imalat işlemleri dersi 1. malzeme bilgisi 1. imalatta

advertisement
İMALAT İŞLEMLERİ DERSİ
1. MALZEME BİLGİSİ
1. İMALATTA KULLANILAN METALİK MALZEMELER
2. TALAŞLI İMALATA GİRİŞ
1. EĞELEME
2. KESME
3. ÖLÇME BİLGİSİ KUMPAS VE MİKROMETRE OKUMA
4. MARKALAMA
5. TOLERANS
3. DELİK DELME İŞLEMİ VE DELME MAKİNELERİ/TEZGÂHLARI
4. KLAVUZ PAFTA VE RAYBA ÇEKME
5. TORNALAMA TEZGÂHLARI VE TORNALAMA İŞLEMLERİ
6. TORNADA VİDA AÇMA
7. FREZE TEZGÂHLARI VE FREZELEME İŞLEMLERİ
MALZEME BİLGİSİ
Milyonlarca atomun bir kristal kafes yapısı içerisinde farklı düzenlerde bir
araya gelmesi ile oluşan malzemeler, atomik bağları, dizilimi, matris
elemanı vb. faktörlere bağlı olarak farklı malzeme gruplarını oluştururlar.
Atomlar çekirdek ve elektronlardan oluşurlar. Çekirdek ise proton ve
nötrondan meydana gelir. Atomların dizilişleri malzemenin içi yapısının ve
dolayısıyla da fiziksel, kimyasal ve metalürjik özelliklerinin belirlenmesinde
rol oynarlar.
Malzemeler genel olarak dört ana gruba ayrılırlar:
•
Metalik malzemeler
•
Polimer malzemeler
•
Seramik malzemeler
•
Kompozit malzemeler
•
Metal matrisli kompozit malzemeler
•
Polimer esaslı kompozit malzemeler
Malzemelerin içyapısı
Malzemelerin özellikleri büyük ölçüde içyapılarına bağlıdır. Malzemeler
atomlar arası bağ kuvvetleri etkisinde üç boyutlu uzayda ve farklı
düzenlerde dizilmeleri sonucu meydana gelirler. Atomların uzaydaki
dizilişlerine göre kristal veya amorf(düzensiz) olmak üzere iki farklı
yapıda bulunurlar.
Metallerin tamamı, seramiklerin büyük bir kısmı ve bazı polimer malzemeler
kristal yapıdadır. Gazlar, sıvılar, cam ve bazı polimer malzemeler amorf
yapıdadırlar.
Malzemeyi meydana getiren atomların birbiri ile bir araya gelmesi ise
atomlar arası çekim kuvveti ile olmaktadır. Bu ise elektronlar sayesinde
olmaktadır.
Atomlar arası bağ
Malzemelerin kristal yapısı ve özellikleri, tanecikleri bir arada tutan
kuvvetlerin çeşitlerine, bağ türüne bağ enerjisine ve atomların dizilişine
bağlıdır.
Atomlar arası bağ kuvveti arttıkça malzemelerin ergime sıcaklığı, elastik
modülü ve dayanımı artarken ısıl genleşmesi düşük olur. Atomları bir arada
tutan atomsal bağlar dört gruba ayrılır:
1.
2.
3.
4.
Metalik bağlar
İyonik bağlar
Kovalent bağlar
Van der Waals bağları
Atomları bir arada tutan metalik, iyonik ve kovalent bağlar kuvvetli, Van
der Waals bağları ise zayıf bağlardır.
1. Metalik bağlar: Metal ve alaşımlarında bulunan bir bağ türüdür.
Metal atomları üç boyutlu bir yapı içerisinde düzenlenirler. Bu
atomların en dış elektronları, yapının her tarafında serbestçe
dolaşırlar
ve
atomların
birbirine
bağlanmasını
sağlar.
Metalik bağla bağlanmış malzemelerin bazı özellikleri şunlardır:
 Farklı sertliğe dayanıma sahiptirler,
 Genellikle yüksek yoğunluğa sahiptirler,
 Çok farklı ergime sıcaklığına sahiptirler,
 Yüksek elektrik ve ısı iletimine sahiptirler,
 Plastik şekil değiştirme özelliğine sahiptirler,
Bu üstün özelliklerinden dolayı metalik bağla bağlanmış malzemeler
endüstri de ve imalat sektöründe yoğun olarak kullanılmaktadırlar.
2. İyonik bağlar: Pozitif iyonlarla negatif iyonların birbirlerini kuvvetli
bir çekim kuvveti ile çekerek meydana getirdikleri bağ yapısına iyonik
bağ denir. Metal ile ametalin oluşturduğu metal bileşiğine seramik
malzeme adı verilir.
İyonik bağla bağlanmış olan malzemelerin genel özellikleri şunlardır:





Sert ve kırılgandırlar
Düşük yoğunluğa sahiptirler
Yüksek ergime sıcaklığına sahiptirler
Düşük elektrik ve ısı iletkenliğine sahiptirler
Yüksek kimyasal kararlılığa sahiptirler.
3. Kovalent bağlar: Bir atom komşu bir atomla en dış kabuğundaki
valans elektronlarını ortaklaşa kullanarak kararlı bir hale geçiyorsa,
bu tür elektron paylaşımı ile ortaya çıkan bağa kovalent bağ denir.
Kovalent bağlar kristal yapı içerisinde üç boyutlu bir ağ yapısı
oluştururlar ve çok kuvvetli olmaları bu tür kristallerin çok sert ve
erime noktalarının çok yüksek olmasına neden olur.
Kovalent kristallere en güzel örnek karbonun iki allotropu olan elmas ve
grafit verilebilir. Elmastaki her C atomunun dış kabuğundaki 4 valans
elektronu dört komşu karbon atomunun elektronları ile paylaşılarak dış
kabuklarında tamamen kovalent bağlı bir yapı meydana gelir. Bu üç boyutlu
sağlam kovalent bağlar elmasın bilinen en sert ve erime noktası en yüksek
katı olmasının nedenidir. Bu özelliklerinden dolayı elmas aşındırma ve
kesme aracı olarak kullanılmaktadır.
Grafit ise siyah, parlak ve elektriği ileten bir malzemedir. Fakat grafitte
karbon molekülleri arasında Van der Waals bağları, zayıf bir bağ yapısı
olmasından dolayı elmasın sertliğinin aksine yumuşak bir malzemedir.
Kovalent bağla bağlanmış malzemelerin bazı özellikleri;




Çok yüksek sertlik
Düşük elektrik ve ısı iletkenliği
Düşük yoğunluk
Yüksek kimyasal kararlılık
4. Van der Waals bağları:
Bu bağlar birincil ve ikincil atomlar arası zayıf bağ olarak tanımlanır.
Genellikle bütün bağ çeşitlerinde az da olsa bulunurlar. Enerjileri kuvvetli
bağlarınkinden oldukça düşük olup yaklaşık onda biri kadardır. Genellikle bu
bağla bağlı moleküler kristaller kolay şekil değiştirecek kadar yumuşaktırlar.
Erime noktaları ise düşüktür ve genellikle de 100 0C nin altındadır.
Kristal yapılar ve hataları
Metaller aşağıdaki şekillerde görüldüğü gibi üç farklı kafes yapısına sahiptir.
a) Hacim merkezli kübik, b) yüzey merkezli kübik, c) hekzagonal kapalı
paket
Malzemelerin atomsal dizilimlerinde bir mükemmellik olduğu gibi bu
mükemmel diziliminde bazı hatalar içerdiği bilinmelidir. Yapı içerisindeki
hatalar isminin aksine malzeme davranışı üzerinde olumlu bir etkiye
sahiptir. Gerçekte kusursuz malzeme dizilimi yoktur. Bu kafes hataları bilinir
ve kontrol altına alınırsa daha iyi özelliklere sahip malzemeler elde edilebilir.
Çoğu durumlarda malzemeler imalat sırasında içerisine farklı metalik
bileşikler katılarak kasıtlı olarak kusurlar meydana getirilir. Örneğin bir
metalin gücünü artırmak için başka bir bileşenin ilave edilmesi.
Kristal yapıdaki hatalar genel olarak üç grupta toplanır:



Noktasal hatalar,
Dislokasyon, çizgisel hatalar
Yüzeysel hatalar,
Noktasal hatalar atomların çevresindeki diğer atomların normal dizilimini
etkilediğinden boşluğa doğru çökme ve neticede bir çekme meydana gelir.
Böylece atomlar arasında gerilim oluşur. Malzeme içerisine bilinçli olarak
katılan arayer ve yeralan atomları malzemelerin dayanımın arttırılmasının
temelinin kristal hatalarına bağlı olduğunu gösterir.
Dislokasyonlar ise malzeme yapısındaki çizgisel kusurları ifade eder. Vida
ve kenar dislokasyonu olmak üzere iki kısma ayrılır. Her iki dislokasyon,
çizgisel kusur malzemenin dökümü sonrası katılaşması sırasında veya katı
madde üzerinde yapılan plastik deformasyon, şekillendirme işlemi sırasında
ortaya çıkar. Soğuk şekillendirme sırasında ortaya çıkan dayanım artışı bu
esnada dislokasyonların oluşması ve bunların yapı içerisinde karşılaşarak
birbirlerini engellemesi neticesinde oluşur.
Yüzey kusurları, malzemelerin tane sınırları birer hata noktası gibi
davranarak mukavemetin gelişimine katkı sağlar. Tane sınırı bireysel
taneleri birbirinden ayıran yüzeydir ve atomların düzgün dizilmediği bir
uzunluktur.
Malzemelerin mekanik özellikleri
İmalat sektöründe bir malzeme için belirleyici en önemli faktör malzemenin
mekanik özellikleridir. Genellikle malzemeler kullanıldıkları yere göre
çekme, basma ve kayma gerilmesine maruz kalırlar. Bir malzemeye kuvvet
uygulandığı zaman önce şekil değişimine uğrar sonra kırılır ya da kopar.
Malzemeye uygulanan kuvvet kaldırıldığında malzeme eski haline
dönüyorsa buna elastik şekil değiştirme, uygulanan kuvvet fazla ise ve
kaldırıldığında malzeme eski haline dönmüyorsa plastik şekil değiştirme adı
verilir.
Malzemelerin kuvvet altında göstermiş olduğu davranışa ve bu
davranışlardan elde edilen özelliklere mekanik özellikler denir. Bir
malzemenin mekanik özelliğini belirlemek için yapılan en yaygın deney
çekme deneyidir.
Çekme deneyi ile bir malzemenin aşağıdaki özellikleri belirlenebilir,
•
Akma dayanımı (Yield strength)
•
Çekme dayanımı (Tensile strenght)
•
Kopma uzaması (Elongation to failure)
•
Kesit daralması (Reduction in cross section)
•
Tokluk (Toughness)
•
Elastisite modülü (Elastic modulus)
•
Rezilyans (Rezilyance)
Akma dayanımı-üst akma noktasına kadar olan bölge elastik şekil
değiştirme bölgesi olarak adlandırılmaktadır.
Elastik deformasyon bölgesinde gerilme-uzama eğrisi Lineer bir değişim
göstermektedir.
Artan gerilme ile birlikte % uzama değeri de orantılı olarak artar. Bu aralıkta
malzemeye uygulana yük ortadan kaldırıldığında % uzama değeri sıfıra iner
malzeme ilk şekline geri döner. Malzemede fiziksel bir bozulma
meydana gelmez. Bu bölgede Hooke kanunu geçerli olup σ=∈×ε
doğrunun eğimi malzemenin “Elastisite modülünü (Young modülü) ” verir.
Malzemelerin plastik şekil değiştirme yeteneğine süneklik denir. Bir
malzemenin işlenebilmesi için önemli olan bu özellik çekme deneyinde
kopma anında oluşan toplam plastik şekil değiştirme ve kopma uzaması ile
orantılıdır. Mühendislik uygulamalarında malzemeler elastik bölgede
kullanılırlar. Malzeme plastik bölgeye geçtiğinde şekil değişimini
tamamlamıştır ve kullanılamayacak hale gelmiştir. Genellikle şekil
değiştirmeler ve uzamalar gözle görülemeyecek kadar düşüktür ve
çoğunlukla %0.2 den azdır.
Tokluk, birim hacimdeki bir cismi koparmak için gerekli enerji miktarıdır.
Yani bir malzemenin kopmadan önce aldığı enerjinin bir ölçüsüdür. Çekme
deneyi altında kalan eğrinin alanı enerji ifadesidir. Bu bölgenin büyük ya
da küçük olması kullanmış olduğumuz malzemenin tokluğu hakkında bize
bilgi verir.
Sinterleme: Toz metalürjisinde uygulanan bir ısıl işlemdir. Bu ısıl işlem
sıkıştırılmış ve şekillendirilmiş toz karışımının ergime sıcaklığının altındaki
sıcaklıklarda ısıtılarak tozlar arasında kimyasal bağ oluşturulması amacıyla
yapılır. Sinterleme yüksek sıcaklıklarda ana malzemenin ergime sıcaklığının
1/3’ü kadar altındaki sıcaklıklarda yapılır. Sinterlemedeki amaç malzemenin
özelliklerinin makro düzeyde geliştirilmesidir. Sıkıştırma işlemi ile oluşan
mekanik bağların sinterleme esnasında kimyasal bağlarla bağlanarak
özellikleri geliştirilir. Sinterleme işleminde uygulanan sıcaklığa ve süreye
bağlı olarak taneler arasında bağlar oluşur. Bağlar; adhezyon, yüzeysel ve
hacimsel difüzyon yollarıyla oluşmaktadır. Sinterleme sırasında uygulanan
sıcaklıkla malzemede aşağıdaki değişiklikler meydana gelir.


Tanelerarası temas oluşumu ve temas yüzeylerinin büyümesi
Gözeneklerin azalması ve hacimsel olarak gözeneklerin küçülmesidir.
SERTLİK
Bir malzemenin kendisinden daha sert bir malzemeye karşı göstermiş
olduğu dirençtir. Bir malzemenin sürtünmeye, çizilmeye, kesmeye ve plastik
deformasyona karşı göstermiş olduğu direnç olarak ta ifade edilebilir. Sertlik
ölçümünde standart konik ya da küresel bir ucun malzemeye batırılmasıyla
ölçülür. Sertlik testleri genellikle malzemelerin özelliklerini değerlendirmek
için kullanılır.
Her malzemenin özelliğine göre kullanılan farklı sertlik ölçüm yöntemleri
vardır. Metalik malzemelerde kullanılan en yaygın sertlik ölçme yöntemi
Brinell ve Rockwell sertlik ölçme yöntemidir.
Malzemenin yapısına göre sertlik ölçüm yöntemleri şunlardır:
Brinell sertlik ölçüm yöntemi: çok yaygın olarak kullanılan bir sertlik
ölçüm yöntemidir. Bu sertlik ölçüm yöntemi genellikle düşük ve orta
sertlikteki metal ve metal olmayan malzemelerin sertliklerinin ölçümünde
kullanılır. İsmini 1900 lü yıllarda yöntemi geliştiren İsveçli mühendisten
almıştır.
Rockwell sertlik ölçüm yöntemi: Çok yaygın olarak kullanılan sertlik
ölçüm yöntemlerinden birisidir. Son yıllarda çok çeşitli malzemelerde
kullanılmaktadır. Sertlik ölçümünde koni ve küçük çaplı bir bilye ile
malzemenin yüzeyinde iz oluşturulur. Batma şeklinde oluşturulan bu iz cihaz
vasıtasıyla Rockwell değerine dönüştürülür.
Vickers sertlik ölçme yöntemi: Bu yöntemde piramit şeklinde elmas bir
uç kullanılarak ölçüm yapılır. Bu yöntem ile bütün metallerin sertlik değerleri
ölçülebilir ve çok geniş bir ölçüm aralığına sahiptir.
Knoop sertlik ölçme yöntemi: Mikro sertlik ölçüm yöntemidir. Küçük ve
ince parçalarla kırılma riski olan çok sert parçaların sertliğinin ölçümünde
kullanılan bir yöntemdir.
Sklereskop sertlik ölçüm yöntemi: Diğer sertlik ölçüm yöntemlerinden
farklı bir sertlik ölçme yöntemidir. Bu yöntemde belli bir yükseklikten
bırakılan bir çekicin yansıma yüksekliği esas alınarak ölçüm yapılır. Bu
yöntemde malzemenin soğurduğu mekanik enerji ölçülür. Böylece
malzemenin soğurduğu mekanik enerji batmaya karşı direncini gösterir.
Eğer çekicin geri yansıması düşük olursa malzeme yumuşak bir malzeme,
yansıma fazla olursa malzeme sert bir malzeme olduğu anlaşılır. Büyük çelik
parçaların ve diğer metallerin sertliklerinin belirlenmesinde kullanılır.
Shore sertlik ölçüm yöntemi: Kauçuk ve
sertliklerinin ölçümünde kullanılan bir yöntemdir.
plastik
Seçilmiş bazı malzemelerin akma ve çekme dayanımları
Seçilmiş bazı malzemelerin sertlik değerleri
malzemelerin
Yüksek sıcaklığın malzemeler üzerindeki etkisi
Sıcaklık malzemelerin neredeyse bütün mekanik özellikleri üzerinde etkiye
sahiptir. Bu nedenle bir ürünün imalatı yapılmadan önce malzemenin
kullanılacağı ortam ve şartlar dikkate alınmalıdır. Ayrıca malzeme imalat
sırasında kesici takımla etkileşim halinde olduğu için de bir sıcaklıkla karşı
karşıya kalır. Bu nedenle imalat sırasında ortaya çıkan sıcaklığın
malzemenin mekanik özellikleri ve kesici takım üzerinde ne tür bir etkiye
sahip olduğunun iyi bilinmesi gerekmektedir. Malzemeler yüksek
sıcaklıklarda soğuk şekillendirmeye göre daha kolay şekillendirilmektedir.
Ancak yüksek sıcaklıklar kesici takım üzerinde olumsuz etki
oluşturmaktadır.
Sıcak sertlik
Malzemenin yüksek sıcaklıklarda sertliğini koruyabilme yeteneğidir. Yüksek
sıcaklıklarda birçok malzemenin sünekliği artarken, akma dayanımı ve
çekme dayanımı düşer. Çelikler işleme sırasında artan sıcaklıkla beraber
daha kolay şekillendirilebilirler. Ancak kesici takım malzemesinin sıcak
sertlik özelliğinin iyi olması gerekmektedir. Seramikler yüksek sıcaklıklarda
mekanik özelliklerini çok iyi derecede koruyabilme özelliğine sahiptirler. Bu
nedenle bu malzemeler özellikle yüksek çalışma sıcaklıklarının meydana
geldiği uygulamalarda kullanılırlar. Türbin parçaları ve kesici takımlar bu
uygulamalara örnek olarak gösterilebilir. Uzay araçlarının dış gövde
kaplamasında seramik malzeme kullanılmaktadır. Böylece uzay aracı
atmosfere yüksek hızla girdiğinde sürtünme ile meydana gelen yüksek
sıcaklıklara dayanabilme özelliğine sahip olmaktadır.
Malzemelerde yoğunluk
Yoğunluk belirli bir uygulama için malzeme seçiminde oldukça önemli bir
özelliktir. Birimi g/cm3 tür. Özgül kütle terimi bir malzemenin suyun
yoğunluğuna göre malzemenin göreceli yoğunluğunu ifade eder. Yoğunluk
özellikle uçakların, otomobillerin, ağırlık ile enerjinin önemli olduğu
uygulamalarda malzemelerin karşılaştırılması için kullanılır.
Malzemenin sıcaklığı arttıkça yoğunluğu azalır. Isıl genleşme katsayısı
sıcaklığın yoğunluğa olan etkisine verilen addır.
Bir maddenin özgül ısısı C, bir malzemenin birim kütlesinin sıcaklığını bir
derece artırmak için gerekli olan ısı enerjisi miktarı olarak tanımlanır. Özgül
ısı malzemenin ısıtılmasını gerektiren işlemlerde sıcaklığı istenilen seviyeye
çıkarmak için gereken ısı enerjisi miktarıdır.
Birçok işlemde ısı çıkışı yaygın olduğu için ısıl özellikler üretimde önemli bir
rol oynamaktadır. Talaşlı imalatta oluşan sıcaklığı düşürmek için genellikle
soğutma sıvıları kullanılır ve burada sıvının ısı kapasitesi önemlidir. Su her
zaman en yüksek ısı taşıma kapasitesine sahip olması nedeniyle soğutucular
için baz olarak kabul edilir.
Malzemelerin elektriksel iletkenliği
Metaller sahip oldukları metalik bağlardan dolayı en iyi elektrik iletkenliğine
sahip malzemelerdir. Metaller düşük özdirence sahiptirler.
Seramikler ve polimer malzemelerin elektronları sıkı bir şekilde kovalent
ve/veya iyonik bağ oluşturduklarından zayıf iletkendirler. Çok yüksek
özdirence sahip bu malzemeler yalıtkan olarak kullanılırlar.
İletken ve yarı iletken malzemelere ilave olarak süper iletken malzemeler
de vardır. Süper iletken sıfır özdirenç sergileyen malzemelerdir. Süper
iletken malzemeler sıcaklığın öz direnç üzerinde önemli bir etkisi olması
nedeni ile bilimsel açıdan büyük ilgi görmektedir. İstenilen sonuçlara
ulaşılması durumunda güç iletimi, elektronik anahtarlama hızları ve
manyetik alan uygulama alanlarında önemli ilerlemeler kaydedilecektir.
Bilgisayarlardan ev aletlerine kadar çok geniş bir alanda kullanılan
yarıiletken malzemeler hali hazırda kullanılmaktalar ve değerlerini
kanıtlamışlardır. Yarıiletken malzemelerin öz dirençleri iletkenler ile yalıtkan
malzemelerin arasındadır.
MÜHENDİSLİK MALZEMELERİ
Mühendislik malzemeleri metaller, seramikler, polimerler ve kompozit
malzemeler olmak üzere dört gruba ayrılmaktadır. Bu malzemelerin
içerisinde metaller en önemli mühendislik malzemeleri olup;



Yüksek sertlik ve dayanım,
Tokluk,
İyi elektriksel iletkenlik,

İyi ısıl iletkenlik gibi özelliklerine göre tercih edilmektedirler.
Metaller kendi içerisinde demir esaslı metaller ve demir dışı metaller olmak
üzere iki gruba ayrılmaktadırlar.
Demir Esaslı Metaller
Metal olarak demirin önemi, demir ve karbon alaşımlarında yatar. Karbon
demir ana metali içerisinde her zaman daimi alaşım elementidir. Demir
alaşımları içerisindeki karbon oranına bağlı olarak dökme demirler ve
çelikler olmak üzere iki gruba ayrılmaktadırlar. Çeliklerde en fazla %1.77
oranında karbon C bulunur. Anacak bazı alaşım çeliklerine bu oran %2.2 ye
kadar çıkabilir. Dökme demirlerde ise bu oran genellikle %2.5-%3.6
arasındadır. Alaşım elementleri karbon, krom, vanadyum, molibden, nikel,
manganez ve silisyum dur. Temel hammaddesi hematit (Fe2O3).
Demir-Karbon
Diyagramı
Faz
Saf demir 1539 °C erir. Oda
sıcaklığında başlayan faz alfa
𝜶 , ferrit olarakta adlandırılır.
912 °C de gama 𝜸 ya dönüşür
ve östenit olarak adlandırılır.
Bu da 1394 °C de deltaya 𝛿
dönüşür ve eriyene kadar bu
fazda kalır.
Bu fazlara ilave olarak demir
karbon
alaşım
sisteminde
göze çarpan bir faz daha
vardır. Sementit de denilen
Fe3C ara fazıdır. Sementit,
demir ve karbonun metal olarak sert ve kırılgan bileşimidir.
ÇELİKLER
Çelik içerisinde %0.02 ile %2.2 arasında karbon içeren demir alaşımıdır.
Demiri çeliğe çeviren alaşım KARBON dur. Çeliklerde kullanılan diğer alaşım
elementleri ve özellikleri şunlardır:
Krom, mangan, molibden, nikel ve vanadyum’dur.
Krom (Cr): Dayanımı, sertliği ve sıcak sertliği arttırır. Sertleştirme artışında
en etkili alaşım elementidir. Belirgin oranlarda Cr paslanma direncini artırır.
Mangan (Mn): Çeliğin dayanımını ve sertliğini artırır. Isıl işlemden geçtiğinde
çeliğin sertliğini önemli oranda artırır.
Molibden (Mo): Tokluğu ve sıcak sertliği artırır. Aynı zaman da aşınma
dayanımı sağlar.
Nikel (Ni): Dayanımı ve tokluğu iyileştirir. Paslanma direncini yükseltir.
Vanadyum (V) : Yükseltilmiş sıcaklıklarda tanecik oluşumunu tetiklediği için
çeliğin dayanımını ve tokluğunu artırır. Karbür oluşturarak ta çeliğin aşınma
direncini artırır.
Kullanım amaçlarına göre Çelikler; Yapı çelikleri ve takım çelikleri olmak
üzere iki başlığa ayrılabilir.
Yapı çelikleri
Genel yapı çelikleri St33, St37-2, St37-3 gibi herhangi bir ısıl işleme tabi
tutulmamış çeliklerdir. Çelikler düz karbonlu, orta karbonlu ve yüksek
karbonlu olmak üzere üç gruba ayrılır. Karbon oranı arttıkça dayanım ve
sertlik artarken süneklik azalmaktadır. Ayrıca çeliklerin içerindeki karbon
oranı arttıkça kaynak edilebilirlikleri düşmektedir. Bu nedenle kaynak
işlemlerinde kullanılacak çeliklerin içerisindeki karbon oranı %0.2 yi
geçmemesi gerekmektedir. Kaynak için StE 315, StE420 gibi çeliklerin
kullanılması gerekmektedir.
Amerikan Demir ve Çelik Enstitüsü (AISI) ve Otomotiv Mühendisleri
Topluluğu (SAE) tarafından geliştirilen gösterim şekline göre düz karbonlu
çelikler dört rakamdan oluşan bir sayı ile tanımlanmaktadır. 10XX örneğinde
10 rakamı çeliğin düz karbonlu bir çelik olduğunu XX ise yüzde olarak ihtiva
ettiği karbon miktarını gösterir. Örneğin 1020 çeliği %0.2 C içerir.
Otomat çelikleri, talaşlı üretim için özel olarak üretilen kısa talaş veren
çeliklerdir. 9 S 20 ve 9 S Mn 28 K gibi çelikler olup normalden daha çok
kükürt ve fosfor içerirler. Bu nedenle kaynak kabiliyetleri düşüktür.
Sementasyon çelikleri, 15NiCr6 gibi karbon oranları %0.2 den düşük olup
alaşımsız ve alaşımlı kalite çeliklerinden yapılırlar. Yüzeyleri karbonla
sertleştirildiği için hem darbeye dayanıklı, tok, hem de sert parçaların (dişli
çark, piston v.s) yapımında kullanılırlar.
Nitrürasyon çelikleri, (31CrMo12) sementasyon çeliklerinden daha
serttirler ve benzer alanlarda kullanılırlar. Yüzeyleri azot ile sertleştirilir.
Islah çelikleri, C25, 30CrNiMo8 gibi içerisinde %0.2 ile %0.65 oranlarında
karbon bulunan yüksek vasıflı çeliklerdir. Darbe dayanımları oldukça yüksek
olup yüksek dinamik yüklere maruz kalan makine parçalarının yapımında
kullanılırlar.
Yay çelikleri, (Ck75, 66Si7 gibi) elastik yapıda, titreşime dayanıklı ve yüksek
dayanımlı çeliklerdir.
Soğuğa dayanıklı çelikler, (10Ni14, X8Ni9 gibi) -50 °C’nin altındaki
sıcaklıklarda özelliklerini kaybetmeyen çeliklerdir. Sıvılaştırılmış gaz üretimi
ve bu gazların taşınmasında kullanılan kazanların yapımında kullanılırlar.
Isıya dayanıklı çelikler, (10CrMo910) yaklaşık 350 °C sıcaklıklarda kullanılan
çeliklerdir. Isıtma kazanları ve benzeri alanlarda kullanılırlar.
Yüksek ısıya dayanıklı çelikler, (X4NiCrTi25 15) yaklaşık 700 °C sıcaklıklara
dayanabilen çeliklerdir. Ventil, türbin kanatları gibi parçacıkların yapımında
kullanılırlar.
Paslanmaz Çelikler, (Cr≥15):
Yüksek alaşımlı çeliklerin yüksek paslanma direncine sahip olarak
tasarlanmış grubudur. Alaşım elementi kromun ağırlığı %15 ten fazladır.
Nikel ile birlikte krom çeliğin paslanma direncini artırmaktadır. Paslanmaz
çelikler dört gruba ayrılır;
1. Östenitik paslanmaz çelikler:%18 Cr ve %8 Ni içerirler. Paslanmaya
karşı en dirençli olan gruptur. Manyetik değildirler ve çok sünektirler.
Kimyasal gıda işleme vb yerlerde kullanılırlar.
2. Ferritik
paslanmaz
çelikler:
%15-%20
krom
içerirler
ve
manyetiktirler. Nikel içermezler ve daha az sünektirler. Östenitikler
den daha paslanma dirençlidirler.
3. Martensitik paslanmaz çelikler: İçerisinde %18 kadar Cr bulunur.
Dayanıklı ve yorulma dirençleri yüksektirler. Paslanmazlık dirençleri
yüksek değildir.
4. Dubleks paslanmaz çelikler: Östenitik ve Ferritin eşit miktarda
karışımından oluşurlar.
Takım çelikleri
Yüksek alaşımlı çelikler olarak kesici takımlarda, şekillendirme ve plastik
kalıplarında kullanılırlar. Bu uygulamaları yapabilmek için yüksek dayanım,
sertlik, sıcak sertlik, aşınma direnci ve çarpmaya karşı tokluk göstermek
durumundadırlar. Bu özellikleri sağlayabilmek için takım çelikleri ısıl işleme
tabi tutulurlar. Takım çelikleri,
Alaşımsız takım çelikleri (C75W3), genellikle el takımlarının imalatında
kullanılırlar, çekiç, makas, bıçak, balta vb.
Alaşımlı takım çelikleri (105MnCr4), bu çelikler 400 °C sıcaklığa kadar
kullanılabilirler. Kesme ve pres kalıpları, dövme ve basınçlı döküm kalıpları,
matkap ve klavuz takımlarının yapımında kullanılırlar.
Yüksek alaşımlı takım çelikleri (X32CrMoV33) içerisinde %5 ten fazla alaşım
elementi bulundururlar. 600 °C çalışma sıcaklığına kadar kullanılabilirler.
HSS takım çelikleri bu gruba örnek olarak verilebilir.
DÖKME DEMİRLER
İçerisinde %2.1 ile %4 oranında karbon ve %1-%3 oranında silisyum
bulunduran alaşımlardır. Yapı içerisindeki karbon ve silisyum oranlarına
bağlı olarak dökme demirler;
Gri dökme demir (Lamel grafitli dökme demir): Çok iyi dökülebilirlik
özelliğine sahiptir. Motor ve makine parçalarında çok iyi bir titreşim
sönümleme özelliğine sahiptirler. Sünekliği düşük ve kırılgan bir
malzemedir.
Küresel grafitli dökme demir (sünek demir, sifero döküm): Gri dökme
demirin içerisine seryum(Ce) ve magnezyum ilave edilerek grafit tanecikleri
küresel bir yapıya dönüştürülür. Bu özelliğinden dolayı küresel grafitli
dökme demirlerin dayanım özellikleri çeliklere oldukça yakındır. Birçok
alanda çeliğin yerine kullanılmaktadır. Dişli çarklarda, krank millerinde ve
birçok makine parçasında kullanılmaktadır.
Beyaz (Kır) dökme demir: Gri dökme demire göre daha az karbon ve
silisyum içerir. İçerisinde bulunan karbon ferrit yerine oldukça sert olan
sementit (Fe3C) fazını oluştururlar. Bu nedenle oldukça sert ve kırılgan bir
yapıya sahip olup aşınma dayanımları yüksektir. Kullanım alanları oldukça
sınırlıdır.
Dövülebilir (Temper) dökme demir: Beyaz dökme demirin ısıl işlemden
geçirilmiş halidir. Dayanım özellikleri beyaz (kır) dökme demirlerden daha
iyi olduğu için biyel kolu yapımında, direksiyon milleri ve vites çatalı gibi
parçaların yapımında kullanılırlar.
Vermiküler Grafitli Dökme demir (CGI-Compacted Graphite Iron): CGI hem
lamel, gri dökme demirin sağlamış olduğu avantajları hem de küresel grafitli
dökme demirin sağlamış olduğu mekanik özelliklere yakın olması nedeni ile
cazip olmaktadır. İçerisindeki magnezyum oranına bağlı olarak istenilen
yapı elde edilebiliyor.
Gri dökme demirlere göre daha yüksek mekanik özelliklere ve ısı iletimine
sahipken küresel grafitlere göre dökülebilirliği ve işlenebilirliği iyidir.
Mikro yapısındaki soluncanımsı ve küresel yapı grafit ve demir matris
arasındaki yapıyı güçlendirerek mekanik özellikleri iyileştirir. Böylece
dökülecek parçanın kesit kalınlığının azalmasıyla üretilen malzemenin
ağırlığının azalmasına katkı sağlar. Matris yapıdaki perlit oranı arttıkça
çekme dayanımı ve sertlik artar.
Süper Alaşımlar
Süper alaşımlar demirli ve demir dışı olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Nikel
ve krom ana alaşım elementi olarak kullanılmaktadır.
Yüksek sıcaklıklarda ve yüzey aşınma direncinde
ihtiyaçlara cevap verebilen özel tasarım alaşımlardır.
yüksek
beklentili
Çalışma sıcaklıkları 1100 °C civarındadır.
Demir esaslı ve nikel kobalt esaslı alaşımlar olarak ikiye ayrılırlar. Demir
esaslı süper alaşımların bileşiminde demir oranı %50 nin altında olsa bile
ana madde olarak demir içerir.
Nikel esaslı alaşımlarda ise ana alaşım elementi kobalt ve kromdur.
Download