ANKARA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

advertisement
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
EĞİTİMDE PSİKOLOJİK HİZMETLER ANABİLİM DALI
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK PROGRAMI
PSİKOLOJİK DANIŞMANLARIN ÇOKKÜLTÜRLÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA
YETERLİK ALGILARININ İNCELENMESİ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Kenan DEMİREL
ANKARA
Ocak, 2016
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
EĞİTİMDE PSİKOLOJİK HİZMETLER ANABİLİM DALI
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK PROGRAMI
PSİKOLOJİK DANIŞMANLARIN ÇOKKÜLTÜRLÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA
YETERLİK ALGILARININ İNCELENMESİ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Kenan DEMİREL
Danışman: Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK
ANKARA
Ocak, 2016
TEŞEKKÜR
Bu araştırmanın konusunun belirlenmesinden araştırmanın bitimine kadar
değerli ilgisiyle düşüncelerimi besleyen, alandaki birikimleri, yapıcı eleştirileri ve
yönlendirici önerileriyle araştırmanın bu düzeye gelmesinde desteğini her zaman
yanımda hissettiğim değerli hocam ve tez danışmanım Sayın Prof. Dr. Binnur
YEŞİLYAPRAK’a, içten saygılarımı sunar, teşekkürü bir borç bilirim.
Tez jürimde yer alarak tezimi sabırla okuyan, yapıcı ve destekleyici
önerilerde bulunarak tez raporunun olgunlaşmasını sağlayan sevgili hocalarım Yrd.
Doç. Dr. Sevgi SEZER ve Doç. Dr. İbrahim KEKLİK’e teşekkür ediyorum.
Bu çalışmanın gerçekleştirilmesindeki katkılarından dolayı Ankara
Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık
Programının değerli öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri ile görüşlerine
başvurduğum tüm uzmanlara teşekkür ederim.
Araştırmanın veri toplama aşamasından araştırmanın bitimine kadar bana
yardım eden ve hep yanımda olduklarını hissettiren Nurgül UÇAR, Çiğdem AKIN
ARIKAN, İbrahim AĞ, Muharrem KOÇ, Nimet ÇETİN, Ferhat KARDAŞ ve
Tuğçe ŞİMŞEK’e yardımlarından dolayı çok teşekkür ederim.
Bütün hayatım boyunca hep yanımda olan, manevi desteklerinden güç
aldığım tüm aileme ne kadar teşekkür edersem edeyim yeterli olmayacağının
farkındayım. Son olarak, okuduğum her satırı beni derinden etkileyen ve belki de
bu konuyu çalışmamdan tutun da hayata bakışımı şekillendiren bütün yazarlara
dünyaya kazandırdıkları eserler için insanlık adına teşekkür etmeyi bir borç olarak
görüyorum.
“Hangi çiçek, diğerini “sarı açtı” diye ayıplar?
Hangi kuş, “farklı ötünce” diğerine yasak koyar?
Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar.
Ah insanlar! Her şeyi bulup kendini bulamayanlar”
Charles Bukowski
iv
ÖZET
PSİKOLOJİK DANIŞMANLARIN ÇOKKÜLTÜRLÜ PSİKOLOJİK
DANIŞMA YETERLİK ALGILARININ İNCELENMESİ
Demirel, Kenan
Yüksek Lisans, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak
Şubat, 2016, xiii + 115 sayfa
Bu araştırmanın temel amacı, psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesidir.
Bu kapsamda; “Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algıları cinsiyet, etnik köken, dini inanış, öğrenim düzeyi ve mesleki
kıdemlerine göre anlamlı bir farklılık göstermekte midir?”, “Psikolojik
danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlilik
algıları
ile
etnikmerkezcilik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?” ve “Cinsiyet,
etnik köken, dini inanış, öğrenim düzeyi, mesleki kıdem ve etnikmerkezcilik
değişkenleri psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarını yordamakta mıdır?” sorularına cevap aranmıştır.
Araştırma grubunu, Türkiye’de çalışan ve çalışma kapsamında
ulaşılabilen 300 psikolojik danışmandan oluşmuştur. Çalışmada etnik köken,
dini inanış gibi değişkenler incelendiği için farklı şehirlerden veri toplanması
tercih edilmiştir. Araştırmada, katılımcıların çokkültürlü psikolojik yeterlik
algılarını belirlemek amacıyla Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri
Ölçeği ve etnikmerkezcilik düzeylerini belirlemek amacıyla Etnikmerkezcilik
Ölçeği kullanılmıştır.
Araştırma grubunu oluşturan psikolojik danışmanların Çokkültürlü
Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği puanlarının cinsiyet ve öğrenim
düzeylerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini incelemek için
bağımsız gruplar için t-testi, etnik köken, dini inanç ve mesleki kıdemlerine göre
anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelemek için ise, ikiden fazla
gruplar için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak analiz edilmiştir.
v
Analizin sonucunda, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algılarının cinsiyetlerine, öğrenim düzeylerine ve mesleki kıdemlerine
göre anlamlı bir farklılık göstermediği, etnik kökenlerine ve dini inançlarına
göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür.
Katılımcıların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeğinden
aldıkları puanlar ile Etnikmerkezcilik Ölçeğinden aldıkları puanlar arasındaki
ilişkiyi ortaya koymak amacıyla Pearson Korelasyon Katsayıları hesaplanmıştır.
Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları ile
etnikmerkezcilik düzeyleri arasında orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki
olduğu ortaya konmuştur.
Son olarak; cinsiyet, etnik köken, dini inanç, öğrenim düzeyi, mesleki
kıdem
ve
etnikmerkezcilik
değişkenlerinin,
psikolojik
danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarını yordama derecesini belirlemek
amacıyla Aşamalı Çoklu Regresyon (stepwise) analizi yapılmıştır. Analizin
sonucunda; etnikmerkezcilik, etnik köken ve dini inanç değişkenlerinin birlikte
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarını anlamlı düzeyde yordadıkları
görülmüştür. Cinsiyetin, öğrenim düzeyinin ve mesleki kıdemin ise psikolojik
danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarını anlamlı
düzeyde yordamadıkları tespit edilmiştir.
Yapılan araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular ilgili alanyazın
ışığında tartışılmış, alan uygulayıcılarına ve araştırmacılara yönelik önerilerde
bulunulmuştur.
Anahtar Sözcükler: Çokkültürlülük, Çokkültürlü Psikolojik Danışma,
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik Algıları
vi
ABSTRACT
INVESTIGATION OF COUNSELORS’ PERCEIVED MULTICULTURAL
COUNSELING SELF EFFICACY
Demirel, Kenan
Master of Education, Department of Psychology in Education
Supervisor: Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK
January, 2016, xiii + 115 Pages
The main purpose of this research was to investigate counselors’
perceived multicultural counseling self efficacy in terms of different variables.
In this context, the questions to be answered as follows: ‘Does the counselors’
perceived multicultural counseling self efficacy differ in accordance with
gender, ethnicity, religion, level of education and Professional seniority ?’, Does
the counselors’ perceived multicultural counseling self efficacy show a
significant correlation with their ethnocentrism levels?’ and ‘Do gender,
ethnicity, religion, level of education, Professional seniority and ethnocentrism
variables significantly predict counselors’ perceived multicultural counseling
self efficacy?’
This study was carried out with 300 counselors who were volunteered to
partake in the study. It was preferred to gather data from different cities as
variables such as ethnicity and religion were examined. In order to determine
counselors’ perceived multicultural counseling self efficacy, Multicultural
Counseling Competencies Scale and to assess the level of ethnocentrism,
ethnocentrism scale was used.
Independent samples t-test was used to figure out whether counselors’
perceived multicultural counseling self efficacy differ significantly in terms of
gender and level of education. One-way analysis of variance for more than two
groups was used so as to analyze if counselors’ perceived multicultural
vii
counseling self efficacy shows a significant difference based on ethnicity,
religion and Professional seniority. Results revealed that there was no significant
difference between counselors’ perceived multi cultural counseling self efficacy
and gender, level of education and professional seniority. However, there was a
significant difference between counselors’ perceived multi cultural counseling
self efficacy and ethnicity and religion.
Pearson Correlation Coefficient was calculated to examine the relation
between the scores obtained from the multicultural counseling competencies
scale and ethnocentrism scale. Results showed a moderate, negative and
significant correlation between counselors’ perceived multicultural counseling
self efficacy and levels of ethnocentrism.
Finally, The stepwise regression analysis was used to examine whether
the gender, ethnicity, religion, level of education, Professional seniority and
ethnocentrism predict the counselors’ perceived multicultural counseling self
efficacy. According to the findings, ethnocentrism, ethnicity and religion
variables, together, did significantly predict counselors’ perceived multicultural
counseling self efficacy. On the other hand, gender, level of education and
Professional seniority did not predict the counselors’ perceived multicultural
counseling self efficacy significantly.
The findings of the study were discussed in consideration of related
literature and recommendations were made for the researchers and practitioners
in the field.
Key Words: Multiculturalism, Multicultural Counseling, Self Perception Of
Multicultural Counseling, Perceived Multicultural Counseling Self Efficacy.
viii
İÇİNDEKİLER
Sayfa No
ONAY .......................................................................................................................... ii
TEZ BİLDİRİMİ ......................................................................................................... iii
TEŞEKKÜR ................................................................................................................ iii
ÖZET............................................................................................................................ v
ABSTRACTI ............................................................................................................. vii
BÖLÜM I ..................................................................................................................... 1
GİRİŞ ........................................................................................................................... 1
1.1.Problem Durumu ................................................................................................ 1
1.2. Amaç.................................................................................................................. 6
1.3. Önem ................................................................................................................ 7
1.4. Sınırlılıklar ........................................................................................................ 8
1.5. Sayıltılar ............................................................................................................ 9
1.6. Tanımlar ............................................................................................................ 9
BÖLÜM II.................................................................................................................. 11
KURAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR ...................................... 11
2.1. Kültür ve Psikolojik Danışma ......................................................................... 11
2.2. Çokkültürlü Psikolojik DanışmaYaklaşımının Tarihçesi ................................ 17
2.3. Çokkültürlü Psikolojik Danışma ..................................................................... 20
2.4. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri .................................................. 21
2.4.1. Kendi Değerleri, Varsayılarımları ve Önyargılarının Farkında Olmak .... 24
2.4.2. Farklı Kültüre Mensup Danışanların Dünya Görüşünü Anlamak ............ 25
2.4.3. Kendi Farklı Müdahale Yöntem ve Teknikleri Uygulamak ..................... 26
2.5. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterliliklerin Geliştirilmesi ....................... 28
2.6. Okul Psikolojik Danışma Sürecinde Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yaklaşımı ................................................................................................................ 30
2.7. Etnikmerkezcilik.............................................................................................. 33
2.8. İlgili Araştırmalar ............................................................................................ 34
2.8.1. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleriyle İlgili Yurtdışında
Yapılan Araştırmalar ......................................................................................... 34
2.8.1.1 Çokkültürlü Psikolojik Danışma Eğitimi ve Çokkültürlü
Psikolojik Danışma Yeterlikleri ............................................................. 35
ix
2.8.1.2. Irk, Etnisite, Etnikmerkezcilik ve Çokkültürlü Psikolojik
Danışma .................................................................................................. 39
2.8.1.3. Süpervizyon ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlikleri .............................................................................................. 41
2.8.1.4. Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Çokkültürlü
Psikolojik Danışma Yeterlikleri .............................................................. 42
2.8.1.5. Dini İnanç ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlikleri .............................................................................................. 44
2.8.1.6. Mesleki Kıdem ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlikleri .............................................................................................. 46
2.8.1.7. Sosyal İstenirlik ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlikleri .............................................................................................. 46
2.8.2. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleriyle İlgili Yurtiçinde Yapılan
Araştırmalar ........................................................................................................ 47
BÖLÜM III ................................................................................................................ 53
YÖNTEM ................................................................................................................... 53
3.1. Araştırmanın Modeli ....................................................................................... 53
3.1.1. Betimsel Tarama Modeli .......................................................................... 54
3.1.2. İlişkisel Tarama Modeli ............................................................................ 54
3.2. Araştırma Grubu .............................................................................................. 55
3.3. Veri Toplama Araçları ..................................................................................... 57
3.3.1. Demografik Bilgi Formu .......................................................................... 58
3.3.2. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği ............................... 58
3.3.1. Etnikmerkezcilik Ölçeği ........................................................................... 59
3.4. Verilerin Toplanması ....................................................................................... 60
3.5. Verilerin Analizi .............................................................................................. 61
3.5.1. Verilerin Analize Hazırlanması ve Varsayımların
İncelenmesi ......................................................................................................... 61
3.5.2. Araştırmada Kullanılan Veri Analizi Teknikleri ...................................... 63
x
BÖLÜM IV ................................................................................................................ 65
BULGULAR .............................................................................................................. 65
4.1. Araştırma Değişkenlerine İlişkin Betimsel İstatistiklere Yönelik
Bulgular ................................................................................................................. 65
4.2. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Cinsiyete Göre Bağımsız Gruplar İçin T-Testi Analizi Bulguları ......................... 66
4.3. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Etnik Kökene Göre ANOVA Analizi Bulguları ..................................................... 66
4.4. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Dini İnanca Göre ANOVA Analizi Bulguları ........................................................ 68
4.5. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Öğrenim Düzeyine Göre Bağımsız Gruplar İçin T-Testi Analizi
Bulguları ................................................................................................................ 70
4.6. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Mesleki Kıdeme Göre ANOVA Analizi Bulguları ............................................... 71
4.7. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik Algıları İle Etnikmerkezcilik
Düzeyi Arasındaki İlişkiye İlişkin Pearson Korelasyon Analizi Bulguları ............ 73
4.8. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Yordanmasına İlişkin Regresyon Analizi Bulguları .............................................. 74
BÖLÜM V ................................................................................................................. 77
TARTIŞMA VE YORUM ......................................................................................... 77
5.1. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik
Algıları İle Cinsiyetleri Arasındaki İlişkinin Yorumlanması ................................ 77
5.2. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlik Algıları İle Etnik Kökenleri Arasındaki İlişkinin
Yorumlanması ....................................................................................................... 79
5.3. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlik Algıları İle Dini İnançları Arasındaki İlişkinin
Yorumlanması ....................................................................................................... 82
5.4. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlik Algıları İle Öğrenim Düzeyleri Arasındaki
xi
İlişkinin Yorumlanması ......................................................................................... 84
5.5. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlik Algıları İle Mesleki Kıdemleri Arasındaki İlişkinin
Yorumlanması ....................................................................................................... 85
5.6. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlik Algıları İle Etnikmerkezcilik Düzeyleri Arasındaki
İlişkinin Yorumlanması ........................................................................................ 86
BÖLÜM VI ................................................................................................................ 90
SONUÇ VE ÖNERİLER ........................................................................................... 90
6.1. Sonuçlar ........................................................................................................... 90
6.2. Öneriler ............................................................................................................ 91
KAYNAKÇA ............................................................................................................. 94
EKLER ..................................................................................................................... 110
xii
ÇİZELGELER LİSTESİ
Sayfa No
Çizelge 1. Araştırma Grubunun Demografik Özellikleri.. ......................................... 56
Çizelge 2. Değişkenlere İlişkin Betimsel İstatistikler ............................................... 65
Çizelge 3. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Cinsiyete Göre Bağımsız Gruplar T-Testi Sonuçları ................................ 66
Çizelge 4. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği
Puanlarının Etnik Kökene Göre Betimsel İstatistikleri ............................ 67
Çizelge 5. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Etnik Kökene Göre ANOVA Sonuçları ............................................................................... 67
Çizelge 6. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Dini İnançlara Göre Betimsel İstatistikleri .............................................. 68
Çizelge 7. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Dini İnançlara Göre ANOVA Sonuçları ............................................................................. 69
Çizelge 8. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Öğrenim Düzeyine Göre Bağımsız Gruplar T-Testi Sonuçları ........................................... 70
Çizelge 9. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Mesleki Kıdeme Göre Betimsel İstatistikleri ............................................ 71
Çizelge 10. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Mesleki Kıdeme Göre ANOVA Sonuçları ....................................................................... 72
Çizelge 11. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik Algısı İle
Etnikmerkezcilik Arasındaki Korelasyon Değerleri ............................... 73
Çizelge 12. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik Algılarının
Yordanan Değişken Olarak Ele Alındığı Aşamalı Çoklu
Regresyon Analizi Sonuçları ................................................................... 74
xiii
BÖLÜM I
GİRİŞ
Bu bölümde, araştırmanın problem ve alt problemleri, araştırmanın amacı
ve önemi, ilgili kavramların tanımları ve araştırmayla ilgili sayıltılara yer
verilmiştir.
1.1. Problem Durumu
20. yüzyılın başında sanayi devriminin neden olduğu değişim ve dönüşüm;
teknolojide, ulaşımda, kitle iletişiminde, toplumsal yaşamda ve ekonomide
belirgin şekilde gözlenmeye başlanmıştır. Ayrıca modernizm tarafından kutsanan
her şeyi sorgulayan ve parçalanmışlık, bölünmüşlük, farklılık ve özgünlüğü
yücelten postmodernizm ile birlikte akla dayanan toplum tasarımının krize girdiği,
dünyanın rasyonel kurallarca yönlendirilmediği, toplumun ve olayların denetim
altına alınamayacağı, ilerleme ve mutlak doğru ve evrensel kural ve yasaların
geçersiz olduğu, meta anlatıların ortadan kalktığı, bilginin nesnel olmadığı ve
kendi başına bir değer teşkil etmediği anlayışı hakim olmaya başlamıştır
(Karaduman, 2010). Bunlara ek olarak 1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel
Kurulu tarafından yayınlanan “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” ve düşünce
özgürlüğünün giderek önem kazanması, tekçi politikalar üzerine kurulu olan ulus
devletlerin sorgulanmaya başlanması gibi olaylar toplumda değişim ve dönüşüme
neden olmuştur. Bu değişimlerle beraber 21. yüzyılın başında, bilginin sınırsız
dolaşımı ve ülkeler arasındaki sınırların anlamını giderek yitirmesi, küreselleşme
denen süreci başlatmıştır. Bu süreç, ortak bir yaşam kültürü gerçeğini ve farklı
kültürlerin temasını da beraberinde getirmiştir. Bu ikili durum; yani bir yandan
ortak evrensel bir kültür gelişirken, bir yandan da farklı kültürlerin, bu benzeşme
karşısında kendi varlığını sürdürme, yaşama, yok olmama çabası önem
kazanmıştır. Böylelikle kültürel farklılıkların korunması ve kültürel farklılıklara
duyarlı bir ortak yaşam ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Ancak böyle bir ortak yaşam
1
2
kurmak farklı nedenlere dayalı güçlükler taşımakta ve çoğu zaman mümkün
olamamaktadır. Alt gruplar baskın grup tarafından dışlanabilmekte, nefret
söylemlerine ya da suçlarına maruz kalabilmektedir. Tüm güçlüklere karşın, barış
içerisinde yaşama umuduyla, bu yoldaki çabaların sürmesi kaçınılmazdır.
Parekh’in (2002) de belirttiği gibi 20. yüzyılın son kırk yılı; yerli halklar,
ulusal azınlıklar, etnokültürel uluslar, eski ve yeni göçmenler, feministler, eşcinsel
erkek ve kadınlar ile yeşiller gibi farklı grupların başını çektiği pek çok düşünsel
ve politik akımın ortaya çıkmasına tanık olmuştur. Bu gruplar toplumun geniş
kesimindeki baskın kültürden farklı olan, onaylanmayan ve çeşitli ölçülerde
bastırılmaya çalışılan adetleri, yaşam biçimlerini, hayat görüşlerini ve tarzlarını
temsil etmektedir ve toplumun kendilerini kabul etmesini, saygı duymasını ve
hatta farklılıklarının toplum tarafından onaylanmasını istemektedirler. Bu
grupların bir kısmı geniş toplumun kendilerine, diğerlerine davrandığı gibi
davranıp ayrımcılık yapmamasını ya da bir başka şekilde zarar vermemesini talep
etmektedirler. Tüm bu durumlar kültürel çeşitliliğin bastırılması veya yok
sayılması yerine toplumların kültürel çeşitlilik ile beraber yaşamanın yollarını
bulmalarını zorunlu kılmıştır.
Çayır (2013), Türkiye’de her ne kadar kültürler arası ayrımcılığın olmadığı
idda edilse de medyadan gösterdiği bazı örneklerle ayrımcılık ve nefret suçlarının
işlendiğini belirtmektedir. Türkiye’de bu tarz haberlerle sıklıkla karşılaşmamıza
rağmen bu tarz durumlar, Türkiye’deki hâkim ‘hoşgörü’ söylemi temelli “Bizde
ayrımcılık yoktur” iddiasıyla ayrımcılık, nefret söylemi ya da nefret suçu olarak
kabul edilmemektedir. Ancak modernleşme toplumlarda ayrımcılık ve eşitlik
konularını da beraberinde gündeme getirmektedir. Çayır’a (2013) göre, Türkiye
son yıllarda böyle bir süreçten geçmektedir. Hızla kentleşen, eğitimli nüfusu artan,
ekonomik olarak gelişen, kısaca modernleşen Türkiye’de de farklı kesimler
ayrımcılığa uğradıklarını dile getirmekte ve eşitlik talep etmektedirler. Somut
olarak bakılacak olunursa; örneğin, Aleviler, çocuklarının zorunlu din dersinden
muaf tutulmasını istemektedirler. Kürtler, Çerkesler anadillerinde eğitim talep
etmektedirler. Türkiye’de kadına karşı şiddet ve ayrımcılık sorunu olduğunun
örnekleri her gün yazılı-görsel basında görülmektedir. Yine engellilerin eğitime ve
kamusal hayata katılımının önünde birçok sorun bulunmaktadır. Engellilerle ilgili
önyargılar onların iş yaşamına katılımını da etkilemektedir. Başörtülü kadınlar iş
3
yaşamında ve siyasal alanda uğradıkları ayrımcılığı sıklıkla dile getirmektedirler.
Cinsel yönelimleri ya da cinsiyet kimlikleri nedeniyle LGBTİ bireylerin ise
neredeyse bütün toplumsal kesimler tarafından ayrımcı tutum ve davranışlara
maruz kaldıkları görülmektedir.
İnsanların, ait oldukları kültürün inançları, normları ve değerleri ile
varoldukları ya da sınırlandıkları düşünüldüğünde; toplumda gruplar arası yaşanan
bu olayların toplumun her bir üyesinin diğerlerine karşı sınırlarının giderek
kalınlaştığını ve bir kültürel hapsoluşla (culturally encapsulated) sonuçlandığını
göstermektedir (Ljungberg, 2006). Psikolojik danışmanın da toplumun bir üyesi
olduğu ve deneyimlerinin önemli ölçüde içinde bulunduğu toplumsal yapı içinde
şekillendiği düşünüldüğünde; psikolojik danışmanın diğer kültürel yapılara
uzaklığının danışanıyla
empati
kurma
düzeyini
ve
terapötik becerileri
kullanmasını etkileyebileceği söylenebilir (Sinclair ve Monk, 2005). Corey (2008)
psikolojik danışmanların danışma sürecine kendi kültürel miraslarını da beraber
getirdiklerini ve bu nedenle psikolojik danışmanların kendi kültürel miraslarının
ve bu durumun danışma sürecine olan etkisinin farkında olmaları gerektiğini dile
getirmektedir.
Sue, Arredondo ve Mcdavis’e (1992) göre, kişiler danışma sürecinde
tarihsel ve güncel ırkçılık, baskı ve ayrımcılık deneyimlerinden etkilenen bir
dünya görüşüyle bulunurlar. Bilinçli ya da bilinçsiz, bu yaşantılar tutumlarımızı
ve kendimiz ya da diğerleri hakkındaki inançlarımızı etkilemektedir (Arredondo,
1999). Psikolojik danışma sürecinde ırkçılıkla ilgili yapılan araştırmalar, her ne
kadar ırkçılığın artık bitmiş ya da azalmış olduğu savunulsa da ırkçılığın hala var
olduğunu ve psikiyatrların, psikologların ya da psikolojik danışmanların
danışanlarıyla kurdukları ilişkilerine olumsuz etkide bulunduğunu göstermektedir.
Özellikle psikiyatrların siyahi hastalara yanlış ya da olduğundan çok daha ağır
tanılar koydukları yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur (Loring ve Powell,
1988; akt: Good, 2012).
Geleneksel psikolojik danışma kuramları etnikmerkezci, tekkültürlü ve
doğaları gereği ırk ve etnik azınlıklara, kadınlara, eşcinsellere ve diğer kültürel
gruplara karşı önyargılıdırlar (Sue ve diğerleri, 1992). Wohl’a (1989; akt: Das,
1995) göre, geleneksel psikolojik danışma kuramları orta sınıf Avrupa-Amerikan
kültürünün ürünüdür ve bu kuramların teknikleri en çok ortaya çıktıkları kültürün
4
değer ve varsayımlarını paylaşan danışanlara yardımda işe yaramaktadır. Bu
yüzden bu kuramların azınlık altkültürlerden, alt sosyoekonomik sınıftan ya da
batılı (Avrupa-Amerikan) olmayan kültürlerden gelen danışanlarla çalışmada
yeteri kadar iyi olmadıklarını belirtmiştir. Tüm bu nedenlerden dolayı sosyolojik
bir kavram olan çokkültürlülük, 1970’li yıllar itibarı ile psikolojik danışma
alanında yer edinmeye başlamıştır. Amerikan Psikologlar Derneği (Amerikan
Psychological Assosocation, APA) tarafından tanımlanan ve içinde cinsiyet, yaş,
engellilik, toplumsal sınıf, din, dil, ırk, cinsel yönelim, etnik kimlik gibi kültürel
farklılıkları içeren ve bu farklılıkların farkedilmesine dayanan geniş bir yelpaze
olarak tanımlanan çokkültürlülük kavramına Henderson Metzger, Nadkarni ve
Erickson Cornish (2010) göç, beden ölçüleri (size), cinsiyet kimliği, çok ırklı
kimlik, imtiyazlı grupları da eklemişlerdir.
Kleinman
(1988)
çokkültürlülüğün
katkılarını şu şekilde açıklamıştır:
psikolojik
danışmaya
önemli
a) Kültürün insanların davranışını nasıl
şekillendirdiğini, b) kültürel normların, değerlerin ve beklentilerin; danışanların
çözmek için danışmaya başvurdukları problemlere etkilerini, c) herbir kültürün
kişilerin yaşadıkları problemleri çözmede yardımcı olabilecek ne gibi kurum ve
mekanizmalar geliştirdiğini, d) çokkültürlü bir toplumda belirli problemlerin nasıl
ortaya çıktığını ve e) bu problemlerin nasıl ele alındığını açıklığa kavuşturmaktır.
Çokkültürlülüğün psikolojik danışmaya etkisiyle beraber, “psikolojik
danışma alanında çokkültürlülük”, “çokkültürlü psikolojik danışma” ya da
“kültüre duyarlı psikolojik danışma” olarak ifade edilen yeni bir yaklaşım ortaya
çıkmıştır. Bu yaklaşım, psikolojik danışma alanında psikanalitik, hümanistik ve
bilişsel-davranışçı kuramlardan sonra “dördüncü güç” olarak tanımlanmaktadır
(Pedersen, 1991).
Türkiye’de önemi yeni yeni anlaşılmaya başlanan bir alan olan çokkültürlü
psikolojik danışma, psikolojik sorunların ifade edilmesi ve ele alınmasında rolü
olan sosyokültürel etmenleri tanımlamaya çalışır (Axelson, 1994). Vontress’e
(1988) göre, çokkültürlü psikolojik danışma, sosyelleşme süreçleri farklı kültürel,
altkültürel, ırk/etnik ya da sosyoekonomik bağlama dayanan danışan ve
danışmanın bulunduğu danışma sürecidir. Pedersen (1998) ise çokkültürlü
psikolojik danışmayı, sosyal ortamlarını farklı algılayan iki ya da daha fazla
insanın yardım ilişksinde biraraya gelmeleri olarak tanımlamaktadır.
5
Sonuç olarak, insan kültürel bir varlıktır ve dolayısıyla kültür kişinin
hayatını her yönüyle etkiler. Kültür kişinin sosyal ve psikolojik gerçekliğe
bakışını şekillendirir. Kişinin algılarına, beklentilerine yön verir ve kişinin
kendilik ve öteki kavramlarını yapılandırır (Brislin, 1993). Kültür kişi için neyin
problem teşkil ettiğini ve problemin nasıl giderilebileceğini belirler (Marsella,
1985). Psikolojik danışman farkında olsa da olmasa da kültür bütün psikolojik
danışma süreçlerini etkileyen bir etmendir (Wohl, 1989; akt: Das, 1995). Hem
danışan hem de psikolojik danışman danışma sürecinde kültürel özellikleri ile
varolurlar ve bu özellikler psikolojik danışma sürecinde kritik bir önem
taşımaktadır (Kağnıcı, 2013). Bu anlamda psikolojik danışmanların bilişsel,
duygusal ve davranışsal düzeyde kendinden kültürel açıdan farklı danışanlara
nasıl yaklaştığı ve yaklaşımını etkileyen bazı faktörlerin olup olmadığını
belirlemek önem taşımaktadır.
Uluslararası alanyazın incelendiğinde, yurtdışında çokkültürlü psikolojik
danışma yeterliklerini inceleyen birçok araştırma bulunmaktadır. Örneğin;
Neville, Heppner, Thompson, Brooks ve Baker, (1996) çokkültürlü psikolojik
danışma ile ilgili bir ders alan psikolojik danışman adaylarının algılanan
çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerinin anlamlı bir şekilde arttığını ve bir
yıllık takipten sonra bile bu artışın devam ettiğini bildirmişlerdir. Vinson ve
Neimeyer (2003) çalışmalarında olumlu ırksal kimlik gelişimi gösteren psikolojik
danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerinin de yüksek düzeyde
olduğunu ortaya koymuşlardır. Fong ve Borders (1985), psikolojik danışmanlık
yüksek lisans öğrencileriyle yaptıkları çalışmada; toplumsal cinsiyet rolleri ve
psikolojik danışmanların cinsiyetlerinin psikolojik danışma becerilerine olan
etkilerini incelemişlerdir. Araştırmanın sonucuna göre; psikolojik danışmanların
cinsiyetlerinin psikolojik danışma becerilerine etkisinin olmadığı ancak toplumsal
cinsiyet rollerine ilişkin tutumların psikolojik danışma becerilerini anlamlı bir
şekilde etkilediği ortaya konmuştur. Bu konuda yapılan araştırmalar, genel olarak
psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerinin bazı
değişkenlere göre farklılaştığını, örneğin psikolojik danışmanların cinsiyetlerinin,
ırksal/etnik kökenlerinin, dini inançlarının, mesleki kıdemlerinin, aldıkları
eğitimin, süpervizyon hizmetinin gibi faktörlerin çokkültürlü psikolojik danışma
yeterliklerinde anlamlı fark yaratabildiğini ortaya koymuştur (Constantin, 2001;
6
Robinson, 1997; Sodowsky, Kuo-Jackson, Richardson ve Corey, 1998; Guzman,
Calfa, Kerne ve McCarthy, 2013; Chao ve Nath, 2011; Guzman, Calfa, Kerne ve
McCarthy, 2013).
Türkiye’de ise, konunun önemini vurgulayan makaleler literatürde yakın
yıllarda yer almaya başlamıştır. Bu çalışmalarda, çokkültürlü psikolojik danışma
yaklaşımının Türkiye’deki mevcut rehberlik ve psikolojik danışman eğitimindeki
yeri ve bağlamı değerlendirilmiştir (Bektaş, 2006; Karaırmak, 2008; Kağnıcı,
2011). Lüleci (2014) ise, yaptığı çalışmada psikolojik danışmanların çokkültürlü
tutumlarını incelemiştir. Ancak Türkiye’deki literatüre bakıldığında, psikolojik
danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerini inceleyen ampirik bir
çalışmanın bulunmadığı görülmüştür. Bu gerekçe ile bu çalışmada Türkiye’de
çalışan psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları
cinsiyet, etnik köken, din, öğrenim düzeyi, mesleki kıdem ve etnikmerkezcilik
düzeylerine göre incelenecektir.
1.2. Amaç
Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de görev yapan psikolojik danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının cinsiyet, etnik köken, dini
inanış, öğrenim düzeyi, mesleki kıdem ve etnikmerkezcilik düzeylerine göre
farklılık gösterip göstermediğini incelemektir.
Bu genel amaç çerçevesinde aşağıdaki sorulara cevap aranacaktır:
1. Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlilik
algıları;
a) cinsiyetlerine göre
b) etnik kökenlerine göre
c) dini inanışlarına göre
d) öğrenim düzeylerine göre
e) mesleki kıdemlerine göre anlamlı bir farklılık göstermekte midir?
2. Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlilik
algıları ile etnikmerkezcilik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki var
mıdır?
7
3. Cinsiyet, etnik köken, dini inanç, öğrenim düzeyi, mesleki kıdem ve
etnikmerkezcilik değişkenleri psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarını yordamakta mıdır?
1.3. Önem
Psikolojik danışma sürecini inceleyen araştırmacılar, bu süreçte kültürel
değişkenlerin önemini sıklıkla vurgulamışlardır. Good’a (2012) göre ırk, kültür ve
cinsiyet karşı aktarım süreçlerinde, psikolojik danışmandan danışana doğru olan
yansımada önemli rol oynamaktadır. Corey (2008) de, psikolojik danışmanların
kendi kültürel geçmişlerini psikolojik danışma sürecine taşıdıklarını, bu nedenle
kendi kültürel özelliklerinin psikolojik danışma sürecine olası etkilerinin farkında
olmaları gerektiğini ve aynı zamanda danışanın kültürel geçmişini göz ardı
etmemeleri gerektiğini vurgulamaktadır.
Amerika’da yapılan bir araştırmada Loring ve Powell (1988; akt: Good,
2012) kısa bir klinik tablo kaleme alarak psikiyatrlardan DSM tanıları koymalarını
istemişlerdir. Bazı örneklerde danışanların ırkı ve cinsiyeti belirtilmemiştir. Bazı
örneklerde ise Afrika kökenli Amerikalı, erkek ya da kadın olduğu belirtilmiştir.
Klinik tablo hep aynı olduğu halde, tanısal değerlendirmelerde dikkat çekici
farklılıklar görülmüştür. Özellikle, hasta siyah bir erkekse daha ağır tanılar
konmuş ve paranoya saptama oranı artmıştır. Ele alınan vakalar beyaz
hastalarınkiyle aynı olduğunda bile, şiddeti, kuşkulu ve tehlikeli olmayı daha çok
siyah hastalara atfettikleri görülmüştür. Bu durum Pedersen’in (1991) psikanalitik,
hümanistik ve bilişsel-davranışçı kuramlardan sonra “dördüncü güç” olarak
tanımladığı çokkültürlü psikolojik danışmanın önemini ortaya koymaktadır.
Birçok etnik ve dini grubun birarada yaşadığı bir ülke olan Türkiye’ye,
ayrıca ekonomik, politik, sosyal, savaşlar ve bilimsel gelişmeler gibi etkenlerden
dolayı son yıllarda çok sayıda göç yaşanmaktadır. Özellikle son dönemlerde
komşu ülkelerdeki savaş, işsizlik vb. nedenlerle Türkiye’de giderek artan bir
göçmen ya da mülteci nüfusunun olduğu görülmektedir. Göç, sadece insanların
coğrafya değiştirmesiyle sınırlı olmayıp kültürlerin de coğrafya değiştirdiği bir
durumdur. Türkiye’de birçok farklı dini ve etnik gruptan insanların yaşadığı göz
8
önünde bulundurulduğunda göçlerin farklı kültürlerin karşılaşmasına neden
olabileceği
sonucuna
varılabilir.
Bu
karşılaşma
her
zaman
sorunsuz
olamamaktadır. Çünkü göçler, göç edilen coğrafyaya beraberinde bazı değişimler
getirmektedir. Bu değişimin olumsuz etkileri, insanlar arasındaki ilişkiye de
yansıyabilmektedir ve bu yansıma çoğu zaman kültürlere genellenmektedir.
Bütün bu nedenlerden dolayı farklı kültürlerle bir arada yaşama gerçeği
giderek çokkültürlü psikolojik danışmaya daha çok dikkat çekilmesini
gerektirecektir. Ayrıca etnik, dini, dil ve diğer bir çok farklılığı barındıran
Türkiye'de, danışanlara bu yaklaşım temel alınarak yardım hizmetinin sunulması
oldukça önemlidir. Ancak çokkültürlü psikolojik danışma alanı Türkiye'de henüz
yeteri kadar bilinmemektedir ve bu alanla ilgili yapılmış çalışmalar sınırlı
sayıdadır. Bundan dolayı böyle bir çalışmanın yapılması oldukça önemli
görülmüştür. Bu çalışmanın, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterliklerine dikkat çekme ve bu yeterliklerin kazandırılması konusunda
yapılacak çalışmalara uyarıcı bir işlevi olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca bu
konuda bir dersin gerekli olup olmadığına ilişkin Psikolojik Danışma ve Rehberlik
programı geliştiricilerine bir fikir vermesi açısından önemlidir.
1.4. Sınırlılıklar
Araştırmanın sınırlılıkları şu şekildedir:

Bu araştırma, rehberlik ve psikolojik danışma alanından mezun olmuş,
bu alanda görev yapan, ulaşılabilen ve araştırmaya katılım için gönüllü
olan 300 psikolojik danışman ile sınırlıdır.

Veriler katılımcıların nicel ölçme araçlarına verdikleri yanıtlar ile
sınırlıdır.

Ele alınan bazı değişkenlere ilişkin temsil açısından yeterli veriye
ulaşılamaması bu çalışmanın başka bir sınırlılığıdır.
9
1.5. Sayıltılar
Araştırmanın sayıltıları şu şekildedir:

Araştırma grubunu oluşturan psikolojik danışmanların, farklı kültürel
özelliklere mensup danışanlar ile danışma yaptıkları,

Veri toplama araçlarına verilen cevapların doğru ve samimi olduğu
varsayılmaktadır.
1.6. Tanımlar
Araştırmada yer alan temel kavramlara yönelik tanımlar şu şekildedir:
Kültür: Kültür, belli bir zaman ve mekanda bir grup insan tarafından
paylaşılan yaşama biçimi özellikleridir. Bu ortak yaşam biçimi; inanç ve değerleri,
alışkanlıkları, örf ve normları, dil, din, tarih, coğrafya, akrabalık gibi kavramları
içermektedir (Uhlmann, Schuette, Yashar, 2011).
Çokkültürlü Psikolojik Danışma: Psikolojik danışma sürecinde kültür
(cinsiyet, yaş, engellilik, toplumsal sınıf, din, dil, ırk, cinsel yönelim, etnik kimlik,
göç, beden ölçüleri (size), cinsiyet kimliği, çok ırklı kimlik, imtiyazlı gruplar)
olarak birbirinden farklı danışman ve danışan arasında kurulan ve danışmanın bu
alanda yeterli düzeyde bilgi, beceri ve farkındalık düzeyine sahip olduğu
profesyonel ilişkidir (Sue, 2006).
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri: Sue ve diğerleri (1992)
tarafından tanımlanan çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ise şu şekildedir:
1) kendi değerleri, varsayımları ve önyargılarının farkında olmak, 2) farklı
kültürlere mensup danışanların dünya görüşlerini anlamak ve 3) çokkültürlü
psikolojik danışma yaklaşımına uygun farklı müdahale yöntemleri ve tekniklerini
uygulamak.
Etnik Köken: Kişinin ulusal kökeni, dini bağı veya diğer sosyal ya da
coğrafi olarak tanımlanan gurubu (Carter, 1995; akt: Heppner, Wampold ve
Kivlighan, 2008). ‘Etnik köken’ ile ‘ırk’ kavramları zaman zaman karıştırlmakta
ve birbirlerinin yerlerine kullanılmaktadır. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak
oldukça güç olsa da ırk, fenotip olarak birbirinden açıkça farklı insan gruplarını
10
tanımlamak için kullanılır; beyaz ırk, siyah ırk gibi. Dilleri, kültürleri, tarihleri vb.
ortak insanları anlatmak için de etnik köken, etnisite sözcükleri kullanılmaktadır.
Örneğin Türk, Kürt ya da Ermeni olmak kişinin etnik kimliğiyle ilgili bir
durumken; beyaz ırktan olmaları ise ırk kimlikleriyle ilgili bir durumdur.
Etnikmerkezcilik: Bireyin kendi kültürünü diğer kültürlerden üstün
tutması ve başka kültürleri kendi kültürünün değerleriyle yargılamasıdır (Jandt,
1995).
BÖLÜM II
KURAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR
Bu bölümde çalışmanın kuramsal arka planına ilişkin kavramlara,
görüşlere ve ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Sırasıyla kültür ve psikolojik
danışma, çokkültürlü psikolojik danışma yaklaşımının tarihçesi, çokkültürlü
psikolojik danışma, çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri, okul psikolojik
danışma sürecinde çokkültürlü psikolojik danışma yaklaşımı ve etnikmerkezciliğe
yönelik kuramsal tartışmalar ve ilgili araştırmalar yer almaktadır.
2.1. Kültür ve Psikolojik Danışma
“Kültür, belirli bir toplumun, üyelerinin doğada bulabileceklerinden daha
fazla doyum sağlayabilmeleri için, başardığı tüm maddi ve davranışsal
düzenlemelerin örüntüsüdür; toplumun üyesi olarak insanın geliştirdiği tüm bilgi,
inanç, sanat, ahlâk, adet, yetenek ve alışkanlıklarla toplumsal kuralları kapsar.”
(Kağıtçıbaşı, 1985, sy. 262).
Garcea’nın (2005, sy. 55) belirttiği gibi; kültür kan gibidir: Vücudun her
yerindedir ancak aynı zamanda görünmezdir. Sosyal varlıklar olarak insanları
hayatta tutar fakat genellikle bu durum unutulur. Yaşamı şekillendirmesine
rağmen insanlar bunun farkında değildir. Hem kültür hem kan küçük hücrelerden
oluşurlar ve ancak doğru analitik yöntemlerle tanınabilirler. Kişi doğduğu andan
itibaren, grubunun üyeleriyle paylaştığı kültürü geliştirmeye başlar. Kültür hayatın
tüm aşamalarındaki davranışları etkiler ve belirler. İnsanlar çeşitli kültürel
gruplara aittirler ve dolayısıyla değer sistemlerini kendilerini özdeşleştirdikleri
çeşitli kültürel örüntülere dayandırarak oluştururlar. Kişilerin paylaştıkları
kültür/kültürler, kişisel ve mesleki hayatları boyunca varoluşlarıyla içiçedir ve
öyle de kalacaktır.
11
12
Kağıtçıbaşı (2000), bireyin içinde yaşadığı kültürü göz önünde
bulundurmadan insan davranışının anlamlandırılamayacağını belirtmektedir.
Çünkü kültür kişinin evrendeki varoluşudur ve dolayısıyla özne olarak “ben”in
“öteki”yle kurduğu ilişkinin de belirleyicisidir.
Garcea (2005) diğer tüm insanlar gibi sosyal varlıklar olan psikolojik
danışmanların, çalıştıkları alan itibarı ile çokkültürlü bir danışan profiliyle
karşılaştıklarını ve dolayısıyla bu kapsam dışında ele alınamayacığını belirtmiştir.
Psikolojik danışmanların kendi kültürlerinin profesyonel performanslarını ve
yeterliklerini etkilediğini ifade etmektedir. Yine psikolojik danışmanların sahip
oldukları kültürlerin, “ötekiler”ini yani kendilerine yabancı olanları ve kendi
kültürlerinden farklı bir kültüre sahip herkesi algılamalarını filtrelediğini ve
sınırladığını dile getirmektedir. Eğer “öteki” bizim kültürümüzden farklı bir
kültüre mensupsa, sıklıkla bilinçdışı olarak, hemen farklılıkları algıladığımızı ve
bu farklılıklara yine bilinçdışı olarak tepkide bulunduğumuzu belirtmektedir.
Böyle bir dinamiğin ise psikolojik danışmanların iletişim süreçlerinin bir parçası
olduğunu ve danışanla kurulan ilişkiyi etkilediğini ifade etmektedir.
Yapılan birçok araştırmanın sonuçları etnik açıdan azınlıkta olan
danışanların psikolojik danışma servislerini kullanmadıklarını ya da danışma
sürecinde kültürel farklılıklara yeteri kadar odaklanılmadığı için sunulan
yardımdan memnun kalmadıklarını göstermektedir. Bundan dolayı da azınlık
kültürlerden gelen danışanların psikolojik danışma süreci olgunlaşmadan danışma
sürecini terk ettikleri görülmüştür. Bu nedenle araştırmacılar çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterliği
olan
danışmanların
önemini
sıklıkla
vurgulamaktadırlar (Bimrose ve Bayne, 1995). Buna karşılık araştırmacılar
danışanların kültürel farkındalığa sahip psikolojik danışmanlara daha iyi cevaplar
verdiklerini ve dolayısıyla danışma sürecinin daha iyi ilerlediğini ortaya
koymuşlardır (Pomales, Claiborn ve LaFromboise, 1986; Thompson, Worthington
ve Atkinson, 1994). Pomales ve diğerlerinin (1986) yaptıkları çalışmada siyahi
danışanlardan beyaz danışmanlara puan vermeleri istendiğinde kültürel duyarlılığa
sahip psikolojik danışmanların, kültürel konulardan “bihaber” danışmanlardan
daha fazla puan aldıkları görülmüştür.
Bu gibi araştırmalar özellikle Amerika gibi çokkültürlü bir toplumda,
kültüre duyarlı bir psikolojik danışma yaklaşımı ortaya koyma ihtiyacı
13
doğurmuştur. Hoebel (1956; akt: Atkins, 2004), antropologların uzun zamandır
yaptıkları çalışmalarla, kültürün algılar, tutumlar, inançlar ve genellikle de
davranışlar üzerinde ne kadar önemli bir güç olduğunu ortaya koyduklarını
belirtmiştir. Bir disiplin olarak psikoloji ise bu gücün farkındalığını henüz yeni
keşfetmiştir (Harley, Jolivette ve McCormickevTice, 2002). Bu farkındalıkla
ortaya çıkan yaklaşımlardan biri de çokkültürlü psikolojik danışmadır. Böylelikle
ruh sağlığı eğitim programlarına çokkültürlülük eklenmiştir ve çok kısa zamanda
bu programların önemli bir bileşeni haline gelmiştir (Atkinson ve İsrael, 2003).
Eğitim programlarındaki çokkültürlülüğün amacı, ruh sağlığı çalışanlarının
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik düzeylerini arttırmaktır. 1970’li yılların
başından beri araştırmacılar, çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerinin
geliştirilmesinde çeşitli unsurların kritik bir öneme sahip olduklarını ortaya
koymuşlardır. Bu alanla ilgili literatüre bakıldığında, kişilik ve demografik
değişkenler gibi bireysel özelliklerin yanı sıraeğitim ve profesyonel deneyimlerin
de çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleriyle ilgili olduğu saptanmıştır.
Yapılan bazı araştırmalar, ruh sağlığı çalışanlarının özellikle eğitim ve
profesyonel deneyimler ile çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları
arasında pozitif bir ilişkinin olduğunu ortaya koymuştur. Bu araştırmalardaki
eğitim ve profesyonel deneyim şu başlıkları kapsamaktadır: a) çokkültürlü eğitim
programı, b) çokkültürlülük ile ilgili konuları araştırma deneyimleri, c) azınlık
kültürlerden gelen danışanlarla danışma yapmak, d) çokkültürlülükle ilgili
konularda süpervizyon almak, e) farklı ırklardan olan süpervizörlerden
süpervizyon almak (Octtavi, Pope-Davis ve Dings, 1994; Pope-Davis, Reynolds,
Dings ve Nielson, 1995; Sodowsky, Kuo-Jackson, Richardson ve Corey, 1998).
Çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleriyle ilgili diğer bir etmen olan bireysel
özelliklere ilişkin yapılan bir çalışmada Pope-Davis ve diğerleri (1995), etnik
azınlıktan olan psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarının Avrupalı Amerikan psikolojik danışmanlardan daha yüksek olduğunu
ortaya koymuşlardır. Yapılan başka araştırmalar ırk/etnik kimlik gelişimi ile
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları arasında anlamlı pozitif bir
ilişkinin olduğunu göstermiştir (Neville ve diğerleri, 1996; Ottavi ve diğerleri,
1994; Richardson ve Molinaro, 1996).
14
Bazı çokkültürlü psikolojik danışma ve feminist kuramcıları danışma
sürecinde çokkültürlülükle ilgili konuların görmezden gelinmesinin danışma
sürecinin niteliğine zarar verdiğini belirtmişlerdir. Araştırmacılar, geleneksel
psikoloji modellerinin beyaz, erkek, orta sınıf, heteroseksüel ya da engeli olmayan
kişilere yönelik olduklarını ve bunun dışında kalanları temsil etmediklerini ifade
etmektedirler (Daniluk, Stein ve Bockus, 1995; Sue ve diğerleri, 1992). Sue
(1990), psikoloji ile ilgili yapılan araştırmaların büyük bir bölümünün Amerika’da
yapıldığını, fakat yapılan bu araştırmaların dünya nüfusunun ancak %5’ini temsil
ettiğini belirtmektedir.Bu yüzden, bu araştırmaların sonucunda geliştirilen
kuramların evrensel olmadıklarını, hatta kültürel olarak farklı gruplar için zararlı
bile olabileceklerini dile getirmektedir.
Psikopatoloji alanındaki çalışmalarda da kültürün belirleyici etkisine
dikkat çekilmektedir. Örneğin; Hofstede (1983; akt: Atkins, 2004), depresyon
tanısının kültürler arası farklılıklar gösterdiğini belirtmektedir. Özellikle
kollektivist ve bireyci toplumlarda despresyonda olan bireylerin suçluluk
ifadelerinin farklılaştığını ifade etmektedir. Bireyci kültürlerde kişiler kendilerini
özerk olarak tanımlarken kollektivist toplumlarda kişiler kendilerini, üyeleri
oldukları gruplar üzerinde tanımlarlar. Dolayısıyla kollektivist toplumlarda
bireylerin değil toplumun faydası gözetilir. Bireyci kültürlerde depresyonda olan
kişilerin kendilerini suçlama eğilimleri daha yüksekken, kollektivist kültürlerde
depresyonda olan kişiler daha çok ait oldukları grubun bireylerini nasıl hayal
kırıklığına uğrattıklarına odaklanmaktadırlar (Hofstede, 1983).
Sadece tanı kriterlerinde bireyci, beyaz ve Avrupa merkezli önyargılar söz
konusu
değildir;
ruh
sağlığı
çalışanları
da,
tanı
koyarken
önyargılı
davranabilmektedirler. Lorring ve Powell (1988; akt: Good, 2012) yaptıkları
çalışmada, klinisyenlerin tanı koyarken danışanların cinsiyetleri ve ırklarından
etkilendiklerini ortaya koymuşlardır. Danışma sürecinde kadın danışanlara
yönelik önyargıyı ortaya koyan bir başka çalışmada, psikoterapistlerin sağlıklı bir
erkeğe ve cinsiyeti belirtilmemiş sağlıklı bir yetişkine göre kadınları daha uysal,
daha az maceracı, daha kolay etkilenir, daha az rekabetçi, daha duygusal ve daha
az hedefi olan kişiler olarak puanlamışlardır (Broverman, Broverman, Clarkson,
Rosenkrantz ve Vogel, 1970; akt: Atkins, 2004). Yine psikoloji alanında cinsiyet
ve toplumsal cinsiyetle ilgili yapılan başka çalışmalar kadınlara karşı bir
15
önyargının varlığını ortaya koymuştur. Araştırmacılar psikolojik danışman ve
danışan ilişkisinde, danışanların cinsiyet rollerinden farklı bir davranış
sergilediklerinde (Robertson ve Fitzgeral, 1990), evlilikleri ya da mesleki bir
durumla ilgili problem yaşadıklarında (Betz, 1989) önyargının daha belirgin bir
şekilde ortaya çıktığını belirtmişlerdir.
Bazı araştırmacılar, geleneksel psikolojik danışma kuramlarının farklı
kültürel gruplarla çalışmada geçerliklerinin olup olmadığını, geçerlikleri olsa bile
ne kadar fayda sağlandığını tartışmaktadırlar. Bu tartışmalardan biri psikanalitik
kurama yöneliktir. Espin ve Gawelek (1992; akt: Atkins, 2004), psikanalitik
kuramcıların sosyo kültürel bağlamın anneyi nasıl etkileyebileceğini ve bu
bağlamda çocuğun gelişiminde anne kadar etkili olabilecek diğer etmenleri göz
ardı ettiklerini ifade etmektedirler. Bazı feminist araştırmacılar, Freud’un kadınlar
için kullandığı “penis hasedi” kavramını eleştirmektedirler. Bu kavramın kadınlar
için aşağılayıcı bir kavram olduğu ve kadınların haset ettikleri şeyin erkek penisi
değil, toplumda geleneksel olarak erkeğe verilmiş güç olduğunu belirtmektedirler
(Enns, McNeilly, Corkery ve Gilbert, 1995). Psikanaliz temelli olan nesne
ilişkileri kuramı ise batılı ataerkil aile yapısı normları temel alınarak
oluşturulmuştur. (Espin ve Gawelek, 1992). Yapılan araştırmalarda anaerkil ya da
anne çocuk ilişkisinde farklı örüntülere sahip ailelerde bu kuramın işlerliği
tartışılmaktadır. Anaerkil ya da eşcinsel ailelerin psikanalitik kuram açısından
nasıl kavramsallaştırılabileceği önemli bir soru olarak görülmektedir (Espin ve
Gawelek, 1992).
Mcdougall (2002), beyaz Avrupalı kültüründen olmayan danışanlara,birey
merkezli
danışma
yaklaşımında
kullanılan
bazı
tekniklerin
yararlı
olamayabileceğini belirtmektedir. Danışanın danışma sürecinden beklentilerine
göre rehberlik hizmetlerinin de verilebileceği hatta yeri geldiğinde danışmanların
tavsiyede
bulunmak
ve
öneriler
vermek
gibi
alternatif
tepkiler
de
kullanabilmelerini önermektedir. Birey merkezli danışma yaklaşımında danışanın
kendini açması ve içgörü sahibi olması oldukça önemlidir. Ancak Sue ve Sue
(1990) bu tekniklerin bazı kültürlerde (Asyalı ya da düşük gelirli danışanlar)
işlemeyebileciğini ifade etmektedirler. Bazı araştırmacılar ise, birey merkezli
danışma yaklaşımı danışanların deneyimlerini kabul edip saygılı görünse de,
danışan
sosyal
bağlamda
değerlendirilmediğinde
danışanın
aleyhine
de
16
olabileceğini belirtmektedirler. Danışanın hikayesini kabul etmek ve ona tepkide
bulunmak statükoyu da kabullenmek anlamına gelebilir. Birçok danışanın,
baskının kurbanları olabilecekleri göz önünde bulundurulduğunda, danışanın
hikayesini kabullenmek, danışana yardım etmeye yetmeyeceği araştırmacılar
tarafından ifade edilmektedir (Espin ve Gawelek, 1992; Lerman, 1992). Lerman’a
(1992) göre, birey merkezli yaklaşımın bir diğer varsayımı olan insanın içsel bir
kontrole sahip olması, ayrımcılığa uğrayan danışanların sorunlarına cevap
veremeyecektir.
Bilişsel ve akılcı duygusal davranış terapi yaklaşımları ise bireye
odaklanmaktadır. Bu yaklaşımlara göre sağlıklı insan bağımsız ve özerk olandır.
Oysa Sue, Ivey ve Pederson (1996), çoğu ruh sağlığı çalışanlarının dünyadaki
kültürlerin ve toplumların çoğunluğunda daha çok kollektif bir kimliğin olduğunu
anlamakta başarısız olduklarını, danışanı psikososyal bir varlık olarak ele
almadıklarını ifade etmektedirler.
Belirtilen
çalışmalar,
psikolojik
danışmanlardan
ve
kuramsal
yaklaşımlardan kaynaklı farklı kültürel gruplara yönelik bilgi ve farkındalığın
eksikliğinin, danışanların yaşadıkları sorunların kavramsallaştırılmasında ve
yardım
hizmetinin
sunulmasında
nasıl
hataya
düşülebileceğini
ortaya
koymaktadır. Danışma sürecinde çokkültürlü yeterlik eksikliği; a) psikolojik
danışmanın, danışanın yaşadığı soruna yaptığı empati düzeyinde azalmaya
(Ridley, Mendoza ve Kanitz, 1994; Wrenn, 1985), b) tanı koyma ve tedavide
hataların artmasına (Caplan, 1995; akt. Atkins, 2004), c) etnik azınlıktan gelen
danışanların psikolojik danışma servislerini kullanmamalarına ve bu danışanlarla
yapılan danışma süreçlerinin erken sonlanmasına neden olabilmektedir (Ridley ve
diğerleri, 1994; Sue, 2001). Araştırmacılar Avrupa merkezli kültürel değerlere
dayanan geleneksel psikolojik danışma kuramlarının farklı kültürel gruplara
uygunsuz olmakla beraber aynı zamanda bu gruplar üzerinde potansiyel bir baskı
mekanizması gibi işlediğini ortaya koymuşlardır (Katz, 1985; Sue ve Sue, 1990;
Sue, 2001). Bundan dolayı geleneksel yaklaşımlar, danışanın içinde bulunduğu
sosyo kültürel bağlamı göz önünde bulundurmadığı için danışana yarar
sağlamaktansa zarar verebileceği giderek daha çok dile getirilen bir görüştür. Bu
nedenle psikoloji ve psikolojik danışmanlık alanlarında kültürel farklılıklara
17
duyarlı bir yaklaşım olan çokkültürlü psikolojik danışma yaklaşımı ortaya
çıkmıştır.
2.2. Çokkültürlü Psikolojik DanışmaYaklaşımının Tarihçesi
Son yarım yüzyılda, ülkeler arası göçler tüm dünyada olduğu gibi
Amerika’da da hızlı bir nüfus değişimi yaratmıştır. Sue’ya (1989) göre bu hızlı
değişim, Amerika’da etnik ve ırksal azınlık grupların giderek nüfusun çoğunluğu
haline
gelmesine
yol
açmaktadır.
Geleneksel
psikolojik
danışmanlık
yaklaşımlarının farklı kültürel gruplarla çalışmada etkisiz olduğunun tespit
edilmesi ile belirtilen büyüyen çeşitlilik ve değişim, psikoloji ve psikolojik
danışma alanında psikolojik danışmanların karşısına bir zorluk olarak çıkmıştır
(Sue ve diğerleri, 1992). Sue ve Sue’ya (2003) göre ırksal ve etnik azınlıklardan
gelen danışanların danışma servislerini kullanmama ya da danışma sürecini erken
bırakma eğilimlerinin olmasına rağmen, ayrımcılık ve kültürlenme gibi ek stres
kaynakları nedeniyle ruhsal bozukluk için daha büyük risk altındadırlar.
Amerika’da azınlık kültürlerden gelen danışanların %50’si ilk oturumdan sonra
danışma sürecine devam etmezken çoğunluk kültüründen (beyaz ve Avrupa
kökenliler) gelen danışanların devam etmeme oranları %30’un altındadır (Sue ve
Sue, 2003).
Kanada’da ise ruh sağlığı hizmetinden yararlanan danışanların çeşitliliği
arttıkça bu hizmeti veren ruh sağlığı çalışanları, danışanların ihtiyaçlarına daha iyi
cevap verebilmek adına neler yapabileceklerini araştırmaya başlamışlardır. Son
yıllarda kültürel açıdan duyarlı hizmet sunma fikri ön plana çıkmıştır. Bu fikir ile
psikolojik danışma ve psikoloji alanında, kültürel farklılıkları önemli bir odak
noktası olarak ele alan çokkültürlü psikolojik danışma yaklaşımı eğitim
müfredatına girmiştir (Arthur ve Januszkowski, 2001).
Çokkültürlü psikolojik danışmanlık ve yeterlikleriyle ilgili ilk bilimsel
tartışmalar 1973’te yapılan Vail konferansına dayanmaktadır. Bu konferansta
farklı kültürel alt yapılardan gelen danışanlara daha etik bir yardım hizmetinin
sunulması gerektiği, psikolojik danışmanların bu hizmeti sağlamaları için yeterli
olmaları gerektiği ve dolayısıyla uygun bir çokkültürlü eğitimin lisans
18
programlarına yerleştirilmesi gerektiği mesajları verilmiştir (Korman, 1974; akt:
Kassan, 2009). Bu konferanstan birkaç yıl sonra Sue ve Sue (1977) tarafından bir
makale yayımlanmıştır. Bu makalede etkili kültürlerarası psikolojik danışmanlığın
önündeki potansiyel bariyerler incelenmeye çalışılmıştır. Yazarlar, danışanların
danışma sürecinde verdikleri kültürel mesajların psikolojik danışmanlar tarafından
anlaşılmadığı takdirde danışanla kurulan iletişimde sorunların oluşabileceğini
belirtmişlerdir. Yine bu makalede yazarlar geleneksel psikolojik danışma
kuramlarından kaynaklı azınlık kültürlerden gelen danışanlarla çıkabilecek
çatışmaları tartışmışlardır. Bu makale yayınlandıktan sonra büyük destek bulmuş
ve danışma sürecinde çokkültürlülükle ilgili çalışmaların yapılmasına büyük bir
katkıda bulunmuştur.
1980’li yılların başında bu yaklaşımın çerçevesi oluşturulmaya ve ruh
sağlığı alanında çalışanların nasıl yetkinlik kazanabilecekleri tanımlanmaya
çalışılmıştır. Böylelikle bu alan giderek tanınmaya ve önem kazanmaya
başlamıştır. Sue ve diğerleri (1982), ruh sağlığı çalışanları için danışma sürecinde
kültürel yeterlikle ilgili çığır açan bir makale yayımlamışlardır. Yazarlar bu
makalede danışma sürecinde ruh sağlığı çalışanlarının sahip olmaları gereken üç
yeterlik alanı tanımlamışlardır: farkındalık, bilgi ve beceri. Daha sonra geliştirilen
modeller, eğitim kılavuzları ve ölçme araçları bu çalışma temel alınarak
geliştirilmişlerdir. Sonraki çalışmalar çoğunlukla psikoloji, psikiyatri ve
psikolojik danışmanlık eğitim programlarına yerleştirilebilecek çokkültürlü
psikolojik danışma yaklaşımı çerçevesi üzerine yapılmıştır. Böylece 1980’li
yılların sonuna doğru çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili yapılan
araştırmaların odağı kültürel olarak yetkin psikolojik danışmanların yetiştirilmesi
için eğitim programlarının (Ponterotto ve Casas, 1987) ve süpervizyon
uygulamalarının incelenmesine kaymıştır (Cook ve Helms, 1988).
Ruh sağlığı çalışanları için yeterliklerin tanımlandığı (Sue ve diğerleri,
1982) makaleden on yıl sonra, Sue ve diğerleri (1992) tarafından eğitim ve
pratikte çokkültürlü psikolojik danışma yaklaşımını uygulamak için psikolojik
danışmanlık mesleğine bir çağrı yayınlanmıştır. Bu makalede yazarlar, psikolojik
danışma alanında neden çokkültürlü bir bakış açısının gerektiği ile ilgili
gerekçeler sunmuşlardır.
19
Aynı dönemde, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterliklerini
ölçen
ölçme
araçlarının
geliştirilmesi
için
de
çalışmalar
yapılmaktaydı. Diğer bir ifade ile, bu dönemde yapılan çalışmalar, ruh sağlığı
alanında çalışanların eğitim, uygulama ve süpervizyon konularında çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlikleri ile ilgili ölçme araçlarının geliştirilmesi ağırlıklıydı
(D'Andrea, Daniels ve Heck, 1991; LaFromboise, Coleman ve Hernandez, 1991).
İlk yıllarda daha çok ırk ve etnik azınlıkların ihtiyaçları ile ortaya çıkan
ancak daha sonraki yıllarda LGBTİ, yaşlı (Ponterotto, 2008) ve engelli bireyler
(Abe-Kim ve Takeuchi, 1996; Ponterotto, 2008), HIV hastaları, çocuklar ve
aileler, okul ortamında çocuklar (Reynolds, 1999; akt: Kassan, 2009), göç, beden
ölçüleri (size), cinsiyet kimliği, çok ırklı kimlik, imtiyazlı gruplar (Henderson
Metzger, Nadkarni ve Erickson Cornish, 2010) gibi farklı gruplara yönelik
danışma yeterlikleriyle ilgili daha geniş bir danışan profilini kapsayacak
araştırmalar yapılmıştır. Ayrıca Psikolojik Danışma ve İlgili Eğitim Programları
Akreditasyon Kurulu (Council for Accreditation of Counseling and Related
Educational Programs, CACREP) ve Amerikan Psikologlar Derneği (American
Psychological Association, APA) tarafından psikolojik danışma programlarında
çokkültürlülüğü ele alan en az bir dersin yer alması zorunlu kılınmıştır (Utsey,
Gernat ve Bolden, 2003; akt: Chae, Foley ve Chae, 2006).
Türkiye’deki
alanyazın
incelendiğinde
ise
çokkültürlü
psikolojik
danışmaya ilişkin çalışmaların oldukça sınırlı olduğu söylenebilir. Bu alanda
gerçekleştirilen ilk çalışma, Koç (2003) tarafından yapılan çokkültürlü psikolojik
danışmaya ilişkin kuramsal bir derleme çalışmasıdır. Bektaş (2006) ve Karaırmak
(2008) ise yaptıkları çalışmalarda çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerinin
Türkiye’deki mevcut rehberlik ve psikolojik danışman eğitimindeki yeri ve
bağlamını değerlendirmişlerdir. Daha sonra Kağnıcı (2011), kültüre duyarlı
psikolojik danışma dersinin, öğrencilerin çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlikleri üzerindeki etkisini değerlendirmiş, yaşantısal öğretim etkinliklerinin
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterliklerinin
geliştirilmesindeki
etkisini
incelemiştir. Kağnıcı (2013) yaptığı bir diğer çalışmada ise çokkültürlü psikolojik
danışma eğitiminin nasıl olması gerektiği, rehberlik ve psikolojik danışmanlık
eğitiminde
çokkültürlü
psikolojik
danışma
kazandırılabileceğine ilişkin çeşitli öneriler sunmuştur.
yeterliklerinin
nasıl
20
2.3. Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Çokkültürlü psikolojik danışma alanında ilk çalışan araştırmacılar, bazı
önemli konuları vurgulayıp bu konulara dikkat çekilmesini sağlamışlardır.
Vurgulanan noktalar şu şekildedir:
a) Geleneksel psikolojik danışmanlık ve psikoterapi, farklı kültürel gruplarla
çalışmada ırkın, kültürün ve etnisitenin önemini yeteri kadar dikkate almadığı için
başarısızlıkla sonuçlandığını;
b) kültürel olarak farklı grupların tarihleri, yaşam deneyimleri, yaşam
tarzları ve dünya görüşleri hakkında çok az bilgi bulunduğunu;
c)
normalliğin–anormalliğin
özellikleriyle ilgili
tanımlar ve
ya
da
yargıların
“iyi
psikolojik
danışmanlık”
çoğunlukla Avrupa-Amerikan
kültürünün normlarına dayandığını;
d) sosyopolitik güçlerin, danışanın hayatına olan etkisiyle çalışmakta
gerekli olan bilgi ve beceriler, psikolojik danışman uzmanlık rolleri arasında
nadiren tanımlandığını;
e) ruh sağlığı çalışanlarının kültürel farkındalıklarının ve becerilerinin
geliştirilebilmesi için psikolojik danışman ve psikologların eğitim programlarının
değiştirilmeleri gerektiğini belirtmişlerdir (Ponterotto ve Casas, 1990; Sue ve Sue,
1990). Tüm bu nedenlerle ortaya çıkmış olan çokkültürlü psikolojik danışma,
“sosyal ortamlarını farklı algılayan iki ya da daha fazla insanın yardım
ilişkisinde bir araya gelmeleri” olarak tanımlanmaktadır (Pedersen, 1998).
Vontress’e (1988) göre ise çokkültürlü psikolojik danışma, “sosyelleşme süreçleri
farklı kültürel, altkültürel, ırk/etnik ya da sosyoekonomik bağlama dayanan
danışan ve danışmanın bulunduğu danışma sürecidir.”
Pedersen’in
(1991)
psikanalitik,
hümanistik
ve
bilişsel-davranışçı
kuramlardan sonra “dördüncü güç” olarak tanımladığı çokkültürlü psikolojik
danışma; Psikolojik danışma sürecinde kültür (cinsiyet, yaş, engellilik, toplumsal
sınıf, din, dil, ırk, cinsel yönelim, etnik kimlik, göç, beden ölçüleri (size), cinsiyet
kimliği, çok ırklı kimlik, imtiyazlı gruplar) olarak birbirinden farklı danışman ve
danışan arasında kurulan ve danışmanın bu alanda yeterli düzeyde bilgi, beceri ve
farkındalık düzeyine sahip olduğu profesyonel ilişkidir (Sue, 2006).
21
Çokkültürlü psikolojik danışma:
a) Belli bir kültürel bağlamda ortaya çıkmış bütün yardım kuram ve
modellerini kabul eden,
b) özellikle iki veya daha fazla farklı kültürel altyapılardan gelen kişilerin
(danışan(lar)-danışman) yardım ilişkisinde bulunması anlamına gelen,
c) 'kültür' tanımını karşılayan herhangi bir danışmanlık kombinasyonu
içeren,
d) batılı ve batılı olmayan yaklaşımları yardım ilişkisinde kullanan,
e) yardım hizmeti veren uzmanın kültürel olarak uygun farkındalık, bilgi ve
becerilere sahip olduğu meta-teorik bir yaklaşımdır (Sue ve diğerleri, 1998).
Pedersen’e (1991) göre ise; çokkültürlü psikolojik danışma diğer geleneksel
psikolojik danışma yaklaşımları gibi bir kuram değil, daha çok psikolojik danışma
alanının geneliyle ilgili bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın temel ilkelerinden biri hem
kültüre özgü hem de genel özelliklerin tanınması ve kabul edilmesidir.
Çokkültürlü bakış açısı hem grup içi (within-group) hem de gruplar arası
(between-groups) farklılıkları anlamaya çalışır ve bunları kabul eder. Triandis’e
(1994) göre grup içi farklılıklar gruplar arası farklılıklardan daha fazla
olabilmektedir.
2.4. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri
Çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri, psikolojik danışmanların
kültürel olarak farklı grupların sosyo-politik gerçekleri hakkında bir farkındalık
geliştirmelerini gerektirir (Sue ve Sue, 1990). Hem tarihsel hem de günümüz
ırkçılığı ve baskıcılığı psikolojik danışmanların ve danışanların dünya görüşlerini
etkilemektedir (Atkinson, Morton, ve Sue, 1993; Sabnani, Ponterotto, ve
Borodovsky,
1991).
Çokkültürlü
konularda
bilgisi
olmayan
psikolojik
danışmanlar ırk, etnik yapı, sosyoekonomik durum ve siyasi geçmişte meydana
gelen bütün toplumsal engellerin varlığına rağmen tüm danışanlarına “eşit gibi”
davranabilmektedirler. Psikolojik danışmanların farkındalık, bilgi, beceri ve
eğitim eksiklikleri, kültür kavramının kendileri, toplum ve danışma süreçleri
üzerindeki etkilerini görmezden gelmelerine neden olmaktadır (Fukuyama, 1990).
22
Kültürel konular göz ardı edildiğinde, psikolojik danışmanlık statükoyu korumak
(Sue ve Sue, 1990) ve olumsuz ırksal ve etnik tutumları sürdürmek için kullanılan
baskıcı bir güç haline gelebilir (Sue, 1990). Bu nedenle psikolojik danışmanların
tüm danışanlara uygun ve danışanın yararına olan bir hizmet sunabilmeleri için
bazı yeterliklere sahip olmaları gerekmektedir.
Çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri, psikolojik danışmanların
gelişimi ve etkili psikolojik danışma hizmeti için psikoloji ve psikolojik
danışmanlık alanında temel bir öneme sahiptir (Mollen, Ridley ve Hill,, 2003). Bu
nedenle birçok kurum ve araştırmacı bu yeterliklerin kapsamını tanımlamaya
çalışmışlardır.
APA Eğitim Öğretim Komitesinin 1980 yılında psikolojik danışmanların
sahip olmaları gereken çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerini 11 başlıkta
çerçevelendirmiştir (Pope-Davis ve Ottavi, 1994). Bu başlıklar şu şekildedir:
Kültürel yeterliğe sahip psikolojik danışmanlar;
1. Kendi kültürel konuları ile ilgili farkındalık ve duyarlılığa sahiptirler.
2. Kendi değerlerinin, önyargılarının ve bunların azınlık kültürlerden
gelen danışanları nasıl etkilediğinin farkındadırlar.
3. Amerika Birleşik Devletlerinde azınlıkların tedavisiyle ilgili sosyo
politik sistemin işleyişi hakkında bilgiye sahiptirler.
4. Psikolojik danışman ve danışan arasında ırk ve inançtan kaynaklı
farklılıklar hakkında rahat hisseder.
5. Azınlık danışanları üyesi oldukları ırk ya da kültürden olan birine sevk
edebilir koşullar hakkında duyarlıdır.
6. Çalıştıkları özel grup hakkında bilgi ve tecrübeye sahip olmalıdır.
7. Psikolojik danışma ve psikoterapinin genel özellikleri hakkında açık ve
net bilgi ve beceriye sahip olmalıdırlar.
8. Sözel ve sözel olmayan geniş bir tepki yelpazesine sahip olmaları
gerekir.
9. Sözel ve sözel olmayan mesajları doğru ve uygun bir şekilde iletirler ve
alırlar (APA Education and Training Committee of Division 17, 1980;
akt: Pope-Davis ve Ottavi, 1994).
23
Sue ve diğerleri (1982) bu listeye iki yeterlik başlığı daha eklemişlerdir:
1.
Ruh sağlığı merkezlerinde var olan kurumsal engellerin farkındadırlar.
2.
Uygun danışma becerilerine sahiptirler.
Araştırmacılar bu çerçeveyi, danışma uygulamalarında, araştırmalarda ve
eğitimde bütün psikolojik danışmanlar için bir gereklilik olduğu konusunda destek
sunmuşlardır (Casas, Ponterotto ve Gutierrez, 1986; Sue ve diğerleri, 1992).
ACA (2005) ise, psikolojik danışmanların çokkültürlü bir bakış açısına
sahip olmaları gerektiğini vurgulamış ve etik kodlarında şu başlıklara yer
vermiştir:
1. Kişisel Değerler: Psikolojik danışmanlar; kendi değer, tutum, inanç ve
davranışlarının farkındadırlar. Danışma amaçlarıyla ilgili olmayan değerlerini
danışana empoze etmekten kaçınır ve danışanlarının farklılıklarına saygı duyarlar.
2.Yeterlik
Sınırları:
Psikolojik
danışmanlar
aldıkları
eğitimler,
süpervizyon, profesyonel deneyimleri doğrultusunda hizmet verirler. Farklı
gruplardan danışanlar ile çalışabilmek için bilgi edinir, kişisel farkındalık sağlar,
duyarlılık ve beceri geliştirirler.
3. Kültürel Duyarlılık: Psikolojik danışmanlar, danışanların problemlerinin
tanımlarken kültürel etmenlerin etkisinin farkındadır.
4. Kültürel Açıdan Farklı Popülasyonlar: Psikolojik danışmanlar ölçme ve
değerlendirme aracı seçerken danışanın kültürel özelliklerine uyup uymadığı
konusunda dikkatli davranır.
5.Çokkültürlü
Konular/Değerlendirmede
Çeşitlilik:
Psikolojik
danışmanlar, yaş, cinsiyet, etnik köken, kültür, engellilik, dil, din, inanç, cinsel
yönelim, sosyo-ekonomik durum gibi değişkenlerin, test sonuçlarına ve
değerlendirmeye etkisinin farkındadır.
6. Çokkültürlü Konular/Süpervizyonda Çeşitlilik: Danışman süpervizörler
süpervizyon ilişkisinde çokkültürlülüğün etkisinin farkındadır.
7. Eğitim Programlarına Çokkültürlü Konuları Eklemek: Psikolojik
danışman eğitmenleri, psikolojik danışmanların gelişmesini sağlamak için,
çokkültürlülük ve çeşitlilik ile ilgili materyalleri tüm atölye, eğitimlerine eklerler.
24
8. Öğretim Elemanı Çeşitliliği: Psikolojik danışman eğitmenleri, kültürel
çeşitliliğe açık bir fakülte ortamı yaratmak için sürekli bir çaba gösterirler.
9. Öğrenci Çeşitliliği: Psikolojik danışman eğitmenleri, kültürel açıdan
çeşitli öğrenciler toplamak ve tutmak için sürekli bir çaba gösterirler.
10. Çokkültürlü Yeterlik: Psikolojik danışman eğitmenleri, tüm eğitim ve
süpervizyon uygulamalarına çokkültürlü materyalleri eklerler. Öğrencilerinin
çokkültürlü psikolojik danışma becerileri için gereken farkındalık, bilgi ve
becerileri kazanmaları için aktif eğitim verirler. Farklı kültürel perspektifleri
gösteren vaka analizleri, rol oynama, tartışma soruları ve diğer sınıf aktivilerini
kullanırlar.
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği (2010) ise, psikolojik
danışmanların danışma sürecinde kültürel etmenlere duyarlı olmaları gerektiğini
vurgulamak için; meslek etiği kitapçığında; “Psikolojik danışma süreci içerisinde,
psikolojik danışman, danışanın kültürel bütünlüğüne saygı göstererek onun iyiliği
ve huzuru için çalışmaktan sorumludur.” ifadesi bulunmaktadır. Böylelikle
psikolojik
danışma
sürecinde
psikolojik
danışmanların
farklı
kültürel
altyapılardan gelen danışanlara karşı duyarlı olmaları gerektiği vurgulanmaktadır.
Sue ve diğerleri (1992) tarafından tanımlanan çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlikleri ise şu şekildedir: 1) kendi değerleri, varsayımları ve
önyargılarının farkında olmak, 2) farklı kültürlere mensup danışanların dünya
görüşlerini anlamak ve 3) farklı müdahale yöntemleri ve tekniklerini uygulamak.
Her alt alan ise kendi içerisinde inanç ve tutumlar, bilgi ve beceri boyutlarına
ayrılır. Bu çerçevede 3x3 yeterlikler matrisi ortaya çıkar. Buna göre Sue ve
diğerleri (1992) tarafından tanımlanan ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma ve
Gelişim Derneği (Association for Multicultural Counseling & Development,
2012), tarafından kabul edilen psikolojik danışmanlar için çokkültürlü özellikler
şu şekildedir (akt: Bektaş, 2006):
2.4.1. Kendi Değerleri, Varsayılarımları ve Önyargılarının Farkında Olmak
Psikolojik danışman, kendi değer varsayım ve kültürünün farkındadır.
Değer, varsayım ve kültürünün psikolojik danışma sürecine yansımaları olduğunu
anlar.
25
İnanç ve Tutumlar
a)
Kendi kültürünün farkında olma, kültürel geçmişine duyarlı olmak,
farklılıklara değer vermek ve saygı göstermek.
b)
Kendi kültürel yaşantılarının, geçmişinin, tutumlarının ve değerlerinin
psikolojik danışma sürecine etkilerinin farkında olmak.
c)
Kendi yeterliklerini ve sınırlarını fark edebilmek.
d)
Danışanla yaşayabilecekleri farklılıklar konusunda rahat hissetmek.
Bilgi
a)
Kendi kültürel geçmişini ve kültürel geçmişinin kişisel ve profesyonel
anlamda normal/anormallik tanımına ve psikolojik danışma sürecine
etkilerini bilmek.
b)
Irkçılığın, önyargıcılığın, ayrımcılığın ve baskının kendisini ve psikolojik
danışma sürecini nasıl etkilediğini bilmek.
c)
İletişim stillerini ve kendi iletişim stilinin psikolojik danışma sürecine
etkisini bilmek.
Beceriler
a)
Farklı kültürel ortamlarda etkili olabilmek ve kendini geliştirmek için eğitim
ve konsültasyon olanaklarını araştırma; yeterliği konusunda sınırlı
olduğunda eğitim veya konsültasyon yardımı alma veya danışanı yeterliği
olan başka bir danışmana yönlendirmek.
b)
Kendini kültürel bir varlık olarak görmek.
2.4.2. Farklı Kültüre Mensup Danışanların Dünya Görüşünü Anlamak
Psikoljik danışmanın, kendinden farklı bir dünyayı anlayabilmesi, danışanın
farklı bakış açısını değerli görmesi ve kabul edebilmesini ifade eder.
26
İnanç ve Tutumlar
a) Danışanları psikolojik danışma sürecinde etkileyebilecek farklı kültürlere
karşı olumsuz duygularının farkında olmak, kendi inançları ve tutumlarını
farklı
kültürlere
mensup
danışanlarla
önyargısız
bir
tutum
için
karşılaştırmak için istekli olmak.
b) Farklı etnik kökene sahip kişilere karşı kalıpyargılarının farkında olmak.
Bilgi
a) Çalıştığı grup ya da kültür hakkında spesifik bilgiye sahip olmak; farklı
kültürlere mensup danışanın yaşam deneyimlerinin, kültürel mirasının ve
geçmişinin farkında olmak.
b) Irkın, kültürün, etnik kökenin kişilik oluşumunu, mesleki tercihleri,
psikolojik bozuklukları, yardım arama davranışını ve psikolojik danışma
yaklaşımlarının danışana uygunluğunu nasıl etkileyebileceğini anlamak.
Beceriler
a) Farklı etnik gruplarda ruh sağlığı ve ruhsal bozukluklar hakkında yapılan
araştırmaları takip etmek, çeşitli eğitimsel deneyimlerle farkındalığını,
bilgisini, kültürlerarası becerilerini geliştirmek.
b) Psikolojik danışma süreci dışında da farklı kültürel ortamlarda aktif olarak
yer almak.
2.4.3. Farklı Müdahale Yöntem ve Teknikleri Uygulamak
Psikolojik danışmanlar, danışanlarının kültürüne duyarlı ve uygun
müdahale yöntem ve teknikler kullanmalıdır.
İnanç ve Tutumlar
a) Danışanların dini veya tinsel değer ve inançlarına saygı duymak.
b) Danışanların yerel yardım uygulamalarını ve içsel yardım sunma ağlarına
saygı duymak.
27
c) Farklı dilleri psikolojik danışma sürecini engelleyici bir etmen olarak
düşünmemek.
Bilgi
a) Psikolojik danışma ve terapinin genel özelliklerinin farklı kültürlerin
değerleriyle çatışabileceğini bilmek.
b) Farklı kültürlere mensup danışanların sağlık hizmetlerini kullanmada
karşılaşabilecekleri engellerin farkında olmak.
c) Değerlendirme ölçeklerinin ve puanlamasının yanlı olabileceğini bilmek ve
sonuçları danışanın kültürel veya dil özelliklerini akılda bulundurarak
yorumlamak.
d) Farklı kültürlere mensup danışanların aile yapılarını, hiyerarşilerini, değer
ve inançlarını, toplumun özelliklerini ve toplumdaki, ailedeki destek
kaynaklarını bilmek.
Beceriler
a) Çeşitli sözel ve sözel olmayan yardım tepkilerini kullanabilmek, uygun
şekilde sözel ve sözel olmayan mesajları almak ve iletebilmek.
b) Gerektiğinde geleneksel şifa verici kişilerden veya dini ve tinsel liderlerden
ve farklı kültüre mensup danışanlarla çalışan uygulayıcılardan kolsültasyon
yardımı almak.
c) Dil problemi yaşandığında dış kaynaklardan yardım almak.
d) Test teknikleri ve değerlendirme konusunda eğitim almak, kültürel
sınırlılıklarının farkında olmak.
e) Önyargılı, yanlı ve ayrımcı uygulamaları engellemek için çalışmak.
f)
Amaç belirleme, kanuni haklar, psikolojik danışmanın yönelimleri gibi
konularda danışanı bilgilendirme sorumluluğunu almak.
Sue ve diğerleri (1992) tarafından önerilen bu çerçeve özetlenecek olursa;
çokkültürlü psikolojik danışma yeterliğine sahip psikolojik danışmanlar: a) Kendi
kültürel konularında farkındalık ve duyarlılık geliştirirler ve kendi değerlerinin ve
28
önyargılarının
kültürel
olarak
farklı
danışanlarla
kurulan
ilişkiyi
nasıl
etkileyebileceğinin farkındadırlar. b) Kendinden kültürel olarak farklı danışanlarla
çalışırken sözel ve sözel olmayan tepki repertuarını genişletebilmek için farklı
kültürel gruplara yönelik bilgi edinmeye çalışırlar. c) Sosyopolitik sistemin azınlık
gruplar üzerindeki etkisini anlamaya çalışırlar ve kültürel olrak farklı danışanlara
ayrımcılık uygulayan kurumsal engelleri ortadan kaldırmaya çalışırlar. d) Çeşitli
kültürel grupların farklı yaşam deneyimlerini anlar, farklılıktan kaynaklı iletişim
engellerini tanımlar ve kültürel olarak uygun beceriler kullanır.
2.5. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterliliklerin Geliştirilmesi
Çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerinin geliştirilmesi ihtiyacının
karşılanması için, bu alanla ilgili çalışan araştırmacılar ve kurumlar,
çokkültürlülüğün psikoloji ve psikolojik danışma eğitimine yerleştirilmesi
gerektiğini vurgulamışlardır. Bu eğitimle yapılmak istenen ise şu şekildedir:
Psikolojik danışmanların; kendi kültürel varsayımlarının, değerlerinin ve
önyargılarının farkına varmaları; diğer dünya görüşleri hakkında bilgi sahibi
olmaları; ve kültürler arası iletişim becerilerini geliştirmeleri şeklindedir (Sue ve
diğerleri, 1982). McRae ve Johnson (1991) çokkültürlü eğitim için, kendilik, bilgi,
ilişki ve performans boyutlarını içeren çok yönlü bir yaklaşım önermişlerdir. Yine
Parker, Vahey ve Geary (1986), çokkültürlü eğitime bilişsel, duyuşsal ve
davranışsal prosedürleri bir araya getiren çok yönlü bir yaklaşım ortaya
koymuşlardır.
Yapılan araştırmalar çokkültürlü psikolojik danışma eğitimi ya da
süpervizyonu alan psikolojik danışmanların ve danışman adaylarının çokkültürlü
yeterliklerinin arttığını göstermiştir (D'Andrea, Daniels ve Heck, 1991). Yapılan
bir çalışma çokkültürlü bir vaka için süpervizyon alan, çokkültürlü konuları ele
alan atölyeler ve eğitimlere katılan doktora eğitimi alan psikolojik danışmaların
bunları yapmayanlara göre çokkültürlü bilgi ve becerilerinin anlamlı bir şekilde
yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bununla beraber, çokkültürlü konularda sadece
süpervizyon almak ile çokkültürlü farkındalık arasında anlamlı bir ilişki
bulunmuştur (Pope-Davis, Reynolds, Dings ve Ottavi, 1994).
29
Çayır (2013), Türkiye’de ayrımcılık konusunda gerek sosyal bilim
literatüründe,
gerekse
hukuksal
alanda
derin
bir
boşluğun
olduğunu
belirtmektedir. Bunun sebeplerinden biri olarak, Türk modernleşmesinin birlikberaberlik ideolojisi altında homojen bir nüfus yaratma idealinin olduğunu ifade
etmektedir. Bu ideal sonucu, dili Türkçe’den, dini İslam’dan farklı grupların
yaşadığı sorunların kamusal alanda konuşulması yakın zamanlara kadar pek
mümkün olmamıştır. Okullarda okutulan resmî tarih anlayışı da tarihte ve
günümüzde yaşanan ayrımcılık uygulamalarının üstünü örter niteliktedir. Bunun
gibi nedenlerden dolayı Türkiye’de kültürel çeşitliliğe ve farklılıklara yönelik
yapılan
araştırmalar
sınırlı
sayıdadır.
Psikolojik
danışma
alanında
ise
çokkültürlülük, hak savunuculuk gibi konularda yapılmış çalışmaların sayısı
neredeyse yok denecek kadar azdır. Keklik (2010) bunun başlıca nedenlerinden
biri olarak bu konuların siyasetin alanıyla örtüşüyor olmasını göstermektedir.
Ancak buna rağmen yapılmış bazı araştırmalar bulunmaktadır. Bu araştırmaların
bazıları şu şekildedir:
Kağnıcı (2011) tarafından yapılan bir araştırmada “çokkültürlü psikolojik
danışma” adlı bir dersin rehberlik ve psikolojik danışmanlık programı öğrencileri
üzerindeki etkisini bakılmıştır. Bu ders, seçmeli bir ders olarak 2010-2011 bahar
döneminde verilmiştir. Derse 10’unu erkek, 20’si kadın olmak üzere 30 öğrenci
katılmıştır. Dersin ilk iki haftasında “Kültür Kavramı”, üçüncü ve dördüncü
haftalarında “Türkiye'de Kültürel Çeşitlilik”, beşinci haftada “Kültürel Temas”,
altı ve yedinci haftalarda “Kültür ve Psikolojik Danışma”, sekizinci haftadan
ondördüncü haftaya kadar ise “Çokkültürlü Psikolojik Danışma Eğitimi” konuları
ele alınmıştır. Dersin sonunda yapılan değerlendirmelere göre “Çokkültürlü
Psikolojik Danışma Dersi”nin bu dersi alan öğrencilerin çokkültürlü farkındalık
ve bilgi kazanmalarına katkıda bulunduğu görülmüştür.
Türkiye’de çokkültürlü psikolojik danışma eğitimi ile ilgili yapılan bir
diğer araştırma ise Aydın (2014) tarafından yapılmıştır. Bu araştırma için, bir
kültüre duyarlı psikolojik danışma eğitim programı hazırlanmış ve 2013-2014
eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rehberlik ve
Psikolojik Danışmanlık lisans programı son sınıf öğrencilerinden seçilmiş bir grup
öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmaya katılım için gönüllü olan 40 öğrenci
arasından, ön-test puanları açısından benzer 14 katılımcıdan oluşan bir deney
30
grubu ve yine 14 katılımcıdan oluşan bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney
grubuna; farkındalık, bilgi ve beceri yeterlik alanları ile ilgili çalışmaları kapsayan
12 oturumluk "Kültüre Duyarlı Psikolojik Danışma Eğitim Programı" uygulanmış
buna karşılık kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır.
Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği, kültüre duyarlı psikolojik danışma eğitim
programının uygulamasının başladığı ve sona erdiği hafta içerisinde sırasıyla öntest ve son-test olarak, programın sona ermesinden üç ay sonra ise izleme testi
olarak deney ve kontrol gruplarındaki katılımcılara uygulanmıştır. Araştırma
sonucu elde edilen bulgular, kültüre duyarlı psikolojik danışma eğitim
programının, deney grubundaki katılımcıların kültürel duyarlılık düzeylerinde
kontrol grubundaki katılımcılara kıyasla anlamlı bir artışı ortaya çıkardığını ve bu
artışın eğitim programının sona ermesinden üç ay sonraki izleme ölçümünde
kalıcı olduğunu göstermektedir (Aydın, 2014).
2.6. Okul Psikolojik Danışmanlığı Sürecinde Çokkültürlü Psikolojik
Danışma Yaklaşımı
Okullarda giderek artan kültürel çeşitlilik beraberinde çeşitli sorunlar
getirmiştir. Lee’ye (1995b) göre, okul psikolojik danışmanlarının karşılaştıkları en
zorlu konulardan biri, kültürel açıdan farklı öğrencilerin gelişim ihtiyaçlarının
karşılanmasıdır.
Okul
psikolojik
danışmanlarının
kültürel
olarak
farklı
öğrencilerle çalışırken etkili olabilmeleri için, ailenin ve kültürün rolünü
anlamaları gerekmektedir (Borodovsky ve Ponterotto, 1994). Okul psikolojik
danışmanları, kültürün ve ailenin rolünü anlasalar bile, etnik azınlık öğrencilerinin
ihtiyaçlarını karşılamak ve sürece ailenin katılımını sağlamakta kaynak
yetersizliği bulunmaktadır. Okul psikolojik danışmanları sınırlı kaynaklarla ve
azalan ebeveyn desteği ile mücadele ederlerken, azınlık öğrencileri kültürel
çatışma, dil engelleri, tehcir, kuşak çatışması, ırksal gerilim, ekonomik mücadele,
şiddet ve ayrımcılıkla mücadele etmektedirler (Atkinson ve Juntunen, 1994).
Sue ve diğerleri (1992) tarafından önerilen çokkültürlü danışmanlık
yeterlikleri, psikolojik danışmanların çok kültürlü yeterliklerinin değerlendirilmesi
için bir temel sağlar. Amerikan Okul Danışmanları Derneği (ASCA) (1988),
31
kültürel çeşitliliğe anlayış ve saygı yoluyla öğrencilerin gelişimini desteklemek
için “çokkültürlü psikolojik danışma” konulu bir bildiri yayınlamıştır. ASCA
(1988), bu bildiride psikolojik danışmanlara, kültürel olarak farklı öğrencilerin
ihtiyaçlarına yönelik okulun ve toplumun duyarlılığını arttırmak için çalışma
çağrısında bulunmuştur. Yine bu bildiride, psikolojik danışmanların, kültürel
olarak farklı öğrencilerin gelişimlerini desteklemek adına, psikolojik danışma
servislerini kullanmaları için teşvik etmeleri gerektiği belirtilmiştir.
Lee’ye (1995a) göre, okul psikolojik danışmanlarının kültürel olarak
duyarlı olmaya başlamaları, çocukluk ve ergenlik dönemi sürecinde kendi etnik
kimliklerinin
oluşmasına
katkıda
bulunan
faktörleri
inceleyerek
başlar.
Araştırmacı, okul psikolojik danışmanlarının kişiliklerini şekillendirmede rol
oynayan kültürel miras ve etnik gelenekleri anlamaları gerektiğini belirtmektedir.
Kendi psikososyal gelişimlerini inceledikten sonra psikolojik danışmanlar,
çocukluk ve ergenlik yaşantılarının farklı kültürel altyapılardan gelen gençlerin
kişisel tutum ve inançlarına olan etkilerini anlamaya çalışmalıdırlar. Kültürel
duyarlılığa sahip bir psikolojik danışman kendi kültürel miraslarını, değerleri ve
önyargıları gibi kişisel konuların yardım ilişkisine olan etkisini araştırmalıdır.
Kültürel duyarlılığa sahip bir psikolojik danışman, kültürünün kendisi üzerindeki
etkisinin farkında olduğu için kültürel farklılıklara karşı duyarlıdır.
Kültürel duyarlılığa sahip bir psikolojik danışman olabilmek için, bir okul
psikolojik danışmanının bir bilgi tabanının olması gerekmektedir. Bir bilgi
tabanının geliştirilmesi demek; psikolojik danışmanların kültürel olarak farklı
öğrencilerin geçmişlerini ve kültürün gelişimlerine olan etkisini kapsayan gerekli
bilgilerin kaydedilmesi anlamına gelmektedir (Lee, 1995a). Buna ek olarak,
psikolojik danışmanlar, kültürel açıdan farklı grupların tarihleri, gelenekleri ve
değerleri hakkında spesifik bilgilere sahip olmalıdırlar. Lee’ye (1995a) göre,
kültürel duyarlılığa sahip bir psikolojik danışman, yoksulluğun ve ırkçılığın
öğrencilerin gelişimleri üzerindeki etkisi hakkında bilgi sahibi olmalıdır.
Kültürel duyarlılığa sahip bir psikolojik danışman kültürel çeşitlilik
konularıyla ilgili farkındalık ve bilgi sahibi olmalı ve farklı kökenden gelen
öğrencilerin kültürel değerleri ile tutarlı danışmanlık stratejileri kullanması
gerekmektedir (Lee, 1995a). Kültürel duyarlılığa sahip bir psikolojik danışman
bireysel ve grupla psikolojik danışma süreçlerinde kültürel olarak farklı
32
danışanlarla sağaltıcı bir ilişki kurabilmelidir. Bunlara ek olarak psikolojik
danışman, kültürel farklılıklar çatışma ya da yanlış anlama kaynağı haline
geldiğinde kullandığı teorik yaklaşımları değiştirebilmelidir. Kültürel duyarlılığa
sahip bir psikolojik danışman kültürel olarak farklı öğrencilerle çalışırken kültüre
özgü durumları, öğrencilerin benlik kavramını geliştirmek, kişilerarası ilişkilere
teşvik etme ve karar verme yeteneğini geliştirmek için kullanabilmelidir. Son
olarak, kültürel duyarlılığa sahip bir psikolojik danışman, ölçme ve değerlendirme
araçlarından elde ettiği verileri yorumlarken kültüre özgü dinamikleri dikkate
alma yeteneğine sahip olmalıdır.
Amerikan Okul Danışmanları Derneği (1990)'a göre, çağdaş okul
psikolojik
danışmanlarının
temel
rolleri
danışmanlık,
müşavirlik
ve
koordinatörlüktür. Bu faaliyetlerin temel odak noktası ise öğrencilerin kendilerini
anlama, kişilerarası ilişkilerini geliştirme ve kültürel açıdan farklı öğrencilerin
karar verme becerilerini kolaylaştırmak olmalıdır. Psikolojik danışmanlar kültürel
olarak farklı öğrencilerle çalışırken, öğrencilerin gelişimlerini kolaylaştırmak için
danışma, müşavirlik ve koordinasyon hizmetlerinde çokkültürlü yeterliklerini
geliştirmelidirler. Kültüre duyarlı psikolojik danışmanlar, psikolojik danışma ve
rehberlik hizmetleri sayesinde, kültürel çeşitliliğe saygı duymayı öğrenebilirler ve
çeşitli
etnik kökenlerden gelen öğrencilerin sağlıklı
benlik kavramları
geliştirmelerine yardımcı olabilirler (Lee, 1995b).
Okul psikolojik danışmanları, hizmet verdikleri öğrenci grubuna bireysel
psikolojik danışmanın mı yoksa grupla psikolojik danışmanın mı daha yararlı
olacağını değerlendirmelidirler. Bazı durumlarda bireysel danışmanlık, kültürel
açıdan farklı öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için en iyi yol olmayabilir. Daha
toplulukçu (kollektivist) kültürlerden gelen etnik gruplara, grupla psikolojik
danışma hizmeti daha uygun olabilir. Dauphinais, LaFromboise, ve Rowe’a
(1980) göre, Hintli Amerikan öğrencilere, grupla psikolojik danışma hizmeti daha
faydalı olmaktadır. Birçok Arap Amerikan, toplulukçu değerlere sahiptirler ve
ortak çıkar ve ilgi göz önünde bulundurulduğunda grupla psikolojik danışma
hizmeti daha uygun olduğu görülmektedir (Jackson, 1995). Yagi ve Oh’a (1995)
göre, Koreli Amerikan öğrencilerle çalışırken grupla psikolojik danışma hizmeti
daha etkili olabilir çünkü, bu yöntemle öğrencilerin yabancılaşma duyguları
azaltılabilir ve yeni kültüre uyum sağlamalarında yardımcı olunabilir.
33
Bu görüşlerde vurgulandığı gibi; çokkültürlü psikolojik danışma
yaklaşımı, okul psikolojik danışmanları açısından da kritik bir öneme sahiptir. Bir
diğer ifade ile, okul psikolojik danışmanları farklı kültürel özelliklere sahip
öğrencilere etkili hizmet sunabilmek için bu alandaki yeterliklere sahip olmalıdır.
2.7. Etnikmerkezcilik
Bu çalışmanın bir değişkeni olan etnikmerkezcilik (ethnocentrism), farklı
kültürel, etnik, dinsel ve bölgesel altyapılara sahip bireyler arasındaki iletişimi
engelleyen unsurlardan biri olarak kabul edilir (Neuliep ve McCroskey, 1997).
Etnikmerkezcilik, “bireyin kendi kültürünü diğer kültürlerden üstün tutması ve
başka kültürleri kendi kültürünün değerleriyle yargılamasıdır” (Jandt, 1995).
Etnikmerkezci birey, kendini, üyesi olduğu grubu ve kültürü evrenin merkezine
yerleştirir ve diğerlerinin yerini buna göre belirler. Grup-dışı olanlardan, kendine
en çok benzeyenleri en yakına, diğerlerini aralarındaki farklılığın derecesine göre
daha uzağa yerleştirir (Kartarı, 2003). Diğer bir ifadeyle, etnikmerkezciliğin
temelinde, bireyin kendi değerlerinin, kültürünün, tarihinin yalnızca diğerlerinde
farklı olduğu değil; aynı zamanda diğerlerinden ‘üstün’ olduğu düşüncesi vardır
(Lewis, 1982).
Bennett (1993) ‘etnikmerkezcilik’ ve ‘etnikgörecelik’ kavramlarını altı
aşamalı bir gelişim modeliyle açıklamaktadır. Her iki kavram üç farklı aşamadan
oluşmaktadır. Etnikmerkezcilik inkar, savunma ve küçümseme aşamalarından;
‘etnikgörecelik’ ise kabul, uyum ve bütünleşme aşamalarından oluşur. İnkar
aşamasındaki kişiler genellikle kültürel farklılıkları anlamakta güçlük yaşarlar.
Kendilerinden kültürel olarak farklı kişileri tehdit olarak algılarlar ve bu nedenle
insanları zenci, hain gibi kategorileştirebilmektedirler. Savunma aşamasındaki
bireyler, belirli kültürel farklılıkları kabul ederken, genellikle onlara karşı
savunmalar geliştirirler. Yani başkalarını olumsuz kalıp ifadelerle kötüleyip,
kendilerini ise olumlu kalıp ifadelerle tanımlayan ve mevcut dünya görüşlerini
değiştirmemek için direnen kişilerdir. Küçümseme aşaması ise, etnikmerkezciliğin
son aşamasıdır. Bu aşamadaki kişiler giyim tarzları gibi yüzeysel farklılıkları tanır
ve kabullenirler ancak kendi kültürel değerlerinin evrensel olduğuna inandıkları
için bu farklılıkları küçümserler.
34
Bireyler kültürel farklılıklara değer vermeye başladıklarında kendilerini
kabul aşamasında bulurlar. Bu evredeki kişiler, farklı kültürlerdeki davranış ve
düşünce biçimlerini beğenmeseler bile bunların varlığına saygı duyarlar.
Etnikgöreceliğin ikinci aşaması olan uyum, bireyin kendi kültürel bağlamı dışında
düşünmeye veya davranmaya ihtiyaç duyduğu durumlarda meydana gelir. Kişi
çoğunlukla farklı kültürlerle etkileşim kurmak durumunda kaldığında uyum
ihtiyacı hisseder. Bu aşama, bilişsel çerçeve değiştirme, yani başkalarının bakış
açılarını benimseme anlamına gelmektedir. Bireyler bütünleşme aşamasına
ulaştıklarında kendi kültürel bakış açılarını diğerlerininki ile sentezleyebilirler.
Böylelikle kişi, tek bir doğru ya da yanlışın olmadığının farkına varır.
Psikolojik danışmanların etnikmerkezcilik düzeylerinin, çokkültürlü
psikolojik danışma yeterliği geliştirmeleri önünde bir engel ya da kolaylaştırıcı
olduğu düşünüldüğünden bu çalışmada bu kavrama da yer verilmiştir.
2.8. İlgili Araştırmalar
Bu bölümde psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlikleri ilgili yurtdışında ve yurtiçinde yapılmış çalışmalara yer verilmiştir.
2.8.1. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleriyle İlgili Yurtdışında
Yapılan Araştırmalar
Psikolojik danışma sürecinde kültürel konuların etkisi, 1940’lı yılların
sonuna doğru başlasa da, daha sistematik araştırmalar 1960’lı yıllarda başlamıştır.
İlk dönemlerde yapılan araştırmalar çoğunluka psikolojik danışmanların mensup
oldukları ırka ilişkin danışan tercihlerine yönelik yapılmıştır (Ridley ve diğerleri,
1997). Danışma sürecinde ırk ve etnik azınlıklara yönelik daha belirgin ve dikkat
çekici çalışmalar 1970’li yıllarda literatürde yer almıştır. 1990’lı yılların başında
ise çokkültürlü yeterlikler psikolojik danışma alanında yeni yeni ortaya çıkmaya
başlamıştır. Böylece 2000’li yıllarla birlikte literatürde, çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlikleri ile, psikolojik danışmanların yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken,
35
ulusal köken, din, cinsel yönelim, engellilik, dil ve sosyoekonomik düzey gibi
etkenlerin danışanların yaşamlarını ve psikolojik danışma sürecini nasıl
etkilediğine yönelik bilgi sahibi olmaları ve bunları danışma sürecine olumlu katkı
yapacak şekilde yansıtmaları tartışmaya açılmış
ve bu konu, alanda giderek
kendine daha fazla yer bulmaya başlamıştır.
Atkinson ve Israel (2003) tarafından Psych INFO (Psikolojik BİLGİ) veri
tabanında yapılan araştırma sonucuna göre; Sue ve diğerleri (1982) tarafından
yapılan ve bu alanın temeli sayılan yayından sonraki 8 yıllık süreçte, çokkültürlü
yeterliklerle ilgili ortalama olarak yıllık sadece bir makale yayınlanmıştır. 1991
yılında bu sayı beşe ve 1998’de ise 33'e yükselmiştir. 2001 yılında çokkültürlü
yeterliklere yönelik bir tarama yapıldığında, bir yıl içerisinde 40 tane yayının
yapıldığı görülmüştür. Bu durum çokkültürlülük hareketinin, psikolojik danışma
alanında ana güçler arasına girmesi anlamına gelmektedir (Miloti, 2007).
Çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleriyle ilgili yapılan araştırmaların büyük
bir bölümü, yeterlikleri ölçen ve değerlendiren araçların geliştirilmesine yöneliktir
(Sue ve diğerleri, 1992). Bazı araştırmalar ise çokkültürlü yeterliklerin yordayıcı
değişkenlerine yönelik yapılmıştır. Çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleriyle
ilgili en çok araştırılan değişkenler; akademik eğitim, ırksal kimlik, etnik köken ve
süpervizyon değişkenleridir. Bu konudaki araştırmaların artıp dikkat çekmesi ile
birlikte , bu yeterliklerin kazandırılmasına yönelik eğitim konusu da ele alınan bir
husus olmuştur.
2.8.1.1. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Eğitimi ve Çokkültürlü Psikolojik
Danışma Yeterlikleri
Psikolojik Danışma alanında verilen örgün eğitim ve algılanan çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlikleri arasındaki ilişki birçok çalışmanın konusu
olmuştur. Yapılan bütün araştırmaların sonuçlarına göre; çokkültürlü psikolojik
danışma yeterliklerine yönelik eğitim ile algılanan ve gözlemci tarafından
bildirilen yeterlikler arasında anlamlı bir pozitif ilişkinin olduğu görülmüştür
(Constantine, 2001, 2002; D’Andrea ve diğerleri, 1991; Neville ve diğerleri, 1996;
Roysircar, Hubbell ve Gard, 2003; Ottavi, Pope-Davis, ve Dings, 1994; PopeDavis, Reynolds, Dings ve Ottavi, 1994; 1995; Sodowsky ve diğerleri, 1994,
1998; Smith, Constantine, Dunn, Dinehart ve Montoya, 2006). D'Andrea ve
36
diğerleri (1991) yaptıkları araştırmada; çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili
çeşitli eğitimlere katılan psikolojik danışman adaylarının çokkültürlü farkındalık,
bilgi ve becerilerinin anlamlı bir şekilde arttığını ortaya koymuşlardır.
Pope-Davis, Reynolds, Dings ve Nielsen (1995), çokkültürlü psikolojik
danışma eğitiminin çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerine olan etkisini
incelemişlerdir. Araştırmanın çalışma grubu, 244 kadın, 100 erkek psikolojik
danışmanlık ve klinik psikoloji alanındaki yüksek lisans öğrencilerinden
oluşmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre; çokkültürlü psikolojik danışma
eğitimi ile psikolojik danışmanlık öğrencilerinin çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlikleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, klinik psikoloji öğrencilerinin
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ile anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Neville ve diğerleri (1996) çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili bir ders
alan psikolojik danışman adaylarının algılanan çokkültürlü psikolojik danışma
yeterliklerinin anlamlı bir şekilde arttığını ve bir yıllık takipten sonra bile bu
artışın devam ettiğini bildirmişlerdir.
Sodowsky ve diğerleri (1998), çokkültürlü eğitim (örneğin; dersler,
araştırmalar, atölye ve azınlık danışan sayısı) ile çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlikleri arasında anlamlı bir ilişki bulmuşlardır.
Psikolojik danışma alanında yapılan çalışmalar; eğitim programının
felsefesi, müfredat, araştırma ve klinik olanakları gibi bileşenlerin çokkültürlü
psikolojik danışma yeterliklerinin geliştirilmesinde önemli etkenler olduğunu
göstermektedir (Ruelas, 2003). Çokkültürlü müfredatla ilgili; çeşitlilik konularına
odaklanan çoklu eğitim yaşantıları (örneğin; eğitim kursları, psiko-eğitimsel
atölye ve seminerler, araştırma projelerine katılım) ve çokkültürlü eğitimle ilgili
sınıf içi öğrenme, deneyimsel eğitim ve uygulamalar algılanan çokkültürlü
psikolojik danışma yeterliklerini arttırdığını göstermektedir (Allison, Echemedia,
Crawford, ve Robinson, 1996; Constantine ve Yeh, 2001; Liu, Sheu ve Williams,
2004; Sodowsky ve diğerleri, 1998).
Bazı çalışmalar, çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ile kültürel
olarak farklı bireylerle yaşantı ya da danışanlarla çalışma deneyimi arasındaki
ilişkiye işaret etmektedir (Allison ve diğerleri, 1996; Neville ve diğerleri, 1996;
Ottavi ve diğerleri, 1994; Salzman, 2000; Sodowsky ve diğerleri, 1998; HolcombMcCoy, 2005; Robinson ve Bradley, 1997). Bu yüzden çokkültürlülük ile ilgili
37
dersler öğrencilere farklı kültürel altyapılardan bireylerle yaşantı imkanı
sunmalıdır (Burnett, Hamel, ve Long, 2004). Diaz-Lazaro ve Cohen (2001)
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ile ilgili bir ders alan öğrencilerle bir
çalışma yapmışlardır. Bu çalışmada dersten önce ve ders süresince kültürler arası
temas ile çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri incelenmiştir. Araştırmanın
sonuçlarına göre; kültürler arası teması vurgulayan danışmanlık dersi boyunca,
farklı kültürlerle sağlanan temasın, algılanan çokkültürlü psikolojik danışma
yeterliklerinde bir farklılık yarattığı, dersten önce ve ders süresince sağlanan
kültürler
arası
temasın
ise,
algılanan
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterliklerinde anlamlı bir pozitif değişim sağladığı görülmüştür. Bu çalışmalar,
psikolojik danışma derslerinde farklı kültürlerle temas kurmaya teşvik etmenin
önemini göstermektedir.
Yukarıda belirtilen çalışmalardan, farklı kültürlerle temas ile ilgili elde
edilen bulguların aksine; Ladany, Inman, Constantine, ve Hofheiz’in (1997)
yaptıkları çalışmada, kültürel olarak farklı danışanlarla danışma deneyimi ile
psikolojik danışmanların vaka kavramsallaştırmaları arasında anlamlı bir ilişki
bulunamamıştır. Bunun yerine psikolojik danışmanların farklı kültürlerden gelen
danışanları için aldıkları süpervizyon deneyimleri ile farklı kültürlerden danışanlar
için uygun stratejiler tanımlama becerilerileri arasında pozitif yönde anlamlı bir
ilişki bulunmuştur. Yani psikolojik danışmanlar farklı kültürlerden danışanlarla
çalışsalar bile, süpervizyon ya da danışma desteği almadan, bu deneyimler tek
başına
çokkültürlü
psikolojik
danışma
becerisi
geliştirmelerinde
yeterli
olmayabilir.
Constantin (2001) psikolojik danışmanların farklı kültürel altyapılardan
gelen danışanlarla çalışma ile ilgili yeterlik algılarıyla, aldıkları eğitimleri
incelemiştir. Araştırmacı bu araştırmada, aynı zamanda psikolojik danışmanların
kuramsal yönelimleri, bilişsel ve duyuşsal empati düzeylerinin çokkültürlü vaka
kavramsallaştırmalarını
yordayıp
yordamadığını
incelemiştir. Araştırmanın
sonucuna göre, önceden alınmış çokkültürlülükle ilgili ders sayısı ile, azınlık
kültürlerden gelen danışanların etiyolojilerini (nedenbilim) ve tedavi konularını
kavramsallaştırma becerileri arasında pozitif anlamlı bir ilişkinin olduğu
saptanmıştır. Yani alınan eğitim, psikolojik danışmanların farklı kültürlerden
gelen danışanların mevcut sorunlarını kavramsallaştırmalarında yardımcı olabilir
38
ve bu kavramsallaştırmalar psikolojik danışmanların kültürel olarak farklı
gruplarla çalışma becerilerine katkıda bulunabilir. Sonuçlar, aynı zamanda
kuramsal yönelim olarak eklektik çalışan psikolojik danışmanların, psikodinamik
ya da bilişsel-davranışçı gibi bir kuramsal yönelim kullanan psikolojik
danışmanlardan, vakaların etiyolojik kavramsallaştırma becerilerinin anlamlı bir
şekilde yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuç, farklı psikolojik danışma
yaklaşımlarından bakış açıları ve tekniklerin kullanılmasındaki esnekliğin,
kültürel olarak farklı danışanlarla çalışmada psikolojik danışmanlara faydalı
olabileceğini
göstermektedir.
Psikolojik
danışmanların
vaka
kavramsallaştırmalarında, bilişsel ve duyuşsal empati düzeyleri ile birlikte, tedavi
ve etiyolojide anlamlı bir katkı sağladıkları görülmüştür.
Robinson (1997), 106 okul psikolojik danışmanıyla yaptığı araştırmada;
çokkültürlü eğitim ve atölyelere katılan okul psikolojik danışmanlarının,
katılmayanlara göre çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının anlamlı bir
şekilde daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur.
Sodowsky, Kuo-Jackson, Richardson ve Corey, (1998) yaptıkları
çalışmada psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili
aldıkları akademik eğitimin yeterlik düzeylerini pozitif anlamda etkilediğini
belirtmişlerdir. Grothaus (2004), çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili derslere,
eğitimlere ya da kurslara katılım ile çokkültürlü farkındalık ve bilgi arasında
anlamlı bir ilişkinin olduğunu ortaya koymuştur. Ancak Dodson (2013),
Virginia’da Amerikan Okul Psikolojik Danışmanları Derneğine (ASCA) üye 510
okul psikolojik danışmanıyla yaptığı çalışmada, bu iki değişken arasında bir ilişki
bulamamıştır.
Bu
nedenle
Holcomb-McCoy’a
(2005)
göre;
çokkültürlü
farkındalık, bilgi ve beceri bir derste öğretilemez. Psikolojik danışman eğitiminin
bütününe yayılmalıdır.
Boysen ve Vogel (2008) psikolojik danışman adaylarının çokkültürlü
yeterliklerini üç grup oluşturarak incelemişlerdir: ilk grup, eğitim hayatları
boyunca çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili ders almamış psikolojik
danışman adaylarından; ikinci grup, çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili bir
dersi henüz tamamlamış psikolojik danışman adaylarından (ders dönemi bittikten
hemen sonra ölçümler yapılmıştır); üçüncü grup ise, bir dönem önce çokkültürlü
psikolojik danışma ile ilgili bir ders tamamlamış psikolojik danışman
39
adaylarından oluşmaktadır. Araştırmanın sonuçları şu şekildedir: bir dönem önce
çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili bir ders tamamlamış psikolojik danışman
adaylarının (üçüncü grup) yeterlikleri en yüksek puanı almış; bu gruptan sonra ise,
çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili bir dersi henüz tamamlamış psikolojik
danışman adayları (ikinci grup), yeterlik konusunda en az puan alan grup ise,
eğitim hayatları boyunca çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili ders almamış
psikolojik danışman adayları olmuştur.
Bu sonuçlar göstermektedir ki: psikolojik danışman adaylarına farklı
kültürlerden danışanlarla daha etkili çalışabilmeleri için gerekli olan çokkültürlü
bir bakış açısı kazandırmada, psikolojik danışma ve rehberlik eğitimine kültürel
çeşitlililiği konu alan derslerin ve uygulamaların eklenmesi önemlidir.
2.8.1.2. Irk, Etnisite, Etnikmerkezcilik ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Irk, etnisite ve dilsel benzerliğin yada farklılığın psikolojik danışma
sürecine olan etkisini inceleyebilmek için araştırmacılar, danışanların ruh sağlığı
servislerini kullanma ve psikolojik danışma sürecini erken bırakma farklılıklarına
odaklanmışlardır.
Yapılan
çalışmalar,
kültürel
olarak
farklı
gruplardan
danışanların kendileriyle aynı ırk ya da etnik kökenden olan psikolojik
danışmanlarla eşleştikleri zaman, psikolojik danışma servislerini daha çok
kullandıklarını ve süreci çok daha az terk ettiklerini ortaya koymuştur (Cimbolic,
1973; Gibbs, 1975; Heffernon ve Bruehl, 1971; Proctor ve Rosen, 1981).
Psikolojik
danışmanlar,
kültürel
olarak
farklı
danışanlarla
aynı
dili
konuştuklarında ise danışanların danışma hizmetlerinden faydalanma oranlarının
daha da arttığı görülmüştür (Flaskerud, 1991; Sue, Fujino, Hu, Takeuchi ve Zane,
1991).
Yapılan çalışmalarda etnik/ırksal kimliğin çokkültürlü psikolojik danışma
yeterliklerini etkilediği görülmüştür. Amerika’da bu alanla ilgili yapılan ilk
araştırmalar, etnik azınlık mensubu psikolojik danışmanların algılanan çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik puanlarının, etnik kökenleri Avrupa-Amerikan olan
psikolojik danışmanlardan anlamlı bir şekilde yüksek olduğunu göstermektedir
(Ponterotto ve diğerleri, 1994; Pope-Davis ve diğerleri, 1995; Pope-Davis ve
Ottavi, 1994; Sodowsky ve diğerleri, 1998; Guzman, Calfa, Kerne ve McCarthy,
2013).
40
Ivers (2012), psikolojik danışma yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden
oluşan 141 kişi ile yaptığı çalışmada; ırk/etnik kökenleri Latin Amerikan olan
öğrencilerin çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının Afrikalı Amerikan
ve Avrupa kökenli (Beyaz) Amerikan öğrencilerden anlamlı bir şekilde yüksek
olduğunu, Afrikalı Amerikan öğrenciler ile Avrupalı Amerikan öğrenciler
arasında da bir farkın olmadığını ortaya koymuştur. Benzer bir çalışma yapan
Merrill-Washington (2008), yaptığı çalışmada çokkültürlü farkındalık ve bilgi ile
etnik köken arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu vurgulamıştır.
Ancak ırksal/etnik azınlık mensubu psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarının daha yüksek olduğunu ortaya koyan
yukarıda söz edilen araştırmaların aksine, Ruelas (2003) tarafından yapılan bir
çalışmada psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma becerilerinin
etnik kökenlerine göre değişmediği ortaya konmuştur. Bu çalışmada araştırmacı,
ırk ya da etnik kökenden ziyade, bu alanla ilgili eğitim deneyimleriyle çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlikleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu belirtmiştir.
Robinson (1997), 106 okul psikolojik danışmanıyla yaptığı araştırmada benzer bir
sonuca ulaşmıştır. Araştırmanın sonucuna göre katılımcıların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algıları ile etnik kökenleri arasında anlamlı bir ilişki
bulunamamıştır.
Dodson (2013), Virginia’da Amerikan Okul Psikolojik Danışmanları
Derneğine (ASCA) üye 510 okul psikolojik danışmanıyla yaptığı çalışmada; ırk
olarak beyaz kökenli olan psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algılarının, ırk olarak siyah kökenli olan psikolojik
danışmanlardan anlamlı bir şekilde yüksek olduğu sonucuna varmıştır.
Irk ya da etnik köken ile ilgili yapılan araştırmaların sonuçları, görüldüğü
üzere çelişkilidir. Bu nedenle, araştırmalar psikolojik danışmanların ırk ya da
etnik kökenlerine göre çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerini inceleme
yerine, ırk/etnik kimlik gelişimine göre çokkültürlü psikolojik danışma
yeterliklerini
incelemeye
kaymıştır.
Helms’e
(1995)
göre;
psikolojik
danışmanların/psikoterapistlerin çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerini
etkileyen önemli faktörlerden biri de etnik/ırksal kimlik gelişimleridir. Middleton,
Ergüner-Tekinalp, Williams, Stadler ve Dow’a (2011) göre etnik/ırksal kimlik
kuramı, insanların ırk/etnisite ile ilgili aldıkları mesajları nasıl yorumladıklarını
41
anlamamıza yardım eder. Bu kuram, sosyal varlıklar olarak insanların kendilerini
nasıl gördüklerini ve kendilerinden farklı ırk ve etnik gruplara nasıl yaklaştıklarını
anlamamızı sağlar. Bu teori ve araştırmalar doğrudan olmasa da dolaylı olarak
etnikmerkezcilikle de ilgilidir. Öyle ki bireyi etkileyen doğrudan etnik/ırk
kökeninin ne olduğu değil, yaşadığı kültürde ona atfedilen değerdir. Örneğin
beyaz ırk kimlik gelişimi modelleri (Helms, 1990; Ponterotto, 1988), beyaz ırktan
olan bireylerin, baskın ırka mensup olarak nasıl bir kimlik geliştirdiklerini
anlamamızı sağlayan bir araç işlevi görürler (Middleton ve diğerleri, 2011).
Alanyazın
tarandığında,
çokkültürlü
psikolojik
danışma
alanında
etnikmerkezcilik ile ilgili doğrudan bir çalışmaya rastlanılamamıştır. Etnisiteyle
ilgili çalışmalar daha çok etnik kimlik gelişimi ile ilgilidir. Kişinin kendi etnik
kimliğine yönelik farkındalık kazanması çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlikleri geliştirmesiyle doğrudan ilgilidir. Sodowsky, Kuo-Jackson ve Loya
(1997), kişinin kimliğinin parçaları olan kültür, ırk ve etnik bileşenleri incelemesi
ve anlamaya çalışmasının, çokkültürlü psikolojik danışma ilişkisinin bir parçası
olduğunu ifade etmektedirler.
Amerika’da yapılmış çalışmalarda (Ottavi, Pope-Davis ve Dings, 1994;
Neville ve diğerleri, 1996; Vinson ve Neimeyer, 2003; Constantine, Warren ve
Miville, 2005) psikolojik danışmanların ırk/etnik kimlik gelişimleri ile
çokkkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları arasında anlamlı bir ilişkinin
olduğu ortaya konmuştur. Vinson ve Neimeyer (2003) çalışmalarında olumlu
ırksal kimlik gelişimi gösteren psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterliklerinin de yüksek düzeyde olduğunu ortaya koymuşlardır.
Middleton ve diğerlerinin (2011) APA ve ACA üyesi olan 412 klinik
psikolog ve psikolojik danışmanla yaptıkları çalışmada; hem psikologların hem de
psikolojik danışmanların ırksal kimlik gelişimleri ile çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlikleri arasında pozitif anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
2.8.1.3. Süpervizyon ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri
Yaptığı danışma oturumlarını bir süpervizyonun denetiminde gözden
geçiren danışmanlar kuşkusuz ki kültürel açıdan farklı danışanlarına yönelik olası
yanlı tutumlarını daha kolay fark etme fırsatına sahip olabilirler. Bu konuda,
42
Ladany ve diğerlerinin (1997) deneysel bir ortamda yaptıkları çalışmada;
psikolojik danışmanların etnik kimlik gelişimlerinin değil, aldıkları süpervizyon
eğitimlerinin psikolojik danışmanların farklı kültürel altyapılardan gelen
danışanların vaka kavramsallaştırmalarını doğru bir şekilde yapmalarında etkili
olduğunu ortaya koymuşlardır.
Robinson (1997), 106 okul psikolojik danışmanıyla yaptığı araştırmada;
farklı kültürel altyapılardan gelen danışanlar için süpervizyon hizmeti alan okul
psikolojik danışmanlarının almayanlara göre çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algılarının anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu sonucuna varmıştır.
Constantine (2001) de yaptığı araştırmada benzer bir sonuç elde etmiştir.
Araştırmanın sonucu şu şekildedir: Farklı kültürel altyapılardan gelen danışanlar
için süpervizyon hizmeti alan
psikolojik danışmanlarının almayanlara göre
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları anlamlı bir şekilde daha yüksektir.
Vereen, Hill, and McNeal (2008) 198 psikolojik danışman adayıyla
yaptıkları çalışmada ise, çokkültürlü konularda süpervizyon alan, eğitim
programlarında çokkültürlülükle ilgili ders alan ve beyaz olmayan danışanlara
danışmanlık hizmeti sağlayan adayların algılanan çokkültürlü danışmanlık
yeterliklerinin daha yüksek olduğu sonucuna varmışlardır.
2.8.1.4. Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlikleri
Amerikan Psikolojik Danışmanlık Derneği (ACA, 2005), toplumsal
cinsiyet rollerine ilişkin konuların danışma sürecine olan etkisinin önemine vurgu
yapmasına rağmen bu konu ile ilgili yapılan çalışma sayısı oldukça azdır. Reid
(2002), 1995 ve 2000 yılları arasında PsycINFO’da yayınlanmış, çokkültürlülük
ve kültürel çeşitlilikle ilgili yayınlarda toplumsal cinsiyet rollerinin tartışıldığı
yayınların oranının %18’in altında olduğunu belirtmektedir. Psikiyatri alanında
toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin inançların, psikolojik tanı, tedavi ve
danışmanlık süreçlerini etkilediği görülmüştür (Belitsky ve diğerleri, 1996).
Toplumsal cinsiyet rolleri aynı zamanda psikolojik danışmanların kendi
kalıpyargılarıyla ilgilidir (Chao ve Nath, 2011). Kabacoff, Marwit ve Orlofsky’nin
(1985) yaptıkları çalışmada, toplumsal cinsiyet rolleri konusunda daha az eşitlikçi
43
olan psikolojik danışmanlar, daha eşitlikçi psikolojik danışmanlara göre anlamlı
bir şekilde daha fazla kalıpyargılarda bulundukları ortaya konmuştur.
Fong ve Borders (1985), 34 kadın ve 13 erkek psikolojik danışmanlık
yüksek lisans öğrencileriyle yaptıkları çalışmada; toplumsal cinsiyet rolleri ve
psikolojik danışmanların cinsiyetlerinin psikolojik danışma becerilerine olan
etkilerini incelemişlerdir. Araştırmanın sonucuna göre; psikolojik danışmanların
cinsiyetlerinin psikolojik danışma becerilerine etkisinin olmadığı ancak toplumsal
cinsiyet rollerine ilişkin tutumların psikolojik danışma becerilerini anlamlı bir
şekilde etkilediği ortaya konmuştur.
Chao ve Nath (2011), üniversitelerde psikolojik danışman olarak çalışan
313 kişiyle yaptıkları çalışmada, olumlu etnik kimlik gelişimi ve sağlıklı cinsiyet
rollerini
benimseyenlerin
çokkültürlülükle
ilgili
daha
fazla
eğitimlere
katıldıklarını ve dolayısıyla daha fazla çokkültürlü yeterliğe sahip olduklarını
ortaya koymuşlardır.
Middleton ve diğerlerinin (2005) psikolojik danışmanlar, danışman
psikologlar ve klinik psikologlarla yaptıkları çalışmada ise, kadınların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarının erkeklerinkinden anlamlı bir şekilde yüksek
olduğu; psikolojik danışmanların, danışman psikologların ve klinik psikologların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları arasında ise anlamlı bir farkın
olmadığını ortaya koymuşlardır.
Middleton ve diğerlerinin (2011) APA ve ACA üyesi olan 412 klinik
psikolog ve psikolojik danışmanla yaptıkları çalışmada; kadın klinik psikologların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının, erkeklerinkinden anlamlı bir
şekilde yüksek olduğu bildirilmiştir.
Dodson (2013), Virginia’da Amerikan Okul Psikolojik Danışmanları
Derneğine (ASCA) üye 510 okul psikolojik danışmanıyla yaptığı çalışmada;
cinsiyetle çokkültürlü farkındalık ve bilgi arasında anlamlı bir ilişki bulamamıştır.
Robinson (1997), 106 okul psikolojik danışmanıyla yaptığı araştırmada benzer bir
sonuca ulaşmıştır. Araştırmanın sonucuna göre katılımcıların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algıları ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir ilişki
bulunamamıştır.
44
Psikolojik danışmanların cinsiyetleri ile çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlikleri arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmaların sonuçları da tıpkı etnik
köken gibi çelişkilidir. Bazı araştırmacılar, cinsiyet ile çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlikleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığını savunurken (PopeDavis ve diğerleri, 1995) bazı araştırmacılar ise cinsiyetin çokkültürlü psikolojik
danışma alanında önemli bir değişken olduğunu vurgulamışlardır (Hansen ve
Gaman, 1996; Chao, 2005). Bu araştırmacılara göre, cinsiyet ve etnisite kültürel
çeşitliliğin iki temel bileşenidir ve bu yüzden bu iki bileşene yönelik araştırmalar
devam etmelidir.
2.8.1.5. Dini İnanç ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri
Çokkültürlü psikolojik danışma yaklaşımının önemli bir boyutu da din,
inanç ve maneviyattır. Ancak çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ile
ilişkisine yönelik araştırmalar sınırlı sayıdadır. Çokkültürlü psikolojik danışma
yaklaşımının kuramcıları, dini inanç ve maneviyatı, ırksal/etnik ve kültürel
kimliğin önemli bir parçası olarak görmektedirler ve benlik duygusu ve dünya
görüşünü şekillendiren bir kavram olarak ele almaktadırlar (Cross, 1995; Smart ve
Smart, 1992). Buna rağmen mevcut araştırmalar, psikolojik danışma eğitiminde
dini inaç konularını ele almada bir eksikliğin olduğunu ifade etmektedir (Berkel,
Constantine ve Olson, 2007; Kelly, 1994; Plante, 2007). Walker, Gorsuch ve
Tan’a (2004) göre, psikolojik danışma eğitiminde dini inanç konularının
vurgulanmaması
ve
öğrencilere
bu
konularla
nasıl
çalışabileceklerinin
öğretilmemesi psikolojik danışma süreçlerine olumsuz olarak yansıyacaktır.
Myers ve Willard (2003), danışanların dini inanç düzeyleri ne olursa olsun
psikolojik danışmanların kendi dini inançlarını danışanlarına empoze etmemeleri
gerektiğini vurgulamaktadırlar. Araştırmacılar dini inanç konularının psikolojik
danışman eğitiminde ele alınmaması durumunda çeşitli olumsuz sonuçların ortaya
çıkabileceğini belirtmektedirler (Berkel, Constantine ve Olson, 2007; Curtis ve
Davis, 1999). Curtis ve Davis (1999), eğer öğrenciler kendi önyargılarını keşfetme
fırsatı yakalayamazlarsa ve danışma sürecinde kendilerini açmayı nasıl kontrol
edebileceklerini öğrenemezlerse, danışanlarına kendi dini inaçlarını empoze
etmeye çalışabileceklerini belirtmektedirler. Buna ek olarak araştırmacılar, nasıl
ki psikolojik danışmanların, danışanlarının kültürel normları ve değerleri hakkında
45
bilgi toplamaları önemliyse, danışanların dini ve manevi inançları hakkında da
bilgi sahibi olmalarının önemli olduğunu vurgulamaktadırlar. Berkel, Konstantin
ve Olson (2007), psikolojik danışmanlık eğitiminde dini inanç konularını ele
almamak, buna karşın, danışma sürecinde bu konuları ele almanın psikolojik
danışmanlar için güvensiz bir ortam yaratabileceğini belirtmektedirler.
Hage, Hopson, Siegel, Payton ve DeFanti (2006) psikolojik danışmanlık
öğrencilerinin, danışma sürecinde dini inanç ile ilgili karşılaşabilecekleri
konularla çalışabilmeleri için, özfarkındalık ve beceri geliştirmelerine imkan
sunacak bir eğitim programının oluşturulması gerektiğini vurgulamaktadırlar.
Curtis ve Davis (1999), psikolojik danışmanlık eğitiminin öğrencilere, mesleğe
başlamadan dini inaçla ilgili kendi kişisel bakış açılarını inceleme fırsatı vermesi
gerektiğini belirtmektedirler. Aynı zamanda, öğrencilere dini inançla ilgili kişisel
keşif alanının yaratılmasının, onların kendi dinsel önyargıları hakkında farkındalık
kazanmalarını sağlayacağını ifade etmektedirler.
Araştırmacılar, aynı zamanda psikolojik danışmanların herhangi bir dine
inanmayan danışanlar için olumlu bir bakış açısı geliştirmeleri gerektiğini
vurgulamaktadırlar. Çünkü ateist ve agnostik kişilere yönelik yaygın bir çok
kalıplaşmış yanlış bilginin olduğunu belirtmektedirler. Jenks (2001) yaptığı bir
çalışmada,
araştırmaya
katılan
kişilere
ateistler
hakkındaki
ifadeleri
puanlamalarını istediğinde; katılımcılar tarafından ateistler; psikolojik danışmaya
daha çok ihtiyacı olan, aileleri fazla müsamahakar olan, siyasi görüş olarak daha
çok liberal olan, daha çok uyuşturucu bağımlılığına meyilli olan ve genelde
ekonomik olarak alt sınıftan olan kişiler olarak algılandıklarını ortaya koymuştur.
Furnham, Meader ve McClelland'ın (1998) yaptıkları çalışmada; katılımcılardan,
hastalıklarından dolayı böbrek bekleyen insanlardan oluşan bir öncelik sıralaması
yapmaları istemişlerdir. Araştırmanın sonucuna göre, kendini ateist ve agnostik
olarak tanımlayanlara, kendini Hristiyan olarak tanımlayanlara göre daha düşük
öncelik verildiği görülmüştür.
Bu araştırmalar göstermektedir ki; psikolojik danışmanların, ateizm ve
özellikle de dünyadaki semavi dinler (İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik vb.)
hakkında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Psikolojik danışmanlar danışma
süreçlerinden önce danışanların inançlarına aşina olmalıdırlar (Miller ve
Thorensen, 1999). Psikolojik danışmanlar inançları konusunda danışanları
46
tarafından eğitilmeyi bekleyemezler, bu konularda önceden çeşitli araştırmalar
yapmalıdırlar.
2.8.1.6. Mesleki Kıdem ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri
Alnyazın tarandığında, çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ile
mesleki kıdem ve yaş arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmaların sınırlı olduğu
görülmüştür. Yapılan araştırmalar şu şekildedir:
Guzman, Calfa, Kerne ve McCarthy (2013), 227 okul psikolojik
danışmanıyla bir çalışma yapmışlardır. Bu çalışmanın bir amacı, okul psikolojik
danışmanların danışma deneyimleri ile çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarını incelemektir. Bu kapsamda, araştırmacılar katılımcıları görev yaptıkları
sürelere göre üç gruba (Grup 1 = 0-10 yıl, Grup 2 = 11-20 yıl, Grup 3 = 21-30 yıl)
ayırmışlardır ve gruplar arası farka bakmışlardır. Araştırmanın sonucuna göre;
katılımcıların mesleki kıdemleri ile çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algıları arasında anlamlı bir ilişki yoktur.
Dodson (2013), Virginia’da Amerikan Okul Psikolojik Danışmanları
Derneğine (ASCA) üye 510 okul psikolojik danışmanıyla yaptığı çalışmada;
mesleki kıdem ile çokkültürlü farkındalık ve bilgi arasında anlamlı bir ilişki
bulamamıştır.
Holcomb-McCoy ve Myers (1999), yaptıkları araştırmada; psikolojik
danışmanların mesleki kıdemleri ve yaşları ile çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algıları arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna varmışlardır.
Bu araştırmaların aksine Robinson (1997), 106 okul psikolojik
danışmanıyla yaptığı araştırmada; psikolojik danışmanların yaşları ile çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algıları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu ortaya
koymuştur.
2.8.1.7. Sosyal İstenirlik ve Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri
Sosyal istenirlik, bireyin herhangi bir ölçme aracının maddelerini
yanıtlarken, kendisiyle ilgili gerçekçi bilgiler vermek yerine, kendini sosyal ve
normatif anlamda olumlu biçimde sunması eğilimidir (Ellingson, Smith ve
47
Sackett, 2001; akt: Akın, 2010). Sosyal istenirlik, araştırma bulgularını
etkilelediği düşünülen en önemli kavramlardan biridir (Nederhof, 1985).
Constantine ve Ladany (2000), çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarını ölçen ölçme araçlarının çoğunun, sosyal istenirlikle anlamlı bir pozitif
ilişki gösterdiklerini ifade etmişlerdir. Katılımcıların çoğunlukla beklenen
davranışları sergiledikleri yönünde ölçek maddelerini işaretlediklerini ve bu
yüzden bu ölçme araçlarının gerçek performansı ölçmediğini dile getirmişlerdir.
Algılanan çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ile sosyal istenirlik
arasındaki ilişki inceleyen araştırmacılar, bu iki değişken arasında anlamlı bir
ilişkinin olduğunu ortaya koymuşlardır (Sodowsky ve diğerleri, 1998;
Worthington ve diğerleri, 2000; Constantine ve Ladany, 2000). Yani sosyal
istenirlik düzeyleri yüksek olan psikolojik danışmanların, çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algıları da anlamlı bir şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Bu
sonuç tartışmaya açık bir noktaya dikkat çekmektedir: elde edilen bu bulgu;
araştırmalarda çok kültürlü psikolojik danışma yeterlikleri yüksek çıkan
danışmanların gerçekten bu özelliklerinin yüksek olduğunu mu yoksa sosyal
istenirlik yönünde cevap verdiklerini mi ifade etmektedir? Ölçeklerde bu durumun
ne derece dikkate alındığı incelenmeli ve sonuçlara ihtiyatlı yaklaşılmalıdır.
2.8.2. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleriyle İlgili Türkiye’de Yapılan
Araştırmalar
Türkiye’deki alanyazın değerlendirildiğinde ise; çokkültürlü psikolojik
danışma ve yeterliklere ilişkin yapılmış çalışmaların çok sınırlı olduğu
söylenebilir. Bu alana ilişkin çalışmalar, 2000’li yılların başında başlamıştır.
Yapılan ilk çalışmalardan biri, Koç (2003) tarafından yapılan çokkültürlü
psikolojik danışmaya ilişkin kuramsal bir derleme çalışmasıdır. Bu çalışmada
kültüre duyarlı danışmanlığın (çokkültürlü psikolojik danışma) önerdiği çözümler,
yaklaşımın kuramsal çerçevesi ve dayandığı temel felsefe, ilkeleri, amacı ve
özellikleri, danışan-danışman ilişkisi, uygulamaya ilişkin müdahale yöntemleri ile
yaklaşımın üstün ve sınırlı yanları ele alınmıştır. Araştırmacıya göre, kültüre
duyarlı danışman için; insanlar arasındaki din, dil ve ırksal köken farklılıklarının
çok fazla anlamı olmadığı gibi, bu durum bir ürüne iliştirilmiş etiketler gibi de
anlamsızdır. Ayrıca ülkemizin ve diğer toplumların bugünki ve gelecekteki nüfus
48
gerçekleri “doğum oranları ve nüfus hareketleri” ile inanç sistemleri ve kültürel
yapılarında meydana gelen değişimler; kültüre duyarlı danışmanlığın, öncelikle
kültürel farklılıkları bulunan danışanlar ve bunların yardım süreci üzerine olan
etkileri üzerine odaklanması gerektiğini belirtmektedir.
Yapılan diğer bir çalışma ise; Bektaş (2006) tarafından “Kültüre Duyarlı
Psikolojik Danışma Yeterlikleri ve Psikolojik Danışman Eğitimindeki Yeri” adlı
makaledir. Bu çalışmada araştırmacı, çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerini
ve çokkültürlü psikolojik danışmanın, Türkiye’deki mevcut “Rehberlik ve
Psikolojik
Danışmanlık”
programlarının
eğitimindeki
yerini
incelemiştir.
Araştırmacı Türkiye’nin kültürel çeşitlilik açısından oldukça zengin olduğunu ve
bu
yüzden
psikolojik
danışmanların
farklı
kültürlerden
danışanlarla
karşılaştıklarında yetersizlik duygusu yaşamamaları için çeşitli önerilerde
bulunmuştur. Bu öneriler özetle şu şekildedir: 1) Rehberlik ve Psikolojik
Danışmanlık lisans ve yüksek lisans programlarına kültüre duyarlı psikolojik
danışma (çokkültürlü psikolojik danışma) ile ilgili zorunlu bir ders dahil
edilmelidir; 2) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık eğitimi boyunca, psikolojik
danışman adaylarının gerek teorik gerekse uygulamalı alan derslerinde kültüre
duyarlı bakış açıları kazanmalarına yönelik çaba sarf edilmelidir; 3) Rehberlik ve
Psikolojik Danışmanlık eğitimcilerinin psikolojik danşman adaylarına kültüre
duyarlı psikolojik danışma yeterliklerinin kazandırılması adına çeşitli kongre ve
sempozyumlarda bir araya gelerek çalışmalar yürütmelidirler; 4) Psikolojik
Danışma ve Rehberlik Derneği bünyesinde, psikolojik danışmanlara bu alanla
ilgili yeterliklerin kazandırılması için çeşitli çalışmalar yürütülmelidir; 5)
Türkiye’deki yabancı uyruklu öğrencilerle çalışma ihtimalleri yüksek olan
üniversite psikolojik danışma merkezlerinde görev alan psikolojik danışmanlara,
bu yeterliklerin kazandırılması için eğitim çalışmaları düzenlenmelidir.
Erdur Baker (2007) tarafından yapılan kuramsal bir derleme çalışması olan
“Psikolojik Danışma ve Kültürel Faktörler” adlı makalede, psikolojik danışmanlık
alanının dayandığı kuramsal temeller, psikolojik danışma uygulamaları, danışan
ve psikolojik danışman arasındaki terapötik ilişki konuları, “Kültürel ve
Kültürlerarası Psikoloji” alanındaki gelişmelerin ışığında gözden geçirilerek
ülkemizdeki uygulamalar için bazı öneriler sunulmuştur. Araştırmacı tarafından
yapılan öneriler şu şekildedir: 1) Psikolojik danışma ile ilgili kuramsal
49
yaklaşımların Türkiye kültürüne uygunluğu incelenmelidir ve kültürümüze uygun
modellerin geliştirilmesinin faydalı olacağı belirtilmektedir; 2) psikolojik danışma
uygulamalarında ülkemizde yaşayan baskın ve alt grup kültürlerin sözel ya da
sözsüz iletişim biçimleri incelenmeli ve psikolojik danışma modelleri ile
harmanlanarak
danışma
sürecine
yansıtılması
gerektiği
belirtilmektedir.
Kültürümüze özgün normlar, alışkanlıklar, kullanılan sembol ve metaforlar,
ödül/cezalar ve danışanın kişilik yapısı ve gösterdiği semptomlar kültürel bağlam
çerçevesinde tanımlanıp anlamlandırılarak, sorun tanılama ve sağaltım sürecine
gidilmesi önerilmektedir; 3) psikolojik danışma ve rehberlik lisans ve yüksek
lisans programları öğrencilerine, eğitimleri sırasında kendi inanç ve değer
sistemlerini sınayıp, bunların psikolojik danışma sürecine nasıl yansıyacağı, kendi
inanç sistemleri ve dünya görüşleri ile danışanın dünya görüşleri ve değer
yargıları arasındaki farklılıklar ile nasıl başa çıkıp çalışacakları konusunda gerekli
bilgi ve becerilerin kazandırılmasının önemli olduğu belirtilmektedir. Psikolojik
danışma
ve
rehberlik
öğrencilerinin
danışanların
beklentilerinin,
yaşam
deneyimlerinin ve kendilerini anlatmada etkili olabilecek kültürel farklılıkların
farkında olacak ve bu farklılıkları kültürel zenginliğimiz olarak kabul edecek
şekilde yetiştirilmeleri için, lisans ve yüksek lisans programlarında gerekli
düzenlemelerin yapılması önerilmektedir.
Çokkültürlü psikolojik danışma alanı ile ilgili yapılan başka bir çalışma ise
Karaırmak (2008) tarafından yazılan “Çokkültürlülük, Kültürel Duyarlılık ve
Psikolojik Danışma” adlı yine derleme bir makaledir. Bu çalışmada araştırmacı,
yapılandırmacı yaklaşımın etkisiyle ortaya çıktığı düşünülen psikolojik danışmada
çokkültürlü anlayışı ayrıntılı olarak incelemiştir. Ayrıca bu yaklaşımın
Türkiye’deki psikolojik danışma uygulamalarına etkilerini ve Türkiye kültürüne
uygunluğunu tartışmıştır. Araştırmacı Türkiye’de kültürel olarak birçok farklı
grubun
olduğunu
bu
nedenle
psikolojik
danışmanların
kültürel
olarak
kendilerinden farklı danışanlarla karşılaşma olasılıklarının yüksek olduğunu
belirtmektedir. Bu gerekçe ile çokkültürlü psikolojik danışma anlayışının
psikolojik danışma uygulamalarını etkileyebileceği ve iyileştirebileceği ifade
edilmektedir.
Yukarıda söz edilen derleme niteliğindeki kuramsal çalışmaların dışında
ampirik olarak yapılan birkaç çalışma da söz konusudur. Bunlardan biri; Kağnıcı
50
(2011) tarafından yapılan bir araştırmada “çokkültürlü psikolojik danışma” adlı
bir dersin rehberlik ve psikolojik danışmanlık programı öğrencileri üzerindeki
etkisine bakılmıştır. Bu ders, seçmeli olarak 2010-2011 bahar döneminde
verilmiştir. Derse 10’u erkek, 20’si kadın olmak üzere 30 öğrenci katılmıştır.
Dersin ilk iki haftasında “Kültür Kavramı”, üçüncü ve dördüncü haftalarında
“Türkiye'de Kültürel Çeşitlilik”, beşinci haftada “Kültürel Temas”, altı ve yedinci
haftalarda “Kültür ve Psikolojik Danışma”, sekizinci haftadan ondördüncü haftaya
kadar ise “Çokkültürlü Psikolojik Danışma Eğitimi” konuları ele alınmıştır.
Dersin sonunda yapılan değerlendirmelere göre “Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Dersi”nin
bu dersi alan öğrencilerin çokkültürlü farkındalık ve bilgi
kazanmalarına katkıda bulunduğu görülmüştür. Bu çalışmaya katılan öğrencilerin
21 tanesiyle mezuniyetlerinden onbeş ay sonra yeniden irtibata geçilmiş ve bir
online anket yoluyla ders çıktılarının devamlılığı incelenmeye çalışılmıştır
(Kağnıcı, 2014). İrtibata geçilen 21 öğrenciden 17’si araştırmaya katılmayı kabul
etmiştir. Bu çalışmada, nitel araştırma deseni kullanılmış ve veriler içerik analizi
ile incelenmiştir. Yapılan bu izleme çalışmasıyla, on beş ay sonra bile dersin
kazanımlarının devam ettiği ve psikolojik danışmanların yeni sosyal ve çalışma
ortamlarının zorlukları ile başa çıkma konusunda başarılı oldukları ortaya
konmuştur (Kağnıcı, 2014).
Kağnıcı’nın (2013) bu alanla ilgili yaptığı bir diğer çalışma ise; ” Çok
Kültürlü Psikolojik Danışma Eğitiminin Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık
Lisans Programlarına Yerleştirilmesi” adlı çalışmadır. Araştırmacı bu çalışmada
çokkültürlü psikolojik danışma eğitiminin nasıl verilmesi gerektiği konusunda
değerlendirmelerde bulunmuş, rehberlik ve psikolojik danışma eğitiminde
çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerinin nasıl kazandırılabileceğine ilişkin
çeşitli öneriler sunmuştur.
Türkiye’de çokkültürlü psikolojik danışma eğitimi ile ilgili bir diğer
araştırma ise Aydın (2014) tarafından yapılmıştır. Bu araştırma için, bir kültüre
duyarlı psikolojik danışma eğitim programı hazırlanmış ve 2013-2014 eğitimöğretim yılı bahar döneminde, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rehberlik ve
Psikolojik Danışmanlık lisans programı son sınıf öğrencilerinden seçilmiş bir grup
öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmaya katılım için gönüllü olan 40 öğrenci
arasından, ön-test puanları açısından benzer 14 katılımcıdan oluşan bir deney
51
grubu ve yine 14 katılımcıdan oluşan bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney
grubuna; farkındalık, bilgi ve beceri yeterlik alanları ile ilgili çalışmaları kapsayan
12 oturumluk "Kültüre Duyarlı Psikolojik Danışma Eğitim Programı" uygulanmış
buna karşılık kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır.
Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği, kültüre duyarlı psikolojik danışma eğitim
programının uygulamasının başladığı ve sona erdiği hafta içerisinde sırasıyla öntest ve son-test olarak, programın sona ermesinden üç ay sonra ise izleme testi
olarak deney ve kontrol gruplarındaki katılımcılara uygulanmıştır. Araştırma
sonucu elde edilen bulgular, kültüre duyarlı psikolojik danışma eğitim
programının, deney grubundaki katılımcıların kültürel duyarlılık düzeylerinde,
kontrol grubundaki katılımcılara kıyasla, anlamlı bir artışı ortaya çıkardığını ve bu
artışın eğitim programının sona ermesinden üç ay sonraki izleme ölçümünde
kalıcı olduğunu göstermektedir (Aydın, 2014).
Yapılan bir diğer çalışma ise, Özer’in (2014) yüksek lisans tez çalışması
kapsamında psikolojik danışmaların çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerini
ölçmek amacıyla “Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği”ni
geliştirme
çalışmasıdır.
Bu
çalışma
kapsamında
araştırmacı,
psikolojik
danışmaların çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerine ilişkin algılarını
ölçmek amacıyla 26 maddelik 5’li likert tipi bir ölçek geliştirmiştir. Daha sonra bu
tez çalışması, Özer ve İlhan (2015) tarafından “Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlikleri Ölçeğinin Geliştirilmesi” başlığıyla makaleye çevirilip yayınlanmıştır.
Bu araştırmada sözü edilen ölçek, veri toplama aracı olarak kullanılmıştır.
Alanyazın tarandığında rastlanılan diğer bir çalışma ise Lüleci (2014),
“Psikolojik Danışmanlar İçin Çokkültürlü Tutum Ölçeğinin Geliştirilmesi ve
Uygulanması” başlıklı yüksek lisans tez çalışmasıdır. Bu araştırma, iki aşamadan
oluşmaktadır. Araştırmanın
ilk aşamasında,
psikolojik
danışmanlar için
çokkültürlü bir tutum ölçeği geliştirilmesine ilişkin geçerlik ve güvenirlik
çalışmalarını kapsamaktadır. Bu aşamada, geçerli ve güvenilir bir 15 maddelik
5’li likert tutum ölçeği geliştirilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında ise;
“Psikolojik Danışmanlar İçin Çokkültürlü Tutum Ölçeği” 258 psikolojik
danışmana uygulanmış ve puanlar bazı değişkenlere göre incelenmiştir. 71
katılımcı 15-35 puan aralığında düşük ölçek puanı, 81 katılımcı 35-55 puan
aralığında orta düzeyde ölçek puanı alırken, 106 katılımcı 55-75 puan aralığında
52
yüksek ölçek puanı almışlardır. 21 katılımcı 70 ve üzeri puan almış, bunlardan
dördü 75 puanla tam puan almışlardır. Sonuç olarak; 152 psikolojik danışmanın
olumsuz çokkültürlü tutuma sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca araştırmada;
kadın psikolojik danışmanların erkeklere göre anlamlı düzeyde daha olumlu
çokkültürlü tutum gösterdikleri; ancak çokkültürlü tutumun, meslek yılı ya da
mezun olunan üniversiteye göre farklılaşmadığı sonucuna varılmıştır (Lüleci,
2014).
Çok kültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ile ilgili araştırmaların
incelenmesi, bu konunun alanda giderek artan bir ilgi ile ele alındığını, ancak
ülkemizde araştırmaların yeterli sayı ve niteliğe ulaşmadığını göstermektedir. Bu
alanda programlara yansıyacak düzenlemelerin yapılabilmesi için yeterli durum
saptama çalışmalarına gereksinim olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın bu açıdan
literetüre katkı yapması beklenmektedir.
BÖLÜM III
YÖNTEM
Bu bölümde, araştırmanın modeli, çalışma grubu, veri toplama teknikleri
ile verilerin analizine ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
3.1. Araştırmanın Modeli
Bu araştırma Türkiye’de görev yapan psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarının cinsiyet, etnik köken, dini inanış, öğrenim
düzeyi, mesleki kıdem ve etnikmerkezcilik düzeylerine göre farklılık gösterip
göstermediğini ve cinsiyet, etnik köken, dini inanış, öğrenim düzeyi, mesleki
kıdem ve etnikmerkezcilik değişkenlerinin psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarını yordayıp yordamadığını incelemeyi
amaçlayan nicel araştırma yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma, sayısal
bilgilerle sistematik, objektif ve formal bir yöntemle dünya hakkında bilgi elde
etmeyi amaçlayan bir araştırma sürecidir. Nicel araştırma, doğasında bir niyeti,
amacı açıklama ve yordamanın yanı sıra bir deneyimin sonuçlarını kontrol
etmeyle ilgili değişkenler arasındaki ilişkiler hakkındaki sorulara cevap aramayı
amaçlar (Leedy ve Ormrod, 2005: Akt. Embrey, 2011: 64). Nicel araştırmada
temel olarak deneysel, yarı deneysel ve deneysel olmayan olmak üzere üç farklı
desen kullanılmaktadır (Karasar, 2012). Bu araştırmada, deneysel olmayan
desenlerden tarama modelleri kullanılmıştır. Tarama modelleri geçmişte ya da
halen var olan bir durumu, var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma
yaklaşımlarıdır. Araştırmaya konu olan olay, birey ya da nesne, kendi koşulları
içerisinde ve olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır. Onları herhangi bir şekilde
değiştirme ve etkileme çabası gösterilmez. İlişkisel tarama modeli iki veya daha
fazla değişken arasındaki birlikte değişimin varlığını ve/veya derecesini
belirlemeyi amaçlayan araştırma modelidir. Tarama yoluyla bulunan ilişkiler
gerçek bir neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlanamaz (Karasar, 2012).
53
54
Bu araştırmanın, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algılarının çeşitli değişkenlere göre incelendiği boyutunda betimsel
tarama modelinden yararlanılmıştır. Psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarını yordayan değişkenlerin incelenmesi
boyutunda ise ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır.
3.1.1. Betimsel Tarama Modeli
Betimsel model, bir konudaki hâlihazırda var olan durumunun
araştırılmasıdır. Bu yöntemle olayların, objelerin, varlıkların, kurumların,
grupların ve çeşitli alanların ne olduğu betimlenmeye, açıklanmaya çalışılır.
Survey yöntemi olarak da adlandırılan bu yöntem; grupla ilgili, enlemesine bir
çalışma yöntemidir. Bu tür araştırmalar belirli bir zaman kesiti içinde, çok sayıda
obje ya da denek üzerinde yapılmaktadır. Böylelikle onları iyi anlayabilme,
gruplayabilme olanağı sağlanır ve aralarındaki ilişkiler saptanmaya çalışılır
(Kaptan, 1998 ). Başka bir ifadeyle; belli bir zaman kesiti içinde çok sayıda denek
veya objeden elde edilen verilerin analizi ile araştırma problemine veya
problemlerine cevap arandığında betimsel model kullanılır (Arseven, 2001:104).
Bu araştırma Türkiye’de görev yapan psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarının cinsiyet, etnik köken, dini inanış, öğrenim
düzeyi, mesleki kıdem ve etnikmerkezcilik düzeylerine göre farklılık gösterip
göstermediğini ortaya koyabilmek için betimsel tarama modeli kullanılmıştır.
Büyüköztürk, Çakmak, Akgün, Karadeniz ve Demirel’e (2010) göre,
betimsel araştırmalar, özellikle eğitim araştırmalarında oldukça yaygın olarak
kullanılmasına rağmen, araştırmacılar için çoğu zaman yeterli değildir. Çünkü
araştırmacılar, durumları ya da olayları betimlemenin ötesinde bir şeyler ararlar.
Olgular, araştırmaya ilişkin değişkenler ve arasındaki ilişkiler daha ayrıntılı
incelenmeyi gerektirir. Bu durumda iki veya daha fazla değişken arasındaki
ilişkiyi inceleyen ilişkisel araştırmalara (Powell, 2008) ihtiyaç duyulur. Bu
araştırmanın diğer iki alt amacında ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.
3.1.2. İlişkisel Tarama Modeli
İlişkisel tarama modeli iki ve daha çok sayıda değişken arasında birlikte
değişimin varlığını ve/veya derecesini belirlemeyi amaçlamaktadır. Genel olarak
55
araştırmacı, doğal olarak ortaya çıkan olgular arasında var olabilecek ilişkileri
bulmak ve hiçbir şekilde bu olguları değiştirmeye çalışmadan araştırmayı
yürütmeyi amaçlar (Büyüköztürk ve diğerleri, 2010).
Bu araştırmanın ikinci ve üçüncü alt amaçları olan “Psikolojik
danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlilik
algıları
ile
etnikmerkezcilik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?” ve “Cinsiyet,
etnik köken, dini inanış, öğrenim düzeyi, mesleki kıdem ve etnikmerkezcilik
değişkenlerinin psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarını yordamakta mıdır?” sorularına cevap bulabilmek için ilişkisel tarama
modeli kullanılmıştır.
3.2. Araştırma Grubu
Çalışmanın araştırma grubunu, Türkiye’de çalışan ve çalışma kapsamında
ulaşılabilen 300 psikolojik danışmandan oluşmuştur. Çalışmada etnik köken, dini
inanış gibi değişkenler incelendiği için farklı şehirlerden veri toplanması tercih
edilmiştir. Bu kapsamda veri toplamak için Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik
Derneği (Türk PDR DER), Psikolojik Danışmanlar Derneği (PD-DER) ve çeşitli
Rehberlik ve Araştırma Merkezleriyle (RAM) irtibata geçilip, bu kurumların
üyelerine mail yoluyla ulaşılmıştır. Üyelere önceden hazırlanmış veri toplama
araçlarının internet formu, mail yoluyla gönderilmiştir. Ayrıca hazırlanan bu
internet formu Facebook gibi sosyal ağlarda kurulmuş psikolojik danışma ve
rehberlik gruplarında paylaşılmıştır. Böylelikle bu gruplara üye olan psikolojik
danışmanların bu formu doldurmaları amaçlanmıştır. Sonuç olarak; internet
formuna toplamda 232 kişi geri dönütte bulunmuştur. Geri kalan 75 kişi ise
Ankara
ve
İstanbul’da
danışmanlardır.
düzenlenen
Kendileriyle
bizzat
iki
sempozyuma
irtibata
geçilip
katılan
formu
psikolojik
doldurmaları
sağlanmıştır. Katılımcılardan alınan ölçeklerden hatalı ve eksik olanlar çıkarılmış
ve toplam katılımcı sayısı (N=300) elde edilmiştir.
Nicel verilerin elde edildiği 300 katılımcının demografik özellikleri
Çizelge 1’de verilmiştir.
56
Çizelge 1
Araştırma Grubunun Demografik Özellikleri
__________________________________________________________________
Değişken
Frekans (f)
Yüzde (%)
Cinsiyet
Kadın
180
60
Erkek
120
40
Toplam
300
100
2
0.7
Etnik Köken
Arap
Çerkes
2
0.7
Ermeni
1
0.3
72
24
Laz
3
1
Nusayri
3
1
192
64
8
2.7
Diğer
17
5.6
Toplam
300
100
Alevi
35
11.7
Ateist
23
7.7
Deist
29
9.6
Sünni
207
69
Diğer
6
2
300
100
0-5 Yıl
197
65.7
6-10 Yıl
39
13
11-15 Yıl
29
9.7
16-20 Yıl
16
5.4
21-25 Yıl
17
5.6
25 Yıl ve Üstü
2
0.7
300
100
Kürt
Türk
Türkmen
Dini İnanç
Toplam
Mesleki Kıdem
Toplam
57
Öğrenim Düzeyi
Lisans
240
80
Yüksek Lisans
54
17.9
Doktora
6
2.1
Toplam
300
100
Çizelge 1’de görüldüğü gibi; toplam 300 psikolojik danışmandan veri
toplanmıştır. Çalışmanın araştırma grubunda, 180 kadın (%59.9) ve 120 erkek
(%40.1) katılımcı bulunmaktadır. Etnik köken açısından, katılımcılardan 2’si
(%0.7) kendilerini Arap, 2’si (%0.7) Çerkes, 1’i (%0.3) Ermeni, 72’si (%24) Kürt,
3’ü (%1) Laz, 3’ü (%1) Nusayri, 192’sı (%64) Türk, 8’i (%2.7) Türkmen ve 17’si
(%5.6) ise kendilerini bu etnik kökenlerin dışında olarak tanımlamışlardır.
Katılımcıların 35’i (%11.7) kendilerini dini inanç açısından Alevi, 23’ü (%7.7)
Ateist, 29’u (%9.6) Deist, 207’si (%69) Sünni ve 6’sı (%2) ise kendilerini bu dini
inançların dışında olarak tanımlamışlardır. Katılımcıların mesleki kıdem
durumları incelendiğinde, çoğunluğun meslekteki çalışma yılı olarak 0-5 yıl
(%65.7) seçeneğini işaretledikleri görülmektedir. Yine katılımcıların diploma
dereceleri incelendiğinde çoğunluğun (%80) lisans seçeneğini işaretledikleri
görülmektedir.
Araştırmada bazı değişkenlere ilişkin yeterli sayıda veri toplanamamıştır.
Bu nedenle etnik köken değişkenine ilişkin Türk ve Kürt olma dışındaki
seçenekler “Diğer” olarak birleştirilmiştir. Aynı işlem, dini inanç, öğrenim düzeyi
ve mesleki kıdem değişkenlerinde de yapılmıştır. Dini inanç; Alevi, Sünni ve
diğer, öğrenim düzeyi; lisans ve lisansüstü, mesleki kıdem; 0-5 yıl, 6-10 yıl, 11-15
yıl ve 16 ve üstü yıl olacak şekilde bir düzenlemeye gidilmiştir. Bu durum
araştırmanın bir sınırlılığı olarak belirtilmiştir.
3.3. Veri Toplama Araçları
Araştırmada katılımcıların kişisel bilgilerini almak için “Demografik Bilgi
Formu”, katılımcıların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarını ölçmek
58
için, Özer (2014) tarafından geliştirilen “Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlikleri Ölçeği” ve katılımcıların etnikmerkezcilik düzeylerini belirlemek için,
Üstün (2011) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Etnikmerkezcilik Ölçeği”
kullanılmıştır. Bu ölçme araçlarına ilişkin ayrıntılı bilgi aşağıda verilmiştir.
3.3.1. Demografik Bilgi Formu
Demografik bilgi formunun geliştirilebilmesi için öncelikle ilgili alanyazın
taranmış; psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerini
etkileyen faktörler belirlenmiştir. Alanyazında cinsiyet, etnik köken, öğrenim
düzeyi, etnikmerkezcilik ve çokkültürlü psikolojik danışma eğitimi almış olmanın
psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleriyle ilişkili
olduğu görülmüştür. Böylelikle çalışmanın amacına uygun olduğu düşünülen 12
soru hazırlanmıştır. Katılımcılara sorulacak bu sorular hazırlandıktan sonra,
soruların anlaşılır olup olmadığını belirlemek için bir ön uygulama yapılmıştır.
Taslak form Ankara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Lisans
Programından 30, Yüksek Lisans Programından ise 10 kişiye uygulanmıştır.
Gelen dönütlere göre formdan 2 soru çıkarılmış ve kalan sorulara son hali
verilmiştir. Formda katılımcılara; etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim ve dini
inanç gibi bilgiler sorulmuştur. Ayrıca bunlara ek olarak katılımcılara görev
yaptıkları şehir, mesleki kıdemleri, en son aldıkları diploma dereceleri,
çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili bir ders, kurs, seminer, vb. herhangi bir
eğitim alıp almadıkları, ve çalıştıkları kurumda bir ayda ortalama kaç danışanla
düzenli psikolojik danışma oturumu gerçekleştirdikleri sorulmuştur.
3.3.2. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği
Çokkültürlü
Psikolojik
Danışma
Yeterlikleri
Ölçeği
psikolojik
danışmaların çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerine ilişkin algılarını
ölçmek amacıyla Özer (2014) tarafından geliştirilmiş 26 maddelik 5’li likert tipi
bir ölçektir.
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği’nin (ÇPDYÖ) 62
maddelik deneme formu 332 psikolojik danışmana uygulanmış, yapılan
açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda toplam varyansın %
50.86’sını açıklayan 26 madde, üç faktörlü bir ölçme aracı elde edilmiştir. Ölçme
59
aracının psikometrik özellikleri değerlendirildiğinde maddelerin faktör yüklerinin
uygun olduğu, güvenilirlik katsayısının yeterli olduğu (Cronbach Alfa: .88) ve
doğrulayıcı faktör analizindeki uyum indekslerinin (χ^2/sd: 2.51; RMSEA: .07;
NFI: .92; NNFI: .95; CFI: .95; IFI: .95; GFI: .85; AGFI: .83; SRMR: .06) iyi
uyuma işaret ettiği gözlenmiştir.
Yapılan geçerlik ve güvenilirlik analizleri sonrasında ÇPDYÖ son formu
oluşturulmuştur. Bu formda yer alan 3., 5., 6., 9., 11., 14., 18., 21., 22., 23. ve 26.
maddeler beceri, 2., 4., 7., 10., 12., 15., 17. 19. ve 24. maddeler farkındalık; 1., 8.,
13., 16., 20. ve 25. numaralı maddeler bilgi faktörü altında yer almaktadır.
ÇPDYÖ maddelerinin değerlendirilmesi beşli likert tipine göre tasarlanmıştır.
“Beni tamamen tanımlıyor” cevabı için 5, “beni oldukça tanımlıyor” cevabı için 4,
“beni orta düzeyde tanımlıyor” cevabı için 3, “beni biraz tanımlıyor” cevabı için 2
ve “beni hiç tanımlamıyor” cevabı için 1 puan verilerek ölçeğin puanlanması
yapılmaktadır. ÇPDYÖ’de dokuz madde (2., 4., 7., 10., 12., 15., 17. 19. ve 24.
maddeler) tersten puanlanmaktadır. Bu kapsamda farkındalık faktöründeki
maddeler (ters maddeler) puanlanırken ‘beni tamamen tanımlıyor’ cevabı için 1,
‘beni oldukça tanımlıyor’ cevabı için 2, ‘beni orta düzeyde tanımlıyor’ cevabı için
3, ‘beni biraz tanımlıyor’ cevabı için 4 ve ‘beni hiç tanımlamıyor’ cevabı için 5
puan verilmesi gerekmektedir. Ölçekten alınabilecek puan aralığı 26-130
aralığında değişmektedir. Ölçekten alınan yüksek puan algılanan çokkültürlü
psikolojik danışma yeterliliğinin yüksek seviyede olduğunu, düşük puan ise,
algılanan çokkültürlü psikolojik danışma yeterliğinin düşük seviyede olduğunu
göstermektedir
(Özer,
2014).
Ölçeğin
bu
özellikleri
göz
önünde
bulundurulduğunda, yapılan araştırmaya uygun olduğu görülmüştür.
3.3.3. Etnikmerkezcilik Ölçeği
Psikolojik danışmanların etnikmerkezcilik düzeylerini ölçmek için Neuliep
ve McCroskey (1997) tarafından geliştirilen ve Üstün (2011) tarafından Türkçe’ye
uyarlanan “Etnikmerkezcilik Ölçeği” kullanılmıştır. Ölçeğin orjinali 22 maddelik
5’li likert tipi bir ölçektir. Ölçeğin orjinal formunda yer alan 4, 7, 9, 12, 15 ve 19.
maddeler
ters
çevrilerek
puanlanmaktadır.
Orijinal
ölçeğin
güvenirlik
tarafından
Türkçe’ye
çalışmasında Cronbach Alfa katsayısı .92 olarak bulunmuştur.
“Etnikmerkezcilik
Ölçeği”
Üstün
(2011)
uyarlanmıştır. Ölçeğin dilsel eşdeğerliğini belirlemek amacıyla, bir grup
60
katlımcıya (N=33) 3 hafta arayla İngilizce ve Türkçe uygulamalar yapılmıştır.
Yapılan uygulamalardan sonra ölçeğin İngilizce ve Türkçe formlarının eşdeğer
olduğu belirlenmiştir.
Etnikmerkezcilik Ölçeğinin orijinal formunun tek faktörlü olması
nedeniyle ölçeğin Türkçe formu için doğrulayıcı faktor analizi yapılmıştır. Faktör
analizi için gerekli koşulların sağlandığı tespit edildikten sonra doğrulayıcı faktör
analizi uygulanmıştır. 10. ve 19. maddeler, faktör yük değerlerinin alt sınır olarak
kabul edilen .30’un altında kalması sebebiyle ölçekten çıkarılmıştır (Üstün, 2011).
Etnikmerkezcilik Ölçeğinin güvenirlik çalışmasında, iç tutarlılığı test
etmek icin Cronbach Alfa katsayısı; ölçekteki maddelerin ölçeğin bütünüyle
ilişkisini test etmek icin madde toplam puan korelasyonu hesaplanmıştır. Faktör
analizi sonucu ölçekten çıkarılan 10. ve 19. madde hesaplamaya dahil
edilmemiştir. ölçeğin Türkçe formunun Cronbach Alfa katsayısı .82’dir. Bu değer,
ölçeğin iç tutarlılığının yüksek olduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak Etnikmerkezcilik Ölçeğinin Türkçe’ye uyarlanması amacıyla
sırasıyla dil eşdeğerliği, geçerlik ve güvenirlik calışmaları yapılmıştır. Geçerlik
çalışması kapsamında yapılan faktör analizi sonucunda 10. ve 19. maddelerin
faktör yüklerinin .30’un altında olması nedeniyle bu maddeler ölçekten
çıkarılmıştır. Geriye kalan 20 madde dil eşdeğerliği, geçerlik ve güvenirlik
çalışmaları sırasında kabul edilebilir değerler gösterdikleri için ölçekte aynen yer
almıştır (Üstün, 2011). Ölçeğin bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda,
yapılan araştırmaya uygun olduğu görülmüştür.
3.4. Verilerin Toplanması
Araştırma için gerekli verilerin toplanması aşamasında önce, kullanılması
planlanan veri toplama araçlarını geliştiren ya da kültürümüze uyarlayan
araştırmacılarla elektronik posta aracılığıyla iletişime geçilmiştir. Ölçeklerin
kullanılmasına ilişkin izinler ve ayrıca ölçeğin genel özellikleri, puanlanması ve
psikometrik çalışmalarına ilişkin bilgiler araştırmacılardan temin edilmiştir.
Bunun yanısıra araştırma için gerekli veriler toplanmadan önce, Ankara
Üniversitesi Etik Kuruldan gerekli izinler alınmıştır. İzinler ekte sunulmuş. İzinler
alındıktan sonra veri toplama araçlarını uygulamak amacıyla; Türk Psikolojik
Danışma ve Rehberlik Derneği (Türk PDR DER), Psikolojik Danışmanlar
61
Derneği (PD-DER) ve çeşitli Rehberlik ve Araştırma Merkezleriyle (RAM)
irtibata geçilip, çalışma ile ilgili bilgi verilmiş ve bu kurumların üyelerinden mail
yoluyla veri toplamak için izin istenmiştir. Gerekli izinler alındıktan sonra,
üyelere önceden hazırlanmış veri toplama araçlarının internet formu, mail yoluyla
gönderilmiştir. Ayrıca hazırlanan bu internet formu, sosyal ağlarda kurulmuş
psikolojik danışma ve rehberlik gruplarında paylaşılmıştır. Böylelikle bu gurplara
üye olan psikolojik danışmanların bu formu doldurmaları amaçlanmıştır. Bunun
yanısıra psikolojik danışmanların katıldığı iki ayrı sempozyuma gidilerek
sempozyum katılımcılarının veri toplama araçlarını doldurmaları sağlanmıştır.
Böylelikle veri toplama süreci tamamlanmıştır.
3.5. Verilerin Analizi
Bu bölümde öncelikle verilerin analize hazırlanması ve analizler için
gerekli varsayımların karşılanıp karşılanmadığının değerlendirilmesi süreci ile
ilgili bilgi verilmiştir. Daha sonra araştırmada kullanılan veri analizi teknikleri ile
ilgili açıklamalarda bulunulmuştur.
3.5.1. Verilerin Analize Hazırlanması ve Varsayımların İncelenmesi
Araştırma sürecinde elde edilen veriler analiz edilmeden önce, veri setinde
kayıp değerlerin olup olmadığı incelenmiştir. Veri toplama araçlarının herhangi
birindeki maddelerin önemli bir kısmını cevapsız bırakan 4 katılımcının verileri
analiz dışı bırakılmıştır. Böylece başlangıçta 319 olan katılımcı sayısı 315'e
düşmüştür.
Daha sonra araştırmada yer alan tüm değişkenler için tek yönlü uç değer
analizi yapılarak aşırı ya da alışılagelmişin dışında değerlere sahip olan
katılımcıların olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bunun için dağılımlardaki tüm
puanlar standart Z puanlarına dönüştürülmüştür (Çokluk, Şekercioğlu ve
Büyüköztürk, 2012). + 3.29'dan büyük, - 3.29'dan küçük Z değerine sahip
(Tabachnick ve Fidell, 2007) 4 katılımcının verileri analiz dışında bırakılmıştır.
Ayrıca değişkenlerin kutu-çizgi grafikleri aracılığı ile de aşırı puanları
değerlendirilmeye çalışılmıştır (Büyüköztürk, 2013; Çokluk ve diğerleri, 2012).
Değerlendirme sonucunda grafikler aracılığıyla gözlemlenen 3 uç değer daha
analiz dışı bırakılmıştır.
62
Araştırmada kullanılan analiz çeşitlerinden biri çoklu doğrusal regresyon
analizidir. Bu analiz; yordanan değişkenin, kendisiyle ilişkili olan iki ya da daha
çok yordayıcı değişkene dayalı olarak alabileceği değerlerin tahmin edilmesine
yönelik bir analiz çeşididir. Çoklu doğrusal regresyon analizinin bir türü olan
aşamalı (stepwise) regresyon analizinde; regresyon eşitliğine veya modeline
yalnızca, yordanan değişken üzerinde anlamlı etkiye sahip olan yordayıcı
değişkenler alınmakta, diğerleri ise eşitlik dışında bırakılmaktadır. Böylelikle
sadece yordanan değişkendeki varyansa en büyük katkıyı getirecek yordayıcı
değişkenlerle regresyon modeli açıklanmaya çalışılmaktadır (Büyüköztürk, 2013).
Çoklu doğrusal regresyon analizi yapılabilmesi için bazı varsayımların
karşılanması gerekmektedir. Bu nedenle analize başlamadan önce bu ön koşulların
karşılanıp karşılanmadığı incelenmiştir. Bunlardan biri, değişkenler arası olağan
dışı kombinasyonları yansıtan çok yönlü uç değerlerin olup olmadığının
incelenmesidir (Çokluk ve diğerleri, 2012). Araştırmada bu uç değerler,
Mahalanobis uzaklık değerleri incelenerek tespit edilmiş (Tabachnick ve Fidell,
2007) ve 8 kişiye ait veriler analizden çıkartılarak, kalan işlemler 300 katılımcı
üzerinden yürütülmüştür. Kritik ki-kare değeri α = .001 olarak kabul edilmiştir.
Karşılanması gereken ön koşullardan biri diğeri ise; değişkenlerin tek
değişkenli normallik dağılımına sahip olup olmadıklarının incelenmesidir. Bu
amaçla bütün değişkenler için, hem normal dağılım eğrisinin yer aldığı
histogramlar hem de normal Q-Q grafikleri incelenmiştir. Dağılımların normale
yakın olduğu ve Q-Q grafiklerindeki noktaların 45 derecelik doğruya yakın bir
konumda olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca dağılımların çarpıklık - basıklık
katsayıları ve aritmetik ortalama, ortanca, mod gibi betimsel istatistikleri
değerlendirilmiştir (Büyüköztürk, 2013; Çokluk ve diğerleri, 2012). İncelemeler
sonucunda bütün değişkenlerin dağılımları için çarpıklık katsayıları (ÇK) ve
basıklık katsayılarının (BK) kabul edilebilir (±1) sınırlar içerisinde yer aldığı ve
dağılımların ortalama, ortanca (medyan) ve tepe değerlerinin (mod) birbirine
oldukça yakın olduğu görülmüştür. Bu durum dağılımların normalden aşırı sapma
göstermediğini
ve
tek
yönlü
normallik
varsayımının
karşılandığını
doğrulamaktadır. Değişkenlerin dağılımına ilişkin betimsel istatistikler Çizelge
2'de sunulmuştur.
Regresyon analizinde yordanan ve yordayan değişkenlerin en az aralık
63
ölçeğinde ölçülen sürekli değişken olmaları ve normal dağılım göstermeleri
gerekmektedir. Ancak bazı araştırmalarda kategorili yordayıcı değişkenlerin de
yordayan değişken üzerindeki etkileri incelenmek istenebilir. Bu durumda
sınıflama ölçeğindeki değişken, düzeylerinden biri dışta tutularak düzey sayısının
bir eksiği kadar üretilen ve "dummy" değişken olarak adlandırılan yeni
yapay/temsili değişkenlere dönüştürülerek analize dahil edilebilir. Bu durumda
dönüştürülen bu tür bir değişken için analiz sonuçları, dışta tutulan kategoriye
göre yorumlanır. Bir sınıflamalı değişkene ait ikiden fazla dummy değişken
oluşturulursa, bu yeni değişkenlerden birinin yordanan değişken üzerinde anlamlı
bir yordama gücüne sahip olması, ilgili yordayan değişkenin bağımlı değişken
üzerinde anlamlı bir yordama gücüne sahip olduğu şeklinde yorumlanabilir
(Büyüköztürk, 2013). Bu araştırmanın üçüncü alt amacı olan; “Cinsiyet, etnik
köken, dini inanç, öğrenim düzeyi, mesleki kıdem ve etnikmerkezcilik
değişkenleri psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarını yordamakta mıdır?” sorusuna cevap alabilmek için yapılan çoklu
regresyon analizinde, cinsiyet, etnik köken, dini inanç, öğrenim düzeyi ve mesleki
kıdem değişkenleri dummy değişkenlere dönüştürülmüştür.
3.5.2. Araştırmada Kullanılan Veri Analizi Teknikleri
Araştırma sürecinde elde edilen veriler, bilgisayar ortamında SPSS 20
(Statistical Package for Social Sciences) paket programı kullanılarak analiz
edilmiştir. Analiz sürecinde öncelikle veri toplama araçlarından elde edilen
puanlara ilişkin betimsel istatistikler incelenmiştir.
Araştırmanın
birinci
alt
probleminde,
psikolojik
danışmanların
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeğinden aldıkları puanların
cinsiyete ve öğrenim düzeylerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek
için; ikili gruplarda bağımsız gruplar için t-testi, etnik köken, dini inanış ve
mesleki kıdemlerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek için ise
ikiden fazla gruplar için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır.
Araştırmanın ikinci alt probleminde ise, psikolojik danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları ile etnikmerkezcilik düzeyleri
arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla Pearson korelasyon katsayıları
hesaplanmıştır.
64
Son olarak araştırmanın üçüncü alt problemi olan cinsiyet, etnik köken,
dini inanış, öğrenim düzeyi, mesleki kıdem ve etnikmerkezcilik değişkenlerinin
psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarını
yordama derecesini belirlemek amacıyla aşamalı regresyon (stepwise) analizleri
yapılmıştır. Ayrıca, araştırmada yapılan tüm analizlerde anlamlılık düzeyi .05
kabul edilmiştir.
BÖLÜM IV
BULGULAR
Bu bölümde, araştırma kapsamında kullanılan ölçeklerin uygulanması ile
elde edilen verilerin istatistiksel sonuçları verilmektedir. Veri toplama araçları ile
elde edilen verilerin, SPSS 20 paket programıyla yapılan analizlerinden elde
edilen bulgular aşağıda verilmiştir.
4.1. Araştırma Değişkenlerine İlişkin Betimsel İstatistiklere Yönelik Bulgular
Araştırma verilerinin analizinden önce, değişkenlere yönelik betimsel
istatistikler incelenmiştir. Araştırmada ele alınan değişkenlerinin ölçülmesinde
5’li likert tipi Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği ve
Etnikmerkezcilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada yer alan sürekli değişkenlere
yönelik betimsel istatistikler Çizelge 2’de sunulmuştur.
Çizelge 2
Değişkenlere İlişkin Betimsel İstatistikler (N=300)
En Yüksek
Değer
X̅
Çarpıklık
Basıklık
Değişkenler
En Düşük
Değer
Çokkültürlü
75
125
100.65
12.69
-.103
-.603
20
74
34.54
10.14
.898
.843
SS
Psik. Dan.
Etnikmerkezcilik
Çizelge 2’de görüldüğü gibi katılımcıların Çokkültürlü Psikolojik Danışma
Yeterlikleri Ölçeği’nden aldıkları puanların ortalaması (X̅) 100.65’tir. Çokkültürlü
Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği’ne ait en düşük puan 75, en yüksek puan
ise 125’tir. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği’ne ait standart
sapma (SS) değeri 12.69’dur.
Katılımcıların Etnikmerkezcilik Ölçeği’nden aldıkları puanların ortalaması
ise (X̅) 34.54’tür. Etnikmerkezcilik Ölçeği’ne ait en düşük puan 20, en yüksek
65
66
puan ise 74’tür. Etnikmerkezcilik Ölçeği’ne ait standart sapma (SS) değeri ise
10.14’tür.
4.2. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Cinsiyete Göre Bağımsız Gruplar İçin T-Testi Analizi Bulguları
Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ölçeği
puanlarının cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla
yapılan bağımsız gruplar için t-testi sonuçları Çizelge 3’de gösterilmiştir.
Çizelge 3
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Cinsiyete Göre
Bağımsız Gruplar T-Testi Sonuçları
N
X̅
S
sd
t
Kadın
180
99.85
12.33
298
1.33
Erkek
120
101.85
13.16
Cinsiyet
p
.18
Psikolojik danışmanların cinsiyetlerine göre çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algıları puanları incelendiğinde, erkek psikolojik danışmanlar ile
kadın psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları
puanları anlamlı bir farklılık göstermemektedir, t(298)=1.33, p>.05. Bu bulgu,
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algısının cinsiyete göre farklılık
göstermediği şeklinde yorumlanabilir.
4.3. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Etnik
Kökene Göre ANOVA Analizi Bulguları
Psikolojik
danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algılarının etnik kökene göre betimsel istatistikleri Çizelge 4’te; çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlikleri ölçeği puanlarının etnik kökene göre anlamlı bir
farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan ANOVA sonuçları
ise Çizel 5’te verilmiştir.
67
Çizelge 4
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Etnik Kökene
Göre Betimsel İstatistikleri
N
X̅
SS
Türk
192
98.82
11.99
Kürt
72
104.56
13.55
Diğer
36
102.55
12.78
Etnik Köken
Çizelge 4’te görüldüğü üzere katılımcıların 192’si kendilerini etnik köken
açısından Türk, 72’si Kürt ve 36’sı ise Diğer olarak tanımlamıştır. Kendini Türk
olarak tanımlayan katılımcıların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri
Ölçeği’nden
aldıkları
puanlarının
ortalaması
(X̅)
98.82,
Kürt
olarak
tanımlayanların 104.56 ve Diğer olarak tanımlayanların ise 102.55’tir.
Psikolojik
danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algılarının etnik kökene göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığı tek yönlü
varyans analizi (ANOVA) ile test edilmiştir. Tek yönlü ANOVA testi öncesinde
grupların homojen dağılıp dağılmadığı Levene’s Homojenlik Testi ile kontrol
edilmiştir. Analiz sonuçları, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlikleri ölçeğinden aldıkları puanlar için grupların homojen bir
şekilde dağıldığını göstermiştir (p>.05). Homojenlik varsayımının karşılanmasının
ardından yapılan tek yönlü ANOVA ile, anlamlı farklılıkların hangi gruplar
arasında olduğunu belirlemek için yapılan Tukey çoklu karşılaştırma testi
sonuçları Çizelge 5’te sunulmuştur.
Çizelge 5
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Etnik Kökene
Göre ANOVA Sonuçları
Varyansın
Kareler
Kaynağı
Toplamı
Gruplararası
1874.077
2
937.038
Gruplariçi
46273.870
297
155.804
Toplam
48147.947
299
Türk = T, Kürt = K
**p<.01
sd
Kareler
F
p
Ortalaması
Anlamlı
Fark
6.014
.003**
K-T
68
Çizelge
5’te
sunulan
analiz
sonuçları
incelendiğinde,
psikolojik
danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları etnik kökenlerine
göre anlamlı bir farklılık göstermektedir, F(2, 297)=6.01, p<.01. Başka bir
ifadeyle, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları,
etnik kökenlerine bağlı olarak anlamlı bir şekilde değişmektedir.
Anlamlı farkların hangi gruplar arasında olduğunu incelemek amacıyla
yapılan Tukey çoklu karşılaştırma testi sonuçlarına bakıldığında, etnik köken
bakımından kendini Kürt olarak tanımlayan psikolojik danışmanların (X̅=104.56)
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının, hem kendilerini Türk olarak
tanımlayan psikolojik danışmanlardan (X̅=98.82) hem de diğer olarak tanımlayan
psikolojik danışmanlardan (X̅=102.55) daha yüksek olduğu görülmüştür. Yine,
kendilerini diğer olarak tanımlayan psikolojik danışmanların (X̅=102.55)
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının, kendilerini Türk olarak
tanımlayan psikolojik danışmanlardan (X̅=98.82) yüksek olduğu görülmüştür.
Ancak sadece etnik köken bakımından kendini Kürt olarak tanımlayan psikolojik
danışmanlar ile kendilerini Türk olarak tanımlayan psikolojik danışmanlar
arasında anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.
4.4. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Dini
İnanca Göre ANOVA Analizi Bulguları
Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri dini
inançlarına göre betimsel istatistikler Çizelge 6’da, çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlikleri ölçeği puanlarının dini inanca göre anlamlı bir farklılık
gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan ANOVA sonuçları ise
Çizelge 7’de verilmiştir.
Çizelge 6
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Dini İnaçlara
Göre Betimsel İstatistikleri
N
X̅
SS
Sünni
207
99.14
12.19
Alevi
35
107.91
13.29
Diğer
58
101.63
12.64
Dini İnanç
69
Çizelge 6’da görüldüğü üzere katılımcıların 207’si kendilerini dini inanç
açısından Sünni, 35’i Alevi ve 58’i ise Diğer olarak tanımlamıştır. Kendini Sünni
olarak tanımlayan katılımcıların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri
Ölçeği’nden
aldıkları
puanlarının
(X̅)
ortalaması
99.14,
Alevi
olarak
tanımlayanların 107.91 ve Diğer olarak tanımlayanların ise 101.63’tür.
Psikolojik
danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algılarının dini inanca göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığı tek yönlü
varyans analizi (ANOVA) ile test edilmiştir. Tek yönlü ANOVA testi öncesinde
grupların homojen dağılıp dağılmadığı Levene’s Homojenlik Testi ile kontrol
edilmiştir. Analiz sonuçları, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlikleri ölçeğinden aldıkları puanlar için grupların homojen bir
şekilde dağıldığını göstermiştir (p>.05). Homojenlik varsayımının karşılanmasının
ardından yapılan tek yönlü ANOVA ile, anlamlı farklılıkların hangi gruplar
arasında olduğunu belirlemek için yapılan Tukey çoklu karşılaştırma testi
sonuçları Çizelge 7’de sunulmuştur.
Çizelge 7
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Dini İnançlara
Göre ANOVA Sonuçları
Varyansın
Kareler
Kaynağı
Toplamı
Gruplararası
2369.450
2
1184.725
Gruplariçi
45778.497
297
154.136
Toplam
48147.947
299
sd
Kareler
F
Ortalaması
p
Anlamlı
Fark
7.686
.001** A-S, A-D
Alevi=A, Diğer= D, Sünni=S
**p<.01
Çizelge 7’de sunulan
analiz
sonuçları
incelendiğinde, psikolojik
danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları dini inançlarına
göre anlamlı bir farklılık göstermektedir, F(2, 297)= 7.69, p<.01. Başka bir
ifadeyle, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları,
dini inançlarının farklılaşmasına bağlı olarak anlamlı bir şekilde değişmektedir.
Anlamlı farkların hangi gruplar arasında olduğunu incelemek amacıyla
yapılan Tukey çoklu karşılaştırma testi sonuçlarına bakıldığında, dini inanç
70
bakımından kendini Alevi olarak tanımlayan psikolojik danışmanların (X̅=107.91)
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının, hem kendilerini Sünni olarak
tanımlayan psikolojik danışmanlardan (X̅=99.14) hem de diğer olarak tanımlayan
psikolojik danışmanlardan (X̅=101.63) daha yüksek olduğu görülmüştür. Yine,
kendilerini diğer olarak tanımlayan psikolojik danışmanların (X̅=101.63)
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının, kendilerini Sünni olarak
tanımlayan psikolojik danışmanlardan (X̅=99.14) yüksek olduğu görülmüştür.
Ancak sadece dini inanç bakımından kendini Alevi olarak tanımlayan psikolojik
danışmanların, çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının hem kendilerini
Sünni hem de diğer olarak tanımlayan psikolojik danışmanlardan anlamlı bir
şekilde yüksek olduğu görülmüştür.
4.5. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Öğrenim Düzeyine Göre Bağımsız Gruplar İçin T-Testi Analizi Bulguları
Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri ölçeği
puanlarının öğrenim düzeyine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek
amacıyla yapılan bağımsız gruplar için t-testi sonuçları Çizelge 8’de
gösterilmiştir.
Çizelge 8.
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Öğrenim
Düzeylerine Göre Bağımsız Gruplar T-Testi Sonuçları
Öğrenim Düzeyi
Lisans
N
240
Lisansüstü
60
X̅
100.81
100.01
S
12.39
sd
t
p
298
.02
.98
13.89
Psikolojik danışmanların öğrenim düzeylerine göre çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algıları puanları incelendiğinde, lisans mezunu psikolojik
danışmanlar ile lisansüstü bir programdan mezun olan psikolojik danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları puanları anlamlı bir farklılık
göstermemektedir, t(298)=.02, p>.05. Bu bulgu, çokkültürlü psikolojik danışma
71
yeterlik algısı ile öğrenim düzeyi arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı şeklinde
yorumlanabilir.
4.6. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Mesleki
Kıdeme Göre ANOVA Analizi Bulguları
Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerinin
mesleki kıdemlerine göre betimsel istatistikleri Çizelge 9’da, çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlikleri ölçeği puanlarının mesleki kıdemlerine göre
anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan ANOVA
sonuçları ise Çizelge 10’da verilmiştir.
Çizelge 9
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Mesleki Kıdeme
Göre Betimsel İstatistikleri
N
X̅
SS
0-5 Yıl
197
99.95
12.09
6-10 Yıl
39
101.03
13.93
Mesleki Kıdem
11-15 Yıl
29
100.41
15.23
16 ve Üstü Yıl
35
104.37
12.18
Çizelge 9’da görüldüğü üzere; katılımcıların 197’si mesleki kıdemlerini 05 yıl, 39’u 6-10 yıl, 29’u 11-15 yıl ve 35’i ise 16 ve üstü yıl olarak belirtmiştir.
mesleki kıdemlerini 0-5 yıl olarak belirten katılımcıların Çokkültürlü Psikolojik
Danışma Yeterlikleri Ölçeği’nden aldıkları puanlarının ortalaması (X̅) 99.95, 6-10
yıl olarak belirtenlerin 101.03, 11-15 yıl olarak belirtenlerin 100.41 ve 16 ve üstü
yıl olarak belirtenlerin 104.37’dir.
Psikolojik
danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algılarının mesleki kıdeme göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığı tek
yönlü varyans analizi (ANOVA) ile test edilmiştir. Tek yönlü ANOVA testi
öncesinde grupların homojen dağılıp dağılmadığı Levene’s Homojenlik Testi ile
72
kontrol edilmiştir. Analiz sonuçları, psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlikleri ölçeğinden aldıkları puanlar için grupların
homojen bir şekilde dağıldığını göstermiştir (p>.05). Homojenlik varsayımının
karşılanmasının ardından yapılan tek yönlü ANOVA ile, anlamlı farklılıkların
hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için yapılan Tukey çoklu
karşılaştırma testi sonuçları Çizelge 10’da sunulmuştur.
Çizelge 10
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının Mesleki Kıdeme
Göre ANOVA Sonuçları
Varyansın
Kareler
Kaynağı
Toplamı
Gruplararası
587,178
Gruplariçi
Toplam
sd
Kareler
F
p
Ortalaması
2
195,726
47560,769
296
160,678
48147,947
299
Anlamlı
Fark
1.218
.30
-
Çizelge 10’da sunulan analiz sonuçları incelendiğinde, psikolojik
danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algıları
mesleki
kıdemlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir, F(2, 296)= 1.218, p>.05.
Başka bir ifadeyle, psikolojik danışmanların mesleki kıdemleri, çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarını anlamlı bir şekilde değiştirecek bir faktör
değildir. Ancak grupların ortalama puanlarına (X̅) bakıldığında mesleki kıdemleri
0-5 yıl arasında olanların 99.95, 6-10 yıl arasında olanların 101.03, 11-15 yıl
arasında olanların 100.41 ve 16 ve üstü yıl olanların ise 104.37 olduğu
görülmektedir. Bu sonuçlara göre çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri
ölçeğinden en yüksek puanı mesleki kıdemleri en yüksek (16 ve üstü yıl) olan
gruptaki psikolojik danışmanlar alırken, en düşük puanı ise mesleki kıdemleri en
düşük (0-5 yıl) olan gruptaki psikolojik danışmanların aldığı görülmektedir.
Ancak gruplar arasında fark olmasına rağmen bu fark anlamlı değildir.
73
4.7. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik Algıları İle Etnikmerkezcilik
Düzeyi Arasındaki İlişkiye İlişkin Pearson Korelasyon Analizi Bulguları
Araştırmanın 2. alt amacı olan “Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlilik algıları ile etnikmerkezcilik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki
var mıdır?” sorusuna cevap bulabilmek için iki değişken arasındaki ilişkiye
bakılmıştır. İki değişken arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla pearson
korelasyon sonuçları Çizelge 11’de verilmiştir.
Çizelge 11
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik Algısı İle Etnikmerkezcilik Arasındaki
Korelasyon Değerleri (N=300)
Çokkültürlü Psik.
Etnikmerkezcilik
Dan. Yeterlik Alg.
Çokkültürlü Psik.
Dan. Yeterlik Alg.
1
Etnikmerkezcilik
-.446**
-.446 **
1
p<.01**
Çizelge 11’e bakıldığında psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algıları ile etnikmerkezcilik düzeyleri arasında orta düzeyde,
negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir, r= -0.446, p<.01. Buna göre
psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları arttıkça
etnikmerkezcilik
düzeyleri
azaldığı
ya
da
psikolojik
danışmanların
etnikmerkezcilik düzeyleri azaldıkça çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarının olumlu olarak arttığı söylenebilir. Determinasyon katsayısı (r²=0.20)
dikkate alındığında çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algısındaki toplam
varyansın (değişkenliğin) %20’sinin etnikmerkezcilik düzeyinden kaynaklandığı
söylenebilir. Ancak teorik olarak açıklanan varyans diğer değişken için de
yorumlanabilir. Bir başka anlatımla böyle bir analiz neden-sonuç bağlamında bir
yorumlama olanağı vermez, sadece değişkenlerin birlikte hangi düzeyde ve yönde
değiştikleri konusunda fikir verir.
74
4.8. Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği Puanlarının
Yordanmasına İlişkin Regresyon Analizi Bulguları
Cinsiyet, etnik köken, dini inanış, öğrenim düzeyi, mesleki kıdem ve
etnikmerkezcilik değişkenlerinin psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algılarını yordama düzeyini belirlemek amacıyla yapılan aşamalı
çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçları Çizelge 12'de sunulmuştur.
Aşamalı regresyon analizinde regresyon denklemine ya da modeline
öncelikle yordanan değişken ile en yüksek korelasyonu veren yordayıcı değişken
alınmaktadır. Daha sonra yordanan değişkenin varyansına birinciyle birlikte en
büyük katkıyı verecek olan ikinci yordayıcı değişken analize alınmaktadır. İşlem
bu şekilde sürdürülmektedir ve yordanan değişken üzerinde anlamlı bir etkiye
sahip olmayan yordayıcı değişkenler analiz dışında bırakılmaktadır (Büyüköztürk,
2013).
Çizelge 12
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik Algılarının Yordanan Değişken Olarak
Ele Alındığı Aşamalı Çoklu Regresyon Analizi Sonuçları
Model Yordayıcı
1
Sabit
Etnkmrk
2
3
Sabit
Β
SH ʙ
β
49.71 8
5.952
8.353
-.595
.069
-.446 -8.610
50.864
5.864
t
R²
ΔR²
F
.446
.199 .119 74.137***
.459
.210
.011
.486
.236
.026 30.486**
8.552
Etnkmrk
-.573
.070 -.430
Kürt
3.153
1.549
Sabit
51.271
5.861
Etnkmrk
-.562
.069
-.421
8.174
Kürt
2.417
1.544
.081
1.566
Alevi
6.432
2.034
.163
3.162
*** p < .001, ** p < .01, * p < .05
R
.106
8.229
2.036
39.532*
8.748
75
Cinsiyet (p = .968), öğrenim düzeyi (p = .495), mesleki kıdem (p = .725,
p= .406, p = .218) değişkenleri psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algılarını anlamlı düzeyde yordamadığı için (p > .05), bu
değişkenler aşamalı regresyon analizine girmemiştir. Çizelge 11'de görüldüğü gibi
yalnızca etnikmerkezcilik, etnik köken ve dini inanç değişkenleri aşamalı
regresyon analizi sürecinde işlem görmüştür.
Analiz
üç
aşamada
tamamlanmıştır.
Analize
birinci
aşamada
etnikmerkezcilik değişkeni girmiştir. Etnikmerkezcilik değişkeninin çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarını anlamlı düzeyde (p = .000) yordadığı ve tek
başına çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarındaki varyansın yaklaşık %
20'sini açıkladığı görülmektedir, (R = .446, R² = .199, F (1, 298) = 74.137).
Etnikmerkezcilik değişkeninin standardize edilmiş regresyon katsayısı (β) -.446
olarak bulunmuştur.
İkinci aşamada analize etnik köken değişkeni girmiştir. etnikmerkezcilik
değişkeni, etnik köken değişkeni ile birlikte çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algılarındaki toplam varyansın yaklaşık % 21'ini açıklamaktadır, (R =
.459, R² = .210, F (2, 297) = 39.532, p = .000). Bu aşamada etnik köken
değişkeninin standardize edilmiş regresyon katsayısı .106 olarak bulunmuştur.
Regresyon katsayılarının karelerindeki değişim (ΔR2) dikkate alındığı zaman ise
etnik köken değişkeninin toplam varyansa %1.1 oranında katkıda bulunduğu
görülmektedir, (F (1, 297) = 4.145, p = .043).
Aşamalı regresyon analizinin üçüncü ve son aşamasında sürece dini inanç
değişkeni eklenmiştir. Analiz sonuçlarına göre; etnikmerkezcilik, etnik köken ve
dini inanç değişkenleri psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algılarının anlamlı birer yordayıcısıdır ve bu üç değişken birlikte
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarındaki toplam varyansın yaklaşık %
24'ünü açıklamaktadır, (R = .486, R² = .236, F(3, 296) = 30.486, p = .000). Bu
aşamada ise dini inanç değişkeninin standardize edilmiş regresyon katsayısı .163
olarak bulunmuştur. Dini inanç değişkeninin toplam varyansa %2.6 oranında
katkıda bulunduğu görülmektedir, (ΔR2 = .026, F (1, 296) = 9.998, p = .002).
Analizin son aşamasındaki standardize edilmiş regresyon katsayıları (β)
incelendiği zaman; yordayıcı değişkenlerin psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algıları
üzerindeki
göreli
önem
sırasının;
etnikmerkezcilik, dini inanç ve etnik köken şeklinde olduğu bulunmuştur.
76
Değişkenlerin β değerleri sırasıyla -.446, .106 ve .163'tür. Regresyon
katsayılarının anlamlılığına ilişkin t testi sonuçları incelendiği zaman ise;
etnikmerkezcilik değişkeninin .000, dini inanç değişkeninin dummy değişken
olarak kodlanan Alevilik boyutu .002, etnik kökenin dummy değişken olarak
kodlanan Kürt olma boyutu değişkeninin ise .043 düzeyinde çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarının anlamlı yordayıcıları olduğu görülmektedir.
Sonuç olarak; çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algısının psikolojik
danışmanların etnikmerkezcilik düzeyleri tarafından negatif yönde yordandığı
tespit edilmiştir. Yani psikolojik danışmanların etnikmerkezcilik düzeyleri
azaldıkça, çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının artacağı söylenebilir.
Yine dummy değişken olarak kodlanan Alevi olmak (dini inanç) ve Kürt olmak
(etnik köken) psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarını pozitif yönde yordadığı söylenebilir.
Bulgular, kendilerini dini inanç yönünden ‘Alevi’, etnik köken olarak
‘Kürt’ şeklinde tanımlayan ve etnikmerkezcilik puanı düşük olan psikolojik
danışmanların, çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri açısından kendilerini en
yüksek algılayan gruplar olduğunu göstermektedir. Buna karşılık; kendilerini dini
inanç yönünden ‘Sünni’, etnik köken olarak ‘Türk’ şeklinde tanımlayan ve
etnikmerkezcilik puanı yüksek olan psikolojik danışmanların, çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlikleri açısından kendilerini en düşük algılayan gruplar
olduğunu ortaya koymaktadır.
BÖLÜM V
TARTIŞMA VE YORUM
Bu bölümde yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmış
ve ilgili alanyazınla ilişkilendirilerek tartışılmıştır.
5.1. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik
Algılarının Cinsiyet Açısından Yorumlanması
Araştırmada, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algılarının cinsiyetlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir.
Araştırmanın bulgularına göre; psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algıları cinsiyetlerine göre farklılaşmamaktadır. Aynı zamanda
cinsiyet değişkeni psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algılarını anlamlı düzeyde yordamamaktadır.
Uluslararası alanyazın değerlendirildiğinde, psikolojik danışmanların
cinsiyetlerinin çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarına olan etkisine
yönelik araştırma bulguları farklılık göstermektedir. Bazı araştırma sonuçları,
kadın psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının
erkek psikolojik
danışmanlardan anlamlı
bir şekilde
yüksek olduğunu
göstermektedir (Middleton ve diğerleri, 2005; Spanierman Poteat, Wang ve Oh,
2008; Middleton ve diğerleri, 2011). Türkiye’de ise Lüleci (2014) tarafından
yapılan bir araştırmada; kadın psikolojik danışmanların erkeklere göre anlamlı
düzeyde daha olumlu çokkültürlü tutum gösterdikleri sonucuna varılmıştır.
Bu bulguların, kadınların baskıya uğramış bir grup olarak kendi
yaşantılarından dolayı toplumdaki sistematik baskının daha çok farkında oldukları
varsayımını desteklediği ifade edilmektedir (Carter, Helms ve Juby, 2004). Hays,
Chang ve Dean’a (2004) göre ise, kadınlar cinsiyetçi baskılara uğradıkları için
erkeklere göre çokkültürlülük konularında daha hassaslardır. Bu nedenle
77
78
kadınların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları erkeklerden daha
yüksek olduğu ifade edilmektedir.
Ancak cinsiyet ile çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algısı arasında
bir ilişkinin olmadığını ortaya koyan araştırmalar da bulunmaktadır (Robinson,
1997; Dodson, 2013; Mindrup, Spray ve Lamberghini-West, 2011; Barden ve
Greene, 2015). Bu bulgular ile yapılan bu araştırmadan elde edilen bulgular
birbirini desteklemektedir. Bunun birkaç nedeni olabilir: İlk neden kadınların
uğradıkları cinsiyetçi baskının farkında olmamaları olabilir. Çünkü özellikle
araştırmanın yapıldığı ülke olarak Türkiye’de, kadınlara ve erkeklere yüklenen
bazı toplumsal cinsiyet rolleri bulunmaktadır. Bu rolleri içselleştirmek kadının
uğradığı baskıyı normalleştirebilir ve kadınlar bu nedenle uğradıkları baskının,
ayrımcılığın ve eşitsizliğin farkında olmayabilirler. Bu çalışmada elde edilen
bulgunun ikinci bir nedeni ise yine toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili olarak
kadınların farklı kültürel gruplarla temas etmelerinin erkeklere göre daha sınırlı
olması olabilir.
Bohan (1997, akt. Clarke ve Braun, 2012), toplumsal cinsiyeti, belirli bir
sosyokültürel tarihsel döneme özgü, içsel psikolojik ya da biyolojik süreçlerden
ziyade, ortak bir kültürel bilgi ve dil kullanımının sonucu olan toplumsal bir yapı
olarak tanımlar. Ona göre toplumsal cinsiyet, bireylerin bünyesinde varolan
biyolojik temele veya kişiliklerine bağlı kalıcı, değişmez bir özellik değildir.
Erkeklik ve kadınlık kategorilerinin “dişi” ve “erkek” bedenleri arasındaki
biyolojik farktan doğal olarak kaynaklandığı reddedilir; bu kategoriler, toplumun
ürettiği toplumsal üretimler olarak nitelendirilir. Yani toplumsal cinsiyet neye
sahip olduğunuz ya da ne olduğunuzdan ziyade, ne yaptığınızdır. Rasyonellik,
bireycilik ve saldırganlık üzerine kurulu olan geleneksel erkeklik inşası;
duygusallık, ilişkisellik ve itaatkarlık üzerine kurulu olan geleneksel kadınlık
algısı, toplumsal cinsiyete bağlı iş bölümü gibi birçok konuda erkeklere ayrıcalık
sağlayacak şekilde yapılanmıştır (Clarke ve Braun, 2012). Bu nedenle bazı
araştırmacılar psikolojik danışmanların toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin
tutumlarının psikolojik danışma sürecini etkilediğini ifade etmişlerdir (Kabacoff,
Marwit ve Orlofsky, 1985; Fong ve Borders, 1985; Belitsky ve diğerleri, 1996;
Chao ve Nath, 2011). Bu araştırmacıların yaptıkları araştırmalarda elde ettikleri
bulgulara göre; psikolojik danışmanların toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin
79
tutumları psikolojik danışma becerilerini anlamlı bir şekilde etkilemektedir.
Örneğin, Kabacoff, Marwit ve Orlofsky’nin (1985) yaptıkları çalışmada,
toplumsal
cisiyet
rolleri
konusunda
daha
az
eşitlikçi
olan
psikolojik
danışmanların, daha çok eşitlikçi psikolojik danışmanlara göre anlamlı bir şekilde
daha fazla kalıpyargılarda bulunduklarını ortaya koymuşlardır.
Görüldüğü gibi cinsiyetle ilgili yapılan araştırma bulguları tutarsızdır.
Ancak Hansen ve Gaman (1996), cinsiyetin çokkültürlü psikolojik danışma
alanında önemli bir değişken olduğunu vurgulamışlardır. Bu araştırmacılara göre,
cinsiyet ve etnisite kültürel çeşitliliğin iki temel bileşenidir ve bu yüzden bu iki
bileşene yönelik araştırmalar devam etmelidir.
5.2. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik
Algılarının Etnik Köken Açısından Yorumlanması
Araştırmada, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik
algılarının
etnik
kökenleri
açısından
farklılaşıp
farklılaşmadığı
incelenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre; Kürt psikolojik danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algıları
Türk
psikolojik
danışmanlarınkinden anlamlı bir şekilde yüksekken; Kürt psikolojik danışmanlar
ile diğerleri arasında ve Türk psikolojik danışmanlar ve diğerleri arasında anlamlı
bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Aynı zamanda etnik köken değişkeni
psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarını anlamlı
düzeyde yordamaktadır.
Uluslararası alanyazında bu bulguları destekleyen araştırma sonuçları
bulunmaktadır. Amerika’da bu alanla ilgili yapılan bazı araştırmalar, etnik azınlık
mensubu psikolojik danışmanların algılanan çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik
puanlarının,
etnik
kökenleri
Avrupa-Amerikan
olan
psikolojik
danışmanlardan anlamlı bir şekilde yüksek olduğunu göstermektedir (Ponterotto
ve diğerleri, 1994; Pope-Davis ve diğerleri, 1995; Pope-Davis ve Ottavi, 1994;
Sodowsky ve diğerleri, 1998; Guzman, Calfa, Kerne ve McCarthy, 2013).
Ivers (2012), tarafından yapılan araştırmanın bulgularına göre; ırk/etnik
kökenleri Latin olan psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
80
yeterlik algılarının Afrikalı Amerikan ve Avrupalı Amerikan öğrencilerden
anlamlı bir şekilde yüksek olduğunu, Afrikalı Amerikan öğrenciler ile Avrupalı
Amerikan öğrenciler arasında da bir farkın olmadığını ortaya koymuştur. Benzer
bir çalışma yapan Merrill-Washington (2008), yaptığı çalışmada çokkültürlü
farkındalık ve bilgi ile etnik köken arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu
vurgulamıştır.
Bu araştırmanın bulgularının da desteklediği gibi etnik köken
olarak
azınlık olan bir grubun çoğunluk olan gruptan daha yüksek bir çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algısına sahip olmaları beklendik bir bulgudur. Bu
bulgunun beklendik olmasının çeşitli nedenleri olabilir. Şen (2014) tarafından
yapılan araştırmaya göre Türkiye’de yaşayan Kürtlerin ayrımcılığa uğradıklarına
yönelik algıları Türklere göre anlamlı bir şekilde yüksektir. Yine Aktay ve
Kızılkaya’nın (2014) yaptıkları çalışmada, Türkiye’de yaşayan ve kendilerini
birincil düzeyde Kürt olarak tanımlayanların %70’i gibi yüksek bir oranı
Türkiye’de
ayrımcılığa
en
fazla
kendilerinin
maruz
kaldıklarını
ifade
etmektedirler.
Bu çalışma ile elde edilen bulgulardan yola çıkılarak bazı sorular
sorulabilir: İlk soru, Kürtler ayrımcılığa uğruyorlarsa, Kürtlere yönelik bu ayrımcı
tutum psikolojik danışma sürecine de yansımakta mıdır? Bu soruya yönelik
Türkiye’de henüz bir çalışma yapılmadığı için daha çok yurtdışında yapılan
çalışmalardan yola çıkılarak bazı yorumlar yapılabilir. Örneğin Amerika’da
yapılan çalışmalar siyahilere yönelik ayrımcı ve önyargılı tutumların danışma
süreçlerine de yansıdığını göstermektedir. Özellikle psikiyatrların siyahi hastalara
yanlış ya da olduğundan çok daha ağır tanılar koydukları yapılan araştırmalarla
ortaya konmuştur (Loring ve Powell, 1988; akt: Good, 2012). Dolayısıyla benzer
bir durumun ülkemizde de yaşanma olasılığı bulunmaktadır. Ancak böyle bir
durumun olup olmadığı henüz araştırmalarla ortaya konmuş değildir.
İkinci bir soru ise; Kürtler kendilerinin ayrımcılığa uğradıklarını
belirtirken nasıl oluyor da Kürt psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlikleri yüksek çıkmaktadır? Ayrımcılığa ya da baskıya maruz kalma
beraberinde farklılıklara yönelik duyarlılığı da getirebilmektedir. İkinci bir neden
ise; Sue ve diğerlerine (1992) göre farklı kültürlerle temas etmek çokkültürlü
psikolojik danışma yeterliğini olumlu yönde etkilemektedir. Ivers (2012)
81
psikolojik danışmanların gündelik yaşamlarında farklı kültürlerle temasın
çokkültürlü psikolojik danışma yeterliğini arttırdığını ifade etmektedir. Azınlık
grubun üyesi olan bir psikolojik danışmanın çoğunluğa mensup olan bir psikolojik
danışmana göre, farklı kültürlerle temas olasılığı daha yüksektir. Örneğin
Türkiye’de yaşayan bir Kürt’ün (azınlık) bir Türk (çoğunluk) ile temas etme
olasılığı bir Türk’ün bir Kürt ile temas etme olasılığından daha yüksektir. Bu
nedenle azınlık grupların çoğunluk gruba kıyasla farklı kültürlerle temas düzeyleri
daha yüksek olduğu söylenebilir. Bu durum Kürt psikolojik danışmanların
kendilerini Türk psikolojik danışmanlardan daha yeterli görmelerinin diğer bir
nedeni olabilir. Üçüncü neden olarak da; azınlık olan grupların ya da dezavantajlı
olan grupların, çoğunluk ya da görece daha güçlü olan grupların yaşam
biçimlerini, dillerini, kültürlerini gibi şeyleri öğrenmeleri durumunda kalmaları
olabilir. Yani Türkiye’de yaşayan bir Kürt, Türkçe öğrenmek zorundayken.
Türkiye’de yaşayan bir Türk, Kürtçe öğrenmek zorunda kalmamaktadır.
Dolayısıyla etnik olarak azınlıkta olma, çoğunluk olmaktan daha fazla kültür
hakkında bilgi edinmeyi de beraberinde getirmektedir. Böyle bir durumda
Kürtlerin yeterlik algılarının Türklerden daha yüksek olması beklendik bir bulgu
olarak görülebilir.
Ancak bu bulguların aksine Dodson (2013), Virginia’da Amerikan Okul
Psikolojik Danışmanları Derneğine (ASCA) üye 510 okul psikolojik danışmanıyla
yaptığı çalışmada; ırk olarak beyaz kökenli olan psikolojik danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının, ırk olarak siyah kökenli olan
psikolojik danışmanlardan anlamlı bir şekilde yüksek olduğu sonucuna varmıştır.
Bu bulgu yukarda belirtilen bulgulara tamamen zıt olduğu görülmektedir. Bunun
yanı sıra çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algısı ile ırk ya da etnik köken
arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığını ortaya koyan araştırmalar da
bulunmaktadır (Robinson, 1997; Ruelas, 2003).
Görüldüğü gibi ırk ve etnisite ile ilgili yapılan araştırmaların sonuçları
çelişkilidir. Ancak bu çelişkeye rağmen ırk ve etnisiteye ilişkin araştırmaların
daha yaygınlıkla yapılması gerektiği, bu araştırmanın bulguları yönünde olduğu
söylenebilir.
82
5.3. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik
Algılarının Dini İnanç Açısından Yorumlanması
Araştırmada, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algıları, dini inançlarına göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir.
Araştırmanın
bulgularına
göre;
dini
inançları
Alevilik
olan
psikolojik
danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları, dini inançları
Sünni ve ‘diğer’ olanlardan anlamlı bir şekilde yüksektir. Dini inancı Sünni olan
psikolojik danışmanlar ile ‘diğer’ olanlar arasında ise anlamlı bir farkın olmadığı
görülmüştür. Aynı zamanda dini inanç değişkeni psikolojik danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarını anlamlı düzeyde yordamaktadır.
Bazı araştırmacılar dini değerlerin kişilerin ruh sağlığına, toplumsal
cinsiyet rollerine, cinsiyet ve cinsel kimliğe, farklı dini gruplara ve etnik
farklılıklara
bakışlarını
etkileyebileceğini
ve
belirleyebileceğini
ifade
etmektedirler (Peek, Lowe ve Williams, 1991; McClelland, 1998; Duriez ve
Hutsebaut, 2000; Jenks, 2001; Wilkinson, 2004). Bir psikolojik danışmanın sahip
olduğu dini değerler, danışanla kurulan terapötik ilişkiyi ve koşulsuz saygıyı
etkileyebilir (Laythe, Finkel, Bringle ve Kirkpatrick, 2002). Dini inanç düzeyleri
yüksek psikolojik danışmanlar kültürel çeşitliliğe karşı açık ve saygılı bir bakış
açısı edinmede çeşitli zorluklarla karşılaşabilirler (Balkin, Schlosser ve Levitt,
2009). Bu nedenle uluslararası alanyazına bakıldığında psikolojik danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları ile psikolojik danışmanların sahip
oldukları dini inançla ilişkisine değil, sahip oldukları dini inanç düzeyi ile
ilişkisine bakılmıştır. Bu araştırmaların sonuçlarına göre, yüksek bir dini inanç
düzeyine sahip olmak, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterliklerini olumsuz yönde etkilemektedir. (Peek, Lowe ve Williams, 1991;
Danzinger ve Welfel, 2000; Balkin, Schlosser ve Levitt, 2009). Ancak Türkiye,
Avrupa ve Amerika’dan bölgesel etmenlerden kaynaklı bazı farklılıklara sahiptir.
Özellikle içinde bulunduğumuz Ortadoğu coğrafyasında yaşanan dini savaşlar,
beraberinde farklı dini toplumların birbirlerine karşı çeşitli önyargı, kalıpyargı,
nefret söylemi gibi tutumlar geliştirmelerine neden olabilir.
Aktay ve
Kızılkaya’nın
(2014) Türkiye’de
yaptıkları
bir
anket
çalışmasında “Türkiye’de orta ve uzun vadede Alevi-Sünni eksenli bir iç çatışma
ihtimali var mıdır?” sorusuna katılımcıların %5.9’u kesinlikle katılıyorum,
83
%13.1’i katılıyorum, %27.9’u kısmen katılıyorum, %39.6’sı katılmıyorum,
%13.5’i ise kesinlikle katılmıyorum cevabını vermiştir. Bu soruya verilen
cevaplara bakıldığında toplumda din eksenli bir gerilimin olduğu görülmektedir.
Bu noktada psikolojik danışmanların toplumdaki bu tutumu danışma sürecine
yansıtıp yansıtmadıkları önemli bir durumdur. Psikolojik danışmanların farklı dini
inançlar karşısında çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerinin ilk iki boyutu
olan “Kendi Değerleri, Varsayılarımları ve Önyargılarının Farkında Olmak” ve
“Farklı Kültüre Mensup Danışanların Dünya Görüşünü Anlamak” konularında
yeterli olmaları oldukça önemlidir. Bu noktada psikolojik danışmanların mensup
oldukları dini inanca göre çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının
farklılaşıp farklılaşmadığına bakmak önem arz etmektedir. Yani ülkemizde
çoğunluğun mensup olduğu dini inanca mensup psikolojik danışmanlar ile dini
inanç açısından azınlık olan gruplara mensup psikolojik danışmanlar arasında
yeterlik açısından bir fark olup olmadığını belirlemek önemlidir.
Bu araştırmanın bulgularına göre kendilerini Alevi olarak tanımlayan
psikolojik danışmanların yeterlik algılarının hem kendilerini Sünni olarak
tanımlayan psikolojik danışmanlardan hem de ‘diğer’ olarak tanımlayan
psikolojik danışmanlardan anlamlı bir şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Bu
sonucun tıpkı etnik kökende olduğu gibi iki nedeni olabilir. Türkiye’de yapılan bir
araştırmaya göre, araştırmaya katılanlar arasında kendilerini birincil düzeyde
Alevi olarak tanımlayan kişilerin %47.5’i Türkiye’de en fazla kendilerinin
ayrımcılığa uğradıklarını ifade etmişlerdir (Aktay ve Kızılkaya, 2014).
Ayrımcılığa ya da baskıya maruz kalma beraberinde farklılıklara yönelik
duyarlılığı da getirebilmektedir. İkinci bir neden ise azınlık olan grupların
çoğunluk ya da güçsüz olan grupların görece daha güçlü olan grupların yaşam
biçimlerini, dillerini, dinlerini, kültürlerini gibi şeyleri öğrenmeleri durumunda
kalmaları olabilir. Örneğin ülkemizde ilk ve orta eğitimde zorunlu din dersi
bulunmaktadır ve bu ders çoğunlukla İslam dininin Sünni mezhebi temel alınarak
işlenmektedir. Yine televizyonda yayınlanan dini programların neredeyse tamamı
İslamiyet’in Sünni mezhebine ilişkin olduğu görülmektedir. Bu gibi nedenlerle,
dini inanç açısından azınlıkta olan grupların çoğunluğun mensup olduğu dine
ilişkin bilgi sahibi olmaları ve kendilerini farklı kültürlerle çalışma konusunda
daha fazla yeterli hissetmelerinin beklendik bir durum olduğu söylenebilir.
Araştırmaların sonuçlarına göre kendinden farklı olanlarla temas etmenin
84
yeterlik algısını arttırdığı bilinmektedir. Alevilerin Sünnilerle temas etme
olasılığının, Sünnilerin Alevilerle temas etme olasılığından daha yüksek olduğu
söylenebileceği için; Alevilerin kendilerini daha yeterli olarak algılamalarının bir
nedeni de bu durum olabilir.
5.4. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik
Algılarının Öğrenim Düzeyleri Açısından Yorumlanması
Araştırmada, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik
algılarının
incelenmiştir.
öğrenim
Araştırmanın
düzeylerine
bulgularına
göre
farklılaşıp
farklılaşmadığı
göre;
psikolojik
danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları öğrenim düzeylerine göre anlamlı
bir şekilde farklılaşmamaktadır. Başka bir ifade ile; lisans mezunu psikolojik
danışmanlar ile lisansüstü bir programdan mezun olan psikolojik danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları arasında anlamlı bir farklılık
yoktur. Aynı zamanda öğrenim düzeyi değişkeni, psikolojik danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algılarını
anlamlı
düzeyde
yordamamaktadır.
Öğrenim düzeyinin çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algısında bir
fark yaratmamasının nedenlerinden biri psikolojik danışma ve rehberlik
eğitiminde çokkültürlülük ile ilgili konulara yer verilmemesi gösterilebilir.
Alanyazın tarandığında; çokkültürlü psikolojik danışma yeterliklerine yönelik
eğitim ile algılanan ve gözlemci tarafından bildirilen yeterlikler arasında anlamlı
bir pozitif ilişkinin olduğu görülmüştür (Constantine, 2001, 2002; D’Andrea ve
diğerleri, 1991; Neville ve diğerleri, 1996; Roysircar, Hubbell ve Gard, 2003;
Ottavi, Pope-Davis, ve Dings, 1994; Pope-Davis, Reynolds, Dings ve Ottavi,
1994; 1995; Sodowsky ve diğerleri, 1994, 1998; Smith, Constantine, Dunn,
Dinehart ve Montoya, 2006). Ancak Türkiye’de çokkültürlü psikolojik danışma
yaklaşımı henüz yeni tanınmaya başladığından psikolojik danışma ve rehberlik
lisans ve lisansüstü eğitim programlarında henüz yeteri kadar bu yaklaşıma yer
verilmemektedir.
Sadece
birkaç
üniversitede
(Ege
Üniversitesi,
Ankara
Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi) seçmeli ders olarak
bu yaklaşımın bazı boyutları ele alınmaktadır. Eğer lisansüstü eğitim
85
programlarında bu yaklaşıma yer verilseydi öğrenim düzeyi psikolojik
danışmanların yeterlik algılarında fark yaratan bir etken oabilirdi. Ancak öğrenim
düzeyinin iki boyutunda da bu yaklaşıma yönelik bir dersin olmaması, psikolojik
danışmanların yeterlik algılarında anlamlı bir farkın çıkmamasının nedeni olabilir.
Bu bulgu en azından lisansüstü eğitim programlarında, danışma sürecinde kültürel
konuların nasıl ele alınması gerektiğine yönelik bir dersin gerekliliğini
vurgulaması açısından önemlidir.
5.5. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik
Algılarının Mesleki Kıdemleri Açısından Yorumlanması
Araştırmada, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik
algılarının
incelenmiştir.
mesleki
Araştırmanın
kıdemlerine
bulgularına
göre
göre;
farklılaşıp
mesleki
farklılaşmadığı
kıdem
psikolojik
danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarında anlamlı bir fark
yaratmamaktadır. Bir başka ifade ile, psikolojik danışmanların mesleki
kıdemlerine göre çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları anlamlı bir
şekilde farklılaşmamaktadır. Aynı zamanda mesleki kıdem değişkeni, psikolojik
danışmanların
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algılarını
yordamamaktadır.
Yurtiçi ve yurtdışı alanyazın tarandığında, çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlikleri ile mesleki kıdem arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmaların sınırlı
olduğu görülmüştür. Yapılan araştırmaların büyük çoğunluğunun sonuçlarına göre
psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlikleri mesleki
kıdemlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamaktadır (Holcomb-McCoy ve
Myers, 1999; Guzman, Calfa, Kerne ve McCarthy, 2013; Dodson, 2013; Lüleci,
2014). İlgili literatür taranırken sadece Robinson (1997) tarafından yapılan bir
araştırmada psikolojik danışmanların yaşları ile çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algıları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya konmuştur.
Mesleki kıdemin, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algılarını anlamlı düzeyde yordamaması ya da farklılaştırmamasının
nedeni psikolojik danışmanların atandıktan sonra kişisel gelişimlerine katkıda
bulunacak etkinliklere, eğitimlere, projelere gibi faaliyet alanlarına yeteri kadar
86
katılmamalarından kaynaklı olabilir. Bunun yanı sıra, ülkemizde psikolojik
danışmanlar için süpervizyon alma ile ilgili bir zorunluluğun bulunmaması ve
süpervizyon alma ile ilgili bazı zorlayıcı koşullardan dolayı alanda çalışan
psikolojik danışmanların neredeyse tamamı bu hizmetten yararlanmamaktadır.
Yapılan araştırmalar farklı kültürel altyapılardan gelen danışanlar için
süpervizyon hizmeti alan psikolojik danışmanların almayanlara göre çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algılarının anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğunu
göstermektedir. Bu nedenlerden dolayı; psikolojik danışmanların çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlik algıları, meslekte geçirdikleri yılların sayısıyla değil, o
yılları nasıl geçirdikleri ile ilişkili olduğu söylenebilir.
5.6. Psikolojik Danışmanların Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlik
Algıları İle Etnikmerkezcilik Düzeyleri Arasındaki İlişkinin Yorumlanması
Araştırmada, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma
yeterlik algıları ile etnikmerkezcilik düzeyleri arasında bir ilişkinin olup olmadığı
incelenmiştir.
Araştırmanın
bulgularına
göre;
psikolojik
danışmanların
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları ile etnikmerkezcilik düzeyleri
arasında orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Buna
göre psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları
arttıkça etnikmerkezcilik düzeylerinin azaldığı ya da psikolojik danışmanların
etnikmerkezcilik düzeyleri azaldıkça çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarının olumlu olarak arttığı söylenebilir. Aynı zamanda etnikmerkezcilik
değişkeni, psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarını anlamlı düzeyde en fazla yordayan değişkendir.
Alanyazın
tarandığında,
çokkültürlü
psikolojik
danışma
alanında
etnikmerkezcilik ile ilgili bir çalışmaya rastlanılamamıştır. Etnisiteyle ilgili
çalışmalar daha çok etnik kimlik gelişimi ile ilgili araştırmalardır. Bu
araştırmaların sonuçlarına göre olumlu ırksal/etnik kimlik gelişimi ile çokkültürlü
psikolojik danışma yeterlikleri arasında anlamlı bir ilişki vardır (Ottavi, PopeDavis ve Dings, 1994; Neville ve diğerleri, 1996; Vinson ve Neimeyer, 2003;
Constantine, Warren ve Miville, 2005; Middleton ve diğerleri, 2011).
Atkinson, Morten ve Sue (1983) tarafından geliştirilen beş aşamalı
87
“Azınlık Kimlik Gelişimi Modeli”ne göre kişilerin etnik ya da ırksal kimlik
gelişimleri kendilerinden farklı gruplara yönelik davranışlarını, düşüncelerini ve
tutumlarını etkilemektedir. Bu aşamalar şu şekildedir: İlk aşama ‘Uyum
(conformity)’ aşamasıdır. Bu aşamada kişi kendi etnik kimliğini kabul etmeyip
çoğunluğun kültürünü benimser. Kendi grubunu küçümser ve farklı gruplara
mensup bireylere yönelik ayrımcı bir tavrı vardır. Kendini mesup olarak algıladığı
baskın gruptan ise memnuniyet duyar. İkinci aşama ‘uyumsuzluk (Dissonance)’
aşaması olup, kişi bu aşamada baskın toplumun azınlık gruba yönelik mesajlarını
öğrenmeye başlar ve bu mesajların doğru olmayabileceğini farkeder. Bu aşamada
kişinin hangi kültüre ait olduğu ya da neye inanması gerektiği noktasında kafası
karışıktır. Kendi benliğine ilişkin küçümseme ile takdir etme arasında bir çatışma
yaşar. Bu aşamada kişi hala kendini baskın gruba ait hisseder ve gruba ilişkin
memnuniyet ile grubu küçümseme arasında çatışma yaşar. Üçüncü aşama ise
‘Direnç ve Uyanma (Resistance and İmmersion)’ aşamasıdır. Bu aşamada kişi
daha önce baskın gruptan gelen mesajları bir kenara bırakıp kendi etnik kökenine
yönelik bilgi edinme sürecine girer ve kendi azınlık kimliğinden memnuniyet
duymaya başlar. Baskın gruba yönelik ise küçümseyicidir. Böylelikle kişide diğer
azınlıklara duyulan empati ile kültür merkezli duygular arasındaki çatışma
yaşanmaya başlanır. Dördüncü aşama ‘İçe Bakış (İntrospection)’ aşamasıdır. Bu
aşama da kişi kültürler tarafından kendine dayatılanlardan bir ahlak sistemi
geliştirmeye başlar. Ancak kişi bu aşamada etnikmerkezci bir tutuma sahiptir ve
baskın grubu küçümsemesinden dolayı kaygı yaşamaya başlar. Beşinci ve son
aşama ise ‘İfade Etme ve Farkındalık (Synergistic Articulation and Awereness)’
aşamasıdır. Bu aşamada kişi kendini kabul eder ve kendisine dayatılan herşeyi
sorgular, olduğu gibi kabullenmez. Bu aşamanın sonunda kişi olumlu bir etnik
köken kimliği edinir (Bowman ve Sharon, 1993). Görüldüğü üzere kişinin etnik
kimlik gelişimi etnikmerkezcilik düzeyini de etkilemektedir. Kişi üçüncü
aşamadan sonra kendi kimliğine dair memnuniyet duymaya başlasa da
etnikmerkezcilik düzeyi ve diğer kimliklere yönelik olumsuz tutumu devam
etmektedir.
Yetişkinlerin bilişsel gelişimlerini inceleyen Perry (1970, 1981; akt.
Schommer ve Hutler, 2002) bireylerin doğru-yanlış (ak-kara) gibi daha basit
düşünüş tarzından nasıl daha kapsayıcı, çeşitliliği hesaba katan bir karmaşıklığa
doğru düşünmeye yol aldıklarını incelemiştir. Araştırmacı epistemolojik içerikli
88
sorulara verilen cevaplara göre yetişkin bireylerde zihinsel gelişim bağlamında
dört aşama olduğunu tespit etmiştir. Bu aşamalar şu şekildedir:
1. Temel İkilemcilik (Dualism): Bu aşamada bilgi mutlak kabul edilir.
Birey her şeyi siyah ve beyaz olarak değerlendirir. Bir şey ya doğrudur ya da
yanlıştır anlayışı hâkimdir. Mutlak doğru ise ancak otoritelerce bilinebilir.
Bilginin kaynağı otoritedir ve ondan sapmak yanlıştır. Bu pozisyonla
bağdaşmayan öğeler yaşamak ve gözlemlemek kişiyi bu pozisyondayken değişim
ve ilerleme kat etmesine ve bir sonraki aşamaya geçişinde temel kaynak teşkil
eder. Başka bir ifade ile, kişi her şeyi mutlak algılayışına uymayan yaşantılar
biriktirir. Örneğin, daha önce Arap insanlara karşı önyargısı olmuşken, sınıfında
bulunan Lübnanlı bir öğrenciyi tanımak suretiyle bu algılayışının eksikliğinin
farkında olur. Böylelikle öğrenci eski şemalarını sorgular duruma gelir ve ak ile
kara arasında başka renkler olduğunun farkına varmakla bir sonraki aşamaya
geçer.
2. Çoğulculuk (Multiplicity): Kişi, bu aşamada bilgi açısından, herkesin
kendisine göre mutlak doğrular kabul ettiğini fark eder. Ancak henüz her bir bakış
açısını yeteri kadar değerlendirecek durumda değildir.
3. Görelilik (Relativism): Bilgi açısından, doğruların farklılık taşıdığının
değerlendirildiği bu aşamada, ileri sürülen fikirlerden hangisinin daha doğru
olduğuna yönelik kıyaslamalar yapılır. Birey, bu fikirlerden her birinin yere ve
duruma göre doğruluk değeri taşıyabileceğini fark eder. Diğer bir ifade ile, insan
bilgisi bağlamsaldır, yani durum ve koşullara göre değişir. Bilginin doğruluk ve
ya yanlışlığı söz konusu değildir. Bu aşamada artık birey kendi düşünce ve değer
yargılarına dışardan objektif bir bakışla inceleyecek bir durumdadır.
4. Görelilikte Kalıcılık (Commitment to Relativism): Bilgi açısından, bazı
fikirlerin doğruluk değerinin diğerlerine göre belirli yönleriyle daha üstün
nitelikler taşıyabileceğinin fark edildiği aşamadır. Birey bilgide doğruluktan çok
niteliksel üstünlüğü dikkate alır. Kişi bir fikri ele alırken iddiaları ve kendilerini
destekleyen kanıtları ve diğer koşulları dikkatlice ele alarak değerlendirir. Bu
aşamadaki kişi hayatına dair geliştirdiği amaçlar doğrultusunda bu çoğulcu
dünyada kendince seçimler yaptığının farkındadır. Aynı zamanda bu seçimlerin
başkalarınınkilere kıyasla daha iyi ya da kötü olmaktansa sadece kendisine uygun
olup olmadığını dikkate alır.
Bu modele göre yetişkin birey zihinsel işleyiş açısından bu dört kategori
89
üzerinden algısal ve akılsal veriler üreterek olup biteni anlamlandırmaya çalışır.
Fakat her yetişkin bireyden en üst düzeydeki zihinsel gelişimi beklemek her
zaman mümkün değildir. Bu durumda bireylerin farklı anlayış ve algılamalara
sahip olmalarını da doğal karşılamak gerekir. Bireyin zihinsel biçimlenmesinin bu
kategorilere göre dünyayı anlamlandırma anlayışına doğal olarak içinde yetiştiği
çevre etki eder. Çevrenin bireye aktardığı anlayış ise içinde değer, tutum,
kalıpyargı ve önyargı taşır. Bu nedenle kişinin farklılıkları değerlendirirken kendi
doğrularının mutlak doğrular olmadığını farketmesi önemlidir. Aynı zamanda
kendi doğrularını merkeze alıp, farklılıklara yönelik değerlendirmelerin sorunlu
bir yaklaşım olduğunu ve ayrımcılık üretebileceğini anlaması önem taşımaktadır.
Psikolojik danışmanları da bu bağlam dışında ele alamayız. Farklı kültürel
gruplarla çalışmaları kaçınılmaz olan psikolojik danışmanların toplumun kendileri
üzerindeki etkisini, farklılıklara ilişkin tutum ve ön yargılarının farkında olmaları
oldukça
önemlidir.
Pedersen
(1995)
günümüz
psikolojik
danışma
uygulamalarında ayrımcılığın, psikolojik danışmanların kültürel hapsoluşlarından
kaynaklandığını belirtmektedir. Bu durumu da gizli ya da kasıtsız ırkçılık olarak
tanımlamaktadır. Kültüre bağlı (culture-bound) psikolojik danışmanların hem
kültürel çeşitlilik hakkında bilgileri yoktur hem de ırkçı uygulamalara en yatkın
kişilerdir. Bu nedenle psikolojik danışmanlar için çokkültürlü farkındalık, bilgi ve
beceri gerekliliğini vurgulamaktadır. Etnikmerkezcilik ile kültürel hapsoluş
anlamsal açıdan birbirine benzemektedir. Etnikmerkezcilik düzeyi yüksek olan
kişinin, tıpkı kültürel olarak hapsolmuş kişi gibi kültürel çeşitlilik hakkında bilgisi
yoktur. Hatta kültürel çeşitliliği bir zenginlik olarak değil, “tuhaf”, “anormal”, ya
da kendisi için bir “tehdit” olarak algılayabilir. Oysa Yaşar Kemal’in (2009) de
dediği gibi; “Dünyamız, ne büyük mutluluktur ki, on binlerce çiçekli bir kültür
bahçesidir. Her kültürün bir rengi, bir kokusu vardır. Dünyamızın bir çiçeğinin
koparılması, dünyamızdan bir rengin, bir kokunun yok olmasıdır.”
BÖLÜM VI
SONUÇ VE ÖNERİLER
Bu bölümünde, araştırmadan elde edilen bulgulara dayalı olarak
ulaşılabilecek genel sonuçlara yer verilmiş ve bu sonuçlara dayalı olarak
önerilerde bulunulmuştur.
6.1. Sonuçlar
Araştırmanın birinci alt amacına ilişkin ulaşılan sonuçlar incelendiğinde;
a) Araştırmaya katılan psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algılarının cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık
göstermediği,
b) Kürt psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarının Türk olanlardan anlamlı bir şekilde yüksek olduğu; ancak
kendini etnik köken açısından diğer olarak işaretleyenlerle anlamlı bir
farklılığın olmadığı; yine Türk psikolojik danışmanlarla kendini etnik
köken açısından diğer olarak işaretleyenlerin yeterlik algıları arasında
da anlamlı bir farklılığın olmadığı,
c) Dini inanç bakımından kendini Alevi olarak tanımlayan psikolojik
danışmanların, çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarının hem
kendilerini Sünni hem de diğer olarak tanımlayan psikolojik
danışmanlardan anlamlı bir şekilde yüksek olduğu; kendini Sünni
olarak tanımlayanlarla diğer olarak tanımlayanlar arasında ise anlamlı
bir farklılığın olmadığı,
d) Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarının öğrenim düzeylerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği,
e) Psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarının mesleki kıdemlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı
görülmüştür.
Araştırmanın ikinci alt amacına ilişkin bulgular incelendiğinde ise;
90
91
psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları ile
etnikmerkezcilik düzeyleri arasında orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki
olduğu görülmektedir. Yani psikolojik danışmanların etnikmerkezcilik düzeyleri
azaldıkça çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algıları artmaktadır.
Araştırmanın üçüncü ve son alt amacından elde edilen bulgulara
bakıldığında ise; etnikmerkezcilik, etnik kökenin dummy değişken olarak
kodlanan Kürt olma boyutu ve yine dummy değişken olarak kodlanan Alevi olma
(dini inanç) boyutlarının birlikte psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik
danışma yeterlik algılarını anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Söz konusu
değişkenlerin birlikte çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarındaki toplam
varyansın yaklaşık %24'ünü açıkladıkları tespit edilmiştir. Değişkenlerin
çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik algılarını yordamadaki göreli önem
sıralarına bakıldığında ise; en güçlü yordayıcının etnikmerkezcilik düzeyi olduğu
bulunmuştur. Etnikmerkezciliği, sırasıyla dummy değişken olarak kodlanan Alevi
olma boyutu ve etnik kökenin dummy değişken olarak kodlanan Kürt olma
boyutunun takip ettiği görülmüştür. Cinsiyetin, öğrenim düzeyinin ve mesleki
kıdemin ise psikolojik danışmanların çokkültürlü psikolojik danışma yeterlik
algılarını anlamlı düzeyde yordamadıkları tespit edilmiştir.
6.2. Öneriler
Araştırmada varılan sonuçlara dayalı olarak uygulamacılar, ve diğer
araştırmacılar için şu önerilerde bulunulabilir:
Araştırma bulgularına dayalı olarak alan araştırmacılara yönelik şu
önerilerde bulunulabilir:
1. Bu araştırmada psikolojik danışmanların yeterlik algıları incelendiği
için, psikolojik danışmanların farklı kültürel gruplara yönelik önyargı,
kalıpyargı, homofobi, yabancı düşmanlığı, ayrımcılık, cinsiyetçilik ve
ırkçılık gibi olumsuz tutumlarının olup olmadığı incelenememiştir. Bu
nedenle araştırmacıların bu konularla ilgili yapacakları nitel çalışmalar
alana önemli katkılar sağlayabilir.
2. Araştırmada kullanılan Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri
Ölçeğinin psikolojik danışmanların algılarını ölçmesi nedeniyle,
katılımcıların sosyal istenirlik kaygıları araştırmanın sonuçlarını
92
etkilemiş olabilir. Dolayısıyla psikolojik danışmanların yeterliklerini
ölçen bir ölçeğin geliştirilmesi, alana önemli bir katkı yapabilir.
3. İlgili alanyazında kadın psikolojik danışmanların yeterlik algılarının
erkeklerden anlamlı bir şekilde yüksek olduğunu ortaya koyan
araştırmalar bulunmaktadır. Bu araştırmada ise, erkekler ile kadınların
yeterlik algılarının farklılaşmadığı ortaya konmuştur. Bu nedenle farklı
çalışma grupları ile yeni araştırmalar yapılabilir.
4. Bu araştırmada, etnik kökenleri Türk ve Kürt olan psikolojik
danışmanların dışında, Türkiye’de yaşayan farklı etnik gruplardan
istatistiki analiz yapılacak yeterlikte veri toplanamaması nedeniyle, bu
gruplar “Diğer” olarak birleştirilmiştir. Benzer bir işlem, Sünnilik ve
Alevilik inançlarının dışında, farklı inanç gruplarına mensup psikolojik
danışmanlara ulaşılamaması nedeniyle dini inanç değişkenine de
uygulanmıştır. Bu nedenle araştırma, örneklem hatası daha az olacak,
daha büyük bir örneklem grubu ile tekrar edilebilir.
Araştırma bulgularına dayalı olarak psikolojik danışmanlara ve program
uygulayıcılarına yönelik şu önerilerde bulunulabilir:
1. Bu araştırmada elde edilen bulgulardan biri, etnikmerkezciliğin
çokkültürlü
psikolojik
danışma
yeterlik
algılarının
en
büyük
yordayıcısı olmasıdır. Bu bulgudan hareketle psikolojik danışmanların
etnik kimliklerine olan aidiyet düzeylerini sorgulamaları önemli
olabilir. Düşük düzeydeki bir etnikmerkezcilik, farklılıklara ve
değişime açık olmayı beraberinde getirebilir. Psikolojik danışmanlar
için temel prensiplerden olan “koşulsuz kabul” etmeyi de olumlu
yönde etkileyebilir. Çünkü diğer kültürlere etnikmerkezci bir şekilde
yaklaşmak danışanı koşulsuz kabul etmeyi engelleyebilir.
2. Araştırmanın bir diğer önemli bulgusuna göre; araştırma grubunun en
büyük iki grubu olan Sünnilerin ve Türklerin, en düşük yeterlik
algısına sahip oldukları görülmektedir. Bu iki grup psikolojik
danışmanların çoğunluğunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla Rehberlik ve
Psikolojik Danışmanlık program uygulayıcılarının bu iki grubun
yeterliklerini geliştirmelerine katkıda bulunmaları önemlidir. Bu
nedenle program uygulayıcıları, psikolojik danışman adaylarının
93
kendilerinin birer kültürel varlık olduklarını ve kültürün üzerlerindeki
etkisini farketmelerini sağlamak için çeşitli çalışmalar yapabilirler.
Öğrencilere farklı
bakış
açıları kazandırarak problem
çözme
becerilerine katkı sağlayacak; eleştirel düşünme ve işbirlikli çalışma
olanakları yaratacak; kendini özgürce ifade edebilecek ve empati
geliştirerek farklılıklara saygı duymayı sağlayacak; kalıp yargılar
oluşturma ve cinsiyetçilik, homofobi, etnikmerkezcilik, yabancı
düşmanlığı, ayrımcılık, nefret suçları ve ırkçılık gibi olumsuz tutumları
ortadan kaldırarak, bir arada yaşayabilmeyi sağlayacak çokkültürlü
eğitim uygulamalarına yer verebilirler ve bunun gerekliliğini YÖK gibi
ilgili kurumlara önerebilirler. Program uygulayıcıları, derslerde farklı
kültürel perspektifleri gösteren vaka analizleri, rol oynama, tartışma
soruları ve diğer sınıf aktivilerini kullanabilirler. Aynı zamanda
toplumdaki kültürel konuları ya da kültürel problemleri ele alan
filmleri izleme, derslere farklı kültürlerden kişileri davet ederek
kültürel temas sağlama gibi yöntemler de öğrencilere önemli katkılar
sağlayabilir.
94
KAYNAKÇA
Abe-Kim, J. ve Takeuchi, D. T. (1996). Cultural competence and quality of care:
Issues for mental health service delivery in managed care. Clinical
Psychology: Science and Practice, 3, 273-295.
Akın, A. (2010). İki Boyutlu Sosyal İstenirlik Ölçeğinin Geliştirilmesi ve
Psikometrik Özelliklerinin Araştırılması. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi.
30(3), 771-784
Aktay, Y. ve Kızılkaya, A. (2014). Hepimiz Ötekiyiz. 1. Baskı. İstanbul. Tezkire
Yayıncılık.
Allison, K., Echemedia, R., Crawford, I. ve Robinson, W. (1996). Predicting
cultural competence: Implications for practice and training. Professional
Psychology: Research and Practice, 27, 386-393.
American Counseling Association. (2005). American Counsseling Association
Code Of Ethics. Amerika, American Counseling Association.
American
School
Counselor
Association
(1988).
Poshion
statement:
Cross/multicultural counseling. Alexandria, VA: Author.
American School Counselor Association (1990). Role statement: The school
counselor. Alexandria, VA: Author.
APA (2002). Guidelines on multicultural education, training, research, practice,
and
organizational change for psychologists. American Psychological
Association.
Arredondo, P. (1999). Multicultural counseling competencies as tools to address
oppression and racism. Journal of Counseling and Development, 77, 102109.
Arredondo, P., Toporek, R., Brown, S., Sanchez, J., Locke, D. C., Sanchez, J., ve
Stadler, H. (1996). Operationalization of the multicultural counseling
competencies. Journal of Multicultural Counseling and Development 24
(1), 42-78.
Arseven, A.D., (2001). Alan araştırma yöntemi. 2. Baskı. Ankara. Gündüz Eğitim
ve Yayıncılık.
Atkins, S. L. (2004). A Qualitative Study into the Development of Multicultural
Awareness of White Counsellors. Doktora Tezi. McGill University,
Montreal.
95
Atkinson, D. R. ve Israel, T. (2003). The future of multicultural counseling
comptence. (D. B. Pope-Davis, H. L. K. Coleman, W. M. Liu ve R. L.
Toporek (Ed.), Handbook of multicultural competencies in counseling and
psychology (sy. 591-606). Thousand Oaks: Sage.
Atkinson, D. R. ve Juntunen, C. L. (1994). School counselors and school
psychologists as school-home-community liaisons in ethnically diverse
schools. Multicultural counseling in schools: A practical handbook. (P.
Pedersen ve J. C Carey (Ed.). Needham Heights, MA: Allyn and Bacon.
Arthur , N. ve Januszkowski, T. (2001). Multicultural competencies of Canadian
counsellors. Canadian Journal o f Counselling, 35(1), 36-48.
Axelson, J. A. (1994). Counseling and development in a multicultural society.
Monterey, CA: Brooks/Cole.
Aydın, B. (2014). Kültüre Duyarlı Psikolojik Danışma Eğitiminin Psikolojik
Danışman Adaylarının Kültürel Duyarlılık Düzeyleri Üzerindeki Etkisi.
Yayınlanmamış Doktora Tezi. Karadeniz Teknik Üniversitesi.
Balkin, R. S., Schlosser, L. Z. ve Levitt, D.H. (2009). Religious Identity and
Cultural
Diversity: Exploring the Relationships Between Religious
Identity, Sexism,
Honnophobia,
and
Multicultural
Competence.
Journal of Counseling & Development. 87, 420-427.
Barden, S. M. ve Greene, J. H. (2015). An Investigation of Multicultural
Counseling
Competence and Multicultural Counseling Self-Efficacy for
Counselors-in-Training. Int J Adv Counselling. 37:41–53
Bektaş, Y. (2006). Kültüre Duyarlı Psikolojik Danışma Yeterlikleri ve Psikolojik
Danışma Eğitimindeki Yeri. Ege Eğitim Dergisi. 1 (7): 43-59.
Belitsky, C. A., Toner, B. B., Ali, A., Yu, B., Osborne, S. L. ve deRooy, E.
(1996). Sex-role attitudes and clinical appraisal in psychiatry residents.
Canadian Journal of Psychiatry. 41, 503-508
Bemana, S. (2011). Religious orientation and mental health in Iranian people.
Australian Journal of Basic and Applied Sciences. 5(11), 1962-1966.
Bennett, M. J. (1993). Toward ethnorelativism: A developmental model of
intercultural sensitivity. R. M. Paige (Ed.), Education for the intercultural
experience. sy. 21-71. Yarmouth, ME: Intercultural Press.
Berkel, L., Constantine, M. ve Olson, E. (2007). Supervisor multicultural
competence: Addressing religious and spiritual issues with counseling
96
students in supervision. The Clinical Supervisor. 26(1/2).
Betz, N. E. (1989). Implications of the null environment hypothesis for women's
career development and for counseling psychology. The Counseling
Psychologist. 17, 136-144.
Bimrose, J. ve Bayne, R. (1995). A multicultural framework in counsellor
training:
A preliminary evaluation. British Journal of Guidance &
Counselling. 23(2).
Borodovsky, L. G. ve Ponterotto, J. G. (1994). A famUy-based approach to
multicultural career development. Multicultural counseling in schools: A
practical handbook. (P. Pedersen ve J. C. Carey (Ed.). Needham Heights,
MA: Allyn and Bacon.
Boysen, G. A. ve Vogel, D. L. (2008). The Relationship Between Level of
Training,
Implicit
Bias,
and
Multicultural
Competency
Among
Counselor Trainees. Training and Education in Professional Psychology.
2(2), 103–110.
Bowman ve Sharon L. (1993). Career İntervention Strategies For Minorities.
Development Quarterly. Cilt 42, Sayı 1.
Büyüköztürk, Ş. (2013). Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı.
(Genişletilmiş 18. Baskı). Pegem Akademi Yayıncılık, Ankara.
Büyüköztürk, Ş., Kılıç Çakmak, E., Akgün, Ö. E., Karadeniz, Ş. ve Demirel, F.,
(2014). Bilimsel Araştırma Yöntemleri (16. Basım). Pegem Akademi
Yayıncılık, Ankara.
Brown, U. M. (1995). Black/White interracial young adults: Quest for a racial
identity. American Journal of Orthopsychiatry. 65(1). 125-130.
Burnett, J. A., Hamel, D. ve Leong, L. L. (2004). Service learning in graduate
counselor education: Developing multicultural counseling competency.
Journal of Multicultural Counseling and Development, 32, 180-191.
Carter, R., Helms, J. ve Juby, H. (2004). The relationship between racism and
white racial identity for white Americans: A profile analysis. Journal of
Counseling
& Development. 32(1), 2–17.
Casas, J. M., Ponterotto, J. G. ve Gutierrez, J. M. (1986). An Ethical İndictment of
Counseling Research and Training: The Cros-Cultural Perspective. Journal
of Counseling and Development. 64, 347-349.
Chae, M., Foley, P.F. ve Chae, S.Y. (2006). Multicultural competence and
97
training:
An
ethical
responsibility.
Counseling
and
Clinical
Psychology Journal. 3(2), 71-80.
Chao, R. C.-L. (2005). Counselors’ multicultural competencies from gender and
ethnicity perspectives. (Doktora Tezi). University of Missouri-Columbia.
Chao, R. C. L. ve Nath, S. R. (2011). The Role of Ethnic Identity, Gender Roles,
and
Multicultural Training in College Counselors’ Multicultural
Counseling
Competence: A Mediation Model. Journal of College
Counseling.14, 50-64.
Cimbolic, P. T. (1973). Group effects on black clients’ perceptions of counselors.
Journal of College Student Personnel. 14, 296–302.
Clarke, V. ve Braun, V. (2012). Toplumsal cinsiyet. D. Fox, I. Prilleltensky ve S.
Austin (Ed.). Eleştirel Psikoloji. (sy. 306-329). İstanbul: Ayrıntı.
Collins, S. ve Arthur, N. (2005). Enhancing the therapeutic alliance in cultureinfused counselling. Culture-infussed counselling: Celebrating the
Canadian
mosaic. (N. Arthur ve S. Collins (Ed.), (sy. 103-150).
Calgary: Counselling Concepts.
Constantine, M. G. (2001). Multiculturally-focused counseling supervision: Its
relationship to trainees' multicultural counseling self-efficacy. The Clinical
Supervisor. 20, 87-98.
Constantine, M. G. (2002). Predictors of satisfaction with counseling: Racial and
ethnic minority clients’ attitudes toward counseling and ratings of their
therapists’ general and multicultural competence. Journal o f Counseling
Psychology. 49(2), 255-263.
Constantine, M. G. ve Ladany, N. (2000). Self-report multicultural competence
scales and their relation to social desirability and multicultural case
conceptualisation. Journal of Counseling Psychology. 47, 155-164.
Constantine, M. G., Warren, A. ve Miville, M. (2005). White racial identity
dyadic interactions
in
supervision:
Implications
for
supervisees'
multicultural counseling competence. Journal of Counseling Psychology,
52, 490-496.
Constantine M. G. ve Yeh, C. J. (2001). Multicultural training self-construals, and
multicultural competence of school counselors. Professional School
Counseling. 4, 202-207.
Cook, D. A. ve Hehns, J. E. (1988). Visible racial/etimic group supervisees'
98
satisfaction with cross-cultural supervision as predicted by relationship
characteristics. Journal of Counselmg Psychology. 35. 268-274,
Corey, G. (2008). Psikolojik Danışma Kuram ve Uygulamaları (T. Ergene,
Çeviren). Ankara: Mentis Yayıncılık.
Cross, W. (1995). The Thomas and Cross models of psychological nigrescence: A
literature review. Journal of Black Psychology. 4. 13-31.
Creswell, J. W. (2008). Research Design: Qualitative, Quantitative, and Mixed
Approaches. (s: 208-228). Thousand Oaks, CA: Sage Publication.
Curtis, R. ve Davis, K. (1999). Spirituality and multimodal therapy: A practical
approach to incorporating spirituality in counseling. Counseling and
Values, 43(3), 199- 209.
Çayır, K. (2012). Gruplararası İlişkiler Bağlamında Ayrımcılık. K. Çayır ve M. A.
Ceyhan (Derleyenler). Ayrımcılık Çok Boyutlu Yaklaşımlar. Sy. 5-16.
İstanbul. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
Çokluk, Ö., Şekercioğlu, G. ve Büyüköztürk, Ş. (2012). Sosyal Bilimler İçin Çok
Değişkenli İstatistik SPSS ve LISREL Uygulamaları. (2. Baskı). Ankara:
Pegem Akademi.
D’Andrea, M., Daniels, J. ve Heck, R. (1991). Evaluating the impact of
multicultural
competency
training.
Journal
of
Counseling
and
Development. 70, 143-150.
Daniluk, J.C., Stein, M. ve Bockus, D. (1995). The ethics of inclusion: Gender as
a critical component of counselor training. Counselor Education and
Supervision, 34, 294-307.
Danzinger, P. R. ve Welfel, E. R. (2000). Age, gender and health bias in
counselors:
An
empirical
analysis.
Journal
of
Mental
Health
Counseling. 22, 135-149.
Das, A. K. (1995). Rethinking Muiticultural Counseling: implications for
Counselor Education. Journal of Counseling & Development. 74, 45-74
Dauphinais, P., LaFromboise, T. ve Rowe, W. (1980). Perceived problems and
sources of help for American Indian students. Counselor Education and
Supervision. 20. 37-44.
Davis, D. N. (2014). Complexity overlooked: Enhancing cultural competency in
the
white lesbian counseling trainee through education and supervision.
Journal of Lesbian Studies, 18 (2), 192-201.
99
Diaz-Lazaro, C. M. ve Cohen, B. B. (2001). Cross-cultural contact in counseling
training. Journal of Multicultural Counseling and Development. 29(1), 4157.
Dodson, F. K. (2013). Exploring the Multicultural Competence of School
Counselors. The Journal for Counselor Preparation and Supervision. 5(2)
Duriez, B. ve Hutsebaut, D. (2000). The relation between religion and racism: The
role of post-critical
beliefs. Mental Health, Religion and Culture. 3, 85-
101.
Embrey, S.L.( 2011). Skill versus will: an ınvestigation of a relationship between
motivation to read, oral reading fluency, and demographics for third-grade
elementary
students.
Unpublished
Doctoral
Dissertation.
Walden
University.
Enns, C. Z., McNeilly, C. L., Corkery, J. M. ve Gilbert, M.S. (1995). The debate
about delayed memories of child sexual abuse: A feminist perspective. The
Counseling Psychologist. 23, 181-279.
Erdur-Baker, Ö. (2007). Psikolojik danışma ve kültürel faktörler. Türk Psikolojik
Danışma ve Rehberlik Dergisi, 3(27), 109-122.
Flaskerud, J. H. (1991). Effects of Asian client-therapist language, ethnicity and
gender match on utilization and outcome of therapy. Community Mental
Health Journal. 27, 31–42.
Fong, M. L. ve Borders, L. D. (1985). Effect of sex role orientation and gender on
counseling skills training. Journal of Counseling Psychology. 32, 104–110.
Fukuyama, M. A. (1990). Taking a universal appraoch to multicultural
counseling.
Counselor Education and Supervision. 30. 6-17.
Furnham, A., Meader, N. ve McClelland, A. (1998). Factors affecting nonmedical
participants' allocation of scarce medical resources. Journal of Social
Behavior & Personality. 13(4), 735-746.
Garcea, E. A. A. (2005). Culture as a starting point and framework for guidance
and counseling – Basic concepts and perspectives. M. Launikari ve S.
Puukari (Ed.). Multicultural Guidance and Counselling. (sy. 55-73).
Finland: CIMO.
Gibbs, J. T. (1975). Use of mental health services by Black students at a
predominately White university: A three-year study. American Journal of
Orthopsychiatry, 45, 430–445.
100
Good, B. J. (2012). Kültürlerarası Araştırmaların Psikoterapi Uygulamaları
Açısından Önemi. K. Sayar (Ed.). Kültür ve Ruh Sağlığı. (sy. 33-55).
İstanbul: Metis
Graham, S., Furr, S., Flowers, C. ve Burke, M. (2001). Religion and spirituality in
coping with stress. Counseling and Values. 46(1), 2.
Grothaus, T. J. P. (2004). An exploration of the relationship between school
counselors’ moral development, multicultural counseling competence, and
their participation in clinical supervision (Doktora Tezi). ProQuest
Dissertation and Theses database.
Guzman, M. R., Calfa, N. A., Kerne, V. V. H., McCarthy, C. (2013). Examination
of Multicultural Counseling Competencies in School Counselors. Journal
of
School Counseling. 11(7), 1-27.
Hage, S., Hopson, A., Siegel, M., Payton, G. ve DeFanti, E. (2006). Multicultural
training in spirituality: An interdisciplinary review. Counseling and
Values, 50(3), 217- 234.
Harley, D. A., Jolivette, K., McCormick, K. ve Tice, K. (2002). Race, class, and
gender: A constellation of positionalities with implications for counseling.
The Journal of Multicultural Counseling and Development. 30, 216- 238.
Hays, D., Chang, C. ve Dean, J. (2004). White counselors’ conceptualization of
privilege and oppression: Implications for counselor training. Counselor
Education & Supervision. 43(4), 242–257.
Heffernon, A. ve Bruehl, D. (1971). Some effects of race of inexperienced lay
counselors on Black junior high school students. Journal of School
Psychology. 9, 35–37.
Helms, J. E. (1995). An update of Helms’s White and people of color racial
identity models. In J. Ponterotto, M. Casas, L. Suzuki, ve C. Alexander
(Ed.), Handbook
of
multicultural
counseling
(sy:
181–198).
Thousand Oaks, CA: Sage.
Henderson Metzger, L. L., Nadkarni, L. I. ve Erickson Cornish, J. A. (2010). An
Overview Of Multicultural Counseling Competencies. Handbook of
Multicultural Counseling Competencies (sy: 1-21). Canada: e-book.
Heppner, P., Wampold, B. ve Kivlighan, D. (2008). Psikolojik Danışmada
Araştırma Yöntemleri (D. M. Siyez, Çeviri Editörü). Ankara: Mentis
Yayıncılık.
101
Holcomb-McCoy, C. C. (2005). Investigating school counselors’ perceived
multicultural competence. Professional School Counseling. 8, 414-423.
Ivers, N. N. (2012). The Effect of Ethnicity on Multicultural Competence. Journal
Of Professional Counseling: Practice, Theory, And Research. 39(2), sy 4052.
Jackson, M. L. (1995). Counsehng youtii of Arab ancestty. Joumal of Educational
Diversity and Innovation. 2. 19-25.
Jandt, Fred E. (1995). Intercultural Communication: An Introduction. California:
Sage Publications.
Kabacoff, R. I., Marwit, S. J. ve Orlofsky, J. L. (1985). Correlates of sex role
stereotyping among mental health professionals. Professional Psychology:
Research and Practice, 16, 98–105.
Kağıtçıbaşı, Ç. (1985). İnsan ve İnsanlar, Sosyal Psikolojiye Giriş. İstanbul: Beta
Basım Yayım Dağıtım.
Kağnıcı, D. Y. (2011). Psikolojik danışman adaylarının çokkültürlü farkındalık ve
bilgi kazanımında yaşantısal öğretimin katkısı. 11. Ulusal Psikolojik
Danışma ve Rehberlik Kongresinde sunuldu. İzmir.
Kağnıcı, Y. (2013). Çok Kültürlü Psikolojik Danışma Eğitiminin Rehberlik ve
Psikolojik Danışmanlık Lisans Programlarına Yerleştirilmesi. Türk
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. 5 (40), 222-231.
Kağnıcı, Y. (2014). Reflections of a Multicultural Counseling Course: A
Qualitative
Study
with
Counseling
Students
and
Counselors.
Educational Sciences: Theory & Practice. 14(1), 53-62.
Kaptan, S. (1998). Bilimsel araştırma yöntemleri ve istatistik yöntemleri. Ankara.
Bilim Yayınları.
Karaduman, Sibel. (2010). Modernizm’den Potmodernizm’e Kimliğin Yapısal
Dönüşümü. Journal of Yaşar University, 17 (5), ss. 2886-2899.
Karaırmak, Ö. (2008). Çok Kültürlülük, Kültürel Duyarlılık ve Psikolojik
Danışma. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. 3 (29), 115129.
Karasar, N. (2012). Bilimsel Araştırma Yöntemi. (23. Baskı). Ankara: Nobel
Yayın Dağıtım.
Kartarı, A. (2003). Farklılıklarla Yaşamak: Kültürlerarası İletişim. 2. bs. Ankara:
Ürün Yayınları.
102
Kassan, A. (2009). Multicultural Counselling Competencies with Adolescents: A
Qualitative Examination of Client Experiences. (Doktora Tezi). McGill
University, Montreal.
Katz, J. (1985). The sociopolitical nature of counseling. The Counseling
Psychologist. 13. 615-624.
Kelly, E. W., J. (1994). The role of religion and spirituality in counselor
education:
A national survey. Counselor Education and Supervision.
33, 227-237.
Kemal, Y. (2009). Binbir Çiçekli Bahçe. 1. Baskı. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
Kleinman, A. (1988). Rethinking Psychiatry. New York: Free Press.
Koç, Z. (2003). Kültüre duyarlı psikolojik danışma yaklaşımı: Kuramsal bir
açıklama. Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi Dergisi,
11, 1-17.
Kymlicka, W. (1998). Çokkültürlü Yurttaşlık. (çev. A.Yılmaz). İstanbul: Ayrıntı
Yayınları.
Ladany, N., Inman, A. G., Constantine, M. G. ve Hofheiz, E. W. (1997).
Supervisee
multicultural case conceptualization ability and self-
reported
multicultural competence as function of supervisee racial
identity and
supervision hours.
Journal
of
Counseling
and
Psychology. 44, 284-293.
LaFromboise, T. D., Coleman. H. L. K. ve Hernandez, A. (1991). Development
and
factor structure of the Cross-Cultural Counseling Inventory-
Revised. Professional Psychology: Research and Practice. 22, 380388.
Laythe, B., Finkel, D. G., Bringle, R. G. ve Kirkpatrick, L. A. (2002). Religious
fundamentalism as a predictor of prejudice: A twocomponent model.
Journal for the Scientific Study of Religion, 41, 623-635.
Lee, C. C. (1995). Multicultural literacy: Imperatives for culturally responsive
school counsehng. C. C. Lee (Ed.), Counselmg for Diversty: A Guide for
School Counselors and Related Professionals (sy. 191-198). Needham
Heights, MA: AUyn and Bacon.
Lee, C. C. (1995). School counseling and cultural diversity: A framework for
effective practice. C. C. Lee (Ed.), Counseling for Diversty: A Guide for
School Counselors and Related Professionals (sy. 3-14). Needham
103
Heights,
MA: Allyn and Bacon.
Lewis, A. N. (2006). Three-factor model of multicultural counseling for
consumers
with disabilities. Journal of Vocational Rehabilitation.
24(3), 151-159.
Liu, W. M., Sheu, H. B. ve Williams, K. (2004). Multicultural counseling
competency in research: Examining the relationship among multicultural
competencies, research raining and self-efficacy, and the multicultural
environment. Cultural Diversity and Ethnic Minority Psychology. 10(4),
324-339.
Lüleci, S. (2014). Psikolojik danışmanlar için çokkültürlü tutum ölçeğinin
geliştirilmesi ve uygulanması. Yüksek Lisans Tezi. Uludağ Üniversitesi.
MacDougall, C. (2002). Rogers’s person-centered approach: Consideration for
use in multicultural counseling. Journal of humanistic Psychology. 43(2),
48-65.
Marsella, A. J. (1985). Culture, self, and mental disorder. A. J. Marsella, G.
DeVos,
ve F. L. K. Hsu (Ed.), Culture. sy. 281-307. New York:
Tavistock.
McRae, M. B. ve Johnson, S. D. (1991). Toward training for competence in
multicultural
counselor
education.
Journal
of
Counseling
and
Development. 70, 131-135.
Middleton, R. A., Ergüner-Tekinalp, B., Williams, N. F., Stadler, H. A. ve Dow,
J. E. (2011). Racial Identity Development and Multicultural Counseling
Competencies of White Mental Health Practitioners. International Journal
of Psychology and Psychological Therapy. 11(2), 201-218
Middleton, R. A., Stadler, H. A., Simpson, C., Guo, Y. J., Brown, M. J., Crow, G.,
Schuck, K., Alemu, Y. ve Lazarte, A. A. (2005). Mental Health
Practitioners: The Relationship Between White Racial Identity Attitudes
and Self-Reported
Multicultural Counseling Competencies. Journel Of
Counseling and Development. Vol. 83, 444-456.
Miller, W. ve Thoresen, C. (2003). Spirituality, religion, and health. American
Psychologist. 58(1), 24-35.
Mindrup, R. M., Spray, B. J. ve Lamberghini-West, A. (2011). White Privilege
and
Multicultural Counseling Competence: The Influence of Field of
Study, Sex,
and Racial/Ethnic Exposure. Journal of Ethnic & Cultural
104
Diversity in Social
Work. 20, 20–38,
Mollen, D., Ridley, C. R. ve Hill, C. L. (2003). Models of multicultural
counseling
competence: A critical evaluation. D. B. Pope-Davis, H. L.
K. Coleman, W.
M. Liu ve R. L. Toporek (Ed.), Handbook of
multicultural competencies in counseling and psychology. Sy. 21-37.
Thousand
Oaks: Sage.
Myers, J. E. ve Willard, K. (2003). Integrating spirituality into counselor
preparation: A developmental wellness approach. Counseling and Values,
47, 142-155.
Neuliep, James W. , James C. McCroskey. 1997. The Development of a U.S. and
Generalized
Ethnocentrism Scale. Communication Research Reports. c.
14. s. 4: 385-398.
Neville, H. A., Heppner, M. J., Louie, M. J., Thompson, C. E., Brooks, I. ve
Baker, C. E. (1996). The impact of multicultural training on White racial
identity attitudes and therapy competencies. Professional Psychology:
Research and Practice. 27, 83-89.
Ottavi, T. M., Pope-Davis, D. B. ve Dings, J. G. (1994). Relationship between
white racial identity attitudes and self-reported multicultural counseling
competencies. Journal of Counseling Psychology. 41(2). 149-154.
Özer, Ö. (2014). Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeğinin
Geliştirilmesi (Yüksek Lisans Tezi).
Parekh, B. (2002). Çok Kültürlülüğü Yeniden Düşünmek. (B. Tanrıseven, Çev.).
Ankara: Phoenix Yayınevi.
Parker, W. M., Valley, M. M. ve Geary, C. A. (1986). Acquiring cultural
knowledge
for counselors in trahiing: A multifaceted approach.
Counselor Education &
Supervision. 26(1). 61-71.
Pedersen, P. B. (1978). Four dimensions of cross-cultural skill in counselor
training. Personnel and Guidance Journal, 56(8), 480-484.
Pedersen, P. B. (1991). Muhiculturalism as a generic approach to counseling.
Journalof Counseling & Development. 70(1), 6-12.
Peek, C. W., Lowe, G. D. ve Williams, L. S. (1991). Gender and God's word:
Another look at religious fundamentalism and Sexism. Social Forces, 69,
1205-1221.
Plante, T. (2007). Integrating spirituality and psychotherapy: Ethical issues and
105
principles to consider. Journal of Clinical Psychology. 63(9), 891-902.
Pomales, J., Claiborn, C. D. ve LaFromboise, T. D. (1986). Effects of Black
students' racial identity on perceptions of White counselors varying in
cultural sensitivity. Journal of Counseling Psychology. 33(1). 57-61.
Ponterotto, J. G. (1988). Racial consciousness development among White
counselor
trainees:
A
stage
model.
Journal
Counseling
and Development. 16(4). 146-156,
of
Multicultural
Ponterotto, J. G. (2008). Theoretical and emprical advances in multicultural
counseling and psychology. S. D. Brown ve R. W. Lent (Ed). Handbook of
counseling psychology (4. baskı, sy.121-140). New Jersey: John Wiley &
Sons, Inc.
Ponterotto, J. G. ve Casas, J. M. (1987). In research of multicultural competence
within counselor education programs. Journal of Counseling and
Development. 65. 430-434.
Pope‐Davis, D. B. ve Ottavi, T. M. (1994). Examining the association between
self‐reported multicultural counseling competencies and demographic
variables among counselors. Journal of Counseling and Development,
72(6), 651-654.
Pope-Davis, D. B., Reynolds, A. L., Dings J. G. ve Nielson, D. (1995). Examining
multicultural counseling competencies of graduate students in psychology.
Professional Psychology: Research & Practice. 26(3). 322-329.
Pope-Davis, D. B., Reynolds, A. L., Dings J. G. ve Ottavi, T. M. (1994).
Multicultural competencies of doctoral interns at universlly counseling
centers: An exploratory investigation. Professional Psychology: Research
& Practice. 25(4). 466-470.
Powell, L.E. (2008). The relationship between reading comprehension and oral
reading fluency in third grade students. Doctoral Dissertation. Southern
Carolina State University.
Proctor, E. K. ve Rosen, A. (1981). Expectations and preferences for counselor
race and their relation to intermediate treatment outcomes. Journal of
Counseling Psychology. 28, 40–46.
Reid, P. T. (2002). Multicultural psychology: Bringing together gender and
ethnicity. Cultural Diversity and Ethnic Minority Psychology, 8, 103–114.
Richardson, T. Q. ve Molinaro, K. L. (1996). White counselor self-awareness: A
106
prerequisite for developing multicultural competence. Journal of
Counseling
and Development. 74, 238-242.
Ridley, C. R., Mendoza, D. W. ve Kanitz, B. E. (1994). Multicultural training:
Reexamination, operationalization, and integration. The Counseling
Psychologist, 22, 227-298.
Robertson, J. ve Fitzgerald, L.F. (1990). The (mis)treatment of men: Effects of
client gender role and life style on diagnosis and attribution of pathology.
Journal of Counseling Psychology. 37, 3-9.
Robinson, G. B. (1997). The Relationship Among School Counselors’ Selfperceptions Of Multicultural Counseling Competencies And Ethnic
Identity Development. Doktora Tezi. Texas Tech University.
Robinson, B. ve Bradley, L.J. (1997). Multicultural training for undergraduates:
Developing
knowledge
and
awareness.
Counseling
and Development. 25, 281-289.
Journal
of
Multicultural
Roysircar, G., Hubbell, R. ve Gard, G. (2003). Multicultural research on
counselor
and
competencies in
client
variables.
counseling
H. L. K. Coleman, W.
Handbook
o
f
multicultural
and psychology (D. B. Pope-Davis,
M. Liu ve R. L. Toporek (Ed.). sy. 247-266.
Thousand Oaks: Sage.
Ruelas, S. (2003). Objectively measured multicultural counseling competencies.
D. B. Pope-Davis, H. L. K. Coleman, W. M. Liu ve R. L. Toporek
(Ed), Handbook of multicultural competencies in counseling and
psychology. Sy. 283-300. Thousand Oaks: Sage.
Sabnani, H. B., Ponterotto, J. G. ve Borodovsky, L. G. (1991). White racial
identity development and cross-cultural training. The Counseling
Psychologist. 19, 76-102.
Salzman, M. (2000). Promoting multicultural competence: A cross-cultural
mentorship project. Journal of Multicultural Counseling and Development.
28(2), 119-124.
Sinclair, S. L. ve Monk, G. (2005). Discursive empathy: A new foundation for
therapeutic practice. British Journal of Guidance and Counselling. 33(3),
333-349.
Smart, J. F. ve Smart, D. W. (1992). Cultural issues in the rehabilitation of
Hispanics. Journal of Rehabilitation. 58, 29–37.
107
Smith, T. B., Constantine, M. G., Dunn, T. W., Dinehart, J. M. ve Montoya, J. A.
(2006). Multicultural education in the mental health professions: A metaanalytic review. Journal of Counseling Psychology, 53, 132–145
Sodowsky, G. R., Kuo-Jackson, P. Y. ve Loya, G. J. (1997). Outcome of training
in the philosophy of assessment: Multicultural counseling competencies.
D.
B. Pope-Davis ve H. L. K. Coleman (Ed.). Muhicultural
Counseling
Competencies: Assessment. Education and Training, and
Supervision. Thousand Oaks, CA: Sage Publications.
Sodowsky, G. R., Kuo-Jackson, P. Y., Richardson, M. F. ve Corey, A. T. (1998).
Correlates
of
self-reported
multicultural
competencies:
Therapist
multicultural social desirability, race, social inadequacy, and locus of
control,
racial
ideology,
and
multicultural
training.
Journal
of
Counseling Psychology, 45, 256-264.
Sodowsky, G. R., Taffe, R. C., Gutkin, T. B. ve Wise, S. L. (1994). Development
of the Multicultural Counseling Inventory: A self-report measure of
multicultural competencies. Journal of Counseling Psychology. 41, 137148.
Spanierman, L. B., Poteat, V. P., Wang, Y-F. ve Oh, E. (2008). Psychosocial costs
of racism to white counselors: Predicting various dimensions of
multicultural counseling competence. Journal of Counseling Psychology,
55, 75-88.
Sue, S. (1999). Science, ethnicity, and bias: Where have we gone wrong?
American
Psychologist, 54, 1070-1077.
Sue, D. (2006). Multicultural social work practice. Somerset, NJ: Wiley & Sons
Sue, D. W. (1989). Racial/cultural identity development among Asian-Americans:
Counseling/therapy implications. AAPA Journal. 13(1). 80-86.
Sue, D. W. (2001). Multidimensional facets of cultural competence. The
Counseling
Psychologist. 2 (6), 790-821.
Sue, D. W., Arredondo, P., ve McDavis, R. J. (1992). Multicultrual counseling
competencies and standards: A call to the profession. Journal of
Counseling and Development, 70, 477-486.
Sue, D. W., Ivey, A. E. ve Pedersen, P. B. (1996). A theory of multicultural
counseling and therapy. Pacific Grove: Brooks/Cole.
Sue, D. W., ve Sue, S. (1971). Counseling Chinese-Americans. Personnel and
108
Guidance Journal, 50 (8), 637-644.
Sue, D. W., ve Sue, D. (1977). Barriers to effective cross-cultural counseling.
Journal of Counseling Psychology, 24 (5), 420-429.
Sue, D. W. ve Sue, D. (1990). Counseling the Culturally Different: Theory and
Practice (2. baskı). New York: John Wiley & Son.
Sue, D. W., Bernier, J,, Durran, A., Feinberg, L., Pedersen, P., Smith, E., ve
Vasquez-Nuttal, E. (1982). Position paper: Cross-cultural counseling
competencies. The Counseling Psychologist, 70, 45-52.
Sue, D. W., ve Torino, G. C. (2005). Racial-cultural competence: Awareness,
knowledge, and skills. In Carter, R. T. (Ed.), Handbook of racial- cultural
psychology and counseling: Training and practice, (Second edition).
John Wiley and Sons.
Sue, S., Fujino, D. C., Hu, L., Takeuchi, D. T. ve Zane, N. W. S. (1991).
Community
mental health services for ethnic minority groups: A test of
the cultural
responsiveness hypothesis. Journal of Consulting and
Clinical Psychology. 59, 533–540.
Şen, E. (2014). Etnik Gruplarda Sosyal Kimlik ve Algılanan Ayrımcılık: Türk ve
Kürt Etnik Grupları Üzerine Bir Çalışma. Yüksek Lisans Tezi. Ankara
Üniversitesi.
Tabachnick, B. G. ve Fidell L. S. (2007). Using Multivariate Statistics. Boston,
MA: Pearson.
Thompson, C.E., Worthington, R. Ve Atkinson, D.R. (1994). Counselor content
orientation, counselor race, and Black women's cultural mistrust and
selfdisclosures. Journal of Counseling Psychology. 41(2). 155-161.
Toporek, R. L., ve Reza, J. V. (2001). Context as a critical dimension of
multicultural counseling:
Articulating
personal,
professional,
and
institutional competence. Journal of Multicultural Counseling and
Development, 29(1), 13-30.
Türk PDR Derneği (2007). Psikolojik danışma ve Rehberlik Alanında Çalışanlar
İçin Etik Kurallar. 7. Baskı, Ankara.
Uhlmann, W., Schuette, J.L. ve Yashar, B. (2011). A guide to genetic counseling.
Kindle Versiyonu. John Wiley and Sons. www.amazon.com
Üstün,
E.
(2011).
Öğretmen
Adaylarının
Kültürlerarası
Duyarlılık
Etnikmerkezcilik Düzeylerini Etkileyen Etmenler (Yüksek Lisans Tezi).
ve
109
Vereen, L. G., Hill, N. R. ve McNeal, D. T. (2008). Perceptions of multicultural
counseling competency: Integration of the curricular and the practical.
Journal of Mental Health Counseling. 30, 226-236.
Vinson, T. S. ve Neimeyer, G. J. (2003). The relationship between racial identity
development and multicultural counseling competency: A second look.
Journal of Multicultural Counseling and Development, 31, 262–277.
Vontress, C. E. (1988). An existential approach to cross-cultural counseling.
Journal of Multicultural Counseling and Development. 16, 73-83.
Walker, D., Gorsuch, R. ve Tan, S. (2004). Therapists’ integration of religion and
spirituality in counseling: A meta-analysis. Counseling and Values. 49, 6979
Wilkinson, W. W. (2004). Religiosity, authoritarianism, and homophobia: A
multidimensional approach. International Journal for the Psychology of
Religion. 14, 55-67.
Wrenn, C. G. (1985). The culturally encapsulated counselor revisited. P. Pederson
(Ed.). Handbook of Cross-cultural Counseling and Therapy. sy. 323-329.
Westport, CT: Greenwood Press.
110
EKLER
Ek 1
Demografik Bilgi Formu
1. Cinsiyetiniz:
Erkek
Kadın
2. Cinsel yöneliminiz:
Heteroseksüel (Karşı cinse duygusal, cinsel ilgi duyan kadın ya da erkek)
Lezbiyen (Kendi cinsine cinsel, duygusal ilgi duyan kadın)
Gey (Kendi cinsine cinsel, duygusal ilgi duyan erkek)
Biseksüel (Duygusal, cinsel açıdan hem karşı cinse hem de kendi cinsine
ilgi duyan kadın ya da erkek)
Diğer (lütfen belirtiniz):
3. Kendinizi etnik köken bakımından nasıl tanımlarsınız?
Arap
Çerkez
Ermeni
Kürt
Laz
Nusayri
Türk
Türkmen
Diğer (lütfen
belirtiniz)
4. Kendinizi dini inanç bakımından nasıl tanımlarsınız?
Sünni
Alevi
Kimliğimde İslam yazıyor ama Ateistim (Allah’a inanmıyorum)
Kimliğimde İslam yazıyor ama Deistim (Allah’a inanıyorum ancak dine
inanmıyorum)
Diğer (lütfen belirtiniz)
5. Şuan görev yaptığınız şehir:
6. En son aldığınız diploma derecesi:
Lisans
Yüksek Lisans (Master)
7. Mesleki kıdeminiz (Yıl olarak):
0-5 Yıl
6-10 Yıl
15 Yıl
16-20
21-25 Yıl
ve üstü
Doktora
1126
111
8. Çalıştığınız kurumda bir ayda ortalama kaç danışanla düzenli psikolojik
danışma oturumu gerçekleştirmektesiniz?
9. Çokkültürlü psikolojik danışma ile ilgili bir ders, kurs, seminer, vb.
herhangi bir eğitim aldınız mı?
Evet
Hayır
10. Eğer aldıysanız; bu eğitimin içeriği, hangi kurumdan aldığınız ve süresi
hakkında bilgi veriniz.
112
Ek 2
Çokkültürlü Psikolojik Danışma Yeterlikleri Ölçeği
Değerli Katılımcı,
1
Farklı kültüre mensup danışanlarımın dini inanışları hakkında
bilgi sahibiyim.
2
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken konuşulan
farklı şiveleri danışma surecinde engel olarak görürüm.
3
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken gerektiğinde
danışanın yerel yardım kaynaklarından destek alırım (din
adamı, akraba, komşu gibi).
4
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken danışanların
bazı davranışlarını yadırgadığımı fark ediyorum.
5
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken sözsüz
iletişimlerini uygun ve doğru bir şekilde anlayabilirim.
6
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken, iletişim
stilimin psikolojik danışma sürecine etkilerinin farkındayım.
7
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken huzursuz
hissederim.
8
Farklı kültüre mensup danışanlarımın inanç, değer ve
gelenekleri hakkında bilgi sahibiyim.
9
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken farklı danışma
süreçleri tasarlarım.
10
Bir psikolojik danışman olarak; farklı kültürlerin toplumdaki
birliği bozacağına inanırım.
11
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken sözel
iletişimlerini uygun ve doğru şekilde anlayabilirim.
Beni tamamen tanımlıyor
5
4
3
2
Beni hiç tanımlamıyor
1
Aşağıdaki ölçek içerisinde kullanılan farklı kültür kavramı sizin mensup olduğunuz kültürden
farklı olan durumları nitelemek amacı ile kullanılmıştır. Çalışma kapsamında kültür; içinde
yaş, cinsiyet, sosyoekonomik düzey, dil, ırk, etnik köken, dini inanç, cinsel yönelim gibi
kavramları içeren bir kavram olarak değerlendirilmiştir. İfadeleri değerlendirirken kültür
kavramını bu anlamı ile dikkate almanız beklenmektedir. Lütfen aşağıdaki ifadelerin sizi ne
kadar tanımladığını derecelendiriniz.
113
12
Bir psikolojik danışman olarak psikolojik danışman ile
danışan arasındaki kültürel farkların danışma sürecine
olumsuz etki yapacağını düşünürüm.
13
Farklı kültüre mensup danışanlarımın kişilik gelişim süreçleri
hakkında bilgi sahibiyim.
14
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken kullandığım
ölçme araçlarının kültürel sınırlılıklarına dikkat ederim.
15
Bir psikolojik danışman olarak, kültürel geçmişimin psikolojik
süreçler hakkındaki düşüncelerimi etkilediğini fark ediyorum.
16
Farklı kültüre mensup danışanlarımın aile yapıları ve
hiyerarşileri hakkında bilgi sahibiyim.
17
Bir psikolojik danışman olarak; danışanlarımın kendi
kültürüme yakın bireyler olmasını tercih ederim.
18
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken
danışanlarımın düşünce ve davranışlarındaki kültür etkisini
anlayabilirim.
19
Bir psikolojik danışman olarak, mensup olduğum kültürün
danışana olan bakış açımı etkilediğini fark ediyorum.
20
Farklı kültüre mensup danışanlarımın iletişim stilleri hakkında
bilgi sahibiyim.
21
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken kültürel
farklılıklardan kaynaklanabilecek yanlış anlamaları fark
edebilirim.
22
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken gerektiğinde o
kültüre mensup bir başka meslektaşımdan
konsültasyon/süpervizyon alırım.
23
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken sözel olmayan
ifadelerimi uygun ve doğru şekilde iletebilirim.
24
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken onlara
yardımcı olamayacağımı düşünürüm.
25
Farklı kültüre mensup danışanlarımın mensup oldukları
kültürler hakkında bilgi sahibiyim.
26
Farklı kültüre mensup danışanlarımla çalışırken sözel
ifadelerimi uygun ve doğru şekilde iletebilirim.
114
Ek 3
1
Diğer birçok kültür benim kültürümle kıyaslandığında geri
kalmıştır.
2
Benim kültürüm diğer kültürlere örnek olmalıdır.
3
5
Diğer kültürlerin insanları benim kültür ortamıma gelince tuhaf
davranırlar.
Diğer kültürlerdeki yaşam biçimleri de benim kültürümdekiler
kadar meşrudur (geçerlidir).
Diğer kültürler benim kültürüme daha çok benzemeye çalışmalıdır.
6
Diğer kültürlerin değerleri ve gelenekleriyle ilgilenmiyorum.
7
Benim kültürümdeki insanlar başka kültürlerdeki insanlardan pek
çok şey öğrenebilir.
Diğer kültürlerdeki pek çok insan kendileri için neyin iyi olduğunu
bilmiyorlar.
4
8
9
Diğer kültürlerin değerlerine ve geleneklerine saygı duyarım.
10
Pek çok insan benim kültürümdeki insanlar gibi yaşasaydı, daha
mutlu olurdu.
Farklı kültürlerden pek çok arkadaşım var.
11
14
Benim kültürümdeki insanlar neredeyse dünyadaki en iyi yaşam
biçimine sahiptir.
Diğer kültürlerdeki yaşam biçimleri benim kültürümdekiler kadar
meşru (geçerli) değildir.
Diğer kültürlerin değerlerine ve geleneklerine karşı çok ilgiliyim.
15
Benden farklı olan insanları da kendi değerlerimle yargılarım.
16
Kendime benzeyen insanları erdemli olarak görürüm.
17
Benden farklı insanlarla işbirliği yapmam.
18
Benden farklı olan insanlara güvenmem.
19
Diğer kültürlerden insanlarla etkileşim kurmaktan hoşlanmam.
20
Diğer kültürlerin değerlerine ve geleneklerine karşı çok az saygım
var.
12
13
Tamamen
Katılıyorum
Katılıyorum
Kararsızım
Katılmıyorum
Aşağıdaki ifadeleri hızlıca okuyunuz ve ilk izleniminize göre
cevap veriniz. Cevaplarınızı 1 ile 5 arasında, düşüncenizi en iyi
tanımlayan numara ile gösteriniz. Bu ölçekte “doğru” veya
“yanlış” cevaplar olmadığını unutmayınız ve mümkün olduğu
kadar içten cevaplar vermeye özen gösteriniz.
Teşekkürler
Hiç Katılmıyorum
Etnikmerkezcilik Ölçeği
115
Ek 4
Download