tc gazi üniversitesi eğitim bilimleri enstitüsü ilköğretim anabilim dalı

advertisement
T.C.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
İLKÖĞRETİM ANABİLİM DALI
FEN BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ BİLİM DALI
“İŞ” KONUSUNDAKİ KAVRAM YANILGILARINI
ORTAYA ÇIKARAN 2-AŞAMALI KAVRAM TESTİ GELİŞTİRME
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Hazırlayan:
EDA DEMİREL
ANKARA
2015
T.C.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
İLKÖĞRETİM ANABİLİM DALI
FEN BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ BİLİM DALI
“İŞ” KONUSUNDAKİ KAVRAM YANILGILARINI
ORTAYA ÇIKARAN 2-AŞAMALI KAVRAM TESTİ GELİŞTİRME
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Hazırlayan:
EDA DEMİREL
Tez Danışmanı:
Prof. Dr. İLBİLGE DÖKME
ANKARA
2015
TELİF HAKKI ve TEZ FOTOKOPİ İZİN FORMU
Bu tezin tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek koşuluyla tezin teslim tarihinden itibaren
12 (on iki) ay sonra tezden fotokopi çekilebilir.
YAZARIN
Adı: Eda
Soyadı: DEMİREL
Bölümü: İlköğretim
İmza:
Teslim Tarihi: 03/02/2015
TEZİN
Türkçe Adı: “İş” Konusundaki Kavram Yanılgılarını Ortaya Çıkaran 2-Aşamalı Kavram
Testi Geliştirme
İngilizce Adı: Developing A Two-phased Conceptual Test To Determine The
Misconceptions About “Work”
ETİK İLKELERE UYGUNLUK BEYANI
Tez yazma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyduğumu, yararlandığım tüm kaynakları
kaynak gösterme ilkelerine uygun olarak kaynakçada belirttiğimi ve bu bölümler dışındaki
tüm ifadelerin şahsıma ait olduğunu beyan ederim.
Yazar Adı Soyadı: Eda DEMİREL
İmza:
JÜRİ ÜYELERİ İMZA SAYFASI
Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü’ne
Eda DEMİREL’in “İş Konusundaki Kavram Yanılgılarını Ortaya Çıkaran 2Aşamalı Kavram Testi Geliştirme” başlıklı tezi 08/01/2015 tarihinde jürimiz
tarafından İlköğretim Anabilim Dalı, Fen Bilgisi Öğretmenliği Bilim Dalı’nda Yüksek
Lisans Tezi olarak kabul edilmiştir.
Adı Soyadı
İmza
Üye (Tez Danışmanı): Prof. Dr. İlbilge DÖKME
………………
Üye: Doç. Dr. Perihan DURMUŞ
………………
Üye: Yrd. Doç. Dr. Semra BENZER
………………
i
ÖZET
“İŞ” KONUSUNDAKİ KAVRAM YANILGILARINI ORTAYA ÇIKARAN
2-AŞAMALI KAVRAM TESTİ GELİŞTİRME
DEMİREL, Eda
Yüksek Lisans, Fen Bilgisi Öğretmenliği Bilim Dalı
Tez Danışmanı: Prof. Dr. İlbilge Dökme
Ocak-2015, 80 sayfa
Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmenliği lisans öğrencilerinin “İş”
konusundaki kavram yanılgılarını ortaya çıkaran iki-aşamalı test geliştirmek ve
geliştirilen test aracılığıyla öğretmen adaylarında var olan kavram yanılgılarını tespit
etmektir.
Bu araştırma tarama modelindedir. Çalışmada veri toplama aracı olarak,
araştırmaya katılan öğretmen adaylarının sahip olduğu kavram yanılgılarını tespit
edebilmek amacıyla iki aşamalı bir test geliştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı
olarak kullanılan kavram testinin birinci aşamasından elde edilen nicel veriler SPSS
programı kullanılarak analiz edilmiştir. Soruların ikinci aşamasından elde edilen nitel
veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir.
Araştırmanın örneklemini bir devlet üniversitesi fen ve teknoloji öğretmenliği
bölümünde lisans öğrenimi gören 425 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma pilot ve asıl
uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde
edilen bulgulara göre, uygulamaya katılan öğretmen adaylarının “İş” konusunda çeşitli
ve beklenenden fazla kavram yanılgısına sahip oldukları bulunmuştur.
Analiz sonuçları, geliştirilen iki-aşamalı testin fen bilgisi öğretmenliği lisans
öğrencilerinde “İş” konusundaki kavram yanılgılarını belirlemede güvenilir bir şekilde
kullanılabileceğini göstermektedir.
Anahtar sözcükler: İş konusu ile ilgili kavram yanılgıları, iki-aşamalı test, iş
kavramı, fen bilgisi eğitimi,
ii
ABSTRACT
DEVELOPING A TWO-PHASED CONCEPTUAL TEST TO DETERMINE THE
MISCONCEPTIONS ABOUT “WORK”
DEMİREL, Eda
Master of Science, Science Education Program
Supervisor: Prof. Dr. İlbilge DÖKME
January-2015, 80 pages
This study aims to develop a two-phased test to find out the misconceptions that
undergraduate students in Science Teaching Program have and to determine the
misconceptions in pre-service teachers’ minds using this test.
This study used the survey model. A two-phased test was developed to determine
the misconceptions had by the pre-service teachers participating in the study and this
test was used as the data collection tool. The quantitative data acquired in the first phase
of the conceptual test was analysed using SPSS program. The qualitative data acquired
in the second phase of the test was analysed using descriptive analysis method.
The study sample consists of 425 undergraduate students enrolled in science
education program in a public university. The research was conducted in two stages;
pilot study and main study. Depending on the findings of the research, it can be put
forward that the pre-service teachers participating in the study has various and an
unexpectedly high number of misconceptions about “work”.
The results of the analysis indicate that the two-phased test in question is reliable to
be used in the determination of the misconceptions that undergraduate students in
science education program have related to the “work” issue.
Keywords: Misconceptions about work, two-phased test, the concept of work,
science education.
iii
İÇİNDEKİLER
Sayfa
JÜRİ ONAY SAYFASI…………………………………………………………
i
ÖZET………………………………………………………………….................
ii
ABSTRACT………………………………………………………………...........
iii
İÇİNDEKİLER………………………………………………………………....
iv
TABLOLAR LİSTESİ………………………………………………………….
vii
BÖLÜM 1
1.GİRİŞ…………………………………………………………………………..
1
1.1 Problem Durumu…..………………………………………………………....
3
1.2 Araştırmanın Amacı…..……………………………………………………....
4
1.3 Araştırmanın Önemi …………………………………………………………
4
1.4 Araştırmanın Varsayımları……………………………………………………
5
1.5 Araştırmanın Sınırlılıkları.……………………………………………………
5
1.6 Tanımlar………………………………………………………………………
6
BÖLÜM 2
2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE ………………………………………………….
7
2.1 Kavram Nedir? ………………………………………………………………
7
2.2 Kavramın Özellikleri ………………………………………………………..
8
2.3 Kavram Türleri……………………………………………………………….
9
2.4 Kavram Geliştirme Süreçleri…………………………………………………
10
2.5 Kavram Öğrenme…………………………………………………………….
11
2.6 Kavram Öğrenme Aşamaları…………………………………………………
12
2.7 Kavram Oluşturma……………………………………………………………
13
iv
2.8 Kavram Öğrenme Koşulları…………………………………………………..
14
2.9 Kavram Yanılgısı Nedir?.................................................................................
15
2.9.1 Kavram Yanılgılarının Çeşitleri……………………………………………
17
2.9.2 Kavram Yanılgısının Nedenleri……………………………………………
17
2.10 Kavram Yanılgılarının Belirlenmesi……………………………………….
19
2.11 Fen Bilimlerinde İş Kavramı ve Yanılgıları………………………………...
20
2.12 Test Geliştirme Süreci………………………………………………………
21
2.12.1 Kavram Yanılgılarının Tespiti İçin İki Aşamalı Test Geliştirme Süreci…
22
2.13 Kavram Öğretimi……………………………………………………………
23
2.14 İlgili Araştırmalar …………………………………………………………..
24
BÖLÜM 3
3.YÖNTEM………………………………………………………………………
28
3.1 Araştırmanın Modeli……………………………………………………........
29
3.2 Evren ve Örneklem…………………………………………………………...
29
3.3 Verilerin Toplanması……………………………………………………........
31
3.3.1 Veri Toplama Aracının Geliştirilmesi……………………………………...
31
3.3.2 Geliştirilen Testin Güvenirliği……………………………………………...
34
3.4 Verilerin Analizi……………………………………………………………...
35
3.4.1 İki Aşamalı Testin İçerik Analizi ………………………..………………..
36
3.4.2 İki Aşamalı Testin Güvenirlik Analizi……………………………………..
36
BÖLÜM 4
4. BULGULAR VE YORUMLAR ……………………………………………
37
4.1 Soru.1 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar………………………………....
38
4.2 Soru.2 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar………………………………....
41
v
4.3 Soru.3 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar………………………………....
44
4.4 Soru.4 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar………………………………....
46
4.5 Soru.5 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar………………………………....
49
4.6 Soru.6 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar………………………………....
52
4.7 Soru.7 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar………………………………....
55
4.8 Soru.8 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar………………………………....
58
4.9 Soru.9 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar………………………………....
60
4.10 Soru.10 İçin Elde Edilen Bulgu ve Yorumlar……………………………....
63
BÖLÜM 5
5. SONUÇ VE ÖNERİLER……………………………………………………..
66
5.1 Sonuçlar…………………………………………………………………........
66
5.1.1 Verilerin Analizine İlişkin Sonuçlar……………………………………….
67
5.2 Öneriler…………………………………………………………………........
68
KAYNAKÇA…………………………………………………………………….
69
EKLER……………………………………………………………………….......
72
Ek 1: “İş” Konusunda İki-Aşamalı Kavram Testi………………………………..
72
vi
TABLOLAR LİSTESİ
Tablo 3.1. Uygulamaya Katılan Öğrencilerin Dağılımı…….……..……………
30
Tablo 3.2. Cinsiyet Değişkenine İlişkin Dağılım……………………………….
30
Tablo 3.3. Sınıf Değişkenine İlişkin Dağılım…………………………………...
30
Tablo 3.4. KR20 Sonucuna Göre Alfa Değeri …………………………............
34
Tablo 3.5. KR20 Analiz Sonuçları…………..……………………………….....
35
Tablo 3.6. 1. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular…………………………
38
Tablo 3.7. 1. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular…………………........
39
Tablo 3.8. 1. Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar………..
40
Tablo 3.9. 2. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular…………………………
41
Tablo 3.10. 2. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular……………………..
42
Tablo 3.11. 2. Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar……….
43
Tablo 3.12 3. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular…………………………
44
Tablo 3.13 3. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular………………………
45
Tablo 3. 14. 3. Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar………..
46
Tablo 3.15 4. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular…………………………
47
Tablo 3.16 4. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular……………………..
48
Tablo 3. 17. 4.Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar……….
49
Tablo 3.18 5. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular…………………………
50
Tablo 3.19 5. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular………………………
51
Tablo 3. 20. 5. Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar………..
52
Tablo 3.21 6. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular ……..…………….........
53
Tablo 3.22 6. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular………………………
54
Tablo 3. 23. 6. Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar……….
55
Tablo 3.24. 7. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular ………….……………..
55
Tablo 3.25 7. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular………………………
56
vii
Tablo 3.26. 7. Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar……….
57
Tablo 3.27. 8. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular………………………....
58
Tablo 3.28. 8. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular……………………..
59
Tablo 3.29. 8. Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar……….
60
Tablo 3.30. 9. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular………………………...
60
Tablo 3.31. 9. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular……………………..
61
Tablo 3.32. 9. Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar……….
62
Tablo 3.33 10. Sorunun İlk Aşamasına İlişkin Bulgular………………………..
63
Tablo 3.34. 10. Sorunun İkinci Aşamasına İlişkin Bulgular…………………….
64
Tablo 3.35. 10. Sorunun Birinci ve İkinci Aşamalarına Verilen Cevaplar………
65
viii
1
1. BÖLÜM
GİRİŞ
Teknolojinin hızla ilerlemesi nedeniyle fen bilimlerinin önemi artmaktadır. Günlük
hayatta karşılaştığımız çoğu olay da fen bilimleriyle ilgilidir. Fen bilimlerinin temelini
kavramlar oluşturur.
Fen bilimleri bireyin günlük hayatta karşılaştığı birçok olayla doğrudan ya da
dolaylı olarak ilişkilidir. Okulda öğrenilen bilgiler, günlük hayatta yaşananlarla
bağlantılandırıldığında, öğrenciler öğrendiklerinin somut örneklerini gördükleri takdirde
ilgi ve tutumları artacağından fen bilgisini ve bilimi hissederek, yaşayarak
öğreneceklerdir (Ekici, 2004).
Fen eğitiminin amaçlarından biri de öğrencilerin kavramları anlamlı öğrenmelerini
ve bu kavramları yaşantılarında gereksinimleri doğrultusunda kullanabilmelerini
sağlamaktır. Temel fen kavramları daha ileri düzeydeki fen konularının temelini
oluşturduğundan dolayı, yeterli bir fen eğitimi için bu kavramların ilk ve ortaöğretim
sürecinde doğru ve anlamlı bir şekilde öğretilmesi son derece önemlidir (Ausubel, 1968;
Aktaran: Hırça, 2008).
Fen bilimlerinde öğrenilen bilgilerin çoğu günlük yaşamımızla yakından ilgilidir.
Öğrencilerin olay ve olguları daha kolay kavrayabilmeleri için kavramları anlamlı bir
şekilde öğrenmeleri gerekmektedir. Bu da öğrenilenlerin pratikte uygulanması ile
mümkündür.
Kavramlar, herhangi bir varlık veya nesneden söz edildiğinde, onunla ilgili olarak
insanın zihninde oluşan ilk çağrışımlardır. Bu yönüyle düşündüğümüzde, kavramların
önce zihnimizde oluştuğunu, yani soyut düşünce birimleri olduklarını, daha sonra ise
gerçek dünyada yaşamımızı kolaylaştıracak örneklerinin var olduğunu anlayabiliriz. Bu
düşünceden hareketle, kavramların olaylar, varlıklar ve nesnelerle ilgili geçirilen
yaşantılar sonucu insan zihninde şekillendiğini söylemek mümkündür. Doğal olarak, bir
varlık veya olayla ilgili geçirilen yaşantılar ne kadar çok ise zihinde onunla ilgili
2
şekillenecek fikir veya imge de o derece geniş kapsamlı ve doğruya yakın olacaktır
(Ayas, 2007).
Kavramlar soyut öğrenme birimleri olduğundan, soyut bilgileri bazı yaş gruplarının
zihinlerinde anlamlı hale getirebilmek için somutlaştırmak gerekmektedir. Soyut
kavramları somutlaştırırken, öğrencinin zihninde oluşan düşünceler ileride oluşacak
olan yeni öğrenmelerin temelini oluşturacağından bilgiyi öğrenci açısından anlamlı ve
anlaşılır hale getirmek yani somutlaştırmak büyük önem taşımaktadır.
Fen bilimlerinin içeriğinde yer alan birçok kavramın birbiri ile ilişkisi vardır.
Günümüzdeki öğrenme kuramları, öğrenenin ancak yeni öğrendiği bilgileri eski bilgileri
ile ilişkilendirmesi sonucunda anlamlı öğrenmelerin gerçekleştiğini savunmaktadır.
Öğrencilere yasa, teori veya ilkeleri öğretirken, onları oluşturan kavramların ve bu
kavramlar
arasındaki
ilişkilerin
öncelikle
öğretilmesi
bilgilerin
kavranmasını
kolaylaştırır. Bu nedenle kavramlar arası ilişkiler kurmak öğretim sürecinde önemli bir
yer tutar. Öğretim sürecinde bu durumun göz önünde bulundurulması ve yeni verilecek
bilgilerle eski bilgiler arasındaki ilişkilerin kurulması veya yeni verilecek bilginin
kavramlara ayrılarak ve bunlar arasındaki ilişkiler belirtilerek verilmesi, bilgilerin daha
kolay kavranmasını sağlar (Ayas, 2007).
Bazı araştırmacılara göre kavram yanılgısı bir hata değildir veya bilgi eksikliğinden
yanlış verilen cevap değildir. Zihinde bir kavramın yerine oturan fakat bilimsel olarak o
kavramın tanımından farklı olması demektir ( Eryılmaz ve Sürmeli 2002).
Piaget‟in görüşüne göre kavram yanılgıları bir yapı gibidir ve birbiri üzerine
eklenir. Kavram yanılgıları bilgi eksikliğinden oluşan bir boşluk gibi başlar. Bu boşluk,
öğretmen tarafından verilen niteliksiz öğretim, öğrencilerin var olan bilgileri ve karşı
karşıya kalınan deneyimlerle rastgele dolar. Öğrenci tarafından rastgele boşluk
doldurma ile elde edilen bilgiler hiç şüphesiz bir yere kadar başarılıdır ama bir noktadan
sonra bu olay, karşımıza kavram yanılgısı olarak çıkar (Rowell, Dawson ve Harry,
1990; Aktaran: Yağbasan ve Gülçiçek, 2004).
Kavram yanılgıları, öğretme ve öğrenme sürecinin çözümlenmesi gereken anlamlı
bir bileşenidir. Öğrencilerin fen bilimlerinin içeriğini anlamaya gereksinimleri
olduğundan ancak bu sayede kendi doğal dünyalarına anlam kazandırabilir ve
3
karşılaştıkları olgular karşısında gerekli açıklamalarda bulunabilirler. Öğrencilerin
kavram yanılgılarının farkında olmalarına ve ortadan kaldırmalarına yardımcı olmak,
bir parçası oldukları doğal dünyayı anlama süreçlerini hızlandırmakla doğrudan
ilişkilidir. Kavram yanılgılarının araştırılmasındaki hareketlilik, öğrencilerin biyoloji,
fizik, kimya ve yeryüzü bilimlerini içeren birçok alanda sahip oldukları yanlış
kavramları ortaya çıkarmıştır. Miller şunu ifade etmiştir:” Kavram yanılgılarının
araştırılmasındaki hareketlilik, öğrencilerin fen öğrenimleri için gerekli olan metotların
değerlendirilmesine yardım ederek fen öğretimi araştırmalarına katkılarda bulunmuştur
(Wessel,1999; Aktaran: Gülçiçek ve Yağbasan, 2004).
Fen kavramları üzerine yapılan çalışmalar genellikle kavram yanılgılarının tespitine
ve giderilmesine yönelik olup bu çalışmalarda, araştırmacılar, kavram yanılgılarının fen
derslerindeki başarıyı önemli ölçüde etkilediğini tespit etmişlerdir (Karagöl 2004;
Aktaran: Soner, 2006). Bu nedenle öğrencilerde fen bilimlerindeki temel kavramlarla
ilgili yanılgıların ileri sınıf düzeylerinde dahi olsa tespit edilip giderilmesi fen eğitimi
araştırmalarında oldukça önemli bir yer tutmaktadır.
Temel fizik kavramlarından olan “iş” kavramına yönelik öğrenci yanılgılarına sıkça
rastlanması pek çok deneyimli öğretmen görüşleri ile ortaya çıkmış ve bu konuda
bilimsel bir araştırma yapma zorunluluğunu doğurmuştur.
Bu bölümde araştırmanın problem durumu, amacı, önemi, varsayımlar, kapsam ve
sınırlılıklar tartışılmaktadır.
1.1 Problem Durumu
Problem Cümlesi
Fen ve Teknoloji öğretmenliği lisans öğrencilerinin “iş” konusunda kavram
yanılgıları var mıdır?
4
1.2 Araştırmanın Amacı
Günlük hayatta kullanılan iş kavramı ile fizik alanında kullandığımız iş kavramı
birbiri ile aynı anlamda değildir. Okul ortamında “iş” kavramı ile ilk kez karşılaşan bir
öğrencinin bu kavrama yıllardır alıştığı ve bildiği bir anlamdan farklı bir anlam
yüklenmesi pek de kolay olmamaktadır. Bu nedenle “iş” kavramı ve bu kavramın temel
aldığı konuları öğrenmek öğrenci için zor olmakla birlikte bu konuları öğretmek
öğretmen için de sıkıntılıdır. Özellikle lise veya üniversite düzeyinde mevcut sıkıntının
giderilmesi için ilk adım “iş” kavramındaki yanılgıların tespit edilmesidir. Bu nedenle
bu araştırmanın amacı, “iş” konusundaki kavram yanılgılarını ortaya çıkaran bir test
geliştirmek ve kavram yanılgılarını tespit etmektir. Soruların oluşturulması aşamasında,
geliştirilen testin hem lisans düzeyinde hem de ortaöğretim seviyesinde kullanılabilmesi
amacı güdülmüştür.
1.3 Araştırmanın Önemi
Bilgiyi ezberlemek yerine kavramlar düzeyinde anlamlı öğrenmek etkili bir fen ve
fizik eğitimi için önem taşımaktadır. Kavramların konuların temelini oluşturduğu
dikkate alındığında, oluşacak kavram yanılgılarının öğrenci başarısını önemli ölçüde
etkileyeceği açıktır (Kara vd., 2009; Aktaran: Uzunkavak, 2009).
Son yıllarda yapılan pek çok araştırmada, ilköğretim öğrencilerinin Fen ve
Teknoloji dersi ile ilgili çeşitli kavram yanılgılarına sahip olduğu belirlenmiştir.
Öğrencilerin sahip oldukları kavram yanılgılarının farkına varmaları ve bu yanılgıyı
ortadan kaldırmaları gerekmektedir. Aksi halde bu yanılgının ileri öğrenmelerini de
engelleyeceği veya zorlaştıracağı düşünülmektedir.
Bazı yeni öğrenmeler, kendinden önce öğrenilmiş olan bilgiye dayalı olarak
öğrenilir ve bu öğrenme birimi, bir sonraki öğrenme birimi için hazırlık oluşturur
(Senemoğlu, 1998). Öğrencide var olan kavram yanılgıları ortadan kaldırılmadığı
takdirde sonraki bilgiler yanlış öğrenilebilir veya öğrenme zorluğu yaşanabilir. Bu
nedenle hatalı öğrenilen kavram tespit edilmeli ve yanılgı ortadan kaldırılmalıdır. Böyle
bir yanılgı sadece ilköğretim düzeyinde değil lise, üniversite düzeyinde hatta
5
öğretmenlerde bile mevcut olabilir. Yapılan pek çok araştırma Fen ve Teknoloji
öğretmen adaylarının da kavram yanılgılarına sahip olduklarını göstermiştir. Kavram
yanılgısına sahip bir öğretmen adayı bu yanılgısını fark edip düzeltmedikçe bu
yanılgının pek çok küçük zihinlere de aktarılma riski vardır.
Bu teze konu olan ve fizikte yer alan “iş” kavramına yönelik yanılgılar bir
öğrencinin mekanik konuları üzerine inşa edeceği elektrik, manyetizma, termodinamik
ve hatta bazı kuantum fiziği konularında dahi öğrenme güçlüğü yaşamasına sebep
olacaktır. Bu nedenle “iş” kavramına yönelik yanılgıları ortaya çıkaracak bir testin
geliştirilmesi hem fen eğitimi alanında literatüre katkı sağlayacak hem de lise ve
üniversite düzeyindeki fizik öğretmenlerine daha etkin bir öğretim için fayda
sağlayacaktır.
1.4 Varsayımlar
i.
Öğrencilerin,
araştırmada
uygulanan
değerlendirme
sorularını
önemseyerek çözdükleri kabul edilmiştir.
ii.
Öğrencilerin, “İş” konulu kavram yanılgısı testi sorularına verdikleri
yanlış cevaplar, öğrencilerin sahip oldukları kavram yanılgılarının göstergesi
olduğu varsayılmıştır.
1.5 Araştırmanın Kapsam ve Sınırlılıkları
i.
Bu araştırma, 2011-2012 eğitim ve öğretim yılı, Gazi Üniversitesi Gazi
Eğitim Fakültesi Fen ve Teknoloji öğretmenliği öğrencileri ile sınırlıdır.
ii.
Araştırma, ilköğretim fen ve teknoloji dersinde yer alan iş konusu ile
sınırlıdır.
iii.
Bu araştırma, fen ve teknoloji öğretmenliği öğrencilerine uygulanan iş
konulu kavram testi ile sınırlıdır.
6
1.6 Tanımlar
Kavram: Yaşantı sürecindeki deneyimlerimiz sonucunda iki veya daha fazla
varlığı ortak özelliklerine göre bir arada gruplayıp diğer varlıklardan ayırt ederek
zihnimizde bir düşünce birimi olarak depolarız. İşte bu düşünce birimlerine kavram
denir (Ayas, 2007).
Benzer özelliklere sahip olay, fikir ve objeler grubuna verilen ortak isme kavram
denir (Kaptan, 1998).
Kavram; benzer özellikleri paylaşan nesne, görüş ve olaylara verilen ortak isimdir.
Başka bir deyişle, paylaştıkları ortak özellikler nedeniyle aynı küme, sınıf ya da
kategori içinde yer alan örnekler bir kavram oluşturur (Şimşek, 2006).
Kavramlar eşyaları, olayları, insanları ve düşünceleri benzerliklerine göre
gruplandırdığımızda gruplara verdiğimiz adlardır (YÖK/Dünya Bankası, 1997).
Kavram Yanılgısı: Günlük yaşamdaki deneyimler ve öğretim sonucunda oluşmuş
bilimsel gerçeklere ve düşüncelere aykırı, anlamlı öğrenmeyi engelleyici bilgiler (Çakır
ve Geban, 2000; Aktaran: Ekim, 2007).
7
2. BÖLÜM
KAVRAMSAL ÇERÇEVE
2.1 Kavram Nedir?
Benzer özelliklere sahip olay, fikir ve objeler grubuna verilen ortak isme kavram
denir (Kaptan, 1998).
Tanımı değişik şekillerde yapılabilen “kavram” soyut bir kelimedir. Bir tanıma göre
kavram “her ne zaman iki veya daha fazla nesne veya olay gruplanabiliyor veya beraber
sınıflandırılabiliyorsa ve böylece diğer nesne ve olaylardan bazı özellikleri nedeniyle
ayrılabiliyorsa işte o bir kavramdır” şeklinde ifade edilmektedir. Bir başka tanıma göre
ise kavram, “çevremizdeki her şeyi, olayları ve objeleri, canlıları ve cansızları benzerlik
ve farklılıklarını dikkate alarak gruplandırdığımızda bu grupların her birine verdiğimiz
isimdir”. Son yıllarda kavramla ilgili yapılan bir tanım ise, “insan zihninde anlamlanan,
farklı obje ve olguların değişebilen ortak özelliklerini temsil eden bir bilgi
formu/yapısı” şeklindedir (Ayas, 2007).
Kavramlar herhangi bir varlık veya nesneden söz edildiğinde, onunla ilgili olarak
insanın zihninde oluşan ilk çağrışımlardır. Bu yönüyle düşündüğümüzde, kavramların
önce zihnimizde oluştuğunu, yani soyut düşünce birimleri olduklarını, daha sonra ise
gerçek dünyada yaşamımızı kolaylaştıracak örneklerinin var olduğunu anlayabiliriz. Bu
düşünceden hareketle, kavramların olaylar, varlıklar ve nesnelerle ilgili geçirilen
yaşantılar sonucu insan zihninde şekillendiğini söylemek mümkündür (Ayas, 2007).
Doğadaki varlıklar incelendiğinde aralarında benzerliklere rastlanır. Benzer
özellikleri içeren olay, düşünce veya maddeye kavram denir. Bazı kavramlar gözle
görülüp elle tutulabilir, varlığı anlaşılabilir. Böyle kavramlara somut kavramlar denir.
Bazı kavramlar ise kavramlar arası bağıntılardan ortaya çıkan sanal kavramlardır.
Bunlara da soyut kavramlar denir. Kavramları doğru öğrenmek ve algılamak, bilimde ve
günlük yaşamımızdaki kargaşaları ortadan kaldırır (Temizyürek, 2003). Somut
8
kavramlara kalem, masa gibi etrafımızda gördüğümüz eşyaları örnek verebildiğimiz
gibi; soyut kavramlara ise sevgi, dostluk gibi duyguları örnek verebiliriz.
Bazı kavramların oluşturulmasında günlük deneyimlerimiz eksik veya yetersiz
kalabilir. Aynı şekilde bu deneyimler kavramların doğru şekilde anlaşılmasını
güçleştirebilir. Bir kavram hakkında oluşturulan düşüncenin değiştirilmesi son derece
güçtür.
2.2 Kavramın Özellikleri
Ülgen (1996), kavramların genel özelliklerini şu şekilde ifade etmiştir:
1. Kavramlar, dünyadaki gerçek obje olayların tecrübemize dayalı olarak
algılanan özellikleri kadar tanımlanabilmektedir. Kavramların özellikleri sürekli
incelenmekte ve kavramlar yeniden tanımlanmaktadır.
2. Obje ve olayların algılanan özellikleri bireyden bireye değişebilir. İnsanlar
dünyadaki gerçekleri kendi geçmiş yaşantılarının etkisi altında, yetenekleri
ölçüsünde, değer yargılarına dayalı olarak algılar ve değerlendirirler.
3. Kavramın
orijinali
vardır.
Kavramın
orijinali,
kavramın
bireyin
düşüncelerindeki ilk oluşumudur. Kavramın kritik özelliklerinden oluşur.
4. Kavramların bazı özellikleri, bazen birden fazla kavramın üyesi olabilirler.
5. Kavramlar objelerin ve olayların hem doğrudan hem de dolaylı olarak
gözlenebilen özelliklerinden oluşurlar. Doğrudan gözlenen özellikler, obje ya da
olayın fiziksel özellikleridir. Dolaylı gözlenen özellikler ise, onun anlamlarıdır.
6. Kavramlar çok boyutludur. Bir kavram konumuna göre bazen merkezde, bazen
de merkezin çevresinde yer alabilir. Örneğin dünyanın çevresindeki gezegenler
dikkate alındığında Jüpiter, Venüs ve Mars‟tan söz edilebilir. Güneşin
çevresindeki gezegenler dikkate alındığında ise Jüpiter, Venüs, Mars ve
Dünya‟dan söz edilebilir.
7. Kavramlar
kendi
gruplanabilirler.
içlerinde,
özelliklerine
uygun
belli
ölçütlere
göre
9
8. Kavramlar dille ilgilidir. İnsanların yaşam biçimleri kavram oluşturma ve
geliştirme sürecini etkiler.
9. Kavramların özellikleri de kendi içinde birer kavramdır.
2.3 Kavram Türleri
Şimşek (2006), kavramları belli başlıklar altında türlerine göre sınıflandırmıştır:
1. Somut Kavramlar - Soyut Kavramlar: Somut kavramlar, gözlemlenebilen ya da
fiziksel olarak beş duyu organı yoluyla algılanabilen özellikleri nedeniyle aynı
kategori içinde yer alan kavramlardır. Etrafımızda gördüğümüz masa, sandalye
gibi eşyalar somut kavram örnekleridir. Soyut kavramlar ise, benzer bazı
özellikleri paylaşmakla birlikte, söz konusu özellikleri düşünsel ya da tanımsal
nitelik gösteren kavramlardır. Çevremizdeki insanlara karşı hissettiğimiz sevgi,
saygı gibi düşünce ve duygularımız ise soyut kavramlara örnek verilebilir.
2. Nesnel Kavramlar – İlişkisel Kavramlar: Bu sınıflama Eysenck ve Keane (1995)
tarafından önerilmiştir. Nesnel kavramlar, insanların kendi çevrelerinde
bulabilecekleri fiziksel varlıkları ya da nesneleri sınıflamak için kullanılan
kavramlardır. İlişkisel kavramlar ise, nesnel kavramlar arasındaki ilişkileri
betimlemek
üzere
kullanılan
ve
çoğunlukla
sözel
bilgilerden
oluşan
önermelerdir. Çanta, dolap gibi eşyalar nesnel kavramlara örnek verilebilirken;
bu eşyaların taşınmasıyla yapılan fiziksel anlamdaki iş ise ilişkisel kavramdır.
3. Üst Kavramlar – Alt Kavramlar – Bağlantılı Kavramlar: Bir kavram, gerçekte
birçok şeyin ortak adı olmakla birlikte, aslında kendisi de başka şeylerin bir
parçasıdır. Kavram yapılandırması içinde en tepede olan ve en geniş
kapsamlılığı gösteren kavramlar üst kavram olarak adlandırılmaktadır. Onların
bir alt düzeyini, küçük bir bölümünü ya da özel bir parçasını oluşturan
kavramlar alt kavram olarak tanımlanmaktadır. Aynı aşamalı yapı içinde yer
almayan ama gösterdiği koşutluk nedeniyle belirli bir kavramla şu ya da bu
biçimde ilişkili olan kavramlara bağlantılı kavram denilmektedir.
10
4. Kendiliğinden Kavramlar – Kendiliğinden Olmayan Kavramlar: Piaget de
(1964) kavramların oluşumunu ikili bir sınıflamayla açıklamıştır. Kendiliğinden
kavramlar, çocuğun düşünme özelliklerini doğrudan yansıtır. Çocuk dünyayı
algılayabildiği kadarıyla yorumlar ve kendi mantığıyla açıklamaya çalışır. Bunu
yaparken özgürce hareket eder ve herhangi bir baskı duyumsamaz. Çocuğun
kediye miyav demesi kendiliğinden kavramlara örnek verilebilir. Kendiliğinden
olmayan kavramlar ise, çocuğun genelde yetişkinlerin isteği doğrultusunda
sergilediği düşünme biçimini gösterir. Çocuk kediye miyav demek yerine, annebabanın öğretmesiyle kedi diye seslenmesi kendiliğinden olmayan kavramlara
örnektir.
5. Günlük Kavramlar – Bilimsel Kavramlar: Kavramların oluşumunu doğal ve
eğitsel çevre bağlamında ele alan Vygotsky (1994), iki tür kavramdan söz
etmektedir. Günlük kavramlar çocukların okul dışındaki yetişkinlerle etkileşimi
sonucu ortaya çıkan ve günlük yaşam bağlamında gelişen kavramlardır. Günlük
dilde kullandığımız iş kavramı, günlük kavramlara örnek verilebilir. Bilimsel
kavramlar ise, belirli bir bilim dalıyla ilgili olarak okulda öğretilir. Bu kavramlar
uygun biçimde tanımlanır, sistematik yönden aşamalı bir yapıları vardır ve
mantıksal bir düzenleme içinde sunulur. Fiziksel anlamdaki iş kavramı ise
bilimsel kavramlara örnek verilebilir.
2.4 Kavram Geliştirme Süreçleri
Kavram geliştirilirken zihinde bazı süreçler yaşanır. Bu süreçler kişiye, öğrenilecek
bilgiye veya öğrenme şekline göre değişmektedir.
Genelleme süreci: İlgilendiğimiz varlıkları ortak özelliklerine göre bir grupta
toplama ve bu gruba ad verme sürecidir. Aynı şekilde önceden tasarlanmış deneylerden
bir takım sonuçlar çıkararak bir genel ilkeye varmak da genellemedir.
Ayırım süreci: Bu süreç genellemenin aksine, varlıkların ve olayların birbirine
benzemeyen özelliklerini görebilmeye dayanır. Kavram geliştirmede ayırım süreci
genelleme süreci kadar önemlidir.
11
Tümevarım süreci: Özel halleri inceleyerek onlardan genel hale gitme veya sınırlı
sayıda deneyimden genelleme yoluyla sonuç çıkarma sürecidir. Tümevarım süreci
bilimde deneyselliği ön plana çıkaran bir süreçtir.
Tanımlama: Kavramlar var olan düşüncelerdir, terimler veya benzer sözcükler ise
kavramların adlarıdır. Bir kavramı sözcüklerle anlatan önermeye o kavramın tanımı
denir. Aslında bilinmeyen bir kavramı tanımlama, onu bilinen diğer kavramlarla
anlatma demektir.
Tümdengelim süreci: Genel halden özel hallere inen bir düşünme sürecidir
(Ayas,2007).
2.5 Kavram Öğrenme
Senemoğlu (2011), kavram öğrenmenin aşamalı dört düzeyden oluştuğunu
belirtmiştir. Bu aşamaları şu şekilde sınıflandırmıştır:
1. Somut Düzey: Somut düzeyde kavram öğrenmek için çocuğun kavram oluşturan
nesneleri görmesi gerekir. Örneğin; çocuk kurşun kalemi gördüğünde ona dikkat
eder. Çevresindeki diğer nesnelerden ayırt eder. Daha sonra aynı kalemi aynı yer
ve durumda gördüğünde tanır.
2. Tanıma Düzeyi: Bu düzeyde çocuk, somut düzeyden farklı olarak nesneyi
görerek, işiterek, dokunarak, koklayarak öğrenebilir ve kavramı birden fazla
algısal temelle depolayabilir. Ayrıca bu düzeyde kavramın adını da öğrenebilir.
Örneğin; çocuk somut düzeyde aynı yer ve durumda gördüğü kurşun kalemi
hatırlayabilirken, tanıma düzeyinde ise başka bir yer ve durumda gördüğü
kurşun kalemin aynı kalem olduğunu genelleyerek hatırlayabilir.
3. Sınıflama Düzeyi: Sınıflama düzeyinde kavramı ilk kez öğrenmek için, kavramın
en az iki örneğinin tanıma düzeyinde öğrenilmesi gerekir. Örneğin; çocuğun
farklı renk ve biçimlerdeki kurşun kalemleri eşdeğer olarak aynı grupta görmesi,
sınıflama düzeyinde kavram öğrenmedir.
4. Soyut Düzey: Birey, kavram örneklerini doğru olarak tanıma, kavramın adını
verme, kavramın tanımlanan özelliklerini ayırt etme, kavramın toplumca kabul
12
edilen tanımını verme, kavram örneklerinin aynı düzlemdeki benzer kavram
örneklerinden nasıl farklılaştığını açıklama davranışlarını gösterdiği takdirde
soyut düzeyde kavram öğrenmiş demektir. Örneğin; çocuk kurşun kalem olarak
adlandırılan nesneler sınıfının özelliklerinin neler olduğunu açıklayabiliyorsa
kurşun kalem kavramını soyut düzeyde öğrenmiş demektir (Senemoğlu, 2011).
Ülgen (1996) ise kavram öğrenmeyi, uyaranları belli kategorilere ayırarak, zihinde
bilgiler oluşturma olarak tanımlamıştır. Kavram öğrenmeyi ürün ve süreç olarak iki
başlık altında şu şekilde incelemiştir:
1. Ürün Olarak Kavram Öğrenme: Öğrenme ürünlerine davranışçı yaklaşım
açısından bakıldığında, bireyin kavramla ilgili gözlenebilen davranışları
gündeme gelir. Bilişsel yaklaşımı benimseyen eğitim psikologlarına göre,
kavram öğrenme bellek süreciyle, daha önce öğrenilen ilgili bilgileri
hatırlayarak, onların yeniden yapısallaşmasıyla açıklanabilir. Bunun yanında,
çocukların farklı yaşlarda farklı kavramları geliştirebildikleri görüşü kabul
görmektedir.
2. Süreç Olarak Kavram Öğrenme: Kavram öğrenmeye süreç açısından
bakıldığında, davranışçı yaklaşımı benimseyen eğitim psikologlarına göre
kavramlar, bireyin uyarıcı tepki arasında bağ kurmasıyla öğrenilir (Hulse vd.,
1975). Bilişsel yaklaşımı benimseyen eğitim psikologlarına göre ise, kavramlar
anlam ağı kurma, şema geliştirme ve ilkeler geliştirmeye dayalıdır.
2.6 Kavram Öğrenme Aşamaları
Kavram öğrenme birey dünyaya geldiğinde başlar, ölünceye kadar devam eder.
Çocuklar genel anlamda, kavramların örneklerini rastlantısal olarak tecrübe edinerek
öğrenirler. Kavram öğrenmenin planlı biçimde öğretimi okullarda gerçekleşir. Kavram
hangi öğrenme yöntemiyle öğrenilirse öğrenilsin iki aşamada gerçekleştirilir
(Ülgen,1996):
1. Kavram Oluşturma: Kavramın örnekleri benzer ve farklı yanlarını
algılayarak, benzerliklerden genelleme yaparak oluşturulur. Bu süreçte
13
birey, objelerle oluşturduğu şemaya dayalı olarak, hatırlama ve objeler
arasında ilişki kurma işlemini yapar. Okulöncesi dönemde kavramların
tanımlanması önemli değildir ama çocuklar kavramlara verilen adları
öğrenirler, çünkü dil bu dönemde hızla gelişir. Bu nedenle sözcükler
arasında anlam ağı kurma, kavram oluşturma işleminde önemli bir olgudur.
Kavram oluşturma, yaşam boyu devam etmekle birlikte çocukluk yıllarında
daha yoğundur. Çünkü dünyaya yeni gelen bir çocuk için çevresindeki her
şey yenidir.
2. Kavram Kazanma: Kavram kazanma, oluşturulan kavramı uygun kural ve
ölçütlerle sınıflara ayırma işlemine işaret eder. Örneğin hayvan kavramını
oluşturan birey, omurgayı ölçüt olarak alırsa hayvanları omurgalı ve
omurgasız olarak iki sınıfa ayırabilir. Sadece kavram oluşturma, kavram
öğrenme anlamına gelmez. O kavram kazanmanın ön koşuludur. Kavram
kazanma ikinci aşamadır. Kavram kazanma aşamasında, mantıklı bir
gruplama, geliştirilen şema ile birlikte, oluşan kavramın niteliğine dayalıdır.
Kavram oluşturma farklılıkları benzerden ayırarak, benzerden genelleme yapma
işlemine dayanırken, kavram kazanma ayrıştırma işlemine dayalıdır. Kavram oluşturma
tanımsal bilgi, kavram kazanma ise işlemsel bilgi ile ilgilidir. Kavram oluşturma ve
kavram kazanma bir zaman kesitinde öğrenmeyle tamamlanmış değildir. Birey yaşam
boyu yeni kavramlarla ya da aynı kavramla farklı düzeylerde ve farklı konumlarda
karşılaşabilir; her defasında genelleme / bütünleştirme ve ayrıştırma işlemi yapar
(Ülgen,1996).
2.7 Kavram Oluşturma
Soylu (2004), kavramları öğreniliş yollarına göre üçe ayırmıştır:
1. Bazı kavramlar insanın dış dünyadan duyu organlarıyla aldığı izlenimler sonucu
oluşur. Sıcak, soğuk, aydınlık, karanlık, acı, tatlı, kokular, sesler vb. sözcükler
bireyin dış dünya ile etkileşimi sonucunda anlam kazanmıştır. Bu tür kavramlara
algılanan kavramlar denir.
14
2. Çevresindeki varlıklarla ve olaylarla doğrudan doğruya etkileşime giren
insanoğlu, eşya ve olayların gözlenebilir niteliklerini tespit etmeye, açıklamaya
ve hızlı, daha güzel, daha çirkin, gibi sözcüklerin anlamları eşya ve olayların
niteliklerinin karşılaştırılmalarındaki farklılıkları ifade eder. Bu yolla edinilen,
yani çevremizdeki varlıklar ve olaylar arasındaki ilişkileri açıklayan kavramlara
betimlemeli kavramlar denir.
3. Bazı kavramlar, insanın dış dünyadaki varlıklar ve olaylar ile doğrudan doğruya
etkileşimi ile değil, zihin işlemleri ile öğrenilir. Örneğin; sıcaklık sözcüğü
termometrenin gösterdiği derece diye anlaşılıyorsa, bu bir betimlemeli
kavramdır. Fakat “Sıcaklık, moleküllerin ortalama kinetik enerjisinin bir
ölçümüdür” şeklinde tanımlanırsa, sıcaklık kavramı, kuramsal bir düşünceden
hareket edilerek tanımlanmış olur. Bunun gibi kuramsal bir tanımla açıklanan
kavramlara kuramsal kavramlar denir (Soylu, 2004).
Howard (1987), kavramları ediniliş biçimlerine göre iki grupta toplamıştır
(Aktaran: Ülgen, 1996):
1. Tecrübeyle ilgili kavramlar: Bunlar uzamsal kavramlar yukarı-aşağı, dar-geniş
vb.; gerçeğin kendisiyle ilgili kavramlar varlık, insan vb.; yapısal kavramlar ise
bir olay şeması gibi kavramlardır.
2. Benzetmelerle ilgili kavramlar: Bu kavramlar tecrübe ile ilgili kavramlardan
derlenirler. Uzamsal kavramlara dayalı olarak, “o bu konuda en başarılı”,
gerçekle ilgili kavramlara dayalı olarak “o hayat dolu”, yapısal kavramlarla ilgili
olarak “bu konuda şansımı kullanacağım” örnekleri verilebilir.
2.8 Kavram Öğrenme Koşulları
Ülgen (1996), öğretmenin kavram öğrenme sürecinin nasıl gerçekleştiğini anlarsa,
öğrenciye en uygun koşulları sağlayarak öğrenmeyi kolaylaştırmasının beklendiğini
söylemiştir. Kavram öğrenme sürecinin değişkenlerini beş başlık altında incelemiştir:
15
1. Zaman: Sinir sisteminin yeni bir uyarıcıya uyum sağlaması için, bireyin zamana
ihtiyacı vardır. Öğrenci bir kavramın örnekleriyle karşılaştığı zaman, onları
tanımak, oluşturduğu orijinal kavramın çeşitli boyutlarını içeren olumlu olumsuz
örneklerle karşılaştırmak ve gerekli bilişsel işlemleri yapabilmek, edindiklerinin
doğruluğunu kontrol edebilmek için, ihtiyacı olan zamanı kullanabilmelidir.
2. Bellek: Bilgileri işleme alma ve sonuçlandırma açısından kısa süreli belleğin
kapasitesi sınırlıdır. Bazı öğrenciler çok, bazıları ise az miktarda bilgiyi aynı
zamanda işlemden geçirirler. Kavram öğrenme sürecinde öğrenci eğer, bir
defada kavramın çok sayıda olumlu olumsuz örnekleriyle karşılaşırsa, bunları
kendi bellek aralığının uygunluğu ölçüsünde kaydedebilir.
3. Kavram Geliştirme Stratejisi: Bireyin bir kavramı öğrenmek için nasıl planlı bir
şekilde inceleme yaptığına, inceleme sırasında kavram öğrenmeyi yönetecek
ilkeleri nasıl oluşturduğuna, denenceleri kullanış biçimine işaret eder. Farklı
yaşlarda farklı stratejiler oluşturulmaktadır.
4. Dikkat ve Odaklaşma: Dikkat birkaç kanaldan gelen bilgilere bölünmemeli;
birey tüm dikkatini incelediği kavram üzerinde toplamalı ve konsantre olmalıdır.
5. Dil: Dil dünyayı yöneten kuralları anlama yeteneğidir. Bireyin çevresindeki
obje, olgularla etkileşimi başlatması, sürdürmesi ve üründen yaralanması
iletişime dayalıdır. Dil kullanım bilgisi, bireyin anlam geliştirmesine yardımcı
olur.
2.9 Kavram Yanılgısı Nedir?
Kavram kargaşası birçok olayla birçok sözcükten oluşan bir benzerlik olarak
görülmektedir. Bir kavram için bazen birden fazla sözcük kullanılırken, bazen de bir
sözcük birden fazla kavram için kullanılmaktadır. Bir kavram için kullanılan
sözcüklerin sayısı ile bir sözcüğün çağrıştırdığı kavramların sayısı ne kadar çok olursa,
kavram kargaşalığına o ölçüde ilişkin bir işarettir. Kavram kargaşalığını tamamıyla
ortadan kaldırmak çok zordur. Ancak kavram yanılgılarını, yanlış kavramların
düzeltilmesi için öğrenen merkezli etkili bir öğretim yöntemi kullanılmalıdır (Doğru ve
Kıyıcı, 2005).
16
Kavram kargaşalığı çok olayla çok sözcükten oluşan bir benzerlik olarak
görülmektedir. Bir kavram için bazen birden fazla sözcük kullanılırken (sinonim), bazen
de bir sözcük birden fazla kavram için kullanılmaktadır (metonim) (Ülgen, 1996). “İş”
sözcüğü de birden fazla kavram için kullanılmaktadır. Bu nedenle kavram yanılgıları
olaşabilmektedir.
Bazı kavramları sinonim ve metonim açısından karşılaştırarak inceleyen Güvenç
(1977), bir kavram için kullanılan sözcüklerin sayısı ile, bir sözcüğün çağrıştırdığı
kavramların sayısı ne kadar çok olursa, kavram kargaşalığının da o ölçüde yaygın
olabildiğine işaret etmektedir (Ülgen, 1996).
Kavram yanılgısı bir hata değildir veya bilgi eksikliğinden dolayı yanlış verilen
cevap değildir. Kavram yanılgısı zihinde bir kavramın yerine oturan fakat bilimsel
olarak o kavramın tanımından farklı olması demektir. Hatalarının doğru olduklarını
sebepleri ile birlikte açıklıyorlarsa ve kendilerinden emin olduklarını söylüyorlarsa o
zaman kavram yanılgıları var diyebiliriz. Yani bütün kavram yanılgıları birer hatadır
ama bütün hatalar birer kavram yanılgıları değildir (Eryılmaz ve Sürmeli, 2002).
Kavram yanılgıları, öğretme ve öğrenme sürecinin çözümlenmesi gereken anlamlı
bir bileşenidir. Öğrencilerin fen bilimlerinin içeriğini anlamaya gereksinimleri vardır.
Ancak bu sayede kendi doğal dünyalarına anlam kazandırabilir ve karşılaştıkları olgular
karşısında gerekli açıklamalarda bulunabilirler. Öğrencilerin kavram yanılgılarını
ortadan kaldırmalarına yardımcı olmak, bir parçası oldukları doğal dünyayı anlama
süreçlerini hızlandırmakla doğrudan ilişkilidir (Yağbasan ve Gülçiçek, 2004).
Şimşek
(2006),
yanlış
kavramsallaştırmayı
bir
sınıflama
hatası
olarak
nitelendirmiştir ve şu şekilde açıklamıştır: Yanlış kavramsallaştırma bir kavramın
tanımını anlamada ve bu tanıma uygun örnekleri ya da örnek olmayan durumları
belirlemede zorluk yaşanmasıdır.
17
2.9.1 Kavram Yanılgılarının Çeşitleri
Güneş (2005), kavram yanılgılarını beş sınıfa ayırmıştır:
1. Önyargılı Fikirler: Günlük deneyimlere dayalı popüler kavramlardır.
2. Bilimsel Olmayan İnançlar: Öğrencilerin efsanevi öğretim gibi, bilimsel eğitim
dışındaki kaynaklardan öğrendikleri bilgilerdir. Bu bilgilerden bazıları bilimsel
bilgilerle çelişebilir ve öğrencilerde kavram yanılgılarına neden olur.
3. Kavramsal
Yanlış
Anlamalar:
Öğrencilere
öğretilen
bilimsel
bilginin
öğrencilerin önyargılı olarak oluşturduğu ve bilimsel olmayan inanışları
nedeniyle edindiği bilgilerle çelişki ve çatışma oluşturduğunun, başlangıçta
farkına varamaması durumunda ortaya çıkar.
4. Konuşma Dillerinden Kaynaklanan Kavram Yanılgıları: Bir kelimenin bilimsel
kullanımı ile günlük hayattaki kullanımının farklı olması durumunda ortaya
çıkar. Örneğin “iş” kelimesi günlük hayatta çalışma hayatını ifade ederken
fizikte “iş, bir cisme etkiyen kuvvet ile kuvvet sonucu cismin aldığı yolun
çarpımı olan büyüklük” anlamında kullanılmaktadır. Günlük hayatta durmakta
olan bir otomobili hareket ettirmek için kuvvet uygulayan ve yorulan bir kişi “iş
yapmaktan yoruldum” diyebilir, ancak otomobili hareket ettiremediği sürece
fiziksel anlamda iş yapmış olmaz. Bu iki farklı kullanım öğrencilerde iş
kavramının anlaşılmasında engel oluşturabilmektedir.
5. Doğal Olaylara Dayalı Kavram Yanılgıları: Genellikle erken yaşlarda öğrenilir
ve yetişkin yaşlara kadar kavram yanılgısı olarak zihinde kalır.
2.9.2 Kavram Yanılgısının Nedenleri
Brouseau (1983), öğrenme engellerine neden olan kavram yanılgılarını orijinlerine
göre sınıflandırmıştır. Bunlar (Aktaran: Güngör ve Özgür, 2009):
1. Didaktik Kökenli Kavram Yanılgıları: Bu tür yanılgılar öğretmenlerin öğretimde
kullandıkları strateji seçimlerine bağlıdır. Öğretmenin etkili olacağına inandığı
ve bu yüzden seçtiği strateji, bazı öğrenciler için gerçekten etkili olurken; diğer
öğrenciler için olmayabilir. Öğrenciler, kavramı öğretim sırasında karşılaştıkları
18
öğretim yöntemi, ders kitabı gibi herhangi bir sebeple bilimsel olarak doğru
kabul edilen bilgiden farklı olarak oluşturuluyorsa, didaktiksel bir öğrenme
engeli ile karşılaşmış olurlar.
2. Epistemolojik Kökenli Kavram Yanılgıları: Bu tür engeller evrenseldir, bilginin
kendisinden
kaynaklanır.
Günlük
yaşantılarımız
sonucu
edindiğimiz
kavramlarımız ile bilimsel açıklamalar arasında bir çelişki olduğunda bu kavram
epistemolojik bir engel içermektedir.
3. Ontogenetik Kökenli Kavram Yanılgıları: Ontogenetik engeller öğrencilerin
içinde bulunduğu bilişsel gelişim evresi ile ilgilidir. Öğrenme sürecinde her
birey kendi akıl yaşına uygun yetenekler ve yeterlilikler geliştirirler. Bazı
kavramların kazanılması için bu yetenek ve yeterlilikler yeterli olmayabilir. Bu
durum ontogenetik kökenli bir engel yaratır.
4. Kültürel Kökenli Kavram Yanılgıları: Kültürel unsurların doğal yapısı içinde yer
alan bazı bilgiler, yöntemler ve algılamalar, formal eğitim-öğretim ortamlarında
öğrenenlerde
kültürel
orijinli
kavram
yanılgıları
şeklinde
kendisini
gösterebilmektedir.
Coştu, Ayas ve Ünal‟ın (2007) kavram yanılgıları ve olası nedenleri üzerine
yaptıkları çalışma sonucunda, kavram yanılgılarının olası nedenlerini tespit etmişlerdir.
Buldukları altı faktörü şu şekilde maddelendirmişlerdir:
1. Bilgi eksikliği: Bilgi eksikliği olan öğrenciler, kavramlarla ilgili kendilerine
sorulan
soruları
kavramla
ilgili
mevcut
olan
bilgilerini
kullanarak
vermektedirler. Bu da onların birtakım yanılgılı düşünceleri zihinlerinde
oluşturmalarına neden olmaktadır.
2. Somutlaştırma amaçlı deneylerin yapılmaması: Öğrenciler somut olarak
göremediklerini kendi zihinlerinde farklı şekillerde somutlaştırarak farklı
kavram yanılgılarını zihinlerinde yapılandırmaktadır.
3. Öğretmenlerin konuyu sunuş biçimleri: Öğretmenlerin konuyu sunuş biçimleri
ve bunlardaki birtakım eksiklik ya da yanlışlık öğrencilerin bazı yanılgılı
düşünceleri zihinlerinde oluşturmalarına neden olmaktadır.
19
4. Öğrencilerin önceki deneyimleri ve düşünceleri: Araştırma sonucuna göre
öğrencilerin önceki deneyimleri ve düşünceleri, kavramla ilgili yanılgılı
düşünceler oluşturmalarında oldukça önemli bir etken olarak görülmektedir.
5. Ders kitapları: Kitapta yer alan bilgilerin yanlışlık ya da eksikliğinin ve konuyu
anlatmak için kitapta kullanılan görselin de öğrencide kavram yanılgısına neden
olabileceğini belirtmişlerdir.
6. Yanlış ilişkilendirmelerde bulunmak: Soyut kavramları anlayabilmek için
kullanılan
benzetmelerin,
bireyi
kavram
yanılgısına
sürükleyebileceği
belirtilmiştir.
2.10 Kavram Yanılgılarının Belirlenmesi
Fen alanında kavramlar birbiriyle ilişkilidir. Yanlış oluşturulan bir kavramın
üzerine doğru bir kavram oluşturulması mümkün görülmemektedir. Bu nedenle
öğrencilerin mevcut bilgileri yeni bir kavram öğretiminden önce yoklanmalıdır.
Kavram öğrenmede en önemli faktörlerden birisi de öğrencilerin geçmiş
yaşamlarında oluşturdukları ön bilgileridir. Bu ön bilgilerin ortaya çıkarılması öğretimi
organize edecek olan öğretmene önemli kolaylıklar sağlayabilir. Öğrencilerin öğretim
öncesinde sahip oldukları ve sınıf ortamına getirdikleri ön bilgileri belirlemede
kullanılabilecek değişik yöntemler mevcuttur (Ayas, 2007).
Öğrencilere, sonuca dayalı testler yerine, olayların sebebini ve sürecinin
açıklamaya yönelik soruların sorulması kavram yanılgılarının tespiti için çok yararlıdır
(Güneş, 2005).
Kavram yanılgılarının belirlenmesinde değişik yollar kullanılabilir. Tahmingözlem-açıklama, kavram karikatürü, kelime ilişkilendirme, kavramlar hakkında
görüşme, iki-aşamalı veya üç- aşamalı testler bu yollardan bazılarıdır.
Fen konularının aşamalılığı göz önüne alındığında kavram yanılgılarının
belirlenmesinin ve ortadan kaldırılmasının gerekli olduğu sonucuna varılmaktadır.
20
2.11 Fen Bilimlerinde İş Kavramı ve Yanılgıları
“İş” kavramı fen bilimlerinde, günlük hayatta kullandığımız iş kavramından
farklıdır. Günlük hayatta enerji harcadığımız her olay için kendimizi iş yapmış kabul
ederiz. Oysa fen alanında bir F kuvvetinin iş yapmış olması için etkidiği cisme kendi
doğrultusunda ∆x yer değiştirmesi yaptırmış olması gerekir. W sembolü ile gösterilen iş,
kuvvet ve yer değiştirme vektörlerinin skaler çarpımından oluşan skaler bir niceliktir ve
bağıntısı ile ifade edilir. Burada 𝜃, kuvvet ve yer değiştirme vektörü arasındaki açıdır.
Bu bağıntı analiz edilerek bir kuvvetin hangi durumda iş yapmış olduğu belirlenebilir:

Bu durumda kuvvet cismi harekete geçiremez. Örneğin duvara kuvvet
uyguladığımızda
ne
kadar
enerji
harcasak
da
uyguladığımız
kuvvet
doğrultusunda duvarı harekete geçiremediğimiz için iş yapmış olmayız.

Kucağımıza ağır bir çuval alıp kilometrelerce yürüdüğümüzü düşünelim. Çok
yoruluruz enerji harcarız ancak fen anlamında iş yapmış olmayız. Çünkü cisme
uyguladığımız kuvvet yer çekimine karşı olduğu için yukarı doğrudur. Cismin
yer değiştirmesi yere paraleldir dolayısıyla yer değiştirme ve kuvvet vektörleri
birbirine diktir.

Zemin üzerindeki bir cisme, doğrultusu cismin ağırlık merkezinden geçecek
şekilde zemine paralel bir kuvvet uygulayıp, kuvvet doğrultusunda cismi hareket
ettirdiğimiz durum buna örnek verilebilir.

.
Skaler bir nicelik olan işin negatif değerlerde olması anlamsız gibi gözükebilir.
Ancak burada harekete aktarılmayan ısı olarak kaybedilen enerjiye bir atıf
21
vardır. Sürtünme kuvvetlerinin yaptığı iş bu duruma örnek olarak gösterilebilir
(Dökme, Doğan ve Yılmaz, 2010).
2.12 Test Geliştirme Süreci
Test geliştirmenin aşamaları şu şekilde tanımlanabilir (Crocker ve Algina, 1986;
Cronbach, 1984; Aktaran:Büyüköztürk ve diğ., 2008).
1. Testin amacının belirlenmesi: Testin kimlere uygulanacağı ve test puanlarının
hangi amaçlarla kullanılacağının kararlaştırılması.
2. Test ile ölçülecek özelliklerin belirlenmesi: Tutum, kaygı, motivasyon,
akademik başarı, özyeterlik gibi ölçülmesine odaklanılan kavramların, yapıların
belirginleştirilmesi.
3. Ölçülecek özelliğe en uygun madde türlerinin seçilmesi ve maddelerin
yazılması, madde havuzunun oluşturulması.
4. Test maddelerinin ölçülecek özelliği ölçmedeki yeterliğine yönelik teknik
denetimden geçirilmesi ve dil açısından anlaşılırlığının incelenmesi.
5. Uzman görüşü alınarak test maddelerinin düzeltilmesi ve yönergesi ve soruları
ile birlikte ön deneme formunun oluşturulması. Ulaşılan sonuçlara göre testin
uygulama formuna son şeklin verilmesi.
6. Ön uygulamanın (denemenin) yapılması.
7. Ön uygulamadan elde edilecek verilere dayalı olarak test istatistiklerinin
hesaplanması ve madde analizlerinin yapılması ve teste son şeklinin verilmesi.
Bu aşama testin psikometrik özellikleriyle ilgili olarak geçerlik ve güvenirlik
analizlerini kapsar.
22
2.12.1 Kavram Yanılgılarının Tespiti İçin İki Aşamalı Test Geliştirme Süreci
İki aşamalı testlerin geliştirilmesinde bazı adımlar takip edilmelidir. Karataş, Köse
ve Coştu (2003) yaptıkları bir çalışmada, Treagust (1988)‟un iki aşamalı testler
konusundaki önerilerini göz önüne alarak bu adımları şu şekilde sıralamışlardır:
A. İçeriğin Belirlenmesi:
İçeriğin belirlenmesi, testin geliştirileceği konu ya da kavramların sınırlarının
çizilmesi şeklinde anlaşılmalıdır.
1.Adım: Konuyla ilgili bilgi önermelerinin belirlenmesi: Bu adımda konuyla ilgili,
ders kitaplarında, yardımcı kitaplarda ve müfredatta var olan bilgilere bağlı olarak çok
sayıda önerme yazılır.
2.Adım: Konu içeriğiyle ilgili kavram haritasının geliştirilmesi.
3.Adım: Bilgi önermelerinin kavram haritalarıyla ilişkilendirilip haritaya dahil
edilmesi: Kavram haritası ve bilgi önermeleri birbiriyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle,
bu iki yapının birbiriyle örtüşmesi, hazırlanacak testin iç tutarlığı için bir nevi kontrol
mekanizması görevi görür.
4.Adım: Kapsam geçerliğinin sağlanması: Bu aşamada bilgi önermeleri ve
hazırlanan kavram haritası fen eğitimcileri, alan uzmanları ve ders öğretmenlerinden
oluşan bir komisyona gösterilerek düzensizlikler ya da çelişkilerden ayıklanır,
önermelerin bilimsel doğruluğu kanıtlanır, kavram haritası ve bilgi önermeleri yeniden
düzenlenir. Yapılan bu incelemelerle konuyla ve kavramlarla doğrudan ilişkili olmayan
önermeler çıkarılıp, listede yer almayan önerme ve kavramlar eklenerek kapsam
geçerliği sağlanmış olur.
B. Öğrencilerin Yanlış Anlamaları Hakkında Bilgi Edinilmesi
5.Adım: İlgili literatürün incelenmesi: Konuyla ilgili literatür incelenerek
öğrencilerde var olan kavram yanılgılarının belirlenmesi sağlanır.
6.Adım: Yapılandırılmamış öğrenci mülakatlarının gerçekleştirilmesi
23
7.Adım: Gerekçe kısmı açık uçlu olan çoktan seçmeli test maddelerinin
geliştirilmesi: Konuyla ilgili çoktan seçmeli sorular, rastlanan yanılgıları ortaya
çıkarmak amacıyla, her bir soruya bir kısım önermenin yerleştirilmesiyle oluşturulur.
Ayrıca çeldirici seçeneklerine o önerme ile ilgili rastlanan yaygın yanılgılar yerleştirilir.
Her bir çoktan seçmeli sorudan sonra “çünkü” veya “sebebini açıklayınız” şeklinde bir
ifade yazarak öğrencilerin seçtikleri şıkkın gerekçelerini vermeleri için bir boşluk
bırakılır.
C. Teşhis Testinin Geliştirilmesi
8.Adım: İki aşamalı teşhis testinin geliştirilmesi
9.Adım: Belirtke tablosunun oluşturulması: Geliştirilen iki aşamalı testi oluşturan
soruların her birinin hangi bilgi önermelerini ve kavram haritasındaki hangi kavramları
içerdiğini gösteren bir belirtke tablosu oluşturulması gerekir.
10.Adım: Düzenlemelerin devam ettirilmesi: Yapılan pilot çalışmayla testin madde
analizi gerçekleştirilip güvenirliği hesaplanır. Elde edilen bu sonuçlardan yararlanılarak
test üzerinde gerekli düzenlemeler yapılır (Karataş vd, 2003).
2.13 Kavram Öğretimi
Genel anlamda öğrenme, çevresel koşulların değişmesiyle bireyin davranışlarında
meydana gelen değişmedir. Kavram öğrenme ise, uyarıcıları belli kategorilere ayırarak,
zihinde bilgiler oluşturmadır. Yeterli bir öğrenmede bu bilgilerin davranışa
dönüştürülmesi öngörülür. Kavram öğrenme yapılanma ve yapılandırma işlemidir. Bir
öğrenci, gördüğü bir objenin adını söyler ise, ya da kendisine bir olay açıklandığında, o
olaya verilen adı söyler ise, bu bireyin kavramı kendi zihninde yapılandırdığı anlamına
gelmez. O mekanik olarak obje ya da olayla onlara verilen ad arasında bağ kurmuş
olabilir (Doğru ve Kıyıcı, 2005).
Okul ortamında gerçekleşen öğrenme öğretmen aracılığıyla gerçekleştirilen öğretim
etkinliklerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla okullarda yapılan
24
bilinçli, kontrollü, amaçlı, planlı ve örgütlenmiş etkinlikler yoluyla öğrenmeyi
sağlamaya çalışma süreci olarak ifade edilebilir. Kavram öğretimi de bazı kavramların
öğrencinin zihninde oluşmasını sağlamak amacıyla yapılır. Kavram öğretimi öğrencinin
kavramları öğrenmesi, diğer kavramlar arasında ilişki kurması bakımından son derece
önemlidir (Doğru ve Kıyıcı, 2005).
Kavramların soyut nitelik taşımaları hem öğrenenlerin kavramları zihinlerinde
canlandırmalarını zorlaştırmakta, hem de öğretenler açısından sorun yaşanmasına neden
olmaktadır. Çünkü hangi yaş grubunda olursa olsun, insanların soyut kavramları
zihinlerinde canlandırmalarının zor olduğu bilinmektedir. Bu durum, öğretim sürecinde
kavramların
mümkün
olduğunca
somutlaştırılarak
verilmesini
zorunlu
hale
getirmektedir (Ayas, 2007).
Fen bilimlerinde soyut kavramların öğrenci zihninde farklı canlandırılması
sonucunda kavram yanılgılarının oluştuğu düşünülmektedir. Anlatılan konuların,
öğrenilecek kavramların günlük hayatla ilişkilendirilmesi ve laboratuar ortamında
deneylerle desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.
2.14 İlgili Araştırmalar
Yah (2011), matematiksel işlemler gerektiren fizik konularında kavram
yanılgılarının yol açtığı güçlükler üzerine bir araştırma yapmıştır. Yapılan iş ve
potansiyel enerji konularını ele alarak, bu konuların sunum şeklinin kavram
yanılgılarına neden olabileceğini ileri sürmüştür. Çalışmanın en dikkat çekici sonucu ise
matematiksel yetersizliklerin kavram yanılgısının kaynağı olabileceğini ve dersin
sunumunun buna göre düzenlenmesi gerektiğini göstermesidir.
Lambi (2009), ilköğretim öğrencilerinde kavram yanılgılarını belirlemek amacıyla
eğitim programı ve öğretim üzerinde bir çalışma yapmıştır. Çalışmasında özellikle fizik
bilimlerindeki kavramsal yanılgıların belirli modelleri bulunup bulunmadığını ve eğer
bulunuyorsa kavramsal yanılgıların öğrencilerin bulundukları sınıfa göre değişip
25
değişmediğini
belirlemeyi
amaçlamıştır. Araştırma için bir eğitim
programı
geliştirmiştir. Çalışmaya 539 öğrenci katılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen
verilerin analizi yapılarak, doğru cevap sıklığının sınıflara göre önemli derecede
değiştiğini tespit etmiştir.
Hırça, Çalık ve Akdeniz (2008), enerji konusunda kavram yanılgıları üzerine,
Erzurum‟da bir ilköğretim okulu 8. Sınıf öğrencileriyle bir çalışma yapmışlardır. Veriler
enerji konusunda çoktan seçmeli ve açık uçlu sorularla toplanmıştır. Araştırmanın
sonucunda, öğrencilerin enerji konusunda kavram yanılgıları bulunduğunu ve enerji
kavramını bilimsel olmayan fikirlerle açıklamaya çalıştıklarını tespit etmişlerdir.
Ayvacı ve Devecioğlu (2008), ilköğretim öğrencilerinin iş-güç-enerji konusunda
sahip oldukları yanlış anlamalar üzerinde araştırma yapmışlardır. Veri toplamak
amacıyla, 7 açık uçlu sorudan oluşan anket geliştirilmiştir. Anket, 7. sınıfa devam eden
54 öğrenciye uygulanmıştır. Veriler, öğrencilerin iş-güç-enerji konusunda kavramsal
boyutta algılamada problemlerinin olduğunu göstermiştir. Öğrencilerin sahip oldukları
bu yanılgıların büyük çoğunluğunun konuların öğretiminde somut ve güncel örneklerin
verilmemesinden
kaynaklandığı
sonucuna
varılmıştır.
Kavram
yanılgılarının
giderilmesine dönük olarak etkin ve öğrenci merkezli yaklaşımların kullanılması
önerilmiştir.
Efe (2007), üç aşamalı soru tipi geliştirilerek ilköğretim 5. Sınıf öğrencilerinin ses
konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesi üzerine bir araştırma yapmıştır.
Araştırma Balıkesir il merkezinde bulunan on üç ilköğretim okulunda toplam 1420
öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler konu ile ilgili olarak 3 aşamalı kavramsal bir test
ve yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda
öğrencilerin sesin oluşumu, yayılması, hızı, yayıldığı ortam, şiddeti, yüksekliği, tınısı,
yansıması, yankısı ve ses yalıtımı gibi kavramlarda yanılgılara sahip olduklarının
söylenebileceği yorumuna varılmıştır.
Ekim (2007), ilköğretim fen öğretiminde kavramsal karikatürlerin öğrencilerin
kavram yanılgılarını gidermedeki etkisini incelemiştir. Araştırma 7. Sınıfların 2
şubesinde 78 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Veri toplamak için kavram bilgi testi, tutum
ölçeği ve görüşme formları kullanılmıştır. Araştırma, öntest - sontest kontrol gruplu
26
modele göre desenlenmiştir. Kavramsal karikatürlerin fen öğretiminde kavram
yanılgılarını gidermede etkili bir teknik olabileceği saptanmıştır.
Soner (2006), Afyon Kocatepe Üniversitesi‟nde fizik dersi alan lisans
öğrencilerinin kuvvet ve hareket konusundaki kavram yanılgılarını araştırmıştır.
Öğrencilerinin cinsiyet, fakülte ve puan türüne göre kavram yanılgılarını tespit etme
üzerine bir çalışma yapmıştır. Araştırmayı farklı fakültelerde öğrenim gören 519
öğrenci üzerinde yapmıştır. Çalışmada iki anket kullanmıştır. Birinci anket 30 soruluk
bir test, ikinci anket ise beş açık uçlu sorudan oluşan bir testtir. İkinci anket birinci
anketi cevaplayanlar arasında rastgele seçilen 47 öğrenciye uygulamıştır. İkinci anketi
aynı öğrencilere on üç hafta sonra tekrar uygulamıştır. Araştırma sonucunda
öğrencilerin kuvvet ve hareket konularında kavram yanılgılarına sahip olmalarının
cinsiyet, puan türü, bölüm ve fakülte gibi değişkenlerle ilişkili olduğu yorumuna
varmıştır.
Zeybek (2007), sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının kuvvet, hareket ve ses
konularında sahip oldukları kavram yanılgılarının tespiti üzerine bir araştırma yapmıştır.
Araştırmanın örneklemini, sınıf öğretmenliği bölümü 4. sınıfta öğrenim gören 154
öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplamak için ilgili konuda 27 adet çoktan seçmeli
sorudan oluşan bir kavram testi geliştirilmiştir. Araştırma tarama modelindedir. Analiz
sonucunda öğrencilerin büyük bir kısmının, araştırılan fizik kavramları ile ilgili
yanılgılara sahip oldukları tespit edilmiştir. Birçok kavram ile günlük hayatta sürekli
karşılaşılmasına rağmen halen öğrencilerde bu kavramlarla ilgili yanılgıların bulunması
okullarda öğretilen kavramların günlük hayatla yeterince ilişkilendirilmediği sonucuna
ulaşılmıştır. Öğrencilerin öğrendikleri kavramları ezbere ve yüzeysel olarak
öğrendikleri düşünülmüştür.
Gürdal (2008), ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji dersinde
maddenin değişimi ve tanınması ünitesinde öğrencilerde oluşan kavram yanılgılarının
tespiti üzerinde çalışmıştır. Bu kavram yanılgılarını tespit edebilmek amacıyla iki
aşamalı soruların kullanılabilirliğini test etmiştir. Araştırmanın örneklemini ilköğretim
5.sınıfta okuyan 383 öğrenci oluşturmaktadır. 258 öğrenci pilot uygulamaya katılmış ve
125 öğrenci asıl uygulamada yer almıştır. Asıl uygulamada 19 sorudan oluşan bir ölçek
kullanılmıştır. Analiz sonucunda ise öğrencilerin ısı ve sıcaklık konusunda kavram
27
yanılgılarına sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca bu yanılgıların teşhisinde iki
aşamalı teşhis testinin kullanılabileceği düşünülmüştür.
Peşman (2005), dokuzuncu sınıf öğrencilerinin basit elektrik devreleri ile ilgili
kavram yanılgılarını ölçmek amacıyla üç basamaklı bir testin geliştirilmesi üzerinde
çalışmıştır. Araştırmanın örneklemini, Ankara ili Polatlı ilçesi dokuzuncu sınıfta
öğrenim gören 124 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler geliştirilen basit elektrik devreleri
tanı testi ile toplanmıştır. Tanı testinin geçerliği nitel ve nicel yöntemlerle sağlanmıştır.
Araştırma sonucunda başarılı öğrencilerin teste verdikleri cevaplar için kendilerine olan
güvenlerinin, başarısız öğrencilerden daha çok olduğu görülmüştür. Analiz sonucunda
soruların ne ölçtükleri araştırılmış ve güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır. Tanı testi
sonuçlarına göre güvenirlik katsayısı 0,69 olarak hesaplanmıştır. Böylece konu tanı
testinin geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Türker (2005), lise öğrencilerinin kuvvet ve hareket konusu ile ilgili kavram
yanılgılarını ölçmek amacıyla üç-basamaklı bir test geliştirme çalışması yapmıştır.
Araştırmaya 207 öğrenci katılmıştır ve çok fazla eksik cevap veren öğrenciler
araştırmadan çıkarılmıştır. Üç basamaklı konu testinin çeldiricilerini belirlemek
amacıyla önce açıklama isteyen soru testi hazırlanıp öğrencilere uygulanmıştır. Üç
basamaklı konu testinin geçerliğini kontrol etmek için öğrencilerin özgüven seviyeleri
ile ilk iki basamaktaki öğrenci puanları arasındaki ilişki incelenmiştir. Testin kavram
yanılgısında kullanıp kullanılamayacağını belirlemek amacıyla güvenirlik katsayısı
hesaplanmış ve 0,62 bulunmuştur.
Franklin (1992), güç, ısı, ışık ve elektrik alanlarındaki kavram yanılgılarını
saptamak için iki aşamalı teşhis testi geliştirmiş ve bu testi çalışmasında kullanmıştır.
Geliştirdiği testi 509 öğrenciye uygulamıştır. Çalışma sonucunda elde ettiği verileri
analiz ederek, geliştirdiği testin geçerlilik ve güvenirliğe sahip olduğunu tespit etmiştir.
Geliştirdiği kavram yanılgısı testinde erkek öğrencilerin daha yüksek puan aldığını
görmüştür.
Philips (1992), sekizinci sınıf öğrencilerinin yerbiliminin temelleri kavramlarıyla
ilgili kavram yanılgıları üzerinde bir araştırma yapmıştır. Yerbilimlerinin yirmi beş
temel kavramı ile ilgili bilgilerini araştırmıştır. Bu temel kavramlardan on dört tanesiyle
28
ilgili kavram yanılgıları daha önceki çalışmalarda tespit edilirken; bu çalışmada diğer on
bir tanesiyle ilgili yanılgılar belirlenmiştir.
3. BÖLÜM
YÖNTEM
Kavram yanılgılarını belirleme yöntemlerinden biri de iki aşamalı testlerdir. İki
aşamalı testler iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm çoktan seçmeli testten
oluşurken, ikinci bölüm birinci bölüme verilen cevabın gerekçesi ile ilgili yanıtı
içermektedir. İkinci bölümdeki soru açık uçlu olduğundan öğrencide oluşan kavram
yanılgısını belirlemede fayda sağlamaktadır.
Bu çalışmada kavram yanılgılarını belirleyebilmek amacıyla kavram testi iki
aşamalı olarak geliştirilmiştir. Test belirlenen olası kavram yanılgılarına uygun olarak
hazırlanmıştır.
Kavram yanılgılarını tespit etmek amacıyla geliştirilen kavram testi ile ilk olarak
pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulama sonucunda elde edilen verilere ve yapılan
analizlere göre, kavram testinde gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Kavram testi son
formuna ulaştıktan sonra asıl uygulamaya geçilmiş ve daha büyük bir örneklem alınarak
asıl uygulama yapılmıştır.
29
3.1 Araştırmanın Modeli
Bu çalışma fen ve teknoloji öğretmenliği lisans öğrencilerinin “iş” konusundaki
kavram yanılgılarını tespit etmek ve “iş” konusunda kavram yanılgılarını ortaya çıkaran
iki aşamalı bir test geliştirmek amacıyla yapılmıştır.
Araştırmada öncelikle literatür taraması yapılmıştır. Gerekli kaynaklara ulaşıldıktan
sonra, veri toplama aracı geliştirilmiştir. Araştırma tarama modelindedir.
Tarama modelleri, geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olduğu şekliyle
betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Araştırmaya konu olan olay, birey ya
da nesne, kendi koşulları içinde ve olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır (Karasar, 2008).
Tarama araştırmaları, bir grubun belirli özelliklerini belirlemek için verilerin
toplanmasını amaçlayan çalışmalardır. Tarama araştırmasının önemli bir avantajı,
oldukça çok bireyden oluşan örneklemden elde edilen birçok bilgiyi bize sunmasıdır
(Büyüköztürk, 2008).
3.2 Evren ve Örneklem
Bu araştırmanın evrenini Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı Türkiye‟deki öğretmen
yetiştiren eğitim fakültelerinin fen ve teknoloji lisans eğitiminde okuyan 1, 2, 3 ve 4.
sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.
Bu çalışma Ankara ilinde, Fen ve Teknoloji Öğretmenliği lisans öğrencileri ile
2011-2012 öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın yapıldığı öğretmen adayları
ise araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır.
Tablo 3.1‟de pilot uygulama ve asıl uygulamaya katılan öğretmen adaylarına ilişkin
frekans dağılımı verilmiştir.
30
Tablo 3.1. Uygulamaya Katılan Öğrencilerin Dağılımı
Uygulama
Öğrenci Sayısı
Pilot uygulama
82
Asıl uygulama
343
Toplam
425
Asıl uygulamaya katılan öğretmen adaylarının cinsiyet değişkenine ilişkin frekans
dağılımı tablo.3.2‟de verilmiştir.
Tablo 3.2. Cinsiyet Değişkenine İlişkin Dağılım
Frekans
Yüzde
Kız
270
78,7
Erkek
73
21,3
Toplam
343
100,0
Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının sınıf seviyelerine ilişkin frekans dağılımı
tablo 3.3‟te verilmiştir.
Tablo 3.3. Sınıf Değişkenine İlişkin Dağılım
1. Sınıf
Frekans
123
Yüzde
35,9
2. Sınıf
86
25,1
3. Sınıf
65
19,0
4. Sınıf
69
20,1
Toplam
343
100,0
31
3.3 Verilerin Toplanması
Bu araştırmada veri toplama aracı olarak, “İş” konusunda kavram yanılgılarını
ortaya çıkaran iki-aşamalı kavram testi geliştirilmiştir. Sorulara verilen yanlış
cevapların kavram yanılgısı nedeniyle olup olmadığını tespit edebilmek amacıyla
sorular iki-aşamalı oluşturulmuştur.
3.3.1 Veri Toplama Aracının Geliştirilmesi
Deneyimli Fizik ve Fen Bilgisi öğretmenleriyle yapılan görüşmeler öğrencilerin
“İş” kavramı ile ilgili kavram yanılgılarına sahip olabilecekleri fikrini doğurmuştur.
Görüşme
yapılan
terminolojisindeki
öğretmenler
anlamından
çok
“İş”
kelimesinin
farklı
kullanılması
günlük
hayatta,
nedeniyle
fizik
öğretiminde
güçlüklerle karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Öğrenciler Fen eğitiminde “İş” kavramıyla
ilk defa karşılaştıklarında aslında bu kelimeyi bulundukları yaşa kadar farklı anlamda
çok kez kullanmışlardır. Öğretmenlerin temel şikâyeti öğrencilerde “İş” kavramına
yüklenecek yeni anlamı öğretmekte çektikleri güçlükler üzerine olmuştur. Aslında
öğretmenlerin bu şikâyetlerinin kuramsal detayı araştırıldığında, öğrencilerin “İş”
kavramına yönelik yanılgıları kolaylıkla öngörülebilmektedir.
Soylu (2004), kavramları üçe ayırmıştır. Kavram türlerinden birisi olan algılanan
kavramların, dış dünyadan duyu organlarımızla doğrudan aldığımız kavramlar
olduğunu söyler. Diğer bir kavram türünü de kuramsal kavramlar olarak gruplandırır.
Bu kavram türünün de zihin işlemleri ile öğrenildiğini düşünmektedir. “İş” birçoğunun
zihninde ilk defa algılanan kavramlar süreciyle oluşmaktadır. Oysa fen derslerinde bu
algılanan kavramı kuramsal kavram olarak ve farklı bir anlam yüklenerek öğretilmek
istenmektedir. Öğrencilerde oluşturulmak istenen bu yeni kavram, zihin işlemleri ile
öğrenilmesi gereken bir bilgidir. Öğrencinin soyut düşünme becerisi gelişmiş olmalı ve
zihninde kavramlar arasındaki ilişkiyi canlandırabilmelidir.
Kavramların genel anlamlarının yanında bir de özel/kullanıldığı alana göre
değişebilen anlamları vardır (Ülgen, 1996).
32
Yapılan çalışmaların incelenmesi sonucunda kavram yanılgılarını tespit için bir
test
geliştirmenin
gerekli
olduğu
sonucuna
varılmıştır.
Alanında
deneyimli
öğretmenlerle yapılan mülakatlarda öğrencilerde görülmesi olası kavram yanılgıları
belirlenmiştir.
Fen Bilgisi öğretmenliği lisans öğrencilerinde “İş” kavramı ile ilgili beklenen
kavram yanılgıları şu şekildedir:
1. Kuvvet etki ettiği cisme, uygulandığı doğrultuda yer değiştirme kazandırmasa
dahi uygulanan kuvvet arttıkça yapılan iş de büyür (Soru 1 ve soru 4‟te
araştırılmıştır).
2. Her durumda daha çok enerji harcayan daha çok iş yapar (Soru 1‟de
araştırılmıştır).
3. Bir kuvvetin iş yapmış olması için uygulandığı cisme kendi doğrultusunda yer
değiştirme kazandırma şartı aranmaz (Soru2 ve soru 10‟da araştırılmıştır).
4. Yer değiştiren tüm cisimler iş yapmış olur (Soru2‟de araştırılmıştır).
5. Yatay düzlemde eşit kuvvetlerin etkisiyle hareket eden iki cisimden kütlesi
büyük olan üzerine yapılan iş daha fazladır (Soru3‟de araştırılmıştır).
6. Kuvvetin etkisi ve yönü dikkate alınmaksızın yer değiştirme miktarı arttıkça
yapılan iş de büyür (Soru 4‟te araştırılmıştır).
7. Sabit hızlı hareket durumunda iş yapılır ( Soru5 ve soru 6‟da araştırılmıştır).
8. Kuvvetin cisme yaptırdığı yer değiştirme yerine, cisme aldırdığı yol kuvvetin
yaptığı işi tanımlar (Soru 7‟de araştırılmıştır).
9. Yer çekimi kuvveti iş yapmaz (Soru 8‟de araştırılmıştır).
10. Sürtünme kuvveti iş yapmaz (Soru 9‟da araştırılmıştır).
Literatürde kavram yanılgısı ile ilgili çalışmalar incelendiğinde, kavram
yanılgılarının geliştirilen testlerle tespit edilebildiği görülmüştür. Bu çalışmada da “İş”
33
kavramına ilişkin deneyimli öğretmenlerin öngördüğü kavram yanılgısı tespiti için bir
test geliştirilmiştir.
İş konusunda kavram yanılgılarını tespit edebilmek amacıyla 10 sorudan oluşan bir
test geliştirilmiştir. Test geliştirilirken iki aşamalı test geliştirme basamakları takip
edilmiştir ve şu adımlar izlenmiştir:
1. Adım: Konu hakkında deneyimli öğretmenlerle görüşmeler yapılmış ve problem
durumu belirlenmiştir.
2. Adım: “İş” konusuyla ilgili hazır testler ve fizik kitapları incelenmiştir.
Araştırma sonucunda konuyla ilgili önermeler belirlenmiştir.
3. Adım: Fizik alanında çeşitli kitaplardan iş tanımları ve öğrencilerin sahip olması
gereken kavramlar listelenmiştir. Deneyimli öğretmenlerle yapılan görüşmelerin
ışığı altında yoklanmasına karar verilen bilgilere yönelik bir liste hazırlanmıştır.
4. Adım: İnceleme sonucunda öğrencilerde görülmesi öngörülen kavram
yanılgılarına yönelik 15 açık uçlu soru hazırlanmıştır. Kapsam geçerliğinin
sağlanması amacıyla her önerme ile ilgili soru oluşturulmuştur.
5. Adım: Oluşturulan sorular öğrencilerde görülmesi olası kavram yanılgıları göz
önüne alınarak 5 seçenekli çoktan seçmeli soru haline dönüştürülmüştür.
6. Adım: Öğrencilerin neden o seçeneği işaretlediklerini anlayabilmek amacıyla
soruların sonuna ikinci aşama olan neden işaretlediniz kısmı eklenmiştir. Bu
aşama öğrencilerin ilgili soruya verdikleri cevaba ilişkin gerekçelerini
irdeleyerek varsa kavram yanılgılarını ortaya çıkarmak için kullanılmıştır.
7. Adım: Geliştirilen test alan uzmanı bir öğretim üyesi, dört Fizik öğretmeni ve
bir Türkçe öğretmeni tarafından incelenmiş ve önerilen değişikliklere göre iki
soru testten çıkarılmıştır.
8. Adım: Pilot çalışma 82 öğretmen adayı ile yapılmıştır. Uygulama sonunda elde
edilen verilere uygulanan güvenirlik analizi sonucunda, güvenirliği düşük
bulunan üç soru testten çıkarılmıştır. İki soruda ise gerekli görülen düzeltmeler
yapılmıştır.
34
9. Adım: Pilot uygulama sonucunda yeniden düzenlenen “İş” konulu teşhis testi
343 öğretmen adayına uygulanarak, asıl uygulama tamamlanmış ve elde edilen
verilerle veri analizi yapılmıştır.
3.3.2 Geliştirilen Testin Güvenirliği
İş konusundaki kavram yanılgılarını belirlemek amacıyla geliştirilen ölçeğin
güvenirlik analizi sonuçları tablo 3.4‟te verilmiştir.
Tablo 3.4. KR20 Sonucuna Göre Alfa Değeri
Cronbach Alfa
N
,704
10
Tablo 3.4‟te alfa değerinin, α=0,704 olarak hesaplandığı görülmektedir. Hesaplanan
alfa değerini dikkate aldığımızda, geliştirilen testin güvenilir olduğu yorumuna
varılabilir.
Tablo 3.5‟te ölçeğe ait KR20 analizi sonuçları verilmiştir.
35
Tablo 3.5. KR20 Analiz Sonuçları
S1
S2
S3
S4
S5
S6
S7
S8
S9
S10
Cronbach Alfa Değeri
,703
,695
,693
,698
,664
,669
,668
,676
,675
,664
Tablo 3.5‟e göre kavram testinden her bir sorunun çıkarılması durumunda ölçeğin
alfa güvenirlik değerinin nasıl bir değer alacağı verilmiştir. Sorulara göre ayrı ayrı alfa
değerleri incelendiğinde testten çıkarılması gereken bir soru olmadığı yorumuna
varılmıştır.
Sonuç olarak geliştirilen testte kalan soruların ölçülmek istenilen kavram
yanılgılarını belirlemede başarılı olduğu yorumuna varılabilir.
3.4 Verilerin Analizi
Ölçeğin güvenirlik katsayısı Kuder-Richardson (KR-20) analizi ile hesaplanmıştır.
Elde edilen veriler, Excel ve SPSS (Statistical Packages for The Social Sciences)
programı aracılığıyla bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Veriler analiz edildikten
sonra çözümlenmiş ve araştırmanın amacı doğrultusunda yorumlanmıştır.
36
3.4.1 İki Aşamalı Testin İçerik Geçerliliği
Geliştirilen testin içerik geçerliliği uzman görüşleri esas alınarak belirlenmiştir. Bu
amaçla dört Fizik öğretmeni ve bir alan uzmanı öğretim üyesinin görüşleri alınmıştır.
Ayrıca soruların açık ve anlaşılır olmasını sağlamak amacıyla bir Türkçe öğretmenin
testi incelemesi sağlanmıştır.
3.4.2 İki Aşamalı Testin Güvenirlik Analizi
Pilot çalışma 13 sorudan oluşan kavram testi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 82
lisans öğrencisi yer almıştır. Ön ölçek formunun uygulamasıyla elde edilen veriler KR
20 analiziyle incelenmiş ve KR 20 değeri 0.60‟in altında olan 3 madde ölçekten
çıkarılmıştır. 2 madde yeniden düzenlenmiştir. Böylece 10 sorudan oluşan asıl ölçek
formu elde edilmiştir.
10 sorudan oluşan kavram testi 343 lisans öğrencisine uygulanmıştır. Asıl
uygulamadan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Analiz sonucunda geliştirilen testin
güvenirlik değeri 0,70 olarak hesaplanmıştır.
37
4. BÖLÜM
BULGULAR VE YORUMLAR
“İş” konusunda kavram yanılgılarını tespit etmek amacıyla geliştirilen iki-aşamalı
test asıl uygulamada toplam 343 öğrenciye uygulanmıştır. Bu öğrenciler Fen ve
Teknoloji Öğretmenliği 1, 2, 3 ve 4. sınıfta öğrenim gören lisans öğrencileridir.
Soruların birinci ve ikinci aşamalarına verilen yanıtların ikisini birden analiz etmek
lisans öğrencilerinde var olan kavram yanılgılarını tespit etmeye olanak sağlamıştır.
İki-aşamalı testin birinci aşamasına verilen cevaplar seçeneklere göre frekans
tablosuna dönüştürülerek verilmiştir. Frekans tablosuna seçeneklerin işaretlenme
yüzdeleri de eklenmiştir.
Öğrencilerin soruların ikinci aşamalarına verdikleri cevaplar tek tek incelenmiştir.
Veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Testin ikinci aşamasına verilen
cevaplar gruplandırılmış ve kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülen öğretmen
adaylarının verdikleri yanlış cevapların frekans ve yüzde değerleri verilmiştir.
Frekans tablosunda kodlamalar yapılırken A seçeneği 1, B seçeneği 2, C seçeneği
3, D seçeneği 4 ve E seçeneği 5 olarak kodlanmıştır. Cevaplanmamış sorular ise 0
olarak kodlanmıştır.
Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre geliştirilen teşhis testinin, fen ve
teknoloji öğretmenliği lisans öğrencilerinin “İş” konusundaki kavram yanılgılarını
ortaya çıkarmada geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu yorumuna varılmıştır. Testin
lisans öğrencilerinin yanı sıra ortaöğretim öğrencileri için de aynı amaçla
kullanılabileceği düşünülmektedir.
38
4.1 Soru 1 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.6‟da testin birinci sorusunun birinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların yüzdeleri verilmiştir.
Tablo 3.6. Soru 1.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde dağılımı
0
1
2
3
4
5
Toplam
Frekans
2
27
227
52
12
23
343
Yüzde
,6
7,9
66,2
15,2
3,5
6,7
100,0
Tablo 3.6‟da verilen frekans değerleri incelendiğinde, yığılmanın doğru seçenekte
olduğu görülmektedir. Doğru seçeneği 227 öğretmen adayı işaretlemiştir. Verilen
cevaplara göre en güçlü çeldiricinin, sınava katılan öğretmen adaylarının %15,2‟sini
yanılgıya sürüklediği görülmektedir.
Ölçeğin birinci maddesinde enerji harcanan her durumda iş yapılıp yapılmadığı
hakkında öğretmen adaylarının sahip olduğu bilgiler yoklanmıştır.
Tablo 3.7‟de birinci sorunun ikinci aşaması için, kavram yanılgılarına sahip olan
lisans öğrencilerinin gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmıştır ve
yanlış cevaplara ilişkin frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
39
Tablo 3.7. Birinci sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve yüzde
dağılımı
Madde 1’e verilen yanlış cevaplar

Frekans
Yüzde
41
27,70
28
18,91
25
16,89
18
12,16
9
6,08
Açıklama kısmını boş bırakanlar
27
18,24
Toplam
148
100,00
İşin büyüklüğü sadece uygulanan kuvvetin büyüklüğüne
bağlıdır ve birinci işçinin uyguladığı kuvvet daha büyük
olduğundan ilk durumda yapılan iş daha büyüktür.

Kuvvet uygulanan cisim hareket etmese de iş yapılır, çünkü
kuvvet uygulanırken enerji harcanır.

Yapılan iş kütle ile doğru orantılıdır ve kütlesi küçük olan
daha az iş yapar.

Yapılan işin büyüklüğü, uygulanan kuvvetin zamana
bölümüyle hesaplanır ve bu nedenle ilk durumda yapılan iş
daha küçüktür.

İki durumda da kuvvet uygulandığı için iş yapılır ancak
ikinci durumda yer değiştirme olduğundan daha çok iş
yapılır.

Tablo 3.7‟ye göre; öğrencilerin % 27,70‟i gerekçesini “İşin büyüklüğü sadece
uygulanan kuvvetin büyüklüğüne bağlıdır ve birinci işçinin uyguladığı kuvvet daha
büyük olduğundan ilk durumda yapılan iş daha büyüktür”, % 18,91‟i “Kuvvet
uygulanan cisim hareket etmese de iş yapılır, çünkü kuvvet uygulanırken enerji
harcanır”, % 16,89‟u “Yapılan iş kütle ile doğru orantılıdır ve kütlesi küçük olan daha
az iş yapar”,
% 12,16‟sı “Yapılan işin büyüklüğü, uygulanan kuvvetin zamana
bölümüyle hesaplanır ve bu nedenle ilk durumda yapılan iş daha küçüktür”, % 6,08‟i
“İki durumda da kuvvet uygulandığı için iş yapılır ancak ikinci durumda yer değiştirme
40
olduğundan daha çok iş yapılır” şeklinde açıklarken, % 18,24‟ü gerekçe kısmını boş
bırakmışlardır.
Öğretmen adaylarının birinci sorunun ilk aşamasına verdikleri yanlış cevaplar
değerlendirildiğinde, öğretmen adaylarının % 33,8‟inin soruları doğru cevaplamak için
gerekli olan; uygulanan kuvvetin cisme yer değiştirme kazandırmadığı durumlarda ve
bazı durumlarda enerji harcansa da iş yapılmadığı bilgilerine sahip olmadıkları ileri
sürülebilir. Bu oranın lisans eğitimi alan öğretmen adayları için yüksek bir oran olduğu
düşünülmektedir.
Ancak öğretmen adaylarının kavram yanılgısına sahip olduklarını ileri sürebilmek
için soruların ikinci aşaması olan gerekçe bölümüne verdikleri cevapları incelemek
gerekmektedir. Birinci soru için ileri sürdükleri gerekçeleri incelediğimizde tablo 3.7‟ye
göre 121 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülebilir. Bu sayının
beklenen değerden yüksek olduğu düşünülmektedir.
Tablo 3.8. Birinci soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
227
II. Aşama
Boş
114
2
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
195
32
0
0
89
25
Tablo 3.8 incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap verdiği halde
ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 32 öğretmen adayı olduğu görülmektedir.
Bu da kavram yanılgılarını belirlemede, çoktan seçmeli test yerine iki aşamalı test
kullanmanın daha doğru olabileceği görüşünü doğurmaktadır.
41
4.2 Soru 2 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.9‟da testin ikinci sorusunun birinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların oranları verilmiştir.
Tablo 3.9. Soru 2.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde dağılımı
0
1
2
3
4
5
Toplam
Frekans
4
173
69
21
56
20
343
Yüzde
1,2
50,4
20,1
6,1
16,3
5,8
100,0
Tablo 3.9‟da verilen frekans tablosunda doğru seçeneği 173 öğretmen adayının
işaretlediği görülmektedir. Uygulamaya 343 öğretmen adayının katıldığı göz önüne
alınırsa, doğru seçeneği işaretleyenlerin beklenenden az olduğu söylenebilir. Bu da “İş”
konusunda kavram yanılgılarının yanı sıra bilgi eksikliği de olabileceği fikrini
doğurmaktadır.
Verilen cevaplara göre en güçlü çeldiricinin, sınava katılan öğretmen adaylarının
%20,1‟ini yanılgıya sürüklediği görülmektedir.
Ölçeğin ikinci maddesinde öğretmen adaylarının iş yapan ve üzerine iş yapılan
kavramlarını ayırt edip edemedikleri yoklanmıştır.
Tablo 3.10‟da ikinci soru için kavram yanılgılarına sahip olan lisans öğrencilerinin
gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmış ve yanlış cevaplara ilişkin
frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
42
Tablo 3.10. İkinci sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve yüzde
dağılımı
Madde 2’ye verilen yanlış cevaplar

Frekans
Yüzde
47
22,70
39
18,84
28
13,52
26
12,56
19
9,17
Açıklama kısmını boş bırakanlar
48
23,18
Toplam
207
100,00
İş yapılabilmesi hareketin yönü ile uygulanan kuvvetin
yönü aynı olmalıdır. Üçünde de kuvvet ile hareket yönleri
aynı olmadığından iş yapmış olmazlar.

Her üç durumda da kuvvet uygulandığından ve üç cisim de
yer değiştirdiğinden hepsinde iş yapılır.

Yapılan işi, uygulanan kuvvet ile yatayda alınan yolun
çarpımıyla hesaplarız. Üç öğrenci de yatayda yol almadığı
için iş yapmış olmazlar.

3.durumdaki öğrencinin uyguladığı bir kuvvet yoktur ve
asansörde hareketsiz durduğu için iş yapmaz.

İş yapılması için konum değiştirmek gerekir ve üçü de
konum değiştirdiği için iş yapmışlardır.

Tablo 3.10‟a göre; öğrencilerin % 22,70‟i gerekçesini “İş yapılabilmesi hareketin
yönü ile uygulanan kuvvetin yönü aynı olmalıdır. Üçünde de kuvvet ile hareket yönleri
aynı olmadığından iş yapmış olmazlar.”, % 18,84‟ü “Her üç durumda da kuvvet
uygulandığından ve üç cisim de yer değiştirdiğinden hepsinde iş yapılır.”, % 13,52‟si
“Yapılan işi, uygulanan kuvvet ile yatayda alınan yolun çarpımıyla hesaplarız. Üç
öğrenci de yatayda yol almadığı için iş yapmış olmazlar”, % 12,56‟sı “3.durumdaki
öğrencinin uyguladığı bir kuvvet yoktur ve asansörde hareketsiz durduğu için iş
yapmaz.”, % 9,17‟si “İş yapılması için konum değiştirmek gerekir ve üçü de konum
değiştirdiği için iş yapmışlardır.”şeklinde açıklarken, % 23,18‟i gerekçe kısmını boş
bırakmışlardır.
43
Verilen yanlış gerekçeler incelendiğinde, tablo 3.9‟a göre şu yoruma varılabilir:
Çalışmaya katılan öğretmen adaylarının % 49,6‟sı ikinci soruyu doğru cevaplamak için
gerekli olan; bir kuvvetin iş yapmış olması için uygulandığı cisme kendi doğrultusunda
yer değiştirme kazandırmış olması şartının sağlanması gerektiği bilgisine sahip
olmadıkları söylenebilir. Bu oranın %50‟ye yakın olması, iş konusunda kavram
yanılgılarının yaygın olabileceği fikrini uyandırmıştır.
İkinci soru için öğretmen adaylarının yazdığı gerekçeler incelendiğinde tablo 3.9‟a
göre 159 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülebilir.
Tablo 3.11. İkinci soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
173
II. Aşama
Boş
166
4
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
136
37
0
0
122
44
Tablo 3.11‟deki veriler incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap
verdiği halde ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 37 öğretmen adayı olduğu
görülmektedir.
Buna göre öğretmen adaylarının sahip oldukları bilgiyi doğru
kullanamadıkları veya çoktan seçmeli testin şans başarısından faydalandıkları
düşünülebilir.
44
4.3 Soru 3 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.12‟de testin üçüncü sorusunun birinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların oranları verilmiştir.
Tablo 3.12. Soru 3.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde dağılımı
0
1
2
3
4
5
Toplam
Frekans
4
56
25
191
61
6
343
Yüzde
1,2
16,3
7,3
55,7
17,8
1,7
100,0
Tablo 3.12‟de verilen frekans değerlerine göre doğru seçeneği 191 kişinin
işaretlediği görülmektedir. Verilen cevaplara göre en güçlü çeldiricinin, sınava katılan
öğretmen adaylarının %17,8‟ini yanılgıya sürüklediği görülmektedir.
Üçüncü maddede lisans öğrencilerinin sürtünmeli ortamda yer değiştiren cisim
üzerine sürtünme kuvvetinin iş yaptığı bilgisi yoklanmaktadır.
Tablo 3.13‟de üçüncü soru için kavram yanılgılarına sahip olan lisans
öğrencilerinin gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmıştır ve yanlış
cevaplara ilişkin frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
45
Tablo 3.13. Üçüncü sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve
yüzde dağılımı
Madde 3’e verilen yanlış cevaplar

Frekans
Yüzde
39
22,03
36
20,33
23
12,99
17
9,60
11
6,21
Açıklama kısmını boş bırakanlar
51
28,81
Toplam
177
100,00
Birinci ortamda sürtünmeden dolayı iş yapılır ancak ikinci
ortam sürtünmesiz olduğundan dolayı iş yapılmaz.

Sürtünmeli ortamda yapılan iş daha büyük olur çünkü cismi
itmek için daha büyük kuvvet uygulanmalıdır.

Yer değiştirme miktarı eşit olduğu için eşit miktarda iş
yapılır.

Ortamın sürtünmeli veya sürtünmesiz olması yapılan işi
değiştirmez ve alınan yollar eşit olduğundan yapılan işler
de eşittir.

Birinci cismin kütlesi daha büyük olduğundan yapılan iş
daha büyüktür.

Tablo 3.13‟e göre; öğrencilerin % 22,03‟ü gerekçesini “Birinci ortamda
sürtünmeden dolayı iş yapılır ancak ikinci ortam sürtünmesiz olduğundan dolayı iş
yapılmaz”, % 20,33‟ü “Sürtünmeli ortamda yapılan iş daha büyük olur çünkü cismi
itmek için daha büyük kuvvet uygulanmalıdır.”, % 12,99‟u “Yer değiştirme miktarı eşit
olduğu için eşit miktarda iş yapılır”, % 9,60‟ı “Ortamın sürtünmeli veya sürtünmesiz
olması yapılan işi değiştirmez ve alınan yollar eşit olduğundan yapılan işler de eşittir.”,
% 6,21‟i “Birinci cismin kütlesi daha büyük olduğundan yapılan iş daha
büyüktür.”şeklinde açıklarken, % 28,81‟i gerekçe kısmını boş bırakmışlardır.
Öğretmen
adaylarının
verdikleri
yanlış
gerekçeler
tablo
3.13‟e
göre
değerlendirildiğinde: çalışmaya katılan öğretmen adaylarının % 51,60‟ının üçüncü
soruya doğru yanıt verebilmek için gerekli olan; sürtünmeli ortamda yer değiştiren bir
46
cisim üzerine sürtünme kuvvetinin iş yaptığı ve sürtünmeli ortamda yapılan iş
büyüklüğüne, yer değiştiren cismin kütlesinin de etkisinin olduğunu bilmedikleri
yorumuna varılabilir. Bu oranın %50‟ye yakın bir değer olması, “İş” konusunda
giderilmesi gereken kavram yanılgılarının yaygın olabileceğini düşündürmektedir.
Üçüncü soru için öğretmen adaylarının yazdığı yanlış gerekçeleri incelediğimizde
tablo 3.13‟e göre 126 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülebilir.
Tablo 3.14. Üçüncü soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
191
II. Aşama
Boş
148
4
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
166
25
0
0
101
47
Tablo 3.14‟deki veriler incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap
verdiği halde ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 25 öğretmen adayı olduğu
görülmektedir. Buna göre 25 öğretmen adayının doğru gerekçeyi yazabilmek için yeterli
bilgiye sahip olmadıkları düşünülebilir.
4.4 Soru 4 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.15‟te testin dördüncü sorusunun birinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların oranları verilmiştir.
47
Tablo 3.15. Soru 4.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde dağılımı
0
1
2
3
4
5
Toplam
Frekans
3
47
18
36
34
205
343
Yüzde
,9
13,7
5,2
10,5
9,9
59,8
100,0
Verilen frekans tablosunda yığılmanın doğru seçenekte fazla olduğu görülmektedir.
Doğru seçeneği 205 öğretmen adayı işaretlemiştir. Verilen cevaplara göre en güçlü
çeldiricinin, sınava katılan öğretmen adaylarının %13,7‟sini yanılgıya sürüklediği
görülmektedir.
Ölçeğin dördüncü maddesinde yapılan işin büyüklüğünü kuvvetin hangi şartlarda
etkilediği hakkında öğretmen adaylarının bilgisi yoklanmıştır.
Tablo 3.16‟da dördüncü soru için kavram yanılgılarına sahip olan lisans
öğrencilerinin gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmıştır ve yanlış
cevaplara ilişkin frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
48
Tablo 3.16. Dördüncü sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve
yüzde dağılımı
Madde 4’e verilen yanlış cevaplar

Frekans
Yüzde
34
21,11
29
18,01
26
16,14
18
11,18
11
6,83
Açıklama kısmını boş bırakanlar
43
26,70
Toplam
161
100,00
İşin büyüklüğü uygulanan kuvvetin büyüklüğüne bağlıdır
ve ikinci işçinin uyguladığı kuvvet en küçük olduğu için
yapılan iş en küçüktür.

Yapılan iş yer değiştirmeyle doğru orantılıdır ve alınan yol
hangisinde fazla ise o işçi daha çok iş yapar.

Birinci işçi cisme doğrudan kuvvet uygularken diğerleri işi
kolaylaştırarak yapıyor. Bu yüzden birinci işçi daha çok
enerji harcar ve daha fazla iş yapmış olur.

Üçü de yatayda yol aldığı için iş yapmış olur ve yapılan
işlerin büyüklük sıralaması yer değiştirmelerine göre
yapılır.

İkinci durumda işçi yükü kaldırmadığı için iş yapılmış
olmaz.

Tablo 3.16‟ya göre; öğrencilerin % 21,11‟i gerekçesini “İşin büyüklüğü uygulanan
kuvvetin büyüklüğüne bağlıdır ve ikinci işçinin uyguladığı kuvvet en küçük olduğu için
yapılan iş en küçüktür.”, % 18,01‟i “Yapılan iş yer değiştirmeyle doğru orantılıdır ve
alınan yol hangisinde fazla ise o işçi daha çok iş yapar.”, % 16,14‟ü “Birinci işçi cisme
doğrudan kuvvet uygularken diğerleri işi kolaylaştırarak yapıyor. Bu yüzden birinci işçi
daha çok enerji harcar ve daha fazla iş yapmış olur.”, % 11,18‟i “Üçü de yatayda yol
aldığı için iş yapmış olur ve yapılan işlerin büyüklük sıralaması yer değiştirmelerine
göre yapılır.”, % 6,83‟ü “İkinci durumda işçi yükü kaldırmadığı için iş yapılmış
olmaz.”şeklinde açıklarken, % 26,70‟i gerekçe kısmını boş bırakmışlardır.
49
Öğretmen adaylarının verdikleri yanlış gerekçeler tablo 3.15 ve tablo 3.16‟ya göre
incelendiğinde; çalışmaya katılan öğretmen adaylarının % 40,2‟sinin dördüncü soruya
doğru yanıt verebilmek için gerekli olan; yapılan işlerin büyüklüklerini kıyaslayabilmek
için uygulanan kuvvetin doğrultusu ile cismin yer değiştirme doğrultusunu göz önüne
alınması gerektiği bilgisine sahip olmadıkları yorumuna varılabilir. Bu oranın lisans
eğitimi alan öğretmen adayları için yüksek bir oran olduğu düşünülmektedir.
Dördüncü soru için öğretmen adaylarının yazdığı gerekçeleri incelediğimizde tablo
3.16‟ya göre 118 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülebilir.
Gerekçe kısmını boş bırakanların kavram yanılgılarına sahip olduklarını söyleyemeyiz.
Tablo 3.17. Dördüncü soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
205
II. Aşama
Boş
135
3
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
182
23
0
0
95
40
Tablo 3.17‟deki veriler incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap
verdiği halde ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 23 öğretmen adayı olduğu
görülmektedir. Buna göre çoktan seçmeli teste göre iki aşamalı testin kavram yanılgısı
tespit etmede daha başarılı olduğunu düşündürmektedir.
4.5 Soru 5 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.18‟de testin beşinci sorusunun birinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların oranları verilmiştir.
50
Tablo 3.18. Soru 5.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde dağılımı
0
1
2
3
4
5
Toplam
Frekans
4
12
22
34
188
83
343
Yüzde
1,2
3,5
6,4
9,9
54,8
24,2
100,0
Tablo 3.18‟de verilen frekans değerlerine göre doğru seçeneği 188 öğretmen
adayının işaretlediği görülmektedir.
Verilen cevaplara göre en güçlü çeldiricinin, sınava katılan öğretmen adaylarının
%24,2‟sini yanılgıya sürüklediği görülmektedir. Bu oranın büyük bir oran olduğu
söylenebilir.
Ölçeğin beşinci maddesinde sabit hızlı hareket durumunda iş
yapılıp-
yapılamayacağı hakkında öğretmen adaylarının sahip olduğu bilgiler yoklanmıştır.
Tablo 3.19‟da beşinci soru için kavram yanılgılarına sahip olan lisans
öğrencilerinin gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmıştır ve yanlış
cevaplara ilişkin frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
51
Tablo 3.19. Beşinci sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve
yüzde dağılımı
Madde 5’e verilen yanlış cevaplar

Frekans
Yüzde
31
16,84
23
12,50
16
8,69
İş alınan yola bağlıdır ve hepsi yer değiştirmeye sahip
olduğundan üç durumda da iş yapılıyor.

Aynı yolu aynı sürede aldıklarında üç durumda da iş
yapılır.

Hepsinin yer değiştirmesi uygulanan kuvvetle aynı
doğrultuda olduğu için iş yapılmıştır.

Her üç durumda da enerji harcandığı için iş yapılır.
14
7,60

Üçünün de belirli bir hızı olduğu için her üç durumda da iş
11
5,97
Açıklama kısmını boş bırakanlar
89
48,36
Toplam
184
100,00
yapılmıştır.

Tablo 3.19‟a göre; öğrencilerin % 16,84‟ü gerekçesini “İş alınan yola bağlıdır ve
hepsi yer değiştirmeye sahip olduğundan üç durumda da iş yapılıyor.”, % 12,50‟si
“Aynı yolu aynı sürede aldıklarında üç durumda da iş yapılır.”, % 8,69‟u “Hepsinin
yer değiştirmesi uygulanan kuvvetle aynı doğrultuda olduğu için iş yapılmıştır.”, %
7,60‟ı “Her üç durumda da enerji harcandığı için iş yapılır”, % 5,97‟si “Üçünün de
belirli bir hızı olduğu için her üç durumda da iş yapılmıştır.”şeklinde açıklarken, %
48,36‟sı gerekçe kısmını boş bırakmışlardır.
Öğretmen
adaylarının
verdikleri
yanlış
gerekçeler
tablo
3.19‟a
göre
değerlendirildiğinde ve tablo 3.18‟deki veriler incelendiğinde; çalışmaya katılan
öğretmen adaylarının % 45,2‟sinin beşinci soruyu doğru cevaplayabilmek için gerekli
olan; cismin yer değiştirmesi boyunca, kinetik enerjisindeki değişim sıfır ise iş
yapılmayacağı bilgisine sahip olmadıkları yorumuna varılabilir. Bu oranın lisans eğitimi
alan öğretmen adayları için yüksek bir oran olduğu düşünülmektedir.
52
Beşinci soru için öğretmen adaylarının yazdığı gerekçeleri incelediğimizde tablo
3.19‟a göre 95 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu söylenebilir.
Tablo 3.20. Beşinci soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
188
II. Aşama
Boş
151
4
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
159
29
0
0
66
85
Tablo 3.20‟deki veriler incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap
verdiği halde ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 29 öğretmen adayı olduğu
görülmektedir. Buna göre öğretmen adaylarının sahip oldukları bilgiyi doğru
kullanamadıkları veya çoktan seçmeli testin şans başarısından faydalandıkları
düşünülebilir.
4.6 Soru 6 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.21‟de testin altıncı sorusunun birinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların oranları verilmiştir.
53
Tablo 3.21. Soru 6.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde dağılımı
0
1
2
3
4
5
Toplam
Yüzde
3,8
3,5
3,8
15,7
54,5
18,7
100,0
Frekans
13
12
13
54
187
64
343
Tablo 3.21‟de verilen frekans değerlerine göre doğru seçeneği 187 kişinin
işaretlediği görülmektedir. Verilen cevaplara göre en güçlü çeldiricinin, sınava katılan
öğretmen adaylarının %18,7‟sini yanılgıya sürüklediği görülmektedir.
Ölçeğin
altıncı
maddesinde
sabit
hızlı
hareket
durumunda
iş
yapılıp-
yapılamayacağı hakkında öğretmen adaylarının sahip olduğu bilgiler yoklanmıştır.
Tablo 3.22‟de altıncı soru için kavram yanılgılarına sahip olan lisans öğrencilerinin
gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmıştır ve yanlış cevaplara ilişkin
frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
54
Tablo 3.22. Altıncı sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve yüzde
dağılımı
Madde 6’ya verilen yanlış cevaplar
Frekans
Yüzde

Hepsinde dolaba kuvvet uygulandığından iş yapılır.
39
20,96

Düşey düzlemde iş yapılmaz, iş yapılabilmesi için yatay
27
14,51
düzlemde hareket ettirilmelidir.

Her üç durumda da dolap yol aldığı için iş yapılır.
24
12,90

Hepsi belli bir hıza sahip olduğu için iş yapılır.
19
10,21

Her üçüne de yerçekimi kuvveti etkidiğinden iş yapılır.
16
8,60

Açıklama kısmını boş bırakanlar
61
32,79
Toplam
186
100,00
Tablo 3.22‟ye göre; öğrencilerin % 20,96‟sı gerekçesini “Hepsinde dolaba kuvvet
uygulandığından iş yapılır.”, % 14,51‟i “Düşey düzlemde iş yapılmaz, iş yapılabilmesi
için yatay düzlemde hareket ettirilmelidir.”, % 12,90‟ı “Her üç durumda da dolap yol
aldığı için iş yapılır.”, % 10,21‟i “Hepsi belli bir hıza sahip olduğu için iş yapılır.”, %
8,60‟ı “Her üçüne de yerçekimi kuvveti etkidiğinden iş yapılır.”şeklinde açıklarken, %
32,79‟u gerekçe kısmını boş bırakmışlardır.
Öğretmen
adaylarının
verdikleri
yanlış
gerekçeler
tablo
3.22‟ye
göre
incelendiğinde, çalışmaya katılan öğretmen adaylarının ,% 45,5‟inin altıncı soruya
doğru yanıt verebilmek için gerekli olan; hareketin olduğu her durumda iş yapılmış
olmayabileceği bilgisine sahip olmadıkları düşünülebilir. Bu oranın lisans eğitimi alan
öğretmen adayları için yüksek bir oran olduğu söylenebilir.
Altıncı soru için öğretmen adaylarının yazdığı gerekçeleri incelediğimizde tablo
3.22‟ye göre 125 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülebilir.
55
Tablo 3.23. Altıncı soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
187
II. Aşama
Boş
143
13
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
157
30
0
0
95
48
Tablo 3.23‟deki veriler incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap
verdiği halde ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 30 öğretmen adayı olduğu
görülmektedir. Buna göre öğretmen adaylarının çoktan seçmeli testin şans başarısından
faydalandıkları düşünülebilir.
4.7 Soru 7 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.24‟te testin yedinci sorusunun birinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların oranları verilmiştir.
Tablo 3.24. Soru 7.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde dağılımı
0
1
2
3
4
5
Toplam
Frekans
6
18
58
203
16
42
343
Yüzde
1,7
5,2
16,9
59,2
4,7
12,2
100,0
56
Tablo 3.24‟te verilen frekans değerlerine göre doğru seçeneği 203 kişinin
işaretlediği görülmektedir. Verilen cevaplara göre en güçlü çeldiricinin, sınava katılan
öğretmen adaylarının %16,9‟unu yanılgıya sürüklediği görülmektedir.
Ölçeğin yedinci maddesinde alınan yol ve kazanılan yer değiştirmeden hangisinin
işi tanımlarken önemsendiği hakkında öğretmen adaylarının sahip olduğu bilgiler
yoklanmıştır.
Tablo 3.25‟de yedinci soru için kavram yanılgılarına sahip olan lisans
öğrencilerinin gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmıştır ve yanlış
cevaplara ilişkin frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
Tablo 3.25. Yedinci sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve yüzde
dağılımı
Madde 7’ye verilen yanlış cevaplar

Frekans
Yüzde
49
30,43
37
22,98
25
15,52
18
11,18
9
5,59
Açıklama kısmını boş bırakanlar
23
14,28
Toplam
161
100,00
Alınan yol arttıkça yapılan iş de artacağından, yapılan
işlerin büyüklüklerini alınan yolların büyüklüklerine göre
sıralarız.

Dairesel yörüngede doğrultu sürekli değiştiğinden iş
yapılması söz konusu değildir.

İş yapılma şartı hareketin yatay düzlemde olmasıdır ve
burada hareket yatay düzlemde olmadığı için üçünde de iş
yapılmaz.

Uygulanan F kuvveti değişmediğinden her durumda
yapılan iş aynıdır.

Dairesel yörüngede uygulanan kuvvetin doğrultusu ile
cismin yer değiştirme doğrultusu belirlenemez.

57
Tablo 3.25‟e göre; öğrencilerin % 30,43‟ü gerekçesini “Alınan yol arttıkça yapılan
iş de artacağından, yapılan işlerin büyüklüklerini alınan yolların büyüklüklerine göre
sıralarız.”, % 22,98‟i “Dairesel yörüngede doğrultu sürekli değiştiğinden iş yapılması
söz konusu değildir.”, % 15,52‟si “İş yapılma şartı hareketin yatay düzlemde olmasıdır
ve burada hareket yatay düzlemde olmadığı için üçünde de iş yapılmaz.”, % 11,18‟i
“Uygulanan F kuvveti değişmediğinden her durumda yapılan iş aynıdır.”, % 5,59‟u
“Dairesel yörüngede uygulanan kuvvetin doğrultusu ile cismin yer değiştirme doğrultusu
belirlenemez.”şeklinde açıklarken, % 14,28‟i gerekçe kısmını boş bırakmışlardır.
Öğretmen adaylarının verdikleri yanlış gerekçeler tablo 3.25‟e göre incelendiğinde;
doğru gerekçeyi yazamayanların, yedinci soruyu doğru cevaplayabilmek için gerekli
olan; yapılan iş hesaplanırken alınan yola değil cismin yer değiştirmesi göz önüne
alınacağı bilgisine sahip olmadıkları yorumuna varılabilir.
Yedinci soru için öğretmen adaylarının yazdığı gerekçeleri incelediğimizde
Tablo3.25‟e göre 138 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülebilir.
Bu sayının beklenenin çok üzerinde bir değer olduğu söylenebilir.
Tablo 3.26. Yedinci soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
203
II. Aşama
Boş
134
6
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
182
21
0
0
117
17
Tablo 3.26‟daki veriler incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap
verdiği halde ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 21 öğretmen adayı olduğu
görülmektedir. Buna göre çoktan seçmeli teste göre iki aşamalı testin kavram yanılgısı
tespit etmede daha başarılı olduğunu düşündürmektedir.
58
4.8 Soru 8 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.27‟de testin birinci sorusunun sekizinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların oranları verilmiştir.
Tablo 3.27. Soru 8.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde dağılımı
0
1
2
3
4
5
Toplam
Frekans
19
25
187
46
43
23
343
Yüzde
5,5
7,3
54,5
13,4
12,5
6,7
100,0
Tablo 3.27‟de verilen frekans değerlerine göre doğru seçeneği 187 kişinin
işaretlediği görülmektedir. Verilen cevaplara göre en güçlü çeldiricinin, sınava katılan
öğretmen adaylarının %13,4‟ünü yanılgıya sürüklediği görülmektedir.
Ölçeğin sekizinci maddesinde yer çekimi kuvvetinin iş yapılıp-yapılamayacağı
hakkında öğretmen adaylarının sahip olduğu bilgiler yoklanmıştır.
Tablo 3.28‟de sekizinci soru için kavram yanılgılarına sahip olan lisans
öğrencilerinin gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmıştır ve yanlış
cevaplara ilişkin frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
59
Tablo 3.28. Sekizinci sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve
yüzde dağılımı
Madde 8’e verilen yanlış cevaplar

Frekans
Yüzde
49
25,78
35
18,42
29
15,26
17
8,94
14
7,36
Açıklama kısmını boş bırakanlar
47
24,73
Toplam
190
100,00
Her iki cisme de uygulanan kuvvetler eşit olduğundan
yapılan işler eşittir.

Düşey doğrultuda iş yapılmaz, iş hesaplanırken yatay
bileşenler kullanılır.

Birinci durumda yapılan işin büyüklüğü daha fazladır
çünkü ikinci cismin yüksekliği zamanla azalacağından
yapılan iş de küçülür.

Yatayda hareket olmadığından her iki durumda da iş
yapılmaz.

İkinci durumda uygulana kuvvet ile alınan yol zıt yönlü
olduğundan iş yapılmaz.

Tablo 3.28‟e göre; öğrencilerin % 25,78‟i gerekçesini “Her iki cisme de uygulanan
kuvvetler eşit olduğundan yapılan işler eşittir.”, % 18,42‟si “Düşey doğrultuda iş
yapılmaz, iş hesaplanırken yatay bileşenler kullanılır.”, % 15,26‟sı “Birinci durumda
yapılan işin büyüklüğü daha fazladır çünkü ikinci cismin yüksekliği zamanla
azalacağından yapılan iş de küçülür.”, % 8,94‟ü “Yatayda hareket olmadığından her
iki durumda da iş yapılmaz. ”, % 7,36‟sı “İkinci durumda uygulanan kuvvet ile alınan
yol zıt yönlü olduğundan iş yapılmaz.”şeklinde açıklarken, % 24,73‟ü gerekçe kısmını
boş bırakmışlardır.
Öğretmen
adaylarının
verdikleri
yanlış
gerekçeler
tablo
3.28‟e
göre
değerlendirildiğinde; sekizinci soruya doğru yanıt verebilmek için gerekli olan; düşen
cisim üzerine yerçekimi kuvvetinin iş yaptığı bilgisine sahip olmadıkları söylenebilir.
60
Sekizinci soru için öğretmen adaylarının yazdığı gerekçeleri incelediğimizde tablo
3.28‟e göre 143 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülebilir.
Tablo 3.29. Sekizinci soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
187
II. Aşama
Boş
137
19
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
153
34
0
0
109
28
Tablo 3.29‟daki veriler incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap
verdiği halde ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 34 öğretmen adayı olduğu
görülmektedir. Buna göre öğretmen adaylarının sahip oldukları bilgiyi doğru
kullanamadıkları veya çoktan seçmeli testin şans başarısından faydalandıkları
düşünülebilir.
4.9 Soru 9 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.30‟da testin dokuzuncu sorusunun birinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların oranları verilmiştir.
Tablo 3.30. Soru 9.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde dağılımı
0
1
2
3
4
5
Toplam
Frekans
6
182
28
84
19
24
343
Yüzde
1,7
53,1
8,2
24,5
5,5
7,0
100,0
61
Tablo 3.30‟da verilen frekans değerlerine göre doğru seçeneği 182 kişinin
işaretlediği görülmektedir.
Verilen cevaplara göre en güçlü çeldiricinin, sınava katılan öğretmen adaylarının
%24,5‟ini yanılgıya sürüklediği görülmektedir.
Testin bu maddesinde öğretmen adaylarının sürtünme kuvvetinin iş yapıpyapamayacağı hakkındaki bilgileri yoklanmıştır.
Tablo 3.31‟de dokuzuncu soru için kavram yanılgılarına sahip olan lisans
öğrencilerinin gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmıştır ve yanlış
cevaplara ilişkin frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
Tablo 3.31. Dokuzuncu sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve
yüzde dağılımı
Madde 9’a verilen yanlış cevaplar

İkinci durumda cisme yukarıdan baskı olduğundan, cismi
Frekans
Yüzde
54
28,57
39
20,63
23
12,16
itmek zorlaşır ve iş miktarı artar.

Uygulanan kuvvetlerin yatay bileşenleri ve cisimlerin yer
değiştirmeleri aynı olduğundan yapılan işler eşittir.

İkisi de aynı yönde ve aynı uzunlukta yol aldıklarından
yapılan işler eşittir.

İki cismin de aldığı yol aynı olduğu için yapılan işler eşittir.
16
8,46

Yer değiştirme olduğu için iki durumda da iş yapılır.
9
4,76
Açıklama kısmını boş bırakanlar
48
25,39
Toplam
189
100,00
Uygulanan F kuvveti ve uygulanma açısı eşit olduğundan
yapılan işler eşittir.

62
Tablo 3.31‟e göre; öğrencilerin % 28,57‟si gerekçesini “İkinci durumda cisme
yukarıdan baskı olduğundan, cismi itmek zorlaşır ve iş miktarı artar.”, % 20,63‟ü
“Uygulanan kuvvetlerin yatay bileşenleri ve cisimlerin yer değiştirmeleri aynı
olduğundan yapılan işler eşittir.”, % 12,16‟sı “İkisi de aynı yönde ve aynı uzunlukta
yol aldıklarından yapılan işler eşittir.”, % 8,46‟sı “İki cismin de aldığı yol aynı olduğu
için yapılan işler eşittir.”, % 4,76‟sı “Yer değiştirme olduğu için iki durumda da iş
yapılır. Uygulanan F kuvveti ve uygulanma açısı eşit olduğundan yapılan işler
eşittir.”şeklinde açıklarken, % 25,39‟u gerekçe kısmını boş bırakmışlardır.
Öğretmen
adaylarının
verdikleri
yanlış
gerekçeler
tablo
3.31‟e
göre
değerlendirildiğinde, dokuzuncu soruyu doğru cevaplandırabilmek için gerekli olan;
sürtünme kuvvetinin hareket eden cisim üzerine negatif yönlü iş yaptığı bilgisine sahip
olmadıkları ileri sürülebilir.
Dokuzuncu soru için öğretmen adaylarının yazdığı gerekçeleri incelediğimizde
tablo 3.31‟e göre 141 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülebilir.
Tablo 3.32. Dokuzuncu soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
182
II. Aşama
Boş
155
6
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
154
28
0
0
113
42
Tablo 3.32‟deki veriler incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap
verdiği halde ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 28 öğretmen adayı olduğu
görülmektedir. Buna göre çoktan seçmeli teste göre iki aşamalı testin kavram yanılgısı
tespit etmede daha başarılı olduğunu düşündürmektedir.
63
4.10 Soru 10 İçin Elde Edilen Bulgular ve Yorumlar
Tablo 3.33‟te testin onuncu sorusunun birinci aşamasına verilen cevapların
seçeneklere göre frekans dağılımı ve bu dağılımların oranları verilmiştir.
Tablo 3.33.
dağılımı
Soru 10.1 için verilen cevapların seçeneklere göre frekans ve yüzde
0
1
2
3
4
5
Toplam
Frekans
6
27
42
64
189
15
343
Yüzde
1,7
7,9
12,2
18,7
55,1
4,4
100,0
Tablo 3.33‟te verilen frekans değerlerine göre doğru seçeneği 189 kişinin
işaretlediği görülmektedir.
Ölçeğin onuncu maddesinde bir kuvvetin iş yapabilmesi için hangi şartların
sağlanması gerektiği hakkında öğretmen adaylarının sahip olduğu bilgiler yoklanmıştır.
Verilen cevaplara göre en güçlü çeldiricinin, sınava katılan öğretmen adaylarının
%18,7‟sini yanılgıya sürüklediği görülmektedir.
Tablo 3.34‟te onuncu soru için kavram yanılgılarına sahip olan lisans öğrencilerinin
gerekçe kısmına verdikleri yanlış cevaplar gruplandırılmıştır ve yanlış cevaplara ilişkin
frekans dağılımları ile yüzdeleri verilmiştir.
64
Tablo 3.34. Onuncu sorunun ikinci aşamasına verilen cevaplara ilişkin frekans ve
yüzde dağılımı
Madde 10’a verilen yanlış cevaplar

Frekans
Yüzde
52
26,94
37
19,17
22
11,39
13
6,73
8
4,14
Açıklama kısmını boş bırakanlar
61
31,60
Toplam
193
100,00
Taşınan torbaların kütleleri eşit olduğundan yapılan işler
eşit ve sıfırdan farklıdır.

İşçi merdivende daha fazla yol alacağı için birinci durumda
yapılan iş daha fazla olur.

Merdivende α açısı dolayısıyla net kuvvet küçülür ve bu
yüzden yapılan işin değeri küçülür.

Birinci durumda daha fazla kuvvet uygulanmasına rağmen
yapılan işler eşittir çünkü torba aynı yüksekliğe taşınmıştır.

Her iki durumda da iş yapılır çünkü çıkılan yükseklikler
aynıdır.

Tablo 3.34‟e göre; öğrencilerin % 26,94‟ü gerekçesini “Taşınan torbaların kütleleri
eşit olduğundan yapılan işler eşit ve sıfırdan farklıdır.”, % 19,17‟si ““İşçi merdivende
daha fazla yol alacağı için birinci durumda yapılan iş daha fazla olur.”, % 11,39‟u
“Merdivende α açısı dolayısıyla net kuvvet küçülür ve bu yüzden yapılan işin değeri
küçülür”,
% 6,73‟ü “Birinci durumda daha fazla kuvvet uygulanmasına rağmen
yapılan işler eşittir çünkü torba aynı yüksekliğe taşınmıştır.”, % 4,14‟ü “Her iki
durumda da iş yapılır çünkü çıkılan yükseklikler aynıdır.” şeklinde açıklarken, %
31,60‟ı gerekçe kısmını boş bırakmışlardır.
Öğretmen
adaylarının
verdikleri
yanlış
gerekçeler
tablo
3.34‟e
göre
değerlendirildiğinde, onuncu soruya doğru cevap verebilmek için gerekli olan; bir
kuvvetin iş yapabilmesi için, uygulandığı cisme kendi doğrultusunda yer değiştirme
kazandırma şartının sağlanması gerektiği bilgisine sahip olmadıkları sonucuna
varılabilir.
65
Onuncu soru için öğretmen adaylarının yazdığı gerekçeleri incelediğimizde tablo
3.34‟e göre 132 öğretmen adayının kavram yanılgısına sahip olduğu düşünülebilir.
Tablo 3.35. Onuncu soru için birinci – ikinci aşamaya verilen cevapların ve
açıklamaların frekansları
I. Aşama
Doğru Seçenek
Yanlış Seçenek
189
II. Aşama
Boş
148
6
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
Doğru
açıklama
Yanlış
açıklama
Açıklama
yok
150
39
0
0
93
55
Tablo 3.35‟deki veriler incelendiğinde, sorunun birinci aşamasına doğru cevap
verdiği halde ikinci aşamasına doğru gerekçeyi yazamayan 39 öğretmen adayı olduğu
görülmektedir. Bu sayının fazla olması, gerekçe istenen soruların, çoktan seçmeli
testlere
göre,
kavram
düşündürmektedir.
yanılgısını
tespit
etmede
daha
kullanışlı
olduğunu
66
5. BÖLÜM
SONUÇ VE ÖNERİLER
5.1 Sonuçlar
Bu çalışma fen ve teknoloji öğretmenliği lisans öğrencilerinde “iş” konusundaki
kavram yanılgılarını ortaya çıkarmak ve “iş” konusunda kavram yanılgılarını tespit eden
bir test geliştirmek amacıyla yapılmıştır.
Araştırmada kullanılmak üzere “iş” konulu iki aşamalı bir kavram testi
geliştirilmiştir.
Araştırma sonucunda elde edilen veriler sorulara göre gruplanmıştır. Her bir
sorunun ilk aşamasına verilen cevapların frekans ve yüzde oranları hesaplanmıştır.
Ardından ikinci aşamaya verilen yanlış cevaplar gruplandırılmıştır. Öğretmen
adaylarının verdikleri yanlış cevapların frekans ve yüzde değerleri hesaplanmıştır.
Böylece geliştirilen test ile öğretmen adaylarının sahip oldukları kavram yanılgıları
tespit edilmiştir. Uygulamaya katılan öğretmen adayları içinde, kavram yanılgısına
sahip olduğu düşünülen öğretmen adaylarının yüzde oranları incelendiğinde, kavram
yanılgısı olduğu düşünülen öğretmen adaylarının oranının beklenenden fazla olduğu
görülmüştür.
Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, geliştirilen iki aşamalı testin kavram
yanılgılarını tespit etmede yeterli olabileceği düşünülmektedir.
Araştırmada toplanan verilerin analizi sonucunda şu sonuçlara varılmıştır:
1. Birinci aşamaya doğru cevap verenlerin sayısının, her iki aşamaya birden doğru
cevap verenlerin sayısından daha yüksek olduğu görülmüştür. Lisans
öğrencilerinin iki aşamaya da doğru cevap vermesi, öğrenmelerinin yüzeysel
olmadığını gösterir. Öğrenci birinci aşamaya doğru cevap verdiği halde ikinci
aşamaya doğru açıklamayı yazamıyorsa bilgiyi ezbere kullanıyor olabilir.
67
Çoktan seçmeli testlerde sorunun doğru cevabı da içermesi, birinci aşamaya
verilen doğru cevap sayısının artmasına neden olmuş olabilir.
2. Asıl uygulama sonucunda fen ve teknoloji öğretmen adaylarının fiziksel
anlamdaki “İş” kavramı ile ilgili beklenenden fazla kavram yanılgısına sahip
oldukları görülmüştür. Lisans öğrencilerinde kavram yanılgılarının bu kadar
yüksek oranda görülmesi, lisans eğitiminden önce de benzer yanılgılara sahip
olduklarını düşündürmektedir. Son sınıf öğrencilerinde halen bu yanılgıların
görülüyor olması, sonraki öğrenilen bilgilerin, yanlış öğrenmeler üstüne
kurulmuş olabileceği fikrini uyandırmıştır.
5.1.1
Verilerin Analizine İlişkin Sonuçlar
1. Bir grup öğretmen adayının, kuvvetin etki ettiği cisme yer değiştirme
kazandırmadığı durumlarda, uygulanan kuvvetin büyüklüğü artsa dahi iş
yapılmayacağı bilgisine sahip olmadıkları görülmüştür (Tablo 3.7 ve tablo 3.16).
2. Bazı öğretmen adaylarının harcanan enerji artsa da, iş yapılabilme şartları
sağlanmadıkça iş yapılmış olmayacağı bilgisine sahip olmadıkları görülmüştür
(Tablo 3.7).
3. Bir grup öğretmen adayının, iş yapılabilmesi için kuvvetin uygulanma
doğrultusu ile cismin yer değiştirme doğrultusunun aynı olması gerektiğini
bilmedikleri görülmüştür (Tablo 3.10, tablo 3.16 ve tablo 3.34).
4. Öğretmen adaylarının bir kısmının cisim üzerine etki eden sürtünme kuvvetinin,
yapılan işin büyüklüğünü değiştirdiği bilgisine sahip olmadıkları görülmüştür
(Tablo 3.13).
5. Bir grup öğretmen adayının, iş-kinetik enerji teoremine göre bir cisme etki eden
bileşke kuvvetin yaptığı işin cismin kinetik enerjisindeki değişime eşit olduğunu
ve bu nedenle sabit hızlı hareket durumunda kinetik enerji değişmediğinden iş
yapılmayacağını bilmedikleri görülmüştür (Tablo 3.19, tablo 3.22).
68
6. Bazı öğretmen adaylarının yapılan işi hesaplarken alınan yol yerine, kazanılan
yer değiştirmeyi dikkate almak gerektiğini bilmedikleri görülmüştür (Tablo 3.25
ve tablo 3.28).
7. Öğretmen adaylarının bir kısmının ise yerçekimi kuvveti ve sürtünme kuvvetinin
iş yapabileceği bilgisine sahip olmadıkları görülmüştür (Tablo 3.28, tablo3.31).
5.2 Öneriler
Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre öğrencide kavram yanılgısı
oluşumunu engellemek ve var olan kavram yanılgısını tespit etmek için şu önlemler
alınabilir:
1. Yapılan araştırma sonucunda “iş” konusunda kavram yanılgılarının yaygın
olabileceği görülmüştür. Var olan bu yanılgıları tespit etmek amacıyla
geliştirilen kavram testi kullanılabilir.
2. Aynı şekilde farklı fen konularında da benzer kavram testleri geliştirilerek
kavram yanılgılarının tespit edilerek ortadan kaldırılması sağlanabilir.
3. Bir sözcükle birden fazla kavramın ifade edildiği durumlarda öğretime dikkat
edilmelidir. Böyle durumlarda öğrencinin kavramı doğru anladığından emin
olunmalıdır.
4. Öğretmenler, öğrencilerin kavram yanılgısına sahip olup olmadıklarını mümkün
olduğunca çok sayıda yoklamalı ve kısa sürede var olan yanılgıları ortadan
kaldırmalıdır.
69
KAYNAKÇA
Anıl, Ö., Küçüközer, H. (2010). Ortaöğretim 9. Sınıf Öğrencilerinin Düzlem Ayna
Konusunda Sahip Oldukları Ön Bilgi ve Kavram Yanılgılarının Belirlenmesi.
Türk Fen Eğitimi Dergisi. http://pegem.net/dosyalar/dokuman/1247812011090215317-8.pdf adresinden 22.10.2014 tarihinde alınmıştır.
Ayas, A.P. (2007). Kavram Öğrenimi. S. Çepni (Editör), Fen ve Teknoloji Öğretimi.
Ankara: Pegem A Yayıncılık, ss.100-125.
Büyüköztürk, Ş. (2010). Veri Analizi El Kitabı. Ankara: Pegem Akademi.
Büyüköztürk, Ş., Çakmak, E., Akgün, Ö., Karadeniz, Ş., Demirel, F. (2008). Bilimsel
Araştırma Yöntemleri. Ankara: Pegem Akademi.
Coştu, B., Ayas, A., Ünal, S. (2007). Kavram Yanılgıları ve Olası Nedenleri: Kaynama
Kavramı. Kastamonu Eğitim Dergisi, 15, 123-136.
Çepni, S., Ayas, A., Johnson, D. ve Turgut, M. F. (1997). Fizik Öğretimi. Ankara.
YÖK/Dünya Bankası Milli Eğitimi Geliştirme Projesi Hizmet Öncesi Öğretmen
Eğitimi.
Doğru, M., Kıyıcı, F.B. (2005). Fen Eğitiminin Zorunluluğu. M. Aydoğdu ve T.
Kesercioğlu. (Editörler). İlköğretimde Fen ve Teknolojin Öğretimi. Ankara: Anı
Yayıncılık, ss. 1-36.
Dökme, İ., Doğan, A., Yılmaz, M. (2010). Fen Öğretimi Laboratuar Uygulamaları I-II
Ankara: Palme Yayıncılık.
Duman, B. (2011). Kavram Öğrenme ve Öğretimi. B. Duman (Editör). Öğretim İlke ve
Yöntemleri. Ankara: Anı Yayıncılık, ss. 505-651.
Efe, S. (2007). Üç Aşamalı Soru Tipi Geliştirilerek İlköğretim 5. Sınıf Öğrencilerinin
Ses Konusundaki Kavram Yanılgılarının Belirlenmesi. Yayımlanmamış Yüksek
Lisans Tezi, Balıkesir Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Balıkesir.
Ekici, E. (2004). Fen Bilgisi Öğretmenlerinin Mezun Oldukları Branşların Öğrenmeye
Etkisi Üzerine Bir Araştırma. Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Eğitim
Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
Ekim, F. K. (2007). İlköğretim Fen Öğretiminde Kavramsal Karikatürlerin
Öğrencilerin Kavram Yanılgılarını Gidermedeki Etkisi. Yayımlanmamış Yüksek
Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
Eryılmaz, A., Sürmeli, E. (2002). Üç-Aşamalı Sorularla Öğrencilerin Isı ve Sıcaklık
Konularındaki Kavram Yanılgılarının Ölçülmesi. V. Ulusal Fen Bilimleri ve
Matematik Eğitimi Kongresi, ODTÜ Ankara, 16-18 Eylül, 258-262.
Franklin, B. J. (1992). The Development Validation and Application Of A Two-Tier
Diagnostic Instrument To Detect Misconceptions In The Areas Of Force, Heat,
Light and Electricity. Unpublished Doctoral Dissertation, The Louisiana State
University And Agricultural Center, Louisiana.
70
Gülçiçek,Ç., Yağbasan, R. (2004). Sarmal Yay Sisteminde Mekanik Enerjinin
Korunumu Konusunda Öğrencilerin Kavram Yanılgıları. Milli Eğitim Dergisi.
http://dhgm.meb.gov.tr/yayimlar/dergiler/Milli_Egitim_Dergisi/163/gulcicek.htm
adresinden 20.07.2014 tarihinde alınmıştır.
Güneş, B. (2005). Konu Alanı Ders Kitabı İnceleme Kılavuzu: Fizik. R.Yağbasan
(Editör). Bilimsel Hatalar ve Kavram Yanılgıları. Ankara: Gazi Kitabevi, ss.59114.
Güngör B., Özgür, S. (2009). İlköğretim Beşinci Sınıf Öğrencilerinin Sindirim Sistemi
Konusundaki Didaktik Kökenli Kavram Yanılgılarının Nedenleri. Necatibey
Eğitim Fakültesi Elektronik Fen ve Matematik Eğitimi Dergisi, 2, 149-177.
Gürdal, H. (2008). İlköğretim 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi Maddenin Değişimi ve
Tanınması Ünitesinde Öğrencilerde Oluşan Kavram Yanılgılarının Tespitinde İki
Aşamalı Soruların Kullanılabilirliği Üzerine Bir Araştırma. Yayımlanmamış
Yüksek Lisans Tezi. Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Manisa.
Hırça, N., Çalık, M., Akdeniz, F., (Nisan, 2008). Investigating Grade 8 Students‟
Conceptions of „Energy‟ and Related Concepts. Türk Fen Eğitimi Dergisi, 5(1),
77-89.
Kaptan, F. (1998). Fen Bilgisi Öğretimi. Ankara: Anı Yayıncılık.
Karaağaçlı, M. (2005). Öğretimde Yöntemler ve Yaklaşımlar. Ankara: Pelikan
Yayıncılık.
Karasar, N. (2008). Bilimsel Araştırma Yöntemi. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
Karataş, F.Ö., Köse, S., Coştu, B. (2003). Öğrenci Yanılgılarını ve Anlama Düzeylerini
Belirlemede Kullanılan İki Aşamalı Testler. Pamukkale Üniversitesi Eğitim
Fakültesi Dergisi, 13, 54-69.
Lambi E. A. (2009). A Case Study On The Use Of A Formative Assessment Probe To
Determine The Presence Of Science Misconceptions In Elementary School
Students: Implications For Teaching And Curriculum. Unpublished Doctoral
Dissertation, Widener University, Chester, PA.
Milli Eğitim Bakanlığı. (2014). Fen ve Teknoloji Öğretmen Kılavuz Kitabı. Ankara:
Koza Yayın.
Peşman, H. (2005). Dokuzuncu Sınıf Öğrencilerinin Basit Elektrik Devreleri İle İlgili
Kavram Yanılgılarını Ölçmek Amacıyla Üç Basamaklı Bir Testin Geliştirilmesi.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, ODTÜ Fen ve Matematik Alanları Eğitimi
Bölümü, Ankara.
Philips, W. C. (1992). A Survey Of Eighth-Grade Earth Science Students‟
Misconceptions About Fundamental Earth Science Ideas And Their Teachers‟
Perceptions About Their Students‟ Knowledge Of These Fundamental Ideas.
Unpublished Doctoral Dissertation, University of Maryland College Park,
Maryland.
71
Senemoğlu, N. (1998). Gelişim Öğrenme ve Öğretim. Ankara: ÖZSEN.
Senemoğlu, N. (2011). Gelişim Öğrenme ve Öğretim. Ankara: Pegem A Yayıncılık.
Soner, N. (2006). Afyon Kocatepe Üniversitesi Lisans Öğrencilerinin Kuvvet ve Hareket
Konusundaki Kavram Yanılgıları. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Afyon
Kocatepe Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Afyonkarahisar.
Soylu, H. (2004). Fen Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
Şimşek, A. (2006). İçerik Türlerine Dayalı Öğretim. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
Temizyürek, K. (2003). Fen Öğretimi ve Uygulamaları. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
Topsakal, S. (2005). Fen ve Teknoloji Öğretimi. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
Türker, F.(2005). Lise Öğrencilerinin Kuvvet ve Hareket Konusu İle İlgili Kavram
Yanılgılarını Ölçmek Amacıyla Üç-Basamaklı Bir Test Geliştirme, Yüksek Lisans
Tezi, ODTÜ Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü, Ankara.
Uzunkavak, M. (2009). Öğrencilerin İş Kavramında Pozitiflik-Negatiflik Ayrımı
Becerilerinin Yazı ve Çizim Metoduyla Ortaya Çıkarılması. SDU International
Journal of Technologic Sciences, 2,10-20.
Ülgen, G. (1996). Kavram Geliştirme. Ankara: SETMA.
Yah, J. K. (2011). Challenges Posed By Some Misconceptions In Mathematical Physics:
A Case Study Of Work Done And Potential Energy. Southern University
Science/Mathematics Education Department, Baton Rouge, LA.
Yağbasan, R., Gülçiçek, Ç. (2003). Fen Öğretiminde Kavram Yanılgılarının
Karakteristiklerinin Tanımlanması. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Dergisi, 13(1), 102-120.
Zeybek, Y. (2007). Sınıf Öğretmenliği Öğretmen Adaylarının Kuvvet, Hareket ve Ses
Konularında Sahip Oldukları Kavram Yanılgılarının Tespiti Üzerine Bir
Araştırma. Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü,
Ankara.
72
EKLER
Ek.1
“İŞ” KONUSUNDA 2-AŞAMALI KAVRAM TESTİ
Bu test öğretmen adaylarının „İş‟ konusundaki kavram yanılgılarını belirlemek amacıyla
oluşturulmuştur. Testteki her soru iki basamaktan oluşmaktadır. Birinci basamakta
verilen çoktan seçmeli soruyu cevaplayınız. İkinci basamakta ise verdiğiniz cevabın
nedenini yazınız.
Cinsiyet:
Sınıf Düzeyi:
Anabilim Dalı:
Kız
1
Erkek
2
3
Fen ve Teknoloji Öğr.
4
Fizik Öğr.
1.1 İki işçiden birincisi kütlesi 100 kg olan sandığı 30 dk boyunca itmesine rağmen
hareket ettiremiyor. İkinci işçi ise 30 kg‟lık sandığı iterek hareket ettirmeyi başarıyor.
Birinci işçinin uyguladığı kuvvet
bu kuvvetler arasındaki ilişki
ve ikinci işçinin uyguladığı kuvvet
„dir.
Verilenlere göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Yalnızca birinci durumda iş yapılır.
b) Yalnızca ikinci durumda iş yapılır.
c) Her iki durumda da iş yapılır ancak
‟dir.
d) Her iki durumda da iş yapılır ancak
‟dir.
e) Her iki durumda da iş yapılır ancak
‟dir.
1.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
.
olmak üzere,
73
2.1
İlk konumları şekildeki gibi olan ve farklı yolları kullanan eşit kütleli 3 öğrenciden
birincisi yatayda
kadar, ikincisi merdiven çıkarak yatayda
, düşeyde ise h kadar yer
değiştiriyor. Üçüncü öğrenci ise asansörle bir üst kata çıkarak düşeyde h kadar yer
değiştiriyor. Birinci öğrencinin taşıdığı sırt çantasının ağırlığı 2mg iken, ikinci ve
üçüncü öğrencinin çantalarının ağırlığı mg‟dir. (h= )
1., 2. ve 3.durumlarda yerçekimi kuvvetinin yaptığı işler sırasıyla
,
ve
„tür.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a) Yerçekimi kuvveti 2 ve 3 numaralı durumlarda iş yaparken, 1 numaralı durumda
iş yapmaz.
b) Yerçekimi kuvveti 1 ve 3 numaralı durumlarda iş yaparken, 2 numaralı durumda
iş yapmaz.
c) Yerçekimi kuvveti 1 ve 2 numaralı durumlarda iş yaparken, 3 numaralı durumda
iş yapmaz.
d) Yerçekimi kuvveti üç durumda da iş yapar.
e) Yerçekimi kuvveti üç durumda da iş yapmaz.
2.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
.
74
3.1
Şekildeki gibi farklı kütlelere sahip iki cisme
kuvveti uygulanarak
hızı
kazandırılıyor. 2m kütleli cisim sürtünmeli ortamda, m kütleli cisim ise sürtünmesiz
ortamda olmak üzere yatayda
Cisimlerin aldıkları
kadar yer değiştiriyorlar.
yolunun sonunda cisimler üzerine yapılan net işler hakkında
neler söylenebilir?
a) Her iki durumda da iş yapılır ancak birinci durumda yapılan net iş daha
büyüktür.
b) Her iki durumda da aldıkları yollar eşit olduğu için eşit miktarda iş yapılır.
c) Her iki durumda da iş yapılır ancak ikinci durumda yapılan net iş daha büyüktür.
d) Birinci durumda sürtünmeli ortamdan dolayı iş yapılır, ikinci durumda iş
yapılmaz.
e) Her iki durumda da iş yapılmaz.
3.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
.
75
4.1
Şekilde görülen üç işçiden birincisi yükünü kucağında, ikincisi iterek ve üçüncü işçi de
el arabasıyla sırasıyla yatayda 12m., 16m. ve 8m. yol aldırmaktadır. İşçiler yüklerini
taşıyabilmek için sırasıyla
,
,
kuvvetlerini uyguluyorlar.
İşçilerin uyguladıkları kuvvetlerin doğrultusu şekilde verilmiştir. (
Yapılan
işlerinin büyüklükleriyle ilgili söylenenlerden hangisi doğrudur?
a)
b)
c)
d)
e)
4.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
.
76
5.1 Yatay ve sürtünmesiz bir düzlemde, A cismi sabit hızla, B cismi düzgün hızlanarak,
C cismi ise düzgün yavaşlayarak t sürede
kadar yer değiştirmişlerdir. t süresi
boyunca A, B ve C cisimlerinden hangisi ya da hangileri üzerine iş yapılır?
a) Yalnız A
b) Yalnız B
c) A ve B
d) B ve C
e) A, B ve C
5.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
.
6.1 Bir işçi bir dolabı, binanın ikinci katından zemine indirmek istiyor. Dolabı iple
bağlayarak ikinci kattan aşağı doğru sarkıtıyor. İşçi dolabı 1. durumda sabit hızla, 2.
durumda artan hızla, 3. durumda ise azalan hızla indirmektedir. Dolap indirilirken 1., 2.
ve 3.durumlardan hangisi ya da hangilerinde iş yapılır?
a) Yalnız 1.durumda
b) Yalnız 2. durumda
c) Yalnız 3. durumda
d) 2. ve 3. durumda
e) 1., 2. ve 3. durumda
6.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
.
77
7.1
Bir çocuk yatayda ve dairesel yörüngede, itmek suretiyle dönebilen bir oyuncak araba
ile oynamaktadır. K noktası başlangıç noktası olarak kabul edilirse, çocuğun arabayı
,
ve 4 tur döndüğünde, yapılan işler sırasıyla
,
ve
‟tür. Buna göre
aşağıdakilerden hangisi doğrudur? (Arabanın, K noktasından başlayıp tekrar K
noktasına gelmesi, 1 tur sayılmaktadır.)
a)
b)
c)
d)
e)
ve
=0
0 ve
=0
7.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
.
78
8.1
m kütleli bir yük önce Şekil.1‟deki gibi kalın bir ipe asılıyor ve bir süre asılı kalıyor.
Daha sonra cisim Şekil.2 „deki gibi ince bir ipe asıldığında ise ip kopuyor. Cismin asılı
kaldığı 1.durumda (Şekil.1) ve düştüğü 2.durumda (Şekil.2), yer çekimi kuvvetinin
cisim üzerine yaptığı işler sırasıyla
ve
‟dir. Her iki durumda da yerçekimi
kuvvetinin yaptığı işler hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a)
b)
c)
0
d)
e)
ve
0
8.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
.
79
9.1
Özdeş cisimler sürtünmeli ortamda şekildeki gibi bir
kadar yer değiştiriyor. Şekil.1‟de yapılan net iş
kuvvetinin etkisiyle yatayda
ve şekil.2‟de yapılan net iş
Her iki durumda da yapılan net işler için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a)
b)
c)
d)
e)
ve
9.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
.
‟dir.
80
10.1 Bir inşaat işçisi, 30 kg‟lık iki çimento torbasını, inşaatın zemin katından ikinci
katına taşımaktadır. İlk torbayı merdivenleri kullanarak taşıyan işçi, ikinci torbayı ise
asansörle çıkarmıştır. Her iki durumda da çimento torbasını kucağında taşımıştır.
İnşaat işçisinin uyguladığı kuvvetin merdivenlerden çıkarken yaptığı iş
çıkarken yaptığı iş
olmak üzere,
ile ilgili söylenenlerden hangisi
ve
doğrudur?
a) Her iki durumda iş yapılır ancak
‟dır.
b) Her iki durumda iş yapılır ancak
‟dır.
c) Her iki durumda iş yapılır ve
.
‟dır.
d) Birinci durumda iş yapılırken, ikinci durumda
‟dır.
e) İkinci durumda iş yapılırken, birinci durumda
‟dır
10.2 Yukarıdaki seçeneği neden işaretlediniz?
, asansörle
Download