I - 213

advertisement
T.B.M.M.
B : 108
3 1 . 5 .1994
O :1
mm gereği gibi yapılmaması, bilinçsiz taşınması ve taşıma aracında acil yardımın yapılamaması,
ölüm oranlarını artırmaktadır. İstatistiklere göre, ölümlerin yüzde 10'u kazadan sonraki ilk 5 daki­
ka içinde, yüzde 50'si ise ilk yarım saat içinde meydana gelmektedir. Sürücülerin ve trafik polisle­
rinin ilk yardım bilgileri yetersizdir.
İlk yardımdan bahsetmişken, bir süre önce televizyonda izlediğimiz bir olayı nakletmek isti­
yorum: Antalya'daki bir toplantı sırasında, toplantıya katılanlardan biri kalp krizi geçiriyor. O sı­
rada kameralar bunu çekiyor; kimse ne yapacağını bilmiyor ve bu arada birisi kalp masajı yapma­
ya başlıyor. Oysa, kalp masajı, kalp tamamen durduktan sonra ve çok iyi bilen biri tarafından ya­
pılmalıdır. Kalp krizi geçiren birine kalp masajı yaparsanız, kalbin ritmi bozulur ve durmasına ne­
den olur. Nitekim, kalp krizi geçiren o adam orada hayatını kaybetmiştir. Evet, bu, binlerce örnek­
ten sadece biridir. Özellikle, trafik kazalarından hemen sonra bu müdahaleler yapılabilse, ölüm ora­
nında büyük oranda düşme meydana gelecektir.
Peki, çözüm nedir, ne yapılmalıdır; her şeyden önce, cezalar daha caydırıcı bir hale getirilme­
li ve her yerde denetimin varlığı hissedilecek duruma gelmelidir. Artık, bir sürücü, her köşede ken­
disinin denetlendiğini bilmeli, yaptığı yanlış hareketin sonucunda görevlilere yakalanacağının ve
bunun sonucunda da oldukça yüksek bir ceza ödeyeceğinin bilicinde olarak trafiğe çıkmalıdır; o za­
man çok daha dikkatli olacak, kuralları çiğnemekten kaçınacaktır.
Bu ceza ve denetim konusunda, ülkemizin en önemli hastalıklarından biri de hatırlı sürücüle­
rin varlığıdır. Denetimlerde veya cezaî işlemlerde "seni sürdürürüm, meslek hayatın biter" gibi teh­
ditlerle karşılaşan ve bunun gerçekleştiğini gören trafik görevlilerinin, işlerini ne derece rahat ya­
pabilecekleri de malumdur. Öncelikle, herkesin kanunlar önünde eşit olduğu ilkesini kanun kitap­
larından çıkarıp gerçek hayata uygulayabilmeliyiz. Herkese farklı kanun uygulanırsa, elbette, başı­
bozukluk, disiplinsizlik meydana gelir. Hatta, hata yapan bir milletvekiline ve üst düzey görevlile­
re bile ceza yazılabilmeli, geçiş üstünlüğünü haiz araç ve kişiler yeniden düzenlenmelidir. Yıllar­
dır mangalda kül bırakmayan insan hakları savunucuları aslan sosyaldemokratlar birbuçuk yıldır
iktidar ortağı olmalarına rağmen, bu konuda da henüz bir adım atabilmiş değildirler.
EYÜP AŞIK (Trabzon) - İkibuçuk yıldır...
ERCAN KARAKAŞ (İstanbul) - Sekiz yıldır siz ne yaptınız?!.
EDİP SAFDER GAYDALI (Devamla) - . . . Ne demişler: Koltuk tatlıdır.
Yapılacak bir diğer önemli şey ise çok etkili bir trafik eğitimidir. Okul öncesi çağdan başlaya­
rak, okul döneminde de devam eden bir trafik eğitimi sürdürülmelidir; sürücü kursları çok yakın­
dan denetlenmelidir.
ERCAN KARAKAŞ (İstanbul) - Aslan ANAP'lılar, sekiz yılda bu konuda siz ne yaptınız?
Trafikte hiç bir şey değişmedi.
EDİP SAFDER GAYDALI (Devamla) - Sekiz yılda bizim yaptığımızı ikibuçuk yılda perişan
ettiniz. Ülkeyi 2 sente muhtaç hale getireceksiniz.
Bence, ehliyet için başvuranlara göz muayenesi gibi psikolojik muayene ve testler yapılması
da zorunlu olmalıdır. Bugün pek çok kişinin komplekslerini hızlı ve tehlikeli araba kullanarak tat­
min etmeye çalıştığını üzülerek müşahede ediyoruz; pek çok kaza da bu nedenle meydana geliyor.
Karayolları çok güzel bir uygulama başlattı; yol kenarında görüyorsunuz "içinizdeki trafik canava­
rına uymayın" gibi uyan levhaları asılmış. Gerçekten de, her insanın içinde bir trafik canavarı ya­
şamaktadır. Bu canavarı kontrol altına almadığınız zaman, işte şu anda olduğu gibi, büyük trafik
I - 213 -
Download