16. sayi sayfalar

advertisement
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 1
GOLDEN HOLIDAY Frankfurt’tan Türkiye Uçularına Baladı
SunExpress ile her Pazartesi, Salı, Perembe ve Cumartesi günleri zmir seferleri
ve Salı, Cumartesi, Pazar Antalya seferleri
Bestair Uçak irketi ile her Salı, Perembe ve Cumartesi stanbul, her Salı Kayseri,
her Perembe Adana ve her Cumartesi Ankara direkt seferleri
Kıbrıs Türk Hava Yolları ile Ankara ve stanbul balantılı Ercan seferleri
(Geni Bilgi 2. Sayfada)
t
f
a
r
D
Yaz Okulları ve Önemi
Almanya’nın
Türk Problemi /
Ufkumuzu
Karartan
Aydınlar
Mahmut AKAR
Dosya
Sayfa 5’te
LMN
ÖNÜNDEK
ENGELLER
Tarihi
Durumanın
Ardından
Sebahattin UÇAR
Ramazan KURUYÜZ
Dosya
Sayfa 27’de
Dosya
Hacarab’ın
serüvenleri
IGMG
Yaz Okulları
ve entegrasyon
sürecine katkıları
Kim
anayasa
dümanı?
M.Salih AYDIN
Mehmet GEDK
Ouz ÜÇÜNCÜ
Özel Köe
Sayfa 25’te
Dosya
Sayfa 7’de
Dosya
Sayfa 9’da
Sayfa 11’de
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 2
t
f
a
r
D
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 3
Hayat
HASBHAL
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
3
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
EDTÖR’DEN
Hayırlı Tatiller...
Sevgili dostlar!
Yine dolu dolu bir ay› geride b›rakt›k. Art›k
Almanya`n›n ve tabiki Hessen Eyaletinin izin
sezonu da geldi çatt›. Temmuz ay›n›n ortas› itibariyle izinciler yollara düflmüs olacaklar.
fiimdiden izine giden dostlar›m›za kazas›z belas›z hay›rl› yolculuklar dileriz.
Geçti¤imiz dönemde Hessen Eyaletinde yap›lan pekçok programa ifltirak etme f›rsat› bulduk.
Baflta Herborn Yabanc›lar Meclisinin düzenlemifl oldu¤u “Kültür fiöleni”ne kat›ld›k.
Bu flölendeki organizasyon gerçekten güzeldi.
Organizeyi bizim genç kardefllerimiz yapm›fllar idi. Burada bu kardefllerimizi kutlamak istiyorum. Özellikle programda bir konuflma yapan SPD Federal Milletvekili Helga Lopez`i
de tebrik etmek istiyorum. Konuflmas›nda
özellikle entegrasyon ile alakal› sözleri tüm salonda bulunanlarca takdirle karfl›land›. Almanya Federal ‹çiflleri Eski Bakan› Say›n Otto
Schlie`nin “en iyi entegrasyon asimilasyondur” sözünü tashih edercesine “entegrasyon
asimilasyon de¤ildir” sözü salonda bulunanlar
taraf›ndan alk›flla karfl›land›.
Yine Hessen`de bulunan sivil teflkilatlar›n
yapm›fl olduklar› programlara ifltirak ettik. Elsenfeld Milli Görüfl Teflkilatlar›n›n 20. kurulufl
y›ldönümü etkinliklerine kat›ld›k. Burada flunu
da belirtmek isterim ki; gazetemize ve flahs›m›za gösterilen ilgi ve teveccüh bizleri ziyadesi ile memnun etmektedir. Demek ki gazetemiz
insanlar›m›z›n meselelerine e¤ilme ve reçete
olma baflar›s›n› elde etmifl durumdad›r.
15. say›m›zda özellikle baflörtülü resim meselesi ile alakal› önemli bir yaz› yay›nlam›flt›k.
Bu yaz›n›n insan›m›za yol göstermifl olmas›
bizleri sevindirmifltir. Hessen Eyaleti yetkilileri bu meseleyi gündemde tutmaya devam ediyorlar. Yay›nlam›fl oldu¤umuz yaz›daki resimlerin flekillerine dikkat edilmesi özel ricam›zd›r. Kimse sizi bu resimlerin fleklinin haricinde
baflka bir ba¤lama flekline veya bafl›n›z› aç›k
flekilde resim getirmeye mecbur edemez. Her
zaman tekrarlad›¤›m›z gibi Almanya bir hukuk
devletidir. Ve hukuk devletinde kimse dini vecibelerini yerine getirme noktas›nda engellemelere tabi tutulamaz. Bu inanc›m›z› daima
korumaktay›z.
t
f
a
r
D
Darmstadt`ta Vuslat Gecesi isimli bir programa kat›ld›k. Bu program bizleri biraz daha
sevindirdi. Çünkü gün geçtikce insan›m›z›n
kültür programlar›ndaki ihtiyac›n›n de¤iflti¤ini
tabiri caiz ise seviyenin biraz daha yükseldi¤ini görmekteyiz. Bu programda tam manas› ile
olmasa bile Türk Tasavvuf Mus›kisinden örnekleri gördük. Genç kardefllerimizin sema
gösterisi bizleri mest etti dersek yanl›fl olmaz
herhalde.
Haziran ay›n›n bafl›nda Belçika Hasselt`te
yap›lan IGMG Kardefllik ve Dayan›flma program›na kat›ld›k. Program›n ihtiflam› ve organizenin güzelli¤i bizleri mest etti. Yaklafl›k 32
bin insan›n kat›ld›¤› programda en ufak bir s›k›nt› bile yaflanmad›. Özellikle Sami Yusuf`un
konseri izlemeye de¤erdi. Profesyonel manada
yap›lan çal›flmalar›n insan›m›z taraf›ndan be¤eniyle takip edildi¤i bir gerçek.
Yine k›sa ad› KAV olan Frankfurt Yabanc›lar Meclisinde bulunan Türklerin yapm›fl olduklar› tan›flma ve bilgilendirme toplant›s›na
kat›ld›k. Bizler Almanya`da bulunan yabanc›lar; bu meclislerin diyalog için önemini hala
kavrayamam›fl durumday›z. Dertlerimizi ve
meselelerimizi birinci a¤›zdan resmi makamlara ulaflt›rman›n en direkt yolu olan bu meclisler insan›m›z›n ilgisini bekliyor. Burada seçilmifl görevli kardefllerimizi çal›flmalar›ndan do-
lay› tebrik etmek istiyorum.
Yaz tatilinin bafllamas› münasebetiyle çocuklar›m›z›n e¤itimleri de gündeme geliyor.
Çocuklar›m›z›n dini e¤itimleri noktas›nda
özellikle çaba sarfetmemiz gerekiyor. Art›k flu
bir gerçek ki dini e¤itim noktas›nda eksik kalan bir çocuk kendisine de topluma da yararl›
olmada eksik kalmaktad›r. ‹statistikler dini
e¤itimini alm›fl bir çocu¤un topluma uyum
noktas›nda çok daha baflar›l› oldu¤unu göstermektedir. ‹zine gitmeyen kardefllerimizin mutlaka sivil toplum kurulufllar›n›n düzenlemifl olduklar› e¤itim kurslar›na çocuklar›n› göndermelidirler. Buralarda çocuklar hem e¤itimlerini almakta ve hem de bir nevi yaz tatillerini de¤erlendirmifl olmaktalar.
WM 2006 Dünya Kupas› organizasyonu
Almanya için bir yüzak› olmufltur. Organizasyon boyunca hiçbir s›k›nt›n›n yaflanmamas› ve
gerçekten medenice karfl›laflmalar›n yap›lmas›
ve seyredilmesi takdire flayand›r. Burada futbolseverlerin güvenli bir flekilde bu organizeyi
takip etmelerini sa¤lad›klar› için, Alman resmi
makamlar›n› tebrik etmek gerekir. Futbolun
güzelliklerini beraberce yaflaman›n hazz›n› ortaya koyan tüm insanlara teflekkür etmek laz›m. ‹nflallah bu tür organizeler tüm dünyadaki
futbol izleyicilerine örnek olur. Ve inflallah
Türkiyemiz de bu tür büyük organizeleri yapma baflar›s›n› elde eder.
Sevgili Prof. Dr. Yaflar Bilgin CDU Hessen
Eyalet yönetiminde aktif olarak görev alm›fl
durumdad›r. Biz Yaflar Bey`in insan›m›z›n meseleri ile ilgilenilmesi aç›s›ndan faydal› olaca¤› kanaatindeyiz. Bugüne kadar yapm›fl oldu¤u
faaliyetler bizleri yan›ltmayacakt›r diye düflünüyoruz. Ayn› zamanda Yaflar Bey`in; CDU
Hessen yönetimi ile insan›m›z aras›ndaki so¤uklu¤u da kald›raca¤›n› düflünüyoruz.
Sevgili dostlar; sizlerden Eylül 2006 bafl›na
kadar izin rica ediyoruz. Malumunuz izin sezonunda bizler de izine ç›k›yoruz. ‹nflallah Eylül
bafl› itibariyle yepyeni dolu dolu bir Hessen
Hayat ile karfl›n›zda olmaya çal›flaca¤›z.
Bu vesile ile Cenab-› Allah çal›flmalar›m›z›
bereketlendirsin, fluurland›rs›n. Çal›flmak bizden, baflar› Allah`tand›r.
Allah`a emanet olun.
Hessen Hayat Ayl›k Ücretsiz Gazete
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Sahibi ve Genel Yay›n Yönetmeni: Sinan AKTÜRK
Yay›n Kurulu: Dr. Yusuf Ifl›k, ‹brahim Gümüflo¤lu, Mahmut Aflkar, Sinan Aktürk, M. Salih Ayd›n, ‹hsan Güler,
Saim Ayas, (Profesör) Ünal Köse
Merkez: Königsbergerstr. 16 · D-61169 Friedberg
Tel: 06031-162411 · Fax: 06031-738644 · E-mail: [email protected]
Gazetemizde ç›kan yaz›lar›n ve reklamlar›n içeri¤inden sorumlu de¤iliz.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 4
ETKNLK HABER
4
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
IGMG Darmstadt’ta Vuslat Gecesi
IGMG Hessen Bölgesine ba¤l› olarak faaliyetlerini sürdüren Darmstadt Cemiyeti
taraf›ndan organize edilen “Vuslat Gecesi” program› Eberstadt’ta yap›ld›.
Mehmet Ölmez- Darmstadt
GMG Hessen Bölgesine ba¤l› olarak faaliyetlerini sürdüren Darmstadt Cemiyeti taraf›ndan organize
edilen “Vuslat Gecesi” programi
Eberstadt’ta yap›ld›.
Program Darmstadt Camii ‹mam›
Ali Arslan’›n okudu¤u aç›l›fl Kur’an-›
Kerimi ile bafllad›. Aç›l›fl Kur’an-› Keriminden sonra Cemiyet Baflkan› Ahmet Ölmez kat›l›mc›lara bir selamlama
konuflmas› yapt›. Ahmet Ölmez; cemiyet olarak bu tür programlar› s›k s›k
yapacaklar›n› ve her programda da de¤iflik içeriklerle insan›m›z›n estetik
zevkini gelifltirmeyi düflündüklerini
ifade etti.
Daha sonra mikrofona IGMG Hessen Bölge Baflkan› Mehmet Atefl geldi.
Atefl: Programi düzenleyenlere teflekkür ettikten sonra; bu tür programlar›n
önemine de¤indi. Gün geçtikçe insan›m›z›n ihtiyac› olan bu tür programlarin
içerik olarak geliflti¤ini vurgulayan
Atefl; insan›m›z her fleyin en iyisine lay›kt›r dedi.
Mehmet Atefl’in konuflmas›ndan
sonra Cemiyet Kad›n Kollar› Gençli¤inden bir k›z›m›z “40 Yafl›ndas›n” ad-
I
l› Peygamber Efendimize ithafen yaz›lm›fl na’at› okudu.
Na’at›n sunumundan sonra sahneye
Grup Gülizar geldi. Birbirinden güzel
üç eser seslendiren Grup Gülizar salonda bulunanlara Tasavvuf Mus›kisi
ziyafeti sundular.
Grup Gülizar›n sunumundan sonra
akflam namaz› için mola verildi.
Akflam Namaz› molas›ndan sonra
program›n as›l hatibi Sebahattin Uçar
yaklafl›k bir saatlik sürecek olan Vuslat
isimli çal›flmas›n›n sunumunu yapt›.
Gerçekten hofl bir ortamda geçen bu
sunum esnas›nda salonda bulunanlar
özel dakikalar geçirdiler.
Sebahattin Uçar’›n sunumundan
sonra sahnede gençlerden oluflan bir
grup sema gösterisi yapt›lar. Özellikle
Almanya’da yetiflen bu gençlerin sema
gösterisi salonda bulunanlar taraf›ndan
büyük bir dikkatle izlendi.
Daha sonra Makedonya’dan Sami
Abdullah isimli haf›z›n sundu¤u Kur’an ziyafeti programdan al›nan hazz›n
en üst seviyeye ç›kmas›na vesile oldu.
Program›n as›l önemli sürprizi sona
b›rak›lm›flt›. Salavat-› fierifeler eflli¤inde “Sakal-› fierif” ziyareti yap›ld›.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 5
Hayat
DOSYA
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
Mahmut AKAR
ATB Genel Sekreteri
Almanya’nın
Türk Problemi
ir göçmen olarak kendi hâlimize
acıdı¤ım kadar Almanya’nın da
mevcut durumuna üzülüyorum.
Göçmenlerin iyi olabilmesi için göç ettikleri ülkenin de iktisadî, beflerî ve hukukî olarak iyi durumda olması lazım.
‹ktisadî hayatın her kötüye gidiflinde
gözler bu ülkenin yabancı kökenli vatandafllarına çevrilir. Meselâ malî durumu yerinde olan bir Türk lüks sınıf bir
araba binse, hangi parayla aldı diye
dikkatleri üzerine çeker. ‹flsiz bir Türk
de, devletin kasasını soyuyor diye düflmanca bakıflların hedefi olur.
Bu ülkenin Türk manzarası; namazda secdeye gidenlerin, çarflıda baflörtülü dolaflanların, mesire yerlerinde ailece piknik yapanların yazılı ve görüntülü medyadaki klifleleflmifl resimleriyle
zihinlerde yer etmifltir. Hadiseleri önyargısız ve yerinde de¤erlendiren birçok Alman yorumcunun da dedi¤i gibi,
Almanya’nın yabancılar meselesidinden ziyade buradaki Türklerle "Türkenproblem"i var.
Bu "mesele"nin nerden kaynaklanabilece¤ine üstbafllıklarla ıflık tutmaya
çalıflalalım:
-Göçmen nüfus içinde Türkler olarak en büyük azınlı¤ı teflkil etmek.
-Komünizmin yerine ‹slam’ın düflman ilân edildi¤i bir zamanda bu dine
mensup olmak.
-Cami/kültür/spor ve iflveren dernekleriyle kendi dinamiklerini muhafaza etmek.
-Hakkıyla temsil edilememek.
Yukarıdaki tesbitlerimizi tersinden
giderek cevapladı¤ımızda, Almanya’nın Türkler Meselesi de olmayabilirdi. fiöyleki; mevcut göçmen nufüsun
içindeki en azlardan olsaydık, müslüman de¤il de hıristiyan olsaydık, kültürel de¤erlerimizi ayakta tutan teflkilatlı
bir toplum olmasaydık ve iflinin ehli,
flahsiyetli bir durufl sergileyen temsilcilerimiz olsaydı, bugün mesele olan konular ve dolayısıyla biz Türk azınlık
problem olarak görülmeyecektik.
Zamanında Almanya’nın iktisadî
B
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
problemlerini kendi iflgücünü ortaya
koyarak çözmede yardımcı olan insanlar bugün problem olarak görülüyorsa,
yukarıda sıraladı¤ımız etkenlerden ba¤ımsız olarak, bu ülkenin göçmenler
politikasının olmayıflından veya mevcutun iflas etmesinden de kaynaklanmaktadır. Alman okullarında göçmen
ailelere mensup ö¤rencilerin baflarısızlı¤ının faturasını flimdiye kadar hep ailelere çıkaran resmî tavıra karflı en son
yayınlanan "OECD-Pisa Arafltırması
2003" neticelerine bakıldı¤ında, bu ülkedeki yabancı kökenli ö¤rencilerin ne
kadar ihmal edildi¤i, ayırımcılı¤a tabi
tutuldu¤u görülecektir.
Haftalık "Der Spiegel" dergisinin
15.05.06 tarihli internet sitesinde "Yabancı çocukları üç okul yılı geride"
bafllı¤ıyla yaptı¤ı haber/yorumda bu
çalıflma grubu içinde yer alan Petra Stanat’ın "Almanya’da yaflayan göçmenlerin durumu, süre uzadıkça daha da kötülefliyor" tesbitine yer vermifl. Sadece
bu tesbit bile buradaki göçmen nesillerinin gelecekleriyle ilgili endiflelerimizi
artırmaya yetiyor.
Biz söylemifl olsaydık, önyargılı bir
yaklaflım olarak de¤erlendirilecek ve
itibar edilmeyecekti. Konuyla ilgili Alman E¤itim Sendikası GEW internet sitesinde bizim düflüncelerimize de tercüman olarak flu tesbiti yapıyor: "Her
ne kadar muhafazakârlar da, Almanya’nın bir göçmen ülkesi oldu¤u gerçe¤ini görme¤e baflladılar ama eflit seviyede karflılıklı farklılıkları kabullenenen uyum sürecinden ziyade kayıtsızflartsız Alman Öncü Kültürü (hıristiyan?)’ne adapte olmayı beklemektedirler."
Almanya’daki Türk göçmenlerin bu
ülkeyle yabancı düflmanlı¤ı ve ayırımcılı¤ın dıflında ciddi bir problemi yok
ama Almanya’nın kendi Türkleriyle yine kendisinin icad etti¤i problemi var.
En son FAZ (Franfurter Allgemeine
Zeitung)’in buradaki müslüman azınlıkla ilgili yaptırdı¤ı kamuoyu arafltırmasında bu durumu ürpererek tekrar
görmek mümkündür. Bunu çözmek de,
kendisine problem üreten/yaratanların
meselesidir, bizim de¤il!
Ufkumuzu
Karartan
Aydınlar
"
Bizde fikir ormanda uyuyan güzeldir, kendisini uyandıracak prensi
bekliyor. (C. Meriç)"
Bir kaya parçasının ustanın elinde
flekillendi¤i gibi, ham maddelerin fabrikalarda ifllendi¤i gibi ve delice akan
suların kanallarla kontrol altına alınarak, yerine göre barajlarda biriktirilip
elektrik enerjisine dönüfltürülmesi gibi,
bir milletin aydınları onu flekillendirir,
ham düflünceleri olgunlafltırır ve kullanıma hazır (potensiyel) gücü yönlendirir.
Bir toplumun maddî-manevî refah
seviyesinin yükselmesi; onun sahip ol-
du¤u de¤erlerin kıymetini yukarıdaki
vasıflara haiz münevverler sayesinde
gerçekleflir. Türkiye’nin henüz daha bu
seviyeyi yakalandı¤ını söylemek mümkün de¤ildir. Bu istikamette bazen ciddi endifleler sebebiyet veren geliflmelere flahit olmaktayız. Tarihi geçmi¤imiz
ve bulundu¤umuz co¤rafik konum itibariyle dünya siyasetini yönlendirenlerin odak noktasındaki ülkelerin baflında
gelmekteyiz. Hâl böyle olunca; bin sene boyunca Haçlı saldırılarının önünde
kendini siper edinmesinin ötesinde Viyana kapılarına kadar Avrupa’nın içlerine girebilmifl bir millet üzerinde dünya hâkimiyetini elinde bulunduranların
binbir emelleri olabilece¤ini tahmin etmek, günümüz aydını için sıradan bilgi
olmalıdır.
Memleketin mevcut panaromasını
bir göz atalım: 17 Aralık 2005’de ABTam Üyeli¤i müracaatı alındıktan sonra hükümet, toplumda yeni heyecanlar
yaratacak uzun vadeli projeler ortaya
koyamayınca; Meclis (parlemanto) içi
ve dıflı muhalefetin sesi yükseliyor, giderek artan memnuniyetsizlikler halka
yayılıyor ve kurumlar arasında öteden
beri varolan güçler veya selahiyetler
çatıflması; bazen "Baflörtüsü", bazen
"Laik-Antilaik", bazen de "Ulusalcı-‹slamcı" kavramlar etrafında tehlikeli boyutlara vardırılıyor. Bir de bunlara,
"karanlık güçler"in tetikçilerinden çıkan kurflunları ilave ederseniz; ülke,
düflmanın arzuladı¤ı ortama sürüklenmifl oluyor. Böylesi, sıradan vatandaflın
kafasını allakbullak eden, geçmiflteki
kan, gözyaflı, yokluk ve ihtilallerin ça¤rıflımını yaptıran hadiseler karflısında
millete ümit verecek, tehlikeleri gö¤üsleyerek birli¤imiz ve dirliflimizin teminatı olabilecek aydınlarımızı geçmiflten
kalma ideolojik bir saplantı içerisinde
görünce, üzüntümüz bir kat daha artıyor.
Danıfltay üyelerine yapılan saldırı,
aslında istikrara, rejime ve ülkenin gelece¤ine sıkılmıfl kurflun oldu¤unu herkes bilmesine ra¤men, konu kıtlı¤ı çeken eli kalem tutan anlı-flanlı yazarlarımızın ve ilim erbabımızın hırçın, akl-ı
selimden uzak ve sı¤ de¤erlendirmeleri, Türk aydını adına bir azgeliflmifllik
vesikasıdır. ‹deolojik ça¤dan kalma,
ezberlediklerinin ötesinde fikir üretmeden yoksun olanlar, ülkenin önündeki
en geçilmez barikatları oluflturmaktadırlar. Bunların aslında kabile reislerinden hiçbir farkları yoktur. Herkes; benim bildi¤im, benim partim ve benim
çıkarlarım diyor. O mevzilerden atıfl
yapanların, "‹slamcı"sı, "Atatürkçü"sü
ve "Milliyetçi"siyle hepsi de –kendilerine göre- ülkenin yüksek menfaatlerinin yegane savunucularıdır. Ama di¤er
taraftan neticeye baktı¤ınızda; bu mevcut de¤erlerin hepsi de ülkesi ve milletiyle telafisi mümkün olmayacak tahribata maruz kalıyorlar.
Aflı¤ı oldu¤umuz Avrupa, "Aydınlanma"yı aydınları sayesinde gerçeklefltirirken, kendi gerçekleriyle de yüzleflerek o devreyi tamamlamıfltır. Bizim
5
aydınımız da, kendi dünya görüflü veya
inancından ba¤ımsız olarak, Kemalist,
Laik, Antilaik, Ülkücü, Ateist, Dindar,
Kürtçü, Alevici, Sünnici ve sair unsurları kabullenerek düflüncelerini ortaya
sürmelidir. Fikirler dayatma yoluyla
de¤il, ancak zıtlarıyla çarpıflarak (e¤er
varsa üstünlü¤ü) kendini kabul ettirebilir. Aydının görevi, kendi do¤ruları dıflında kalan herkesi ve herfleyi karalaya
karalaya toplum ufkunun tamamına yakınını karartmak de¤il, ufuk açmak ve
aydınlatmak olmalıdır. Bu noktadan
hareketle, Batı’dan neredeyse her konuda millet olarak a¤zımızın yandı¤ı
bu sıralarda ve hâlâ bir baflörtüsünü bile ülkenin en çözülmez meselesi haline
getirdi¤imiz bugünlerde genel hatlarıyla "Kemalist"lerimiz, "Milliyetçi"lerimiz ve "‹slâmcı"larımız Türkiye’nin
dünya konjüktüründeki konumunu hangi siyasî, iktisadî ve kültürel paradigmalara göre belirleyerek yönlendirmelidirler?
Millisi olmayan Müslüman-Türk
düflünülemeyece¤i gibi, ‹slâm’ı olmayan Milli-Türk de asla düflünülemez!
Dil, din ve soy birli¤i oldu¤umuz di¤er
Türk boyları veya devletlerini görmemezlikten gelmek, kendimizi inkâr manâsında olmasa da, dünyadaki yalnızlı¤ımıza boyun e¤mek demektir. Bir taraftan Batı dünyasıyla her türlü siyasiiktisadi-kültürel iliflkileriniz devam
edecek, di¤er taraftan Türk dünyası ve
‹slam alemiyle kucaklaflarak güçleneceksiniz. Aydınımız, milletler camiasında "Güçlü Türkiye" için olmazsa
olmazlarımızdan olan ve bu iki anata¤ıyıcımızı görerek önümüzü açmalı, ufkumuzu aydınlatmalıdır. Bu konuda
içimizdekilerle cedelleflme yerine, dünya âlimleri arenasında yarıflabiliyorsa,
her türlü takdir ve saygıya layıkdırlar.
Aksi taktirde, bu millet er veya geç
kendisini sahiplenen alimlerini ba¤rından çıkaracaktır.
Dünyanın yeniden bloklaflmaya meyillendi¤i, Rusya’nın tekrar A.B.Devletleri karflısında "Süper Güç" olarak
sahaya çıkmaya hazırlandı¤ı bugünlerde Türk aydını herkesden evvel, dünya
Türklü¤ünün örnek almak istedi¤i, her
konuda yardım bekledi¤i, a¤abeyi ve lider olarak arzu etti¤i Türkiye’yle kültürel ba¤ları pekifltermenin öncülü¤ünü
yapmalı, bu konuda devlet ve hükümet
yetkililerini adım atmaya zorlamalıdırlar. Sayın R.T. Erdo¤an’ın Baflbakanlı¤ındaki Hükümetin Türk dünyasıyla
olan münasebetlerini son derece yetersiz oldu¤unu, günlük siyaset dedikodusuyla köflesinde, patronunun televizyonunda ahkâm kesenlerden veya Türk
olarak yaratılmıfl olmayı neredeyse inkâr edeceklerden beklemek de beyhudelik olur galiba...
‹mparaorluk tecrübesine ve zengin
bir kültür birikimine sahip genç, dinamik ve atılgan bir milleti anlayabilecek,
yorumlayabilecek ve onları Batı karflısında temsil ederken alnı açık, baflı dik
durabilecek fikir ustalarına ihtiyaç var.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
6
Seite 6
ETKNLK HABER
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
Herborn’da Kültür öleni
Herborn Belediyesi Yabancılar Meclisinin düzenlemi olduu Kültür ölenine
halkın yanısıra Siyasi Parti temsilcilerinin de ilgisi büyüktü. ölende siyasi
arenanın her kademesinden katılımın olması dikkat çekti.
Federal Milletvekili
Helga LOPEZ (SPD):
P
rogram Herborn Belediye Baflkanı Hans Benner’in (SPD) yapmıfl oldu¤u açılıfl konuflması ile
baflladı. Konuflmasında Yabancılar
Meclisi Baflkanının ve ekibinin her türlü destekçileri olduklarını ifade etti.
Akabinde Herborn Belediyesi Yabancılar Meclis Baflkanı Halit Erdemir misafirlere katılımlarından dolay› flükranlarını arz etti. Yabancıların Almanya’ya kazandırdıklarını sıralarken ‘Birilerine 2. sınıf muamelesi uygulamak,
kimseyi 1. sınıf yapmaz’ sözleri ile konuflmasını tamamladı.
Programa misafir konuflmacı olarak
Federal Almanya Milletvekili Helga
LOPEZ (SPD), Hessen Milletvekili
Marcus Bocklet (Grüne/Yefliller), Bölge Grup Baflkanvekili Ronny Schmidt
(FDP), CDU Herborn-Sinn Gençlik
Kolları Baflkanı Florian Kämpfer (JU)
ve Hessen Yabancılar Meclis Baflkan
Yardımcısı Sawsan Chahrour (AGAH/
LAB) katıldılar. Her biri konuflmalarında Yabancılar Meclisi Baflkanını ve
ekibini tebrik ederken, Yabancıların ve
Yabancılar Meclislerin önemlerini vurguladılar.
Konuflmalar arasında Federal Almanya Milletvekili LOPEZ’in ‘Entegrasyon, Asimilasyon de¤ildir, insanlar
bunları birbirine karıfltırmamalı’ sözleri uzun süre alkıfllandı. Hessen Milletvekili Marcus Bocklet (Grüne/Yefliller) ise Yabancıların yeteri kadar vatandafllıktan faydalanmadıklarını hatırlattı.
Konuflma aralarında sahnede yer
alan Yunan Folklar ekibi (Sirtaki),
Türk Halay ekibi ve Kafkas oyunları
katılımcıların büyük be¤enisini kazandı.
Ayrıca programda Herborn Dergah
Saz-Ekibi, Lil Knight & Metaphor’un
Hip Hop ve Tarek Zahreddin yönetti¤i
‘Blue Dragon Akademi’nin Jeet-Kune
Do Show ve sunulan klip gösterileri salonda nefleli, canlı, heyecanlı ve unutulmaz anlar yaflattı.
Program, yo¤un istek üzere tekrar
sahneye gelen Kafkas Ekibinin gösterimi ile nihayete erdi.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
Seite 7
DOSYA
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
7
IGMG Yaz Okulları ve
entegrasyon sürecine katkıları
Mehmet GEDK
IGMG E¤itim Baflkan›
[email protected]
arklı kültürel ve dinî toplulukların meydana getirdi¤i toplumların, sa¤lıklı bir uyum içerisinde
yaflayabilmelerinin temel dinamiklerinden biri, ülke çapında toplumsal entegrasyonun sa¤lanmasıdır. Sa¤lıklı bir entegrasyon ise, tüm insanî de¤erlerin ve
gereksinimlerin göz önünde bulundurularak sa¤lanabilir. Özellikle Batı Avrupa ülkelerini dikkate alırsak, bu toplumların artık, farklı ırkların, dinlerin, dil
ve kültürlerin iç içe yaflamak zorunda
oldu¤u toplumlar oldu¤u gerçe¤ini görürüz. Entegrasyon sürecinin sa¤lıklı
yürüyebilmesi için de, göçmenlerin dinî
ve sivil toplum kurumları ile birlikte çözümler bulunması gerekir.
Bu yazımızda, IGMG Yaz Okulları’nın sosyal entegrasyon açısından
önemini de¤erlendirmek istiyorum.
Herfleyden önce, içinde yafladı¤ımız
toplumların bir parçası oldu¤umuz gerçe¤inden hareket ediyoruz. Bununla
birlikte, göçmen nesillerin kimlik arayıfllarında, yardımcı olma gerçe¤i ve bu
gerçe¤in de sosyal entegrasyona katkısını de¤erlendirece¤im.
IGMG Yaz Okulları’nda çalıflmalarımız, bu toplumdan kaçıflı de¤il, bu
topluma yönelik, ama farklılıklarımızı
da ortaya koyan bir çabayı göstermektedir. Bunun için de, gerek mevcut toplumsal sorumlarımızın ve gerekse farklı bir kültür anlayıflından kaynaklanan
sorunlarımızın teflhisi, tesbiti ve de¤erlendirmelerini göz önünde bulunduruyoruz. Ki sa¤lıklı bir kimlik bulma gayesi ancak bu flekilde gerçe¤e dönüflebilir. Karflılafltı¤ımız bu sorunların çözümlerini bulmak, bu sorunların çözümünde özellikle e¤itim boyutunu ön
planda tutmak durumundayız. Zira e¤itim, uyumun birinci çözümüdür. Bu
e¤itimde, dinî bilgilerin ö¤retimi oldu¤u kadar, Müslümanca davranma ilkeleri, yani, adab-ı muafleret dedi¤imiz
toplumsal iliflki, dost ve arkadafl edinebilme yetene¤inin gelifltirilmesi gibi temel davranıfllar önemli bir yer tutmaktadır. Gençlerimizin ‹slamî kimliklerini
bulmalarına yardımcı olmak, bu okulların ana hedefi. Çünkü, sa¤lam temellere
oturtulmufl bir kimlik, entegrasyon için
F
engel de¤il, yönlendiricidir. Bu açıdan
bakıldı¤ında, Yaz Okulları, ya temelleri
zaten atılmıfl olan ‹slamî kimli¤in geliflmesine yardımcı oluyor ya da, bu kimli¤in temellerinin atılmasına. Bütün bu
çalıflmalar, e¤itim sürecinin uzun bir
süreç oldu¤u gerçe¤inden hareketle, pedagojik ve didaktik metotlar dahilinde
yapılmaktadır.
Yaz Okulları çalıflmalarında, ilkesel
olarak aynı olsalar da, belirli kalıplar
bulunmuyor. Ö¤retmenlerin, ö¤rencilerin bizzat kendilerinin ve binaların fizikî flartlarına göre de¤iflkenlik arzediyor.
Fakat temelde, çocuklarımızın kimlik
kazanmaları ve sorumluluk üstlenebilmelerini hedefliyor. Bu çalıflmaları, veli dernekleri, okul aile birliklerinin katkıları ile zenginlefltirerek velileri de e¤itim sürecinde aktif rol almalarını teflvik
ederek katkıda bulunmalarını sa¤lıyoruz.
Bize göre entegrasyon, kiflilere sorumluluk ve özgüven kazandırmakla
gerçeklefltirilebilir. Yaz Okulları’nda
bu amaca yönelik olarak, sosyal aktivitelerle çocuklarımızın kendi kifliliklerinin gelifltirilmesi sa¤lanıyor. Bunun
için de, yerel lisanların kullanımını tercih ediyor ve bunu teflvik ediyoruz. Çocuklarımızın kendilerine olan özgüvenlerinin sa¤lanması ve kifliliklerinin geliflmesi, kendi inançlarını ve kültürel
kimliklerini yerel lisanlarda, di¤er insanlara anlatabilmeleri ve aktarabilmeleri ile kuvvetleniyor. Bununla birlikte,
kültürümüzün aktarımında temel araç
olan Türkçe’nin de gelifltirilmesine
önem veriyoruz.
Kimlik edinmek ve kimlik bunalımının çözümüne yardımcı olmak, Yaz
Okulları’mızın temel hedeflerinden birisidir. Bunun için, bu programlara katılan tüm çocuk ve gençlerimizin e¤itimlerini Avrupa için özel hazırlamıfl oldu¤umuz temel e¤itim ve gençlik e¤itim
müfredatları çerçevesinde e¤itimlerini
gerçeklefltirmekteyiz. Böylelikle, e¤itimde birlikteli¤i sa¤lıyor ve çocuklarımızın içinde yafladıkları toplumda, dıflarıdan transport edilmifl bir kültür yapılanmasından dolayı ortaya çıkan kimlik bunalımlarının çözümlenmesini kolaylafltırıyoruz.
Bu konuyu biraz daha izah etmekte
fayda buluyorum. Çocuklarımız eninde
sonunda bir kimli¤e bürünüyorlar. Fakat bürünülen bu kimlik, gelecekte kendileri açısından ne kadar uyumlu bir
kimlik olacaktır? Sorusuna gerçekçi bir
cevap da bulmak zorundayız. Biz
IGMG olarak, çocuklarımızın Avrupalı,
ama Müslüman kimlikleri ile bu toplumda yer almalarını istiyoruz. Transport edilmifl kültür dedi¤imizde, bu gerçe¤e iflaret etmek istiyoruz. Transport
edilmifl kültürde, dıfl dünyayı tanıma ve
tanımlama zorunlulu¤u yoktur. Fakat
oturmufl ve sa¤lıklı bir kimlik, yerinde
oluflmufl bir kültürle ortaya çıkar. Bu
kimli¤in oluflumu da, bize göre, Kur’an
ve Sünnet’e dayanan ölçülerle Avrupa
kültürünü de bilen, dikkate alan bir e¤itim süreci ile gerçekleflecektir.
Okul ve meslek e¤itimi de Yaz
Okulları’nın a¤ırlıklı bir noktasını oluflturmaktadır. Her ne kadar, Yaz Okulları’nda bu alanlarda dersler verilmiyor
ise de, çocukların hayatında okulun ve
e¤itimin önemini vurgulayarak, gelece¤in ancak e¤itim ve okul ile temin edilebilece¤i anlayıflı yerlefltiriliyor. Çocuklarımız okul ve meslek e¤itimi bakımından yönlendiriliyor, kendi kabiliyetlerini kendilerinin ortaya çıkarmaları
için tavsiyelerde bulunuluyor. ‹statistiklere baktı¤ımızda gördü¤ümüz gerçek
fludur: Özellikle Türk çocuk ve gençlerinin okullardaki e¤itim ve ö¤renim seviyesi, bulundukları ülkelerin genel düzeyleri dikkate alındı¤ında hiç de içaçıcı de¤il. Türk çocuklarının, yüzde 75
oranında kalitesi düflük çevre ve okullarda e¤itim görmekte olduklarını görebiliriz. E¤itim ve ö¤retim alanındaki ihmal ve ilgisizlikler, talebelerin baflarısızlı¤ını garanti etmekten baflka bir ifle
yaramıyor. Böylesi bir durumda çocuklarımız hedefsizlik ve yönsüzlükten dolayı, arzu edilen baflarıya ulaflamıyor.
‹flte bunun için, Yaz Okulları, okul e¤itimin önemini kavratmak ve çocuklarımızın yönlendirilmesine yardımcı olmak gibi bir görevi de üstleniyor.
Yaz Okulları’nın bir paralel toplum
oluflmasına katkısı veya paralel toplum
oluflması için bir altyapı teflekkül etti¤i
yolundaki iddiaların, yanlıfl ve eksik
bilgilenmeden kaynaklandı¤ını söylemek zorundayız. Do¤rudur, Yaz Okulları’nda çocuklarımız farklı bir kültür
ve farklı bir inanç yapısına sahip olduklarının fluuruna varıyorlar. Ama bu fluur, yeni bir sosyal olufluma, daha açıkçası paralel bir toplum oluflumuna yönelik de¤il; farklı bir kimlik fluuruyla bu
toplumdaki yerini alma çabasına yöneliktir. Göçmen kökenli oldukları gerçe¤inin yanı sıra, bu çok kültürlü toplumlarda inançlarımız do¤rultusunda, toplumun bir parçası oldu¤u gerçe¤inin
kavranılması da önem arzetmektedir.
Aslında tartıflmanın temeli, entegrasyon veya asimilasyonun nasıl anlaflıldı¤ı ve göçmenlere hangisinin, nasıl
dayatılmak istendi¤i ile ilgilidir. Bu açıdan bakıldı¤ında, son yıllarda entegrasyon ve asimilasyon kavramlarının sosyal ve siyasî platformlarda, amansızca
tartıflıldı¤ına, yazılıp çizildi¤ine flahid
oluyoruz. Üzülerek de söylemek gerekirse, bu tartıflma süreçlerinin, model
olarak sokaklara, okullara, resmî kurumlara ve dolayısıyla toplum içerisine
taflınarak, pratik modeller oluflturmaya
yönelik yanı yok. Tartıflma daha ziyade,
göçmenlerin, ço¤unluk toplumlar bün-
yesinde eritilerek asimile edilmesine
yönelik.
IGMG Yaz Okulları ile ilgili olarak
bilinmesi gereken en önemli noktalardan birisi fludur: Bu programlar, ‹slamî
bir kurulufl olarak bizim üyelerimize,
cemaatimize ve bu hizmetlerden yararlanmak isteyen Müslümanlara karflı bir
sorumlulu¤umuzun yerine getirilmesidir. Bu Müslümanların bir ihtiyacıdır ve
IGMG bunu bir görev olarak yapmaktadır. Bu yüzdendir ki, bu programları,
toplumdan uzaklaflma olarak göstermek
tamamıyla yanlıfltır. Entegrasyon söz
konusu edildi¤inde, gördü¤ümüz flu
gerçe¤e de iflaret etmekte yarar vardır.
Entegrasyon sürecinde, ülke yöneticileri, toplumsal gereksinimi yeterince karflılayacak sa¤lıklı ve bilimsel mekanizmaları oluflturamamıfllardır. Göçmen
nesillerin kendi dil ve dinini ö¤renebilece¤i e¤itim-ö¤retim fırsat ve imkânlarının da genel sistem içerisinde oluflturulmasına yönelik adımlar atılmamıfltır.
Mevcut yapı, yanlıfl yönlendirilmelerle,
maalesef kültürler arası barıflı ve entegrasyonu de¤il, sosyo-kültürel kargaflayı
teflvik ediyor. Sonunda, karflılıklı ön
yargıları pekifltiriyor, ırkçılık ve ayrımcılı¤ı körüklüyor. Entegrasyon sürecinde inançlar dikkate alınmalıdır ve Müslümanların kültür ve inanç de¤erlerini
ö¤renmesi ve bu de¤erlere ço¤unluk
toplumu tarafından da saygı duyulması,
önemli bir rol oynar. Dolayısıyla IGMG
Yaz Okulları, madalyonun Müslümanlara düflen görevini yansıtıyor.
Aynı zamanda bir sivil toplum kurumu olarak, çalıflma sahamızın toplumsal entegrasyona katkısının bilinci ile
çalıflıyoruz. Zorluklar ve hakkımızdaki
yanlıfl hükümler bizleri çalıflmalarımızdan alıkoymayaca¤ı gibi, bu programların daha da gelifltirilmesine yönelik
elefltiri ve önerilere da açık oldu¤umuzu
bildirmek istiyorum. Anayasal hak ve
özgürlükler çerçevesinde ‹slam inançları do¤rultusunda, Müslüman çocukların
e¤itimi ve ‹slamî kimlik kazanmaları
bizim için önemlidir.
‹çerisinde yafladı¤ımız ülkelerde ‹slam’dan baflka ve hatta zaman zaman
‹slam’a aykırı inanç ve kültürlerin bulundu¤unun bilincindeyiz. Bu bilinci
Müslüman çocuklara da aktarma gayretindeyiz. Ama aynı zamanda, Müslümanlar olarak bizim inanç ve kültürümüzün de bu ülkelere bir zenginlik kazandıraca¤ını düflünüyoruz. Programlarımıza katılan çocuklarımıza, farklılıklara saygı ve tahammül etme fluurunu
da zaten ancak böyle kazandırabiliriz.
Di¤er insanlara karflı saygılı olmanın,
temel bir ahlakî de¤er oldu¤unu kavratmanın yolu da, kendi öz kimli¤ini ve
özgüvenini kazanmaktan geçti¤ini de
hatırlatmak istiyorum. Yaz Okulları’nda buluflmak üzere..
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 8
ETKNLK HABER
8
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
IGMG Elsenfeld 20. yılını kutladı
E.B.G.-Elsenfeld
6.05.2006 tarihinde, ismi Türkisch
Deutscher Kultur Verein olan,
IGMG Elsenfeld fiubesi Fatih Camii
Elsenfeld’in 20.yılını kutladı. Saat
18.30’da bafllayan Pro¤ram Camii ‹mamı
tarafından okunarak, açılıfl Kuran-ı Kerim
ile bafllad›.
Cemiyet Baflkanı Ahmet Turhan, selamlama konuflmasını, Fatih Camii Elsenfeldin kuruluflunu ve 20 yıllık faliyetlerini
dile getirerek baflta ilk Camii kurucularına
"Nafiz Güzel, Niyazi Poyraz, Mehmet Aslan, Ali Nefes, Hoca Mahmut, Hoca Metin gibi..., bütün üyelerine, idarecilerine
ve maddi manevi eme¤i geçen tüm kardefllerimize teflekkür ederek konuflmasını
noktaladı.
Gelen Alman misafirleri için, Gençlik
kolundan Bekir Güzel 20 yıllık raporu Almanca olarak tercüme etti. Almanya’ya
gelen birinci neslin bu flubeyi açma amac›, Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed
(s.a.v) buyurdu¤u gibi: "‹nsanlar›n en hay›rl›s›, insanlara faydal› olan›d›r" - "kötülü¤ü, iyilikle yok et" düflüncesi ile bu 2
2
r
D
ana madde üzerine kuruldu¤unu, hizmet
etti¤ini ve gelecekte de ayn› bu düflünce
ile ba¤l› oldu¤umuz çat› kurulufluyla birlikte, devam çalıflaca¤ını ifade etti.
Pro¤ramın sonuna kadar, aralarda yapılan çekilifller, ezbere fliirler ve Esmaul
Hüsna, Grup Yeni Ça¤ ve Grup Selsebil`den söylenen ilahiler, e¤lenceye ayrıca
güzel renk kattı.
Elsenfeld
Gençlik
Teflkilat›
Tnt.Bflk.Y.Güzel tarafından hazırlanan
"20 Yıl Fatih Camii Elsenfeld" Slayt gösterisi izleyicileri neflelendirdi ve Ahde Vefa bölümü ile derinden duygulandırdı.
Tüm kat›l›mc›lara dünya ve ahiret saadeti dileyen IFH Genel Bflk. Mehmet
Atefl Hadis ve Ayetlerle "‹slam davas› u¤runda sakal›n› a¤artan, cennete girer" sözüne devam etti.
Bar›fl ve iyili¤in elçileriyiz. Dünyada
nerede olursak olal›m, Müslüman oldu¤umuzdan utanmamal›y›z, çünki bizler bar›fl
ve güzellik için çal›fl›yoruz. Kanun ve Hukuk devletindeyiz. Alman kanunlar› içerisinde çal›flmalar›m›z› yapaca¤›z ve hakk›m›z› da arayaca¤›z. Diyalog çal›flmalar›-
t
f
a
m›z dinler de¤il dindarlar aras›nda diyalo¤u sürdürece¤iz. Bu ana bafll›klar› ile Kültürler aras›ndaki çal›flmalarda, IGMG’siz
olamayaca¤›n› dile getirildi.
Konuflman›n ard›ndan plaket verme
bölümüne geçildi. Plaketler eskimeyen
Cemiyet, Gençlik, Kad›n Kollar› Baflkanlar›na ve baflar›l› talebelere verildi.
Plaketleri, Elsenfeld fiubesinin faal duruma gelmesine vesile olan, IGMG-Hessen Bölge Genclik Teflkilat› Baflkan› Hakan Bayhan ve IFH Baflkanı Mehmet Atefl
taraf›ndan takdim edildi.
Program›n sonlar›na do¤ru Avrupa F›k›h Konseyi Üyesi IGMG ‹rflad Baflkan
Yrd. Mustafa Mullao¤lu izleyicileri tekrar
coflturdu. Söze bafllarken Camii infla etmenin, Cemiyete Üye olman›n yaflan›lm›fl
olaylarla, Hadis ve Ayetlerle, Dünya /
Ahiret ne kadar önemli oldu¤unu kulaklara yans›tt›. ALLAH’›n izniyle: "Bodrumda da Alt›n yetifltirmeyi biliriz" diyen Hatib, ASRI Saadete dönerek izleyicilere alt›n dakikalar yaflatt›.
Kapan›fl Kuran-› Kerim, Cami Talebesi Tugana Aslan taraf›ndan okundu.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
Seite 9
DOSYA
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
9
Tarihi Durumanın Ardından
“Uzlaflmay› ve bar›flmay› bilmeyen, kavga etmemelidir!”
Ramazan Kuruyüz
Hessen slam Cemaati
IRH Bakanı
Y
az›ma öncelikle k›sa bir tan›tma ve geçen y›lki yaz›mdan bugünkü geliflmeleri ayd›nlatacak bölümleri tekrar ederek
bafllamak istiyorum. Almanca ismiyle Islamxsche Relxgionsgemeinschaft Hessen/IRH olarak kamuoyunda
tan›nan Hessen ‹slam Cemaati, eyaletimizde bulunan cemaat ve cami
derneklerinin büyük ço¤unlu¤unun
kat›l›m›yla, fertlerin (bireylerin) üyeli¤i fleklinde, Kas›m 1997’de kurulmufltur. Eyalet düzeyinde bugün yaklafl›k 11.500 üyesi bulunan IRH, birçok cemaat, millet ve rengin bulufltu¤u ümmet mozai¤ini sergilemektedir. IRH, sizlerin, bizlerin, hepimizin
çocu¤u ve ortak emeklerimizin ürünüdür.
Kuruluflundan bugüne kadar IRH,
Hessen Eyaleti’nde yaflayan üyelerinin ve tüm Müslümanlar’›n, toplum
hayat›n›n her alan›nda önem tafl›yan
dini ihtiyaçlar›, anayasal haklar› ve
eflit muamele görmeleri yönünde tüm
gücüyle mücadele etmektedir.
IRH’n›n bu alanlarda yapt›¤› hizmetler, çal›flmalar ve projeler, Almanya’da bulunan bu konularla ilgili tüm
dini, siyasi, toplumsal ve akademik
kurum ve kurulufllar taraf›ndan dikkatle izlenmekte ve takdirle karfl›lanmaktad›r. IRH, Hessen’de ve Almanya’da ‹slam’›n art›k bir yabanc› unsur olarak alg›lanmamas›na ve bu ülkenin önemli bir gerçe¤i olarak kabul görmesine, k›sa zamanda önemli
katk›lar sa¤lam›flt›r.
Ancak, Müslümanlar’›n anayasa
ve kanunlar›n kendilerine de tan›d›¤›
haklar› ve eflit muamele görmeleri
yönündeki talepleri, devlet kurumlar›
taraf›ndan sürekli olarak ayr›mc› muameleye tabi tutulmufl ve Müslümanlar ma¤dur edilmifllerdir. Hessen
Eyalet Hükümeti’nin Müslümanlar’›n anayasal haklar›na yönelik ayr›mc› politikalar yürütmesi sonucunda, Müslümanlar anayasal ve kanuni
haklar› için maalesef s›k s›k hukuki
mücadele yapmak ve mahkemelere
müracaat etmek zorunda b›rak›lm›fl-
lard›r (Örne¤in ‹slam din dersi, floksuz kurban kesimi ve baflörtüsü gibi).
Siyasi irade taraf›ndan birçok alanda
anayasal ve kanuni haklar› verilmeyen ve reddedilen Müslümanlar, bu
haklar›n› hukuk yolu ve mahkemeler
kanal›yla kazand›klar›nda, demokratik bir hukuk devleti olan bu ülkede,
sadece Müslümanlar› bu haklardan
mahrum b›rakmak üzere kanunlar
de¤ifltirilmeye veya yeni kanunlar ç›kar›lmaya çal›fl›lm›flt›r.
Biz Müslümanlar’›n anayasal ve
kanuni haklar›m›z için yapt›¤› toplumsal, siyasi ve hukuki mücadelesine karfl›, Eyalet Hükümeti ve devlet
kurumlar›, y›llardan beri, sesimizi
kesme, sindirme, korkutma, engelleme, d›fllama ve afla¤›lama gibi her tür
hukuk d›fl› yöntem ve yollara baflvurmufllard›r. Özellikle “11. Eylül”
2001 tarihinden sonra, Avrupa ülkelerinde, Müslümanlar’a yönelik bir
cinnet politikas› yürütülmüfl ve yürütülmektedir. Müslümanlar’a yönelik
önyarg›l›, peflin hükümlü, flüpheci,
suçlay›c›, ayr›mc› ve sindirme yaklafl›mlar› içeren politikalar gittikçe
t›rmanm›flt›r. Bununla ilgili birkaç
somut örnek verebiliriz: Camilere
yönelik sorumsuzca yap›lan polis
bask›nlar›, yüksekokul ve üniversitelerde Müslüman ö¤rencilere yönelik
fiflleme uygulamas›, baflörtülü Müslüman bayan ö¤retmen ve memurlara
yönelik meslek yasa¤› ve anayasayan›n eflitlik ilkesine ayk›r› ayr›mc› uygulama, vatandafll›k ve yabanc›lar
dairelerinin vatandafll›k ve oturum
ifllemlerinde Müslümanlara yönelik
onur k›r›c› muameleleri, birçok devlet kurumunda baflörtülü müslüman
bayanlardan baflörtüsüz resim talepleri ve buna yönelik bask›lar, floksuz
kurban kesim hakk›n›n kanuna ayk›r›
bir flekilde sürekli geri çevrilmesi ve
bu konuda ç›kar›lan zorluklar ve
Müslüman dernek ve teflkilatlar›n
toplumdaki imaj ve görüntülerini
bozmaya yönelik, iftira ve yanl›fl bilgilerle dolu anayasay› koruma dairesi raporlar›...Hessen Anayasay› Koruma Dairesi Baflkan›, daha da ileri
giderek, yetki ve sorumluluklar›n›
aflarak ‹slam’› afla¤›lay›c› ve hakaret
dolu yay›nlar yapabilmifltir. Yay›nlar›nda ve konuflmalar›nda, ‹slam Dini’ni gerici ve Hristiyanl›k Dini’ni
ilerici ve modern bir din olarak tan›mlama cüretini gösterebilmifltir.
Böylece, Hessen Eyaleti Anayasay›
Koruma Dairesi, anayasada tan›mlanan, devlet ve devlet kurumlar›n›n
dinlere karfl› tarafs›zl›k ilkesini aç›k
bir flekilde ihlal etmifltir.
IRH, kuruluflundan bugüne kadar,
onur k›r›c› politika ve muamelelere
karfl›, bütün gücüyle ve her yerde
karfl› durmufl, mücadele etmifl ve giriflimlerde bulunmufltur. Müslümanlar›n devlet kurumlar›nda u¤rad›klar›
onur k›r›c› muameleleri, her yerde ve
her zaman dile getirmifl ve bunlar›n
ortadan kalkmas› için y›lmadan gayret etmifltir. IRH, tüm bu politikalar
karfl›s›nda asla duyars›z kalmam›fl,
susmam›fl ve susturulamam›flt›r. Hessen Eyaleti Anayasay› Koruma Dairesi, hükümetten ald›¤› destekle
IRH’y› susturmak ve sindirmek için
her tür metoda baflvurmufl ve baflar›s›z kalm›flt›r. Hat›rlayaca¤›n›z gibi,
31 May›s 2005 tarihinde yap›lan bas›n toplant›s›nda, Hessen ‹çiflleri Bakan› taraf›ndan, 2004 Anayasay› Koruma Raporu kamuoyuna tan›t›lm›flt›r. Eyalet Hükümeti, ilk defa IRH’y›
da bu rapora alarak, sindirme, korkutma ve susturma politikas›na yeni
bir boyut kazand›rm›flt›r. IRH’n›n
Hessen ve Almanya düzeyindeki
imaj›na, özellikle temyiz mahkemesi
aflamas›ndaki ‹slam Din Dersi davas›na, müslüman bayan ö¤retmen ve
memurlara yönelik ç›kar›lan baflörtüsü yasa¤› kanununa karfl› yapt›¤›
onurlu mücadeleye, Almanya düzeyinde tüm müslüman kurulufllar›n
tek bir çat› alt›nda toplanmalar› ve
birleflmeleri yönünde yapt›¤› ve büyük katk›da bulundu¤u geliflmelere
ve müslümanlar›n bu ülkede onurlu
ve eflit muamele gören vatandafllar
konumuna gelmesi yönünde yapt›¤›
tüm çal›flmalara darbe vurmak üzere,
raporda IRH’n›n anayasa düflman›
bir kurulufl oldu¤u iddia edilmifltir.
Bu raporla bizi susturaca¤›n› ve
sindirece¤ini zanneden hükümet ve
Anayasay› Koruma Dairesi, yan›lm›fllard›r. Onurlu mücadelemize bütün gücümüzle devam ettik. 15. Haziran 2005 tarihinde yapt›¤›m›z bas›n
toplant›s›yla bu onurlu tavr›m›z› ve
mücadelemizi kamuoyuna duyurduk.
Alman medyas› ve bas›n kurulufllar›,
haftalarca ve hatta aylarca bununla
ilgili haber, yorum ve röportajlar yay›nlam›fllard›r. ‹lk defa, Müslüman
bir kuruluflun onurlu mücadelesi ve
görüflleri bu yo¤unlukta Alman medyas›nda ve bas›n›nda yer bulmufltur.
IRH, Alman kamuoyunun gündemine yerleflmifltir. Türk medyas› ve bas›n› ise, genel ve ço¤unlu¤u itibariyle, maalesef Türk kamuoyunu bilgilendirme konusunda duyars›z ve etkisiz kalm›flt›r. Bugüne kadar, Müslümanlar’a yönelik onur k›r›c› muamelelere karfl› duyars›z kalan ya da
yeterince net tepki göstermeyen siyasi partiler, kilise yönetimleri, sivil
toplum ve insan haklar› kurulufllar›,
ilk defa aç›k tepki göstermeye bafllam›fllar ve IRH’ya destek mesajlar›
yay›nlam›fllard›r. Geçen sene, 2 Kas›m 2005 tarihinde Frankfurt’ta yapt›¤›m›z Ramazan ‹ftar Pro¤ram›m›za
önemli kurum ve kurulufl temsilcilerinin yan›s›ra, Hessen Eyalet Meclisi
SPD, Yefliller ve FDP Grup Baflkanlar› da kat›larak, IRH’ya destek verdiklerini kamuoyuna ilan etmifllerdir.
Bunlar, yukar›da sayd›¤›m tüm
olumsuzluklara ra¤men, Müslümanlar’›n bu ülkedeki gelecekleri aç›s›ndan önemli ve sevindirici geliflmelerdir. Almanya tarihinde belki de bir
ilk yaflanm›flt›r. Siyasi otorite ve hükümete ra¤men, Müslümanlar’›n
onurlu mücadelesine sahip ç›kan sesler yükselmeye bafllam›flt›r. Bu seslerin yükselmesinin ard›nda, IRH’n›n
gösterdi¤i cesur ve onurlu duruflu
yatmaktad›r.
Anayasay› Koruma Dairesi Raporu ile ilgili olarak, Hessen Eyaleti
‹çiflleri Bakanl›¤› aleyhine açt›¤›m›z
dava, 29 May›s 2006 tarihinde sonuçlanm›flt›r. 29 May›s 2006 tarihinde, Wiesbaden Eyalet Mahkemesi’nde toplam 4 saat 15 dakiki süren,
tarihi bir duruflma yaflanm›flt›r. Alman medyas›n›n da takip etti¤i bu tarihi duruflma, Alman medyas›nda ve
kamuoyunda büyük yank› uyand›rm›flt›r. Duruflma, IRH’n›n savunmas›
fleklinden ç›karak, 11 Eylül 2001
sonras› Müslümanlar’a yönelik olarak yap›lan onur k›r›c› ve insan haklar›na ayk›r› devlet politikalar›n›n
yarg›land›¤› bir platforma dönüflmüfltür. Dava, IRH’n›n baflar›s›yla
sonuçlanm›flt›r. Mahkeme heyeti,
Eyalet Hükümeti’nin IRH’ya karfl›
hukuk önünde hiçbir flans›n›n olmad›¤›n› görerek, IRH’n›n art›k böyle
raporlarda yer alamayaca¤› ve böylece hakk›ndaki ithamlar›n mesnetsiz
oldu¤una karar vermifltir. Mahkeme,
IRH ve Hessen Eyalet Hükümeti aras›nda uzlaflmay› sa¤layarak, Müslümanlar’›n entegrasyonu konusunda
bundan böyle iflbirli¤i yapmalar› gerekti¤ini karara ba¤lam›flt›r. Almanya’da Anayasay› Koruma Dairesi ile
ilgili aç›lan bir dava, Müslümanlar
aç›s›ndan ilk defa böylesi bir boyutta
olumlu ve baflar›yla sonuçlanm›flt›r.
En önemlisi de, bunun ilk yarg› sürecinde ve ilk duruflmada gerçekleflmifl
olmas›d›r. Bundan böyle, üyelerimizle ilgili olarak, vatandafll›¤a geçiflte herhangi bir zorluk ç›kar›lamayacakt›r. Çünkü bu hukuka ve mahkeme karar›na ayk›r› olacakt›r. Vatandafll›k dairelerince ç›kar›lacak bir
zorlukta, üyelerimizin derhal bize
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 10
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
DOSYA
10
HESSEN
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
durumu bildirmeleri önemlidir. IRH,
bu durumda gere¤ini yapacakt›r.
IRH olarak, bundan sonraki süreçte flu prensip fliar›m›z olacakt›r:
„Büyüklük, mütevazi ve alçakgönüllü olmakta yatar." Davay› aç›k ve net
kazanan taraf olarak, bundan böyle
mütevazi ad›mlarla iliflkileri yumuflatma sürecine katk›da bulunaca¤›z.
„Uzlaflmay› ve bar›flmay› bilmeyen, kavga etmemelidir!"
IRH, tüm zor flartlara ra¤men,
onurlu mücadele etme ve gerekti¤inde izzetli bir flekilde kavga edebilme
yetene¤ini ispat etmifltir. Ayn› flekilde, medeni bir flekilde uzlaflmas›n›
ve bar›flmas›n› da bilir. Bununla ilgili
gerekli ad›mlar› att›k ve atmaya devam edece¤iz. Yak›nda Eyalet Hükümeti ile biraraya gelmeyi ümit ediyoruz. Eyalet Meclisi Grup Baflkanlar›
ile k›sa bir süre sonra biraraya gelece¤iz.
Önümüzdeki dönemde en önemli
çal›flma alan›m›z›, eyalet ve federal
düzeyde tüm Müslüman cemaatlerin
birleflmesi ile ilgili faaliyetler kapsayacakt›r. Yaklafl›k iki seneden beri
yo¤un bir flekilde sürdürülen toplant›lar ve çal›flmalar, meyvesini vermeye bafllam›flt›r. Federal Almanya’da
bulunan hemen hemen tüm Müslüman çat› kurulufllar›n›n içinde yer ald›¤› „Birlik Platformu", inflaallah yak›n bir zamanda somut hale gelecektir. Hessen Eyaleti, bu birleflme sonucunda Federal Almanya düzeyinde
inflaallah IRH taraf›ndan temsil edilecektir. Eyalette bulunan cami dernekleri, önümüzdeki haftalar ve aylarda tüzel kiflilik olarak, IRH’ya üye
olarak al›nacaklard›r. Bununla ilgili
olarak, inflaallah yak›n zamanda Federal ve Eyalet çat› kurulufllar›n›n iflbirli¤i ve kat›l›m›yla, gerekli toplant›
ve görüflmeler yap›lacakt›r. Tüm
Müslümanlar’›n eyaletler ve federal
düzeyde birleflmeleri, hepimizin y›llard›r arzulad›¤› ve gerçeklefltirmek
istedi¤i bir idealdir. Elbetteki bu sü-
reç, çak›l tafllar› ve bir tak›m zorluklarla kapl›d›r. Allah’a flükürler olsun
ki, son iki y›l içinde yapt›¤›m›z yo¤un toplant›lar sonucunda, bunlar›n
büyük bir k›sm›n› aflt›k. Tüm Müslüman çat› kurulufllar›n›n ve herbir cami derne¤inin ve üyelerinin gayret
ve samimiyetleriyle, önümüzdeki
birleflme sürecini sa¤l›kl› bir flekilde
gerçeklefltirmeyi, Allah’tan diliyoruz. Bu süreçte hepimiz sab›rl› ve
birbirimize karfl› anlay›fll› olmal›y›z.
Kardefllik, dayan›flma, birlik, karfl›l›kl› güven ve sevgi ba¤lar›m›z› güçlendirmeliyiz. Tüm Müslümanlar’›n
gerek eyaletler düzeyinde ve gerekse
Federal Almanya genelinde en iyi bir
flekilde ve birlik içinde temsil edilmesi, hepimize güç katacakt›r. Birlikten güç do¤ar.
Sevgili Müslümanlar ve Muhterem Kardefllerim!
Bafllar›n›z dik, al›nlar›n›z aç›k ve
duruflunuz sa¤lam olsun!!! Korkmay›n, kendinizi sindirtmeyin ve ümit-
siz olmay›n! Bizler sa¤lam durursak,
birlik ve dayan›flma içinde olursak,
bu ülkede Müslümanlar ve az›nl›klara yönelik ›rkç› politikalar de¤iflmek
zorunda kalacakt›r. Y›llard›r ‹slam
ve Müslümanlar hakk›nda baflkalar›
konuflmufl ve kararlar alarak uygulam›fllard›r, art›k buna dur demenin zaman› gelmifltir. Eyaletler ve Federal
Almanya düzeyindeki birleflme, ‹nflaallah yeni bir dönemin bafllang›c›
olacakt›r. Müslümanlar’›n daha iyi,
daha güçlü ve birlik içinde temsil
edilmelerinin önü aç›lm›fl olacakt›r.
Bu süreçte, hepimize görev ve sorumluluklar düflmektedir. Herkes
kendi bulundu¤u cami derne¤i ve
varsa, ba¤l› oldu¤u eyalet veya federal çat› kurulufluna sahip ç›kmal› ve
onun bu birleflmede en iyi flekilde
temsil edilmesine katk›da bulunmal›d›r. Allah, sabreden, birlik ve beraberlik, ihlas ve samimiyet içinde hizmet edenlerle birliktedir.
"Batı" ve ‹slam dünyası arasında büyük güvensizlik
“Almanya’da güvensizlik özellikle daha fazla”
merikan Arafltırma Merkezi Pew’in yaptı¤ı
bir anket ‹slam dünyası ve Batı arasında büyük bir güvensizlik oldu¤unu ortaya çıkardı.
Ankete göre ‹slam dünyasında özellikle ABD ve
Avrupa’daki insanlar kendini be¤enmifl, ahlaksız ve
paragöz algılanırken, Amerikalılar ve Avrupalılar
ise Müslümanları fliddet e¤ilimli, tolerans sahibi olmayan veya fanatik olarak görüyor. Anket özellikle
Almanya’da di¤er insanlara karflı güvensizli¤in yüksek oldu¤unu ortaya koyuyor.
13 farklı ülkeden insanlara yöneltilen anket sorularına verilen cevaplarda Müslümanlar ve batı iliflkilerinin kötü oldu¤u cevabını verilirken, bu fikri savunanlar Almanya’da yüzde 70, Fransa’da yüzde 66
ABD’de yüzde 55 olarak ortaya çıktı. "Batı ülkelerinde Müslümanlar sorumlu tutulurken, ‹slam ülke-
A
lerinde ve Avrupa’da Müslümanlar tarafından batılı
ülke vatandaflları suçlanıyor" diyen Pew Direktörü
Andrew Kohut, örne¤in karikatür krizinin büyümesini Almanların yüzde 62’sinin Müslümanların tolerans sahibi olmadı¤ına ba¤ladı¤ını ifade etti. Buna
karflın Almanya’daki Müslümanların yüzde 71’i ise
Batının ‹slam’a yeterince saygılı olmadı¤ını belirtti.
Ankete göre Almanların yüzde 70’i ve ‹spanyalıların da yüzde 58’i inançlı bir Müslüman ile "modern" batı toplumunun yaflamı arasında temel zıtlıklar oldu¤unu düflünüyor. 413’ü Müslüman olan 902
anket katılımcısının yüzde 73’ünün ‹slam ülkelerinin
"daha modern" bir zihne sahip olmaları durumunda
ekonomilerinin daha iyi olaca¤ı cevabını verdikleri
belirtildi.
Anketten çıkan di¤er bir sonuç ise batılı ülkeler-
de yaflayan Müslüman azınlıkların Müslüman ve batılı yaflam tarzlarında temelde zıtlık olmadı¤ını
düflünmeleri. Anket ayrıca, Avrupa’daki birçok
Müslümanın batılı Hristiyanlar için olumlu düflünceler taflıdıklarını ortaya koydu. Buna göre Fransa’daki
Müslümanların yüzde 91’i, ‹spanya’dakilerin yüzde
82’si, ‹ngiltere’dekilerin yüzde 71’i, Almanya’dakilerin yüzde 69’u ise Hristiyanlar hakkında olumlu
düflünüyor.
Bununla beraber Fransızların yüzde 65’i, yüzde
61’i, ABD’lilerin yüzde 54’ü, Almanların sadece
yüzde 36’sı, ‹spanyalıların yüzde 29’u Müslümanlar
hakkında olumlu düflündüklerini ortaya çıkaran ankette, Almanların yüzde 93’ü "‹slam dünyasındaki
artan aflırı e¤ilimler" konusunda endifle ettiklerini
ifade ettiler.
“sviçre’nin yarısı yabancı dümanı”
Yapılan yeni bir arafltırma ‹sviçre’nin yarısının yabancı düflmanı dörtte
birinin de "antisemitist" oldu¤unu ortaya koydu
enf Üniversitesi Sosyoloji
Enstitüsü’nün gerçeklefltirdi¤i yeni bir arafltırma sonucunda ‹sviçre nüfusunun yarısının yabancı düflmanı ve dörtte birinin de "antisemitist" oldu¤u anlaflılırken, her yirmi kifliden birinin de
ırkçı oldu¤u ortaya çıktı. Arafltırma
için yapılan anket soruları halk içerisinde önemli rol oynayan dört büyük gruba yöneltildi. ‹nsan ve yabancı düflmanı tutumu reddeden ve
yüzde 37 ile en büyük grubu oluflturan "Kreativen" grubundakiler genelde sol görüfllü gençler ve flehirde
G
yaflayan insanlar.
Bu gurubu yüzde 23 ile açık bir
flekilde yabancı düflmanı olan "muhafazakâr milliyetçiler" takip ediyor. Bu grup sa¤ görüfllü, daha az
e¤itimli ve geleceklerinden korkuyor. "Liberal iflverenler" diye adlandırılan üçüncü grup ise aynı flekilde
yabancılardan korkuyor, ancak
farklılıkları kabul eden ve insanlarla iyi geçinen bir grup. Hak, hukuk,
düzen taraftarı ve piyasanın gücüne
inanıyor.
Dördüncü ve en küçük grubu
yüzde 9 ile "flaflkın gelenekçiler"
oluflturuyor. Bu grupta açık bir flekilde yabancı düflmanı, ayrıca politik olarak uyumsuz ve fliddeti problemin bir çözümü olarak görüyor.
Arafltırmanın sonuçlarına göre kendisini toplumdan soyutlayan "flaflkın gelenekçiler" problemin ana
kayna¤ını olufltururken, "Muhafazakâr milliyetçiler" de fliddet e¤ilimleri nedeniyle aynı flekilde endifle verici olarak de¤erlendiriliyor.
Genf Üniversitesi Sosyoloji Enstitüsü ayrıca ‹sviçrelilerin dörtte birinin Yahudi karflıtı oldukları sonucunu ortaya koydu. Ankete katılan-
ların toplam yüzde 90’ının ırkçılı¤ı
reddetti¤i belirtildi. Yüzde 77’lik
bir bölüm politik süreçte azınlıklar
için daha iyi entegrasyon isterken,
yüzde 55’lik bir bölüm de vatandafllı¤a geçiflin daha çok kolaylafltırılmasından yana.
Arafltırmacılar "‹nsan düflmanlı¤ı"nı, engelliler, eflcinseller, Müslümanlar, Yahudiler veya kadınlar gibi halk gruplarından hofllanmamak,
yabancı düflmanlı¤ını da göçmenleri reddetmek olarak tarif ederken,
ankete 3000 kiflinin katıldı¤ı kaydedildi.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 11
Hayat
DOSYA
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
11
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Kim anayasa dümanı?
Ouz ÜÇÜNCÜ
IGMG Genel Sekreteri
amanımızda,
kamuoyu
arafltırmalarını, arafltırma yapılmasını isteyenlerin düflüncelerini arafltırmak üzere bu fikirleri
masum flahitler yoluyla ispat ettirme
sanatı olarak tanımlayan insanlar
var. Allensbach Enstitüsü’nün
"Frankfurter Allgemeine Zeitung"
gazetesi adına yaptı¤ı, Almanların
‹slam algısı konulu anketi bu bilgi
ıflı¤ında de¤erlendirirsek, yayınlanan
rakamların, FAZ"ın "düflünce ve hislerine derin bir bakıfl" sunaca¤ı
düflünülebilir. ‹flin flakası bir yana,
Enstitü’nün ortaya koydu¤u anket
sonuçları, zaten cansıkıcı olarak nitelenen Almanya’daki Müslümanların entegrasyonu tartıflmalarını alevlendirecek.
Bu ülkede yaflayan Müslümanların tehlike teflkil etti¤i gibi ne oldu¤u
Z
müphem sonuçlar bir yana, ankete
katılanların özellikle bir soruya verdikleri cevaplar, Almanya’nın flu anki zihin yapısını, endifle verici bir
flekilde ele veriyor. Zira, katılımcıların yüzde 56’sı kendilerine yöneltilen flu ifadeyi onaylıyorlar: "fiayet
kimi Müslüman ülkelerde kilise
inflaa etmek yasak ise, bizde de cami
yapmak yasaklanmalı".
Din özgürlü¤ü konusunda günyüzüne çıkan böyle bir anlayıfla bakınca, bir temel hak olan din özgürlü¤ü
konusunda yapılan ihlallerin halkın
büyük bir ço¤unlu¤u tarafından desteklenmesi de aslında insanı gerçekten de flaflırtmıyor.
Böyle bir düflünce kalıbından yola çıkarsak, göçmen kökenli insanlar
için evrensel bir insan haklarının
de¤il, aksine onların geldikleri ülkelerdeki insan hakları anlayıflının geçerli olması gerekti¤i sözkonusu demektir.
Bunun anlamı flu olur: Örne¤in
Çin’de fikir özgürlü¤ü ve demokrasinin olmadı¤ını varsayarsak, Çinlilerin Almanya’da da bunları talep etme hakları olmayacak mı? Veya
farz-u muhal, Afrika’da insanın bedensel zarara u¤ramama hakkı yoksa, Afrikalı insanlarının Almanya’da
bu hakkı talep edememeleri mi gerekir? Yine, önünde "‹slamî" sözcü¤ü
yer alan tüm ülkelerde kapsamlı bir
din özgürlü¤ünün olmaması, mantık-
sal olarak Almanya’daki Müslümanların da kapsamlı bir din özgürlü¤ü
talebinde bulunamamalarını mı gerektiriyor? Anket, Almanların yüzde
56’sının, çok endifle verici ve hatta
temel haklar noktasında "anayasa
düflmanı" sayılabilecek bir anlayıfla
sahip oldu¤unu meydana çıkarıyor.
Ortaya çıkan bu anlayıflın, bilhassa,
Avrupa ‹nsan Hakları Sözleflmesi’ne
ciddî anlamda aykırı olmasına
ra¤men, kamuoyu, tepkisini ortaya
koyma noktasında mesafeli kalmayı
tercih ediyor. Bu durum, Müslümanların entegrasyon kabiliyeti konusundaki tartıflmalarda konunun, sürekli olarak anayasaya sadakat, insan
hakları anlayıflı gibi kavramlara dayandırılması sebebiyle, çok acı. Ankettin açı¤a çıkardı¤ı fikirlerin, Almanya’daki Müslümanlar tarafından
savunuldu¤unu bir an için aklımızdan geçirerek, Alman politikacıların
ve Kilise temsilcilerinin olası tepkilerini gözönüne getirelim. Beklenebilecek tepkilerin en düflü¤ü, her kesimden fliddetle red açıklamaları
olurdu herhalde.
FAZ tarafından, Allensbach Enstitüsü’ne yaptırılan anket, bir anayasal düzenin, içinde yaflayan insanların onun temel prensiplerini anlamadı¤ı veya içsellefltiremedikleri takdirde ruhsuz bir yapıya dönüfltü¤ünü
çok açık gösteriyor. Böyleyken yerli
veya göçmen olmufl olmak farketmiyor. Entegrasyon kursları diye feryat
edenler ve göçmenlerden Almanya’nın anayasal düzeni hususunda
bilgili olmalarını talep edenler, kendilerine dönüpte, bu ülkenin okullarında ve kamuya ait kurumlarında
insanların anayasal düzeni kavramaları ve ihtiyaç halinde onun korunması taraftarı olmaları için ne adımlar atıldı¤ını sormalılar. Özellikle de
birilerinin çıkıp da ülkenin güvenli¤ini sa¤lamak için sınırlandırmalara gidilmesi gerekti¤ini söyledi¤i bu
zamanlarda.
Evrensel insan hakları ba¤lamında iki sınıflı toplum tabii ki olamaz,
olmamalıdır. Ancak ard arda gelen
olaylar ve insanların kafalarına yerleflmifl endifle verici fikirler karflısında, ülkenin anayasal düzeninin korunması için önlemler almanın tam
zamanıdır.
Bunu söylerken kontrollerin artması, insanların daha fazla izlenmesi
veya özgürlüklerin daha fazla sınırlandırılması gibi tedbirlerden bahsetmiyoruz. Aksine, hasseten, anayasada kök salmıfl haklardan ödün vermenin, bizim için kıymetli ve paha
biçilmez de¤erler olan, refah, özgürlük ve toplumsal barıfl gibi de¤erleri
tehlikeye soktu¤unu "Almanlar"ın
gözleri önüne getirmek gibi tedbirlerden bahsediyoruz.
Bavyera Eyaleti IGMG’nin açtıı davayı kaybetti
‹
slam Toplumu Milli Görüfl (IGMG) 2002 yılında da Bavyera Eyaleti Anayasayı Koruma
Teflkilatı’nın yayınlarında geçen gerçek dıflı
iddialar nedeniyle Bavyera Eyaleti hakkında davacı olmufl, gerçeklefltirdi¤i programlarında veya
cemiyetlerinde "Hoca, sen savafl dersen savaflırız,
öldür dersen öldürürüz" veya "Yahudilere ölüm"
gibi sloganların kullanıldı¤ı iddialarına karflı çıkmıfltı. Bavyera Eyaleti ise son duruflmada halen
raporun do¤rulu¤unda ısrar ediyordu.
‹çiflleri Bakanlı¤ının savunması Münih ‹dare
Mahkemesi önünde kabul görmedi ve mahkeme
IGMG’nin talebini haklı buldu. Böylece Mahkeme davalının flu iddialarını reddetmifl oldu:
- Bir programda katılımcıların "Hoca, savafl
dersen savaflırız, öldürmemizi istersen öldürürüz"
diye slogan attıkları,
- Hamburg’ta bir camide görevli bir imamın,
"keflke geçmiflte de günümüzde de Yahudiler denize batırılsalardı" fleklinde konufltu¤u ve vaazını
"tüm Yahudilere ölüm" sözleriyle noktaladı¤ı,
- fiikayetçi kuruluflun baflkanının, bir konuflmasındaki "Yahudilerin Amerika’yı kontrol
altına aldıkları gibi, Müslümanların da Avrupa’yı
kontrol altına alabilecek derecede, hiç de azımsanmayacak bir politik güce sahiptirler" cümlesinde "Yahudi" sözcü¤ünü kullandı¤ı.
Mahkeme ayrıca, Bavyera Eyaleti’ne, Anayasayı Koruma Teflkilatı’nın raporunda IGMG ile
ilgili bölümde "Milli Gazete"den alıntıların kullanılması da yasaklandı.
Duruflma sırasında, Bavyera Anayasayı Koruma Teflkilatı Baflkanı Günter Gold’un iddialarının
aksine, raporlar ve resmi daire belgelerinde sürekli ve bilinçli olarak güvenilir olmayan iddiaların ve kesinleflmemifl bilgilerin kullanıldı¤ı ortaya
çıktı.
Ayrıca tanık olarak dinlenen Anayasayı Koruma Dairesi eski baflkanı, dairenin sivil davalar
için flahıslara destek olarak, hatta daha sonra yanlıfl oldu¤u ortaya çıkan resmi karneler verme sebebini de açıklayamadı.
IGMG Genel Sekreteri O¤uz Üçüncü; "Anayasayı Koruma Dairesi’nin siyasi emeller için suistimalinin kabul edilemez bir durum" oldu¤unu
belirtti. Ayrıca; "Bu gibi durumların ilgili daireler
için nasıl olumsuz sonuçlar do¤urabilece¤i ortada. Bazı içiflleri bakanlarının uyguladı¤ı siyasi
baskılar anayasayı koruma dairelerinin bu tür metotlara baflvurmaya zorluyor" uyarısında bulundu.
Öte yandan "Anayasayı Koruma Dairesi’nin
kanuni sınırlarını hatırlatmak için sürekli uzun
yıllar süren davalar açmak zorunda olmamız hukuk devleti açısından düflündürücüdür" tespitinde
bulunan Üçüncü, son Anayasa raporları hakkında
flunları söyledi; "IGMG hakkındaki son anayasa
raporlarının, IGMG’yi takip raporundan çok,
‹çiflleri Bakanlı¤ı’nın siyasi manifestosu görüntüsü vermesi göze batmaktadır. Özellikle
IGMG’nin Anayasayı Koruma Dairesi tarafından
neden takip edildi¤i konusunda Daire’nin kanuni
görevi dâhilindeki gerekçeleri bulmak imkansız."
Üçüncü son olarak; "Bavyera Eyaleti’nin bu
süreçte dava ile daire tarafından kullanılan muhbirleri tespit etmek istedi¤imize dair iddiaları
asılsızdır. Bizim amacımız sadece Bavyera Anayasayı Koruma Dairesi’nin hukuka aykırı hareketlerini tespit ettirmektir" dedi.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 12
ETKNLK HABER
12
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
Milli Görü Gençliinin Bilgi Yarımasında Heyecan Doruktaydı
IGMG Gençlik Tekilatı 15. Bilgi Yarıması yapıldı
Her yıl geleneksel olarak e¤itim amaçlı yapılan bilgi yarıflması iki katagoride dört ayrı grupda gerçeklefltirildi.
Yarıflmacıların yanı sıra velilerin de yarıflmacılara destek
olmak için katılmaları ayrı bir güzellik kattı.
Hikmet Erdemir
Avrupa’da Müslüman Gençli¤e yönelik çeflitli
alanlarda hizmet veren IGMG Gençlik Teflkilatı
15.Bilgi yarıflmasını dört ayrı grupda gerçeklefltirdi.
1.Grup: Hamburg, Bremen, Berlin, K.Ruhr, Hannover
Yer: Hannover
2.Grup: Köln, Düsseldorf, RuhrA, K.Hollanda,
G.Hollanda, Hessen, Belçika, Paris, Danimarka,
‹sveç, Norveç, ‹ngiltere, ‹talya
Yer: Kerpen
3.Grup: Strasbourg, Lyon, Annecy, ‹sviçre, Freiburg, Rhein-Saar, Stuttgart
Yer: Strasbourg
4.Grup: G.Bavyera, K.Bavyera, Schwaben, Avusturya 1, Avuturya 2
Yer: München / G.Bavyera
Bilgi Yar›flmasında Din ve Ahlak Bilgisi, Fıkıh,
‹slam Tarihi, Genel Kültür ve güncel sorular yer
aldı. Yarıflmacıların 60 dakika test olarak katıldıkları yarıflmada heyecanlı oldukları gözlendi. Yarıflma sonunda hem ferdi alanda hemde bölgelerarası
derecelendirme yapıldı. Katılımcılar kendi aldıkları puanla ferdi alanda dereceye girerken, bölgeden
katılan üç kiflinin puanı toplanarak toplam bölge
puanı olarak de¤erlendirildi.
13-17 yafl Grubunun soruları IGMG E¤itim Baflkanlı¤ının hazırladı¤ı Temel bilgiler 1, 2 ve 3’ten
soruldu. 18-25 yafl grubunun soruları bilgi yarıflması kitapçıklarından ve genel kültür ve bilgilerden soruldu.
IGMG Gençlik Teflkilatı E¤itim Baflkanlı¤ı yarıflmayla alakalı çalıflmalarda eme¤i geçenlere ve yarıflmaya katılanlara teflekkür etti.
Gençlik Teflkilatı E¤itim Birimi Baflkanı Hikmet
Atak yaptı¤ı bilgilendirmede; “Gençlerimize yönelik yapılan bilgi yarıymalarının asıl amacının e¤itim oldu¤unu vurgulayarak gençlik e¤itim müfre-
datında yer alan flu maddeleri sıraladı
Avrupa’da yaflayan gençlerimize;
- Allah’a kulluk bilinci kazandırmak
- Kur’an-› Kerimi ve Peygamberimizin sünnetlerini sevdirmek ve bunların yaflamımıza yansımasını
sa¤lamak
- Millî, manevî ve kültürel de¤erlerini ö¤retmek
- ‹çinde yafladı¤ı toplumun insanları ile entegre olmalarını sa¤lamak
- Kiflilik kazandırmak
- Birlikte çalıflma kabiliyeti kazandırmak
- Plânlı yaflamayı ö¤retmek
- Teflkilatımızın önemini ö¤retmek
- Görgü kurallarına uygun bir yaflayıfl tarzı kazandırmak,
Gelecek yıl yapılacak olan 16. Bilgi yarıflmasının
Türkiyedeki ÖSS usulünde yapılması için karar
alan E¤itim komisyonu bu flekilde bilgi yarıflmasına ilginin daha fazla olacagını bekliyorlar.
IGMG Gençlik Teflkilatının 15.sini gerçeklefltirdi¤i bilgi yarıflmasının sonuçları flu flekilde belirlendi.
a) 13-17 yafl grubu ferdi alanda sıralama
1. Enes Çürük 270 Puan (Düsseldorf) 2. Habil Altın 265 Puan (Ruhr A) 3. Yasir Dardal 260 Puan
(Belçika)
13- 17 yafl grubu Bölge sıralaması
1. Berlin 745 Puan 2. Belçika 665 Puan 3. Düsseldorf ve Hannover 660 Puan
b) 18-25 yafl grubu ferdi alanda sıralama
1. Özgür Develio¤lu 258 Puan (Stuttgart) 2. Üzeyir Sarıtafl 236 Puan (K. Hollanda) 3. Muhammed
Reçber 235 Puan (K.Ruhr)
18-25 yafl gurubu Bölge sıralaması
1. K.Hollanda 672 Puan 2. Stuttgart 663 Puan 3.
Hessen 662 Puan
Bilgi yar›flmas› hediyeleri birincilere dizüstü Bilgisayar›, ikincilere Video kamera, üçüncülere de digital resim makinas› olarak takdim edilecek.
Okul zorunluluu ailelerin eitim
hakkından öncelikli
"Ebeveynler çocuklarını dini nedenlerden dolayı okuldan tamamen men edemezler"
ederal Anayasa Mahkemesi okul zorunlulu_unun ailelerin e¤itim hakkından önce
geldi¤ine, bu nedenle de ebeveynlerin çocuklarını dini nedenlerle okuldan tamamen men
edemeyeceklerine karar verdi. Karara ba¤lanan
davayı, üç kız çocuklarının kaydını okuldan sildiren ve bu nedenle cezai ihtar alan Nordhessen’den bir aile açmıfltı. Protestan-Reformist bir
cemaate ba¤lı sözkonusu aile neden olarak, kamuya ait okullarda verilen cinsiyet dersi, evrim
teorisi, de¤er ve düflünce ço¤ulculu¤un Hristiyan
de¤erlerine uygun olmadı¤ını göstermifllerdi.
F
Anayasa mahkemesi ise verdi¤i kararda ailelerin e¤itim hakkının okul zorunlulu¤u ile "okulda sosyal yetkinlik farklı düflünenler ve yaflanan
tolerans ile tecrübe edilmesi gerekli" diyerek sınırlandırılabilece¤ini belirtti.
Mahkeme kararında ayrıca flu ifadeler yer
verdi: "Umumun din veya belli dünya görüflleri
etrafında motive olmufl paralel toplumların
oluflması engellemeye çalıflmasında ve azınlıkları
entegre etmesinde fayda vardır. Bu nedenle bu
tür azınlıkların farklı düflünenlerle diyalog yolunu kapamalarını izin verilmez".
16. sayi sayfalar
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 13
DOSYA
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
13
Millî Görü Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Belçika’da
IGMG’nin düzenledii programdaki konuması:
nsanlık slâm’a çok ey borçlu
■ 4 Haziran 2006 tarihinde Belçika’n›n Hasselt Kentinde ‹GMG öncülü¤ünde biraraya gelen yaklafl›k 30
bin kifliye hitap eden T.C. 54. Hükümeti’nin Baflbakan› Prof. Dr. Necmettin Erbakan yapt›¤› konuflmada
Bat›l› devlet yöneticilerine önemli mesajlar verdi.
■“Materyalist maksatlar için ve menfaat için de¤il, Allah r›zas› için ifl yapmay› insanl›¤a ‹slâm ö¤retmifltir”
diyen Erbakan ‹slâm’›n ö¤rettiklerinin saadetin temelini teflkil etti¤ini belirterek Bat›l› liderlere gittikleri
yanl›fl yoldan dönüp, insanl›¤›n kurtuluflu ve saadeti için çal›flmalar› tavsiyesinde bulundu. Erbakan’›n
konuflmas›n›n tam metnini yay›nl›yoruz.
Esselamü Aleyküm.
muhabbetlerimi sunuyorum.
ban ve hacc hizmetlerinde Avrupa’daki kardeflleriHepinizi hürmetle selaml›yorum, muhabbetle kuBöylece sizi kucaklarken bir kaç önemli nokta üzemize yard›mc› olmak dahil, say›lamayacak pek çok
caklay›p, ba¤r›ma bas›yorum. Bugün Avrupa Milrinde durmakta yarar görüyorum.
hizmeti canla baflla yürütmektedir.
li Görüfl Teflkilatlar›n›n y›ll›k en büyük toplant›s›Hepinizin bildi¤i gibi Türkiye’nin nüfusu takriben
Avrupa’n›n 30 bölgesinde bölge teflkilatlar›n› kurn› yapmak üzere Avrupa’n›n dört bir taraf›ndan
75 milyona ulaflm›flt›r. 4 milyon kardeflimiz ise
mufl, 600 den fazla mescidi, gençlerimizin spor fakoflup Belçika’n›n bu güzel spor sahas›nda büyük
Avrupa’da yaflamaktad›r. Avrupa’ya insanlar›m›aliyetleri dahil, her bak›mdan gerekli hizmetleri
bir insan seli olarak bir araya geldiniz.
z›n gidifli malumlar›n›z oldu¤u üzere 1965 y›l›nda
yürütebilmek için 1000’e yak›n teflkilat›yla AvruKimli¤inizin fluurunu yafl›yorsunuz.
bafllam›fl. ‹nsanlar›m›z orada kendi kültürlerini yapa’da yaflayanlara en büyük hizmeti en baflar›l› fleAvrupa Milli Görüfl Teflkilatlar›n›n bir y›ll›k faaliflamak ve gelifltirmek üzere daha ilk y›llardan itibakilde veren bir kurulufltur.
yetleri hakk›nda bilgi al›yorsunuz. Çeflitli toplant›
ren Milli Görüfl teflkilatlar›n› kurmaya bafllam›fllar40 y›ldan beri bu hay›rl› hizmetleri yürütebilmek
ve görüflmelerle fikir al›flveriflinde bulunuyorsud›r.
için bugüne kadar hizmeti geçen bütün yöneticilenuz.
Milli Görüfl teflkilat› 40 y›ldan beri 4 milyon insari ve bu meyanda bu gün baflta ‹GMG Genel BaflHer y›l, bir büyük stadyumda gerçeklefltirdi¤iniz
n›m›za, baflta en do¤al insan haklar› olan ibadetlekan› Say›n Yavuz Çelik Karahan olmak üzere yöbu büyük mana tafl›yan toplant›n›za bu y›l Türkirini rahat yapabilmeleri ve helal g›da temin edebilnetim kadrolar›nda hizmet veren bütün kardeflleriye’den Saadet Partisi’nin Genel Baflkan› Say›n Remeleri ve her husustaki ihtiyaçlar›n›n giderilmesi,
mizi bu hay›rl›, bar›flc›, insanc›l hizmetlerinden docai Kutan bey arkadafllar›yla beraber bugünün heyeni yetiflen evlatlar›m›z›n kendi kültürlerine sahip
lay›, böyle anlaml› bir günde hepinizin huzurunda
yecan›n› sizinle beraber yaflamak üzere toplant›n›olarak yetiflmesi ve okuduklar› Avrupa okullar›nda
tebrik ediyorum. Hepsine bu toplant›dan sonra daza kat›ld›. Size sevgi ve muhabbetlerini sundu.
derslerinde baflar› kazanmak için yard›mc› e¤itimha üstün, daha baflar›l› hizmetler diliyorum.
Bendeniz de ayn› flekilde flimdi hepinize sevgi ve
ler, her sene binlerce gence burs verme dahil, kur-
Ben Baflbakanken ve Baflbakan yard›mc›l›¤› görevlerini yaparken Bat›l› muhataplar›m›za Baflbakan, bakan ve di¤er yüksek seviyedeki bat›l› yöneticilere her defas›nda flu gerçekleri tan›tmaya gayret ettim.
1- ‹slâm dini bar›fl dinidir. ‹slâm fliddetin her türlüsünü reddeder. Bizim kitab›m›z Bismillahirrahmanirrahim’le bafll›yor. Peygamberimizin (A.S.)
rahmetellilalemin olarak gönderilmifltir. Onun için inanc›m›z›n ve düflüncemizin temeli rahmettir, esirgemedir, ba¤›fllamad›r, sevgidir ve flefkattir.
Bundan dolay› da gayemiz yeryüzündeki 6 milyar insan›n hepsinin saadetir.
Biz Allah’›n kullar›n›n hepsini Müslüman olsun olmas›n, dünya ve ahirette mesut olmalar›n› isteriz.
Temel insan haklar› herkes için eflittir.
‹nsanlar›n haklar›na sayg› gösterirken Müslim, gayri Müslim ayr›m› yap›lamaz.
2- ‹nsanl›k tarihi ve ilimler tarihi aç›kça göstermektedir ki, bugünkü insanl›k
bütün temel konularda ‹slâm’a ve Müslümanlara çok fley borçludur. Zira modern ilimlerin kurucular› ‹slâm âlimleridir.
Temizli¤i insanl›¤a ‹slâm ö¤retmifltir.
Materyalist maksatlar için ve menfaat için de¤il, Allah r›zas› için ifl yapmay› insanl›¤a ‹slâm ö¤retmifltir.
Bunlar ise, Saadetin temelini teflkil etmektedir.
Düflününüz ki Müslümanl›ktan önce insanlar, ne say› iflaretlerini biliyorlard›, ne de 4 ifllemi yapabiliyorlard›.
Cebir, Fizik, Kimya, Astronomi, T›p akl›n›za ne gelirse, bütün ilimleri kuranlar Müslüman âlimleridir.
Avrupa Ortaça¤ karanl›klar›ndan Rönesans ile kurtulmaya çal›flm›flt›r. Rönesans ise Endülüs Müslümanlar›n›n ve haçl› seferlerine ifltirak edenlerin,
Müslümanlarla temas edip, onlardan ö¤rendikleriyle gerçekleflmifltir.
3- Kültürler birbirini yok etmeye de¤il, bar›fl içinde bir arada yaflayarak insanl›¤a hizmet için yar›flmal›d›rlar. Bundan dolay› entegrasyona evet, fakat asimilasyona hay›r demek bütün toplumlar›n yarar›nad›r.
Bilelim ki, Osmanl› devleti 7 as›r, 30 çeflit soy, her çeflit inanç, mezhep ve
tarikat sahibi insanlar›n bar›fl içinde bir arada yaflamalar›n›n en güzel örne¤ini vermifltir.
Yine tarihte Endülüs’te, bar›fl içerisinde de¤iflik kültürlerin bir arada yaflamalar›n›n en güzel örne¤ini göstermifltir.
Bugün de Kanada’da bunun güzel bir örne¤ini görüyoruz.
4- Toplumlar›n ve insanlar›n saadeti için gidilecek yol ve esas al›nacak
temel prensipler ancak flunlar olmal›d›r.
D-8 lerin bayra¤›ndaki 6 y›ld›z›n da ifade etti¤i gibi Saadet için gerekli
olan;
1- Savafl de¤il, bar›fl! 2- Çat›flma de¤il, diyalog! 3- Çifte standart de¤il,
adalet! 4- (Tekebbür) Üstünlük taslamak de¤il, eflitlik! 5- Sömürü de¤il, iflbirli¤i! 6- Bask› ve tahakküm de¤il, insan haklar›.
5- Bu temel esaslara dayanarak bat›l› devlet adamlar›na yapt›¤›m tavsiyeler flunlar olmufltur.
1- Müslümanlar› gerçe¤in tam z›dd› bir zorlamayla terörle ilgili gibi göstermek beyhude bir ç›rp›n›flt›r. Günefl balç›kla s›vanmaz.
2- Ülkelerinizdeki de¤iflik kültüre mensup insanlar aras›nda, siz kendiniz
ayr›mc›l›k yapmay›n. Hepsine, mesela Kanada da oldu¤u gibi eflit muamele
edin.
3- Asimilasyon için di¤er kültür mensuplar›na bask› uygulamak tamamen
hatal› bir davran›flt›r. Huzur ve bar›fl›n tesisine de¤il, bozulmas›na sebep olur.
4- Hollanda ve Avusturya’da Müslümanlar›n kendi çocuklar›n› kendi
inanç ve kültürlerine uygun flekilde e¤itmek için kurulan e¤itim kurumlar›na
devlet taraf›ndan yard›m yap›ld›¤› halde, Almanya’da ayr›m yap›larak H›ristiyan temeline dayal› e¤itim kurumlar›na her türlü yard›m yap›lmas›na mukabil, Müslüman dini mensuplar›na kinderkarden, krefl ve okul tesis etmeleri ve
bar›fl içerisinde entegrasyonunun sa¤lanmas› laz›m gelirken bugüne kadar ayr›mc›l›k yap›lm›fl olmas› yanl›fl bir davran›fl olmufltur.
6- Ümit ediyoruz ve inan›yoruz ki gerçekler karfl›s›nda ve edinilen tecrübeler ›fl›¤›nda flayet bugüne kadar hatalar yap›lm›flsa, bunlar en k›sa zamanda düzeltilecek,
bütün insanl›¤›n ve toplumlar›n bar›fl içerisinde yaflamas› için daha fluurlu bir döneme geçilecektir.
Bu dileklerle IGMG’nin 2006 y›l› y›ll›k toplant›s›n›n hem Avrupa’daki 4
milyon kardeflimize, hem de bat›l› toplumlar›n huzur ve bar›fl›na vesile olmas›n› diler, Çal›flkan IGMG yöneticilerinin bugünden sonra da gayretli çal›flmalar›n› art›rarak devam ettirmelerini temenni ederken Cenab-› Allah’tan bu y›ll›k toplant›ya ifltirak eden ve etmeyen 4 milyon kardeflimize huzur, bar›fl, baflar› ve iki cihan saadeti diler, hepinizi muhabbetle kucaklarken Allah’a emanet ederim. fiöleniniz kutlu olsun. Esselamü Aleyküm.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 14
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
ETKNLK HABER
14
HESSEN
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
ATB’de görev daılımı yapıldı
AT‹B 17. Büyük Kurultayından sonra yapılan ilk Genel Yönetim Kurulu toplantısında,
19. Faaliyet Dönemi için görev da¤ılımı yapıldı
enel Baflkan Fikret Ekin’in, Batı Avrupa
Türklerinin çözüm bekleyen meselelerine
de genifl yer verdi¤i açıfl konuflmasında, bu
faaliyet dönemini "Atılım Yılı" olarak ilân ettiklerini ve çoktan beridir tehlike sinyalleri veren Türk
aile yapısındaki çözülmeleri teflkilat çalıflmalarının
öncelikleri arasında ele alacaklarını söyledi. Burada yetiflen gençlerimizin de behamahal çözüm bekleyen meseleleri oldu¤una dikkat çeken Ekin, onun
için geçen sene bafllattı¤ımız e¤itim seferberli¤imizi devam ettirece¤iz dedi.
G
Daha sonra yapılan görev taksimi, afla¤ıdaki
flekliyle gerçekleflti.
Genel Baflkan: Fikret Ekin
Gen. Baflk. Yardımcıları: Selahattin Saygın,
Mehmet Çubukçu, Nurdo¤an Aktafl, Yakup Tufan
ve Mahmut Aflkar
Genel Sekreter: ‹mam Cengiz
Gen. Sekrt. Yardımcıları: Kamuran Dönmez,
Harun Kılıç, O¤uzhan Erkmen ve Ramazan Çakır
Gen. Muhasip: Mehmet Sever
Gen. Muh. Yardımcıları: Abdullah Uzun, Mah-
Offenbach Orta Öretim’den IHH’ya ziyaret
IGMG Hessen Bölgesi Offenbach Mevlana Camii Orta Ö¤retim
Gençli¤i, Frankfurt'taki IHH (Uluslararası ‹nsani Yardım Teflkilatı) Genel Merkezini ziyaret etti.
Arif ZERAN/FRANKFURT
GMG Offenbach Mevlana Camii
gençli¤ini IHH Genel Merkezi’nde
görevli
Nihat
Cesur karflıladı. Cesur gençlere öncelikle IHH binasını gençlere gezdirdi ve bilgi
verdi. Daha sonra
toplantısalonunda
gençlere bir sinevizyon gösterisi sunuldu ve IHH'nin faliyetleri anlatıldı. Tanitma
süresince
I
gençlerin soruları durmak bilmedi. IHH
Yöneticisi Adem Bark'ın gençlere verdigi brifingle ziyaret sona erdi.
mut Yılmaz ve ‹mdat Baflöz
Bölge Baflkanları: Dursun Çavufl ( Baden Württemberg), Abbas Yücel (Bavyera), Köksal Akçay
(Hessen), Kuzey Ren Vestfalya (Ramis Dedeo¤lu),
Mehmet Bafl (Afla¤ı Saksonya)
Birim Baflkanları:
Gençlik Kolları Genel Baflkanı: Harun Kılıç
Kadın Kolları Genel Baflkanı: Nurten Öner
Yüksek Ö¤renim Gençlik Baflkanı: O¤uzhan
Aksoy
Frankfurt-Rödelheim’da düün
ödelheim Cemiyeti Gençlik
Baflkanı Mesut Yüksel düzenlenen merasimle dünyaevine girdi. Dü¤ün Törenine IGMG ‹rflad Baflkanlı¤ı hatiplerinden Mustafa Mullao¤lu konuflmacı olarak katıldılar.
‹lk olarak söz alan ‹brahim Gümüflo¤-
R
lu, yuva kuran gençleri tebrik etti ve iki
cihan saadeti diledi. Sonunda Mustafa
Mullao¤lu da evlenen Yüksel çiftine
ömür boyu mutluluklar diledi.
Bizler de Hessen Hayat olarak Mesut
ve Nesrin kardeflimize saadetler diliyoruz.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 15
t
f
a
r
D
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 16
r
D
t
f
a
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Hayat
Seite 17
DOSYA
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
17
IGMG Kardelik ve Dayanıma Günü'ne
muhteem bir katılım oldu
slam Toplumu Millî Görüfl, her yıl düzenledi¤i
yıllık genel toplantılarını bu sene “Kardefllik
ve Dayanıflma Günü” adı altında Belçika'nın
Hasselt kendinde gerçeklefltirdi. 30 binden fazla
kiflinin katıldı¤ı Kardefllik ve Dayanıflma Günü'nde çeflitli konuflmaların yanı sıra, çeflitli sanatçılar da katıldı.
Toplantıda IGMG Genel Baflkanı Yavuz Çelik
Karahan, Genel Sekreter O¤uz Üçüncü birer konuflma yaparlarken, Türkiye'den de Saadet Partisi
Genel Baflkanı Recai Kutan ve Genel Baflkan Yarcımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmufl misafir konuflmacı olarak katıldılar. Eski Baflbakanlardan
Prof. Dr. Necmettin Erbakan da canlı ba¤lantı ile
katıldı¤ı toplantıya hitaben bir konuflma yaptı. Sanatçılardan ise Sami Yusuf ve Ömer Çelik ile birlikte Mustafa Cihat gibi sanatçılar da sevilen ilahi,
türkü, naat ve ezgileri ile izleyenleri coflturdu.
IGMG Genel Baflkanı Yavuz Çelik Karahan
yaptı¤ı konuflmada, artık Avrupa'da ‹slam'ın ve
müslümanların kalıcı oldu¤una iflaret etti ve di¤er
dünya ülkelerinde oldu¤u gibi Avrupa'nın da müslümanların anayurdu haline geldi¤ini belirtti.
„Müslümanlar Avrupa'da kalıcıdır, ‹slam Avrupa'da kalıcıdır," diyen Karahan bunun temellerini ise bazı soruları gündeme getirerek ortaya koydu: „Kimli¤imizi oluflturan temellerden taviz vermeden, bu topra¤ı yurt edinmek, nasıl olacaktır?
Avrupa'nın renklerine, ‹slam'ın esenlik rengini nasıl kataca¤ız? Artık misafir olmamak, kalıcı olmak, yerli olmak ne demek? Bunun her birimiz
için, yaflam biçimimiz için, teflkilatımız için anlamı nedir? Bu anlayıfl ve sosyal olgu bizlere ne gibi
sorumluluklar yüklemektedir? Bizi, gelece¤i kurma iddiasıyla kuflanmıfl müminler olarak, bekleyen sorular bunlardır. Bu topraklarda bir müddet
kalıp, para kazanmayı düflünerek buraya gelmifl
insanların, artık bu toprakları, nesiller boyu hayırda yarıfl mekânı olarak kavraması gerekmektedir."
„Bizim üzerimize de özel görevler düflüyor,"
diyen Karahan flöyle devam etti: „Her fleyden önce
içinde yaflad¤ımız ülkenin dilini, bunu birileri sürekli gündeme getirip, bütün problemlerin kayna¤ı
olarak gösterdi¤i için de¤il, lisanların Allah'ın birer ayeti oldu¤u için ö¤renmeliyiz bu dilleri. Rabbimizin mesajını her dilde ulafltırabilelim için, yafladı¤ımız toplumlarda, dünyaya kör sa¤ır kalmayalım için ö¤renmeliyiz. Yafladı¤ımız toplumların
içinde kökü derinlerde bir çınar olma sevdasıyla
filizlenelim için ö¤renmeliyiz biz bu dilleri. Ve
bizler bu dilleri günü kurtaracak kadar de¤il, gelece¤i kurtaracak (kuracak) kadar ö¤renmeliyiz…
Diller kadar içinde yafladı¤ımız toplumların kültürlerini ve tarihlerini, hayatı kavrama biçimlerini
bilmeliyiz. Bilgiye dayanmayan, anlamayı öncelemeyen tavırlarla asırlık çınarlar de¤il, mevsimlik
renksiz kokusuz çiçekler oluruz ancak. "
IGMG Genel Sekreteri O¤uz Üçüncü de toplantıda bir konuflma yaptı ve IGMG'nin yapmıfl oldu¤ hizmetleri de¤erlendirdi. Üçüncü ayrıca Avrupa'daki çeflitli geliflmeleri de de¤erlendirdi.
Üçüncü, namus cinayetleri ile zoraki evlilik
olgusunun, IGMG gibi pek çok dinî cemaatin
olumlu çalıflmalarına ra¤men, göçmenlerin tamanında var oldu¤u gibi bir genellemeyi de elefltirdi.
„ Töre cinayeti, zorakî evlilikler gibi ‹slam Toplu-
‹
mu Millî Görüfl gibi dinî cemaatlerin gayretleri sayesinde marjinal toplumsal sorunlara dönüflmüfl
konular, toplum tarafından genellefltirilip polemik
konusu yapılıyor" diyen Üçüncü flöyle devam etti:
„Türkiyenin AB ye tam üye olma sürecinden, eyalet ve ülkelerde yürürlü¤e konan baflörtüsü yasaklarına kadar, vicdan testlerinden, cami önlerindeki
kimlik kontröllerine kadar ve son olarak basın özgürlü¤ü adına Peygamber efendimize karikatürler
vasıtası ile yapılan çirkin saldırıları tanıklık yapan
akl-ı selîm sahibi herkes görüyor ki bir din, bir
medeniyet, bir hayat tarzı yargılanıyor, hedef gösteriliyor, ötekilefltiriliyor. Aklı selim sahibi herkes
görüyor ki bir hayat tarzı bir bütün olarak yargılanıyor. Ancak özellikle teflkilatımız ve mensublarımız adeta bir cadı avı ile karflı karflıya ve bundan
dolayı avrupadaki günlük hayatında sıkıntı çekiyor. Raporlar neflrediliyor, vatandafllık müracaatlarımız reddeliyor, cami yapım müracaatlarımız
yer yer geri çevriliyor ve hatta derneklerimizin kamuya yararlı statüleri iptal ediliyor. Bu tesbitleri
yaparken önemli bir hususun altını bir kez daha
çizmek istiyorum: Camia olarak yaflamıfl oldu¤umuz sıkıntılar asimilasyonu kesin reddeden entegrasyon anlayıflımızdan, hayat taryımızdan, yani
Kur an ve Sünnet'e ba¤lılı¤ımızdan kaynaklanıyorsa bilinsin ki biz bu sıkıntılara razıyız: Çünkü
biz Müslümanız!!!"
Teflkilatın verdi¤i hizmetlerden örnekler de sunan Üçüncü flöyle devam etti: Yine bu çalıflma döneminde Kardefllik ve Dayanıflma ruhumuzun en
güzel tezahürü olan Kurban kampanyamızla sizlerin sayesinde rekorlar kırdık, rekorlar! ‹flte rakamlar: Toplanan Kurban sayısı: 61.016 Kesilen Kurban sayısı: 76.926 ALLAH eme¤i ve katkısı geçen
herkesten razı olsun!"
Öte yandan, Eski Baflbakanlardan ve Refah
Partisi Genel Baflkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan da toplantıya canlı yayınla katıldı. Erbakan
inanç ve kültürlerinden kopmadan, Avrupa'nın çeflitli bölgelerinde yaflayan müslümanara teflekkür
etti¤i konuflmasında önemli mesajlar verdi.
Erbakan ‹slâm'la terörü yanyana zikretmenin
yapılabilecek "en büyük yanlıfllık" "en büyük kötülük" oldu¤unu belirterek, "Bizim kitabımız Rahmet ve merhametle bafllar" dedi. Erbakan, istedikleri fleyin iyilikte yarıfl oldu¤unu hatırlatarak haksızlı¤a ve zulme karflı herkesin birleflmesini istedi.
Kardefllik ve Dayanıflma Günü'ne Türkiye'den
Saadet Partisi Genel Baflkanı Recai Kutan ile birlikte Genel baflkan Yardımcısı Numan Kurtulmufl
da katıldı. Recai Kutan Avrupa'da önemli hizmetler veren Milli Görüfl teflkilatını tebrik etti¤i konuflmasında, Avrupa'da müslümanların artık reddedilemez bir gerçek oldu¤unu söyledi ve bu
Müslamanların Batı dünyası ile ‹slam dünyası arasında köprü oldu¤unu söyledi.
Saadet Partisi Genel Baflkan Yardımcısı Numan Kurtulmufl da yaptı¤ı konuflmada, Batı Dünyasının ‹slam dünyasına, ‹slam dünyasının da Batı
dünyasına ihtiyacı oldu¤unu ve bunun için için de
Avrupa'da yaflayan müslümanlara önemli görevler
düfltü¤ünü söyledi.
Program, Ömer Celik, Mustafa Cihat und Sami Yusuf gibi sanatçıların konserleri ile son buldu.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 18
“He
mu r nef
tlak
is ö
a ta
lüm
dac
ü
akt
›r”
e
d
z
ü
n
ü
n
ü
g
.
.
›
.
l
z
›
i
c
y
a
e
En sizinl
Sa¤lık sigortaların›n (Krankenkasse) cenaze defin yard›m›n› kald›rd›¤›
Almanya’da:
• Cenazeler, vefat yerinden al›narak defin edilece¤i yere kadar götürülür.
Cenaze nakil masraflar› karflılan›r; bir kiflilik Refakatc› bileti de ödenir.
• Fon imkanlar›ndan ücretsiz olarak yararlanabilecek aile fertleri: Kendisi,
efli ve 18 yaflın› doldurmam›fl çocuklar›, yafl› kaç olursa olsun kendi geliri olmayan bekar k›z çocuklar›.
• Girifl ücreti: Aile bafl› sadece 50,- Euro.
• Üyenin, yafl› dolan çocukları ile geliri olan aile fertleri, IGMG Cenaze Fonuna üye olmalar› durumunda kay›t ücreti ödemezler.
• Masraf pay› her yıl sonunda ödenir. 2005 yılı masraf pay› 32,20 Euro olarak tesbit edilmifltir.
• Üye olmak ve daha genifl bilgi için IGMG flubelerinden, Bölge temsilciliklerimizden, ya da Genel Merkezimizden broflür ve kay›t formu isteyiniz.
IGMG CENAZE FONU
Boschstr. 61-65, 50171 KERPEN • Tel: 02237 - 656 313, Faks: 02237 - 656 555
Mobil: 0177 - 478 83 34, e-mail: [email protected]
Hesap Numaras›: SEB AG Köln
Kontonr.: 162 888 56 06 • BLZ: 370 101 11
Hessen Bölgesi Cenaze Fonu Sorumlusu Hüseyin AVCI Mobil: 0174-5750461
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
Seite 19
ÖZEL KÖE
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
19
Hacarab’ın serüvenleri
M. Salih AYDIN
[email protected]
Müslümanların
Sevgi ve Güvene
htiyacı var!
LLAH’ın Selamı, Rahmeti, Bereketi Müslümanların üzerine olsun. Hayat
gazetesine de bana bu fırsatı verdi¤i için ayrıca teflekkür ederim.
Müslüman kardefllerim ALLAH
(c.c) rızası için bütün Müslümanları çok seviyorum. ALLAH (c.c)
rızası için çok güveniyorum. Müslümanlar olarak binmifliz gururun
atına gidiyoruz. Ufacık hatalar af
edilmez olmufl senelerce küs senelerce kin taflıyoruz. Ömrümüzün
ebedi oldu¤unu mu sanıyoruz? Sanıyorsak yanılıyoruz!..
Acaba kendimize soruyor muyuz neden ve niçin? Bakıyorsun
kendi öz kardefli ile veya en yakını
ile velhasıl Müslüman kardefli ile
küsmüfl sanki cephedeki düflmanı
zannediyor. Bu misaller ço¤altılabilir. Mesele Müslümanların hatalarını anlayıp hatalarından bir an
dönmesidir. Gelin sevgi tohumlarını ekelim bir gün hasatı alaca¤ımızı asla unutmayarak derdimize
sahip çıkalım.
Birbirimize gülümseyelim, sevelim, yardım edelim ve tövbe
edelim. Sevgimizi eksik etmeyelim. Kimimiz o, kimimiz bu, kimimiz flu demeyelim. Birbirimizle tara¤ın diflleri gibi kenetleflelim.
Medine’de Resül öyle emretmifl.
Bizim örne¤imiz günün magazin
popçuları ve topçuları de¤il. O olmalı yoksa kurtulufl beklemeyin.
Bu yerin üstü oldu¤u gibi altı da
var. Hem de hiç ölmemek üzere
bin düflünün bir karar verin. Kararınız do¤ruya güzele olsun. Birimizin derdi hepimizin, hepimizin
derdi birimizin derdi olsun. Benim
güzel kardefllerim Vesselam....
A
Ah O Amele (‹flçi) Pazarı Ah!
‹flsizlik o günlerde had safhada,
babam ve arkadaflı bir türlü ifl bulamaz. Amele pazarına gidip, gidip
beklerler ama o günde siftah yok.
Sebebi ise bizim Bozkır’dan iflçilerin ifllerinde daha çalıflkan olmaları. Babam ve arkadaflında süreklilik
yok, onun için a¤alar iflleri Bozkır’lılara veriyor. Babam ve arkadaflı bir türlü, bu olayı hazmedemiyor. Ertesi gün, Bozkır’lılara bir
iyilik düflünürler. Tanıdıkları bir
terziye gidip, bir kaç saatli¤ine,
emanet takım elbise alıp giyinirler.
Böylece biri Mühendis, biri Katip
olur. Büyük bir Otel yapılacak,
onun içinde insan gücüne çok ihtiyaç var. Herfley hazırlanmıfl, ifl uygulamaya ve iflçileri pazardan da¤ıtmaya gelmifltir. Sabah erkenden
insan pazarına giderler, bu arada
her yer dolmufl ifl arayan arayana.
Babam ikna edici hitabesiyle, Bozkır’lılara bir nutuk atar:
- Arkadafllar! Buraya büyük bir
otel yapılacak, Mühendis arkadafl
bu ifli almıfl olup Karaman’ımızda
bir müddet kalacaktır. Bu iflte çalıflmak isteyen herkesi ifle alacak,
çalıflmak isteyen sıraya girsin, isim
alaca¤ım. Diyerek, hepsini yazar,
ve yine:
- Parası olmayan olana versin,
azıklarınızı alın, biraz sonra avans
da¤ıtaca¤ız. Bozkır’lılarda büyük
bür sevinç, nede olsa aylarca çalıflacak bir ifl bulmufllardır. Bunları
daha önce tespit ettikleri, ekili alana götürürler. Tarla sahibi bir kenarına tafl yı¤dırmıfl, gerçekten bir
han yaptırmayı düflünüyor. Babamla arkadaflı, içlerinden palabıyık birini Çavufl yaparlar ve:
- Bu taflları karflıya taflıyacaksınız, ekinin parasını verdik! Derler
ve babamla arkadaflı gider. O anda
oradan geçen, tarla sahibinin bir arkadaflı, bakarki millet harıl harıl
çalıflıyor, ve iflçinin birine sorar:
- Yi¤en ne yapıyorsunuz?
‹flçi:
- Dayı bizi buraya Mühendisler
getirdi, otel mi ne yapılacakmıfl.
Bu arada çavuflları ba¤ırır:
- Arkadafllar durmayalım çalıflalım. Tabiki ekin harabe olmufl, Çavufl adamlara duman attırıyor.
Adam flaflkın bir halde gider ve soluk solu¤a arkadaflının yanına varır. Bu arada babamla arkadaflı,
çoktan emanet elbiseleri verip, eskileri giyerek, amele pazarına giderler. Gelen a¤alar bakar, amele
pazarında kimse yok, ister istemez
bir tanesi babamla arkadaflına ifl
teklifi yapar. Babam ve arkadaflı
artık bir haftalık ifl bulmufllardır.
Öbür tarafta ise tarla sahibinin arkadaflı:
- Selamün aleyküm a¤a hayırlı
olsun, hanı yaptırmaya bafllamıflsın! Tarla sahibi flaflkın bir halde:
- Ne hanı ben hasatı kaldırdıktan sonra bafllıyaca¤ım ‹nflaallah!
Arkadaflı:
- Valla ben bilemem ben gözüme mi yoksa sana mı inanayım!
Tarla sahibi telaflla:
- Ne oldu söyle?
Arkadaflı:
- Biraz önce senin tarlanın yanından geçiyordum, baktımki insanlar harıl harıl çalıflıyor, ne yapıyorsunuz? Dedim, bir tanesi:
- Bizi Mühendisler getirdi, otel
mi ne yapılacakmıfl! Deyince, ben
de derhal tebrik etmek için sana
geldim. Tarla sahibi, periflan bir
halde tarlaya koflar. Tarlaya varınca bakarki her yer harabe iflçiler
harıl, harıl çalıflıyor.
Tarla sahibi ba¤ırarak:
- Hey orada ne yapıyorsunuz,
burası benim tarla.
Çavufl:
- Bizi buraya Mühendisler bıraktı, iflimize engel olma git ihtiyar
ifline. Adam koflarak karakola gider. Fazla sürmez adamlar hem bir
araba dayak yerler, hemde taflları
geri taflırlar. Babamlar ise iflte çalıflırlar ama korkudan kahveye felan
çıkamazlar. Bir gün babamın arkadaflı illa kıraathaneye gidece¤im
diye tutturur. Babam engellemek
ister ama nafile, kıraathaneye varınca babam bir köfleye saklanır.
Arkadaflı daha içeri girer girmez,
Bozkır’lılar fırlar pat, küt bir taraftan da sesler yükselir:
- ALLAH’ını seven vursun!
Adam zor kurtulur, babam ise çoktan kayıplara karıflmıfltır. Bu olaydan sonra Bozkır’lılar da¤ılır imajları zedelenmifl a¤aların güveni
kalmamıfltır. Babam ve arkadaflı
bir müddet rahat kalırlar. Ama bu
seferde Hadim’liler amele pazarına
gelmeye bafllar. Bir müddet sonra
amele pazarı dolar, artık yine eskisi
gibi ifle götürülmeyince cepte para
kalmaz. Durumları iyi de¤ildir, yine bir hile düflünürler. Bu arada
rahmetli dedemin bir sözü aklıma
geldi:
- O¤lum senin baban adam olmaz, okula gönderdim okumadı,
sanata gönderdim ö¤renmedi velhasıl adam olmadı! derdi. Hiç bir
evladından yardım istemedi, para
vermek isteyenlere de:
- Evlatlarınızı besleyin yeter,
ben çalıflırım! derdi. Çok kibar konuflurdu. Dönelim babamlara yine
takım elbiseleri giyerler, pazarın
yolunu tutarlar. Amelelere yönelerek:
- Arkadafllar Çumra’dan kamyonla kum taflınacak, araba baflı 5
lira hem de sigorta yapaca¤ız, nüfus cüzdanlarınızı da vereceksiniz
sigorta olmanız için, burdan do¤ru
emeksevene gideceksiniz, oraya
kamyonlar gelecek, sizi Çumra’ya
götürecek, kamyonlara hemen binin gidin, ALLAH kolaylık versin!
Dedikten sonra amele pazarı birden
boflalır. Meydan bizimkilere kalır,
bir ifl bulup giderler, tabiiki adamların nüfus cüzdanları da ceplerinde. Bu acıklı manzaradan sonra ise
öbür tarafta bakalım ne olmufltur.
Ekmeksiz, aflsız zavallı iflçiler babamların tarif etti¤i yere varırlar.
Güneflin altında her gördükleri
kamyona koflarlar ama nafile her
seferinde floförler:
- Gidin kardeflim siz kafayımı
yediniz! Cevabı ümitleri suya düflürür. Adamlar periflan bir halde
akflama kadar beklerler ne gelen
olur ne götüren. Bir gün sonra babamgiller kıraat haneye giderek:
- Alın flu nüfus cüzdanlarınızı
bizi bir sürü zarara u¤rattınız! Deyip kapıdan içeri atarak güya
adamları suçlu durumuna düflürürler. Ama kıraathaneden son sürat
kaçarak. Devamı gelecek sayıda
baflka bir hikayede...
Bir tane hikaye de benden!
Küçükken birgün küçük dayımla büyük dayımlara köye gitmifltim. Sel geldi¤i için bahçeye set
yapacak, beni de sevdi¤i için yanında götürmüfltü. Bahçeden geri
gelirken köydeki dayımların bir
merkebi vardı beni ona bindirdiler.
Hayvan önce çok uysal görünüyordu, biraz sakin, sakin yürüdü ve
birden koflmaya baflladı, daha ben
toparlanamadan aniden durdu, sanki ABS fren tertibatı var, boynunu
aniden e¤ince ben kendimi yerde
buldum, daha ne oldu¤unu bilemeden çifte ata, ata köye do¤ru kaçtı
gitti. O kadar yolu yürümekte cabası....
Selam ve dua ile...
Not: Elefltiri ve desteklerinizi Email ile beklerim. Her fikire açı¤ım
Saygılarımla yazı hatalarımdan
dolayı özür dilerim.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
20
Seite 20
ETKNLK HABER
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
DNLERN KARDELK MESAJI
Dinlerarası diyalog çerçevesi altında çalıflmalarını sürdüren Diyanet ‹flleri Türk ‹slam Birli¤i (D‹T‹B) KölnRoonstrasse’de faaliyet gösteren Yahudi Cemaati’nin Köln flehrindeki en büyük Sinagog’unu ziyaret etti.
iyanet ‹flleri Türk ‹slam
Birli¤i (D‹T‹B) Genel Baflkanı Rıdvan Çakır’ın baflkanlı¤ında D‹T‹B Merkez Camii
Din Görevlisi Ali ‹hsan Akıllı, Dinlerarası Diyalog Koordinatörü Rafet Öztürk, Dinlerarası Diyalog
Müdürlü¤ü’nden Bekir Albo¤a,
Basın-Yayın ve Halkla ‹liflkiler
Müdürlü¤ü’nden Ercüment Aydın’dan oluflan 5 kiflilik heyeti, Sinegog yöneticilerinden Dr. Michael
Rado, Ronald Graetz, Prof. Alexander Joffe, Abraham Lehrer, ‹dare Müdürü Benzion Wieber ve Haham Netanel Teitelbaum tarafından
karflılandı.
1938 yılında ve Orta Avrupa’daki Havraların mimari tarzında yapılmıfl, 19 yüz yıl mimarisine göre
infla edilmifl olan Sinagog hakkında
Dr. Michael Rado bilgi verdi. Hizmet binası içerisinde Nazi döneminde katledilen 6 milyon ve
Köln’de öldürülen 11 bin Yahudi
için yapılan 4 anıtın Yahudiler açısından çok önemli oldu¤unu anlattı. Rado; "Bu insanların bir kabir
taflı bile olmadı¤ını, onlardan hatıra
sadece duman ve hatıralarından
baflka birfley kalmadı¤ını" ifade etti. Ayrıca: "Havra ile caminin bazı
özelliklerinin aynı oldu¤unu anlatan Rado: "‹badet esnasında kadın-
D
larla ve erkeklerin ayrı ayrı bölümlerde olduklarını, hahamın hutbesini rahlede okudu¤unu, Kur’an-ı
Kerim’in kutsiyeti gibi Tevrat’ın da
temizlendikten sonra tutulabilece¤ini, Ebedi ıflı¤ın üzerinde W harfine benzeyen harfin, ‹branice’deki
fiin harfinin Allah’ın isminin kısaltılmıfl harfi oldu¤unu, caminin minaresine benzeyen menoranın, bir
tarafından girilip, di¤er tarafından
çıkılarak ayinin yapıldı¤ını" anlattı.
Sinagog ve Havra’nın müfltemilatı
hakkında genifl bilgi veren Rado;
"Günlük ayin yapmak isteyen guruplarımız için küçük havramız
var. Büyük havramızda özel günlerde ibadet ederiz. Ayrıca bu binamızda; restorant, pazar günleri
gençlerin buluflabilece¤i gençlik
merkezi, din e¤itimi için dersanelerimiz, kütüphane, 1 ile 7 yafl arasında çocuklara hizmet verdi¤imiz bölümümüz, konferans, e¤lence ve
koro müzik çalıflmaları için büyük
toplantı salonumuz, ilk okulumuza
hazırlık mahiyette krefllerimiz, yafllılar yurdu, Havra’ya ba¤lı bir çok
sosyal, kültürel ve sportif cemiyetlerimiz ve de¤iflik alanlarda faaliyet
gösteren kadın derneklerimiz var.
Hizmet binamızda ve cemiyetlerimizde bu faaliyetleri yapmaktayız"
dedi. Rado: "Burası en büyük hav-
ramız ve burada sizin gibi de¤erli
heyetlerimizi a¤ırlarız" dedi. Bina
içerisinde teflhir edilen müze gezilmesinin ardından, Diyanet ‹flleri
Türk ‹slam Birli¤i (D‹T‹B) Genel
Baflkanı Rıdvan Çakır’ın baflkanlı¤ındaki heyetle birlikte yemek salonuna geçildi.
Diyanet ‹flleri Türk ‹slam Birli¤i
(D‹T‹B) hakkında bilgi veren Genel Baflkan Rıdvan Çakır: "Bizlere
gösterdi¤iniz bu yakın ilgiden dolayı çok teflekkür ediyorum. Biz, Diyanet ‹flleri Türk ‹slam Birli¤i (D‹T‹B) Teflkilatı olarak dinler arası
diyalog çalıflmalarına çok önem veriyoruz. Bu mabetler cemaatsiz ifllev görmez. Müslümanlar Kur’an-ı
Kerim’in hükümlerinin dıflına çıkamazlar ve kendi düflüncelerine göre
hüküm veremezler. Kur’an, Tevrat,
Zebur ve ‹ncil Allah’tan gelen ifadelerdir. Bu kutsal kitapların tercümeleri de esas kitap olmayıp sadece
onun anlamını ifade eder. Bizim
camilerimize sadece Türkler de¤il,
bütün insanlar ibadet edebilir. Hangi dinden olursa olsun gelip ziyaret
edebilir ve kapımız herkese açıktır.
Hatta biz gelen guruplara bir kapalı
kapı buldu¤unuzda gelin söyleyin.
O kapınının arkasında ne var açın,
bakmak istiyorum dedi¤inizde o
kapıyı da açarız. Hiç kimsenin, bir
baflkasının inancını elefltirmesinin
do¤ru olmadı¤ını ifade ediyoruz.
E¤er bizler dünya üzerinde huzurlu
yaflamak istiyorsak, bu birbirimizi
sevmemizle ve inançlarımıza saygı
göstermemizle mümkün olacaktır.
Sayın Rado’nun ifade etti¤i gibi
havra ile cami arasında bir takım
benzeri özelikler var. Bizler 4 kutsal kitabın varlı¤ına inanıyoruz ve
‹brahim-i dinlerin temsilcileri olarak zaten bizler kardefliz. Bu kardeflli¤imizi bozmaya ve bizleri rahatsız etmeye kimsenin hakkı yoktur" dedi.
Haham Teitelbaum: "Sayın Baflkan Çakır’ı aramızda görmekten
çok memnun olduk. Sayın Baflkan’ın da ifade etti¤i gibi bizler ‹brahim-i Dinlerin mensuplarıyız.
‹nanç mensupları özünde birbirleriyle kardefltirler. Bugün burada bu
kardeflli¤imizin en güzel örne¤ini
görüyoruz. Bu kardeflli¤imiz ve diyalo¤umuz artarak devam edecektir. Ümid ediyoruz ve diliyoruz ki,
güzel bir cami infla ederek, Köln’e
güzel bir eser kazandırırsınız" dedi.
Sorular ve cevapların eflli¤inde
devam eden akflam yeme¤i, D‹T‹B
Merkez Camii Din Görevlisi Ali
‹hsan Akıllı’nın yaptı¤ı yemek duasıyla sona erdi.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 21
Hayat
DOSYA
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
21
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Türkiye’de emekli olma artları 2. Bölüm
ürk vatandafllarının, Türkiye
dıflında çalıfltı¤ı süreleri
borçlanarak Türkiye’den de
emekli olmaları uygulamadan, çifte
vatandafllık sahibi olan Türk vatandaflları da yararlanabiliyor. Yurt
dıflındaki çalıflma sürelerini borçlanarak emekli olma hakkı kazanan
Türk vatandafllarına aylık ba¤lanabilmesi için ise Türkiye’ye kesin dönüfl flartı getirilmifltir. Ancak, kesin
dönüfl flartı, Türkiye’de ikamet mecburiyeti getirmemektedir. Bu durumdaki bir Türk vatandaflı, yeniden
Türkiye dıflında ikamet edebilmektedir. Yeni uygulamaya göre kesin
dönüfl flartı, "Yurtdıflında çalıflmamak ve herhangi bir sosyal yardımdan yararlanmamak" olarak açıklanmıfltır.
Ba¤lanan aylık, kiflinin daha sonra yurtdıflına çıkması veya yurtdıflında bulunması nedeniyle kesilmez.
Ancak; aylık ba¤lananların, tekrar
yurtdıflında çalıflmaya bafllamaları
halinde, çalıflmaya baflladıkları tarihi takip eden aybaflından itibaren
aylıkları kesilir. Aynı flekilde, yurt
dıflına çıkıp ifle ve ikamete ba¤lı
yardımlar olan iflsizlik parası, iflsizlik yardımı, sosyal yardım gibi yar-
T
Yusuf YILMAZ
dım almamaları halinde de emekli
aylıklarının ödenmesi durdurulur.
Yurda kesin olarak döndüklerini
beyan ettikleri, ya da, aylık talebinde bulundukları tarihte yurtdıflında
çalıfltıkları veya ikamete dayalı sosyal yardımlardan yararlandıkları tespit edilenler ise kesin dönüfl yapmamıfl sayılmaktadır. Bu kiflilerin aylıkları, aylıkların bafllandı¤ı tarihinden itibaren iptal edilmekte, ödenmifl olan aylıklar da, ödemelerin yapıldı¤ı tarihten itibaren bafllayarak,
ba¤lanan bu aylıkların geri ödenece¤inin beyan edilece¤i tarihe kadar,
yasal faiz uygulanmak suretiyle geri
alınır.
Böyle bir durumla karflılaflan
kiflilerin yeniden kesin dönüfl yapmaları halinde, bu hizmetlerini de 4.
madde hükümleri gere¤ince borçlanmaları flartıyla, aylıkları bu süreler de dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Bu borçlanmayı yapmayanların aylıkları ise eski aylıkları
miktarında, yurda kesin dönüfl tarihini takip eden aybaflından itibaren,
müracaatları üzerine tekrar ödenmeye bafllanır. Yurt dıflında iflsizlik sigortasından veya ikamete dayalı
olarak di¤er sosyal yardımlardan yararlananlar, bu zaman zarfında uzun
süre de Türkiye’de kalsalar, Türkiye’ye geçici olarak gelmifl sayılırlar
ve Türkiye’ye kesin dönüfl yapmıfl
olarak kabul edilmezler. Bu kanundan yararlanıp aylık alanlar, e¤er
yurt dıflına geri dönüp çalıflmaya
bafllar veya sosyal yardım alırlarsa,
bu durumu kendileri önceden bir dilekçe ile bildirmek durumundadır.
Bir dilekçe ile durumlarını bildirenler, daha sonra çalıflmaz ve sosyal
yardım da almazlarsa, yeni bir dilekçe ile durumlarını tekrar bildirerek, yeniden emekli aylı¤ı alabilirler.
Türkiye’de emekli olanlar ve
Almanya’da ‹flsizlik Parası II
(Arbeitslosengeld II) alanların
durumu
Almanya’da, 01.01.2005 tarihinden itibaren ‹flsizlik Parası II diye
bilinen kanundan yararlanabilmek
için, 15 ile 64 arasında olanların, geçim ve kira masraflarını kendileri
karflılayabilecek kadar gelirleri ve
servetleri olmayan kifliler olması gerekiyor. Bu kanuna göre, beraber
yaflayan aile bireylerinin çalıflma
durumunda olanlarının, kendilerine
sunulan ifl imkanlarını kullanmalarına ra¤men ifl bulamadıklarını isbat
etmeleri ve her hangi bir geliri olmadı¤ını isbatlamaları gerekmektedir.
Bu durumda, Türkiye’den emekli
aylı¤ı alanlar da bu durumularını
bildirmek zorundadır. Türkiye’den
alınan emekli aylı¤ı da hesap edilerek, ‹flsizlik Parası II, duruma göre
verilmeye devam edilir. Ancak bu
durumda, Türkiye’den alınan aylık
miktarı düflülür ve ödeme öyle yapılır.
Türkiye’den emekli aylı¤ı alınabilmesi için ise, yurt dıflında sosyal
yardım almama flartı bulundu¤una
göre, her iki kurumun da durumdan
do¤ru bir flekilde bilgilendirilmesi
gerekir. Ki böylece, daha sonra
oluflacak olan hukukî problemler de
önlenmifl olur.
Tekrar hatırlatmakta yarar vardır.
‹flsizlik Parası II yardımı alabilmek
için mutlaka baflvuru formu doldurmak ve bu forumda istenilen bilgileri do¤ru bir flekilde vermek gerekmektedir. E¤er hala bu yardımı alıyorsanız, durumunuzda da her hangi
bir de¤ifliklik olmufl ise, bu durumları da bildirmeniz gerekmektedir.
Tiyatro Frankfurt’tan “Dün Komik Bir ey Oldu” Oyunu
Almanya`n›n Frankfurt flehrinde 2003 y›l›ndan beri Türk-Alman Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren Tiyatro Frankfurt, Türkiye
Lions Kulübü taraf›ndan her y›l Türk kültür ve sanat›n› baflar›yla gösterenlere verilen Selim Naflit ödülüne lây›k görüldü.
nceki y›l sergiledikleri Töre adl› oyunla büyük bir kitleye ad›n› duyuran ve bu y›l da
Kaan Erkam’›n yazd›¤› Kamil Kellecio¤lu’nun yönetti¤i “Dün Komik Bir fiey Oldu” adl›
oyunu sahneleyen grubun sahnedeki baflar›s› k›sa
sürede önemli bir ödüle lay›k görülmelerini sa¤lad›.
‹stanbul’da düzenlenen ödül törenine davet edilen
ekibi temsilen ödül gecesine yönetmen Kamil Kellecio¤lu ve baflar›l› oyunculardan Seval Öztürk kat›ld›. Gecede sanat ve Tiyatro dünyas›ndan birçok
tan›d›k yüz vard›. Okan Bayülgen, Nilgün Belgün,
Emre K›nay gibi tan›nm›fl tiyatrocular da gecede
ödüllerini ald›lar. Konuyla ilgili olarak görüfllerine
baflvurdu¤umuz Kamil Kellecio¤lu gazetemize yapt›¤› aç›klamada; Türkiye`de Lions Kulübü taraf›ndan bu y›l alt›nc›s› verilen Selim Naflit Tiyatro
Ö
Ödülleri`nden Halk Jürisi ödülüne lây›k görüldük.
Lios Kulübü, 50`yi aflk›n dalda tiyatroya eme¤i geçenlere ödül veriyor. Biz de k›sa sürede bu baflar›y›
yakalad›¤›m›z için ve bu ödüle lay›k görüldü¤ümüz
için çok mutluyuz. Türk dili ve Kültürünü yaflamak
ve yaflatmak, sanat› ki özellikle tiyatroyu topluma
sevdirmek ve hak etti¤i yere getirmek, insanlar› her
yönden gelifltiren ve e¤lendiren, toplumun dil, kültür ve ahlak geliflimine olumlu katk›s› olan sanat›n
televizyon kültürüne yenik düflmesini önlemek
amac› ile ç›kt›¤›m›z yolda çal›flmalar›m›z›n meyvesi olan bu ödül bizi daha çok çal›flmaya ve insanlar›m›zla daha çok buluflmaya teflvik etmifltir. Oyunda
eme¤i geçen herkese teflekkür ederim. Sanat dostlar›n› Sanata sahip ç›kmaya bekliyoruz diyerek yapm›fl olduklar› çal›flmalar›n ve sergiledikleri baflar›-
n›n önemini vurgulad›.
Oyunun yönetmeni Kamil Kellecio¤lu yapt›¤›
aç›klamada 10 Haziran Dünya kupas› festivali WM
etkinliklerinde Frankfurt’un ünlü caddesi Zeil’de
sokak tiyatrosu gösterisi gerçeklefltirdi. Gösteriye
ilgi oldukça yo¤undu ayr›ca bir ilke imza atan ekip
Zeil’de ilk Türk Tiyatro gurubu gösterisini yapan
grup oldu
Ayr›ca 7 Temmuz’da Hanau’da yap›lacak olan
Uluslararas› Kültür fienlikleri ad›nda festivale davet
edildiklerini söyledi. Amac›m›z kendi kültürümüzü
yaflamak ve yaflatmak diye yola ç›kt›klar›n› oyundan beklenenin çokçok üzerinde olumlu tepkilerin
kendilerini mutlu etti¤ini belirterek oyunun Almanya çap›nda turnelerinin sürdü¤ünü Türkiye ile de temas halinde olduklar›n› söyledi.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 22
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
ETKNLK HABER
22
HESSEN
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
IGMG Hessen; Geniletilmi dareciler Toplantısı ile 2005-2006 sezonunu kapattı
IGMG Hessen’de 2005-2006 sezonu çok bereketli geçti
GMG Hessen Bölgesi 2005-2006 Çal›flma
Sezonunu Frankfurt`ta yapt›¤› Geniflletilmifl ‹dareciler Toplant›s› ile kapatt›
I
Frankfurt Enkheim`da bulunan Saalbau
Salonunda yap›lan Geniflletilmifl ‹dareciler
toplant›s›na baflta tüm Büyükler Bölge Yürütme Kurulu Üyeleri olmak üzere Gençlik
Teflkilat› Bölge Yürütme Kurulu, Kad›n
Kollar› Bölge Yürütme Kurulu, Cemiyet
Baflkanlar›, Cemiyet Gençlik Baflkanlar›,
Cemiyet Kad›n Kollar› Baflkanlar›, cemiyetlerde görevli tüm idareciler ve cemiyet
imam hatipleri kat›ld›.
Program› Bölge ‹rflat Baflkan› fierif Aslan sundu. Program Kur`an-› Kerim okunmas›yla bafllad›. Aç›l›fl Kur`an-› Kerimini
2006 Bölge Kur`an Okuma Yar›flmas› ikincisi Offenbach cemiyetinden Cihat Bal›kç›
okudu.
Aç›l›fl Kur`an-› Keriminden sonra Bölge
Teflkilatlanma Baflkan› Cengiz fiahbaz idarecilerin yoklamas›n› yapt›. Kat›l›m›n yo¤un
oldu¤u gözlendi.
Daha sonra IGMG Hessen Bölge Baflka-
n› Mehmet Atefl mikrofona geldi. Atefl;
2005-2006 sezonunda yap›lan faaliyetler
hakk›nda bilgiler verdi. Bu yap›lan faaliyetlere kat›lan tüm idarecilere teflekkür etti.
Atefl; 2005-2006 sezonunun çok bereketli
geçti¤ini ve yap›lan çal›flmalarda samimiyetin ve inanc›n devam etmesi durumunda
önümüzdeki dönemlerde de bu bereketin artarak devam edece¤ini vurgulad›. Atefl; önümüzdeki dönemde her üye yeni bir üye kampanyas›n›n start›n› verdi. Atefl; son olarak
önümüzdeki çal›flma sezonunda da di¤er zamanlarda oldu¤u gibi çal›flmalar›n diyalo¤a
yönelik ve Alman resmi makamlar› ile birlikte yap›lmaya devam edilece¤ini belirtti.
Daha sonra Kad›n Kollar› Gençli¤inin
Eski Baflkanlar› Kübra Y›lmaza çiçek takdimi merasimi yap›ld›. Merasim s›ras›nda
duygulu anlar yafland›.
Çiçek takdiminden sonra programa 15
dakikal›k bir mola verildi.
Moladan sonra mikrofona IGMG Genel
Baflkan Bafldan›flman› Hasan Damar geldi.
Damar kendine has uslübu ile kat›l›mc›lara
güzel bir konuflma yapt›.
Hasan Damar`dan sonra IGMG E¤itim
Baflkan Yard›mc›s› ve Hessen Bölge Sorumlusu Ramazan Bafll›k mikrofona geldi.
Bafll›k; Hessen Bölgesinin çal›flmalar›n›n
takdire flayan oldu¤unu ve pek çok noktada
öncü konumda oldu¤unu vurdulad›.
Program sonunda daha önce IGMG Hessen Bölgesinde idareci olarak görev yapanlara flilt takdimine geçildi.
IGMG Hessen Bölgesi Eski Baflkanlar›ndan Recep Ç›nara, Bölge Eski Sorumlusu
Hasan Damar`a ve halen Bölge Sorumlusu
olan Ramazan Bafll›k`a birer hat tablosu hediye olarak sunuldu.
2005-2006 sezonunda cemiyetlerde görev de¤iflikli¤i yapan eski baflkanlara da teflekkür belgeleri takdim edildi.
IGMG Hessen Bölgesi Gençlik Teflkilat›
da eski cemiyet gençlik baflkanlar›na teflekkür belgesi takdim etti.
Program toplu hat›ra fotograflar›n›n çekilmesi ve kapan›fl Kur`an-› Kerimi ile sona
erdi.
Hessen gençlii sohbetlerde uurlanıyor
IGMG Hessen Bölge Gençlik Teflkilatı geçti¤imiz günlerde Hessen’in dört flubesinde aynı vakitte aynı sohbeti düzenledi.
Hessen’in 22 flube gençli¤inin davet edildi¤i e¤itim pro¤ramında ço¤u filosofların çözemedi¤i sorular cevaplandırıldı.
essenin Frankfurt, Darmstadt, Lollar ve Rodgau flehirlerinde TIES adı altında düzenlenen
pro¤ramlar sünnete uygun bir flekilde açılıfl
Kuran-ı Kerimi’nin okunmasıyla baflladı. Ev sahibi
flube gençlik baflkanların›n selamlama konuflmasının
hemen ardından sohbet bölümüne geçildi. Gençler yak-
H
laflık bir saat süren sohbette Allah (cc)’ın insanları niçin yarattı¤ını, insanları hayvanlardan ayıran dört özellikleri ve bu özelliklerden dolayı insanlar için do¤an
sorumlulukları tanıdılar. Bu doyurucu sohbete katılan
gençler sohbetin ardından yatsı namazlarını kılıp zikir
halkaları kurdular, Allahın güzel isimlerini andılar ve
insanların saadet ve huzuru için dualarda bulundular.
Pro¤ram ev sahibi gençli¤inin ikram etti¤i ziyafetle sona erdi.
IGMG Hessen Bölge Gençlik Teflkilatı olarak ev
sahipli¤ini yapan gençlere ve sohbetleri veren hocalarımıza teflekkürü borç biliyoruz.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 23
Hayat
ÖZEL KÖE
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
23
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Avrupa’da Müslüman kimliinin inasında Yaz Okullarının rolü
vrupa’daki Müslümanların
çok büyük bir bölümü göçmen Müslümanlardan olufluyor. Bu Müslümanların e¤itim ve
meslekî vasıf seviyelerine baktı¤ımızda, bu seviyenin, Avrupa ortalamasının altında oldu¤unu tesbit etmek hiç de zor olmaz. Genç göçmen
neslin e¤itim imkânlarından yararlanma imkânları mevcut olsa da, bu
imkanları kullanabilmeleri için istenilen seviyede bir rehberlik hizmeti
görebildiklerini söylemek mümkün
de¤il. Bu flartlar altında yetiflen genç
Müslüman göçmen neslin ‹slamî
kimliklerinin oluflumu, dinî e¤itim
ve ö¤retimleri ile paralel gider. Yani,
‹slamî kimlik oluflum süreci, gençlerin dinî e¤itim ve ö¤retimi ile hızlanır ve geliflir. Bu açıdan de¤erlendirildi¤inde IGMG Yaz Okulları’nın
önemli bir bofllu¤u doldurdu¤u görülür.
Avrupa’daki genç Müslüman neslin kimlik oluflum süreci çatıflmalarla
ve ikilemlerle doludur. Bir tarafta
ebeveynin sahip oldu¤u ve ço¤u zaman oturmamıfl farklı bir kimlik,
öbür tarafta hayatın tam da içinde oldu¤u, yani gerçek dünyanın kendine
özgü kimli¤i. Genç nesil ister istemez bu iki kimlik arasında bocalar.
Müslüman çocu¤un ‹slamî kimli¤inin oluflması, bu kimli¤in geliflmesine imkân sa¤layan e¤itim kurumları
ile ‹slâmî toplumsal yapının varlı¤ı
ile do¤rudan ba¤lantılıdır. Bu e¤itim
kurumları ile toplumsal yapı, yeni
neslin ‹slâmî kimli¤inin oluflumunda
içinde yaflanılan çevrenin gerçeklerini de göz önünde bulundurmak durumundadır. Yani, yenil nesil Müslümanlar iki farklı kimli¤i özümseyen,
ama bu iki farklı kimli¤i Müslüman
olarak ortaya koyabilen insanlar olmak durumundadır.
IGMG Yaz Okulları, kısa bir dönemde ö¤retim alanında gösterdi¤i
baflarıyı en çok e¤itim alanında, yani
A
lhan BLGÜ · [email protected]
‹slamî kimli¤in geliflmesi alanında
gösteriyor. Zaten, bu kısa süre içerisinde uygulanan programın asıl amacı da ö¤retimden ziyade, e¤itime yönelik. Burada e¤itimi, Türkçe’de eskiden kullanıldı¤ı haliyle, 'terbiye' ve
'edeb’li olma alıflkanlı¤ının kazandırılması olarak de¤erlendirmek daha
do¤ru olur. Kısacası terbiye, genç
nesillerin hayata alıflma ve di¤er insanlarla iyi iliflki kurabilme yeteneklerinin kabul görmüfl bir ahlâkî düzen içerisinde gelifltirilmesi sürecidir.
Yaz Okulları’nda çocuklarımızın
davranıfllarındaki geliflmelerin arasında ilk dikkati çeken konu ‹slâmî
anlamda selâmlaflmayı kabullenip
ö¤renmeleridir. En kısa haliyle, 'Selâmün Aleyküm' fleklindeki bu selamlaflma, ‹slâmî kimlik oluflumunda
mühim bir adımdır. Zira dinimiz ‹slâm, Müslümanları kardefl ilan etmifl
ve bu kardeflli¤i imandan kaynaklanan bir sevgi, muhabbet ve saygı
esasına ba¤lamıfltır. Bu esasın kuvvetlenmesi için de Müslümanların
karflılıklı olarak selamlaflmaları, birbirlerine karflı yerine getirilmesi gereken önemli bir ödev kılınmıfltır.
Kur’an-ı Kerim’de, Nisa Sûresi’nin
86. ayetinde, Müminlerin birbirlerine
selâm vermeleri emredilmifltir. "Size
bir selâm verildi¤i zaman, ondan
daha güzeliyle veya aynı ile karflılık
verin. fiüphesiz Allah her fleyi hesap
eder." Bu ayet ile birlikte peygamber efendimizin selâmın önemini
vurgulayan ve emreden pek çok sünneti vardır. Bunların en dikkat çekenlerinden birisi flu hadistir: "Siz
iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de gerçek
mânâda iman etmifl olmazsınız; ben
size yaptı¤ınız takdirde, birbirinizi
sevebilece¤iniz bir fleyi söyleyeyim
mi? Aranızda selamı yayınız." ‹flte
bu önemli ‹slâmî görev, Yaz Okulları’nda Müslüman çocukların kazandıkları genel davranıfl flekillerinin ilk
adımını oluflturuyor. Kazanılmıfl
kimli¤in ortaya konulmasında ipucu
olması bakımından, Yaz Okulları’nda kazanılan davranıfl biçimlerinden bir kaç örnekleme ile bahsetmek
do¤ru olur.
Hayat süreci içerisinde yeni dostluklar kurabilme kabiliyeti hangi
kimlik olursa olsun, di¤er insanî iliflkilerin temelini oluflturur. Baflkalarına saygı gösterme, konuflma ve hitaplarda baflkalarını incitmeme, arkadafllarına, ebeveyne, ö¤retmenlere ve
büyüklere karflı saygılı davranma,
küçükleri de sevgi ve anlayıflla karflılama yeteneklerinin geliflmesi de bu
açıdan önem kazanır. Yaz Okulları,
daha önceden de arkadafl veya tanıdık olanlar olsa da, farklı ortamlardan gelen çocukların yeni dostluklar
kurması için bir fırsat oluyor. Kurulan bu dostluk ve arkadafllıklar, çocukların birbirlerine karflı fedakârca
davranabilmelerine de yardımcı oluyor. Örne¤in, çocukların birbirlerine
yemek veya içecek servisi yapmalarının afla¤ılayıcı bir durum olmadı¤ı,
aksine kendisi daha çok acıkmıfl ya
da susamıfl olsa bile, önce arkadaflına
ikram edebilmelerinin iyi bir davranıfl oldu¤u hazzını tatmaları ve bu
fluura ermeleri Yaz Okulları’nın temel hedeflerinden. Paylaflabilmeyi
ö¤renmek, sahip oldu¤u her hangi
bir fleyi bölüflebilmek de çocukların
kimlik geliflimi açısından bir baflka
noktayı da gösteriyor. Elinde bir parça çikolatası olan bir çocu¤umuz, bu
çikolatayı severek, ya arkadaflı ile
paylaflmayı ö¤reniyor ya da, hiç de¤ilse, arkadaflının yanında yemeyerek, arkadaflının ifltahının kabarmasını önlüyor. Bu davranıfl, ‹slâmî ahlâk
kurallarından biri olan ve adına "göz
hakkı"ının teslim edilmesi de denilen
edebli bir davranıfla iflaret ediyor.
Yaz Okulları’na katılan çocukların davranıfllarındaki bu olumlu de¤iflim ebeveynlerin de dikkatini çekti¤i
gibi, toplum içerisinde de dikkati çekiyor. Bu e¤itimden geçen çocuklarımız okulda arkadaflları ile daha iyi
geçinebiliyor, ö¤retmenleriyle ve di¤er insanlarla olumlu bir iliflki kurabiliyor. Çocuklu¤un verdi¤i afacanlık her haliyle mutlaka devam edecektir. Fakat kazanılan bu kimlik, gelecek hayata atılacak adımların sa¤lam temeller üzerinde devam etmesinde öncü rol oynuyor. Bu anlamda,
Yaz Okulları’na katılan çocuklarımız, okulun gelecek hayat için önemini kavrıyor, okul hayatına daha da
önem veriyorlar. Farklı bir kültürel
yapı içerisinde, ama Müslüman olarak yaflama fluuru, artarak çocuklarımızın hayatını kuflatıyor. Yaz Okulları’nın, do¤rudan okul derslerine
yardımcı olma gibi bir hedefi olmamakla birlikte, okulun, okumanın,
e¤itim görmenin öneminin kavratılması gibi bir hedefi var. Bunun içindir ki, derslerin bir bölümü bu amaca
yönelik olarak, çocuklarımızın ufkunun açılmasına yardımcı oluyor. Çeflitli meslekler üzerinde müzakereler,
çocuklarımızın hayal etti¤i meslek
üzerindeki tartıflmalar, daha henüz
bu konuları düflünme ihtiyacı olmayan çocuklarımızın da kalbinde bir
ıflık yanmasına vesile oluyor.
Yaz Okulları, ba¤lı baflına bir e¤itim kurumu de¤il. Ancak, IGMG’nin
gerçeklefltirdi¤i e¤itim hizmetleri
zincirinin bir parçasını oluflturuyor.
Yukarıda söz konusu edilen kimlik
özelliklerinin kazanılıp yerlefltirilmesi ve gelifltirilmesi bu e¤itim zinciri
halkalarının kopmamasına da ba¤lı.
Yaz Okulları’ndan öte cami, cemaat,
aile ve toplumun bir kimli¤i beslemesi gerekiyor.
Almanya’da her be kiiden biri göçmen kökenli
"Sadece göçmen kökenli vatandafllar Almanya’daki toplumun yafllanma sürecini frenleyebilir"
ederal ‹statistik Dairesi "Microzensus 2005"in
(küçük nüfus arafltırması) sonuçlarını açıkladı.
Arafltırma sonuçları Almanya nüfusunun flimdiye kadar düflünülenin iki katı kadar göçmen kökenli nüfusa sahip oldu¤unu ortaya koydu. Sonuçlar
Almanya nüfusunun beflte birine tekabül eden 15,3
milyonluk bölümünün göçmen kökenli oldu¤unu
gösterdi. Buna karflın resmi rakamlara göre Almanya’da yaflayan yabancı sayısı sadece 7,3 milyon.
Arafltırmada yabancı ailelerden gelip Alman vatandafllı¤ına sonra geçenlerde dikkate alındı. Bu
kimselerin Alman vatandaflı olarak sayıldıkları için
yabancılar istatistiklerine alınmadıkları belirtildi.
Federal ‹statistik Daire’sinin Baflkanı Johann Hahlen, "Microzensus 2005"in Berlin’deki tanıtımında;
F
"E¤er bir toplumun içerisinde yüzde 19’luk bir kısım göçmen kökenliyse, burdan yola çıkarak bir göç
toplumundan bahsedebiliriz" fleklinde konufltu.
Öte yandan arafltırma sonuçları göçmen kökenli
vatandaflların yüzde 52’sinin Alman vatandaflı oldu¤unu ve bu oranın sekiz milyon nüfus ile nerdeyse Almanya’nın tüm nüfusunun yüzde onuna
ulafltı¤ını gösterdi. Hahlen; "Sadece göçmen kökenli
vatandafllar Almanya’daki toplumun yafllanma sürecini frenleyebilir" dedi ve yabancı kökenli Almanların, yabancı kökenli olmayan Almanlardan farklı
olarak toplumu yafl oranı olarak gençlefltirdi¤i yönünde açıklamalarda bulundu.
Arafltırmanın gözler önüne serdi¤i bir di¤er nokta da, Almanya’da her geçen gün büyük aile, yani
dede-nine, anne-baba ve çocukların oluflturdu¤u aile
yapısının iyice yok oldu¤uydu. Almanya’da bulunan
39,2 milyon hanenin geçen yıla nazaran sadece yüzde birinin bu flekilde bir aile yapısına sahip oldu¤u
ifade edildi.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 24
KISA HABERLER
24
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
Üçüncü:"Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti'nin anayasaya
aykırı baörtüsü yasaı Müslüman bayanları dılıyor"
uzey Ren Vestfalya Eyaleti'ndeki okullarda ö¤retmenler için baflörtüsü yasa¤ı getirilmesi kararı nedeniyle açıklama yapan ‹slam Toplumu Milli Görüfl
(IGMG) Genel Sekreteri O¤uz Üçüncü, kamusal yaflamda Müslüman bayanlara yönelik giderek artan ayrımcılı¤ı elefltirdi. Üçüncü, "Bu kanunlar
Müslüman bayanları toplumsal alandan dıfllıyor" dedi ve ekledi, "Bu tür
yasaklar getiren kanunlar, bayanların
ö¤retmenlik mesle¤inden dıfllanmalarını beraberinde getirirken, aynı zamanda bayanların ifl hayatına atılma-
K
larını da temelde çok zorlafltırmakta.
Özel flirketler devletin koydu¤u yasakları gözönünde tutarak baflörtülü
müslüman bayanları ifle almayı reddetmekteler".
Sonuçta anayasamızdaki eflitlik ilkesi ile ba¤daflmayan bir durumun ortaya çıktı¤ını belirten Üçüncü, ayrıca
flunları söyledi, "Kuzey Ren Vestfalya'daki FDP, bilinçli olarak Alman
sekülerizminden uzaklaflarak, Fransız
laikli¤ine do¤ru kaymakta. Ancak
CDU'nun da niçin bunu kabullendi¤i
ve kendi hristiyan geçmifli ile nasıl
ba¤dafltırdı¤ını anlayabilmifl de¤iliz".
Üçüncü bunun yanında baflörtüsü ile
ilgili bu kanunun anayasanın eflitlik
ilkesini ihlal etti¤i tespitinde bulundu.
"Görevde bulunan ö¤retmenler
açısından bakıldı¤ında kanun flüphesiz dava konusu olacaktır" diyen
Üçüncü, ayrıca flunları söyledi "Entegrasyonun mahkeme yoluyla gerçekleflece¤ini düflünmemifltik. Siyaset
artık, entegrasyon konusunda sorumlulu¤undan kaçmak, hatta bunu engellemek ve sonrada hatalarını her seferinde mahkemelere telafi ettirmekten vazgeçmelidir."
Yeiller’den slam’a eit muamele istei
Yefliller ‹slam’ın di¤er dinlerle hukuki eflitli¤i için Devlet-Kilise Hukuku’nda olası bir de¤iflikli¤i arafltırırken CSU ise bunu reddediyor
ecliste Yefliller Partisi’nin
yabancıların entegrasyonuyla ilgili sundu¤u taslakta, göçmenlere taleplerde bulundu¤u
ve problemlerini tespit etti¤i belirtilirken, taslak ile ‹slam’ın hukuki eflitli¤i, e¤itime teflvik ve politik katılımın
amaçlandı¤ı ifade edildi. Yefliller Partisi’nin göç politikası sözcüsü Josef
Winkler, ‹slam’ın di¤er dinlere göre
hukuken eflit sayılabilmesi için anayasada "vatandafllı¤a kabul edilmifl
bir ‹slam"ın olması gerekti¤ini söylerken, bu nedenle Devlet-Kilise Hukuku’nda olası bir de¤iflikli¤in nasıl
M
yapılabilece¤inin incelenmesi gerekti¤ini ifade etti.
Buna karflın Devlet-Kilise Hukuku’nda böyle bir de¤iflikli¤i reddeden
Hristiyan Demokrat Grubu ‹çiflleri
Sözcüsü Hartmut Koschyk, DevletKilise Hukuku’nun entegrasyonu teflvik aracı olmadı¤ını, ‹slam’ın ancak
baflarılı bir entegrasyon süreci sonucunda Devlet-Kilise Hukuku tarafından garanti altına alınabilece¤ini ifade etti.
Koschyk ayrıca, anayasal ölçülerin açıkça ortaya konmasının yanısıra,
Müslüman organizasyonların teflvik
ile devletin temel prensiplerine planlı
bir flekilde uyum sa¤lamasını ve bu
prensipleri eksiksiz kabullenmelerinin gereklili¤ini dile getirdi.
Öte yandan Koschyk, özellikle
anayasal devletin prensiplerine ters
düflüldü¤ü zamanlar fleriattan vazgeçmenin gereklili¤ini de vurguladı.
Koschyk son olarak:"Alman devletinin nitelikleri hakkında ciddi bir
ortak görüfl sa¤lanmadan, ‹slam’ın
Devlet-Kilise Hukuku’na eklenmesi
entegrasyon açısından son derece elveriflsizdir" dedi.
Merkel: "Vatandafllarımızın büyük ço¤unlu¤u
yabancılara karflı olumlu bir tutuma sahiptirler"
Kuzey Ren Vestfalya Entegrasyon
Bakanı ortak öncü kültür talep etti
"Yabancı dümanlıı Almanların tipik "Alman
toplumu nesillerin uyum içerisinde birarada yaflama,
bir özellii olarak gösterilmemeli"
lmanların ço¤unlu¤unun yabancıları dostça karflıladıklarını
belirten Baflbakan Angela Merkel, "Maalesef kabul edilmesi mümkün
olmayan ve tüm imkânlarımızı kullanarak arafltırdı¤ımız yabancı düflmanlı¤ından kaynaklan saldırılara flahit oluyoruz. Ancak vatandafllarımızın büyük
ço¤unlu¤u yabancılara karflı olumlu bir
tutuma sahiptirler" dedi ve yabancı
düflmanlı¤ının Almanların tipik bir
özelli¤i olarak gösterilmeyece¤ini söz-
A
lerine ekledi.
Anayasayı Koruma Örgütü’nün
2005 yılı raporuna göre aflırı sa¤ e¤ilimli kiflilerin iflledi¤i suçların oranının
önceki yıla nazaran yüzde 27,5’e yükseldi¤i belirtildi. Hatta Eski Hükümet
Sözcüsü Uwe-Karsten Heye’nin farklı
ten rengine sahip olan vatandaflları, Do¤u Almanya’nın bazı bölgelerinde aflırı
sa¤cıların saldırılarına maruz kalmamaları için bu bölgelerden uzak durmaları
yönünde uyarıda bulunmufltu.
Bu arada Potsdam flehrinde yaflanan
ve Alman-Etyopyalı bir vatandaflın
ölümcül flekilde yaralanmasına neden
olan saldırı sonrasında gözaltına alınan
iki flüphelinin salıverildi¤i kaydedildi.
Avukat Veikko Bartel, mahkemeyi yürüten hâkimlerin artık olayın yabancı
düflmanlı¤ından kaynaklandı¤ını düflünmediklerini açıkladı. Etyopyalı vatandafl Paskalya Pazarı’nda Potsdam
flehrindeki bir durakta saldırıya u¤ramıfl
ve ölümcül flekilde yaralanmıfltı.
çocuk sevgisi, yafllılara karflı saygı ve dini inançlara saygı
gibi özellikleri yeniden kazanmalı"
uzey Ren Vestfalya Entegrasyon Bakanı Armin Laschet
(CDU) Almanlar ve göçmenler
için ortak öncü kültür talep etti. "Die
Zeit" gazetesi için kaleme aldı¤ı yorumda, Almanlar ve göçmenlerin yapmaları gerekenin, di¤erinin varlı¤ını,
inançlarını tanımayı ve saygı göstermeyi, kendi inanç ve de¤erlerinin do¤rulu¤unu tartıflmaya açmadan gerçek-
K
lefltirmeyi ö¤renmeleri oldu¤unu belirtti.
Alman toplumundan da nesillerin
uyum içerisinde birarada yaflaması, çocuk sevgisi, yafllılara karflı saygı ve dini
inançlara saygı gibi özellikleri yeniden
kazanmasını isteyen Laschet, sözkonusu de¤erlerin göçmenlerin dünyasında
sa¤lam bir flekilde yer aldı¤ını ifade etti. Laschet ayrıca flunları söyledi, "Dindar insanları inciten her türlü zevksiz
fleyi medyamız yayınlamak zorunda
mı?
Ülkemizdeki dindar Hristiyanlar
medyadaki bel altı vurufllara tahammül
etmek zorunda mı?" Almanya’daki
Müslümanlardan din ile devlet ayrımını
kabul etmelerini isteyen Laschet,
"‹slam’ın reforme edilmesi kesin olarak
batı devletlerinin ifli de¤il, ancak batıya
ve Müslüman olmayanlara karflı nefreti
yayanların susturulması haklı olarak talep edilebilir" dedi.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
Seite 25
DOSYA
25
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
LMN ÖNÜNDEK ENGELLER
Sebahattin UÇAR
Eitimci - Yazar
ence insano¤lunun hayatında en
önemli soru fludur: Hayatta en
güzel fley nedir?
Bu sorunun en isabetli cevabı flu cevap olsa gerek: Hayatta en güzel fley
ilimdir.
Meleklerin Hazreti Adem’e secde etmeye memur kılınmalarının temel sırrı
da flüphesiz ki yine ilimdir.
Peki ‹lim Nedir?
‹lim: "Bir fleyin hakikatini ve malum
olanın, oldu¤u hal üzere bilinmesidir."
Bu tarife göre; yanlıfl malumata ilim
denilemez.
Ebu Cehil’e bu ismin verilmesinin
sebebi: Bilinmesi gerekeni bilmemesi
de¤il, yanlıfl bilmesidir.
‹lmin Kaynakları Nedir?
1. Do¤ru Haber
2. Selim Hisler
3. Akıl
‹slam ‹nancına Göre
Üç Çeflit Kitap Vardır:
1. Kur’an-ı Kerim: Bu ilahi kitaptan
bafllıca flu ilimler do¤mufltur:
- Tefsir
- Hadis
- Fıkıh
- Akaid
- Tecvid
- Kıraat
2. Kainat: Bu kitaptan da flu ilimler
do¤mufltur.
- Fizik
- Kimya
- Matematik
- Biyoloji
- Astronomi
- Co¤rafya
- Mühendislik
3. ‹nsan: Bu kitaptan ise flu ilimler
ortaya çıkmıfltır:
- Tıp
- Psikoloji
- Sosyoloji
- Tarih
- Antropoloji
‹nsanın hayatını aydınlatan bu ilimlerin ö¤renilmesi gerekti¤i aklın gere¤idir.
Aklı olan herkes imkanları nispetinde bu
ilimleri mutlaka ö¤renmek ister. Ancak
ilmin önündeki engelleri aflmaları gerekir.
‹lmin önündeki engeller genel olarak
ikiye:
1. ‹çten Kaynaklanan Engeller
B
Bu engeller flunlardır:
a) Geri zekalılık
Bu genel olarak do¤ufltan gelir.
b) Tembellik
c) Hz. Muhammed (s.a.v.) de, namazlarının sonunda el açıp Allah'a dua
ederdi. Çeflitli kötü, yanlıfl, zararlı ve istenmeyen fleylerden Allah'a sı¤ınırdı.
Bunlardan biri de tembelliktir. "Ya
Rabb'i, tembellikten sana sı¤ınırım."
derdi (Buhârî, Cihâd, 25, 74;
d) Önemsememek
Halbuki "‹lim ‹slam’ın hayatı, imanın dire¤idir" Hadis
Örnek: Pusula, Harita ve Iflık… Pusula aklımız, harita dinimiz, ıflık ise ö¤renmemiz gereken ilimdir.
e) Fakirlik
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz flöyle
dua etmifltir: "Allah'ım, yoksulluk fitnesinin flerrinden, küfür ve yoksulluktan
sana sı¤ınırım" (Nesaî, Sehv, 90, ‹stiâze, 16, 29;
Fakirlik insan düflüncesi üzerinde
olumsuz etki yapar. Muhammed efl-fieybânî'ınin (ö.189/805) flöyle dedi¤i nakledilir: Ebû Hanife (ö.150/767) ilim meclisinde iken hizmetçisi evde yiyecek kalmadı¤ını söyleyince, o flöyle demifltir:
"Allah hayrını versin, kafamdan kırk fıkıh meselesini kaçırttın".
Yine Ebû Hanife'nin baflka bir sözü
flöyledir: "Evinde yiyece¤i olmayan kimse ile istiflârede bulunma. Çünkü onun
fikri da¤ınık, kalbi meflguldür; kararı
isabetli olmaz" (Yûsuf el-Kardâvî, Fakirlik Problemi ve ‹slâm, terc. Abdulvehhâb Öztürk, Ankara, 1975, s.24).
"Hâkim, öfkeli iken karar vermesin "
hadisi de aynı esası belirtir. ‹slâm hukukçuları fazla açlık, susuzluk ve benzeri etkenleri öfkeye kıyas etmifllerdir.
f) ‹lmin maddi menfaat için ö¤renilmek istenmesi
Unutulmamalıdır ki, ilim para ve
maddi menfaat için yapılmaz. ‹lmin gayesi Allah rızası, insanlı¤a hizmet ve ilmin kendisinde bulunan manevî lezzettir.
Evet, ‹mam fiafi’î’nin tesbiti olan
"‹lim talebelerinin rızkına ben kefilim"
hakikatine katılıyorum. Zira ilim azizdir;
sahibini aslâ zillette bırakmaz. Ancak ilmin karflılı¤ı dünyevî olamaz.
‹mam Gazali’nin babası o¤lunun ilim
okumasını çok arzu ediyor. Ancak ömrü
kifayet etmiyor…..
g) Kibir ve Utanmak
"Bilmiyorsanız, bilenlere sorun!"
[Nahl 43]
"‹ki sınıf insan ilimden istifade edemez. Kibirli olan ve utanan kimse." (Hadis)
2. Dıfltan Kaynaklanan Engeller
Bu engel de flunlardır:
a) ‹lim ö¤renme özgürlü¤ünün olmaması
Anayasamızın 27. Maddesi, herkesin, bilim ve san’atı ö¤renme, ö¤retme,
açıklama, yayma ve her türlü arafltırmayı yapma hakkına sahip oldu¤unu ifade
ederek bilim hürriyetini düzenlemektedir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasındaki kayıtların Türkiye’de yanlıfl uygulanması, bu hürriyeti otomatik olarak
ortadan kaldırmaktadır.
b) ‹lim ö¤renme imkanlarının bulunmaması
Türkiye’de on binlerce ö¤rencinin
üniversite imtihanlarında baflarılı olama-
dıkları için okuyamamaları……
c) ‹lme ait de¤erin korunmaması
‹lmin izzetini koruma meselesini zikredince, akla flu soru hemencecik geliveriyor: Günümüzde çokça görülen bir hal,
devlet adamları, ilmin izzetinden ve buna muhtaç olmalarından dolayı, ilim
adamlarının kapısını aflındırmaları icabederken, bugün ilim adamları, mansıb
ve makam kaparım ümidiyle, devlet
adamlarının kapılarını aflındırmakta ve
bu dünyevî makam ve menfaat sebebiyle de her zaman ve her yerde hakk'ı söyleyememekte ve müdâfaa edememektedir. Bu durumu nükteli bir flekilde izah
eden flu hâdise çok manidardır:
"‹ran'ın âdil Padiflahlarından Nuflirevan'ın veziri, büyük ve aklı âlim BüzürgMihr’e sormufl: Neden âlimler, devlet
adamlarının kapısında görünüyor da,
devlet adamları âlimlerin kapısında görünmüyor? Halbuki ilim, emâretin fevkindedir. Bu sorunun cevabında akıllı
âlim flöyle demifl:
Alimlerin ilminden ve devlet adamlarının da cehaletindendir. Yani devlet
adamları cehaletlerinden ilmin kıymetini
bilmiyorlar ki, âlimlerin kapısına gidip
ilmi arasınlar. limler ise, marifetlerinden
mallarının kıymetlerini dahi bildikleri
için, devlet adamlarının kapılarından ayrılmıyorlar. Böylece akıllı âlim, âlimlerin düfltükleri zillet halini, nazik bir flekilde tevil ederek takdim etmek istemifltir"[ Lem’alar, 135.].
"‹lim rütbesi tüm rütbelerin üzerindedir." (Hadis)
d) ‹lim adamlarının yetersizli¤i ve
ehliyetsizli¤i
Bilimin en büyük engellerinden biri
de, bilimin ehil olmayan ellere düflmesidir. Bu engel özellikle bizim tarihimizde
çok acı sonuçlar do¤urmufltur. Osmanlı
Devletini yıkan, torpil ile ve soya intisab
ile ilmiye payelerinin verilmesi oldu¤u
gibi, Osmanlı medreselerini mahveden
de beflik uleması tabir olunan insanlardır. Maalesef beflik uleması uygulaması
bugün de devam etmektedir. Sadece siyasilere yakınlıkları sebebiyle, yüzlerce
insana 1950 öncesi profluk ünvanları verildi¤i gibi..
Hz. Peygamber, ehliyetsiz ve ilmini
kötüye kullanan ilim adamları için ulemâ-i sû’ yani ilmini kötüye kullanan bilim adamları tabirini kullanmaktadır.
"hir zamanda bir millet çıkar, câhiller
bafllarına geçerek insanlara fetva verirler, hem kendileri yoldan saparlar ve
hem de insanları do¤ru yoldan sapıtırlar." "Din (ve devletin) üç büyük musibeti vardır: hevâ ve hevesine uyup kuralları çi¤neyen hâkim, zâlim devlet adamı
ve câhil müctehid". Bu emirleri buyuran
Hz. Peygamber, sanki bizim zamanımızı
tasvir etmektedir (Yazır, Elmalılı Muhammed Hamdi, Hak Dini Kur’an Dili,
Ankara 1936, sh. 4794)
Sonuç olarak bu engelleri aflmak için
Allah Resulünün flu tavsiyelerine uymamız yeterli olacaktır:
"Ya âlim, ya talebe ol, yâ dinleyici ya
ilmi seven ol! Beflincisi olma helâk olursun! [Beyhekî]
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 26
HABERLER
26
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
ATB Darmstadt’ta Uyuturucu ve iddet Konferansı
lerlemifl sanayi toplumlarında çocuk sahibi ebeveynlerin mesuliyeti her geçen gün biraz daha artmaktadır. Her türlü tüketim malı üreticilerinin öncelikli hedefi genç nesillerdir. Aile mesuliyeti taflımayan
genç insan, yemek, içmek, giymek ve
gezip e¤lenmek ister. Genç tecrübesiz ve meraklıdır. Onun bu özelli¤ini
bilen sigara, alkol ve di¤er uyuflturucu pazarlayıcıları, müflterilerini bu
kesimden kazanır.
Sözün özü; aile ilgisinden mahrum ve temel e¤itimi yetersiz genç
insanlar her an alkol ve uyuflturucu
gibi bataklı¤a saplanıp kalma tehlikesiyle karflı karflıyadır. Türk kökenli
gençler için bir baflka tehlike de; kriminel olayların içine çekilmek!
Bu ve benzeri, gençli¤i tehdit
eden hadiselere karflı "Gençlikte fiiddet ve Uyuflturucu" adı altında AT‹B-
‹
Darmstadt Emir Sultan Külliyesinin
toplantı salonunda bir konferans düzenlendi.
Darmstadt Emniyet Müdürlü¤ü’nde göçmen vatandafllar sorumlusu Hasan Tatlıgün tarafından sunulan
konuya ilgi büyüktü.
Dernek Baflkanı ‹lhami Ertürk’ün
selamlama ve takdim konuflmasından
sonra, mikrofana davet edilen Hasan
Tatlıgün, önce ailelerin dikkatini çekerek; çocuklarınızda alıflılagelmiflin
dıflında hâl ve hareketler sizlere ipuçları verebilir" dedi. ‹statistiklere göre
okulda bafları oranları düflük ö¤rencilerin fliddete daha meyilli olduklarını
da dile getiren Tatlıgül, uyuflturucu
kuryeleri genellikle bu kesimden
gençleri tuzaklarına düflürüyorlar dedi.
Hasan Tatlıgül daha sonra polis
camiasında zaman zaman yabancı
düflmanı tavır takınanlar olursa, hiç
çekinmeden bu memurlar hakkında
suç duyurusunda bulunabilirsiniz, dedi.
Yarıflma ve e¤lence bölümü
Konferansın sona ermesinden
sonra gençler arasında bilardo ve masatopu turnuvaları düzenlenerek, dereceye girenlere çeflitli hediyeler verildi. Daha sonra sazlı-sözlü "Sıla
Gecesi" baflladı. Hessen Eski Bölge
Baflkanı Mehmet Aksoy’un da sazıyla ifltirak etti¤i e¤lence bölümü gecenin geç saatlerine kadar devam etti.
Okul Müdürü’nden anayasaya aykırı
baörtüsü yasaına onurlu direni
Kuzey Ren Vestfalya’da bir lise müdürü baflörtülü ö¤retmeninin derslere devam etmesini istiyor
eorg-Büchner Lisesi Müdürü
Gunter Stauf, kanunlaflan baflörtüsü yasa¤ına ra¤men, baflörtülü ö¤retmenin derslere girmesine izin veriyor. "Ben, Eyalet Meclisi’nin yardakçısı de¤ilim, benim yetenekli ö¤retmenlere ihtiyacım var"
diyen okul müdürü Stauf muhtemelen flikayet dilekçesi tehdidi altında.
Bunun nedeni Kuzey Ren Vestfalya
Eyaleti’nin bunu yapan sekizinci eyalet olarak Müslüman ö¤retmenler için
baflörtüsü yasa¤ı getirmifl olması.
Okul Bakanlı¤ı’ndan yapılan açıklamaya göre kanunun Haziran ayının
ortasında resmi gazetede yayınlanarak herkesin kanuna uymayla yükümlü tutulması öngörülüyor. Bu durum-
G
da okul müdürü de kanunun uygulanmasından sorumlu olacak.
Bakanlık sözcüsü ayrıca flunları
söyledi " Müdür sorumlulu¤unu yerine getirmezse hakkında disiplin soruflturması açılır. Ö¤retmen baflörtüsünü çıkarmazsa meslekten uzaklafltırılır".
Bu arada 29 yaflındaki Almanca
ve ‹ngilizce ö¤retmeni mesle¤ini bırakmak istemiyor. "Baflörtümü çıkarmak istemiyorum, ancak acilen mesle¤ime de devam etmek istiyorum"
diyen ö¤retmen, "Benim için demokrasinin alternatifi yok" dedi. Baflörtülü ö¤retmen ayrıca baflörtüsünün siyasal sembol olarak taflındı¤ını, kızların ve bayanların aile fertleri tara-
fından buna zorlandıklarının da do¤ru olmadı¤ını dile getirdi.
Baflörtüsüyle ö¤retmenlik için
baflvuran meslektaflı hakkında okul
müdürü flunları söyledi, "Bizi neyin
bekledi¤ini biliyorduk. Baflvuran
otuz aday arasında kendisi bizi ortaya
koydu¤u konseptle çok etkiledi. Ö¤rencilerini çok iyi motive ediyor, bu
bayan okulumuz için en iyisi. Baflörtüsü takmakla siyasal hedefler gütmedi¤ini bize gösterdi. Ondan vazgeçmeye niyetim yok. O’nun baflörtüsü ile burada kalması için hepimiz
mücadele edece¤iz". Okul müdürü
ayrıca flunları söyledi, "Ö¤retmenlerinin baflörtüsünü çıkarmaya zorlanmasını gören kızlar ve de Müslüman er-
kek ö¤renciler kendilerini dıfllanmıfl
hissediyorlar. Tüm politikacılar entegrasyondan bahsederken ben bu durumu onlara nasıl açıklayayım?".
Okuldaki 600 ö¤renciden 30’unun
baflörtülü oldu¤unu belirten okul müdürü, "‹slam bizim kültürümüzü etkiledi ve biz bununla yaflamayı bilmeliyiz. Bunun da anlamsız kanunlarla
olamayaca¤ı da kesin".
Ö¤retmenin baflörtüsü ile ö¤retmenli¤e devam edebilmesi için alıflık
olmayan protestolar üzerine düflündüklerini belirten okul müdürü, " Gerekirse hepimiz birer baflörtüsü takarız. Tüm arkadafllarımız bu genç bayanın arkasında ve biz bunu kamuoyuna da gösterebiliriz".
slam Konseyi:
"Baörtüsü yasaı ayrımcılıktır"
üsseldorf Eyalet Meclisi,
CDU ve FDP’nin oylarıyla
Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti resmi okullarındaki Müslüman
bayan ö¤retmenlerin bundan sonra
baflörtüsü takmalarının yasak oldu¤u kararını verdi. Buna karflın
Hristiyan dini kıyafeti ve Yahudi
kippası Eyalet Anayasası’nda Hristiyan-batılı geleneklere ba¤lı olarak
halen serbest.
Federal Almanya ‹slam Konseyi
D
bu yasayı ayrımcılık olarak de¤erlendirdi. ‹slam Konseyi Baflkanı
Ali Kızılkaya; "Anayasa Mahkemesi baflörtüsü yasa¤ı ile ilgili yasal düzenleme konusunu eyaletlerin
kendi takdirine bırakmasından sonra, flimdi de Kuzey Ren Vestfalya
Eyaleti böyle bir yasal düzenlemeye gitmifltir. Bu yasak bir yandan
kiflinin özgürlük hakkı ihlali ve çalıflma yasa¤ı manasına da gelirken,
di¤er yandan da kurumsal bir ay-
rımcılıktır" açıklamasında bulundu.
Kızılkaya ayrıca bu yasa¤ın sadece
dini özgürlü¤ü kısıtlamadı¤ını, aynı
zamanda eflitlik ilkesini de ihlal etti¤ini ifade etti.
"Baflörtüsü yasa¤ı entegrasyona
zarar vermekte ve eyalet hükümetinin öne sürdü¤ü ‘büyük entegrasyon politikası’na da ters düflmektedir" diyen Kızılkaya, bu ayrımcılı¤ın entagrasyonun tam zıddı oldu¤unu vurguladı.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
HESSEN
llah’u Teala’nın bizlere gönderdi¤i Kur’an-ı Kerim, biz
kullar için o kadar büyük
kolaylık ki; kulların kılavuzu, yol
göstericisi. Allah’u Teala’nın gönderdi¤i kılavuza uyarak, onu iyi okuyup, iyi anlayıp, hayatımıza aktarabilirsek ne yolumuzu flaflırırız, ne tökezleriz, ne periflan, ne bedbaht vede
ne rezil, rüsvay oluruz. Yani bu o
kadar zor ifl de¤il. Biz kendimize
azap edercesine, Allah’ın kanunlarına, yasalarına uymayarak, kendimize en büyük kötülü¤ü yapıyoruz. Allah’ın bizim ibadetimize ihtiyacı mı
var? Tabiki hayır. Her zaman ve heryerde biz ona muhtacız. Zaten Mevla bütün kainatı bizim için yaratmamıfl mı? Bizim emrimize vermemmifl mi? Soludu¤umuz havayı, içti¤imiz suyu, günefli, ayı biz kulların rahat yaflaması için ne gerekiyorsa,
hepsini bize bahfletmemifl mi? Bizim
yapaca¤ımız tek görevimiz, Mevla’ya iyi kul olup, O’na flükretmek.
Allah’a kulluk ederken bir bakıyoruz, görev olarak bizlere; birbirimize iyi davranmamız, birbirimizin
hakkını hukukunu korumamız, birbirimizi sevmemiz, saymamız ve iyilik
etmemiz emrediliyor. Bütün bunları
ve Rabbin bize gönderdi¤i anayasayı
uyguladı¤ımız takdirde, kulluk vazifemizi yerine getirmifl oluyoruz. Ne
kadar büyüksün Allahım. Sen biz
kullarını affeyle.
‹çinde bulundu¤umuz bu asırda
heran ve heryerde bir çok musibetler
kol geziyor. Aile hayatımızda, yaflantımızda huzur diye birfley kalmadı. Edep haya diye, biz müslümanların olmazsa olmaz dedi¤imiz de¤erlerimizden eser yok. Edebin hayanın
yaflanmadı¤ı zamanda sevgi saygı
olur mu? ‹flte biz bu de¤erlerimize
ba¤lı kalmamız için, hep Kur’an-ı
Kerim’e ba¤lanmamız gerekir.
Gerçekten içinde bulundu¤umuz
flartlar, fleytana davetiye çıkarırcasına, flansları zorluyor. Eskiden ‹slami
mahrem konularına çok dikkat edilirdi ve elhamdülillah fazla olumsuzluklarla karflılaflılmazdı. Lakin
günümüzde sık sık bu tür nahofl durumlarla karflılaflıyoruz veya duyuyoruz ve çok üzülüyoruz. Bu mese-
A
Seite 27
ÖZEL KÖE
27
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
Ev ve Evliliklerimiz
Nurten Öner
ATB Kadın Kolları Bakanı
lelerden dolayı da çok yuvalar yıkılıyor. Çocuklar sersefil oluyor. Gelece¤imizin garantisi çocuklarımız çok
sa¤lıksız yetifliyor ve sa¤lıksız yetiflen gençlik, sa¤lıksız nesil ve sa¤lıksız bir millet demektir.
Biz hanımlar giyimimizi, kuflanmamızı, sözümüzü, sohbetimizi, tutum ve davranıfllarımızı, dinimizin
emretti¤i gibi sürdürür/yaflarsak, ne
biz üzülür, ne baflkalarını üzmüfl oluruz. Yaflamımızda tesettür konusu
çok önemli, tesettürlü giyinmek
edepdir. Sözümüze, sohbetimize, tutum ve davranıfllarımıza dikkat etmek hayadır ve yine edepdir. Biz,
her zaman örnek oldu¤umuz gibi,
bundan sonra da örnek olma fluuru
içerisinde, Allah’u Teala’nın yolundan flaflmadan, Peygamber (S.A.V.)
efendimizin yaflantısını Sünneti Seniyesininden ayrılmadan yaflamaya
devam edece¤iz. Allah’u Teala dünyadaki bütün müslüman kardefllerimize edebiyle yaflamayı nasip eylesin, hep beraber inflallah!
Günümüzde boflanmalar oldukça
ço¤aldı. Bu konuyu irdeledi¤imizde,
bakıyoruz dinimizi tam manası ile
yaflamamaktan, kültür de¤erlerimize
önem vermemekten, yani kısacası
e¤itimsizlik birinci sırada geliyor.
‹kincisi tahammülsüzlük. ‹nsanlar artık biribirine eyvallah etmiyor.
Sen çalıflıyorsan, ben de çalıflıyorum, benim de param var diyerek.
Üçüncüsü flimdiki gençler evlendi¤i günden dayalı döfleli, tam teflkilatlı ev ve arabaya sahip oluyorlar.
Düflünecek hiç bir eflya derdi yok,
alalım satalım diye gençleri meflgul
edecek bir meseleleri yok. Bu sefer
birbirileri ile u¤raflıyorlar.
Dördüncüsü ailelerin gençlerin
ifline çok karıflması. Benim taraf, senin taraf, hem hiç eksiksiz herfleyleri
dörtdörtlük olsun istiyorlar, hem de
sonra ben daha çok aldım, yok sen
daha çok aldın, diye huzursuzluk çı-
karıyorlar.
Beflincisi, istisnalar kaideyi bozmaz, maddi durumun iyi olmayıflı
ve iflsizlik konusu.
Altıncı, bazen bayanın, bazen beyin ilgisizli¤i, vurdum duymazlı¤ı,
sohbet ve muhabbet eksikli¤i, birbirilerine dertlerini açık açık anlatamama gibi durumlar, birbirine kırılmıfl
olup di¤erinin bundan haberi olmayıflı.
Yedinci Türkiye’den gelen damat
ve gelin, geldikleri ortamla buradaki
ortamın farklı oluflu, uyum sa¤lamada zorluk çekmeleri. Örf adetlerin,
gelenek göreneklerin dejenere oluflu,
ne Alman ne Türk, karma karıfl bir
yaflam biçimi oluflmufl bir aile ile
karflılaflınca tabiki genç umdu¤unu
bulamıyor, hayal kırıklı¤ı yaflıyor.
Hele bu genç büyük flehirden gelen
bir genç ise, bu daha zor oluyor.
Çünki burada bazılarımız 40 yıl önce geldi¤imiz gibi kalmıflız. Bazılarımızda buranın, yani yafladı¤ımız
ülkenin yaflantısını, daha çok benimsemifliz. Türkiye’den gelen genç için
yafladı¤ımız ülkenin kültürü çok
farklı oldu¤u için, biz gelen gence
anlayıfl göstermemiz, ona yardımcı
olmamız gerekir.
Ve son zamanlarda evliliklerin en
can alıcı, en tehlikelisi de internetten
tanıflıp evlenmeler. Çocuklarımız internetten maalesef hep hayırda faydalanmıyorlar. Bilgisayarlar evlerde
adeta sadece gençlerimiz çetleflsin,
eylensin, kafa bulsun, erkek çocukları kız, kızlar da erkek arkadafl bulsun diye mevcut. Bu her ailede böyledir demiyorum. Böyle yapmayan
gençleri tenzih ediyorum, inflallah
bu gençlerimizin yolu açık olsun.
Ama çet yapan gençlerimiz için
bazı tavsiyelerim olacak. Ben de anneyim, o¤lumun ve kızımın çet yaparak evlence¤i genci kabullenmem
çok zor. Evliliklerde dikkat edece¤imiz konular, dinimizce bize söylen-
mifltir. Evlilik yaparken kız evlatlar
için, delikankının önce dindar, soylu, iyi huylu olufluna, hali vakti yerinde olufluna dikkat etmeleri. Peygamber (S.A.V.) efendimiz bu konuda aydınlatıcı bilgi vererek flöyle buyuruyor: "Erkek bir kadınla dört
özelli¤inden dolayı evlilik yapmalı;
malı, soyu, güzelli¤i ve dindarlı¤ı
için. Sen dindar olanına zafer bul
ki ellerin feyiz ve bereketle dolsun."
Peygamber efendimiz dindar olanını
seçin diye tavsiye ediyor. Peki gençler, internetteki gencin dindar oldu¤unu nasıl anlayacaklar, bilecekler.
Sonra evliliklerde ailede çok önemli,
ailesini tanıma imkanınız yok, soyunu, sopunu, huyunu, dindar olup olmadı¤ını bilmek çok zor. Bu yüzden
bu tür evliliklerden kaçınmak gerekir. fiimdiki evlilikler zaten hep duygusal oluyor, kimse mantıki evlilik
yapmıyor. ‹nternetin duygusal yönü
de yok. Hani; gençler birbirini görür
bir elektrik alır, hofllanır, sempatik
bulur, peki bu çetle nasıl oluyor. Tamamen hayal loto oyunu gibi, ya tutarsa. Duygusallık yok, sevgi yok,
aflk yok, saygı yok, peki bu evlilikten ne bekleyebiliriz ve bu evlilik ne
kadar ömürlü olur. ‹flte düflünülmesi
gereken, üzerinde durulması gereken
önemli konulardan biriside bu.
Allah’u Teala cümlemizin çocuklarına hayırlı evlilikler nasip etsin ve
bir ömür boyu sürdürsün inflallah.
Diyeceklerim çok, dertli söylermifl. Bizler de sorunlar karflısında
yazar olduk, Allah rızasını kazanmaya, müslüman kardefllerimize iyi
olanı tavsiye etmek için.
fiu koskoca kainat sarayının bir
ustası vardır. O usta onu bilir, görür,
yapar ve idare eder. Bize de sadece
ona flükür etmek kalır. fiükür görevi,
dille yerine getirilebilece¤imiz gibi
ifl ve davranıfllarla da yerine getirilir.
Allah’u Teala’nın bize gönderdi¤i
hayat reçetemiz olan Kur’an-ı Azimüflan’a uymadan yaflarsak, yani
kendi bildi¤imiz gibi yaflarsak, karflılafltı¤ımız musibetlerden dolayı flikayetçi olmaya da hakkımız yok.
‹yi adamın evinde kötü bir kadın, bu alemde onun cehennemidir.
(Hz. Ali)
Almanya Türk Vatandaları Konseyi Bakanı
Yaar Bilgin CDU Yönetim Kurulu’nda
Prof. Dr. Yaflar Bilgin Hristiyan Demokrat Parti’nin Hessen Eyalet
Yönetim Kurulu Üyeli¤i’ne seçildi
Wiesbaden’da yapılan CDU 98. eyalet teflkilatı
kongresinde seçilen 14 yönetim kurulu üyesi arasında yer alan Bilgin toplam 320 oyun 283’ünü aldı. En fazla oyu alan üye olan Bilgin sorumluluklarının bilincinde oldu¤unu ve görevlerini en iyi fle-
kilde yerine getirece¤ini söyledi. 1,5 yıldır parti
üyesi olan Bilgin yeni seçildi¤i üyelik görevini sa¤lık ve entegrasyon konularından sorumlu yönetim
kurulu üyesi olarak, iki yıl boyunca sürdürecek.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 28
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
ETKNLK HABER
28
HESSEN
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
UETD Konrad Adenauer Vakfına Berlin’de iade-i ziyarette bulundu
UETD´nin Köln´deki Genel Merkezini 6 hafta önce ziyaret eden Konrad Adenauer Vakfı Genel Sekreteri Dr.
Wilhelm Staudacher ve ekibi baflkent Berlin´de UETD Genel Baflkanı D. Cebe ve ekibini a¤ırladı.
ç saat kadar süren yogun görüflmeler sonunda karflılıklı
iflbirli¤i ve ortak projelerin
hazırlanıp sunulması konusunda görüfl birli¤ine varıldı.
‹lk toplantıya Ankara´daki resmi
bir programdan dolayı katılamayan
Dr. Cebe, Konrad Adenauer Vakfı
(KAS) Avrupalı Türk Demokratlar
Birli¤i (UETD) zirvesinin ertesinde
yaptı¤ı açıklamada: “Oldukça verimli
bir buluflma oldu. KAS Genel Sekreteri Sayın Staudacher UETD´yi Avrupanın en büyük Türk lobisi olarak
gördüklerini ve Konrad Adenauer
Vakfı olarak UETD ile yo¤un bir iflbirli¤i ve ortaklık projeleri oluflturma
konusunda karar aldıklarını açıkladı.
Ü
Almanya´nın en köklü ve etkili kurumlarından biri olan KAS´ın iflbirli¤i önerisi bizi, UETD olarak oldukça
memnun etti. Bu iflbirli¤inin Avrupa
Türk Toplumu için yepyeni ufuklar
açaca¤ını düflünüyorum." dedi.
Toplantı sonunda afla¤ıda belirtilen konuların projelendirilmesi konusunda görüfl birli¤ine varıldı
1) Almanya´da yetiflmifl yüksek
yetenekli Türk Lise mezunlarına e¤itim bursları tahsis edilip üniversite
e¤itimlerinin desteklenmesi
2) Almanya´daki Türk Toplumunu ilgilendiren olası hukuki ve politik
geliflmelerde UETD´nin bilirkifli ve
danıflmanlık görevi üstlenmesi
3) Türk Toplumunun ve Türk kül-
türünün yeni bir anlayıflla ve farklı
projelendirmelerle kemikleflmifl karflılıklı önyargıların aflılmaya çalıflılması
4) AB üyelik sürecinde Türkiye
ile ilgili konularda KAS- Brüksel ofisi ile iflbirli¤i oluflturulması
5) KAS- Ankara Baflkanı Sayın
Spengler ile UETD Genel Baflkanı
Dr. Cebe arasında buluflma yapılması
6) Almanya´da yeni kuflak politikacılar yetifltirmeyi amaçlayan
UETD- Politika Akademisinde, Konrad Adenauer Vakfı ile yo¤un bir iflbirli¤i ve danıflmanlık a¤ının oluflturulması
Almanya ve Avrupa´da hızla büyüyen ve kurumsallaflan UETD ve
Almanyanın en etkin sivil kurumu
KAS arasında oluflan bu iflbirli¤i,
UETD Baflkanı Dr. Cebe ve KAS
Genel Sekreteri W.Staudacher tarafından “fevkalade bir geliflme” olarak
yorumlandı.
“Avrupa ve özellikle Almanya´da
etkin bir lobicilik a¤ı kurmayı amaçladıklarını” belirten Dr. Cebe sözlerini “Konrad Adenauer Vakfıyla oluflturulan karflılıklı iflbirli¤i projesinin
bu amaca giden büyük bir geliflme oldu¤u inancını taflıyorum ve dolayısıyla bu geliflmelerin Almanya Türk
Toplumu için pozitif geliflmeler sa¤layaca¤ını düflünüyorum” fleklinde
sürdürdü.
Uluslararası Af Örgütü 2006 Raporunu yayınladı
"Almanya 2005 yılında savafl ve kriz bölgelerinden gelen 11 000 insanın mülteci statüsünü kabul etmedi"
nsan Hakları Organizasyonu Uluslarası Af Örgütü (Amnesty International), 2006 yılı raporunu yayınladı. Örgütün Almanya fiubesi Genel
Sekreteri Barbara Lochbihler, yeni raporun tanıtımında flunları söyledi, "Devletin tüm eylemlerinin
temelinde insan haklarının olması durumunda ancak insan güvenli¤i sa¤lanabilir. 2005 yılı, giderek
daha fazla uluslararası kurum ve ulusal hükümetlerin, insan haklarını koruma ba¤lamında terörle
mücadele tedbirleri konuflulsa da, bu görüflü paylafltıklarını gösteren bir yıl oldu".
Bu arada "terörle savafl" denilerek ABD’nin
Guantanamo’daki veya baflka gizli yerlerdeki tutuklular örne¤inde oldu¤u gibi sayısız insan hakları ihlalleri ifllendi. Bu ihlallere di¤er bir örnek, geçen yıl ortaya çıkan, CIA’in kanunsuz bir flekilde
‹
ederal Almanya ‹çiflleri Bakanı
Wolfgang Schäuble’nin, Yabancılar, Mülteci ve Vatandafllık
yasalarında de¤ifliklik planladı¤ı belirtildi. Schäuble, mültecilerin korunması, iltica süreci ve göç konularında çok
sayıda AB yönetmeliklerinin uygulamaya konulmasının planlandı¤ını ifade etti. Bu arada BM Mülteci Komiserli¤i (UNHCR), AB’nden mülteci
politkalarını düzeltmelerini istedi.
"Avrupa’da mülteci politikaları konusunda en ince detayına kadar birleflme
e¤ilimi yakın geçmifle kadar çok büyük bir olaydı" diyen, UNHCR Bölge
F
gizli hapishanelere Avrupa ülkeleri üzerinden tutuklu transferi gerçeklefltirmeleri olmufltu.
"Federal Almanya Hükümeti ve di¤er AB-Hükümetleri olayın açıklı¤a kavuflmasını sa¤lamalılar
ve yanlıfl anlamaya neden olmaksızın, açık bir flekilde kendi ülkelerinden kanunsuz transferlere izin
vermeyeceklerini açıklamalılar" diyen Lochbihler,
yeni kurulacak olan BM ‹nsan Hakları Konseyi
konusunda da flunları söyledi, "Konseyin üyeleri
çalıflma çerçevesini belirlemeliler. Bu noktada
önemli olan üyelerin özel rapor hazırlayıcı olarak
ba¤ımsız olmaları ve hükümet olmayan organizasyonların bu zamana kadar olan söz haklarının ortadan kalkmaması".
Almanya’nın da isminin geçti¤i raporda, Almanya Göç ve Mülteci Bakanlı¤ı 2005 yılında sa-
vafl ve kriz bölgelerinden 11 000 insanın mülteci
statüsünün tanınmaması nedeniyle ‹nsan Hakları
Örgütü tarafından elefltiriliyor. Lochbihler ise konuyla ilgili flunları söyledi, "Biz birçok kez eyaletlerin içiflleri bakanlıklarına gittik ve savafl ve kriz
bölgelerine geri gönderimlerin durdurulmasını talep ettik".
Uluslararası Af Örgütü’nün 2006 raporunda 1
Ocak’tan, 31 Aralık 2005 tarihine kadar 150 ülkede gerçeklefltirilen insan hakları ihlalleri yer alıyor. Rapordaki insan hakları ihlalleri özetle flu flekilde: 104 ülkenin güvenlik güçleri, polisleri veya
di¤er devlet çalıflanları insanlara iflkence uyguladı
ve kötü muamele etti. 53 ülkede idam cezası verilirken, 22 ülkede en azından 2148 idam gerçeklefltirildi.
Yabancılar Yasası’nda deiiklik planı
Schäuble; Yabancılar, Mülteci ve Vatandafllık yasalarında de¤ifliklik istiyor
Sorumlusu Gottfried Köfner, AB’de
mülteci baflvurularının son 26 yılda en
az seviyeye düfltü¤ünü vurguladı. Avrupa Parlementosu Milletvekili Wolfgang Kreissl-Dörfler (SPD) ise mültecilere ülkelere kanuni girifl yollarının
sürekli sınırlandırıldı¤ını kaydetti.
‹nsan hakları organizasyonları
Uluslararası Af Örgütü ve Pro
Asyl’de, Federal Hükümet’in mülteci-
lere karflı tavrını elefltirdi ve uzun süredir ülkede olanlar için kalma hakkı
talep etti.
Buna karflın Avrupa mülteci politikalarını savunan Schäuble, Almanya’nın AB yönetmeliklerine uyaca¤ını, ancak yapılacak de¤iflikliklerin Alman mülteci hukukunda sadece ufak
de¤ifliklikler beraberinde getirce¤ini
ifade etti.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Bir yemek türü
Seite 29
Bir erkek ad›
Tarihte bir Türk
devleti
Ünlü Selçuklu
Sultan›
Tarihte bir
uygarl›k
2
Bir göz hastal›¤›
19
Ma
K›rm›z› renk
Günaha giren kifli
3
Peygambere
övgü fliiri
Ünlü Selçuklu
Sultan›
Sonsuz
Onay sözü
Kasabadan küçük
yerleflim birimi
Küçük b›çak
5
29
Bir renk
44
Tersi, hareketli
1
Alev’in ünsüzleri
Yüce
Bütün
4
18
17
Leke’nin ilk hecesi
Çocuk
Bir soru
‹syankar
Gayrimüslim
Ceset
Dolayl› anlat›m
46
Bir hat›rlama
nidas›
Üçüncü tekil
flah›s
47
Tersi, Amerikan Gizli Haberalma
Teflkilat›
Toplumun temeli
Kan ba¤› olan
kifliler
Bir renk
Bir nota
Z›dl›k, ayk›r›l›k
Yaz› aleti
Yanafl›k
Buyruk
49
Maksimum
Bir haber
ajans›m›z
Yaz›l› olmayan
ahlaki kurallar
Yar› ba¤›ms›z
Duman lekesi
Reflit, akil bali¤
Bir kad›n ad›
fiuur
Erzurum ilimizin
bir ilçesi
Duadan sonra
denir
‹lgi
Lale’nin ünsüzleri
Soy, sop
E¤lence alemi
Zenci
Bir yük hayvan›
Çimen
Araç’›n ünsüzleri
Bilim adam›
‹flin ustas›
Tak›m’›n k›sa
yaz›l›fl›
Antalya’n›n bir
ilçesi
‹stif yapmak
Yürek
Köpek yavrusu
Karadeniz Teknik
Üniversitesi
Uyar›
Çay’›n ünsüzleri
Tungsten’in
simgesi
Bir
Bir soru
ba¤laç
Bir flart yap›m eki
Alfabemizin 17.
harfi
Lale’nin son
hecesi
Bal›kesir ilimizin
bir ilçesi
Yafll›
Y›l›n sekizinci ay›
Bir tür yemek
Bir rüzgar ad›
Osmanl›n›n
kurucusu
Rami’nin
ünsüzleri
Lahza
Bir haber
ajans›m›z
Baston
Nil’in ünsüzleri
Tabak
‹nce sicim
Türkiye’nin
trafikteki simgesi
Utanma duygusu
A¤açl›k arazi
Alfabemizin ilk
harfi
Kal›n sicim
41
Cihan devleti
Zengin köylü
Oksijen’in simgesi
Sol yönün z›dd›
22
16
35
Çorba kab›
......can›n
yongas›d›r
Bir olumsuzluk eki
25
45
Atefl
Gümüfl’ün
simgesi
20
Zirkonyum’un
simgesi
Cehd, gayret
43
Bir kad›n ad›
13
Uranyum’un
simgesi
31
Sebep, öne
sürülen neden
11
Filistin’in ilk
devlet baflkan›
Bir yaz meyvesi
Küçük akarsu
Tersi, en sonunda
anlam›nda
‹limiz
Kahraman..........
Gazetemiz
yazarlar›ndan
Konuflma
organ›m›z
Resimdeki tarihi
medresemiz
Alfabemizin 12.
harfi
t
f
a
r
D
Göz aç›p
kapay›ncaya
kadar geçen
zaman
14
Bir mevsim
‹ridyum’un
simgesi
Nispet
Araç, vas›ta
Bir nehrimiz
34
Utanma duygusu
Kavisli yol
Köpek yavrusu
36
23
48
Tersi, bir tür kufl
Kiloamper
28
Yenilmifl elma
çöpü
Bir erkek ad›
Gelecek
Hane
Çizmeye
benzeyen ülke
40
38
51
33
Bir erkek ad›
54
Yurt
Kay›ts›z
Tersi, su felaketi
39
26
Çocuklu kad›n
21
42
Kara’n›n ilk hecesi
Duman lekesi
Adet’in ünsüzleri
Do¤ru yol
K›rm›z› renk
53
Bir erkek ad›
56
Bir nehirmiz
6
27
Kötülük
Al›fl verifl
Avrupa Ekonomik
Toplulu¤u
Yani, demekki,
bundan dolay› gibi
anlamlara gelir
57
Bir erkek ad›
Cehalet
‹yot’un simgesi
Çak›’n›n ilk hecesi
Cam koruyucu
50
Köpek
Afl›r› aptal
Tüküren hayvan
Bir erkek ad›
55
Hüküm
Suretimi
zi
Bir özel
gördü¤ü
ulafl›m
müz
arac›
k›r›lgan
madde
Edepler
Gelir
Yunanistan’›n
baflflehri
Tersi, fayda
Hayali olaylar
Beyaz
Elbisenin eskiyen
yerine dikilen bez
parças›
Kraliçe
Tür
52
30
Beddua
Tersi, bir müzik
aleti
Bir hat›rlama nidas›
‹sim
Küçük çocuk
Kesin
Bir yemek kab›
24
Piflman
Tersi, bir müzik
aleti
‹ridyum’un
simgesi
fiikar
8
Bir rüzgar ad›
Vurma sesi
Tersi, büyük bir
çöl
10
Tasa’n›n ünsüzleri
Bir nota
Bundan dolay›
anlam›nda
Uygun ortam
Gümüfl’ün
simgesi
Büyük kara
parças›
Su
Tersi, damarda
bulunur
Ekmek
Ak›flkan s›v›
Baston
Erzurum
halkoyunu
Alfabemizin ilk
harfi
Tersi, bir müzik
aleti
Tanikat-i
Muhammediye
adl› eserin sahibi
Nil’in ünsüzleri
Radyum’un
simgesi
Arnavutluk’un
baflflehri
Mükem
mel
Yüce
Tuzak
15
32
Ifl›¤›n simgesi
Uzakl›k belirtir
Bir renk
Argon’un simgesi
Cihan devleti
7
ANAHTAR
SÖZCÜK
9
1
41
2
3 4
42
5
6
43
7
8
44
12
37
9 10
11 12 13 14
45
46
47
15
16
17
48
18
19
20 21 22
49
23 24 25
50
26 27 28
51
52
29
30 31 32 33 34
53
54
35 36 37 38 3940
55
56
57
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 30
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın çinde Gizlidir
ETKNLK HABER
30
HESSEN
Temmuz-Juli 2006 / Cemaziye’l Âhir 1427
IGMG Hessen darecileri toplandı
IGMG Hessen Bölgesi fiube Baflkanlar› Pfungstadt’ta Topland›
fungstadt cemiyetinde gerçeklefltirilen toplant›ya
IGMG Genel Merkezden E¤itim Baflkan Yard›mc›s› ve Hessen Bölgesi Sorumlusu Ramazan Bafll›k da
kat›ld›. Toplant›da Hessen Bölge Yürütme Kurulu da haz›r bulundu.
Y›ll›k Çalıflma Program›nda yer alan ola¤an fiube Baflkanlar› toplant›s› üst seviyede bir kat›l›mla gerçekleflti.
IGMG Hessen Bölge Baflkan› Mehmet Atefl yap›lan çal›flmalar› de¤erlendirdi. Atefl: “Alm›fl oldu¤umuz görevler
bize sorumluluklar yüklemektedir, yapt›¤›m›z çal›flmalar
bir ibadettir, aflk ve heyecanla sorumlulu¤umuzu yerine
getirmek, özellikle burada yetiflen gençli¤imize sahip ç›kmak onlar›n gelece¤ini haz›rlamak bizim görevimizdir”
dedi.
Katılımcıların dikkatle dinledi¤i IGMG Genel Merkez
E¤itim Baflkan Yard›mc›s› ve Hessen Bölgesi Sorumlusu
Ramazan Bafll›k e¤itimle alakal› yap›lan çal›flmalar hakk›nda bilgiler verdi ve güzel de¤erlendirmeler yapt›.
Program; kapan›fl Kur`an-› Keriminin okunmas› ve evsahibi Pfungstadt cemiyetinin verdi¤i ikram ile sona erdi.
P
Hessen Kadın Kolları toplantısı
Herborn’da geleneksel piknik
■ ‹slam Toplumu Millî Görüfl Teflkilatlar› Hessen Bölgesi
Kad›n Kollar› ‹dareciler toplant›s› Darmstadt’ta yap›ld›
■ ‹slam Toplumu Millî Görüfl Teflkilatlar› Hessen
Bölgesi olarak her sene geleneksel olarak yap›lan piknik
program› Herborn`da yap›ld›
■ ‹slam Toplumu Millî Görüfl Teflkilatlar› Hessen Bölgesi Kad›n Kollar› ‹dareciler toplant›s› Darmstadt’ta
yap›ld›.
IGMG Hessen Bölgesi Kad›n Kollar› ‹darecileri Bölge Kad›n Kollar›
Baflkan› Naile Ats›z`›n baflkanl›¤›nda Darmstadt Cemiyetinde biraraya
geldiler.
Program aç›l›fl Kur`an-› Kerimi ile
bafllad›. Ard›ndan yoklama yap›ld›.
Bölge idarecileri ile birlikte yüksek
bir kat›l›m›n oldu¤u gözlendi.
Hessen Bölgesi Kad›n Kollar› Baflkan› Naile Ats›z: yap›lan çal›flmalar
hakk›nda k›sa bilgiler verdi ve bu
çal›flmalar›n önemine vurgular yapt›.
Daha sonra cemiyet kad›n kollar›
baflkanlar›ndan cemiyetlerindeki
faaliyetler hakk›nda bilgiler al›nd›.
Program dilek ve temneniler bölümü ile sona erdi.
■ ‹slam Toplumu Millî Görüfl Teflkilatlar› Hessen Bölgesi olarak her
sene geleneksel olarak yap›lan piknik program› bu sene Herborn’da
yap›ld›.
IGMG Hessen Bölge Baflkanl›¤› taraf›ndan organize edilen ve geleneksel olarak düzenlenen piknik program› cemiyet idarecilerinin kat›l›m› ile
Herborn`da yap›ld›.
IGMG Hessen Bölgesine ba¤l› olarak faaliyetlerini sürdüren Herborn
cemiyetinin evsahipli¤i yapt›¤› piknik program› havan›n ya¤murlu olmas›na ra¤men iyi bir kat›l›m ile
gerçekleflti.
IGMG Hessen Bölge Baflkan› Mehmet Atefl`in de haz›r bulundu¤u
programa idareciler aileleri ile birlikte kat›ld›lar.
Evsahibi cemiyet baflkan› A.Kuddusi K›l›ç misafirlere kat›l›mlar›ndan
dolay› teflekkür etti.
Dostluklar pekiti
Mesut ÇET‹N-HATTERSHEIM
essen Bölgesi Hattersheim ve
Offenbach Gençlik Teflkilatları arasında yapılan ilk futbol maçı Milli Görüflçülere yakıflır
bir flekilide kardeflçe ve centilmence
H
geçti. Main-Taunus ve çevresindeki
gençlerimize hizmet veren Hattersheim gençli¤i ile Offenbach’taki gençlerimizin karflı karflıya geldi¤i karflılaflma baflladı¤ı gibi dostane ve berabere bitti.
16. sayi sayfalar
28.04.2009
12:27 Uhr
IGMG BÖLGE
YAZ OKULLARI
‹RT‹BAT
ADRESLERI
Seite 31
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
t
f
a
r
D
Berlin: Kottbusser Damm 75, D- 10967 Berlin Tel: 030-69807820 / 21 Mobil: 0179-9211976
Hamburg: Böckmannstraße 40 D- 20099 Hamburg Tel: 040-245629 Mobil: 0173-2464877
Bremen Stapelfeldstr. 9 D- 28309 Bremen Tel: 0421-6100604 Mobil: 0177-5286856
Hannover Scheffel Str.17 D- 30167 Hannover Tel: 0511-14887 0171-8184256
Kuzey Ruhr Hallestr. 66 D- 33803 Steinhagen Tel: 0521-9687236 0178-8618606
Ruhr A Arnold Str. 4 D- 44147 Dortmund Tel: 0231-88084510 Mobil: 0163-6799114
Düsseldorf Wolfstr.9-11 D- 47916 Duisburg-Marxloh Tel: 0174-3315353
Köln Merheimerstr 229 D- 50733 Köln Tel: 0221-97304525/16 Mobil: 0177-4284992
Hessen Gutenbergstr. 9 D- 65428 Rüsselsheim Tel: 0614217455149-51 Mobil: 0178-5336389
Stuttgart Ulmer Str. 172 D- 70188 Stuttgart Tel: 0711-4149954 Mobil: 0163-7965247
G.Bavyera Landwehrstr. 25 /4 D- 80336 München Tel: 089-51514967 Mobil: 0176-23259440
K.Bavyera Holbeinstr. 25 D- 90441 Nürnberg Tel: 0911-663002 Mobil: 0177-7882584
Freiburg Seemühle 12 D- 78183 Hüfingen Tel: 0771-8968731 Mobil: 0173-5916891
Schwaben Schillerstr. 29 D- 89077 Ulm Tel: 07316198 19 Mobil: 0172-7285153
Rhein Saar Brunhildenstr. 10 D- 67059 Ludwigshafen Tel: 0621-628506 Mobil: 0170-1038238
Avusturya 1 Rauchfangkehrergasse 36/10 A- 1150 Wien Tel: 01-961912111 Mobil: 06765709432
Avusturya 2 Neu Amerika 4 A- 6900 Bregenz Tel: 0557479483 mobil: 06767243695
‹sviçre Hof Str. 98 CH- 8620 Wetzikon Tel: 01-449321569 Mobil: 01-786989574
Belçika Chaussee de Haecht 124/A B- 1030 Brüxelles Tel: 02-2198079 Mobil: 0474988954
K.Hollanda Zuidermolenwegweg 25-a NL- 1069 CE Amsterdam Tel: 020-6182986 Mobil: 0625596985
G.Hollanda Voreseweg 123 NL- 3047 Rotterdam Tel: 010-4716 847 Mobil: 0643751669
Paris 29, Rue des Petit Ecuruit F- 75010 Paris Tel: 01-45235512 Mobil: 0613361565
Lyon 19, Av. Maurice Thorez F- 69200 Venissieux Tel: 04-78701083 Mobil: 0633322231
Alpes 26, Route de Genéve F- 1130 Nantua Tel: 04-74751233 Mobil: 0684403941
Strasbourg 29, Rue de Federatione F- 67100 Strasbourg Tel: 03-870647586 Mobil: 0614441620
Danimarka Valdemarsgade 171 DK- 1665 Köbenhavn Tel: 03-8111830 Mobil: 060706356
‹sveç Gardebyplan 20 box 5051 S- 16305 Spanga Tel: 07-04444008 Mobil: 0739840511
Norveç Herslebsgate 12 N- 561 Oslo Tel: 02-2670086 Mobil: 022304525
‹ngiltere 272 Highbury New Park GB- E10SHR London N5 2 lH Tel: 07908502948-07881863937
‹talya Viale Marche 40 I- 20159 Milano Tel: 0289695131 Mobil: 03482920739
E¤itim Baflkanl›¤› • Boschstr. 61-65 · D-50171 Kerpen Tel.: +49 (0)2237-656 271 • [email protected] · www.igmg.de
28.04.2009
12:27 Uhr
Seite 32
r
D
Alle Preise sind Abholpreise
16. sayi sayfalar
t
f
a
Da lacht das
Genießerherz.
Jetzt geht die Sonne auf: mit einem
sommerlichen Küchen-Highlight der
Extraklasse, das einen jungen Look mit
Ideenreichtum bis ins Detail verbindet.
Damit keine Wünsche in punkto Komfort
und Wohnspaß offen bleiben ...
Programm 731 PN 350
Front 865 Kunststoff, Apfel Nb. calvados
Korpus 782 Apfel-Nachbildung calvados
Arbeitsplatte 777 Tahiti-Dekor
Griffe 786 Bügelgriff Alumattoptik
Frontenstärke 22 mm in zwei
attraktiven Holzdekoren.
Ausgestattet mit Servosoftauszügen
für geräuschloses Schließen. Inkl.:
· Dunstesse
· Einbauherd
· Rahmenloses Ceranfeld
· Kühlschrank
· Geschirrspüler
Alle Küchen ohne Fliesen, Dekoration,
Mischbattarie und Nischenausstattung.
Lust auf mehr Küche
fürs Geld?
Sonnige Aussichten für genussvolle
Momente: Diese Sommer-Angebotsküche begeistert mit einer zeitgemäßen
Front in 12 tollen Farben und vielen
raffinierten Ausstattungsdetails. Serienmäßige Vollauszüge mit leisem Selbsteinzug, ergonomisch eingebaute Elektrogeräte der neuesten Generation und
durchdachte Innenorganisationen machen
richtig Lust auf mehr Küche fürs Geld.
Programm 700 PN 100
Front 845 kometrot
Korpus 772 Edelstahloptik
Arbeitsplatte 788 Deltagrau-Dekor
Griffe 817 Bügelgriff ALU-Optik
Inkl.:
· Dunstesse 900 mm
· Einbaubackofen
· Cerankochfeld
· Kühlschrank
· Geschirrspüler
Titelseite:
Programm 730 PN 250
Front 875 Hochglanz jasmin
Korpus 793 Esche Nachbildung Sesam
Arbeitsplatte 793 Esche Nb Sesam
Griffe 751 Stangengriff Edelstahloptik
Inkl.:
· Dunstesse 900 mm
· Einbaubackofen
· Cerankochfeld
· Kühlschrank
· Geschirrspüler
Download