dünya`ya potansiyel olarak çarpma tehlikesi olan gök cisimleri

advertisement
DÜNYA’YA POTANSİYEL
OLARAK ÇARPMA TEHLİKESİ
OLAN GÖK CİSİMLERİ
Bir cisim yaklaşıyor!
•
Biz farkında olmasak da, Dünya’mız
hergün binlerce irili ufaklı göktaşı
tarafından bombardımana
tutulmaktadır.
•
Neyse ki bunların büyük çoğunluğu
atmosfere girdikten hemen sonra
sürtünme nedeniyle yanmakta ve
buharlaşarak yokolmaktadır.
•
Halk arasında “yıldız kayması” olarak
bilinen bu olayı göktaşı yağmuru olarak
gözlemekteyiz.
•
Buna karşılık, göktaşlarının çok azı ise
atmosferde tamamen buharlaşmadan
yeryüzüne ulaşabilmektedir.
•
Ancak yeryüzüne ulaşan “meteorit”
genellikle bir toz zerresi kadar veya bir
çakıl taşından biraz daha büyüktür.
Bu cisimler nereden
gelmektedir?
Güneş Sistemi’nin Oluşumu
Güneş Sistemi’nin Oluşumu
Orion Bulutsusu’ndaki yıldız oluşum bölgeleri:
Bebek yıldızları saran “gezegen öncesi diskler – Propilit’ler”
Güneş Sistemi’nin Oluşumu
•
Güneş sistemimiz, devasa boyutlu
bir gaz ve toz bulutunun kendi
ekseni etrafında dönmeye
başlaması ve şıkışması ile
oluşmuştur.
•
Dönme etkisi ile bulut, dönme
ekseni boyunca basıklaşmış ve
dönme eksenine dik doğrultuda
ise yaygınlaşmıştır.
•
Dönme sonucu basıklaşmanın son
aşamalarında merkezinde daha
yoğun ve sıcak bir bölge
oluşmuştur. Bu yoğun ve sıcak
bölge daha sonra Güneş’imizi
oluşturacak cisim olup “ön-güneş”
adı ile anılır.
Güneş Sistemi’nin Oluşumu
•
Büzülme başlangıcından 10
milyon yıl sonra ön-güneş
bölgesinin iç sıcaklığı birkaç
milyon derece sıcaklığa ulaşır ve
HHe dönüşümünü sağlayan
nükleer yanma başlar. Merkezdeki
sıcak bölge artık bir yıldızdır:
GÜNEŞ
•
Güneş etrafında bazı yoğunlaşma
bölgelerinde kalan parçaların
birleşmesiyle gezegenlerin atası
olan “ön-gezegenler” oluşmaya
başlar.
•
Ön-gezegenler arası çarpışma ve
birleşmelerle bugünkü gezegenler
oluşmuştur.
Güneş Sistemi’nin Oluşumu
Bir Gezegen Eksik!
1781 yılında Herschel’in Uranüs’ü keşfetmesinden sonra çok sayıda araştırmacı
Güneş sistemimizde henüz keşfedilmemiş gezegenlerin var olabileceği
konusunda kuşku duymaya başlamıştır.
18. yüzyıl sonlarında astronomların elinde, gezegen yörüngelerinin yarıçaplarını
Güneş’ten olan uzaklık sıralarına bağlayan basit bir kural vardı,
Titius-Bode kuralı:
a n  0.3  2n  0.4
Merkür
n=-
Venüs
n=0
a n (AB)
0.40
0.70
1.00
Gerçek
değer (AB)
0.39
0.72
1.00
Yer
n=1
(n=- Merkür, 0 Venüs, 1 Yer, ...)
?
Jüpiter
n=4
Satürn
n=5
Uranüs
n=6
1.60
2.80
5.20
10.00
19.60
1.52
?
5.20
9.27
19.19
Mars
n=2
n=3
Mars ve Jüpiter arasında bir gezegen daha olmalıydı!!
Bir gezegen var ama...
Tüm gezegenlerin yörüngelerinin ekliptik düzleminde olduğu gerçeğinden
hareketle Mars ve Jüpiter yörüngeleri arasında yer alması olası Güneş sistemi
üyesi için sistematik gözlemler başladı.
1 Ocak 1801
Giuseppe Piazzi CERES’i keşfetti.
Yörünge dönemi: P = 4.6 yıl
Güneş’e uzaklığı: a = 2.77 AB
Çapı: D = 918 km
HAYAL KIRIKLIĞI: Çok küçük olan bu cisim beklentileri açıklamaya yetmedi.
28 Mart 1802
1 Eylül 1804
29 Mart 1807
Heinrich Olbers
PALLAS
Karl L. Harding
JUNO
Heinrich Olbers
VESTA
P = 4.6 yıl
a = 2.77 AB
D = 544 km
P = 4.4 yıl
a = 2.50 AB
D = 240 km
P = 3.6 yıl
a = 2.36 AB
D = 550 km
Asteroitler
Bu bölgede bulunan
milyonlarca asteroitten
çapı 1 km’den büyük olan
asteroitlerin sayısı 1.1 –
1.9 milyon arasındadır.
Braille 0.6 × 0.6 × 2.2 km
Asteroitler
Annefrank
6.6 × 5.0 × 3.4 km
DEEP SPACE-1 1999
Ida
STARDUST 2002
Gaspra
54 × 24 × 15 km
18 × 10 × 9 km
Dactyl
GALILEO 1993
Eros
GALILEO 1991
D = 1.5 km
13 × 13 × 33 km
HAYABUSA 2005
Mathilde 13 × 13 × 33 km
NEAR-SHOEMAKER 2001
NEAR-SHOEMAKER 1997
Itokawa
0.5 × 0.3 × 0.2 km
Asteroitler
Asteroitler yapılarına göre farklı yoğunluklara sahip olabilirler.
Buz – kaya karışımı bir bileşime sahip olan asteroitler 1.5 – 3 gr/cm3, metal –
kaya karışımı olanlar 3 – 7 gr/cm3, tamamen metalik yapıda (demir – nikel)
olanlar ise 7 – 8 gr/cm3 yoğunluktadırlar.
Demir – Nikel bileşimli
Kayalık bileşimli
NEA’lar
•
Bizim için önemli olanlar ise
Dünya'ya yakın veya Dünya
yörüngesini kesen yörüngelerde
dolanan asteroitlerdir.
•
Bu cisimlerin, yörüngeleri
üzerindeki hareketleri sırasında
Dünya’ya çok yaklaşarak çekim
etkisine kapılmaları ve sonuçta
Dünya’ya çarpma tehlikeleri
bulunmaktadır.
•
Bu asteroitler, “Dünya'ya Yakın
Asteroitler” ya da orijinaliyle "NearEarth Asteroids“ (NEA) şeklinde
adlandırılırlar.
•
NEA’ların bilinen sayısı 1000 civarındadır. Ancak henüz keşfedilmemiş onbinlercesinin
daha olduğu tahmin edilmektedir.
•
Yapılan hesaplamalar, Dünya’ya çarpması durumunda küresel bir felakete yol açabilecek
büyüklükteki NEA’ların sayısının 2.000 civarında olduğunu göstermektedir.
NEA’lar
Bir asteroitin Dünya'ya en yakın
geçişi 2004 yılında gerçekleşmiş, 30
metre çapındaki 2004FH, Dünya‘ya
43.000 kilometre kadar yaklaşmış,
deyim yerindeyse sıyırıp geçmiştir.
Çarpma Tehlikesi Bulunan
NEA’lar
• Son zamanlarda bize en
çok yaklaşan asteroit:
– 2012 TC4 (Yaklaşma
tarihi: 12 Ekim 1996)
• Büyüklüğü: 17 metre
(yaklaşık bir ev
büyüklüğünde)
• Ay’ın 4’te 1 uzaklığı kadar
(95.000 km) bize
yaklaşmıştır.
• Hızı: 45.000 km/saat
Çarpma Tehlikesi Bulunan
NEA’lar
• Yakınımızdan geçen
en yakın tarihli
asteroitler:
– 2012 DA14
(Yaklaşma tarihi: 15
Şubat 2013)
– 2013 HT25 (Yaklaşma
tarihi: 18 Nisan 2013)
Çarpma Tehlikesi Bulunan
NEA’lar
• En tehlikeli cisim:
– 99942 Apophis (Yaklaşma
tarihi: 13 Nisan 2029)
• Büyüklüğü: 600 metre
• Ay’ın 10’da 1 uzaklığı kadar
(40.000 km) bize
yaklaşacaktır.
• Hızı: 45.000 km/saat
• Bununla beraber 2041,
2047, 2048 yıllarında da
yakın geçişler olacaktır.
Gerard Kuiper
1905-1973
Jan H. Oort
1900-1992
Kuiper
Kuşağı
Oort
Bulutu
- Güneş’ten 30 – 55 AB
- Güneş sistemini disk şeklinde saran
- Kısa dönemli kuyruklu yıldızlar
- Güneş’ten 50 000 – 100 000 AB
- Güneş sistemini küresel saran
- Çok uzun dönemli kuyruklu yıldızlar
Güneş sistemimizi oluşturan devasa bulutsudan geriye kalan
buzlu ve kayalık kalıntılar
Kuyrukluyıldızlar
Kaya parçaları ve toz taneciklerinin,
su, karbondioksit ve metan buzları ile
birarada durduğu bu cisimlere,
Güneş sisteminin “Kirli kartopları” da
denir.
Kuyrukluyıldızlar: HALLEY
HALLEY KUYRUKLU YILDIZI
GIOTTO ile
görüntülenen
çekirdeği
GIOTTO
uzay aracı
HALLEY
1986
GIOTTO
gözlemlerine
göre modeli
GIOTTO ile
alınan tayfı
Göreli
yeğinlik
Edmund
HALLEY
HALLEY’in
yörüngesi
Dalgaboyu [mm]
Kuyruklu Yıldızlar
SHOEMAKER-LEVY 9 KUYRUKLU YILDIZI
İki amatör astronom tarafından 24 Mart 1993’de keşfedildi
Haziran 1992’de Jüpiter yakın geçişi sırasında,
gezegenin çekim etkisi ile 22 ayrı
parçaya ayrıldığı anlaşıldı
Güneş etrafındaki yörüngelerini
tamamlayan parçalar
Jüpiter’in yanından geçerken
çekimine kapılıp
16-22 Temmuz 1994’de
Gezegene düştü.
Düşen parçaların bıraktığı izler haftalarca izlendi.
Çarpma anında oluşan ateş toplarının bilimsel gözlemlerinden Jüpiter
atmosferinin özellikleri hakkında önemli bilgiler elde edildi.
Kuyrukluyıldızlar
TEMPEL-1 KUYRUKLU YILDIZI
4 Temmuz 2005 tarihinde DEEP IMPACT uzay aracından
bırakılan bir “ÇARPIŞMA SONDASI” ile bombalandı.
Kuyruklu yıldızlar kaya, buz ve tozdan oluşmaktadır.
Göreli yeğinlik
Deep Impact HRI-IR Tayfçekeri
Dalgaboyu [mm]
Dünya’ya Çarpma Tehlikesi Olan
Gök Cisimleri
• Özellikle Mars ve Jüpiter arasına yığılmış
olan ancak tüm Güneş Sistemi’ne göre
yayılmış olan asteroitlerden yere yakın
geçiş yapanlar.
• Kuiper kuşağı ve Oort bulutunda yeralan
kuyruklu yıldızlar ve bu kuyruklu yıldızların
parçaları.
Dünya’ya Çarpan Gök Cisimleri
Dünya üzerindeki krater yapılarının ise neredeyse tamamı, meteorolojik olaylar
ve bitki örtüsünün zamanla bölgeyi kaplaması gibi etkenlerden dolayı zamanla
görülemez hale gelmektedirler.
Bu nedenle ancak çok yakın zamanlarda meydana gelmiş olan çarpışmaların
izlerini görebilmekteyiz.
Dünya’ya Çarpan Gök Cisimleri
• Arizona’daki meteor krateri
– 50.000 yıl önce
– Demir ve nikelden oluşan 40 –
45 m çapında bir asteroit (8
gr/cm3 )
– 45 lik açıyla
– Krater Çapı: 1200 m
– Krater Derinliği: 250 m
– > 3 megaton TNT
– 5 şiddetinde deprem
– 10 km uzaklıkta bile 80 dB ses
– Küçük bir şehri yoketme
potansiyeli
Bir göktaşının çarpması halinde yeryüzüne vereceği zararın, göktaşının yoğunluğu
ile ilişkisi nasıldır?
Demir – Nikel bileşimli
Kayalık bileşimli
Bu ilişkiyi biraz önceki örnekle açıklayabiliriz.
Eğer Arizona’daki Meteor Krateri’ni oluşturan göktaşı metalik değil, kayalık bir
göktaşı olsaydı, tek parça halinde kalamayacak ve yaklaşık olarak 10.000 metre
yükseklikte parçalanarak yeryüzüne küçük parçalar halinde düşecekti.
Bu durumda bir krater oluşmayacak, onun yerine çok sayıda küçük göktaşı birkaç
kilometrekare genişliğindeki bir alanı bombardımana tutacaktı. Bu göktaşı, metalik
göktaşının yapabileceği gibi bir şehri yokedemeyecek, ancak geniş bir alanda
yerel zararlar verebilecekti.
Dünya’ya Çarpan Gök Cisimleri
•
Öte yandan, kaya-buz karışımından oluşan kuyrukluyıldız
çekirdekleri ise atmosferdeki sürtünmeden dolayı
ulaştıkları yüksek sıcaklık nedeniyle yeryüzeyine
ulaşamadan patlayabilirler.
•
Buna örnek olarak 1908 yılında Sibirya'nın Tunguska
bölgesinde büyük bir hızla atmosfere girerek yerden 5 ila
10 km yükseklikte patlayan gökcismini verebiliriz.
•
50 metre çapında olduğu tahmin edilen gökcisminin,
önceleri kayalık bir asteroit olduğu düşünülmüşse de daha
sonradan kaya-buz karışımından oluşan bir kuyrukluyıldız
çekirdeği olduğu anlaşılmıştır.
•
Tunguska göktaşı yere çarpmadan önce patladığı için yer
yüzeyinde bir krater oluşturmamış, ancak irili ufaklı
binlerce meteorit parçası yüzlerce km2 lik bir alana
saçılmıştır. 0.5 megaton TNT’ye eşdeğer enerjiye sahip
patlamanın şiddetiyle 2000 km2 lik bir alandaki tüm bitki
örtüsü yokolmuştur.
•
Tunguska göktaşının atmosferde yanmasıyla meydana
gelen ateş topu, gündüz olmasına rağmen 500 kilometre
uzaktan bile görülebilmiş ve patlamanın sesi 1000
kilometre uzaklıktan duyulabilmiştir.
Dünya’ya Çarpan Gök Cisimleri
•
•
•
•
Dünya’ya düşen göktaşlarının büyük
çoğunluğu 45° veya buna çok yakın
açılarla yere çarparlar. Bu durumda
oluşan krater dairesel şekildedir.
Ancak bunun istisnaları da yok değildir.
1990 yılında Arjantin’de keşfedilen Rio
Cuarto kraterlerinin günümüzden
10.000 yıl önce yere çok küçük bir
açıyla ve parçalar halinde düşen bir
göktaşı tarafından oluşturulduğu
düşünülmektedir.
Küçük çarpma açısı nedeniyle
kraterlerin dairesel değil eliptik
şekilllerde meydana görülmektedir.
Çarpışma sonucunda, en büyüğü
3500 x 700 metre büyüklüğünde olan
bir krater grubu meydana gelmiştir.
Dünya’ya Çarpan Gök Cisimleri
Büyük oranda karbon bileşiklerinden
meydana gelen “carbonaceous chondritic”
türünden meteorlar.
Dünya’ya Çarptığı Bilinen En
Büyük Gök Cismi Nedir?
•
•
•
•
•
•
•
65 milyon yıl önce
Göktaşının çapı: 17 km
100 milyon megaton TNT’ye
eşdeğer enerji
Krater 300 km çapında
Mega tsunamiler
Güneş ışığının yere ulaşamaması
Pekçok bitki ve hayvan türünün yok
olması
Bazı Kraterler
Wolfe Creek Krateri
300.000 yıl yaşında
1.2 km çapında
Barringer Krateri
50.000 yıl yaşında
1.4 km çapında
Pingualuit Krateri
1.4 milyon yıl yaşında
3.4 km çapında
Manicouagan Krateri
200 milyon yıl yaşında
70 km çapında
Küçük Cisimler
Göktaşının
Çapı
≤ 10 m
25 - 50 m
50 - 100 m
Çarpışma
Periyodu
Çarpışmanın Sonuçları
sürekli
Kuyrukluyıldız çekirdekleri ve kayalık asteroitler
atmosferde parçalanır. Ancak büyük ve yoğun demir
asteroitler (~%2-3) yere ulaşabilir ve küçük kraterler
oluşturabilirler. Yerleşim yerine düşmeleri halinde
yerel olarak hasar meydana getirirler.
100 - 500 yıl
Kayalık asteroitler atmosferde parçalanır ve ancak
büyük parçalar yeryüzüne ulaşabilir. Kuyrukluyıldızlar
ise Tunguska benzeri patlama meydana getirebilirler.
Demir asteroitler ise tek parça halinde yere ulaşarak
birkaç yüz metreden bir kilometereye varan kraterler
oluştururlar (Arizona’daki Meteor Krateri gibi). Bu tür
bir çarpışma, bir kasabayı veya küçük bir şehri
tamamen yıkabilir.
500 - 2.500 yıl
Kayalık asteroitler ve kuyrukluyıldız çekirdekleri
atmosferde yanarak Tunguska benzeri patlama
meydana getirirler. Demir asteroitler ise yere düşerek
10 ila 100 megaton TNT’ye eşdeğer enerjili patlama
meydana getirirler. Oluşan kraterin çapı 1 - 2
kilometreyi bulabilir. Çarpışma sonucu Richter
ölçeğine göre 5 ila 6 arasında büyüklükte sarsıntı
meydana gelir. Böyle bir göktaşı büyük bir şehre hasar
verebilir. Göktaşının okyanusa düşmesi halindeyse
tsunami meydana gelebilir.
Göktaşının
Çapı
100 - 250 m
250 – 500 m
Çarpışma
Periyodu
Çarpışmanın Sonuçları
2.500 – 10.000 yıl
Kuyrukluyıldız çekirdekleri Tunguska benzeri ama
ondan çok daha güçlü patlamalar meydana getirirken
kayalık ve demir asteroitler yeryüzüne ulaşarak 100 ila
1.000 megaton TNT’ye eşdeğer enerji açığa çıkarırlar.
Oluşan kraterin çapı 2 ila 4 kilometreyi bulurken,
çarpışma nedeniyle oluşan sarsıntının büyüklüğü
Richter ölçeğine göre 6 ila 7 arasındadır. Bu
büyüklükte bir göktaşı bir metropol şehri tamamen
yokedebilir. Göktaşının okyanusa düşmesi halinde ise
güçlü tsunamiler oluşur.
10.000 – 50.000 yıl
Bu büyüklükteki bir göktaşı yapısı ne olursa olsun
yeryüzüne ulaşır. Çarpışma sonucunda 1.000 ila 10.000
megaton TNT’ye eşdeğer enerji açığa çıkar ve
meydana gelen kraterin çapı 10 kilometreye ulaşabilir.
Yüzlerce kilometre uzaklıktan bile duyulabilen
çarpışmanın meydana getirdiği yer sarsıntısının
büyüklüğü Richter ölçeğine göre 7.5 civarındadır. Bu
büyüklükte bir göktaşı küçük bir ülkeyi tamamen
yıkabilir. Okyanusa düşmesi halinde ise oluşacak dev
tsunamiler geniş bir alanda etkili olur..
Göktaşının
Çapı
500 – 1.000 m
1.000 – 2.500 m
Çarpışma
Periyodu
Çarpışmanın Sonuçları
50.000 – 250.000 yıl
Çarpışma sonucunda oluşan kraterin çapı 20
kilometre veya daha fazladır. Ortaya çıkan enerji ise
10.000 ila 100.000 ton megaton TNT’nin çıkaracağı
enerjiye eşdeğerdir. Çarpışmanın sesi ve
oluşturduğu hava akımı binlerce kilometre uzaktan
bile hissedilebilir. Atmosfere yükselen toz bulutu,
iklimi küresel olarak etkileyebilecek büyüklüktedir.
Oluşan sarsıntı ise Richter ölçeği ile 8
büyüklüğündedir ve yeryüzünde görülen en güçlü
jeolojik depremlerle aynı şiddettedir. Böyle bir
göktaşı yüzbinlerce kilometrekarelik alanı haritadan
silebilir. Çarpışmanın okyanusa olması halinde tüm
yarıküreyi etkileyecek dev tsunamiler meydana gelir.
250.000 – 1.000.000
yıl
Bu büyüklükte bir göktaşının yeryüzüne çarpması ile
meydana gelecek kraterin çapı 50 kilometreye
ulaşabilir. Ortaya çıkan enerji ise 100.000 ila
1.000.000 megaton TNT’ye eşdeğerdir. Çarpışmanın
etkisiyle 1.000.000 kilometrekarelik bir alan tamamen
yıkılırken, atmosfere yükselen tozlar, Güneş ışığını
bloke ederek Dünya üzerindeki iklimi uzun süreli
olarak değiştirebilir. Hatta bu çarpışma ile atmosferin
ozon tabakasında büyük hasar meydana gelebilir.
Çarpışmanın meydana getireceği sarsıntı Richter
ölçeğine göre 9 büyüklüğündedir ve kaydedilen en
büyük jeolojik sarsıntıdan daha güçlüdür. Göktaşının
okyanusa düşmesi halinde ise oluşacak olan dev
tsunamiler tüm yeryüzünü etkileyecek güçte olur.
Göktaşının
Çapı
2.500 – 5.000 m
≥ 5.000 m
Çarpışma
Periyodu
Çarpışmanın Sonuçları
1.000.000 –
5.000.000 yıl
Milyonlarca megatonluk TNT’ye eşdeğer enerjinin
ortaya çıkacağı böyle bir çarpışmadan sonra oluşacak
kraterin çapı 100 kilometreyi bulabilir. Bu çaptaki bir
göktaşı Avusturalya kıtası büyüklüğünde bir alandaki
tüm yapıları yerlebir edebilir. Oluşacak sarsıntı Richter
ölçeği ile 9.5 büyüklüğündedir ve çarpışmanın etkisi
tüm Dünya üzerinde hissedilir. Ozon tabakasında
büyük hasar meydana gelir ve yerden yükselen tozlar
iklimi küresel olarak değiştirir. Toz bulutlarının Güneş
ışığını engellemesi ile Dünya’da bir buzul çağı
başlayabilir. Böyle bir küresel felaket sonucunda pek
çok canlı türü yokolabilir.
> 5.000.000 yıl
Bu büyüklükte bir göktaşı çarpması Dünya üzerinde
küresel bir felakete neden olur. Göktaşının çarptığı kıta
tamamen yıkılırken, oluşacak kraterin büyüklüğü
yüzlerce kilometreye ve açığa çıkan enerji yüz
milyonlarca megaton TNT eşdeğerine ulaşabilir.
Kalkan toz bulutları Dünya’nın uzun süreli bir
karanlığa ve buzul çağına girmesine neden olur.
Pekçok bitki ve canlı türü yokolur. Dinozorların
yokolmasına neden olduğu düşünülen 17 km
çapındaki göktaşı buna örnek verilebilir.
Meteor Yağmurları
Meteor Yağmurları
Genellikle kuyruklu yıldız yörüngelerini takip ederler.
Yer, yörüngesinin üzerinde kuyruklu yıldız yörüngeleri ile kesim noktalarına
yaklaştığında yoğun göktaşı yağmurları gözlenir.
Kuyruklu yıldız
yörüngesi
Yağmur
Zaman
Oluşturan Cisim
Quadrantids
Ocak başı
2003 EH1 Asteroiti
Lyrids
Nisan sonu
Thatcher KY
Pi Puppids
Nisan sonu
Comet 26P/Grigg-Skjellerup
Eta Aquarids
Mayıs başı
Comet 1P/Halley
June Bootids Haziran sonu Comet 7P/Pons-Winnecke
GÜNEŞ
Yer yörüngesi
Perseids
Ağustos ortası Comet 109P/Swift-Tuttle
Draconids
Ekim başı
Comet 21P/Giacobini-Zinner
Orionids
Ekim sonu
Comet 1P/Halley
Taurids
Eylül ortası
Minor planet 2004 TG10 and others
Leonids
Kasım Ortası
Comet 55P/Tempel-Tuttle
Geminids
Aralık ortası
Minor planet 3200 Phaethon
Ursids
Aralık Sonu
Comet 8P/Tuttle
Download