TANRI KODU - DNA`nın Lisanı - koşulsuz

advertisement
TANRI KODU - DNA'nın Lisanı
Koşulsuz Sevgi
TANRI KODU - DNA'nın Lisanı
Koşulsuz Sevgi
http://www.kosulsuz-sevgi.com/dna/tanri-kodu-dnanin-lisani-2/
Aşağıdaki alıntı Gregg Braden’in ‘Tanrı Kodu: Geçmişimizin Sırrı, Geleceğimizin
Vaadi’ adlı kıtabından alınmıştır, (Hay House, Sub. 2004). Tüm kitapçılardan veya
www.hayhouse.com dan alınabilir. Tanrı Kodu: Geçmişimizin Sırrı, Geleceğimizin Vaadi’ Gregg Braden Bölüm 6 : Kodun İçindeki Kod : Her Yaşamın Her Hücresinde Tanrı’nın İsmi DNA’nın Alfabesi : Tercüme edildi Yaşamın kodunun keşfedildiği andan itibaren, bilim adamları ve bilim adamı –
olmayanlar yaşamın genetik mavikopyasını bir “lisan” olarak tanımladılar. 2000 yazı
esnasında yapılan bilim konuları ile ilgili bir basın konferansında,başkan Bill Clinton,
tarihteki en geniş işbirliği ile yapılan araştırma çabalarının birini tamamlamış olan iki
şirketin liderlerinin yanında durdu: İnsan Genom Projesi. Birleşik çabaları vasıtası ile,
onlar genetik kodumuzun ilk haritasını ürettiler ve 21 nci yüzyılda tıp ve yaşam
bilimlerinin yeni çağına kapı açtılar. Kilometre taşının önemini tanımlarken, Clinton
genomun “Tanrı’nın yaşamı yarattığı lisan” olduğunu bildirdi. Bunlar sadece yaşamın inşa edici bloklarını tanımlamak için – yaşamın kimyasal
kodunun “lisanı” - mecazi olarak kullanıldı. Ancak, bu kitapta daha önce tanımlanan
ilişkilerden, DNA nın şimdi, kadim ve tercüme edilebilir bir alfabenin çok gerçek
lisanı olarak görülebileceği açıktır. O, insanlık ailesi olarak bizi ayırabilecek herhangi
farklılıkları aşan tek mesajı saklayan/koruyan lisandır. Bedenlerimizdeki mesajı açığa
vurmak için, yaşamın alfabesini anlamamız gerekir. ***
Watson ve Crick’in keşfinin dehası DNA molekülünün kendisini tanımlamalarında
yatmaktadır. Çok teknik olmayan terimlerle, yaşamın inşa edici blokları şaşırtıcı
şekilde basittir ve hem dikkate değer şekilde hızlı ve verimli, aynı zamanda, göze
hoş gelen bir şekilde düzenlenmiştir. Genetik araştırmanın özü tüm yaşamın sadece
dört kimyasal bileşenin kombinasyonları olarak oluştuğu anlayışına dayanır. Bu
temel yaşam birimleri – adenin, thymin, guanin ve cytosin (sırası ile A, T, G ve C) –
DNA nın bazları adlandırılır, var olduğu bilinen yaşamın her formunu üretmek için
gerekli bilginin tümünü taşırlar. En küçük tek – hücreli organizmalardan, tek bir
insan bedenini oluşturan 100 trilyon hücreye kadar, her yaşam formunun kodu bu
1/4
TANRI KODU - DNA'nın Lisanı
Koşulsuz Sevgi
dört bazın farklı düzenlenmesinden yapılmıştır. Sadece kısmen anlaşılan bir proses vasıtası ile, bazlar kendilerini kesin/kusursuz
çiftler halinde düzenlerler, bu baz çiftleri olarak bilinir, yaşamın mavikopyalarını
üretmek için modelleri içeren her bir çift diğer çiftlerle birleşir. Başka bir deyişle, her
baz sadece özel bir partner ile çalışır : guanin daima cytosin ile çift oluşturur (G – C)
ve adenin daima thymin ile çift oluşturur (A – T). Çiftler birbirine karşı zıt olarak
düzenlenir, kıvrılan merdiven basamakları oluşturarak, merdivene benzer bir yapı
oluştururlar, bilinen çifte sarmal. Bu baz çiftleri son birkaç yıldır aşina olan gen –
kodu rakamlar ve işaretler sistemini oluşturur. 26 Haziran 2000 de, biri özel diğeri
federal iki rakip şirket, insan DNA sını oluşturan bazların nasıl düzenlendiğinin ilk
haritasını üretmek için kaynaklarını birleştirdiklerini bildirdiklerinde, dünya huşu
içinde izledi. Bu haritayı resimlemede, alfabetik harflerin görünür sonsuz akımları
televizyon ekranlarımıza ve popüler dergilerin sayfalarına yansıdı. Bazıları yüzlerce
harf uzunluğunda olan diziler insan DNA molekülünde farklı yerlerde teşhis edilen
bazları temsil eder. Bu kombinasyonlar genler olarak bilinir. Bir tür olarak bizi eşsiz
yapan 23 çift canlı bilgiyi (kromozom) oluşturan genler grubudur. Aşağıda bu kodun
görünüşünü resimlemek için insanın kromozomu 1 in bir kısmı var : GATCAATGAGGTGGACACCAGAGGCGGGGACTTGTAAATAACACTGGGCTGTAGGAGTGA
TGGGGTTCACCTCTAATTCTAAGATGGCTAGATAATGCATCTTTCAGGGTTGTGCTTCTA
TCTAGAAGGTAGAGCTGTGGTCGTTCAATAAAAGTCCTCAAGAGGTTGGTTAATACGCAT
GTTTAATAGTACAGTATGGTGACTATAGTCAACAATAATTTATTGTACATTTTTAAATAG İnsan kromozomu 1 in bir parçasından iki yüz kırk baz. DNA nın kodunu anlamlı bir lisana tercüme etmenin anahtarı elementleri harflere
dönüştüren keşfi uygulamaktır. Onların uyuşan değerlerine dayanarak, hidrojen
İbrani harfi Yod (Y) olur, azot Hey (H) harfi olur, oksijen Vav (V) harfi olur ve karbon
Gimel (G) olur. Bu yerine koymalar şimdi Tanrı’nın isminin kadim şeklinin, YH,
genetik kodumuzun tam kimyası olarak mevcut olduğunu ifşa eder. Tanrı’nın ismi ile
modern bilimin elementleri arasındaki bu köprü vasıtası ile, şimdi ful gizemi ortaya
çıkarmak ve bedenlerimizin her hücresi olarak yaşayan kadim kodda daha büyük
anlam bulmak mümkün olur. Yaşayan Hayatın Her Hücresinde : Ortaya Çıkarılan Kod Bir görüşme sırasında, Albert Einstein’a Tanrı’nın neye benzediği ile ilgili anlayışını
sormuşlardı. Yanıtında, Yaratıcı direkt olarak görülmemesine rağmen, her
günümüzün her anında Onun varlığının kanıtının bize gösterildiği gerçeğini ima etti. Einstein, “Benim Tanrı anlayışım kendisini bilinir dünyada ifşa eden üstün bir
zekanın inancının derinden hissedilmesinden gelir” demişti. Böyle samimi içgörüler
vasıtası ile, bize dünyamızın altında yatan zekayı kavrayan son yüzyılın en büyük
zihinlerinin birinin yoluna bir bakış verildi. Bu zekayı yaşamın elementlerine
bağlama keşfi şimdi Einstein’ın algılayışına daha da büyük anlam vermektedir. 2/4
TANRI KODU - DNA'nın Lisanı
Koşulsuz Sevgi
Tanrı’nın kadim isminin tüm dört harfini modern elementlerle yer değiştirdiğimizde,
önce utanma, belki de beklenmeyen bir sonuç görürüz. YHVH deki son H’yi azotun
kimyasal eşdeğeri ile yer değiştirince, Tanrı’nın ismi hidrojen, azot, oksijen ve azot
olur (HNON) – hepsi renksiz, kokusuz ve görünmez gazlar ! Başka bir deyişle,
Tanrı’nın kişisel isminin yüzde 100 ünü bu dünyanın elementleri ile yer değiştirme
elle tutulamaz, ama yaradılışın çok gerçek bir formu olan bir maddeyi yaratır ! Doğrusu, Tanrı’nın daha eski tanımlamalarında, bize Onun omnipresent (her yerde
mevcut) olduğu ve dünyamızda gözlerimizle göremeyeceğimiz bir form aldığı
anlatılır. Böylece, O sadece Onun tezahürleri vasıtası ile bilinebilir. Sefer Yetzirah
Tanrı’nın varlığının bu fiziksel olmayan formunu Tanrı’nın “Nefesi” olarak tanımlar. “Hiçliğin On Sefirotu : Biri Yaşayan Tanrı’nın Nefesidir, dünyaların Yaşamı...bu Kutsal
Nefestir” İlave olarak, Genesis’in ilk bölümü Yaratıcının yaradılış zamanı esnasında fiziksel
olmayan bir formda mevcut olduğunu anlatır. (Genesis 1:2). O, önce dünyanın
yüzüne ilerleyen Tanrı’nın ruhu” idi [yazarın vurgusu]. Sefer Yetzirah, evreni mümkün kılan Ana Harf olarak yaradılışın boşluğundan ilk
İbrani harfin ortaya çıktığını tanımlar : Alef (Elif). Büyük, mistik bir “sır” vasıtası ile,
Alef sonra evrenimizde ortaya çıkmak için ilk elemente tekamül etti/evrimleşti,
hidrojen, ayrıca Tanrı’nın isminin ilk harfi olarak : Yod. Big Bang’in modern teorileri
şimdi hidrojenin yaradılış anında salıverilen enerjiden oluşan ilk element olduğunu
ve evrende tek en bol element olarak kaldığını ileri sürer. Her ikisinin de aynı
elementi tanımladığı görülüyor ! Exodus bize YHVH isminin Tanrı’nın kişisel ismi olarak ifşa edildiğini çok spesifik
terimlerle hatırlatır. Eşit olarak açık terimlerde, insanlığın Tanrı’nın “imajında”
yapıldığı bize gösterildi.Belki bu bildiride tüm var olanın kaynağı ile ilişkimizi
tanımlayan en direkt ipucu bulunabilir. Yeni bir vurgu ile, kaynaklarımız ile ilgili
bildiri Tanrı olarak veya Tanrı’ya eşit olmak yerine sadece Tanrı’nın imajında
yapıldığımızı bize hatırlatır. Süptil olmasına rağmen, bu bildiri, biz Yaratıcımızın
niteliklerini inkar edilemez şekilde paylaşırken bizi çok farklı yapan bir şey
tarafından YHVH ten ayrı düştüğümüzü de ileri sürer. Kadim harfler ile modern elementlerin yerini değiştirince, Yaratıcımızın isminin
yüzde 75 ini temsil eden ilk üç harfi paylaşmamıza rağmen, kimyasal ismimizin
dördüncü ve son harfinin bizi Tanrı’dan ayrı düşürmekte olduğu açıktır. Tanrı’nın
varlığı üç gazın, hidrojen, azot ve oksijen, görünmez ve elle tutulmaz formu iken,
ismimizin son harfi bize bedenimizin rengini, tadını, sertliğini ve seslerini veren
“nesne”dir : karbon. Bizi Tanrı’dan ayrı düşüren tek harf ayrıca bizi dünyamızda
“gerçek” yapan elementtir. Bu, Tanrı’nın basitçe, görünmez elementlerden yapılmış bir gaz serpintisi olduğunu
ileri sürmez. Bunun yerine, dünyamızın ve yaşamın temelinin kendisinin mümkün
3/4
TANRI KODU - DNA'nın Lisanı
Koşulsuz Sevgi
olması, üç milenyum önce Tanrı’nın Musa’ya ifşa ettiği isim vasıtası iledir. Tanrı,
evrenin tek en bol elementinin hidrojen formunda olduğunu bize söyler. O, olmuş
olan ve olacak olan her şeyin bir parçasıdır. İnsanın Bedeninde Tanrı’nın İsmi Efsane, Kral Süleyman Jerusalem’de kutsal tapınağını inşa ettiğinde, ilk taşın
yerleştirilmesinden bile önce kadim bir ritüelin gerçekleştiğini belirtir. Bugünkü
Masonların gelenekleri vasıtası ile korunan, bu ritüel yönlendirmeyi ve bir taşı
yerleştirmeyi içerir, sonunda büyük kompleksin tüm diğer taşlarının
yönlendirileceği, köşe taşı (temel taş). Kralın bu temel taşının içine bir parşömen
sayfası yerleştirdiği söylenir, bu sayfada o kendisi tek bir ismi yazmış. Sembolik
olarak, Jerusalem’in Kutsal Tapınağının temel taşını demirleyen isim ayrıca Kral
Süleyman’ın insanlarının liderliğine, ulusunun gücüne dayanan isim oldu ve
dünyanın organize dinlerinin üçte biri için temel oldu. O tek isim tetragrammaton
YHVH idi, Tanrı’nın zamansız ismi. Tanrı’nın ve insan bedeninin ismini oluşturan asl harflerin daha yakından
incelenmesi bu kadim ilişkinin bize bugün söylediğini tam olarak açıklar. İncil
metinlerinin orijinal versiyonları Tanrı’nın ismini YHVH olarak ful olarak bilgilendirir,
ayrıca onlar YH olarak kısaltılmış versiyonu ima eder. Bilginler genel olarak bu iki
ismin YHVH ve YH nin birbiri ile değişebilir olduğunu kabul ediyor. Tercüme
edildiğinde, YH ismi “Sonsuz” olarak okunabilir. Spesifikler zaman ve kültürler ile değişebilmesine rağmen, modern İngilizcede
sonsuz (ebedi) kelimesinin anlamı başlangıcı ve sonu olmayan ve zamanın
sınırlamalarının ötesinde fonksiyon gören bir varoluşu ima eder. Hem Tanrı’nın
isminde, YHVH, hem de insan bedeninde, YHVG, ortak olan kesinlikle bu “ebedi”
veçhedir. Hem eski yapıtların gizli harf kodları, hem de bir alfabe olarak DNA nın
kelimesi kelimesine çevirisi vasıtası ile, varlığımız ile ilgili bir şeyin sürekli ve ebedi
kaldığı bize gösteriliyor. Genetik kodumuzu tanımlayan elementlerin ful yüzde beşi
vasıtası ile Yaratıcımız ile bu asla – sona ermeyen niteliği paylaşıyoruz. YHVH = Tanrı’nın ismi YHVG = İnsanın ismi
YH (Tanrı/Ebedi) Tanrı’nın isminin bir yarısını ve hücrelerimize kodlanmış ismi
oluşturur. (Çeviri ; Saffet Güler)
_______________________________________________
Koşulsuz Sevgi
4/4
Powered by TCPDF (www.tcpdf.org)
Download