Danışma Meclisi B : 41 2. Pamuk ve tütünde olduğu gibi

advertisement
Danışma Meclisi
B : 41
2. Pamuk ve tütünde olduğu gibi fındıkta da ka­
liteye göre fiyat uygulanması cihetine gidilmesi ve
dikim alanlarının
sınırlandırılması 'konusunda ne
düşünülmektedir?
3. Bakanlığın personel kalitösini yükseltmek için
dış temsilciliklere atamalarda iç ticaret - dış ticaret
'ayrımının kaldırılmasının daha yararlı olup, olma­
yacağı?
i4. Hem işlemlere sürat kazandırmak, hem de
bölge ticaret müdürlüklerine hayatiyet kazandırmak
bakımından, Bakanlık merkez teşkilatınca ifa edil­
mekte olan bazı işlemlerin bölge ticaret müdürlükle­
rine bırakılması ve bu nedenle bölge müdürlüklerinin
personel yönünden takviye edilmesinin yararlı olup,
olmayacağı?
BAŞKAN — Buyurunuz Sayın Bakan.
TİCARET BAKANI KEMAL CANTÜRK —
Sayın Başkan, sayın üyeler;
Konuşmamda Tüketicinin Korunması Kanunu
tasarısı hakkında bilgi arz etmiştim, binaenaleyh
tekrar olmasın diye o hususa değinmiyorum.
Fındıkta da, mesela pamuk ve buğdayda olduğu
gibi kalite farkının nazarı itibara alınması hususu
öneriliyor. Bu çok değerli bir fikirdir, mantıklıdır
ve gerekçesini kendi bünyesinde taşıyan bir teklif­
tir. Bunun üzerinde durduk. Bu fındık işi çok kolay
görülür; fakat öyle komplike bir iştir ki, doğru diye
(bilip yapacağınız şey ekseriya yanlış çıkmakitadır. Bi­
naenaleyh, bu işin bir yerde profesörü olan satıcılar
ve üreticilerden bu konuda çok objektif olanlarıyla
görüştüm. Onlar pek rıza göstermediler, sakıncalarını
söylesdiler. Bilhassa bu Giresun, Ordu'da bazı bölge­
lerde söz konusu. Bu olayın birtakım sosyal bozuk­
luklara kadar gidebilecek noktaları var. Burada ifa­
de buyurulah kalitedeki maksadı anlıyorum; iyi fın­
dık var, kötü fındık var, belli bir ta'bana göre onlar
değerlendiriliyor, o değil de, esas falan bölgenin fın­
dığı, filan bölgenin fındığı hususudur bu sualim al­
tında yatan, ki doğru bir sual; fakat sakıncaları ol­
duğu için tatbikatta yaratacğı iyi olmayan sonuçlar
dolayısıyla şimdilik bu konuyu bıraktık, o şekilde
bölgevi fiyat vermeyi yapmıyoruz pamukta olduğu
gibi.
Dikim alanlarının tahdidi konusunda, şüphesiz
dikilmiş olanları sökme söz konusu değildir; fakat
bizzat üreticilerin kendi dilekleri, fındık sahalarının
genişlemesini durdurmakbr. Çünkü, fındık fındığın
düşmanı olur hale geldi üretim yüksekliği dolayısıy­
la. Nitekim bu sene 360 bin ton civarında oldu bu,
— 509
22 . 1 . 1982
O :2
aslında 280 bin ton normaldir. 300 bin tona geçti
miydi, arz fazlalığı dolayısıyla dışardan baskı gelir,
talepte bulunanlar fiyat düşürücü olaylara tevessül
ederler, ki bu sene de öyle oldu. Onu önlemek bakı­
mından gayet tabiidir ki, fındık sahalarının azaltıl­
ması. gereklidir. Bu daha çok Bolu civarında; yani
Batı Karadeniz bölgesindeki alan genişlemesini dur­
durmak suretiyle bir tahdit (Gayet tabii tahdit anla­
mına gelecek bir olaydır bu genişlemeyi durdurmay
yapılacaktır mutlak surette. Kesinlikle dikilmişi sök­
mek söz konusu değildir, herhangi bir yanlış anla­
ma olmaması için bunu arz etmek ist'iyorum.
Yalnız, bir fikir de, taban arazideki iyi toprağı
fındıkla işgal etmenin anlamsızlığı söyleniyor; fakat
fıntığın o kadar çok marifeti var ki, erozyonu önle­
mekten tutun, bölgede belli bir hayatiyeti sağlamaya
•kadar varan bir unsur. Bü itibarla, zannediyorum şu
andaki mevcut alanlarda herhangi bir tahdit söz ko­
nusu olmayacak, genişleme durdurulacakbr muhak­
kak.'
Bölge/ ticaret müdürlüklerine yetki verilmesi me­
selesi gayet talbii çok güzel bir fikir. İhracat ve itha­
latta birtakım işleri merkezden değil mahallinde hal­
letmek kabil diye düşünülelbilir. Yalnız, biz öyle bir
sistem geliştiriyoruz ki, kimse Bakanlığa gelsin iste­
miyoruz. Bunun manası, gelip rahatsız olsun istemi­
yoruz; çünkü İstanbul'dan yahut bir başka yerden
Ankara'ya gelmek zor bir olay. Bunun yerine, me­
seleyi Bakanlığa gelmeden halletmek, yaptığımız da
odur. Mesela, ithal süresinin uzatılması hususunda
genel müsaade veriyoruz, herkes istifade ediyor bun­
dan. Eskiden ne ölüyordu?.. Herkes kendi dufumuna
göre gidip geliyordu, gidip geliyordu. Bunları kesin­
likle önledik. Yapmakta olduğumuz şeyler, bunları
mümkün dlduğu kadar azaltmak. Tabii Bakanlığa
hiç gelinmeyecek diye bir durum yok; çünkü istisnai
olaylar oluyor. Bu itibarla, bu fikrin doğruluğunu ka'bül ediyorum; fakat bu fikrin doğruluğunu gerçek­
leştirecek yahut onun gerçekleşmesi halinde hâsıl
olacak sonucu yaratacak sistemi kuruyoruz, geliştiri­
yoruz, onu böyle arz etmek istiyorum.
Personelin iç ticaret - dış ticaret ayrımı yapılmak­
sızın harice tayinleri konusu. Aslölan dışarıda görev
yapacak vasıfta olmaktır. Bugünkü fiili durumda ele­
manların alınmasında, Dış Ticaret Dairesine girme
şeklinde olanlarda dil bilme yönünden büyük bir
avantajlı durum var. Dil bilmeden de dışarıya gidile­
mez gayet tabii. Önün için gidenler fiili olarak Dış
Ticaret Genel Sekreterliğinde temerküz etmiş olu-
Download