MÜHENDİSLİK JEOLOJİSİ
MÜHENDİSLİK
JEOLOJİSİ
Hakan ERSOY, 2008
JEOLOJİ VE MÜHENDİSLİK
Jeoloji, yeryuvarının geçmişini, onun kayaç, zemin ve sudan
oluşan bileşimini ve evrimini inceleyen bilim dalıdır. Daha
açık bir ifadeyle, yerin yapısal özelliklerini yerkabuğunun
gelişimini ve onun kayaç, zemin ve sudan oluşan bileşimini
ve geçmişten günümüze değin ortamsal değişimleri de
gözeterek doğal süreçleri, yerin fiziki yapısını ve tarihçesini
inceleyen bilim dalıdır.
Mühendislik, güvenlik ve ekonomiklik koşullarını gözeterek,
bilimsel verileri uygulamaya yönelik amaçlarla kullanma
sanatıdır. Mühendislikte temel amaç bilimin ilkelerini ve
kuramlarını esas alarak güvenli, ekonomik ve uygulanabilir
çözümler üretmektir.
Jeoloji Mühendisliği, insanlığın sorunlarına çözüm üretmek
amacıyla jeolojik verileri uygulamalı, güvenli, ekonomik ve
pratik olarak kullanma sanatıdır.
MÜHENDİSLİK JEOLOJİSİ
Mühendislik jeolojisi, jeolojik
verilerin
sayısal
olarak
belirlenmesi ve mühendislik
işlerine uygulanması olarak
tanımlanabilir. Burada esas
amaç, diğer disiplinler için
gerekli olan ve mühendislik
amaçlı
çalışmalara
temel
olacak jeolojik bilgileri, kesit,
harita, şekil ve sayılarla ifade
etmektir.
Mühendislik jeolojisinin çalışma alanları nelerdir….?
Kütle hareketleri (heyelanlar), kaya şev duraylılığı, barajlar,
tünneller,temel jeolojisi, kazılar ve kazıların sağlamlaştırılması, yeraltı
suyu, çevre jeolojisi ve çevre kirliliği, arazi kullanımı, doğal yapı taşları
MÜHENDİSLİK JEOLOJİSİNİN ÖNEMİ
Alan araştırmalarında; inşa edilmesi düşünülen mühendislik yapısı için
seçilecek sahanın, yüzey ve yer altı
amaçlanmaktadır.
kullanılarak
Yetersiz
bilgilerle
zemin koşullarının belirlenmesi
belirlenen
inşa edilen mühendislik yapılarında
zemin
özellikleri
ciddi tehlikeler
görülebilir ve yapıda önemli hasarlarla karşılaşılabilir.
Alan araştırmalarının
gereksiz bir harcama olarak
düşünüldüğü projelerde,
daha sonra ek maliyet
gerektiren yapı
deformasyonlarının
meydana geldiği
görülmüştür.
Gerçekte, alan araştırmalarının maliyeti toplam inşa
maliyetinin % 1-2’si kadar küçük bir bölümünü
oluşturmaktadır. Oysa beklenmeyen zemin koşulları ile
karşılaşıldığında bu oran % 10 gibi değerlere
ulaşabilmektedir.
Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda
mühendislikte emniyet birinci, ekonomiklik ikinci
sırada düşünülmelidir……... !
BÖLÜM 1.YERYUVARI
1.1.YER YUVARININ OLUŞUMU
VE İÇ YAPISI
YER YUVARININ OLUŞUMU
Dünyamızın yaklaşık olarak 4,5 milyar yıl önce
oluştuğu tahmin edilmektedir. Dünyamızın
küçük bir bir parçası olduğu evrenin ise 10 ile
15 milyar yıl önce oluştuğu kabul edilmektedir.
Evrenin ve dünyamızın oluşumu için ileri
sürülen çok sayıda teori vardır.
Big Bang (Büyük Patlama)
Nebula Teorisi’dir.
YER YUVARININ OLUŞUMU
Big Bang (Büyük Patlama)
Bugün bilim camiasında en çok taraftar bulan bir görüşe
göre 10-15 milyar yıl kadar önce evrendeki tüm madde
ve enerji tek bir yüksek yoğunluklu noktada birikmişti.
Bu madde daha sonra büyük bir patlama ile saçılarak
genişledi ve dışarıya doğru incelerek galaksileri
oluşturdu.
Nebula Teorisi
Ünlü Alman filozofu Kant tarafından 1755 de ortaya
atılan bu teoriye göre güneş sistemi dönerek hareket
eden gaz ve toz bulutlarının yoğunlaşması ile
oluşmuştur. Son yıllarda bilhassa astronomlar tarafından
elde edilen bulgular bu eski teoriyi yeniden gündeme
getirmiştir.
Kabuk
İç
Dış
çekirdek çekirdek
Manto
Üst manto
70 km
Okyanusal kabuk
(3-10 km)
Deniz
Kıtasal kabuk
(20-90 km)
Astenosfer (plastik)
Litosfer (katı)
YER YUVARININ İÇ YAPISI
150 km
660 km
Alt Manto (katı)
KABUK
MANTO
ÇEKİRDEK
Bilindiği gibi dünyamız iç içe geçmiş zarflardan oluşan bir iç yapıya
sahiptir. Farklı fiziksel özelliklere sahip olan bu zarfların sıcaklığı
Dünya'nın çekirdeğine doğru giderek artmaktadır.
KONVEKSİYON AKIMLARI
Dünyamız sürekli olarak
ısı kaybetmektedir. İç
kesimlerde yüksek olan
yer sıcaklığı konveksiyon
akımları ile yukarıya
taşınmakta,
yukarıda
soğuyan kesim yoğunluğu
arttığı için tekrar aşağı
dönmekte
böylece
sürekli
bir
döngü
sağlanmaktadır.
Okyanusal
Kabuk
Kıtasal
Kabuk
Plastik halde hareket etme yeteneğine sahip olan Astenosfer
konveksiyon akımları ile farklı yönlere doğru hareket ederken
üzerinde yer alan ve yoğunluğu daha az olduğu için Litosferi yavaş
bir şekilde (her sene birkaç santimetre) farklı yönlere hareket
ettirmektedir. Litosferin farklı yönlerde hareket eden bu
parçalarına Levha adı verilir.
KONVEKSİYON AKIMLARI
Plakaların Hareketi
Konveksiyon akımları sonucunda, bu levhaların birbirlerine göre
hareketi yaklaşma, uzaklaşma ve sürtünme şeklinde gerçekleşir
ve bu hareket depremlere neden olur.
DÜNYAMIZIN SİSTEMLERİ
Dünya'nın en dışını saran Atmosfer'den en içindeki çekirdeğine
kadar bir kesit alınırsa farklı fiziksel özelliklere sahip
katmanlardan oluştuğu görülür. Bu katmanların her biri içerisinde
çeşitli olaylar cereyan etmektedir.
İÇ DİNAMİK
DIŞ DİNAMİK
DÜNYAMIZIN SİSTEMLERİ
Dış Dinamik
Dünya'nın en dış katmanı olan Atmosfer ve Hidrosfer içerisinde
meydana gelen olayları çoğunlukla günlük hayatımızda takip
edebilmekteyiz. Yağmur, kar, rüzgar gibi olaylar Dünya'nın bugün
üzerinde yaşadığımız en dış katı kesimini etkilemekte onun
aşınmasına, ayrışmasına, aşınan bu malzemenin taşınmasına ve
fiziksel koşulları uygun ortamlarda birikmesine neden olmaktadır.
ÇÖLLER
DALGALAR
Dünyamızın en dış katmanında meydana gelen bu olaylar topluca Dış
Dinamik adı ile bilinirler.
DÜNYAMIZIN SİSTEMLERİ
İç Dinamik
Dünyamızın üzerinde yaşadığımız kesiminden çekirdeğine kadar olan
Katı Arz kesimi içerisinde de çeşitli olaylar cereyan etmektedir.
İnsan ömrüne oranla son derece yavaş olan bu hareketlerin çoğu
gözle izlenebilir nitelikte değildir. Depremler ve volkanlar bu
hareketlerden insan hayatına etki eden ve gözlemlenebilen iki
tanesidir.
VOLKANLAR
Dünyanın iç kesiminde meydana gelen bu hareketlerin tümü İç
Dinamik adı ile bilinir.
1.2.MİNERALLER VE
KAYAÇLAR
MİNERALLER
MİNERALLER ve KRİSTALLER
KRİSTAL
Belli sayıda ve cinsteki atomların karakteristik bir şekilde dizildikleri bir
birim hücrenin üç boyutlu olarak tekrarlanmasından meydana gelmiş
cisimlerdir.
Oksijen
Atomları
Silisyum
Atomu
Oksijen
Atomları
Kuvars Minerali
(Si O2)
MİNERAL
Mineraller, doğal olarak oluşmuş, belli bir kimyasal formülü olan
genellikle inorganik, katı, kristalli nesnelerdir. Kayaların temel yapı
taşlarını oluştururlar. Mineraller homojendir ve mekanik olarak farklı
bileşiklere ayrılamazlar.
KRİSTALLER
KRİSTAL OLUŞUMU
Kristaller ergiyiklerden, ergimiş maddelerden veya buharlardan
oluşur. Atom veya iyonlar dağınık ve rasgele durumda
bulundukları ortamlardaki ısı ve basınç değişmeleri neticesinde
belli bir düzen içerisinde birikerek kristalleri oluştururlar. Burada
en önemli unsur soğumadır.
Kuvars Kristali
KRİSTALLER
KRİSTAL SİSTEMLERİ
Birim hücrelerin belirli sayıda değişik tipleri vardır. Bunlar a, b ve c
eksenlerinin karşılaştırılmalı boyutlarına ve , ,  açılarının değerlerine
göre 7 değişik şekilde bulunurlar.
KÜBİK
TETRAGONAL
ORTOROMBİK
ROMBOEDRİK
TRİKLİNİK
HEGZAGONAL
MONOKLİNİK
KRİSTALLER
KRİSTAL SİSTEMLERİ
Kristaller nadiren ideal şekillerde gelişir. Büyüme şekilleri
çoğunlukla kristallerin asimetrik olarak gelişmesine neden olur.
Bununla birlikte, bir eriyikte aynı anda oluşan kristaller bile
birbirlerinden farklı olabilirler
PİRİT
KUVARS
(KÜBİK)
(HEGZAGONAL)
MİNERALLER
MİNERALLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
Minerallerin tanınmasında, kristal şekilleri ve atomik yapılarının
yanında fiziksel özelliklerinden de yararlanılır. Bunlar, renk, özgül
ağırlık, sertlik, kırılma, dilinim, parlaklık, manyetik özellik ve çizgi
rengidir.
Renk
Minerallerin çoğu
renklidir. Bu renkler
karakteristik renkler
olabildiği gibi ayrışma
sonucu gelişen
renklenmelerde olabilir.
Minerallerin esas renkleri
tanınmalarında yardımcı
olan önemli bir özelliktir.
Muskovit
(Gümüş renkli)
Ortoklas
(Pembe, turuncu)
Plajiyoklas
(Mat, pastel beyaz)
Kuvars
(Camsı betaz)
MİNERALLER
MİNERALLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
Özgül ağırlık
Bir minerale ait kristalin, hacmine eşit damıtık sudan kaç defa
daha ağır olduğunu gösteren sayıdır. Yoğunluğu fazla olan
mineraller az olanlara göre daha ağırdır.
Dilinim
Bir mineralin belirli
bağlantı zayıflığı gösteren
düzlemler boyunca
kırılması özelliğidir. Bu
özellik atomların dizilime
bağlıdır. Bazı mineraller
dilinim göstermeyebilir.
3 farklı yönde
dilinim gösteren
KALSİT
Dilinim
Göstermeyen
DOLOMİT
MİNERALLER
MİNERALLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
Sertlik
Minerallerin aşınmaya veya çizilmeye karşı gösterdikleri dirençtir.
Minerallerin sertliği MOHS Sertlik Cetveli ile saptanır.
Mineral adı
Sertlik
Talk
Jips
Kalsit
Florit
Apatit
Feldispat
Kuvars
Topaz
Korund 9
Elmas
1 (tırnakla çizilir)
2
3 (toplu iğneyle çizilir)
4
5
6
7 (camı çizer)
8
10 (herşeyi çize)
Örnek camı
çizdiğine göre
sertliği 5.5’den
fazladır
(KUVARS)
Camın
sertliği
5.5
MİNERALLER
MİNERALLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
Çizgi rengi
Minerallerin porselene sürüldüklerinde
bıraktıkları renktir.ve bazı mineraller
için karakteristiktir.
(Sarı renkli piritin çizgi rengi siyah)
Manyetik Özellik
Bazı mineraller manyetik özelliğe
sahiptir.
Yani
demirleri
çekme
özelliğine sahiptir.
(Manyetit ataçları çekmektedir)
MİNERALLER
MİNERALLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
Kırılma
Bir mineralin dilinim düzlemi haricinde
gelişigüzel
bir
yüzey
boyunca
kırılmasıdır. Örneğin kuvars minerali
midye kabuğu şeklinde konkoidal
kırılır.
Parlaklık
Taze bir mineral yüzeyinin yansıttığı
ışığın görüntüsüne parlaklık denir.
Metalik ve metalik olmayan olmak
üzere 2’ye ayrılır.
Kuvars
konkoidal
kırılır
MİNERALLER
MİNERALLERİN SINIFLANDIRILMASI
Minerallerin sınıflandırılması sertliğe, kristal yapılarına vb. özelliklerine
göre bir çok şekilde yapılabilmektedir. Ancak kimyasal bileşime göre
yapılan sınıflama sistemi, jeolojik ve mineralojik amaçlar için en uygun
olanıdır. Bunlar aşağıda belirtilmiştir.
Silikatlar
En yaygın mineral grubudur. Yerkabuğu yapısındaki minerallerin % 90’ı bu grupta
bulunur. Bunlar SiO anyonlu minerallerdir.
Karbonatlar
CO3 anyonunun değişik metal katyonları ile oluşturdukları bileşikleridir. En yaygın
olanı Ca CO3 bileşimli kalsittir.
Sülfitler
FeS2 (pirit), PbS (Galen) gibi minerallerin oluştuğu gruptur. Çok önemli cevher
mineralleri bu gruptadır.
Oksitler
Oksijen anyonları içeren Al2 O3 gibi minerallerin oluşturduğu gruptur.
Sülfatlar (jips), Fosfatlar (halit), Boratlar (boraks)…..
MİNERALLER
KAYAÇLARIN BİLEŞİMİNE GİREN MİNERALLER
Kuvars
Kristal şekli: Prizmatik veya büyük kristaller
Renk: Camsı beyaz
Kırık şekli: Konkoidal
Sertlik: 7
Dilinim: Yok
Yoğunluk: 2,6
Alkali feldispat
Renk: Pembe veya turuncu
Kırık şekli: Dilinim düzlemleri boyunca
Sertlik: 6
Dilinim: İki adet dilinim sistemi
Yoğunluk: 2,6
Plajiyoklas
Renk: Mat beyaz
Kırık şekli: Dilinim düzlemleri boyunca
Sertlik: 6
Dilinim: İki adet dilinim sistemi
Yoğunluk: 2,6
Amfibol
MİNERALLER
Kristal şekli: Prizmalar, yassı, iğne kristaller
Renk: Siyah
Kırık şekli: Dilinim düzlemleri boyunca
Sertlik: 5-6
Dilinim: İki dilinim sistemi (eğik)
Yoğunluk: 3
Piroksen
Kristal şekli: Yassı kübik kristaller
Renk: Siyah
Kırık şekli: Dilinim düzlemleri boyunca
Sertlik: 6
Dilinim: İki adet dilinim sistemi (dik)
Yoğunluk: 3.2-3.5
Olivin
Kristal şekli: Kısa prizmatik
Renk: Yeşil
Kırık şekli: Konkoidal veya gelişigüzel
Sertlik: 6-7
Dilinim: Nadiren
Yoğunluk: 3.2-4.3
Biyotit
MİNERALLER
Kristal şekli: Bükülebilir ince pullar
Renk: Siyah, kahverengi, yeşi
Sertlik: 2-2.5
Dilinim: Çok ince dilinim sistemi
Yoğunluk: 3.02-3.12
Muskovit
Kristal şekli: Bükülebilir ince pullar
Renk: Saydam gümüş
Sertlik: 2-2.5
Dilinim: Çok ince dilinim sistemi
Yoğunluk: 2.8
Kalsit
Kimyasl bileşim: kalsiyum karbonat
Renk: Renksiz, mat beyaz
Kırık şekli: Dilinim düzlemleri boyunca
Sertlik: 3
Dilinim: Eşkenar dörtgenler şeklinde 3 adet
Yoğunluk: 2.7
KAYAÇLAR
SOĞUMA VE KATILAŞMA
(KRİSTALLEŞME)
AŞINMA, TAŞINMA
DEPOLANMA
TORTU
MAGMA
ERİME
ÇİMENTOLANMA
SICAKLIK VE BASINÇ
(METAMORFİZMA)
Kayaçlar mineral topluluklarıdır. Çeşitli minerallerin mineral veya kayaç
parçacıklarının bir araya gelmesinden veya tekbir mineralin çok sayıda
birikmesinden meydana gelir. Yerkabuğunu oluşturan kayaçlar oluşum
koşullarına ve kökenlerine göre üç ana gruba ayrılır. Bunlar, magmatik,
tortul ve metamorfik kayaçlardır.
MAGMATİK KAYAÇLAR
Eriyik halde bulunan magma, katı halde bulunan kayaçların manto
içerisinde kısmi ergimesi neticesinde oluşur. Magmanın yoğunluğu
çevresinde bulunan kayaçlardan daha az olduğu için sürekli olarak
yeryüzüne doğru hareket eder ve bu hareketlilik çoğunlukla volkanik
patlamalarla son bulur.
Volkanik Patlama
Erime
Volkanik Patlama
MAGMATİK KAYAÇLAR
Erimiş halde silikat hamuru durumundaki magmanın
yerkabuğunun derinliklerinde veya yeryüzünde
soğuyarak katılaşması sonucu oluşan kayaçlara ise
magmatik kayaç adı verilir. Magmanın yerkabuğunda
soğudu derinliklere (soğuma hızına bağlı olarak) göre
yapı bakımından 3 tür kayacın oluşumu söz
konusudur.
1. Derinlik Kayaçları
2. Yarı Derinlik Kayaçları
3. Yüzey Kayaçları
DERİNLİK KAYAÇLARI
Magmanın soğuması ve katılaşması yerkabuğunun derinlerinde meydana
geldiği zaman oluşan kayaçlardır. Soğuma yavaş geliştiği için kayacı
oluşturan tüm mineraller kristalleşecek zaman bulurlar. Bunun sonucu
olarak gözle seçilebilir boyutta mineraller oluşur.
Kristallenme
DERİNLİK
KAYACI
DERİNLİK KAYACI
DERİNLİK KAYAÇLARI
Alkali feldispat granit
Granit
Granodiyorit
ALKALİ FELDİSPAT
KUVARS
PLAJİYOKLAS
Diyorit
Gabro
MAFİK MİNERALLER
Amfibol
Piroksen
Biyotit
YÜZEY KAYAÇLARI
Magmanın yeryüzüne çıktıktan sonra çok hızlı bir şekilde soğuması
sonucu oluşan kayaçlardır. Hızlı soğuma minerallerin gözle görülecek bir
boyuta katılaşmalarına neden olmaktadır. Bu nedenle derinlik kayaçları
sadece iri taneli mineraller ile, yüzey kayaçlarında ise ince taneli
mineraller ve hamur maddesi ile tipiktir.
YÜZEY KAYACI
YÜZEY KAYACI
YÜZEY KAYAÇLARI
Bazalt
Boşluklu bazalt
Dasit
PLAJİYOKLAS
Obsidiyen
KUVARS
MAFİK MİNERALLER
Andezit
Tüf
HAMUR
Yarı Derinlik Kayaçları
Magmanın yerkabuğu içerisinde yüzeye yakın derinliklerde hızlı
soğuması sonucu gelişen kayaçlardır. Bunlar derinlik kayaçları ile yüzey
kayaçları arasında bir geçiş teşkil ederler ve porfirik kayaçlar diye
adlandırılırlar. Bunların karakteristikleri iri ve ince minerallerin bir arada
bulunmasıyla tipiktir.
PLAJİYOKLAS
AMFİBOL
HAMUR
Diyabaz
BİYOTİT
ANDEZİT PORFİR
Dolerit
MAGMATİK FAALİYETLER
Volkanik
patlama
Taş hamuru anlamına gelen magma, yerkabuğu içindeki yükselişi
sırasında meydana gelen bazı değişiklikler (özellikle soğuma) nedeniyle
magmatik kayaçlara dönüşür. Magma, ergime sıcaklığı 1000 oC’nin
üstinde olan silikat mineralleri ile, kritik noktaları 500 oC’nin altında olan
uçucu maddelerin heterojen karışımı şeklinde tanımlanabilir.
MAGMATİK KAYAÇLARIN DOĞADAKİ
ŞEKİLLERİ
Magmatik kayaçlar şekil, boyut ve yan kayaçlarla ilişkilerine göre
sınıflandırılmaktadır. Çoğu durumda plütonun içine girdiği yan
kayaçlar daha yaşlıdır. Plüton kendinden yaşlı yan kayaçlara nüfus
ederken kayaç katmanları arasına uyumlu olarak girebildiği gibi,
onları keserek de uyumsuz olarak yerleşebilmektedir. Bunlar
yeryüzünde üzerlerindeki örtü kayacın aşınmasıyla yüzeylenme verir.
Lakolit
Sil
Dayk
Batolit
Dayk
Sil
Batolit
Lakolit
Dayk: Magmanın daha yaşlı kayaçları
keserek, damar şeklinde uyumsuz olarak
yerleşmesi ile oluşur.
Sil: Tabaka veya foliasyon düzlemleri
arasına giren ve iki yüzeyi birbirine paralel
olan magmatik kayaçlardır.
Lakolit: Mantar veya mercek şeklinde
yerleşmiş olan magmatik kayaçlardır. 5-6
km çapında, yaklaşık 1 km kalınlığında
olabilirler.
Batolit: Granit gibi derinlik kayaçlarının 100 km2’den daha fazla alan
kaplayan şeklidir. Magma yerkabuğunda yükselirken üzerindeki kayaçları
yükselterek kubbeleştir.
Kaldera
Krater
Magmanın volkanlardan çıktığı bölgeye krater, volkanizma faaliyetini
durdurduktan sonra alttaki magmanın tükenmesiyle gelişen çöküntü
alanlarına da kaldera adı verilir.
Piroklastik malzeme ve gazlar
Volkanlar katı olarak piroklastik
malzeme, sıvı olarak lav ve
sonunda buhar ve gaz açığa
çıkarırlar. Bunların katılaşması
volkanik
kayaçları
(yüzey
kayaçları) oluşturur.
TORTUL KAYAÇLAR
Magmatik, metamorfik ve tortul kayaçların çeşitli koşullar altında
kimyasal, fiziksel ve biyolojik bozuşma, erime ve dağılması sonucu
oluşan malzemenin taşınarak belirli çökelme ortamlarında (göller,
denizler) çökelmesi ile oluşan ürüne tortu adı verilir. Bu tortu taneleri
arasındaki boşlukların çimento adı verilen daha ince tane malzeme ile
dolarak sıkışması ve katılaşması ile TORTUL KAYAÇLAR oluşur. En tipik
özellikleri tabakalı olmaları ve fosil içermeleridir.
TABAKALI TORTUL KAYAÇLAR
TORTUL KAYAÇLAR
Var olan kayaçlar buzul, akarsular ve rüzgarlar vasıtasıyla aşınmakta ve
denizler gibi çeşitli çökelme ortamlarında birikip taşlaşırlar. Birikme
esnasında en altta bulunan tabakalar en üstte bulunan tabakalara
nazaran daha yaşlıdır.
TİPİK ÇÖKELME ORTAMI
Buzul
Kumullar
Alluvyal
fan
Resif
Derin deniz
tabanı
Taşkın
alanı
Delta
Deniz altı fanı
Lagün Bariyer
adası
Kıtasal
self
Denizaltı
kanyonu
Kıta
yamacı
Yükselme
TORTUL KAYAÇLAR
Alansal olarak yerkabuğunun yaklaşık % 75’ini kapsayan bu
kayaçlar, içerisinde petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarını
bulundurmaları nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Tortul
kayaçlar bileşen tiplerine göre 3 ana guruba ayrılır. Bunlar
aşağıda verilmiştir.
Grand Kanyon’daki (Amerika)
tortul kayaçlar
1. Kırıntılı Tortul Kayaçlar
2. Kimyasal Tortul Kayaçlar
3. Organik Tortul Kayaçlar
Kırıntılı Tortul Kayaçlar
Daha önceden var olan magmatik, metamorfik ve tortul kayaçların çeşitli
koşullar altında kimyasal ve fiziksel olarak parçalanması sonucu oluşan
değişik boyutlardaki kırıntıların değişik mekanizmalar ile (akarsu,
rüzgar, buzul) çökelme ortamlarına taşınmaları, çökelmeleri ve bu
ortamlarda katılaşmaları ile kırıntılı tortul kayaçlar oluşur.
Kırıntılı
tortul
kayaçlar
içerdikleri
parçaların
boyutlarına göre çakıltaşı,
kumtaşı, silttaşı ve kiltaşı
gibi gruplara ayrılırlar.
Değişik boyutlardaki kırıntılı tortul
kayaçların ardalanmalı olarak çökelmesi
Kırıntılı Tortul Kayaçlar
KONGLOMERA
(taneler yuvarlak ve 2 mm den büyük)
BREŞ
(taneler köşeli ve 2 mm den büyük)
KUMTAŞI
(taneler 2-0.0625 mm arasında)
SİLTTAŞI ve KİLTAŞI
(taneler sittaşı için 0.065 mm den,
kiltaşı için 0.002 mm den küçük )
Kimyasal Tortul Kayaçlar
Bu tür kayaçlar doygun haldeki eriyikten çökeltilmek
(kimyasal) oluşurlar. En önemlisi kireçtaşı ve marndır.
suretiyle
BOL FOSİLLİ KİREÇTAŞI
Organik Tortul Kayaçlar
Bu tür kayaçlar bitki ve hayvan organizmalarının parçalanması ve
çökelerek değişim geçirmesi ile oluşan kayaçlardır.
METAMORFİK KAYAÇLAR
Tortul veya magmatik kayaçların sıcaklık, basınç, gerilme ve kimyasal
olarak etkili olabilecek sıvı ve gazların etkisiyle değişikliğe uğramaları
metamorfizma bunun sonucunda oluşan kayaçlara ise metamorfik kayaç
denir
METAMORFİK KAYAÇLAR
Mineraller belirli sıcaklık ve basınç
altında durağan durumda bulunurlar.
Eğer sıcaklık ve basınç değerinde bir
artma meydana gelirse mineral
değişerek aynı kimyasal bileşimde
olan başka bir minerale dönüşür. Bu
olaya metamorfizma adı verilir.
Metamorfik
kayaçlar
özellikleriyle tipiktirler
FOLİASYON
Metamorfik kayacı oluşturan belirli minerallerin
birbirlerine paralel düzlemler veya çizgisellikler
oluşturacak şekilde toplanmaları.
foliasyon
METAMORFİK KAYAÇLAR
Metamorfizma derecesinin artmasıyla beraber kayaçlardaki tane
boyunda artış gözlenir. Sıcak magmanın yüzeye çıkarken yan kayaçları
pişirmesi, fay zonlarındaki basınç metamorfizmayı sonuçlar
Şeyl
Migmatit
Sleyt
Fillat
Şist
Gnays
METAMORFİK KAYAÇLAR
FOLİASYONLU
Fillat
Şist
Gnays
FOLİASYONSUZ
Mermer
Kuvarsit