بِسْ مِ اّللٰه ِ الرَّٰحْمهنِ الرَّٰح۪يمِ سُبْحَّانَّ الَّٰـذ۪ي اَسْ

advertisement
Mart 1988
Mİ'RAÇ ALLAH KATINA YÜCELMEDİR
Hamdi Mert
ِ ٰ‫ِبسْ ِم ه‬
‫يم‬
ِ ‫اّلل ال َّٰرحْمه ِن ال َّٰر ۪ح‬
َّ‫سُ ْبحَّا َّن الَّٰ ۪ـذي َاسْ هرى بِ َّعب ِْد ۪ه لَّ ْيال ً ِمن‬
‫صا الَّٰ ۪ذي‬
َ ‫ا ْلمَّ سْ ِج ِد ا ْل َّح َّر ِام ِالَّى ا ْلمَّ سْ ِج ِد ْاْلَّ ْق‬
‫بَّا َّر ْكنَّا َّح ْولَّهُ لِنُ ِريَّهُ ِمنْ هايَّاتِنَّا‬
Muhterem Din Kardeşlerim!
15 Mart 1988 günü Salı'yı Çarşamba'ya
bağlayan gece mübarek "Miraç Gecesi"dir.
Dini bir, kıblesi bir, Kur’an'ı, Peygamberi,
tarihi aynı, sevinci, kederi ortak bir millet
olmanın manevi hazzı ile bir Miracı daha
kutlayacağız.
Milli günlerimizde olduğu gibi bayramlarda,
kandillerde bir araya gelişimiz, derin bir manayı
ifade ediyor. O mana, bizi millet olarak ayakta
tutan "Dini" ve "Milli" kıymet hükümlerine sahip
çıktığımızın ifadesidir.
Muhterem Din Kardeşlerim!
"İsra" ve "Miraç" hadisesi, "İsra Suresi’nin
ilk ayetinde şöyle ifade buyurulmuştur:
"Kulu Muhammed'i bir gece Mescid'i
Haram'dan kendisine bir kısım ayetlerimizi, ilahi
delilleri göstermek üzere çevresini mübarek
kıldığımız Mescidi Aksa'ya götüren Allah'ın şanı
yücedir."1
Değerli Kardeşlerim!
Bizim
için
önemli
olan,
Miraç'ın
getirdikleridir. Peygamberimiz Hz. Muhammed
Mustafa (s.a.s.), her zaman olduğu gibi miraçta da
biz ümmetini düşünmüş, Cenab-ı Hakka
ümmetinin zayıf olduğunu arz ve niyaz etmiş,
Cenab-ı Hak da Ümmeti Muhammed'e üç ihsanda
bulunmuştur;
Bunlardan 1. "Ümmeti Muhammed"e ancak
gücünün
yeteceği
kadar
mükellefiyetin
yükletilmiş olmasıdır. Bakara Suresi’nin son
ayetinde geçen "Allah kişiye ancak gücünün
yeteceği kadar yükler" hükmünün manası budur.
Miraç'la gelen 2. müjde, Allah'a şirk koşmak
gibi bir büyük günahı işleyenler dışındakilerin,
Cenab-ı Hakk'ın merhameti ve dileğiyle
atfedilebilecekleri müjdesidir.
Miraç'ın 3. müjdesi beş vakit namazdır.
"Namaz Müminin miracıdır". Namaz Müminin
Allah katına durması, O'nun huzurunda olmasıdır.
Namaz bir müjdedir. Miraç müjdesi ile gelen
namaz, insanın kendi iç dünyasının huzuru, bu
huzurun kaynağı ve çekirdeğidir.
Kur’an-ı Kerim'de, ilk ayetiyle Miraç'ın
anlatıldığı İsra Suresi'nde, aşağıdaki hükümlerde
yer almıştır:
Allah'a ortak tanınmayacağı, ana babaya
hakkıyla itaat ve saygı gösterileceği, hak
sahiplerine haklarının verileceği, muhtaçlara
yardım elinin uzatılacağı, israf ve cimrilikten
kaçınılacağı, iş ve davranışlarımızda aşırılığa
gidilmeyeceği,
çocuklarımızın
eğitim
ve
terbiyesine önem verileceği, aile müessesesini
sarsan her türlü davranışlardan kaçınılacağı, cana
kıymanın ve kan dökmenin en büyük günah
olduğu,
öksüzlere
güzel
muamele
ile
davranılacağı, ölçü, tartı ve her çeşit alışverişte
dürüstlükten sapılmayacağı, her çeşit davranışın
ölçülü olması ve kontrol altında bulundurulması
gerektiği, hoşgörülü ve alçak gönüllü olunacağı
gibi yüce prensipler hep İsra ve Miraç olayının
önümüze getirdiği kurallardır.
Miraç esprisi, fert ve millet hayatımıza yön
veren ulu prensiplerin kaynaklandığı böylesine
önemli bir olaydır.
Ferdi
hayatımızda
kulluğun,
millet
hayatımızda huzurun çimlenmeye hazır tohumları
Miraç esprisinde gizlidir.
Miraç, dünya hayatından kurtulma, yüce
makamlara ulaşma Arş ve Kürsi ile
selamlaşmadır.
Cenab-ı Hakk'ın Miraç Kandili vesilesiyle
yuvanızı mutlu, hayatınızı huzurlu kılmasını
temenni ve niyaz ediyorum.
1
İsra, 1.
Download