I. SANTRAL SİNİR SİSTEMİNİN ENFEKSİYON HASTALIKLARI

advertisement
I. SANTRAL SİNİR SİSTEMİNİN
ENFEKSİYON HASTALIKLARI
Santral Sinir Sisteminin (SSS) enfeksiyon hastalıkları rölatif
olarak nadir görülen hastalıklardır, yaklaşık olarak hastane
başvurularının % 1 ini oluşturmalarına rağmen mortalite ve
morbiditelerinin yüksek olması nedeniyle tanı ve tedavide
dikkat ve aciliyet gerektirirler.
Tanı ve tedavi metodlarında son 20 yıldaki hızlı gelişmeye
rağmen sinir sisteminin enfeksiyon hastalıklarında prognoz
beklenildiği kadar düzelmemiştir. Bilgisayarlı Tomografi (BT)
kafa içi kitlelerin daha hızlı tanınmasını, Manyetik Rezonans
(MR) solid kitlelerin diğerlerinden daha hızlı ve doğru bir
şekilde ayrılmasını laboratuar yenilikleri mikroorganizmaların
daha hızlı ve doğru tespitine yardımcı olmuştur. Yeni
antibakteriyel ve antiviral ajanlar sayesinde prognoz biraz
daha iyileşmiştir. Bütün bu gelişmelere rağmen akut bakteriyel
menenjitlerin mortalitesi halen % 20 – 30 lar civarındadır.
Hernekadar tam olarak aydınlatılamasada santral sinir sistemi
enfeksiyonlarında da lokal ve sistemik olarak üretilen
sitokinlerin ( IL-1, IL-6 , TNF gibi ) patogenezde büyük rol
oynadıkları tespit edilmiş ve yeni tedavi stratejileri
üretilebilmiştir.
Birçok mikroorganizma (bakteriler, viruslar, mantarlar,
parazitler ve prionlar- infekte protein partikülleri-) sinir
sisteminde enfeksiyon yapabilir. Bazı organizmalar ise sinir
sistemi dışında enfeksiyon yaptıkları halde toksinleri veya
metabolitleri
yoluyla
sinir
sistemini
etkilerler.
Mikroorganizmalar temel olarak üç yolla sinir sistemine
ulaşırlar.
1- Hematojen yolla: Birçok viral bakteriyel menenjit ve
ensefalit etkeni bu yolla sinir sistemine ulaşır.
2- Direk invazyon yoluyla: Bu infekte paranazal sinüsler,
ortakulak iltihapları, mastoiditler gibi infekte bir komşudan
organizmaların invazyonuyla olabileceği gibi açık bir
kırıktan, cerrahi bir girişimden, penetran bir yaralanmadan,
ventrikülo peritoneal şantlardan veya os kribiformis kırığı
gibi kırıklar sonucu oluşan Beyin Omurilik Sıvısı (BOS)
kaçaklarından organizmaların direk olarak sinir sistemine
ulaşmalarıylada olabilir.
3- Sinirler yoluyla: Bazı viruslar ve toksinler ise periferik
veya kranial sinirler yoluyla sinir sistemine ulaşarak
enfeksiyon yaparlar.
SOĞUK ALGINLIĞI – NEZLE
Soğuk algınlığı; Coryza; Nezle; Common Cold; Shore
Throat;
Soğuk algınlığı virüslerin neden olduğu, burun ve boğazda
sınırlı bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık birçok virüse
bağlı olabilir, 200 den fazla virüsün soğuk algınlığına yol
açtığı tespit edilmiştir. Soğuk algınlığı son derece
bulaşıcıdır, hastalık havadan damlacıkla yada ellerin ağız,
burun ve göze dokunulması ile bulaşır.
Soğuk algınlığının etkeni nedir?
Soğuk algınlığına birçok virüs yol açabilir. Özellikle
Rinovirüsler en büyük gurubu oluştururlar. Soğuk algınlığı
ataklarının neredeyse %40 Rinovirüsler tarafından meydana
gelir. Ayrıca Adenovirüsler, Coronavirüsler, RSV ( Respiratory
Sinsisyal Virüs ) sık görülen soğuk algınlığı virüsleridir.
Soğuk algınlığı kimlerde görülür?
Soğuk algınlığı her yaşta görülebilir. 6 aya kadar olan
bebeklerde anneden gelen immün globülinler bebeği soğuk
algınlığı virüslerine karşı korur daha sonra annenin
antikorları düşünce çocuklar hasta olmaya başlarlar. Sür
çocukluğu döneminde ortalama olarak yılda 6-8 soğuk algınlığı
– nezle atağı geçirilmesi normaldir. Okula başladıktan sonra
bu sayı biraz daha artar yıla 8 – 10 atak geçirilir. Yaş
ilerledikçe nezle atakları azalır. Erişkinlerde yılda 2-4
nezle atağı normaldir.
Soğuk algınlığı geçiren kişilerle yakın temas,
Hijyen eğitiminin eksik olması,
El yıkama alışkanlığının yetersiz olması,
Sigara kullanımı yada sigara içilen ortamda bulunmak,
Kalitesiz ve / veya az uyku,
İmmün sistemi bozan ilaç kullanımı,
Kalabalık ve iyi havalanmayan ortamlarda bulunmak,
Çocukların yakın temasta olmaları ( kreş, yuva, ana
okulu, vb.) hastalığın kolay yayılmasını ve hasta olmayı
kolaylaştırır.
Soğuk algınlığı şikayetleri nelerdir?
Hastalık bir iki günlük bir kuluçka süresinin sonunda ortaya
çıkar, en sık görülen şikayetler:
Ateş ( her zaman çok yüksek ateş olmaz ) ,
Boğaz ağrısı, boğazda yanma, gıcıklanma, kaşınma hissi,
Burun akıntısı, burunda doluluk,
Koku ve tat duyusunun bozulması,
Hapşırık,
Kuru öksürük,
Kulaklarda doluluk ve kaşıntı, kulaklarda tıkanıklık
hissi,
Gözlerde kızarıklık sulanma ve yanma hissi,
Baş ağrısı,
Yorgunluk ve kırıklık hissi,
Soğuk algınlığı tanısı nasıl konur?
Soğuk algınlığı teşhisi hastanın şikayetleri ile konur.
Genellikle ileri laboratuvar testlerine gerek olmaz, ancak
gerilemeyen şikayetler yada komplikasyon düşünüldüğünde ileri
tetkik ve inceleme istenebilir.
Soğuk algınlığının hangi virüse bağlı olduğu genellikle test
edilmez, bu hem pahalı hem de gereksiz bir çaba olur.
Hastanın ateşinin tekrar yükselmesi, burun akıntısının
iltihabi renk ve koku alması, kulak ağrısının artması, kulak
ta iltihabi akıntı olması yada balgamlı öksürük başlaması
komplikasyon geliştiğinin habercisidir. Bu gibi durumlarda
tekrar doktora başvurulmalı ve komplikasyonların tanısı için
gerekli testler yapılmalıdır.
Soğuk algınlığı nasıl tedavi edilir?
Soğuk algınlığı şikayetleri genellikle 10 gün kadar sürer.
Bebeklerde, yaşlılarda ve altta kronik hastalığı olanlarda bu
süre uzayabilir. Soğuk algınlığı doktor ziyaretlerinin
neredeyse yarıdan fazlasının tek sebebi olsa da hastalığın
spesifik tedavisi yoktur. Tedavi şikayetlerin hafifletilmesine
yönelik olarak yapılır.
Bol sıvı alımı burun tıkanıklığını azaltır,
Odaya nemlendirici koymak öksürüğü azaltır, tıkanıklığı
azaltır ve nefes almayı kolaylaştırır,
Tulu suyla burun temizliği, burun tıkanıklığını, kulak
tıkanıklığını azaltır, burun akıntısını azaltır,
Tuzlu suyla gargara: boğaz ağrısını yumuşatır,
Basit analjezik ve ağrı kesiciler ( Aspirin –
parasetamol – ibuprofen gibi) kas eklem ağrılarını
azaltır, teşi düşürür,
Soğuk algınlığı ve nezle tedavisinde anti viral ilaçlar
kullanılmaz.
Eğer bu tedavi başarısız olursa şikayetlere yönelik ilaç
tedavisi başlanabilir:
Dekongestan ilaçlar,
Öksürük kesici ve ekspectoran ilaçlar,
Antihistaminikler,
Boğaz pastilleri,
Vapo – rub kullanılabilir.
Dikkat:
Çocuklarda viral
kullanılmamalıdır.
enfeksiyonlar
sırasında
Soğuk algınlığı ilaçları 2 yaş altı
kullanılmamalı, 4 yaş altı çocuklarda
aspirin
çocuklarda
ise mecbur
olmadıkça kullanılmamalıdır.
Bu ilaçlar 4-11 yaş arası dikkatli kullanılmalıdır.
Boğaz spreyleri, şuruplar, burun spreyleri ve
dekongestan ilaçlar burun mukozasında tekrar şişmeye,
komplikasyon gelişmesine ve ilaç bağımlılığına yol
açarlar. İlacı bırakınca hastanın burnu tamamen tıkanır
bu nedenle bu ilaçlar 3 günden daha uzun süreli
kullanılmamalıdır.
Soğuk algınlığının alternatif tedavisi :
Soğuk algınlığının alternatif tedavisi çok uzun yıllardır ata
dedelerimizin tedavi reçetelerinde vardır.
Nane – limon kaynatmak ( hem boğaz ağrısını alır hem
burun tıkanıklığını açar),
Zencefilli bal ( öksürük kesici)
Tarçınlı ballı süt ( öksürük kesici)
Limonlu ıhlamur ( boğaz ağrısı ve öksürüğe karşı)
denenebilir.
Vitamin C takviyesi soğuk algınlığı şikayetlerinin
süresini kısaltmak için,
Çinko pastilleri: soğuk algınlığı şikayetlerini
yumuşatmak ve süresini kısaltmak için,
Ekinezya çayı: soğuk algınlığı şikayetlerini azaltmak ve
hafifletmek için denenebilecek tedavi alternatifleridir.
Not: Bazı doğal ilaçlar yan etkiye, alerjiye ve diğer
ilaçların etkilerinde değişime yol açabilir.
Soğuk algınlığından korunma:
Soğuk algınlığı 200 den fazla virüs ile meydana geldiğinden
aşı üretimi mümkün olmamıştır. Hastalıktan korunmanın en
önemli yolu hijyen kuralarına dikkat etmektir. Özellikle el
yıkama, bulunulan ortamın sık sık havalandırılması, kağıt
mendil kullanımı, ellerin ağız dudak, burun ve göze temas
ettirilmemesi hastalıktan korunmada önemlidir.
Soğuk algınlığı komplikasyona yol açar mı?
Hastalık genellikle 1 hafta 10 gün içinde iyileşir.
Dekonjestan ilaçlar, ateş düşürücü, ağrı kesici, öksürük
kesici
şikayetleri hafifletebilir. Hastalık genellikle
komplikasyon gelişmeden düzelir ancak nadiren komplikasyon
gelişir en sık görülen komplikasyonlar:
Sinüzit,
Orta kulak iltihabı,
Bronşit dir.
Ayrıca
Astım,
Kronik bronşit,
Amfizem gibi kronik hastalıkların da alevlenmesine
yol açar.
hastada geçmeyen baş ağrısı, iltihabi burun akıntısı yüksek
ateş varlığı sinüzit düşündür, kulak ağrısı kulak akıntısı ve
ateş orta kulak enfeksiyonunu düşündürmelidir. giderek artan
balgamlı öksürük ve ateş varlığında bronşit geliştiği aklımıza
gelmelidir.
soğuk algınlığının tedavisinde antibiyotiklerin kesinlikle
yari yoktur. antibiyotik kullanımı bu komplikasyonların
gelişimini engellemez.
Nadiren soğuk algınlığına bağlı kuru öksürük hastalık
geçmesine rağmen haftalarca devam eder ve astımı taklit eder
ve astım ilaçları ile düzelir, bu gibi ısrarlı kuru öksürükler
soğuk algınlığı komplikasyonu olarak nadiren görülebilir.
Soğuk algınlığından korunmak için:
Ellerinizi ağız, burun ve gözünüze sürmeyin,
Ellerinizi sıklıkla yıkayın,
Bulunduğunuz ortamı sıklıkla havalandırın,
Sigara içmeyin ve sigara içilen ortamda durmayın,
Hasta kişiler ile temas etmeyin,
Hasta iseniz işe gitmeyin, doktora gidin ve rapor alın,
Hasta çocuğunuzu okula göndermeyin.
Çocukların
ağızlarına
götürdükleri
oyuncakları
paylaşmayın ve sık sık temizleyin.
Referanslar:
1.
http://www.cdc.gov/features/pediatriccoldmeds.
September 11, 2009. Accessed September 15, 2014.
Updated
2.
http://www.ebscohost.com/academic/natural-alternative-treatmen
ts. Updated August 2013. Accessed September 15, 2014.
3.
http://www.niaid.nih.gov/topics/commoncold/pages/default.aspx
. Accessed September 15, 2014.
4. http://www.ebscohost.com/dynamed. Updated July 1, 2014.
Accessed September 15, 2014.
5. http://www.ebscohost.com/dynamed: Lizogub VG, Riley DS,
Heger M. Efficacy of a pelargonium sidoides preparation in
patients with the common cold: a randomized, double blind,
placebo-controlled
clinical
trial.
Explore
(NY).
2007;3:573-584.
8.
http://www.ebscohost.com/dynamed: Slapak I, Skoupá J,
Strnad P, Horník P. Efficacy of isotonic nasal wash (seawater)
in the treatment and prevention of rhinitis in children. Arch
Otolaryngol Head Neck Surg. 2008;134:67-74.
9. http://www.ebscohost.com/dynamed: Arruda E, Pitkäranta A,
Witek TJ Jr, Doyle CA, Hayden FG. Frequency and natural
history of rhinovirus infections in adults during autumn. J
Clin Microbiol. 1997;35:2864-2868.
10. Pappas DE, Hendley JO, Hayden FG, Winther B. Symptom
profile of common colds in school-aged children. Pediatr
Infect Dis J. 2008;27:8-11.
11.
http://www.ebscohost.com/dynamed: Hemila H, Chalker E,
Douglas B. Vitamin C for preventing and treating the common
cold. Cochrane Database Syst Rev. 2010 Mar 17;(3):CD000980.
12. e http://www.ebscohost.com/dynamed: Sing M, Das R. Zinc
for the common cold. Cochrane Database Syst Rev.
2011;(2):CD001364.
13.
http://www.ebscohost.com/dynamed: Paul IM, Beiler JS,
King TS, Clapp ER, Vallati J, Berlin CM. Vapor rub,
petrolatum, and no treatment for children with nocturnal cough
and cold symptoms. Pediatrics. 2010;126(6):1092-1099.
14.
http://www.ebscohost.com/dynamed: Singh M, Das RR. Zinc
for the common cold. Cochrane Database Syst Rev. 2013 Jun
18;6.
More info
ENFEKSİYON HASTALIKLARI
dr aydoğan lermi, Enfeksiyon, enfeksiyon
hastalıkları, enfeksiyon uzmanı
Enfeksiyon, infectious, enfeksiyon hastalıkları, enfeksiyon
uzmanı, Enfeksiyonlu Yara, Nörolojik Hastalıklar, Kemik
İltihabı, Kronik Otit, Akciğer Hastalıkları, Orta kulak
İltihabı, Hepatit B, Hepatit C, KOAH – Kronik Obstrüktif
Akciğer Hastalığı, İdrar Yolu enfeksiyonu, Grip, Bruselloz,
Febril Nötropeni, Enfeksiyon Hastalıkları, Bulaşıcı
Hastalıklar, Anaerob Enfeksiyonlar, Aort Kapağı Hastalıkları,
Saman Nezlesi (Alerjik Rinit), Mide-Bağırsak enfeksiyonları,
HIV, AIDS, Viral Enfeksiyon, Üriner Enfeksiyon, Hepatit A,
Boğaz İltihabı, Grip, Halsizlik, İshal, Kalp Ağrısı, Göz
Ağrısı, Enterit, Bronşit, Ateş, Bakteriüri, Cilt Hastalıkları,
Karın Ağrısı, Kızamık, Tifo, Pnömoni, solunum yolu
enfeksiyonları, Beyin enfarktüsü, Sarılık, Menenjit, Kuduz
(hidrofobi), Kuduz, Lenfanjit, lenfadenit, sinüzit, Böbrek
İltihabı, nefrit, rinit, anjin, akıntı, döküntü, kaşıntı,
bulantı, kusma, ishal, kanlı ishal, kist, karaciğerde kist,
köpek kisti, kediden bulaşan, köpekten bulaşan, evcil
hayvanlardan bulaşan, yemekten bulaşan, sulardan bulaşan,
havuzdan bulaşan, cinsel yolla bulaşan, temasla bulaşan,
terlikten bulaşan, keneyle bulaşan, kene ile bulaşan, fareyle
bulaşan, kanalizasyon, fosseptik, havludan bulaşan, tuvaletten
bulaşan, kirli su, kirli sularla bulaşan, baş ağrısı, burun
akıntısı, nezle, mayasıl, hemoroit, sifiliz, bel soğukluğu,
şankr, şankroid, frengi, konjonktivit, sivilce, apse, kabuk,
içi cerahatli, irin, irinli, apse boşaltma, düşük, doğumsal,
genetik, idrarda yanma, kokulu akıntı, koyu akıntı, beyaz
akıntı, akıntı ve kaşıntı, akıntı ve yanma, akıntı ve kanama,
akıntı ve ateş, peniste akıntı, penis ucunda kaşıntı, peniste
yanma, peniste yara, vajinada yara, kanlı idrar, kanlı akıntı,
cerahatli akıntı, kanlı dışkılama, yeşil dışkılama, sulu
dışkılama, makatta yara, anüste akıntı, makatta kanama, tırnak
kırılması, tırnaklarda bozulma, mantar, mantar enfeksiyonu,
tırnak mantarı, cilt mantarı, mantar tedavisi, akıntı
tedavisi, tırnak tedavisi, adet kesilmesi, gebelik
enfeksiyonu, bebek enfeksiyonu, çocuk enfeksiyonu, cilt
enfeksiyonu, tırnak enfeksiyonu, karaciğer hastalıkları,
karaciğer enfeksiyonu, safra kesesi enfeksiyonu, kemik
enfeksiyonu, dalak enfeksiyonu, göz enfeksiyonları, göz kapağı
enfeksiyonu, cilt enfeksiyonları, döküntülü enfeksiyonlar,
tırnak enfeksiyonları, sinüzit, sinüs, göz, konjonktivit,
otit, kulak zarı, zatürre, zatürre, pnömoni, pnömoni, akciğer
enfeksiyonu, ince hastalık, tüberküloz, toplumdan bulaşan,
havadan bulaşan, öksürükle bulaşan, nefesle bulaşan, okuldan
bulaşan, parazit, bağırsak paraziti, solucan, solucan
tedavisi, parazit tedavisi, kurt tedavisi, dışkıda solucan,
dışkıda kurt, dışkıda parazit, kilo kaybı, kilo alamama,
Nörit, Nöritis, Nevrit, Nevritis, Nevralji, meningoensefalit,
ensefalo myelitler, düşük araştırması, torch, toksoplazma,
rubella, rubeola, 5. Hastalık, 6. Hastalık, kızamıkçık,
antibiyotikler, anti viraller, virüs, virus, barsak
enfeksiyonu, ishal, dizanteri, kolera, amipli dizanteri,
basili dizanteri, rota, adeno, rota virüs, adeno virüs, viral
enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları, memede apse, vajinada
kaşıntı akıntı, vajinada kanlı akıntı, hpv, aids nedir,
hepatit nedir, zatüre nedir, menenjit nedir, enfeksiyon nedir,
enfeksiyonu ne demek, osteomyelit, osteokondrit, zona, hsv,
zona zoster, abdomen, periton, peritonit, apandisit, nefrit,
piyelonefrit, sistit, üretrit, üretero vesikal reflu, hepato
renal sendrom, salpenjit, salpingo ooforit, pid, pelvik
inflamatuar hastalık, pelvis enfeksiyonları, jinjivit, diş
apsesi, diş enfeksiyonları, parotit, kaba kulak, rinit, rektal
apse, peri anal enfeksiyon, kemik eklem enfeksiyonları,
artrit, kemik enfeksiyonu, eklem enfeksiyonu, kronik
osteomyelit, perianal apse, ülseratif kolit, crohn, kron,
çölyak, divertikül, divertikülit, balık zehirlenmesi, gıda
intoks, gıda zehirlenmesi, gıdalar ile bulaşan enfeksiyonlar,
sulardan bulaşan enfeksiyonlar, epiglottit, özefajit, gastrit,
helikobakter pilori ,hpv aşısı, aşılar, zatüre aşısı, grip
aşısı, influenza aşısı, menenjit aşısı, çocukluk aşıları,
evlilik testleri, çocukluk çağı hastalıkları, döküntülü
enfeksiyonlar, bulaşıcı enfeksiyonlar, tatilde oluşacak
enfeksiyonlar, seyahat hastalıkları, sıtma, sivrisinekler ile
bulaşan enfeksiyonlar, kenelerden bulaşan enfeksiyonlar, kene,
sivrisinek, farelerden bulaşan enfeksiyonlar, kırım Kongo
kanamalı ateşi, ebola, ebola enfeksiyonu, ebola nedir, ebola
tedavisi, kkka, döküntü, kaşıntı, koma, yoğun bakım, yoğun
bakım enfeksiyonları, ventilatör ilişkili pnemoni, hastane
enfeksiyonları, vektör, trikomonas vajinalis, gardnerella
vajinalis, giyardiya, trişinella, e. Coli, pseudomonas, beta,
beta enfeksiyonu, boğaz enfeksiyonu, yüksek ateş boğaz ağrısı,
üşüme titreme, titreme terleme, döküntü kaşıntı, idrarda
yanma, idrar yolu enfeksiyonu, peniste yanma, idrar yaparken
yanma sızlama, idrarda koyulaşma, idrarda koku, dışkıda kötü
koku, kötü kokulu akıntı, cerahatli akıntı, şant, şant
enfeksiyonu, anal yolla bulaşan, oral yolla bulaşan, sex ile
bulaşan, sex, anal sex ile bulaşan, seks, seks ile bulaşan,
anal seks ile bulaşan, anal seks, oral seks ile bulaşan
enfeksiyon, meni ile bulaşan, vajinal salgılar ile bulaşan,
tükürükten bulaşan, kondom, kondom kullanımı, dildo ile
bulaşan enfeksiyon, dövme ile bulaşan enfeksiyonlar, vücut
deldirme, piercing, steril, steril olmayan, dezenfeksiyon,
pansuman,
BOĞAZ ENFEKSİYONU
Tonsillit;
Farenjit;
Anjin;
Bademcik
enfeksiyonu;
Tonsillofarenjit;
Pharyngitis; Tonsillopharyngitis; Throat
Infection; Sore Throat; Beta;
Boğaz enfeksiyonu boğaz bölgesinin mikrobik iltihabıdır.
Boğaz bölgesinde ya yutak borusu yani farinks kısmı yada
bademcik bölgesinin iltihabı boğaz enfeksiyonu diye anılır.
Farinks : boğazın arka kısmı yutak borusu ile dil kökü
arasındaki kısım.
Farenjit: boğazın arka kısmı yutak borusu ve dil kökünü
kapsayan kısımının iltihabıdır.
Tonsil: Bademcik: boğaz girişinde yer alan immün sisteme ait
dokulardır.
Tonsillit: ağız arka duvarı üstünde boğaz girişinde yer alan
bademcik dokularının iltihabıdır.
Boğaz enfeksiyonu neden olur?
Boğaz bölgesi çocukluk çağından itibaren insan vücuduna
bakteri ve mikrobun en sık giriş yeridir. Dolayısı ile
çocukluk çağdan itibaren giderek azalan sıklıkla boğaz
enfeksiyonu geçiririz. Mikroplar yeme, içme, tatma sırasında
yada nefes alırken boğazımıza kolayca ulaşabilir ve burada
enfeksiyona yol açabilirler. Bu enfeksiyonların çoğu viral
kaynaklıdır örn: Grip virüsleri, soğuk algınlığı virüsleri,
nezle virüsleri boğaz yoluyla vücudumuza girer. Bazı boğaz
enfeksiyonları ise bakteriyel kaynaklıdır. Bakteriyel boğaz
enfeksiyonları içinde en tehlikeli olanı streptokoksik anjin
yani beta mikrobudur. Boğaz enfeksiyonu tahriş ve alerjiye
bağlı olarak da gelişebilir.
Boğaz enfeksiyonu yapan sebepler:
Virüslar
Grip ( influenza) , soğuk algınlığı,
virüsleri,
Bakteriler
o Beta anjini ( streptokoksik anjin ),
nezle
o Kızıl ( yine beta mikrobuna bağlı gelişen aşırı
duyarlılık reaksiyonudur),
o Hemophilus influenza,
o Neisseria
İnfeksiyöz mononükleozis: Ebstein Barr virüsüne bağlı
sistemik enfeksiyondur,
Alerjik rinit sinüzit akıntısına bağlı boğaz
enfeksiyonu,
Sigara dumanı,
Kirli hava,
Polenler,
Reflüye bağlı mide asidi ile boğaz yanması ve iltihabı,
Bazı immün hastalıklara bağlı boğa enfeksiyonları
gelişebilir.
Boğaz enfeksiyonları
sebepler nelerdir?
gelişimine
neden
olan
Boğaz enfeksiyonları çocukluk çağlarında sık görülür yaş ile
sıklığı biraz azalır ancak 65 yaş ve üstünde tekrar artmaya
başlar. Yani immün sistemin zayıfladığı zamanlarda boğaz
enfeksiyonu daha sık görülür. Aşağıdaki durumların varlığı
boğaz enfeksiyonu riskini arttırır:
Yakın çevredekilerde boğaz enfeksiyonu varlığı,
Sigara dumanı, uçucu gazlar, kimyasallar yada kirli
havaya maruz kalmak,
Saman nezlesi hastası olmak,
Allersik solunum yolu hastalıklarının varlığı,
İmmün sistemi bozan durumların varlığı boğaz enfeksiyonu
riskini arttırır.
Boğaz enfeksiyonu şikayetleri nelerdir?
Boğaz enfeksiyonları sırasında sık görülen şikayetler :
Yutma güçlüğü,
Burun tıkanıklığı ve burun akıntısı,
Ateş,
Boğaz lenf bezleridne şişme,
Bademciklerde şişme,
Ses kısıklığı yada seste çatallanma,
Boğazda kızarıklık ve akıntı,
Bademcikler üstünde beyaz iltihabi kabuklanma,
Öksürük,
Nefes darlığı gibi şikayetler görülebilir.
Nezaman doktora gitmeliyim?
Boğaz enfeksiyonu va ateş varlığı her zaman tehlikeli olarak
kabul edilmeli ve her seferinde doktora gidilmelidir.
Hernekadar boğaz enfeksiyonlarının küçük bir kısmı beta
mikrobu nedeniyle meydana gelse de sonuçları çok ağır olduğu
için her boğaz enfeksiyonunda beta bakılmalıdır.
Pratik olarak ateş olsun olmasın bir günden uzun süren boğaz
ağrısını mutlak doktor görmelidir. Özellikle çocukluk çağda
beta enfeksiyonları erken dönemde teşhis ve tedavi
edilmelidir. Tedavi edilmemiş beta enfeksiyonları romatizmal
ateş e ve kalp, böbrek eklem ve beyine kalıcı zararlar
verebilir. Dolayısı ile
Boğaz enfeksiyonu ve ateş var ise mutlaka doktora
gidilmelidir, ayrıca
Uzun süren boğaz enfeksiyonlarında,
Yutma zorluğu ve solunum zorluğu artıyor ise özellikle
çocuklarda tükrük –salya akması, havlar tarzda
ksürük var ise,
Bademcikler üzeridne beyaz iltihap var ise,
Döküntü var ise,
Lenf bezleri şiş ve ağrılı ise,
Boğaz enfeksiyonuna baş ağrısı eklenmişse,
Kulak ağrısı başlamışsa,
Baş dönmesi var ise,
Bulantı kusma var ise,
Burun akıntısı iltihaplı renk ve koku almışsa,
Kas eklem ağrıları var ise,
Tükrükte kan var ise hastanın derhal bir doktora
götürülmesi gereklidir.
Boğaz enfeksiyonu sebebi nasıl tespit edilir?
Hastanın şikayetleri hastalığın seyri muayene bulguları
genellikle teşhis koymak için yeterlidir, ayrıca laboratuvar
testleri ile teşhisin desteklenmesi gerekebilir.
Beta mikrobu ( streptokok ) tespiti için hızlı laboratuvar
testleri ile bir saatten az sürede sonuç almak ve doğru
tedaviye başlamak mümkündür. Bızlı beta testleri oldukça
hassas testlerdir neredeyse tüm beta anjinlerini yakalarlar.
Hızlı beta testi yanında boğaz kültürü de yapılabilir. Boğaz
kültürü daha güvenli sonuç verse de hassasiyeti daha düşüktür
ve sonuç geç alınır. Streptokoksik anjin tedavisinde hızlı
test sonuçları tedaviye başlamak için yeterlidir.
Beta mikrobu dışındaki boğaz enfeksiyonları da sebebine göre
tedavi edilirler.
Boğaz enfeksiyonlarının tedavisinde :
İlaçlar:
Ağrı kesiciler,
Ateş düşürücü,
Antibiyotik,
Boğaz pastili,
Alerji ilaçları,
Öksürük ilaçları,
Burun spreyleri,
Deniz suyu spreyleri,
Gargara,
Kortizonlu ilaçlar kullanılabilir.
Ev reçeteleri:
Nane limon,
Okaliptüs pastilleri,
Karanfil,
Tuzlu su ile gargara,
Buruna tuzlu su çekmek,
Buğu,
Bol su,
Portakal suyu sayılabilir.
Boğaz enfeksiyonlarından korunma
Boğaz enfeksiyonlarından korunmak için
Sık el yıkama, özellikle kalabalık yerlerde, çocuk
bakımından
önce
ve
sonra
el
yıkama
boğaz
enfeksiyonlarından korunmada önemlidir çünkü virüsler ve
mikropların birçoğu kirli ellerin ağıza – buruna
sürülmesi ile bulaşır.
Hasta ile temasın kesilmesi. Evde boğaz enfeksiyonu var
ise özellikle hassas kişilerle temasın kesilmesi ( yaşlı
– çocuk vb.), hastanın mümkünse odasından çıkmaması,
eşyalarının paylaşılmaması.
Oyun bebeklerinin oyuncaklarının paylaşılmaması,
paylaşılmış olanların yıkanması- silinmesi, hsta
bebekler – çocuklar ile temas edilmemesi, hasta bebekçocukların bilerek parka, okula, oyun alanına
getirilmemesi, gönderilmemesi,
Hasta çocukların okula gönderilmemesi, hasta olduğu fark
edilen çocukların sınıfa sokulmaması,
Sınıfların düzenli aralıklar ile havalandırılması,
Kalabalık ortamlarda ellerin sıkça değdiği kapı kolları,
tutamaklar, trabzanlar, sıralar gibi alanların
temizlenmesi,
Kağıt mendillerin bir kere
kesinlikle ortada bırakılmaması,
kullanılıp
atılması
Alerjik rinit, saman nezlesi gibi şikayetlerde bilinen
alerjenlerden kaçınılması,
Kapalı yerlerde sigara içilmemesi,
Gaz, toz ve buharlı ortamlardan uzak durulması,
İş yerinde gaz, toz için gerekli önlemlerin alınması,
Çok sıcak-çok soğuk içilmemesi önerilir.
Referanslar:
1. Healthy Children—American Academy of Pediatrics
http://www.healthychildren.org
2. National Institute of Allergy and Infectious Diseases
http://www.niaid.nih.gov
3. Canadian Society of Otolaryngology
http://www.entcanada.org
4. Health Canada
http://www.hc-sc.gc.ca
5. Brink AJ, Cotton MF, et al. Guideline for the management of
upper respiratory tract infections. S Afr Med J.
2004;94:475-483.
6. Choby BA. Diagnosis and treatment of streptococcal
pharyngitis. Am Fam Physician. 2009;79(5):383-390.
7. Pharyngitis. EBSCO DynaMed website. Available at:
http://www.ebscohost.com/dynamed. Updated April 25, 2014.
Accessed September 29, 2014.
8. Sore throat. American Academy of Family Physicians Family
Doctor
website.
Available
at:
http://familydoctor.org/familydoctor/en/diseases-conditions/so
re-throat.html. Updated May 2014. Accessed September 29, 2014.
9. Sore throat. Patient UK website. Available at:
http://www.patient.co.uk/health/sore-throat-leaflet. Accessed
November 20, 2013. Accessed September 29, 2014
10. The difference between a sore throat, strep and
tonsillitis. American Academy of Pediatrics Healthy Children
website.
Available
at:
http://www.healthychildren.org/English/health-issues/condition
s/ear-nose-throat/Pages/The-Difference-Between-a-Sore-ThroatStrep-and-Tonsillitis.aspx. Updated May 28, 2014. Accessed
September 29, 2014.
11. Throat problems. American Academy of Family Physicians
Family
Doctor
website.
Available
at:
http://familydoctor.org/familydoctor/en/health-tools/search-by
-symptom/throat-problems.html. Accessed September 29, 2014.
12. Vincent MT, Celestin N, et al. Pharyngitis. Am Fam
Physician. 2004;69(6):1465-1470.
13. 11/10/2009 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
http://www.ebscohost.com/dynamed: Hayward G, Thompson M,
Heneghan C, Perera R, Del Mar C, Glasziou P. Corticosteroids
for pain relief in sore throat: systematic review and metaanalysis. BMJ. 2009;339.
EL AYAK AĞIZ HASTALIĞI
Hand, Foot, and Mouth Disease; Vesicular Stomatitis With
Exanthem;
El ayak ağız hastalığı nedir?
Bebek ve çocukluk çağında sık görülen bulaşıcı viral
hastalıktır. Hastalık ateş, ağız ve ağız etrafında, ellerde,
ayaklarda döküntü ve soyulmalar ile karakterizedir. Genellikle
yaz ve bahar aylarında görülür, komplikasyonsuz iyileşir.
El ayak ağız hastalığı nasıl bulaşır?
Virüs direk temas yada hasta çocuğun salya, dışkı, idrar gibi
çıkartıları ile direk temas sonucu bulaşır. Genellikle küçük
çocuk ve bebeklerde görülür.
Hastalık bulaşmasını arttıran etkenler
nelerdir?
Hasta çocuklar ile aynı ortamı paylaşmak,
10 yaşın altında olmak,
Kalabalık ortamlarda bulunmak hastalık kapma şansını
arttırır.
El ayak ağız hastalığının belirtileri
nelerdir?
Hastalık hafif gribal şikayetler ile seyreder, en sık
Hafif ateş,
İştah kaybı,
Huzursuzluk,
Boğaz ağrısı,
Yemek yerken ağızda acıma, yutamama,
Ağız etrafına ve içinde ağrılı döküntüler,
Avuç içi ve ayak tabanında ağrısız kaşıntısız döküntüler
ve soyulmalar görülür.
Hastalık nadiren ağır seyreder:
3 günden uzun süren ateş ( 37,5 C üstünde ateş),
Kusma,
Letarji,
Kan şekerinde artma olması durumunda hastane bakımı
gerekir.
El ayak
edilir?
ağız
hastalığı
nasıl
teşhis
Hastalık genellikle döküntüler ortaya çıktıktan sonra muayene
ile teşhis edilir. Boğaz sürüntüsü ve dışkı örneğinden
enterovirüs tayini ancak imkan olan durumlarda ve teşhisten
şüphe edildiğinde istenebilir.
El ayak ağız hastalığının tedavisi:
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Tedavi ateş düşürücü
ve ağrı kesiciler ile çocuğu rahatlatmak, sıvı ve kalori
takviyesi yapmaktır.
El ayak ağız hastalığından korunma:
Hastalıktan korunmak için özellikle küçük çocuk oyun alanları
ve kalabalık ortamlarda kontamine olmuş alanların ( sık
dokunulan alanlar) basit sabun ve çamaşır suyu ile
temizlenmesi, küçük çocukların ağızlarına soktukları
oyuncakların paylaşılmaması, yoğun ilgi gören ve salya
bulaşabilecek yüzey ve oyuncakların silinerek temizlenmesi,
Daha büyük çocuklarda el yıkama alışkanlığının edinilmesi,
ellerin göze ve ağıza sürülmesinin engellenmesi, Hasta olan
çocuklar ile temasın engellenmesi hastalığın bulaşmasını
azaltır.
Yüzey temizliğinde bir kova suya katılan yarım bardak çamaşır
suyu yeterlidir.
El ayak ağız hastalığı döküntüler çıkmadan önceki 3 gün ve
döküntüler solup
bulaşıcıdır.
ateş
düştükten
sonraki
5
gün
Referanslar:
Centers for Disease Control and Prevention
http://www.cdc.gov
National Institute of Allergy and Infectious Diseases
http://www.niaid.nih.gov
Canadian Pediatric Society
http://www.cps.ca
Public Health Agency of Canada
http://www.phac-aspc.gc.ca
boyunca
BİTLENME
Bit; Bitlenme; Head lice; Louse;
Saç biti kafa bölgesinde özellikle saçlı deride yerleşen, çok
küçük, çıplak gözle zor görülen bir parazittir. Saç, kaş,
kirpik ve sakal bölgesinde görülebilir. Kaşıntıya neden olur.
Saç biti bu bölgeden başka alana yayılmaz.
Nasıl bulaşır ?
Saç biti insandan insana bulaşır. Temas, fırça, yastık, tarak,
şapka gibi eşyaların ortak kullanımı yada koltuk
başlıklarından, oyun halılarından, yastıklardan bulaşabilir.
Hastalık
Çocuklarda, özellikle küçük yaşta okul çocuklarında,
Kişisel eşyaların paylaşıldığı durumlarda,
Sıkça temasın olduğu oyunlar ve sporlar sırasında,
Ortak kullanılan koltuk, yastık, fırça, tarak ve benzeri
araçlar ile sıkça bulaşır.
Saç biti ne şikayete sebep olur?
Hastalık kaşıntı ile kendini belli eder. Aşırı kaşınan
bölgelerde cilt kanamaları ve enfeksiyonlar, ateş gelişebilir.
Bölgesel lenf bezleri şişebilir.
Saç biti teşhisi nasıl konur?
Detaylı fiziksel muayene ve saçların bir büyüteç ile
incelenmesi ile teşhis konur. Saçlar arasında bitleri görmek
yada saçlara yapışık bit yumurtalarını ( saçlar üzerindeki
yapışık bit yumurtalarına sirke denir ) görmek teşhis
koydurur.
Saç biti nasıl tedavi edilir?
Tedavi canlı bitlerin öldürülmesi ve yumurtaların temizlenmesi
ile olur. Saç bitleri sık kullanılan ilaçlara genellikle
dirençli olduklarından tedavide başarısızlık sık görülür.
Sadece canlı parazitlerin görüldüğü hastalar tedavi
edilmelidir. Tedavide aşırıya kaçılmamalı, üretici firma
kullanım talimatlarının dışına çıkılmamalı ve gereksiz yere
tedavi tekrarı yapılmamalıdır.
Tedavide ilk adım içerisinde Permehrin yada Pyrethrin olan bir
şampuan ile saçlı derinin yıkanmasıdır. Bu tedavi sadece canlı
bitleri öldürür. Bu ilaçları kullanırken üretici firma
talimatlarına uymak çok önemlidir. Şampuanla yıkama
yumurtalardan çıkan bitlerin temizlenmesi için 7 ila 10 günde
bir tekrarlanmalıdır. Kaş ve kirpiklerin temizlenmesinde
cımbız ve vazelin kullanılır. Cımbız ile sirkeler temizlenir.
Vazelin ile kapatılan bölgede canlı bit kalmaz. Kaş ve
kirpikler vazelinlenir, bu işlem 3-4 gün tekrarlanır.
Tedavinin ikinci adımı sirkelerin temizlenmesidir. Bu amaçla
özel üretilmiş taraklar yada fırçalar kullanılır ( bunlar
genellikle şampuanla birlikte verilir ve aynı kutudan çıkar).
Permethrin ve Pyrethrin e karşı bitlerde giderek artan bir
direnç söz konusudur. Doğal ilaçlar, Hindistan cevizi yağı ve
anise denen bitki de tedavide başarılı sonuçlar vermektedir.
Tedavide kullanılan ilaçlar saçlı deride irritasyon ve
kızarıklığa yol açabileceğinden kendi kendinize teşhis koymaya
kalkışmak zararlı olabilir. Sirke kepek ile karışır yanlış
teşhise yol açabilir. Bir uzman tarafından teşhis konulması en
doğrusudur.
Bit tedavisinde kullanılan ilaçlar: bunlar şampuan, losyon
yada krem şeklinde satılmaktadır.
Malathion,
Permethrin,
Pyrethrin,
İvermectin,
Benzyl alkol,
Lindane (
dikkatlice
nörotoksiktir ve
uygulamak gerekir
kullanım talimatını
) ancak dirençli ve
tekrarlayan vakalarda kullanımı tavsiye edilir.
Saç bitinden korunma:
Saç biti özellikle çocuklar arasında sık görülen bir paraziter
hastalıktır. Hastalık özellikle okulların açıldığı zamanlarda
salgın halinde görülür. Kafasını sık kaşıyan çocukların bit
açısından kontrolü gerekir.
Evde , okullarda ve araçlarda :
Koltuklar, oyun alanları, halılar, yastıklar, nevresim
takımları, battaniyeler vb ortak eşyaların vakumlanarak
temizlenmesi,
Çocuklar arasında saç fırçası, tarak, şapka paylaşımının
önlenmesi,
Araç koltuklarının ve paspaslarının vakumlanarak
temizlenmesi,
Fırça, tarak, şapka ve kapşonlu giysilerin yıkanarak
temizlenmesi,
En az haftada bir bit açısından detaylı incelenmesi
önerilir.
Tedaviye rağmen tekrarlayan vakalarda mutlaka enfeksiyon
hastalıkları yada dermatoloji konsültasyonu önerilir.
Referanslar:
Centers for Disease Control and Prevention
http://www.cdc.gov/
Kids Health
http://kidshealth.org/
Caring for Kids
http://www.caringforkids.cps.ca/
Communicable Disease Control (CDC) Network
http://www.gov.mb.ca/
İNFEKSİYÖZ MONONÜKLEOZİS
Kissing
Disease;Öpücük
hastalığı;
İnfeksiyöz
Mononükleozis;
Mono;
İnfeksiyöz
CA Lermi
Ateş, boğaz ağrısı, şişmiş lenf bezleri ile karakterize viral
bulaşıcı hastalıktır. Ebstein Barr virüs ile meydana gelir.
Hava ve temas yoluyla bulaşabilir, özellikle tükrük ve mukozal
salgılarda yoğunlaşan virüsün öpme ile bulaşması kolaylaşır.
Bu nedenle öpücük hastalığı da denir.
Toplumda yaygın olarak görülen bir hastalıktır ve genellikle
çocukluk çağında sessiz olarak geçirilir ancak
10 yaşından sonra geçirilirse,
Hastalık, stress, yorgunluk
gibi
immün
sistemin
zayıfladığı zamanlarda geçirilir ise EBV virüs
enfeksiyonu infeksiyöz mononükleozis sendromuna yol
açar. Yaş ilerledikçe hastalığın şiddeti de artar.
Okullar, yuva, bakım evleri, kreş gibi ortamlarda kolayca
yayılır. Hastalığı bir kez geçirmek ömür boyu bağışıklık
bırakır.
Mononükleozis şikayetleri nelerdir?
Hastalık genellikle virüsün bulaşmasından 4-7 hafta sonra
ortaya çıkar. İlk belirtiler genel bir kırgınlık hali ve
gribal şikayetlerdir. 10 yaş altı çocuklarda genellikle bu
şikayetler dışında hiçbir şikayet görülmeden hastalık
atlatılır. Halsizlik ve kırgınlık hali genellikle bir hafta
kadar sürer daha sonra:
Yüksek ateş,
Boğaz ağrısı ve boğazda şişme, bademciklerin şişmesi,
Lenf bezlerinin şişmesi,
Aşırı halsizlik,
Şiddetli kas ağrıları,
Dalak ve karaciğerde şişme,
Hafif sarılık başlar.
Genellikle bu şikayetler 1 – 2 hafta içinde azalarak kaybolur.
Hastalık çok nadiren karaciğerde ağır hasar yapacak kadar
ilerleyebilir.
Mononükleozis nasıl teşhis edilir?
Hastalık basit boğaz sürüntü testleri yada kan testleri ile
kolayca teşhis edilebilir.
İnfeksiyöz mononükleoz
testler yapılmalıdır:
dan
şüpheleniliyor
ise
aşağıdaki
Tam kan sayımı,
Periferik yayma,
Mono test,
EBV VCA IgG, IgM,
Early Antijen,
EBV anti Nuclear antijen antikoru IgG,
EBV PCR,
Hastalık yaşa bağlı olarak çok
çocuklarda teşhis güç olabilir.
hafif
geçebilir,
küçük
Mononükleozis tedavisi
Mononükleozis in tedavisi yoktur ancak şikayetleri yatıştırmak
amacıyla ağrı kesiciler kullanılabilir. Hastalık genellikle
tedavisiz kendi kendine iyileşir, tedavi ile hastalık süresini
kısaltmak mümkün değildir. Hastalık genellikle 4-6 haftada
tamamen iyileşir ancak aylar süren yorgunluk sendromlarına yol
açabilir.
Tedavide antibiyotik kullanılması çok ciddi yan etki ve
komplikasyonlara neden olur.
Büyümüş dalak darbe ile yırtılabilir, bu nedenle 1 ay kadar
spordan uzak durulmalıdır.
Ağrı kesici ve ateş düşürücüler, boğaz pastilleri ve tuzlu su
ile gargara şikayetleri yatıştırır.
Nefes almayı zorlaştıracak boğaz tutulumu, kan tablosunu bozan
kemik iliği tutulumu ve karaciğerin tutulduğu ağır durumlarda
kortikosteroid kullanımı gerekebilir.
İstirahat,
Bol su tüketmek,
İlk bir ay spor yapmamak, ağır kaldırmamak, iyileşmeyi
kolaylaştırır.
İnfeksiyöz Mononükleozis hastalığı ile bazı Lenfoma ve
nazofarinks kanserleri arasında ilişki vardır. Hastalığı
geçirmek bu kanserlerin riskini arttırmaktadır.
Mononükleozis den korunma
EBV virüsü ile genellikle hayatın erken dönemlerinde
karşılaşılır ve hastalık hafif gripal şikayetler ile
atlatılır. Toplum taramalarında 35 – 40 yaş insanların %95
oranında hastalığı geçirmiş oldukları tespit edilmiş. Yaş
ilerledikçe hastalık şikayetleri de ağırlaşır ve mononükleoz
sendromlarına kadar ilerler. Hastalıktan korunmak için:
Hasta kişiler ile yakın temasta bulunmamak,
Kalabalık yerlerden uzak durmak,
Aşırı stres ve yorgunluktan uzak durmak sayılabilir.
Hastalık geçtikten sonra virüs vücudumuzda saklı olarak kalır,
aktive olup olmadığını bilmiyoruz ancak hayat boyu ikinci kez
mononükleozis geçirmiyoruz.
Hastalık geçtikten sonra 4-6 hafta kadar bulaşıcılığı
devam eder.
Referanslar :
1.
Centers
for
Disease
Control
and
Prevention
http://www.cdc.gov
2. National Institute of Allergy and Infectious Diseases
http://www.niaid.nih.gov
3. About Kids Health http://www.aboutkidshealth.ca
4. The College of Family Physicians of Canada
http://www.cfpc.ca
5. Balfour HH Jr, Hokanson KM, et al. A virologic pilot study
of valacyclovir in infectious mononucleosis. J Clin Virol .
2007;39:16-21.
6. Infectious mononucleosis. EBSCO DynaMed website. Available
at: http://www.ebscohost.com/dynamed . Updated February 28,
2013. Accessed June 7, 2013.
7. Luzuriaga K, Sullivan JL. Infectious mononucleosis. N Engl
J Med . 2010 May 27;362(21):1993-2000.
8. Mononucleosis. Academy of Family Physicians website.
Available
at:
http://familydoctor.org/familydoctor/en/diseases-conditions/mo
nonucleosis.html . Updated November 2010. Accessed June 7,
2013.
Dr. Lermi
Dr. Aydoğan LERMİ
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik
Mikrobiyoloji
0532 386 94 78
ÇOCUK CHECK UP PROGRAMI
Çocukların büyüme gelişmesi sırasında düzenli muayene,
laboratuvar testleri ve gelişme kayıtlarının tutulması
gereklidir. Bkz: çocukluk çağı aşıları ve testleri. Çocuk
Check up programları mutlaka çocuk doktorunuzun gözetimi ve
denetiminde yapılmalıdır. Çocuğunuzla ilgili her türlü sağlık
dokümanını mutlaka saklayınız. Çocukların rutin muayene ve
testleri geriye dönük büyüme ve gelişmenin göstergesidir.
Çocuk check up programı testleri rutin testler olmakla beraber
okul başarısında duraksama, bedensel gelişimde aksama ve
beklenen performansta gerileme olduğunda ilk bakılan
testlerdir. Aşağıda yer alan testler mutlaka çocuk hekimi
tarafından değerlendirilmeli gerekirse Kulak Burun Boğaz, Göz,
Diş hekimi muayenesi de yapılmalıdır.
Çocuk Check Up testleri:
Açlık kan şekeri,
Tam kan sayımı (hemogram),
Tam idrar tahlili,
Dışkıda parazit ve parazit yumurtası aranması,
Sensitive- TSH
Free T4,
Total kolesterol,
HDL kolesterol,
LDL kolesterol,
Trigliserid,
Üre,
Kreatinin,
ALT,
AST,
Anti HBs.
Download