Sıcak Havalarda Spor Yapmayın!

advertisement
On5yirmi5.com
Sıcak Havalarda Spor Yapmayın!
Sıcak havalarda egzersiz yapmak bayılmalara neden olabilir...
Yayın Tarihi : 21 Nisan 2012 Cumartesi (oluşturma : 10/21/2017)
Spor yaralanmaları ve sıcak havalarda spor yapılmasının riskleri üzerine değerlendirmelerde bulunan
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü ve Ortopedist Prof. Dr. Murat Doğan, sıcak havalarda spor
yapmanın belli riskler taşıdığını ifade ederek, "Hava çok sıcaksa, egzersiz ciddiyse özellikle aşırı
terlemeye bağlı vücuttaki sıvı kaybının da birlikte olmasıyla hipovolemi dediğimiz yani damarlarda
dolaşan kan miktarının azalmasına bağlı olarak ya da kan basıncının düşmesine bağlı olarak
bayılmalar olabilir. Bir göz kararması, aşırı terlemeye bağlı bayılmalar gerçekleşebilir" şeklinde
konuştu.
Hava sıcaklığı artıkça, vücuttaki kan-damar sisteminde damarlarda bir genişleme olduğunu
kaydeden Doğan, bu genişlemenin kan basıncını düşürdüğünü ve bunun da kan dolaşımını
yavaşlattığını dile getirdi.
İleri yaşlarda ve aşırı sıcakta yapılan aşırı eforlu sporların kalp krizi ve beyin kanamalarına neden
olabileceğini ifade eden Doğan, "Bazen beyin damarlarında doğuştan gelen baloncuklar olabiliyor.
Atardamarlarla toplardamarlar arasında anormallikler olabilir. Bunlar o güne kadar hiçbir belirti
vermese bile aşırı efor gerektiren ağır işler, sıcak hava, damarların aşırı genişlemesi gibi ortamlarda
bazen çok hayati beyin kanaması gibi sorunlara neden olabiliyor. O yüzden sıcak havalarda risk
mutlaka daha fazla artmaktadır" dedi.
Prof. Dr. Doğan, sporun belli kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini ve uygun olmayan şekilde
spor yapıldığı zaman insan sağlığını tehdit eden durumları ortaya çıkardığını ifade etti.
Sporun zorlayıcı şekillerde yapıldığı zaman, profesyonel futbolcuların bile saha ortasında hayatını
kaybettiğini hatırlatan Doğan, herkesin sağlıklı kalabilmek için kendine uygun olan sporu yapması
gerektiğine dikkat çekti. Belli bir yaştan sonra zorlayıcı, elit düzeyde spor yapmak isteyen insanların
mutlaka önce bir sağlık araştırmasından geçmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, "Tabii bu taramalar
her zaman spor sırasında meydana gelebilecek rahatsızlıkları önceden tespit eder veya önler diye
bir kaide yok. Büyük oranda başımıza gelebilecek sporla ilgili sağlık sorunlarından bizim
uzaklaşmamız konusunda çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Çocukluk çağında veya gençliğe geçildiği dönemlerde spora başlama yaşları o yaşlardadır, her
ülkede belirli kurallar vardır, sporcu lisansı çıkartabilmek için mutlaka bir sağlık taraması gerekir"
dedi.
Sağlık taramalarının ciddiyetle yapılmasının çok önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Doğan, "Sağlık
taramaları bir formalite olarak mı yapılmakta yoksa gerçekten dört dörtlük bir tarama yapılmakta mı
bunun sorgulanması gerekir. Özellikle bunların federasyonlar düzeyinde ele alınması gerekir. Her
federasyonda aslında bir sağlık bir komitesi vardır. Bu iş aslında sadece bir birim olarak mı
değerlendirilmekte yoksa gerçekten o spor dalıyla ilgili sporcuların sağlığının öncelikli olarak
düşünüldüğü bir anlamda mı ele alınmakta tartışılması gerekir" dedi.
Bir spor dalında ilk defa spora başlayacak kişiler için sağlık taramasının zorunlu olduğunu
vurgulayan Doğan, yeni başlayacak kişilerin o sporla ilgili bedensel yapılarının uyumlu olup
olmadığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Doğan, insanların yaşam stillerinin ve
beslenme alışkanlıklarının oluşmasında sporla iç içe bir yaşam tarzı edinmenin şart olduğuna dikkat
çekerek, bu durumun milli eğitimin temel felsefelerinden biri olması gerektiğini vurguladı.
Okullardaki beden eğitimi derslerinin insanlarda hem fiziksel, hem psikolojik anlamda hem de hayat
tarzlarını oluşturma açısından oluşturulmuş dersler olduğunu belirten Doğan, "Günümüzde mahalle
aralarında, halı sahalarda insanlar spor yapma gayreti içerisinde. Özellikle kentleşmenin artması,
spor yapacak alanların azalmasıyla birlikte bu tip alanlara ilgi artmakta. Bu alanlar sağlıklı bir şekilde
spor yapabilmek için şartlara uygun mudur, çokça dile getirilmekte. Ben çok uygun olmadığını
düşünmekteyim. Spor demek halı sahada koşarak futbol oynamak anlamına gelmemeli" dedi.
Ortopedist olarak birçok halı saha yaralanmasıyla karşılaştığını ifade eden Prof. Dr. Doğan, "İnsanlar
çocukluklarından edinmiş oldukları heyecan içerisinde haftanın 1 günü belki enerjilerini, streslerini
atmak isterken çok ciddi yaralanmalarla karşı karşıya gelebilmekte.
Halı sahada kalp krizi geçiren hekim arkadaşlarımız var. Sporda çok daha önemli olan bir şey sporda
dozaj ve devamlılık. Belli bir düzen içerisinde, fizyolojik yapımıza uygun olarak sor yapmak çok
önemli" şeklinde konuştu.
Spor sırasında kalp krizi geçiren kişilerle ilgili Doğan, şunları söyledi:
"Bu ağır sporu yapacakların insanların kardiyolojik durumu, kalple ilgili veya fizyolojik durumunun
değerlendirilmesi gerekir. Büyük oranda ister doğuştan gelen olsun, ister sonradan kazanılmış olsun
bu tip sporculara lisans verilirken çok iyi sorgulanması gerekir. Bazen ne kadar değerlendirme
yaparsak yapalım bunları her zaman yakalamak mümkün olmayabiliyor.
Profesyonel kulüplerde yapıldığı gibi belli aralıklarla sporcuların mutlaka sağlık kontrolünden
geçirilmesi gerekir. Sporcu kendisiyle ilgili bir rahatsızlık hissettiğinde ben sporcuyum ben de
herhangi bir rahatsızlık olmaz diye düşünmemesi gerekir. Mutlaka en kısa süre içerisinde sağlık
kuruluşlarının görüşünü alması gerekir."
Spor yaralanmaları sonucunda yapılacakları sıralayan Prof. Dr. Doğan, yaralanan kişinin ilk olarak
şuur durumuna bakılması gerektiğini ifade ederek, "Şuuru açıksa yaralanan kişinin nefes alıp
vermesinde bir problem olup olmadığına bakılmalıdır.
Bazen spor yaparken ciddi kafa travmaları olabiliyor. Bunlar nadir gördüğümüz şeyler. Bizim sıklıkla
gördüğümüz şeyler ekstremiteler dediğimiz kollar, bacaklar, eller, ayak bilekleri gibi bölgelerde olan
yaralanmalardır. Öncelikle ilk yapılması gereken bir şekil bozukluğu var mıdır? Normal şeklinden
farklı, öbür taraftan farklı çok anormal bir şekil bozukluğu var mı? Eğer varsa bu genellikle kırık veya
eklem bölgesindeyse çıkığa işaret eder. O yüzden bu tip hastaların hemen vakit kaybedilmeden bir
sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerekir" şeklinde konuştu.
Doğan, eklemlerde burkulmalar, adale yırtıkları şeklindeki yaralanmalarda durumun ciddiyetinin o
bölgede aniden oluşan bir şişlikle anlaşılabileceğini belirterek, "Dakikalar içerisinde bir şişlik,
morarma varsa yaralanma bölgesinde bize bir kanama olduğunu bize düşündürmelidir. Yaralanma
bölgesinde kanama çok çabuk olmuşsa bu yaralanma ciddi bir yaralanmadır.
Bunun dışında kısa süreli bir yaralanma yoksa ya da şişlik yoksa hemen kısa süre içerisinde oluşan
yarım saat veya bir saat içerisinde bir şişlik olmaya başlamışsa bu nispeten daha az ciddi bir
yaralanmadır. Öncelikle bu şişliği önlemek için o bölgeye buz uygulaması yapılmalı. Bu ciddi
yaralanmalarda da mümkündür. Sadece şişlik olan yaralanmalarda ise bazen sadece saat başı 15
dakikalık buz uygulaması ilk baştaki ağrıyı azaltmada yeterli olacaktır. Şikayetleri devam edecek
olursa mutlaka bir ortopediste başvurması gerekecektir" dedi.
İHA
Bu dökümanı orjinal adreste göster
Sıcak Havalarda Spor Yapmayın!
Download