VE KUR`AN VAHY-İ HAKKINDAKi GÖRÜŞLERİ İsmail ALBAYRAI<*

advertisement
sakarya &uuml;niversitesi ilahiyat fak&uuml;ltesi dergisi 3/2001
1tcfsir
RİCHARD BELL, KUR'AN &Ccedil;ALIŞ11ALARJ
VE KUR'AN VAHY-İ HAKKINDAKi G&Ouml;R&Uuml;ŞLERİ
İsmail ALBAYRAI&lt;*
Summary
The earlier modern Vvestern literature on the Qur'an mainly concentırates on
two issues. The fırst group try to seek to trace the influence of Jewish and
Christianideasin the Qur'an while the second group pay rnore attention to the
reconstruction of the chronological ord er of the Qur'an. This article deals with
one of the important ıfigures in the \JITest whose works are stili being read in the
Universities. Richard Bell, a Scottish orientalist, focuseel on both issues in his
writings. Having disclosed his dissatisfaction with tradition, and acknowledged
his cxclusive reliance on the Qur'an he insisted that Christiaı:ıity was the chief
histarical antecedent of the Qur'an and that the Prophet was a pupil of the
Church. Instead oflooking deeply into the content, presentation, structure and
so forth, he preferre:d to fınd materials with which to invahdate the opinion of
his Jewish opponents. Regarding the revelation, Beli preferred the idea that the
prophet's inspiration derived from his creative 'brooding' n:ıind. Clearly, this
approach disregards the Divine origin of the Qur'an. However, it is impossible
to fınd any evielence to support such a view. His main ideas (bias!) regarding
Qur'anic arrangenrnent, compilation, narratives, names ete are summaırised. In
addition, a brief critidsm is also provided. To know an occidental scholarship
on the Qur'an, Beli İ!: the right person to begin with.
Gayr-i m&uuml;slimlerin Kur'an'a ilgileri Kur'an'ın tarihi kadar geriye gider. İlle m&uuml;sl&uuml;manlada komşu olan yahudi ve hıristiyanların inen ayetler karşısındaki tutumq
Kur'an'da kısaca, siyer ve hadis kitaplarında ise genişce anlatılmaktadır. Hz.
Peygamberin vefatından &ccedil;ok kısa bir s&uuml;re sonra İslam devletinin alal almaz bir hızla
genişlemesi, bug&uuml;nk&uuml; Suriye, Iralc ve Mısır'ın buhmduğu coğrafYada yaşayan &ccedil;ok
sayıda gayr-i m&uuml;slimi, m&uuml;sl&uuml;manlada karşı karşıya getirmiştir. Bu karşılaşma ve
yaldaşma, Kur'an'ın kayna.ğını hz. Peygamber'in Suriye'li bir hıristiyan papazla olan
yalcınlığıyla a&ccedil;ıklayan Yalıya el-Dirneşk1 (John of Damascus, 752)'den, orta&ccedil;ağ
*
SA&Uuml;. İlahiyat Fak&uuml;ltesi Tefsir Anabilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi, Yrd. Do&ccedil;. Dr.
267
Avrupa'sında Km'an'ı
ilk defa larineeye &ccedil;evirme
Venerable'ye ve ondan da g&uuml;n&uuml;m&uuml;z modern
batılı
işini
organize eden Peter de
oryantalistlere kadar
ardı arkası
kesilmeye cek literat&uuml;r&uuml;n doğuşuna neden olmuştur. Farklı yaklaşımların varlığına
rağmen, batıda
&ccedil;alışmalarda,
&uuml;zerinde
&lt;&lt;alışmaları aydınlanmayla
Kur'an
Bemard Lewis'in de
yoğunlaştığı
dan gelen s&ouml;zde
belirttiği
gibi,
birlikte yeni
şekiller almıştır.
araştırmacıların
Bu
iki &ouml;nemli konu
dilr.kati &ccedil;ekmektedir: Kur'an'da yahudi ve hıristiyan kaynaklar-
alıntılarm(!)
surelerio kronolojisinin
geliştirilen
g&ouml;sterilmesi;
&ccedil;ıkartılması!.
Richard Beli,
yeni metodlarla, Kur'an'daki
&ccedil;ağdaşlarının
belirtilen her iki alanıda kaplayacak eserler veren &ouml;nemli bir
yukarıda
aksine,
batılı araştırmacıdır.
&Ouml;zellikle Kur'an &ccedil;ahşmalarında yoğunlaşan Beli, kendisini ilk defa 1926 yılında
yazmış olduğu The Origin of Islam in Its Christian Environment 2 (İslam'ın
Kendisini
Kuşat~ın Hıristiy:ın
da anlaşılacağı &uuml;zere Beli,
bir &Ccedil;evrede K&ouml;keni)
adlı
Kur'an'ın oluşmasında doğu
eserle
tanıttı.
adından
Eserin
kilisesinin etkisini incelemek-
tedir. Patrick O'hair Cate, eserin &ouml;nemini belirtmekle birlikte son derece orijinal bir
&ccedil;alışma olmadığ;ıru
s&ouml;ylemektedir3. Beli'in
bilmek a&ccedil;ısından &ouml;nemli
başlayan
&Ccedil;ok
olduğuna inandığımız
&ccedil;ok sayıda araştılff[ıacının
sık
referansta
Gir:iş'ten
başvurduğu
bulunacağımız
Qur'an4 (Kur'an'a Giriş)'dLr.
da Kur'an'a
d&uuml;ş&uuml;nce yapısındaki gelişmeleri
eser bug&uuml;n bile Kur'an
g&ouml;re-
&ccedil;alışmalarına
temel kaynaklardan birisidir.
ikinci bir eser de, Bell'in Introduction to the
Bazı batılı
oryantalistler, Beli'in bu eserini genel mana-
ziyade, kendisinin 1937-39
yıllarında yayınladığı
Kur'an ter-
c&uuml;mesine bir giriş olarak yazıldığını vurgulamaktadLrlar5. Beli, bu eserde Kur'an'ın
indiği
&ccedil;evre
hakkında
&ouml;zet bilgilerle birlikte
Kur'an'ın i&ccedil;eriğ;i, toplanması,
surderin
b&uuml;t&uuml;nselliği, yapısı-kronolojisi ve son olarak da Kur'anın muhtemel(!) kaynakları
hakkında geniş
birlikte
farklı
bilgi vermektedir.
zamanlarda
yazmış olduğu &ccedil;eşitli
genel olarak Km'an halekındaki
l
2
3
4
5
Araştırmarnızda yukarıda kısaca tanıtılan
g&ouml;r&uuml;şlerini
iki eserle
makaleler &uuml;zerinde durarak Beli'in
irdelemeye
&ccedil;alışacağız.
Bemard Lewis, Islam and tlıe West, Oxford: Oxford University Press 1993, 17-8.
Richard Bell, The Origiıı of Islam in I ts Christian Environınent, London: Macınillen and Co.Ltd
1926.
Patrick O'hair Cate, Each Other's Scripture: tlıe Muslim Vıews of dı.e Bible and tlıe Clıristian's
Vıews of the Qur'an, Th-e Hardford Serninary Foundation 1974 (Bas:ilmamış doktora tezi}, 227.
Richard Bell, Introduction to the Qur'an, Edinburgh: Edinburgh University Press 1953
Arthur Jeffery, 'Review of Richard Bell, Introduction to the Qur'an', in Tlıe Muslim World 44
(1954) 254.
Beli, hz. Peygamber'in
yaşamış olduğu
haritasına
d&ouml;nemin dilli
dikkaderi &ccedil;ek-
mekle işe başlar; 7. yy. 'da Arabistan''ı kuzey'de hıristiyan Suriye (Gassarıiler), batıda
ve g&uuml;neyde Habeşistaıı &ccedil;evrelemekt:edir. Ayrıca Beli, İran sınırları i&ccedil;inde bulunan
Hirelilerin Arabistaıı'ın i&ccedil;lerine kadar geldiğini bildirmektedir6. Hıristiyanlar
arasındaki kelarlli tartışmalar y&uuml;z&uuml;nden hıristiyanlığın Araplar arasında ger&ccedil;ek manada h&uuml;sn&uuml; kabul g&ouml;rmediğini belirten Beli, yukarıdaki haritadan da anlaşılacağı gibi,
hıristiyarılığın İslam &uuml;zerindeki muhtemel etkisine işaret etmektedir. İslam &ouml;ncesi
Arap
şairlerinin yazmış olduldarı şiirlerde hıristiyanlardan bahsetınesinin,
daha da
bu etkiyi
kuvvedendirdiğini belirtmektedir7 •
Bell'e g&ouml;re hıris1iyan etkisini Arap yarımadasında g&ouml;steren &ouml;nemli bir delil de,
haniflerin varlığıdır. Anlam bakLmından bu terimin Kur'an'ın kullanımına
uymadığını
ifade eden Beli,
kelimerıin
Suryanice hanpa'dan
(inan&ccedil;sız
kimse)
geldiği
konusurıda
son derece kesin konuşmaktadır 8 . Hz. Peygamber'in bu ifadeyi &ouml;nemli
bir dini grup i&ccedil;in kullandığını belirten Beli, aslında bunların ne bir mezhep ne de her-
hangi bir grubun par&ccedil;ası olmadıkları, sadece hz. Peygamber'in bir t&uuml;rl&uuml; s&uuml;kıln bulamamış zihlli yapıs11llll bir &uuml;r&uuml;n&uuml; olduğunu savuıunaktadır9. Haniflerin dışında Beli'in
ısrarla
&uuml;zerinde
durduf~U
&ouml;nemli bir grup da, el-Kis:ll'lerdir. Beli, hz. Muhammed'in
(sav) Arap d&uuml;nyasında yahudi ve hıristiyan tesiriyle peygamber olduğunu s&ouml;yleyen ilk
kişi olmadığıru, el-YJs:ll adlı şahsın &ouml;nderliğinde başka bir grubun daha hz.
Peygamber'den &ouml;nce tıek Tanrı inancıııı benimsediklerini, Kıyamet (Hesap) g&uuml;n&uuml;ne
inandıklarıııı belirtmektedir. İlgin&ccedil;tir ki, Beli Kur'arL'da bahsi ge&ccedil;en Sahilleri
Arabistan'ın kuzeybatısında bulurıaıı
el-Kis:ll'lerdcn arta kalan bir topluluk olarak
ııitelendirmektedir. BeU' e g&ouml;re bunlar, hıristiyan, değil f.tkat hıristiyanların &uuml;zerinde
ağır tesirleri olan bir topluluk. &Ouml;zede, Beli sanal d&uuml;nyasında kurmuş olduğu son
derece sığ benzerliklere dayanarak hıristiyarılığın el-Kis:lller, Sahiller ve
İslam &uuml;zerindeki etkisine işaret etmektedir.
dolayısıyla
da
Bell'e g&ouml;re hz. Peygamber'in vahy s&uuml;recindeki d&uuml;ş&uuml;nce yapısını ve bu yapıyı etkiliyen fakt&ouml;rleri değerJlendirme konusunda iki &ouml;nemli engel bulunmaktadır. Birincisi, hz. Peygamber'in ilk d&ouml;nem
ması,
6
7
8
9
yaşamıyla
&ccedil;oğunun
sahih(!) olma-
vefatından
hemen sonra
ilgili rivayerlerin
ikincisi ise, hernekadar Kur'an hz Peygamber'in
Bell, a.g.e., 1926, 16-17; Bell, a.g.e., 1953, ll.
Bell, a.g.e., 1926, 4:1-&middot;~5.
A.g.e., 58.
Richard Bell, 'Who were the Hanifs?', The MosJim World, 20 (1930) 124.
269
toplanmış
detınelde
ise de
Kur'an'ın
kronolojik d&uuml;zeninin imkansızlığılO. Beli, inen Vahyi kay-
g&ouml;revH kişilerin yapmış
olduğu
hatalardan kaynaldanan nedenlerden
dolayı
Kur'an'da mevcut &ccedil;ok sayı.da pasajın bulunması gereken yere konulmadıldarını, bu
t&uuml;r
yanlışlıldarında Kur'an'ı
Burada
meşhur
sı1re
hatırlatılınası
anlamada sorun yarattığına inanmaktadır.
gereken &ouml;nemli bir konuda Beli'in, Weil ve N&ouml;ldeke gibi
oryantalistlerin aksine, Vahyi tarihi bir
i&ccedil;indeki b&ouml;l&uuml;mler ya da pasajlardan
derece izafi bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m
sıraya
dizme
oluşmasıdırll.
&ccedil;abası
surelerden ziyade
Bell'in bu
arzetınektedir. Şayet yapmış olduğu
yaldaşımı
son
Kur'an terc&uuml;mesiyle
hazırladıgı 1~
Commentary on the
Qur'an Prepared by Richard Bell'el2 bakılırsa,, Beli'in sanki peygamberi bir misyon
&uuml;stlendiği g&ouml;r&uuml;lecektir. Beli, &ccedil;ok sayıda ayeıin şu anda bulunduğu konuma ait
olmadığını iddia edip ve değişik spek&uuml;lasyorılarla bu ayetlere bazan başka surelerele
yer bulurken, bazan da sorıradan eklendiği h&uuml;km&uuml;n&uuml; verip Kur'an'da bu ayetlerin
yerinin olmadığını varsaymaktadır. Zaman zaman ayetleri ildye b&ouml;ld&uuml;ğ&uuml; de
g&ouml;r&uuml;lmektedir. Sonu&ccedil; yapıcılıl&lt;tan olduk&ccedil;a uzak bir yaldaşın;ı. doğurmalctadır.
Beli hz. Peygamber'iıı, İslam'ın, hatta Kur'an'ın anlaşılmasında yukarıda belirtildiği gibi, hadisiere ve siyer ldtaplarına g&uuml;venmemektcdir. &Ouml;zellilde rivayetler
arasınciald bazı &ccedil;elişkiler y&uuml;z&uuml;nden Bell her fırsatta Kur'an dışınciald kaynaldarı kullanan batılı araştırmacıları ciddi bir şekilde eleştirmektedir. Hz. Peygamber'in Vahy
kaynağını epilepsi (sar'a), lıisteri, Şeytan, aşırı h~siyat ya da meditasyonda g&ouml;ren
Weil, Sprenger., Muir, Margolioth ve N&ouml;lde:ke'nirı geliştirdiği teorileri de kabul
etınemektedir. Beli bunların Kur'an'ı tamamen g&ouml;z ardı ettiiderine inanmalctadırl 3 .
Beli, Kur'an'ın Mekkelilerin hz. Peygamber haldemdaki s&ouml;ylemleriıli kayelederken
O'nu deli, mecm1n, olaral&lt;. tavsif ettiklerini :fuk.at hasta demedilderiıli belirterek, Vahy
vak'asının anlaşılınasında tek kaynağın Kur'an olacağını ısrarla vurgulamaktadır.
&Ccedil;ok sayıda batılı araş1Jrmacının ilgisiıli &ccedil;eken Kur'an &uuml;zerindeki yabancı tesirler,
Beli'iıı yazılarında da fazlasıyla nasibiıli almıştır 14 . Beli, Kur'an'da yahudi ve hıristiyan
birlikte C.E. Bosworth ve M.E.J. Richardson'un
lO
ll
12
13
14
Beli, a.g.e., 1926, 66.
Jane Dammı~n McAuliife., Qur'anic Christians: an Analysis of Clas.sical and Modern Exegesis,
Cambridge: Cambridge Univeristy Press 1991, 33.
Ednıund C. Bosworth and M.E.J. Richardson (ed), A Commeı:ıtary oı:ı the Qur'aı:ı Prepared by
Richard Beli, Manchester University Press 1991, I-II.
Beli, a.g.e., 1953, 80-l.
S&ouml;zgelimi Kiır'an'da ki yalbana kelimelerle ilgili Be.ll Arthur Jeffery'nin The Foreign Vocabulary of
the Qur'an'ına atıfta bulunarak şunlan s&ouml;ylemektedir: Jeffery 275 ke.limeııin yabancı olduğunu kay-
270
tesirinin ilk
bakışta
&ccedil;ok rahat g&ouml;r&uuml;lebileceğiili s&ouml;ylemektedir lS. Her ne kadar Beli'in
The Origin of Islam in Its Christian Bnvironment'i yazmasının amacı Kur'an'da
hıristiyan etkisini g&ouml;stermekse de, yahudilikten gelen s&ouml;zde etkileri de g&ouml;z ardı
etmemektedir. Bununla beraber hangi anlatırnın yahudileğe ya da hıristiyanlığa ait
olduğunun tesbitinin &ccedil;ok g&uuml;&ccedil; olduğunu da itiraf etmektedir. Bu g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml;n ana
nedenini Beli, hz. Peygamber'in kişiliğinde ve O'nun yahudi ve hıristiyan kaynaldarına tedrici vukufıyetinde g&ouml;rmektedir. Bununla paralel olaral( Beli, hz.
Peygamber'in &ouml;zellilde peygamberliğinin ilk d&ouml;nemlerinde yahudi ve hıristiyan kaynaldarını ilk elden kullanmadığını, hatta hz. Peygamber'in bu sıralarda yahudi ve
hıristiyanlar arasında bir ayrım yapmadığını, ya da olası bir ayırımın farkında
olmadığını ifude etmektedirl6. Beli, hz. Peygamber'in yahudi ve hıristiyan kaynaldarına ilk elden vukufıyetinin son d&ouml;nem Meldd sılrelerle başladığını ve
Medine'de inen sun~krde devam ettiğini ileri s&uuml;rmektedirl7.
Bell, zaman zaman hz. Peygamber'i bir fırsat&ccedil;ı (opportunist) olaral(
değerlendirmektedir. Beli' e g&ouml;re, hz. Peygamber işine gelen, ya da bulunduğu duruma en uygun olam hemen alan, eğer işine yaramayacaksa &ccedil;ok kolay bir şekilde
g&ouml;rmemezlikten gelen bir fırsat&ccedil;ıdrr. İlgin&ccedil;tir ki, Bell hz Peygamber'in yahudi ve
hıristiyanlıktan aldıkl~ırına bile kendi damgasını vurduğunu, bu nedenle k&ouml;kleri(!)
Alıd-i Atik ve Cedid'te bulunan &ccedil;ok sayıdaki Kur'aııi anlatırnın f.ılfldılık arzetmesini
hz. Peygamber'in insiyatifi olarak g&ouml;rmektedir lS. &Ouml;zetle, şu an elimizdeki Kur'an,
Beli' e g&ouml;re, hz. Peygamber'in zihnl g&uuml;c&uuml;yle birlikte fıtri-dlni eğilimini de kullanarak
&ccedil;evre k&uuml;lt&uuml;rler kadar gelişmemiş olan Arap k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; zenginleştirrnek i&ccedil;in yabancı
kaynaldardan bazı değiştirmelere tabi tutarak ve m&uuml;mk&uuml;n mert:ebe a&ccedil;ık talditten
ka&ccedil;ınaral( aldığı bilgilerin b&uuml;t&uuml;n&uuml;nden başka bir şey degildirl9.
Beli, hz. Peygamberin Vahy yokuluğunu anlatırken farklı d&ouml;nemlere ayırır. Her
d&ouml;nemin kendine has &ouml;zellikleri ve dolayısıyla da işlenen değişik temaları vardır. Beli,
15
16
17
18
19
detnıiştir. Fakat bum.lann &ccedil;oğu Cahiliyye d&ouml;neminde kullanılan kelimelerdir. Sadece 70 tanesinin
yeni olduğunu soyleyebiliriz. Bu 70 k&middot;~limeniıı yarısı hıristiyan halkın kullandığı dillerden gelmedir,
S&uuml;ryani'ce, Habeşistıın'ca vb., 25'e yakmı ise İbrani'ce ve Araı:ni'ceden gelmektedir. Geriye kalan
k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kısııııda Fars&ccedil;a, Yunanca ve belirleyemediğimiz ba:ıı kaynaklardan gelmektedir. (Beli,
a.g.e., 1953, 80-1)
Beli, a.g.e., 1953, 67.
A.g.e., 67, lll.
A.g.e., 140.
Beli, a.g.e., 1926, 101.
A.g.e., lll.
271
hz. Peygamber'in misyonuma ilk defu insanların Yaratıcı'nın verdigi sonsuz nimetleri
tasdik etmeleriyle ilgili ayetlerin tebliğiyle başladiğını, fakat bu ayetlerin genel olarak
Mekkeli'ler &uuml;zerinde kayda değer etki yaratmadığını s&ouml;ylemekteclir20. İlgili ayetleri ve
b&ouml;l&uuml;mleri Beli, al:lınet/işaret (sign) pasajları olarak acllarıdırmaktadır. Bu pasajlarda
işlenen
ana temalar yer/sema ve insanın yaratılışı, insanlara kolaylık olması i&ccedil;in
yaratıları
yıldızlar
hayvanlar, gece ve g&uuml;nd&uuml;z&uuml;n birbirlerini takip eden seyri,
g&uuml;neş,
ay ve
&uuml;zerinde yoğunlaşınaktaclır. Her ne kadar bu pasajlar &ccedil;ok furklı gayeleri i&ccedil;er-
mekteyse ele, topluca ele alındığırıda Y&uuml;ce, G&uuml;&ccedil;l&uuml; ve bol nimet veren bir Yaratıcı
fikrini
işlemektedir2l.
Beli'in genel olarak
işar&middot;et pasajları
olarak
adlarıdırdığı
bu
b&ouml;l&uuml;mler aşağıda tartışacaj~ımız Kur'an ve I&lt;itab b&ouml;l&uuml;rrılerinclen farklılık arzetmekteı:lirler.
Beli'e g&ouml;re, bu pasajlar &ccedil;ok dağıruktır ve hz. Peygamber, daha sonralci d&ouml;nem-
lerde yapmış olduğu bazı değişildiklerle bu ayetlerin bazıtarım Kur'arı'a dahil etıniş,
bazılarını
ise
etmemiştir.
Bu grubun en can ahcı pasajları insanın yaratılışıyla ilgili ayetlerelir. Bu ayetleri
değerledirirken
Beli, embriyonun ana rahmindeki gelişimi konusunda hz.
Peygamber'in hıristiyan ve yahudi kaynaklarından bağımsız hareket
ettiğini
belirttik-
ten sonra, verilen bilgininde farkedilir bir derecede doğruluk ı[&ccedil;erdiğini vurgulamaktadır.
Bu bilgilerden sonra hz. Peygamber'in AJıd-i Atik'te :rr.tlatıldığı gibi insanın
&ccedil;amurdan yaratııclığına değ:iniliğini ve dolayısıyla da yaratılışla ilgili g&ouml;r&uuml;ş&uuml;nde bir
şekilde hz. Peygamber'in yahudilerin etkisi altına girdiğini bildirmektedir22. Daha
sonraki araştırmalannda BeJl, ilgili ayetlerde İblis ifadesinin varlığından dolayı hz.
Peygamber'in bu anlatımı hıristiyanlardan aldığı ihtiınalirıin &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekmekteclir23. Hi&ccedil; bir kaynağa dayanmaksızın yapmış olduğu yorumlar la Beli, bir taraftarı
Kur'an'ın
hz. Peygamber''in eseri
g&ouml;receli ve
zayıfhesaplamalada
olduğunu
hareket
vurgularken &ouml;te yandan da son derece
ettiğini g&ouml;ster.ınektecHr .
Kur'an b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne ge&ccedil;meden &ouml;nce &uuml;zerinde
grubu da, Allah'm (cc)
ilgili
olanlardır.
erniır
ve
yasaklarına
Beli, genel olarak bu
durulması
itaat etmeyen
pasajları Kur'an'ın
gereken &ouml;nemli bir ayet
kullarını cezalarıdırmasıyla
terminolojisinden
aldığı
d-
mesam ifadesiyle a&ccedil;ı.klamaktadır. Bu terim Kur'an'da iki yerde ge&ccedil;mektedir, 15:87 ve
39:23-24. Beli, ne
20
21
22
23
m&uuml;sl&uuml;ın~ın
ne de gayri-m&uuml;sli.ınlerin el-mes;uıi hakkırıda doyurucu
A.g.e., lll.
Beli, a.g.e., 1%3, 115.
Beli, a.g.e., 1926, 76-77.
Beli, a.g.e., 19S3, llS.
272
bilgi verdiğine
inannıamaktadır.
Bu pasajların ceza lassalarma işaret
ettiğini ve
birbir-
lerine benzediklerinden dolayı el-mesam adını aldıklarını belirtmektedir. &Ouml;nd&ouml;rt adet
kıssarıın (Eshab-ı Medyen, Eyke, Ras, Tubba', Sebe', Kavm-i N(ıh, İbrihiın, Lut,
Mu'tefikat, Firavn, :Earftn)
varlığına.
dikkat &ccedil;eken Beli, sekizinin .Arap
geleneğinden
kaynaklarıdığını diğerlerinin
maktadır24.
diğini
Bu
pasajların
ve grup halin.de
ise Alıd-i Atik ve Cedid'le paralleilik arzettiğini vurgulabazan ayrı ayrı bazan da grup halinde Kur'an'da zileredil-
zikredildiğinde
dikkat &ccedil;eken Beli &ouml;zellikle
hareketle Beli,
birbirlerine benzer bir
girizgahların aynı olduğunu
yapıda anlatıldığına
belirtmektedir. Bu sonu&ccedil;tan
Kur'~ın'ın tamamına bakıldığında asıl aııla.tımların
ortaya
&ccedil;ıkacağını
iddia etmektedir. S&ouml;zgelimi, NUh, Ad ve Semud halkıyla ilgili anlatunlarınsık ve
devamlı beraber zikredildiğini, İbrahim ve Musa (as) 'la ilgili anlatınıJarın ise sonradan
eklendiğini savunmaktadır25. Ayrıca
olduğunu
fuzla
fakat ana
Kur'an'da ge&ccedil;en anlatunların sayısının 7'den
anlatunların
7 ile
sınırlı olduğmıu
belirten Beli, seb' el-
mes&lt;im' sırrını da b&ouml;ylece &ccedil;&ouml;zmektedir. Bu yaklaşıma g&ouml;re NUh, Ad, Semud,
İbrihiın, Lut, Medyen ve Musa (as)'la ilgili anlatımlar ana şemayı oluşturmaktadır.
Diğerleri
da s&ouml;ylediği gibi, tam bir anlatımdan ziyade kısa
referanslardan ibaret ya da ana anlatınıların kopyası h&uuml;viyetini taşınıaktadır 26 .
ise, W. M.
Watt'ın
kısa
Bu anlatımlar insanlan eğlendirmek i&ccedil;in serdedilmemiştir. Kur'an'da &ouml;nemli bir
yer kaplayan bu anlatımlarm arnacıl tarihi bilgi vermek de değildir. H21. Peygamber
bu anlatımlarda bahsedilen peygamberlerin hayatlarının, m&uuml;cadelelerinin kendi
yaşamına benzediğ;ine ve bu nedenle de muasırlarına rehber olması gerektiğine
inandığı i&ccedil;in sık sık Kur'an'da bunları zikretmektedir27.
Beli'in dikkat
&ccedil;e:ktiği başka
bir noktada bu t&uuml;r
bizzat kendi hayat tecr&uuml;besiyle olan ilişkisidir.
Muhaınmed'in
(sav) Mekke'li m&uuml;şr~kler
Başka
aıılatunların
hz. Peygamber'in
bir Wıdeyle, Bell bu kıssaların hz.
arasındaki durumıınu yansıttığını
s&ouml;ylemek-
tedir.
Bell, bu anlatunların kesinlikle e:skatolojik anlatunlaı&middot; olınadığım da vurgulamayı
unutmamaktadır28.
BeJl'in bu yaklaşımı, David Marshall tarafindan
eleştirilmektedir.
Marshall, Bell'in inanmayaııların cezasıyla ilgili ayetlerin Ahiret g&uuml;n&uuml; 'yle ilgili değil
24
25
26
27
28
A.g.e., 123.
A.g.e., 126-7.
W. Mongomery Watt, Bell's Introduction to the Qur'an, Edinburgh University Press 1994 (İlk defa
1970'te baskısı yapıLtmştır), 131-132.
Beli, Richard, 'Mu.hammad and Previous Messengers', The Moskın World, 21, (1934) 331-3.
A.g.e., 333.
273
anlatırnlara karşı
yorumunu, bu
y&uuml;zeysel bir
yaklaşım
değerlendirmektedir.
olarak
Marshall, her ne kadar d&uuml;nyevi azap ağırlıkta olsa da bu anlatımlar Kıyamet g&uuml;n&uuml;nde
inarımayanlara
işaret
verilecek azaba da
larındarı sonlarına
kadar &ccedil;ok
eder demektedir 29. Me:kke
sık karşılaşnğımız
bu
anlanmların
d&ouml;neminirı
orta-
kronolojisini belir-
lerken Beli, :fuzla tatınin edici bilgi vermemektedir. Beli, ayrıca bu anlatımların Kur'an
d&ouml;neminden
sayılmamasının
Beli, d&uuml;nyevi azap
nedenleri konusunda da sessiz kalmaktadır.
anlatımlarından sorıralci
katagoriyi Kur'an d&ouml;nemi olarak
adlandırmaktadır.
namazın
g&ouml;re
Mekkl ve Medeni sı.lrelerin biir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; i&ccedil;eren bu d&ouml;nem Beli'e
fuırz kılınma.sıyla başlayıp Medine'de kıble'nin Ka'be'ye &ccedil;evrilmesiyle
son bulmaktadu&middot;30. Beli, bu. d&ouml;neme
tadır.
S&uuml;ryani kilisesi
a&ccedil;ıldamakta;
anlam
ilal:ıi kitabı
veren Kur'an kelimesiyle birlikte karaeve
kelime hazinesine ait
olduğuna inarımak&shy;
okuma ya da mutilaa etmeyi qery:lna kelimesiyle
değil, i&ccedil;erdiği
b&ouml;ylece Beli, 'Kur'an' kelimesinin sadece kelime olarak
bakımından
Peygamber
adını
m&uuml;ştaklarırıuı !hıristiyanların
kur'an gibi
da S&uuml;ryanice'den
geldiğirıi
belirtmektedir. Bu
anlayışa
hıristiyanlarm ilal:ıi kitaplarını okumalarına şahid olmuş sorıra
g&ouml;re hz.
da kendisi
namaz ibadetiyle: Kur'an okumalamu ortaya &ccedil;ıkarmıştır.
Bu d&ouml;nemi bir &ouml;neelci d&ouml;nemden
&ouml;ld&uuml;kten
da
sorıra
bir &ouml;zellikte i&ccedil;erdiği anlatımlarda
sık
referanslar-
olduğunu
belirttikten
dirilmeye, cennet ve cehenneme, Ahiret g&uuml;nline &ccedil;ok
bulunulmasıdır.
sorıra
ayıran başka
Beli,
fiırk:ln'ın
bu d&ouml;neme ait terimlerden
tekrar S&uuml;ryanice purq:lna kelimesiyle
&ouml;zle:ştirmektedir.
Beli, anlam
bakımından
son derece bir birlerine yakm olan bu iki terimin Kur'an'ın Le'vh-i MahtUz'dan yakın
sema'ya oradan da hz. Peygamber'e g&ouml;nderilmesine
İlgin&ccedil;tir ki, Kur'an d&ouml;nemi
bulmaktadır3l.
Bedr
savaşı,
Bedr
savaşı
işaret ettiğini
(yevm 'il furk:ln)
soylemektedir.
sıralarında son
Beli i&ccedil;in son den:ce &ouml;nemlidir. Beli, bu
savaşı
sadece
İslam'ın harici başarı elde etmesi olarak değil, ayııı zamanda hz. Muhammed'in (sav)
kendisirıi
peygamber olaralc kabul etmesi ve ettirmesinin bir garantisi kabul etmekte-
dir. Beli, Bedr
değiştiği
savaşının
hz. Peygamber'in yahudi ve
hıristiyanlarakarşı
tutumunun
bir d&ouml;nem olarak algılamaktadır.
Beli, bu d&ouml;nemde hz Peygamber'in ilk gelen ayetleri tekrar eclisyana tabi
tuttuğunu, işaret pasajlarıyla
yukarıdaki
29
30
31
birlikte d&uuml;nyevi ceza ayetlerinin bir kısmıru da
b&ouml;l&uuml;me eldediğini savurumaktadır. Her nekadar kendisini destekliyecek bir
David Marshall, God, Mulıammad, th.e Unbelievers, Richmond: Curzon 1999, 50
Beli, a.g.e., 1953, 90-91, 126.
Ag.e., 130-133.
274
delili olmasa da sure kelimesinin ilk defu bu d&ouml;nemde kuliaruldığmı bildirmektedir32.
O'na g&ouml;re, Kur'an d&ouml;nemini Kitap d&ouml;neminden ayıran belirgin bir &ouml;zellilc de birincisinin başlayış noktasıyla bitiş noktasında ilgili sure ve pasajların hassasiyetle
kaydedilmiş olması, ikincisinde ise başladığı d&ouml;nemin belirli olmasına rağmen bittiği
noktayla ilgili sınır &ccedil;izileme olmasıdır. Başka bir ifadeyle, IZitap b&ouml;l&uuml;m&uuml; bitmemiş ya
da bitirilememiştir.
IZitap d&ouml;nemi Medine'ye ait bir fenemondur. Hz. Peygamber bağımsız bir m&uuml;sl&uuml;man sitesini oluşturduğunda tab olarak bu sitede yaşayan m&uuml;sl&uuml;manların davranış&shy;
larıru kontrol edecek ililii kitaba gereksinim de doğmuştur. Diğer dilli gruplar gibi
m&uuml;sl&uuml;manlar da ilahi bir kitaba sahip olmalıdırlar. Beli, hz. Peygamberin bu
d&ouml;nemde peygamberlik misyonuyla son derece ilgilerıdiğini de vurgulamaktadır.
u
Sonu&ccedil;lanmadığına inandığı
bu d&ouml;nemde, Kur'an (okuma) d&ouml;neminin aksine, IZitab
(yazma) olgusunun hakimiyetinden bahsetmekteciir 33 . Bu durumuda hz.
Peygamber'in resul stat&uuml;s&uuml;nden nebi stat&uuml;s&uuml;ne ge&ccedil;mesi olarale yorumlamaktadır.
Beli, bu d&ouml;nemde sayısız fikhl h&uuml;k&uuml;mleri belirten ayetlerin yanında bazı
anlatımlarında tekrar revizyona tutuldugunu, buna da en g&uuml;zel &ouml;rneği, A'df ve
Yllrıus surelerindeki kıssaların teşkil ettiğini s&ouml;ylemektedlir34.
Her ne kadar anlatım bakımından Alıd-i Acik'in Kur'an &uuml;zerindeki tesirinin
İnciller'den daha f:'lzla olduğunu belirtse de Beli, Kur'an'da &ccedil;ok sayıda İncil
anlatımırun bulunduğımu ısrarla vurgulamaktadır. S&ouml;zgelimi, hz. Zekeriya ve Yahya
(as) ile ilgili b&ouml;l&uuml;ınlerin Luke İncil'inden alındığıru, hz. İsa'nın doğumuyla ilgili
pasajların ise Apokrafik İnciller'den, &ouml;zelliklede James İncil'inden, geldiğine inanmaktadır. Aslında Bell, hıristiyanlığın Kur'an &uuml;zerindeki etleisinin hssalarla sınırlı
olmadığıru, Kıyamet sahnelerinin resmedildiği, cehennem'in b&uuml;t&uuml;n &ccedil;ıplaklığıyla
g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serildiği: ayetlerin &ccedil;oğunun Apokaliptik geleneğin &uuml;r&uuml;n&uuml; olduğunu
s&ouml;ylemektedir35. BeU'e g&ouml;re, Apokaliptik gelenek yaygın hıristiyanlığa has bir
gelenektir. Bu nedenle onun yahudilikte &ccedil;ok fazla yeri olmadığını belirtmektedir.
Dolayısıyla da Kur'an'da var olduğıına inandığı bu t&uuml;r anlatımların hıristiyanlıktan
geldiğini s&ouml;ylemektedir.
32
33
34
35
A.g.e.,
A.g.e.,
A.g.e.,
A.g.e.,
132.
134-135.
135.
163; Bell, a.g.e., 1926, 104.
275
hıristiyan
Beli Kur'an'da ne
da bahsetmektedir .
a&ccedil;ık
Ash:lb-ı
Kehf, Musa ve
&ouml;rneklerdir. Beli, bu t&uuml;r
yahudilik ve
hıristiyanlık
ne de yahudi izi
anlatımların
taşımayan anlarunların varlığından
Hızır(!)
(as)'la ilgili
Kur'an'da yer
anlatımlar
alınasını
buna en
hz. Peygamber'in
konusunda ilk elden bilgi sahibi olan kimselerden ziyade,
fazla bilgili olmayan ikinci veya &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;
şahıslarla
muhatap
olmasının
bir sonucu
olarak kabul etmektedir. Beli, ortaya koyduğu bu radikal yaklaşımı destekleyici kayda
eleger bir delil sunmamaktadır. Beli'in yorumu Hz. Peygamber'in kimlerden neyi,
nerede ve ne zaman alelığına dair tatmin edici bilgilerden olduk&ccedil;a uzaktır.
nasıl,
Beli'in hz. Peygamber'in kaynağının o g&uuml;nk&uuml; Arabistan'ın etrafiru saran yaygın doğu
hıristiyarılığıdır 3 6 saptaması
yanıtını teşkil
olması,
da yukarıda zikredilen spesifik. soruların hi&ccedil; birinin
etmemektedir. Fakat Beli i&ccedil;in &ccedil;evredeki hakim k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n
hz. Peygamber'in en &ouml;nemli
bırakmayacak
kadar &ouml;nemlidir.
kaynağının
Bunların yanında
hıristiyanlık
tesbitinde ikinci bir delile ihtiya&ccedil;
Beli, sahip olduğu g&ouml;r&uuml;ş&uuml; Kur'an
ayetleriyle de temeliendirecek kadar cesur bir oryantalistir;
2~):5:
ge&ccedil;mişierin uydurduğu mas:ıllardır,
olup kendisine sabah
akşam okunmalctadır .'
&ouml;ne
s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;
yaklaşımları
başkasına yazdırmış
'Ve dediler bu
Burada Beli, Vahy karşısında ne yapacağım şaşırmış bir grubun
mazereti
&ccedil;ok
bir
sayıda
K!lli'an'ın kaynağı
olarak g&ouml;stermektedir. Bu t&uuml;r ilgin&ccedil;
oryantaliste g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.
Beli, hz. Peygamber'in Medine'de yahudi ve
hıristiyan kaynaklarına
daha fuzla
vakıf olduğunu
maktadır.
bildirmektedir. Fakat Beli bu vukı&uuml;iyeti &ccedil;ok geniş manada anlamaHz. Peygamber'in diğer ilahi dinler hakkındaki bilgisinin arttığının en a&ccedil;ılc
ifadesini Beli, Kur'an'da temsil ve
3
a&ccedil;ıklamaktadır 7.
teşbihlerin
bu d&ouml;nemde &ccedil;ok
sık
g&ouml;ze
&ccedil;arpmasıyla
Beli i&ccedil;in temsil ve teşbihlerin ikinci bir &ouml;nemi de bu t&uuml;r anlatımların
İnciller'in vazge&ccedil;ilmez unsuru olmalarıdır. Sonu&ccedil;: olarak, Kur'an'da temsil ve teşbih&shy;
lerin varlığı, Beli i&ccedil;in, sadece Kur'an'da yahudi etkisinden ziyade hıristiyarılığın tesirini g&ouml;stermekten başka bir şey değildir. Kur'an&quot;da zikredilen temsil ve teşbihlerin
İnciller'deki uzantılarını bulmak i&ccedil;in Beli, &ccedil;ok ciddi gayretler sarfetmektedir. Burada
verdiği
&ouml;rneklemelerden ilgin&ccedil; bulduklarırnız arasından meşhur Nılr ayetini (24:35)
hiristiyan
Allah'ın
keşişlerin odasırıdaki laınba'ya
(cc) kendisine
verdiği
benzetmesiyle, Kehf suresinde 18:32-42
zenginlik nimetini
arkadaşına karşı
&ouml;v&uuml;n&ccedil; meselesi
yapan ş&uuml;k&uuml;rs&uuml;z bir kişinin anıatılmasıyla d&ouml;rt ilncil' de de kendisinden bahsedilen
36
37
Beli, a.g.e., 1953, 164-165; Beli, a.g.e., 1926, ll2.
Beli, a.g.e., 1953, 165; Be.ll, a.g.e., 1926, 114.
276
aptal zengini zikretmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r 3 8. Beli,
rağmen
kurmuş olduğu
bu t&uuml;r benzerliklere
hz. Peygamber'in Medine'de hıristiyanlarla olan ilişkisinin hi&ccedil; bir zaman
yahudiler kadar
yakın olmadığım
Peygamber'in &uuml;zerinde etkisinin
mekteyse de
geniş
kabul etmektedir39. Her ne kadar Beli, hz.
olduğuna inandığı farklı
kaynaklardan da bahset-
bilgi vermemektedir.
Hz. Peygamber'in vahyi nasıl aldığı sorusuna gelince, Beli'in değişik yaklaşımlar
i&ccedil;inde
olduğu
g&ouml;r&uuml;lmektedir. Beli, hz. Peygamberin zihnini meşgul eden iki &ouml;nemli
konudan bahsetmektedir: tek Tanrı
inancı
ve
yaşadığı
topluma bu
inancı
bir
şekilde
aktarma arzusu4&deg;. Hz. Peygamber'in ilk hedef:inin Mekke'de dini bir reform ger&ccedil;ekleştirmek olduğunu
belirten Beli,
başta
s&uuml;r&uuml;kl&uuml;yen etkilerden
Beli'e g&ouml;re, hz. Peygamber
diği
başka
bir yerde de hz, Peygamber'i dini :fualiyetlere
kendisinin bile habersiz
diğer
_peygamberler
olduğunu
hakkında
s&ouml;ylemektedir41.
bilgi salıibi olduk&ccedil;a, edin-
bilgileri bir an &ouml;nce Kur'an'a yansıtmaya &ccedil;alışmakta ge&ccedil; kalınamaktadır42. Hz.
Peygamber'in
Kur'an'ı
telakkisiueleki anahtar s&ouml;zc&uuml;k Vahy'dir . Vahy, bir fikrin
muhataba &ccedil;ok hızlı bir şekilde
ulaştırılması
olarak yorunılamaktadır. Beli, bunu yanıp
medit:asyoıılardan
s&ouml;nen bir lambaya benzetir. Beli, Hz. Peygamber'in uzun
ansızın
bu t&uuml;r bir
dir. Hatta hz.
aydlınlanma,
ilharnla karşı
Peyganıber'in, d&uuml;ş&uuml;ncenin
karşıya
daha
gelmekte
a&ccedil;ık
ve duru
olduğunu
olduğu
sonra
s&ouml;ylemekte-
gece vakitlerini
Vahy zamanı olarak se&ccedil;mesine neden olarak_ Beij, O'nun dinleyici &uuml;zerinde gelen
Vahy'in apa&ccedil;ık bir şekilde geldiği izleninıini ulusturmak endişesini g&ouml;sterir43. Beli, bu
yaklaşımla Vahy'i hz.
dalaylı
bir
istediği
şekilde,
Peygamber'in kontrol&uuml; altında varsaymal&lt;:tadır. Bu varsayını da,
Vahy'in bir insan &uuml;r&uuml;n&uuml;
zaman vahy alabilen,
vardır karşınıızda.
aldığı
Vahy'i
olduğuna işaret
istediği şekle
etmektedir. Bell'e g&ouml;re,
uydurabiilen bir Peygamber
B&ouml;ylece, V ahy vakasırıda ilahilik &ouml;zelliğinin olmadığını g&ouml;stermek-
tedir.
Beli'in Vahy prosed&uuml;r&uuml;yle ilgili
değildir.
38
39
40
41
42
43
ilhamı sabırlı
&ccedil;ıkmaya başlar,
Beli,
Beli,
Beli,
Beli,
Beli,
Beli,
sıktıktan
sonra kelimelere
Zihııl durulu.ğa erdiğ;i
zaman ise Vahy
Beli'e g&ouml;re, bazan hz. Peygamber kedisini biraz
d&ouml;k&uuml;lecek
ortaya
g&ouml;r&uuml;şleri yukarıda kaydettiklerinıizle sınırlı
bir
şekilde
bekler.
kelimeler d&ouml;k&uuml;l&uuml;r, O (sav)
bunları
kendisine
a.g.e., 1926, Jl14-ll5.
a.g.e., 1953, 165.
Richard, 'Muhammad's Vision', The Moslem World, 24 (1934) 154.
a.g.e., 1926, 91; Beli, a.g.e., 1934, 154.
a.g.e., 1934, 154.
a.g.e., 1926, 97; Beli, 1953, a.g.e., 34.
277
verilmiş
kabul
eder44. Beli, b&ouml;ylece Kur''an'da kendisine g&ouml;re mevcut kabul
ettiği
s&uuml;re ve ayetler
arasındaki
s&ouml;zde irtibatsızlığt hz. Peygamber'in komplesk Vahy olgusuyla a&ccedil;ıklamak&shy;
Bu arada Beli'in vurguladığı ilcinci bir nokta da, hz. Peygamber'in kendisini
tadır.
Allah tarafindan y&ouml;nlenelirildiği illaine
inandırmış olmasıdır.
Y&uuml;ce Yaratıcı tarafindan
y&ouml;nlendiriliyor heyecan ve hissiyle yaptığı i&ccedil;in, hz. Peygamber Vahy adı altında getirdiği bildirimlerini devamlı ilahi otoriteyleele desteldemektec!ir45. Her ne kadar hz.
Peygamberin sarninıiyetini sorgulamasa da Beli, hz. Peygamber'in son d&ouml;nemlerinde
şartlar
Vahye gereksinimi ortaya &ccedil;ıkarttığında hz. Peygamber teredd&uuml;t etmeden,
bulunduğu durumu zorlayarak istediği Vahy'i elde ettiğini s&ouml;ylemektedir. Bu
yaldaşımla Beli, hz. Peygmnber'i Vahy alınale i&ccedil;in mistik gayretler i&ccedil;erisinde bulunmalcıa su&ccedil;lamaletadır.
Kur'an'ın
KeJamullah
olmadığım
bilakis hz. Peygamber'in
derin d&uuml;ş&uuml;ncesinin bir &uuml;r&uuml;n&uuml; olduğunu dolaylı ve dolaysız yollardan g&ouml;stermeye
&ccedil;alışmaktadır. İlgin&ccedil;tir ki, Necm s&uuml;resinde hz. Peygamber'in m&uuml;şahedelerirıin
zikredildiği pasajlar hald(ında yorum yaparken Beli, batılı araştırmacılarda
g&ouml;rmediğimiz bir yaldaşırn sergilemektedir:
Beli,
Hz. Peygamber Melek(ğ)'i g&ouml;rd&uuml;, Allah'ın el&ccedil;isini. O'nun ger&ccedil;ekte ne g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;
ihtimalini burada ararnak gerekir. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; Allah değildir, hz Peygamber
Allah'ın
el&ccedil;isini m&uuml;şahede etmiştir ... Ne cm suresinde el&ccedil;iyi en y&uuml;ksek ufukta
bildiriyor ve her ne kadar hz. Peygamber kendisi de biraz g&ouml;rd&uuml;klerinin ger1;ek olması konusunda ş&uuml;pheli g&ouml;r&uuml;nse de, ben bunu orada neler
olduğu konusunda &ouml;nemli bir ipucu sayıyorum46.
g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;
Beli'in bu
yaldaşırm, yukarıda
bahsettigirniz
a&ccedil;ıldamalanyla &ccedil;elişınektedir.
Her
ne kadar sonral&lt;i eserlerinde daha dildeaili davranmaletaysa da hz. Cebrail'in hz.
Peygamber'e Allah'ın izniyle Vahy getirme olgusunu Medine d&ouml;nemine ait bir
fenomen olarale kabul etmektedir. Beli' e g&ouml;re, hz. Peygamber Alialı 'ı g&ouml;remeyeceğirıi
anladığı
zaman m&uuml;şahede tecr&uuml;besini yorumlayarale g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n Cebrail olduğunu
s&ouml;ylemiştir47. Sonu&ccedil; olarak s&ouml;ylenecek tek şey, Beli, Vahy valeasını (&ccedil;oğu zaman
ilham olarale zikretmektedir) hz. Peygamberin fitri-zihni g&uuml;c&uuml;n&uuml;n meditasyon ve
derin
44
45
46
47
d&uuml;ş&uuml;nce
sonucu
&uuml;rettiği
bir olgu olarale
Beli, a.g.c., 1953, 34.
A.g.e., 34.
Beli, a.g.e., 1934, 154; P. O. Cate., a.g.e.,
Beli, a.g.e., 1953, 31.
233-4.
278
değerlendirmektedir.
Sonu&ccedil;
Beli'in genel g&ouml;r&uuml;şleri &uuml;zerinde
yahudi ve
hıristiyanJara
canlı olduğunu
derece
yapmış olduğumuz
bu kısa
değerlendirme
bize
ait bilgilerin Kur'an'da varlığını vurgulama gayretlerinin son
g&ouml;stermektedir. Beli,
yaşadığı
d&ouml;nemin bir &uuml;r&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Bir
bu&ccedil;uk asırdır batıda s&uuml;rd&uuml;r&uuml;len Kur'an &ccedil;alışmalannda Kur'an'ın kayrıağıru yahudililcte arayan yahudi
hatırlanırsa,
asıllı araştırmacılarla, hıristiyanlıkta
dindar b:ir
hıristiyan olları
Beli'in mensup
arayan
hıristiyan araştırmacılar
olduğu
dinin lehine
sarfettiği
enerjinin sebebini anlamak &ccedil;ok zor olmasa gerek. Zaman zaman yahudi tesirini kabul
etse de Beli, genelde hz. Peygamber'i kilisenin &ouml;ğrencisi olarak g&ouml;rmektedir. Diğer
araştırmacıların
sınırlı
gisinin
aksine Beli, hz. Peygamber'in diğer il:liıi kitaplar konusundaki bilolduğunu kabul etmekte ve O'nun (sav) &ccedil;oğu kez Apokrafik eseriere
dayandığıru vurgulamalctadır.
Vahy'i hz. Peygamber'in yaratıcı fıkir
&uuml;r&uuml;n&uuml; g&ouml;ren Beli, O'nun (sav)
Yaşadığı
getirdiği
cimnastiğinin
mesaja ilabililc atfetmekten
bir
ka&ccedil;ınmaktadır.
beklenınemektedir.
d&ouml;nem itibariyle de kendisinden bu t&uuml;r bir yorum
İlgin&ccedil;tir ki, hz. Peygamber'in samimiyetinde nokta kadar ş&uuml;phe duymayan Bell'in,
Kur'an'ın
ililiiligi konusuudalu
aşırı ş&uuml;phecillgi
sergilediği
L. Tibawi genel olarak oryantalistlerin
tutarlı
Bell'i hi&ccedil;
rahatsız
bu t&uuml;r
bulmamaleta ve ciddi bir şekilde eleştirmektedir.4
etmemektedir. A.
yaklaşımları
kendi i&ccedil;inde
8
Beli'in aşırı derecede ş&uuml;pheci yaklaştığı ikirıci bir konu da Kur'an dışındaki İslami
kaynaklardır
(hadis, siyer, vb.). Bu t&uuml;r
olduğu
sayıdalci
&ccedil;ok
yorum y&uuml;zeyseliilc
dışındaki kaynakların inkarı Kur'an'ı
olarak oryarıtalistler:in
ki
şekliyle
tedir.
taşıdığı peşin
sırıırıru aşamamaktadır.
d&uuml;zerılemeye &ccedil;alışmıştır.
h&uuml;km&uuml;
yansıtmaktadır.
anlaşılmasında
surderin icindeki
Fakat bu
iş
i&ccedil;in &ouml;ne
Kur'an'ın anlaşılınasına yardımcı olmaletarı
Kur'an'ın anlatımıyla
ilgili genel
Kur'an'ı Alıd-i Atik ve
48
Bu
getirmiş
nederıle
Kur'an
Beli, Kur'an'ın elimizde-
&ccedil;ok &ouml;nemli bir engel g&ouml;rmek-
kronolojisinin rastgele yapıldığınainanan Beli son d&ouml;nem eserlerinde
kaldırmak amacıyla
g&ouml;rd&uuml;k. Kur'an
bir kalemde reddeterken
daha iyi anlamak gayesinden &ccedil;ok geleneksel
(kronolojil-. yapısıru) O'nun
Kur'an'ın
bu engeli
kayrıaldarı
değişilc
s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;
&ccedil;ok
Kur'an
pasajlarıru
kriterler son derece
tekrar
izafı
ve
uzalctır. Yazıımzda sılc sılc
g&ouml;r&uuml;şlerine değinıneye &ccedil;alıştık.
Beli'in
Sonu&ccedil; olarak, Beli
Cedid'in Arap altabesindeki tezah&uuml;r&uuml; olarale değerlendirdiğini
&ccedil;alışmalarının
seyrinin
hızla değiştiği batıda
ldasik oryantalizmin
A. L. Tibawi, 'English Speaking Orientalist: A Critique of their Approach to Islam and Arab
Nationalism', The Islamic Quarterly, 7 (1963) 35
279
temsilcisi sayabileceğimiz Bdl'in49 d&uuml;s&uuml;nceleri, &ccedil;oğu araştırmacı i&ccedil;in tazeliğini korumaktadır.
Bu nedenle &ccedil;ok eski olmasa da fazla da yeni
sayamayacağunız
Beli'in eser-
lerinin, oryantalistlerin Kur'an hakkındaki g&ouml;r&uuml;şlerini genel olarak merak edenler i&ccedil;in
iyi bir
49
başlangı&ccedil; olacağı
G&uuml;n&uuml;m&uuml;z Kur'an
kanaatindeyim.
&ccedil;alışmalarmın
en pop&uuml;ler isimlerinden biri olan Andrew Rippin, Beli ve benzeri
s&ouml;ylemektedir. (Andrew Rippin., Reading the Qur'an with
Richard Bell, Journal of the Ameriıcan Oriental Studies, 112 (1992) MO) Rippin, Kur'an'ın kitap
haline gelmesinin yaklaşık h2:. Peygamber'den iki asır sonra ger&ccedil;ekleştiğ;in.e inandığı i&ccedil;in kendisinden
&ccedil;ok farklı d&uuml;şıllııen Beli'in g&ouml;r&uuml;şlerini beğenmemektedir. Bu nede.nl&middot;e yapmış olduğu yorumu
Rippin'in zat'ı şalısına m&uuml;nhasır bir yaklaşım olarak g&ouml;rmek gerekrnekt,:dir Unutulmamalı ki, Beli'in
eserleri &ccedil;ok sayıdaki islamİ araştımıalar b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde, kaynak eser olarak okurulmaya devam etmektedir.
araştımıacıların artıkmodasının ge&ccedil;tiğini
280
Download