İnce ve kalın barsak hastalıkları

advertisement
25.02.2015
İB-KB Tümörleri
İnce-Kalın Barsak Hastalıkları–3
İnce ve Kalın Barsak Tümörleri
Doç. Dr. Mine Güllüoğlu
İÜ İTF Patoloji AD
Şubat-Mart 2015
Non-neoplastik
Polipler
• Hiperplastik polipler
• Hamartomatöz polipler
Neoplastik Epitelyal
Tümörler
• Benign
– Adenom (Adenomatöz
polip)
– Endokrin tümör
(karsinoid tümör)
– Jüvenil polipler
– Peutz-Jeghers polipleri
• İnflamatuar polipler
• Lenfoid polipler
• Malign
– Adenokarsinom
– Endokrin karsinom
(Malign karsinoid)
– Anal zon karsinomları
İB-KB Tümörleri
• Mezenkimal
tümörler
• Lenfomalar
Kolorektal Tümörler
– Gastrointestinal
stromal tümörler
(GİST)
– Lipom
– Nörom
– Anjiyom
Polip
• Polip; barsak lümenine doğru gelişen,
mukoza epitelinden kaynaklanan kitle
oluşturan lezyonlardır (saplı veya sapsız
olabilir)
• Non-neoplastik Polip
• Neoplastik Polip = Adenomatöz polip =
Adenom
Polipler
• Non-neoplastik polip
– Anormal mukozal matürasyon veya
inflamasyon sonucu oluşurlar
– Malignite potansiyeli yoktur
• Neoplastik polip = adenom
– Proliferasyon ve displazi sonucu
oluşurlar
– Karsinom prekürsörleridir
• Psödopolip …
1
25.02.2015
Non-neoplastik Polipler
• 60 yaş üzerinde
popülasyonda %50
saptanır
• En sık hiperplastik
polipler görülür
• İnflamatuar polipler
(psödopolipler)
ülseratif kolit ve
Crohn hastalığında
görülür
Non-neoplastik
Polipler
• Hiperplastik polipler
• Hamartomatöz polipler
– Jüvenil polipler
– Peutz-Jeghers polipleri
• İnflamatuar polipler
• Lenfoid polipler
Hiperplastik Polip
• Genellikle 5 mm’den
küçük
• Sıklıkla multiple,
%50 rektosigmoid
bölgede
• Nadiren adenomatöz
alanlar içerebilirler,
içermeyenlerin
malignite potansiyeli
yoktur ???
Peutz-Jeghers Polipleri
• Peutz–Jeghers
sendromunda tek
veya multiple
olarak saptanan
hamartomatöz
poliplerdir
• Peutz–Jeghers
polipleri büyük ve
saplıdır
Jüvenil Polip
• Mukozanın hamartomatöz
malformasyonları
• En sık rektumda,
• Çoğunlukla 5 yaş altı
çocuklarda sporadik
olarak tespit edilir
• 1-3 cm’ye ulaşabilir
• Genellikle tek
• Malignite potansiyeli yok
Histolojik olarak kistik dilatasyon
• Juvenil polipozis
gösteren glandlar
sendromunda ise
karsinom gelişme riski
Polipte iltihap, yüzeyde erozyon sıktır
vardır
Peutz- Jeghers Sendromu
• 19. kromozomda lokalize
STK11 (LKB1) geninde
mutasyon vardır
• GİS’te multiple
hamartomatöz polipler
• Dudak çevresinde, oral
mukozada, yüzde, genital
bölgede ellerde melanotik,
mukozal ve kutane
pigmentasyon
ile karakterize nadir
görülen otozomal dominant
geçişli bir sendromdur
2
25.02.2015
Peutz- Jeghers Polipleri
• Mikroskopi:
Peutz- Jeghers Polipleri
• Polipler nedeniyle invaginasyon riski
artmıştır, önemli mortalite nedenidir
– Lamina propriada kas
lifleri,
– Lifler goblet
hücrelerinden zengin
intestinal epitel ile
döşeli glandları
çevreler
Peutz- Jeghers Polipleri
• Bu hamartomatöz polipler malignite riski
taşımazlar, ancak bu sendromlu hastalarda
pankreas, meme, akciğer, over ve uterus
karsinomu gelişme riski artmıştır
Neoplastik Polipler (Adenom)
• Küçük çaplı, saplı
veya büyük çaplı,
sapsız (sesil)
intraepitelyal
lezyonlar
3
25.02.2015
Adenom
• 40 yaşından önce prevalansı %20-30
• 60 yaş sonrası %40-50
– Tubuler adenom (%75’den fazla tubuler
yapı) en sık
– Villöz adenom (%50’den fazla villöz yapı)
%5-10
– Tubulo-villöz adenom (%25-50 villöz yapı)
Adenom
• Tüm adenomlarda hafif displaziden,
karsinoma in situya kadar değişebilen
proliferatif displazi bulunur
• Adenomlar kolorektal adenokarsinom
gelişiminde prekürsör lezyondur
Adenom
• Bir adenomun çapının 2 katına
çıkması için gereken süre 10 yıldır
• Tubuler adenomların çoğu küçük ve
saplıdır, saplı olan poliplerin
çoğunluğu tubuler adenomdur
• Villöz adenomlar, büyük ve sesildir,
sesil olan poliplerin çoğu villöz alanlar
içerir
4
25.02.2015
Adenom
• Bir adenomda malignite gelişme riski
ile korelasyon gösteren 3 faktör vardır:
– Çap
– Histolojik tip
– Displazi derecesi
• Malignite açısından en riskli olanlar 4
cm’yi geçen villöz adenomlardır, ancak
herhangi bir tipte ve çaptaki
adenomda da karsinom gelişebilir
Tubuler Adenom
• %90 kolonda,
mide ve İB da
görülebilir
• Nadiren 2.5 cm’yi
geçer
• Displazik epitel ile
döşeli tubuler
yapılardan oluşur
Villöz Adenom
• 10 cm’ye ulaşabilen, sapsız poliplerdir, en
çok rektum ve rektosigmoid bölgede görülür
• Parmaksı çıkıntılar oluşturan displazik
silendirik epitelden oluşur
Tubulo-villöz Adenom
• Çapları değişken, saplı veya sesil olabilirler
• Karsinom gelişme riski villöz komponentin
oranı ile orantılı
Adenom
Sesil serrated adenom:
Hiperplastik polip benzeri özelliklere sahip
adenomlar
Sesil lezyonlar
Sağ kolonda sık
Malignite potansiyeli var
5
25.02.2015
Adenom
• Adenomun bir alanında intramukozal
karsinom bulunabilir, submukozal
sap invazyonu var ise invaziv
adenokarsinom söz konusudur
Adenom
• Karsinoma in situ ve intramukozal
karsinomlarda metastatik potansiyel
yoktur
• Tümör, m. mukozayı aşıp
submukozaya geçince (invaziv
karsinom) metastatik potansiyele
kavuşur
Familyal
Non-familyal
Adenomatöz
Non-adenomatöz
Adenomatöz
Nonadenomatöz
FAP ve varyantları
(Gardner S, Turcot S,
atenue FAP)
Peutz-Jeghers S.
Multiple
adenomlar
CronkhiteCanada S.
Muir-Torre sendromu
Juvenil polipozis
Serrated
Adenomatöz
polipozis
Hiperplastik
polipler
Multiple adenomlar
RuvalcabaMyhre-Smith S.
Lenfoid
polipozis
Familyal gastrik
polipozis
Lenfomatöz
polipozis
Cowden hastalığı
Devon ailesi S.
6
25.02.2015
Familyal Adenomatöz Polipozis
(FAP)
• Herediter prekanseröz sendromların
prototipidir
• Genetik defekt APC (adenomatöz polipozis
koli) genindedir (5q21-22)
• APC geninde germline mutasyonlar olur
• Hastaların %10-30’da aile hikayesi
bulunmaz, spontan yeni mutasyonlar ile
meydana gelir
FAP
• Adenomlar yenidoğanda yoktur, 4. aydan
itibaren görülmeye başlar
• Hastalarda tüm mukozayı halı gibi
kaplayan 500-2500 adet adenom bulunur
• FAP tanısı için en az 100 adet adenom
bulunmalıdır
• Kolon dışında da adenomlar bulunabilir
• Attenüe FAP
• Çoğu tubuler adenomdur, villöz özellikler de
içerirler
FAP
• Tanı konulduğunda bazı hastalarda invaziv
karsinom gelişmiştir (40-50 yaşlarında
kanser gelişimi kaçınılmazdır), karsinomlar
multifokal olabilir
• Tedavisi erken dönemde proflaktik
kolektomidir
• Bu sendromlu hastalarda kolo-rektal
karsinomlar dışında;
– Periampuller CA, papiller tiroid CA, sarkomlar,
beyin tümörleri ve ince barsak CA görülme
sıklığı da artmıştır
• Gardner Sendromu
• Otozomal dominant
• Polipozis + multiple osteomalar (mandibula,
kafa, uzun kemikler) + epidermal kistler +
fibromatozis
• Duodenal ve tiroid karsinomu gelişme riski
artmıştır
• Turcot Sendromu
• Polipozis + SSS tümörleri (gliomalar)
Kolorektal Karsinom
• %98 adenokarsinom
• En sık görüldüğü yaş aralığı 60-79
• Hasta genç ise zeminde;
– Ülseratif kolit ya da
– Polipozis sendromlarından biri ya da
– Lynch sendromu varlığı araştırılmalıdır
Adenom-Karsinom Sekansı
• Adenomatöz lezyondan karsinom gelişmesine
“adenom – karsinom sekansı” denir
• Bunu destekleyen bulgular:
• Adenom görülme sıklığı yüksek olan
populasyonlarda CA görülme sıklığı da yüksektir
• Erken dönem karsinomların çevresindeki
mukozada adenomatöz değişiklikler saptanır
• Karsinom gelişme riski adenom sayısı ile doğru
orantılıdır
• Adenomların erken dönemde rezeksiyonuna imkan
veren tarama programları ile kolorektal CA
insidensi azalmıştır
7
25.02.2015
Adenom-Karsinom Sekansı
Moleküler Karsinogenez
1. APC/β-catenin yolağı
2. Microsatellite Instabilite yolağı
– DNA mismatch tamir genlerinde
bozukluk
Moleküler Karsinogenez
• Adenomatöz polipozis koli (APC)
(tümür supresör gen)
– Genin protein ürünü hücrenin
migrasyonu ve adezyonunda rol alır
– APC genindeki mutasyon sonucu APC ile
beta-cateninin birbirine afinitesini azaltır,
bir yandan hücreler arası bağlantılar
zayıflar, diğer yandan beta-catenin TcfLef proteinleri ile bağlanır, bu da Ca
gelişimine neden olacak süreci başlatır
Moleküler Karsinogenez
• DCC (Deleted in colon cancer) (18q21):
Genin protein ürünü normal kolon
mukozasında eksprese edilen bir hücre
adezyon molekülüdür, kolon
karsinomlarının %70-75’de ekspresyonu az
veya hiç yoktur
• P53: 17. kromozomdaki p53 geninde
mutasyon kolon karsinomlu hastaların
%70-75’de saptanır, p53 gen
mutasyonlarının kolon karsinogenezinde
geç dönemde ortaya çıktığı
düşünülmektedir
Moleküler Karsinogenez
Moleküler Karsinogenez
Metilasyon anormallikleri
• Kolon tümörlerinde erken dönemde
saptanan bir değişiklik DNA’da
hipometilasyondur
K-ras
• Adenomlarda ve kolon kanserlerinde
en sık aktive olan onkogen (12p12)
Microsatellite Instabilite yolağı
• Sporadik karsinomların %10-15’i ve
Herediter nonpolipozis kolon
karsinomu (HNPCC)
– DNA’nın tamirinden sorumlu 4 genden
birinde olan herediter mutasyonlar
sonucu meydana gelir
– İnsan mismatch tamir genleri: hMSH2,
hMLH1, hPMS1, hPMS2
8
25.02.2015
Kolorektal KarsinomEtiyopatogenez
Herediter Non-polipozis Kolo-rektal
Kanser (HNPCC) (Lynch Sendromu)
• Otozomal dominant geçişli familyal
sendrom
• 45 yaş
• Sağ kolon lokalizasyonu
• Multiple
• Bol müsin sekresyonu
• İnce barsak karsinomları
• Kolon dışı CA; endometriyum CA, üretelyal
CA, mide CA
•
•
•
•
•
• Kanserlerin kolondaki dağılımı:
• Sağ kolondaki
tümörler polipoidekzofitik kitleler
şeklinde
–
–
–
–
Çekum & çıkan kolon %38
Transvers kolon %18
İnen kolon %8
Sigmoid kolon %35
Diyet
Fazla enerji alımı
Liften fakir, K.H zengin diyet
Kırmızı et
Koruyucu faktörlerin az alımı (A,C,E
vit.)
• Çoğunlukla sporadik
• %1-3’ü familyal sendrom (FAP veya
HNPCC) veya İBH zemininde
• Sol kolondakiler
anüler tarzda
gelişir, barsakta
peçete halkası
şeklinde daralmaya
neden olur
• Mikroskopik bulguları
farklılık göstermez
• Tümörlerin çoğu müsin
salgılar, müsin
sekresyonu barsak
duvarı katmanlarında
disseksiyona neden
olarak tümör
hücrelerinin
yayılmasını
kolaylaştırır, prognozu
kötüleştirir
9
25.02.2015
Prognostik Parametreler
• Tanı anında tümörün evresi
• Tümörün diferansiyasyonu,
histopatolojik tipi
– Tümör ne kadar az adenoid yapı
oluşturuyorsa o kadar az diferansiyedir
• Lenf nodu metastazı
Submukoza invazyonu
Tunika müskülaris
invazyonu
Subseroza invazyonu
10
25.02.2015
T4a
Peritoneal yüzey
invazyonu
Klinik Bulgular
T4b
Çevre organ invazyonu
Klinik Bulgular
• Kolorektal karsinomlar gerek direkt
yayılım ile komşu dokulara, gerekse
lenfatik ve kan damarları ile metastaz
yaparlar
• En çok bölgesel lenf nodlarında, KC,
AC ve kemik metastazları görülür
• Çekum – sağ kolon tümörleri: halsizlik, Fe
eks. anemisi
• Sol kolon tümörleri: gizli kanama, barsak
alışkanlığında değişiklik, sol alt kadran
ağrısı
• Rektosigmoid tümörler daha infiltratif
olduklarından prognozları daha kötüdür
• Yaşlı erkeklerde Fe eks. anemisi aksi
ispatlanana kadar GİS malignitesi olarak
değerlendirilir
İnce Barsak Tümörleri
• Tüm GİS tümörleri içinde %3-6
• GİS’in malign tümörleri içinde %1
İnce barsakta
• Adenokarsinom = endokrin tümör 
lenfoma  sarkomlar
11
25.02.2015
İnce Barsak Adenomları
• Benign tümörlerin %25’ini oluşturur
• En çok ampulla Vateri
lokalizasyonludur
• Özellikle familyal polipozis koli
sendromlu hastalarda görülür
ampulla Vateri adenomu
İnce BarsakAdenokarsinom
• Büyük çoğunluğu duodenumda görülür,
makroskopik özellikleri kolon karsinomları
ile benzerdir (ekzofitik, peçete halkası)
• Ampulla Vateri lokalizasyonlu olanlar erken
dönemde obstrüktif sarılığa neden olabilir
• Tanı konulduğunda genellikle ileri evrededir
• Geniş rezeksiyon ile 5 yıllık sürvi %70’dir
GEP Endokrin Tümörler
• Bu tümörler gastrointestinal sistemin
“diffüz nöroendokrin sistem (DNES)
hücrelerinden” kaynaklanır
• İyi diferansiye olanları karsinoid
tümör olarak adlandırılırlar
İnce BarsakAdenokarsinom
• Risk faktörleri
–
–
–
–
–
–
Crohn hastalığı
Çölyak hastalığı
FAP
HNPCC
Peutz-Jeghers sendromu
Sigara, alkol kullanımı
DNES
• Diffüz nöroendokrin
sistem,
gastrointestinal
sistem
mukozasındaki ve
pankreas
adacıklarındaki
spesifik nöronal ve
endokrin özellikleri
taşıyan hücrelerden
oluşur
12
25.02.2015
Nöroendokrin tümörler
• Kolorektal malignitelerin %2’den azını, ince
barsak malignitelerinin %50’sini
oluştururlar
• Klinik bir sendroma neden oluyor ise o isim
ile tanımlanabilir (gastrinoma,
somatostatinoma, insülinoma)
• En sık ince barsak, appendiks sonra
rektum, mide (multisentrik), kolon
• Apendiksin en sık tümörü
• İntramural, submukozal kitle şeklinde
görülür, yüzeydeki mukoza intakt veya
ülsere olabilir, kesit yüzünün solid, sarıkahverengi görünümü karakteristiktir
Sinaptofizin
• Histolojik olarak
monoton
hücrelerden oluşan
adacıklar, diziler,
trabeküller
• EM’de sitoplazmada
sekretuar granüller
KRG A
Klinik Bulgular
Gastrointestinal Lenfoma
• Asemptomatik (rektum, appendiks)
• Karsinoid sendrom (serotonin fazlalığı)
•
Vazomotor rahatsızlıklar (flushing, siyanoz)
•
İntestinal hipermotilite (diyare, B, K, kramplar)
•
Astmatik bronkokonstrüktif ataklar (öksürük,
dispne)
•
Hepatomegali (metastaz)
•
Sistemik fibrozis (kardiyak, retroperitoneal)
• Serotonin (5-HT) KC’de 5-HIAA yıkıldığı için GİS
karsinoidlerinde karsinoid sendrom gelişmesi için
KC metastazı olmalıdır
• GİS malignitelerinin %1-4’ü
lenfomalardır
• Primer GİS lenfoması olarak
tanımlanabilmesi için, tanı anında
karaciğer, dalak, kemik iliği tutulumu
olmamalıdır, bölgesel lenf nodu
tutulumu olabilir
13
25.02.2015
Gastrointestinal Lenfoma
Sporadik Lenfoma (Batı Tipi)
• MALT’ın B hücrelerinden köken alır
• Erken dönemlerinde fokal tümörlerdir,
cerrahi olarak çıkarılabilir
• Nüksler yine GİS’te görülür
• Genotipik özellikleri nodal
lenfomalardan farklıdır : t (11;18)
• En çok midede(%50-60), ince barsak
(%25-30), kolon (%10)
• H. pylori tedavisi ile tümörde regresyon
meydana gelebilir
Gastrointestinal Lenfoma
Sprue ile ilişkili Lenfoma
• Uzun süreli malabsorbsiyon zemininde
gelişir
• Sıklıkla ince barsağın proksimalinde, T
hücreli lenfomalar
• Prognoz kötü
• Akdeniz Lenfoması
• Nadir görülen B hücreli intestinal lenfoma
• Kronik mukozal diffüz plazmasitozis
zemininde gelişir, plazma hücreleri anormal
Ig A zinciri sentezlerler
Gastrointestinal Lenfoma
• Morfoloji
• Erken dönemde mukoza ve
submukozada plak şeklinde
kalınlaşmalar, ilerleyince tüm duvarı
tutabilir, yüzeyde normal mukozal
pililerde silinmeye ve ülserasyona
neden olur
• Bazen polipoid, ülserovejetan kitlelere
neden olur
14
Download