İnce Bağırsak Ülseri

advertisement
İnce Bağırsak Ülseri
http://bitkiseldestek.com/ince-bagirsak-ulseri/
İnce Bağırsak Ülseri
" İnce bağırsak ülseri ve bitkisel tedavi yöntemleri hakkında bilgiler. "
İnce bağırsak ülseri ve bitkisel tedavi yöntemleri hakkında bilgiler bu makalede yer almaktadır. İnce bağırsak ülseri ile ilgili tüm açıklamaları bu makalede inceleyebilirsiniz...
Ülseratif Kolit
Ülseratif kolit kronik ve peryodik olarak ağırlaşan kalın bağırsak
iltihapalanmasıdır. Kalın bağırsak mukazasının genelikle yüzeyi
iltihapalanır ve ülsere (yara) dönüşür ve hafif kanamalı şekilde kendini
beli eder. Hastalığın tipik belirtisi kanlı feces, ishal ve karın
ağrısıdır.
Ülseratif kolit Morbus krohn hastalığına çok benzer ve bir birinden
ayrımak oldukca zordur. Morbus Krohn hastalığı genellikle bağırsakaların
tamamında görülsede daha çok ince bağırsakta ve tabii kalın
bağırsaktada görüldüğünden bu iki hastalığı bir birinden ayrımak zor
olmaktadır.
Ülseratif kolie genelikle 20-40 yaşı arasındaki yetişkin insanalar
yakalanmaktadır ve bayanlarda erkeklere oranla daha çok görülmektedir.
Almanyada takriben 700-800.000 kişide Ülseratif Kolit görülmektedir.
Ülseratif kolit ağır bir hastalıktır ve hastalık beli aralıklarla
ağırlaşmaktadır ve ağırlaştığı zaman kişinin dinlenmesi ve hatta
hastanede gözetim altında olması gerekebilir. Ülseratif kolit zamanında
tedavi edilmediğinde bağırsak kanserine bile sebep olabilir.
Ülseratif Kolitin Sebebi:
Bağırsak mukazasındaki bu iltihaplı değişimin sebebi yıllardır süren
araştırmalara rağmen neden olduğu ve nasıl tedavi edilebilceği
bilinmemektedir. Uzmanlar bu konuda farklı görüşteler. Bu görüşlerden
bazıları: Enfeksiyon, genetik kalıtım, pisikolojik faktörler olabileceği
yönündedir. Bana göre bağırsakalardaki bu iltihapalı hastalıkların asıl
sebebi bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle mikroplarla
başedememesidir.
Ülseratif Kolit hastalarında hastalık % 50 oranında kalın bağırsağın son
kısmında (rektum) görülmekte ve % 30 ornında kalın bağırsağın sol iniş
kısmıda ve sadece % 20 oranında kalın bağırsağın tamamında
görülmektedir. Hastalık % 85 oranında kronik olarak yıllarca devam eder
ve peryodik aralıklarla hafif ağırlaşır ama pek problem yaratmazlar.
Hastalık sadece hastalatın %10?unda çok ağır ve tehlikeli görülebilir.
Hastalığın Belirtileri:
Hastalık ne kadar çok yayılmışsa o kadar çok ağır geçer ve aşağıdaki belirtileri görülür.
Kanlı İshaller, feces cerahatli, sümüksü olur ve kişide günde 10-20 defa
ishal olabilir. Bu aşırı kanlı ishaller kansızlığa sebep olabilir ve bu
kansızlık hayati tehlikeye sebep olabilir.
Zayıflamna
Karında kramplı ağrılar
Hafif ateşlenme
Nadiren Ülseratif kolitle birlikte deride ve gözde iltihapalnmada olabilir.
Çok nadirende toksik zehirlenme görülebilir.
Ülseratif Kolitin Teşhisi:
Kan testi ile hastalığın ağırlığı ve kanamanın yoğunluğu anlaşılır, bu
nedenle kan testi yapılması şartır. Kolonoskopi ile kalın bağırsak
muhazasından alınan doku ve iltihap incelenir ve hastalığa sebep olan
bakterilerin özelikleri tesbitedilir. Buna ilavetten ultrason muayenesi
yapılır. Tabii bağırsak florasının iyiyce incelenmesi gerekir vede
patolojik bakterilerin olma ihtimalinin olmaması gerekir.
Ülseratif Kolitin Tedavisi:
Ülseratif Kolit günüzmüzde kortizonla tedavi edilmeye çalışılmaktadır.
Fakat kortizonun o kadar çok yantesiri vardırki bu ilaçın tedavide
kulanılmaması daha uygundur. Kortizon yerine keten, çörekotu ve Gökçek
İksiri kulanılmalıdır. Bağırsaklarda bağışıklık sisteminin zayıflaması
nedeniyle iltihapalanmaya sebep olan bakteri ve mantarları yokedemez.
Antibiyotik ilaçlar kulanınca sadece zararlı bakteriler yok olumaz, aynı
zamanda faydalı bakterilerde azalır. Bozulan bağırsak florası nedeniyle
faydalı bakteriler azalır ve onun yerine çok tehlikeli mantarlar
yerleşir.
Doğru ilaç kulanmak gibi doğru beslenmekte çok önemlidir. Peynir, et ve
mamülleri vücuttaki asit oranını artırır. Asidi nötürleştirmek için
aşırı oksijen ve kalsiyum kulanılır. Aşırı oksijen harcanması demek
bağışıklık sistemindeki T-Hücreleri, B-Hücreleri, Lenfositler,
Makrofajlar vb enerji düştüğünden mikroplarla mücadelle edemezler. Siyah
çayda mahsuzludur, çünkü siyah çayın birleşimindeki tanin bağırsakaları
kurutur ve bağırsakalarda 2.000.000.000 pompa vardır. Pompalar
vitaminleri, mineralleri ve aminositleri absorbe ederler, şayet kuruma
olursa fonksiyonları azalır.
Bağırsak mantarlarının üretiği zehirli maddelere mikotosinler denir ve
Mikotoksinler (mantar zehirleri): Kronik bronşit, astım, psödo-krup,
bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besin allerjisi, kronik
bağırsak ilt. (morbus krohn hastalığı ), kalın bağırsakiltihaplanması
(kolit), kalın bağırsak ülseri (ülseratif kolit), psodö-allerji,
allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda
hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf
mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal
alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı
taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser
yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan)
etkilere sahiptir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok
önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb,
besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla
mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının
hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz
tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve
iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü
bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını
(absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser,
damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel
ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi
et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir)
çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana
kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir
veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz
pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam
yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz
pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o
kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa
dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları
çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince
akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde
tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
Mide Rahatsızlıkları tedavisine yardımcı olan %100 bitkisel ürünlerimizi görmek için tıklayınız...
Etiketler : ince bağırsak ülseri,mide, mide
bulantısı, gastrit, mide ülseri, ülser, mide rahatsızlıkları, mide
ağrısı, mide yanması, mide kanseri, kolit, mide hastalıkları, mide
kanaması, mide üşütmesi,mide bulanması,mide delinmesi,yanması mide,mide mide
Powered by TCPDF (www.tcpdf.org)
Download