183.19.5.0.Zekât Nedir? Selamün Aleyküm, “Namazı kılın, zekâtı

advertisement
183.19.5.0.Zekât Nedir?
Selamün Aleyküm,
“Namazı kılın, zekâtı verin. Önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah'ın katında bulacaksınız. Şüphesiz
Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür.” (Bakara, 2/110)
“Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resûlüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek
namazı kılar, zekâtı verirler.” (Mâide, 5/55)
“Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz
kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi.” (Enbiyâ, 21/73)
“Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim'in
dinine uyun. Allah sizi hem daha önce hem de bu Kur'an'da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size
şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız. Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve
Allah'a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!” (Hac, 22/78)
“Tevbe edip namazı kılar ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir.” (Tevbe, 9/11)
“Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten
alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.” (Nûr, 24/37)
“Allah, zekâtı ancak mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı...” (Ebû Dâvûd, Zekât, 32)
“Sadaka/zekât vermek, maldan hiçbir şey eksiltmez...” (Müslim, Birr, 69)
“Üç şey vardır ki onları yapan kimse imanın tadını almış olur: Allah'tan başka ilâh olmadığına inanarak, bir
olan Allah'a kulluk etmek; malının zekâtını gönül rızasıyla, içine sinerek ve her sene düzenli olarak vermek;
zekât olarak yaşlı, uyuz, hasta, çelimsiz ve sütü az olan hayvanı vermeyip, mallarınızın orta hallisinden vermek.
Çünkü Allah, sizden malınızın en iyisini istemedi; fakat en kötüsünü verin diye de emretmedi.”
(Ebû Dâvûd, Zekât, 5)
“Sen Ehl-i kitap (hıristiyan) olan bir topluluğa gidiyorsun. Onları önce Allah'tan başka ilâh olmadığını ve benim
O'nun elçisi olduğumu kabule davet et. Bu konuda itaat ederlerse, onlara günde beş vakit namazın farz
olduğunu haber ver. Buna da itaat ederlerse Allah'ın kendilerine zekâtı farz kıldığını ve zekâtın zenginlerinden
alınıp fakirlerine dağıtılacağını haber ver. Bunu da kabul ederlerse kendilerinden zekât al. Ancak zekât tahsil
ederken mallarının en değerlisini alma! Mazlum kimselerin bedduasından da sakın. Çünkü Allah ile mazlumun
duası arasında perde yoktur.” (Müslim, Îmân, 29)
“Mallarınızı zekât vererek korumaya alınız!” (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, III, 542)
“… Sadakanın en hayırlısı, ihtiyaç fazlası maldan verilendir.” (Ebû Dâvûd, Zekât, 39)
“Biriniz, sahip olduğu bütün malını getirip, 'Bu, sadakadır.' diyor, sonra da oturup insanlara avuç açıyor.
Zekâtın en hayırlısı, verildikten sonra sahibini muhtaç duruma düşürmeyendir.” (Ebû Dâvûd, Zekât, 39)
“Salih insanlar için temiz mal ne kadar da güzeldir!” (İbn Hanbel, IV, 197)
“Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur.” (İbn Mâce, Sıyâm, 44)
Zekât Nedir?
Selam ve dua ile…
Download