Uploaded by User14713

Emsile-Bina-Maksud-Avamil Notu 126 syf

advertisement
‫ﻛﺘﺎب اﻷﻣﺜﻠﺔ‬
‫)‪(Ders Notu‬‬
‫ﻇﻔﺮ أﺳﻦ‬
‫آﻗﯿﺎزي‬
‫‪٢٠١٣‬‬
‫‪1‬‬
ِٰ ‫ﺑِﺴ ِﻢ‬
‫ﲪ ِﻦ اﻟﱠﺮِﺣﻴ ِﻢ‬
ٰ ْ ‫اﻪﻠﻟ اﻟﱠﺮ‬
ّ ْ
ِِ
ِ ْ ‫ﺼ َﻼةُ واﻟ ﱠﺴ َﻼم ﻋﻠَﯽ ُﳏ ﱠﻤ ٍﺪ وآﻟِِﻪ أ‬
ِ
.‫ﲔ‬
َ ‫َﲨَﻌ‬
َ ‫ب اﻟْ َﻌﺎﻟَﻤ‬
ِّ ‫اَ ْﳊَ ْﻤ ُﺪ ّٰﻪﻠﻟ َر‬
َ َ َ ُ َ ‫ﲔ َواﻟ ﱠ‬
ُ‫اَْﻷَ ْﻣﺜِﻠَﺔُ اﻟْ ُﻤ ْﺨﺘَﻠِ َﻔﺔ‬
(Emsile-i Muhtelife)
‫ﻧـَﺎ ِﺻٌﺮ‬
‫ﺼًﺮا‬
ْ َ‫ﻧ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﻳـَْﻨ‬
Fiil-i Muzâri
‫ﺼَﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
İsm-i Fâil
Yardım eden.
Masdar-ı Gayr-ı Mîmî
Yardım etmek.
Yardım ediyor.
Yardım eder.
Yardım edecek.
Fiil-i Mâzi
Yardım etti.
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳَـْﻨ‬
Nefy-i Hâl
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼﻮٌر‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
Cahd-ı Mustağrak
Henüz (hiç) yardım etmedi.
Yardım etmiyor.
ِ‫ﻟ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
‫ﻨ‬
‫ـ‬
‫ﻴ‬
‫ـ‬
ْ
ُ َ
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﻳـَْﻨ‬
Nehy-i Gâib
Yardım etmesin!
Cahd-ı Mutlak
Yardım etmedi.
‫ﺼَﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ‬
Te’kid-i Nefy-i İstikbâl
Emr-i Gâib
Yardım etsin!
Nefy-i İstikbâl
Yardım etmeyecek.
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
Nehy-i Hâzır
Yardım etme!
Emr-i Hâzır
Yardım et!
ً‫ﺼَﺮة‬
ْ َ‫ﻧ‬
ِ
‫ﺼٌﺮ‬
َ ‫ﻣْﻨ‬
Masdar Bina-i Nev’
Bir türlü (çeşit) yardım
etmek.
Masdar Bina-i Merre
Bir defa yardım etmek.
İsm-i Âlet
Yardım etme aleti.
‫ﺼُﺮ‬
َ ْ‫أَﻧ‬
İsm-i Tafdil
‫ﺼﺎٌر‬
‫ﻧـَ ﱠ‬
‫ي‬
‫ﺼ ِﺮ ﱞ‬
ْ َ‫ﻧ‬
En çok (daha çok) yardım
eden.
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﻳـَْﻨ‬
Asla (elbette) yardım
etmeyecek.
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
ِ
ً‫ﺼَﺮة‬
ْ‫ﻧ‬
İsm-i Mef’ul
Yardım edilen.
Mübalağa İsm-i Fâil
Çok (mübalağalı) yardım
eden.
ِ ْ‫أَﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِِﻪ‬
‫ﺼٌﺮ‬
َ ‫َﻣْﻨ‬
İsm-i Mensub
Yardıma mensup olan.
İsm-i Zaman
İsm-i Mekân
Masdar-ı Mîmî
Yardım etme zamanı.
Yardım etme mekânı.
Yardım etmek.
‫ﺼْﻴـٌﺮ‬
َ ُ‫ﻧ‬
İsm-i Tasğir
Az yardım eden.
(Küçük bir yardım)
ُ‫ﺼَﺮﻩ‬
َ ْ‫َﻣﺎ أَﻧ‬
Fiil-i Taaccübü Sânî
Ne acayip (ne kadar da) yardım etti!
Fiil-i Taaccübü Evvel
Acayip yardım etti!
1
2
AÇIKLAMALAR


‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
’un başındaki hemze; vasıl hemzesidir (
’un aslı
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟﺘَـْﻨ‬
‫ ) أ‬şeklinde yazılmaz ve geçildiğinde okunmaz.
’dur.
ِ
‫ﺼٌﺮ‬
َ ‫ َﻣْﻨ‬, ‫ َﻣ ْﻔ َﻌ ٌﻞ‬kalıbındandır. Bu siyga için kullanılan bir diğer kalıp da ‫ َﻣ ْﻔﻌ ٌﻞ‬kalıbıdır.
 ‫ ِﻣْﻨﺼﺮ‬, ‫ ِﻣ ْﻔﻌﻞ‬kalıbındandır. Bu siyga için kullanılan bir diğer kalıp da ‫ﺎل‬
ٌ ‫ ِﻣ ْﻔ َﻌ‬ve ٌ‫ِﻣ ْﻔ َﻌﻠَﺔ‬
ٌَ
ٌَ



‫ي‬
‫ﺼ ِﺮ ﱞ‬
ْ َ‫ﻧ‬
kalıbıdır.
Masdar-ı Gayr-ı Mîmî’den yapılır.
ُ‫ﺼَﺮﻩ‬
َ ْ‫َﻣﺎ أَﻧ‬
ve
konulabilir.
ِ ْ‫أَﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِِﻪ‬
’nin sonundaki
‫ه‬
’ler ismin yerini tutan zamirdir. Bunun yerine isim de
 Emsile-i Muttaride şahıslara göre çekildiği için şahıs zamirlerinin bilinmesi gerekir.
ŞAHIS ZAMİRLERİ (AYRI ZAMİRLER)
‫َﲨْ ٌﻊ‬
‫ُﻣﺜَ ًّﲎ‬
İkil
Tekil
‫ُﻫ ْﻢ‬
‫ُﻫـ َﻤﺎ‬
‫ُﻫ َﻮ‬
Onlar
O ikisi
O
3. Şahıslar
‫ُﻫ ﱠﻦ‬
‫ُﻫـ َﻤﺎ‬
ُ‫اَﻟْﻐَﺎﺋِﺒَﺔ‬
Müzekker
Çoğul
‫ُﻣ ْﻔَﺮٌد‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫اَﻟْﻐَﺎﺋ‬
Müzekker
‫أَﻧْـﺘُ ْﻢ‬
‫أَﻧْـﺘُ َﻤﺎ‬
‫ِﻫ َﻲ‬
‫ﺖ‬
َ ْ‫أَﻧ‬
Siz
Siz ikiniz
Sen
2. Şahıslar
‫ﱳ‬
‫أَﻧْ ُ ﱠ‬
‫ﻧَـ ْﺤ ُﻦ‬
‫أَﻧْـﺘُ َﻤﺎ‬
ِ ْ‫أَﻧ‬
‫ﺖ‬
ُ‫اَﻟْ ُﻤ َﺨﺎﻃَﺒَﺔ‬
Müennes
‫ﻧَـ ْﺤ ُﻦ‬
�ََ ‫أ‬
Ortak
Biz
İkimiz
Ben
Müennes
‫ﺐ‬
ُ َ‫اَﻟْ ُﻤ َﺨﺎﻃ‬
‫اَﻟْ ُﻤﺘَ َﻜﻠِّ ُﻢ‬
1. Şahıslar
2
3
ُ‫اَْﻷَ ْﻣﺜِﻠَﺔُ اﻟْ ُﻤﻄﱠ ِﺮَدة‬
(Emsile-i Muttaride)
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ َ‫ﻧ‬
Fiil-i Mâzi Bina-i Malȗm
‫ﺼَﺮا‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮَﺎﺗ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُـ َﻤﺎ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُـ ْﻢ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُ ﱠﻦ‬
َ َ‫ﻧ‬
�َ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُـ َﻤﺎ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ت‬
ْ ‫ﺼَﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ت‬
َ ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
ِ ‫ﻧَﺼﺮ‬
‫ت‬
َْ
‫ت‬
ُ ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
 Fiil-i Mâzinin Meçhȗl çekimi şu şekilde yapılır:
‫ ) ـ ــِـ ـ‬yapılır.
2. Kesra yapılan harften önceki harekeliler damme ( ‫ ) ـ ـ ـ ـ ـ‬yapılır. Cezimli harflere dokunulmaz.
ُ
1. Sondan bir önceki harfin harekesi kesra (
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُـ ْﻢ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُ ﱠﻦ‬
Fiil-i Mâzi Bina-i Meçhȗl
ِ ُ‫ﻧ‬
�َ‫ﺼ ْﺮ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮا‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮَﺎﺗ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُـ َﻤﺎ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُـ َﻤﺎ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ت‬
ْ ‫ﺼَﺮ‬
ِ
‫ت‬
َ ‫ﻧُﺼ ْﺮ‬
ِ ‫ﺼﺮ‬
ِ
‫ت‬
ْ ُ‫ﻧ‬
ِ
‫ت‬
ُ ‫ﻧُﺼ ْﺮ‬
3
4
AÇIKLAMA : Muzâri fiil, mazi fiilin başına siygasına göre
getirilerek elde edilir. Bu harflere muzaraat harfleri denir.
‫) أَﺗَـْﻴـ َﻦ ( أ \ ت \ ي \ ن‬
Fiil-i Muzâri Bina-i Malȗm
‫ﺼُﺮو َن‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮو َن‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﻧَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
harflerinden biri
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﻳﻦ‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
َ ‫ﺼ ِﺮ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ْ‫أَﻧ‬
 Fiil-i Muzâri’nin Meçhȗl çekimi şu şekilde yapılır:
1. Sondan bir önceki harfin harekesi fetha (
2. Muzaraat harfinin harekesi damme (
‫ ) ـ ــَـ ـ‬yapılır.
‫ ) ـ ـ ـ ـُ ـ‬yapılır.
Fiil-i Muzâri Bina-i Meçhȗl
‫ﺼ ُﺮو َن‬
َ ‫ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮو َن‬
َ ‫ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﺗُـْﻨ‬
‫ﻳﻦ‬
َ ‫ﺗُـْﻨ‬
َ ‫ﺼ ِﺮ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ْ‫أُﻧ‬
4
5
Çoğul
Masdar-ı Gayr-ı Mîmî
‫ات‬
ٌ ‫ﺼَﺮ‬
ْ َ‫ﻧ‬
İkil
Tekil
‫ﺼَﺮ ِان‬
ْ َ‫ﻧ‬
‫ﺼًﺮا‬
ْ َ‫ﻧ‬
AÇIKLAMA : İsm-i failin sema-î olarak kullanılan kuralsız (cemi mükesser) siygaları 10 tanedir.
Burada hepsi verilmemiştir.
İsm-i Fâil
Kırık Çoğullar
ٌ‫ﺼَﺮة‬
َ َ‫ﻧ‬
Çoğul
‫َ� ِﺻُﺮو َن‬
‫ات‬
ٌ ‫َ� ِﺻَﺮ‬
‫ﺼٌﺮ‬
‫ﺼ ٌﺎر ﻧُ ﱠ‬
‫ﻧُ ﱠ‬
ِ ‫ﻧَـﻮ‬
‫اﺻ ُﺮ‬
َ
AÇIKLAMA : İsm-i mef’ul’un kırık çoğulu emsile kitaplarında
Fakat uygulamada
ِ
ُ‫َﻣﻨَﺎﺻﲑ‬
İkil
‫َ� ِﺻَﺮ ِان‬
‫َ� ِﺻَﺮَﺎﺗ ِن‬
‫َﻣﻨَﺎ ِﺻ ُﺮ‬
Tekil
‫َ� ِﺻٌﺮ‬
ٌ‫َ� ِﺻَﺮة‬
olarak yazar.
olarak geçer.
İsm-i Mef’ul
Kırık Çoğul
Çoğul
İkil
Tekil
ِ َ‫ﻣﻨ‬
‫ﺎﺻُﺮ‬
َ
‫ﻮرو َن‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
ُ‫ﺼ‬
‫ﺼ َﻮر ِان‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
‫ﺼ َﻮرَﺎﺗ ِن‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
‫ﻮر‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
ٌ‫ﺼ‬
ٌ‫ﺼ َﻮرة‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
‫ـــــــ‬
‫ات‬
ٌ ‫ﺼ َﻮر‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
5
6
AÇIKLAMA :
‫ ﻟَ ْـﻢ‬Olumsuzluk (Nefy) edatıdır. Mazinin herhangi bir anında hükmü biten işler için kullanılır.
Bu edat Muzâri fiilin başına geldiğinde lafzında ve manasında değişiklik yapar.
1. Lafzında:
a) Cemi müennes nunları hariç; tesniye, cemi müzekker ve müfred muhataba nunlarını düşürür.
b) Müfredlerde ise; fiilin sonu sahih harf ise cezm eder, illetli harf ise cezm yerine son harfi düşürür.
2. Manada:
a) Olumlu olan fiili olumsuza çevirir.
b) Muzâri fiilin manasını maziye çevirir.
*
‫ﻟَ ْـﻢ‬
edatı, Allah-ü Teâlâ hakkında kullanıldığında muvakkat değildir. Zira Allah-ü Teâlâ zamandan
münezzehtir.
Cahd-ı Mutlak Bina-i Malȗm
‫ﺼُﺮوا‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮوا‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗَـْﻨ‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻧَـْﻨ‬

‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ْ‫ﻟَ ْـﻢ أَﻧ‬
Cahd-ı Mutlak’ın Meçhȗl çekime dönüşümü, aynen Muzâri’nin Meçhȗle dönüşümü gibi yapılır.
Cahd-ı Mutlak Bina-i Meçhȗl
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
َ ‫ﻟَ ْـﻢ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ْ‫ﻟَ ْـﻢ أُﻧ‬
6
7
AÇIKLAMA :
‫ ﻟَ ﱠﻤﺎ‬Olumsuzluk (Nefy) edatıdır. Mazide bahsi yapılan konunun konuşulma anına kadar
yapılmadığını ama konuşma anından sonra yapıla-bilineceğini ya da yapılmasının beklendiğini ifade
etmek için kullanılır. Bu edat Muzâri fiilin başına geldiğinde lafzında ve manasında değişiklik yapar.
1. Lafzında:
a) Cemi müennes nunları hariç; tesniye, cemi müzekker ve müfred muhataba nunlarını düşürür.
b) Müfredlerde ise; fiilin sonu sahih harf ise cezm eder, illetli harf ise cezm yerine son harfi düşürür.
2. Manada:
a) Olumlu olan fiili olumsuza çevirir.
b) Muzâri fiilin manasını maziye çevirir.
Cahd-ı Mustağrak Bina-i Malȗm
‫ﺼُﺮوا‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮوا‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻧَـْﻨ‬

‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ْ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ أَﻧ‬
Cahd-ı Mustağrak’ın Meçhȗl çekime dönüşümü, aynen Muzâri’nin Meçhȗle dönüşümü gibi yapılır.
Cahd-ı Mustağrak Bina-i Meçhȗl
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
َ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ْ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ أُﻧ‬
7
8
AÇIKLAMA :
‫ َﻣﺎ‬Olumsuzluk (Nefy) edatıdır. Şimdiki zamanı olumsuz yapmak için kullanılır. Bu edat
Muzâri fiilin başına geldiğinde lafzında, hiçbir değişiklik yapmayıp; manada, Muzâri fiilin manasını yalnız
şimdiki zamana tahsis ederek olumsuz yapar.
‫ﺼُﺮو َن‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮو َن‬
ُ ‫َﻣﺎ ﺗَـْﻨ‬
Nefy-i Hâl Bina-i Malȗm
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫َﻣﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫َﻣﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫َﻣﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫َﻣﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻧَـْﻨ‬

‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫َﻣﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫َﻣﺎ ﺗَـْﻨ‬
‫ﻳﻦ‬
ُ ‫َﻣﺎ ﺗَـْﻨ‬
َ ‫ﺼ ِﺮ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ْ‫َﻣﺎ أَﻧ‬
Nefy-i Hal’in Meçhȗl çekime dönüşümü, aynen Muzâri’nin Meçhȗle dönüşümü gibi yapılır.
Nefy-i Hâl Bina-i Meçhȗl
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫َﻣﺎ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫َﻣﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮو َن‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫َﻣﺎ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫َﻣﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫َﻣﺎ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫َﻣﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
َ ‫َﻣﺎ ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮو َن‬
َ ‫َﻣﺎ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫َﻣﺎ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫َﻣﺎ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫َﻣﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫َﻣﺎ ﺗُـْﻨ‬
‫ﻳﻦ‬
َ ‫َﻣﺎ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫ﺼ ِﺮ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ْ‫َﻣﺎ أُﻧ‬
8
9
AÇIKLAMA :
َ‫ ﻻ‬Olumsuzluk (Nefy) edatıdır. Gelecek zamanı olumsuz yapmak için kullanılır. Bu edat
Muzâri fiilin başına geldiğinde lafzında, hiçbir değişiklik yapmayıp; manada, Muzâri fiilin manasını yalnız
gelecek zamana tahsis ederek olumsuz yapar.
Nefy-i İstikbâl Bina-i Malȗm
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮو َن‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﻧَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮو َن‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬

‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﻳﻦ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
َ ‫ﺼ ِﺮ‬
‫ﺼُﺮ‬
ُ ْ‫ﻻَ أَﻧ‬
Nefy-i İstikbâl’in Meçhȗl çekime dönüşümü, aynen Muzâri’nin Meçhȗle dönüşümü gibi yapılır.
Nefy-i İstikbâl Bina-i Meçhȗl
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮو َن‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼُﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮو َن‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﻳﻦ‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫ﺼ ِﺮ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ْ‫ﻻَ أُﻧ‬
9
10
AÇIKLAMA :
‫ ﻟَ ْﻦ‬Kuvvetli olumsuzluk (Nefy) edatıdır. Gelecek zamanı kuvvetli olumsuz yapmak için
kullanılır. Bu edat Muzâri fiilin başına geldiğinde lafzında ve manasında değişiklik yapar.
1. Lafzında:
a) Cemi müennes nunları hariç; tesniye, cemi müzekker ve müfred muhataba nunlarını düşürür.
b) Müfredlerde ise; fiilin sonunu nasb (üstün) eder.
2. Manada:
a) Kuvvetli olumsuzluk manası verdirir.
b) Muzâri fiilin manasını gelecek zamana tahsis eder.
Te’kid-i Nefy-i İstikbâl Bina-i Malȗm
‫ﺼُﺮوا‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼُﺮوا‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﻧَـْﻨ‬

‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
ُ ْ‫ﻟَ ْﻦ أَﻧ‬
Te’kid-i Nefy-i İstikbâl’in Meçhȗl çekime dönüşümü, aynen Muzâri’nin Meçhȗle dönüşümü gibi yapılır.
Te’kid-i Nefy-i İstikbâl Bina-i Meçhȗl
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
َ ْ‫ﻟَ ْﻦ أُﻧ‬
10
11
AÇIKLAMA : Emr-i Gâib: Hazır olmayan şahsa bir işin yapılmasını emretmektir.
Muzâri fiilin gâib ve gâibe siygalarının başlarına emir lâm’ı (
‫ ) ِل‬getirilerek elde edilir. Emr-i Gâib Bina-i
Malȗm çekimi sadece gâib ve gâibe siygaları için çekilir. Diğerleri için çekilmez. Bu edat Muzâri fiilin
başına geldiğinde lafzında ve manasında değişiklik yapar.
1. Lafzında:
a) Cemi müennes gaibe nunu hariç; tesniye ve cemi müzekker nunlarını düşürür.
b) Müfredlerde ise; fiilin sonu sahih harf ise cezm eder, illetli harf ise cezm yerine son harfi düşürür.
2. Manada:
a) Manayı ihbâri iken inşâi yapar.
b) Muzâri fiilin manasını gelecek zamana tahsis eder.
ِ
‫ﺼُﺮوا‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ‫ﻟ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
‫ﻨ‬
‫ـ‬
‫ﻴ‬
ْ
ُ َ
Emr-i Gâib Bina-i Malȗm
‫ــــ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ‫ﻟ‬
‫ﺼَﺮا‬
‫ﻨ‬
‫ـ‬
‫ﺘ‬
ْ
َ
ُ
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ‫ﻟ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
‫ﻨ‬
‫ـ‬
‫ﺘ‬
ْ
َ
ُ
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬

‫ــــ‬
‫ــــ‬
Emr-i Gâib’in Meçhȗl çekime dönüşümü, aynen Muzâri’nin Meçhȗle dönüşümü gibi yapılır.
Malȗm çekime ek olarak Mütekellim siygaları da çekilir.
ِ
‫ﺼُﺮوا‬
َ ‫ﻟﻴُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻟﻴُـْﻨ‬
Emr-i Gâib Bina-i Meçhȗl
‫ــــ‬
‫ــــ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟﻴُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﻴُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﻨُـْﻨ‬
‫ــــ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ْ‫ﻷُﻧ‬
11
12
AÇIKLAMA : Nehy-i Gâib: Hazır olmayan şahsa bir işin yapılmasını nehyetmektir (yasaklamaktır).
Muzâri fiilin gâib ve gâibe siygalarının başlarına nehiy lâ’sı (
َ‫ ) ﻻ‬getirilerek elde edilir. Nehy-i Gâib Bina-i
Malȗm çekimi sadece gâib ve gâibe siygaları için çekilir. Diğerleri için çekilmez. Bu edat Muzâri fiilin
başına geldiğinde lafzında ve manasında değişiklik yapar.
1. Lafzında:
a) Cemi müennes gaibe nunu hariç; tesniye ve cemi müzekker nunlarını düşürür.
b) Müfredlerde ise; fiilin sonu sahih harf ise cezm eder, illetli harf ise cezm yerine son harfi düşürür.
2. Manada:
a) Olumsuz yapar.
b) Manayı ihbâri iken inşâi yapar.
c) Muzâri fiilin manasını gelecek zamana tahsis eder.
‫ﺼُﺮوا‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
Nehy-i Gâib Bina-i Malȗm
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬

‫ــــ‬
‫ــــ‬
Nehy-i Gâib’in Meçhȗl çekime dönüşümü, aynen Muzâri’nin Meçhȗle dönüşümü gibi yapılır.
Malȗm çekime ek olarak Mütekellim siygaları da çekilir.
Nehy-i Gâib Bina-i Meçhȗl
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ْ‫ﻻَ أُﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﻧـُْﻨ‬
12
13
AÇIKLAMA : Emr-i Hâzır: Karşımızda hazır bulunan şahsa bir işin yapılmasını emretmektir. Emr-i Hâzır
Bina-i Malȗm çekimi sadece muhatab ve muhataba siygaları için çekilir. Diğerleri için çekilmez.
Emr-i Hâzır, Muzâri fiilin muhatab siygasından iki aşamada elde edilir:
1. Muzâri fiilin sonu cezm ( ‫ ) ـ ــْـ ـ‬edilir.
2. Muzaraat harfi atılır.
a) Kalan ilk harf harekeli ise; başka bir şey yapılmaz.
b) Kalan ilk harf cezimli ise; başına bir vasıl hemzesi (
‫ا‬
) getirilir. Bu hemze, sondan bir önceki
harf ötreli ise ötreli; değil ise, esreli olur.
Meydana gelen değişiklikler:
1. Lafızda:
a) Cemi müennes muhataba nunu hariç; tesniye, müfred muhataba ve cemi müzekker nunları
düşer.
b) Müfredlerde ise; fiilin sonu sahih harf ise cezimli olur, illetli harf ise cezm yerine son harf düşer.
2. Manada:
a) Mana inşâi’ye döner.
b) Muzâri fiilin manası şimdiki zamana tahsis edilir.
‫ــــ‬
Emr-i Hâzır Bina-i Malȗm
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ْ‫اُﻧ‬

‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
’un aslı
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟﺘَـْﻨ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
’dur. Emr-i Hâzır’in Meçhȗl çekime dönüşümü, aynen Emr-i Gâib’in Meçhȗle
dönüşümü gibi yapılır. Malȗm çekime ek olarak Mütekellim siygaları da çekilir.
‫ــــ‬
Emr-i Hâzır Bina-i Meçhȗl
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
ِ
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﻨُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ِﺮي‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ْ‫ﻷُﻧ‬
13
14
AÇIKLAMA : Nehy-i Hâzır: Karşımızda hazır bulunan şahsa bir işin yapılmasını yasaklamaktır. Nehy-i
Hâzır Bina-i Malȗm çekimi sadece muhatab ve muhataba siygaları için çekilir. Diğerleri için çekilmez.
Nehy-i Hâzır, Muzâri fiilin muhatab ve muhataba siygalarının başlarına nehiy lâ’sı (
edilir.
َ‫) ﻻ‬
getirilerek elde
Meydana gelen değişiklikler:
1. Lafızda:
a) Cemi müennes muhataba nunu hariç; tesniye, müfred muhataba ve cemi müzekker nunları
düşer.
b) Müfredlerde ise; fiilin sonu sahih harf ise cezimli olur, illetli harf ise cezm yerine son harf düşer.
2. Manada:
a) Olumsuz olur.
b) Mana inşâi’ye döner.
c) Muzâri fiilin manası şimdiki zamana tahsis edilir.
‫ــــ‬
Nehy-i Hâzır Bina-i Malȗm
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــ‬
‫ــــ‬
‫ﺼُﺮوا‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬

‫ــــ‬
‫ــــ‬
Nehy-i Hâzır’in Meçhȗl çekime dönüşümü, aynen Nehy-i Gâib’in Meçhȗle dönüşümü gibi yapılır.
Malȗm çekime ek olarak Mütekellim siygaları da çekilir.
‫ــــ‬
Nehy-i Hâzır Bina-i Meçhȗl
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ــــ‬
‫ﺼُﺮوا‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
َ ‫ﻻَ ﺗُـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ْ‫ﻻَ اُﻧ‬
14
15
Kırık Çoğul
İsm-i Zaman, İsm-i Mekân, Masdar-ı Mîmî
ِ َ‫ﻣﻨ‬
‫ﺎﺻ ُﺮ‬
َ
Çoğul
İkil
Tekil
‫ـــــــ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫َﻣْﻨ‬
‫ﺼٌﺮ‬
َ ‫َﻣْﻨ‬
İkil
Tekil
ِ
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﻣْﻨ‬
ِ
‫ﺼٌﺮ‬
َ ‫ﻣْﻨ‬
Kırık Çoğul
Çoğul
ِ َ‫ﻣﻨ‬
‫ﺎﺻ ُﺮ‬
َ
‫ـــــــ‬
İsm-i Alet
AÇIKLAMA : Kemmiyete delâlet eden masdarlara Masdar Bina-i Merre denir.
Çoğul
‫ات‬
ٌ ‫ﺼَﺮ‬
ْ َ‫ﻧ‬
Masdar Bina-i Merre
İkil
Tekil
‫ﺼَﺮَﺎﺗ ِن‬
ْ َ‫ﻧ‬
ً‫ﺼَﺮة‬
ْ َ‫ﻧ‬
AÇIKLAMA : Keyfiyete delâlet eden masdarlara Masdar Bina-i Nev’ denir.
Uygulamada daha çok müfredi (tekili) kullanılır.
Çoğul
ِ
‫ات‬
ٌ ‫ﺼَﺮ‬
ْ‫ﻧ‬
Masdar Bina-i Nev’
İkil
Tekil
ِ
‫ﺼَﺮَﺎﺗ ِن‬
ْ‫ﻧ‬
ِ
ً‫ﺼَﺮة‬
ْ‫ﻧ‬
15
16
AÇIKLAMA : İsm-i Tasğir’in Üç vezni vardır. 1-
‫ﻓُـ َﻌْﻴ ٌﻞ‬
2-
‫ﻓُـ َﻌْﻴﻌِ ٌﻞ‬
3-
‫ﻓُـ َﻌْﻴﻌِﻴ ٌﻞ‬
Birinci vezin 3 harfli isimlerin, ikinci vezin 4 harfli isimlerin, üçüncü vezin 5 harfli isimlerin tasğirinde
kullanılır. Aşağıda
‫ ﻓُـ َﻌْﻴ ٌﻞ‬veznine ait çekim yapılmıştır.
İsm-i Tasğir
Çoğul
İkil
‫ﺼ ْﲑُو َن‬
َ ُ‫ﻧ‬
‫ات‬
ٌ ‫ﺼ ْ َﲑ‬
َ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْ َﲑ ِان‬
َ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْ َﲑَﺎﺗ ِن‬
َ ُ‫ﻧ‬
Tekil
َ ُ‫ﻧ‬
ٌ‫ﺼ ْﲑ‬
ٌ‫ﺼ ْ َﲑة‬
َ ُ‫ﻧ‬
AÇIKLAMA : İsm-i Mensub, bir işe, bir yere veya bir şeye mensubiyeti ya da alâkayı ifade eden isimdir.
Bir şeyin hâlini yâhut mahallini bildirir. Modern Türkçedeki karşılığı isme eklenen -sal, -sel ekleridir.
‫ي‬
‫ ) … ﱞ‬getirip, yâ’den önceki son harfi kesralamakla yapılır.
*İsm-i Mensub, bir şahıs isminden yapılırsa; taallȗk ve münasebeti bildirir. Örneğin: ‫ي‬
‫ ُﳏَ ﱠﻤ ِﺪ ﱞ‬Muhammedî.
ِ
*Ülke, şehir, köy vb. isminden yapılırsa; mahal bildirir. Örneğin: ‫ﻲ‬
‫ إِ ْﺳﺘَﺎﻧْـﺒُﻮﻟـ ﱞ‬İstanbul’lu.
ِ
*Diğer isimlerden yapılırsa hâl bildirir. Örneğin: ‫ﻲ‬
‫ َر ْﺣـﻤـ ﱞ‬Merhametli.
Mimsiz masdarın sonuna şeddeli bir yâ (
İsm-i Mensub
Çoğul
İkil
‫ﺼ ِﺮﻳﱡﻮ َن‬
ْ َ‫ﻧ‬
‫ت‬
ٌ �‫ﺼ ِﺮﱠ‬
ْ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ِﺮﱠ� ِن‬
ْ َ‫ﻧ‬
ِ َ‫ﻧَﺼ ِﺮﻳـﱠﺘ‬
‫ﺎن‬
ْ
Tekil
‫ي‬
‫ﺼ ِﺮ ﱞ‬
ْ َ‫ﻧ‬
ٌ‫ﺼ ِﺮﻳﱠﺔ‬
ْ َ‫ﻧ‬
AÇIKLAMA : Mübalağa İsm-i Fail kalıbı modern arapçada alet ismi olarak da kullanılır.
Örneğin: Buzdolabı
‫ ﺑَـﱠﺮ ٌاد‬, Çamaşır makinesi ٌ‫َﻏ ﱠﺴﺎﻟَﺔ‬
Çoğul
Mübalağa İsm-i Fâil
‫ﺼﺎ ُرو َن‬
‫ﻧَ ﱠ‬
‫ات‬
‫ﻧَ ﱠ‬
ٌ ‫ﺼﺎ َر‬
İkil
‫ﺼﺎ َر ِان‬
‫ﻧَ ﱠ‬
‫ﺼﺎ َرَﺎﺗ ِن‬
‫ﻧَ ﱠ‬
Tekil
‫ﺼﺎٌر‬
‫ﻧَ ﱠ‬
‫ﻧَ ﱠ‬
ٌ‫ﺼﺎ َرة‬
16
17
İsm-i Tafdil
Kırık Çoğul
Çoğul
İkil
Tekil
‫أ ََ� ِﺻ ُﺮ‬
‫ﺼُﺮ‬
َ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼُﺮو َن‬
َ ْ‫أَﻧ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ْ‫أَﻧ‬
‫ﺼَﺮَ� ِن‬
ْ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ْ‫أَﻧ‬
‫ﺼَﺮى‬
ْ ُ‫ﻧ‬
‫ت‬
ٌ �َ‫ﺼَﺮ‬
ْ ُ‫ﻧ‬
AÇIKLAMA : Fiil-i Taaccübü Evvel ve Fiil-i Taaccübü Sânî çekimleri fiilin kendisiyle değil zamirler (bitişik
zamirler) ile yapılır. Malȗmdan olup meçhulleri gelmez.
ŞAHIS ZAMİRLERİ (BİTİŞİK ZAMİRLER)
‫َﲨْ ٌﻊ‬
‫ُﻣﺜَ ًّﲎ‬
İkil
Tekil
‫ُﻫ ْﻢ‬
‫ُﻫـ َﻤﺎ‬
‫ُه‬
Müzekker
Onların
O ikisinin
Onun
3. Şahıslar
‫ُﻫ ﱠﻦ‬
‫ُﻫـ َﻤﺎ‬
‫َﻫﺎ‬
Çoğul
‫ُﻛ ْﻢ‬
‫ُﻛ َﻤﺎ‬
Sizin
Siz ikinizin
‫ُﻛ ﱠﻦ‬
‫ُﻛ َﻤﺎ‬
�َ
Bizim
‫ُﻣ ْﻔَﺮٌد‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫اَﻟْﻐَﺎﺋ‬
ُ‫اَﻟْﻐَﺎﺋِﺒَﺔ‬
Müennes
‫ﺐ‬
ُ َ‫اَﻟْ ُﻤ َﺨﺎﻃ‬
‫َك‬
Müzekker
Senin
2. Şahıslar
‫ِك‬
ُ‫اَﻟْ ُﻤ َﺨﺎﻃَﺒَﺔ‬
Müennes
�َ
‫ي‬
‫اَﻟْ ُﻤﺘَ َﻜﻠِّ ُﻢ‬
Ortak
İkimizin
Benim
1. Şahıslar
17
18
‫ﺼَﺮﻩُ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮَﻫﺎ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮَك‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮِك‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮِﱐ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫‪Fiil-i Taaccübü Evvel‬‬
‫ﺼَﺮُﳘَﺎ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮُﳘَﺎ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮُﻛ َﻤﺎ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮُﻛ َﻤﺎ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮُﻫ ْﻢ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮُﻫ ﱠﻦ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮُﻛ ْﻢ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮُﻛ ﱠﻦ‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫ﺼَﺮَ�‬
‫َﻣﺎ أَﻧْ َ‬
‫) ـ ــِـ ـ ( ‪ ’ler bu zamirlerin öncesinde kesra‬ه ‪ُ zamirlerinde ki‬ه \ ُﳘَﺎ \ ُﻫ ْﻢ \ ُﻫ ﱠﻦ‬
‫ﻦ ‪ ) varsa kesralı okunur. Örneğin:‬ي ( ‪sakin yâ‬‬
‫ﺑِِﻪ \ ﻬﺑِِ َﻤﺎ \ ﻬﺑِِ ْﻢ \ ﻬﺑِِ ﱠ‬
‫ْ‬
‫‪NOT :‬‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِِﻪ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﺼ ْﺮ ِﻬﺑَﺎ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﻚ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِ َ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﺼﺮ ﺑِ ِ‬
‫ﻚ‬
‫ْ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﺼ ْﺮ ِﰊ‬
‫‪Fiil-i Taaccübü Sânî‬‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﺼ ْﺮ ﻬﺑِِ ْﻢ‬
‫ﺼ ْﺮ ﻬﺑِِ َﻤﺎ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﺼ ْﺮ ﻬﺑِِ ﱠﻦ‬
‫ﺼ ْﺮ ﻬﺑِِ َﻤﺎ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِ ُﻜ ْﻢ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِ ُﻜ َﻤﺎ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِ ُﻜ ﱠﻦ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِ ُﻜ َﻤﺎ‬
‫أَﻧْ ِ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِﻨَﺎ‬
‫‪18‬‬
‫‪19‬‬
‫‪veya‬‬
20
‫ﻛﺘﺎب اﻟﺒﻨﺎء‬
‫)‪(Ders Notu‬‬
‫ﻇﻔﺮ أﺳﻦ‬
‫آﻗﯿﺎزي‬
‫‪٢٠١٥‬‬
‫‪21‬‬
ِٰ ‫ﺑِﺴ ِﻢ‬
‫ﲪ ِﻦ اﻟﱠﺮِﺣﻴ ِﻢ‬
ٰ ْ ‫اﻪﻠﻟ اﻟﱠﺮ‬
ّ ْ
ِِ
ِ ْ ‫ﺼ َﻼةُ واﻟ ﱠﺴ َﻼم ﻋﻠَﯽ ُﳏ ﱠﻤ ٍﺪ وآﻟِِﻪ أ‬
ِ
‫ﲔ‬
َ ‫َﲨَﻌ‬
َ ‫ب اﻟْ َﻌﺎﻟَﻤ‬
ِّ ‫اَ ْﳊَ ْﻤ ُﺪ ّٰﻪﻠﻟ َر‬
َ َ َ ُ َ ‫ﲔ َواﻟ ﱠ‬
Tasrifin bâbları; 6 bâb sülâsî mücerred, 12 bâb sülâsî mezîd, 1 bâb rubaî mücerred, 3 bâb rubâî
mezîd, 6 bâb dehrace’ye mülhak, 5 bâb tedahrace’ye mülhak, 2 bâb ihranceme’ye mülhak olmak üzere
toplam 35 bâbtır.
•
Sülâsî mücerred bâbların isimleri sıra numaralarıdır.
•
Sülâsî mezîd bâbların isimleri vezinlerinin masdarlarıdır.
•
Rubâî mücerred ve rubâî mezîd bâbların isimleri mevzunlarının mazîleridir.
1
22
SÜLÂSÎ BÂBLAR
Sülâsî Mücerred Bâblar
Sülâsî mücerred fiiller; kök harfi 3 harfli olan fiillerdir. Sülâsî mücerred bâblar 6 tanedir. Bu bâblar
en çok kullanılandan en az kullanılana doğru sıralanmıştır.
Sülâsî mücerred bâblar semaî’dir. Hem mazî hem muzarî hem de mastarları ancak sözlükten
bakılarak öğrenilebilir. Belli bir kalıbı yoktur. Yani sülâsî mücerred bir fiilin kaçıncı bâbtan olduğunu
sözlüğe bakmadan anlayamayız.
Müteaddî
: Fâil’in yaptığı işin bir mef’ûl’e geçmesi durumudur.
Lâzım
: Fâil’in yaptığı işin kendinde kalması durumudur.
NOT: Genel olarak vücudun tamamı kullanılarak yapılan işler lâzım fiil ile ifade edilir. Fakat
vücudun her hangi bir azası ile yapılan işler müteaddî fiil ile ifade edilir.
1.Bâb
Vezni
Mevzunu
Binası
‫ ﻳَـ ْﻔﻌُ ُﻞ‬- ‫ﻓَـ َﻌ َﻞ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ ﻳَـْﻨ‬- ‫ﺼَﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
• Çoğunlukla müteaddî; Bazen de lâzım için.
Müteaddîye Örnek
Lâzıma Örnek
‫ﺼَﺮ َزﻳْ ٌﺪ َﻋ ْﻤًﺮا‬
َ َ‫ﻧ‬
‫َﺧَﺮ َج َزﻳْ ٌﺪ‬
Zeyd Amr’a yardım etti.
Zeyd çıktı.
1. Bâbın Emsile-i Muhtelifesi
‫َ� ِﺻٌﺮ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫َﻻ ﻳَـْﻨ‬
ِ
ً‫ﺼَﺮة‬
ْ‫ﻧ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ْ‫أَﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫َﻻ ﺗَـْﻨ‬
ِ ْ‫أَﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ ﺑِِﻪ‬
‫ﺼًﺮا‬
ْ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ‬
ُ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼٌﺮ‬
َ ‫ﻣْﻨ‬
‫ي‬
‫ﺼ ِﺮ ﱞ‬
ْ َ‫ﻧ‬
ً‫ﺼَﺮة‬
ْ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ٌﺎر‬
‫ﻧَ ﱠ‬
‫ﺼَﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﻮر‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
ٌ‫ﺼ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
ُ‫ﺼَﺮﻩ‬
َ ْ‫َﻣﺎ أَﻧ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫َﻻ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼٌﺮ‬
َ ‫َﻣْﻨ‬
َ ُ‫ﻧ‬
ٌ‫ﺼ ْﲑ‬
2
23
2.Bâb
Vezni
Mevzunu
Binası
‫ ﻳَـ ْﻔﻌِ ُﻞ‬- ‫ﻓَـ َﻌ َﻞ‬
‫ب‬
ْ َ‫ ﻳ‬- ‫ب‬
َ
ُ ‫ﻀ ِﺮ‬
َ ‫ﺿَﺮ‬
• Çoğunlukla müteaddî; Bazen de lâzım için.
Müteaddîye Örnek
Lâzıma Örnek
‫ب َزﻳْ ٌﺪ َﻋ ْﻤًﺮا‬
َ
َ ‫ﺿَﺮ‬
‫ﺲ َزﻳْ ٌﺪ‬
َ َ‫َﺟﻠ‬
Zeyd Amr’ı dövdü.
Zeyd oturdu.
2. Bâbın Emsile-i Muhtelifesi
‫ب‬
َ
ٌ ‫ﺿﺎ ِر‬
‫ب‬
ْ َ‫َﻣﺎ ﻳ‬
ُ ‫ﻀ ِﺮ‬
‫ب‬
ْ َ‫َﻻ ﻳ‬
ْ ‫ﻀ ِﺮ‬
ً‫ِﺿ ْﺮﺑَﺔ‬
‫ب‬
ْ‫أ‬
ُ ‫َﺿَﺮ‬
‫ب‬
ْ َ‫َﻻ ﺗ‬
ْ ‫ﻀ ِﺮ‬
‫ب ﺑِِﻪ‬
ْ‫أ‬
ْ ‫َﺿ ِﺮ‬
‫ب‬
ْ َ‫ﻳ‬
ُ ‫ﻀ ِﺮ‬
‫ب‬
ْ َ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳ‬
ْ ‫ﻀ ِﺮ‬
‫ﺿ ْﺮًﺎﺑ‬
َ
‫ب‬
ْ َ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳ‬
ْ ‫ﻀ ِﺮ‬
‫ب‬
ْ َ‫ﻟِﻴ‬
ْ ‫ﻀ ِﺮ‬
‫ب‬
ْ َ‫ﻟَ ْﻦ ﻳ‬
َ ‫ﻀ ِﺮ‬
‫ب‬
ْ ‫ِﻣ‬
ٌ ‫ﻀَﺮ‬
‫ﰊ‬
‫ﺿ ْﺮِ ﱞ‬
َ
ً‫ﺿ ْﺮﺑَﺔ‬
َ
‫اب‬
َ
ٌ ‫ﺿﱠﺮ‬
ِ
‫ب‬
ْ‫ا‬
ْ ‫ﺿ ِﺮ‬
ْ ‫َﻣﺎ أ‬
ُ‫َﺿَﺮﺑَﻪ‬
‫ب‬
َ
َ ‫ﺿَﺮ‬
‫وب‬
ْ ‫َﻣ‬
ٌ ‫ﻀ ُﺮ‬
‫ب‬
ْ َ‫َﻻ ﻳ‬
ُ ‫ﻀ ِﺮ‬
‫ب‬
ْ ‫َﻣ‬
ٌ ‫ﻀَﺮ‬
‫ﺐ‬
ُ
ٌ ْ‫ﺿَﺮﻳ‬
3.Bâb
Vezni
Mevzunu
Binası
‫ ﻳَـ ْﻔ َﻌ ُﻞ‬- ‫ﻓَـ َﻌ َﻞ‬
‫ ﻳَـ ْﻔﺘَ ُﺢ‬- ‫ﻓَـﺘَ َﺢ‬
• Çoğunlukla müteaddî; Bazen de lâzım için.
Müteaddîye Örnek
Lâzıma Örnek
‫ﺎب‬
َ َ‫ﻓَـﺘَ َﺢ َزﻳْ ٌﺪ ِن اﻟْﺒ‬
‫ﺐ َزﻳْ ٌﺪ‬
َ ‫َذ َﻫ‬
Zeyd kapıyı açtı.
Zeyd gitti.
NOT: 3. bâbtan olan bir fiilin aynel veya lâmel fiilinden biri mutlaka boğaz harfi olmak zorundadır.
Fakat aynel veya lâmel fiili boğaz harfi olan her fiil 3. bâbtan olacak diye kesin bir şey söylenemez.
Boğaz harfleri: ‫أ‬
‫ ح خ ع غ ه‬Bu kuralın tek bir istisnası vardır: ‫أَﺑَﯽ – َ�ْﺑَﯽ‬
3
24
‫‪3. Bâbın Emsile-i Muhtelifesi‬‬
‫ﻓَـﺘَ َﺢ‬
‫ﻮح‬
‫َﻣ ْﻔﺘُ ٌ‬
‫َﻻ ﻳَـ ْﻔﺘَ ُﺢ‬
‫َﻣ ْﻔﺘَ ٌﺢ‬
‫ﻓُـﺘَـْﻴ ٌﺢ‬
‫ﻳَـ ْﻔﺘَ ُﺢ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـ ْﻔﺘَ ْﺢ‬
‫اِﻓْـﺘَ ْﺢ‬
‫ﻓَﺎﺗِ ٌﺢ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـ ْﻔﺘَ ُﺢ‬
‫َﻻ ﻳَـ ْﻔﺘَ ْﺢ‬
‫ﻓَـْﺘ ًﺤﺎ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﻔﺘَ َﺢ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـ ْﻔﺘَ ْﺢ‬
‫ﻟِﻴَـ ْﻔﺘَ ْﺢ‬
‫ِ‬
‫ﺎح‬
‫ﻣ ْﻔﺘَ ٌ‬
‫ﻓَـْﺘ ِﺤ ﱞﻲ‬
‫ﻓَـْﺘ َﺤﺔً‬
‫ﱠﺎح‬
‫ﻓَـﺘ ٌ‬
‫َﻣﺎ أَﻓْـﺘَ َﺤﻪُ‬
‫َﻻ ﺗَـ ْﻔﺘَ ْﺢ‬
‫أَﻓْﺘِ ْﺢ ﺑِِﻪ‬
‫ﻓِْﺘ َﺤﺔً‬
‫أَﻓْـﺘَ ُﺢ‬
‫‪4.Bâb‬‬
‫‪Binası‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫‪• Çoğunlukla müteaddî; Bazen de lâzım için.‬‬
‫َﻋﻠِ َﻢ ‪ -‬ﻳَـ ْﻌﻠَ ُﻢ‬
‫ﻓَﻌِ َﻞ ‪ -‬ﻳَـ ْﻔ َﻌ ُﻞ‬
‫‪Lâzıma Örnek‬‬
‫‪Müteaddîye Örnek‬‬
‫َوِﺟ َﻞ َزﻳْ ٌﺪ‬
‫َﻋﻠِ َﻢ َزﻳْ ٌﺪ ِن اﻟْ َﻤ ْﺴﺄَ ﻟَﺔَ‬
‫‪Zeyd korktu.‬‬
‫‪Zeyd meseleyi bildi.‬‬
‫‪4. Bâbın Emsile-i Muhtelifesi‬‬
‫َﻋﻠِ َﻢ‬
‫ﻮم‬
‫َﻣ ْﻌﻠُ ٌ‬
‫َﻻ ﻳَـ ْﻌﻠَ ُﻢ‬
‫َﻣ ْﻌﻠَ ٌﻢ‬
‫ﻋُﻠَْﻴ ٌﻢ‬
‫ِﻋ ْﻠ ًﻤﺎ‬
‫ﻳَـ ْﻌﻠَ ُﻢ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـ ْﻌﻠَ ْﻢ‬
‫اِ ْﻋﻠَ ْﻢ‬
‫َﻋﺎﻟِ ٌـﻢ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـ ْﻌﻠَ ُﻢ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﻌﻠَ َﻢ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـ ْﻌﻠَ ْﻢ‬
‫ﻟِﻴَـ ْﻌﻠَ ْﻢ‬
‫ِﻣ ْﻌﻠَ ٌﻢ‬
‫ِﻋ ْﻠ ِﻤ ﱞﻲ‬
‫َﻋ ْﻠ َﻤﺔً‬
‫َﻋ ﱠﻼ ٌم‬
‫َﻣﺎ أَ ْﻋﻠَ َﻤﻪُ‬
‫‪4‬‬
‫‪25‬‬
‫َﻻ ﺗَـ ْﻌﻠَ ْﻢ‬
‫أَ ْﻋﻠِ ْﻢ ﺑِِﻪ‬
‫َﻻ ﻳَـ ْﻌﻠَ ْﻢ‬
‫ِﻋ ْﻠ َﻤﺔً‬
‫أَ ْﻋﻠَ ُﻢ‬
5.Bâb
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ ﻳَـ ْﻔﻌُ ُﻞ‬- ‫ﻓَـﻌُ َﻞ‬
‫ َْﳛ ُﺴ ُﻦ‬- ‫َﺣ ُﺴ َﻦ‬
•
Sadece lâzım için.
Lâzıma Örnek
‫َﺣ ُﺴ َﻦ َزﻳْ ٌﺪ‬
Zeyd güzel oldu.
NOT: 5. bâbtan gelen fiiller tabiatla alakalı olan kalıcı sıfat ve ahlakla ilgilidir. Bu bâb da ism-i fâil
yerine sıfat-ı müşebbehe kullanılır. Sıfat-ı müşebbehe semaî’dir.
•
İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri harf-i cer ile çekilir ve fiil daima
müfred müzekker gaib olur. Çekimler harfi cerlere bitişen zamirlerde gerçekleşir.
5. Bâbın Emsile-i Muhtelifesi
‫َﺣ َﺴ ٌﻦ‬
‫َﻣﺎ َْﳛ ُﺴ ُﻦ‬
‫َﻻ َْﳛ ُﺴ ْﻦ‬
ً‫ِﺣ ْﺴﻨَﺔ‬
‫أَ ْﺣ َﺴ ُﻦ‬
‫َﻻ َْﲢ ُﺴ ْﻦ‬
‫َﺣ ِﺴ ْﻦ ﺑِِﻪ‬
ْ‫أ‬
‫َْﳛ ُﺴ ُﻦ‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﳛ ُﺴ ْﻦ‬
‫ُﺣ ْﺴﻨًﺎ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ َْﳛ ُﺴ ْﻦ‬
‫ﻟِﻴَ ْﺤ ُﺴ ْﻦ‬
‫ﻟَ ْﻦ َْﳛ ُﺴ َﻦ‬
‫ِ ْﳏ َﺴ ٌﻦ‬
‫ﲏ‬
‫ُﺣ ْﺴ ِ ﱞ‬
ً‫َﺣ ْﺴﻨَﺔ‬
‫َﺣ ﱠﺴﺎ ٌن‬
‫َﺣ ُﺴ َﻦ‬
‫َْﳏ ُﺴﻮ ٌن ﺑِِﻪ‬
‫اُ ْﺣ ُﺴ ْﻦ‬
ُ‫َﻣﺎ أَ ْﺣ َﺴﻨَﻪ‬
‫َﻻ َْﳛ ُﺴ ُﻦ‬
‫َْﳏ َﺴ ٌﻦ‬
‫ﲔ‬
ٌْ ‫ُﺣ َﺴ‬
5.Bâbın meçhûl çekimine bazı örnekler
‫ﳎﻬﻮل‬
‫ﻣﻌﻠﻮم‬
‫ﳎﻬﻮل‬
‫ﻣﻌﻠﻮم‬
‫ﳎﻬﻮل‬
‫ﻣﻌﻠﻮم‬
ِ
‫ﻚ‬
َ ِ‫ﻟﻴُ ْﺤ َﺴ ْﻦ ﺑ‬
‫اُ ْﺣ ُﺴ ْﻦ‬
‫ُْﳛ َﺴ ُﻦ ﺑِﻨَﺎ‬
‫َْﳓ ُﺴ ُﻦ‬
‫ُﺣ ِﺴ َﻦ ﺑِِﻪ‬
‫َﺣ ُﺴ َﻦ‬
Güzel olundun
Güzel ol
Güzel olunduk
Güzel olduk
Güzel olundu
Güzel oldu
5
26
6.Bâb
Vezni
Mevzunu
Binası
‫ ﻳَـ ْﻔﻌِ ُﻞ‬- ‫ﻓَﻌِ َﻞ‬
ِ
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫ َْﳛﺴ‬- ‫ﺐ‬
َ ‫َﺣﺴ‬
• Çoğunlukla müteaddî; Bazen de lâzım için.
Müteaddîye Örnek
Lâzıma Örnek
ِ َ‫ﺣ ِﺴﺐ َزﻳ ٌﺪ ﻋﻤﺮا ﻓ‬
‫ﺎﺿ ًﻼ‬
ًْ َ ْ َ َ
‫ َوﺛِ َﻖ َزﻳْ ٌﺪ‬/ ‫ث َزﻳْ ٌﺪ‬
َ ‫َوِر‬
Zeyd Amr’ı faziletli zannetti.
Zeyd güvendi. / Zeyd varis oldu
NOT: 6. bâbtan gelen fiiller genelde illetli fiillerdir.
6. Bâbın Emsile-i Muhtelifesi
ِ
‫ﺐ‬
ٌ ‫َﺣﺎﺳ‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫َﻣﺎ َْﳛﺴ‬
ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫َﻻ َْﳛﺴ‬
ً‫ِﺣ ْﺴﺒَﺔ‬
‫ﺐ‬
ْ‫أ‬
ُ ‫َﺣ َﺴ‬
ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫َﻻ َْﲢﺴ‬
‫ِﺣ َﺴ ًﺎﺎﺑ‬
ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ َْﳛﺴ‬
ِ ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫ﻟﻴَ ْﺤﺴ‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫َْﳛﺴ‬
ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫ﻟَ ْـﻢ َْﳛﺴ‬
ِ
‫ﺐ‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ َْﳛﺴ‬
ً‫َﺣ ْﺴﺒَﺔ‬
‫ﺎب‬
ٌ ‫َﺣ ﱠﺴ‬
ِ
‫ﺐ‬
ٌ ‫ْﳏ َﺴ‬
‫ﺎﰊ‬
‫ِﺣ َﺴ ِ ﱞ‬
ِ ‫أ‬
‫ﺐ ﺑِِﻪ‬
ْ
ْ ‫َﺣﺴ‬
ِ ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫ا ْﺣﺴ‬
ُ‫َﺣ َﺴﺒَﻪ‬
ْ ‫َﻣﺎ أ‬
ِ
‫ﺐ‬
َ ‫َﺣﺴ‬
‫ﻮب‬
ٌ ‫َْﳏ ُﺴ‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫َﻻ َْﳛﺴ‬
‫ﺐ‬
ٌ ‫َْﳏ َﺴ‬
‫ﺐ‬
ٌ ‫ُﺣ َﺴْﻴ‬
6
27
Sülâsî Mezîd Bâblar
Sülâsî mezîd; sülâsî mücerred bir fiile harf ekleyerek kök harfi 4, 5 veya 6 harfli olmuş fiillere
denir. Bu bâblar üç nevîdir. Bir harf ziyade alan birinci nevi 3 bâb, iki harf ziyade alan ikinci nevî 5 bâb
ve üç harf ziyade alan üçüncü nevî 4 bâb olmak üzere toplam 12 bâbtır.
Sülâsî Mezîd 1.Nevî
1.
‫ إِﻓْـ َﻌﺎل‬Bâbı (3+1)
Vezni
Mevzunu
Binası
‫ إِﻓْـ َﻌ ًﺎﻻ‬- ‫ ﻳـُ ْﻔﻌِ ُﻞ‬- ‫أَﻓْـ َﻌ َﻞ‬
‫ إِ ْﻛَﺮ ًاﻣﺎ‬- ‫ ﻳُ ْﻜ ِﺮُم‬- ‫أَ ْﻛَﺮَم‬
• Çoğunlukla müteaddî, Nadiren lâzım için.
Müteaddîye Örnek
Lâzıma Örnek
‫أَ ْﻛَﺮَم َزﻳْ ٌﺪ َﻋ ْﻤًﺮا‬
‫َﺻﺒَ َﺢ اﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ‬
ْ‫أ‬
• Lâzımı müteaddî yapmak, müteaddînin
derecesini artırmak için. (Alacağı mef’ul
sayısını bir arttırır.)
Adam sabahladı.
Zeyd Amr’a ikram etti.
NOT 1: ‫ إِﻓْـ َﻌﺎل‬bâbı genelde lazım olan sülâsî mücerred fiilleri müteaddîye çevirmek için kullanılır.
NOT 2: Sülasî mücerred bâblar dışındaki bütün bâblarda ism-i fâil ve ism-i mef’ûl şu şekilde
yapılır:
Muzarî fiilin başındaki muzâraat harfi atılıp, yerine dammeli bir ‘ ‫ ’ م‬harfi getirildikten sonra,
sondan bir önceki harfin harekesi kesra yapılırsa ism-i fâil; fetha yapılırsa ism-i mef’ûl elde edilir.
•
İsm-i fâil ve ism-i mef’ûl’ün sadece kurallı çekimleri yapılır, kırık çekimleri yapılmaz.
‫ُﻣ ْﻜ ِﺮٌم‬
‫َﻣﺎ ﻳُ ْﻜ ِﺮُم‬
‫َﻻ ﻳُ ْﻜ ِﺮْم‬
‫ إِﻓْـ َﻌﺎل‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫إِ ْﻛَﺮ ًاﻣﺎ‬
‫َﻻ ﺗُ ْﻜ ِﺮْم‬
‫ﻳُ ْﻜ ِﺮُم‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳُ ْﻜ ِﺮْم‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳُ ْﻜ ِﺮْم‬
‫ﻟِﻴُ ْﻜ ِﺮْم‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳُ ْﻜ ِﺮَم‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
Emr-i hâzır
‫أَ ْﻛ ِﺮْم‬
‫أَ ْﻛَﺮَم‬
‫ُﻣ ْﻜَﺮٌم‬
‫َﻻ ﻳُ ْﻜ ِﺮُم‬
‫ُﻣ ْﻜَﺮٌم‬
‫ ﺗُـ َﺆْﻛ ِﺮُم‬den yapılır. Sülâsî mücerred dışındaki bâblarda ism-i mef’ul ile ism-i
zaman, ism-i mekân, masdar-ı mîmî aynı kalıptadır.
7
28
2.
Vezni
‫ ﺗَـ ْﻔ ِﻌﻴﻞ‬Bâbı (3+1)
Binası
Mevzunu
• Çoğunlukla teksir için. (Fiil, fail veya
Mef’ulde çokluk)
• Bazen de lazımı müteaddî yapmak,
müteaddînin derecesini artırmak için.
‫ ﺗَـ ْﻔﻌِﻴ ًﻼ‬- ‫ ﻳـُ َﻔ ّﻌِ ُﻞ‬- ‫ﻓَـ ﱠﻌ َﻞ‬
‫ ﺗَـ ْﻔ ِﺮﳛًﺎ‬- ‫ ﻳـُ َﻔِّﺮ ُح‬- ‫ﻓَـﱠﺮ َح‬
Fiilde Çokluğa Örnek
Fâilde Çokluğa Örnek
Mef’ûlde Çokluğa Örnek
َ ‫ﻃَﱠﻮ‬
َ‫ف َزﻳْ ٌﺪ ِن اﻟْ َﻜ ْﻌﺒَﺔ‬
ِْ ‫ت‬
‫اﻹﺑِ ُﻞ‬
َ ‫َﻣ ﱠﻮ‬
‫اب‬
َ ‫َﻏﻠﱠ َﻖ َزﻳْ ٌﺪ ِن ْاﻷَﺑْـ َﻮ‬
Zeyd Kâbe’yi çok tavaf etti.
(Çok) Develer öldü.
Zeyd (çok) kapıları kapattı.
NOT 1: ‫ ﺗَـ ْﻔﻌِﻴﻞ‬bâbında gelen bir fiilin son harfinin ‘ ‫ ’ ی‬şeklinde yazılmış elif ‘ ‫ ’ ا‬olması veya
ً‫ ﺗَـ ْﻔﻌِﻠَﺔ‬kalıbında gelir.
Örneğin; ‫ رﺑﱠﯽ – ﻳـﺮِّﰊ – ﺗَـﺮﺑِﻴ ًﺔ‬/ ً‫ َﻬﺗْﻨِﺌَﺔ‬- ُ‫ َﻫﻨﱠﺄَ – ﻳـ َﻬﻨِّﺄ‬gibi.
َْ
ُ
َ
َُ
NOT 2: ‫ ﺗَـ ْﻔﻌِﻴﻞ‬bâbı çoğunlukla teksir için kullanılmakla beraber daha başka manalarda da
hemze ‘ ‫ ’ أ‬olması halinde masdarları
kullanılır.
Ayrıca bir fiil ‫ ﺗَـ ْﻔﻌِﻴﻞ‬bâbına girdiğinde anlamı tamamen değişebilir. ‫ ﺗَـ ْﻔﻌِﻴﻞ‬bâbına giren bir fiilin hangi
anlamı yüklendiği ancak sözlüğe bakılarak bilinebilir.
Örneğin:
‫ﻗَﺒِ َﻞ‬
Kabul etti
‫ُﻣ َﻔِّﺮ ٌح‬
‫َﻣﺎ ﻳـُ َﻔِّﺮ ُح‬
‫َﻻ ﻳـُ َﻔِّﺮ ْح‬
‫ﻗَـﺒﱠ َﻞ‬
Öptü gibi.
‫ ﺗَـ ْﻔ ِﻌﻴﻞ‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫َﻻ ﺗـُ َﻔِّﺮ ْح‬
‫ﺗَـ ْﻔ ِﺮﳛًﺎ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳـُ َﻔِّﺮ ْح‬
‫ﻟِﻴُـ َﻔِّﺮ ْح‬
‫ﻳـُ َﻔِّﺮ ُح‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳـُ َﻔِّﺮ ْح‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳـُ َﻔِّﺮ َح‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ﻓَـِّﺮ ْح‬
‫ﻓَـﱠﺮ َح‬
‫ُﻣ َﻔﱠﺮ ٌح‬
‫َﻻ ﻳـُ َﻔِّﺮ ُح‬
‫ُﻣ َﻔﱠﺮ ٌح‬
8
29
3.
‫ﺎﻋﻠَﺔ‬
َ ‫ ُﻣ َﻔ‬Bâbı (3+1)
Binası
Vezni
Mevzunu
ِ ‫ ﻳـ َﻔ‬- ‫ﻓَﺎﻋﻞ‬
ً‫ ُﻣ َﻔﺎ َﻋﻠَﺔ‬- ‫ﺎﻋ ُﻞ‬
ُ ََ
‫َو ﻓِ َﻌ ًﺎﻻ َو ﻓِ َﻴﻌ ًﺎﻻ‬
ً‫ ُﻣ َﻘﺎﺗَـﻠَﺔ‬- ‫ ﻳـُ َﻘﺎﺗِ ُﻞ‬- ‫ﻗَﺎﺗَ َﻞ‬
‫َو ﻗِﺘَ ًﺎﻻ َو ﻗِﻴﺘَ ًﺎﻻ‬
Müşarekete Örnek
Vahide Örnek
‫ﻗَﺎﺗَ َﻞ َزﻳْ ٌﺪ َﻋ ْﻤًﺮا‬
ُ‫ﻗَﺎﺗَـﻠَ ُﻬ ُﻢ ﷲ‬
Zeyd Amr’la savaştı.
• Çoğunlukla iki kişi veya iki grup arasında
yapılan eylemler için. (Müşâreket)
• Bazen de tek taraflı yapılan eylemler için.
(Vahid)
• Bazen de lazımı müteaddî yapmak,
müteaddînin derecesini artırmak için.
Allah onları öldürdü.
Müşâreket: Fâil ile mef’ûl’ün aynı işi karşılıklı yapmasıdır. Birbirine karşı aynı işi yapan her iki
tarafta hem fâil hem de mef’ûl’dür. Fakat zahirde fâil durumunda olan kişi, işi başlatan kişi ya da
taraftır.
NOT: Bu bâba nakledilen misal fiillerde son iki masdar kullanılmaz.
‫ُﻣ َﻘﺎﺗِ ٌﻞ‬
‫َﻣﺎ ﻳـُ َﻘﺎﺗِ ُﻞ‬
‫َﻻ ﻳـُ َﻘﺎﺗِ ْﻞ‬
‫ﺎﻋﻠَﺔ‬
َ ‫ ُﻣ َﻔ‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫ُﻣ َﻘﺎﺗَـﻠَﺔً َو ﻗِﺘَ ًﺎﻻ َو ﻗِﻴﺘَ ًﺎﻻ‬
‫َﻻ ﺗـُ َﻘﺎﺗِ ْﻞ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳـُ َﻘﺎﺗِ ْﻞ‬
‫ﻟِﻴُـ َﻘﺎﺗِ ْﻞ‬
‫ﻳـُ َﻘﺎﺗِ ُﻞ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳـُ َﻘﺎﺗِ ْﻞ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳـُ َﻘﺎﺗِ َﻞ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ﻗَﺎﺗِ ْﻞ‬
‫ﻗَﺎﺗَ َﻞ‬
‫ُﻣ َﻘﺎﺗَ ٌﻞ‬
‫َﻻ ﻳـُ َﻘﺎﺗِ ُﻞ‬
‫ُﻣ َﻘﺎﺗَ ٌﻞ‬
9
30
Sülâsî Mezîd 2.Nevî
1.
‫ اِﻧِْﻔ َﻌﺎل‬Bâbı (3+2)
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ اِﻧِْﻔ َﻌ ًﺎﻻ‬- ‫ ﻳـَْﻨـ َﻔﻌِ ُﻞ‬- ‫اِﻧْـ َﻔ َﻌ َﻞ‬
‫ اِﻧْ ِﻜ َﺴ ًﺎرا‬- ‫ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ‬- ‫اِﻧْ َﻜ َﺴَﺮ‬
•
Sadece Mutâvaat için.
Örnek
ِ ‫ ﻓَﺎﻧْ َﻜﺴﺮ ٰذﻟِﻚ اﻟﱡﺰﺟ‬،‫) َﻛﺴﺮت اﻟﱡﺰﺟﺎج‬
‫ﺎج‬
ُ َ َ ََ
َ َ ُ َْ
ُ ‫ﺎج( اﻧْ َﻜ َﺴَﺮ اﻟﱡﺰ َﺟ‬
Cam kırıldı (Camı kırdım, o cam da hemen kırıldı)
Mutâvaat: Müteaddî fiilin etkisiyle ortaya çıkan sonuçtur. Mutâvaat bir nevi müteaddînin lâzıma
dönüşmesidir. Mutâvaat meçhul değildir ama meçhûl anlam ifade eder.
NOT: Mutâvaat sadece müteaddî fiillerden yapılır. Bu bâbla mutâvaat olacak müteaddî fiillerin
‫ َﻋﻠِ َﻢ‬, ‫ ذَ َﻛَﺮ‬gibi soyut fiillerin mutâvaatı yapılmaz.
Aynı zamanda fiilin ilk harfinin (‫( )ر ل و ن م ی‬mealgunne ve bilâgunne harfleri) harflerinden
görünürde bir tesirlerinin olması gerekir. Örneğin;
biri olmaması gerekir. Bu harflerle başlayan fiillerin mutâvaatı iftiâl bâbıyla yapılır.
•
Mutâvaatın İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri yapılmaz.
‫ُﻣْﻨ َﻜ ِﺴٌﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ‬
‫َﻻ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫ اِﻧِْﻔ َﻌﺎل‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫اِﻧْ ِﻜ َﺴ ًﺎرا‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫ﻟِﻴَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴَﺮ‬
‫َﻻ ﺗَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫اِﻧْ َﻜ َﺴَﺮ‬
Çekilmez
‫اِﻧْ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫َﻻ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ‬
‫ُﻣْﻨ َﻜ َﺴٌﺮ‬
10
31
2.
‫ اِﻓْﺘِ َﻌﺎل‬Bâbı (3+2)
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ اِﻓْﺘِ َﻌ ًﺎﻻ‬- ‫ ﻳَـ ْﻔﺘَﻌِ ُﻞ‬- ‫اِﻓْـﺘَـ َﻌ َﻞ‬
ِ
ِ ِ ِ
‫ﺎﻋﺎ‬
ً ‫ ا ْﺟﺘ َﻤ‬- ‫ َْﳚﺘَﻤ ُﻊ‬- ‫ا ْﺟﺘَ َﻤ َﻊ‬
•
Çoğunlukla Mutâvaat için.
Örnek
ِْ ‫ﺎﺟﺘَ َﻤ َﻊ ٰذﻟِ َﻚ ِْاﻹﺑِ ُﻞ( اِ ْﺟﺘَﻤ َﻊ‬
ِْ ‫ﺖ‬
‫اﻹﺑِ ُﻞ‬
ُ ‫) َﲨَ ْﻌ‬
ْ َ‫اﻹﺑِ َﻞ ﻓ‬
َ
Develer toplandı (Develeri topladım, o develer de hemen toplandı)
NOT: Bu bâbda ‫ اِﻧْ ِﻔ َﻌﺎل‬bâbındaki şartlar yoktur. Çoğunlukla mutâvaat için olmakla beraber bazen
de edinme, müşâreket, fazlalık gibi mânalar içinde kullanılır.
‫ُْﳎﺘَ ِﻤ ٌﻊ‬
‫َﻣﺎ َْﳚﺘَ ِﻤ ُﻊ‬
‫َﻻ َْﳚﺘَ ِﻤ ْﻊ‬
‫ اِﻓْﺘِ َﻌﺎل‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫َﻻ َْﲡﺘَ ِﻤ ْﻊ‬
ِ ِ
‫ﺎﻋﺎ‬
ً ‫ا ْﺟﺘ َﻤ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ َْﳚﺘَ ِﻤ ْﻊ‬
‫ﻟِﻴَ ْﺠﺘَ ِﻤ ْﻊ‬
‫َْﳚﺘَ ِﻤ ُﻊ‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﳚﺘَ ِﻤ ْﻊ‬
‫ﻟَ ْﻦ َْﳚﺘَ ِﻤ َﻊ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫اِ ْﺟﺘَ ِﻤ ْﻊ‬
‫اِ ْﺟﺘَ َﻤ َﻊ‬
‫ُْﳎﺘَ َﻤ ٌﻊ ﺑِِﻪ‬
‫َﻻ َْﳚﺘَ ِﻤ ُﻊ‬
‫ُْﳎﺘَ َﻤ ٌﻊ‬
11
32
3.
‫ اِﻓْ ِﻌﻼَل‬Bâbı (3+2)
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ اِﻓْﻌِ َﻼًﻻ‬- ‫ ﻳَـ ْﻔ َﻌ ﱡﻞ‬- ‫اِﻓْـ َﻌ ﱠﻞ‬
ِْ ِ‫ ا‬- ‫ َﳛﻤﱡﺮ‬- ‫اِ ْﲪﱠﺮ‬
‫ﲪَﺮ ًارا‬
َ
َْ
Renge Örnek
Kusura Örnek
‫َﲪَُﺮ َزﻳْ ٌﺪ – اِ ْﲪَﱠﺮ َزﻳْ ٌﺪ‬
‫اِ ْﻋ َﻮﱠر َزﻳْ ٌﺪ‬
Zeyd çok kızardı. – Zeyd kızardı.
• Sadece renk ve kusur (ayıp) bildiren
lâzım fiillerin mübalâğası için.
Zeyd şaşı oldu.
NOT: Sülâsî mücerred olan muzâaf, nâkıs ve lefîf fiiller bu bâba girmezler.
Cahd-ı mutlak ve bunun gibi son harfi meczum (cezimli) olan siygaların müfredleri (müfred
muhataba dışında) ve mütekellim çekimleri üç vecih olarak çekilir.
•
İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri harf-i cer ile çekilir ve fiil daima
müfred müzekker gaib olur. Çekimler harfi cerlere bitişen zamirlerde gerçekleşir.
‫ اِﻓْ ِﻌ َﻼل‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
ِْ ِ‫ا‬
‫ُْﳏ َﻤﱞﺮ‬
‫ﲪَﺮ ًارا‬
ِّ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ َْﳛﻤﱠﺮ‬
‫َﻣﺎ َْﳛ َﻤﱡﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ
ِّ ‫َﻻ َْﳛﻤﱠﺮ‬
ِّ ‫ﻟِﻴَ ْﺤﻤﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ
َ
ِّ ‫َﻻ َْﲢﻤﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ
‫َْﳛ َﻤﱡﺮ‬
ِّ ‫ﻟَ ْـﻢ َْﳛﻤﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ
‫ﻟَ ْﻦ َْﳛ َﻤﱠﺮ‬
ِّ ‫اِ ْﲪَﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫اِ ْﲪَﱠﺮ‬
‫ُْﳏ َﻤﱞﺮ ﺑِِﻪ‬
‫َﻻ َْﳛ َﻤﱡﺮ‬
‫ُْﳏ َﻤﱞﺮ‬
‫ اِ ﻓْ ِﻌ َﻼ ل‬Bâbı Cahd-ı Mutlak Çekim Tablosu
‫ﻟَ ْـﻢ َْﳛ َﻤﱡﺮوا‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﳛ َﻤ ِﺮْر َن‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﲢ َﻤﱡﺮوا‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﲢ َﻤ ِﺮْر َن‬
ِّ ‫ﻟَـﻢ َْﳓﻤﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ ْ
‫ﻟَ ْـﻢ َْﳛ َﻤﱠﺮا‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﲢ َﻤﱠﺮا‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﲢ َﻤﱠﺮا‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﲢ َﻤﱠﺮا‬
ِّ ‫ﻟَـﻢ َْﳛﻤﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ ْ
ِّ ‫ﻟَـﻢ َْﲢﻤﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ ْ
ِّ ‫ﻟَـﻢ َْﲢﻤﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ ْ
‫ﻟَ ْـﻢ َْﲢ َﻤِّﺮي‬
ِّ ‫ﻟَـﻢ أَ ْﲪَﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
ْ
12
33
4.
‫ ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬Bâbı (3+2)
Vezni
Binası
Mevzunu
‫ ﺗَـ َﻔ ﱡﻌ ًﻼ‬- ‫ ﻳـَﺘَـ َﻔﻌﱠ ُﻞ‬- ‫ﺗَـ َﻔ ﱠﻌ َﻞ‬
‫ ﺗَ َﻜﻠﱡ ًﻤﺎ‬- ‫ ﻳـَﺘَ َﻜﻠﱠ ُﻢ‬- ‫ﺗَ َﻜﻠﱠ َﻢ‬
• Çoğunlukla tekellüf için.
• Bazen de müteaddîyi mutâvaat
(lâzım) yapmak, müteaddînin
derecesini azaltmak için.
Örnek
‫ﺖ اﻟْﻌِْﻠ َﻢ َﻣ ْﺴﺄَ ﻟَﺔً ﺑَـ ْﻌ َﺪ َﻣ ْﺴﺄَ ﻟٍَﺔ‬
ُ ‫ﺗَـ َﻌﻠﱠ ْﻤ‬
İlmi mesele mesele öğrendim.
Tekellüf: Yapılmak istenen bir şeyin bir defada değil de kısım kısım (peyderpey) yapılmasıdır.
‫ ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬bâbı daha başka mânalar için de kullanılır.
NOT 1: ‫ ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬bâbı, ‫ ﺗَـ ْﻔﻌِﻴﻞ‬bâbının lâzıma yakın olan kısmıdır. Örneğin; Çıkarttı
‫َﺧﱠﺮ َج‬
Çıktı ‫َﲣَﱠﺮج‬
َ
NOT 2: Mazîsinin başında ‘ ‫ ’ ت‬harfi bulunan sülâsî mezîd bâblarda iki ‘ ‫ ’ ت‬harfi yan yana
gelince muzaraat harfini hazfetmek câizdir. Örneğin;
‫ُﻣﺘَ َﻜﻠِّ ٌﻢ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَ َﻜﻠﱠ ُﻢ‬
‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﻜﻠﱠ ْﻢ‬
‫ﺗَ َﻜﻠﱠ ُﻢ = ﺗَـﺘَ َﻜﻠﱠ ُﻢ‬
‫ ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫ﺗَ َﻜﻠﱡ ًﻤﺎ‬
‫َﻻ ﺗَـﺘَ َﻜﻠﱠ ْﻢ‬
‫ﻳَـﺘَ َﻜﻠﱠ ُﻢ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَ َﻜﻠﱠ ْﻢ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَ َﻜﻠﱠ َﻢ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَ َﻜﻠﱠ ْﻢ‬
‫ﻟِﻴَـﺘَ َﻜﻠﱠ ْﻢ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ﺗَ َﻜﻠﱠ ْﻢ‬
‫ﺗَ َﻜﻠﱠ َﻢ‬
‫ُﻣﺘَ َﻜﻠﱠ ٌﻢ‬
‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﻜﻠﱠ ُﻢ‬
‫ُﻣﺘَ َﻜﻠﱠ ٌﻢ‬
13
34
5.
‫ ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻞ‬Bâbı (3+2)
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ ﺗَـ َﻔﺎﻋُ ًﻼ‬- ‫ﺎﻋ ُﻞ‬
َ ‫ ﻳَـﺘَـ َﻔ‬- ‫ﺗَـ َﻔﺎ َﻋ َﻞ‬
‫ ﺗَـﺒَﺎﻋُ ًﺪا‬- ‫ﺎﻋ ُﺪ‬
َ َ‫ ﻳَـﺘَـﺒ‬- ‫ﺗَـﺒَﺎ َﻋ َﺪ‬
İki kişi arasında ki Müş. Örnek
Çok kişi arasında ki Müş. Örnek
‫ﺎﻋ َﺪ َزﻳْ ٌﺪ َو َﻋ ْﻤٌﺮو‬
َ َ‫ﺗَـﺒ‬
‫ﺼﺎ َﱀَ اﻟْ َﻘ ْﻮُم‬
َ َ‫ﺗ‬
Zeyd ve Amr (birbirinden) uzaklaştılar.
• İki kişi veya çok kişi
(kavimler) arasında
Müşâreket için.
Topluluk anlaştı. (Birbiri ile barıştılar)
NOT: Bu bâbın ‫ﺎﻋﻠَﺔ‬
َ ‫ ﻣ َﻔ‬bâbından farkı; fâil ile mef’ûl işi yapma konusunda eşittirler. Her ikisinin de
ُ
fâillikte eşit olduğu ve ortada bir mağlubiyetten de söz edilmediği için bazen mef’ûl zikredilmez. Bir
bakıma bu bâb mef’ûl almayıp iki fâil alır gibi de düşünülebilir.
Bu bâb bazen de kendisinde bulunmayan bulunması da istenmeyen olumsuz durumların var gibi
gösterilmesi için de kullanılır. Örneğin; Hastalandı : ‫ض‬
َ ‫ﻣ ِﺮ‬
َ
ِ ‫ﻣﺘَـﺒ‬
‫ﺎﻋ ٌﺪ‬
َُ
‫ﺎﻋ ُﺪ‬
َ َ‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَـﺒ‬
Hasta (gibi) göründü : ‫ض‬
َ ‫ﲤََﺎر‬
َ
‫ ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻞ‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫ﺗَـﺒَﺎﻋُ ًﺪا‬
‫ﺎﻋ ْﺪ‬
َ َ‫َﻻ ﻳَـﺘَـﺒ‬
‫ﺎﻋ ْﺪ‬
َ َ‫َﻻ ﺗَـﺘَـﺒ‬
‫ﺎﻋ ُﺪ‬
َ َ‫ﻳَـﺘَـﺒ‬
‫ﺎﻋ ْﺪ‬
َ َ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَـﺒ‬
‫ﺎﻋ ْﺪ‬
َ َ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَـﺒ‬
ِ
‫ﺎﻋ ْﺪ‬
َ َ‫ﻟﻴَـﺘَـﺒ‬
‫ﺎﻋ َﺪ‬
َ َ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَـﺒ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ﺎﻋ َﺪ‬
َ َ‫ﺗَـﺒ‬
‫ﺎﻋ ٌﺪ‬
َ َ‫ُﻣﺘَـﺒ‬
‫ﺎﻋ ْﺪ‬
َ َ‫ﺗَـﺒ‬
‫ﺎﻋ ُﺪ‬
َ َ‫َﻻ ﻳَـﺘَـﺒ‬
‫ﺎﻋ ٌﺪ‬
َ َ‫ُﻣﺘَـﺒ‬
14
35
Sülâsî Mezîd 3.Nevî
1.
‫ اِ ْﺳﺘِ ْﻔ َﻌﺎل‬Bâbı (3+3)
Vezni
Mevzunu
- ‫ ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻔﻌِ ُﻞ‬- ‫اِ ْﺳﺘَـ ْﻔ َﻌ َﻞ‬
‫اِ ْﺳﺘِ ْﻔ َﻌ ًﺎﻻ‬
ِ
- ‫ِج‬
ُ ‫ ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ‬- ‫ا ْﺳﺘَ ْﺨَﺮ َج‬
‫اِ ْﺳﺘِ ْﺨَﺮا ًﺟﺎ‬
Binası
• Çoğunlukla müteaddî; Bazen de lâzım için.
• Ayrıca talep için de kullanılır.
Lâzıma Örnek
Müteaddîye Örnek
‫ﺎل‬
َ ‫اِ ْﺳﺘَ ْﺨَﺮ َج َزﻳْ ٌﺪ ِن اﻟْ َﻤ‬
Talebe Örnek
ِ
ِ
‫ﲔ‬
ُ ّ‫ا ْﺳﺘَ ْﺤ َﺠَﺮ اﻟﻄ‬
Zeyd mal(ı) çıkardı.
ِ ‫أ‬
‫ﺐ اﻟْ َﻤ ْﻐ ِﻔَﺮَة ِﻣْﻨ ِﻪ‬
ْ
ْ ‫ أ‬،َ‫َﺳﺘَـ ْﻐﻔ ُﺮ ﷲ‬
ُ ُ‫أَﻃْﻠ‬:‫َي‬
Çamur taşlaştı.
Allah’tan (cc) bağışlanmamı istiyorum.
NOT: Bu bâba giren fiil ecvef olursa i’lâl gereği aynel fiili hazfedilip ona bedel sonuna yuvarlak ‘ ‫’ ة‬
ِ
ً‫ ’ ا ْﺳﺘِ َﻔﺎﻟَﺔ‬vezninde gelir.
ِ
ِ
ِ
Örneğin; ً‫ﺳﺘِ َﻘﺎﻣﺔ‬
َ ْ ‫ا ْﺳﺘَـ َﻘ َﺎم – ﻳَ ْﺴﺘَﻘ ُﻴﻢ – ا‬
getirilerek ‘
‫ِج‬
ٌ ‫ُﻣ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ‬
‫ِج‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ‬
‫َﻻ ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ ِْج‬
gibi.
‫ اِ ْﺳﺘِ ْﻔ َﻌﺎل‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
ِ ِ
‫اﺟﺎ‬
ً ‫ا ْﺳﺘ ْﺨَﺮ‬
‫ِج‬
ُ ‫ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ ِْج‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ ِْج‬
‫ﻟِﻴَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ ِْج‬
‫ِج‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ‬
‫َﻻ ﺗَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ ِْج‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫اِ ْﺳﺘَ ْﺨﺮ ِْج‬
‫اِ ْﺳﺘَ ْﺨَﺮ َج‬
‫ُﻣ ْﺴﺘَ ْﺨَﺮ ٌج‬
‫ِج‬
ُ ‫َﻻ ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ‬
‫ُﻣ ْﺴﺘَ ْﺨَﺮ ٌج‬
15
36
2.
‫ اِﻓْ ِﻌ َﻴﻌﺎل‬Bâbı (3+3)
Vezni
Binası
Mevzunu
ِ
ِ
ِ
‫ اِﻓْﻌِ َﻴﻌﺎًﻻ‬- ‫ ﻳَـ ْﻔ َﻌ ْﻮ ِﻋ ُﻞ‬- ‫ﻴﺸ ًﺎﺎﺑ اِﻓْـ َﻌ ْﻮ َﻋ َﻞ‬
َ ‫ ا ْﻋ ِﺸ‬- ‫ﺐ‬
ُ ‫ ﻳَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬- ‫ﺐ‬
َ ‫ا ْﻋ َﺸ ْﻮ َﺷ‬
• Lâzımın mübalâğası için.
Örnek
ِ ‫ﻋﺸﺐ ْاﻷَر‬
‫ض‬
ُ ْ َ َُ
ُ ‫ﺐ ْاﻷ َْر‬
َ ‫ ا ْﻋ َﺸ ْﻮ َﺷ‬- ‫ض‬
Yeryüzü yemyeşil oldu. - Yeryüzü yeşerdi.
•
İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri harf-i cer ile çekilir ve fiil daima
müfred müzekker gaib olur. Çekimler harfi cerlere bitişen zamirlerde gerçekleşir.
ِ
‫ﺐ‬
ٌ ‫ُﻣ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫َﻻ ﻳَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
‫ اِﻓْ ِﻌ َﻴﻌﺎل‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
ِ
‫ﻴﺸ ًﺎﺎﺑ‬
َ ‫ا ْﻋ ِﺸ‬
ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
ِ ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫ﻟﻴَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
ِ
‫ﺐ‬
َ ‫ا ْﻋ َﺸ ْﻮ َﺷ‬
‫ﺐ ﺑِِﻪ‬
ٌ ‫ُﻣ ْﻌ َﺸ ْﻮ َﺷ‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫َﻻ ﻳَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
ِ ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫ا ْﻋ َﺸ ْﻮﺷ‬
‫ﺐ‬
ٌ ‫ُﻣ ْﻌ َﺸ ْﻮ َﺷ‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫ﻳَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
ِ
‫ﺐ‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
ِ
‫ﺐ‬
ْ ‫َﻻ ﺗَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
16
37
3.
‫ اِﻓْ ِﻌ ﱠﻮال‬Bâbı (3+3)
Vezni
Mevzunu
Binası
‫ اِﻓْﻌِ ﱠﻮ ًاﻻ‬- ‫ ﻳَـ ْﻔ َﻌ ِّﻮ ُل‬- ‫اِﻓْـ َﻌ ﱠﻮَل‬
‫ اِ ْﺟﻠِ ﱠﻮاذًا‬- ُ‫ َْﳚﻠَ ِّﻮذ‬- َ‫اِ ْﺟﻠَ ﱠﻮذ‬
• Lâzımın mübalâğası için.
Örnek
ِْ ‫ اِ ْﺟﻠَ ﱠﻮ َذ‬- ‫َﺟﻠَ َﺬ ِْاﻹﺑِ ُﻞ‬
‫اﻹﺑِ ُﻞ‬
Develer çok hızlı yürüdü. - Develer yürüdü.
•
İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri harf-i cer ile çekilir ve fiil daima
müfred müzekker gaib olur. Çekimler harfi cerlere bitişen zamirlerde gerçekleşir.
‫ اِﻓْ ِﻌ ﱠﻮال‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫اِ ْﺟﻠِ ﱠﻮاذًا‬
ٌ‫ُْﳎﻠَ ِّﻮذ‬
ُ‫َﻣﺎ َْﳚﻠَ ِّﻮذ‬
‫َﻻ َْﳚﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫َﻻ َْﲡﻠَ ِّﻮ ْذ‬
ُ‫َْﳚﻠَ ِّﻮذ‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﳚﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ َْﳚﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫ﻟِﻴَ ْﺠﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫ﻟَ ْﻦ َْﳚﻠَ ِّﻮ َذ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫اِ ْﺟﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫اِ ْﺟﻠَ ﱠﻮ َذ‬
‫ُْﳎﻠَ ﱠﻮذٌ ﺑِِﻪ‬
ُ‫َﻻ َْﳚﻠَ ِّﻮذ‬
ٌ‫ُْﳎﻠَ ﱠﻮذ‬
17
38
4.
‫ اِﻓْ ِﻌ َﻴﻼل‬Bâbı (3+3)
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ ﻳـَ ْﻔ َﻌ ﱡ‬- ‫ﺎل‬
‫اِﻓْـ َﻌ ﱠ‬
‫ اِﻓْﻌِ َﻴﻼًﻻ‬- ‫ﺎل‬
ِْ ِ‫ ا‬- ‫ َﳛﻤﺎ ﱡر‬- ‫اِ ْﲪﺎ ﱠر‬
‫ﲪ َﲑ ًارا‬
َ
َْ
• Lâzımın ziyadeli mübalâğası için.
Örnek
‫َﲪَُﺮ َزﻳْ ٌﺪ – اِ ْﲪَﱠﺮ َزﻳْ ٌﺪ – اِ ْﲪَﺎ ﱠر َزﻳْ ٌﺪ‬
Zeyd çok fazla kızardı, kıpkırmızı oldu. – Zeyd çok kızardı. – Zeyd kızardı.
NOT : Bu bâb da
‫اِﻓْﻌِ َﻼل‬
bâbı gibi renk ve kusur (ayıp) bildiren lâzım fiillerin mübâlağasında kullanılır.
KURAL: Lâfza yapılan her ziyade mânâya yapılan bir ziyadedir.
•
İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri harf-i cer ile çekilir ve fiil daima
müfred müzekker gaib olur. Çekimler harfi cerlere bitişen zamirlerde gerçekleşir.
‫ اِﻓْ ِﻌ َﻴﻼل‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
ِْ ِ‫ا‬
‫ﲪ َﲑ ًارا‬
ِّ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ َْﳛﻤﺎ ﱠر‬
‫َﻣﺎ َْﳛ َﻤﺎ ﱡر‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ
ِّ ‫َﻻ َْﳛﻤﺎ ﱠر‬
ِّ ‫ﻟِﻴَ ْﺤﻤﺎ ﱠر‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ
َ
ِّ ‫َﻻ َْﲢﻤﺎ ﱠر‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ
‫َْﳛ َﻤﺎ ﱡر‬
‫ُْﳏ َﻤﺎ ﱞر‬
ِّ ‫ﻟَ ْـﻢ َْﳛﻤﺎ ﱠر‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
َ
‫ﻟَ ْﻦ َْﳛ َﻤﺎ ﱠر‬
ِّ ‫اِ ْﲪَﺎ ﱠر‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫اِ ْﲪَﺎ ﱠر‬
‫ُْﳏ َﻤﺎ ﱞر ﺑِِﻪ‬
‫َﻻ َْﳛ َﻤﺎ ﱡر‬
‫ُْﳏ َﻤﺎ ﱞر‬
18
39
RUBÂÎ BÂBLAR
Rubâî Mücerred Bâbı
Rubâî mücerred fiiller; kök harfi 4 harfli olan fiillerdir. Rubâî mücerred bâb sadece 1 tanedir.
Rubâî mücerred bâbın masdarı kıyasî’dir. Yani belli bir vezni vardır.
1.
‫ َد ْﺣ َﺮ َج‬Bâbı
Vezni
Binası
Mevzunu
ِ
‫ ﻓَـ ْﻌﻠَﻠَﺔً َو ﻓِ ْﻌ َﻼًﻻ‬- ‫ ﻳـُ َﻔ ْﻌﻠِ ُﻞ‬- ‫اﺟﺎ ﻓَـ ْﻌﻠَ َﻞ‬
ً ‫ َد ْﺣَﺮ َﺟﺔً َو د ْﺣَﺮ‬- ‫ِج‬
ُ ‫ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬- ‫َد ْﺣَﺮ َج‬
Müteaddîye Örnek
Lâzıma Örnek
‫اﳊَ َﺠَﺮ‬
ْ ‫َد ْﺣَﺮ َج َزﻳْ ٌﺪ ِن‬
‫َد ْرﺑَ َﺢ َزﻳْ ٌﺪ‬
Zeyd taşı yuvarladı.
• Çoğunlukla müteaddî;
Bazen de lâzım için.
Zeyd zelil oldu.
NOT : Rubâî mücerred fiillerde kök harfler ‘
‫ ’ ﻓَـ ْﻌﻠَ َﻞ‬şeklindedir. Sülâsî mücerredlerden farklı olarak
iki tane lâmel fiil vardır. Bunlardan ilkine 1. lâmel fiil, diğerine ise 2. lâmel fiil denir.
‫ِج‬
ٌ ‫ُﻣ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫ِج‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫َﻻ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
‫ َد ْﺣ َﺮ َج‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
ِ
‫اﺟﺎ‬
‫ِج‬
ً ‫َد ْﺣَﺮ َﺟﺔً َو د ْﺣَﺮ‬
ُ ‫ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
‫ﻟِﻴُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
‫ِج‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫َﻻ ﺗُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫َد ْﺣﺮ ِْج‬
‫َد ْﺣَﺮ َج‬
‫ُﻣ َﺪ ْﺣَﺮ ٌج‬
‫ِج‬
ُ ‫َﻻ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫ُﻣ َﺪ ْﺣَﺮ ٌج‬
19
40
‫’ َد ْﺣ َﺮ َج‬ye Mülhak olan Bâblar
Sülâsî olan bazı fiiller kendilerine harf ziyade edilerek kalıp itibari ile ‘
‫ ’ َد ْﺣَﺮ َج‬ye
benzetilmişlerdir. Bunlara mülhak bâblar denir. Aslen sülâsî olduklarından dolayı rubâî mezîd
kapsamına girmezler. Bunlar da 6 bâbtır.
NOT: Fiiller bu bâblara; müteaddî yapmak, mübâlağa, mutâvaat gibi mânâ elde etmek için
nakledilmezler. Ancak Arapların bu şekilde kullandıkları fiiller bu bâblardan gelir.
1.
‫ َﺣ ْﻮﻗَ َﻞ‬Bâbı (3+1)
Vezni
Binası
Mevzunu
‫ ﻓَـ ْﻮ َﻋﻠَﺔً َو ﻓِ َﻴﻌ ًﺎﻻ‬- ‫ ﻳـُ َﻔ ْﻮ ِﻋ ُﻞ‬- ‫ َﺣ ْﻮﻗَـﻠَﺔً َو ِﺣﻴ َﻘ ًﺎﻻ ﻓَـ ْﻮ َﻋ َﻞ‬- ‫ ُﳛَ ْﻮﻗِ ُﻞ‬- ‫َﺣ ْﻮﻗَ َﻞ‬
• Sadece lâzım için.
Örnek
‫َﺣ ْﻮﻗَ َﻞ َزﻳْ ٌﺪ‬
Zeyd yaşlandı. (Aciz kaldı.)
‫ُﳏَ ْﻮﻗِ ٌﻞ‬
‫َﻣﺎ ُﳛَ ْﻮﻗِ ُﻞ‬
‫َﻻ ُﳛَ ْﻮﻗِ ْﻞ‬
‫ َﺣ ْﻮﻗَ َﻞ‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫ﻴﻘﺎﻻ‬
‫ُﳛَ ْﻮﻗِ ُﻞ‬
ً ‫َﺣ ْﻮﻗَـﻠَﺔً َو ِﺣ‬
‫َﻻ ُﲢَ ْﻮﻗِ ْﻞ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ُﳛَ ْﻮﻗِ ْﻞ‬
‫ﻟِﻴُ َﺤ ْﻮﻗِ ْﻞ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ُﳛَ ْﻮﻗِ ْﻞ‬
‫ﻟَ ْﻦ ُﳛَ ْﻮﻗِ َﻞ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫َﺣ ْﻮﻗِ ْﻞ‬
‫َﺣ ْﻮﻗَ َﻞ‬
‫ُﳏَ ْﻮﻗَ ٌﻞ‬
‫َﻻ ُﳛَ ْﻮﻗِ ُﻞ‬
‫ُﳏَ ْﻮﻗَ ٌﻞ‬
20
41
‫)‪ Bâbı (3+1‬ﺑَـ ْﻴﻄََﺮ‬
‫‪2.‬‬
‫‪Binası‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫‪• Sadece müteaddî için.‬‬
‫ﺑَـْﻴﻄََﺮ ‪ -‬ﻳـُﺒَـْﻴ ِﻄ ُﺮ – ﺑَـْﻴﻄََﺮًة َو ﺑِﻴﻄَ ًﺎرا‬
‫ﻓَـْﻴـ َﻌ َﻞ ‪ -‬ﻳـُ َﻔْﻴﻌِ ُﻞ ‪ -‬ﻓَـْﻴـ َﻌﻠَﺔً َو ﻓِ َﻴﻌ ًﺎﻻ‬
‫‪Örnek‬‬
‫س‬
‫ﺑَـْﻴﻄََﺮ َزﻳْ ٌﺪ ِن اﻟْ َﻔَﺮ َ‬
‫)إ َذا َﺷ ﱠﻖ ِر ْﺟ َﻞ اﻟﺪﱠاﺑﱠِﺔ(‬
‫)‪Zeyd atı yardı.(Baytarlık yaptı.‬‬
‫ﺑَـْﻴﻄََﺮ‬
‫ُﻣﺒَـْﻴﻄٌَﺮ‬
‫َﻻ ﻳـُﺒَـْﻴ ِﻄ ُﺮ‬
‫ُﻣﺒَـْﻴﻄٌَﺮ‬
‫)‪(Atın ayağı yarıldığında.‬‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬ﺑَـ ْﻴﻄََﺮ‬
‫ﺑَـْﻴﻄََﺮًة َو ﺑِﻴﻄَ ًﺎرا‬
‫ﻳـُﺒَـْﻴ ِﻄ ُﺮ‬
‫ﺑَـْﻴ ِﻄ ْﺮ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳـُﺒَـْﻴ ِﻄ ْﺮ‬
‫ﻟِﻴُـﺒَـْﻴ ِﻄ ْﺮ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳـُﺒَـْﻴ ِﻄ ْﺮ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳـُﺒَـْﻴ ِﻄَﺮ‬
‫َﻻ ﺗـُﺒَـْﻴ ِﻄ ْﺮ‬
‫ُﻣﺒَـْﻴ ِﻄٌﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳـُﺒَـْﻴ ِﻄ ُﺮ‬
‫َﻻ ﻳـُﺒَـْﻴ ِﻄ ْﺮ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪21‬‬
‫‪42‬‬
‫)‪َ Bâbı (3+1‬ﺟ ْﻬ َﻮَر‬
‫‪Binası‬‬
‫‪3.‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪• Sadece müteaddî‬‬
‫‪için.‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫َﺟ ْﻬ َﻮَر ‪ُ -‬ﳚَ ْﻬ ِﻮُر ‪َ -‬ﺟ ْﻬ َﻮَرةً َو ِﺟ ْﻬ َﻮ ًارا ﻓَـ ْﻌ َﻮَل ‪ -‬ﻳـُ َﻔ ْﻌ ِﻮ ُل ‪ -‬ﻓَـ ْﻌ َﻮﻟَﺔً َو ﻓِ ْﻌ َﻮ ًاﻻ‬
‫‪Örnek‬‬
‫َﺟ ْﻬ َﻮَر َزﻳْ ٌﺪ ِن اﻟْ ُﻘ ْﺮآ َن‬
‫‪Zeyd Kur’an’ı cehrî okudu.‬‬
‫َﺟ ْﻬ َﻮَر‬
‫ُﳎَ ْﻬ َﻮٌر‬
‫َﻻ ُﳚَ ْﻬ ِﻮُر‬
‫ُﳎَ ْﻬ َﻮٌر‬
‫‪َ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬ﺟ ْﻬ َﻮَر‬
‫َﺟ ْﻬ َﻮَرًة َو ِﺟ ْﻬ َﻮ ًارا‬
‫ُﳚَ ْﻬ ِﻮُر‬
‫َﺟ ْﻬ ِﻮْر‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ُﳚَ ْﻬ ِﻮْر‬
‫ﻟِﻴُ َﺠ ْﻬ ِﻮْر‬
‫ﻟَ ْـﻢ ُﳚَ ْﻬ ِﻮْر‬
‫ﻟَ ْﻦ ُﳚَ ْﻬ ِﻮَر‬
‫َﻻ ُﲡَ ْﻬ ِﻮْر‬
‫ُﳎَ ْﻬ ِﻮٌر‬
‫َﻣﺎ ُﳚَ ْﻬ ِﻮُر‬
‫َﻻ ُﳚَ ْﻬ ِﻮْر‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪22‬‬
‫‪43‬‬
‫ﲑ‬
‫)‪َ Bâbı (3+1‬ﻋﺜْ ََ‬
‫‪Binası‬‬
‫‪• Sadece Lâzım için.‬‬
‫‪4.‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫َﻋﺜََْﲑ ‪ -‬ﻳـُ َﻌﺜِْﲑُ ‪َ -‬ﻋﺜََْﲑةً َو ِﻋﺜْـﻴَ ًﺎرا‬
‫ﻓَـ ْﻌﻴَ َﻞ ‪ -‬ﻳـُ َﻔ ْﻌﻴِ ُﻞ ‪ -‬ﻓَـ ْﻌﻴَـﻠَﺔً َو ﻓِ ْﻌﻴَ ًﺎﻻ‬
‫‪Örnek‬‬
‫َﻋﺜََْﲑ َزﻳْ ٌﺪ‬
‫‪Zeyd kaydı.‬‬
‫َﻋﺜََْﲑ‬
‫ُﻣ َﻌﺜَْﲑٌ‬
‫ِ‬
‫َﻻ ﻳـُ َﻌﺜْﲑُ‬
‫ُﻣ َﻌﺜَْﲑٌ‬
‫)إ َذا َزﱠل ﻗَ َﺪ ُﻣﻪُ(‬
‫)‪(Ayağı kaydığında.‬‬
‫ﲑ‬
‫‪َ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬ﻋﺜْ ََ‬
‫َﻋﺜِْ ْﲑ‬
‫ِ‬
‫ﻳـُ َﻌﺜْﲑُ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳـُ َﻌﺜِْ ْﲑ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳـُ َﻌﺜِْ َﲑ‬
‫َﻋﺜََْﲑةً َو ِﻋﺜْـﻴَ ًﺎرا‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳـُ َﻌﺜِْ ْﲑ‬
‫ﻟِﻴُـ َﻌﺜِْ ْﲑ‬
‫َﻻ ﺗـُ َﻌﺜِْ ْﲑ‬
‫ِ‬
‫ُﻣ َﻌﺜْﲑٌ‬
‫ِ‬
‫َﻣﺎ ﻳـُ َﻌﺜْﲑُ‬
‫َﻻ ﻳـُ َﻌﺜِْ ْﲑ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪23‬‬
‫‪44‬‬
‫ﺐ‬
‫)‪َ Bâbı (3+1‬ﺟﻠْﺒَ َ‬
‫‪Binası‬‬
‫‪• Müteaddî için.‬‬
‫‪5.‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫ِ‬
‫ﺐ ‪َ -‬ﺟ ْﻠﺒَـﺒَﺔً َو ِﺟ ْﻠﺒَ ًﺎﺎﺑ‬
‫ﺐ ‪ُ -‬ﳚَْﻠﺒ ُ‬
‫َﺟ ْﻠﺒَ َ‬
‫ﻓَـ ْﻌﻠَ َﻞ ‪ -‬ﻳـُ َﻔ ْﻌﻠِ ُﻞ ‪ -‬ﻓَـ ْﻌﻠَﻠَﺔً َو ﻓِ ْﻌ َﻼًﻻ‬
‫‪Örnek‬‬
‫ﺐ اﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ‬
‫َﺟ ْﻠﺒَ َ‬
‫‪Adam giydirdi.‬‬
‫ﺐ‬
‫َﺟ ْﻠﺒَ َ‬
‫ﺐ‬
‫ُﳎَْﻠﺒَ ٌ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫َﻻ ُﳚَْﻠﺒ ُ‬
‫ﺐ‬
‫ُﳎَْﻠﺒَ ٌ‬
‫)إ َذا أَﻟْﺒﺴﻪ ِْ‬
‫ﺎب(‬
‫َ َُ‬
‫اﳉ ْﻠﺒَ َ‬
‫)‪(O’na cilbabını giydirdiğinde.‬‬
‫ﺐ‬
‫‪َ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬ﺟﻠْﺒَ َ‬
‫ِ‬
‫َﺟ ْﻠﺒَـﺒَﺔً َو ِﺟ ْﻠﺒَ ًﺎﺎﺑ‬
‫ﺐ‬
‫ُﳚَْﻠﺒ ُ‬
‫ﺐ‬
‫َﺟ ْﻠﺒِ ْ‬
‫ﺐ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ُﳚَْﻠﺒِ ْ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻟﻴُ َﺠ ْﻠﺒِ ْ‬
‫ﺐ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ُﳚَْﻠﺒِ ْ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻟَ ْﻦ ُﳚَْﻠﺒ َ‬
‫ﺐ‬
‫َﻻ ُﲡَْﻠﺒِ ْ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ُﳎَْﻠﺒ ٌ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫َﻣﺎ ُﳚَْﻠﺒ ُ‬
‫ﺐ‬
‫َﻻ ُﳚَْﻠﺒِ ْ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪24‬‬
‫‪45‬‬
‫)‪َ Bâbı (3+1‬ﺳ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫‪Binası‬‬
‫‪• Müteaddî için.‬‬
‫‪( Bazı kaynaklarda‬‬
‫)‪Lâzım için‬‬
‫‪6.‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫ِ‬
‫ِ‬
‫َﺳ ْﻠ َﻘﯽ ‪ -‬ﻳُ َﺴ ْﻠﻘﻲ ‪َ -‬ﺳ ْﻠ َﻘﻴَﺔً َو ﺳ ْﻠ َﻘﺎءً‬
‫ِ‬
‫ِ‬
‫ﻓَـ ْﻌﻠَﯽ ‪ -‬ﻳـُ َﻔ ْﻌﻠﻲ – ﻓَـ ْﻌﻠَﻴَﺔً َو ﻓ ْﻌ َﻼءً‬
‫‪Örnek‬‬
‫ﺖ َر ُﺟ ًﻼ‬
‫َﺳ ْﻠ َﻘْﻴ ُ‬
‫‪Bir adamı sırt üstü attım.‬‬
‫َﺳ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫ُﻣ َﺴ ْﻠ ًﻘﯽ‬
‫َﻻ ﻳُ َﺴ ْﻠ ِﻘﻲ‬
‫ُﻣ َﺴ ْﻠ ًﻘﯽ‬
‫‪َ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬ﺳ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫ﻳُ َﺴ ْﻠ ِﻘﻲ‬
‫َﺳ ْﻠ ِﻖ‬
‫ِ‬
‫َﺳ ْﻠ َﻘﻴَﺔً َو ﺳْﻠ َﻘﺎءً‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳُ َﺴ ْﻠ ِﻖ‬
‫ﻟِﻴُ َﺴ ْﻠ ِﻖ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳُ َﺴ ْﻠ ِﻖ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳُ َﺴ ْﻠ ِﻘ َﻲ‬
‫َﻻ ﺗُ َﺴ ْﻠ ِﻖ‬
‫ُﻣ َﺴ ْﻠ ٍﻖ‬
‫َﻣﺎ ﻳُ َﺴ ْﻠ ِﻘﻲ‬
‫َﻻ ﻳُ َﺴ ْﻠ ِﻖ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪25‬‬
‫‪46‬‬
Rubâî Mezîd Bâblar
Rubâî mezîd; rubâî mücerred bir fiile harf ekleyerek kök harfi 5 veya 6 harfli olmuş fiillere denir.
Bu bâblar iki nevîdir. Bir harf ziyade alan birinci nevi 1 bâb, iki harf ziyade alan ikinci nevî 2 bâb olmak
üzere toplam 3 bâbtır.
Rubâî Mezîd 1.Nevî
1.
‫ ﺗَ َﺪ ْﺣ َﺮ َج‬Bâbı (4+1)
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠُ ًﻼ‬- ‫ ﻳـَﺘَـ َﻔ ْﻌﻠَ ُﻞ‬- ‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠَ َﻞ‬
‫ ﺗَ َﺪ ْﺣ ُﺮ ًﺟﺎ‬- ‫ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬- ‫ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬
• Mutâvaat için.
Örnek
‫اﳊَ َﺠ ُﺮ‬
ْ ‫ ﻓَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ َج ٰذﻟِ َﻚ ْاﳊَ َﺠُﺮ( ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬،‫) َد ْﺣَﺮ ْﺟ ُﺖ ْاﳊَ َﺠَﺮ‬
Taş yuvarlandı. (Taşı yuvarladım, o taş da hemen yuvarlandı.)
•
Mutâvaatın İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri yapılmaz.
‫ِج‬
ٌ ‫ُﻣﺘَ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ ﺗَ َﺪ ْﺣ َﺮ َج‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫ﺗَ َﺪ ْﺣ ُﺮ ًﺟﺎ‬
‫ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫ﻟِﻴَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫َﻻ ﺗَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬
Çekilmez
‫ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ُﻣﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ٌج‬
26
47
Rubâî Mezîd 2.Nevî
1.
‫ اِ ْﺣ َﺮْﳒَ َﻢ‬Bâbı (4+2)
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ اِﻓْﻌِْﻨ َﻼًﻻ‬- ‫ ﻳـَ ْﻔ َﻌْﻨﻠِ ُﻞ‬- ‫اِﻓْـ َﻌْﻨـﻠَ َﻞ‬
‫ اِ ْح ِرنْ َجا ًما‬- ‫ َی ْح َرنْ ِج ُم‬- ‫اِ ْح َرنْ َج َم‬
• Mutâvaat için.
Örnek
ِْ ‫ﺎﺣَﺮْﳒَ َﻢ ٰذﻟِ َﻚ ِْاﻹﺑِ ُﻞ( اِ ْﺣﺮْﳒَﻢ‬
ِْ ‫ﺖ‬
‫اﻹﺑِ ُﻞ‬
ُ ْ‫) َﺣ ْﺮ َﲨ‬
ْ َ‫ ﻓ‬،‫اﻹﺑِ َﻞ‬
َ َ
Develer çevrildi/döndürüldü. (Develeri çevirdim, o develer de hemen çevrildi.)
•
Mutâvaatın İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri yapılmaz.
‫ُْﳏَﺮِْﳒ ٌﻢ‬
‫َﻣﺎ َْﳛَﺮِْﳒ ُﻢ‬
‫َﻻ َْﳛَﺮِْﳒ ْﻢ‬
‫ اِ ْﺣ َﺮْﳒَ َﻢ‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫َﻻ َْﲢَﺮِْﳒ ْﻢ‬
‫اِ ْﺣ ِﺮْﳒَ ًﺎﻣﺎ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ َْﳛَﺮِْﳒ ْﻢ‬
‫ﻟِﻴَ ْﺤَﺮِْﳒ ْﻢ‬
‫َْﳛَﺮِْﳒ ُﻢ‬
‫ﻟَ ْـﻢ َْﳛَﺮِْﳒ ْﻢ‬
‫ﻟَ ْﻦ َْﳛَﺮِْﳒ َﻢ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫اِ ْﺣَﺮْﳒَ َﻢ‬
Çekilmez
‫اِ ْﺣَﺮِْﳒ ْﻢ‬
‫َﻻ َْﳛَﺮِْﳒ ُﻢ‬
‫ُْﳏَﺮْﳒَ ٌﻢ‬
27
48
2.
‫ﺸ َﻌ ﱠﺮ‬
َ ْ‫ اِﻗ‬Bâbı (4+2)
Mevzunu
Binası
‫ اِﻗْ ِﺸ ْﻌَﺮ ًارا‬- ‫ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱡﺮ‬- ‫اِﻗْ َﺸ َﻌﱠﺮ‬
• Lâzımın mübâlağası için.
Vezni
(‫ﻻًﻻ‬+
َ ‫)اِﻓْﻌِ ْﻞ‬
‫ ﻳَـ ْﻔ َﻌﻠِ ﱡﻞ – اِﻓْﻌِ ﱠﻼًﻻ‬- ‫اِﻓْـ َﻌﻠَ ﱠﻞ‬
Örnek
‫ﻗَ ْﺸ َﻌَﺮ ِﺟْﻠ ُﺪ اﻟﱠﺮ ُﺟ ِﻞ – اِﻗْ َﺸ َﻌﱠﺮ ِﺟ ْﻠ ُﺪ اﻟﱠﺮ ُﺟ ِﻞ‬
Adamın cildi çok ürperdi. - Adamın cildi ürperdi.
•
İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri harf-i cer ile çekilir ve fiil daima
müfred müzekker gaib olur. Çekimler harfi cerlere bitişen zamirlerde gerçekleşir.
‫ُﻣ ْﻘ َﺸﻌِﱞﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱡﺮ‬
ِّ ‫َﻻ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
‫ﺸ َﻌ ﱠﺮ‬
َ ْ‫ اِﻗ‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫اِﻗْ ِﺸ ْﻌَﺮ ًارا‬
ِّ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
ِّ ‫ﻟِﻴَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
‫ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱡﺮ‬
‫اِﻗْ َﺸ َﻌﱠﺮ‬
ِّ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
‫ُﻣ ْﻘ َﺸ َﻌﱞﺮ ﺑِِﻪ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫َﻻ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱡﺮ‬
ِّ ‫اِﻗْ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
ِّ ‫َﻻ ﺗَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ُﻣ ْﻘ َﺸ َﻌﱞﺮ‬
28
49
‫’ ﺗَ َﺪ ْﺣ َﺮ َج‬ye Mülhak olan Bâblar
Sülâsî olan bazı fiiller kendilerine harf ziyade edilerek kalıp itibari ile ‘
‫ ’ ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬ye
benzetilmişlerdir. Bunlara mülhak bâblar denir. Aslen sülâsî olduklarından dolayı rubâî mezîd
kapsamına girmezler. Bunlar da 5 bâbtır.
1.
‫ﺐ‬
َ َ‫ َﲡَﻠْﺒ‬Bâbı (3+2)
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠُ ًﻼ‬- ‫ ﻳـَﺘَـ َﻔ ْﻌﻠَ ُﻞ‬- ‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠَ َﻞ‬
‫ َت َج ْل ُب ًبا‬- ‫ َی َت َج ْل َب ُب‬- ‫َت َج ْل َب َب‬
• Mutâvaat için.
Örnek
‫ﺐ‬
َ َ‫ ﻓَـﺘَ َﺠْﻠﺒَ َﺐ( َﲡَْﻠﺒ‬،ُ‫) َﺟْﻠﺒَـْﺒـﺘُﻪ‬
Cilbab giyildi. (Ona cilbab giydirdim, O cilbab da hemen giyildi.)
•
Mutâvaatın İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri yapılmaz.
ِ
‫ﺐ‬
ٌ ‫ُﻣﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
‫ﺐ‬
ُ َ‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
‫ﺐ‬
َ َ‫ َﲡَﻠْﺒ‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫َﲡَْﻠﺒُـﺒًﺎ‬
‫ﺐ‬
ْ َ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
ِ
‫ﺐ‬
‫ﺐ‬
ْ َ‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
ْ َ‫ﻟﻴَـﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
‫ﺐ‬
ْ َ‫َﻻ ﺗَـﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
‫ﺐ‬
ُ َ‫ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
‫ﺐ‬
ْ َ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
‫ﺐ‬
َ َ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ﺐ‬
َ َ‫َﲡَْﻠﺒ‬
Çekilmez
‫ﺐ‬
ْ َ‫َﲡَْﻠﺒ‬
‫ﺐ‬
ُ َ‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
‫ﺐ‬
ٌ َ‫ُﻣﺘَ َﺠ ْﻠﺒ‬
29
50
2.
‫ب‬
َ ‫ َﲡَ ْﻮَر‬Bâbı (3+2)
Binası
Vezni
Mevzunu
‫ ﺗَـ َﻔ ْﻮﻋُ ًﻼ‬- ‫ ﻳـَﺘَـ َﻔ ْﻮ َﻋ ُﻞ‬- ‫ﺗَـ َﻔ ْﻮ َﻋ َﻞ‬
‫ َت َج ْو ُر ًبا‬- ‫ َی َت َج ْو َر ُب‬- ‫َت َج ْو َر َب‬
• Mutâvaat için.
Örnek
‫ َف َت َج ْو َر َب( َت َج ْو َر َب‬،‫) َج ْو َر ْب ُت ُه‬
Çorap giyildi. (O’na çorap giydirdim, o çorap da hemen giyildi.)
•
Mutâvaatın İsm-i mef’ûl çekimi ile mazî ve muzarîlerin meçhûl çekimleri yapılmaz.
‫ب‬
ٌ ‫ُﻣﺘَ َﺠ ْﻮِر‬
‫ب‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
‫ب‬
َ ‫ َﲡَ ْﻮَر‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫َﲡَ ْﻮُرًﺎﺑ‬
‫ب‬
ْ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
ِ
‫ب‬
‫ب‬
ْ ‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
ْ ‫ﻟﻴَـﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
‫ب‬
ْ ‫َﻻ ﺗَـﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
‫ب‬
ُ ‫ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
‫ب‬
ْ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
‫ب‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ب‬
َ ‫َﲡَ ْﻮَر‬
Çekilmez
‫ب‬
ْ ‫َﲡَ ْﻮَر‬
‫ب‬
ُ ‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
‫ب‬
ٌ ‫ُﻣﺘَ َﺠ ْﻮَر‬
30
51
‫ﺸ ْﻴﻄَ َﻦ‬
‫)‪ Bâbı (3+2‬ﺗَ َ‬
‫‪Binası‬‬
‫‪• Yalnız lâzım için.‬‬
‫‪3.‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫ﺗَ َﺸْﻴﻄَ َﻦ ‪ -‬ﻳَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ ُﻦ ‪ -‬ﺗَ َﺸْﻴﻄُﻨًﺎ‬
‫ﺗَـ َﻔْﻴـ َﻌ َﻞ ‪ -‬ﻳَـﺘَـ َﻔْﻴـ َﻌ ُﻞ ‪ -‬ﺗَـ َﻔْﻴـﻌُ ًﻼ‬
‫‪Örnek‬‬
‫ﺗَ َﺸْﻴﻄَ َﻦ َزﻳْ ٌﺪ‬
‫ِ‬
‫وﻫﺎ(‬
‫)إ َذا ﻓَـ َﻌ َﻞ ﻓ ْﻌ ًﻼ َﻣﻜُْﺮ ً‬
‫‪Zeyd şeytanlaştı.‬‬
‫ﺗَ َﺸْﻴﻄَ َﻦ‬
‫ُﻣﺘَ َﺸْﻴﻄَ ٌﻦ ﺑِِﻪ‬
‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ ُﻦ‬
‫ُﻣﺘَ َﺸْﻴﻄَ ٌﻦ‬
‫)‪(Çirkin bir iş yaptığında.‬‬
‫ﺸ ْﻴﻄَ َﻦ‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬ﺗَ َ‬
‫ﻳَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ ُﻦ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ ْﻦ‬
‫ﺗَ َﺸْﻴﻄَ ْﻦ‬
‫ﺗَ َﺸْﻴﻄُﻨًﺎ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ ْﻦ‬
‫ﻟِﻴَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ ْﻦ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ َﻦ‬
‫ُﻣﺘَ َﺸْﻴ ِﻄ ٌﻦ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ ُﻦ‬
‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ ْﻦ‬
‫َﻻ ﺗَـﺘَ َﺸْﻴﻄَ ْﻦ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪31‬‬
‫‪52‬‬
‫)‪ Bâbı (3+2‬ﺗَـ َﺮْﻫ َﻮ َك‬
‫‪Binası‬‬
‫‪• Sadece lâzım için.‬‬
‫‪4.‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫ﺗَـَﺮْﻫ َﻮ َك ‪ -‬ﻳَََﱰْﻫ َﻮ ُك ‪ -‬ﺗَـَﺮْﻫ ُﻮًﻛﺎ‬
‫ﺗَـ َﻔ ْﻌ َﻮَل ‪ -‬ﻳـَﺘَـ َﻔ ْﻌ َﻮ ُل ‪ -‬ﺗَـ َﻔ ْﻌ ُﻮًﻻ‬
‫‪Örnek‬‬
‫ﺗَـَﺮْﻫ َﻮ َك َزﻳْ ٌﺪ‬
‫)إ َذا ﺗَ َﻜ ﱠَﱪ ِﰲ اﻟْ َﻤ ْﺸ ِﻲ(‬
‫‪Zeyd havalanarak yürüdü.‬‬
‫ﺗَـَﺮْﻫ َﻮ َك‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬ﺗَـ َﺮْﻫ َﻮ َك‬
‫ﻳَََﱰْﻫ َﻮ ُك‬
‫ُﻣ ََﱰْﻫ َﻮ ٌك ﺑِِﻪ‬
‫َﻻ ﻳَََﱰْﻫ َﻮ ُك‬
‫ُﻣ ََﱰْﻫ َﻮ ٌك‬
‫)‪(Kibirlenerek yürüdüğünde.‬‬
‫ﺗَـَﺮْﻫ ُﻮًﻛﺎ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَََﱰْﻫ َﻮ ْك‬
‫ﺗَـَﺮْﻫ َﻮ ْك‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَََﱰْﻫ َﻮ ْك‬
‫ﻟِﻴَََﱰْﻫ َﻮ ْك‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَََﱰْﻫ َﻮ َك‬
‫ُﻣ ََﱰْﻫ ِﻮ ٌك‬
‫َﻣﺎ ﻳَََﱰْﻫ َﻮ ُك‬
‫َﻻ ﺗَََﱰْﻫ َﻮ ْك‬
‫َﻻ ﻳَََﱰْﻫ َﻮ ْك‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪32‬‬
‫‪53‬‬
‫ﺴﻠ َﻘﯽ‬
‫)‪ Bâbı (3+2‬ﺗَ َ‬
‫‪Binası‬‬
‫‪• Mutâvaat için.‬‬
‫‪(Bazı kaynaklarda‬‬
‫)‪lâzım için‬‬
‫‪5.‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫ﺗَ َﺴ ْﻠ َﻘﯽ ‪ -‬ﻳـَﺘَ َﺴ ْﻠ َﻘﯽ ‪ -‬ﺗَ َﺴ ْﻠ ِﻘﻴًﺎ‬
‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠَﯽ ‪ -‬ﻳـَﺘَـ َﻔ ْﻌﻠَﯽ ‪ -‬ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠِﻴًﺎ‬
‫‪Örnek‬‬
‫ﺗَ َﺴ ْﻠ َﻘﯽ َزﻳْ ٌﺪ‬
‫‪Zeyd sırtüstü yattı/uyudu.‬‬
‫ﺗَ َﺴ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫ﺴ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬ﺗَ َ‬
‫ﻳَـﺘَ َﺴ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫ُﻣﺘَ َﺴ ْﻠ ًﻘﯽ‬
‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺴ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫ُﻣﺘَ َﺴ ْﻠ ًﻘﯽ‬
‫ﺗَ َﺴ ْﻠ ِﻘﻴًﺎ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَ َﺴ ْﻠ َﻖ‬
‫ﻟِﻴَـﺘَ َﺴ ْﻠ َﻖ‬
‫ﺗَ َﺴ ْﻠ َﻖ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَ َﺴ ْﻠ َﻖ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَ َﺴ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫ُﻣﺘَ َﺴ ْﻠ ٍﻖ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَ َﺴ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫َﻻ ﺗَـﺘَ َﺴ ْﻠ َﻖ‬
‫َﻻ ﻳَـﺘَ َﺴ ْﻠ َﻖ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪33‬‬
‫‪54‬‬
‫’ اِ ْﺣ َﺮْﳒَ َﻢ‬ye Mülhak olan Bâblar
Sülâsî olan bazı fiiller kendilerine harf ziyade edilerek kalıp itibari ile ‘
‫ ’ اِ ْﺣَﺮْﳒَ َﻢ‬ye
benzetilmişlerdir. Bunlara mülhak bâblar denir. Aslen sülâsî olduklarından dolayı rubâî mezîd
kapsamına girmezler. Bunlar da 2 bâbtır.
1.
ِ
‫ﺲ‬
َ ‫ اﻗـ‬Bâbı (3+3)
َ ‫ْﻌ ْﻨ‬
َ ‫ﺴ‬
Vezni
Mevzunu
Binası
‫ اِﻓْﻌِْﻨ َﻼًﻻ‬- ‫ ﻳـَ ْﻔ َﻌْﻨﻠِ ُﻞ‬- ‫اِﻓْـ َﻌْﻨـﻠَ َﻞ‬
‫اسا‬
ً ‫ اِ ْق ِع ْن َس‬- ‫س‬
ُ ‫ َی ْق َع ْن ِس‬- ‫س‬
َ ‫اِ ْق َع ْن َس‬
• Lâzımın mübâlağası için.
Örnek
ِ
ِ
‫ﺲ اﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ‬
َ ‫ﻗَﻌ َﺲ اﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ – اﻗْـ َﻌْﻨ َﺴ‬
Adam göğsü çok yumru oldu. - Adam göğsü yumru (kamburun zıttı) oldu.
ِ
‫ﺲ‬
ٌ ‫ُﻣ ْﻘ َﻌْﻨﺴ‬
‫س‬
ُ ‫َﻣﺎ َی ْق َع ْن ِس‬
‫س‬
ْ ‫َﻻ َی ْق َع ْن ِس‬
ِ
‫ﺲ‬
َ ‫ اﻗـ‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
َ ‫ْﻌ ْﻨ‬
َ ‫ﺴ‬
‫اسا‬
ً ‫اِ ْق ِع ْن َس‬
‫س‬
ُ ‫َی ْق َع ْن ِس‬
‫س‬
ْ ‫ﻟَ ْـﻢ َی ْق َع ْن ِس‬
‫س‬
ْ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ َی ْق َع ْن ِس‬
‫س‬
ْ ‫لِ َی ْق َع ْن ِس‬
‫س‬
َ ‫اِ ْق َع ْن َس‬
‫ﺲ ﺑِِﻪ‬
ٌ ‫ُﻣ ْﻘ َﻌْﻨ َﺴ‬
‫س‬
‫س‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ َی ْق َع ْن ِس‬
ُ ‫َﻻ َی ْق َع ْن ِس‬
‫س‬
ْ ‫اِ ْق َع ْن ِس‬
‫س‬
ْ ‫َﻻ َت ْق َع ْن ِس‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ﺲ‬
ٌ ‫ُﻣ ْﻘ َﻌْﻨ َﺴ‬
34
55
‫)‪ Bâbı (3+3‬اِ ْﺳﻠَْﻨـ َﻘﯽ‬
‫‪Binası‬‬
‫‪• Lâzım için.‬‬
‫‪(Bazı kaynaklarda‬‬
‫)‪mutâvaat için‬‬
‫‪2.‬‬
‫‪Mevzunu‬‬
‫‪Vezni‬‬
‫اِ ْس َل ْن َقی ‪َ -‬ی ْس َل ْن ِقي ‪ -‬اِ ْس ِل ْنق ًَاء‬
‫ِ‬
‫ِ ِِ‬
‫اﻓْـ َﻌْﻨـﻠَﯽ ‪ -‬ﻳَـ ْﻔ َﻌْﻨﻠﻲ – اﻓْﻌْﻨ َﻼءً‬
‫‪Örnek‬‬
‫اِ ْﺳﻠَْﻨـ َﻘﯽ َزﻳْ ٌﺪ‬
‫)إ َذا َ� َم َﻋﻠَﯽ ﻗَـ َﻔﺎﻩُ(‬
‫‪Zeyd sırtüstü yattı/uyudu.‬‬
‫)‪(Ensesi üzerine uyuduğunda.‬‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬اِ ْﺳﻠَْﻨـ َﻘﯽ‬
‫اِ ْس َل ْنقَی‬
‫َی ْس َل ْن ِقي‬
‫ُﻣ ْﺴﻠَْﻨـ ًﻘﯽ‬
‫ﻟَ ْـﻢ َی ْس َلنْقِ‬
‫َﻻ َی ْس َل ْن ِقي‬
‫اِ ْس َلنْقِ‬
‫ُﻣ ْﺴﻠَْﻨـ ًﻘﯽ‬
‫ُﻣ ْﺴﻠَْﻨ ٍﻖ‬
‫اِ ْس ِل ْنق ًَاء‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ َی ْس َلنْقِ‬
‫لِ َی ْس َلنْقِ‬
‫ﻟَ ْﻦ َی ْس َل ْن ِق َي‬
‫َﻣﺎ َی ْس َل ْن ِقي‬
‫َﻻ َی ْس َلنْقِ‬
‫َﻻ َت ْس َلنْقِ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪AKSÂM-I SEMANİYE‬‬
‫‪Örnek‬‬
‫‪Tür‬‬
‫َﻛ ُﺮَم‬
‫َو َﻋ َﺪ‬
‫ِ‬
‫َﺳﺎﱂٌ‬
‫أَ ْﻛ َﺮَم‬
‫أ َْو َﻋ َﺪ‬
‫ج‬
‫َد ْﺣ َﺮ َ‬
‫س‬
‫َو ْﺳ َﻮ َ‬
‫ﺗَ َﺪ ْﺣ َﺮ َج‬
‫س‬
‫ﺗَـ َﻮ ْﺳ َﻮ َ‬
‫‪Yapı‬‬
‫ُﳎَ ﱠﺮٌد‬
‫ﻏَ ْﲑُ َﺳ ٍِﺎﱂ‬
‫ِ‬
‫َﺳﺎﱂٌ‬
‫َﻣ ِﺰﻳ ٌﺪ‬
‫ﻏَ ْﲑُ َﺳ ٍِﺎﱂ‬
‫ِ‬
‫َﺳﺎﱂٌ‬
‫ُﳎَ ﱠﺮٌد‬
‫ﻏَ ْﲑُ َﺳ ٍِﺎﱂ‬
‫ِ‬
‫َﺳﺎﱂٌ‬
‫َﻣ ِﺰﻳ ٌﺪ‬
‫ﻏَ ْﲑُ َﺳ ٍِﺎﱂ‬
‫‪35‬‬
‫‪56‬‬
‫‪Fiil‬‬
‫ﺛَُﻼﺛِ ﱞﻲ‬
‫ُرَﺎﺑ ِﻋ ﱞﯽ‬
AKSÂM-I SEB’A
Aksâm-ı seb’a, yedi kısım anlamına gelir. Sülâsî mücerred bir fiilin karşılaşabileceğimiz yedi hâlini
anlatmak için kullanılır. Sülâsî mezîd, rubâî mücerred ve rubâî mezîdlerde bu kural aranmaz.
ِ (Sahih)
1. ‫ﻴﺢ‬
َ
ٌ ‫ﺻﺤ‬
Sülâsî mücerred bir fiilin; tüm harfleri içinde illet harfi yoksa bu fiile sahih fiil denir.
İllet harfleri: Vav, yâ, elif, hemze ve şedde (
Örnek:
ّ- ‫ ء‬- ‫ ا‬- ‫ ي‬- ‫) و‬
ِ
‫ َﻛ َُﱪ‬، ‫ﺼ َﻦ‬
َ َ‫ﻧ‬
ُ ‫ َﺣ‬، ‫ َﻋﻠ َﻢ‬، ‫ َﺷ ِﺮب‬، ‫ َﺷ َﻜَﺮ‬، ‫ﺼَﺮ‬
2. ‫ﺎل‬
ٌ َ‫( ِﻣﺜ‬Misâl)
Sülâsî mücerred bir fiilin; sadece fâel fiili illet harflerinden biri olursa bu fiile misâl fiil denir.
Örnek:
‫ ﻳَِﻘ َﻆ‬، ‫ ﻳَ َﺴَﺮ‬، ‫ َو َﺟ َﺪ‬، ‫َو َﻋ َﺪ‬
3. ‫ف‬
ٌ ‫َﺟ َﻮ‬
ْ ‫( أ‬Ecvef)
Sülâsî mücerred bir fiilin; sadece aynel fiili illet harflerinden biri olursa bu fiile ecvef fiil denir.
Örnek:
‫ َ� َم‬، ‫ َﻛ َﺎل‬، ‫ﻗَ َﺎل‬
ِ
4. ‫ﺺ‬
ٌ ‫( َ�ﻗ‬Nakıs)
Sülâsî mücerred bir fiilin; sadece lâmel fiili illet harflerinden biri olursa bu fiile nakıs fiil denir.
Örnek:
‫ َد َﻋﺎ‬، ‫ َرَﻣﯽ‬، ‫َﻏَﺰا‬
ِ
5. ‫ﻴﻒ‬
ٌ ‫( ﻟَﻔ‬Lefif)
Sülâsî mücerred bir fiilin; üç harfinden iki tanesi illet harflerinden biri olursa bu fiile lefif fiil denir.
Eğer bir fiillde illet harfleri ardarda gelirse, buna lefif-i mâkrun, illet harfleri ayrık gelirse, buna da
lefif-i mefruk denir.
Lefif-i Mâkruna Örnek:
‫ی‬
َ ‫ ﻗَ ِﻮ‬، ‫ﻃََﻮی‬
Lefif-i Mefruka Örnek:
، ‫ ﻳَِﻘﻲ‬- ‫َوﻗَﯽ‬
6. ‫ﻒ‬
ٌ ‫ﺎﻋ‬
َ ‫( ُﻣ‬Muzâf)
َ‫ﻀ‬
Sülâsî mücerred bir fiilin; aynel ve lâmel fiili aynı cinsten şeddeli bir harf olursa bu fiile muzâf
fiil denir.
Örnek:
‫ َرﱠد‬، ‫ َﺷ ﱠﺪ‬، ‫َﻣ ﱠﺪ‬
7. ‫ﻮز‬
ٌ ‫( َﻣ ْﻬ ُﻤ‬Mehmuz)
Sülâsî mücerred bir fiilin; herhangi bir harfi hemze olursa bu fiile mehmuz fiil denir. Hemzenin
konumuna göre isimlendirilir.
Mehmuz-ul Fâ’ya Örnek: ‫َﺧ َﺬ‬
َ‫أ‬
Mehmuz-ul Ayn’a Örnek: ‫َل‬
َ ‫َﺳﺄ‬
Mehmuz-ul Lâm’a Örnek: َ‫ﻗَـﺮأ‬
َ
36
57
İDGAM
İdgam bir harfi başka bir harfe katmak demektir. Yani aynı cins iki harfi şeddelemektir.
•
Aynı cins olan harflerin ikiside harekeli veya ilki sâkin, ikincisi harekeli ise idgam yapmak vaciptir.
•
Aynı cins olan harflerin ilki harekeli, ikincisi ârızî (irab kaynaklı) bir sükûn ile sâkin ise idgam yapmak
câizdir.
•
Aynı cins olan harflerin ilki harekeli, ikincisi aslî bir sükûn ile sâkin ise idgam yapmak yasaktır.
İdgam yapılırken bakılır;
•
Aynı cins iki harften önce gelen harf harekeli ise önce hazif (aynı cins olan ilk harf atılır) sonra
idgam yapılır.
•
Aynı cins iki harften önce gelen harf sâkin ise önce nakil (aynı cins olan ilk harfin harekesi
kendinden önceki harfe verilir) sonra idgam yapılır.
İdgam yapıldıktan sonra şedde;
•
İlk önce harekelerin en hafifi olan fetha ile harekelenir.
•
Sonra “sâkin harekelenirken kesra ile harekelenir” kuralına göre kesra ile harekelenir.
•
Eğer şeddeli harften önceki harf dammeli ise damme ile de harekelenebilir.
Örnekler
‫َم ْغ ُز �و‬
‫ �د‬/‫ �د‬/‫لَ ْم َی ُم �د‬
‫لَ ْم َی ُم ْد ْد‬
2.Harf
1.Harf
Hüküm
ُ◌◌ِ َ◌
◌ْ ُ◌◌ِ َ◌
‫َو ِاج ٌب‬
‫ِض لَ ْم َی ْح َم ِر ْر‬
ٌ ‫ْ◌ َعار‬
ُ◌◌ِ َ◌
‫َجائِ ٌز‬
‫ْ◌ أَ ْص ِل �ي َم َد ْد َن | اِ ْح َم َر ْر ُت‬
ُ◌◌ِ َ◌
‫ُم ْم َت ِن ٌع‬
‫َم �د | َم ْغ ُزو ٌو‬
‫ �ر | لَ ْم َی ْم ُد ْد‬/‫لَ ْم َی ْح َم �ر‬
‫َم ْد َد‬
‫لَ ْم َی ْح َم ْر ْر‬
‫َم َد َد‬
37
58
‫ﻛﺘﺎب اﳌﻘﺼﻮد‬
‫)‪(Ders Notu‬‬
‫ﻇﻔﺮ أﺳﻦ‬
‫آداﭘﺎزاري‬
‫‪٢٠١٧‬‬
‫‪59‬‬
ِٰ ‫ﺑِﺴ ِﻢ‬
‫ﲪ ِﻦ اﻟﱠﺮِﺣﻴ ِﻢ‬
ٰ ْ ‫اﻪﻠﻟ اﻟﱠﺮ‬
ّ ْ
ِِ
ِ ‫ﺼﻮ‬
ِ ‫ﻪﻠﻟ اﻟْﻮﱠﻫ‬
ِ َ ِ‫ﺎب ﻟِْﻠﻤ ْﺆِﻣﻨ‬
‫ﻼم َﻋﻠَﯽ َر ُﺳﻮﻟِِﻪ ُﳏَ ﱠﻤ ٍﺪ اﻟﱠﺰ ِاﺟ ِﺮ‬
‫اب َواﻟ ﱠ‬
ُ ‫ﺼﻼةُ َواﻟ ﱠﺴ‬
ُ
َ ‫ﻴﻞ اﻟ ﱠ‬
َ ّٰ ‫اَ ْﳊَ ْﻤ ُﺪ‬
َ ‫ﲔ َﺳﺒ‬
ِ ‫اب و ﻋﻠَﯽ آﻟِِﻪ و‬
ِ
ِ ‫ﺻﺤ‬
ِ َ‫ﺎث َﻋﻠَﯽ ﻃَﻠ‬
ِْ ‫َﻋ ِﻦ‬
‫ﺎب‬
ْ ‫اﻹ ْذ َ� ِب‬
ِّ َ‫اﳊ‬
َ َ ِ ‫ﺐ اﻟﺜـ َﱠﻮ‬
ََ
َ ْ َ‫ﺻ ْﺤﺒِﻪ َﺧ ِْﲑ ْاﻵل َو َﺧ ِْﲑ ْاﻻ‬
Fiiller Aslî (Mücerred) ve Ziyâdeli (Mezîd) olmak üzüere iki kısımdır.
1. Aslî: Aslî fiillerde, Sülâsî ve Rubâî olarak ikiye ayrılır.
A. Sülâsî Mücerred: Mâzisi üç harften meydana gelen fiiller olup 6 bâbtır.
Bâb
Yapılışı
Vezni
‫ﻓَـ َﻌ َﻞ – ﻳَـ ْﻔﻌُ ُﻞ‬
‫ﻓَـ َﻌ َﻞ – ﻳَـ ْﻔﻌِ ُﻞ‬
‫ﻓَـ َﻌ َﻞ – ﻳَـ ْﻔ َﻌ ُﻞ‬
‫ﻓَﻌِ َﻞ – ﻳَـ ْﻔ َﻌ ُﻞ‬
‫ﻓَـﻌُ َﻞ – ﻳَـ ْﻔﻌُ ُﻞ‬
‫ﻓَﻌِ َﻞ – ﻳَـ ْﻔﻌِ ُﻞ‬
1
2
3
4
5
6
Mevzûnu
Aynel fiil mazîde fethalı, muzarîde dammelidir.
Aynel fiil mazîde fethalı, muzarîde kesralıdır.
Aynel fiil mâzide ve muzarîde fethalıdır.
Aynel fiil mazîde kesralı, muzarîde fethalıdır.
Aynel fiil mâzide ve muzarîde dammelidir.
Aynel fiil mâzide ve muzarîde kesralıdır.
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﺼَﺮ – ﻳَـْﻨ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ب‬
ْ َ‫ب – ﻳ‬
َ
ُ ‫ﻀ ِﺮ‬
َ ‫ﺿَﺮ‬
‫ﻓَـﺘَ َﺢ – ﻳَـ ْﻔﺘَ ُﺢ‬
‫َﻋﻠِ َﻢ – ﻳَـ ْﻌﻠَ ُﻢ‬
‫َﺣ ُﺴ َﻦ – َْﳛ ُﺴ ُﻦ‬
ِ
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫ﺐ – َْﳛﺴ‬
َ ‫َﺣﺴ‬
NOT: Üçüncü bâbtan olan fiillerin aynel veya lâmel fiili boğaz harflerinden biri olmak
zorundadır. Bunun tek istisnası ‫َ�ْﺑَﯽ‬
Boğaz harfleri şunlardır : ‫أ‬
- ‫أَﺑَﯽ‬
‫حخعغه‬
fiilidir. Buna kural dışı anlamında şaz (‫ﺷﺎذﱞ‬
َ ) denir.
B. Rubâî Mücerred: Mâzisi dört harften meydana gelen fiiller olup 1 bâbtır.
ً‫ﻓَـ ْﻌﻠَﻠَﺔً َو ﻓِ ْﻌﻼَﻻ‬
ِ
‫اﺟﺎ‬
ً ‫َد ْﺣَﺮ َﺟﺔً َو د ْﺣَﺮ‬
Vezinleri
‫ﻓَـ ْﻌﻠَ َﻞ‬
‫ﻳـُ َﻔ ْﻌﻠِ ُﻞ‬
‫ِج‬
ُ ‫ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫ﻓَـ ْﻌﻠَ َﻞ‬
‫َد ْﺣَﺮ َج‬
Vezni
Mevzûnu
ye benzeyen 6 bâb vardır ki, bunlar aslen sülâsî mezîddirler.
Fakat vezinleri rubâî mücerrede benzediklerinden dolayı bunlara rubâîye mülhak bâblar denir.
6
5
4
3
2
1
‫ﻓَـ ْﻌﻠَ َﻞ‬
‫ﺐ‬
َ َ‫َﺟ ْﻠﺒ‬
‫ﻓَـ ْﻌﻠَﯽ‬
‫َﺳ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫ﻓَـ ْﻌﻴَ َﻞ‬
‫َﻋﺜْـﻴَـَﺮ‬
‫ﻓَـْﻴـ َﻌ َﻞ‬
‫ﺑَـْﻴﻄََﺮ‬
‫ﻓَـ ْﻌ َﻮَل‬
‫َﺟ ْﻬ َﻮَر‬
‫ﻓَـ ْﻮ َﻋ َﻞ‬
‫َﺣ ْﻮﻗَ َﻞ‬
Mazî
Vezni
Mevzûnu
1
60
2. Ziyadeli: Ziyadeli fiiller de, Sülâsî ve Rubâî olarak ikiye ayrılır.
A. Sülâsî Mezîd: Sülâsî mücerred üzerine ziyade alanlardır. 3 nev’i olup 14 bâbtır.
1. Rubâîler: Sülâsî mücerrede bir harf ziyade alarak 4 harfli olanlardır. 3 bâbtır.
ً‫إِﻓْـ َﻌﺎﻻ‬
‫إِ ْﻛَﺮ ًاﻣﺎ‬
ً‫ﺗَـ ْﻔﻌِﻴﻼً َو ﺗَـ ْﻔﻌِﻠَﺔ‬
‫ـﺤﺎ‬
ً ‫ﺗَـ ْﻔ ِﺮﻳ‬
ً‫ﺎﻋﻠَﺔً َو ﻓِ َﻌﺎﻻً َو ﻓِ َﻴﻌﺎﻻ‬
َ ‫ُﻣ َﻔ‬
ً‫ُﻣ َﻘﺎﺗَـﻠَﺔً َو ﻗِﺘَﺎﻻً َو ﻗِﻴﺘَﺎﻻ‬
‫ﻳـُ ْﻔﻌِ ُﻞ‬
‫ﻳُ ْﻜ ِﺮُم‬
‫ﻳـُ َﻔ ّﻌِ ُﻞ‬
‫ﻳـُ َﻔِّﺮ ُح‬
ِ ‫ﻳـ َﻔ‬
‫ﺎﻋ ُﻞ‬
ُ
‫ﻳـُ َﻘﺎﺗِ ُﻞ‬
‫أَﻓْـ َﻌ َﻞ‬
‫أَ ْﻛَﺮَم‬
‫ﻓَـ ﱠﻌ َﻞ‬
‫ﻓَـﱠﺮ َح‬
‫ﺎﻋ َﻞ‬
َ َ‫ﻓ‬
‫ﻗَﺎﺗَ َﻞ‬
Vezni
1
Mevzûnu
Vezni
2
Mevzûnu
Vezni
3
Mevzûnu
2. Humâsîler: Sülâsî mücerrede iki harf ziyade alarak 5 harfli olanlardır. 5 bâbtır.
ً‫اِﻧِْﻔ َﻌﺎﻻ‬
ً‫اِﻧْ ِﻜ َﺴﺎرا‬
ً‫اِﻓْﺘِ َﻌﺎﻻ‬
ِ ِ
‫ﺎﻋﺎ‬
ً ‫ا ْﺟﺘ َﻤ‬
ً‫اِﻓْﻌِﻼَﻻ‬
ِْ ِ‫ا‬
‫ﲪَﺮ ًارا‬
ً‫ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻼ‬
‫ﺗَ َﻜ ﱡﺴًﺮا‬
ً‫ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻼ‬
‫ﺗَـﺒَﺎﻋُ ًﺪا‬
‫ﻳَـْﻨـ َﻔﻌِ ُﻞ‬
‫ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ‬
‫ﻳَـ ْﻔﺘَﻌِ ُﻞ‬
‫َْﳚﺘَ ِﻤ ُﻊ‬
‫ﻳَـ ْﻔ َﻌ ﱡﻞ‬
‫َْﳛ َﻤﱡﺮ‬
‫ﻳَـﺘَـ َﻔ ﱠﻌ ُﻞ‬
‫ﻳَـﺘَ َﻜ ﱠﺴ ُﺮ‬
‫ﺎﻋ ُﻞ‬
َ ‫ﻳَـﺘَـ َﻔ‬
‫ﺎﻋ ُﺪ‬
َ َ‫ﻳَـﺘَـﺒ‬
‫اِﻧْـ َﻔ َﻌ َﻞ‬
‫اِﻧْ َﻜ َﺴَﺮ‬
‫اِﻓْـﺘَـ َﻌ َﻞ‬
‫اِ ْﺟﺘَ َﻤ َﻊ‬
‫اِﻓْـ َﻌ ﱠﻞ‬
‫اِ ْﲪَﱠﺮ‬
‫ﺗَـ َﻔ ﱠﻌ َﻞ‬
‫ﺗَ َﻜ ﱠﺴَﺮ‬
‫ﺎﻋ َﻞ‬
َ ‫ﺗَـ َﻔ‬
‫ﺗَـﺒَﺎ َﻋ َﺪ‬
Vezni
1
Mevzûnu
Vezni
2
Mevzûnu
Vezni
3
Mevzûnu
Vezni
4
Mevzûnu
Vezni
5
Mevzûnu
2
61
3. Südâsîler: Sülâsî mücerrede üç harf ziyade alarak 6 harfli olanlardır. 6 bâbtır.
ً‫اِ ْﺳﺘِ ْﻔ َﻌﺎﻻ‬
ِ ِ
‫اﺟﺎ‬
ً ‫ا ْﺳﺘ ْﺨَﺮ‬
ً‫اِﻓْﻌِ َﻴﻌﺎﻻ‬
ِ
‫ﻴﺸ ًﺎﺎﺑ‬
َ ‫ا ْﻋ ِﺸ‬
ً‫اِﻓْﻌِ ﱠﻮاﻻ‬
‫اِ ْﺟﻠِ ﱠﻮا ًذا‬
ً‫اِﻓْﻌِْﻨﻼَﻻ‬
ِِ
‫ﺎﺳﺎ‬
ً ‫اﻗْﻌْﻨ َﺴ‬
ِِ
ً‫اﻓْﻌْﻨﻼَء‬
ِ ِ
ً‫ا ْﺳﻠْﻨـ َﻘﺎء‬
ً‫اِﻓْﻌِﻴﻼَﻻ‬
ِْ ِ‫ا‬
‫ﲪ َﲑ ًارا‬
‫ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻔﻌِ ُﻞ‬
‫ِج‬
ُ ‫ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨﺮ‬
‫ﻳَـ ْﻔ َﻌ ْﻮ ِﻋ ُﻞ‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫ﻳَـ ْﻌ َﺸ ْﻮﺷ‬
‫ﻳَـ ْﻔ َﻌ ِّﻮ ُل‬
ُ‫َْﳚﻠَ ِّﻮذ‬
‫ﻳَـ ْﻔ َﻌْﻨﻠِ ُﻞ‬
ِ ‫ﻳـ ْﻘﻌْﻨ‬
‫ﺲ‬
‫ﺴ‬
ُ ََ
‫ﻳَـ ْﻔ َﻌْﻨﻠِﯽ‬
‫ﻳَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻘﯽ‬
‫ﻳَـ ْﻔ َﻌ ﱡ‬
‫ﺎل‬
‫َْﳛ َﻤﺎ ﱡر‬
NOT: Alimlerin çoğunluğu 4 ve 5. bâbları
‫اِ ْﺳﺘَـ ْﻔ َﻌ َﻞ‬
‫اِ ْﺳﺘَ ْﺨَﺮ َج‬
‫اِﻓْـ َﻌ ْﻮ َﻋ َﻞ‬
ِ
‫ﺐ‬
َ ‫ا ْﻋ َﺸ ْﻮ َﺷ‬
‫اِﻓْـ َﻌ ﱠﻮَل‬
‫اِ ْﺟﻠَ ﱠﻮ َذ‬
‫اِﻓْـ َﻌْﻨـﻠَ َﻞ‬
ِ‫ا‬
‫ﺲ‬
‫ﺴ‬
‫ﻨ‬
‫ﻌ‬
‫ـ‬
‫ﻗ‬
ْ
ْ
َ
َ َ
‫اِﻓْـ َﻌْﻨـﻠَﯽ‬
‫اِ ْﺳﻠَْﻨـ َﻘﯽ‬
‫اِﻓْـ َﻌ ﱠ‬
‫ﺎل‬
‫اِ ْﲪَﺎ ﱠر‬
Vezni
1
Mevzûnu
Vezni
2
Mevzûnu
Vezni
3
Mevzûnu
Vezni
4
Mevzûnu
Vezni
5
Mevzûnu
Vezni
6
Mevzûnu
‫’ اِ ْﺣَﺮْﳒَ َﻢ‬ye mülhak saymışlardır.
Fakat maksudun musannıfı asıllarının sülâsî olmaları dolayısıyla sülâsî
mezidlerin içinde değerlendirmiştir.
B. Rubâî Mezîd: Rubâî mücerred üzerine ziyade alanlardır. 2 nev’i olup 3 bâbtır.
1. Humâsîler: Rubâî mücerrede bir harf ziyade alarak 5 harfli olanlardır. 1 bâbtır.
ً‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠُﻼ‬
‫ﺗَ َﺪ ْﺣ ُﺮ ًﺟﺎ‬
‫ﻳَـﺘَـ َﻔ ْﻌﻠَ ُﻞ‬
‫ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠَ َﻞ‬
‫ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬
Vezni
Mevzûnu
2. Südâsîler: Rubâî mücerrede iki harf ziyade alarak 6 harfli olanlardır. 2 bâbtır.
ً‫اِﻓْﻌِْﻨﻼَﻻ‬
‫اِ ْﺣ ِﺮْﳒَ ًﺎﻣﺎ‬
ً‫اِﻓْﻌِﻼﱠﻻ‬
‫اِﻗْ ِﺸ ْﻌَﺮ ًارا‬
‫ﻳَـ ْﻔ َﻌْﻨﻠِ ُﻞ‬
‫َﳛَﺮِْﳒ ُﻢ‬
‫ﻳَـ ْﻔ َﻌﻠِ ﱡﻞ‬
‫ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱡﺮ‬
‫اِﻓْـ َﻌْﻨـﻠَ َﻞ‬
‫اِ ْﺣَﺮْﳒَ َﻢ‬
‫اِﻓْـ َﻌﻠَ ﱠﻞ‬
‫اِﻗْ َﺸ َﻌﱠﺮ‬
Vezni
1
Mevzûnu
Vezni
2
Mevzûnu
3
62
FASIL
Masdardan çıkarılmasına şiddetle ihtiyaç duyulan kelimeler altı tanedir.
1. Mâzi fiil
2. Muzârî fiil
3. Emir
4. Nehiy
5. İsm-i Fâil
6. İsm-i Mef’ûl
MASDAR
Masdarlar başında mim bulunan mimli masdarlar ve başında mim bulunmayan mimsiz masdarlar
olmak üzere ikiye ayrılır.
Sülâsî mücerred fiillerin mimsiz masdarları semâîdir. Araplardan nasıl işitilmişse ya da sözlükte nasıl
yazıyorsa öyle kullanılır. Sülâsî mezid, rubâî mücerred ve rubâî mezid fiillerin mimsiz masdarları kıyâsîdir.
Her bâbın bir vezni yani kalıbı vardır.
Mimli masdarların tamamı kıyâsîdir. Sülâsî mücerred fiillerin mimli masdar, ism-i zaman ve ism-i
mekânları fiilin muzârîsinin aynel fiilinin harekesine göre belirlenir. Bu durum aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
İstisnalar
‫َﻣ ْﻔﻌِ ٌﻞ‬
İsm-i Zaman
İsm-i Mekân
ِ
،‫ اَﻟْ َﻤ ْﺴ ِﺠ ُﺪ‬،‫ب‬
ُ ‫ اَﻟْ َﻤ ْﻐ ِﺮ‬،‫اَﻟْ َﻤﻄْﻠ ُﻊ‬
،‫ اَﻟْ َﻤ ْﺠ ِﺰُر‬،‫ اَﻟْ َﻤ ْﺸ ِﺮ ُق‬،‫ﻚ‬
ُ ‫اَﻟْ َﻤْﻨ ِﺴ‬
ِ
،‫ اَﻟْ َﻤ ْﻔ ِﺮ ُق‬،‫ﺖ‬
ُ ِ‫ اَﻟْ َﻤْﻨﺒ‬،‫اَﻟْ َﻤ ْﺴﻜ ُﻦ‬
‫ اَﻟْ َﻤ ْﺠ ِﻤ ُﻊ‬،‫ﻂ‬
ُ ‫ اَﻟْ َﻤ ْﺴ ِﻘ‬،‫اَﻟْ َﻤ ْﺤ ِﺸ ُﺮ‬
‫َﻣ ْﻔﻌِ ٌﻞ‬
ِ
ِ
ُ‫ اَﻟْ َﻤﺼﲑ‬،‫اَﻟْ َﻤ ْﺮﺟ ُﻊ‬
-
‫َﻣ ْﻔﻌِ ٌﻞ‬
‫ب‬
ْ ‫َﻣ‬
ٌ ‫ﻀ ِﺮ‬
ِ
‫ﺐ‬
ٌ ‫َْﳏﺴ‬
‫َﻣ ْﻔ َﻌ ٌﻞ‬
‫ﺼٌﺮ‬
َ ‫َﻣْﻨ‬
‫َﻣ ْﻔﺘَ ٌﺢ‬
‫َﻣ ْﻌﻠَ ٌﻢ‬
‫َْﳏ َﺴ ٌﻦ‬
‫َﻣ ْﻔ َﻌ ٌﻞ‬
‫َﻣ ْﻔﻌِ ٌﻞ‬
Mimli
Masdar
‫َﻣ ْﻔ َﻌ ٌﻞ‬
‫ب‬
ْ ‫َﻣ‬
ٌ ‫ﻀَﺮ‬
‫ﺐ‬
ٌ ‫َْﳏ َﺴ‬
Muzârî
Fiil
‫ ﻳَـ ْﻔ َﻌ ُﻞ‬- ‫ﻳَـ ْﻔﻌُ ُﻞ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﻳَـ ْﻔﺘَ ُﺢ‬
‫ﻳَـ ْﻌﻠَ ُﻢ‬
‫َْﳛ ُﺴ ُﻦ‬
‫ﻳَـ ْﻔﻌِ ُﻞ‬
‫ب‬
ْ َ‫ﻳ‬
ُ ‫ﻀ ِﺮ‬
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫َْﳛﺴ‬
‫ ـﻌِـ‬، ‫ َـﻌـ‬، ‫ـﻌُـ‬
‫ ـﻌِـ‬، ‫ َـﻌـ‬، ‫ـﻌُـ‬
Sülâsî Mücerred
Aksâm-ı
Seb’a
Vezni
1.Bâb
Mevzûnu
3.Bâb
Mevzûnu
Sahîh,
4.Bâb
Mevzûnu
Ecvef,
5.Bâb
Mevzûnu
Muzâaf,
Vezni
Mehmûz
2.Bâb
Mevzûnu
6.Bâb
Mevzûnu
Tüm Bâblar
Nâkıs,
Lefîf-i Makrûn
Tüm Bâblar
Misâl,
Lefîf-i Mefrûk
4
63
Sülâsî Mücerred dışındaki fiillerin; Mimli masdar, ism-i zaman, ism-i mekân ve ism-i mef’ûlleri
muzârîlerinin meçhûlleri gibi olur. Tek fark olarak muzârâat harfi yârine dammeli bir mim konulur.
İsm-i fâilleri de aynı şekilde yapılır. Tek fark sondan bir önceki harfin harekesi kesralı olur.
Meselâ;
İsm-i Fâil
‫ُﻣ ْﻜ ِﺮٌم‬
‫ُﻣﺘَ َﺪ ْﺣ ِﺮ ٌج‬
İsm-i Mef’ûl
Mimli Masdar
İsm-i Zaman
İsm-i Mekân
‫ُﻣ َﻜَﺮٌم‬
‫ُﻣﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ٌج‬
Meçhûl
Muzârî
Ma’lûm
Muzârî
Fiil
‫ﻳُ ْﻜَﺮُم‬
‫ﻳـُﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ﻳُ ْﻜ ِﺮُم‬
‫ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫أَ ْﻛَﺮَم‬
‫ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬
MÂZİ
Fiil-i mâzi, ma’lûm ve meçhûl olmak üzere iki kısımdır.
MA’LÛM MÂZİ
Bütün bâbların ma’lûm mâzisinde son harf, gâib ve gâibenin müfretleri ile tesniyeleri fetha üzere,
cem-i müzekker gâib damme, cem-i müennes gâibe ile geri kalanların hepsi sükûn üzere mebnîdir.
İlk harf ise; başında vasıl hemzesi bulunan humâsî ve südâsî bâblarda kesra, diğer bütün bâblarda
fethadır.
‫نصر‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮَﺎﺗ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ت‬
ْ ‫ﺼَﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗـُ ْﻢ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗـُ َﻤﺎ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُ ﱠﻦ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗـُ َﻤﺎ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ت‬
َ ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ ِت‬
َ َ‫ﻧ‬
�َ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ت‬
ُ ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
5
64
VASIL HEMZESİ
Kelimenin aslından olmayıp okumaya o kelimeden başlandığında okunan, fakat kendinden önceki bir
kelime ile beraber okunduğunda geçiş yapılarak okunmayan hemzeye (yani harekesiz elife) vasıl hemzesi
denir.
Şu hemzeler vasıl hemzesidir:
1. Aşağıdaki kelimelerin başındaki hemzeler.
ِ
ِ ِ ‫ اِﺛْـﻨـﺘـ‬- ‫ﲔ‬
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
‫ اَﻳْ ُـﻤ ٌﻦ‬- ‫ﺖ‬
ٌ ‫ ا ْﺳ‬- ‫ ا ْﺳ ٌﻢ‬- ‫ﲔ‬
ْ َ َ ِ ْ ‫ اﺛْـﻨَـ‬- ٌ‫ ا ْﻣَﺮأَة‬- ٌ‫ ا ْﻣَﺮء‬- ٌ‫ اﺑْـﻨَﺔ‬- ‫ اﺑْـﻨَ ٌﻢ‬- ‫اﺑْ ٌﻦ‬
2. Başında vasıl hemzesi bulunan humâsî ve südâsî bâbların mâzi, masdar ve emr-i hâzırlarının
başlarındaki hemzeler.
3.
‫اِﻧْ َﻜ َﺴَﺮ – ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ – اِﻧْ ِﻜ َﺴﺎراً – اِﻧْ َﻜ ِﺴ ْﺮ | اِ ْﺳﺘَـ ْﻐ َﻔَﺮ – ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔ ُﺮ – اِ ْﺳﺘِ ْﻐ َﻔﺎراً – اِ ْﺳﺘَـ ْﻐ ِﻔ ْﺮ‬
Sülâsî mücerred fiillerin emr-i hâzırlarının başlarındaki hemzeler.
ِ
ِ ِ
‫ﺲ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
ْ ‫ ا ْﺟﻠ‬- ‫ ا ْﻋﻠَ ْﻢ‬- ‫ﺼ ْﺮ‬
4. Lâm-ı târifin hemzesi.
ِ
‫ اَﻟْ َﻮﻟَ ُﺪ‬- ‫ اَﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ‬- ‫ﺎب‬
ُ َ‫اَﻟْﻜﺘ‬
VASIL HEMZESİNİN HAREKESİ
•
Lâm-ı târifin başında ve
•
Muzârîsi
‫ﻳَـ ْﻔﻌُ ُﻞ‬
‫ اَﻳْـ ُﻤ ٌﻦ‬kelimesinde fethadır.
vezninden gelen sülâsî mücerred fiillerin emr-i hâzırlarının ile humâsî ve
südâsîlerin meçhûl mâzilerinin başında dammedir.
•
Bunların dışında her yerde kelime başında kesradır.
MEÇHÛL MÂZİ
Meçhûl mâzinin son harfinin harekesi ma’lûmda olduğu gibidir.
Diğer harflerin harekesi ise şöyle belirlenir: Sondan bir önceki harf kesra, ondan önceki bütün
harekeli harfler damme yapılır. Fakat sâkinler aynen kalır.
Ma’lûmu
‫اِ ْﺳﺘَ ْﺨَﺮ َج‬
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ ُﺟﻮا‬
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ َﺟﺎ‬
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ َج‬
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ ْﺟ َﻦ‬
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ َﺟﺘَﺎ‬
‫ﺖ‬
ْ ‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ َﺟ‬
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ ْﺟﺘُ ْﻢ‬
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ ْﺟﺘُ َﻤﺎ‬
‫ﱳ‬
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ ْﺟ ُ ﱠ‬
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ ْﺟﺘُ َﻤﺎ‬
‫ﺖ‬
َ ‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ ْﺟ‬
ِ ‫اُﺳﺘُﺨ ِﺮﺟ‬
‫ﺖ‬
ْ ْ ْ
‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ ْﺟﻨَﺎ‬
‫ﺖ‬
ُ ‫اُ ْﺳﺘُ ْﺨ ِﺮ ْﺟ‬
6
65
MUZÂRÎ
Muzârî fiil, mâzi fiilin başına ‫ﲔ‬
َْ ‫ أَﺗَـ‬kelimesinin (muzâraat harfleri) harflerinden biri getirilerek elde edilir.
Fiil-i muzârî, ma’lûm ve meçhûl olmak üzere iki kısımdır.
MA’LÛM MUZÂRÎ
Bütün bâblarda ma’lûm muzârînin muzâraat harfi fethalı olur. Ancak Sülâsî mezîd rubâî ve rubâî
mücerred bâblarda (4’lü) dammeli olur.
Sondan bir önceki harf sülâsî mücerredin dışındaki bâblarda kesradır. Ancak
bâblarında ve
‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠُﻞ‬
‫ ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬، ‫ﺎﻋﻞ‬
ُ ‫ﺗَـ َﻔ‬
bâbı ve onun mülhaklarında kesra değil fetha olur.
Son harf ise, başına nasb ve cezm eden bir âmil gelmedikçe dammeli olur.
MEÇHÛL MUZÂRÎ
Meçhûl muzârîde muzâraat harfi dammeli, sâkin olanlar yine sâkin, son harfin dışında kalan diğer
tüm harfler fethalı olur. Son harf ise, başına nasb ve cezm eden bir âmil gelmedikçe dammeli olur.
6’lı
5’li
4’lü R.Müc.
4’lü S.Mez.
3’lü
‫ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺨ ِﺮ ُج‬
‫ﻳُ ْﺴﺘَ ْﺨَﺮ ُج‬
‫ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ‬
‫ﻳـُْﻨ َﻜ َﺴ ُﺮ‬
‫ﻳُ َﺪ ْﺣ ِﺮ ُج‬
‫ﻳُ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ﻳُ ْﻜ ِﺮُم‬
‫ﻳُ ْﻜَﺮُم‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﻳـُْﻨ‬
‫ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬
‫ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻞ‬
İstisnalar
‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠُﻞ‬
‫ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ﻳـُﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ﻳَـﺘَ َﻜﻠﱠ ُﻢ‬
‫ﻳـُﺘَ َﻜﻠﱠ ُﻢ‬
‫ﻳَـﺘَـﺒَﺎ َﻋ ُﺪ‬
‫ﻳـُﺘَـﺒَﺎ َﻋ ُﺪ‬
Fiil
Ma’lûm
Meçhûl
Ma’lûm
Meçhûl
EMİR ve NEHİY
Emir ve Nehiy, muzârî fiilin başına cemz edatlarından “emir lâm”ı veya “nehiy lâ”sı getirilerek yapılır.
Dolayısıyla son harfler meczûmdur.
Cezm alâmetleri ise, cemi müennes muhataba nunu (mebni olup fâil zamirdir) hariç; tesniye, müfred
muhataba ve cemi müzekker nunlarının düşmesi, müfredlerde ise; fiilin sonu sahîh harf ise cezm olması,
illetli harf ise cezm yerine son harfin düşmesidir.
Meçhûl çekimleri ise muzârîden elde edildikleri için aynen muzârînin meçhûl çekimi gibidir.
7
66
Emr-i Hâzır
Emr-i Hâzır, ma’lûm muzârî fiilin muhatab siygasından iki aşamada elde edilir:
1. Muzârî fiilin sonu cezm ( ‫ ) ـ ــْـ ـ‬edilir.
2. Muzâraat harfi atılır.
a) Kalan ilk harf harekeli ise; başka bir şey yapılmaz.
b) Kalan ilk harf cezimli ise; başına bir vasıl hemzesi (
‫ا‬
) getirilir. Bu hemze, sondan bir önceki
harf ötreli ise ötreli; değil ise, esreli olur.
Neyh-i Hâzır
‫ﻻَ ﺗَـ ُﻘﻮ ْل‬
‫ﻻَ ﺗـُ َﻘﺎ ْل‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﺗـُْﻨ‬
Emr-i Hâzır
(‫ﻮل‬
ْ ‫)ﻟِﺘَـ ُﻘ‬
‫ﻗُ ْﻞ‬
‫ﻟِﺘُـ َﻘﺎ ْل‬
ِ
(‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﺼ ْﺮ )ﻟﺘَـْﻨ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
Nehy-i Gâib
‫ﻻَ ﻳَـ ُﻘﻮ ْل‬
‫ﻻَ ﻳـُ َﻘﺎ ْل‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
Emr-i Gâib
‫ﻟِﻴَـ ُﻘﻮ ْل‬
‫ﻟِﻴُـ َﻘﺎ ْل‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﻴُـْﻨ‬
Ma’lûm
a
Meçhûl
Ma’lûm
b
Meçhûl
İSM-İ FÂİL
Sülâsî Mücerred dışındaki bâbların ism-i fâilleri masdar başlığı altında anlatılmıştı.
Sülâsî Mücerredlerin ism-i fâilleri mâzideki aynel fiillinin harekesine bakılarak tespit edilir.
Sülâsî Mücerredlerde İsm-i Fâil
Mâzisinin Aynel Fiili
‫ﻓَﻌِ َﻞ‬
‫ﻓَﻌِ َﻞ‬
Lâzım
Müteaddî
Vezinleri
Vezni
‫ﻳﺾ‬
ٌ ‫َﻣ ِﺮ‬
‫َزِﻣ ٌﻦ‬
Müennes
Cemi
‫ُﺣ ْـﻤٌﺮ‬
ِ
‫ﺎش‬
ٌ َ‫ﻋﻄ‬
Tesniye
Müzekker
Müfred
Cemi
‫ُﺣ ْـﻤٌﺮ َﺣ ْـﻤَﺮاءُ َﺣ ْـﻤَﺮ َاو ِان‬
ِ ‫ِﻋﻄَﺎش ﻋﻄْ ٰﺸﯽ ﻋﻄْ َﺸﻴ‬
‫ﺎن‬
َ ٌ
َ َ
Tesniye
Müfred
‫َﺣ َـﻤَﺮ ِان‬
ْ‫أ‬
‫ﺎ� ِن‬
َ ‫َﻋﻄْ َﺸ‬
‫َﺣ َـﻤ ُﺮ‬
ْ‫أ‬
‫َﻋﻄْ َﺸﺎ ُن‬
‫َﻋﺎﻟِ ٌـﻢ‬
‫ﻓَـﻌُ َﻞ‬
‫ﻓَـ َﻌ َﻞ‬
Vezni
Vezni
Müteaddî - Lâzım
‫َﻋ ِﻈ ٌﻴﻢ‬
‫َ� ِﺻٌﺮ‬
‫ﺿ ِﺨ ٌﻢ‬
َ
8
67
NOT: Maksûdda geçen bu vezinlerden başka semâî olarak gelen başka vezinler de vardır.
ِ
ِ
‫ﻴﻞ‬
ٌ ‫ﻓَـ َﻌ ٌﻞ ﻓُـﻌُ ٌﻞ ﻓَـ ْﻌ ٌﻞ ﻓ ْﻌ ٌﻞ ﻓُـ ْﻌ ٌﻞ ﻓَﻌ‬
‫ﺐ َﻛ ِﺮﻳ ٌـﻢ‬
ُ ‫ﺐ ِر ْﺧ ٌﻮ‬
َ ‫ﺐ‬
ٌ ‫ﺻ ْﻠ‬
ٌ ‫ﺻ ْﻌ‬
ٌ ُ‫َﺣ َﺴ ٌﻦ ُﺟﻨ‬
‫ﺎل ﻓُـ ْﻌﻼَ ٌن ﻓَـْﻴﻌِ ٌﻞ ﻓُـ ْﻌ ٰﻠﯽ‬
ٌ ‫ﻮل ﻓُـ َﻌ‬
ٌ ُ‫ﺎل ﻓَـﻌ‬
ٌ ‫ﻓَـ َﻌ‬
‫ﺖ ُﺣْﺒـ ٰﻠﯽ َو ْﺣ ٰـﻤﯽ‬
ٌ ‫َﺟﺒَﺎ ٌن َر ُﺳ‬
ٌ ِّ‫ﻮل ُﺷ َﺠﺎعٌ ﻋُْﺮَ� ٌن َﻣﻴ‬
‫ﻓَـ ْﻌ ٰﻠﯽ‬
Vezin
Mevzûn
İSM-İ MEF’ÛL
Sülâsî Mücerred dışındaki bâbların ism-i mef’ûlleri masdar başlığı altında anlatılmıştı.
Sülâsî Mücerredlerin ism-i mef’ûlleri müteâddî fiilden elde edilir. Lâzım fiilden ise bir harf-i cer
vasıtası ile elde edilir.
Kıyâsî
Semâî
Müennes
Müzekker
ِ
‫ﻴﻞ‬
ٌ ‫ﻓَﻌ‬
ِ
ٌ‫َﻛﺜﲑ‬
ِ
‫ﻴﻊ‬
ٌ ‫َﺟـﻤ‬
‫َرِﺟ ٌﻴﻢ‬
Müennes
Müzekker
ٌ‫َﻣ ْﻔﻌُﻮﻟَﺔ‬
ٌ‫ﺼ َﻮرة‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
ٌ‫ـﺠﺒُ َﻮرة‬
ْ ‫َﻣ‬
‫ﻮل‬
ٌ ُ‫َﻣ ْﻔﻌ‬
‫ﻮر‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
ٌ‫ﺼ‬
‫ﻮر‬
ْ ‫َﻣ‬
ٌ ُ‫ـﺠﺒ‬
ٌ‫ـﺠ ُﻬﻮﻟَﺔ‬
ْ ‫َﻣ‬
Vezin
Mevzûn
‫ﻮل‬
ٌ ‫ـﺠ ُﻬ‬
ْ ‫َﻣ‬
NOT: Semâî olarak gelen ‫ ﻓَ ِﻌﻴﻞ‬vezninin müzekker ve müennesi müsâvîdir.
ٌ
Mübâlağa Vezinleri
İsm-i fâilin mübâlağa vezinleri şunlardır:
ِ ِ
‫ﻴﻞ‬
ٌ‫ﻓُـ َﻌﻠَﺔ‬
ٌ ‫ﻣ ْﻔﻌ‬
ِ ِ
ٌ‫ ﻟُ َﻌﻨَﺔ‬،ٌ‫ ِﻣ ْﻜﺜِﲑٌ ُﻫ َـﻤ َﺬة‬،‫ﲔ‬
ٌ ‫ﻣ ْﺴﻜ‬
NOT:
‫ﺎل‬
ٌ ‫ِﻣ ْﻔ َﻌ‬
‫ِﻣ ْﺪ َر ٌار‬
‫ﻓَـﻌُ ٌﻞ‬
‫ﻆ‬
ٌ ‫ﻳَـ ُﻘ‬
ِِ
‫ﺎل ﻓُـﻌُ ٌﻞ‬
ٌ ‫ﻴﻞ ﻓَـ ﱠﻌ‬
ٌ ‫ﻓ ّﻌ‬
ِِ
‫اب ﻏُ ُﻔ ٌﻞ‬
ٌ ‫ﺻ ّﺪ‬
ٌ ‫ﻳﻖ َﻛ ﱠﺬ‬
‫ﻮل‬
ٌ ُ‫ﻓَـﻌ‬
‫ﻮل‬
ٌ ‫َﺟ ُﻬ‬
Vezin
Mevzûn
ٌ‫ ﻓُـ َﻌﻠَﺔ‬veznindeki ayn cezimlenek ٌ‫ ﻓُـ ْﻌﻠَﺔ‬şeklinde okunursa ism-i mef’ûlün mübâlağası için olur.
ٌ‫ ﻟُ ْﻌﻨَﺔ‬: Ziyâde lânet olunmuş.
Maksûdda geçen bu vezinlerden başka mübâlağa vezinler de vardır.
‫ﻮل‬
ٌ ُ‫ﻓَﺎﻋ‬
‫وق‬
ٌ ‫ﻓَ ُﺎر‬
ٌ‫ﻓَـ ﱠﻌﺎﻟَﺔ‬
ٌ‫َﻋﻼﱠَﻣﺔ‬
ِ
‫ﻴﻞ‬
ٌ ‫ﻓَﻌ‬
‫َرِﺣ ٌﻴﻢ‬
‫ﺎل‬
ٌ ‫ﻓُـ ﱠﻌ‬
‫ﻃُﱠﻮ ٌال‬
Vezin
Mevzûn
9
68
FASIL
Sahîh Fiillerin Çekimleri
Mâzî, muzârî, emir ve nehyin; emsile-i muttaridelerinin ma’lûm ve meçhûl çekimleri 14 siyga olarak
çekilir. Bu siygaların 3’ü gâib, 3’ü gâibe, 3’ü muhatab, 3’ü muhataba ve 2’si mütekellim içindir. Ancak emir
ve nehiyde mütekellim siygaları çekilmez. Çekildiği durumlarda ise emir veya nehiy anlamı taşımayıp daha
ziyade bir şeyi murâd etmek anlamı taşır.
Sülâsî Fiillerin Çekimleri
Fiil-i Mâzi
Cemi
Tesniye
Müfred
Meçhûl
Ma’lûm
Meçhûl
Ma’lûm
Meçhûl
Ma’lûm
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗـُ ْﻢ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُ ﱠﻦ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
�َ‫ﺼ ْﺮ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ َ‫ﻧ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮا‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮَﺎﺗ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗـُ َﻤﺎ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗـُ َﻤﺎ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
�َ‫ﺼ ْﺮ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮَﺎﺗ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗـُ َﻤﺎ‬
َ َ‫ﻧ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼَﺮ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ت‬
ْ ‫ﺼَﺮ‬
ِ
‫ت‬
َ ‫ﻧُﺼ ْﺮ‬
ِ ُ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ ِت‬
ِ
‫ت‬
ُ ‫ﻧُﺼ ْﺮ‬
‫ﺼَﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ت‬
ْ ‫ﺼَﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ت‬
َ ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ ِت‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ت‬
ُ ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗـُ ْﻢ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗُ ﱠﻦ‬
َ َ‫ﻧ‬
�َ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﺗـُ َﻤﺎ‬
َ َ‫ﻧ‬
�َ‫ﺼ ْﺮ‬
َ َ‫ﻧ‬
Gâib
Gâibe
Muhatab
Muhataba
Mütekellim
Fiil-i Muzârî
Cemi
Tesniye
Müfred
Meçhûl
Ma’lûm
Meçhûl
Ma’lûm
Meçhûl
Ma’lûm
‫ﺼ ُﺮو َن‬
َ ‫ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮو َن‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
َ ‫ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ِان‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﺗـُْﻨ‬
‫ﻳﻦ‬
َ ‫ﺗـُْﻨ‬
َ ‫ﺼ ِﺮ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﻳﻦ‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
َ ‫ﺼ ِﺮ‬
‫ﺼ ُﺮو َن‬
َ ‫ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮو َن‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﻧَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ‫ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﻧَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ْ‫أُﻧ‬
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ْ‫أَﻧ‬
Gâib
Gâibe
Muhatab
Muhataba
Mütekellim
10
69
Emir
Tesniye
Cemi
Müfred
Meçhûl
Ma’lûm
Meçhûl
Ma’lûm
Meçhûl
Ma’lûm
ِ
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻟﻴُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻟﻴُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﻨُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ُﺮوا‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟﻴُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﻨُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻟﺘَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﻴُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ِﺮي‬
َ ‫ﻟﺘُـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ْ‫ﻷُﻧ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻟﺘَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
-
-
-
Gâib
Gâibe
Muhatab
Muhataba
Mütekellim
Nehiy
Tesniye
Cemi
Müfred
Meçhûl
Ma’lûm
Meçhûl
Ma’lûm
Meçhûl
Ma’lûm
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻻَ ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻻَ ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
َ ‫ﻻَ ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
َ ‫ﻻَ ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮي‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻻَ ﻳـُْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ ‫ﻻَ ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
َ ‫ﻻَ ﺗـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ َن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
-
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ‫ﻻَ ﻧـُْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮ‬
َ ْ‫ﻻَ أُﻧ‬
-
-
Gâib
Gâibe
Muhatab
Muhataba
Mütekellim
İsm-i Fâilin Çekimi
İsm-i fâil, 10 siyga olarak çekilir. Bu siygaların biri sâlim üçü mükesser olmak üzere 4’ü cem-i
müzekker için, biri sâlim diğeri mükesser olmak üzere 2’si cem-i müennes için ve geri kalan 4’ü de müfred ve
tesniyeler içindir.
ٌ‫ﺼَﺮة‬
َ َ‫ﻧ‬
Cem-i Mükesser
Cemi
Tesniye
Müfred
‫ﺼٌﺮ‬
‫ﻧُ ﱠ‬
ِ ‫ﻧَـﻮ‬
‫اﺻ ُﺮ‬
َ
‫َ� ِﺻ ُﺮو َن‬
‫ات‬
ٌ ‫َ� ِﺻَﺮ‬
‫َ� ِﺻَﺮ ِان‬
‫َ� ِﺻَﺮَﺎﺗ ِن‬
‫َ� ِﺻٌﺮ‬
ٌ‫َ� ِﺻَﺮة‬
‫ﺼ ٌﺎر‬
‫ﻧُ ﱠ‬
Müzekker
Müennes
11
70
İsm-i Mef’ûlün Çekimi
İsm-i mef’ûl, 7 siyga olarak çekilir. Bu siygaların biri sâlim diğeri mükesser olmak üzere 2’ü cem-i
müzekker için, 1’i cem-i müennes sâlim için ve geri kalan 4’ü de müfred ve tesniyeler içindir.
Cem-i Mükesser
Cemi
Tesniye
Müfred
ِ َ‫ﺎﺻﲑ )ﻣﻨ‬
ِ
(‫ﺎﺻ ُﺮ‬
َ ُ َ‫َﻣﻨ‬
‫ﻮرو َن‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
ُ‫ﺼ‬
‫ﺼ َﻮر ِان‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
‫ﺼ َﻮرَﺎﺗ ِن‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
‫ﻮر‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
ٌ‫ﺼ‬
ٌ‫ﺼ َﻮرة‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
-
‫ات‬
ٌ ‫ﺼ َﻮر‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
Müzekker
Müennes
TE’KİD NÛNU
Te’kid nûnu, manayı kuvvetlendirmek için kelimenin sonuna getirilen bir “ ‫ ” ن‬dur. İki kısımdır.
1. Nûn-u Muhaffefe : Sâkin te’kid nûnu (
2.
‫) ـ ـ ـ ـ ـ ـ ْـﻦ‬
Nûn-u Müşeddede : Şeddeli te’kid nûnu ( ‫ﻦ‬
‫ــــــ ﱠ‬
‫ َن‬+ ‫) ـ ـ ـ ـ ـ ـ ْـﻦ‬
Lâfza yapılan her ziyâde manaya da tesir edeceğinden nûn-u müşeddede, nûn-u muhaffefeden daha
te’kidlidir.
Nûn-u müşeddede; emir ve nehiylerin hem ma’lûm hem de meçûl siygalarının tümüne getirilebilirken,
nûn-u muhaffefe; tesniye ve cem-i müennes siygalarına getirilemez.
Nûn-u müşeddede, tesniye ve cem-i müenneslerde kesra, diğer siygalarda fethadır.
Nûn-u muhaffefe dâime sâkindir.
Te’kid nûnundan önceki harfin harekesi; müfred muhatabada kesra, cem-i müzekkerlerde damme,
diğer siygalarda ise fethadır.
Nûn-u Muhaffefe Çekimi
Cemi
Tesniye
Nehiy
Emir
‫ﺼ ُﺮ ْن‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼ ُﺮ ْن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
-
Müfred
Nehiy
Emir
Nehiy
Emir
ِ
‫ﺼ ُﺮ ْن‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
-
-
-
-
-
‫ﺼ ُﺮ ْن‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
-
-
-
-
-
‫ﺼَﺮ ْن‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ْن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ْن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮ ْن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮ ْن‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮ ْن‬
ُ ‫ﻟﺘَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ْن‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼ ِﺮ ْن‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
-
-
Gâib
Gâibe
Muhatab
Muhataba
Mütekellim
12
71
Nûn-u Müşeddede Çekimi
Cemi
Nehiy
Tesniye
Emir
ِ
‫ﺼ ُﺮ ﱠن‬
ُ ‫ﺼ ُﺮ ﱠن ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ ‫ﻟِﻴـْﻨ‬
‫ﺼ ْﺮﻧـَﺎ ِّن‬
ُ ‫ﺼ ْﺮﻧَـﺎ ّن ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
ُ َ
‫ﺼ ُﺮ ﱠن‬
‫ﺼ ُﺮ ﱠن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
ِ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼ ْﺮﻧـَﺎ ِّن‬
ُ ‫ﺼ ْﺮﻧَـﺎ ّن ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
ُ
-
Müfred
Nehiy
Emir
Nehiy
Emir
‫ﺼَﺮا ِّن‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا ِّن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا ِّن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا ِّن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا ِّن‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮا ِّن‬
ُ ‫ﻟﺘَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮا ِّن‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼَﺮا ِّن‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼَﺮ ﱠن‬
ُ ‫ﻻَ ﻳَـْﻨ‬
‫ﺼَﺮ ﱠن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮ ﱠن‬
ُ ‫ﻟﻴَـْﻨ‬
ِ
‫ﺼَﺮ ﱠن‬
ُ ‫ﻟﺘَـْﻨ‬
-
‫ﺼَﺮ ﱠن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
‫ﺼ ِﺮ ﱠن‬
ُ ‫ﻻَ ﺗَـْﻨ‬
-
‫ﺼَﺮ ﱠن‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
‫ﺼ ِﺮ ﱠن‬
ُ ْ‫اُﻧ‬
Gâib
Gâibe
Muhatab
Muhataba
Mütekellim
NOT: Meçhûl çekimlerde benzer şekilde yapılır.
֍
Rubâî, Humâsî ve Südâsîlerin emsile-i muttaride çekimleri de aynen sülâsiler gibi yapılır. Bu sebeple
musannıf, buradan itibaren rubâî, humâsî ve südâsîlerin emsile-i muhtelife çekimlerine yer vermiştir.
Lâzım fiillerin meçhulleri ve ism-i mef’ûlleri harf-i cer ile çekilir ve fiil daima müfred müzekker gâib
olur. Çekimler harfi cerlere bitişen zamirlerde gerçekleşir.
֍
Rubâî Mücerred Fiilin Çekimine Misal
Rubâî Mücerred
‫ِج‬
ٌ ‫ُﻣ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫ِج‬
ُ ‫َﻣﺎ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫ﻻَ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
‫َد ْﺣَﺮ َج‬
Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
ِ
‫اﺟﺎ‬
ً ‫َد ْﺣَﺮ َﺟﺔً َو د ْﺣَﺮ‬
‫ِج‬
ُ ‫ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
‫ِج‬
َ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
‫ﻟِﻴُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
‫ﻻَ ﺗُ َﺪ ْﺣﺮ ِْج‬
‫َد ْﺣﺮ ِْج‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
Rubâî Mücerred
‫َد ْﺣَﺮ َج‬
‫َد ْﺣَﺮ َج‬
‫ُﻣ َﺪ ْﺣَﺮ ٌج‬
‫ِج‬
ُ ‫ﻻَ ﻳُ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫ُﻣ َﺪ ْﺣَﺮ ٌج‬
Bâbının Meçhûl Çekimi
Muzârî
Mâzî
‫ﻳُ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ِج‬
َ ‫ُد ْﺣﺮ‬
NOT: Rubâî mücerrede mülhâk olan bâbların çekimleri de aynen bu şekilde yapılır.
13
72
Sülâsî Mezîd Rubâî Fiillerin Çekimlerine Misaller
Sülâsî Mezîd Rubâî
Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
ِ
‫اﺟﺎ‬
ً ‫إ ْﺧَﺮ‬
‫ِج‬
ْ ‫ُﻣ‬
ٌ ‫ـﺨﺮ‬
‫ِج‬
ْ ُ‫َﻣﺎ ﻳ‬
ُ ‫ـﺨﺮ‬
‫ـﺨﺮ ِْج‬
ْ ُ‫ﻻَ ﻳ‬
‫إِﻓْـ َﻌﺎل‬
‫ـﺨﺮ ِْج‬
ْ ُ‫ﻻَ ﺗ‬
‫ِج‬
ْ ُ‫ﻳ‬
ُ ‫ـﺨﺮ‬
‫ـﺨﺮ ِْج‬
ْ ُ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳ‬
‫ـﺨﺮ ِْج‬
ْ ُ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳ‬
ِ
‫ـﺨﺮ ِْج‬
ْ ُ‫ﻟﻴ‬
‫ِج‬
ْ ُ‫ﻟَ ْﻦ ﻳ‬
َ ‫ـﺨﺮ‬
‫َﺧﺮ ِْج‬
ْ‫أ‬
‫َﺧَﺮ َج‬
ْ‫أ‬
‫ـﺨَﺮ ٌج‬
ْ ‫ُﻣ‬
‫ِج‬
ْ ُ‫ﻻَ ﻳ‬
ُ ‫ـﺨﺮ‬
‫ـﺨَﺮ ٌج‬
ْ ‫ُﻣ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
Bu bâbın muzârîsinin nefs-i mütekellim siygasında, zâid olan hemze ile muzâraat harfi olan
mütekllim hemzesi cem olacağından muzârînin bütün siygalarında zâid olan hemze hazfedilmiştir.
Nefs-i mütekellim siygası :
‫ِج‬
ُ ‫أُ ْﺧﺮ‬
.
‫ِج‬
ُ ‫أَُؤ ْﺟﺮ‬
Bu bâbın tasrifinde uygunluk olması için zâid olan hemze, muzârîde hazfolunduğu gibi ism-i fâil ve
ism-i mef’ûl de dâhil olmak üzere bütün siygalarda hazfedilmiştir.
NOT: Emr-i hâzır siygasında hemze olarak vasıl hemzesi yerine bâbın orijinalinde bulunan ve
alâmetini taşıyan zâid hemze kullanılır.
Sülâsî Mezîd Rubâî
‫ـﺨِّﺮ ْج‬
َ ُ‫ﻻَ ﻳ‬
Bâbının Meçhûl Çekimi
Muzârî
Mâzî
‫ـﺨَﺮ ُج‬
ْ ُ‫ﻳ‬
‫ِج‬
ْ‫أ‬
َ ‫ُﺧﺮ‬
Sülâsî Mezîd Rubâî
‫ـﺨِّﺮ ٌج‬
َ ‫ُﻣ‬
‫ـﺨِّﺮ ُج‬
َ ُ‫َﻣﺎ ﻳ‬
‫إِﻓْـ َﻌﺎل‬
‫ﺗَـ ْﻔﻌِﻴﻞ‬
Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫ـﺨِّﺮ ُج‬
َ ُ‫ﻳ‬
‫ـﺨِّﺮ ْج‬
َ ُ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳ‬
ً‫ـﺨ ِﺮ َﺟﺔ‬
ْ َ‫ـﺠﺎ َو ﺗ‬
ْ َ‫ﺗ‬
ً ‫ـﺨ ِﺮﻳ‬
‫ـﺨِّﺮ ْج‬
َ ُ‫ﻻَ ﺗ‬
‫ـﺨِّﺮ ْج‬
َ ُ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳ‬
ِ
‫ـﺨِّﺮ ْج‬
َ ُ‫ﻟﻴ‬
‫ـﺨِّﺮ َج‬
َ ُ‫ﻟَ ْﻦ ﻳ‬
‫َﺧﱠﺮ َج‬
‫ـﺨﱠﺮ ٌج‬
َ ‫ُﻣ‬
‫َﺧِّﺮ ْج‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
Sülâsî Mezîd Rubâî
‫ﺗَـ ْﻔﻌِﻴﻞ‬
‫ـﺨِّﺮ ُج‬
َ ُ‫ﻻَ ﻳ‬
‫ـﺨﱠﺮ ٌج‬
َ ‫ُﻣ‬
Bâbının Meçhûl Çekimi
Muzârî
Mâzî
‫ـﺨﱠﺮ ُج‬
َ ُ‫ﻳ‬
‫ُﺧِّﺮ َج‬
14
73
Sülâsî Mezîd Rubâî
ِ ‫ﻣـﺨ‬
‫ﺎﺻ ٌﻢ‬
َُ
ِ ‫ﻣﺎ ﻳـﺨ‬
‫ﺎﺻ ُﻢ‬
َُ َ
ِ ‫ﻻَ ﻳـﺨ‬
‫ﺎﺻ ْﻢ‬
َُ
‫ﺎﻋﻠَﺔ‬
َ ‫َﻣ َﻔ‬
Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
ِ ‫ﻳـﺨ‬
‫ﺎﺻ ُﻢ‬
َُ
ِ ‫ﻟَـﻢ ﻳـﺨ‬
‫ﺎﺻ ْﻢ‬
َُ ْ
ِ ‫ﻟَﻦ ﻳـﺨ‬
‫ﺎﺻ َﻢ‬
َُ ْ
ِ
‫ﺼ ًﺎﻣﺎ‬
َ ‫ﺎﺻ َﻤﺔً َو ﺧ‬
َ ‫ُﻣـ َﺨ‬
ِ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳـﺨ‬
‫ﺎﺻ ْﻢ‬
َُ
ِ ‫ﻟِﻴـﺨ‬
‫ﺎﺻ ْﻢ‬
َُ
ِ ‫ﻻَ ﺗُـﺨ‬
‫ﺎﺻ ْﻢ‬
َ
ِ ‫ﺧ‬
‫ﺎﺻ ْﻢ‬
َ
‫ﺎﺻ َﻢ‬
َ ‫َﺧ‬
‫ﺎﺻ ٌﻢ‬
َ ‫ُﻣ‬
َ ‫ـﺨ‬
ِ ‫ﻻَ ﻳـﺨ‬
‫ﺎﺻ ُﻢ‬
َُ
‫ﺎﺻ ٌﻢ‬
َ ‫ُﻣ‬
َ ‫ـﺨ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
Sülâsî Mezîd Rubâî
‫ﺎﻋﻠَﺔ‬
َ ‫َﻣ َﻔ‬
Bâbının Meçhûl Çekimi
Muzârî
Mâzî
‫ﺎﺻ ُﻢ‬
َ ُ‫ﻳ‬
َ ‫ـﺨ‬
ِ ‫ﺧ‬
‫ﻮﺻ َﻢ‬
ُ
Sülâsî Mezîd Humâsî Fiillerin Çekimlerine Misaller
Sülâsî Mezîd Humâsî
‫ُﻣْﻨ َﻜ ِﺴٌﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ‬
‫ﻻَ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫اِﻧْ ِﻔ َﻌﺎل‬
Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫اِﻧْ ِﻜ َﺴ ًﺎرا‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫ﻟِﻴَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫ﻻَ ﺗَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴَﺮ‬
‫اِﻧْ َﻜ ِﺴ ْﺮ‬
‫اِﻧْ َﻜ َﺴَﺮ‬
‫ُﻣْﻨ َﻜ َﺴٌﺮ ﺑِِﻪ‬
‫ﻻَ ﻳَـْﻨ َﻜ ِﺴ ُﺮ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
Sülâsî Mezîd Humâsî
‫اِﻧْ ِﻔ َﻌﺎل‬
‫ُﻣْﻨ َﻜ َﺴٌﺮ‬
Bâbının Meçhûl Çekimi
Muzârî
Mâzî
‫ﻳـُْﻨ َﻜ َﺴ ُﺮ ﺑِِﻪ‬
‫أُﻧْ ُﻜ ِﺴَﺮ ﺑِِﻪ‬
15
74
‫‪Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬‬
‫اِ‬
‫ﺐ‬
‫ﺴ‬
‫ﺘ‬
‫ﻛ‬
‫ْ‬
‫َ‬
‫َ َ‬
‫ﺐ ﺑِِﻪ‬
‫ُﻣ ْﻜﺘَ َﺴ ٌ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْﻜﺘَﺴ ُ‬
‫ﺐ‬
‫ُﻣ ْﻜﺘَ َﺴ ٌ‬
‫ِ ِ‬
‫ﺐ‬
‫ا ْﻛﺘَﺴ ْ‬
‫اِ ْﻛﺘِ َﺴ ًﺎﺎﺑ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ْﻜﺘَﺴ ْ‬
‫ِ ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻟﻴَ ْﻜﺘَﺴ ْ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻳَ ْﻜﺘَﺴ ُ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ْﻜﺘَﺴ ْ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ْﻜﺘَﺴ َ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻻَ ﺗَ ْﻜﺘَﺴ ْ‬
‫اِﻓْﺘِ َﻌﺎل‬
‫ِ‬
‫ﺻ َﻔﱠﺮ‬
‫اْ‬
‫ﺼ َﻔﱞﺮ ﺑِِﻪ‬
‫ُﻣ ْ‬
‫‪Sülâsî Mezîd Humâsî‬‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫ِ‬
‫ﺐ ﺑِِﻪ‬
‫اُ ْﻛﺘُﺴ َ‬
‫ﺐ ﺑِِﻪ‬
‫ﻳُ ْﻜﺘَ َﺴ ُ‬
‫‪Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬‬
‫ﺼ َﻔﱞﺮ‬
‫ُﻣ ْ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ُﻣ ْﻜﺘَﺴ ٌ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫َﻣﺎ ﻳَ ْﻜﺘَﺴ ُ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْﻜﺘَﺴ ْ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪Bâbının Meçhûl Çekimi‬‬
‫ﺼ َﻔﱡﺮ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْ‬
‫اِﻓْﺘِ َﻌﺎل‬
‫‪Sülâsî Mezîd Humâsî‬‬
‫ﺼ َﻔﱡﺮ‬
‫ﻳَ ْ‬
‫ﺼ َﻔﱠﺮ ِّ‬
‫‪/‬ر‪ِ /‬رْر‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ْ‬
‫اِﻓْﻌِﻼَل‬
‫‪Sülâsî Mezîd Humâsî‬‬
‫ِ‬
‫ﺻ ِﻔَﺮ ًارا‬
‫اْ‬
‫ﺼ َﻔﱠﺮ ِّ‬
‫‪/‬ر‪ِ /‬رْر‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ْ‬
‫ِ‬
‫ﺼ َﻔﱠﺮ ِّ‬
‫ﺼ َﻔﱠﺮ ِّ‬
‫‪/‬ر‪ِ /‬رْر‬
‫‪/‬ر‪ِ /‬رْر‬
‫ﻻَ ﻳَ ْ‬
‫ﻟﻴَ ْ‬
‫ﺼ َﻔﱠﺮ ِّ‬
‫‪/‬ر‪ِ /‬رْر‬
‫ﻻَ ﺗَ ْ‬
‫ﺼ َﻔﱠﺮ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ْ‬
‫ِ‬
‫ﺻ َﻔﱠﺮ ِّ‬
‫‪/‬ر‪ِ /‬رْر‬
‫اْ‬
‫ﺼ َﻔﱞﺮ‬
‫ُﻣ ْ‬
‫ﺼ َﻔﱡﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَ ْ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪Bâbının Meçhûl Çekimi‬‬
‫اِﻓْﻌِﻼَل‬
‫‪Sülâsî Mezîd Humâsî‬‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫ﺻ ُﻔﱠﺮ ﺑِِﻪ‬
‫اُ ْ‬
‫ﺼ َﻔﱡﺮ ﺑِِﻪ‬
‫ﻳُ ْ‬
‫‪16‬‬
‫‪75‬‬
‫‪Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬‬
‫ﺗَ َﻜ ﱠﺴَﺮ‬
‫ُﻣﺘَ َﻜ ﱠﺴٌﺮ‬
‫ﻻَ ﻳَـﺘَ َﻜ ﱠﺴ ُﺮ‬
‫ُﻣﺘَ َﻜ ﱠﺴٌﺮ‬
‫ﻳَـﺘَ َﻜ ﱠﺴ ُﺮ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَ َﻜ ﱠﺴ ْﺮ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَ َﻜ ﱠﺴَﺮ‬
‫ﺗَ َﻜ ﱠﺴ ْﺮ‬
‫ﺗَ َﻜ ﱡﺴًﺮا‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَ َﻜ ﱠﺴ ْﺮ‬
‫ﻟِﻴَـﺘَ َﻜ ﱠﺴ ْﺮ‬
‫ﻻَ ﺗَـﺘَ َﻜ ﱠﺴ ْﺮ‬
‫ُﻣﺘَ َﻜ ِّﺴٌﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَ َﻜ ﱠﺴ ُﺮ‬
‫ﻻَ ﻳَـﺘَ َﻜ ﱠﺴ ْﺮ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪Bâbının Meçhûl Çekimi‬‬
‫ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬
‫ﺼﺎﻟَ َـﺢ‬
‫ﺗَ َ‬
‫ـﺢ‬
‫ُﻣﺘَ َ‬
‫ﺼﺎﻟَ ٌ‬
‫ـﺢ‬
‫ﻻَ ﻳَـﺘَ َ‬
‫ﺼﺎﻟَ ُ‬
‫‪Sülâsî Mezîd Humâsî‬‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫ﺗُ ُﻜ ِّﺴَﺮ ﺑِِﻪ‬
‫ﻳـُﺘَ َﻜ ﱠﺴ ُﺮ ﺑِِﻪ‬
‫‪Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬‬
‫ـﺢ‬
‫ُﻣﺘَ َ‬
‫ﺼﺎﻟَ ٌ‬
‫ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬
‫‪Sülâsî Mezîd Humâsî‬‬
‫ـﺢ‬
‫ﻳَـﺘَ َ‬
‫ﺼﺎﻟَ ُ‬
‫ﺼﺎﻟَ ْـﺢ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَ َ‬
‫ﺼﺎﻟَ ْـﺢ‬
‫ﺗَ َ‬
‫ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻞ‬
‫‪Sülâsî Mezîd Humâsî‬‬
‫ـﺤﺎ‬
‫ﺗَ َ‬
‫ﺼﺎﻟُ ً‬
‫ﺼﺎﻟَ ْـﺢ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَ َ‬
‫ِ‬
‫ﺼﺎﻟَ ْـﺢ‬
‫ﻟﻴَـﺘَ َ‬
‫ﺼﺎﻟَ َـﺢ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَ َ‬
‫ﻣﺘ ِ‬
‫ـﺢ‬
‫َُ َ‬
‫ﺼﺎﻟ ٌ‬
‫ـﺢ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَ َ‬
‫ﺼﺎﻟَ ُ‬
‫ﺼﺎﻟَ ْـﺢ‬
‫ﻻَ ﻳَـﺘَ َ‬
‫ﺼﺎﻟَ ْـﺢ‬
‫ﻻَ ﺗَـﺘَ َ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫‪Bâbının Meçhûl Çekimi‬‬
‫ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻞ‬
‫‪Sülâsî Mezîd Humâsî‬‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫ﺼﻮﻟِ َﺢ ﺑِِﻪ‬
‫ﺗُ ُ‬
‫ـﺢ ﺑِِﻪ‬
‫ﻳـُﺘَ َ‬
‫ﺼﺎﻟَ ُ‬
‫‪17‬‬
‫‪76‬‬
‫ص‪-‬ظ‪-‬ط‪-‬ز‪-‬ذ‪-‬د‪-‬ت‬
‫ت ‪bâblarında fâel fiil‬‬
‫‪َ harfinin mahrecine yakın olan‬‬
‫‪bu harflere kalbedilip idgam edilebilir. Bu‬‬
‫ت‬
‫َ‬
‫ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻞ‬
‫‪ ve‬ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ ‪NOT:‬‬
‫‪harflerinden biri olduğunda başta bulunan zâid‬‬
‫ش‪-‬س‪-‬ض‬
‫‪durumda kelimeye sâkinle başlanamayacağından başına kesralı bir vasıl hemzesi getirilir.‬‬
‫‪Misaller:‬‬
‫‪idi‬‬
‫ﺗَ َﺪﺛـﱠ ـَﺮ‬
‫‪bâbından‬‬
‫ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬
‫‪aslında‬‬
‫َد َدﺛـﱠ ـَﺮ‬
‫ﺗَ َﺪﺛـﱠ ـَﺮ‬
‫ُﻣ ﱠﺪﺛِـّ ـٌﺮ‬
‫ﻳَ ﱠﺪﺛـﱠ ـ ُﺮ‬
‫اِ ﱠدﺛـﱠ ـَﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَ ﱠﺪﺛﱠـ ُـﺮ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ﱠﺪﺛﱠـ ْـﺮ‬
‫ُﻣ ﱠﺪﺛـﱠ ـٌﺮ‬
‫ﻻَ ﻳَ ﱠﺪﺛﱠـ ْـﺮ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ﱠﺪﺛﱠـ َـﺮ‬
‫ﻻَ ﻳَ ﱠﺪﺛﱠـ ُـﺮ‬
‫ﻻَ ﺗَ ﱠﺪﺛﱠـ ْـﺮ‬
‫اِ ﱠدﺛﱠـ ْـﺮ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫ُﻣ ﱠﺪﺛﱠـ ٌـﺮ‬
‫‪idi‬‬
‫ﺗَـﺜَـﺎﻗَ َﻞ‬
‫ﱠدﺛـﱠ ـَﺮ‬
‫اِ ﱠدﺛـﱡ ـًﺮا‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ﱠﺪﺛﱠـ ْـﺮ‬
‫ﻟِﻴَ ﱠﺪﺛﱠـ ْـﺮ‬
‫اِ ﱠدﺛـﱠ ـَﺮ‬
‫اِ ﱠدﺛـﱠ ـَﺮ‬
‫‪bâbından‬‬
‫ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻞ‬
‫ﺛﱠـﺎﻗَ َﻞ‬
‫ِ‬
‫اﺛﱠـﺎﻗُﻼً‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺜﱠـﺎﻗَ ْﻞ‬
‫ﻟِﻴَـﺜﱠـﺎﻗَ ْﻞ‬
‫‪aslında‬‬
‫اِﺛﱠـﺎﻗَ َﻞ‬
‫اِﺛـﱠـﺎﻗَ َﻞ‬
‫ﺛَـﺜَـﺎﻗَ َﻞ‬
‫ﺗَـﺜَـﺎﻗَ َﻞ‬
‫ُﻣﺜﱠـﺎﻗِ ٌﻞ‬
‫ﻳَـﺜﱠـﺎﻗَ ُﻞ‬
‫اِﺛﱠـﺎﻗَ َﻞ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـﺜﱠـﺎﻗَ ُﻞ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺜﱠـﺎﻗَ ْﻞ‬
‫ُﻣﺜﱠـﺎﻗَ ٌﻞ ﺑِِﻪ‬
‫ﻻَ ﻳَـﺜﱠـﺎﻗَ ْﻞ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺜﱠـﺎﻗَ َﻞ‬
‫ﻻَ ﻳَـﺜﱠـﺎﻗَ ُﻞ‬
‫ﻻَ ﺗَـﺜﱠـﺎﻗَ ْﻞ‬
‫اِﺛﱠـﺎﻗَ ْﻞ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫ُﻣﺜﱠـﺎﻗَ ٌﻞ‬
‫‪18‬‬
‫‪77‬‬
Rubâî Mezîd Humâsî Fiilin Çekimine Misal
Rubâî Mezîd Humâsî
‫ِج‬
ٌ ‫ُﻣﺘَ َﺪ ْﺣﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ﻻَ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠُﻞ‬
Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫ﺗَ َﺪ ْﺣ ُﺮ ًﺟﺎ‬
‫ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫ﻟِﻴَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫ﻻَ ﺗَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ ْج‬
‫ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬
‫ُﻣﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ٌج ﺑِِﻪ‬
‫ﻻَ ﻳَـﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج‬
‫ُﻣﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ٌج‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
Rubâî Mezîd Humâsî
‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠُﻞ‬
Bâbının Meçhûl Çekimi
Muzârî
Mâzî
‫ﻳـُﺘَ َﺪ ْﺣَﺮ ُج ﺑِِﻪ‬
‫ِج ﺑِِﻪ‬
َ ‫ﺗُ ُﺪ ْﺣﺮ‬
NOT: Bu bâba mülhâk olan bâbların çekimleri de aynen bu şekilde yapılır.
Sülâsî Mezîd Südâsî Fiillerin Çekimlerine Misaller
ِ
Sülâsî Mezîd Südâsî ‫ﺳﺘِ ْﻔﻌﺎل‬
ْ ‫ ا‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫ُﻣ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔٌﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔ ُﺮ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔ ْﺮ‬
َ
‫اِ ْﺳﺘِ ْﻐ َﻔ ًﺎرا‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔ ْﺮ‬
‫ﻟِﻴَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔ ْﺮ‬
‫ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔ ُﺮ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔ ْﺮ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔَﺮ‬
‫ﻻَ ﺗَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔ ْﺮ‬
‫اِ ْﺳﺘَـ ْﻐ ِﻔ ْﺮ‬
‫اِ ْﺳﺘَـ ْﻐ َﻔَﺮ‬
‫ُﻣ ْﺴﺘَـ ْﻐ َﻔٌﺮ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔ ُﺮ‬
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫ُﻣ ْﺴﺘَـ ْﻐ َﻔٌﺮ‬
ِ
Sülâsî Mezîd Südâsî ‫ﺳﺘِ ْﻔﻌﺎل‬
ْ ‫ ا‬Bâbının Meçhûl Çekimi
َ
Muzârî
Mâzî
‫ﻳُ ْﺴﺘَـ ْﻐ َﻔ ُﺮ‬
‫اُ ْﺳﺘُـ ْﻐ ِﻔَﺮ‬
19
78
‫ِ‬
‫اِ ْﻏ َﺪ ْوَد َن‬
‫ُﻣ ْﻐ َﺪ ْوَد ٌن ﺑِِﻪ‬
‫ﻻَ ﻳَـ ْﻐ َﺪ ْوِد ُن‬
‫ُﻣ ْﻐ َﺪ ْوَد ٌن‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬اﻓْﻌِﻴﻌﺎل ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫اِ ْﻏ َﺪ ْوِد ْن‬
‫َ‬
‫ﻳَـ ْﻐ َﺪ ْوِد ُن‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـ ْﻐ َﺪ ْوِد ْن‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﻐ َﺪ ْوِد َن‬
‫ِ‬
‫ﻳﺪ ًا�‬
‫ا ْﻏ ِﺪ َ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـ ْﻐ َﺪ ْوِد ْن‬
‫ﻟِﻴَـ ْﻐ َﺪ ْوِد ْن‬
‫ﻻَ ﺗَـ ْﻐ َﺪ ْوِد ْن‬
‫ُﻣ ْﻐ َﺪ ْوِد ٌن‬
‫َﻣﺎ ﻳَـ ْﻐ َﺪ ْوِد ُن‬
‫ﻻَ ﻳَـ ْﻐ َﺪ ْوِد ْن‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫ِ‬
‫‪ Bâbının Meçhûl Çekimi‬اﻓْﻌِﻴﻌﺎل ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫َ‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫اُ ْﻏ ُﺪ ْوِد َن ﺑِِﻪ‬
‫ﻳـُ ْﻐ َﺪ ْوَد ُن ﺑِِﻪ‬
‫ِ‬
‫اِ ْﺟﻠَ ﱠﻮ َذ‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬اﻓْﻌِ ﱠﻮال ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮذُ‬
‫ﻳَ ْ‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ْ‬
‫ـﺠﻠَ ﱠﻮذٌ ﺑِِﻪ‬
‫ُﻣ ْ‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮذُ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْ‬
‫ـﺠﻠَ ﱠﻮذٌ‬
‫ُﻣ ْ‬
‫اِ ْﺟﻠِ ﱠﻮا ًذا‬
‫اِ ْﺟﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ْ‬
‫ِ‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫ﻟﻴَ ْ‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮ َذ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ْ‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫ﻻَ ﺗَ ْ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫ِ‬
‫‪ Bâbının Meçhûl Çekimi‬اﻓْﻌِ ﱠﻮال ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫اُ ْﺟﻠُِّﻮ َذ ﺑِِﻪ‬
‫ـﺠﻠَ ﱠﻮذُ ﺑِِﻪ‬
‫ﻳُ ْ‬
‫‪20‬‬
‫‪79‬‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮذٌ‬
‫ُﻣ ْ‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮذُ‬
‫َﻣﺎ ﻳَ ْ‬
‫ـﺠﻠَ ِّﻮ ْذ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْ‬
‫ِ‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬اﻓْﻌِﻴﻼَل ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫اِ ْﺷ ِﻬﻴـﺒَ ًﺎﺎﺑ‬
‫ﺎب‬
‫ﺎب‬
‫ﻳَ ْﺸ َﻬ ﱡ‬
‫اِ ْﺷ َﻬ ﱠ‬
‫ﺎب ِّ ِ‬
‫ﺎب ِّ ِ‬
‫ﺎب‬
‫ﺐ‬
‫ﺎب ﺑِِﻪ‬
‫َﻣﺎ ﻳَ ْﺸ َﻬ ﱡ‬
‫ﺐ ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ْﺸ َﻬ ﱠ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ْﺸ َﻬ ﱠ‬
‫ُﻣ ْﺸ َﻬ ﱞ‬
‫‪/‬ب‪/‬ﺑ ْ‬
‫‪/‬ب‪/‬ﺑ ْ‬
‫ﺎب ِّ ِ‬
‫ﺎب ِّ ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﺎب‬
‫ﺎب‬
‫ﺐ ﻻَ ﻳَ ْﺸ َﻬ ﱠ‬
‫ﻟِﻴَ ْﺸ َﻬ ﱠ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ْﺸ َﻬ ﱠ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْﺸ َﻬ ﱡ‬
‫‪/‬ب‪/‬ﺑ ْ‬
‫‪/‬ب‪/‬ﺑ ْ‬
‫ﺎب ِّ ِ‬
‫ﺎب ِّ ِ‬
‫ﺐ‬
‫ﺐ‬
‫ﻻَ ﺗَ ْﺸ َﻬ ﱠ‬
‫اِ ْﺷ َﻬ ﱠ‬
‫‪/‬ب‪/‬ﺑ ْ‬
‫‪/‬ب‪/‬ﺑ ْ‬
‫ﺎب‬
‫ُﻣ ْﺸ َﻬ ﱞ‬
‫ﺎب‬
‫ُﻣ ْﺸ َﻬ ﱞ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫ِ‬
‫‪ Bâbının Meçhûl Çekimi‬اﻓْﻌِﻴﻼَل ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫ِ‬
‫ﻚ‬
‫ا ْﺳ َﺤْﻨ َﻜ َ‬
‫ﻚ‬
‫ُﻣ ْﺴ َﺤْﻨ َﻜ ٌ‬
‫ﻮب ﺑِِﻪ‬
‫اُ ْﺷ ُﻬ ﱠ‬
‫ﺎب ﺑِِﻪ‬
‫ﻳُ ْﺸ َﻬ ﱡ‬
‫‪ ’ye Mülhak Bâbların Çekimlerine Misaller‬اِ ْﺣ َﺮﻧْـ َﺠ َﻢ‬
‫ِ‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬اﻓْﻌِْﻨﻼَل ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫ﻚ ﺑِِﻪ‬
‫ُﻣ ْﺴ َﺤْﻨ َﻜ ٌ‬
‫ﻚ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ ُ‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫اِ ْﺳ ِﺤْﻨ َﻜﺎ ًﻛﺎ‬
‫ﻚ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ ْ‬
‫ﻚ‬
‫ﻟِﻴَ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ ْ‬
‫ﻚ‬
‫ﻳَ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ ُ‬
‫ﻚ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ ْ‬
‫ﻚ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ َ‬
‫ِ‬
‫ﻚ‬
‫ا ْﺳ َﺤْﻨ ِﻜ ْ‬
‫ﻚ‬
‫ُﻣ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ ٌ‬
‫ﻚ‬
‫َﻣﺎ ﻳَ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ ُ‬
‫ﻚ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ ْ‬
‫ﻚ‬
‫ﻻَ ﺗَ ْﺴ َﺤْﻨ ِﻜ ْ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫ِ‬
‫‪ Bâbının Meçhûl Çekimi‬اﻓْﻌِْﻨﻼَل ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫ﻚ ﺑِِﻪ‬
‫اُ ْﺳ ُﺤْﻨ ِﻜ َ‬
‫ﻚ ﺑِِﻪ‬
‫ﻳُ ْﺴ َﺤْﻨ َﻜ ُ‬
‫‪21‬‬
‫‪80‬‬
‫ِ‬
‫اِ ْﺳﻠَْﻨـ َﻘﯽ‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬اﻓْﻌِْﻨﻼَء ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫ﻳَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻘﯽ‬
‫ُﻣ ْﺴﻠَْﻨـ ًﻘﺎ ﺑِِﻪ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻘﯽ‬
‫ُﻣ ْﺴﻠَْﻨـ ًﻘﺎ‬
‫ِ ِ‬
‫ا ْﺳﻠْﻨـ َﻘﺎءً‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻖ‬
‫اِ ْﺳﻠَْﻨ ِﻖ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻖ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻘ َﯽ‬
‫ﻟِﻴَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻖ‬
‫ﻻَ ﺗَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻖ‬
‫ُﻣ ْﺴﻠَْﻨ ٍﻖ‬
‫َﻣﺎ ﻳَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻘﯽ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْﺴﻠَْﻨ ِﻖ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫ِ‬
‫‪ Bâbının Meçhûl Çekimi‬اﻓْﻌِْﻨﻼَء ‪Sülâsî Mezîd Südâsî‬‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫اُ ْﺳﻠُْﻨ ِﻘ َﯽ ﺑِِﻪ‬
‫ﻳُ ْﺴﻠَْﻨـ َﻘﯽ ﺑِِﻪ‬
‫‪Rubâî Mezîd Südâsî Fiillerin Çekimlerine Misaller‬‬
‫ِ‬
‫ِ‬
‫ـﺠ َﻢ‬
‫ا ْﺣَﺮﻧْ َ‬
‫ـﺠ ٌﻢ ﺑِِﻪ‬
‫ُﻣ ْ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ َ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ ُﻢ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْ‬
‫ـﺠ ٌﻢ‬
‫ُﻣ ْ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ َ‬
‫‪ Bâbının Emsile-i Muhtelifesi‬اﻓْﻌِْﻨﻼَل ‪Rubâî Mezîd Südâsî‬‬
‫اِ ْﺣَﺮﻧْ ِـﺠ ْﻢ‬
‫ِ‬
‫ـﺠ ًﺎﻣﺎ‬
‫ا ْﺣ ِﺮﻧْ َ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ ْﻢ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَ ْ‬
‫ِ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ ْﻢ‬
‫ﻟﻴَ ْ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ ُﻢ‬
‫ﻳَ ْ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ ْﻢ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَ ْ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ َﻢ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَ ْ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ ْﻢ‬
‫ﻻَ ﺗَ ْ‬
‫‪Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.‬‬
‫ِ‬
‫‪ Bâbının Meçhûl Çekimi‬اﻓْﻌِْﻨﻼَل ‪Rubâî Mezîd Südâsî‬‬
‫‪Mâzî‬‬
‫‪Muzârî‬‬
‫اُ ْﺣ ُﺮﻧْ ِـﺠ َﻢ ﺑِِﻪ‬
‫ـﺠ ُﻢ ﺑِِﻪ‬
‫ﻳُ ْ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ َ‬
‫‪22‬‬
‫‪81‬‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ ٌﻢ‬
‫ُﻣ ْ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ ُﻢ‬
‫َﻣﺎ ﻳَ ْ‬
‫ـﺤَﺮﻧْ ِـﺠ ْﻢ‬
‫ﻻَ ﻳَ ْ‬
ِ
‫ُﻣ ْﻘ َﺸﻌِﱞﺮ‬
‫َﻣﺎ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱡﺮ‬
ِّ ‫ﻻَ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
Rubâî Mezîd Südâsî ‫ اﻓْﻌِﻼﱠل‬Bâbının Emsile-i Muhtelifesi
‫اِﻗْ ِﺸ ْﻌَﺮ ًارا‬
ِّ ‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
‫ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱡﺮ‬
ِّ ‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
ِّ ‫ﻟِﻴَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
ِّ ‫ﻻَ ﺗَـ ْﻘ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
ِّ ‫اِﻗْ َﺸﻌِﱠﺮ‬
‫ ِرْر‬/‫ر‬/
Buradan sonrası bir vasıta ile çekilir.
‫اِﻗْ َﺸ َﻌﱠﺮ‬
‫ُﻣ ْﻘ َﺸ َﻌﱞﺮ ﺑِِﻪ‬
‫ﻻَ ﻳَـ ْﻘ َﺸﻌِﱡﺮ‬
‫ُﻣ ْﻘ َﺸ َﻌﱞﺮ‬
ِ
Rubâî Mezîd Südâsî ‫ اﻓْﻌِﻼﱠل‬Bâbının Meçhûl Çekimi
Muzârî
Mâzî
‫ﻳـُ ْﻘ َﺸ َﻌﱡﺮ ﺑِِﻪ‬
‫اُﻗْ ُﺸﻌِﱠﺮ ﺑِِﻪ‬
FASIL
Bazı Fâideli Bilgiler
Lâzımın Müteaddîye Dönüşü
Lâzım bir fiil üç sebepten biriyle müteaddî fiile döner.
1. Başına bir hemze ekleyip ‫ إِﻓْـ َﻌﺎل‬bâbına naklederek. (Sadece Sülâsî lâzımların dönüşümünde)
2. Aynel fiilini şeddeleyip ‫ ﺗَـ ْﻔ ِﻌﻴﻞ‬bâbına naklederek. (Sadece Sülâsî lâzımların dönüşümünde)
3. Sonuna harf-i cer getirmekle. (Hem Sülâsî hem Rubâî lâzımların dönüşümünde)
Lâzımın Müteaddîye Dönüşü
.‫ﺖ ِﻣ َﻦ اﻟﺪﱠا ِر‬
ُ ‫َﺧَﺮ ْﺟ‬
.‫َﺧَﺮ ْﺟﺘُﻪُ ِﻣ َﻦ اﻟﺪﱠا ِر‬
ْ‫ أ‬1
.‫ َﺧﱠﺮ ْﺟﺘُﻪُ ِﻣ َﻦ اﻟﺪﱠا ِر‬2
.‫ﺖ ﺑِِﻪ ِﻣ َﻦ اﻟﺪﱠا ِر‬
ُ ‫ َﺧَﺮ ْﺟ‬3
Evden çıktım.
O’nu evden çıkardım.
O’nu evden çıkardım.
O’nu evden çıkardım.
23
82
Ayrıca
‫ ﺗَـ َﻔ ﱠﻌ َﻞ‬ve ‫ﺗَـ َﻔ ْﻌﻠَ َﻞ‬
’nin başındaki ‫ت‬
َ ’ler hazfedilerek lâzım fiil müteaddîye çevrilir.
‫َد ْﺣَﺮ َج‬
‫َزﻟَْﺰَل‬
‫َﻋﻠﱠ َﻢ‬
‫ﱠل‬
َ ‫ﺑَﺪ‬
Yuvarladı
Salladı
Öğretti
Değiştirdi
‫ﺗَ َﺪ ْﺣَﺮ َج‬
‫ﺗَـَﺰﻟَْﺰَل‬
‫ﺗَـ َﻌﻠﱠ َﻢ‬
‫ﱠل‬
َ ‫ﺗَـﺒَﺪ‬
Yuvarlandı
Sallandı
Öğrendi
Değişti
Müteaddînin Lâzıma Dönüşü
•
Bir müteaddî fiilde yukarda anlatıldığı gibi lâzımı müteaddîye çeviren bir durum var ise; bu sebep
hazfedilerek lâzıma çevrilir. (Yani en baştaki duruma geri dönülür.)
•
Eğer böyle bir sebep olmayıp;
a) Fiil sülâsî mücerred ise; çoğunlukla
lâzıma çevrilir.
Kırıldı
Kesildi
Toplandı
‫اِﻧْ َﻜ َﺴَﺮ‬
‫اِﻧْـ َﻘﻄَ َﻊ‬
‫اِ ْﺟﺘَـ َﻤ َﻊ‬
‫ اِﻧْ ِﻔ َﻌﺎل‬bâbına, bazende ‫ اِﻓْﺘِ َﻌﺎل‬bâbına
Kırdı
Kesti
Topladı
b) Fiil rubâî mücerred ise; o zaman da başına
Sallandı
‫ﺗَـَﺰﻟَْﺰَل‬
‫ت‬
َ
Salladı
nakledilerek
‫َﻛ َﺴَﺮ‬
‫ﻗَﻄَ َﻊ‬
‫َﺟ َـﻤ َﻊ‬
ziyâde edilerek lâzıma çevrilir.
‫َزﻟَْﺰَل‬
* Lâzım fiil, bir mef’ûle ihtiyacı olmayan fiil olduğundan, lâzım fiilin ism-i mef’ûlü ve meçhulü gelmez.
Ancak bir harf-i cer vasıtası ile gelir.
‫ﺎﻋ َﻞ‬
َ َ‫ب ﻓ‬
ُ ‫َﺎﺑ‬
‫ﺎﻋﻠَﺔ‬
َ ‫ُﻣ َﻔ‬
bâbı çoğu kez iki kişi arasında müşâreket içindir. Mef’ûlün fâile cevap vermesi mümkün
olmayan nadir durumlarda ise tek taraflı yapılan bir işi anlatan müteâddî fiil olur.
Onunla atıştık.
Takunyayı kırdım.
Hırsıza azap ettim.
.ُ‫ﺿ ْﻠﺘُﻪ‬
َ �َ
.‫ﱠﻌ َﻞ‬
ُ ْ‫ﻃَ َﺎرﻗ‬
ْ ‫ﺖ اﻟﻨـ‬
.‫ﺺ‬
‫ﺖ اﻟﻠِّ ﱠ‬
ُ ‫َﻋﺎﻗَـْﺒ‬
Müşâreket
Tek taraflı
24
83
‫ﺎﻋ َﻞ‬
َ ‫ب ﺗَـ َﻔ‬
ُ ‫َﺎﺑ‬
‫ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻞ‬
bâbı da çoğu kez iki kişi arasında müşâreket içindir. Bazen de çok kişi arasında müşâreket
içindir. Nâdiren ise müşâreket anlamı taşımayıp içte (gerçekte) olmayan bir şeyi izhar (açığa vurmak) içindir.
.‫ﺗَ َﺪاﻓَـ ْﻌﻨَﺎ‬
Birbirimizi müdâfaa ettik.
.‫ﺼﺎﻟَ َـﺢ اﻟْ َﻘ ْﻮُم‬
َ َ‫ﺗ‬
Kavim (kendi aralarında) sulh oldular.
.‫ﺖ‬
ْ ‫ﺗَ َـﻤ َﺎر‬
ُ‫ﺿ‬
Hasta göründüm.
olursa
Eğer,
‫اِﻓْـﺘَـ َﻌ َﻞ‬
‫اِﻓْﺘِ َﻌﺎل‬
’nin
‫’ اِﻓْـﺘَـ َﻌ َﻞ‬nin ‫ت‬
bâbının mâzisinin fâel fiili
‫’ ت‬si ‫’ ط‬ya kalbolur.
‫اِﻇﱠ َﻬَﺮ‬
NOT:
‫ اِﻇْﻈَ َﻬَﺮ‬fiilinde ‫ط‬
•
Eğer,
kalbolur.
‫اِﻓْﺘِ َﻌﺎل‬
‫اِ ﱠد َﻛَﺮ‬
‫اِ ﱠد َﻣ َﻊ‬
‫اِ ْد َد َﻛَﺮ‬
‫ص‬-‫ض‬-‫ط‬-‫ظ‬
ِ
‫ب‬
ْ‫ا‬
َ ‫ﺿﺘَـَﺮ‬
‫اِﻃْﺘَ َـﺮَد‬
‫اِﻇْﺘَـ َﻬَﺮ‬
harflerinden biri
‫ب‬
َ
َ ‫ﺿَﺮ‬
‫ﻃََﺮَد‬
‫ﻇَ َﻬَﺮ‬
harfinin mahrecine yakın olduğundan
‫د‬-‫ذ‬-‫ز‬
‫ اِ ْذ َد َﻛَﺮ‬fiilinde ‫ ذ‬harfinin mahreci ‫د‬
‫ِﱠ‬
sonra da idgam edilerek ‫ﻛﺮ‬
َ َ ‫ اد‬olmuştur.
NOT:
‫ظ‬
‫ اِﻇﱠ َﻬَﺮ‬olmuştur.
bâbının mâzisinin fâel fiili
harfleri olan
ِ
‫ب‬
ْ‫ا‬
َ ‫ﺿﻄََﺮ‬
‫اِﻃْﻄََﺮَد‬
‫اِﻇْﻄَ َﻬَﺮ‬
harfinin mahreci
kalbolunup sonra da idgam edilerek
’sinin Kalbedilmesi
‫إِﻃْﺒَﺎ ٌق‬
‫اِﻃﱠَﺮَد‬
‫اِﻇْﻈَ َﻬَﺮ‬
Çok Kişilik Müşâreket
Olmayanı İzhar için
.‫ﺎﻫ َﻞ‬
َ ‫ـﺠ‬
َ َ‫ﺗ‬
Câhil göründü.
•
İki Kişilik Müşâreket
‫اِْزَد َﺟَﺮ‬
‫اِ ْد َد َﻣ َﻊ‬
‫اِ ْذ َد َﻛَﺮ‬
harflerinden biri olursa
‫اِْزﺗَـ َﺠَﺮ‬
‫اِ ْدﺗَـ َﻤ َﻊ‬
‫اِ ْذﺗَ َﻜَﺮ‬
‫اِﻓْـﺘَـ َﻌ َﻞ‬
‫ظ‬
’nin
’ya
‫’ ت‬si ‫’ د‬e
‫َز َﺟَﺮ‬
‫َد َﻣ َﻊ‬
‫ذَ َﻛَﺮ‬
harfinin mahrecine yakın olduğundan
‫د‬
’e kalbolunup
25
84
‫ اِﻓْﺘِ َﻌﺎل‬bâbının mâzisinin fâel fiili ‫ و‬- ‫ ی‬- ‫ث‬
‫’ اِﻓْـﺘَـ َﻌ َﻞ‬nin ‫’ ت‬sine idgam olunur.
Eğer,
•
kalbolunup
‫اِﺗﱠـ َﻘﯽ‬
‫اِﺗﱠ َﺴَﺮ‬
‫اِﺗﱠـﻐََﺮ‬
‫اِﺗْـﺘَـ َﻘﯽ‬
‫اِﺗْـﺘَ َﺴَﺮ‬
‫اِﺗْـﺘَـﻐََﺮ‬
harflerinden biri olursa, bu harfler
‫اِْوﺗَـ َﻘﯽ‬
‫اِﻳْـﺘَ َﺴَﺮ‬
‫اِﺛْـﺘَـﻐََﺮ‬
‫ت‬
’ye
‫َوﻗَﯽ‬
‫ﻳَ َﺴَﺮ‬
‫ﺛـَﻐََﺮ‬
Zâid Harfler
İsim ve fiillere ziyade edilen harfler 10 tanedir. Akılda kalması için
ُ‫ﺴﺎﻩ‬
َ ‫ اَﻟْﻴَـ ْﻮَم ﺗَـ ْﻨ‬terkibiyle ifade edilir.
Misaller:
‫ه‬
‫ا‬
‫ﺻﺎﺑٌِﺮ‬
َ
‫ﻓَـﺘَ َﺤﺎ‬
‫ﺑُ ْﺸَﺮی‬
‫ﺎت‬
ٌ ‫أُﱠﻣ َﻬ‬
‫ﻛِﺘَﺎﺑُ ُـﻬ ْﻢ‬
‫س‬
‫ُﻣ ْﺴﺘَـ ْﻐ ِﻔٌﺮ‬
‫اِ ْﺳﺘَ ْﺨَﺮ َج‬
‫َﺳﻴَ ْﺸ ُﻜ ُﺮ‬
‫ن‬
‫ت‬
‫م‬
‫و‬
‫َﻋﻄْ َﺸﺎ َن‬
‫ﺐ‬
ُ ُ‫ﻧَﻜْﺘ‬
ٌ‫َﻣ ْﻜﺘَـﺒَﺔ‬
‫ﺗَ َﻜ ﱠﺴَﺮ‬
‫اِ ْﺳﺘَـ ْﻘﺒَ َﻞ‬
‫ﺐ‬
ٌ َ‫َﻣﻜْﺘ‬
‫َﻛﺘَـْﺒـﺘُ ْﻢ‬
‫وب‬
ٌ ‫َﻣْﻨ ُﺪ‬
‫ﺼﻮٌر‬
ُ ‫َﻣْﻨ‬
‫َﺟ ْﻬ َﻮَر‬
‫ﺼ ُﺮوا‬
َ َ‫ﻧ‬
‫َذ َﻫْﺒـ َﻦ‬
‫ی‬
‫َرِﺣﻴ ٌﻢ‬
‫َﺳ ْﻠ َﻘﯽ‬
‫ب‬
ُ ‫ﻳَ ْﺸَﺮ‬
‫ل‬
‫أ‬
‫اﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ‬
‫ﻟِْﻠ َﻘﻠَِﻢ‬
‫ﻟِـ ٰﻠّ ِﻪ‬
‫أَ ْﲪَ ُﺪ‬
‫أَ ْﻛَﺮَم‬
‫ﺼ ُﺮ‬
َ ْ‫أَﻧ‬
Bir kelimedeki harf sayısı üçten fazla ise bakılır;

Eğer o kelimeden bir harf atıldığında ortada en az üç harfli manası olan bir kelime kalıyorsa atılan
harf zâid harftir denilir.

Eğer o kelimeden bir harf atıldığında ortada en az üç harfli manası olan bir kelime kalmıyorsa atılan
harf kelimenin aslındandır denilir. Yani atılan harf zâid harf değildir.
Meselâ
‫س‬
َ ‫َو ْﺳ َﻮ‬
kelimesindeki
‫و‬
’lardan birini veya her ikisini birden kaldırdığımızda geriye kalan
harflerden manası olan bir kelime ortaya çıkmayacağından
şeyler ‫ س‬harfi içinde geçerlidir.
‫ﺼ ُﺮ‬
ُ ‫ﻳَـ ْﻨ‬
kelimesindeki
‫ی‬
‫و‬
harfi bu kelimenin aslındandır denilir. Aynı
’yi kaldırdığımızda ise geriye manası olan bir mâzi fiil kaldığından
kelimenin aslından olmayıp zâid harftir denilir.
‫ی‬
harfi bu
26
85
Bâbların Umumen Binâları
•
Rubâî bâbların hepsi (ister sülâsî mezîd, ister rubâî mücerred, ister mülhak) müteaddîdir.
Ancak rubâî mücerredin bazıları lâzımdır.
Meselâ : ‫د ْرﺑَﺢ‬
َ : Boyun eğdi, Zelil oldu.
َ
•
‫ ﺑَـ ْﺮَﻫ َﻢ‬: Devamlı baktı. …gibi.
Humâsî bâbların hepsi lâzımdır. Ancak
arasında müşterektir.
‫ اِﻓْﺘِ َﻌﺎل‬- ‫ ﺗَـ َﻔ ﱡﻌﻞ‬- ‫ﺗَـ َﻔﺎﻋُﻞ‬
Lâzım
Müteaddî
Kazandı
Teşekkür etti
Münazaa etti
•
ِ
‫ﺐ‬
َ ‫ا ْﻛﺘَ َﺴ‬
‫ﺗَ َﺸ ﱠﻜَﺮ‬
‫ع‬
َ ‫ﺗَـﻨَ َﺎز‬
Südâsî bâbların hepsi lâzımdır. Ancak
Toplandı
Kırıldı
Tevâzu etti
‫اِ ْﺳﺘِ ْﻔ َﻌﺎل‬
‫اِ ْﺳﺘَ ْﺨَﺮ َج‬
Ayrıca
‫اِﻓْ ِﻌ ْﻨﻼَء‬
‫اِ ْﺟﺘَ َﻤ َﻊ‬
‫ﺗَ َﻜ ﱠﺴَﺮ‬
‫اﺿ َﻊ‬
َ ‫ﺗَـ َﻮ‬
bâbı lâzım ile müteaddî arasında müşterektir.
Lâzım
Müteaddî
Çıkardı
bâbları lâzım ile müteaddî
Taşlaştı
‫اِ ْﺳﺘَ ْﺤ َﺠَﺮ‬
bâbından iki kelime de müteaddîdir.
O’nu kahretti
ِ
ُ‫ا ْﻏَﺮﻧْ َﺪاﻩ‬
‫إِﻓْـ َﻌﺎل‬
Müteaddî
ِ
ُ‫ا ْﺳَﺮﻧْ َﺪاﻩ‬
O’na gâlip geldi
Bâbının Binâsı
‫ إِﻓْـ َﻌﺎل‬bâbının ‫’ أ‬si bir çok mânâlara gelir. Bunlar:
1. Ta’diye (geçişlilik) için
ُ‫أَ ْﻛَﺮْﻣﺘُﻪ‬
‫أَ ْﺧَﺮ َج َﻋﻠِ ﱞﯽ اﻟْ َﻘﻠَ َﻢ‬
O’na ikram ettim.
Ali kalemi çıkardı.
( ‫) ﻟِﻠﺘـ ْﱠﻌ ِﺪﻳَِﺔ‬
2. Sayrûre için (sahip olma mânâsında)
Adam yürüyen (hayvan) sahibi oldu.
Gece karanlık sahibi oldu.
‫أَْﻣ َﺸﯽ اﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ‬
‫أَﻇْﻠَ َﻢ اﻟﻠﱠْﻴ ُﻞ‬
Keremli oldu.
Çıktı.
( ‫ﺼْﻴـ ُﺮ َورِة‬
‫) ﻟِﻠ ﱠ‬
Yürüdü.
Zulmet, Karanlık
‫َﻛ ُﺮَم‬
‫َﺧَﺮ َج‬
‫َﻣ َﺸﯽ‬
‫ﻇُْﻠ ٌﻢ‬
27
86
3. Vicdan (buluş) için
َ ْ‫أَﺑ‬
ُ‫ـﺨ ْﻠﺘُﻪ‬
Onu cimri buldum.
( ‫) ﻟِْﻠ ِﻮ ْﺟ َﺪ ِان‬
Cimri oldu.
4. Haynûne için (zamanı yaklaşma mânâsında)
ُ‫ﺼ َﺪ اﻟﱠﺰْرع‬
َ ‫أَ ْﺣ‬
Ekinin biçme zamanı yaklaştı.
Biçti.
5. İzâle için (giderme mânâsında)
ُ‫أَ ْﺷ َﻜْﻴـﺘُﻪ‬
Ben O’ndan şikâyeti giderdim.
( ‫) ﻟِ ِْﻺ َزاﻟَِﺔ‬
Şikâyet etti.
6. Dühûl için (bir şeye girme mânâsında)
‫ﺻﺒَ َﺢ اﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ‬
ْ َ‫أ‬
Adam sabaha dâhil oldu.
7. Kesret (çokluk) için
Adamın (yanında) süt çok oldu.
Adamın (yanında) meyve çok oldu.
‫أَﻟْﺒـَ َﻦ اﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ‬
‫أَﺛْ َـﻤَﺮ اﻟﱠﺮ ُﺟ ُﻞ‬
‫اِ ْﺳﺘِ ْﻔ َﻌﺎل‬
( ‫) ﻟِْﻠ َﺤْﻴـﻨُﻮﻧَِﺔ‬
ِ ‫) ﻟِْﻠ ُﺪﺧ‬
( ‫ﻮل‬
ُ
Sabah oldu.
( ‫) ﻟِْﻠ َﻜﺜْـَﺮِة‬
Süt
Meyve
‫ﺑَ ِـﺨ َﻞ‬
‫ﺼ َﺪ‬
َ ‫َﺣ‬
‫َﺷ َﻜﯽ‬
‫ﺻﺒَ َﺢ‬
َ
‫ﻟَﺒـَ ٌﻦ‬
‫ﺛَ َـﻤٌﺮ‬
Bâbının Binâsı
‫ اِ ْﺳﺘِ ْﻔ َﻌﺎل‬bâbının ‫’ س‬i bir çok mânâlara gelir. Bunlar:
1. Talep (istemek) için
Af istedi.
‫اِ ْﺳﺘَـ ْﻐ َﻔَﺮ‬
Affetti.
2. Suâl (sormak) için
Haber sordu.
ِ َ‫) ﻟِﻠﻄﱠﻠ‬
(‫ﺐ‬
‫اِ ْﺳﺘَ ْﺨﺒَ َـﺮ‬
( ‫) ﻟِﻠ ﱡﺴ َﺆ ِال‬
3. Tahavvül (dönüşme) için
Şarap sirkeye döndü.
ِ
‫ـﺨ ْﻤ ُﺮ‬
َ ْ‫ا ْﺳﺘَ َﺨ ﱠﻞ اﻟ‬
Haber
ِ
( ‫ﱠﺤ ﱡﻮِل‬
َ ‫) ﻟﻠﺘ‬
Sirke
‫َﻏ َﻔَﺮ‬
‫َﺧﺒَ ٌـﺮ‬
‫َﺧﻞﱞ‬
28
87
4. İ’tikâd (inanma) için
ِ
ُ‫ا ْﺳﺘَ ْﻜَﺮْﻣﺘُﻪ‬
O’nun keremli olduğuna inandım.
5. Vicdan (buluş) için
ِ
ُ‫ا ْﺳﺘَ َﺠ ْﺪﺗُﻪ‬
Ben O’nu iyi buldum.
6. Teslîm için
‫اِ ْﺳﺘَ ْـﺮ َﺟ َﻊ‬
(Musibet anında) teslim olarak döndü.
‫و‬،‫ی‬،‫ا‬
( ‫) ﻟِ ِْﻺ ْﻋﺘِ َﻘ ِﺎد‬
Keremli oldu.
( ‫) ﻟِْﻠ ِﻮ ْﺟ َﺪ ِان‬
‫َﻛ ُﺮَم‬
İyi
‫َﺟﻴِّ ٌﺪ‬
Döndü.
‫َر َﺟ َﻊ‬
ِ
( ‫ﱠﺴﻠِﻴ ِﻢ‬
ْ ‫) ﻟﻠﺘ‬
Harfleri
Med harfleri, lîn harfleri, zevâid harfler ve illet harfleri diye bilinen harflerin ittifak ettiği harfler 3
tanedir. Bunlar: ‫و‬
،‫ی‬،‫ا‬
’dir.
Fiillerin Kısımları
1. Fael fiilinde illet harflerinden biri bulunan fiile, mu’tel ve misâl ismi verilir. Mu’tel illetli demek
olup, kendisinde illet harfi bulunduğundan bu ismi almıştır. Kendisinde illet harfi bulunduğu halde
bir değişiklik (i’lâl) yapılmayıp, hareke yüklenmek bakımından sahîh fiile benzediğinden misâl
ismi de verilir.
‫ َو َﻋ َﺪ‬، ‫ ﻳَ َﺴَﺮ‬، ‫ﻆ‬
َ ‫ﻳَـ َﻘ‬
… gibi.
2. Eğer illet harfi aynel fiilinde olursa, o zaman fiile içi boş manasına gelen ecvef ismi verilir. İllet
harfi bulunduğu için mu’tel de denir.
‫ ﻗَﺎ َل‬، ‫ع‬
َ ‫ ﺑَـﺎ‬، ‫َﻛﺎ َل‬
… gibi.
3. Eğer illet harfi lâmel fiilinde olursa, o zaman illet, fiilin sonunda olduğundan noksan manasında
olan nâkıs ismi verilir.
‫ َﻏَﺰا‬، ‫َرَﻣﯽ‬
… gibi.
4. Eğer fiilde iki illet harfi bulunursa, illet harfi sahîh harften çok olduğundan illetle sarılmış
manasında lefif ismi verilir.
a) Bu illet harfleri aynel ve lâmel fiillerinde olursa illet harfleri bitişik olduğundan illetleri yakın
lefif anlamında lefif-i makrûn denir.
‫ َرَوی‬، ‫ َﺷ َﻮی‬، ‫ی‬
َ ‫ ﻃَ ِﻮ‬، ‫ی‬
َ ‫ﻗَ ِﻮ‬
… gibi.
b) Bu illet harfleri fâel ve lâmel fiillerinde olursa illet harfleri ayrı olduğundan illetleri ayrı lefif
anlamında lefif-i mefrûk denir.
‫ َوﻗَﯽ‬، ‫َوﻟَﯽ‬
… gibi.
29
88
5. Fiilin aynel ve lâmel fiili aynı harf olduğunda, o zaman aynel fiil lâmel fiile idgâm edilir ve
katlanmış manasında muzâaf ismi verilir.
‫ َﻣ ﱠﺪ‬، ‫ﻓَـﱠﺮ‬
… gibi.
6. Harflerinden biri hemze olan fiile ise hemzelenmiş manasında mehmûz ismi verilir.
a) Eğer hemze fâel fiildeyse, mehmûz-ül fâ denir.
‫ أَ َﺧ َﺬ‬، ‫أَ َﻛ َﻞ‬
… gibi.
b) Eğer hemze aynel fiildeyse, mehmûz-ül ayn denir.
‫ َﺳﺌَ َﻞ‬، ‫ف‬
َ ‫َرُؤ‬
… gibi.
c) Eğer hemze lâmel fiildeyse, mehmûz-ül lâm denir.
َ‫ ﻗَـَﺮأ‬، َ‫َﻫﻨَﺄ‬
… gibi.
7. Sayılan bu altı kısma girmeyen sülâsî fiiller ise sahîh ismi alırlar.
MU’TELLÂT (İLLETLİ FİİLLER)
İlletli fiillerin çekimleri bazı kaidelere göre yapılır. Bu kaideler gereğince yapılacak işlemler şunlardır:
Kalb
: İlletli bir harfi başka bir harfe çevirmek.
İskân : Harfin harekesini hazfederek sâkin kılmak.
Hazf
: Harfi tamamen ortadan kaldırmak.
İdgâm : İki harfin birincisini ikincisine girdirmek.
NOT
: Fiillerde bulunan cemi vavları ve tesniye elifleri her ne kadar illet harfi olsalar da zamir
olduklarından hiçbir değişikliğe uğramazlar.
İctimâ-i sâkineyn : İki sâkinin yan yana gelmesidir.
Bunlardan ikincisi vakıf sebebiyle olursa,
(‫ﻚ‬
ْ ‫ اَﻟْ ُﻤ ْﻠ‬gibi) veya birincisi harf-i med, ikincisi şeddeli olursa (‫ﺿﺎ ﱞر‬
َ
gibi) lisâna uygundur. Bunun dışında 2
sâkin cem olup biri harf-i med ise, lisâna uygun olmayıp harf-i med olan hazfedilir.
30
89
İ’LÂL KAİDELERİ
Ecvef ve Nâkıs
ِ
.‫ـﺤﱠﺮَﻛﺘَﺎ َواﻧْـ َﻔﺘَ َﺢ َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ ُﻬ َﻤﺎ؛ ﻗُﻠِﺒَـﺘَﺎ أَﻟًِﻔﺎ‬
َ َ‫ اَﻟْ َﻮ ُاو َو اﻟْﻴَﺎءُ إ َذا ﺗ‬.١
1. Vav ve ye kendileri harekeli olup kendilerinden önceki harf fethalı olduğunda elif’e kalbedilirler.
ِ ِ‫ﺎل اﻟﻨﱠﺎﻗ‬
‫ﺺ‬
ُ َ‫ِﻣﺜ‬
‫َﻏَﺰَو « َﻏَﺰا‬
‫َرَﻣ َﯽ « َرَﻣﯽ‬
ِ ‫ﺎل ْاﻷَﺟﻮ‬
ِ
‫ف‬
َ ْ ُ َ‫ﻣﺜ‬
‫ﻏَ َﺰا‬
‫َرَﻣﯽ‬
‫ﻗَـ َﻮَل « ﻗَﺎ َل‬
‫َﻛﻴَ َﻞ « َﻛﺎ َل‬
‫ﺎل‬
َ َ‫ﻗ‬
‫ﺎل‬
َ ‫َﻛ‬
Nâkıs fiillerin tesniyelerinde ise vav ve ye’ler elif’e kalbedilmezler. Çünkü kalbolunduklarında 2 sâkin
cem olup biri hazfedilince müfredleriyle aynı olurlar.
‫َرَﻣﻴَﺎ « َرَﻣﺎا « َرَﻣﯽ‬
‫َﻏَﺰَوا « َﻏَﺰاا « َﻏَﺰا‬
Nâkıs fiillerin cem-i müennes, muhatab ve mütekellim siygalarında da vav ve ye’ler elif’e
kalbedilmezler. Çünkü 2. maddedeki kaideye göre aslından sâkin olan vav ve ye’ler kalbedilmezler.
�َ ‫ َﻏَﺰْو‬.... ‫ َﻏَﺰْوﺗُ ْـﻢ‬- ‫ َﻏَﺰْوﺗُ َـﻤﺎ‬- ‫ت‬
َ ‫ َﻏَﺰْو‬- ‫َﻏَﺰْو َن‬
‫ َرَﻣْﻴـﻨَﺎ‬.... ‫ َرَﻣْﻴـﺘُ ْـﻢ‬- ‫ َرَﻣْﻴـﺘُ َـﻤﺎ‬- ‫ﺖ‬
َ ‫ َرَﻣْﻴ‬- ‫َرَﻣﻴـْ َﻦ‬
ِ
ِ ِ
ِ
ِ
ِ
‫َﺻﻠِ ٍّﯽ‬
ْ ‫ اَﻟْ َﻮ ُاو اﻟ ﱠﺴﺎﻛﻨَﺔُ َو اﻟْﻴَﺎءُ اﻟ ﱠﺴﺎﻛﻨَﺔُ ﻻَ ﺗُـ ْﻘﻠَﺒَﺎن أَﻟ ًﻔﺎ إِﻻﱠ ﻓﯽ َﻣ ْﻮﺿ ٍﻊ ﻳَ ُﻜﻮ ُن ُﺳ ُﻜﻮﻧُ ُـﻬ َﻤﺎ َﻏْﻴـَﺮ أ‬.٢
ِ
.‫ﺖ َﺣَﺮَﻛﺘُـ ُﻬ َﻤﺎ إِﻟَﯽ َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ ُﻬ َﻤﺎ‬
ْ َ‫ِﺄﺑَ ْن ﻧُﻘﻠ‬
2. Aslından sâkin olan vav ve ye, elif’e kalbedilmezler.
Ancak harekeleri, kendinden öncekine verilmek suretiyle (sonradan) sâkin kalıp (kendinden
öncekinin harekesi de fetha olmak kaydıyla) kalbolunurlar.
‫ﺎم‬
َ َ‫اَﻗ‬
‫ﺎب‬
ُ ‫ﻳَـ َﻬ‬
‫اَﻗْـ َﻮَم « اَﻗَـ ْﻮَم « اَﻗَﺎ َم‬
‫ب‬
ُ ‫ﺐ « ﻳَـ َﻬﺎ‬
ُ ‫ﺐ « ﻳَـ َﻬْﻴ‬
ُ َ‫ﻳَـ ْﻬﻴ‬
‫اَﻗَ َﺎم‬
aslında
‫اَﻗْـ َﻮَم‬
idi. Vav illetli olup harekeli, kendinden önceki
(‫)ق‬
ْ
sahih ve sâkin. Hareke
yüklenmek bakımından sahih harf, illetli harften daha evla olduğundan vav’ın harekesi kaf’a verilir
Vav sâkin (aslından değil) ma kabli meftuh olduğundan vav, elif’e kalbedilir,
‫ﺎب‬
ُ ‫ﻳَـ َﻬ‬
‫ﺎب‬
ُ ‫ ﻳَـ َﻬ‬olur.
aslında
‫ﺐ‬
ُ َ‫ﻳَـ ْﻬﻴ‬
‫ اَﻗَ َﺎم‬olur.
‫اَﻗَـ ْﻮَم‬
olur.
idi. Aynı şekilde ye’nin harekesi ma kablindeki he’ye verilip, elif’e kalbedilir,
31
90
‫ َﻏَﺰُووا‬ve ‫ َرَﻣﻴُﻮا‬idi. 1. kaideye göre kendileri harekeli ve ma kabilleri
fethalı olduğundan elif’e kalbedildier. ‫ﻏﺰاوا‬
ََ ve ‫ َرَﻣﺎوا‬olup iki sâkin cem olmuş oldu. Cemi vav’ı hazfedilse
cemilik bozulacağından, vav ve ye’den kalbolunan elifler hazfolunup, ‫ﻏﺰوا‬
ْ َ َ ve ‫ َرَﻣ ْﻮا‬oldular.
Nâkısın cem-i müzekkeri aslında
‫َرَﻣﻴُﻮا « َرَﻣﺎوا « َرَﻣ ْﻮا‬
‫َﻏَﺰُووا « َﻏَﺰاوا « َﻏَﺰْوا‬
‫ َﻏَﺰَوَﺎﺗ‬ve ‫َرَﻣﻴَـﺘَﺎ‬
kabilleri fethalı olduğundan elif’e kalbedildiler. ‫اﺎﺗ‬
َ ‫ َﻏَﺰ‬ve ‫ﺎﺎﺗ‬
َ ‫َرَﻣ‬
Nâkısların tesniye gâibeleri aslında
idi. 1. kaideye göre kendileri harekeli ve ma
oldular.
‫ت‬
müfredinde sâkin olup, tesniye
elif’inden dolayı harekelendiği için, aslına itibar edilerek sâkin sayılıp, elif de sâkin olduğundan iki sâkin cem
olup elif hazfedilir.
‫َﻏَﺰَﺎﺗ‬
ve
‫َرَﻣﺘَﺎ‬
olur.
‫َرَﻣﻴَـﺘَﺎ « َرَﻣﺎ َﺎﺗ « َرَﻣﺘَﺎ‬
‫ ﻗَـ َﻮﻟْ َﻦ‬ve ‫ َﻛﻴَـ ْﻠ َﻦ‬idi. 1. kaideye göre
kendileri harekeli ve ma kabilleri fethalı olduğundan elif’e kalbedildiler. ‫ ﻗَﺎﻟْﻦ‬ve ‫ﻛﺎﻟْﻦ‬
َ
َ َ oldular. İki sâkin cem
olduğu için vav ve ye’den kalbolan elifler hazfedildiler. ‫ ﻗَـ ْﻠﻦ‬ve ‫ﻛ ْﻠﻦ‬
َ
َ َ kaldılar. Hareke bakımından ikisi de
Ecvef olan
‫ﻗَ َﺎل‬
ve
‫َﻛ َﺎل‬
‫َﻏَﺰَو َﺎﺗ « َﻏَﺰا َﺎﺗ « َﻏَﺰَﺎﺗ‬
’nin cem-i müenneslerinin asılları
aynı olup, asıllarının hangisinin vav’lı hangisinin ye’li olduğu belli olmadığından, kaf’ın fethası vav’a delâlet
etmesi için zammeye, kef’in fethası da ye’ye delâlet etmesi için kesraya nakledildi.
‫َﻛﻴَـ ْﻠ َﻦ « َﻛﺎﻟْ َﻦ « َﻛ ْﻠ َﻦ « ﻛِ ْﻠ َﻦ‬
‫ﻗُـ ْﻠ َﻦ‬
ve
‫ﻛِ ْﻠ َﻦ‬
oldular.
‫ﻗَـ َﻮﻟْ َﻦ « ﻗَﺎﻟْ َﻦ « ﻗَـ ْﻠ َﻦ « ﻗُـ ْﻠ َﻦ‬
NOT : Ecvef fiillerin cem-i müennesten itibaren sonuna kadar olan siygalarında vavlı’lar fâel fiil
zammeli, ye’liler ise kesralı olarak çekilir. Ancak
‫ﺎف‬
َ ‫َﺧ‬
aynel fiilin harekesi fâel fiile nakledilerek kesralı çekilir.
‫ﻧَ ِﻮْﻣ َﻦ « ﻧَـﺎ ْﻣ َﻦ « ﻧَـ ْﻤ َﻦ « ﻧِـ ْﻤ َﻦ‬
ve
‫َ� َم‬
fiilleri vav’lı oldukları halde 4. bâbtan olup,
‫َﺧ ِﻮﻓْ َﻦ « َﺧﺎﻓْ َﻦ « َﺧ ْﻔ َﻦ « ِﺧ ْﻔ َﻦ‬
32
91
ِ ِ
ِ
ِ
ِ ‫ اَﻟْﻤﺘَـﻮﻟِّ ُﺪ ِﻣﻦ اﻟ ﱠ‬.٣
.‫ﻒ‬
ُ ‫ﻀ ﱠﻤﺔ اﻟْ َﻮ ُاو َو ﻣ َﻦ اﻟْ َﻜ ْﺴَﺮِة اﻟْﻴَﺎءُ َو ﻣ َﻦ اﻟْ َﻔْﺘ َﺤﺔ ْاﻷَﻟ‬
َ َُ
3. Zammeden vav, kesradan ye, fethadan elif doğar.(Yani zamme vav’a, kesra ye’ye, fetha elif’e
delâlet eder.)
ِ
ِ
ِ
ِ
.ً‫ـﺤَﺮَﻛﺔُ ﻓَـْﺘ َﺤﺔ‬
ْ ‫ اَﻟْﻴَﺎءُ إِ َذا اﻧْ َﻜ َﺴَﺮ َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ َﻬﺎ ﺗُِﺮَﻛ‬.٤
َ ْ‫ﺖ َﻋﻠَﯽ َﺣﺎﻟ َـﻬﺎ َﺳﺎﻛﻨَﺔً أ َْو ُﻣﺘَ َﺤِّﺮَﻛﺔً إ َذا َﻛﺎﻧَﺖ اﻟ‬
4. Ye harfi sâkin veya fethayla harekeli olup, ma kabli de kesra olduğunda i’lâl yapılmaz.
ِ
‫ﺖ‬
َ ‫ﻧَﺴﻴ‬
‫ﻧَ ِﺴ َﯽ‬
ِ
‫ﺖ‬
َ ‫َﺧﺸﻴ‬
‫َﺧ ِﺸ َﯽ‬
ِ
‫ﺖ‬
َ ‫َرﺿﻴ‬
‫َر ِﺿ َﯽ‬
ِ
ِ
.‫ﺖ َو ًاوا‬
َ ْ‫ اَﻟْﻴَﺎءُ اﻟ ﱠﺴﺎﻛﻨَﺔُ إِ َذا اﻧ‬.٥
ْ َ‫ﻀ ﱠﻢ َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ َﻬﺎ ﻗُﻠﺒ‬
5. Sâkin ye’nin ma kabli zamme olursa vav’a kalbedilir.
‫ﻳـُْﻴ ِﺴ ُﺮ « ﻳُﻮ ِﺳ ُﺮ‬
‫ﻆ‬
ٌ ِ‫ﻆ « ُﻣﻮﻗ‬
ٌ ‫ُﻣْﻴ ِﻘ‬
‫أَﻳْ َﺴ َﺮ‬
‫ﻆ‬
َ ‫أَﻳْـ َﻘ‬
ِ
ِ
.ً‫ﺖ َ�ء‬
ْ َ‫ اَﻟْ َﻮ ُاو اﻟ ﱠﺴﺎﻛﻨَﺔُ إِ َذا اﻧْ َﻜ َﺴَﺮ َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ َﻬﺎ ﻗُﻠﺒ‬.٦
6. Sâkin olan vav’ın ma kabli kesra olduğu zaman ye’ye kalbedilir.
‫ِﻣ ْﻮَزا ٌن « ِﻣﻴَﺰا ٌن‬
Ecvef fiil olan
‫ﻗَ َﺎل‬
’nin meçhulünde
ِ
‫ﻴﻞ‬
َ ‫ﻗ‬
denir. Aslında
‫ﻗُ ِﻮَل‬
idi. Vav’ın kesrasından evvel kaf’ın
zammesi ağır geldiğinden, kaf sâkin kılınıp vav’ın kesrası kaf’a nakledildi
sâkin ma kabli kesra olduğundan ye’ye kalbedilip
ِ
‫ﻴﻞ‬
َ ‫ ﻗ‬oldu.
‫ﻗِ ْﻮَل‬
oldu. 6. kâideye göre vav
‫ﻗُ ِﻮَل « ﻗِ ْﻮَل « ﻗِﻴ َﻞ‬
33
92
ِ
ِ ِ
ِ ِ ‫ اَﻟْﻮاو اﻟْـﻤﺘَﺤ ِﺮَﻛﺔُ إِ َذا وﻗَـﻌ‬.٧
.ً‫ﺖ َ�ء‬
ْ َ‫ﺖ ﻓﯽ آﺧ ِﺮ اﻟْ َﻜﻠ َﻤﺔ َو اﻧْ َﻜ َﺴَﺮ َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ َﻬﺎ ﻗُﻠﺒ‬
ََْ
َّ ُ ُ َ
7. Harekeli olan vav harfi kelimenin sonunda bulunup ma kabli de kesra olduğunda ye’ye kalbedilir.
‫َر ِﺿ َﻮ « َر ِﺿ َﯽ‬
‫َﻏﺒِ َﯽ‬
’nin aslının
‫ُد ِﻋ َﻮ « ُد ِﻋ َﯽ‬
‫ی‬
َ ‫ﻗَ ِﻮَو « ﻗَ ِﻮ‬
‫َﻏﺒِ َﻮ « َﻏﺒِ َﯽ‬
‫ َﻏﺒِ َﻮ‬olduğunu masdarından anlarız. Çünkü masdarı ً‫ َﻏﺒَ َﺎوة‬olarak gelir.
Meçhûl nâkısın cem-i müzekker siygasında
‫ﻏُُﺰوا‬
olarak gelip ma kabli kesra olduğundan ye’ye kalbedilir
denir. Aslı
‫ﻏُ ِﺰﻳُﻮا‬
‫ﻏُ ِﺰُووا‬
idi. Vav kelime sonunda harekeli
olur. Kesradan zammeye geçmek lisana ağır
‫ ﻏُُﺰﻳﻮا‬olur. Vav ve ye iki sâkin bir araya
‫ ﻏُُﺰوا‬kalır.
olduğundan ze’nin kesrası hazfedilip, ye’nin zammesi ze’ye nakledilir
geldiğinden ye’ hazfedilir (vav, cemi vav’ı olduğundan hazfedilmez)
‫ﻏُ ِﺰُووا « ﻏُ ِﺰﻳُﻮا « ﻏُُﺰﻳﻮا « ﻏُُﺰوا‬
ٍ
ِ ‫ﲔ ﻳ ُﻜﻮ ُن ﻣﺎ ﻗَـﺒـﻠَﻬﻤﺎ ﺣﺮﻓًﺎ ﺻ ِﺤﻴﺤﺎ ﺳﺎﻛِﻨًﺎ ﻧُِﻘﻠَﺖ ﺣﺮَﻛﺘـﻬﻤﺎ إِﻟَﯽ اﻟْـﺤﺮ‬
.‫ﻴﺢ‬
ِ ‫ﺼ ِﺤ‬
‫ف اﻟ ﱠ‬
َ ً َ ْ َ َ ُ ْ َ َ ِ ْ ‫ ُﻛ ﱡﻞ َوا ٍو َو َ�ء ُﻣﺘَ َﺤِّﺮَﻛ‬.٨
َْ
َ ُ ُ ََ ْ
8. Harekeli olan vav ve ye’nin ma kabli de sahih ve sâkin bir harf olursa bu vav ve ye’nin harekeleri ma
kablindeki sahih ve sâkin harfe nakledilir.
‫ﻳَ ْﻜﻴِ ُﻞ « ﻳَ ِﻜﻴ ُﻞ‬
‫ف‬
ُ ‫ف « ﻳَـ َﺨﺎ‬
ُ ‫ف « ﻳَـ َﺨ ْﻮ‬
ُ ‫ﻳَـ ْﺨ َﻮ‬
‫ﻳَـ ْﻘ ُﻮ ُل « ﻳَـ ُﻘﻮ ُل‬
ِ ْ ‫ ُﻛ ﱡﻞ وا ٍو و َ� ٍء إِ َذا َﻛﺎﻧـَﺘَﺎ ُﻣﺘَ َﺤ ِﺮَﻛﺘَـ‬.٩
‫ف ُﻣﺘَ َﺤِّﺮَﻛﺔٌ ﺑِﻐَ ِْﲑ اﻟْ َﻔْﺘ َﺤ ِﺔ اُ ْﺳ ِﻜﻨَـﺘَﺎ َﻣﺎ ﻟَ ْـﻢ‬
ٌ ‫ﲔ َو َوﻗَـ َﻌﺘَﺎ ﻓِﯽ ﻻَِم اﻟْ ِﻔ ْﻌ ِﻞ َو َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ ُﻬ َﻤﺎ َﺣ ْﺮ‬
َ َ
ّ
ِ
ِ
.‫ﻀ ﱠﻤ ِﺔ َﻋﻠَﯽ اﻟْ َﻮا ِو َو اﻟْﻴَﺎء‬
‫ﻮﺎﺑ ﻻ ْﺳﺘِﺜْـ َﻘ ِﺎل اﻟ ﱠ‬
ُ ‫ﻳَ ُﻜ ْﻦ َﻣْﻨ‬
ً‫ﺼ‬
9. Vav ve ye harekeli olarak lâmel fiilinde bulunup; ma kabli de fetha dışında harekeliyse, kendileri
mansûb olmadıkça sâkin kılınırlar. Çünkü vav ve ye’ye zamme ağır gelir.
(‫ـﺨ َﺸﺎ‬
ْ َ‫)ﻳ‬
‫ﻳَـ ْﺨ َﺸ ُﯽ « ﻳَـ ْﺨ َﺸﯽ‬
‫ﻳَـ ْﺮِﻣ ُﯽ « ﻳَـ ْﺮِﻣﯽ‬
‫ﻳَـ ْﻐ ُﺰُو « ﻳَـ ْﻐ ُﺰو‬
ِ ‫ﺎ� ﻣْﻨﺼ‬
ِ
.‫ـﺨﻔ ِﱠﺔ اﻟْ َﻔْﺘ َﺤ ِﺔ َﻋﻠَْﻴ ِﻬ َﻤﺎ‬
َ ‫ﻮﺎﺑ ﻟ‬
ً ُ َ َ ‫ َو ﻳَـﺘَ َﺤﱠﺮُك اﻟْ َﻮ ُاو َو اﻟْﻴَﺎءُ إ َذا َﻛ‬.١٠
10. Vav ve ye mansûb olduklarında ma kabli de fetha dışında harekeliyse, fetha hafif hareke
olduğundan sâkin kılınmayıp olduğu gibi kalır.
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﺮِﻣ َﯽ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﺨ َﺸ َﯽ « ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﺨ َﺸﯽ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﻐ ُﺰَو‬
34
93
ِ ‫ﻳـﺨ َﺸﯽ ﻳـﺨ َﺸﻴ‬
‫ﺎن‬
َْ
َ َْ
ِ ‫ﺗَـﺨ َﺸﯽ ﺗَـﺨ َﺸﻴ‬
‫ﺎن‬
ْ
َ ْ
ِ
‫ـﺨ َﺸ ْﻮ َن‬
ْ َ‫ـﺨ َﺸﻴَﺎن ﺗ‬
ْ َ‫ـﺨ َﺸﯽ ﺗ‬
ْ َ‫ﺗ‬
ِ َ‫ﺗ‬
ِ
‫ـﺨ َﺸْﻴـ َﻦ‬
ْ َ‫ـﺨ َﺸﻴَﺎن ﺗ‬
ْ َ‫ـﺨﺸﻴـ َﻦ ﺗ‬
ْ
‫ـﺨ َﺸﯽ‬
‫َﺧ َﺸﯽ‬
ْ َ‫ﻧ‬
ْ‫أ‬
‫ـﺨ َﺸ ْﻮ َن‬
ْ َ‫ﻳ‬
‫ـﺨ َﺸْﻴـ َﻦ‬
ْ َ‫ﻳ‬
‫ﻳَـ ْﺮُﻣﻮ َن‬
‫ﻳَـ ْﺮِﻣﻴـ َﻦ‬
‫ﺗَـ ْﺮُﻣﻮ َن‬
‫ﺗَـ ْﺮِﻣﻴـ َﻦ‬
‫ﻧـَ ْﺮِﻣﯽ‬
ِ ‫ﻳـﺮِﻣﻴ‬
‫ﺎن‬
َ َْ
ِ ‫ﺗَـﺮِﻣﻴ‬
‫ﺎن‬
َْ
ِ ‫ﺗَـﺮِﻣﻴ‬
‫ﺎن‬
َْ
ِ ‫ﺗَـﺮِﻣﻴ‬
‫ﺎن‬
َْ
‫ﻳَـ ْﺮِﻣﯽ‬
‫ﺗَـ ْﺮِﻣﯽ‬
‫ﺗَـ ْﺮِﻣﯽ‬
‫ﺗَـ ْﺮِﻣﻴـ َﻦ‬
‫أ َْرِﻣﯽ‬
‫ﻳَـ ْﻐ ُﺰو َن‬
‫ﻳَـ ْﻐ ُﺰو َن‬
‫ﺗَـ ْﻐ ُﺰو َن‬
‫ﺗَـ ْﻐ ُﺰو َن‬
‫ﻳَـ ْﻐ ُﺰَو ِان‬
‫ﺗَـ ْﻐ ُﺰَو ِان‬
‫ﺗَـ ْﻐ ُﺰَو ِان‬
‫ﺗَـ ْﻐ ُﺰَو ِان‬
‫ﻧـَ ْﻐ ُﺰو‬
‫ﻳَـ ْﻐ ُﺰو‬
‫ﺗَـ ْﻐ ُﺰو‬
‫ﺗَـ ْﻐ ُﺰو‬
‫ﺗَـ ْﻐ ِﺰﻳـ َﻦ‬
‫أَ ْﻏ ُﺰو‬
ِ ‫ ﻳـﺨ َﺸ‬olur ve başına nasb ve
Bu fiillerin tesniyelerinde i’lâl yapılmaz. Çünkü i’lâl yapılırsa örneğin; ‫ﺎن‬
ْ
cezm edatı geldiğinde müfredi ile aynı olmuş olur.
َ
Ecvef’in İsm-i Fâili
Ecvef fiilden ism-i fâil yapmak için fâel fiil ile aynel fiil arasına bir fâil elifi getirilir. Bu durumda biri fâil
elifi diğeri de vav veya ye’den kalbolunan elif olmak üzere iki elif bir araya gelmiş olur. İki sâkin cem
olamayacağından aynel fiilinden kalbolan elif hemzeye kalbedilir.
‫ﺎل « ﻛﺎ ٌال « َﻛﺎﺋِ ٌﻞ‬
َ‫ﻛ‬
‫ﺎل « ﻗَﺎ ٌال « ﻗَﺎﺋِ ٌﻞ‬
َ َ‫ﻗ‬
Ayrıca zâid eliften sonra gelen kelime sonundaki vav ve ye’ler de hemzeye kalbedilir.
ِ
ِ
ٌ ‫ا ْﻋﻄَﺎ‬
ٌ‫ی « ا ْﻋﻄَﺎء‬
ٌ‫ُد َﻋﺎ ٌو « ُد َﻋﺎء‬
Nâkıs’ın İsm-i Fâili
Nâkısın ism-i fâili nasb halindeyken fetha hafif olduğundan i’lâl yapılmayıp olduğu gibi bırakılır.
Fakat raf ve cer halinde zamme ve kesra ağır geldiğinden i’lâl yapılır. Şöyleki;
‫َر ِاﻣ ٌﯽ « َر ِاﻣﻴُ ْـﻦ « َر ِاﻣﻴ ْـﻦ « َر ِاﻣ ْﻦ « َراٍم‬
‫َر ِاﻣ ٍﯽ « َر ِاﻣﻴِ ْـﻦ « َر ِاﻣﻴ ْـﻦ « َر ِاﻣ ْﻦ « َراٍم‬
‫ی « َﻏﺎ ِزﻳُ ْـﻦ « َﻏﺎ ِزﻳ ْـﻦ « َﻏﺎ ِز ْن « َﻏﺎ ٍز‬
ٌ ‫َﻏﺎ ِز‬
‫َﻏﺎ ِز ٍی « َﻏﺎ ِزﻳِ ْـﻦ « َﻏﺎ ِزﻳ ْـﻦ « َﻏﺎ ِز ْن « َﻏﺎ ٍز‬
Merfu
Mecrur
35
94
Bunların başına lâm-ı ta’rif geldiğinde sondaki tenvin düştüğünden iki sâkinin cem olma durumu
ortadan kalktığı için vav ve ye hazfedilmez.
Marife
Çoğul
İkil
‫اﻟْﻐَ ُﺎزو َن‬
‫ت‬
ُ �َ‫اﻟْﻐَﺎ ِز‬
ِ
‫ﻳﻦ‬
َ ‫اﻟْﻐَﺎز‬
ِ �‫اﻟْﻐَﺎ ِز‬
‫ت‬
َ
ِ
‫ﻳﻦ‬
َ ‫اﻟْﻐَﺎز‬
ِ �‫اﻟْﻐَﺎ ِز‬
‫ت‬
َ
‫اﻟْﻐَﺎ ِزَ� ِن‬
ِ َ‫اﻟْﻐَﺎ ِزﻳـﺘ‬
‫ﺎن‬
َ
ِ ْ َ‫اﻟْﻐَﺎ ِزﻳـ‬
‫ﲔ‬
ِ ْ ‫اﻟْﻐَﺎ ِزﻳـَﺘَـ‬
‫ﲔ‬
ِ ْ َ‫اﻟْﻐَﺎ ِزﻳـ‬
‫ﲔ‬
ِ ْ ‫اﻟْﻐَﺎ ِزﻳـَﺘَـ‬
‫ﲔ‬
Tekil
Çoğul
‫اﻟْﻐَﺎ ِزي‬
ُ‫اﻟْﻐَﺎ ِزﻳَﺔ‬
‫َﻏ ُﺎزو َن‬
‫ت‬
ٌ �َ‫َﻏﺎ ِز‬
ِ
‫ي‬
َ ‫اﻟْﻐَﺎز‬
َ‫اﻟْﻐَﺎ ِزﻳَﺔ‬
‫اﻟْﻐَﺎ ِزي‬
‫اﻟْﻐَﺎ ِزﻳَِﺔ‬
İkil
‫َﻏﺎ ِزَ� ِن‬
ِ َ‫َﻏﺎ ِزﻳـﺘ‬
‫ﺎن‬
َ
ِ ْ ‫َﻏﺎ ِزﻳَـ‬
‫ﲔ‬
ِ ْ ‫َﻏﺎ ِزﻳَـﺘَـ‬
‫ﲔ‬
ِ
‫ﻳﻦ‬
َ ‫َﻏﺎز‬
ٍ �‫َﻏﺎ ِز‬
‫ت‬
َ
ِ
‫ﻳﻦ‬
َ ‫َﻏﺎز‬
ٍ �‫َﻏﺎ ِز‬
‫ت‬
َ
ِ ْ ‫َﻏﺎ ِزﻳَـ‬
‫ﲔ‬
ِ ْ ‫َﻏﺎ ِزﻳَـﺘَـ‬
‫ﲔ‬
Marife
Çoğul
İkil
‫اﻟﱠﺮ ُاﻣﻮ َن‬
ِ
‫ﺎت‬
ُ َ‫اﻟﱠﺮاﻣﻴ‬
ِ
‫ﲔ‬
َ ‫اﻟﱠﺮاﻣ‬
ِ ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴ‬
‫ﺎت‬
َ
ِ
‫ﲔ‬
َ ‫اﻟﱠﺮاﻣ‬
ِ ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴ‬
‫ﺎت‬
َ
ِ ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴ‬
‫ﺎن‬
َ
ِ َ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴـﺘ‬
‫ﺎن‬
َ
ِ ْ ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴَـ‬
‫ﲔ‬
ِ ْ ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴَـﺘَـ‬
‫ﲔ‬
ِ ْ ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴَـ‬
‫ﲔ‬
ِ ْ ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴَـﺘَـ‬
‫ﲔ‬
‫ﻏَ َﺰا‬
Nekre
Tekil
‫َﻏﺎ ٍز‬
ٌ‫َﻏﺎ ِزﻳَﺔ‬
Eril
Merfu
Dişil
�ً‫َﻏﺎ ِز‬
ً‫َﻏﺎ ِزﻳَﺔ‬
Eril
Mensub
Dişil
‫َﻏﺎ ٍز‬
‫َﻏﺎ ِزﻳٍَﺔ‬
Eril
Mecrur
Dişil
‫َرَﻣﯽ‬
Nekre
Tekil
‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻲ‬
ُ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴَﺔ‬
‫اﻟﱠﺮ ِاﻣ َﻲ‬
َ‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴَﺔ‬
‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻲ‬
‫اﻟﱠﺮ ِاﻣﻴَ ِﺔ‬
Çoğul
İkil
ِ ‫ر ِاﻣﻴ‬
‫ﺎن‬
َ َ
ِ َ‫ر ِاﻣﻴـﺘ‬
‫ﺎن‬
َ َ
ِ ْ ‫ر ِاﻣﻴَـ‬
‫ﲔ‬
َ
ِ ْ ‫ر ِاﻣﻴَـﺘَـ‬
‫ﲔ‬
َ
ِ ْ ‫ر ِاﻣﻴَـ‬
‫ﲔ‬
َ
ِ ْ ‫ر ِاﻣﻴَـﺘَـ‬
‫ﲔ‬
َ
‫َر ُاﻣﻮ َن‬
ِ
‫ﺎت‬
ٌ َ‫َراﻣﻴ‬
‫َر ِاﻣﻴـ َﻦ‬
ٍ ‫ر ِاﻣﻴ‬
‫ﺎت‬
َ َ
ِ
‫ﲔ‬
َ ‫َراﻣ‬
ٍ ‫ر ِاﻣﻴ‬
‫ﺎت‬
َ َ
Tekil
‫َراٍم‬
ٌ‫َر ِاﻣﻴَﺔ‬
‫َر ِاﻣﻴًﺎ‬
ً‫َر ِاﻣﻴَﺔ‬
‫َراٍم‬
‫َر ِاﻣﻴَ ٍﺔ‬
Eril
Merfu
Dişil
Eril
Mensub
Dişil
Eril
Mecrur
Dişil
Ecvef’in İsm-i Mef’ûlü
Ecvef’in ism-i mef’ûl’ünde (8. kâide gereği) vav ve ye harekeli, ma kabli sahih ve sâkin olduğundan
harekesi ma kabline nakledilir. Bu durumda 2 sâkin cem olacağından vav ve ye hazfedilir. Aslı ye’li olan fiil
belli olsun diye (6. kâide gereği) ma kabli kesralanır ve kesrayla uyumlu olması için vav, ye’ye kalbedilir.
‫َﻣ ْﻘ ُﻮوٌل « َﻣ ُﻘﻮوٌل « َﻣ ُﻘﻮٌل‬
‫َﻣ ْﻜﻴُﻮٌل « َﻣ ُﻜﻴﻮٌل « َﻣ ُﻜﻮٌل « َﻣ ِﻜ ْﻮٌل َﻣ ِﻜﻴ ٌﻞ‬
‫ﺎل‬
َ َ‫ﻗ‬
‫ﺎل‬
َ ‫َﻛ‬
36
95
ِ ‫ﺖ اﻟْﻮاو ِان ْاﻷُوﻟَﯽ ﺳﺎﻛِﻨَﺔٌ و اﻟﺜﱠﺎﻧِﻴﺔُ ﻣﺘَﺤ ِﺮَﻛﺔٌ ﻓَﺎُ ْد ِﻏﻤ‬
ِ
.‫ﺖ ْاﻷُوﻟَﯽ ﻓِﯽ اﻟﺜﱠﺎﻧِﻴَ ِﺔ‬
ْ ‫ إِ َذا‬.١١
َ
َ َ ‫اﺟﺘَ َﻤ َﻌ‬
َّ ُ َ َ َ
11. Birincisi sâkin, ikincisi harekeli iki vav harfi cem olduğunda birincisi, ikincisine idgâm olunur.
‫وو « َﻣ ْﻐ ُﺰﱞو‬
ٌ ‫َﻣ ْﻐ ُﺰ‬
ِ ‫ﺖ اﻟْﻮاو و اﻟْﻴﺎء و ْاﻷُوﻟَﯽ ﺳﺎﻛِﻨَﺔٌ و اﻟﺜﱠﺎﻧِﻴﺔُ ﻣﺘَﺤ ِﺮَﻛﺔٌ ﻗُﻠِﺒ‬
ِ
‫ﺖ اﻟْ َﻮ ُاو َ�ءً َو ُﻛ ِﺴَﺮ َﻣﺎ ﻗَـْﺒ َﻞ ْاﻷُوﻟَﯽ إِ ْن َﻛﺎ َن‬
ْ ‫ إِ َذا‬.١٢
َ َّ ُ َ َ َ
َ ُ َ َ ُ َ ‫اﺟﺘَ َﻤ َﻌ‬
ِ ‫ﺼ ﱠﺢ اﻟْﻴﺎء و اُْد ِﻏﻤ‬
ِ َ‫ﻀﻤﻮﻣﺎ ﻟِﺘ‬
.‫ﺖ اﻟْﻴَﺎءُ ﻓِﯽ اﻟْﻴَ ِﺎء‬
ً ُ ْ ‫َﻣ‬
َ ََُ
12. Birincisi sâkin (vav), ikincisi harekeli (ye) olarak vav ve ye harfleri cem olduğunda vav, ye’ye
kalbolunur. Birinci ye’nin ma kabli mazmum ise ye’nin sahih olması için kesralanır ve birincisi,
ikincisine idgâm olunur.
ِ ‫ﻣـﺨ ُﺸﻮی « ﻣـﺨ ُﺸﻴـﯽ « ﻣ‬
‫ـﺨ ِﺸ ٌﯽ‬
ْ ‫ـﺨﺸﻴـْ ٌﯽ « َﻣ‬
َْ
ٌْ ْ َ ٌ ْ َ
‫ﻮی « َﻣ ْﺮُﻣﻴـْ ٌﯽ « َﻣ ْﺮِﻣﻴـْ ٌﯽ « َﻣ ْﺮِﻣ ﱞﯽ‬
ٌ ‫َﻣ ْﺮُﻣ‬
Ecvef’in Emr-i Gâibi
‫ﻟِﻴَـ ُﻘﻮ ْل « ﻟِﻴَـ ُﻘ ْﻞ‬
ِ ِ
‫ﻴﻞ « ﻟِﻴَ ِﻜ ْﻞ‬
ْ ‫ﻟﻴَﻜ‬
‫ﻳَـ ْﻘ ُﻮ ُل « ﻳَـ ُﻘﻮ ُل‬
‫ﻳَ ْﻜﻴِ ُﻞ « ﻳَ ِﻜﻴ ُﻞ‬
Ecvef’in Emr-i Hâzırı
‫ﻳَـ ْﻘ ُﻮ ُل « ﻳَـ ُﻘﻮ ُل‬
‫ﻳَ ْﻜﻴِ ُﻞ « ﻳَ ِﻜﻴ ُﻞ‬
‫ﻗُﻮ ْل « ﻗُ ْﻞ‬
ِ
‫ﻴﻞ « ﻛِ ْﻞ‬
ْ ‫ﻛ‬
Tesniyelerinde ise
َ‫ﻗُﻮﻻ‬
ve
َ‫ﻛِﻴﻼ‬
denir. Müfredlerinde iki sâkin cem olduğu için vav ve ye
düşmüştü. Fakat tesniyede iki sâkinin cem olma durumu ortadan kalktığı için vav ve ye geri döner.
ِ ِ‫ َﺟ ْﺰُم اﻟﻨﱠﺎﻗ‬.١٣
.‫ﺺ َو َوﻗْـ ُﻔﻪُ ُﺳ ُﻘﻮ ُط ﻻَِم ﻓِ ْﻌﻠِ ِﻪ‬
13. Nâkıs fiilin cezm ve vakfı, lâmel fiilin düşmesiyledir.
‫اُ ْﻏ ُﺰْو « اُ ْﻏ ُﺰ‬
‫اِْر ِﻣ ْﯽ « اِْرِم‬
‫ﻟِﻴَـ ْﻐ ُﺰْو « ﻟِﻴَـ ْﻐ ُﺰ‬
‫ﻟِﻴَ ْـﺮ ِﻣ ْﯽ « ﻟِﻴَ ْـﺮِم‬
37
96
ِ ِ
ِ ‫ﺺ اﻟْﻮا ِو ِی ﺗُـ ْﻘﻠَﺐ اﻟْﻮاو �ء ﻓِﯽ اﻟْﻤﺴﺘَـ ْﻘﺒ ِﻞ و ْاﻷَﻣ ِﺮ و اﻟﻨـﱠﻬ ِﯽ اﻟْﻤﺠﻬﻮﻻَ ِت ِﻷَﻧـﱠﻬ ﱠﻦ ﻓَـﺮع اﻟْﻤ‬
.‫ﺎﺿﯽ‬
ُْ َ ْ َ ْ َ َ ْ ُ
َ ُْ ُ
ً َ ُ َ ُ ّ َ ِ ‫ َو ﻓﯽ اﻟﻨﱠﺎﻗ‬.١٤
14. Vavlı nâkısın meçhûl muzârî, emir ve nehyinde de (bunlar mâzinin dalları olduklarından dolayı)
aralarında uygunluk olması için vav, ye’ye kalbedilir.
ِ
‫ ﻟِﻴُ ْﺪ َﻋﻴَﺎ‬- ‫ع‬
َ ‫ﻟﻴُ ْﺪ‬
ِ ‫ ﻳ ْﺪﻋﻴ‬- ‫ﻳ ْﺪﻋﯽ‬
‫ﺎن‬
َ ُ
ََ ُ
‫ﻳُ ْﺪ َﻋ ُﻮ « ﻳُ ْﺪ َﻋ ُﯽ « ﻳُ ْﺪ َﻋﯽ‬
NOT : Nâkısın meçhûl mâzisinde vav, kelime sonunda bulunup makabli kesra olduğundan (7. Kâide
gereği) ye’ye kalbedilmişti.
‫ُد ِﻋ َﻮ « ُد ِﻋ َﯽ‬
‫ی‬
َ ‫ﻏُ ِﺰَو « ﻏُ ِﺰ‬
Muzârî, emir ve nehyin meçhûllerinde ise bu kâide geçerli olmadığı halde aralarında uygunluk olması
için vav, ye’ye kalbolundu.
Misâl
ِ َ‫ﻂ ﻓَﺎء ﻓِﻌﻠِ ِﻪ ﻓِﯽ اﻟْﻤﺴﺘـ ْﻘﺒ ِﻞ و ْاﻷَﻣ ِﺮ و اﻟﻨـﱠﻬ ِﯽ اﻟْﻤﻌﺮوﻓ‬
‫ﺎت إِ َذا َﻛﺎ َن ﻓَﺎﺋُﻪُ َو ًاوا ِﻣ ْﻦ‬
ُ َ‫ َو أَﱠﻣﺎ اﻟْ ُﻤ ْﻌﺘَ ﱡﻞ اﻟْ ِﻤﺜ‬.١٥
ْ ُ ُ ‫ﺎل ﻓَـﺘَ ْﺴ ُﻘ‬
ُْ َ ْ َ ْ َ َ َْ ُ
ٍ ‫ﺛَﻼَﺛَﺔَ أَﺑْـﻮ‬
(6.) ‫ ﻓَﻌِﻞ – ﻳَـ ْﻔﻌِﻞ‬، (3.) ‫ ﻓَـ َﻌﻞ – ﻳَـ ْﻔ َﻌﻞ‬، (2.) ‫ ﻓَـ َﻌﻞ – ﻳَـ ْﻔﻌِﻞ‬ .‫اب‬
َ
ُ
َ
ُ
َ
ُ
َ
15. Misâl fiilin fâel fiili vav olduğu zaman 2., 3. ve 6. bâblarda bu vav, muzârî, emir ve nehyin
malûmlarında düşer.
‫ ﻻَ ﺗَﻌِ ْﺪ‬- ‫ ِﻋ ْﺪ‬- ‫ ﻳَﻌِ ُﺪ‬- ‫َو َﻋ َﺪ‬
‫ث‬
ْ ‫ ﻻَ ﺗَ ِﺮ‬- ‫ث‬
ْ ‫ ِر‬- ‫ث‬
ُ ‫ ﻳَِﺮ‬- ‫ث‬
َ ‫َوِر‬
‫ﺐ‬
ْ ‫ ﻻَ ﺗَـ َﻬ‬- ‫ﺐ‬
ْ ‫ َﻫ‬- ‫ﺐ‬
ُ ‫ ﻳَـ َﻬ‬- ‫ﺐ‬
َ ‫َوَﻫ‬
‫ ﻳَـ ْﻮ ِﻋ ُﺪ‬- ‫( َو َﻋ َﺪ‬2. bâb)
‫ث‬
ُ ‫ ﻳَـ ْﻮِر‬- ‫ث‬
َ ‫( َوِر‬6. bâb)
‫ﺐ‬
ُ ‫ ﻳَـ ْﻮَﻫ‬- ‫ﺐ‬
َ ‫( َوَﻫ‬3. bâb)
‫ ﻻَ ﺗَـ َﻘ ْﻊ‬- ‫ ﻗَ ْﻊ‬- ‫ ﻳَـ َﻘ ُﻊ‬- ‫َوﻗَ َﻊ‬
NOT : Son iki fiilin asılları 2. bâbdan olup muzârîleri
‫ ﻳَـ ْﻮﻗَ ُﻊ‬- ‫( َوﻗَ َﻊ‬3. bâb)
ِ
‫ﺐ‬
ُ ‫ﻳَـ ْﻮﻫ‬
ve
‫ﻳَـ ْﻮﻗِ ُﻊ‬
idi. Vav, ye ile kesra
arasında bulunduğundan (lisâna ağır geldiğinden) hazfedildi. Aynel veya lâmel fiilinde boğaz harfi
bulunduğundan hafiflik olsun diye aynel fiil fethalandı ve 3. bâba girmiş oldu.
4. bâbdan olan
‫ ﻳَ َﺴ ُﻊ‬- ‫َو ِﺳ َﻊ‬
ve
ُ‫ ﻳَﻄَﺄ‬- ‫َو ِﻃ َﺊ‬
fiillerinde de vav hazfedilir. Çünkü bunlar da aslında
6. babdan olup aynel fiilleri sonradan fethalandı.
38
97
Lefif-i Makrûn
ِ
ِ ِ‫ْﻢ ﻻَِم ﻓِ ْﻌﻠِ ِﻪ َﻛ ُﺤ ْﻜ ِﻢ ﻻَِم ﻓِ ْﻌ ِﻞ اﻟﻨﱠﺎﻗ‬
.‫ﺺ‬
ِ ‫ﺼ ِﺤ‬
‫ْﻢ َﻋﻴـْ ِﻦ ﻓِ ْﻌﻠِ ِﻪ َﻛ ُﺤ ْﻜ ِﻢ اﻟ ﱠ‬
ُ ‫ أَﱠﻣﺎ اﻟﻠﱠﻔ‬.١٦
ُ ‫ﻴﺢ ﻻَ ﻳَـﺘَـﻐَﻴﱠـ ُﺮ َو ُﺣﻜ‬
ُ ‫ﻴﻒ اﻟْ َﻤ ْﻘ ُﺮو ُن؛ ﻓَ ُﺤﻜ‬
16. Lefîf-i makrûnun aynel fiilinin hükmü sahih harf hükmündedir, değişmez. Lâmel fiilinin hükmü ise
nâkısın lâmel fiilinin hükmü gibidir. (Yani aynı nâkıs gibi i’lâl yapılır.)
‫ ﻻَ ﺗَـ ْﺮِو‬- ‫ اِْرِو‬- ‫ی‬
‫ َﻣ ْﺮِو ﱞ‬- ‫ َرا ٍو‬- ‫ ﻳَـ ْﺮِوی‬- ‫َرَوی‬
‫ ﻻَ ﺗَﻄْ ِﻮ‬- ‫ اِﻃْ ِﻮ‬- ‫ی‬
‫ َﻣﻄْ ِﻮ ﱞ‬- ‫ ﻃَﺎ ٍو‬- ‫ ﻳَﻄْ ِﻮی‬- ‫ﻃََﻮی‬
‫َرَوی‬
‫ﻃََﻮی‬
Lefif-i Mefrûk
ِ
ِ ِ ِ ِ ‫وق؛ ﻓَﺤﻜ‬
ِ ِ ِِ ِ
ِ ِ‫ْﻢ ﻻَِم ﻓِ ْﻌﻠِ ِﻪ َﻛ ُﺤ ْﻜ ِﻢ ﻻَِم ﻓِ ْﻌ ِﻞ اﻟﻨﱠﺎﻗ‬
.‫ﺺ‬
ُ ‫ َو أَﱠﻣﺎ اﻟﻠﱠﻔ‬.١٧
ُ ‫ْﻢ ﻓَﺎء ﻓ ْﻌﻠﻪ َﻛ ُﺤ ْﻜﻢ ﻓَﺎء ﻓ ْﻌ ِﻞ اﻟْﻤﺜَﺎل َو ُﺣﻜ‬
ُ ُ ُ ‫ﻴﻒ اﻟْ َﻤ ْﻔ ُﺮ‬
17. Lefîf-i mefrûkun fâel fiilinin hükmü, misâl fiilin fâel fiilinin hükmü gibidir. Lâmel fiilinin hükmü ise
nâkısın lâmel fiilinin hükmü gibidir.
‫ ﻳَِﻘﯽ‬- ‫ ﻳَِﻘ ُﯽ‬- ‫ﻳَـ ْﻮﻗِ ُﯽ‬
‫ ﻗِ ْﻪ‬- ‫ ِق‬- ‫ ﻗِ ْﯽ‬- ‫ اِﻗِ ْﯽ‬- ‫اِْوﻗِ ْﯽ‬
ِ ِ ِ
ِ ِ
‫ﲔ‬
َ ْ ‫ ﻗ‬- ‫ ﻗﻴَﺎ‬- ‫ ﻗُﻮا | ﻗﯽ‬- ‫ ﻗﻴَﺎ‬- ‫ﻗ ْﻪ‬
ِ
ِ
ِ
ِ
‫ﲔ‬
َ ْ ‫ ﻻَ ﺗَﻘ‬- ‫ ﻻَ ﺗَﻘﻴَﺎ‬- ‫ ﻻَ ﺗَـ ُﻘﻮا | ﻻَ ﺗَﻘﯽ‬- ‫ ﻻَ ﺗَﻘﻴَﺎ‬- ‫ﻻَ ﺗَ ِﻖ‬
‫ﻳَِﻘﯽ‬
‫ﻗِ ْﻪ‬
Muzârî
Emir
‫َوﻗَﯽ‬
Emir Nehiy
Çekimi
NOT : Emr-i Hâzırda durmak kolay olsun diye bir “sekte he’si” getirilir.
Muzâaf
ِ
ِ ِ ‫ إِ َذا َﻛﺎ َن ﻋﻴـﻦ ﻓِﻌ ِﻞ اﻟْﻤﻀ‬.١٨
ِْ َ‫ﺎﻫـﻤﺎ ُﻣﺘَ َﺤ ِﺮَﻛﺘَﻴـْ ِﻦ ﻓ‬
.‫ﺎﻹ ْد َﻏ ُﺎم ﻓِ ِﻴﻪ ﻻَ ِزٌم‬
َ َ ُ ْ َُْ
َ ُ َ‫ﺎﻋﻒ َﺳﺎﻛﻨَﺔً َو ﻻَ ُﻣﻪُ ُﻣﺘَ َﺤِّﺮَﻛﺔً أ َْو ﻛ ْﻠﺘ‬
ّ
18. Muzâafın aynel fiili sâkin, lâmel fiili harekeli olursa, veya her ikisi de harekeli olursa idgam yapmak
lâzımdır. (Yani idgam yapmak vaciptir.)
NOT : İdgam yapmak için;
1.harf harekeliyse önce onu sâkin kılmamız gerekir. Sâkin kılmak için; ma kabli harekeliyse,
doğrudan harekesini hazfederiz. Ma kabli sâkin ise, harekesini ma kabline naklederiz.
2.harf ise harekeli olmalıdır. Eğer sâkin ise harekeler, daha sonra idgam yaparız.
‫َﻣ ْﺪ ًدا « َﻣ ًّﺪا‬
‫ﻳَـ ْﻤ ُﺪ ُد « ﻳَـ ُﻤ ْﺪ ُد « ﻳَـ ُﻤ ﱡﺪ‬
‫َﻣ َﺪ َد « َﻣ ْﺪ َد « َﻣ ﱠﺪ‬
39
98
ٍ ِ ِ
ِ
ِْ َ‫َﺻﻠِ ٍﯽ ﻓ‬
ِ ِِ ِ
.‫ﺎﻹﻇْ َﻬ ُﺎر ﻓِ ِﻴﻪ ﻻَ ِزٌم‬
ّ ْ ‫ إ ْن َﻛﺎ َن َﻋﻴـْ ُﻦ ﻓ ْﻌﻠﻪ ُﻣﺘَ َﺤّﺮَﻛﺔً َو ﻻَ ُﻣﻪُ َﺳﺎﻛﻨَﺔً ﺑ ُﺴ ُﻜﻮن أ‬.١٩
19. Muzâafın aynel fiili harekeli, lâmel fiili sükûnu aslî ile (aslından) sâkin ise, o zaman izhar lâzımdır.
İdgam mümteni olup yapılmaz. (Yani idgam yapmak yasaktır.)
Meselâ:
... ، ‫ت‬
َ ‫ َﻣ َﺪ ْد‬، ‫َﻣ َﺪ ْد َن‬
siygalarında birinci dâl harekeli, ikincisi aslından sâkin olduğundan
idgam mümtenidir, yapılmaz.
Mazinin cem-i müennesinden sonuna kadar, muzari ve ondan türeyen fiillerin cem-i müennes
siygalarında idgam mümtenidir.
ٍ ‫ إِ ْن َﻛﺎ َن ﻋﻴـﻦ ﻓِﻌﻠِ ِﻪ ﻣﺘَﺤ ِﺮَﻛﺔً و ﻻَﻣﻪ ﺳﺎﻛِﻨَﺔً ﺑِﺴ ُﻜ‬.٢٠
ِْ ‫اﻹ ْد َﻏ ُﺎم و‬
ِْ ‫ﻮز‬
ٍ ‫ﻮن َﻋﺎ ِر‬
.‫اﻹﻇْ َﻬ ُﺎر‬
ُ ‫ض ﻓَـﻴَ ُﺠ‬
َ ُ ُ َ َّ ُ ْ ُ ْ َ
َ
ُ
20. Muzâafın aynel fiili harekeli, lâmel fiili ise sükûnu ârız ile (aslından olmayıp bir âmil sebebiyle)
sâkin olursa, idgam yapmak da caizdir, yapmayıp izharla okumak da caizdir.
Meselâ:
‫ﻟَـ ْﻢ ﻳـَ ْﻤ ُﺪ ْد‬
idgamsız da kalabilir, idgam da yapılabilir.
ِ ‫ﺖ اﻟﺜﱠﺎﻧِﻴﺔُ و اُْد ِﻏﻤ‬
ِ ‫ و إِ ْن َﻛﺎﻧَـﺘَﺎ ﺳﺎﻛِﻨَـﺘَﻴـ ِﻦ ﻓَﺤ ِﺮَﻛ‬.٢١
.‫ﺖ ْاﻷُوﻟَﯽ ﻓِ َﻴﻬﺎ‬
َ َ َ
َ
ُّ ْ َ
21. Muzâaf fiilde (idgamın caiz olduğu yerde idgam yapmak için aynel fiil sâkin kılındığından) aynel ve
lâmel fiilin her ikisi de sâkin olurlarsa; ikincisi harekelendirilip sonra birinci, ikinciye idgam edilir.
Meselâ:
‫ﻟَـ ْﻢ ﻳـَ ْﻤ ُﺪ ْد‬
de idgam yapılacağı zaman birinci dâl’in harekesi mim’e nakledilir.
‫ﻟَـ ْﻢ ﻳـَ ُﻤ ْﺪ ْد‬
iki
dâl da sâkin kalır. Bu durumda ikincisi harekelendirilir, (ya en hafif hareke ile fethalanır, ya aynel fiiline teb’an
zammelenir ya da sâkin, geçilirken kesralandığından dolayı kesralanır) daha sonra idgam yapılır.
ِ
ِ
‫ ﱡد‬/‫د‬/
ّ ‫د « ﻟَـ ْﻢ ﻳـَ ُﻤ ﱠﺪ‬/
ُ ‫د‬/‫ﻟَـ ْﻢ ﻳـَ ْﻤ ُﺪ ْد « ﻟَـ ْﻢ ﻳـَ ُﻤ ْﺪ ْد « ﻟَـ ْﻢ ﻳـَ ُﻤ ْﺪ َد‬
Muzâafın emr-i hâzırında da idgam caiz olup
yapılabilir.
‫اُْﻣ ُﺪ ْد‬
olarak idgamsız gelebildiği gibi idgam da
ِ
ِ
‫ ﱡد‬/‫د‬/
ّ ‫د « ُﻣ ﱠﺪ‬/
ُ ‫د‬/‫اُْﻣ ُﺪ ْد « اُُﻣ ْﺪ ْد « ُﻣ ْﺪ َد‬
Mim harekelendiğinde baştaki hemze düşer ve ikinci dâl üç harekeyle de harekelenebilir. Aynel fiili
zammeli olmayan bablarda ise yalnız iki harekeyle (fetha, kesra) harekelenebilir. Çünkü zamme aynel fiile
teb’an veriliyordu.
40
99
ِّ ‫ ِر « ﻓِﱠﺮ‬/‫اِﻓْ ِﺮْر « اِﻓِْﺮْر « ﻓِْﺮر‬
‫ر‬/
َ
(‫’ ﻓَـﱠﺮ – ﻳَِﻔﱡﺮ )ﻳَـ ْﻔ ِﺮُر‬nun emr-i hâzırı
ِ
ِ
ِ ‫ﺾ‬
‫ض‬/
‫ض « َﻋ ﱠ‬/
ْ ‫ﺾ « َﻋ‬
ْ ‫ﺾ « ا َﻋ‬
َ ‫ا ْﻋ‬
ْ ‫ﻀ‬
ْ ‫ﻀ‬
ِّ ‫ﺾ‬
َ ‫ﻀ‬
(‫ﺾ‬
‫ﺾ – ﻳَـ َﻌ ﱡ‬
‫’ َﻋ ﱠ‬nun emr-i hâzırı
َ ‫ﺾ )ﻳَـ ْﻌ‬
ُ ‫ﻀ‬
‫َﻣ ﱠﺪ‬
‫ود – ُﻣ ﱠﺪ – ﻻَ ﺗَـ ُﻤ ﱠﺪ‬
ٌ ‫َﻣ ﱠﺪ – ﻳَـ ُﻤ ﱡﺪ – َﻣﺎدﱞ – َﻣـ ْﻤ ُﺪ‬
ِ
‫ور ﺑِِﻪ – ﻓِﱠﺮ – ﻻَ ﺗَِﻔﱠﺮ‬
ٌ ‫ﻓَـﱠﺮ – ﻳَﻔﱡﺮ – ﻓَﺎ ﱞر – َﻣ ْﻔ ُﺮ‬
‫ﺾ‬
‫ﺾ – َﻋﺎ ﱞ‬
‫ﺾ – ﻻَ ﺗَـ َﻌ ﱠ‬
‫ﻮض – َﻋ ﱠ‬
‫ﺾ – ﻳَـ َﻌ ﱡ‬
‫َﻋ ﱠ‬
ُ ‫ض – َﻣ ْﻌ‬
ٌ ‫ﻀ‬
‫ﻓَـ ﱠﺮ‬
‫ﺾ‬
‫َﻋ ﱠ‬
Muzâaf fiilin if’âl babı şöyle çekilir.
ِ
ِ
‫ﺐ‬
‫ﺐ – ﻳـُ ِﺤ ﱡ‬
‫َﺣ ﱠ‬
ْ‫أ‬
َ‫ﺐ « أ‬
َ‫ﺐ « أ‬
ُ ‫ﺐ – ﻳـُﺤْﺒ‬
َ ‫َﺣْﺒ‬
ُ ‫ﺐ – ﻳـُ ْﺤﺒ‬
َ َ‫َﺣﺒ‬
‫ﺐ‬
‫ﺐ – ﻻَ ﺗُ ِـﺤ ﱠ‬
‫ﺐ – اَ ِﺣ ﱠ‬
‫ـﺤ ﱞ‬
‫ﺐ – اِ ْﺣﺒَ ًﺎﺎﺑ – ُﻣ ِـﺤ ﱞ‬
‫ﺐ – ﻳـُ ِﺤ ﱡ‬
‫َﺣ ﱠ‬
َ ‫ﺐ – ُﻣ‬
َ‫أ‬
‫ﺐ‬
‫َﺣ ﱠ‬
‫ﺐ‬
‫َﺣ ﱠ‬
َ‫أ‬
Mehmûz
ِ ِ ِ ‫ﺖ اﻟْـﻬﻤﺰةُ ﺳﺎﻛِﻨﺔً ﻳـﺠﻮز ﺗَـﺮُﻛﻬﺎ ﻋﻠَﯽ ﺣﺎﻟِـﻬﺎ و ﻳـﺠﻮز ﻗَـ ْﻠﺒـﻬﺎ إِﻻﱠ أَ ْن ﻳ ُﻜﻮ َن ﻣﺎ ﻗَـﺒـﻠَﻬﺎ ﻫـﻤﺰةً ﻓَِﺈ ﱠن اﻟْ َﻘ ْﻠ‬
ِ
.‫ﺐ‬
َْ َ َ ْ َ َ
َ ُ ُ ُ َ َ َ َ َ َ ْ ُ ُ َ َ َ َ ْ َ َ‫ َو إِ ْن َﻛﺎﻧ‬.٢٢
ٌ ‫ﺐ ﻓﻴﻪ َواﺟ‬
َ
ِ ‫ﻀﻤ‬
ِ
ِ
ِ ِ ْ ‫ﻓَِﺈ ْن َﻛﺎ َن ﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ َﻬﺎ ﻣ ْﻔﺘُﻮﺣﺎ ﻗُﻠِﺒ‬
.‫ﺖ َو ًاوا‬
ْ َ‫ﻮﻣﺎ ﻗُﻠﺒ‬
ْ َ‫ْﺴ ًﻮرا ﻗُﻠﺒ‬
َ ً َ
ً ُ ْ ‫ﺖ َ�ءً َو إ ْن َﻛﺎ َن َﻣ‬
َ
ُ ‫ﺖ أَﻟ ًﻔﺎ َو إ ْن َﻛﺎ َن َﻣﻜ‬
22. Hemze sâkin olduğunda hâli üzere bırakmak da hemzeyi kalbetmek de caizdir. Ancak sâkin olan hemzenin
ma kabli de hemze olursa o zaman kalbetmek vacip olur. Hemzenin ma kabli fetha ise elif’e, kesra ise
ye’ye, zamme ise vav’a kalbedilir.
Meselâ:
‫ﻳَـﺄْ ُﻛ ُﻞ‬
de caiz olduğundan aynen de kalabilir, elif’e kalbedilerek
‫ﻳـُ ْﺆِﻣ ُﻦ‬
de caiz olduğundan aynen de kalabilir, vav’a kalbedilerek
‫اِﺋْ َﺬ ْن‬
de ma kabli hemze olduğundan ye’ye kalbederek
‫أَأَْﻣ َﻦ‬
de ma kabli hemze olduğundan elif’e kalbederek
‫اِﻳ َﺬ ْن‬
‫َآﻣ َﻦ‬
ِ‫ﻳ‬
‫ﻮﻣ ُﻦ‬
ُ
‫ﻳَـﺎ ُﻛ ُﻞ‬
de olabilir.
de olabilir.
yapmak vaciptir.
yapmak vaciptir.
41
100
ِ َ‫ و إِ ْن َﻛﺎﻧ‬.٢٣
.‫ﻴﺢ‬
ِ ‫ﺼ ِﺤ‬
‫ﺖ اﻟْ َـﻬ ْﻤَﺰةُ ُﻣﺘَ َﺤِّﺮَﻛﺔً َو َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ َﻬﺎ َﺣ ْﺮﻓًﺎ ُﻣﺘَ َﺤِّﺮًﻛﺎ ﻻَ ﺗَـﺘَـﻐَﻴﱠـ ُﺮ اﻟْـ َﻬـ ْﻤَﺰةُ َﻛﺎﻟ ﱠ‬
َ
23. Hemze de ma kabli de harekeli olursa, sahih fiilmiş gibi değerlendirilir, değişmez.
Meselâ:
‫ َﺳﺌَ َﻞ‬، َ‫ﻗَـَﺮأ‬
de olduğu gibi.
ِ
ِ
ِ
.‫ﻮز ﻧَـ ْﻘ ُﻞ َﺣَﺮَﻛﺘِ َﻬﺎ إِﻟَﯽ َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ َﻬﺎ‬
ُ ‫ﻮز ﺗَـ ْﺮُﻛ َﻬﺎ َﻋﻠَﯽ َﺣﺎﻟ َـﻬﺎ َو ﻳَـ ُﺠ‬
ُ ‫ َو إِ ْن َﻛﺎﻧَﺖ اﻟْ َـﻬ ْﻤَﺰةُ ُﻣﺘَ َﺤِّﺮَﻛﺔً َو َﻣﺎ ﻗَـْﺒـﻠَ َﻬﺎ َﺣ ْﺮﻓًﺎ َﺳﺎﻛﻨًﺎ ﻳَـ ُﺠ‬.٢٤
24. Hemze harekeli olup ma kabli sâkin olursa, hemzeyi hâli üzere bırakmak da caizdir, hemzenin
harekesini ma kabline nakletmek de caizdir.
Meselâ:
‫َﺳﺌَ َﻞ‬
’nin emr-i hâzırı olan
‫اِ ْﺳﺌَ ْﻞ‬
’de hemze harekeli, ma kabli sâkin; olduğu gibi de
kalabilir; hemzenin harekesini ma kabline nakletmek de caizdir.
Nakledilir ise iki sâkin cem olduğundan hemze hazfedilir. Sin harekelenince baştaki hemzeye de
gerek kalmayıp düşer.
‫اِ ْﺳﺌَ ْﻞ « اِ َﺳْﺌ ْﻞ « َﺳْﺌ ْﻞ « َﺳ ْﻞ‬
‫ أ ََﻣَﺮ‬، ‫َﺧ َﺬ‬
َ ‫ أ‬، ‫ أَ َﻛ َﻞ‬fiillerinin emr-i hâzırları ‫ أ ُْؤُﻣ ْﺮ‬، ‫ أ ُْؤ ُﺧ ْﺬ‬، ‫ أ ُْؤ ُﻛ ْﻞ‬olup 22. kâide
gereği ‫ أُوﻣﺮ‬، ‫ُوﺧ ْﺬ‬
ُ ‫ أ‬، ‫ أُو ُﻛ ْﻞ‬olurlar. Fakat bu kelimeler arap lisânında çok kullanıldıklarından kâideye göre
ُْ
değil, kısaltarak ‫ ﻣﺮ‬، ‫ﺧ ْﺬ‬
ْ ُ ُ ، ‫ ُﻛ ْﻞ‬şeklinde kullanılırlar.
Mehmûz fiil olan
NOT : Mehmûz fiilde yukarıdaki i’lâl kâidelerinden (22-23-24) biri bulunmadığında fiil, sahih fiil gibidir,
i’lâl yapılmaz.
֍
NOT : Bir kelimede idgam ve i’lâl cem olursa i’lâl idgama tercih edilir. Meselâ :
* İ’lâl yapılınca idgam sebebi ortadan kalkar. ‫َﺣﻴِ َﯽ‬
ve
‫َﻋﻴِ َﯽ‬
‫ی‬
َ ‫ﻗَ ِﻮَو « ﻗَ ِﻮ‬
fiillerinde lefif-i makrûn olduklarından
aynel fiil sahih hükmünde, lâmel fiil de (4. kâideye göre) ma kabli meksur olduklarından hâli üzere bırakılır,
i’lâl yapılmaz. Bu şekilde kalabildikleri gibi, i’lâl yapılmadığından idgam yapılarak
caizdir.
‫َﺣ ﱠﯽ‬
ve
‫َﻋ ﱠﯽ‬
gelmeleri de
* Sahih olmayan bir fiil ile karşılaştığımızda önce sahihmiş gibi çekeriz. Sonra anlatılan kâidelere
göre bir i’lâl gerekirse yaparız, gerekmez ise yapmayız.
42
101
* Bazı yerlerde kâide gereği i’lâl yapılması gerektiği halde bazı sebeplerle yapılmaz.
Meselâ :
‫َﻋ ِﻮَر‬
’da 1. kâideye göre vav, elif’e kalbedilmesi gerektiği halde ye’li olan
fiiliyle karışacağından kalbedilmeden
‫َﻋ ِﻮَر‬
(tek gözü kör oldu) olarak kalır.
‫َﻋ َﺎر‬
(ayıpladı)
NOT : Mazisinde i’lâl yapılmayan fiillerin diğer siygalarında da i’lâl yapılmaz.
‫ﺐ‬
َ َ‫’ َﺟ ْﻠﺒ‬de idgam vacip olduğu halde ilhâk bozulmasın diye yapılmaz.
‫’ اِ ْﺳﺘَـ َﻮی‬de aynel fiilinde olup sahih hükmündedir (16. kâide) zira elif’e kalbedilirse
ِ
ِ
‫ﺎی « اِ ْﺳﺘَﯽ‬
ْ َ‫ ا ْﺳﺘَـ َﻮی « ا ْﺳﺘ‬olup hangi babdan olduğu anlaşılmaz.
--- ֍ ---
43
102
İLAL ÖZETLERİ (31 Madde)
1
1) ‫ال‬
ََ َ‫ ق‬aslında ‫ قََوََل‬idi. Vav harfi illet müteharrik, makabli meftûh olunca Elif’e kalb edildiğinden Vav’ı Elif’e kalb ettik ‫ قَا ََل‬oldu.
2) Vav ile Ya sükûn-u aslî ile sakin oldukları zamanda Elif’e kalb olunmazlar. ‫ َغَزْو َن‬ve ‫ي‬
ََ ْ ‫ ََرم‬gibi.
3) ‫ اَقَا ََم‬aslında ‫وم‬
ََ َ ْ‫ اَق‬idi. Vav harfi illet müteharrik, makabli sahih sakin olan Kaf. Sahih harf illetli harften hareke yüklenme bakımından
daha evlâ olduğundan Vav’ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan Kaf’a naklettik ‫وم‬
ََ ْ َ‫ أَق‬oldu. Vav sükûnu arızî ile sakin
(önceden harekeli) makabli de şuanda meftûh olduğu için Vav’ı Elif’e kalb ettik ‫ اَقَا ََم‬oldu.
4) ‫ َغَزْوا‬aslında ‫ َغَزُووا‬idi. Vav harfi illet müteharrik, makabli meftûh olunca Elif’e kalb edildiğinden Vav’ı Elif’e kalb ettik ‫ َغَزاْوا‬oldu ve iki
sakin toplandı. Biri zamir olan Vav, diğeri Elif’i-maklûbe. Bir kelimede iki sakinin cem’i caiz olmadığı için birini hazf etmek zorunda
kaldık. Vav’ı zamir olduğu için hazf edemediğimizden Elif’i-maklûbeyi hazf ettik ‫ َغَ ْزَوا‬oldu.
5) ‫زت‬
َْ َ‫ َغ‬aslında ‫وت‬
َْ َ‫ َغَز‬idi. Vav harfi illet müteharrik, makabli meftûh olunca Elif’e kalb edildiğinden Vav’ı Elif’e kalb ettik ‫ات‬
َْ ‫ َغَز‬oldu ve iki
sakin toplandı. Biri sakin olan Te diğeri Elif’i-maklûbe. Bir kelimede iki sakinin cem’i caiz olmadığı için birini hazf etmek zorunda
kaldık. Te’yi hazf edemediğimizden Elif’i-maklûbeyi hazf ettik ‫زت‬
َْ َ‫ َغ‬oldu.
6) ‫زت‬
ََ َ‫ َغ‬aslında ‫ َغَزَوََت‬idi. Vav harfi illet müteharrik, makabli meftûh olunca Elif’e kalb edildiğinden Vav’ı Elif’e kalb ettik ‫ات‬
ََ ‫ َغَز‬oldu ve iki
sakin toplandı. Biri önceden sakin olan Te (çünkü Te’nin harekesi tesniye Elif’inden dolayı gelmiştir) diğeri Elif’i-maklûbe. Bir
kelimede iki sakinin cem’i caiz olmadığından birini hazf etmek zorunda kaldık. Te’yi hazf edemeyeceğimizden Elif’i-maklûbeyi hazf
ettik َ‫زت‬
َ َ‫ َغ‬oldu.
7) َ‫ قُلْ َن‬aslında ‫ْن‬
ََ ‫ قََول‬idi. Vav harfi illet müteharrik, makabli meftûh olunca Elif’e kalb edildiğinden Vav’ı Elif’e kalb ettik ‫ْن‬
ََ ‫ قَال‬oldu ve iki
sakin toplandı. Biri Elif’i-maklûbe diğeri sakin olan lamel fiili. Bir kelimede iki sakinin cem’i caiz olmadığından birini hazf etmek
zorunda kaldık ve Elif’i-maklûbeyi hazf ettik ‫ قَلْ ََن‬oldu. Sonra hazf edilen Vav’a delâlet etsin için Kaf’ın fethasını zammeye çevirdik ‫قُلْ ََن‬
oldu.
8) َ‫ كِلْ َن‬aslında ‫ َكيَ لْ ََن‬idi. Ya harfi illet müteharrik, makabli meftûh olunca Elif’e kalb edildiğinden Ya’yı Elif’e kalb ettik ‫ْن‬
ََ ‫ َكَال‬oldu ve iki
sakin toplandı. Biri Elif’i-maklûbe diğeri sakin olan lamel fiili. Bir kelimede iki sakinin cem’i caiz olmadığından birini hazf etmek
zorunda kaldık ve Elif’i-maklûbeyi hazf ettik ‫ك ْل ََن‬
َ oldu. Sonra hazf edilen Ya’ya delâlet etsin için Kef’in fethasını kesraya çevirdik ‫كِ ْل ََن‬
oldu.
9) ‫ يُوِسَُر‬aslında ‫ يُْي ِسَُر‬idi. Ya harfi illet sakin makabli zammeli, Ya’yı Vav’a kalb ettik ‫ يُْوِسَُر‬oldu. Vav sakin makabli zammeli Vav’ı hali
üzere bıraktık ‫ يُوِسَُر‬oldu.
10) ‫ان‬
َ ‫ ِميَز‬aslında ‫ان‬
َ ‫ ِمْوَز‬idi. Vav harfi illet sakin makabli kesralı, Vav’ı Ya’ya kalb ettik ‫ان‬
َ ‫ ِ ْمي َز‬oldu. Ya sakin makabli kesralı Ya’yı hali üzere
bıraktık َ‫ ِميَزان‬oldu.
11) ‫ قِي ََل‬aslında ‫ قُ ِو ََل‬idi. Vav’ın kesrasından evvel Kaf’ın zammesi ağır olduğu için Kaf’ın zammesini hazfettik. ‫ ق ِو ََل‬oldu. Vav harfi illet
müteharrik makabli sahih sakin olan Kaf. Sahih sakin olan harf hareke yüklenme bakımından illetli harften daha evla olduğu için
Vav’ ın kesrasını makablindeki sahih harfe verdik. ‫ قِْو ََل‬oldu. Vav sakin makabli kesralı, Vav’ı yaya kalbettik ‫ قِْي ََل‬oldu. Ya sakin makabli
kesralı hali üzere bıraktık ‫ قِي ََل‬oldu.
ِ idi. Harekeli Vav tarafta vaki olup, makablide kesralı olduğundan Va’vı Ya’ya kalbettik ‫رض َى‬
ِ oldu.
12) ‫ى‬
َ ‫ َر ِض‬aslında ‫رض ََو‬
َ
َ
َ
َ
13) ‫ غُُزوا‬aslında ‫ غُ ِزُووا‬idi. Harekeli Vav tarafta vaki olup, makablide kesralı olduğundan Va’vı Ya’ya kalbettik ‫ غُ ِزيُوا‬oldu. Ya’nın
zammesinden evvel Ze’nin kesrası ağır görüldüğü için Ze’nin kesrasını hazfettik ‫ غُْزيُوا‬oldu. Ya harfi illet müteharrik makabli sahih
sakin olan Ze. Sahih harf illetli harften hareke yüklenme bakımından daha evla olduğundan Ya’nın zammesini Ze’ye naklettik ‫ُغُزيوا‬
oldu. İki sakin toplandı. Biri lamel fiili olan Ya, diğeri zamir olan Vav. İki sakinin cem’i caiz olmadığından lamel fiili olan Ya’yı
hazfettik ‫ غُُزوا‬oldu.
14) َ‫ول‬
ُ ‫ يَ ُق‬aslında ‫ يَ ْقُو َُل‬idi. Vav harfi illet müteharrik, makabli sahih sakin olan Kaf. Sahih harf illetli harften hareke yüklenme
bakımından daha evla olduğu için Vav’ın zammesini Kaf’a naklettik ‫ يَ ُقْو َُل‬oldu. Vav sakin makabli zammeli Vav’ı hali üzere bıraktık
َ‫ول‬
ُ ‫ يَ ُق‬oldu.
15) َ‫اف‬
َُ َْ‫ ََي‬idi. Vav harfi illet müteharrik, makabli sahih sakin olan Ha. Sahih harf illetli harften hareke yüklenme
ُ َ‫ ََي‬aslında ‫وف‬
bakımından daha evla olduğu için Vav’ın fethasını Ha’ya naklettik ‫وف‬
َُ َْ‫ ََي‬oldu. Vav önceden harekeli makabli şuanda meftûh, Vav’ı
Elif’e kalb ettik ‫اف‬
َُ َ‫ ََي‬oldu.
103
2
16) Sakin veya fethalı olan Ya’nın makabli meksûr olursa, Ya hali üzere bırakılır. ‫ى‬
َ ‫يت – َخ ِش‬
ََ ‫ َخ ِش‬gibi.
َ
17) ‫ يَغُْزو‬aslında ‫ يَغُْزَُو‬idi. Vav harfi illet müteharrik makabli zammeli, Vav’ın zammesini hazfettik ‫ يَغُْزَْو‬oldu. Vav sakin makabli zammeli
Vav’ı hali üzere bıraktık ‫ يَغَُْزو‬oldu.
18) ‫ يَ ْرِمى‬aslında ‫مى‬
َُ ِ‫ يَْر‬idi. Ya harfi illet müteharrik makabli kesralı, Ya’nın zammesini hazfettik ‫مى‬
َْ ِ‫ يَْر‬oldu. Ya sakin makabli kesralı Ya’yı
hali üzere bıraktık ‫ يَْرِمى‬oldu.
19) ‫شى‬
َ َْ‫ َي‬aslında ‫ ََيْ َش َى‬idi. Ya harfi illet müteharrik makabli meftûh, Ya’yı Elif’e kalb ettik ‫ ََيْ َشى‬oldu.
ُ
20) َ‫ يَ ْغُزون‬aslında ‫ يَ ْغُزُوو َن‬idi. Vav harfi illet müteharrik makabli zammeli, Vav’ın zammesini hazfettik ‫ يَ ْغُزوو َن‬oldu. İki sakin toplandı. Biri
lamel fiil olan Vav diğeri zamir olan Vav. İki sakinin cem’i caiz olmadığı için lamel fiili olan Vav’ı hazfettik َ‫ يَ ْغُزون‬oldu.
ِ
21)َ َ‫رمون‬
ُ ْ َ‫ ي‬aslında َ‫ يَْرميُون‬idi. Ya’nın zammesinde evvel Mim’in kesrası ağır görüldüğü için hazfedildi َ‫ يَْرميُون‬oldu. Ya harfi illet müteharrik
makabli sahih sakin olan Mim. Sahih harf illetli harften hareke yüklenme bakımından daha evla olduğu için Ya’nın zammesini Mim’e
naklettik َ‫رميون‬
ُ ْ َ‫ ي‬oldu. İki sakin toplandı. Biri lamel fiili olan Ya diğeri zamir olan Vav. İki sakinin cem’i caiz olmadığı için Ya’yı hazfettik
َ‫ يَ ْرُمون‬oldu.
22) َ‫ش ْون‬
َ َْ‫ َي‬aslında ‫ ََيْ َشيُو َن‬idi. Ya harfi illet müteharrik makabli meftûh Elif’e kalb ettik ‫ ََيْ َشاْو َن‬oldu. İki sakin toplandı. Biri Elif’i-maklûbe
diğeri zamir olan Vav. İki sakinin cem’i caiz olmadığı için Elilf’i-maklubeyi hazfettik ‫شْو َن‬
َ ْ‫ ََي‬oldu.
23) ‫ين‬
ََ ‫ تَغْ ِز‬aslında ‫ين‬
ََ ‫ تَغُْزِو‬idi. Vav’ın kesrasından evvel Ze’nin zammesi ağır olduğu için Ze’nin zammesini hazfettik ‫ين‬
ََ ‫ تَغْزِو‬oldu. Vav harfi
illet müteharrik makabli sahih sakin olan Ze. Sahih harf illetli harften hareke yüklenme bakımından daha evla olduğu için Vav’ın
kesrasını Ze’ye naklettik َ‫وين‬
َ ‫ تَغْ ِز‬oldu. İki sakin toplandı. Biri lamel fiili olan Vav diğeri zamir olan Ya. İki sakinin cem’i caiz olmadığı için
lamel fiili olan Vav’ı hazfettik ‫ين‬
ََ ‫ تَغْ ِز‬oldu.
24) َ‫ قَائِل‬aslında ‫ قَا ََل‬idi. İsmi fail yapmak için faul fiili ile aynel fiili arasına bir Elif ziyade edildi. ‫ قاال‬oldu. İki Elif toplandı. İsmi fail
Elif’inden sonraki Elif’i-maklûbe Hemze’ye kalb olundu. َ‫ قَائِل‬oldu.
25) ‫ َغا َز‬aslında ‫ َغا ِزَو‬idi. Vav tarafta vaki olup makabli kesralı olduğu için Vav’ı Ya’ya kalb ettik ‫ى‬
َ ‫ َغا ِز‬oldu. Ya’nın üzerine zamme ağır
görüldüğü için Ya’nın zammesini hazfettik ‫ َغا ِزى‬oldu. İki sakin toplandı. Biri Ya diğeri Nun’u sakin olan tenvin. İki sakinin cem’i caiz
olmadığı için Ya’yı hazf ettik ‫ َغا َز‬oldu.
26) َ‫ َم ُقول‬aslında ‫ َم ْقُوو َل‬idi. Vav harfi illet müteharrik makabli sahih sakin olan Kaf. Sahih harf illetli harften hareke yüklenme
bakımından daha evla olduğu için Vav’ın zammesini Kaf’a naklettik ‫ َم ُقْوو َل‬oldu. İki sakin toplandı. Biri aynel fiili olan Vav diğeri ismi
mef’ul Vav’ı. Sibeveyh’e göre ismi mef’ul Vav’ı olan ikinci Vav hazf edildi. Ahfeş’e göre ise aynel fiili olan birinci Vav hazf edildi
‫ َم ُقو َل‬oldu.
ِ ‫ م‬aslında ‫ مكْيو َل‬idi. Ya harfi illet müteharrik makabli sahih sakin olan Kef. Sahih harf illetli harften hareke yüklenme bakımından
27) َ‫كيل‬
َ
ُ َ
daha evla olduğu için Ya’nın zammesini Kef’e naklettik ‫ َم ُكيْو َل‬oldu. İki sakin toplandı. Biri aynel fiili olan Ya diğeri ismi mef’ul Vav’ı.
ِ ‫ م‬oldu. Vav sakin ma kabli kesralı Vav’ı Ya’ya kalb ettik
Ya’yı hazf ettik ‫ َم ُكْو َل‬oldu. Giden Ya’ya delalet etsin için Kef’i kesraladık ‫كْو َل‬
َ
َ‫ َم ِكْيل‬oldu. Ya sakin makabli kesralı Ya’yı hali üzere bıraktık ‫ َم ِكي َل‬oldu.
28) ‫ َم ْغُزَو‬aslında ‫ َم ْغُزوَو‬idi. İki tane Vav yan yana gelip birincisi sakin ikincisi harekeli olduğundan birinci Vav’ı ikinci Vav’a idğam ettik
‫ َم ْغُزَو‬oldu.
29) َ‫ َم ْرِمى‬aslında ‫وى‬
َ ‫ مَْ ُرم‬idi. Vav ve Ya yan yana gelip, birincisi sakin ikincisi harekeli olduğundan Vav’ı Ya’ya kalb ettik َ‫ مَْ ُرم ْى َى‬oldu.
ِ
ِ
Ya’nın binası sahih olsun diye Mim’i kesraladık َ‫مىَى‬
ْ ‫ مَْر‬oldu. İdğam vacib olduğundan birinci Ya’yı ikinci Ya’ya idğam ettik َ‫ مَْرمى‬oldu.
30) ‫ قُ َْل‬aslında ‫ اُقْ ُوَْل‬idi. Vav harfi illet müteharrik makabli sahih sakin olan Kaf. Sahih harf illetli harften hareke yüklenme bakımından
daha evla olduğu için Vav’ın zammesini Kaf’a naklettik ‫ اُقُْوَْل‬oldu. İki sakin toplandı. Biri aynel fiili olan Vav diğeri lamel fiili olan Lam.
Bir kelimede iki sakinin cem’i caiz olmadığından Vav’ı hazf ettik ‫ اُقَُ َْل‬oldu. Kaf’ın harekesinden dolayı hemze-i vasıl hazf edildi ‫ قُ َْل‬oldu.
31) 2. , 3. ve 6. Bablardan gelen Misali Vavîlerin faul fiili, fiili muzâri, emir ve nehiylerin malumundan hazf edilir.
ِ ‫وع َدَ–َيعِ ُد‬
َ‫َ–َع ْدَ–َََلَتَعِ ْد‬
َ ََ
Murat Liv
104
‫ﻛﺘﺎب اﻟﻌﻮاﻣﻞ‬
‫)‪(Ders Notu‬‬
‫ﻇﻔﺮ أﺳﻦ‬
‫آداﭘﺎزاري‬
‫‪٢٠١٦‬‬
‫‪105‬‬
ِٰ ‫ﺑِﺴ ِﻢ‬
‫ﲪ ِﻦ اﻟﱠﺮِﺣﻴ ِﻢ‬
ٰ ْ ‫اﻪﻠﻟ اﻟﱠﺮ‬
ّ ْ
ِِ
ِ ْ ‫ﺼ َﻼةُ واﻟ ﱠﺴ َﻼم ﻋﻠَﯽ ُﳏ ﱠﻤ ٍﺪ وآﻟِِﻪ أ‬
ِ
.‫ﲔ‬
َ ‫َﲨَﻌ‬
َ ‫ب اﻟْ َﻌﺎﻟَﻤ‬
ِّ ‫اَ ْﳊَ ْﻤ ُﺪ ّٰﻪﻠﻟ َر‬
َ َ َ ُ َ ‫ﲔ َواﻟ ﱠ‬
İ’râbı bilmek isteyen herkesin yüz şeyi öğrenmesi gerekir. Bunlar üç bâb olarak aşağıdaki
şemada gösterilmiştir.
‫اَﻟ َْﻌ َﻮ ِاﻣ ُﻞ‬
100
‫اب‬
ُ ‫اَِْﻹ ْﻋَﺮ‬
‫اَﻟْ َﻌﺎ ِﻣ ُﻞ‬
‫اَﻟْ َﻤ ْﻌ ُﻤﻮ ُل‬
10
30
Örnek cümle üzerinde gösterilişi:
‫اب‬
ُ ‫اَِْﻹ ْﻋَﺮ‬
60
ِ ‫إِﻟَﯽ اﻟْﺒـﻴ‬
‫ﺖ‬
َْ
‫اَﻟْ َﻤ ْﻌ ُﻤﻮ ُل‬
‫ﺐ‬
َ ‫ذَ َﻫ‬
‫اَﻟْ َﻌﺎ ِﻣ ُﻞ‬
1. ÂMİL
Âmiller, iki kısımdır.
1. Lafzî Âmiller (58)
1. Semâî Âmiller (49)
1. Harf-i Cerler (20)
2. İsmini Nasb, Haberini Raf’ eden Harfler (8)
3. İsmini Raf’, Haberini Nasb eden Harfler (2)
4. Muzârî Fiili Nasb eden Harfler (4)
5. Muzârî Fiili Cezm eden Kelimeler (15)
2. Kıyâsî Âmiller (9)
2. Ma’nevî Âmiller (2)
1
106
1. LAFZÎ ÂMİLLER (58)
1.1. Semâî Âmiller (49)
1.1.1. Harf-i Cerler (20)
Sadece bir ismi cer eden harflerdir. Bunlara “cer harfleri” ve “izafet harfleri” denir.
İlk sekiz tanesi çok kullanılır. Kullanım sıklığına göre sırasıyla şunlardır:
ِ
‫ب‬
Hem zamirle, hem Lâfzatullah ile, hem de diğer isimlerle kullanılabilir.
...ile, -e, -a, -ı, -i, -de, -da
1
ِٰ ‫آﻣْﻨﺖ ِﺎﺑ‬
.‫ َو ﺑِِﻪ َﻷُﺑْـ َﻌﺜَ ﱠﻦ‬،‫ﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّ ُ َ
Allah Teâlâ’ya iman ettim ve O’na yemin ederim ki, öldükten sonra tekrar diriltileceğim.
Diğer Örnek: Kalemle yazdım.
.‫ﺖ ِﺎﺑﻟْ َﻘﻠَِﻢ‬
ُ ‫َﻛﺘَـْﺒ‬
-den, -dan
2
‫ِﻣ ْﻦ‬
ٍ ْ‫ﺖ ِﻣ ْﻦ ُﻛ ِﻞ َذﻧ‬
.‫ﺐ‬
ُ ‫ﺗُـْﺒ‬
ّ
Bütün günahlardan tevbe ettim.
Diğer Örnek: Evden çıktım.
ِ ‫ﺧﺮﺟﺖ ِﻣﻦ اﻟْﺒـﻴ‬
.‫ﺖ‬
َْ َ ُ ْ َ َ
-e, -a, -ı, -i
‫إِﻟَﯽ‬
3
ِٰ ‫ﺗُـﺒﺖ إِﻟَﯽ‬
.‫اﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ُْ
ّ
Allah Teâlâ’ya tevbe ettim.
Uzaklaşma manası vardır.
-den, -dan
Haramdan men edildim.
Diğer Örnek: Günahlardan uzaklaştım.
4
‫َﻋ ْﻦ‬
ِ
.‫اﳊََﺮاِم‬
ْ ‫ﺖ َﻋ ِﻦ‬
ُ ‫ُﻛﻔ ْﻔ‬
ِ
ِ ُ‫ت َﻋ ِﻦ اﻟ ﱡﺬﻧ‬
.‫ﻮب‬
ُ ‫اﺑْـﺘَـ َﻌ ْﺪ‬
…üzerine, …üzerinde
‫َﻋﻠَﯽ‬
5
ٍ ِ‫َِﲡﺐ اﻟﺘـﱠﻮﺑَﺔُ َﻋﻠَﯽ ُﻛ ِﻞ ُﻣ ْﺬﻧ‬
.‫ﺐ‬
ْ ُ
ّ
Her günahkâr üzerine tevbe gerekir.
2
107
… için, (aidiyet)
‫ِل‬
6
‫ِﰲ‬
7
ِِٰ ‫أَ�َ ﻋﺒـﻴ ٌﺪ‬
.‫ﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّ ْ َُ
Ben, Allah Teâlâ’nın (O’nun için) küçük bir kuluyum.
-de, -da, … içinde
ِ
.‫اﳉَﻨ ِﱠﺔ‬
ْ ‫ﻴﻊ ِﰲ‬
ُ ‫اَﻟْ ُﻤﻄ‬
İtaat eden cennettedir.
… gibi
O’nun gibi hiçbir şey yoktur. (Şûrâ, 42/11)
-e kadar, -a kadar
‫َك‬
8
.ٌ‫ﺲ َﻛ ِﻤﺜْﻠِ ِﻪ َﺷ ْﻲء‬
َ ‫ﻟَْﻴ‬
‫َﺣﺘﱠﯽ‬
9
.‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ َﺣﺘﱠﯽ اﻟْ َﻤ ْﻮ ِت‬
ّٰ ‫أ َْﻋﺒُ ُﺪ‬
Ölünceye kadar Allah Teâlâ’ya kulluk edeceğim.
Nice …, pek az …
Nice Kur’an okuyan vardır ki, Kur’an ona lanet eder.
Hem Lâfzatullah ile hem de diğer isimlerle kullanılabilir.
Allah’a yemin ederim ki, büyük günahları işlemeyeceğim.
Sadece Lâfzatullah ile kullanılır.
Allah’a yemin ederim ki, farzları muhakkak yapacağım.
10
‫ب‬
‫ُر ﱠ‬
.‫ب َﺎﺗ ٍل ﻳَـ ْﻠ َﻌﻨُﻪُ اﻟْ ُﻘ ْﺮآ ُن‬
‫ُر ﱠ‬
11
(‫َو ) َو ُاواﻟْ َﻘ َﺴ ِﻢ‬
ِٰ ‫و‬
.‫اﻪﻠﻟ َﻻ أَﻓْـ َﻌ ُﻞ اﻟْ َﻜﺒَﺎﺋَِﺮ‬
َّ
12
(‫ت ) َﺎﺗءُاﻟْ َﻘ َﺴ ِﻢ‬
َ
ِ
ِ
.‫ﺾ‬
َ ‫َﺎﺗ ّٰﻪﻠﻟ َﻷَﻓْـ َﻌﻠَ ﱠﻦ اﻟْ َﻔَﺮاﺋ‬
3
108
Çoğunlukla harfi cer, bazen fiil olarak kullanılır.
(İstisna edatı) … hariç
13
‫َﺣﺎ َﺷﺎ‬
.‫ﺎﺷﺎ اﻟْ َﻌ ِﺎﱂ‬
َ ‫ﱠﺎس َﺣ‬
َ َ‫َﻫﻠ‬
ُ ‫ﻚ اﻟﻨ‬
Âlim hariç, insanlar helâk oldu.
İsim olarak kullanıldığı durumlarda vardır.
-den beri, -den itibaren
Büluğa erdiğim günden beri işlediğim bütün günahlardan tevbe ettim.
-den beri, -den itibaren
Büluğa erilen günden itibaren namaz farz olur.
(İstisna edatı) … hariç
15
‫ُﻣ ْﻨ ُﺬ‬
ِ
.‫ﻮغ‬
ِ ُ‫ﺼ َﻼةُ ُﻣْﻨ ُﺬ ﻳَـ ْﻮِم اﻟْﺒُـﻠ‬
‫ﺐ اﻟ ﱠ‬
ُ ‫َﲡ‬
‫َﺧ َﻼ‬
16
‫َﻋ َﺪا‬
17
.‫ﻚ اﻟْ َﻌﺎﻟِ ُﻤﻮ َن َﺧ َﻼ اﻟْ َﻌ ِﺎﻣ ِﻞ ﺑِﻌِْﻠ ِﻤ ِﻪ‬
َ َ‫َﻫﻠ‬
İlmiyle amel eden hariç, âlimler helâk oldu.
Çoğunlukla fiil, bazen harfi cer olarak kullanılır.
14
ٍ ْ‫ﺖ ِﻣ ْﻦ ُﻛ ِﻞ َذﻧ‬
.‫ﻮغ‬
ِ ُ‫ﺐ ﻓَـ َﻌ ْﻠﺘُﻪُ ُﻣ ْﺬ ﻳَـ ْﻮِم اﻟْﺒُـﻠ‬
ُ ‫ﺗُـْﺒ‬
ّ
İsim olarak kullanıldığı durumlarda vardır.
Çoğunlukla fiil, bazen harfi cer olarak kullanılır.
‫ُﻣ ْﺬ‬
(İstisna edatı) … hariç
ِ ِ‫ﻚ اﻟْ َﻌﺎﻟِ ُﻤﻮ َن َﻋ َﺪا اﻟْ ُﻤ ْﺨﻠ‬
.‫ﺺ‬
َ َ‫َﻫﻠ‬
İhlaslı olan hariç, ilmiyle amel edenler helâk oldu.
Bir zamirle birlikte kullanılır. Tek olarak fiil anlamındaır.
18
‫ﻟَ ْﻮَﻻ‬
ِٰ َ‫ � ر ْﲪﺔ‬- ‫ﻟَﻮَﻻ َك‬
.‫ﱠﺎس‬
َ َ‫ َﳍَﻠ‬- ‫اﻪﻠﻟ‬
ّ َََ
ْ
ُ ‫ﻚ اﻟﻨ‬
… olmasay-dı, -dın, -dık
Sen olmasaydın ey Allah’ın rahmeti, muhakkak insanlar helâk olurdu.
Ancak mâ ile kullanıldığında harfi cer olur. Sondaki he estetik içindir manayı etkilemez.
Niçin? (Ne + için?)
(‫ َﻣﺎ‬+‫َﻛ ْﻲ ) َﻛ ْﻲ‬
19
‫ﺖ؟‬
َ ‫ﺼْﻴ‬
َ ‫َﻛْﻴ َﻤ ْﻪ َﻋ‬
Niçin isyan ettin?
4
109
20
‫ﻟَ َﻌ ﱠﻞ‬
ِٰ ‫ﻟَﻌ ﱠﻞ‬
.‫اﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ ﻳَـ ْﻐ ِﻔ ُﺮ َذﻧِْﱯ‬
ّ َ
Sadece “Ukayl” kabilesinin lügatine göre harfi cerdir.
Umulur ki …
Umulur ki, Allah Teâlâ günahımı bağışlar.
1.1.2. İsmini Nasb, Haberini Raf’ eden Harfler (8)
Bu harfler sekiz tanedir.
İlk altı harfe “fiile benzeyen harfler” (‫ﺸﺒﱠـ َﻬﺔُ ِﺎﺑ ﻟْ ِﻔ ْﻌ ِﻞ‬
ُ ‫ )اَ ْﳊُُﺮ‬adı verilir.
َ ‫وف اﻟْ ُﻤ‬
Tahkik içindir. Başta gelir.
Muhakkak, Şüphesiz, Kesinlikle
Şüphesiz Allah Teâlâ her şeyi bilir / bilendir.
Diğer Örnek: Muhakkak ki, Allah alîmdir.
‫إِ ﱠن‬
1
‫أَ ﱠن‬
2
.‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ َﻋ ِﺎﱂُ ُﻛ ِّﻞ َﺷ ْﻲ ٍء‬
ّٰ ‫إِ ﱠن‬
.‫اﻪﻠﻟَ َﻋﻠِ ٌﻴﻢ‬
ّٰ ‫إِ ﱠن‬
Tahkik içindir. Ortada gelir. Yan cümleyi ana cümleye bağlar.
-dığı, -diği
ِ
.‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ ﻗَ ِﺎدٌر َﻋﻠَﯽ ُﻛ ِّﻞ َﺷ ْﻲ ٍء‬
ُ ‫ا ْﻋﺘَـ َﻘ ْﺪ‬
ّٰ ‫ت أَ ﱠن‬
İnandım ki, Allah Teâlâ her şeye kâdirdir. / Allah Teâlâ’nın her şeye kâdir olduğuna inandım.
Diğer Örnek: Zeyd’in faziletli olduğunu bildim.
ِ َ‫ﻋﻠِﻤﺖ أَ ﱠن َزﻳ ًﺪ ﻓ‬
.‫ﺎﺿ ٌﻞ‬
ْ ُ َْ
Teşbih içindir.
… sanki, … gibi
‫َﻛﺄَ ﱠن‬
3
.‫اﳊََﺮ َام َ�ٌر‬
ْ ‫َﻛﺄَ ﱠن‬
Haram, sanki ateştir.
İstidrâk içindir. (Önceki cümleden kay. muhtemel bir yanlış anlaşılmayı önlemek için)
Fakat
Cahil kurtulmadı, fakat âlim kurtuluşa erendir.
Temennî içindir.
Keşke
Keşke ilim herkese nasip olsaydı.
‫ﻟَ ِﻜ ﱠﻦ‬
4
ِ ‫اﳉ‬
.‫ﺎﻫ ُﻞ ﻟَ ِﻜ ﱠﻦ اﻟْ َﻌ ِﺎﱂَ ﻓَﺎﺋٌِﺰ‬
َْ ‫َﻣﺎ ﻓَ َﺎز‬
5
‫ﺖ‬
َ ‫ﻟَْﻴ‬
ِ ٌ ‫ﻟَﻴﺖ اﻟْﻌِْﻠﻢ ﻣﺮز‬
.‫َﺣ ٍﺪ‬
َُْ َ َ ْ
َ ‫وق ﻟ ُﻜ ِّﻞ أ‬
5
110
6
‫ﻟَ َﻌ ﱠﻞ‬
.‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ َﻏﺎﻓُِﺮ َذﻧِْﱯ‬
ّٰ ‫ﻟَ َﻌ ﱠﻞ‬
Teraccî içindir.
Umulur ki
Umulur ki, Allah Teâlâ günahımı bağışlar.
İstisnâ-i munkatı içindir.
Müstesnâ, müstesnâ minh’e dâhil değildir. Yani farklı kategorideki varlıklardır.
‫إِﱠﻻ‬
Fakat, Ancak
ِ ْ ‫ﺼﻴﺔُ ﻣﺒـﻌِ َﺪةٌ ﻋ ِﻦ‬
ِ
.‫ﺎﻋﺔَ ُﻣ َﻘِّﺮﺑَﺔٌ ِﻣْﻨـ َﻬﺎ‬
َ ‫اﳉَﻨﱠﺔ إِﱠﻻ اﻟﻄﱠ‬
َ ّ َُ َ ‫اَﻟْ َﻤ ْﻌ‬
Masiyet cenetten uzaklaştırır, fakat tâat cennete yaklaştırır.
Daha ziyade şöyle kullanılır. 
Talebeler geldi. Ancak hoca hariç.
7
‫ُﺳﺘَﺎ َذ‬
ْ ‫ْاﻷ‬
Müstesna
‫إِﱠﻻ‬
İstisna edatı
‫ب‬
ُ ‫اﻟﻄﱡﱠﻼ‬
Müstesna minh
‫َﻻ‬
Cinsi nefyetmek içindir.
Yoktur
Kötülük yapan kurtuluşa eremez. / Kötülük yapan için kurtuluş yoktur.
َ‫َﺟﺎء‬
8
ِ َ‫َﻻ ﻓ‬
.‫ﺎﻋ َﻞ َﺷٍّﺮ ﻓَﺎﺋٌِﺰ‬
1.1.3. İsmini Raf’, Haberini Nasb eden Harfler (2)
Bu harfler iki tanedir.
Leyse’ye benzeyen
‫ َﻻ‬Daha ziyade şiirlerde kullanılır.
1
‫ َﻣﺎ‬ve ‫َﻻ‬
2
ِِٰ ‫ وَﻻ ﺷﻲء ﻣﺸ ِﺎﻬﺑﺎ‬،‫ﺎن‬
ٍ ِ ِ
.‫ﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
‫َﻣﺎ ٰﱠ‬
ّ ً َ ُ ٌ ْ َ َ ‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ ُﻣﺘَ َﻤ ّﻜﻨًﺎ ﲟَ َﻜ‬
–mez, … değil
Allah Teâlâ hiçbir yerde mekân tutmaz ve hiçbir şey Allah Teâlâ’ya benzemez.
1.1.4. Muzârî fiili Nasb eden Harfler (4)
Bu harfler dört tanedir.
Muzârî bir fiili mana olarak mastara çevirir.
‫أَ ْن‬
1
ِ
.‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
‫أ ُِﺣ ﱡ‬
ّٰ ‫ﻴﻊ‬
َ ‫ﺐ أَ ْن أُﻃ‬
Allah Teâlâ’ya itâat etmeyi severim.
6
111
Asla
Allah Teâlâ kâfirleri asla bağışlamayacak.
2
‫ﻟَ ْﻦ‬
ِ ِ
ِ
.‫ﻳﻦ‬
ّٰ ‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﻐﻔَﺮ‬
َ ‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ ﻟ ْﻠ َﻜﺎﻓ ِﺮ‬
3
‫َﻛ ْﻲ‬
ِ ‫ﻮل اﻟْﻌﻤ ِﺮ َﻛﻲ أ‬
.‫ﺼ َﻞ اﻟْﻌِْﻠ َﻢ‬
‫أ ُِﺣ ﱡ‬
ّ ‫ُﺣ‬
َ ْ ْ ُ َ ُ‫ﺐ ﻃ‬
… için
İlim tahsil etmek için ömrümün uzun olmasını isterim. / Uzun ömrün ilim tahsil etmek için olanını severim.
Öyleyse, O halde, O zaman
– Allah Teâlâ’ya itâat edeceğim. – O zaman cennete girersin.
‫إِ َذ ْن‬
4
ِ
.َ‫اﳉَﻨﱠﺔ‬
ْ ‫ – إِ َذ ْن ﺗَ ْﺪ ُﺧ َﻞ‬.‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّٰ ‫ﻴﻊ‬
ُ ‫– أُﻃ‬
1.1.5. Muzârî fiili Cezm eden Kelimeler (15)
Bu kelimeler on beş tanedir. Bazıları harf bazıları kelimedir.
Bunlardan ilk dördü sadece bir fiili cezm eder. Son on bir kelime iki fiili birden cezm eder.
Bunlara Şart-Ceza kelimeleri denir. Cezm edilen ilk fiil şart, ikinci fiil ceza (karşılık-cevap) dır.
-medi, -madı
Allah Teâlâ doğurmamış ve doğmamıştır. (İhlâs, 112/3)
Henüz … -madı
1
ْ‫َﱂ‬
.{‫} َﱂْ ﻳَﻠِ ْﺪ َو َﱂْ ﻳُﻮﻟَ ْﺪ‬
‫ﻟَ ﱠﻤﺎ‬
2
.‫ﻟَ ﱠﻤﺎ ﻳَـْﻨـ َﻔ ْﻊ ﻋُ ْﻤ ِﺮي‬
Ömrüm henüz fayda vermedi.
Emir bildirir.
Salih amel işlesin!
3
(‫ِل )َﻻ ُم ْاﻷ َْﻣ ِﺮ‬
ِ ‫ﻟِﻴـﻌﻤﻞ ﻋﻤ ًﻼ ﺻ‬
.‫ﺎﳊًﺎ‬
َ ََ ْ ََْ
7
112
Nehiy bildirir.
(‫ﱠﻬ ِﻲ‬
ْ ‫َﻻ )ِﰲ اﻟﻨـ‬
Günah işleme!
Eğer … ise
4
ِ
.‫ﺐ‬
ْ ‫َﻻ ﺗُ ْﺬﻧ‬
‫إِ ْن‬
5
‫َﻣ ْﻬ َﻤﺎ‬
6
ِ
.‫ﻚ‬
َ ُ‫ﺐ ﻳـُ ْﻐ َﻔ ْﺮ ذُﻧُﻮﺑ‬
ْ ُ‫إ ْن ﺗَـﺘ‬
Eğer tevbe edersen, günahların bağışlanır.
Her ne … ise
.ُ‫َﻣ ْﻬ َﻤﺎ ﺗَـ ْﻔ َﻌ ْﻞ ﺗُ ْﺴﺄ َْل َﻋْﻨﻪ‬
Her ne yapsan, ondan sorulursun.
7
‫َﻣﺎ‬
ِٰ ‫ﻣﺎ ﺗَـ ْﻔﻌﻞ ِﻣﻦ ﺧ ٍﲑ َِﲡ ْﺪﻩ ِﻋْﻨ َﺪ‬
.‫اﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّ
ُ َْ ْ ْ َ َ
Ne … ise
Ne hayır işlersen, onu Allah Teâlâ’nın katında bulursun.
8
‫َﻣ ْﻦ‬
ِ ‫ﻣﻦ ﻳـﻌﻤﻞ ﻋﻤ ًﻼ ﺻ‬
.‫ﺎﳊًﺎ ﻳَ ُﻜ ْﻦ َ� ِﺟﻴًﺎ‬
َ ََ ْ َ َْ ْ َ
Kim … ise
Kim sâlih amel işlerse, kurtulur.
Nerede … ise
9
‫أَﻳْ َﻦ‬
.‫ت‬
َ ‫أَﻳْ َﻦ ﺗَ ُﻜ ْﻦ ﻳُ ْﺪ ِرْﻛ‬
ُ ‫ﻚ اﻟْ َﻤ ْﻮ‬
Nerede olsan, ölüm seni yakalar.
Ne zaman … ise o zaman …
‫َﻣ َﱵ‬
10
.‫ﻚ‬
ْ ِ‫َﻣ َﱵ َْﲢ ُﺴ ْﺪ َﻬﺗْﻠ‬
Ne zaman haset edersen, o zaman helâk olursun.
8
113
Her nerede … ise
‫أَﻧﱠﯽ‬
11
‫ي‬
‫أَ ﱡ‬
12
ِ
.‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
َ ‫ﺐ ﻳَـ ْﻌﻠَ ْﻤ‬
ّٰ ‫ﻚ‬
ْ ‫أَﻧﱠﯽ ﺗُ ْﺬﻧ‬
Her nerede günah işlersen işle, Allah Teâlâ seni bilir.
Hangi … ise
ِ ‫أَ ﱡ‬
.‫اﻪﻠﻟُ َﺗﻌﺎﻟَﯽ‬
ْ ِ‫ي َﻋ ٍﺎﱂ ﻳَـﺘَ َﻜ ﱠْﱪ ﻳـُْﺒﻐ‬
ّٰ ُ‫ﻀﻪ‬
Hangi âlim kibirlenirse, Allah Teâlâ ona buğzeder.
Her nerede … ise
Her nerede yaparsan, fiilin (amelin) yazılır.
Ne zaman … ise o zaman …
13
‫َﺣ ْﻴـﺜُ َﻤﺎ‬
ِ ‫ﺣﻴـﺜﻤﺎ ﺗَـ ْﻔﻌﻞ ﻳﻜْﺘ‬
.‫ﻚ‬
َ ُ‫ﺐ ﻓ ْﻌﻠ‬
ْ َ ُ ْ َ َُ َْ
‫إِ ْذ َﻣﺎ‬
14
‫إِ َذ َاﻣﺎ‬
15
ِ
.‫ﻚ‬
َ ُ‫ﺐ ﺗـُ ْﻘﺒَ ْﻞ ﺗَـ ْﻮﺑَـﺘ‬
ْ ُ‫إ ْذ َﻣﺎ ﺗَـﺘ‬
Ne zaman tevbe edersen, o zaman tevben kabul edilir.
Ne zaman … ise o zaman …
Ne zaman ilminle amel edersen, o zaman insanların en hayırlısı olursun.
ِ ‫ﻚ ﺗَ ُﻜ ْﻦ َﺧ ْ َﲑ اﻟﻨ‬
.‫ﱠﺎس‬
َ ‫إِ َذ َاﻣﺎ ﺗَـ ْﻌ َﻤ ْﻞ ﺑِﻌِْﻠ ِﻤ‬
9
114
1.2. Kıyâsî Âmiller (9)
Her fiil bir takım ma’mûlleri raf’ ve nasb eder. Raf’ olan ma’mûle Fâil, Nasb olan ma’mûle Mef’ûl denir.
‫اَﻟ ِْﻔ ْﻌ ُﻞ ُﻣﻄْﻠَ ًﻘﺎ‬
Her fiilin muhakkak merfû bir ma’mûlü olur. (Her fiil (Ma’lûm fiil İsm-i Fâil, Meçhûl
fiil ise Nâib-i Fâil gerektirir.) gizli veya açık bir fâil gerektirir.)
.‫ﻧـََﺰَل اﻟْ ُﻘ ْﺮآ ُن ﻧـُُﺰ ًوﻻ‬
Kur’an-ı Kerim indi.
1
Her türlü fiil
.‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ ُﻛ ﱠﻞ َﺷ ْﻲ ٍء‬
ّٰ ‫َﺧﻠَ َﻖ‬
Her şeyi Allah Teâlâ yarattı.
A
B
Eğer bir fiil merfû bir ma’mûl alınca kelâm (anlamlı bir
Eğer bir fiil merfû bir ma’mûl alınca kelâm (anlamlı bir
cümle) oluyorsa o fiile tam fiil denir.
cümle) olmayıp mansûb bir habere ihtiyaç duyuyorsa
o fiile nâkıs fiil denir.
ِ
‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّٰ ‫َﻋﻠ َﻢ‬
.‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ َﻋﻠِ ًﻴﻤﺎ َﺣ ِﻜ ًﻴﻤﺎ‬
ّٰ ‫َﻛﺎ َن‬
Allah Teâlâ bildi.
Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.
‫ َﻛﺎ َن‬ … idi, … oldu, … öyledir.
‫ﺻ َﺎر‬
َ  … oldu.
‫ َﻣﺎ َز َال‬ Hala … -dır, Dâima … oldu.
‫ َﻣﺎ َد َام‬ -dığı müddetçe …
‫ﺲ‬
َ ‫ ﻟَْﻴ‬ (şimdi) Değildir.
Âsi, azabı hak edici oldu.
ِ ‫ﺻﺎر اﻟْﻌ‬
.‫ﺎﺻﻲ ُﻣ ْﺴﺘَ ِﺤﻘًّﺎ ﻟِْﻠ َﻌ َﺬا ِب‬
َ ََ
ِٰ ‫ﻣﺎ ز َال اﻟْﻤ ْﺬﻧِﺐ ﺑﻌِ ًﻴﺪا ِﻣﻦ‬
.‫اﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّ َ
َ ُ ُ َ َ
Günahkâr, dâima Allah Teâlâ’dan uzak oldu.
ِ ‫ﺗـُ ْﻘﺒﻞ اﻟﺘـﱠﻮﺑﺔُ ﻣﺎ دام اﻟﱡﺮوح د‬
.‫اﺧ ًﻼ ِﰲ اﻟْﺒَ َﺪ ِن‬
َ ُ َ َ َ َْ ُ َ
Can bedende olduğu müddetçe tevbe kabul edilir.
Allah Teâlâ cisim değildir.
İsm-i fâil, ma’lûm fiili gibi amel eder.
(Her fâil gizli veya açık bir fâil gerektirir.)
ِ ‫اِﺳﻢ اﻟْ َﻔ‬
‫ﺎﻋ ِﻞ‬
ُْ
2
ِ ُ‫اِ ْﺳﻢ اﻟْﻤ ْﻔﻌ‬
‫ﻮل‬
َ ُ
3
ٍ ‫ُﻛ ﱡﻞ ﺣﺴ‬
.ُ‫ﻮد ُْﳏ ِﺮ ٌق َﺣ َﺴ ُﺪﻩُ َﻋ َﻤﻠَﻪ‬
َُ
Her haset edenin hasedi amelini yakar. (yakandır)
Diğer Örnek: Talebe, dersi anlayandır.(anlar)
.‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ ِﺟ ْﺴ ًﻤﺎ‬
ّٰ ‫ﺲ‬
َ ‫ﻟَْﻴ‬
ِ‫ِ ﱠ‬
.‫س‬
ُ ‫ﻓَﺎﻫ ٌﻢ اَﻟﻄﺎﻟ‬
َ ‫ﺐ اﻟﺪ ْﱠر‬
İsm-i mef’ûl, meçhûl fiili gibi amel eder.
(Her mef’ûl gizli veya açık bir nâib-i fâil gerektirir.)
ٍ ِ‫ُﻛ ﱡﻞ َﺎﺗﺋ‬
.ُ‫ﻮل ﺗَـ ْﻮﺑَـﺘُﻪ‬
ٌ ُ‫ﺐ َﻣ ْﻘﺒ‬
Her tevbe edenin tevbesi kabul edilir. (kabul edilendir)
Diğer Örnek: Ders anlaşılandır. (anlaşılır)
.‫س‬
ٌ ‫َﻣ ْﻔ ُﻬ‬
ُ ‫ﻮم اﻟﺪ ْﱠر‬
10
115
Sıfat-ı müşebbehe, fiili gibi amel eder.
(İsm-i fâilden farkı: 1- Anlamının kalıcı olması, 2- Kalıbının semâî olması.)
İbadetin sevabı güzel, masiyetin azabı çirkindir.
ِ
4
ُ‫ﺸﺒﱠـ َﻬﺔ‬
َ ‫ﻟﺼ َﻔﺔُ اﻟ ُْﻤ‬
ّ َ‫ا‬
ِ
ِ
.‫ﻴﺢ َﻋ َﺬ ُاﻬﺑَﺎ‬
ٌ ِ‫ َواﻟْ َﻤ ْﻌﺼﻴَﺔُ ﻗَﺒ‬،‫اَﻟْﻌﺒَ َﺎدةُ َﺣ َﺴ ٌﻦ ﺛـَ َﻮ ُاﻬﺑَﺎ‬
ِ ‫اِﺳﻢ اﻟْﺘﱠـ ْﻔ‬
ِ‫ﻀ‬
5
‫ﻴﻞ‬
ُْ
ِ
.‫اﳊِْﻠ ُﻢ ِﻣْﻨﻪُ ِﰲ اﻟْ َﻌ ِﺎﱂ‬
ْ ‫َﺣ َﺴ َﻦ ﻓِ ِﻴﻪ‬
ْ ‫َﻣﺎ ﻣ ْﻦ َر ُﺟ ٍﻞ أ‬
İsm-i tafdîl, fiili gibi amel eder.
Hilim, hiç kimsede âlimdeki kadar güzel değildir.
Mastar, fiili gibi amel eder.
6
‫ﺼ َﺪ ُر‬
ْ ‫اَﻟ َْﻤ‬
.‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ إِ ْﻋﻄَﺎءً ﻟَﻪُ َﻋْﺒ ُﺪﻩُ ﻓَِﻘ ًﲑا ِد ْرَﳘًﺎ‬
‫ُِﳛ ﱡ‬
ّٰ ‫ﺐ‬
(Sadece açık fâil alır.)
Allah Teâlâ, kulunun kendisi için fakire para vermesini sever.
Muzâf olan isim cer eder.
(Lâfız bakımından tam değildir.)
İsm-i Mübhem-i Tam, nasb eder.
(Lâfız bakımından tamdır, Mana bakımından kapalıdır.)
‫اَِْﻻ ْﺳ ُﻢ اﻟ ُْﻤ ْﺒـ َﻬ ُﻢ اﻟﺘﱠﺎ ﱡم‬
8
‫َﻣ ْﻌﻨَﯽ اﻟ ِْﻔ ْﻌ ِﻞ‬
9
.ً‫ﻳﺢ ِﻋ ْﺸُﺮو َن َرْﻛ َﻌﺔ‬
َ‫اَ ﱠ‬
ُ ‫ﻟﱰا ِو‬
Terâvih namazı yirmi rekattır.
Kendisinden fiil manası anlaşılan her lafza “mana-yı fiil” denir.
Zarf-ı Müstekar’a
Örnek
Esma-i Ef’al’e
Örnek
Günahkâr Allah Teâlâ’dan uzak oldu.
7
ِٰ ُ‫ِﻋﺒﺎدة‬
.ٌ‫اﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ َﺧ ْﲑ‬
ّ ََ
Allah Teâlâ’ya ibadet etmek hayırdır.
ِٰ ‫ﻫﻴـﻬﺎت اﻟْﻤ ْﺬﻧِﺐ ِﻣﻦ‬
.‫اﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّ َ ُ ُ َ َ َْ
‫ﺎف‬
ُ ‫ﻀ‬
َ ‫اَِْﻻ ْﺳ ُﻢ اﻟ ُْﻤ‬
.‫ﺗَـَﺮ ِاك َذﻧْـﺒًﺎ‬
Günahı bırak.
.ٌ‫اﺣﺔ‬
َ ‫َﻣﺎ ِﰲ اﻟ ﱡﺪﻧْـﻴَﺎ َر‬
Dünyada rahat yoktur.
İsm-i Mensub’a
Örnek
.ُ‫ﻳَـْﻨـﺒَﻐِﻲ ﻟِْﻠ َﻌ ِﺎﱂ أَ ْن ﻳَ ُﻜﻮ َن ُﳏَ ﱠﻤ ِﺪ ًّ� ُﺧﻠُ ُﻘﻪ‬
Âlimin ahlâkının Muhammedî olması gerekir.
11
116
2. MANEVÎ ÂMİLLER (2)
1
ْ ‫َراﻓِ ُﻊ اﻟ ُْﻤ ْﺒـﺘَ َﺪأِ َو‬
‫اﳋََِﱪ‬
ِٰ ‫ﻮل‬
.‫اﻪﻠﻟ‬
ّ ُ ‫ُﳏَ ﱠﻤ ٌﺪ َر ُﺳ‬
Mübtedâ ile Haberi Raf’ eden Ma’nevî Âmil
Muhammed Allah’ın resûlüdür.
2
‫ﻀﺎر ِِع‬
َ ‫َراﻓِ ُﻊ اﻟ ِْﻔ ْﻌ ِﻞ اﻟ ُْﻤ‬
ِ
.‫ﺐ‬
ّٰ ‫ﻳَـ ْﺮ َﺣ ُﻢ‬
َ ‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ اﻟﺘﱠﺎﺋ‬
Muzârî Fiili Raf’ eden Ma’nevî Âmil
Allah Teâlâ, tevbe edene merhamet eder.
2. MA’MÛL
Ma’mûller, iki kısımdır.
1. Doğrudan Ma’mûl olanlar ‫َﺻﺎﻟَِﺔ‬
ُ ‫( اَﻟْ َﻤ ْﻌ ُﻤ‬25)
َ ‫ﻮل ِﺎﺑ ْﻷ‬
1. Merfû Ma’mûller (9)
2. Mansûb Ma’mûller (13)
3. Mecrûr Ma’mûller (İsimlere Mahsus) (2)
4. Meczûm Ma’mûller (Fiillere Mahsus) (1)
2. Dolaylı olarak Ma’mûl olanlar ‫ﻮل ِﺎﺑ ﻟﺘّـﺒَﻌِﻴﱠ ِﺔ‬
ُ ‫( اَﻟْ َﻤ ْﻌ ُﻤ‬5)
1. DOĞRUDAN MA’MÛL OLANLAR (25)
1.1. Merfû Ma’mûller (9)
Hem fiiller hem de isimler merfû olabilir.
Fâil
ِ ‫اَﻟْ َﻔ‬
1
‫ﺎﻋ ُﻞ‬
ِ
ِ
.‫ﺐ‬
ّٰ ‫َرﺣ َﻢ‬
َ ‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ اﻟﺘﱠﺎﺋ‬
Allah Teâlâ, tevbe edene merhamet etti. (Dua niyetiyle söylenirse merhamet etsin anlamına gelir.)
Nâib-i Fâil
ِ ‫َ�ﺋِﺐ اﻟْ َﻔ‬
‫ﺎﻋ ِﻞ‬
ُ
2
ِ ِ
.‫ﺐ‬
ُ ‫ُرﺣ َﻢ اﻟﺘﱠﺎﺋ‬
Tevbe edene merhamet edildi.
12
117
İsim cümlesinin ögeleridir.
3-4
ْ ‫اَﻟ ُْﻤ ْﺒـﺘَ َﺪأُ َو‬
ُ‫اﳋََﱪ‬
.‫ﺼ َﻼةُ َو اﻟ ﱠﺴ َﻼ ُم‬
‫ُﳏَ ﱠﻤ ٌﺪ َﺧ َﺎﰎُ ْاﻷَﻧْﺒِﻴَ ِﺎء َﻋﻠَْﻴ ِﻬ ُﻢ اﻟ ﱠ‬
Mübtedâ ve Haber
Muhammed, peygamberlerin sonuncusudur (Salât-ü selâm onların üzerine olsun).
Haberi Mansûbtur.
“Kâne” ve Benzerlerinin İsmi
5
‫اِ ْﺳ ُﻢ َﻛﺎ َن َوأَ َﺧ َﻮ ِاﻬﺗَﺎ‬
.‫ َﺣ ِﻜ ًﻴﻤﺎ‬،‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ َﻋﻠِ ًﻴﻤﺎ‬
ّٰ ‫َﻛﺎ َن‬
Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.
İsmi Mansûbtur.
“İnne” ve Benzerlerinin Haberi
‫َﺧ َﱪُ إِ ﱠن َوأَ َﺧ َﻮ ِاﻬﺗَﺎ‬
6
ِ ‫َﺧ َﱪُ َﻻ ﻟِﻨَـ ْﻔ ِﯽ ا ْﳉِْﻨ‬
‫ﺲ‬
7
.‫ﺚ َﺣ ﱞﻖ‬
َ ‫إِ ﱠن اﻟْﺒَـ ْﻌ‬
Şüphesiz öldükten sonra dirilmek haktır.
İsmi Mansûbtur.
Cinsi nefyeden “Lâ” nın Haberi
.‫ﻮل‬
ٌ ُ‫َﻻ َﻋ َﻤ َﻞ ُﻣَﺮ ٍاء َﻣ ْﻘﺒ‬
Riyakârın hiçbir ameli makbul değildir.
Haberi Mansûbtur.
“Leyse” ye Benzeyen “Lâ” ve “Ma” nın İsmi
Âlime büyüklenmek yaraşmaz, haset de helâl değildir.
Başında Nasb ve Cezm edatlarından biri bulunmayan
“Muzârî fiil”
ِ ِ َ ‫ اِ ْﺳﻢ َﻣﺎ وَﻻ اﻟْﻤ‬8
‫ﺲ‬
ُ َ ُ
َ ‫ﺸﺒﱠـ َﻬﺘَ ْﲔ ﺑﻠَْﻴ‬
.‫ َوَﻻ َﺣ َﺴ ٌﺪ َﺣ َﻼًﻻ‬،‫َﻣﺎ اﻟﺘﱠ َﻜ ﱡﱪُ َﻻﺋًِﻘﺎ ﻟِْﻠ َﻌ ِﺎﱂ‬
ِ ‫اﳋَ ِﺎﱄ َﻋ ِﻦ اﻟﻨـﱠﻮ‬
ِ ‫اﺻ‬
ْ ُ‫ﻀﺎرِع‬
‫ﺐ َوا ْﳉََﻮا ِزِم‬
َ ‫اَﻟ ِْﻔ ْﻌ ُﻞ اﻟ ُْﻤ‬
َ
9
.‫اﺿ َﻊ‬
‫ُِﳛ ﱡ‬
ُ ‫اﻪﻠﻟُ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ اﻟﺘـ َﱠﻮ‬
ّٰ ‫ﺐ‬
Allah Teâlâ tevazuu sever.
13
118
1.2. Mansûb Ma’mûller (13)
Hem fiiller hem de isimler mansûb olabilir.
Mef’ûl-i Mutlak, fiilden sonra fiilin manasını kuvvetlendirmek (te’kid), çeşidini (nev’) ve
sayısını (adet) bildirmek için kullanılır. O fiille aynı kökten gelen mastardır.
Mef’ûl-i Mutlak olarak eş anlamlı bir mastar da kullanılabilir.
Mastar
‫ﻮل اﻟ ُْﻤﻄْﻠَ ُﻖ‬
ُ ُ‫اَﻟ َْﻤ ْﻔﻌ‬
1
.‫ﻮﺣﺎ‬
ُ ‫ﺗُـْﺒ‬
ُ َ‫ﺖ ﺗَـ ْﻮﺑَﺔً ﻧ‬
ً ‫ﺼ‬
Tevbe-i nasûh ile tevbe ettim.
Te’kid’e Örnek: Sağlam vurdum. (Vurmakla vurdum.)
.ً‫ﺿ ْﺮﺑَﺔ‬
َ ‫ﺖ‬
َ
ُ ْ‫ﺿَﺮﺑ‬
.‫ﺿ ْﺮًﺎﺑ َﺷ ِﺪ ًﻳﺪا‬
َ ‫ب‬
َ
َ ‫ﺿَﺮ‬
.‫ﺿ ْﺮًﺎﺑ‬
َ ‫ﺖ‬
َ
ُ ْ‫ﺿَﺮﺑ‬
*Genelde mimsiz mastar olarak gelir.
*Genelde mastar bina-yı merre olarak gelir.
Aded’e Örnek: Bir defa vurdum.
Nev’’e Örnek: Şiddetli vurdu.
*Genelde muzâaf veya mevsuf olarak gelir.
‫ﻮل ﺑِ ِﻪ‬
ُ ُ‫اَﻟ َْﻤ ْﻔﻌ‬
2
Nesne
‫ﻮل ﻓِ ِﻴﻪ‬
ُ ُ‫اَﻟ َْﻤ ْﻔﻌ‬
3
Zarf
Mef’ûlün Bih bir cümlede üçten fazla olamaz. Tam adı Mef’ûlün Bih Sarihtir.
Harf-i cerle beraber kullanılırsa adı Mef’ûlün Bih Gayr-i Sarih olur.
ِ
.‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّٰ ‫أ ُْﻋﺒُﺪ‬
Allah Teâlâ’ya kulluk et.
Mef’ûlün Fîh, fiilin işlendiği yeri ve zamanı (zarfiyeti) gösterir.
Fî’den başka harf-i cerlerde kullanılır.
.‫ﻀﺎ َن‬
َ ‫ﺻ ْﻢ َﺷ ْﻬَﺮ َرَﻣ‬
ُ
Ramazan ayında oruç tut.
(“Şehre” kelimesinden önceki fî hazfedilmiş.)
.‫ﻒ‬
‫ﺖ ِﰲ اﻟ ﱠ‬
ِّ ‫ﺼ‬
ُ ‫َد َر ْﺳ‬
ِِ
ِ ُ ‫ﺻﻠﱠ‬
Diğer Örnek: Mescitte namaz kıldım. .‫ﺎﺑ ﻟْﻤﺴﺠﺪ‬
َ
ْ َ ‫ﻴﺖ‬
Diğer Örnek: Sınıfta ders yaptım.
Mef’ûlün Leh, bir fiilin gerçekleşme sebebini bildirir. Niçin? Sorusunun cevabıdır.
Lâm’dan başka harf-i cerlerde kullanılır.
4
ُ ُ‫اَﻟ َْﻤ ْﻔﻌ‬
ُ‫ﻮل ﻟَﻪ‬
ِٰ ‫اِﻋﻤﻞ ﻃَﻠَﺒﺎ ﻟِﻤﺮﺿ ِﺎة‬
.‫اﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّ َ َْ ً ْ َ ْ
Sebep
Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak için amel et.
(“Taleben” kelimesinden önceki lâm hazfedilmiş.)
ِ
.‫ﺖ ﻟِﻠﺪ ْﱠر ِس‬
ُ ‫ﺟْﺌ‬
Diğer Örnek: Açlıktan öldü. .‫ﻮع‬
ِ ُ‫اﳉ‬
ْ ‫ﺎت ِﻣ َﻦ‬
َ ‫َﻣ‬
Diğer Örnek: Ders için geldim.
14
119
ُ ُ‫ اَﻟ َْﻤ ْﻔﻌ‬5
ُ‫ﻮل َﻣ َﻌﻪ‬
.‫ﻚ‬
ُ ‫ﻳَـ ْﻔﻨَﯽ اﻟْ َﻤ‬
َ َ‫ﺎل َوﺗَـْﺒـ َﻘﯽ َو َﻋ َﻤﻠ‬
Mef’ûlün Meah, beraberlik bildirir. Vâv-ı Maiyye’den sonra gelir.
Beraberlik
Mal yok olur, amelinle baş başa kalırsın.
(“Ameleke” kelimesinden önceki vâv, vâv-ı maiyyedir.)
Hâl, fiil gerçekleşirken fâilin, mef’ûlün veya her ikisinin birden durumunu gösteren sözdür.
Nasıl? Sorusunun cevabıdır. Birden fazla olabileceği gibi, müfred, cümle ve şibih cümle şeklinde de
gelebilir. Hâlin Sahibi ile Hâl arasındaki uyum, Mübteda ile Haber arasındaki uyum gibidir.
Hâl
‫ﺎل‬
ُ َ‫اَ ْﳊ‬
6
ِ
.‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ َﺧﺎﺋًِﻔﺎ َر ِاﺟﻴًﺎ‬
ّٰ ‫أ ُْﻋﺒُﺪ‬
Allah Teâlâ’ya korkarak ve umarak kulluk et.
.‫ﱠﺎي َﺟﺎﻟِ ًﺴﺎ‬
*Hâl’in sahibi Zeyd.
َ ‫َﺷ ِﺮ‬
َ ‫ب َزﻳْ ٌﺪ اﻟﺸ‬
Mef’ûl’ün Hâl’ine Örnek: Zeyd çayı sıcak içti. .‫ﺎرا‬
*Hâl’in sahibi çay.
ًّ ‫ﱠﺎي َﺣ‬
َ ‫َﺷ ِﺮ‬
َ ‫ب َزﻳْ ٌﺪ اﻟﺸ‬
ِ ْ ‫ب َزﻳْ ٌﺪ َﻋ ْﻤﺮا ﻗَﺎﺋِﻤ‬
Her ikisine Örnek: Zeyd Amr’ı ikiside ayakta iken dövdü. .‫ﲔ‬
َ *Hâl’in sahibi Zeyd ve Amr.
َ ‫ﺿَﺮ‬
َ ً
Fâil’in Hâl’ine Örnek: Zeyd çayı oturarak içti.
Temyîz, kendinden önce gelen (mana bakımından kapalı) bir isimle ne kastedildiğini açıklayan veya
işin ne bakımdan olduğunu beyan eden yalın, nekre ve mansûb bir isimdir.
Kapalılık bir kelimede olabileceği gibi cümlenin genelinde de olabilir.
Temyîz
Âlim, kulluk bakımından güzel oldu.
Müstesnâ müstesnâ minh’e dâhildir. Yani aynı kategorideki varlıklardır.
Müstesnâ
‫ اَﻟﺘ ْﱠﻤﻴِ ُﻴﺰ‬7
.‫ﺎب اﻟْ َﻌ ِﺎﱂُ ِﻋﺒَ َﺎد ًة‬
َ َ‫ﻃ‬
‫اَﻟ ُْﻤ ْﺴﺘَـﺜْـﻨَﯽ‬
8
.‫ﱠﺎس إِﱠﻻ اﻟْ َﻜﺎﻓَِﺮ‬
ْ ‫ﻳَ ْﺪ ُﺧ ُﻞ‬
َ ‫اﳉَﻨﱠﺔَ اﻟﻨ‬
Kâfir hariç, insanlar cennete girecek.
İsimi Merfû’dur.
“Kâne” ve Benzerlerinin Haberi
Melekler, Allah Teâlâ’nın kullarıdır.
Haberi Merfû’dur.
“İnne” ve Benzerlerinin İsmi
9
‫َﺧ َﱪُ َﻛﺎ َن َوأَ َﺧ َﻮ ِاﻬﺗَﺎ‬
ِٰ ‫َﻛﺎ َن اﻟْﻤ َﻼﺋِ َﻜﺔُ ِﻋﺒﺎد‬
.‫اﻪﻠﻟ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ‬
ّ ََ
َ
‫اِ ْﺳ ُﻢ إِ ﱠن َوأَ َﺧ َﻮ ِاﻬﺗَﺎ‬
10
.‫إِ ﱠن اﻟ ﱡﺴ َﺆ َال َﺣ ﱞﻖ‬
Suâl, haktır.
15
120
Haberi Merfû’dur.
Cinsi nefyeden “Lâ” nın İsmi
ِ ‫اِ ْﺳ ُﻢ َﻻ ﻟِﻨَـ ْﻔ ِﯽ ا ْﳉِْﻨ‬
‫ﺲ‬
11
ٍ َ‫ﺎﻋﺔَ ﻣ ْﻐﺘ‬
.ٌ‫ﺎب َﻣ ْﻘﺒُﻮﻟَﺔ‬
ُ َ َ‫َﻻ ﻃ‬
Gıybet edenin hiçbir ibadeti makbul değildir.
İsimi Merfû’dur.
“Leyse” ye Benzeyen “Lâ” ve “Ma” nın Haberi
Gıybet helâl değildir, lâf taşımak da câiz değildir.
Başında Nasb edatlarından biri bulunan
“Muzârî fiil”
ِ ِ َ ‫َﺧ َﱪ َﻣﺎ وَﻻ اﻟْﻤ‬
12
‫ﺲ‬
ُ َ ُ
َ ‫ﺸﺒﱠـ َﻬﺘَ ْﲔ ﺑﻠَْﻴ‬
.ً‫ َوَﻻ َﳕِ َﻴﻤﺔٌ َﺟﺎﺋَِﺰة‬،‫َﻣﺎ اﻟْﻐِْﻴـﺒَﺔُ َﺣ َﻼًﻻ‬
ِ ‫ﻀﺎرِعُ اﻟﱠ ِﺬي َد َﺧﻠَﻪُ إِ ْﺣ َﺪی اﻟﻨـﱠﻮ‬
ِ ‫اﺻ‬
‫ﺐ‬
َ ‫اَﻟ ِْﻔ ْﻌ ُﻞ اﻟ ُْﻤ‬
َ
13
.‫ﺐ أَ ْن ﻳـُ ْﻐ َﻔَﺮ ذُﻧُ ِﻮﰊ‬
‫أ ُِﺣ ﱡ‬
Günahlarımın bağışlanmasını dilerim.
1.3. Mecrûr Ma’mûller (2)
Sadece isimler mecrûr olabilir.
Harf-i Cerle Mecrûr Olan İsim
İhlâsla amel et.
İzâfetle Mecrûr Olan İsim
Kulun günahı, kalbini karartır.
ِ ‫اَﻟْﻤﺠﺮور ِﲝﺮ‬
1
‫ف ا ْﳉَِّﺮ‬
َْ ُ ُ ْ َ
ٍ ‫اِ ْﻋ َﻤ ْﻞ ﺈﺑِِ ْﺧ َﻼ‬
.‫ص‬
2
‫ﺿﺎﻓَ ِﺔ‬
َ ‫ور ِﺎﺑ ِْﻹ‬
ُ ‫اَﻟ َْﻤ ْﺠ ُﺮ‬
.ُ‫ﺐ اﻟْ َﻌْﺒ ِﺪ ﻳُ َﺴ ِّﻮ ُد ﻗَـ ْﻠﺒَﻪ‬
ُ ْ‫َذﻧ‬
1.4. Meczûm Ma’mûller (1)
Sadece fiiller meczûm olabilir.
Başında Cezm edatlarından biri bulunan
“Muzârî fiil”
‫ﻀﺎرِعُ اﻟﱠ ِﺬي َد َﺧﻠَﻪُ إِ ْﺣ َﺪی ا ْﳉََﻮا ِزِم‬
َ ‫اَﻟ ِْﻔ ْﻌ ُﻞ اﻟ ُْﻤ‬
1
ِ
.‫ﻚ‬
َ ُ‫ﺺ ﻳـُ ْﻘﺒَ ْﻞ َﻋ َﻤﻠ‬
ْ ‫إِ ْن ُﲣْﻠ‬
Eğer ihlâslı olursan, amelin kabul edilir.
16
121
2. DOLAYLI OLARAK MA’MÛL OLANLAR (5)
Sıfat mevsufuna dört bakımdan uyar.
1.Müfred-Cemi. 2.Müzekker-Müennes. 3.Ma’rife-Nekre. 4.İ’rab
ِ
1
ُ‫ﻟﺼ َﻔﺔ‬
ّ َ‫ا‬
ِ
.‫اﻪﻠﻟَ اﻟْ َﻌ ِﻈ َﻴﻢ‬
ّٰ ‫أ ُْﻋﺒُﺪ‬
Yüce Allah’a kulluk et!
Diğer adı Atf-ı Nesaktır (dizmek). Ma’tûf, Ma’tûfun Aleyh’in i’râbına tâbî olur.
On Harften Biriyle Atfedilen Kelime (Ma’tûf)
Öncelik-sonralık bildirmez.
Allah’a ve peygambere itaat ederim.
İftitâh tekbiri ve hemen peşinden kıyâm farzdır.
ِ ‫ْﻒ ِﺄﺑَﺣ ِﺪ ا ْﳊﺮ‬
‫ﺸ َﺮِة‬
َ ‫وف اﻟ َْﻌ‬
ُُ َ ُ ‫اَﻟ َْﻌﻄ‬
Ve
‫َو‬
a
Akabinde
‫ف‬
َ
b
‫ﰒُﱠ‬
c
‫َﺣﺘﱠﯽ‬
d
‫أ َْو‬
e
‫إِ ﱠﻣﺎ‬
f
‫أ َْم‬
g
Değil
‫َﻻ‬
h
Bilakis, Aksine
‫ﺑَ ْﻞ‬
i
ِ‫ﻟ‬
‫َﻜ ْﻦ‬
j
ِ
‫ﻮل‬
َ ‫اﻪﻠﻟَ َواﻟﱠﺮ ُﺳ‬
ّٰ ‫ﻴﻊ‬
ُ ‫أُﻃ‬
ِْ ُ‫َِﳚﺐ ﺗَ ْﻜﺒِﲑة‬
.‫ﺎح ﻓَﺎﻟْ ِﻘﻴَ ُﺎم‬
ِ َ‫اﻻﻓْﺘِﺘ‬
َ ُ
Sonra
Bilmek, sonra da amel etmek gerekir.
ِ
.‫ﺐ اﻟْﻌِْﻠ ُﻢ ﰒُﱠ اﻟْ َﻌ َﻤ ُﻞ‬
ُ ‫َﳚ‬
Dahi, Bile, Hatta
İnsanlar öldüler, peygamberler bile.
.‫ﱠﺎس َﺣﺘﱠﯽ ْاﻷَﻧْﺒِﻴَﺎءُ َﻋﻠَْﻴ ِﻬ ُﻢ اﻟ ﱠﺼ َﻼةُ َواﻟ ﱠﺴ َﻼ ُم‬
َ ‫َﻣ‬
ُ ‫ﺎت اﻟﻨ‬
Veya
Kuşluk namazını dört veya sekiz rekât kıl.
Hem Ma’tûf hem de Ma’tûfun Aleyh’ten sonra kullanılır.
.‫ﱡﺤﯽ أ َْرﺑَـ ًﻌﺎ أ َْو َﲦَﺎﻧِﻴًﺎ‬
َ
َ ‫ﺻ ِّﻞ اﻟﻀ‬
Ya… ya da …
Ya vacip ya da müstehap amel yap!
ِ ِ ِ ِ
.‫ﺤﺒًّﺎ‬
َ َ‫إ ْﻋ َﻤ ْﻞ إ ﱠﻣﺎ َواﺟﺒًﺎ َوإ ﱠﻣﺎ ُﻣ ْﺴﺘ‬
Yoksa
Allah’ın rızasını mı, yoksa gazabını mı istiyorsun?
Sonraki hükmü ortadan kaldırır.
Sâlih amel yap, kötü değil!
Önceki hükmü ortadan kaldırır.
Helâl, yok hayır, temiz rızık talep et!
ِٰ ‫أَ ِرﺿﺎء‬
.ُ‫ﺨﻄَﻪ‬
َ ‫ﺐ أ َْم َﺳ‬
ّ ََ
ُ ُ‫اﻪﻠﻟ ﺗَﻄْﻠ‬
ِ ‫اِﻋﻤﻞ ﺻ‬
.‫ﺎﳊًﺎ َﻻ َﺳﻴِّﺌًﺎ‬
َ ْ َْ
.‫ﺐ َﺣ َﻼًﻻ ﺑَ ْﻞ ﻃَﻴِّﺒًﺎ‬
ْ ُ‫اُﻃْﻠ‬
Fakat
Riyâ helâl olmaz, fakat ihlâs helâl olur.
2
ِ
ِ
.‫ص‬
ٌ ‫َﻻ َﳛ ﱡﻞ ِرَ�ءٌ ﻟَﻜ ْﻦ إِ ْﺧ َﻼ‬
17
122
Te’kîd
Lâfzî Te’kîd
ِ
‫ﻮب ُﻛﻠﱠ َﻬﺎ‬
َ ُ‫اُﺗْ ِﺮك اﻟ ﱡﺬﻧ‬
Bütün günâhları terket!
Bedel, Mübdelin Minh’e tâbî olur.
Bedel
ِ ِ
.ُ‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ َﺣﻘﱠﻪ‬
ّٰ ‫ا ْﺣ َﻔﻆ‬
Allah’ı, O’nun hakkını koru!
3
Manevî Te’kîd
ِ ُ‫اُﻃْﻠ‬
ِْ ‫ص‬
ِْ ‫ﺐ‬
.‫ص‬
َ ‫اﻹ ْﺧ َﻼ‬
َ ‫اﻹ ْﺧ َﻼ‬
İhlâsı ara, ihlâsı! (Tekrar ile yapılır)
‫اَﻟﺘﱠﺄْﻛِﻴ ُﺪ‬
ِ ِ‫أَﺑْﻐ‬
.‫اﻪﻠﻟَ ﺗَـ َﻌﺎﻟَﯽ ِﻣْﻨـ ُﻬ ْﻢ‬
ّٰ ‫ﺼﯽ‬
َ ‫ﱠﺎس َﻣ ْﻦ َﻋ‬
َ ‫ﺾ اﻟﻨ‬
İnsanlara, onlardan Allah’a isyan edenlere buğz et!
‫اَﻟْﺒَ َﺪ ُل‬
4
ِ
.‫ﲔ‬
َ ‫اُ ْﻋﺒُ ْﺪ َرﺑﱠ‬
َ ‫ﻚ إِٰﻟﻪَ اﻟْ َﻌﻠَﻤ‬
Rabbine, âlemlerin ilâhına kulluk et!
ِ
5
ُ‫ﻟﺼ َﻔﺔ‬
ّ َ‫ا‬
.‫ﺼ َﻼةُ َواﻟ ﱠﺴ َﻼ ُم‬
‫َآﻣﻨﱠﺎ ﺑِﻨَﺒِﻴِّﻨَﺎ ُﳏَ ﱠﻤ ٍﺪ َﻋﻠَْﻴ ِﻪ اﻟ ﱠ‬
Atf-ı Beyân
Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.)’e iman ettik.
NOT: Kastedilen şey Bedelde önce, Atf-ı Beyânda sonra söylenir. Kullanım şekli aynıdır. Birbirinden
ayırt etmek zordur.
18
123
3. İ’RÂB
I.
İ’RÂB ALÂMETLERİ
İ’râb alâmetleri ya hareke, ya harf veya haziftir.
A. HAREKELER
1. Zamme
2. Fetha
3. Kesra
B. HARFLER
1. Vâv
2. Yâ
3. Elif
4. Nûn
C. HAZİFLER
Hazifler üç tanedir ve fiile mahsustur.
1. Harekenin hazfi
2. Son harfin hazfi
3. Nûn’un hazfi
II.
İ’RÂB ALÂMETLERİNE GÖRE MU’RAB KELİMELER
Mu’rab kelimeler, i’râb alâmetlerine göre dokuz kısımdır.
İsimlerde İ’râb (6)
A. Sadece Hareke ile (3)
Fiillerde İ’râb (3)
B. Sadece Harf ile (3)
C. Hareke + Hazif ile (2)
•
•
Müfred Munsarif Ve Cem-İ
•
Esmâ-İ Sitte (Altı İsim)
Mükesser Munsarif
•
•
Gayr-İ Munsarif
Cem-İ Müzekker Sâlim,
‫ أُوﻟُو‬Kelimesi Ve َ‫ِﻋ ْﺷ ُرون‬
Ve Benzerleri
•
Sonuna Zamir Bitişmeyen
D. Harf + Hazif ile (1)
• Sonuna Cem-İ Müennes
Ve Son Harfi Sahih Olan
Nûnundan Başka Zamir
Muzârî Fiiller
Bitişen Muzârî Fiiller
(Müfredât-ı Hams)
(Ef’âl-i Hamse)
Sonuna Zamir Bitişmeyen
Ve Son Harfi İlletli Olan
Muzârî Fiiller
(Müfredât-ı Hams)
•
•
Cem-İ Müennes Sâlim
Tesniye İsimler, ‫ﺎن‬
ِ ْ‫اِﺛ‬
Kelimesi Ve Zamire
Muzâf Olan ‫ ِﻛ َل‬Kelimesi
19
124
‫‪A. SADECE HAREKE İLE İ’RÂBLANANLAR‬‬
‫‪İ’RÂBI‬‬
‫‪Tam‬‬
‫ﻧَـ ْﻮعُ اﻟْ ُﻤ ْﻌَﺮ ِب‬
‫ف‬
‫ﺼ ِﺮ ُ‬
‫اَﻟْ ُﻤ ْﻔَﺮُد اﻟْ ُﻤْﻨ َ‬
‫‪Nâkıs‬‬
‫ف‬
‫ﺼ ِﺮ ُ‬
‫اَ ْﳉَ ْﻤ ُﻊ اﻟْ ُﻤ َﻜ ﱠﺴ ُﺮ اﻟْ ُﻤْﻨ َ‬
‫َﻏﲑ اﻟْﻤْﻨﺼ ِﺮ ِ‬
‫ف‬
‫ُْ ُ َ‬
‫َﲨْﻊ اﻟْﻤﺆﻧ ِ‬
‫ﱠﺚ اﻟ ﱠﺴﺎﻟِـ ِﻢ‬
‫ُ َُ‬
‫‪İ’RÂBI‬‬
‫ﻧَـ ْﻮعُ اﻟْ ُﻤ ْﻌَﺮ ِب‬
‫‪Tam‬‬
‫‪Nâkıs‬‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫اﻟﱠﺮﻓ ِﻊ‬
‫ُ◌‬
‫ُ◌‬
‫ُ◌‬
‫ُ◌‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫ﱠﺼ ِ‬
‫ﺐ‬
‫اﻟﻨ ْ‬
‫َ◌‬
‫َ◌‬
‫َ◌‬
‫ِ◌‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫اﳉَِّﺮ‬
‫ْ‬
‫ِ◌‬
‫ِ◌‬
‫َ◌‬
‫ِ◌‬
‫َرﻓْ ٌﻊ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫َﺟﺎءَ اﻟﻄﱠﺎﻟ ُ‬
‫ب‬
‫َﺟﺎءَ اﻟﻄﱡﱠﻼ ُ‬
‫َﲪَ ُﺪ‬
‫َﺟﺎءَ أ ْ‬
‫ِ‬
‫ت‬
‫ت ُﻣ ْﺴﻠ َﻤﺎ ٌ‬
‫َﺟﺎءَ ْ‬
‫اَْﻷ َْﻣﺜِﻠَﺔُ‬
‫ﺐ‬
‫ﻧَ ْ‬
‫ﺼٌ‬
‫ِ‬
‫ﺐ‬
‫َرأَﻳْ ُ‬
‫ﺖ اﻟﻄﱠﺎﻟ َ‬
‫ب‬
‫َرأَﻳْ ُ‬
‫ﺖ اﻟﻄﱡﱠﻼ َ‬
‫َﲪَ َﺪ‬
‫ﺖأْ‬
‫َرأَﻳْ ُ‬
‫ﺖ ُﻣ ْﺴﻠِ َﻤﺎ ٍت‬
‫َرأَﻳْ ُ‬
‫َﺟﱞﺮ‬
‫ﺖ َﻋﻠَﯽ اﻟﻄﱠﺎﻟِ ِ‬
‫ﺐ‬
‫َﺳﻠﱠ ْﻤ ُ‬
‫ﺖ َﻋﻠَﯽ اﻟﻄﱡﱠﻼ ِب‬
‫َﺳﻠﱠ ْﻤ ُ‬
‫َﲪَ َﺪ‬
‫ﺖ َﻋﻠَﯽ أ ْ‬
‫َﺳﻠﱠ ْﻤ ُ‬
‫ﺳﻠﱠﻤﺖ ﻋﻠَﯽ ﻣﺴﻠِﻤﺎ ٍ‬
‫ت‬
‫َ ْ ُ َ ُْ َ‬
‫‪B. SADECE HARF İLE İ’RÂBLANANLAR‬‬
‫‪Tam‬‬
‫‪Nâkıs‬‬
‫‪Nâkıs‬‬
‫ِ‬
‫اﻟﺴﺘﱠﺔُ ٭‬
‫اَْﻻَ ْﺳـ َﻤﺎءُ ّ‬
‫ﻮﻫﺎ‪،‬‬
‫َﺧﻮﻩُ‪َ ،‬ﲪُ َ‬
‫أَﺑُﻮﻩُ‪ ،‬أ ُ‬
‫َﻫﻨُﻮﻩُ‪ ،‬ﻓُﻮﻩُ َو ذُو َﻣ ٍﺎل‬
‫َﲨْ ُﻊ اﻟْ ُﻤ َﺬ ﱠﻛ ِﺮ اﻟ ﱠﺴﺎﻟـُِﻢ‪ ،‬أُوﻟُﻮ‪،‬‬
‫ِ‬
‫َﺧ َﻮاﺗُـ َﻬﺎ‬
‫ﻋ ْﺸ ُﺮو َن َو أ َ‬
‫اَﻟﺘﱠـﺜْﻨِﻴﺔُ‪ ،‬اِﺛْـﻨَ ِ‬
‫ﺎن‪،‬‬
‫َ‬
‫ِ‬
‫ِ‬
‫ٍ‬
‫ﻀ َﻤﺮ(‬
‫ﻀﺎﻓًﺎ إﻟَﯽ ُﻣ ْ‬
‫)ﻣ َ‬
‫َو ﻛ َﻼ ُ‬
‫اَْﻷ َْﻣﺜِﻠَﺔُ‬
‫ﺐ‬
‫ﻧَ ْ‬
‫ﺼٌ‬
‫َﺟﱞﺮ‬
‫ﺳﻠﱠﻤﺖ ﻋﻠَﯽ أ ِ‬
‫َﺧﻲ َزﻳْ ٍﺪ‬
‫َْ ُ َ‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫اﻟﱠﺮﻓ ِﻊ‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫ﱠﺼ ِ‬
‫ﺐ‬
‫اﻟﻨ ْ‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫اﳉَِّﺮ‬
‫ْ‬
‫َرﻓْ ٌﻊ‬
‫و‬
‫ا‬
‫ي‬
‫َﺧﻮ َزﻳْ ٍﺪ‬
‫َﺟﺎءَ أ ُ‬
‫َﺧﺎ َزﻳْ ٍﺪ‬
‫َرأَﻳْ ُ‬
‫ﺖأَ‬
‫و‬
‫ي‬
‫ي‬
‫َﺟﺎءَ اﻟْ ُﻤ ْﺴﻠِ ُﻤﻮ َن‬
‫ﺖ اﻟْ ُﻤ ْﺴﻠِ ِﻤﻴـ َﻦ‬
‫َرأَﻳْ ُ‬
‫ﺖ َﻋﻠَﯽ اﻟْ ُﻤ ْﺴﻠِ ِﻤﻴـ َﻦ‬
‫َﺳﻠﱠ ْﻤ ُ‬
‫ا‬
‫ي‬
‫ي‬
‫َﺟﺎءَ اﻟﱠﺮ ُﺟﻠَـﺎ ِن‬
‫ﺖ اﻟﱠﺮ ُﺟﻠَﻴـ ِﻦ‬
‫َرأَﻳْ ُ‬
‫ﺖ َﻋﻠَﯽ اﻟﱠﺮ ُﺟﻠَﻴـ ِﻦ‬
‫َﺳﻠﱠ ْﻤ ُ‬
‫‪* Bu isimlerin bu şekilde i’rablanabilmeleri için şu şartları bulundurmaları gerekir.‬‬
‫)‪Müfred olacaklar. (Tesniye veye Cemi olmayacaklar‬‬
‫)‪Mükebber olacaklar. (İsm-i Tasğir olmayacaklar‬‬
‫‪Muzâf olacaklar.‬‬
‫‪Muzâfun ileyhleri mütekellim “ya” sı olmayacak.‬‬
‫‪20‬‬
‫‪125‬‬
‫‪1‬‬‫‪2‬‬‫‪3‬‬‫‪4-‬‬
‫‪C. HAREKE VE HAZİF İLE İ’RÂBLANANLAR‬‬
‫‪İ’RÂBI‬‬
‫ﻧَـ ْﻮعُ اﻟْ ُﻤ ْﻌَﺮ ِب‬
‫‪Tam‬‬
‫ﻤﺲ‬
‫ات ْ‬
‫اَﻟْ ُﻤ ْﻔَﺮَد ُ‬
‫اﳋَ ُ‬
‫ﺼ ِﺤﻴﺤﺔُ ِ‬
‫اﻵﺧ ُﺮ‬
‫اﻟ ﱠ َ‬
‫‪Tam‬‬
‫ﻤﺲ‬
‫ات ْ‬
‫اَﻟْ ُﻤ ْﻔَﺮَد ُ‬
‫اﳋَ ُ‬
‫اﻟـﻤﻌﺘَـﻠﱠﺔُ ِ‬
‫اﻵﺧ ُﺮ‬
‫ُْ‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫اﻟﱠﺮﻓ ِﻊ‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫ﱠﺼ ِ‬
‫ﺐ‬
‫اﻟﻨ ْ‬
‫ُ◌‬
‫َ◌‬
‫َ◌‬
‫ُ◌‬
‫)‪(Takdirî‬‬
‫َ◌‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫اﳉَِّﺮ‬
‫ْ‬
‫ف‬
‫َﺣ ْﺬ ُ‬
‫ـﺨَﺮَﻛ ِﺔ‬
‫اﻟْ َ‬
‫ف‬
‫َﺣ ْﺬ ُ‬
‫ْاﻵ ِﺧ ِﺮ‬
‫َرﻓْ ٌﻊ‬
‫اَْﻷ َْﻣﺜِﻠَﺔُ‬
‫ﺐ‬
‫ﻧَ ْ‬
‫ﺼٌ‬
‫َﺟﱞﺮ‬
‫ﺼﺮُ‬
‫ﻳَـْﻨ ُ‬
‫ﺼﺮَ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ ُ‬
‫ﺼﺮْ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ ُ‬
‫ﻳَـ ْﺮِﻣﻲ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﺮِﻣﻲَ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـ ْﺮِم‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـ ْﻐ ُﺰ‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ َﺴﯽ‬
‫ﺲ‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ َ‬
‫ﻳَـ ْﻐ ُﺰو‬
‫ﻳَـْﻨ َﺴﯽ‬
‫)‪(Takdirî‬‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـ ْﻐ ُﺰوَ‬
‫‪D. HARF VE HAZİF İLE İ’RÂBLANANLAR‬‬
‫‪İ’RÂBI‬‬
‫‪Nâkıs‬‬
‫ﻧَـ ْﻮعُ اﻟْ ُﻤ ْﻌَﺮ ِب‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫اﻟﱠﺮﻓ ِﻊ‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫ﱠﺼ ِ‬
‫ﺐ‬
‫اﻟﻨ ْ‬
‫ف‬
‫َﺣ ْﺬ ُ‬
‫اﻟﻨ ِ‬
‫ﱡﻮن‬
‫ن‬
‫اَْﻻَﻓْـ َﻌ ُ‬
‫ﺎل ا ْﳋَ ْﻤ َﺴﺔُ‬
‫َﻋ َﻼ َﻣﺔُ‬
‫اﳉَِّﺮ‬
‫ْ‬
‫ف‬
‫َﺣ ْﺬ ُ‬
‫اﻟﻨ ِ‬
‫ﱡﻮن‬
‫َرﻓْ ٌﻊ‬
‫اَْﻷ َْﻣﺜِﻠَﺔُ‬
‫ﺐ‬
‫ﻧَ ْ‬
‫ﺼٌ‬
‫َﺟﱞﺮ‬
‫ﺼَﺮانِ‬
‫ﻳَـْﻨ ُ‬
‫ﺼَﺮا‬
‫ﻟَ ْﻦ ﻳَـْﻨ ُ‬
‫ﺼَﺮا‬
‫ﻟَ ْـﻢ ﻳَـْﻨ ُ‬
‫‪İ’RÂB TÜRLERİ‬‬
‫‪III.‬‬
‫‪Eğer i’râb alâmeti lafızda görülürse buna “lafzî i’râb”, lafızda görülmeyip, fakat lafzın sonunda‬‬
‫‪takdir edilirse buna “takdirî i’râb”, ne lafızda görülür, ne de lafzın sonunda takdir edilirse buna da‬‬
‫‪“mahallî i’râb”, denir.‬‬
‫ظ‬
‫اَْﻷَﻟْ َﻔﺎ ُ‬
‫‪1‬‬
‫‪2‬‬
‫‪3‬‬
‫‪Lafızlar ikiye ayrılır.‬‬
‫اﻹ ْﻋﺮ ِ‬
‫ﻟَ َـﻬﺎ َﻣ َ ِ ِ‬
‫اب‪.‬‬
‫ـﺤﻞﱞ ﻣ َﻦ ْ َ‬
‫اﻹ ْﻋﺮ ِ‬
‫ِ ِ‬
‫اب‪.‬‬
‫َﻻ َﻣ َ‬
‫ـﺤ ًّﻞ ﻟَ َـﻬﺎ ﻣ َﻦ ْ َ‬
‫)‪İ’râbtan Mahalli Olanlar (İ’râblananlar) (3‬‬
‫)‪İ’râbtan Mahalli Olmayanlar (İ’râblanmayanlar) (4‬‬
‫ﻟَ ْﻔ ِﻈ ﱞﻲ‬
‫ي‬
‫ﺗَـ ْﻘ ِﺪﻳ ِﺮ ﱞ‬
‫ـﺤﻠِّ ﱞﻲ‬
‫َﻣ َ‬
‫َﺟﺎءَ َزﻳْﺪٌ‬
‫ﺟﺎء اﻟْ َﻘ ِ‬
‫ﺎﺿﻲ‬
‫ََ‬
‫◌ُ‬
‫ﺎل اﻟْﻤ ِ‬
‫ﺎل ْاﻷ َْﻣ ِﺮ ‪ 4‬اَﻟْـ ُﺠ َﻤ ُﻞ‬
‫ﺎﺿﻴَﺔٌ ‪ 3‬أَﻓْـ َﻌ ُ‬
‫‪َ 1‬ﺣُﺮ ٌ‬
‫وف ‪ 2‬اَْﻷَﻓْـ َﻌ ُ َ‬
‫‪takdir edilir‬‬
‫َﺟﺎءَ ٰﻫ َﺬا‬
‫‪21‬‬
‫‪126‬‬
Download