslu olgularda,Tip1 diyabetes mellitus’lu
olgularda görülen ozmotik diüreze bağlı semptomlar ,başlangıçta görülmediğinden ,tanı gözden
kaçmakta ve geç tanı konulmaktadır.Tip 2 diyabetes mellituslu olgularda,tanının 4-7 yıl geciktiği
belirtilmektedir. Olguların önemli bir bölümünde,insülin direncine bağlı olarak,hiperinsülenemi
oluşmakta,başlangıçta
tokluk kan şekeri yükselmektedir.Zamanla,hipergliseminin daha da
kötüleşmesi ile birlikte özellikle ,karaciğerden glukoz üretimi artışını takiben ,açlık kan şekeri düzeyi
de yükselmektedir.Çoğu ,tip 2 diyabetes mellituslu olgularda semptomlar siliktir ve tanı bazen stres
oluşturan,miyokard infarktüsü veya sepsis sırasında,yada rütin kan ve idrar incelemeleri sırasında
konmaktadır.Tip 2 diyabetes mellitus ta diyabetik ketoasidoza, daha seyrek rastlanılmaktadır.
Olgularda tanı konmadan önce uzun bir dönem geçtiğinden dolayı , olguların yaklaşık ,% 20-30’
sinde tanı anında diyabet komplikasyonlarına rastlanabilmektedır.
Diyabetes mellitus komplikasyonları:Diyabetes mellitus ‘te,hastalığın kontrol altına alınmamasından
kaynaklanan komplikasyonlar yaşam kalitesini ve süresini önemli ölçüde etkilemektedir.Diyabetes
mellitus,görme kaybının,son evre böbrek yetmezliğinin en önemli nedenidir,diyabete bağlı olarak
gelişen,diyabetik ayak,travmalardan sonra,ekstrimete amputasyonlarına ikinci sıklıkta neden olan
olaydır.Diyabete bağlı olarak gelişen komplikasyonlar,akut ve kronik olmak üzere iki ana başlıkta
toplanmaktadır.Diyabete bağlı akut komplikasyonlar Tablo- 3 ‘de,kronik komplikasyonlar Tablo-4’de
gösterilmiştir.Kronik komplikasyonlar,mikrovasküler
ve
makrovasküler
komplikasyonlara
ayrılmaktadır.
Tablo-3- Diyabetes Mellitus’un Akut Komplikasyonları
-
Diyabetik ketoasidoz
Ketozsuz hiperosmoler koma
Hipoglisemi koması
Tablo-4- Diyabetes Mellitus’un Kronik Komplikasyonları
Mikrovasküler
- Göz
- Retinopati ( proliferatif /proliferatif olmayan)
- Makuler ödem
- Nöropati
- Sensöriyal ve motor ( Mono/polinöropati )
- Otonom
- Nefropati
Makrovasküler
- Kroner arter hastalığı
- Periferik vasküler hastalık
- Serebrovasküler hastalık
Diğer
- Gastrointestinal ( Gastroparezi,diyare )
- Genitoüriner ( üropati /seksüel işlev bozukluğu )
- Diyabetik ayak
- Dermatolojik
- İnfeksiyöz
- Katarakt
- Glokom
Diyabetes mellituslu olgularda izlem:
Diyabetes mellituslu olgularda,izlem,hasta eğitimi, kan şekerinin ayarlanması ve olguların
komplikasyonlar açısından değerlendirilmesi yönünden önemlidir.Olanak varsa,hastanın kan
şekerini,parmaktan ölçerek izlemesi özendirilmelidir.Belli aralıklarla,hasta eğitimi tekrarlanmalı ,bazı
muayeneler özellikle komplikasyonların tanınması ve izlenmesi açısından
belli aralıklarla
yapılmalıdır.Kan şekerinin ayarlanması için , en önemli laboratuar testi olan Hemoglobin A1C
(HbA1C)belli aralıklarla yapılmalıdır.Diaybetes mellituslu olgulardaizlem sırasında yapılması
gerekenler Tablo-5’de gösterilmiştir.
Tablo-5 Diyabetes Mellitus ‘lu Olguların İzlenmesi
( Harrison’dan alınmıştır)
-
HbA1C ( yılda 2-4 kez )
Hasta eiğitimi ( yılda bir kez )
Beslenme düzenlenmesi eğitimi ( yılda bir kez )
Göz muayenesi ( yılda bir kez )
Diyabetik nefropati taraması (yılda bir kez )
Ayak muayenesi ( hasta tarafından günlük, hekim tarafından yılda 1-2 kez )
Kan basıncı ölçümü ( yılda 4 kez )
Kan lipid profil ölçümü ( yılda bir kez )
Influenza/pnomokok aşısı
Antiplatelet tedavi
Diyabetes Mellitus’ta Tedavi:
Tip 1 diyabetes mellitus tedavisinde hedef, semptomları hafifletmek,ketoasidoz ile gelmiş ise onu
tedavi etmek,iyi bir kan şekeri ayarı sağlayarak ,mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyonların
gelişmesini engellemektir.İnsülinn kesin yokluğu söz konusu olduğundan ,bu da ancak insülin tedavisi
İle gerçekleşmektedir.Ayrıca beslenme ayarlanması yapılmalı ve egzersiz özendirilmelidir.İnsülin
tedavisi ,değişik şekillerde uygulanabilir.İdeali fizyolojik durumu taklit etmektir.Bu da çoklu insülin
uygulamaları ile sağlanabilir,Bazal insülin salgısı gece bir kez yapılan orta etkili insülin veya uzun
etkili insülin analogları ile sağlanırken,yemek sonrası, insülin ihtiyacı,öğünler öncesi günde 3 kez
yapılan,kısa etkili insülin veya kısa etkili insülin analogları ile sağlanır.Ya da çok oynak diyabetik
hastalarda ,insülin pompaları ile ayarlanabilir.Yeni tanı almamış ,diyabet süresi uzun olgularda,günde
iki kez uygulanan kısa ve orta etkili insülin karışımları ile de diyabetes mellitus tedavisi yapılabilir.
Hipoglisemi oluşturmadan,kan şekerini normal düzeylere yakın tutmak,komplikasyonların gelişmemesi açısından önemlidir.
Tip 2 diyabetes mellitus tedavisinde hedef komplikasyonları,engellemek açısından,bozulan metabolik
anormallikleri düzeltmeye yönelik olmalıdır.Tip 2 diyabetes mellitus ‘lu olgular,erken vasküler
hastalık gelişmesi açısından risklidirler.Makrovasküler hastalıklar,tip 2 diyabetes mellituslu olgularda
,en önemli morbidite ve morlalite nedenidir.İyi bir kan şekeri ayarlanması ile retinopati,nefropati gibi
mikrovasküler komplikasyonlar azalmakta,ancak makrovasküler komplikasyonlar da,bu ilişki tam
gösterilmemiştir.Bu olgularda,mutlaka ek risk faktörü olan,hipertansiyon ve dislipideminin tedavisi de
gerekmektedir.Bu nedenle bu olgularda ,tek başına kan şekeri ayarının sağlanması yeterli
olmamaktadır.Tip 2 diyabetes mellituslu olguların önemli bir bölümü,obez olduğundan tedavinin
başında,diyet ve egzersiz gibi,yaşam stili değişikliklerinin yapılması gerekmektedir.Özellikle ,insülin
direncinin,önemli olduğu olduğu bu olgularda,kiloda azalmanın sağlanmasının çok önemli olduğu
açıktır.İşin gerçeği,çoğu tip 2 diyabetes mellituslu olgu,yaşam stili değişikliğine yanaşmamaktadır.Bu
nedenle ,hasta eğitimi bu değişiklerin öneminin vurgulanması önemlidir.Beslenme ayarlanması,
düzenli yapılan,egzersiz yanında ,kan şekeri ayarı sağlanmayan olgulara,tek başına veya kombinasyon
şeklinde oral antihiperglisemik ajanlar başlanabilir.Tip 2 diyabetes mellituslu olgularda yapılan ,en
önemli çalışma olan,İngiltere Prospektif Diyabet Çalışmasına (UKPDS ) göre,iyi bir kan şekeri ayarı
ile hem mikro hemde makrovasküler komplikasyonlar azalmaktadır.Bu çalışmaya göre,HbA1C
düzeyinde % 1’lik azalma ile ,diyabete ilişkili herhengibir sonuç veya mortalilite % 21,mikrovasküler
hastalık % 37 göreceli olarak azalmaktadır.Ancak hastaların çok az bir bölümünde istenilen hedefe
ulaşılmaktadır.Çoğu olguda kombine tedavi gerekmektedir.İlaç tedavisi olarak 1) insülin salgılatıcıları
2) Biguanidler 3) α-glukozidaz inhibitörleri 4) Tiyazolidinedionlar kullanılabilmektedir.Bu ilaçlardan
insülin salgılatıcı olan,sülfonilüreler Tolbutamid,Klorpropamid,Glipizid,Gliklazid,Gliburid,Glimeperid ),glinidler ( repaglinid,nateglinid ) pankreastan insülin salgılanmasını sağlarlar.Biguanidlerden
,metformin kilo kaybı yanında hepatik glukoz çıkışını engeller ve periferik glukoz alımını artırır ve
insülin direncini azaltır,obezlerde tercih edilen bir ilaçtır. α-glukozidaz inhibitörleri olan ,akarboz ve
miglitol barsaktan ,glukoz emilimini azaltır.Son yıllarda tedaviye giren, PPAR bağlayıcıları olan
tiyazolidinedionlar ( rosiglitazon,piaglitazon ) ise insülin direncini azaltarak ve glukoz kullanımı
artırarak etki göstermektedirler.İnsülin salgılatıcılar,metformin ve tiyazolidinedionlar,HbA1C
düzeyinde % 1-2 sağlarken, . α-glukozidaz inhibitörleri % 0,5-1 azalma sağlamaktadırlar.Oral
antihiperglisemik ajanlar ve etkileri,Tablo-6 ‘da gösterilmiştir
Tablo-6 –Oral Antihiperglisemik Ajanlar ve Etkileri
Ajan
Etki Şekli
İnsülin salgılatıcıları
- Sülfonilüreler
- Glinidler
Biguanidler
İnsülin ↑
Hepatik glukoz çıkışı ↓
Kilo kaybı
Glukoz kullanımı ↑
İnsülin direnci ↓
α-glukozidaz inhibitörleri Barsaktan glukoz emilimi ↓
Tiyazolidinedionlar
Glukoz kullanımı ↑
İnsülin direnci ↓
HbA1C üzerine etkisi % azalma
1-2
1-2
0,5-1
1-2
Oral antihiperglisemik ajanlar,tek başına,ya da kombinasyon şeklinde olabileceği gibi,insülinlerle
kombine olarakta kullanılabilir.
Tip 2 diyabetes mellitus’un tedavisinde ,insülinler,oral antihiperglisemik ajanlarla tek veya günde iki
kez orta ve uzun etkili analoglarla birlikte kullanılmaktadır.Özellikle oral antihiperglisemik ajan
kombinasyonuna rağmen,kan şekeri ayarlanmayan olgularda,ya da retinopati,nefropati,ağrılı nöroapti
gibi komplikasyonları gelişen,ya da ciddi infeksiyonu olan,diyabetik ayağı gelişen olgularda,insülin
tedavisine geçilmelidir:Bu olgularda da tip 1 diyabetikler de olduğu gibi,çoklu insülin tedavisi veya
ikili karışım insülin tedavisi uygulanabilmektedir.Ne şekilde tedavi edilirse ,edilsin olgularda ,aşağıda
belirtilen hedefler tutturulmalıdır. ( Tablo – 7 )
Tablo-7 Tedavi Hedefleri ( ADA ‘ya göre)
•
•
•
•
HbA1c
Kan basıncı
LDL kolesterol
HDL kolesterol
< %7
< 130/< 80 mmHg
< 100 mg/dl (2.6 mmol/l)
Erkek
> 45 mg/dl (1.15 mmol/l)
Kadın > 55 mg/dl (1.40 mmol/l)
•
Trigliseridler
< 150 mg/dl (1.7 mmol/l)
Kaynaklar:
1)ADA. Diabetes Care 2002; 25:S33-S49
2)Bennett PH,Knowler WC:Definition,diagnosis and classification of diabeyes mellitus and glucose.
Homeostasis.In:Kahn CR,Weir GC,Kıng GL,Jacobson AM,Moses AC,Smith RJ,ed.Joslin’s Diabetes
Mellitus 14th ed.Boston Lippincott Williams & Wilkings,2005:331-339
3)Buse JB, ,Polonsky KS Burant CF.Type 2 Diabetes mellitus.In Larsen PR,Kronenberg
HM,Melmed S,Polonsky KS ed.Williams Textbook of Endocrinology 10th ed.Philadephia,Saunders
2003;1427-1483
4)Harris MI,Klein R,Welborn TA,Knuiman WM.Onset of NIDDM occurs at least 4-7 yr before
clinical diagnosis,diabetes Care,1992,15:815-820
5)Mayfield J.Dagnosis and Classification of Diabetes Mellitus: New criteria.American Family
Physician,1998;58:1290-1295
6)Nadler JL,Duffie MM,Kirk SE.Insulin-Dependent Diabetes Mellitus In Besser GM ,Thorner
MO,ed.Comprehensive Clinical Endocrinology,3th ed.Philadephia,Mosby,2003:267-289
7)Nathan DM,Cagliero E.Diabetes mellitus.In Felig P,Frohman LA ed.Endocrinlogy and
Metabolism.4th ed.New York,Mc Graw Hill;2001;827-926
8)Powers AC.Diabetes Mellitus In Kasper DL,Fauci AS,Longo DL;Braunwald E,Hauser LH,Jameson
JL ed.Harrison’s Principles of Internal Medicine 16th ed.New York Mc Graw Hill,2005:2153-2180
9)Reaven GM.Insulin Resistance.In Besser GM ,Thorner MO,ed.Comprehensive Clinical
Endocrinology,3th ed.Philadephia,Mosby,2003:291-318
10)Stratton IM, et al. UKPDS 35. BMJ 2000; 321:405–412
11)UK Prospective Diabetes Study (UKPDS) Group (33). Lancet 1998; 352 (Sept. 12): 837–853
Download