Asteroidler

advertisement
Asteroidler, Kuyrukluyıldızlar,
Meteorlar
Kepler Yasaları
1. Yasa:
Tüm gezegenleri eliptik yörüngede Güneş etrafında
dolanmaktadır.
Yasa: Alanlar Yasası
Gezegenleri Güneş’e birleştiren hayali doğru,eşit zamanda
alanlar taramaktadır
2.
3. Yasa:
a3/P2 = sabit
eşit
Kepler’in 1. Yasası
Kepler’in 2. Yasası
Kepler’in Üçüncü Yasası
• Kepler’in üçüncü yasası
(uzaklık)3=(dönem)2
a3 = P2
uzaklık AB ve dönem yıl birimde
alınırsa:.
• Dünya’nın yörüngesinin yarı-büyük eksen
uzunluğus 1 AB ve dönemi 1 yıl olduğuna göre
13=12.
Gezegen Nedir?
• Eski Yunan tarihinde Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve
Satürn için gezegen terimi, “sabit olamayan” veya
“gezgin” olarak tanımlanmıştı. Kopernik devriminden
sonra bu beş gezginin yanına Neptün, Uranüs ve
Plüto da eklendi ve bunlara “gezegen” adı verildi.
• Ancak, Güneş sisteminin dış sınırında yer alan Kuiper
kuşağında çok sayıda Plüto boyutlarında cisim
keşfedilmeye başladıktan sonra (Jewitt ve Luu 1993,
Luu ve Jewitt 2002) Plüto ve benzeri cisimler için
gezegen tanımının yeniden yapılması gerektiği ortaya
çıktı. Buna göre bir cismin gezegen olabilmesi için şu
ölçütleri sağlaması gerekir
Gezegen Nedir?
• bir yıldızın veya çoklu bir yıldız sistemi etrafında dolanmalı
• başka bir gezegenin etrafında dolanmamalıdır
• kendi kütle çekim etkisi altında küresel bir şekil alacak
(yuvarlaklaşacak) kadar kütleye sahip olmalıdır (Minimum
kütlesi 1022 kg olmalıdır, böylelikle astereoid ve kuyruklu
yıldızlar arasında ayrım yapılmış oldu. Maksimum kütlesi 13
MJüp den büyük olmamalıdır, bu limit kütle değeri kabaca
döteryum yakma limitine yakındır)
• yörüngesinin yakın komşuluğunu "temizlemiş" olmalıdır.
• 2006 yılında Plüto cüce gezegenler sınıfına dahil edildiler.
(Yeraltı Dünyası Tanrısı)
1930 yılında Neptündeki tedirginlik
sonucu hesap ile bulunmuştur.
Uydusu Charon ile bir çift gezegen
gibi görülmektedir. Yörüngesi bir
gezegenden çok, kuyrukluyıldıza
benzemektedir.
Güneş etrafında 248 yılda
dolanırken kendi etrafında 6 gün
içinde dönmektedir.
Cüce Gezegenler’in Özellikleri
Cüce Gezegen Adayları
Bode Yasası
•Gezegenlerin Güneş’e olan uzaklıkları için
basit bir yöntem
N 4
RN 
AB
10
burada Merkür, Venüs, Dünya, Mars vd için
sırasıyla N=0, 3, 6, 12, 24…
Gezegen
N
Bode Yasası
Merkür
0
(0+4)/10 = 0.4 AB
0.39 AB
Venüs
3
(3+4)/10 = 0.7 AB
0.72 AB
Dünya
6
(6+4)/10 = 1.0 AB
1.00 AB
Mars
12
(12+4)/10 = 1.6 AB
1.52 AB
Ceres
24
(24+4)/10 = 2.8 AB
2.88 AB
Jüpiter
48
(48+4)/10 = 5.2 AB
5.2 AB
Satürn
96
(96+4)/10 = 10.0 AB
9.5 AB
Uranüs
192
(192+4)/10 = 19.6 AB
19.2 AB
Neptün
?
Pluto
384
?
(384+4)/10 = 38.8 AB
Gerçek Değer
30.1 AB
39.5 AB
Asteroidler
1781 yılında Herschel’in Uranüs’ü keşfetmesinden sonra çok sayıda araştırmacı
Güneş sistemimizde henüz keşfedilmemiş gezegenlerin var olabileceği
konusunda kuşku duymaya başlamıştır.
18. yüzyıl sonlarında astronomların elinde, gezegen yörüngelerinin yarıçaplarını
Güneş’ten olan uzaklık sıralarına bağlayan basit bir kural vardı,
Titius-Bode kuralı:
a n  0 .3  2  0 .4
n
Merkür
n=-
Venüs
n=0
an (AB)
0.40
0.70
1.00
Gerçek
değer (AB)
0.39
0.72
1.00
Yer
n=1
(n=- Merkür, 0 Venüs, 1 Yer, ...)
?
Jüpiter
n=4
Satürn
n=5
Uranüs
n=6
1.60
2.80
5.20
10.00
19.60
1.52
?
5.20
9.27
19.19
Mars
n=2
n=3
Mars ve Jüpiter arasında bir gezegen daha olmalıydı !!
Asteroidler
Tüm gezegenlerin yörüngelerinin ekliptik düzleminde olduğu gerçeğinden
hareketle Mars ve Jüpiter yörüngeleri arasında yer alması olası Güneş sistemi
üyesi için sistematik gözlemler başladı.
1 Ocak 1801
Giuseppe Piazzi CERES’i keşfetti.
Yörünge dönemi: P = 4.6 yıl
Güneş’e uzaklığı: a = 2.77 AB
Çapı: D = 918 km
HAYAL KIRIKLIĞI: Çok küçük olan bu cisim beklentileri açıklamaya yetmedi.
28 Mart 1802
1 Eylül 1804
29 Mart 1807
Heinrich Olbers
PALLAS
Karl L. Harding
JUNO
Heinrich Olbers
VESTA
P = 4.6 yıl
a = 2.77 AB
D = 918 km
P = 4.4 yıl
a = 2.50 AB
D = 240 km
P = 3.6 yıl
a = 2.36 AB
D = 550 km
Asteroidler
Uzay araçları ile Güneş sistemi üyelerinin yakından incelenmesine başlanmadan önce asteroidler
hakkındaki bilgi çok kısıtlıydı. Küçük boyutları ve bize olan uzaklıkları, Yer’deki en büyük
teleskoplarla bile detaylı incelenmelerine engeldi.
Sistemimizin oluşumu sırasında, gelişimlerini belirli bir noktaya kadar tamamlayabilen ancak bir
gezegenin parçası olamayan artıklardır. Dolayısıyla, Güneş sistemimizin iç bölgelerinin oluşum
teorileri hakkında çok önemli ip uçları sunarlar.
Gaspra
18 × 10 × 9 km
Ida
54 × 24 × 15 km
Mathilde 13 × 13 × 33 km
Dactyl
GALILEO 1991
Braille 0.6 × 0.6 × 2.2 km
Eros
GALILEO 1993
13 × 13 × 33 km
NEAR-SHOEMAKER 1997
D = 1.5 km
HAYABUSA 2005
Annefrank
6.6 × 5.0 × 3.4 km
NEAR-SHOEMAKER 2001
DEEP SPACE-1 1999
STARDUST 2002
Itokawa
0.5 × 0.3 × 0.2 km
Asteroidler
• Asteroidler, Güneş sistemiyle birlikte oluşmuş
kaya, demir ya da başka elementlerden oluşmuş
kütlelerdir. Bunlara genelde küçük gezegenler de
denir.
• Bu asteroidler Mars ve Jüpiter’in yörüngeleri
arasında "Asteroid Kuşağı" adı verilen bir bölge
üzerinde bulunuyorlar. Bu kuşak Yer Güneş
uzaklığından 2.7 kez daha uzakta yer alıyor. Arada
bir içlerinden bazıları çarpışma, kütleçekim
etkileri, hatta yalnızca Güneş rüzgârının etkisiyle
Dünya yakanılarına sokuluyorlar.
• Bunlardan en büyüğü 700km çapıyla “CERES” dir.
• Ayrıca Kuiper Kuşağı olarak bilinen bölgede de irili
ufaklı milyonlarca asteroid vardır.
Asteroidler
Bu bölgede bulunan
milyonlarca asteroitten
çapı 1 km’den büyük olan
asteroitlerin sayısı 1.1 –
1.9 milyon arasındadır.
Asteroitler
Asteroitler yapılarına göre farklı yoğunluklara sahip olabilirler.
Buz – kaya karışımı bir bileşime sahip olan asteroitler 1.5 – 3 gr/cm3, metal –
kaya karışımı olanlar 3 – 7 gr/cm3, tamamen metalik yapıda (demir – nikel)
olanlar ise 7 – 8 gr/cm3 yoğunluktadırlar.
Demir – Nikel bileşimli
Kayalık bileşimli
Asteroidler
• Dünya için tehdit oluşturacak kadar yakın geçiş yapan
asteroidlere,”potansiyel tehlikeli asteroidler” denir.
• Yani Dünya’ya 0.05 AB (1 AB=150 milyon km) den daha fazla
yaklaşamayan ve çapları 150 m den büyük olan asteroidlerdir.
• Çapı 1m’den büyük 60 m’den küçük olan asteroidler Dünya
yüzeyine ulaşamazlar.
• Gerçekte bunlar da çok ciddi tehdit oluşturuyorlar. Çünkü
1908'de Sibirya'ya düşen 100 m çaplı bir kuyrukluyıldız parçası
da 2000 km lik bir ormanlık alanı yerle bir etmişti.
• Günümüzde New York, İstanbul ya da Mexico City'ye düşecek
yalnızca 100 m çaplı bir göktaşı bile binlerce kilometrelik alanı
yerle bir edip on milyondan fazla insanın ölümüne yol açabilir.
NEA’lar
•
Bizim için önemli olanlar ise Dünya'ya
yakın veya Dünya yörüngesini kesen
yörüngelerde dolanan asteroitlerdir.
•
Bu cisimlerin, yörüngeleri üzerindeki
hareketleri sırasında Dünya’ya çok
yaklaşarak çekim etkisine kapılmaları
ve sonuçta Dünya’ya çarpma
tehlikeleri bulunmaktadır.
•
Bu asteroitler, “Dünya'ya Yakın
Asteroitler” ya da orijinaliyle "NearEarth Asteroids“ (NEA) şeklinde
adlandırılırlar.
•
NEA’ların bilinen sayısı 1000 civarındadır. Ancak henüz keşfedilmemiş onbinlercesinin
daha olduğu tahmin edilmektedir.
•
Yapılan hesaplamalar, Dünya’ya çarpması durumunda küresel bir felakete yol açabilecek
büyüklükteki NEA’ların sayısının 2.000 civarında olduğunu göstermektedir.
NEA’lar
Bir asteroitin Dünya'ya en yakın
geçişi 2004 yılında gerçekleşmiş, 30
metre çapındaki 2004FH, Dünya‘ya
43.000 kilometre kadar yaklaşmış,
deyim yerindeyse sıyırıp geçmiştir.
Çarpma Tehlikesi Bulunan NEA’lar
• Son zamanlarda bize en
çok yaklaşan asteroit:
– 2012 TC4 (Yaklaşma tarihi:
12 Ekim 1996)
• Büyüklüğü: 17 metre (yaklaşık
bir ev büyüklüğünde)
• Ay’ın 4’te 1 uzaklığı kadar
(95.000 km) bize yaklaşmıştır.
• Hızı: 45.000 km/saat
Çarpma Tehlikesi Bulunan NEA’lar
• Yakınımızdan geçen en
yakın tarihli asteroitler:
– 2012 DA14 (Yaklaşma
tarihi: 15 Şubat 2013)
– 2013 HT25 (Yaklaşma
tarihi: 18 Nisan 2013)
Çarpma Tehlikesi Bulunan NEA’lar
• En tehlikeli cisim:
– 99942 Apophis (Yaklaşma
tarihi: 13 Nisan 2029)
• Büyüklüğü: 600 metre
• Ay’ın 10’da 1 uzaklığı kadar
(40.000 km) bize
yaklaşacaktır.
• Hızı: 45.000 km/saat
• Bununla beraber 2041,
2047, 2048 yıllarında da
yakın geçişler olacaktır.
Kuyrukluyıldızlar
Kaya parçaları ve toz taneciklerinin, su,
karbondioksit ve metan buzları ile
birarada durduğu bu cisimlere, Güneş
sisteminin “Kirli kartopları” da denir.
Kuyrukluyıldızlar
Jan H. Oort
1900-1992
Gerard Kuiper
1905-1973
Oort
Bulutu
Kuiper
Kuşağı
- Güneş’ten 30 – 55 AB
- Güneş sistemini disk şeklinde saran
- Kısa dönemli kuyruklu yıldızlar
- Güneş’ten 50 000 – 100 000 AB
- Güneş sistemini küresel saran
- Çok uzun dönemli kuyruklu yıldızlar
Güneş sistemimizi oluşturan devasa bulutsudan geriye kalan
buzlu ve kayalık kalıntılar
Genelde 5-10 km çaplarındadır
Kuyrukluyıldızlar zaman zaman çekim
etkileri sonucu yeni bir yörüngeye
girerler ve Güneş’e doğru yaklaşırlar.
Basık yörüngeleri boyunca Güneş’e
yaklaştıkca, bu cisimlerin üst tabakaları
Güneş’in ışınım basıncı ile buharlaşır ve
Güneş’e bakan yönün aksi tarafında bir
kuyruk oluşur.
Hatta
büyük
gezegenlerin
birinin
yerçekimi etkileriyle yörüngesi yeniden
değişebilir ve gezegenler sistemi içinde
kalabilir.
Kuyrukluyıldızlar
hareketleri
kolayca
değiştirilebildiğinden yörüngeleri çeşit çeşit
elipsler halindedir.
Bu nedenle bir kuyrukluyıldızın dünyanın
yörüngesi ile kesişme ve dünyaya çarpma
olasılığı, yıldızlararası uzaydan gelecek iri
bir cismin çarpma olasılığından çok daha
fazladır.
Kuyrukluyıldızlar
Kuyrukluyıldızlar
• Kuyrukluyıldızlar koma(saç),
çekirdek ve kuyruk olmak
üzere 3 kısımdan oluşurlar.
• Kuyrukluyıldız çekirdeklerin
çoğu
5
ila
10
km
çaplarındadır.
Kuyrukluyıldızlar için iki ana
depo vardır
– Kuiper Kuşağı
– Oort Bulutu
Kuyrukluyıldızlar
Kuiper Kuşağı Kuyrukluyıldızlar
• Neptün yörüngesinden dışarıya 30 000 AB
kadar olan bir bölge
• Plüton’un kendisi de aslında Kuiper
Kuşağı’ndan bir parça olabilir.
• Kısa dönemli
kuyrukluyıldızlar...
Oort Bulutu Kuyrukluyıldızlar
• Uzun dönemli
kuyrukluyıldızlar...
• Güneş Sistemi’den 40.000100.000 AB uzaklıkta
• 100 milyon ile 1 trilyon
kuyrukluyıldız bulunmaktadır.
- Dev gezegenler bunları
etkileyerek konumlarını bozabilir
- Yakın yıldızların tedirginliği ile
içeri doğru itilirler
AB
Oort Bulutu: Güneş’ten 50,000 ila 100,000 AB uzaklığında bulunan ve kuyrukluyıldızlar
içeren bir küsel bölgedir. Güneş ile Plüto uzaklığı bir birim kabul edersek Güneş’ten
2000 birim ötede bulunur. Veya neredeyse 1 ışık yılı uzaklığındadır. Bu da en Güneş’e en
yakın yıldız olan Proxima Centauri’nin uzaklığının dörte biri kadardır.
Oort bulutu, 5 milyar yıl önce çökerek Güneş ve 5 gezegenini oluşturulan bulutsudan
arta kalan artıklar olduğu düşünülmektedir.
Kuyukluyıldızların Yapısı
• Çekirdek
• Saç
Baş kısmı
• Hidrojen Zarfı
• Kuyruk
Toz Kuyruk
İyon Kuyruğu
Kuyrukluyıldızın Yapısı
Çekirdek: Çoğunlukla buz ve gaz ile bir miktar toz
ve diğer parçalardan oluşmuş, diğer bölümlere
göre daha katı
Taç: Su, karbondioksit ve diğer nötr gazlardan
oluşmuş yoğun bulut
Hidrojen bulutu/zarf: Nötr hidrojenden oluşmuş
çok büyük (milyon km yarıçapında) fakat çok
seyrek zarf
Toz kuyruğu: Çekirdekten ayrılan gazlar
tarafından itilen duman (bulut) biçimli tozlardan
oluşmuş 10 milyon km uzunlıktadır ve ky ın çıplak
gözle görülen kısmıdır
İyon (gaz) kuyruğu: Yüz milyon km lerce
uzunlukta, plazma ve ışın demetinden oluşmuş,
güneş rüzgarından etkilenerek yönlenmiş kuyruk.
Bileşimi
Kuyrukluyıldızlar “kirli kartopu” olarak
tanımlanabilir
Çoğunlukla C, H, O, N atomları içerirler
– Su (H2O), metan (CH4), karbon dioksit
(CO2), amonyum (NH3)
– Ek olarak demir
Kuyruklu Yıldızlar
iyon
kuyruk
yörünge
doğrultusu
toz
kuyruk
Güneş
doğrultusu
Kuyruklu yıldızlarda izlenen çift kuyruklu yapı dikkat çekicidir.
Güneş’in ısısı ile buharlaşan su, CO2 ve metan buzu, Güneş’in yoğun UV ışınımı ile elektrik yüklü
hale gelir (iyonlaşır). Gaz formundaki bu materyal Güneş rüzgarını ve Güneş’in manyetik alan
çizgilerini takip edecek şekilde biçimlenir ve “iyon kuyruk” adını alır. Biçimi doğrusaldır ve
doğrudan güneş yönünde uzanır.
Serbest kalan toz tanecikleri ise, Güneş rüzgarı ve manyetik alandan çok etkilenmezler ve kuyruklu
yıldızın yörüngesi boyunca uzanan “toz kuyruk” yapısını oluştururlar. Bu nedenle toz kuyruk
eğrisel biçimdedir.
Çekirdek...
•
•
•
•
Katı yapıda...
Toz ve buz...
Birkaç km çapında...
Güneş’e yaklaştığında güneş radyasyonlarıyla
ısınır...
• Buzlu yapılar süblimleşerek toz kalıntıları
bırakır...
Saç...
•
•
•
•
•
Gaz yapıda...
Kuyrukluyıldızın atmosferi gibidir...
Çekirdeği sarar...
Güneş’e yaklaştıkça belirir...
Çapı 20.000 km’ye varabilir...
Kuyruklar...
Toz Kuyruk
İyon (Gaz) Kuyruk
- Toz parçacıkları...
- Beyaz renkli
- Eğimli
- İyonlaşmış gaz
molekülleri...
- Mavi-Yeşil-Kırmızı
- Düz
Kuyruklar...
• Yönelim; Güneş’ten dışa doğru...
Yörünge...
• Dönemine bağlı olarak
– Parabol (kısa dönemli)
– Hiperbol (uzun dönemli)
e > 0,9
e > 1,0
• Yarıbüyük eksen uzunluğu (a) ve
Dışmerkezliği (e) oldukça büyük...
Sun
a
Kuyrukluyıldız
yörüngeleri
gezegenlerin
etkisi nedeni
ile değişebilir.
• Kuyrukluyıldızın yazgısı nedir?
• Güneş’e veya bir gezegene çarpabilir.
– Jüpiter’e çarpan Shoemaker-Levy 9 gibi
• LINEAR gibi patlayarak küçük parçalara
ayrılabilir.
• Güneş sisteminin dışına fırlatılabilir.
• Daha küçük bir yörüngeye oturabilir.
– Birkaç yakın geçişten sonra güneş rüzgarı
etkisiyle ergeç “yanarak” yok olur.
Shoemaker-Levy 9
Jüpiter’in çekimi yüzünden 1992 de
parçalandı. Parçaların tümü, 1994
yazında gezegenin karanlık yüzüne
düştü.
Kuyruklu Yıldızlar
SHOEMAKER-LEVY 9 KUYRUKLU YILDIZI
İki amatör astronom tarafından 24 Mart 1993’de keşfedildi
Haziran 1992’de Jüpiter yakın geçişi sırasında,
gezegenin çekim etkisi ile 22 ayrı
parçaya ayrıldığı anlaşıldı
Güneş etrafındaki yörüngelerini
tamamlayan parçalar
Jüpiter’in yanından geçerken
çekimine kapılıp
16-22 Temmuz 1994’de
Gezegene düştü.
Düşen parçaların bıraktığı izler haftalarca izlendi.
Çarpma anında oluşan ateş toplarının bilimsel gözlemlerinden Jüpiter
atmosferinin özellikleri hakkında önemli bilgiler elde edildi.
Kuyrukluyıldızlar: HALLEY
HALLEY KUYRUKLU YILDIZI
GIOTTO ile
görüntülenen
çekirdeği
GIOTTO
uzay aracı
HALLEY
1986
GIOTTO
gözlemlerine
göre modeli
GIOTTO ile
alınan tayfı
Göreli
yeğinlik
Edmund
HALLEY
HALLEY’in
yörüngesi
Dalgaboyu [mm]
Kuyruklu Yıldızlar
TEMPEL-1 KUYRUKLU YILDIZI
4 Temmuz 2005 tarihinde DEEP IMPACT uzay aracından
bırakılan bir “ÇARPIŞMA SONDASI” ile bombalandı.
Göreli yeğinlik
Deep Impact HRI-IR Tayfçekeri
Dalgaboyu [mm]
Hyakutake
Hale-Bopp
Küçük cisimlerin karşılaştırılması
Özellik
___ Asteroidler
_Kuyrukluyıldızlar
Yörünge
biçimi
Dairesel ve
eliptik
Boyut
0.5kaya
km ile
625 km
Çekirdekleri
1 ile 10 km
Demirveya
veya
Demir
kayakaya
Keşfeden
tarafından
Buzvevekaya
kaya
Buz
Bileşimleri
Bileşimleri
Bileşimleri
İsimlendirme ?
Demir veya
Oldukça
eliptik
Buz ve kaya
Daha sonradan
Meteorlar (Göktaşları)
Asterodiler arası çarpışmalarda veya
Kuyruklu yıldız geçişlerinde serbest kalan küçük parçalar
100mm ile 10m arasında
boyutlara sahip genel olarak
siliyum ve metal içerikli toz
veya kayalar
Meteorlar (Göktaşları)
Büyük hızlarla Yer
atmosferine
girdiklerinde sürtünme
etkisi ile yanmaya
başlarlar ve bir kaç
saniye süreli ışıklı
bir iz bırakırlar.
Meteor Nedir?
• Meteor; Güneş Sistemi’ndeki cisimlerin Dünya
atmosferine düşmesiyle, yüksek hızlarda, hava
ile sürtünme sonucu akkor haline gelerek,
gece yer yüzünden kısa süreli bir ışık çizgisi
şeklinde görülmesine verilen isimdir. Halk
arasında 'kayan yıldız', 'yıldız kayması' ve
benzeri sözcüklerle ifade edilir.
Yıldız Kayması Nasıl Oluşur ?
• Güneş çevresinde değişik yörüngelerde dolanan irili ufaklı her
türlü kaya parçasına göktaşı denir. Kuyrukluyıldızlar
yörüngelerinde dolaşırken tamamen parçalandıklarında geriye
kalan katı küçük çekirdek parçaları bırakırlar.
• Bunların boyutları 10 km çaplı kaya parçalarından, 1 mikron
büyüklüğündeki toz parçacıklarına kadar değişir.
• Eğer uzayda bol miktarda bulunan bu göktaşlarının
yörüngeleri Dünya'mızın yörüngesi ile kesişirse, göktaşı büyük
bir hızla (42-72 km/sn) atmosfere girer. Bu sırada meydana
gelen sürtünme ile göktaşı ısınır, yanar ve ışık saçmaya başlar.
Halk dilinde bu olaya yıldız kaydı denir.
Meteorlar (Göktaşları)
1 günde Yer atmosferine giren bu türden cisim miktarı
300 TON !
Büyük bir çoğunluğu Yer atmosferinde buharlaşırken, nariden büyük kütleli olanları
yeryüzüne kadar ulaşabiliyor
Berringer krateri – Arizona, ABD
Tswaing krateri – Pretoria, G. Afrika Cum.
Ancak bazıları atmosferde tamamen
buharlaşmadan yeryüzüne ulaşabilmektedir.
Yeryüzüne ulaşan “meteorit” genellikle bir toz
zerresi kadar veya bir çakıl taşından biraz daha
büyüktür.
AĞRI’daki Meteor Krateri
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki dev krater, 120 yıl önce
bir göktaşı düşmesi sonucu oluşmuş. 35 metre genişliğe
ve 60 metre derinliğe sahip bu çukurun her yıl 10 bine
yakın ziyaretçisi oluyor. Ancak meteor çukuru doğal
koşullar nedeniyle içine toprak dolarak giderek ilgi çekici
görüntüsünden uzaklaşıyor.
Yeryüzündeki Kraterler
Manicouagan Sarnıcı
200 milyon yıl
70 km çapında
Dünyadaki En Büyük Meteorit
• Dünya’daki en büyük
meteor: Hoba
• 1920’de Namibia’da
bulundu. Yaklaşık 80 000 yıl
önce Dünya’ya çarptığı
düşünülüyor.
 50 tondan ağır ve 9 m3
hacminde.
 Meteorun yaşı 200 ila
400 milyon yıl arasında.
Arizona Meteor Krateri
–1600 m genişlik
–50 bin yıl evvel
–50 metrelik bir meteoroid
Meteorların Özellikleri
 Renk: Meteor(akanyıldız)un rengi,
meteoridin yapısında içerdiği
elementleri tanımak açısından
önemlidir.
 İz:İzlerin kalıcılığı birkaç saniye ve
birkaç dakika kadar değişir.
 Palaklık: Meteorun büyüklüğü ile
doğru orantılıdır.
 Hız: Atmosfere girdikten sonra
yüksek artış gösterir.
(42-72km/saat)
RENK
ELEMENT
Turuncu – Sarı
Sodyum
Sarı
Demir
Mavi – Yeşil
Magnezyum
Mor
Kalsiyum
Kırmızı
Silikon
Meteoroidlerin yaşları 1-4 milyar yıldır. Yani Güneş Sistemi
ile aynı yaştadırlar. Bu durumda yeryüzüne düşen
meteoritlerin incelenmesi bize Güneş Sistemi’nin başlangıcı
hakkında ipuçları verebilir.
Meteor Yağmuru Nedir?
• Kuyrukluyıldızlar Güneş’in
yanından geçerek
buharlaşırlar ve geride
zerrecikler bırakırlar.
• Bu parçalar kuyrukluyıldızın
yörüngesinde kocaman
halkalar oluştururlar.
• Dünya ne zaman bu
halkaların içinden geçecek
olsa bir meteor yağmuruna
tutulur.
Meteor Yağmuru Nedir?
•
•
•
Halk arasında 'yıldız kayması' diye bilinen bu
olayın, aslında bu zerreciklerin son derece
yüksek hızlarla (10 – 70 km/sn yani ~150000
km/saat) Dünya atmosferine girerek sürtünme
sonucu yanmasıyla oluşur.
Yer'den yaklaşık 120 km yukarıda ışık saçmaya
başlayan bu göktaşlarının çoğu 60 km yukarıda
Yer yüzeyine inmeden yanıp biter.
Bunlar yıldızlarla bir ilgisi yoktur.
Örnek bir Meteor Yağmuru Şekli
•
•
Dünya her yıl yoğunlu aynı olan bir meteor tabakasından geçer ve her yıl meteor
yağmurları dünyadan gözlenebilir.
Ne kadar yoğun bir bölgenin içinden geçersek meteor yağmurları da o derece
görkemli olur.
Canlandırma
Meteor Yağmuru
Meteor Yağmurlarının Merkezi
Meteor yağmurlarının gökyüzünde oluşturduğu izi ters
yöne doğru devam ettirdiğimizde, tümü de bir noktadan
geliyormuş gibi görülür.
Perseid Meteor Yağmuru
Leonid Meteor Yağmuru
(2002)
Kuadrintler (2004)
Geminidler (2004)
En belirgin Meteor Yağmurları
Merkezinin
Saatteki sayısı
Sağ Açıklığı
Dik Açıklığı
30
15sa24dk
50o
Neden olan
kuyrukluyıldız
2003 EH1
İsim
Tarih
Kuadrantidler
2-4 Ocak
Liridler
20-22 Nisan
8
18sa04dk
33o
1861 I
h Aquaridler
2-7 Mayıs
10
22sa24dk
0o
Halley
d Aquaridler 26-31 Temmuz
15
22sa36dk
10o
Perseidler
10-14 Ağustos
40
03sa04dk
58o
Swift-Tuttle
Orionidler
18-23 Ekim
15
06sa20dk
15o
Halley?
Tauridler
1-7 Kasım
8
03sa40dk
17o
Encke
Leonidler
14-19 Kasım
6
10sa12dk
22o
1866 I Temp
Geminidler
10-13 Aralık
50
07sa28dk
32o
Phaethon
Göktaşı Yıkımları
Yerküre yüzeyini ne kadar etkilerler?
– Mikrometre (mm nin binde biri) boyutundaki
parçalar Yer’e “süzülerek” iner
– Milimetre boyutundaki cisimler mezosferde
(60-80 km yükseklikte) yanarlar (akanyıldız)
– Santimetre boyutundakiler ateş topu olarak
yanar yok olurlar
– Metre boyutundaki cisimler yeryüzüne
çarparlar
Tunguska Olayı
– 1908 de
– Bir asteroid atmosferimizde parçalandı
– 30 km boyunca tüm ağaçları yıktı
Tunguska göktaşı yere çarpmadan önce patladığı için yer yüzeyinde bir krater
oluşturmamış, ancak irili ufaklı binlerce meteorit parçası yüzlerce km2 lik bir
alana saçılmıştır. 0.5 megaton TNT’ye eşdeğer enerjiye sahip patlamanın
şiddetiyle 2000 km2 lik bir alandaki tüm bitki örtüsü yokolmuştur.
Tunguska göktaşının atmosferde yanmasıyla meydana gelen ateş topu, gündüz
olmasına rağmen 500 kilometre uzaktan bile görülebilmiş ve patlamanın sesi
1000 kilometre uzaklıktan duyulabilmiştir.
Morasko (Polonya’da) adlı
göktaşı ve açmış olduğu krater
www.vikipedi.com
Dünya’ya Çarpan Gök Cisimleri
• Arizona’daki meteor krateri
– 50.000 yıl önce
– Demir ve nikelden oluşan 40 –
45 m çapında bir asteroit (8
gr/cm3 )
– 45 lik açıyla
– Krater Çapı: 1200 m
– Krater Derinliği: 250 m
– > 3 megaton TNT
– 5 şiddetinde deprem
– 10 km uzaklıkta bile 80 dB ses
– Küçük bir şehri yoketme
potansiyeli
Dünya’ya Çarpan Gök Cisimleri
• Arizona’daki meteor krateri
– 50.000 yıl önce
– Demir ve nikelden oluşan 40 –
45 m çapında bir asteroit (8
gr/cm3 )
– 45 lik açıyla
– Krater Çapı: 1200 m
– Krater Derinliği: 250 m
– > 3 megaton TNT
– 5 şiddetinde deprem
– 10 km uzaklıkta bile 80 dB ses
– Küçük bir şehri yoketme
potansiyeli
Bazı Kraterler
Wolfe Creek Krateri
300.000 yıl yaşında
1.2 km çapında
Barringer Krateri
50.000 yıl yaşında
1.4 km çapında
Pingualuit Krateri
1.4 milyon yıl yaşında
3.4 km çapında
Manicouagan Krateri
200 milyon yıl yaşında
70 km çapında
•
•
•
•
•
•
•
65 milyon yıl önce
Göktaşının çapı: 17 km
100 milyon megaton TNT’ye
eşdeğer enerji
Krater 300 km çapında
Mega tsunamiler
Güneş ışığının yere ulaşamaması
Pekçok bitki ve hayvan türünün yok
olması
Dünya’ya göktaşlarının hangi sıklıkta çarptıklarını ve bu
çarpışmaların olası etkilerini incelemek gerekirse...
Göktaşının
Çapı
≤ 10 m
25 - 50 m
50 - 100 m
Çarpışma
Periyodu
Çarpışmanın Sonuçları
sürekli
Kuyrukluyıldız çekirdekleri ve kayalık asteroidler
atmosferde parçalanır. Ancak büyük ve yoğun demir
asteroidler (~%2-3) yere ulaşabilir ve küçük kraterler
oluşturabilirler. Yerleşim yerine düşmeleri halinde
yerel olarak hasar meydana getirirler.
100 - 500 yıl
Kayalık asteroidler atmosferde parçalanır ve ancak
büyük parçalar yeryüzüne ulaşabilir. Kuyrukluyıldızlar
ise Tunguska benzeri patlama meydana getirebilirler.
Demir asteroidler ise tek parça halinde yere ulaşarak
birkaç yüz metreden bir kilometereye varan kraterler
oluştururlar (Arizona’daki Meteor Krateri gibi). Bu tür
bir çarpışma, bir kasabayı veya küçük bir şehri
tamamen yıkabilir.
500 - 2.500 yıl
Kayalık asteroidler ve kuyrukluyıldız çekirdekleri
atmosferde yanarak Tunguska benzeri patlama
meydana getirirler. Demir asteroidler ise yere düşerek
10 ila 100 megaton TNT’ye eşdeğer enerjili patlama
meydana getirirler. Oluşan kraterin çapı 1 - 2
kilometreyi bulabilir. Çarpışma sonucu Richter
ölçeğine göre 5 ila 6 arasında büyüklükte sarsıntı
meydana gelir. Böyle bir göktaşı büyük bir şehre hasar
verebilir. Göktaşının okyanusa düşmesi halindeyse
tsunami meydana gelebilir.
Göktaşının
Çapı
100 - 250 m
250 – 500 m
Çarpışma
Periyodu
Çarpışmanın Sonuçları
2.500 – 10.000 yıl
Kuyrukluyıldız çekirdekleri Tunguska benzeri ama
ondan çok daha güçlü patlamalar meydana getirirken
kayalık ve demir asteroidler yeryüzüne ulaşarak 100 ila
1.000 megaton TNT’ye eşdeğer enerji açığa çıkarırlar.
Oluşan kraterin çapı 2 ila 4 kilometreyi bulurken,
çarpışma nedeniyle oluşan sarsıntının büyüklüğü
Richter ölçeğine göre 6 ila 7 arasındadır. Bu
büyüklükte bir göktaşı bir metropol şehri tamamen
yokedebilir. Göktaşının okyanusa düşmesi halinde ise
güçlü tsunamiler oluşur.
10.000 – 50.000 yıl
Bu büyüklükteki bir göktaşı yapısı ne olursa olsun
yeryüzüne ulaşır. Çarpışma sonucunda 1.000 ila 10.000
megaton TNT’ye eşdeğer enerji açığa çıkar ve
meydana gelen kraterin çapı 10 kilometreye ulaşabilir.
Yüzlerce kilometre uzaklıktan bile duyulabilen
çarpışmanın meydana getirdiği yer sarsıntısının
büyüklüğü Richter ölçeğine göre 7.5 civarındadır. Bu
büyüklükte bir göktaşı küçük bir ülkeyi tamamen
yıkabilir. Okyanusa düşmesi halinde ise oluşacak dev
tsunamiler geniş bir alanda etkili olur..
Göktaşının
Çapı
500 – 1.000 m
1.000 – 2.500 m
Çarpışma
Periyodu
Çarpışmanın Sonuçları
50.000 – 250.000 yıl
Çarpışma sonucunda oluşan kraterin çapı 20
kilometre veya daha fazladır. Ortaya çıkan enerji ise
10.000 ila 100.000 ton megaton TNT’nin çıkaracağı
enerjiye eşdeğerdir. Çarpışmanın sesi ve
oluşturduğu hava akımı binlerce kilometre uzaktan
bile hissedilebilir. Atmosfere yükselen toz bulutu,
iklimi küresel olarak etkileyebilecek büyüklüktedir.
Oluşan sarsıntı ise Richter ölçeği ile 8
büyüklüğündedir ve yeryüzünde görülen en güçlü
jeolojik depremlerle aynı şiddettedir. Böyle bir
göktaşı yüzbinlerce kilometrekarelik alanı haritadan
silebilir. Çarpışmanın okyanusa olması halinde tüm
yarıküreyi etkileyecek dev tsunamiler meydana gelir.
250.000 – 1.000.000
yıl
Bu büyüklükte bir göktaşının yeryüzüne çarpması ile
meydana gelecek kraterin çapı 50 kilometreye
ulaşabilir. Ortaya çıkan enerji ise 100.000 ila
1.000.000 megaton TNT’ye eşdeğerdir. Çarpışmanın
etkisiyle 1.000.000 kilometrekarelik bir alan tamamen
yıkılırken, atmosfere yükselen tozlar, Güneş ışığını
bloke ederek Dünya üzerindeki iklimi uzun süreli
olarak değiştirebilir. Hatta bu çarpışma ile atmosferin
ozon tabakasında büyük hasar meydana gelebilir.
Çarpışmanın meydana getireceği sarsıntı Richter
ölçeğine göre 9 büyüklüğündedir ve kaydedilen en
büyük jeolojik sarsıntıdan daha güçlüdür. Göktaşının
okyanusa düşmesi halinde ise oluşacak olan dev
tsunamiler tüm yeryüzünü etkileyecek güçte olur.
Göktaşının
Çapı
2.500 – 5.000 m
≥ 5.000 m
Çarpışma
Periyodu
Çarpışmanın Sonuçları
1.000.000 –
5.000.000 yıl
Milyonlarca megatonluk TNT’ye eşdeğer enerjinin
ortaya çıkacağı böyle bir çarpışmadan sonra oluşacak
kraterin çapı 100 kilometreyi bulabilir. Bu çaptaki bir
göktaşı Avusturalya kıtası büyüklüğünde bir alandaki
tüm yapıları yerlebir edebilir. Oluşacak sarsıntı Richter
ölçeği ile 9.5 büyüklüğündedir ve çarpışmanın etkisi
tüm Dünya üzerinde hissedilir. Ozon tabakasında
büyük hasar meydana gelir ve yerden yükselen tozlar
iklimi küresel olarak değiştirir. Toz bulutlarının Güneş
ışığını engellemesi ile Dünya’da bir buzul çağı
başlayabilir. Böyle bir küresel felaket sonucunda pek
çok canlı türü yokolabilir.
> 5.000.000 yıl
Bu büyüklükte bir göktaşı çarpması Dünya üzerinde
küresel bir felakete neden olur. Göktaşının çarptığı kıta
tamamen yıkılırken, oluşacak kraterin büyüklüğü
yüzlerce kilometreye ve açığa çıkan enerji yüz
milyonlarca megaton TNT eşdeğerine ulaşabilir.
Kalkan toz bulutları Dünya’nın uzun süreli bir
karanlığa ve buzul çağına girmesine neden olur.
Pekçok bitki ve canlı türü yokolur. Dinozorların
yokolmasına neden olduğu düşünülen 17 km
çapındaki göktaşı buna örnek verilebilir.
1995 yılında Profesör Richard P. Binzel, Dünya’ya göktaşı çarpma olasılıkları ve
verebilecekleri zararlar üzerine bir ölçek yayınlamıştır. Torino ölçeği olarak bilinen
bu değerlendirmeye göre;
Tübitak Bilim ve Teknik’ten alınmıştır
Download