Biçimbilimsel ve ve Sebepleri

advertisement
EKEV AKADEMİ DERCİSİ Yıl: 15 Sayı: 46 (Kış 2011)·-----~421
Araplarm Türkçe Öğrenirken Yaptıkhirı Biçimbilimsel ve
Sözdizinısel Yanlışlıklar ve Sebepleri
Cihaner AKÇAYr~J
Özet: Bu araştırmanın amacı, Şam Üniversitesi Yüksek Dil Enstitüsü Türkçe
düzeyi, 1., 2. ve 3. kurlarda 25 ekim 2009-23 aralık 2010 tarihleri
arasında
ogrenim gören toplam 206 öğrencinin Türkçe yazılı anlatım dersi
uygulamasında yapmış oldukları biçimbilimsel ve sözdizimsel sistematik hataları
bulmak, sebeplerini yorumlamak ve bunları gidermek için neler yapmamız gerektiği
üzerinde durmak olacaktır.
Programı başlangıç
Anahtar Kelime/er:
Araplar, Türkçe öğrenimi,
sözdizimsel, Şam Üniversitesi, Yüksek Dil Enstitüsü.
hatalar,
biçimbilimsel,
Morphological and Syntactic Errors and its Reasons Which Ara bs Do
While Learning Turkish
Abstract: The aim of this research will be fixing the systemalical morphological
and syntactic errors that totally 206 students do, who are studying in Damascus
University High Language Institution Turkish Program starter stage F 1, 2nd and 3 1/ı
course, in the application of Turkish written expression lesson between 25 November
·2009 and 23 December 2010.
Key W.ords: Arabs, Turkish leaming, errors, morphological, syntactic, Damascus
University, High Language Institf!tion.
*
Yrd. Doç. Dr., Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi Bölümü, Arap
Dili Eğitimi Anabilim Dalı
422 /Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY---EKEV AKADEMİ DERCİSİ
Giriş
gelişen dünyanın gereklerine uyarak,
yabancı dil öğrenme
Bu günlerde Türkiye ile Arap devletleri arasındaki ilişkiler
ekonomik, siyasi ve kültürel olarak ivme kazanmıştır. Buna paralel olarak Şam
Üniversitesi, Yüksek Dil Enstitüsü Türkçe Programına kaydolan öğrenci sayısında da
son bir yılda büyük bir artış olınuştur.(I:Hişim, 2010:8)
Günümüzde insanlar
çabalarını arttırmışlardır.
Dil öğretiminde dört temel beceri vardır: Dinleme, okuma, konuşma ve yazma.
Herhangi bir dil öğrenmek isteyen kişi bu dört temel beceriyi kazanmak ve geliştirmek
zorundadır. Bu becerileri kazanabilmesi için ise öğrendiği dilin cümle sistemini çözmesi
şarttır. "Anlamlı dil birlikleri olan kelimelerin, kelime gruplarının, çeşitli yardımcı
öğelerin ve çekim eklerinin bir düzen içinde belli kurallara göre bir araya · gelerek
meydana getirdikleri karmaşık dizi cümleyi oluşturur." (Zülfikar, 2005: 202)
''Kelimelerin yan yana dizilişi bir anlam ifade etmez. Başka bir 'ifade ile isimler veya
fiiller çekinılenmenıişse, kendisinden önce ve soııra gelen kelimelerle belli kurallar
çerçevesinde ilişkilendirilmemiş se bunlardan anlanılı bir dizi elde edilemez. Yol ismiyle
geniş sıfatı birbiriyle ilgili kılındığında sıfat önce, isim soııra gelir. Geniş yol şeklindeki
bir sıfat tanılamasında kelimelerin yerleri değiştirildiğinde geniş sıfatı yüklem yerine
geçer. Yol geniş veya Yol geniştir şeklinde bir yargı elde edilir." (Zülfikar, 2005: 203204)
Öğrencilerimiz ana dilleri olan, Hami-Sami dil ailesinin Sami dilleri kolunun
(Korkmaz, ·2005: 29) Güney Q_rta öbeğine bağlı bükümlü, kendine özgü yapısı ve
özellikleri olan bir dil olan Arapçadan soııra Ural-Altay dil grubunun Altay koluna bağlı
(Korkmaz, 2005: 32) sondan eklemelifarklı özellikteki bir dil olan Türkçeyi öğrenirken
elbette birtakım zorluklarla karşılaşacaklardır. Öğrenci, anadilini öğrenirken dilbilgisine
ihtiyaç duyınaınıştır. Uzun bir zaman içinde ezber, tekrar ve benzetme yoluyla onu
öğrenmiştir. · Ona Türkçenin öğretilmesinde ise dilbilgisine ihtiyaç vardır. Çünkü
anadilinin dışında bir dil öğrenmektedir ve öğrendiği dili kendi anadiliyle devamlı
karşılaştırmaktadır (Barın, 1994: 55).
Biz, bu çalışmamızda Türkçe öğrenen Arap öğrencilerin karşılaştıkları dilbilgisel,
yani biçimbilimsel ve sözdizimsel güçlükleri bulınaya, sebeplerini yorumlamaya ve
bunları gidermek için neler yapmamız gerektiğini açıklamaya çalışacağız.
Araştırınamızın
evrenini, 25 ekim 2009 - 23
aralık
2010 tarihleri
arasında
Şam Üniversitesi Yüksek Dil Enstitüsü Türkçe' Programı başlangıç düzeyi, 1., 2. ve
3. kurlarda Türkçe öğrenen 206 öğrenci .oluştıırınuştur. Araştırınamız başlangıç
düzeyiyle sınırlı olduğundan tahlilini yapacağımız hatalar da bu düzeye paralel
olacaktır.
2. Bulgular
İnceleçliğinıiz yazılı anlatım kağıtlarından elde ettiğimiz sonuçlara dayanarak,
Türkçe dilbilgisi (biçimbilirni ve sözdizimi) kurallarını tanıma ve doğru yazma
konusunda öğrencilerin karşılaştıkları sözdizimsel ve biçimbilimsel güçlüklerden en
önenıli olanlarını konulara göre aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
Arapların
Türkçe Öğrenirken Yaptıklan Biçimbilimsel ve
Sözdizimsel Yanlışlıklar ve Sebepleri--------------·423
2.1. Ad Durum Eklerinde Yapılan Yanlışlıklar %31(198)
Bu tür
mümkündür.
hataların
Türkçe
öğretiminde
önemli bir yer
tuttuğunu
söylemek
2.1.1.Belirtme Durumuna İlişkin Yanlışlar %31 in %39 u (77)
göre,
Arapların
en çok belirtme
Ben spor çok seviyorum
!_»iS ~l:Jll Y,..i ül
Arapçada
çoğu
zaman lasa sesliler (ünlüler) yani; lasa fetha, lasa damme ve lasa
23) yazılı olarak görünmez, okuyucu onu takdir eder ve öyle
seslendirir. Çoğu zaman da bunu araplar ~l:Jll er- Riyadate yerine
~l:Jll erRiyada şeklinde sakin olarak okurlar. Bu sebeple bize göre bu hata, kuralı eksik
r ,_ .... ~'" ve anadilden
dile aktarırndan
kesre(el-Hı111,2000:
Bu tür
yanlışları
düzeltmede öğrencilere
olabiliriz.
aşağıdaki açıklamaları
yaparak ve
alıştırmaları çağaltarak yardımcı
Cümlede nesne varsa ve nesne belirtilmesi, işaret edilmesi gereken bir özellik
belirtme durunıu kullanılır. Belirtme durumunun kullanılmasını gerektiren
özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz: (Özkan,l995: 50)
taşıyorsa,
2.1.1.1. Nesnenin o, bu,
belirtme durumu kullanılır:
şu
gibi işaret zamirierini alınış
olduğu
durumlarda
Bu kızı dün gördüriı.
Dün bir kız gördüıiı.
Şu kalemi bana verir misin?
Bana bir kalem verir misin?
2.1.1.2.Nesnenin özel isim olduğu durumlarda belirtme durumu kullanılır:
Ben, Ayşe'yi her gün görüyorum.
424/Yrd. Doç: Dr. Cihaner AKÇAY---EKEV AKADEMİDERGİSİ
Annem, İstanbul'u çok özledi.
2.1.1.3.Nesnenin iyelik eki alınış olduğu durumlarda, belirtmedurumu
kullanılır:
Öğretmenin masasını sildim.
Evin adresini bilmiyorum.
2.1.1.4. Fiile yakın kullanılan nesnede özellikle,
gerekmiyorsa belirtı:tıe durumu kullanılmaz:
ayrıca belirtınesi
Ekmeği bakkaldan aldım.
Bakkaldan ekmek aldım.
Bakkaldan bu ekmeği aldım.
İngilizce'yi İngiltere'de öğrendim.
İngiltere' de İngilizce öğrendim.
İngiltere'de İngilizce'yi öğrendim.
2.1.1.5. Nesneden önce bir kullanıldığı durumlarda, nesne genellikle belirtme
durumu almaz:
Sınıf çok sıcak,
bir pencere aç.
aç.
Sınıf çok sıcak, şu pecereyi
Şu kağıdı ver.
B atta bir kağıt ver.
Bu ekin, ünlü uyumlarıila göre değişimi şöyle verilebilir.
a,ı
~ ı
e,i
~i
o,u_ ~u
o,u ~ü
bavul-u, okul- u,
- yı
-yi
-yu
-yü
pencere- yi
ünlüden sonra
kapı- yı,
Bu durum eki, ismin geçişli fıillerin dogrudan etkisi altında olduğunu ifade eder.
İsmi, yapma ifade eden fiilin etkisi altında bırakır. iyelik eki olan isim, iyelik ekinden
sonra geçişli bir fiile bağlanıyorsa, mutlaka belirtme eki alır. Bu ekten sonra, diğer
durum eklerinde olduğu gıbi sadece soru eki ge~ebilir. ( Özkan,1995:51)
2.1.2. Bıılunma Durumuna İlişkin Ya;ııışlar %31 in %11 i (22)
Burada hata anadilden amaç dile aktarınıdan kaynaklanmayıp, öğrencinin yabancı
dil içindeki benzetmelerinden, kendi varsayımlarını denemesinden kaynaklanmaktadır.
Öğrencilerin bu tür yanlışlarını gidermek için aşağıdaki tarzda bazı alıştirmalar
yaptırmanıız yararlı olacaktır. (Özkan,1995:45)
~---_____;..._,
____
._
Arapların
Türkçe Öğrenirken Yaptıkları Biçimbilimsel ve
Sözdizimsel Yanlışlıklar ve Sebepleri--------------·425
-Kitap nerede?
- Masada ne 1neler var?
- Sınıfta kim var?
-Nerede oturuyorsun?
- Kitap masada.
-Masada kitap(kalem, çanta v.b.) var.
- Sınıfta öğrenciler var.
- Ankara'da oturuyorum.
Bunlara benzer örnekler çoğaltılır. Da ekinin kelimeye kattığı, bir yerde, bir şeyde
veya bir kişide bulunma anlamı ve hareketsizlik belirtınesi vurgulanır. Ayrıca var x yok
kelimelerinin bulunma durumuyla kullanıldığı hatırlatılır. Öğrencilere ekteki
değişimierin sebepleri basitçe açıklanır.
Kelimenin sonunda ç,f,h,k,p,s, ş,t ünsüzleri geldiğinde, ekin ' -ta , te ' şekline
örneklerle pekiştirilir.
geldiği
A,ı,
o,u
E, i, ö, ü
ç,f,h,k,p,s,
Jııo
Jııo
ş,t
da
de
.
Jııo
-
ta, - te
2.1.3. Yönelme Durumuna İlişkin Yanlışlar %31 in %38 i (75)
Bize göre bu yanlışlar, kuralın kapsamını bilmeme yanlışlarıdır. Bu tür yanlışlarda
uygun alınayan bağlamlarda kullanır; önceden öğrendiği bir
kuralı bütün pozisyonlarda uygulamaya çalışır. Bu yanlışlar, öğrencinin kuralı hassas
bir şekilde kavramayıp, bilinçsiz bir şekilde ezberlemesinden ve kıyaslama
yapmasından kaynaklanır. (Akçay,2001:281).
öğrenci bazı kuralları,
Türkçede fiilierin türü ve aldıkları durum ekieri kelime· zincirinin kurulınasında
önemli rol oynar. Sözlüklerde her fiilin hangi durum ekiyle kullanılacağı yazılıdır.
(Zülfikar, 2005: 204- 205) Öğrenci elbette başlangıçta bütün fiilierin durum eklerini
bilemez. Bu sebeple bizlere yaygın fıilleri seçip onlarla çeşitli cümleler kurmamız ve
öğrencilere de kurdurmamız düşüyor.
Burada üzerinde durulması gereken noktaları kısaca verelim: (Özkan,1995: 46).
A,ı,o,u
·~~ıo
a
At- a
biniyorum.
Dışarı-y-a
çıkıyorum.
Televizyon -a
Kızılay- a
E, i, ö, ü e
bakıyorum.
gidiyorum.
426/ Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY---EKEV AKADEMİ DERGİSİ
İzmir-e
Köy-e
gidiyorum.
gidiyorum.
Dağ-a
çıkıyorum.
Örnekler çoğaltılarak ünlü uyumuna göre ekin değişimleri vurgularıır. Burada
üzerinde durmamız gereken iki kural vardır:
a)
Türkçede iki ünlü yan yana gelmez, ünlüyle biten bir kelimeden soma
ünlüyle başlayan bir ek gelirse iki ünlü arasına 1 y 1koruyucu ünsüzü girer.
b)
Türkçede ünsüzler tonlu ve tonsuz olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Teşekküllerinde ses telleri titreyen ünsüzler tonlu, titremeyenler tonsuzdur.. Tonlu
ünsüzlerde, ses tellerinin titreşmesiyle zaten seda sağlandığı için teşekkül
sırasında boğuınlanrna noktası zorlanmaz. Tonsuz ünsüzlerde ise ses~ sadece
teşekkül noktasındaki çarpma ile sağlandığı için boğurnlanrna noktası zorlanır.
Bundan dolayı tonsuz ünsüzlere sert ünsüzler de denir.(Ercilasun, 2005: 80)
Kelimenin sonunda bulunan sert ünsüzler, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında
yumuşarlar.
ç
+a,e
c
ağaç
ağac-a
K
g(ğ)
T
+a
ayak
kitap
yurt
ayağ-ıın
p
+
+
ı
b
d
ı
2.1.4. Çıkma Durum!!_ı_ıa İlişkin Yanlışlar
Edebiyat fakültesi Tarih Bölümünde
mezun oldum.
Öğretmen .okula eve yürüyor.
kitab-ın
yurd- a
%31 in %5 i (10)
Edebiyat fakültesi Tarih Bölümünden
mezun oldum.
Öğretmen okuldan eve yürüyor.
Bize göre bu yanlışlar da, kuralın kapsamını bilmeme yanlışlarıdır. Burada ekierin
anlam yönü üzerinde önemle durulmalıdır. Yönelme ve çıkma elderiyle kullanılan
fiilierde genelde bir hareketlilik söz konusudur. Bulunma ekiyle kullanılan fiiller ise,
sabitlik, durgunluk, bir şeyin üzerinde, içinde bulunmayı veya hareketli bir fiilin sınırlı
bir yerde yapıldığını ifade eder.
Burada üzerinde durulması gereken noktalari da özetleyelim.
Bu ekin de adı fiile bağladığı, fiilin, o isimden uzaklaşma, çıkma bildirdiği
örneklerle anlatılmalıdır. (Özkan,l995: 47)
a, ı, o, u
e, i, ö, ü
Ç, f, h, k, p, s,
--~~>• -dan
ş, t
--•~~> -den
--11>11>- -tan, - ten
Çıkma dururnuyla kullanılan yaygın birçok fıilin öğretilmesi gerekir. Örneğin:
Kirnden geliyorsun?
Nereden çıkıyorsun?
Ayşe'
den geliyorum.
Sınıftan çıkıyorum.
Arapların Türkçe Öğrenirken Yaptıkları Biçimbilimsel ve
Sözdizimsel Yanlışlıklar ve Sebepleri-------------~427
2.1.5. iyelik Eklerine ve Adıl n' sine İlişkin Yanlışlar %31 in %7 si (14)
Türkçedeki yardımcı seslerin öğrenilmesi kolay değildir. İyelik ekieriyle isim hal
ekieri arasına getirilen 'zaınir n ' si (ara- sı-n-a örneğinde olduğu gibi) ve iki ünlü
arasına giren 'y' yardımcı sesinin (ara - y-a) kullanılışında sık sık hatalar
görülmektedir. (Doğan,1989:260)
Burada daha çok iyelik ekinin ve iyelikten sonra adıl 'n' sinin kullanılınadığı
görülmektedir.
2.2. Yüklemlerdeki Kişi Kavramı Veren Ekierin Un utulması %11 (70)
2.3. Ad tamlamaları ( belirtili, belirtisiz ) ve zincirleme isim tamlamalarm da hangi
ekierin tamlayana, hangi ekierin tanılanana getirtleceği konusunda kararsızlığa
düşülmesi %27 (172)
Kızıının adı
Sara.
Seramik şirketinde çalışıyorum.
kızının
Bu tür yaniışiaTın
çoğunun
ogrenclllll1 anadilindeki
bisikleti.
özellikleri
taşıdığı
anlaşılmaktadır. Öğrencinin Türkçe cümleler kurarken, Arapçadaki bazı alışkanlıklarını
Türkçeye aktardığı görülmektedir. Örneğin, ( Bisiklet kızının öğretmeni ) cümlesine
bakacak olursak sözdiziıni bakımından tamamen Arapçaya benzediğini görürüz. Bu tür
hatalar iletişime engel olan global (bütüncül) hatalardır. (Akçay,2001:282) Bunun için
428 /Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY---EKEV AKADEMİ DERCİSİ
bu konunun öğrencilere iyice anlatılması ve alıştırnıaların çoğaltılması gerekmektedir.
Örneğin; sözdizirnsel yapısı bozuk olan tümeelerin düzeltilmesi, sözdizirnseLyapısı zor,
karınaşık olan tümeelerin çözümlenerek açıklanması, eksik tümeelerin uyguıi- türnce
öğeleriyle tamamlanması, bağımsız sözcüklerden anlamlı ve değişik yapıda türnceler
kurulması gibi alıştırnıalar yaptırılabilir.(Çotuksöken,l983:93-94)
2.4.
Sıfat Taınlamalarmdaki Yanlışlıklar
%15 (96)
Ben üç dil biliyorum.
Şam'da
var
yedi kapı var.
Benim üç çocuğum var.
güzel bir
Bu tür
yanlışlıklarda
da
öğrenci,
şehir.
anadilindeki özellikleri Türkçeye
taşımıştır.
Öğrencinin Türkçe cümleler kurarken, Arapçadaki bazı alışkanlıklarını Türkçeye
aktardığı görülmektedir. Birincisi, Arapçacia sıfat mevsuftan sonra gelir. İkincisi, üçten
ona kadar;adetlerin madutlaf!Juapçada çoğul olarak gelir. Öğrencilerin de aynı şeyi
yaptığını
görüyoruz.
Bu yanlışları gidermek için önce Arapça ile Türkçe arasmda bu konulardaki
örneklerle açıklamamız sonra bolca alıştırnıa yaptırmamız gerekiyor.
farklılıkları
2.5.Tümceyi oluşturan öğeler ( özne- tüınleç- yüklem ) kimi zaman gerekli
yerlere yerleştirilememektedir. %7 (45)
Sinamaya gidiyorum saat dokuz onda
Sinamaya saat dokuzu on geçe gidiyorum
fo _, 6\.Jll :tc.Wl ı) ~1 ı)l ~~~ veya Saat dokuzu on geçe sinemaya
Şam'da
hayat hızlı.
öğrenci.
Kitap masada.
Ben Cihaner Hocayı çok seviyorum.
Ben müzik dinliyorum.
Yanlış cüınlelerin sözdizimine bakacak olursak tamamen Arapçaya benzediğini
görürüz. Öğrenci Arapçadaki bazı alışkanlıklarını Türkçeye aktarınıştır. Bu tür hatalar,
Arapların
Türkçe Öğrenirken Yaptıkları Biçimbilimsel ve
Sözdizimsel Yanlışlıklar ve Sebepleri--------------·429
cümleyi oluşturan öğelerden sadece birine etki edip, iletişime tamamen engel olmazlar.
Bu sebeple bu tür hatalara kısmi hatalar denir. ( Akçay,2001:283)
•
Johanson'un (Johanson,I982:149 ..:ı52) belirttiği gibi yabancı dildeki hataları
ile bu dilin öğretim amacı arasında sıkı bir ilişki vardır. Dilin öğretim amacı,
öğrenciye ya kolay iletişim kurmasını sağlamak ya da onu anadili olarak konuşanlar
standardına yükseltınektir. Eğer yabancı dil öğretiminde amaç kolay iletişimi
sağlamaksa o zaman, anlatırnın aniaşılmasını zorlaştıran ve hatta imkansızlaştıran
hatalara diğerlerinden daha fazla öncelik vermek gerekir.
düzeltıne
Öğrencilerimizin % 90'ı Türkçeyi, Türklerle daha kolay iletişim kurabilmek
amacıyla öğrenmektedirler.
düzeltınede önceliği,
anlamını
kısmi
O halde hata
konulara vermemiz,
yükseldikçe eğilmemiz gerekir.
değiştiren
hatalara ise
cümlenin
bütüııcül
öğrencinin
seviyesi
Öğrencilerimize cümlenin ögeleri hakkında aşağıdaki gibi temel bilgileri verdikten
sonra bildikleri kelimelerle cümleler kurdurmamız, hata yaptıklarında da hemen
açıklayarak düzeltınemiz gerekir.
Yüklem
Çekime girmiş iş, hareket, durum veya oluş bildiren kelime yüklemdir. Yüklem
en önemli kelimedir. Yüklem zaman bildirir, kişi kavramı taşır. Yüklem,
fiillerden çeşitli zaman ve tarz ekieriyle kurulmuş olabilir. İslmlerden de bir şahsa bir
zamana bağlı olarak yüklemler yapılabilir. Ayrıca var, yok, lazım gibi isim soyundan
kelimeler yüklem görevinde kullanılabilir. (Zülfikar, 2005: 225)
cüınlede
Özne
Cümlede anlatılan işi, hareketi yapan veya bildiren, bir olayı bir durumu üzerine
alan kişiye, herhangi bir duruma özne denir. Özne, kılanı veya olanı temsil eder.
Öznenin teklik ve çokluk bakımından bağlı olduğu yüklemle uyunılu olması aranır.
Ancak Türkçe, yükleınin teklik olmasını tercilı eden bir dil olduğu için özne çokluk
şeklinde de olsa yüklem çoğunlukla teklik olur. Ayrıca birkaçı, birçoğu, herkes gibi
çokluk kavram taşıyan öznelerin de yüklemi teklik şeklinde olur. Öznenin en önemli
özelliği çokluk ve iyelik ekieri dışında ek almamasıdır. Kurallı cümlelerde özne
cümlenin başında yer alır. Özne ile yükleınin ilgisi o kadar sıkıdır ki fiilin çatısı
değiştiğinde öznede de değişiklik olur. Doğal olarak değişiklik cümlenin tüınleçlerini de
etkiler. (Zülfikar, 2005: 228- 229)
Tümleçler
Tümleçler bildirilen yargıyı Çeşitli yönlerde tamamlayan kelime gruplarıdır. Bazı
tümleçler yüklemin anlamım zaman, yer veya miktar bakımından tamamlar. Bazıları
ise, onların çeşitli durumlarını açıklayarak daha da belirtili hale getirirler. Bu tür
tümleçlere zarf tümleci diyoruz. Tüınleçler nesne, dalaylı tüınleç ve zarf tüınleçleridir.
Bunlar içinde üzerinde en çok durulması gereken tümleç nesnedir. (Zülfikar, 2005: 230)
430 /Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY---EKEV AKADEMİ VERGİSİ
Cümle kurmaya bir özne, bir yüklem yettiği için tümleçsiz cümle olabilir.
İsim cümlesinde zarf tümleci, dalaylı tümleç bulunur, nesne bulunmaz.
Nesne
Nesneler geçişli fiilierin anlamını tamamlayan ve onlarla sıkı ilişkiler içinde
bulunan, yalın veya yükleme durumu eki alan, isim soyundan kelimelerdir. Nesneler
belirtili veya belirtisiz diye iki grupta toplanır. Belirtisiz nesne - ı (i, u, ü) yükleme
durunıu eki alınaz. Belirtili nesne ise, - ı (i, u, ü) yükleme durunıu ekini alır. (Zülfikar,
2005: 231)
Yer tamlayıcısı veya dalaylı tümleç
Yüklem ve özne dışında kalan ögeler tümleç genel başlığı altında toplanır.
Bunlardan nesne, durunı eklerinden - i ekini, dalaylı tümleçler ise, - e, - de, - den
durunı eklerini alır. Yüklemle doğrudan ilgili olan nesnedir. - e, -de, - den durunı
eklerini alan tümleçler yüklemle dalaylı olarak ilgili olduklarİndan bunlara dalaylı
tümleçler veya yer tamlayıcılan denir. (Zülfikar, 2005: 232)
2.6.Eylem Çekimi Yanlışları
2.6.1. Zamanlarm Karıştırılması ve Özne Yüklem Uyumsuzluğu %9 (59)
Arapların Türkçe Öğrenirken Yaptıkları Biçimbilimsel ve
Sözdizimsel Yanlışlıklar ve Sebepleri.-------------·-431
Bu tür hataların büyük bir bölümü anadili etkisinden değil,
hassas bir şekilde kavrayamamasından kaynaklanmaktadır.
öğrencinin kuralı
Bilindiği gibi, eylem çekimi dil öğretiminde temeli oluşturur. Bütün zamanlann,
olumlu ve olumsuz çekimlerini uygulamalı, sözlü ve yazılı olarak iyi bir şekilde
öğretmeliyiz. Önce ben, sen, o, biz, siz, onlar sırasıyla daha soııra karışık ve zamirierin
yerine gerçek isimler kullanarak öğretmeliyiz. Çünkü zaınir ~ıırasına göre sorulduğunda
öğrenci eylem çekiminde hata yapmazken, karışık ve gerçek isiriılerle sorulduğunda
çoğu zaman yanılmaktadır.
Şimdi
zaman çekimleri hakkında bazı bilgiler verelim.
Şimdiki
Zaman
Şimdiki
zaman eki olan 'yor' eylem kökü ünlü ile bittiğinde ( a, e ünlüleri dışında)
gibi eklenir. Bunu da, tek biçimde kullanılan kişi takıları izler. Bütün eylemler
için aynı biçim söz konusudur. Bu nedenle pek güçlük yaratmaz. Burada şu iki noktaya
dikkat etmemiz gerekiyor. Birincisi, eylem kökü ünsüzle bittiğinde, araya ünsüzler arası
ünlü olan ' i ' nin girmesi. Örnek: gel - i - yor. İkincisi, belki de en önemlisi, eylem
kökü ' a ' ya da ' e ' ünlüsü ile bittiğinde, bu ünlülerin ' ı ' ve ' i ' ye dönüşmesidir.
Örnek: 'başla-, başlı 1 yorum; bekle-, bekli 1 yorum.
olduğu
Gelecek Zaman
Gelecek zamanın zaman eki ' (y) ecek' ve' (y) acak' biçimindedir. Kişi takıları
da, dolayısıyla iki biçime girer. Burada güç sayılabilecek üç nokta vardır. Birincisi,
ünlüyle biten köklerle ekler arasına ' y ' ünsüzünün gelınesi (örnek: oku- y- acak),
ikincisi ünlüyle başlayan birinci tekil ve birinci çoğul kişilerin takılarıyla
kullanıldığında ' k ' ünsüzünün değişikliğe uğramasıdır ( Örnek: oku- y- acağım, okuy- acağız). Üçüncüsü ise, şimdiki zamanda olduğu gibi ' a ' ve ' e ' ünlüleriyle biten
eylem köklerinde bu ünlülerin sırayla ' ı ' ' i ' olarak kullamlabilıneleridir (Örnek:
başla-, başlı 1 yorum; bekle-, bekli 1 yorum).
Gereklik Kipi
Gereklik kipinin zaman eki ' - meli 1 -malı ' biçimindedir ( Örnek: Ahmet gitmeli). Yalmzca birinci tekil ve çoğul kişilerde, kişi takılarıyla ek arasına' y' kaynaşma
harfi ya da ünsüzü girer (Örnek: Ben git-meli-y-im, biz git-meli-y-iz ).
· Dilek- Koşul Kipi
Dilek - koşul kipinin zaman eki ' - se 1 -sa ' biçimindedir ( Örnek: gel 1 se 1 m,
gel 1se 1 n, gel 1se, gel ( se 1 k, gel/ se 1 niz, gel 1 se 1 ler, yap /sa /m).
Geniş
Zaman
Geniş zamanın olumlu biçimde kullanılan eki, ünlüyle biten eylem kökleri için
yalmzca ' r '· olarak karşımıza çıkar. Böyle olunca uygulanması, kullamlınası çok
kolaydır (Örnek: bekle-, bekle 1r 1 im; anla -, anla 1r 1 sın).
432/ Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY---EKEV AKADEMİ DERCİSİ
Ancak, ünsüzle biten eylem kökleri için araya ünlü girdiğinde iş biraz güçleşir. Bu
ünlü çoğunlukla, şimdiki zamanda görülen ve dört değişiklik gösteren ' i ' ünlüsüdür.
(Örnek: bil-, bil 1 ir 1 im; al-, al 1 ır /sm, otur- , otur 1ur 1 lar, gör- gör 1 ür /üZ ; .-.... vb.)
(Tanış, 1988: 46)
Belki anlam kanşmasını önlemek için bazı fiilierde farklılık arzeder ( Örnek:
sürmek, sür 1 er 1 im, sürümek, sürü 1r /üm, satmak, sat/ar lım).
Ama iş bununla bitmez. Yine, ünsüzle biten kimi eylem kökleri ise ' r ' den önce,
iki değişiklik gösteren, ' -e 1 -a ' ünlüsünün kullanılmasını gerektirir. Bu ünlünün şu ya
da bu köklerde kullanılacağı konusunda kesin bir kural yoktur. Böyle olunca, en doğru
ve kestirme yol, bu ünlüyü gerektiren eylem köklerini bir bir vermektir (Biİkaç örnek:
sev-, sev 1 er 1 im, aç-, aç /ar f sm, gir-, gir 1 er 1siniz .... vb.).
Belirsiz(- miş'li)
Geçmiş
Burada, zaman eki olan '-miş 'bilindiği gibi, -mış,- miş, -muş, -müş olarak dört
değişikliğe uğrar (Örnek: oku 1 muş 1um, yap 1 mış /sm, iç 1 miş 1 iz, gül 1müş 1 ler vb.).
Belirli (-di 'li)
Geçmiş
Zaman
Zaman eki yönünden en çok değişiklik gösteren zaman 'belirli ' (ya da di 'li)
gibi yalnızca ek ünlüsü 'i ' dört değişikliğe uğramakla
kalmaz, ekin başındaki ' d ' ünsüzü de, ' p, t, ç, k ' ünsüzleri ( ve kesin olmayan öteki
birkaç ünsüzden ) sonra ' t ' biçimine girer. Bu demektir ki zaman eki karşımıza ' sekiz
' değiŞik biçimde (yani:-.dı, di, du, dü, tı, ti, tu, tü ) çıkar ki pek de öyle kolay
denilebilecek bir durum değildir (Tanış, 1988: 47).
geçmiş zamandır. Bilindiği
Buyruk (Emir) Kipi
Buyruk (emir) kipinde kip eki ile şahıs eki iç içe girmiştir. Bu nedenle kip ekinden
sonra a:Ynca şahıs eki almaz. Bu kipte her şahıs için ayrı bir emir eki vardır. Bu kipin
çekim şeması şöyledir:
2.şah
Teklik
.......... Ayım ( tutayıın)
. ......... eksiz (tut)
2.şah
3.şah
.......... - sin 1- sUn (tutsun)
·3.şah .......... - sinLARI- sUnLAR
l.şah.
Çokluk
l.şah........... Alım
( tutalım)
. . . . . . . . . . --(I) n 1-(U)n
(tutun)
' (tutsunlar)
ÇekiiDli fıillerde olumsuzluk -mA ekiyle karşılanır: al- 1 al - ma-, bil-/ bil-me-, görül/ görül -me-, kaçır- 1kaç ır -ma-, yanaştır- f yanaştır -ma- gibi. (Korkmaz, 2005: 182)
istekKipi
Fiile istek, niyet, arzulama özelliği kazandıran bir tasariama kipidir. Eski bir istek
eki olan- A'nın kişi elderiyle genişletilmesiiıden oluşmuş şekillerle çekinie girer:
Al-a-y-ım, gör-e-y-im, al-a-sm, gör-e-sin, al-a, gör-e, al-a-lım, gör-e-lim, al-a-sınız,
gör-e-siniz, al-a-lar, gör- e-ler örneklerinde görüldüğü gibi. (Korkmaz, 2005: 185) .
Arapların
Türkçe Öğrenirken Yaptıklan Biç~mbilimsel ve·
Sözdizimsel Yanlışlıklar ve Sebepleri------------~433
Olumsuz Yapma
'
Olumsuzluk eki ya da parçacığı, her şeyden önce 'değil' gibi tek başına kullanılan
bir sözcük değil bir ' iç ek' durumundadır. Bu yüzden hemen öğretilmesinin zor olacağı
görüşündeyiz. Ekin ünlüsünün gösterdiği değişiklik yönünden, bir açıdan, geniş zaman
ekini andırır. Kimi yerde yalnızca ' m ' olarak karşımıza çıkar. Örnek: sev /m /i 1 yor 1
um .... Kiıni yerde önündeki ünlü 'e ' ya da ' i ' olabilir. Örnek: sev /me Iy /eceğ 1 im ya
da sev /ıni /y /eceğ 1 im. Kimi yerde yalnızca 'me 1 ma' biçimlerinde görürüz. Örnek:
gel 1 me 1 meli Iy /im, yap 1 ma 1 malı /y lım... gel/ me/di /m, yap/ma/dı/m,
allma/nıış/sın... Ayrıca ayrıntılar üzerinde de durmamız gerekir. Örneğin olumlu
biçimdeki ' yapitı/m' yap/ma/dı/m' olmuştur. Başka bir nokta ise, geniş zamanın
olumsuz biçiıninde, zaman eki olan ' r ' birinci tekil ve çoğul kişilerde tümüyle yok
olur; öteki kişilerde ise, ' z ' olarak karşımıza çıkar. Örnek: yap /ma /m, yap /ma Iz /sm,
yap /ma Iz, yap /ma Iy /ız, yap /ma Iz /sınız, yap /ma Iz /lar. (Tanış, 1988: 48)
Sonuç ve Öneriler
Şam Üniversitesi Yüksek Dil Enstitüsü Türkçe Programı başlangıç düzeyi, 1.,
2. ve 3. kurlarda 25 ekim 2009 - 23 aralık 2010 tarihleri arasında ogrenim gören
toplanı 206 öğrencinin Türkçe yazılı anlatım dersi uygulanıasında yapmış oldukları
biçimbilimsel ve sözdizimsel sistematik hataları araştırdık. Bu alanda toplanı 640
yanlış tespit ettik. Bunların dağılımı sırasıyla; ad durum eklerinde yapılan yanlışlıklar
%31 (198 yanlış), (belirtnıe durumuna ilişkin yanlışlar %31' in %39' u (77 yanlış),
bulunma durumuna ilişkin yanlışlar
%31' in %11' i(22 yanlış), yönelme durumuna
ilişkin yanlışlar %31 ' in %3 8' i (7 5 yanlış), çıkma durumuna ilişkin yanlışlar
%31'
in %5' i (lO yanlış), iyelik eklerine ve adıl n' sine ilişkin yanlışlar %31' in %7' si
(14)), yüklenılerdeki kişi kavramı veren ekierin unutulması %11 (70 yanlış), ad
tanılanıaları ( belirtili, belirtisiz ) ve zincirleme isim tanılanıalarmda hangi ekierin
tanılayana,
hangi ekierin tanılanana getirileceği konusunda kararsızlığa düşülınesi
%27 (172 yanlış), sıfat tanılanıaları yanlışları %15 (96 yanlış), tümceyi oluşturan
öğelerin (özne- tünıleç- yüklem) gerekli yerlere yerleştirilememesi
%7 (45 yanlış),
eylem çekin:).i yanlışları (zamanların karıştırılması ve özne yüklem uyumsuzluğu %9
(59 yanlış) şeklindedir.
Araştırmanıızın tartışılmaz sonucu, Aİap öğrencilerin Türkçe öğrenirken en fazla
ad durum eklerinde, ikinci olarak da ad tanılanıalarmda hata yapmalarıdır. Bu sebeple
öğrencilere ad durum eklerinin fiiliere göre değişeceğini ve fiili öğrenirken ekieriyle
'beraber öğrenmelerini işin başında hatırlatmak gerekir. Ad durum ekleri, cümlenin
öğeleri arasında ilgi kurarlar. Bu sebeple Türkçenin cümle yapısı (Ö+T+Y)mutlaka
konuya paralel olarqk öğrenciye, verilmelidir. Belirtme, bulunma, yönelme ve çıkma
eklerinin isim (nesne) ve fiil arasında ilgi kurduğu, isıni fiile bağladığı belirtilmelidir.
Ad durum ekleri, cümlede özneden soma kullamlmaz. Burada da yine (Ö + T + Y)
yapısımn verilmesinin gerekliliği ortaya çıkar. Ad durum ekieriyle paralel olarak
örneklerle ünlü ve ünsüz uyunıları, ünlü düşmesi gibi fonetik özelliklerin de verilınesi
gerekir. İkinci sıradaki hatalar da Arapların Türkçeyi öğrenirken anadillerinden
bambaşka, daha doğrusu tanı tersi bir cünıle yapısına sahip yeni bir dille
karşılaşmalarından kaynaklanmaktadır. Arap, ana dilinde bazen cümlenin başına bazen
434 /Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY---EKEV AKADEMİ DERCİSİ
de cümlenin başına yakın bir yere koyduğu fiili Türkçede cümlenin sonuna, anadilinde
bir fiil veya adın arkasına koyduğu yancümleyi Türkçede onların önüne, anadilinde bir
adın önüne koyduğu ilgeci Türkçede o adın arkasına, anadilinde bir adın ·ardına
koyduğu tamlayanı Türkçede o adın önüne koymak zorunda kalır. Bu zorluklan
aşabilmesi için öğrenciye değişik biçimlerde sayısız örnek vererek söz konusu yapılan
bilinçsizce meleke haline getirmesini sağlamak gerekir.
Ancak yanlışların önemli bir bölümü de öğrencinin kendinden ve diğer
etkenlerden kaynaklanan diliçi yanlışlardır. Eylem çekimi yanlışlan, zamanların
kanştırılması ve özne yüklem uyumsuzluğu bu türden hatalardır. Öğrencinin yeni
öğrendiği yapılar bildikleri kelinıelerle verilmeli, örnekler sıkça kullanılan cümleler
arasından seçilmelidir. Öğrencilerin hatalan sınıfta ve anında düzeltilmelidir.
Kaynakça
Akçay, Cilıaner (2001). "Arapça Yazılı Anlatım Öğretiminde Hata Çözümlemesi ve
Değerlendirmesi". Ekev Akademi Dergisi, 3(1), Bahar, ss. 279-291.
·
Barın, Erol (1994). ''Yabancılara Türkçenin Öğretim Metodu". Dil Dergisi. Ankara:
TÖMER Yayınlan, S.17, Mart, ss.53 -56.
Çotuksöken, Yusuf (1983). ''Yabancıların Türkçe Öğrenirken Karşılaştıklan Güçlükler
ve Yaptıklan Yanlışlar''. Türk Dili, Dil Öğretimi Özel Sayısı, C. 47, S.379380,Temmuz- Ağustos, ss.93-94.
Doğan, Abide (1989). "Yabancıların Türkçeyi Öğrenirken Karşılaştıklan Güçlükler ve
Yaptıklan Bazı Hatalar''. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, C.6,
S.l-2, Aralık, ss. 259- 261.
Haşim, Hassan (2010). "Ziyade et-Taleb 'ala et-Türkiyye fi Cami'a Dinıeşk''. el-Vatan
Gazetesi, 23
Mayıs
2010, No.907, Suriye, s.8)
e1-Hı1li, Muhanımed 'Ali (2000). "Arapça Öğretim Metotlan". (Çev. Cilıaner Akçay).
Ankara.
Johanson (1982). "et-Te'arruf-'ala'l-Ahtii' fi'l-Lugati'l-Ecnebiyye ve Takvimilıa".
(Mahmud İsma 'il SM, İshiik Muhanımeq el-Emin). et-Tekiibulu'l-Lugavi ve
Tahlilu'l-Ahtii'. er-Riyad, s.149-152.
Korkmaz, Z.; Ercilasun, A. B.; Gülensoy, T.; Parlatır, İ.; Zülfikar, H.; Birinci, N.(2005).
Türk Dili ve Kompozisyon, Ankara: Ekin Kitabevi.
Özkan, Aydanur (1994). ''Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Ad Durunı Eklerinin
Öğretilmesiyle İlgili Kimi Görüşler''. Dil Dergisi, Ankara: TÖMER Yayınlan.
S.17, Mart, ss.40 -52.
Tanış, Asıilı- (1988). "Türkçenin Yabancılara Öğretiminde Bir Yöntem Denemesi".
Dünyada Türkçe Öğretimi. Ankara: TÖMER Yayınlan, S.1, Mart, ss.39 -54.
Download