TEKEL ATEŞiNi BÜYÜTMEYE!

advertisement
GÜVENCELİ GELECEK İÇİN
TEKEL ATEŞiNi BÜYÜTMEYE!
Ankara’nın karına, yağmuruna, hükümetin baskı, tehdit ve tüm saldırılarına karşı boyun eğmeyerek, kölece çalışmayı reddeden binlerce TEKEL
işçisi iki aydır onurlu mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyor. Özlük haklarını almadan evlerine dönmemekte kararlı olan işçiler “4/C’yi toprağa
gömeceğiz!”, “Ölmek var dönmek yok!” diyerek şanlı direnişleriyle umut
vaadediyor.
İşçilerin direniş yeri olan çadırkent, bildiğimiz kentlere benzemiyor. İşçiler buraya Türkiye’nin dört bir yanından ailelerinden ayrılarak, insanca
yaşamaya yol olacak haklarını kazanmak için geldi. Bir TEKEL işçisinin de
dediği gibi; “Ben 2 yıl sonra emekli olacağım. Ben çocuklarımın geleceği,
işçi sınıfı için direniyorum. Yarınımız için direniyoruz.”
TEKEL işçilerinin mücadelesi Ankara’da kurdukları direniş çadırlarının dışına çıkarak, tüm işçi-emekçilerin mücadelesi oldu. Yakılan direniş ateşi
büyüdü ve tüm ülkeye yayıldı.
“Bu ülke yol geçen hanı değil. Size ay sonuna kadar sabrediyoruz.”, “Daha ne
istiyorsunuz, maaşları 900.00 TL’ye tırmandırdık!” diyen Erdoğan’a cevap,
tek yürek olup yapılan eylemlerle, grevlerle veriliyor. Bununla birlikte
taşeronlaştırmaya, kölece yaşamaya karşı direnişe geçen İtfaiye işçileri,
Esenyurt Belediye işçileri, Mutaf işçileri, Sinter işçileri, Çemen Tekstil işçileri bu sömürü düzenine karşı tek yürek, tek ses olarak anladıkları dilden
konuşuyor.
Artık küçülen bir dünyada yaşıyoruz. Neresinde yaşıyor olsak da aynı sınıfın parçasıyız. Bir yerde işçiler bir kayba uğradıysa hep beraber kaybediyoruz. Kazanırsak da bu işçi sınıfının kazanımı oluyor. 28 Şubat’ta polis
saldırısıyla tehdit edilen TEKEL işçileri tüm sınıf kardeşlerine “İşçi, emekçi,
öğrenci kardeş; Ayşe teyze, Hasan amca sen de gel” diyerek mücadeleye
omuz verme çağrısı yapıyor;
“Türkiye’de insanca yaşam olmadığını, daha sırada binlerce işçinin olduğunu, özelleştirilecek birçok kurum olduğunu anlatsınlar.” Tokat TEKEL
“Sermayenin nasıl dini imanı yoksa; işçilerin de ulusu yok. Bu yüzden ülkenin her yerinden desteğe ihtiyacımız var.” Bismil TEKEL
“Hakkımız olanı almadan evlerimize dönmeyeceğiz.” TEKEL işçileri
TEKEL’e yapılmak istenen saldırı tüm işçi sınıfına yapılmış sayılır. TEKEL
kazanırsa tüm işçi sınıfı kazanacak. TEKEL yenilince sırada yüzbinlerce
işçi var. Bugün nerede olursak olalım, aynı ezgiyi söylemenin zamanıdır.
Bu artık hepimizin kavgasıdır. TEKEL işçileriyle birlikte mücadele etmemiz demek, geleceksizliğe karşı özgürleşip, mücadele içinde yön bulucu olmamız demektir. Biliyoruz ki kapitalizmde ne iş, ne işgüvencesi, ne
sağlık, ne eğitim var bizlere. Yalnız açlık, sefalet, kölelik var. TEKEL’in
EKEL’in de,
EKEL
güvencesiz kölece yaşama mahkum edilen milyonlarcamızın da kaderi bulunduğumuz her yerden harekete geçmemize bağlı. Yaşamlarımız
sermayenin isteği doğrultusunda şekillenirken “DUR” demenin zamanıdır.
TEK bir EL, tek bir yumruk olarak, 20 Şubat’ta Ankara’da TEKEL işçileriyle
dayanışma mitingine milyonlar olup akma zamanıdır.
Seni köleler kurtaracak kurtaracaksa
Kurtulmak yok tek başına yumruktan ve zincirden
Ya hep beraber ya da hiç birimiz ...
DEVRİMCİ
PROLETARYA
Download