T.C Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene

advertisement
T.C
Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
Ağız Diş ve Çene Radyolojisi
Anabilim Dalı
DİŞ HEKİMLİĞİNDE ESTETİK
BİTİRME TEZİ
Stj. Dişhekimi Esma Özeroğlu
Danışman Öğretim Üyesi: Prof.Dr.Hülya ÇANKAYA
İZMİR-2011
ÖNSÖZ
‘Diş hekimliğinde estetik’ isimli bitirme tezi çalışmamın gerçekleşmesinde, değerli bilgi
ve tecrübeleri ile bana yol gösteren hocam Prof.Dr Hülya ÇANKAYA’ya ve benden
desteklerini esirgemeyen aileme ve dostlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
İZMİR-2011
Stj. Dişhekimi Esma ÖZEROĞLU
İÇİNDEKİLER
1.GİRİŞ ............................................................................................................ 1
1.1.TANIM ........................................................................................................ 1
1.2.TARİH ÖNCESİNDE ESTETİK .................................................................. 1
2.YÜZ ESTETİĞİNİN BELİRLENMESİNDE PARAMETRELER ....................... 2
2.1.YÜZ ORANLARI ......................................................................................... 2
2.1.YÜZ YÜKSEKLİĞİ ...................................................................................... 4
2.2.DUDAK UZUNLUĞU .................................................................................. 6
2.3.DUDAK MOBİLİTESİ ................................................................................. 9
2.4.SİMETRİ..................................................................................................... 9
2.5.ORTA HAT ................................................................................................. 10
2.6.İNSİZAL PLAN ........................................................................................... 11
2.7.ÜST SANTRAL KESERLERİN İNSİZAL KENARLARI ............................... 11
2.8.BUKKAL KORİDOR ................................................................................... 14
2.9.ALT DUDAK ............................................................................................... 15
2.10.ÜST DUDAK ............................................................................................ 16
2.11.GİNGİVAL TEPE NOKTASI ..................................................................... 17
3.1.DİŞLERDE GÖRÜLEN DÜZENSİZLİKLER ............................................... 20
3.1.1.SAYI ANOMALİLERİ ............................................................................... 20
3.1.2.BOYUT ANOMALİLERİ ........................................................................... 21
3.1.3.ŞEKİL ANOMALİLERİ ............................................................................. 24
3.1.4.KONUM ANOMALİLERİ .......................................................................... 24
3.1.5.DİESTEMA .............................................................................................. 24
3.1.6.RENK BOZUKLUKLARI .......................................................................... 25
3.1.6.1.İÇSEL FAKTÖRLERE BAĞLI RENK BOZUKLUKLARI ...................... 25
1) LOKAL FAKTÖRLERE BAĞLI GÖRÜLEN RENK BOZUKLUKLARI ........... 25
2)SİSTEMİK FAKTÖRLERE BAĞLI GÖRÜLEN RENK BOZUKLUKLARI ....... 27
3.1.6.2.DIŞŞAL FAKTÖRLERE BAĞLI GÖRÜLEN RENK BOZUKLUKLARI .. 28
3.2.ÇENELERDE GÖRÜLEN ORTODONTİK DÜZENSİZLİKLER................... 29
3.2.1.KALITIMSAL DÜZENSİZLİKLER ............................................................ 29
3.2.2.KAZANILMIŞ DÜZENSİZLİKLER ............................................................ 30
4.TEDAVİ SEÇENEKLERİ ............................................................................... 31
4.1.DİŞ BEYAZLATMA .................................................................................... 31
4.1.1.DEVİTAL DİŞLERİN BEYAZLATILMASI ................................................. 32
1)İNTRAKORONER BEYAZLATMA ................................................................ 32
2)EKSTRAKORONER BEYAZLATMA ............................................................. 32
4.1.2.VİTAL DİŞLERİN BEYZLATILMASI ........................................................ 32
4.2.KOZMETİK KONTURLAMA ....................................................................... 32
4.3.MİKROABRAZYON .................................................................................... 33
4.4.DİREKT KOMPOZİT VENER ..................................................................... 33
4.5.PORSELEN VENER .................................................................................. 34
4.6.METAL ALT YAPILI PORSELEN ............................................................... 34
4.7.FULL PORSELEN ...................................................................................... 35
4.8.İMPLANT.................................................................................................... 36
4.9.ORTODONTİK VEYA ORTOGNATİK CERRAHİ ....................................... 37
5.SONUÇ ......................................................................................................... 38
6.KAYNAKLAR................................................................................................. 39
7.ÖZGEÇMİŞ ................................................................................................... 46
1.GİRİŞ
1.1.Tanım
“Tüm insani arzular bir şekilde güzellik ile ilgilidir.”(1)
Estetik kelimesi duygusal sezi anlamına gelen Yunanca kökenli, aesthetikos’tan
gelmektedir.
Estetik, sanat ve güzelliğin genel ilkelerini belirlemeyi amaçlayan felsefi bir
daldır.
1.2.Tarih Öncesinde Estetik Estetik ilgi, muhtemelen tarih öncesinde, bilinçaltında doğmuş ve gelişimini
yüzyıllar boyunca sürdürmüştür(2).
Primitif sanat ve estetik duyarlılık günümüzden yaklaşık 35.000 yıl evvel,
paleolitik çağda doğmuştur(2).
Toplumların estetik gelişimleri, geride bırakılan estetik miras sayesinde
izlenebilmektedir.(2)
(Resim 1) M.Ö. 2600-2000 yıllarında Nil vadisi eteklerinde kurulan Eski Mısır’daki estetik
kavramı incelendiğinde, ideal yüzün, yuvarlak yüz, eğimli alın, zayıf kaş çizgileri, düz
bir burun, kalın dudaklar ve hafif çıkıntılı bir çeneden oluştuğu gözlenmiştir.(Resim1)
(2)
(Resim 2,3)
.
Ünlü kraliçe Nefertiti’nin etkileyici fasiyal profilinin, dengeli unsurları ve iyi
gelişmiş mandibuler formuyla batılı güzellik kavramının başlangıcını oluşturduğu
bildirilmiştir.(Resim 2,3)
(Resim- 4)
MÖ.4. ve 5.yy’.larda Yunan heykelleri kanunlar ve kurallar ile belirlenen ideal
vücut oranları ve uyumlu ilişkiler çerçevesinde yapılmıştır.(Resim 4)
(Resim -5)
Genellikle alt yüz, ortognatik açıdan dengeli olarak şekillendirilerek ağız, hafif
dalgalı üst dudak ve yumuşak kıvrımlı alt dudakla çevrelenmiştir. Görünüme
animasyon verebilmek için dudaklar hafif büzülmüş olarak işlenerek alt dudak ve
konveks
çene
arasında
oluşturulmuştur.(2)(Resim 5)
iyi
tanımlanmış
bir
mento-labiyal
oluk
(Resim- 6) (The study of proportions Leonardo Da Vinci)
Tarih boyunca estetik kavramına devam eden bu ilgi (Resim-6) günümüzde, yüz
estetiğinde önemli bir yere sahip olan, ağız ve diş dokularının ideal yapısına
ulaşmasını hedefleyen diş hekimlerinin de ilgi alanına girmiş ve bu konuda çalışmalar
yapmaya yönlendirmiştir.
Son yıllarda yüz güzelliği giderek önem kazanmakta ve güzel bir yüze sahip
insanların daha dışa dönük, daha mutlu ve başarılı olduğu ifade edilmektedir. (3)
Güzellik, dolayısıyla çekicilik tüm yaş gruplarında avantaj sağlamaktadır( 4)
Çekiciliğin değerlendirilmesinde vücut parçaları arasında bütünsellik bulunmakta ve
yüz bu bütünselliğin en önemli parçasını oluşturmaktadır. Ağız ve dişler ise yüz
estetiğinin sağlanmasında temel faktör olmaktadır.(5)
Yüzün güzel görünümü, bir bütün olarak herhangi bir parçasının belirgin bir
şekilde göze batmaması koşuluyla, göze hitap etmesi ve estetik olarak algılanması
demektir. Bu durum ise yüzün üzerinde bulunan tüm elemanların birbirleri ile gerek
renk gerekse oran olarak uyumu anlamındadır. Bu uyumu yakalayabilmek için bir
takım parametreler geliştirilmiştir.(6)
2.YÜZ ESTETİĞİNİN BELİRLENMESİNDE PARAMETRELER
2.1.Yüz oranları
Yüz boyutları ve orantısal ilişkilerin belirlenmesi için birçok araştırmacı
tarafından çalışmalar yapılmış ve farklı sonuçlar elde edilmiştir.(Resim 7)
(Resim-7)
Nakajima ve arkadaşları (7), Japon toplumunda malokluzyonlu
bireylerde, normal ve güzel yüz yapısına sahip bireylerde ve Japonların
geleneksel tanrıça masklarında ölçümler yapmışlar ve sonuç olarak
aşağıdaki bulguları elde etmişlerdir;
1)
Ortodontik olarak sınıf II ve sınıf III malokluzyonlu bireylerde yüzün
genel formu ve boyutları, gözlerin boyutları, burun ve ağız boyutları arasında
istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur.(7)
2)
Japonların
geleneksel
tanrıça
masklarının
yüz
oranları
modellerin yüz oranları hesaplanmış ve bazı farklılıklar bulunmuştur.(8)
2 ve
Farkas ve arkadaşları(9) alt dudak, üst dudak ve çene ile alt yüz
yüksekliğinin yarısı ve üçte birinin ölçümleri arasındaki ilişkiyi incelemişlerdir.
Sonuç olarak alt dudağın, yüzün stomion-gnathion arası mesafesinin üçte
birinden fazlasını, üst dudağın, bu mesafenin üçte birini oluşturduğunu
belirtmişlerdir. Ayrıca görünen dudak miktarının kadınlarda erkeklerden daha
fazla olduğu kanıtlanmıştır.
Dikey boyutun tespitinde yüz ölçümleri kullanılarak yapılan bir
araştırmada (10), fleksibl bir cetvel ile deneklerden direkt ölçümler
yapılmıştır. Pupillanın merkezinden ağız köşesine kadar olan mesafe,
glabella ile subnasal arası mesafe, ağız köşeleri arasındaki mesafe ve dikey
boyut tespiti için de subnasal ile gnathion arasındaki mesafe ölçülmüştür.52
denekte pupilla-stomion ve glabella-subnasal mesafelerinin dikey boyut ile
genellikle uygunluk gösterdikleri belirtilmiştir.(10)
Köremezli’nin
1991
yılında
yaptığı
çalışmada
(11),
kadınlarda
beğenilen yüz tipini belirlemek için, 95 kişiden alınan cephe ve profil
fotoğrafları farklı meslek gruplarından 19 kişiye inceletilmiştir. Çeşitli
antraopometrik noktalar kullanılarak, yapılan ölçümlerde, beğenilen yüzler ile
kontrol grubunun farkları değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak beğenilen yüzler ile kontrol grubunda yüz uzunluk
ölçümleri karşılaştırıldığında: Alt yüz yüksekliği, burun yüksekliği ve burun
genişliğinin iki grup arasında anlamlı farklılık gösterdiği, total yüz yüksekliği,
üst dudak yüksekliği, alın yüksekliği, ağız genişliği, burun kanadı uzunluğu ve
burun ucu protrüzyonunun anlamsız olmakla birlikte beğenilen yüzlerde daha
büyük olduğu bulunmuştur.(11)
3 Broadbent ‘e göre ise (12):a)Frontal düzlemde, glabella ile çene ucu
arası mesafenin yarısı burun uzunluğuna eşittir. b)Baş eşit olarak 4 eşit
parçaya
ayrılabilir.
c)subnasal-stomion=stomion-geniolabial
sulkus=geniolabial sulkus-çene ucu
Graber(13) tarafından da trichion, glabella, subnasal ve çene ucu
arasındaki dikey mesafelerin birbirine eşit olduğu ve bu şekilde başın eşit üç
parçaya ayrılabileceği bildirilmiştir.
Heyman’a göre(14) ise güzel bir yüz aşağıdaki oranlara sahiptir;
1) Kulaklar da dahil edilerek yüz genişliği gözler hizasından bir göz
genişliğine eşit beş parçaya ayrılabilir.
2) Trichion ve çene ucu arası eşit üç parçaya ayrılabilir.
3) Burun ucu ve çene ucundan geçen dikey hat yüzü iki eşit parçaya
ayırabilir.
4) Pupillalardan geçen dikey hat gülme anındaki dudak köşelerine
isabet eder.
5) Yüzün alt üçte biri de eşit üç parçaya ayrılabilir.
2.2.Yüz Yüksekliği
Yüz vertikal olarak 3’e bölünebilir ve istirahat halinde ölçüldüğünde
yüzün orta üçlüsünün uzunluğu yaklaşık olarak yüzün alt üçlüsüne eşit
olmalıdır.(15)(Resim 8)
4 (Resim-8)Yüzün orta üçlüsünün uzunluğu alt üçlüsüne eşit olmalıdır.
Orta yüz, kaşlar arasındaki alnın en çıkıntılı noktası olan glabelladan
burun tabanının aşağı noktası olan subnasala kadar ölçülür. Alt yüz ise
subnasaleden çenenin en alt yumuşak doku sınırı olan mentona kadar
ölçülür.
Bir çene arkının ya da her iki çene arkının az gelişmesinden aşırı
gelişmesine kadar olan değişiklikler standarttan sapma olarak tanımlanır.
Estetik nedenlerle tedavi talep eden hastalarda en yaygın olan yakınma,
yüzün aşağı üçlüsünün aşırı uzun olmasıdır. Alt yüzün uzun olması
çoğunlukla vertikal maksiller fazlalığın sonucudur ve bazı vakalarda
gülümsemeyle birlikte maksillada aşırı dişeti görüntüsü de buna eşlik eder.
Yüz çekiciliğine vertikal özelliklerin etkisi, yapay profillerde (16,17,18)ve
modifiye edilmiş fotoğraflarda (19,20) incelenmiştir.Fakat etkisi net olarak
ortaya konulamamıştır. De Smit ve Dermaut(17), yumuşak doku profilinin
dikey yönde uzamasının istenilen bir durum olmadığını bildirmektedirler. De
Smit ve Dermaut’a göre (17),yüz estetiğini değerlendirirken yüzün uzunluğu,
çenelerin anterio posterior konumlarından çok daha önemlidir. Oysa Cox ve
Van der Linden (16),yüzün dikey boyutunun estetik değerlendirmede önemli
olmadığı görüşündedirler.
5 2.3.Dudak Uzunluğu
Üst dudak uzunluğu, subnasaleden üst dudağın alt sınırına kadar
ölçülür.(Resim 9)
(Resim-9) Dudak uzunluğunun ölçülmesi
Üst dudağın ortalama uzunluğu genç yetişkin bayanlarda 20- 22 mm ,
genç yetişkin erkeklerde ise
uzama eğilimindedir.(22)
22-24 mm.dir.(21). Üst dudak yaşla birlikte
Dudak uzunluğu dişlerin görünme miktarlarını
belirleyen bir faktördür. Tam bir gülümsemede, dişetinin aşırı görünmesi ( üst
orta keserlerin üzerindeki diş eti görüntüsünün 2 mm.den fazla olması)
dudak uzunluğunun yetersizliği nedeni ile olabilir.(Resim 10)
(Resim -10) Yaklaşık olarak 2mm.dişeti görüntüsü
Hurst (23) dudak tiplerini uzunluklarına göre beş gruba ayırmıştır:
6 1)
Aşırı kısa üst dudak tipi: Kret kenarının 3 mm. yukarısında veya
3 mm. aşağısındadır. Alt çene istirahat pozisyonundayken, üst dişlerin
tamamı ya da mukozanın yaklaşık 3 mm. kadarı görünür.
2)
Kısa üst dudak tipi: Kretin 4-7mm. aşağısındadır. Alt çene
istirahat pozisyonunda iken üst dişlerin ¾’ ü veya ½ ‘ si görünür durumdadır.
3)
Orta uzunluktaki üst dudak tipi: Kretin 8-13 mm. aşağısındadır.
İstirahat pozisyonundayken dudaklar birbirine temas eder
4)
Uzun üst dudak tipi: Kretin 14-19 mm. aşağısındadır. İstirahat
pozisyonundayken üst dudak, ön dişlerin kesici kenarını 2 mm. aşacak
şekildedir.
5)
Aşırı uzun üst dudak tipi: Kretin 20-25 mm. aşağısındadır.
İstirahat pozisyonunda iken üst dudak, ön dişlerin kesici kenarlarını 2-5 mm.
aşacak şekildedir.
Connor (24) ortodontik bozukluğu olmayan,50 siyah 50 beyaz
denekte yaptığı araştırmasında; diş görünme miktarlarını beyaz kadınlarda
4.09 mm. beyaz erkeklerde 1.82 mm; üst dudak uzunluğunu ise, beyaz
erkeklerde 24.13 mm, beyaz kadınlarda 21.50 mm. olarak tespit etmiştir.
Siyah ve beyaz ırkların bu ölçümleri arasında anlamlı farklar bulunmuştur.
Vig ve Brundo (22) ön dişlerin görünme miktarlarını geniş bir şekilde
inceledikleri araştırmalarında aşağıdaki sonuçları elde etmişlerdir;
1)
Erkeklerde ortalama üst ön dişlerin görünme miktarı 1.91 mm,
alt ön dişlerin görünme miktarı 1.23 mm.dir. Kadınlarda ise üstte 3.40 mm,
altta 0.49 mm.dir.
7 2)
Connor’un(24) aksine diş gösterme miktarları ve ırklar arasında
anlamlı fark bulunamamıştır.
3)
Dudak uzunlukları sınıflara ayrılır ve her sınıfın farklı diş
gösterme miktarları vardır.
4)
Yaşlanmayla
birlikte
üst
ön
dişlerin
görünme
miktarları
azalırken, alt ön dişlerde onun yerini tutan bir artış gözlenmektedir.
Matthews(25) tarafından da Vig’in bu bulgusu desteklenmiştir.
Üst dudak serbest durumda iken keser dişlerin seviyesi, genç
kadınlarda dudak çizgisinin 3 mm. altında, genç erkeklerde dudak çizgisinin 2
mm. altında, orta yaşta 1.5 mm. altında, yaşlılıkta ise dudak hattında veya 2
mm. üstünde konumlanmıştır.
Lamb’a
göre(26)
ise,
ideal
yüzün
alt
üçte
biri
dinlenme
pozisyonundayken horizontal olarak eşit üç parçaya ayrılabilir. Bu oran
klinikte uyumlu bir diş dudak ilişkisine ulaşmakta kullanılabilir.
8 2.4. Dudak Mobilitesi
Üst dudağın mobilitesi dinlenme pozisyonundan en yüksek gülme
pozisyonuna ölçülür. Ortalama dudak mobilitesi 6-8mm’dir. Tam bir
gülümsemede aşırı dişeti görünümü olan bir hastada üst dudağın
hipermobilitesi etken bir faktör olabilir.(27)
2.5.Simetri
Üst orta keserler birbirinin aynısı olmalıdır ve üst dişler arasındaki orta
çizgi yüz orta çizgisi ile uyumlu olmalıdır.(14)(Resim 11)
(Resim-11).Üst orta keserler birbirinin aynısı olmalı
Orta
çizgideki
asimetri,
bireyde
oluşturmaktadır.(28)
9 hoş
olmayan
bir
görüntü
2.6.Orta Hat
Yüz orta hattı yüzün merkezinde, interpupiller hatta dik olarak
konumlanmıştır.(29) Alın, burun kemeri, dental orta hat ve çene üzerine
çizilen dikey bir çizgi olarak tanımlanmıştır.(30)Aynı zamanda dikey olarak
nasion, subnasal nokta, interinsizal nokta ve pogonion üzerinden geçen
hayali çizgi olarak da tanımlanır.(31) İdeal olarak maksiller kesiciler
arasındaki papilla ile yüz orta hattı kesişir.
Tercihen yüzün sağ ve sol kenarına göre ortalanmalıdır. Ne var ki, bu
durum her zaman dental orta hattın yüzün diğer bileşenleri ile çakışacağı
anlamına gelmez.(32) .Bodden ve
Jamison(33) tarafından yürütülen bir
çalışmada, referans olarak filtrum kullanıldığında vakaların %70’inde
maksiller orta hattın yüz orta hat ile çakıştığı istatistiksel olarak gösterilmiştir.
Bu
araştırma,
orta
hattın
hafif
düzeydeki
deviasyonlarının
estetiği
etkilemediğini ortaya koymuştur. Bunun ötesinde, vakaların %75’inde
maksiller ve mandibuler orta hatların çakışmadığını, bu nedenle alt çene orta
hattın maksiller orta hattın belirlenmesinde uygun bir referans olmadığı
belirtilmiştir. Ne var ki ağız statik pozisyonda durmadığından ve mandibuler
dişler görünmediğinden bu uyumsuzluk estetik açıdan rahatsız edici bir
görünüm oluşturmaz.
Yüz üzerinde doğal olarak dikkatin odaklandığı noktaların bulunması
nedeniyle maksiller dental orta hattın yüz orta hattına göre gösterdiği tüm
deviasyonlar gülüş üzerinde olumsuz bir etki yaratma potansiyeline
sahiptirler. Düzenli ve organize bir görünüm, dikey bir orta hat ile mümkün
10 hale getirilmiştir.Yüz orta hattı ile maksiller santral kesici dişler arasındaki
orta hat mümkün olduğunca çakışmalıdır.(34,35)
2.7.İnsizal Plan
İnsizal plan horizontal düzleme paralel olmalıdır. Bu belirlemeyi
yapmada pupiller arasındaki çizgi yardımcı olur.(28) İnsizal plan üst sağ
kaninin tüberkül tepesinden üst sol kaninin tüberkül tepesine doğru tespit
edilir. İnsizal planın horizontal düzleme paralel olması gerekmesine rağmen,
düz değildir ve tam bir gülümsemede alt dudağın eğimine paralel bir eğime
sahiptir.
2.8.Üst santral keserlerin insizal kenarlarının yerleşimi
Üst santral keserlerin insizal kenarlarının doğru pozisyonunu belirlemek
ön bölge restoratif diş hekimliğinin uygulanmasında ilk adımdır. Aşağıdaki 5
kılavuz doğru insizal kenar belirlemede kullanılır.
1)
Tam bir gülümsemede üst ön dişlerin insizal kenarları, alt
dudağa hafif temas etmelidir.(36,37)(Resim 12)
(Resim-12)Alt dudakla ilişkide olan insizal kenarlar
11 2)
Tam bir gülümsemede kanin tüberkül tepesinden itibaren üst
posterior dişlerin bukkal tüberkül tepelerine kadar, görsel bir dizi (sıralanma)
sağlanmalıdır.(38)(Resim 13-14)
(Resim13 )sol kaninden 1.premolar dişe geçişteki dereceli yükselme
(Resim-14) Üst kaninden 1.premolara geçişte çift taraflı dereceli
alçalma
3)
Hafif dinlenme halinde (hasta M veya EMMA dediğinde) genç
yetişkin bayanlarda santral keserlerin insizal kenarının yaklaşık 3-4 mm.’ si
genç yetişkin erkelerde yaklaşık 1-2 mm ‘si görünmelidir.(22)(Resim 15)
12 (Resim-15).”M”sesi çıkaran hastanın dudak pozisyonu
40 yaşından sonra görünen insizal kenar miktarı her 10 yılda yaklaşık 1
mm oranında azalır.
4)
Hasta “i” dediği zaman üst ve alt dudaklar arasındaki aralık
kolaylıkla görülmelidir. (39)(Resim 16)
(Resim-16)”i’sesi çıkaran hastanın dudak pozisyonu
5)Hasta F veya V dediği zaman maksiller santral keserlerin insizal
kenarları alt dudağın ıslak/kuru sınırına hafifçe dokunmalıdır.(40)(Resim 17)
13 (Resim-17).’F’ sesi çıkartan hastanın dudak pozisyonu
İnsizal kenarın konumu, estetik görünüm kadar, uygun fonksiyonun ve
fonetiğin sağlanmasında da önemlidir.
Mandibular ve maksiller ön dişlerin arasındaki uygunsuz aralık, peltek
bir konuşmaya neden olabilir.(27)
2.9. Bukkal Koridor
Bukkal koridor, üst posterior dişler ile yanak arasındaki bukkal
boşluklardır. Tam bir gülümsemede, bukkal koridor çoğunlukla dişler ile
doldurulur. Bukkal koridordaki aşırı boşluk genellikle dar üst çene arkı gibi
gelişimsel problemler nedeniyle olmaktadır. Bukkal koridordaki yetersiz
boşluk
genellikle
kaba
posterior
olmaktadır.(27)(Resim 18)
14 restorasyonlar
nedeniyle
(Resim-18)Bukkal koridorlarında aşırı boşluk
2.10.Alt Dudak
Tam bir gülümseme esnasında, üst ön dişlerin insizal kenarlarının, alt
dudakla hafif değimde olması idealdir.(36,37)(Resim 19-20).
(Resim 19-20) Alt dudakla ilişkisi ideal olan maksiller insizal kenarlar
Gülümseme esnasında, alt dudak ile üst insizal kenarlar arasında sağsolda benzer olmak şartıyla ara olabilir.(Resim 21)
15 (Resim 21).Maksiller insizal kenarlar ve alt dudak arasındaki ilişki
Üst ön dişlerin insizal kenarlarının hiçbirisi tam bir gülümsemede alt
dudak tarafından kapatılmamalıdır.
2.11.Üst Dudak
Gülümseme esnasında, ideal olarak üst dudak, gingival çizgiye denk
gelecek şekilde konumlanmalıdır.(36)(Resim 22)
(Resim 22).Gülümseme sırasında üst dudağın ideal konumu
Yapılan bir çalışmada populasyonun yaklaşık olarak %70’inde uygun
konumlanmanın olduğu, araştırma grubunun %10’unun yüksek gülme
çizgisine,%20’sinin alçak gülme çizgisine sahip olduğu saptanmıştır.(37)
Gingival çizgiyi belirlemek için, sağ üst kaninin diş-dişeti ortak yüzeyinden sol
üst kaninin diş-dişeti arayüzeyine doğru bir çizgi çizilir. (Resim 23)Üst santral
16 keserlerin her ikisinin diş-dişeti ortak yüzeyleri bu çizgi üzerinde olmalıdır.
Lateral dişlerinki ise gingival çizgiye denk gelebilir ya da 1,5mm aşağısında
olabilir.(38)
(Resim 23). Kaninden kanine gingival çizgi.
Eğer
üst
dudak
gülümseme
esnasında
gingival
çizgiye
denk
gelmiyorsa, üst anterior dişlerin klinik kronlarının bazıları kapalı kalmıştır.
Eğer gingival çizgi üst dudağın yukarısında konumlanıyorsa klinik kronların
yukarısında dişeti görüntüsü oluşur.(27)
2.12.Gingival tepe noktası
Üst ön dişlerin uzun aksı distale doğru meyillidir. Maksiller keserlere
bitişik gingival kontur simetrik bir ark formuna sahip olmayıp, marjinal gingiva,
distalindeki en yüksek noktadan dişin orta çizgisine doğru parabolik bir şekle
sahiptir.(41)(Resim24)
17 (Resim 24).Lateral kesicilerde gingival tepe noktaları distale eğimlidir.
Estetik diş hekimliğinde, gingival tepe noktası, önemli parametrelerden
biridir. Normal anatomik yapılarda distale konumlanmış bir tepe noktası daha
sık gözlenmesine rağmen, çoğu hasta daha simetrik bir gingival yapıyı talep
etmektedir.(27).
Estetiği bozan diğer bir durum ise “gummy smile” görüntüsüdür.
Etiyolojisinde, maksillanın aşırı büyümesi, yüksek dudak hattı veya değişime
uğramış pasif sürme sayılabilir. Tüm bu sebeplerden oluşan “gummy smile”
vakalarında kısa klinik kron boyları ve gingival dokunun aşırı oranda
görünmesi kaçınılmazdır. Değişime uğramış pasif sürme, diş sürmesi
sırasında gelişen dişeti kenarının, mine-sement birleşimine gerileyemediği
durumdur. Bu duruma nüfusun yaklaşık %12 ‘sinde rastlanır.(42,43)
Estetik olmayan gingival uyumu değiştirmek için estetiği bozan gingival
ve kemik dokusunun uzaklaştırılması ve yeni kök yüzeyi örtme tekniklerini de
içeren estetik tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Kret düzenlenmesi gibi
teknikler rutin tedavi seçenekleri arasına eklenmiştir.(44,45,46)
Hoş ve estetik bir gülüşün sağlanması, orantısal boyutları uygun bir yüz
yapısı,
“dinamik” veya “mobil” olarak adlandırılabilecek dudaklar ve yüz
18 yumuşak dokuları ile ve “statik”” olarak adlandırılabilecek dişler ve gingivanın
belirli bir kompozisyon ile ilişkili olmasıyla mümkündür. Memnun edici,
eksiksiz bir diş dizisi görüntüsü, çekici bir gülüşün yaratılmasında
anahtardır.(47)Dişlerde ve çenelerde var olan düzensizlikler, çekici bir
gülüşün oluşmasını olumsuz yönde etkiler.
19 3. DİŞLERİ VE ÇENELERİ İLGİLENDİREN DÜZENSİZLİKLER
3.1.Dişleri ilgilendiren düzensizlikler
1.
-Sayı anomalileri
2.
Boyut anomalileri
3.
Şekil anomalileri
4.
Konum anomalileri
5.
Diastema
6.
Renk bozuklukları
3.1.1.Sayı anomalileri
1)Diş eksiklikleri: Sırasıyla en sık eksikliğine rastlanan dişler; üst
lateraller, üst yirmi yaş dişleri, alt yirmi yaş dişleri, alt ikinci premolarlar ve alt
kesici dişlerdir.
2)Artı dişler: Üst çenede alt çeneye oranla daha sık görülür .Normal diş
formunda olabildikleri gibi bazen de rudimanter bir yapı gösterebilirler. Artı
dişler gömük kalabildikleri gibi diş dizisinde de yer alabilirler ve eğer artı diş,
diş dizisinde yer alırsa çapraşıklık ve rotasyona, gömük kalırsa diastemalara
ya da maloküzyonlara sebep olabilir.(48) 20 3.1.2.Boyut anomalileri
Dişlerin normal boyutlarından farklı olması mikrodonti veya makrodonti
olarak tanımlanır.(48)
Dişlerin boyutları ve oranları, estetik bir dental görünümün elde
edilmesinde önemli bir etkiye sahiptir.(Resim 25,26,27)
Bireysel Diş Uzunluğu ve Orantı:
Üst orta keserler gülümsemenin merkezini oluşturur. Üst orta keserlerin
ortalama uzunluğu 10-11 mm’dir.(49)(Resim 26,27)
(Resim 25)Pasif erüpsiyon nedeniyle estetik olmayan görüntü
21 (Resim-26)Pasif erupsiyondan dolayı 8mm ölçülen kısa üst santral
keserler
(Resim-27) Pasif erupsiyonun estetik kron boyu uzatma tedavisi ile
tedavi edildikten sonraki görüntüsü
Üst
orta
keserlerde
boy/genişlik
olmalıdır.(49)
22 oranı yaklaşık
olarak
1,2-1,0
Diş-Diş Oranları:
Geçiş prensibi(38), göz orta çizgiden laterale doğru kayarken, her dişin
mezyalindeki komşu dişten orantısal olarak daha dar görünmesi gerektiğini
ifade etmektedir. Bu mezyodistal oranın ne olacağı konusunda pek çok
tartışma olmasına karşın doğada bir çok canlıda saptanan, altın oran
(1.618:1.0) önerilmektedir.(50) Önden bakıldığında, üst orta keserler lateral
keserlerden 1.618 oranında, lateral keser kaninin görünen genişliğinden
1.618 oranında daha geniş olacaktır. Altın oran, bazı bireylerin hoşuna giden
belirgin orta keserler(38,51) ortaya koymasına karşın; normal ark formunda
olan doğal dişlerde, altın oran nadiren oluşmaktadır. (Resim 28 ,29)
(Resim-28)Doğal gülümsemedeki güzellik ve orantı
(Resim-29)Maksiler santral kesici ile lateral kesicinin doğal orantısı
23 3.1.3.Şekil anomalileri
Kronları, kökleri veya her ikisini birlikte ilgilendirebilir ancak kök
anomalileri estetik sorun yaratmaz. Kron anomalileri içerisinde en çok; pirinç
tanesi formunda olan sürekli yan kesici dişler estetik problem oluştururlar.
(48)
3.1.4. Konum anomalileri.
Dişlerin dental arkın lingal veya vestibülünde konumlanmaları,
rotasyonları ve gömük kalmaları konum anomalileri olarak tanımlanır. En
fazla yirmi yaş dişleri, daha sonra ise üst sürekli kanin dişler gömük
kalmaktadır. Genelde çapraz kalıtıma bağlı yer darlığı nedeniyledir yani eğer
birey anneden ve babadan farklı uyumsuz özellikleri alırsa, örneğin babadan
büyük dişler, anneden küçük çene yapısına genetik olarak sahipse, şiddetli
bir çapraşıklık oluşacaktır.(48)
3.1.5.Diestema
Eğer bir diş kavsinde bütün dişlerin düzgün bir şekilde sıralanmaları için
yeterinden fazla yer varsa, dişler arasında aralıklar oluşabilir. Genel olarak 3
tip diastema vardır. 1-Fizyolojik Diastema 2-Frenilum Diasteması 3Polidiastema
1-Fizyolojik Diastemalar: 4-6 yaşlar arasında süt dişlenme döneminde
dişler arasında aralıklar meydana gelir. Bu aralıklar bir anomali olarak
değerlendirilmemelidir. Bu rezerv boşluklar daimi dentisyona geçişte
çapraşıklık oluşmamasında kompansasyon mekanizması olarak çalışacaktır.
24 2- Frenilum Diasteması: Labial yada bukkal frenilumların normalden
daha fazla dişler arasına uzaması ve labial ve bukkal kas kuvvetlerinin bu
bölgede etkili olması, dişler arasında aralanmalar meydana getirir. Sıklıkla
üst santral dişler arasında görülür.
3-Polidiastema: Diş boyutları ile dental ark uzunluğu arasındaki ciddi
boyut uyumsuzluğu nedeniyle ortaya çıkar.(48)
3.1.6.Renk bozuklukları
Dişlerdeki estetik problem yaratacak renk değişiklikleri içsel ve dişsal
nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.
3.1.6.1.İçsel renklenmeler,
A)Sistemik faktörlere bağlı içsel renklenmeler:
1.
olan
Fenilketonori: Resesif olarak geçen bir metabolizma bozukluğu
bu
hastalıkta
amino
asitlerin
oksidasyonunun
tam
olarak
gerçekleşememesi nedeniyle dentin dokusu kahverengidir. Beyazlatma
tedavilerine cevap vermezler.
2.
Porfiri: Porfirin metabolizmasındaki bozukluk nedeniyle dişler
kırmızı kahverengidir. Beyazlatma tedavilerine cevap vermezler.
3.
Hemolitik anomaliler: Yeni doğanda görülen bir kan hastalığıdır.
Bebek ve annenin kan uyuşmazlığı nedeniyle eritrositlerin hemolizi ve bunun
sonucunda dişlerde renklenmeler görülür. Tedaviye gerek yoktur. Büyüdükçe
renk kaybolur.
25 4.
Amelogenezis imperfekta: Herediter bir defekt olup mineyi
etkiler. Hipoplastik, hipokalsifik, hipomatüre olmak üzere üç tipi vardır.
Beyazlatma
tedavilerine
cevap
vermezler
ve
bu
nedenle
kuron
restorasyonlarla tedavi edilirler.
5.
Dentinogenezis imperfekta: Herediter olan bu gelişim bozukluğu
dişin formunu, rengini ve fonksiyonunu etkiler. Dişler sarı-kahverengidir ve
tedavisi kron restorasyonlarıdır.
6.
Mine
displazileri:
Displaziler
matris
oluşumunu
ve
kalsifikasyonunu etkiler. Dismineralize alanlar oluşur. Beyaz nokta veya
renklenmeler olabilir.
7.
Florozis: Genelde içme sularında 1 ppm ‘den fazla flor bulunan
bölgelerde görülen bir mine displazisidir. Renklenme vakanın şiddetine göre
beyaz opak noktalardan sarı kahverengi şeritlere kadar değişebilir.
Beyazlatma tedavileri uygulanabilir.
8.
Tetrasiklin: Tetrasiklin geniş spektrumlu bir antibiyotik olup,
plasental bariyeri aşabilir ve dişlerde renklenmeler meydana getirir.
Tetrasikline
bağlı
diş
renklenmeleri
4
derecede
sınıflandırılmışlardır.(52) Buna göre;
1.derece: Minimal düzeyde renklenme bulunur. Kronun tüm yüzeyinde
üniform bir dağılım gösterir ve beyazlatma tedavilerine cevap verir.
2.derece: Miktar ve lokalizasyon olarak çok değişkendir. Bant yapısı
göstermez ve beyazlatma tedavilerine yanıtı, renklenmenin derecesine ve
yoğunluğuna bağlıdır.
26 3.derece:
Koyu
gri
ve
mavi
bantlaşma
şeklinde
gözlenen
renklenmelerdir. Tedavisinde beyazlatma ve veneer restorasyonlar kombine
kullanılmalıdır.
4.derece: Çok koyu renklenmelerdir. Tedavisinde beyazlatma ve venner
restorasyonlar kombine kullanılmalıdır
9.
Talasami: Akdeniz anemisi de olarak bilinen talesemi, dişlerde
renklenmeler meydana getirir.(52)
10.
Yaşa bağlı renklenmeler: Sekonder, tersiyer dentin oluşumu,
pulpa taşları, aşınma ve zamanla iyon ve moleküllerin mineye infiltrasyonu
diş renginin koyulaşmasına neden olur.(53)
B)Lokal faktörlere bağlı içsel renklenmeler:
1.
Travma: Başlıca nedeni pulpa içi kanamadır. Diş pulpasındaki
hemoraji kan pigmentlerinin dentin kanallarına penetrasyonuna neden olur ve
önce pembe sonra kırmızı kahverengi renklenmeler gözlenir
2.
Pulpa nekrozu: Pulpanın nekroz olması sonucu ortaya çıkan
protein yapısındaki doku yıkım ürünleri çevre dentin tübüllerine yayılarak diş
renklenmelerine yol açabilirler.
3.
Süt dişi periapikal iltihapları: Süt dişlerinin periapikalindeki
enfeksiyonlar, daimi diş germine zarar vererek daimi dişlerde renk ve yapı
bozukluklarına neden olabilirler.
4.
Dental
materyallerden
kaynaklanan
renklenmeler:
Poliantibiyotik patlar, civa içeren antibiyotik solüsyonlar, amalgam, kompozit,
27 korozyona uğramış pinler dişlerde renklenme sebebi olabilir. Metalik
bileşenlerin
yol
açtığı
renklenmeler
beyazlatma
işlemlerine
yanıt
vermezler.(53)
5.
Çürük
3.1.6.2.Dışsal renklenmeler
1)
Sigara, puro, tütün renklenmeleri
2)
Kola, çay, kahve şarap kaynaklı renklenmeler
3)
İlaçlar ve sanayi ürünlerinden kaynaklı renklenmeler
4)
Uzun süreli klorheksidin gargara kullanımına bağlı renklenmeler
5)
Ağız hijyeni iyi olmayan hastalarda görülen renklenmeler
Yukarıda sayılan nedenlerle dişlerde meydana gelen renk değişiklikleri,
hastaların estetik bozukluğu yakınması ile diş hekimlerine başvurma
sebeplerinin en önemlisidir.(53)
Ülkemizde Akarslan
ve arkadaşları (54) tarafından 1014 hasta
üzerinden yapılan çalışmada; hastaların %42,7 dental görünümlerinden
memnun
olmadıklarını
bildirmişlerdir.
Hastaların.%55,1
‘i
diş
renginden.%29,9 ‘u çapraşıklıktan.%16,1 ‘i estetik olmayan restorasyonlara
sahip olmaktan,%11,9 u da dişlerinin protrüze olmasından şikâyetçi
olduklarını bildirmişlerdir. Hastaların %23,3’ü de dişlerindeki tüm bu
sebeplerden kaynaklanan estetik olmayan görünüm nedeniyle gülerken
dişlerini saklama gereği duyduklarını belirtmişlerdir. Yine bu çalışmada,
28 yapılması en çok istenilen tedavinin de diş beyazlatılması olduğu (%49)
belirtilmiştir. Yaş, cinsiyet ve eğitim durumunun hastaların, dişlerinin
görünümüne verdikleri önemi ve talep ettikleri tedavi türlerini etkilediği
saptanmıştır.
Tin-oo ve arkadaşları (55) tarafından,235 yetişkin hastada yapılan
çalışmada hastaların diş görünümlerinden hoşnutluğu ve bu konudaki tedavi
istekleri değerlendirilmiştir.70’i erkek,165 ‘i bayan olan hastaların %52,8’si
dental görünümlerinden memnun olmadıklarını bildirmişlerdir. Hastaların
%56,2’si diş renginden şikâyetçi olurken,%32,3’ü dişlerin diziliminden %26,4’i
çapraşıklıktan,%23,4’ü
dişlerindeki
protrüzyondan
şikayetçi
olduklarını
belirtmiştir. Yine bu anket çalışmasına göre kadınların erkeklere oranla
(OR:1.99) diş renginden daha hoşnutsuz olduğu belirlenmiştir ve beyazlatma
tedavisi en yaygın talep edilen tedavi olarak tespit edilmiştir.
Benzer şekilde Samorodnitzky-Naveh (56)ve arkadaşları tarafından
yapılan çalışmada 407 hasta değerlendirilmiş ve hastaların %37,3’ü dental
görünümlerinden
memnun
%83,9’unda
önemli
en
olmadıklarını
memnuniyetsizlik
belirtmiştir.
nedeni
diş
Bu
hastaların
rengi
olarak
belirlenmiştir.
3.2.Çenelerde görülen ortodontik düzensizlikler
3.2.1.Kalıtımsal düzensizlikler:
1-
Kalıtımsal alt çene prognatisi: Alt çene prognatisi Angle Sınıf III
bir anomali olup, kalıtımdan başka nedenlerle, yani kalıtım dışı etyoloji ile de
oluşabilir. Kalıtımsal alt çene prognatisinde ANB açısı negatif değerde olup,
cranium’a göre alt çene önde konumlanmıştır. Alt çene hacimsel olarak, hem
29 sagittal hem transversal olarak normalden daha büyüktür. Sirküler çapraz
kapanış olabilir. Aile fertlerinde ve yakın akrabalarda da mutlaka bu tür bir
anomaliye rastlanır.
2-
Kalıtımsal alt çene retrognatisi ANB açısı 5 dereceden büyük
olup, cranium’a göre alt çene geride konumlanmıştır. Diğer tip Sınıf II Div 1
anomalilerden ayırmak için; hastanın parmak emme, hatalı yutkunma gibi
kötü
alışkanlıklarının
olup
olmadığı
araştırılmalı
ve
soy
geçmişi
incelenmelidir.
3-
Kalıtımsal Sınıf II Div 2 (Deckbiss) Anomalisi ANB açısı artmış,
ön yüz yüksekliği azalmış, ramus mandibularis’in boyu artmış, çene ucu
belirgin hale gelmiş,alt ve üst kesici dişler retrüziv karakter almıştır. Ayrıca
yumuşak doku incelenmesinde çene ucu ve buruna göre dudaklar geridedir.
Sulcus Labiomentalis belirginleşmiştir. Brakisefalik baş tipi görülür.(48)
3.2.2.Kazanılmış düzensizlikler:
1- Travma sonucu,
2- Fiziksel etiyolojik faktörlere
3- Kötü beslenmeye,
4- Kötü alışkanlıklara,
5- Çeşitli hastalıklara bağlı olarak ortodontik anomaliler gelişebilir.(57)
30 4.TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Günümüzde diş hekimleri ön diş restorasyonları için birçok tedavi
seçeneğine sahiptir. Öncelikle estetik problemin objektif olarak belirlenmesi
ve çözüm yollarının sunulması gerekmektedir. Tedavi öncesi hastanın detaylı
muayenesi önemlidir. Periodontal sağlık, çürük sıklığı, oklüzyon, yüz estetiği
(fasiyal profil, dentofasiyal görünüm), olası ortodontik tedavi gereksinimleri
incelenmeli, hastanın beklentileri, restorasyonun beklenen dayanma süresi
ve maliyeti göz önüne alınmalıdır. Estetik muayene ve tedavi planlaması
sırasında hastanın gerçek beklentisi kesin olarak belirlenmelidir. Hastanın
önceliğinin, fonksiyon, estetik veya maliyet mi olduğu saptanmalı, tedavi
seçenekleri sunulmalı, tedavi süresi ve işlemin invazivliği hakkında bilgi
verilmeli, olgunun durumuna göre en az invaziv olandan başlayarak en uygun
teknik seçilmelidir.(58)
4.1.Diş beyazlatma
Modern toplumlarda bireyler dişlerinin görünümünü önemserler, hatta
dişlerdeki şekil ve renk bozuklukları kişide psikolojik rahatsızlıklara kadar
varan problemlere sebep olabilir. Diş hekimliğinde estetik ve restoratif
maddelerin gelişmesiyle pek çok renk, şekil, konum bozuklukları kolaylıkla
çözümlenebilmektedir. Renklenmiş dişlerin beyazlatılması (bleaching), diğer
restoratif metotlara kıyasla daha ucuz, pratik ve zararsızdır.
Beyazlatma tedavilerinde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır;
31 4.1.1. Devital dişlerde beyazlatma:
1)İntrakoroner beyazlatma teknikleri
1.
Walking bleach tekniği,
2.
Termokatalitik teknik
3.
Jel teknikleri
2)Ekstra koroner beyazlatma teknikleri
4.1.2 Vital beyazlatma teknikleri:
1.
Home bleaching
2.
Office bleaching
a)Jel tekniği ile Office bleaching
b)Geleneksel ofiste ağartma
c)Mc innes tekniği
3.
Aşandırma yöntemleri ile beyazlatma
4.
Diş macunları ile beyazlatma
5.
Otc (over the counter) ürünleri ile beyazlatma(53)
4.2. Kozmetik Konturlama:
Daha düzgün bir görüntü yaratmak amacıyla doğal dişlerin sarı veya
beyaz kuşak elmas frezler veya disklerle şekillendirilmesidir. Bu tedavi
yöntemi minenin şekillendirilmesi, kesici kenarların düzeltilmesi, kesici
köşelerin yuvarlatılması, küçük kırılma ve kopmalarda, oklüzyon düzlemini
32 aşan uzamış dişlerin şekillendirilmesinde, aşınarak kare şeklini alan dişlere
yeniden form verilmesinde kullanılan bir yöntemdir.(58)
4.3.Mikroabrazyon:
Minenin mikroabrazyonu, izole edilmiş diş yüzeyinde hidroklorik asit ve
silikon karbid içeren ‘‘Prema patı’’ kullanarak renklenmiş mine yüzeyinden az
miktarda madde kaldırılmasıdır. Bu teknik renklenmenin derecesine ve
derinliğine bağlı olarak ağartma tedavileri ile kombine edilebilir veya kompozit
restorasyonlarla birlikte kullanılabilir. Özellikle genç hastalarda görülen
florozise bağlı yüzeysel nokta veya kahverengi renklenmelerde endikedir.(58)
4.4. Direkt Kompozit Veneer :
Uzun yıllar ön dişlerin estetik tedavilerinde metal destekli seramik
kuronlar kullanılmıştır. Ancak, en az doku kaybıyla en iyi estetik
sağlayabilecek daha konservatif yöntemler üzerindeki çalısmalar sonucunda
geliştirilen diş yüzeyini fosforik asit ile pürüzlendirme işlemi, restoratif
dişhekimliğinde adezyonun sağlanmasını ve adeziv diş hekimliği adı verilen
kavramın ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Klinik uygulama açısından en basit olan vener restorasyon şeklidir.
Lokalize şikayetlerde, diastema kapatılmasında, çapraşık veya rotasyonlu
dişlerin
düzeltilmesinde,
florozis
gibi
lokalize
renklenmelerin
maskelenmesinde, mine hipoplazilerinde, erozyon ve abrazyon sonucu
oluşan
labial
aşınmalarda
endikedir.
Günümüzde
kompozit
rezin
materyallerin ve dentin adeziv sistemlerin gelişimlerine paralel olarak, direkt
kompozit vener restorasyonlarının endikasyon alanları giderek genişlemiştir.
Dişeti çekilmesi olgularında dişler arasında karanlık bölgeler kaldığında,
33 gelişmemiş
yan
keserlerin
yeniden
yapılandırılmasında,
tek
diş
renklenmelerinde, oklüzyonun yükseltmesinde, kısaca estetik şikâyetle
dişhekimine başvuran pek çok hasta için direkt kompozit venerler önemli bir
tedavi alternatifidir.(58)
4.5. Porselen Veneer:
1980’li yıllarda kullanılmaya başlanan porselen venerler, günümüzde
estetik diş hekimliğinin en çok tercih edilen uygulamalarıdır ve gerek
materyaller ve gerekse uygulama teknikleri bakımından büyük gelişmeler
göstermişlerdir
Direkt restorasyonlara göre avantajı, estetik özelliklerinin daha uzun
süre stabil kalabilmesi, daha uzun ömürlü ve daha dayanıklı olmasıdır. Buna
rağmen direkt kompozit vener uygulamalarına göre daha fazla madde kaybı
yapılması, daha fazla seans gerektirmesi, daha pahalı olması ve kırıldığında
tamir edilememesi dezavantajlarıdır. Ayrıca yoğun renklenmelerde ince
porselen tabakası yeterli örtülemeyi ve estetiği sağlayamamaktadır.(58)
4.6.Metal seramik restorasyonlar
Metalle alt yapılı seramik restorasyonların birçok klinik durumda
kullanılma nedenleri;(59)
a)
Full porselenlere göre daha güçlüdürler
b)
Dayanıklıklarını daha uzun süre devam ettirebilirler.
c)
Kalın diş eti dokusu varlığında daha estetik sonuçlar alınır
d)
Yapımı dental labaratuvarlar için bilindiktir.
34 e)
Anterio-posterio bölgelerde kullanılabilinir.
f)
Parsiyel protezler için uygundur.
g)
İmplant protezler için endikedir.
h)
Koyu renk dişlerde endikedir
Maksiller
keserlerin
insizal
kenarlarının
restorasyonu
sırasında
karşılaşılan doğal görünmeme sorunu uygun yapılmış metal alt yapılı seramik
restorasyonla çözülebilir.
4.7.Full Seramik Restorasyonlar
Porselen jaket kuron:
Porselen kuronlar bundan 50 yıl önce üretilmişlerdir ancak aşınma ve
kırılmaya dirençli olmayan bu materyaller daha sonra alaşımlarına alimüno
oksit eklenmesiyle alimüno porselenler haline getirilerek dayanıklılığı
arttırılmıştır.Yeterli diş kesiminin yapılabildiği durumlarda anterior bölgede
porselen jaket kuronlar mükemmel bir seçimdir.Ancak, full seramik
restorasyonlar içinde kırığa en hassas olanlarıdır
İn-Ceram seramik restorasyonlar:
Full seramik restorasyonlar içinde en dayanıklı olanıdır. Uygun marjinal
kenar uyumunun ve estetiğin sağlanabilmesi için yeterli diş kesimi
yapılmalıdır.
35 Empress seramik sistem
Empress seramik restorasyonlar, anterior kuron, posterior inley ve onley
gibi türleri ile etkileyici estetik sonuçlar vermektedir.
Avantajları;
a)uygun marjinal uyum b)minimal abrazyon c)kabul edilebilir estetik
d)konservatif diş preperasyonu ‘dur.(59)
4.8.İmplant
Günümüzde diş implantları, tartışmasız olarak doğal dişlere en iyi
alternatiftir. Geleneksel köprü ve protezlere göre daha iyi konuşma ve
çiğneme fonksiyonu sağlarken, doğal bir görünümü de beraberinde getirir.
İmplant
uygulamaları
hareketli
protezin
yaratmış
olduğu
vuruk
oluşumunu ortadan kaldırması, protezin hareketli olması nedeniyle yeterli
çiğnemenin yapılmasını engellenmesi, hareketli protezin neden olduğu kötü
estetik görüntüyü ortadan kaldırması, komşu dişlerde yapılacak preperasyon
işlemini ortadan kaldırması nedeniyle tercih edilen tedavi yöntemi olmaktadır.
Ancak fiyatının yüksek olması ve hastanın tedavi sonrasında ağız temizliğine
aşırı önem göstermesi gerekliliği nedeniyle kullanımı sınırlıdır.
36 4.9.Ortodontik Tedavi ve Ortognatik Cerrahi
Hastanın estetik görünümünü olumsuz etkileyen alt- üst çene
uyumsuzlukları
apareylerle
ve
tedavi
diş
dizisindeki
edilebilir.
düzensizlikler
Ortodontik
veya
sabit
ortopedik
düzeltilemeyecek durumlarda ortognatik cerrahiye başvurulur.
37 ve
ortodontik
tedavi
ile
SONUÇ
Sonuç olarak, uygulanacak tedavi tekniğine ve materyaline diş hekimi
karar verecektir. Sağlam bir karar verme yeteneği, teknik becerilerini
geliştirme arzusu ve mevcut yeni ürünlerden sürekli haberdar olma çabası,
diş hekiminin sahip olması gereken en önemli özellik olan doğal estetik algısı
veya vizyonu ile birleştirilmelidir. Ancak, hastanın estetik anlayışı da göz
önünde bulundurulmalıdır.(60)
38 KAYNAKLAR
1) Rufenacht CR,Morphopsychology.İn:Rufenacht,CR.Fundementals of
esthetics.Chicago:Quintessence,1990,11,31,59-64
2) Hazar S,Büyüme ve Gelişim, 3.sınıf ortodonti ders notları Ege Ünv
.Diş hekimliği Fak.Öğrenme kaynakları merkezi
3) Dion K, Berscheid E, Walster E. What is beatiful good. J Pers Soc
Psychol. 1972,24,285-90
4)
Langlois JH, Kalakanis L, Rubenstein AJ, at al Maximsor
mythsof beauty.A meta-analytic and theoretical review. Psychol Bull.
200,;126,390-423.
5)
Lucker GW, Graber LW, Pietromonaco P. The importance of
dentofacial
appearance in facial esthetics: A signal detection approach.
Basic appl soc psychol 1981,2,261-274.
6)
Çalıkkocaoğlu S.Tam Protezler,İstanbul:Doyuran.1988,S.15-
23,496-518
7)Nakajima E.Japanese sense of beauty and facial proportions.The
facial
characteristic
of
people
with
malocclusion.
Quintessence
Int
1985,16,535-557
8) Nakajima E. Maeda T.Yanagisawa M.The Japanese sense of beauty
and facial proportions.The facial proportion check sheet,Quintessense Int
1985,16,715-721
39 9)Farkas LG, Katic MJ, Hreczko TA, Deutsch C.Munro IR.Antropometric
proportions in the upper lip ,lower lip,chin area of the lower face in young
white adults.Am J Orthod, 1984,86,52-60
10)Fidanoğlu A,Ergenlik Dönemindeki Türk Bireylerinde Yüz Estetiğinin
Değerlendirilmesi, Doktora Tezi, T.C.Selçuk Ünv.Sağlık Bilimleri Enstitüsü,,
Ortodonti Anabilim Dalı ,Konya, 2010
11)Köremezli AV.Estetik burun kavramında burun-yüz ilişkilerinin
antropometrik analizi,Uzmanlık Tezi, İstanbul: Şişli Etfal Hastanesi ,1991
12)Broadbent RT ,Mathews VL, Artistic relationships in surface
anatomy of the face:Application to reconstructive surgery.Plast Reconstr
Surg ,1957,20,1-17
13)Graber TM ,Swain BF,Orthodontics.St.Louis :Mosby 1985.S.41-67
14)Heymann HO,The artistry of conservative esthetic dentistry.J Am
Dent Assoc,1987 ,Dec:14E-23E
15)Proffitt WM, Contemporary Orthodontics,ed 2. St Louis:Mosby,1992
S.150
16)Cox NH, Van der Linden FPGM. Facial harmony. Am J
Orthod.1971,60, 175
17).De Smit A, Dermaut L. Soft-tissue profile preference. Am J Orthod.
1984,86,67–73.
40 18).Maple JR, Vig KWL, Beck FM, Larsen PE, Shanker S. A
comparsion of providers
and consumers perceptions of faciale-profile
attractiveness. Am J Orthod Dentofacial Orthop. 2005,128,690
19)Romani KL, Agahi F, Nanda R, Zernik JH. Evaluation of horizontal
and vertical differences in facial profiles by orthodontists and lay people.
Angle Orthod. 1993,3,175–182.
20) Cochrane SM, Cunningham SJ, Hunt NP. A comparison of the
perception of Facial
profile by
the general public and three groups of
clinicians,Int J Adult Orthodon Orthognath Surg.,1999,14,291
21) Peck S ,Peck L, Kataja M. The gingival smile line,Angle Orthodont
1992,62,91-100
22)Vig RG Brundo GC. The kinetics of anterior tooth display .J Prosthet
Dent, 1978,39,502-504
23)Hurst WW,Vertical dimension and its correlation with lip length and
interocclusal distance,J Am Dent Assoc ,1962;64:496-504
24)Connor AM ,Moshiri . Ortognathic surgery norms for American black
patients, A m J Orthod, 1985,87,119-134
25)Matthws TG.The anotomy of smile,J Prosthet Dent ,1978,39,128134
26)Lamb
Dj.Problems
and
Solutions
in
Complete
Denture
Prosthodontics ,1993,S:76-102
27)
James
B,Williams
Robbins,Richard
Fundamentals of operative dentistry,.2001,S:56-70
41 S.Schwartz
at
al.
28)Williams H,.Caughman WF.Principles of esthetic dentistry:practical
guidelines
for
the
practioner.ın
:Clark
JW
Clinical
Dentistry.New
York:Harper&Row 1976,4,1-20
29)Powell N,HumphreysB.Proportions of the Aesthetic Face .New
York:Thieme- Stratton 1984,2,4-9,50.
30)Donavan TE, Gandara BK, Nemetz H, Review and survery of
medicaments used with gingival retraction cords. J Prosthet Dent
1985,53,525-531
31)Lejoyeux J.Prothese Complete.3rd Paris:Maloine, 1979
32)Dawnson PE.Determining the determinants of occlussion İnt J
Periodont Rest Dent ,1983,3,9
33)Miller EC,Bodden WR,Jamison HC.Astudy of relationship of dental
midline to facial median line J.Prosthet Dent 1979,41,667-660
34)Morley J, Eubank J, Macroesthetic elements of smile desing.J Am
Dent Assoc 2001,132,39-45.
35)Latta GH.The midline and its relation to anotomic landmarks in the
edentulous patient. J Prosthet Dent 1988,59,681-683
36)Miller CJ.The smile line as a guide to anterior esthetics.Dent Clin
North Am 1989,33,157-164
37)Tijan AH J,Miller GD The JGP, Some esthetics factors in a smile.J
Proshet Dent 1984,51,24-28
42 38)Lambardi RE.The principles of visual perception and their clinical
application to denture esthetics.J Prosthet Dent 1973,29.358-382
39)Kois J.Oral communication ,1999
40)Pround E .Applying harmony in selecting and arrenging teeth.J AM
Dent Assoc ,55,181-191
41)Allen
EP.
Surgical
crown
lenghenthing
for
function
and
esthetics.Dent Clin North Am 1993,37,163-179
42)Berscheid E,Walster E ,Bohrnstedt.G. Body image.The American
body .A survey report. Psychol Today 1973 Nov:119-131.
43)Yamashiata AA. Dental Adhesive and its Clinical Application
Tokyo:Quintessence 1983
44)Langer B, Langer L. Subepithelial connective tissue greft technique
for root coverage.J. Periodont 1985,56,715-720
45)Bjorn H. Free transplantion of gingiva propla .Sven Tandlak Tidskr
1963,22,684
46)Langer B, Calamina LJ. Subepithelial connective tissue graft.A new
approch to the enhancement of anterior cosmetics.Int J Periodont Rest Dent
1982,2,22-33
47)AAOMS.Dentofasical deformities :Evaulation guide 1986,2,9
48)Önçağ G.Kalıtımsal anomaliler. 3.sınıf ortodonti ders notları, Ege
Ünv.Diş hekimliği Fak.Öğrenme kaynakları merkezi
43 49)Gİllen RJ,Schwartz RS,Hilton TJ,Evans DB.An analysis of selected
normative tooth proportions.İnt J Prosthodont 1994,7,410-417
50)Levin El.Dental esthetics and the golden proportion.J Prosthet Dent
1978,40,244-252
51)Preston JD. The golden proportion revisited. J Esthet Dent
1993,5,247-251
52)Önal B.Restoratif Diş hekimliğinde Kullanılan Malzemeler.4.sınıf
ders notları, Ege Ünv.Diş Hekimliği Fak.
53)Türkün M. Dişlerde meydana gelen renklenmeler. 4.sınıf ders notları
Ege Ünv.Diş Hekimliği Fak.
54)Akaslan ZZ, Sadık B,Ertan H, Karabulut E. Dental esthetic
satisfaction,recevied and desired dental treatments for improvement of
esthetics .Indian J.Dent 2009,20,195-200
55)Tin oo, Norkhafizah Saddki, Nurhidayati Hassan. Factors influencing
patient satisfaction with dental aperance and treatment desire to improve
aesthetics .BMC Oral Health 2011,11,6
56) Gilli R. Samaratnitzy-Noveh DMD,Geiger,DMD. Patients satisfaction
with dental esthetics.JADA 2007,138,805-8
57)Önçağ G. Kazanılmış Anomaliler. 3.sınıf ortodonti ders notları Ege
Ünv.Diş Hekimiliği Fak.Öğrenme kaynakları merkezi
58)Türkün Ş.Estetik diş hekimliği,4.sınıf tedavi ders notları,Ege Ünv.Diş
Hekimiliği Fak.Öğrenme kaynakları merkezi
44 59)Antenio Bello DDS , Renold H ,Jarus DDS, MSD, Esthetic
alternatives for the restoration of anterior teeth. J .Prosthet Dent
1997,78,437-40
60)Gürel G. Porselen Laminat Venerler , 2004,S.1-110
45 ÖZGEÇMİŞ
2 Haziran 1985’te Ankara’da doğdum. İlköğretimi Osman Ünyazıcı
İlköğretim Okulu’nda bitirdim. Liseyi Süleyman Demirel Anadolu Lisesi’nde
okudum. 2005 yılında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ni kazandım.
46 
Download