Uykusuzluk çekenlere kötü haber!

advertisement
On5yirmi5.com
Uykusuzluk çekenlere kötü haber!
Farkında olmadan hastalanmış olabilirsiniz!
Yayın Tarihi : 2 Şubat 2013 Cumartesi (oluşturma : 10/22/2017)
Uykuda nefes alışverişinin bir süre durması, gece boyunca horlama ve gündüz aşırı uyku hali gibi
bulgularla ortaya çıkan 'uykuda solunum bozukluğunun' önemli bir sağlık sorunu olduğu belirtildi.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr. Ahmet Akkaya, hastanın tedavisinde tam sonuç alınamadığı
durumlarda 'uyku meleği' olarak bilinen PAP isimli makinelere tabi tutulduğunu söyledi.
Uykuda solunum bozukluğunu, uyku esnasında solunumun 10 saniyeden fazla durması olarak
tanımlayan Prof.Dr. Akaya, "Bir insanda saatte 5'ten daha fazla solunum durması varsa, bu uykuda
solunum bozukluğu olduğunu gösterir. Bazı hastalar gece uykuda nefesinin durduğunu söyler. Bu
tanıklı apne bulgusu olduğunu gösterir. Eğer nefes durması 30'un üzerindeyse bu hasta için ağır
uyku bozukluğu teşhisi konulur" dedi.
Uykuda solunum bozukluğunun bir başka bulgusunun gündüz aşırı uyku hali olduğuna dikkat çeken
Prof.Dr.Akkaya, şöyle konuştu: "Gece rahat uyunamadığı için gündüz hastalar sürekli uyku
halindedir. Kişi uykuyu tam alamadığı, vücudu dinlenemediği için bu kişiler gündüz uyurlar."
TRAFİK KAZALARININ NEDENİ
Hastalar araç kullanırken uyudukları için trafik kazalarının meydana geldiğine dikkat çeken Göğüs
Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Trafik kazalarının en önemli nedenlerinden birisi de
budur" dedi.
HORLAMA İŞİTME KAYBI OLUŞTURABİLİR
Üçüncü bulgunun hastaların horlaması olduğunu kaydeden Prof.Dr.Akkaya, şunları söyledi: "Hasta
gece uyurken horlar. Horlamanın şiddeti, sayısı, frekansı çok önemlidir. Öyle horlama vardır ki,
hastayı işitme kaybına kadar götürür. Horlama nedeniyle hasta dinlenemez. Hastada sempatik
hiperaktivasyon gelişir. Bu da hastada ani tansiyon, şeker yükselmesine, ani kalp krizi ve inme
denilen beyin kanamalarına yol açabilir. Uykuda solunum bozukluğu bir çok hastalığın altında yatan
nedenlerden biridir."
Bazen hastada basit semptomlar görülebileceğine dikkat çeken Prof.Dr. Akkaya, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Bu semptomları hasta genellikle ifade etmez. Örneğin hasta TV'nin ne zaman başına
geçse uyuklamaya başlar. Bazen yemekten sonra hemen uyku hali gelişir. Hasta 'dinlenemiyorum,
sürekli yorgunum' der. İşte sürekli halsizliğin nedenlerinden biri de uykuda solunum bozukluğudur.
Sabah başağrısı, erkek hastalarda kısırlık, obezite, damar yetmezliği gibi pek çok sorunun altında
uykuda solunum bozukluğu yatar."
UYKU MERKEZLERİNDE TEŞHİS MÜMKÜN
Uykuda solunum bozukluğunun tanısının konulması için hastada üç ana semptom görülmesi
gerektiğini belirten Prof.Dr. Akkaya, şunları kaydetti:
"Hastanın uykuda nefesi duruyorsa, gece horluyorsa ve gündüz aşırı uyku hali varsa o kişi de
uykuda solunum bozukluğundan söz edilebilir."
Bu hastalığın derecesinin ölçülmesi için uyku laboratuvarları kurulduğunu anlatan Akkaya, sözlerine
şöyle devam etti: "Bu laboratuvarlarda hasta gece boyunca üniteye bağlanır. Hastanın gece
boyunca tüm hareketleri kaydedilir. 56 elektrotla tüm vücudun çalışması gece boyunca tespit edilir.
Sabah bunların çalışması yapılır. Bu çalışma sonrası teşhis konulur. Nefes durması saatte 5-15
arasındaysa hafif, 15-30 arası orta, 30 ve üstü ağır solunum bozukluğudur. Hastaya tanı
koyulduktan sonra uykusuzluk çektiği tespit edilen hasta psikiyatriye gönderilir.
Hipersomya denilen aşırı uykuluk hali tespit edilebilir. Bazı hastalarda huzursuz bacak dediğimiz
(uyku sırasında bacak atma, duvara vurma) dediğimiz sendrom tespit edilebilir. Yine horlamanın
şiddeti tespit edilebilir. Tanıdan sonra hastanın üst solunum yolu sorunu varsa, burunda tıkanıklık
varsa kulak burun boğaz tarafından incelenir. Huzursuz bacak sendromu varsa nörolojiye
yönlendirilir. Diyabetik sendrom varsa dahiliyeye, diş bozuklukları varsa diş hekimine yönlendirilir.
Görüldüğü gibi uykuda solunum bozukluğu 6-7 branşı ilgilendirir. Bu birimlerin birlikte çalışmasıyla
hastanın tedavisi mümkündür"
'UYKU MELEĞİ' İLE TEDAVİ
Eğer hastada tam sonuç alınamazsa bu kez hastanın PAP denilen makinelere tabi tutulduğunu
belirten Prof.Dr. Akkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Pozitif basınç makinesiyle hastaya maskeyi
takarak hastanın gece boyunca nefes alıp vermesi sağlanıyor. Hasta nefesini alamadığı zaman bu
maske basınç sayesinde nefes alıp vermeyi sağlıyor. Bu cihazlara halk arasında 'uyku meleği'
deniyor. Uykuda ağır solunum bozukluğu teşhisi konulan hastaya pozitif basınç uygulandığında
hasta kalktığında uykusunu aldığını, iyi dinlendiğini, halsizliğinin kalmadığını söyler."
YÜZ KİŞİDEN ALTISINDA GÖRÜLÜYOR
Uykuda solunum bozukluğunun tedavisinde önce tanının konması, hastalığın şiddetinin
belirlenmesi, diğer branşlarla birlikte çalışılması ve PAP cihazları ile hastalığın yüzde 100 tedavi
edildiğini bildiren Prof.Dr.Akkaya, "100 kişiden 6'sında bu hastalık görülebiliyor. Uykuda solunum
bozukluğu olan hastalarda obezite ve yüksek tansiyon durumunda anı ölüm oluşabilir. Bu hastaların
ileriki yaşlarda yaşam standartları düşer. Eğer hastalar uçak, tren, araç kullanıyorsa birdenbire uyku
hali oluşması durumunda ölümlere yol açabilirler. Kritik görevlerde olanların mutlaka uyku
bozuklukları yönünden araştırılması gerekir" dedi.
habertürk
Bu dökümanı orjinal adreste göster
Uykusuzluk çekenlere kötü haber!
Download