: سمعت على بن محمد القزوينى يقول:ّللا الصوفى يقول سمعت محمد بن عبد ه : فقال سمعت قائال يقول، سئل الجنيد عن التوحيد:سمعت القنفذ يقول و غنيت كما غنى و غنى لى من قلبى و كانوا حيثما كنا و كنا حيثما كانوا .. أهلك القرآن و األخبار؟:فقال السائل و لكن الموحد يأخذ أعلى التوحيد من أدنى الخطاب و أيسره، ال:فقال 1 : عبد الكريم الجزء، القشيري: الرسالة القشيرية المؤلف: اسم الکتاب 428 : صفحة Bu şiir Kuşeyri’nin Risalesinde ‘Tevhid’ bahsinde Cüneydi Bağdadi’nin tevhid hakkında sorulan soruya karşılık verdiği sözler olarak nakledilmektedir. و غنى لى من قلبى -Ve kalbimden bana şarkı söyledi. → Bu dizede kalpteki ilham ya da hakikatin sesi kastedilmektedir. Tasavvufta, hakikatin bilgisi kalpte zuhur eder. Bu, ilmi ledün veya içsel bir tecelli olabilir. و غنيت كما غنى -Ben de onun gibi şarkı söyledim. → Kulun kalbinde doğan o ilhama ve hakikatin sesine bir mukabelede bulunması, cezbe ve vecd hâlinde Hak ile konuşması, ilahî aşkla aynı dili konuşmasıdır. و كنا حيثما كانوا -Onlar ne zaman var idiyse biz de o zaman vardık./Onlar nerdeyse biz oradaydık. → Burada ‘onlar’ dan kasıt velîler, sâlikler, Hak ile irtibat hâlinde olan ruhlardır. ‘Onlarla birlikte vardık’ demek, ezelde ruhlar âleminde, bezmi elest’te beraber olmak anlamına gelir. Bu, ( قَالُوا بَلَىEvet, Rabbimizsin) cevabını veren ruhların birliğidir. و كانوا حيثما كنا -Biz ne zamanda varsak onlar da o zaman vardı./ Biz nerede isek onlar oradaydı. → Bu da yukarıdaki anlamı teyit etmektedir. Bu dizede Tasavvufta zamanlar ve mekânlar ötesi bir birlik ve eşzamanlılık düşüncesi vardır. Gerçek dostluk, ruhaniyet ve hakiki aşk, zamanla sınırlı değildir.