vakumda metalotermġk redüksġyonla magnezyum üretġmġne

advertisement
ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ  FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
VAKUMDA METALOTERMĠK REDÜKSĠYONLA MAGNEZYUM
ÜRETĠMĠNE REDÜKLEYĠCĠ MADDE CĠNSĠNĠN ETKĠSĠ
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
Metalurji Müh. Ahmet ÇETĠN
Anabilim Dalı : METALURJĠ VE MALZEME MÜHENDĠSLĠĞĠ
Programı : ÜRETĠM METALURJĠSĠ VE TEKNOLOJĠLERĠ MÜHENDĠSLĠĞĠ
ARALIK 2005
ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ  FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
VAKUMDA METALOTERMĠK REDÜKSĠYONLA MAGNEZYUM
ÜRETĠMĠNE REDÜKLEYĠCĠ MADDE CĠNSĠNĠN ETKĠSĠ
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
Metalurji Müh. Ahmet ÇETĠN
506031200
Tezin Enstitüye Verildiği Tarih : 19 ARALIK 2005
Tezin Savunulduğu Tarih : 01 ġUBAT 2006
Tez DanıĢmanı :
Diğer Jüri Üyeleri
Prof.Dr. Onuralp YÜCEL
Prof.Dr. Ercan AÇMA (Ġ.T.Ü.)
Doç.Dr. Filiz Çınar ġAHĠN (Ġ.T.Ü.)
ARALIK 2005
ÖNSÖZ
Yüksek lisans tezimin yönetimini üstlenen, her türlü desteği vererek çalıĢmalarımın
tamamlanmasını sağlayan değerli hocam Prof. Dr. Onuralp YÜCEL’e teĢekkür
ederim.
Tez çalıĢmam sırasında anlayıĢ ve desteklerini gördüğüm öğretim görevlisi Prof. Dr.
Ercan AÇMA’ya, Doç. Dr. Filiz Çınar ġAHĠN’e araĢtırma görevlisi Dr. Müh. Cevat
Bora DERĠN’e, Metalurji Müh. Cenk MĠROĞLU’na, Metalurji Müh. M. Kemal
GEÇĠM’e, Metalurji Müh. Kutluhan KURTOĞLU’na, Metalurji Müh. Hasan
ÖĞÜNÇ’e, Metalurji Müh. Yeliz DEMĠRAY’a, Jeofizik Müh. Cem
ÇOLAKOĞLU’na, Metalurji Müh. Orkun ORHAN’a, Metalurji Müh. BarıĢ
GÖZÜAK’a, Metalurji Müh. BarıĢ ERDEM’e, Met. Yük. Müh. BarıĢ DARYAL’a
kimyasal analizleri büyük bir titizlik ve özveri ile gerçekleĢtiren Kim. Müh. Mahpare
DEMĠRKESEN’e ve Kim. Müh. Ġnci KOL’a teĢekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.
Ayrıca çalıĢmalarım sırasında benden manevi desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen
AraĢtırma Görevlisi Met.Yük. Müh. Özgenur KAHVECĠOĞLU’na, AraĢtırma
Görevlisi Met.Yük. Müh. Güldem KARTAL’a, Petrol ve D.Gaz Müh. Özgür
Kara’ya, Makina Müh. V. Kaan CENGĠZ’e, Jeodezi ve Fotogrametri Müh. Fazıl
Buğra YÖRÜK’e sonsuz teĢekkürlerimi sunarım.
ÇalıĢmam sırasında bana her türlü maddi ve manevi fedakarlıktan kaçınmayarak
desteğini esirgemeyen sevgili aileme teĢekkür ederim.
Aralık 2005, ĠSTANBUL
Ahmet ÇETĠN
ii
ĠÇĠNDEKĠLER
KISALTMALAR
TABLO LĠSTESĠ
ġEKĠL LĠSTESĠ
SEMBOL LĠSTESĠ
ÖZET
SUMMARY
v
vi
vii
ix
x
xi
1.GĠRĠġ VE AMAÇ
1
2. GENEL BĠLGĠLER
2.1. Tarihçe
2.2. Magnezyumun Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri
2.3. Magnezyum Metalinin Kullanım Alanları
2.4. Dünya Magnezyum Üretimi ve Fiyatı
2
2
4
5
7
3. MAGNEZYUM HAMMADDELERĠ
3.1. Magnezyumun OluĢumu, Hammadde ve Rezervleri
3.2. Türkiye’deki Hammaddeler
14
14
15
4. MAGNEZYUM ÜRETĠM PROSESLERĠ
4.1. Elektrolitik Prosesler
4.1.1. Magnezyum Elektrolizi Hakkında Genel Bilgiler
4.1.2. I.G. Farben Hücresi
4.1.3. Dow Hücresi
4.1.4. Diyaframsız Hücreler
4.1.5. Alcan Hücresi
4.1.6. Norsk-Hydro Hücresi
4.1.7. Elektrolitin Hazırlanması
4.2. Günümüzde Uygulanan Elektrolitik Prosesler
4.2.1. Dead Sea Prosesi
4.2.2. Dow Prosesi
4.2.3. Magnola Prosesi
4.2.4. Australian Magnezyum Prosesi
4.3. Termik Prosesler
4.3.1. Karbotermik Redüksiyon
4.3.2. Karpit ile Redüksiyon
4.3.3. Alüminotermik Redüksiyon
4.3.4. Silikotermik Redüksiyon
4.3.4.1. Magnetherm Prosesi
(Fransa, Société Française d'Éléctrométallurgie)
18
18
18
19
20
21
21
22
23
25
25
27
27
30
33
33
35
35
35
iii
37
4.3.4.2. Pidgeon Prosesi
39
5. TEORĠK ĠNCELEMELER
5.1. Magnezyum oksitin silikotermik redüksiyonu
5.2. Literatürde Belirtilen Deneysel ÇalıĢmalar
44
44
46
6. DENEYSEL ÇALIġMALAR
6.1. Kullanılan Hammaddeler
6.2. Kullanılan Alet ve Cihazlar
6.3. Deneylerin yapılıĢı
53
53
54
54
7. DENEY SONUÇLARI VE ĠRDELEMELER
7.1. Farklı Süre ve Redükleyici Madde Cinsinin Redüksiyona Etkileri
7.1.1. Kalıntı BileĢimine Etkisi
7.1.2. Magnezyum Kazanım Verimine Etkisi
7.1.3. Metal BileĢimine Etkisi
57
57
57
60
62
8. GENEL SONUÇLAR
64
KAYNAKLAR
66
EKLER
69
ÖZGEÇMĠġ
73
iv
KISALTMALAR
K.D.
mbar
ağ.
dak.
XRD
: Kalsine Dolomit
: Milibar
: Ağırlıkça
: Dakika
: X-ıĢınları difraktogramı
v
TABLO LĠSTESĠ
Sayfa No
Tablo 2.1. Magnezyumun fiziksel özellikleri…………………………………
Tablo 2.2. Dünya Birincil Magnezyum Üretim Kapasitesi…………………..
Tablo 2.3. Dünya Metalotermik MagnezyumÜretim Kapasitesi......................
Tablo 3.1. Magnezyum mineralleri ve kimyasal formülleri…………………...
Tablo 3.2. Magnezyumun Belli BaĢlı Cevherleri……………………………...
Tablo 3.3. EskiĢehir ve Konya manyezit cevherlerinin kimyasal analizi……...
Tablo 3.4. Türkiye Dolomit Yatakları ve Rezervleri…………………………
Tablo 4.1. I.G. Farben Hücresi ile ilgili çalıĢma verileri……………………..
Tablo 4.2. Dow Hücresi ile ilgili çalıĢma parametreleri………………………
Tablo 4.3. ÇeĢitli elektroliz hücrelerinin güç verilerinin karĢılaĢtırılması……
Tablo 4.4. Australian Magnezyum Prosesinin ĠĢlem Kademeleri…………….
Tablo 6.1. Deneylerde kullanılan kalsine dolomitin kimyasal bileĢimi……….
vi
5
8
9
14
15
16
17
20
21
23
31
53
ġEKĠL LĠSTESĠ
Sayfa No
ġekil 1.1.
ġekil 2.1.
ġekil 2.2.
ġekil 2.3.
2000-2004 Yılları Dünya Magnezyum Üretim Kapasitesi DeğiĢimi 1
Magnezyumun Kullanım Alanları ………………………………
6
1992-2001 Dünya Magnezyum Fiyatları (%99,8 Mg - $ / ton)…
8
Ocak 2003 – Nisan 2004 Dünya Magnezyum Fiyatları
(%99,9 Mg - $ /ton)......................................................................
9
ġekil 2.4. 1995-2004 Üretim Cinsine Göre Toplam Dünya Magnezyum
Talebinin Büyümesi .................................................................... 11
ġekil 2.5. 1995-2004 Bölgelere Göre Toplam Dünya Magnezyum Talebinin
Büyümesi...................................................................................
12
ġekil 2.6. 1989-2005 Yılları Arası Türkiye Magnezyum Metali Ġhracaat-Ġthalat
Rakamları...................................................................................
13
ġekil 4.1. I.G. Farben Elektroliz Hücresi…………………………………
20
ġekil 4.2. Dow Hücresi……………………………………………………
21
ġekil 4.3. Alcan Elektroliz Hücresi……………………………………….
22
ġekil 4.4. Norsk-Hydro Hücresi…………………………………………..
23
ġekil 4.5. Dead Sea Prosesi’nin Akım ġeması……………………………
26
ġekil 4.6. Dow Prosesi’nin Akım ġeması…………………………………
28
ġekil 4.7. Magnola Prosesi'nin Akım ġeması……………………………..
29
ġekil 4.8. Australian Magnezyum Prosesinin Akım ġeması………………
32
ġekil 4.9. Karbotermik Proses (Hansgirg Prosesi) akım Ģeması……………
34
ġekil 4.10. Kalsine dolomit ve kalsine manyezitin redüksiyonunda
denge buhar basıncı ……………………………………………..
36
ġekil 4.11. Magnétherm Prosesi Ģematik gösteriliĢi…………………………
37
ġekil 4.12. Magnetherm Prosesi’nin Akım ġeması …………………………
39
ġekil 4.13. Pidgeon Prosesinde kullanılan retort…………………………….
41
ġekil 4.14. Pidgeon prosesinde kullanılan fırınlar……………………………
42
ġekil 4.15. Pidgeon Prosesi’nin Akım ġeması……………………………….
43
ġekil 5.1. SiO2, Al2O3 ve farklı basınçlardaki MgO in ∆G-T oluĢum çizgileri 45
ġekil 5.2. 1 mbar vakum altında magnezyum oksidin FeSi ile redüksiyonu… 48
ġekil 5.3. 1 mbar vakum altında kalsine dolomitin FeSi ile redüksiyonu…… 50
ġekil 5.4. 1 mbar vakum altında kalsine dolomitin Si ile Redüksiyonu..........
51
ġekil 5.5. 1 mbar vakum altında kalsine dolomitin Al ile Redüksiyonu.........
52
ġekil 6.1. Dolomit Cevherinin X-ıĢınları difraksiyon analizi……………….
53
ġekil 6.2. Kalsine Dolomitin X-ıĢınları difraksiyon analizi………................
54
ġekil 6.3. Deney Düzeneği genel Ģeması…………………………………….. 56
ġekil 7.1. Kalıntıdaki magnezyum konsantrasyonunun süreye ve redükleyici
Madde cinsine bağlı değiĢimi (1200°C)..........................................
58
ġekil 7.2. Silisyum metali redükleyici madde iken kalıntıdaki SiO2, Fe ve Ca
konsantrasyonunun süreye bağlı değiĢimi (1200°C).......................
58
vii
ġekil 7.3. Alüminyum metali redükleyici madde iken kalıntıdaki Al, Fe ve Ca
konsantrasyonunun süreye bağlı değiĢimi (1200°C)........................ 59
ġekil 7.4. Kalıntının X-ıĢınları difraksiyon analizi (1200 C, Si, 240dak.)….... 59
ġekil 7.5. Magnezyum kazanım verimine süre ve redükleyici
madde cinsinin etkisi................................................................
60
ġekil 7.6. Magnezyum kazanım verimine ve kalıntı tozdaki magnezyuma
redükleyici madde olarak Si-Al karıĢımının etkisi (1250°C, 180 dak.)61
ġekil 7.7. Magnezyum kazanım verimine ve kalıntı tozdaki magnezyuma süre
Ve redükleyici madde olarak % 50 Si-% 50 Al karĢımının etkisi..... 62
ġekil 7.8. Silisyum metali redükleyici iken metaldeki demir ve silisyum
konsantrasyonunun zaman bağlı değiĢimi......................................... 63
ġekil 7.9. Alüminyum metali redükleyici iken metaldeki demir ve silisyum
konsantrasyonunun zaman bağlı değiĢimi......................................... 63
viii
SEMBOL LĠSTESĠ
∆G
∆G°
∆E
∆H
P
T
a
R
RMg
: OluĢum Serbest Enerjisi
: OluĢum Standart Enerjisi
: Parçalanma Voltajı
: Entalpi DeğiĢimi
: Basınç
: Sıcaklık
: Aktivite
: Evrensel Gaz Sabiti
: Magnezyum Kazanım Verimi
ix
VAKUMDA METALOTERMĠK REDÜKSĠYONLA MAGNEZYUM
ÜRETĠMĠNE REDÜKLEYĠCĠ MADDE CĠNSĠNĠN ETKĠSĠ
ÖZET
Hafif ve mukavemetli olması nedeniyle uçak, roket, mermi ve otomotiv sanayinde,
sfero dökme demirde, özel alaĢımların üretiminde, bazı nadir metallerin
redüklenmesinde kullanılan magnezyum metaline olan talep günümüzde giderek
artmaktadır. Dolomit minerali dünyada olduğu kadar ülkemizde de bol miktarda
bulunmasına rağmen, Ģu an bu konuda yeterli bilgi birikimi olmadığı için
magnezyum üretimi yapılamamaktadır.
Bu çalıĢmada, dolomitin kalsinasyonu ile üretilmiĢ kalsine dolomitin metalotermik
redüksiyonuna etkiyen parametreler araĢtırılmıĢtır. Kalsine dolomitten metalotermik
yöntemle magnezyum üretmek amacıyla yapılan deneylerde Ģarj bileĢimi, redükleyici
ve, süre değiĢkenler olarak seçilmiĢ ve bu değiĢkenlerin uygun kombinasyonları ile
magnezyum metalinin yüksek verim ve safiyette kazanım verimi ile elde edilmesi bu
çalıĢmanın amacıdır.
Deneylerde, magnezyum kaynağı olarak kalsine dolomit (% 43 MgO, % 47.4 CaO,
% 0.56 Fe, % 0.18 Si, % 0.33 Al), redükleyici olarak silisyum (% 99.2), Al (% 98.5)
ve bunun yanısıra bazı deneylerde Si-Al karıĢımıyla yapılan Ģarj karıĢımı briket
haline getirilmiĢ ve alümina kayıkçık içerisine konarak redüksiyonun gerçekleĢtiği
paslanmaz çelik retort içerisine yerleĢtirilmiĢtir. Tüm deneyler, retort içerisindeki
toplam basınç 1-20 mbar aralığında olacak Ģekilde gerçekleĢtirilmiĢtir. Her bir deney
sonunda soğutma bölgesinde kondanse olan metal ve alümina kayıkçık içerisindeki
kalıntı toz tartılmıĢ kimyasal analiz sonuçlarına göre irdelenmiĢtir. Hammadde ve
ürünleri karakterize etmek amacıyla kimyasal analiz ve X-ıĢınları difraksiyonu
(XRD) metotları kullanılmıĢtır.
Farklı süre ve redükleyici madde cinsinin redüksiyona etkilerinin incelendiği
deneylerde; kalsine dolomit, 1200 °C sıcaklıkta, 0-360 dakikalık sürelerde
redüklenmiĢtir. Artan süreyle magnezyum kazanım verimlerinin de arttığı
belirlenmiĢtir. 60. dakika sonunda kalıntı tozda magnezyum konsantrasyonu,
silisyum metali redükleyici olarak kullanıldığında % 4, alüminyum metali
kullanıldığında ise % 5.43 olarak hesaplanmıĢtır. Bu oranlar 300. dakika sonunda %
1.53 ve % 2.29’ a düĢmüĢtür. Magnezyum metal kazanım verimleride 60. dakikada
% 81 ve % 80 iken, 300. dakika sonunda % 95 ve % 87.4’ lere ulaĢmıĢtır.
x
THE EFFECT OF REDUCTANT TYPE ON THE MAGNESIUM
PRODUCTION BY METALOTHERMIC REDUCTION IN VACUUM
SUMMARY
Magnesium is a light weight material and it finds wide variety of applications such as
aircraft, rockets and automobile industry, the desulphurisation of steel, the
production of Al-Mg alloys, the protection of steel structures such as the holds of
ships, oil and gas pipelinesand the production of fireworks and incendiary devices,
the reduciton of metals like boron, hafnium, titanium, zirconium and uranium.
Although there are enough reserves of dolomite and magnesite ore in Turkey, Mg
metal is not being produced due to the lack of necessary information about
production.
In this study, the parameters effecting the metalothermic reduction of calcined
dolomite; which is produced by calcination of the Aegean region dolomites, were
investigated. In the experiments for producing magnesium metal via metalothermic
reduction of calcined dolomite; the charge composition, the reducing agent type and
time were taken as variables. During the experiments, appropriate combination of
these parameters are selected in order to obtain high recovery efficiencies and
qualities of metallic magnesium.
In the experiments; as magnesium source calcined dolomite (% 43 MgO, % 47.4
CaO, % 0.56 Fe, % 0.18 Si, % 0.33 Al), as reductant Si (% 99.2 purity) and Al(%
98.5 purity) and also Si-Al mixtures were used and then these mixtures are
briquetted. The briquettes were put into a boat and placed into the stainless steel
retort where the reduction reactions happen. All experiments were done under
vacuum (1-20 mbar). At the end of the experiments, the metal condensed at the
cooling part of the retort and the residue remaining in the boat were weighed and
analysed using chemical analysis methods and X-ray diffraction techniques (XRD).
In the experiments which the effect of time and reducing material amount on
reduction were investigated, calcined dolomite (C.D.) was reduced at 1200 °C for 0360 minutes. It is observed that with increasing time, the recovery of magnesium
metal is also increasing. For example, when Si is used as a reducing agent after 60
minutes the % magnesium metal in residue is % 4, and when Al is used, it becomes
%5.43. After 300 minutes these ratios are decreased to % 1.53 ve % 2.29. After 60
minutes the magnesium recoveries are % 81 ve % 80 and also these are increased to
% 95 ve % 87.4 after 300 minutes.
xi
1. GĠRĠġ VE AMAÇ
Son yıllarda özellikle otomotiv, iletiĢim ve biliĢim gibi sektörlerin önderliğinde
teknoloji büyük bir hızla ilerlemektedir. Bu hızlı geliĢim sonucu bu sektörlerde daha
hafif buna karĢın mukavemet, korozyon vb. özelliklerinden ödün vermeyen
malzemelere ihtiyaç duyulmuĢtur. Bu sebeple, son on yıllık süre zarfında
magnezyum metalinin arz talep dengeleri değiĢmiĢ, bu konuda yapılan araĢtırmalar
artmıĢ ve magnezyum ve alaĢımları endüstriyel alanda birçok uygulama alanı
bulmuĢtur. Yoğunluğu 1,74 g / cm3 olan magnezyum, yapısal metallerin en hafifidir.
Hafif ve mukavemetli olması nedeniyle uçak, roket, mermi ve otomotiv sanayiinde,
sfero dökme demirde, özel alaĢımların üretiminde, bazı nadir metallerin
redüklenmesinde kullanılan önemli bir hammaddedir.
2004 yılı itibariyle dünyada magnezyum metal üretimi için kurulu kapasite 952000
ton / yıl’dır. BaĢlıca üretici ülkeler; Çin, Kanada, ABD, Ukrayna ve Rusya’dır ve
yılda yaklaĢık 500000 ton magnezyumu bu ülkeler üretmektedir. Dünyadaki üretim
kapasitesi değiĢimi ġekil 1.1’de açıkca gözlenmektedir.
2000 Yılı Kapasitesi
2004 Yılı Kapasitesi
ġekil 1.1. 2000-2004 Yılları Dünya Magnezyum Üretim Kapasitesi DeğiĢimi
1
Magnezyum metal üretiminde dolomit, manyezit, karnalit ya da deniz suyu gibi
hammaddeler kullanılmaktadır. Üretim, ErgimiĢ Tuz Elektrolizi ve Termal
Redüksiyon olmak üzere iki farklı yöntemle yapılmaktadır. Elektrolitik yöntemlerle
kitle halinde üretim yapılabilmektedir ve halen Dow, Magnola, Dead Sea, AM, IG
Farben üretim proseslerinde hammadde olarak MgO, deniz suyu, karnalit gibi
hammaddeler kullanılarak elektroliz hücrelerinde magnezyum üretilmektedir.
Kalsine dolomitin hammadde, ferrosilisyumun redükleyici olarak kullanıldığı
metalotermik yöntemler ise magnezyumun buhar halinde oluĢtuğu ve sürekli olarak
uzaklaĢtırıldığı yüksek sıcaklık reaksiyonlarına dayanmaktadır. Metalotermik
yöntemler; sabit retortların kullanıldığı Pidgeon Prosesi ve elektrik ark fırını destekli
Magnatherm Prosesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Magnezyum içeren mineraller, dünyada olduğu kadar ülkemizde de bol miktarda
bulunmasına rağmen, Ģu an bu konuda yeterli bilgi birikimi olmaması ülkemizde
magnezyum üretimi yapılamamasına neden olmaktadır. Türkiye’deki magnezyum
ithalatı 2000 yılında 4220 ton civarında olup, bu rakam 2004 yılnda 3900 ton olarak
belirlenmiĢtir.
. Bu çalıĢmada, yerli kaynaklardan metalotermik yöntem kullanılarak magnezyum
metal üretimi amaçlanmıĢtır. Bu amaçla dolomitin kalsinasyonu ile üretilmiĢ kalsine
dolomitin metalotermik redüksiyonuna etkiyen parametreler araĢtırılmıĢtır. Kalsine
dolomitten metalotermik yöntemle magnezyumu kazanabilmek amacıyla yapılan
deneylerde Ģarj bileĢimi, redükleyici madde cinsi ve süre değiĢkenler olarak
seçilmiĢtir. Bu değiĢkenlerin uygun kombinasyonları ile magnezyum metalinin
yüksek safiyet ve kazanım verimi ile elde edilmesi bu çalıĢmanın hedefi olmuĢtur
2
2. GENEL BĠLGĠLER
2.1 Tarihçe
1700’lerin sonlarına doğru magnezyum ve alüminyum metallerinin oksitlerinin birer
metalik bileĢik taĢıyan yapılar oldukları tahmin ediliyordu. Antoine Lavosier
“Alüminanın, bir metalin oksijenle son derece kuvvetli bir bağ yapmıĢ metal oksit
olduğunu sanıyorum öyle ki karbon ya da diğer redükleyici maddelerle bile
üretilememektedir” Ģeklinde teorisini ortaya koymuĢtur. Aynı görüĢlere Sir Humpry
Davy’de magnezya için sahip idi ve 1808 yılında nemli magnezyum ve cıva oksit
pastasından düĢük bir saflıkta magnezyum üretmeyi baĢararak bu teorisini
ispatlamıĢtır. Bir sene sonra Davy, alüminyum metalini de aynı Ģekilde üretmiĢtir [1].
Bu yıllardan sonraki ilk keĢif, 1827 yılında Frederich Wohler’in laboratuvar
ortamında susuz alüminyum klorürü potasyum ile direkt reaksiyona sokarak
alüminyum üretmesi olmuĢtur. Bir yıl sonra A. Bussy aynı iĢlemi tekrarlamıĢ ve
magnezyum klorürü potasyum buharı ile reaksiyona sokarak ergitmiĢ ve magnezyum
metali elde etmiĢtir. 1852 yılında günümüz elektrolitik magnezyum üretiminin atası
olan hücreler Robert Bunsen tarafından yapılmıĢtır [1].
Ġlk ticari magnezyum fabrikası ise 1886 yılında Almanya’da Griesheim Elektron
tarafından kurulmuĢtur. Bu sistem daha sonra I. G. Farbenindustrie tarafından susuz
magnezyum üretim prosesinin sürekli olarak üretilebildiği bir sisteme eklenerek
üretime devam edilmiĢtir [1].
Magnezyumun termik olarak üretimi ikinci dünya savaĢı yıllarına kadar
baĢlamamıĢtır. Bu yıllardan sonra Amati-Ravelli prosesi geliĢtirilmiĢtir. Bu proseste
içten ısıtmalı vakum fırınlarında ferrosilisyum ile dolomit redüklenmiĢtir. Aynı
yıllarda Avusturya’da karbon ile magnezyanın redüklenmesi esasına dayanan
Hansgirg metodu bulunmuĢtur. 1940 yılında Kanada’da ise Dr. Pidgeon tarafından
günlük 250 kilogram magnezyum üretme kapasiteli dıĢtan ısıtmalı vakum
retortlarında ferrosilisyum ile dolomit redüklenmesi tasarlanmıĢtır. 1931-1938 yılları
arasında da Fransa’da redükleyici olarak silisyum mu yoksa ferrosilisyum mu
kullanmaları gerektiği üzerine çalıĢmalar sürdürmüĢler ancak daha sonraları pek bir
3
geliĢmede bulunamamıĢlardır. Bu yıllarda Ġtalya ise kendi ürettiği magnezyumu
kendi ülkelerinde kullanmak suretiyle 1938 yıllarında üretim kapasitelerini 2000
ton/yıl a kadar çıkarmıĢlardır. Kanada’da redükleyici olarak karbon (Hansgirg
prosesi) ve silisyum denenmiĢtir. Amerika ve Rusya bu yıllarda konu üzerinde pek
bir etkinliği gözükmezken Japonya daha çok elektrolitik yöntemlerle ve deniz
suyundan kazanımla uğraĢmıĢtır. Amerika’da 1956 yılından sonra Brooks ve Perkins
ülkelerindeki magnezyum üretim kapasitelerinin farkına varıp Pidgeon prosesiyle
üretime baĢlamıĢlardır. BaĢlarda 7500 ton/yıl olan kapasitelerini yıllar geçtikçe
45000 tona yükseltmiĢlerdir. Fransa, 1959 yılında 3500 ton/yıl kapasitesi ile
baĢladıkları üretimi 1990’ lı yıllarda 20000 ton/yıl a ulaĢmıĢlardır. Ġngiltere 1963’de
Pidgeon prosesiyle 5000 ton/yıl kapasiteyle, Japonya’da 1956 yılında aynı prosesle
2000 ton/yıl ile üretime baĢlamıĢlardır. 1963’te ise Pechiney-Ugine Kuhlman
tarafından ferrosilisyumun redükleyici olarak kullanıldığı ve elektrik ark fırınında
alümina mevcudiyetinde sıvı curuf oluĢturularak gerçekleĢtirilen Magnatherm
prosesi bulunmuĢtur [1].
Pidgeon prosesiyle Çin’de ilk magnezyum metali 1978’de üretmiĢ ancak elektrolitik
proseslerden daha maliyetli olması sebebiyle dizayn çalıĢmalarına devam edilmiĢ ve
1988 yılında tam anlamıyla üretime geçilmiĢtir. 2004 yılı itibariylede magnezyum
üretimlerinin % 95’ini yani 450000 ton/yıl üretmektedirler [32].
2.2. Magnezyumun Özellikleri
GümüĢ – beyaz renkli, Mg sembolü ile gösterilen magnezyum, en hafif metalik
mühendislik malzemesi olarak bilinmektedir. Yeryüzünde en sık rastlanan sekizinci
element olmakla beraber, ağırlığı alüminyumun % 64’ü , demirin % 23’üdür. Özgül
ağırlığı 1.74 g /cm3, ergime sıcaklığı 651 C ve buharlaĢma sıcaklığı 1107 C’dir.
Döküm magnezyumun çekme gerilmesi 9.652 x 107 Pa’dır. HaddelenmiĢ metalin
çekme gerilmesi 1.72 x 108 Pa ve yüzde uzaması % 4’dür. DövülmüĢ magnezyumda
mukavemet daha da artar. Magnezyumun sıkı paketlenmiĢ hegzagonal yapısı soğuk
haddelenmesini zorlaĢtırır. Ayrıca dar plastik deformasyon aralığından dolayı dövme
iĢlemi dikkatli yapılmalıdır. Genellikle sıcak iĢlem uygulanır ve 320 oC’de diğer
metallere göre daha iyi derin çekme iĢlemi uygulanabilmektedir. Metaller arasında
plastik Ģekil vermenin en kolay olduğu metaldir. Isı iletimi alüminyumun yarısı
kadardır. Elektrolitik magnezyum % 99.8 saf iken ferrosilisyum ile üretiminde %
4
99.95 safiyete ulaĢılabilir. Magnezyumun fiziksel özellikleri Tablo 2.1’de verilmiĢtir
[1, 2].
Tablo 2.1. Magnezyumun fiziksel özellikleri [2].
Atom No.
Atom Ağırlığı
Renk
Yoğunluk
12
24,31 g
GümüĢ grisi
1,738 g.cm-3 20 ْC’de
1,58 g.cm-3 650 ْC’de (l)
650 ْC
1107 ْC
2,0 Mohs (30 Brinel)
Hegzagonal sıkı paket
25020 kJ.kg-1
 2880 ْC
368 kJ.kg-1
5272 kJ.kg-1
1025 J.K-1.kg-1 20 ْC’de
20 Pa
527 ْC’de (s)
360 Pa
650 ْC’de (l)
1400 Pa
727 ْC’de
Mg2+
1,25 cp
650 ْC’de (l)
Gerilim Halinde : 6,25 x 106 psi
Büküm Halinde : 2,5 x 106 psi
Poission Oranı : 0,33
Ergime Noktası (Terg)
BuharlaĢma Noktası (Tbuh)
Sertlik (500 kg yük, 10 mm’lik bilya)
Kristal Yapısı
Yanma Isısı
Alev Sıcaklığı
Ergime Isısı
BuharlaĢma Isısı
Özgül Isı
Buhar Basıncı
Valans Durumu
Viskozite
Elastik Modülü
Magnezyum, ağırlığın az olmasının gerektiği durumlarda en iyi seçeneklerden
birisidir. Ancak tek baĢına kullanılamamaktadır. Alüminyum ile hafif alaĢımları
yapılırken, lityum ile de süper hafif alaĢımları bulunmaktadır. Oldukça düĢük
miktarlarda element ilavesi bile fiziksel özelliklerini geliĢtirir. % 0,6 zirkonyum
ilavesi düzgün tane yapısı, uzama, mukavemet, haddeleme özelliklerini arttırır ve
döküm özelliğini geliĢtirir [1].
2.3. Magnezyum Metalinin Kullanım Alanları
Magnezyum yapısal metal olarak alaĢım halindeki kullanılmaktadır. Genellikle
magnezyumun kullanımı metalin üç özelliği üzerinde odaklanmaktadır. Bunlar;
magnezyumun diğer metallerle intermetalik bileĢikler oluĢturma özelliği, yüksek
kimyasal reaktivite özelliği ve düĢük yoğunluğudur.
5
ġekil 2.1.'den görülebildiği gibi alüminyum alaĢımları magnezyumun en büyük
kullanım alanını oluĢturmaktadır. Alüminyuma katılan az miktarlardaki magnezyum,
alüminyumun korozyon ve mukavemetini artırmaktadır. Alüminyum alaĢımlarının
dörtte
üçü
belirli
miktarlarda
magnezyum
Diğer, %5
Kimyasal, %2
içermektedir
[3,4].
Çeliğin
desülfirizasyonu,
%14
Elektrokimyasal, %4
M etal redüksiyonu,
%6
Al-M g alaşımları,
%30
Küresel grafitli
dökme demir, %5
Dövme ürünler, %3
Basınçlı döküm
uygulamaları, %28
Döküm, %3
ġekil 2.1. Magnezyumun Kullanım Alanları [32].
Magnezyum için büyümekte olan bir diğer pazar ise desülfürizasyondur. Kükürdün,
çeliklerin özelliklerini olumsuz etkilemesi ve çelik pazarının daha düĢük kükürt
oranları talep etmesi sonucu çelik üreticileri kalitelerini artırmak zorunluluğu içine
girmiĢlerdir. Magnezyumun kükürde olan afinitesi nedeni ile sıvı ham demir içine
katıldığı zaman kükürt oranlarını etkin olarak düĢürmektedir [3,4].
Bir diğer kullanım alanı, nodüler dökme demirlerdir. ErgimiĢ demire düĢük
miktarlarda katıldığında demir içindeki karbonun küreler halinde çekirdeklenmesini
sağlamaktadır. Magnezyum, kimya sektöründe de yaygın olarak kullanılmaktadır;
örneğin magnezyumun anot olarak galvanik korozyona karĢı kullanılmaktadır.. Bir
diğer kullanım alanı ise; bor, berilyum, hafniyum, titanyum, zirkonyum ve
uranyumun üretiminde redükleyici madde olarak kullanılmasıdır [3,4].
Magnezyum için geliĢen bir diğer pazar da, 1980 ’lerin baĢlarında geliĢtirilen
korozyona dayanıklı yüksek saflıktaki alaĢımlardır. Bu alaĢımlar bilgisayar
bileĢenleri, cep telefonları, bavul iskeletleri, tenis raketleri vb. hafifliğin istendiği
durumlarda kullanılmaktadır [3,4].
6
2.4. Dünya Magnezyum Üretimi ve Fiyatı
1999 yılı primer magnezyum üretimi 375000 ton olarak gerçekleĢtirilen bu miktarlar,
2001 yılı için 440000 ton, 2002 yılı primer magnezyum üretimi 429000 ton ve 2003
yılı için ise 447000 ton’dur [5].
2001 yılı literatürüne göre dünya magnezyum üretiminin ülkelere göre dağılımı
Tablo 2.2.’de görülmektedir. Özellikle 1985’den bu yana her yıl üretim kapasitesini
% 40.7 oranında artıran Çin, dünya üretiminin hemen hemen üçte birini
karĢılamaktadır. Geri kalan üretimi de Kanada, ABD ,Ukrayna ve Rusya
karĢılamaktadır. Bununla birlikte Tablo 2.3.’de de 1999’dan 2004’e dünya
metalotermik magnezyum üretiminin geliĢimi gözlenmektedir.
Çin’ de yer alan tesislerden sadece üretimi 5000 ton/yıl'dan fazla olanlar bu tabloda
yer almaktadır. Çin’ de 2002 yılında 230000 ton ve 2003 yılında ise 300000 ton
magnezyum üretilmiĢtir ve bu alanda çalıĢan irili ufaklı olmak üzere 500'den fazla
tesis olduğu sanılmaktadır.
7
Tablo 2.2. Dünya Birincil MagnezyumÜretim Kapasitesi [10].
Ülke veya firma
Brezilya: Rima Industrial S/A (Brasmag)
Kanada:
Timminco Metals Ltd.
Magnola Metallurgy Inc.
Norsk Hydro A/S
Çin:
Fushun Magnesium Co.
Gold River Magnesium Plant
Guangiang Chemical Co.
Huaqi Magnesium Industry
Huayan Shizuizhan Magnesium Plant
Jilin Linjiang Magnesium Industry Group
Minhe Magnesium Co.
Shanxi Yiwei Magnesium Co.
Shanzi Tongxiang Magnesium Co.
Taijuan Luowei Oriental Magnesium Co.
Taijuan Yiwei Magnesium Co.
Tongbao Magnesium
Taiyan Tongxiang Magnesium Co.
Wenxi Yinguang Magnesium and Chem. Ltd.
Fransa: Sofrem (Pechiney)
Hindistan: Southern Magnesium and Chemicals
Ltd.
Ġsrail: Dead Sea Works Ltd.
Kazakistan: Ust'-Kaminogorsk
Norveç: Norsk Hydro A/S
Rusya:
Solikamsk Magnesium Works
Avisma
Sırbistan: Magnohorm
Ukrayna:
Kalush
Zaporzhye Titanium and Magnesium Co.
A.B:D:
Magnesium Co. of America (Magcorp)
Nortwest Alloys Inc. (Alcoa)
Toplam
8
Proses ve
hammadde türü
Silikotermik (Dolomit)
Kapasite
(ton/yıl)
12000
Silikotermik (Dolomit)
9000
Elektrolitik(Asbest tailingi) 63000
Elektrolitik (Manyezit)
55000
Elektrolitik (Manyezit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Elektrolitik (Manyezit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
Silikotermik (Dolomit)
5000
9000
8000
6000
8000
15000
7000
10000
10000
5000
15000
9600
14000
12000
17000
900
Elektrolitik (Karnallit)
Elektrolitik (Karnallit)
Elektrolitik (Salamura)
27500
50000
35000
Elektrolitik (Karnallit)
Elektrolitik (Karnallit)
Silikotermik (Dolomit)
20000
55000
5000
Elektrolitik (Karnallit)
Elektrolitik (Karnallit)
15000
45000
Elektrolitik (Salamura)
Silikotermik (Dolomit)
43000
40000
626000
Tablo 2.3. Dünya Metalotermik MagnezyumÜretim Kapasitesi [32].
Ülke
Amerika
Kanada
Çin
Fransa
Sırbistan
Hindistan
Ġsrail
Rusya
Ukrayna
Norveç
Kazakistan
Brezilya
Toplam
Metalotermik
Toplam
Magnezyum
Üretim
Kapasitesi
1999
Toplam
Metalotermik
Magnezyum
Kapasitesi
1999
Toplam
Magnezyum
Üretim
Kapasitesi
2004
Toplam
Metalotermik
Magnezyum
Kapasitesi
2004
84000
52000
160000
20000
3000
1000
30000
35000
10000
45000
10000
11000
461000
42000
7000
150000
20000
3000
1000
0
0
0
0
0
11000
234000
50,8 %
43000
55000
e750000
0
e3000
0
30000
e40000
e10000
0
e10000
11000
952000
0
7000
e750000
0
e3000
0
0
0
0
0
0
11000
771000
80,9 %
Toplam
Magnezyum
Üretim
Kapasitesi
Metalotermik
Proses ÇeĢidi
Magnetherm
Pidgeon
Pidgeon
Magnetherm
Magnetherm
Pidgeon
(Ravelli)
Asya krizinden sonra devam eden fiyat düĢüĢü magnezyum metali için de geçerlidir.
ġekil 2.2’de 1992-2001 yılları arasındaki magnezyum fiyatları görülmektedir. Çin’in
piyasaya ucuz % 99,8’lik magnezyum sürmesinden dolayı magnezyum fiyatları
dalgalanmaktadır. Bunun bir sebebi de Çin’in üretim kapasitesinin dünya toplam
magnezyum üretiminin üçte biri olmasıdır.
ġekil 2.2. 1992-2001 Dünya Magnezyum Fiyatları (%99,8 Mg - $ / ton) [10].
9
23 Eylül 2005 The Metals Week fiyat raporlarıda 1600 $-1750 $ arasında seyretmek
olduğunu göstermektedir. ġekil 2.3.’te de Ocak 2003 ile Nisan 2004 tarihleri
arasındaki fiyat değiĢimi gösterilmektedir.
ġekil 2.3. Ocak 2003 – Nisan 2004 Dünya Magnezyum Fiyatları (%99,9 Mg - $ /ton)
[6]
1980’lerden günümüze magnezyum arz ve talebi önemli ölçüde artmaktadır.
Magnezyumun gelecek yıllardaki pazar tahminlerinde üretiminin daha da artacağı
beklenmektedir. Özellikle otomotiv, uçak, elektronik ve biliĢim sektörlerinin talepleri
bu arzın artmasında önemli rol oynamaktadır. 1995-2004 yılları arasındaki üretim
cinsine göre toplam magnezyum talep artıĢıda ġekil 2.4.'de gözlenmektedir. ġekil
2.5.’de de talebin dünya bölgelerine dağılımı görülmektedir.
10
Metrik Ton
Yıl
Aluminyum
Kalıba Döküm
Desülfürizasyon
Diğer
ġekil 2.4. 1995-2004 Üretim Cinsine Göre Toplam Dünya Magnezyum Talebinin
Büyümesi [33]
2003 yılından 2004 yılına magnezyum pazarı, % 8 gibi bir büyüme sağlamıĢtır.
Toplam pazar, 380000 tondan 410000 tona yükselmiĢtir. GeçmiĢ yıllardaki gibi
2004 yılında da % 13’lük büyümeyle pres döküm baĢı çekmektedir ve 2005 yılında
da bu sektörün en ileride olacağı öngörülmüĢtür. Alüminyum alaĢımlarında da 2001
yılından sonra geliĢme açık Ģekilde gözlenmektedir.
11
Metrik Ton
Yıl
Amerika
Avrupa
Afrika
ve
Ortadoğu
Asya
Toplam
ġekil 2.5. 1995-2004 Bölgelere Göre Toplam Dünya Magnezyum Talebinin
Büyümesi [33]
Çin, magnezyum kaynağı açısından dünya piyasasında % 50’yi aĢkın bir paya
sahiptir. Magnezyum pazarının dahada geliĢmesi için, Çin üretimini daha da
arttırmalıdır. ġekil 2.5’de görüldüğü üzere de 2001 yılı itibariyle büyük bir çıkıĢa
geçmiĢlerdir.
12
ġekil 2.6’de ise Türkiye’nin son onbeĢ yıl ihracaat ve ithalat rakamları belirtilmiĢtir
[34].
6000
9000000
8000000
5000
4000
6000000
5000000
3000
4000000
2000
3000000
Değer (ABD$)
Miktar (ton)
7000000
2000000
1000
1000000
0
0
1987 1989 1991 1993 1995 1997 1999 2001 2003 2005
Yıl
Toplam Mg miktarı (ton)
Toplam Mg değeri ($)
ġekil 2.6. 1989-2005 Yılları Arası Türkiye Magnezyum Metali Ġhracaat-Ġthalat
Rakamları [34]
13
3. MAGNEZYUM HAMMADDELERĠ
3.1. Magnezyumun OluĢumu, Hammaddeleri ve Rezervleri
Magnezyum (Mg) doğada serbest halde bulunamamaktadır. Magnezyum bileĢikleri
yer kabuğunda fazla miktarda kayaç oluĢturan tipte mineraller ve sınırlı miktarda
zengin yataklar olarak geniĢ bir Ģekilde dağılmıĢtır. Yerkabuğu yaklaĢık % 3,5 MgO
içermektedir ve magnezyum dünyada en bol bulunan sekizinci elementtir. Tablo
3.1’de baĢlıca magnezyum mineralleri ve kimyasal formülleri verilmektedir [7].
Tablo 3.1. Magnezyum mineralleri ve kimyasal formülleri [7].
Mineral Adı
Oksitler
Periklas
Brusit
Karbonatlar
Manyezit
Dolomit
Klorürler
Karnalit
BiĢofit
Silikatlar
Biotit mikas
Piroksinler; örneğin Augit
Amfiboller; örneğin Hornblendes
Olivin
Serpantin
Kimyasal Formül
MgO
Mg(OH)2
MgCO3
MgCO3.CaCO3
KCl.MgCl2.6H2O
MgCl2.6H2O
K(Mg,Fe)3.(Si3Al).O10(OH)2
Ca(Mg,Fe,Al).(Si,Al)2O6
(Ca,Mg,Fe)4.(Si,Al)4O11(OH)
(Mg,Fe)2.SiO4
(Mg,Fe)6.Si4O10.(OH)8
MgCl2, doğal tuz yataklarında % 3-10 oranında, deniz suyunda ise % 0,5 (% 0.130.15 Mg) oranında bulunmaktadır. Dünya denizlerindeki toplam magnezyum rezervi
2,1 x 1015 tondur. Doğal olarak oluĢmuĢ magnezyum bileĢikleri içinde magnezyum
içeriği açısından en zengin olanları periklas ve brusittir. Amerika’da mevcut brusit
yatakları manyezit yataklarıyla beraberdir. Fakat genellikle bu mineral ekonomik
üretilemiyecek Ģekilde dağılmıĢ durumdadır. Periklas, dolomitik kireç taĢının temasla
baĢkalaĢımından, brusit ise periklasın hidrotasyonuyla veya magnezyum içeren
14
kayaçlar halinde, hidrotermal yataklardan çökelme yoluyla oluĢur. Bunlardan hiç biri
magnezyum üretimi için iyi birer oksitli baĢlangıç minerali değildir [7].
Oldukça fazla miktarda mevcut olan manyezit, dünyanın çeĢitli yerlerinde % 95’lik
bir saflıktadır ve kolayca MgO haline kalsine edilebilir. Büyük manyezit rezervleri
Çin’de, Rusya’da, Hindistan’da, Brezilya’da, Avusturya’da ve Yunanistan’da
bulunmaktadır. Karnalit, Almanya’ nın tuz yataklarında ve Rusya’da çok fazla
miktarlarda vardır [7].
Dolomit ise; dünyanın bir çok ülkesinde boldur ve kolayca kalsine edilebilmektedir.
Magnezyumun
metalotermik
redüksiyon
yöntemi
ile
eldesinde
kullanılan
hammaddelerden biridir. Yapılan bu irdelemeden, üretim için en uygun magnezyum
bileĢiklerinin oksitli (Manyezit, Dolomit) ve klorürlü (Karnalit) olduğu görülür
(Tablo 3.2) [7].
Tablo 3.2. Magnezyumun Belli BaĢlı Cevherleri [10].
Dolomit
Manyezit
Brüsit
Gevserit
Karnallit
Serpantin
Deniz suyu
BileĢim
Mg(CO)3.Ca(CO)3
Mg(CO)3
Mg(OH)2
Mg(SO)4.H2O
Mg(Cl)2.KCl.6H2O
3MgO.2SiO2
Mg(SO)4+ Mg(Cl)2
Mg içeriği (%)
13
29
42
17
9
30
0.13
3.2. Türkiye’deki Hammaddeler
Ülkemizde, dolomit ve manyezit ülkemizde bol miktarda bulunduğundan ve ayrıca
magnezyum içerikleri de yeteri kadar yüksek olduğundan, birincil magnezyum
üretimi için uygun hammadde kaynaklarıdır [7] .
Memleketimiz dünyanın en kaliteli manyezitlerini bünyesinde bulundurması
yönünden oldukça Ģanslıdır. Çok ince kristalli, hatta yer yer amorf olan ve hemen
hemen hiç demir içermeyen jel (amorf) manyezit tipindeki yataklar ülkemizde
EskiĢehir, Çorum, Sivas, Kütahya, Konya, Erzurum, Mersin ve Bursa illerine
yayılmıĢ haldedir. Tablo 3.3.’ de EskiĢehir ve Konya’ da bulunan manyezit
15
cevherlerinin kimyasal analizi verilmiĢtir. Kaliteli amorf manyezitler Türkiye’den
baĢka Yunanistan, Yugoslavya ve Brezilya’da bulunmaktadır [8].
Tablo 3.3. EskiĢehir ve Konya manyezit cevherlerinin kimyasal analizi [7].
% BileĢim
SiO2
Al2O3
Fe2O3
FeO
MgO
CaO
Na2O
K2O
Yanma Kaybı
(1000 ْC)
Konya
Çayırbağı
4.95
0.03
0.32
44.13
1.40
49.17
KaramanKonya
Sodur
2.30
0.05
0.40
45.53
1.20
50.52
EskiĢehir
EskiĢehir
Merkez
1.34
0.04
0.34
44.15
2.8
50.83
Mihallıççık
1.30
0.04
0.48
46.06
1.1
51.02
Hemen hemen her yörede az veya çok miktarda dolomit zuhurlarına rastlamak
mümkündür. Buna rağmen dolomit etüdleri devam ettirildiği sürece ortaya daha çok
sayıda dolomit yataklarının çıkacağı açıktır. En azından mevcut yataklar ülke
ihtiyacını uzun yıllar rahatlıkla karĢılayabilecek durumdadır [8].
Dolomit, kireçtaĢlarında kalsiyumun yerini kısmen magnezyumun alması ile
oluĢmaktadır. Bu yüzden bu iki kayaç grubu daima beraber bulundukları gibi
birinden diğerine de kolaylıkla geçiĢ göstermektedirler. Ġyi kalite bir dolomitte MgO
miktarı % 20 civarında olmaktadır. Türkiye'de bulunan dolomitler sanayide
kullanılabilir nitelikte olup genellikle demir içerikleri de düĢüktür [8].
Günümüzde üretim yapılan ve yapılmayan değiĢik büyüklüklerde bir çok dolomit
yatağı mevcuttur. Tablo 3.4 ’te Türkiye dolomit yatakları ve rezervleri verilmektedir.
Türkiye’de dolomit en çok demir-çelik sanayiinde olmak üzere ĢiĢe-cam, azot ve
boya sanayiinde yardımcı hammadde olarak kullanılmaktadır [8].
16
Tablo 3.4. Türkiye Dolomit Yatakları ve Rezervleri [8].
Bölge
Kırklareli-Dereli
Malatya-Hekimhan-Zorbehan
Zonguldak-Alaplı-Ormanlı
Zonguldak-Eflani
Zonguldak-Devrek
Marmara Adası
Hatay-Harbiye
Konya-Yunak-Kocayazı
Ġzmir-Karaburun-ÇeĢme
Ġzmir-Torbalı-Cumaovası
Antalya-Akseki
Ġstanbul-ġile
Kocaeli-Gebze
Çankırı-Eskipazar-Sofular
Bartın-KurucaĢile
Hatay-Payas
Antalya (Komdullak)
Aydın-KarataĢ
Bursa-KöybaĢı
EskiĢehir-KaĢhöyük
GümüĢhane-Spelea Deresi
Zonguldak-Balıkısık
MgO (%)
18-21
20-21
16-20
20-21
19
20-21
17-21
19-20
18-21
15-21
20
Rezerv (x103 Ton)
10920 (Görünür + Muhtemel)
122 (Görünür)
393 (Muhtemel)
95 (Görünür + Muhtemel)
20 (Görünür + Muhtemel)
40 (Görünür + Muhtemel)
880 (Görünür + Muhtemel)
10 (Muhtemel)
684000 (Görünür + Muhtemel)
7919 (Görünür + Muhtemel)
500 (Görünür + Muhtemel)
9932 (Görünür + Muhtemel)
621455 (Görünür + Muhtemel)
236520 (Görünür + Muhtemel)
335000 (Görünür + Muhtemel)
24500
50000
200000
5000
3000
1000000
4000
Dolomit, yapısında SiO2 ve türevlerini safsızlık olarak içerir. Bunlar baĢlangıçta yani
kireçtaĢı evresinde daha çoktur. Fakat bunlar kararsız bileĢikler olduğu için,
dolomitleĢme sırasında bozunur ve yapıdan kısmen ayrılır. Dolomit doğada, birçok
yerde kille karıĢık halde bulunur. Dolomit, Ca/Mg oranlarının dar sınırlar içinde
değiĢtiği bir mineraldir ve çifttuz olarak adlandırılır. Saf dolomit % 30.4 CaO, %
21.7 MgO, % 47.9 CO2 içerir ve bu da % 54.3 CaCO3 ve % 45.7 MgCO3’a denk
olmaktadır [11-13].
Dolomitin rengi grimsi beyazdır. Bazen sarımsı, kahverengimsi, yeĢilimsi tonlarda
da bulunabilir. Dolomit cam parlaklığındadır. Yarı saydamlıktan saydamlığa kadar
değiĢen durumlarda bulunabilir. Rengini içindeki organik maddelerden alır.
Dolomit, rombohedral kristaller halinde; masif tanesel biçimde kristalleĢir.
Hegzagonal kristal yapısına sahiptir. Kristal yapısında Ca+2 ve Mg+2 iyonları, bir
eksen üzerinde değiĢik biçimlerde dizilirler [11-13].
17
4. MAGNEZYUM ÜRETĠM PROSESLERĠ
Magnezyum, birincil üretim göz önüne alınırsa, magnezyum klorürün elektrolitik
redüksiyonu veya kalsine dolomit ve manyezitin metalotermik redüksiyonu ile olmak
üzere baĢlıca iki metod ile üretilmektedir. Elektrolitik yöntemlerde magnezyum
klorür veya türevi bir tuzdan elektroliz yapılarak magnezyum elde edilir. Kitle
üretimi yapılan elektrolitik prosesler; Dow, Magnola, Dead Sea, Australian
Magnesium prosesleri olarak sıralanabilir. Termik prosesler; hammadde olarak
kalsine dolomit ve kalsine manyezit kullanırken, redükleyici olarak karbon, karpit,
silisyum ve ferrosilisyum kullanmaktadır.
4.1. Elektrolitik Prosesler
Elektrolitik proseslerin ortak yanı iĢlem kademelerinden elektrolizin aynı olmasıdır.
Elektrolitik prosesleri iyi anlayabilmek için magnezyum elektrolizini de tanımak
gereklidir.
4.1.1. Magnezyum Elektrolizi Hakkında Genel Bilgiler
Magnezyum, ergimiĢ tuz elektrolizi ile elektrolitik olarak kazanılabilmektedir. DüĢük
sıcaklıkta çalıĢmak ve çalıĢma sıcaklıklarında yeterli elektrolit iletkenliğini elde
etmek için klorlu tuzlardan (MgCl2-CaCl2-KCl-NaCl) oluĢan bir elektrolit kullanılır.
Elektroliz sıcaklığı yaklaĢık 750 oC'dir. Karbon anot ve çelik katod kullanılır.
Elektroliz kabı, magnezyum demir ile alaĢım yapmadığı için, çeliktendir. MgCl2'ün
elektroliz reaksiyonu,
MgCl2  Mg + Cl2 (Go (800oC) = 113 kcal, Eo (800oC) = -2,46V) (4.1.)
doğrultusunda magnezyum ve klor gazına ayrıĢması Ģeklindedir. Teorik parçalanma
voltajı 2.46 V'tur fakat, aĢırı voltaj ve üretim hızına bağlı olarak bu değer 7 V'a kadar
çıkabilmektedir. Akım randımanı % 75-90 civarındadır. Enerji tüketimi 12-20 kWh /
kg'dır. Enerji randımanı % 30-35 gibi düĢük bir değere sahiptir [14].
18
Eğer elektroliz banyosuna beslenen elektrolit MgO içeriyorsa,
2MgO + 2Cl2 +C  MgCl2 + CO2
(4.2.)
reaksiyonu uyarınca bir miktar anot tüketimi meydana gelmektedir. Elektrolizin
baĢarılı olması için elektrolit-sıvı magnezyum faz ayrıĢmasının iyi olması önemlidir.
Bunu gerçekleĢtirmek için elektrolitin yoğunluğunu arttırıcı yönde katkılar yapılır.
Bunlar CaCl2 ve BaCl2'dür. Özellikle BaCl2 elektrolit yoğunluğunu daha fazla arttırır
ve iyi bir faz ayrıĢması yaratır. Elektroliz ile üretilen sıvı magnezyum, elektrolitten
daha az yoğun olduğu için, elektroliz banyosunun yüzeyinde birikir.
Anotta oluĢan klor gazı ile katotta oluĢan magnezyumun bileĢik yapıp tekrar MgCl 2'e
dönüĢmesini önlemek amacıyla iki tür uygulama geliĢtirilmiĢtir. Bunlardan birincisi
anot ve katot bölümünü ayıran seramik diyaframlar kullanmaktır. Ġkincisi ise
magnezyumdan daha az yoğunlukta bir elektrolit kullanarak magnezyumu hücrenin
dibinden toplamaktır. Ġkinci yöntemde elektrolit sıvı magnezyumun üstünde yer
aldığı için koruyucu bir tabaka görevi görmektedir. Bu tarz düĢük yoğunluklu
elektrolitleri elde etmek için kullanılan klorlu katkı maddesi LiCl'dür. Ġkinci
yöntemde düĢük yoğunluklu elektrolitle çalıĢıldığı için sıcaklığı çok yükseltmeden
yüksek akım yoğunlukları ile çalıĢmak mümkündür, fakat LiCl'ün pahalı olması bu
yöntemin uygulanmasını kısıtlamaktadır. Magnezyum elektrolizinde özgül enerji
tüketimini düĢürmek için elektrodlar arası mesafeyi kısa tutmak, elektrolit içindeki
MgCl2'ün aktivitesini arttırmak gereklidir. Bunların dıĢında özgül enerji tüketimini
düĢürmek için hücrelerin enerji dengesini iyileĢtirmek fayda sağlamaktadır [1,14].
Magnezyum üretimi için kullanılan bütün elektroliz hücreleri üç ana hücre tipinden
türetilmiĢtir; I.G. Farben Hücresi, Dow Hücresi ve Diyaframsız Hücreler.
4.1.2. I.G. Farben Hücresi
Bu elektroliz hücresi 1930 yılında Almanya’da IG Farben Industrie tarafından
geliĢtirimiĢtir. Hücrelerin her birinde 4-5 anod bulunur. Anotların her biri 2 katotun
arasında olacak Ģekilde elektroliz hücresi oluĢturulur. Gerekli ısıtma elektrolitin
direncinden yararlanılarak gerçekleĢtirilir. Elektroliz sırasında oluĢan klor ile sıvı
magnezyumun tekrar birleĢmesinin önlemek için refrakter diyaframlar kullanılır.
Elektrolit sıvı magnezyumdan daha yoğundur, sıvı magnezyum hücredeki katot
bölümlerinden
toplanır.
Kullanılan
refrakter
19
diyaframlar,
fazla
voltaj
yarattıklarından, hücredeki akım yoğunluğunu sınırlarlar. I.G hücrelerinin ömürleri
genellikle seramik diyaframların elektrolit seviyelerindeki oynamalar ve korozyon
sebebi ile sık hasara uğraması yüzünden kısıtlıdır. I.G. Farben hücresinin çalıĢma
parametreleri Tablo 4.1.’de verilmektedir. ġekil 4.1.’de ise IG Farben elektroliz
hücresi Ģematik olarak gösterilmektedir [1].
Tablo 4.1. I.G. Farben Hücresi ile ilgili çalıĢma verileri [1].
ÇalıĢma sıcaklığı
Hücre voltajı
Akım
Akım randımanı
Enerji randımanı
Enerji tüketimi
Anod (grafit) tüketimi
Üretim hızı
740 oC
5-7 V
18-150 kA
% 80-90
% 30-35
15-18 kWh / kg Mg
0,02 kg / kg Mg
YaklaĢık 200 kg Mg / gün
ġekil 4.1. I.G. Farben Elektroliz Hücresi 1)Refrakter katmanı, 2) Çelik katot, 3)
Grafit anot, 4) Alt ve üst elektrolit seviyeleri, 5) Anot kutusu, 6) Diyafram
(refrakter) [1].
4.1.3. Dow Hücresi
Dow hücrelerinde çelik bir kasa dıĢarıdan gaz ile ısıtılan refrakter tuğlalardan oluĢur.
Konik yapılı çelik katotlar tabana kaynaklanmıĢtır. Ortalarında yuvarlak grafit
anotlar bulunur. Katot-anot arası mesafenin az olması aĢırı ısınmaya yol açmadan
yüksek akımlarla çalıĢmaya imkan sağlamaktadır fakat anot fazla voltajı bunu
sınırlamaktadır. ġekil 4.2.’de Dow elektroliz hücresi Ģematik olarak gösterilmekte ve
Tablo 4.2.’de de hücrenin çalıĢma parametreleri verilmektedir [1].
20
ġekil 4.2. Dow hücresi 1.Silindirik grafit anot, 2.Konik çelik katod, 3.Çelik kabuk,
4.DıĢ kabuk, 5.Magnezyum toplama yeri [1].
Tablo 4.2. Dow Hücresi ile ilgili çalıĢma parametreleri [1].
700oC
6,0 V
90 kA
%75-80
%30-35
18,5 kWh/kg Mg
0,1 kg/kg Mg
yaklaĢık 500 kg Mg/gün
ÇalıĢma sıcaklığı
Hücre voltajı
Akım
Akım randımanı
Enerji randımanı
Enerji tüketimi
Anod (grafit) tüketimi
Üretim hızı
4.1.4. Diyaframsız Hücreler:
Diyaframsız hücrelerin çalıĢması hücrede bulunan sıvıların sirküle edilmesi
sayesinde ürünlerin yani magnezyum ve klor gazının ayrıĢması prensibine dayanır.
Bu tarz hücreler gaz ayırım odası (elektroliz zonu) ve metal ayırma zonuna sahiptir.
Ana bölümde yani elektroliz zonunda anotta oluĢan klor gazı dıĢarı tahliye edilir.
Diyaframsız hücreler arasında en bilinenler Alcan ve Norsk Hydro Hücreleridir [1].
4.1.5. Alcan Hücresi
Kanada’da geliĢtirilen bu elektroliz hücresi 1961’den beri Japonya ve ABD’de
kullanılmaktadır. Alcan Hücresi 670-700oC gibi elektrolitin viskoz halde bulunduğu
düĢük sıcaklıklarda çalıĢır.
Magnezyum klorürün parçalanması ile oluĢan sıvı
magnezyum elekroliz banyosunun yüzeyinden taĢar ve döküm için ayrı bir yerde
depolanır. Buradan sıvı magnezyum, ana metal toplama odasına yönlendirilir [1].
21
ġekil 4.3. Alcan Elektroliz Hücresi 1) Refrakter ayrım duvarları, 2) Elektroliz (A) ve
metal ayırma bölümlerine (B) yöneltici kapılar, 3) Katot, 4) Anot, 5) Magnezyum
biriktirme kutucuğu, 6) Katot kulakları 7) Gaz çıkıĢı (A) Elektroliz zonu, (B) Metal
ayırma zonu [1].
4.1.6. Norsk-Hydro Hücresi
Norsk-Hydro Hücresinde, anotta oluĢan klor gazı, elektrolit ve sıvı magnezyumu içi
boĢ çelik katotlardan geçmeye ve katotlara yakın olan metal ayırma odasına doğru
ilerlemeye zorlar. Elektroliz ürünü olan klor gazı ve sıvı magnezyumun birbirileriyle
olan temas süresi ne kadar kısa olursa gaz-metal ayırımı o kadar baĢarılı olarak
gerçekleĢtirilmiĢ olur. [1]
Diyaframsız hücrelerin elektrodlar arası hacmi büyüktür. Elektrodlar arası mesafe
kısa olduğundan yüksek akım yoğunlukları ile çalıĢmak mümkündür. Bu tarz
hücrelerin akım randımanı Dow ve I.G. Hücrelerine göre daha iyidir ve buna bağlı
olarak özgül enerji tüketimleri (13-15 kWh/kg Mg) de daha düĢüktür. Bahsi geçen
bütün hücrelerin güç verileri Tablo 4.3’te karĢılaĢtırılmıĢtır [1].
22
ġekil 4.4. Norsk-Hydro Hücresi 1) Anot blokları, 2) Çelik Katot, 3) Elektrolit akıĢ
yönü [1].
Tablo 4.3. ÇeĢitli elektroliz hücrelerinin güç verilerinin karĢılaĢtırılması [1].
Hücre tipi
Hücre Akımı
(kA)
Alcan
80
Dow
90
I.G.
150
Norsk Hydro 250 - 350
Akım
Randımanı
90 - 93
75 - 80
80
92 - 93
Voltaj (V)
5.7 - 6
6-7
5.5 - 7
4.9
Özgül Enerji
Tüketimi (kWh/kg Mg)
14
18 - 19
15 - 18
12 - 13
4.1.7. Elektrolitin Hazırlanması
Magnezyumun elektrolitik yol ile eldesi için magnezyum klorüre ihtiyaç vardır.
Magnezyum klorür sulu ve susuz olmak üzere iki Ģekilde üretilmektedir. Elektrolitik
proseslerde toplam maliyetin % 20’sini enerji tüketimi, % 47’sini ise susuz
magnezyum klorür üretimi oluĢturmaktadır. Dow hücrelerinde kısmi susuzlaĢtırılmıĢ
magnezyum klorür kullanıldığı için bu maliyet düĢer ancak anot aĢınması ve çıkan
klor gazının sıkıĢtırılıp sıvılaĢtırılması gibi zorluklarla karĢılaĢılır [1].
Günümüzde susuz magnezyum klorür üretimi için iki hakim teknoloji vardır. Bunlar;
sulu çözeltilerden elde edilen MgCl2.xH2O'nun dehidrate edilmesi ve MgO'in
klorlanmasıdır.
23
Dehidratasyon iĢlemi, çözeltinin güneĢe açık bir yerde bırakılması suretiyle yapılan
dehidratasyon kademesi ile baĢlar. Büyük hacimlerde çözeltinin iĢleme tabi tutulması
gereklidir ve magnezyum kayıpları yüksektir. Dehidratasyonun en zor kısmı bor ve
sülfatların ayrılmasından sonra, 6 molekül atomik suyun uçurulmasıdır. MgCl2.6H2O
ilk olarak 140-150 °C sıcaklığında açık potalarda ısıtılarak,
MgCl2.6H2O (k) = MgCl2.4H2O (k) + 2H2O (g)
(4.3)
Reaksiyonuna göre iki mol suyunu kaybeder. Bundan sonraki kademede en fazla 350
°C olmak üzere uygulanan sıcaklıklarla döner fırın, çok katlı fırın veya endirekt
ısıtmalı retortlarda;
MgCl2.4H2O (k) → MgCl2.2H2O (k) + 2H2O (g)
(4.4)
iki mol su daha kolayca atılır. Ġlk 4 molekül ısıtılarak uzaklaĢtırılabilirken kalan
moleküller ısıtma ile uzaklaĢtırılamaz çünkü bundan sonraki tüm termik parçalama
gayretleri “hidrolotik parçalanma” denilen
MgCl2 + H2O → MgO + 2HCl
(4.5)
denge reaksiyonu yüzünden belli bir miktar MgO’in de oluĢması nedeniyle
yapılamamaktadır. Son kademe HCl gazı ile yapılırsa kalan iki su molekülü
uzaklaĢtırılabilir. Reaksiyon;
MgCl2.2H2O (k) + H2 (g) + Cl2 (g) → MgCl2 + 2H2O (k) + 2HCl (g)
(4.6)
eĢitliğiyle belirtilmektedir. Endirekt ısıtılan retortlarda en fazla 400 °C’de
çalıĢılmakta ve 4.6 no’lu reaksiyonda verilen H2 ve Cl2 gazlarının teĢekkül
reaksiyonunun ürünü HCl fırın içerisinde oluĢtuğundan bu reaksiyonun teĢekkül
ısısından da yararlanılmıĢ olunur. Tüm bu iĢlemler sonucu elde edilen susuz
magnezyum klorür teknik safiyettedir. Elektroliz iĢlemine giren böyle bir ürün
yaklaĢık % 98-99 MgCl2 yanında % 1 MgO ve % 1-2 H2O içermektedir. % 0.2 MgO
altında
değerler
elde
edilmesi
üç
veya
daha
çok
kademeli
cihazlarda
yapılabilmektedir [1,15].
Magcorp ve Norveçteki Norsk Hydro tesisi elektroliz için susuz magnezyum klorür
üretmektedir. Magcorp Great Salt gölünden elde edilen tuzlu çamur güneĢte bırakıp
buharlaĢma ile konsantre magnezyum klorür elde etmektedir. CaCl2 ile bu çamurdaki
24
sülfatlı empüriteler çöktürüldükten ve solvent ekstraksiyon ile bor uzaklaĢtırıldıktan
sonra tuzlu çamur sprey kurutucu dehidrate edilir. ĠĢlem sonunda elde edilen toz
magnezyum klorür eldesi için saflaĢtırılır ve dehidrate edilir. Norsk Hydro ise iĢleme
konsantre magnezyum klorür ile baĢlar. Bu hammadde saflaĢtırılır, konsantre edilir
ve MgCl2.2H2O oluĢuncaya kadar dehidrate edilir. Bu aĢamadan sonra dehidratasyon
hidrojen ve klorür gazları ile gerçekleĢtirilerek susuz magnezyum klorür oluĢturulur
[1].
4.2. Günümüzde Elektrolitik Proses Uygulanan Tesisler
4.2.1. Dead Sea Magnesium (Ġsrail)
Rusya, Ġsrail, Ukrayna ve Kazakistan magnezyum üretiminde hammadde olarak
karnallit
kullanmaktadır.
Karnallitin
susuzlaĢtırılması
iki
aĢamada
gerçekleĢtirilmektedir. Ġlk aĢamada üç ayrı sıcaklık bölgesinden (130-200 oC) oluĢan
akıĢkan yataklı fırın kullanılır. Ġkinci aĢamada 700-750 oC'de çalıĢan klorlayıcı
kullanılır. Bu ikinci aĢamada safsızlıkların çoğu giderilmeye çalıĢılır. Elde edilen
MgCl2-KCl karıĢımı sıvı halde veya katılaĢtıktan sonra elektroliz hücrelerine verilir
Elektroliz
diyaframsız
elektroliz
hücrelerinde
gerçekleĢtirilir.
Bu
prosesin
uygulandığı tesislerden biri olan Dead Sea Magnesium’ da 30 adet elektroliz hücresi
bulunmaktadır. Günlük sıvı metal üretimi hücre baĢına 2 tondur. Hücre voltajı 5 V ve
çaılĢma sıcaklığı 700 °C’dir. Bu sıcaklıkta elektrolitin yoğunluğu 1.6-1.7 g/cm3 iken
oluĢan sıvı magnezyumun yoğunluğu ise 1.55 g/cm3 olduğundan magnezyum
elektrolit üzerinde toplanmaktadır.
Elektrolit ve sıvı magnezyum, hücreler arasındaki yükseklik farkı kullanılarak en son
hücreye gönderilmekte ve burada biriken sıvı magnezyum vakum yoluyla çekilerek
büyük fırınlara aktarılmaktadır. Üretilen sıvı magnezyuma kimyasal rafinasyon
yapılmamakta sadece fırında bekletilerek MgO ile Mg’un fiziksel olarak ayrıĢması
sağlanmaktadır. Bu fırınlarda alaĢımlandırma iĢlemi yapıldıktan sonra, sıvı alaĢım T
Ģeklindeki ingot biçiminde dökülmektedir. Döküm koruyucu gaz atmosferi (CO2,
SF6) altında gerçekleĢtirilmektedir ve ingotların kalıplara yapıĢmasını engellemek
amacıyla kalıplara CaO sürülmektedir. Bu prosesteki en önemli problem Cl2 gazının
değerlendirilmesinde yaĢanmaktadır. Prosesin akım Ģeması ġekil 4.5’de verilmiĢtir
[16,17].
25
Lut Gölü Çamuru
(46 g/l Mg)
Karnalit
Prosesi
YaĢ Karnalit
AkıĢkan Yataklı
Kurutucu
Karnalit
Klorlama
Kok
Dehidrate
Karnalit
Cl2
Elektroliz
HarcanmıĢ
Elektrolit
Rafine EdilmemiĢ
Magnezyum
SaflaĢtırma ve
SıvılaĢtırma
Rafinasyon
Dökümhane
Sıvı Cl2
AlaĢım
Elementleri
Magnezyum
AlaĢımları
ġekil 4.5. Dead Sea Prosesi’nin Akım ġeması [16].
26
4.2.2. Dow Prosesi
Dow Chemical Co.'nun 1998 yılına kadar kullandığı yöntemde, deniz suyundan
dolomitik kireçtaĢı ile magnezyum hidroksit çöktürülmesi ile baĢlayan iĢlem
magnezyum hidroksitin HCl ile muamele edilerek nötralize magnezyum klorür
çözeltisi üretilmektesi ile devam eder. Bu çözelti % 25 H2O kalana kadar
susuzlaĢtırılmakta ve elektroliz hücrelerine beslenmektedir. Hücrelerden yan ürün
olarak çıkan klor ile HCl üretilir, sistem bir klor tüketicisidir. Dow hücrelerinde ise
çelik bir kasanın dıĢarıdan gaz ile ısıtılan tuğlalar ile çalıĢması prensibine dayanır.
Konik yapılı çelik katotlar tabana kaynaklanmıĢtır. Ortalarında yuvarlak grafit
anotlar bulunur. Sistemin dezavantajı kısmi susuzlaĢtırılmıĢ elektrolit kullanılması
(MgCl2. 1.7H2O) sebebi ile yüksek oranda anot aĢınmasıdır. Elektrolit tam anlamı ile
susuz olmadığı için çıkan klor gazının sıvılaĢtırılması zordur. I.G. hücrelerine göre
avantajı ise dıĢardan ısıtma sebebi ile elektrolitin düĢük direnç ve düĢük yoğunlukla
seçilebilmesidir. Dow prosesinin akım Ģeması ġekil 4.6’da verilmiĢtir [1].
4.2.3. Magnola Prosesi
2000 yılında Noranda Magnezyum Inc. tarafından Kanada'da yeni bir proses
geliĢtirilmiĢtir. Hammadde asbest artıklarıdır (% 40 MgO, % 38 SiO2, % 5 Fe2O3 +
Fe(OH)2 ve % 13 H2O). Bu hammadde manyetik seperatörde demirli bileĢiklerinden
arındırılır ve % 33'lük HCl ile çözümlendirilir. Silika jeli oluĢumunun önlenmesi
amacıyla nötralizasyon yapılır. Magnezyumun çökmesinden kaçınılarak pH
ayarlaması ile safsızlıklar çöktürülür. Filtrasyondan sonra SX uygulaması ile
empürite kalıntıları temizlenir. TemizlenmiĢ tuzlu çamur akıĢkan yataklı kurutucuda
susuzlaĢtırılır. Kurutucuda oluĢabilecek MgO'in, susuz MgCl2'ün elektroliz hücresine
beslenmeden önce giderilmesi gerekmektedir. Bu amaç için, susuz MgCl2 ergitilir ve
HCl gazı ile temas ettirilir. MgO içermeyen saf MgCl2 Alcan Multi-Polar
hücrelerinde elektrolize tabi tutulur. Elektroliz ürünü olan sıvı magnezyum ingot
Ģeklinde dökülür. Döküm öncesi alaĢımlama da yapılabilir. Prosesin akım Ģeması
ġekil 4.7’de gösterilmektedir [18].
27
Ġstiridye Kabuğu
(CaCO3)
Doğalgaz
Kalsinasyon Fırını
CaO
Reaktör
Deniz
Suyu
KarıĢtırma Tankı
Deniz
CaCl2
Çözeltisi
Mg(OH)2
Filtrasyon
Mg(OH)2
HCl
Nötralizasyon
MgCl2
Çözeltisi
BuharlaĢtırma
Katı
MgCl2
Kuru MgCl2
Elektroliz
Ġngot Mg
ġekil 4.6. Dow Prosesi'nin Akım ġeması [16].
28
Cl2
Asbest Tailingi
(Serpantin, Magnezyum
Silikat)
Liç Tankı
Doğalgaz
Doğalgaz
Tesisi
MgCl2
Ġyon DeğiĢtirici Kolonlar
H2
Saf MgCl2
AkıĢkan Yataklı
Kurutucu
HCl Asit Tesisi
HCl
Kısmen KurutulmuĢ
MgCl2
Ergitici-Klorlayıcı
Cl2
Kuru
MgCl2
Elektroliz Hücresi
Ġngot Mg
ġekil 4.7. Magnola Prosesi'nin Akım ġeması [16].
29
4.2.4. Australian Magnezyum Prosesi
Australian Magnezyum prosesi, magnezyum metali eldesi amacıyla elektroliz
hücresine beslenebilecek nitelikte susuz MgCl2'ün üretilmesi için geliĢtirilmiĢ
kimyasal bir susuzlaĢtırma (dehidratasyon) iĢlemidir. Australian Magnezyum prosesi,
düĢük maliyetli ve çeĢitli iĢlem kademelerinde kullanılan reaktif ve kimyasalların
geri dönüĢümünü sağlayarak çevresel kaygıları göz önünde bulunduran bir prosestir.
Australian Magnezyum prosesinin hammaddesi Kunwarara'da bulunan manyezit
cevheridir. Proses; cevher hazırlama, liç, susuzlaĢtırma (dehidratasyon), elektroliz ve
alaĢımlama olarak 5 ana kademeden oluĢur. Proses kademeleri Tablo 4.4 ve ġekil
4.8’de ayrıntılı olarak açıklanmıĢtır [19]. Proje aĢamasındaki bu proses için tesis
kurulumu halen tamamlanamamıĢtır.
30
Tablo 4.4. Australian Magnezyum Prosesinin ĠĢlem Kademeleri [19]
ĠġLEM
1. Cevher
Hazırlama
2.1. Liç
AÇIKLAMA
KĠMYASALLAR SICAKLIK
Kunwarara'daki maden ocağından çıkartılan cevherin, AM prosesine uygun tane boyutuna
Manyezit
Oda sıcaklığı
indirilmesi için öğütme ve sınıflandırma iĢlemlerine tabi tutulur.
(MgCO3)
MgCl2 çözeltisi (MgCl2/H2O) elde etmek için MgCO3, HCl ile karıĢtırmalı çözemlendirme
tankında liç iĢlemine tabi tutulur.
HCl + MgCO3
60oC
2.2. SaflaĢtırma
Elde edilen salamura (brine); Ni, Fe ve Mn gibi safsızlıklarından arındırılması için MgO ve Cl2
ile muamele edilir.
Cl2 + MgO
60oC
2.3. Filtrasyon
Salamura (brine), reaksiyona girmeyen katılar ve çöken empüritelerden arındırılmak için filtre
edilir. ĠĢlem sonunda salamura içinde bir miktar CaCl2 kalır. Filtrasyonda elimine edilen kum
ve kil maden sahasında depo edilir.
CaCl2 + MgCl2
60oC
3.1. SusuzlaĢtırma Liç iĢleminden çıkan salamura glikol ile karıĢtırılıp, destilasyon kolonlarında suyu
(Dehidratasyon)
uçurulduktan sonra MgCl2 glikol içerisinde çözünmüĢ olarak elde edilir.
Glikol + N2
<150oC
Glikol MgCl2 karıĢımı amonyak ile reaksiyona sokulup beyaz MgCl2.6NH3 kristalleri
3.2. Kristalizasyon oluĢturulur.
NH3
<50oC
3.3. Santrifüj ile
MgCl2.6NH3 kristalleri santrifüj ile glikolden ayrıĢtırıldıktan sonra metanol ile yıkanır ve
ayırma
glikolden arındırılmıĢ olur.
Glikol + metanol
<50oC
3.4. Kalsinasyon
AkıĢkan yataklı fırında kalsine edilen MgCl2.6NH3'den susuz ve beyaz MgCl2 tozu elde edilir.
MgCl2
<480oC
3.5. Solvent geri
Glikol, metanol ve amonyağın birbirlerinden ayrıĢtırılarak geri dönüĢümleri sağlanır.
Glikol + metanol
<150oC
dönüĢümü
+ NH3
4.1. Elektroliz
Üretilen MgCl2 elektroliz hücresine beslenir ve yapılan elektroliz sonucu sıvı Mg ve Cl2 gazı
Ar + Cl2 + Mg
650oC
oluĢur.
4.2. Döküm alma Sıvı Mg elektroliz hücresinden tahliye edilir.
Mg
650oC
4.3. HCl Asit
Elektroliz esnasında oluĢan Cl2 prosesin baĢlangıç noktasına sevk edilir ve HCl üretimi için
Üretimi
doğal gazdan elde dilen H2 ile yakılır.
Cl2 + H2
1500-2000oC
5.1. AlaĢımlama
Elektroliz hücresinden alınan sıvı Mg baĢka metaller ile alaĢımlanır. Oksidasyonu önlemek
Koruyucu gaz
amacıyla inert gazlar kullanılır.
(HFC-134a)
650-690oC
5.2. Döküm
Eriyik halindeki alaĢım (genellikle AZ91D) ingot üretimi için kalıplara dökülür.
Al, Zn, Koruyucu
660oC
Gaz (HFC-134a)
31
Doğalgaz
H2 Tesisi
Manyezit
Cevheri
Hidrojen
CO2
Liç
HCl Tesisi
MgCl2 / H2O
SaflaĢtırma
Cl2 + MgO
Filtrasyon
Glikol
MgCl2 / H2O
Artıklar
Su tesisi
SusuzlaĢtırma
MgCl2/EG
NH3
Kristalizasyon
MgCl2.6NH3
Glikol+NH3
Glikol+NH3
Tesisi
Santrifüj ile Ayırma + Yıkama
NH3
Kalsinasyon
Metanol
MgCl2.6NH3
MgCl2
Cl2
Elektroliz
Mg
Döküm
Metalik Mg ve Mg
AlaĢımları
ġekil 4.8. Australian Magnezyum Prosesinin Akım ġeması [19].
32
4.3. Termik Prosesler
4.3.1. Karbotermik Redüksiyon
Bu yöntemde, MgO briketleri karbonla beraber elektrik ark fırınına beslenmekte ve MgO,
karbon ile magnezyuma indirgenmektedir.
2MgO + C  Mg + CO2
(4.7)
Reaksiyon, 4.7 no’lu denkleme göre 2000°C’nin üzerindeki sıcaklıklarda soldan sağa doğru
ilerlemektedir. Reaksiyon ürünü olan magnezyum gaz halinde (TbuharlaĢma,Mg = 1107 oC) elde
edilir. Gaz halindeki ürünler sıcaklığın düĢmesiyle birlikte MgO ve C oluĢturmak için tekrar
birbirleriyle reaksiyona girerler. Magnezyumun CO2 tarafından geri oksitlemesini önlemek
için, Mg buharı reaksiyon zonunu terk ettikten sonra hızla soğutulur. Böylece magnezyum
toz halinde (% 50-60 Mg, % 20-30 MgO, geri kalan C) elde edilir. Soğutma iĢlemi, soğuk
hidrojen gazı ile yapılır. Magnezyum, MgO ve diğer empüritelerle birlikte ince toz halinde
yoğunlaĢır. Ürünün saflaĢtırılması vakum altında destilasyon ile yapılır [7,20].
Daha önce de bahsedildiği gibi reaksiyon ürünlerinin yeniden birleĢme riski, bundan
kaçınmak için yeterli hızda nasıl soğutulacakları ve elde edilen ince tozla birlikte nasıl
kontrol edilecekleri karbotermik prosesin en önemli teknik problemleridir. Bu teknik
problemlerden ilki Hansgirg tarafından geliĢtirilen soğuk hidrojen akımıyla Ģok soğutmaya
dayalı donanım ile giderilmeye çalıĢılmıĢ ve ticari açıdan karbotermik redüksiyonu
uygulama alanına sokmuĢtur [7].
Hansgirg Prosesi uygulamasının esasları ġekil 4.9’ da gösterilmiĢtir. Redüksiyon prosesi
karbon elektrodlu bir ark fırınında gerçekleĢtirilmektedir. Kalsine MgO ve C karıĢımı
briketlendikten sonra redüksiyon sırasında fırına periyodik olarak beslenmektedir. OluĢan
magnezyum buharı ve CO gazı fırının yanındaki bir delikten terketmektedir ki bu noktada
soğuk hidrojen gazı su soğutmalı hortumlar içerisine enjekte edilmektedir [20].
OluĢan magnezyum tozu, inert gaz atmosferi altında veya vakum altında tekrar distilasyona
tabi tutulmaktadır. OluĢan magnezyum buharı ilk olarak filtrasyon tabakasından veya toz
toplama odasından geçirilerek içeriğindeki empüriteler giderilmekte ve daha sonra ısıtılmıĢ
kondansere yönlendirilerek sıvı halde toplanması sağlanmaktadır [20].
Birinci aĢamada 76 kısım deniz suyu magnezyası ile çok kolay buharlaĢabilen 24 kısım
petrol koku karıĢımı öğütülür, sonra peletlenir ve en sonunda üç fazlı ark redüksiyon
33
fırınına Ģarj edilir. ĠĢlem sıcaklığı yaklaĢık 1950-2050 °C civarındadır. Fırından çıkan
reaksiyon buharları doğal gazla soğutulur ve gaz yatağı gibi iĢ gören büyük bir tambura
gönderilir [7,20].
ġekil 4.9. Karbotermik Proses (Hansgirg Prosesi) akım Ģeması [20].
Landis’e göre, fırını terk eden gazlardan magnezyumun tamamiyle alınması amacıyla
yapılan soğutma iĢleminde 1 kg Mg baĢına 60-70 cm3 hidrojen gazı gerekmektedir. % 1,5
oranında CO içeren gaz karıĢımı buhar ile muamele edilerek CO’in CO2’e oksitlenmesi
sağlanmaktadır. Karbonik asit su ile yıkanmakta ve hidrojen gazı kurutmadan sonra sisteme
geri döndürülmektedir [20].
34
4.3.2. Karpit (CaC2) ile Redüksiyon
Bu proses kullanılarak magnezyum oksit, magnezyum klorür ve magnezyum sülfat 12001600 oC’lerde, vakum altında metalik hale redüklenebilmektedir. Redüksiyon,
MgO(k) + CaC2(k) = Mg(g) + CaO(k) + 2C(k)
(4.8)
reaksiyonuna göre gerçekleĢmektedir. Magnezyum buhar fazında elde edilirken, karbon ve
kalsiyum oksit (CaO) katı artık halinde kalmaktadır. Bu reaksiyonlar CaF2 ilavesiyle kayda
değer oranda hızlandırılabilmektedir. Ayrıca karpit ile redüksiyonda, magnezyum sülfatın
baĢlangıç hammaddesi olarak kullanıldığı Gardner’s prosesine göre kalsiyum klorür ve
aluminyum florürden oluĢan bir flaks kullanılmaktadır [20].
4.3.3 Alüminotermik yöntem
Termodinamik açıdan incelendiğinde Al, magnezya veya kalsine dolomit redüksiyonu için
redükleyici madde olarak çeĢitli avantajlar taĢır. Reaktanlar üzerindeki buhar basıncı
ölçülmüĢ ve dolomit redüksiyonunda yaklaĢık 900°C’ de magnezyum buhar basıncının 10
mm Hg’ ya, 1150 °C’ de de 200 mm Hg’ ya yaklaĢtığı bulunmuĢtur. Her ne kadar
ekonomik açıdan Al kullanımı tercih edilmese de, alüminotermik proses modifiye edilerek
kullanıma sunulmuĢtur. Bu proseste, birinci elektrik fırınında Fe-Al alaĢımı yapılmakta ve
bu alaĢım daha sonra ikinci bir elektrik fırınında dolomit için redükleyici olarak kullanılır.
Ġkinci fırın atmosfer basıncında oluĢan Mg için yeterli sıcaklıkta çalıĢtırılmakta ve elde
edilen kalsiyum alüminat curufu Fe-Al alaĢımı yapımında kullanılmaktadır. Al ile
magnezya veya dolomit redüksiyonunda oluĢan katı reaksiyon ürünlerinin sırasıyla
MgAl2O4 ve 12CaO7Al2O3 olduğu belirlenmiĢtir [7].
4.3.4.Silikotermik Redüksiyon
MgO veya CaO.MgO’ in (kalsine dolomit) Si ile redüksiyonu uzun yıllardan beri bilinen bir
yöntemdir. Reaksiyonun ticari açıdan uygulanıĢı basit değildir ve genelde üç yöntem
kullanılmaktadır.
Bunlar; dıĢtan (harici) ısıtılan bir retortun kullanıldığı Pidgeon Prosesi, bir elektrod
vasıtasıyla ısıtılan ve elektriksel direnç kullanılan Magnetherm Prosesi, dahili elektrikli
ısıtma kullanılarak ferrosilisyum-kalsine dolomit briketlerinin reaksiyona sokulduğu
Brasmarg (veya Bolzano) Prosesidir [7,21,22].
35
Silikotermik magnezyum üretiminde magnezyum oksit içeren hammaddeler kullanılır.
MgO’in indirgenmesi yüksek sıcaklıklarda gerçekleĢtirilir. Ġndirgenmenin yapıldığı
sıcaklıklarda magnezyum gaz fazındadır. Ġndirgeyici olarak silisyum kullanıldığında;
2MgO + Si  2Mg + SiO2
(4.9)
reaksiyonu vasıtasıyla indirgenme gerçekleĢir. Bu yöntem verimsizdir çünkü reaksiyon
sonucu oluĢan SiO2 (asit oksit), MgO (bazik oksit) ile tepkime vererek bileĢik yapar ve
indirgenme reaksiyonu durur. Ortamda CaO bulunursa, indirgenme reaksiyonu sonucu
oluĢan SiO2, kalsiyum silikat yapısı oluĢturur ve ortamdaki tüm MgO magnezyuma
indirgenebilir. Ayrıca ġekil 4.10’dan da görüldüğü gibi, magnezyumun buhar basıncı ve
indirgenme oranı, CaO bulunan ortamlarda daha yüksektir. Bu sebeplerden dolayı
magnezyum metali üretimi için MgO yerine kalsine dolomit kullanılır (Ġndirgeyici olarak Si
yerine daha ekonomik olan ferrosilisyum kullanılabilir.) [23].
Magnezyumun Denge
Buhar Basıncı (mbar)
140
120
Kalsine Manyezit
Kalsine Dolomit
100
80
60
40
20
0
1100
1150
1200
1250
1300
1350
Sıcaklık (°C)
ġekil 4.10. Kalsine dolomit ve kalsine manyezitin redüksiyonunda
denge buhar basıncı [23].
Kalsine dolomit ile FeSi’ un redüksiyonu sırasında oluĢan reaksiyonları hızlandıran etki
birinci kademede meydana gelen CaSi2 ara bileĢiği olduğu düĢünülmektedir;
10 CaO + 5 Si → 2 CaSi2 + Ca2SiO4 + 6 CaO
10 MgO + 2 CaSi2 + 6 CaO → 10 Mg (g) + 4 Ca2SiO4
reaksiyonlarının toplamı (1000 mbar, 2100 °C );
36
(4.10)
(4.11)
10 (CaO. MgO) + 5 Si → 10 Mg (g) + 5 Ca2SiO4
(4.12)
genel silikotermik redüksiyonu tariflemektedir [24].
4.3.4.1. Magnetherm Prosesi (Fransa, Société Française d'Éléctrométallurgie)
Bu proses Pidgeon prosesine çok benzemekle beraber, Pidgeon prosesinden 2 önemli farkı
vardır. Hammadde karıĢımına kalsine boksit ilave edilir. Böylece curufun ergime sıcaklı
düĢürülebilmekte ve reaktör içeriği 1600 oC'de sıvı tutulabilmektedir. Pidgeon prosesindeki
endirekt ısıtmaya göre daha etkili olan elektrik ark ısıtmasından faydalanılmaktadır [23].
Reaksiyon 5.7 m yüksekliğe, 4.3 m dıĢ çapa sahip silindirik bir reaktörde gerçekleĢtirilmektedir. Reaktörün alt kısmında bulunan karbon yapı elektrod görevi görür. Diğer
elektrod (merkezi elektrod) ise reaktör tavanının ortasında yar almaktadır. Bu elektrod grafit
blok içinde bulunan bakır bir tüpten oluĢmaktadır. Bakır tüp su soğutmalıdır. Proses
sırasında bakır tüpün yüzeyinde donmuĢ bir curuf tabakası oluĢur. Bu tabaka bakır tüpü
korur ve akımın sadece karbon tarafından iletilmesini sağlar. Magnétherm Prosesinde
kullanılan sistem ġekil 4.11’de gösterilmektedir [23].
ġekil 4.11. Magnétherm Prosesi Ģematik gösteriliĢi [23].
37
Sistem atmosferik basınçtayken hammadde siloları hammadde ile doldurulur ve sistem
vakuma alınır. Hammadde reaktöre verilir ve bir önceki sahfadan kalan cürufla temas eder,
reaksiyon meydana gelir ve magnezyum oluĢur. Metal buharı 650oC'de tutulan kondansöre
doğru gider ve su soğutmalı çelik pota içine sıvı olarak biriktirilir (pota kapasitesi = 7 ton)
[23].
Reaktör proses çevriminin ortasında ve sonunda olmak üzere iĢlem süresince 2 kere
boĢaltılır. Bu iĢlemler ile yaklaĢık 70 ton cüruf ve birazda reaksiyona girmemiĢ ferrosilis
tahliye edilir. Sistem argon gazı ile atmosferik basınca indirilir. Isıtmanın devamı için
merkezi elektrodun cüruf içinde kalması gereklidir bu yüzden reaktör içinde buna yetecek
kadar curuf bırakılır. DıĢarı alınan sıvı cüruftaki ferosilisyum çöktürme ile geri
kazanılabilmektedir. Proses Brezilya, Fransa, Sırbistan ve A.B.D.’de kullanılmaktadır.
Prosesin akım Ģeması ġekil 4.12’de verilmiĢtir [23].
38
Dolomit
Alümina
Pülverizör
FeSi
KarıĢtırıcı
Kalsine
Dolomit
Alümina Dolomit
KarıĢını
Peletleme
Kırıcı
Kalsinasyon Fırını
PeletlenmiĢ
KarıĢım
Kalsine
Dolomit
Kalsinasyon Fırını
Kalsine olmuĢ
KarıĢım
Reaktör
ÖğütülmüĢ
FeSi
Döküm ĠĢlemi
Curuf
Mg Ġngot
ġekil 4.12. Magnetherm Prosesi’nin Akım ġeması [16].
4.3.4.2. Pidgeon Prosesi
Kalsine manyezit ve kalsine dolomitin Si, Al, CaC2 ile termal redüksiyonunu keĢfeden
Pidgeon, ticari açıdan en iyi yöntemin kalsine dolomitin FeSi ile redüksiyonu olduğunu
ortaya çıkarmıĢtır. Kalsine dolomit ve FeSi’dan oluĢan karıĢım briketlendikten sonra, 1150
°C sıcaklığında ve 0.06-0.13 mbar basıncında sıcağa dirençli çelik retortlarda reaksiyona
girmekte ve oluĢan Mg buharı retortun soğuk ucuna yerleĢtirilmiĢ basit bir tüp kondanser
üzerinde taç Ģekilli kristal taneler halinde birikmektedir.
Reaksiyon;
2MgO.CaO + FeSi  2Mg(g) + Ca2SiO4 + Fe
39
(4.13)
Reaksiyonuna göre oluĢmaktadır. Reaksiyonun gaz fazındaki tek ürünü Mg'dur ve retortun
soğuk ucunda bulunan bölgede kondanse edilerek toplanmaktadır. Hammaddede sodyum ve
potasyumun oksitleri mevcutsa, onlar da metale birlikte indirgenip, magnezyum ile birlikte
kondanse olmaktadır. Proses ilk geliĢtirildiğinde alkali metaller retortun (ġekil 4.13) uç
kısmında toplanması sorun yaratmaktaydı çünkü retortun boĢaltılması sırasında dıĢarı alınan
malzeme alkali metal içeriği yüzünden alev almaktaydı. Bu sorun, alkali metallerin
kondanser içinde magnezyumdan daha uzak noktalarda kondanse edilerek çözülmüĢtür.
Hammadede, % 0.05’e kadar olan miktarlardaki alkali metaller, reaksiyon retorlarındaki
alkali tutucular vasıtasıyla ve % 0.15’e kadar olan miktarlardakiler ise yüksek vakum ve
yüksek kondansör sıcaklıklarıyla sistemden uzaklaĢtırılmaktadır. [23].
FeSi yığınlarıyla yüksek sıcaklıktaki retortlar arasındaki herhangi bir temas bölgesel
ergimeye ve duvarların delinmesine neden olacağından bu noktaya dikkat edilmektedir.
Kısmen düĢük sıcaklıklarda % 85-90 Si içeren FeSi en iyi sonuçları vermektedir. Fakat,
ticari iĢlem için ucuz olan % 75 Si içeren FeSi kullanımı uygun görülmektedir. 1200 °C’de
FeSi’un Si miktarı ağırlıkça % 65’ i geçtikçe Si aktivitesinde ufak bir değiĢiklik görülmekte
ve 0.97 olan aktivitesi saf silisyumunkine çok yaklaĢmaktadır. FeSi bileĢimindeki silisyum
içeriğindeki artıĢ redüksiyonda etkili olmaktadır. Si aktivitesi, uzun süre ve yüksek
sıcaklıklarda avantajlı hale getirilebilmektedir. Bununla beraber daha zengin bir oranda
kullanmak için FeSi öğütmek ve sınıflandırmak ekonomik olmaktadır [7,21-24].
ġekil 4.13’ten de görüldüğü gibi retort içerisindeki bölme duvar sistemi hem oluĢan Na ve
K’u kondanse etmeye hem de kondansörün soğuk ucunda toplanan Mg’un yayılmasını
önlemeye yarar. Kondansör, retortun sıcak ucuna gelen direkt radyasyona karĢı bir kalkan
vasıtasıyla az da olsa korunur. Aynı zamanda bu ısı kayıplarının minimize edilmesini
sağlar. Na tutucusu veya bölme duvar sistemi yokluğunda oluĢan Mg kristalleri küçük ve
düzensizdirler. Alkali metallerin de burada toplanma riski olduğundan kondansör
açıldığında ateĢlemeden dolayı Mg kaybı olabilmektedir. Bölme duvar plakaları
kullanılarak Mg yığınlarının düzensiz oluĢması engellenmekte ve alkali metaller de Mg’dan
daha uzak noktalarda toplanmaktadır. Optimum kondansör sıcaklığı iyi bir vakumla
yaklaĢık 485 °C olarak belirlenmiĢtir. [7,21-24]
40
ġekil 4.13. Pidgeon Prosesinde kullanılan retort 1. Radyasyon kalkanı, 2. Fırın duvarı, 3.
Su soğutmalı kondenser, 4. Taç Ģekilli kristal magnezyum tanecikleri, 5. Vakum pompası
bağlantısı [23].
Kalsine dolomit ve ferrosilisyum, homojen olarak karıĢımları sağlandıktan sonra
redüksiyonun daha verimli gerçekleĢmesi için briketlenirler. Briketler; oda sıcaklığında, 30230 kg/cm2 basınç uygulanarak toplam yığın yoğunluğu 1.4-2.2 g/cm3 ve toplam porozitesi
% 35-55 olacak Ģekilde hazırlanırlar [7,21-24].
Reaksiyon bir fırın içinde endirekt olarak ısıtılan yatay bir retortta gerçekleĢtirilir (iç çap =
300 mm, et kalınlığı = 25 mm, uzunluk=3 m, kapasite = 20 kg Mg / 9 saat ). Retortlar krom
nikel çeliği malzemeden yapılmaktadır. Bu çeliğin bileĢimi örneğin % 35 Ni, % 15 Cr veya
% 28 Cr ve % 13 Ni’ dir ve adı nikrom (Nikel-Krom) çeliğidir [7,21-24].
DüĢük basınçlar altında gerçekleĢtirilen redüksiyon deneyleri, iri metalik kristaller
oluĢumunu sağlayarak alev almayı önlemektedir. Daha yüksek basınç değerleri kristallerin
toz halinde birikmesine neden olarak, alev alma riskini ortaya çıkarmaktadır [7].
Isıtma gazla veya elektrikle yapılmaktadır. Retortun fırından dıĢarı çıkan kısmı soğuk su
ceketiyle donatılmıĢ olup, içerisine üzerinde Mg’ un kondanse olduğu çelik bir kova
yerleĢtirilmiĢ haldedir. Her ne kadar ortalama vakum altı zamanı 9.5 saat ise de, genel
uygulamalarda bu süre 8 saat olarak görünmektedir. Bununla beraber retortların açıldığı ve
yeniden Ģarj edildiği 1 saatlik süre dıĢında sıcaklık 1165 °C’ ye yakın tutulmaktadır. Taç
Ģekilli Mg tanecikleri (diĢliye benzer kristaller) pnömatik çekiçlerle retort içerisinden
alınmaktadır.
41
ġekil 4.14. Pidgeon prosesinde kullanılan fırınlar [7].
Vakum altında retort çeperlerinde sürünme dolayısıyla ufak çökmeler olur ve bu yüzden
retortlara periyodik olarak yaklaĢık 1250 °C’ de basınçlı hava üflenir. Retort ömrü ortalama
1 yıldır. Pidgeon prosesinde kullanılan fırın ġekil 4.14’te verilmiĢtir ĠĢlem zamanını
azaltmak için, ısıtılmıĢ peletler kullanılmadığı hallerde peletler kağıt torbalar veya kutular
içinde fırına Ģarj edilirler [7,21-25]. Pidgeon prosesi genel akım Ģemasıda ġekil 4.15. de
gösterilmiĢtir.
42
Dolomit
Cevheri
Kok + Hurda
Demir
Silis
Cevheri
Kalsinasyon Fırını
Ark Fırını
Kalsine
Dolomit
Pülverizör
FeSi
Pülverizör Kalsine
Dolomit
Pülverizör
Mikser
Pülverize FeSi
Pülverizör Kalsine
Dolomit + FeSi
Peletleme
Kalsine
Dolomit + FeSi
Peletleri
Dikalsiyumsilikat
+ Demir
Retort
Mg
Kristalleri
Ergitme
Potası
Mg
Ġngot
ġekil 4.15. Pidgeon Prosesi’nin Akım ġeması [16].
43
5. TEORĠK ĠNCELEMELER
5.1. Magnezyum oksitin silikotermik redüksiyonu
Metallerin redüklenmesinde vakumtermik proses; magnezyum, kalsiyum, baryum ve diğer
nadir metallerin üretiminde kullanılan bir yöntemdir. Metallerin vakumda redüksiyonunda
kullanılan temel hammaddeler oksitler (MeO, MemOn), bazen de halojen tuzları (klorürler
ve florürler) veya metal sülfatlardır. Redükleyici olarak kullanılan, kimyasal olarak aktif
olan metaller veya alaĢımlar; silisyum, karbon ve bunların metallerle yaptıkları bileĢiklerdir.
Vakumda redüksiyona özgü avantajlar sıcaklığın 1 atm’de gerçekleĢtirilen proseslerden
500-700 °C daha düĢük olması ve yüksek kazanım verimi ve redüklenen metalin yüksek
saflıkta eldesidir.
Prosesin dezavantajları ise; sınırlı uygulanabilirlik, diğerlerine göre daha az üretkenlik,
redüksiyonda kullanılan teçhizatların karmaĢık olması ve ek iĢletme giderlerinin fazlalığıdır
[26].
Göz önüne alınan fiziksel ve kimyasal karakteristikleri sayesinde vakumda redüksiyon,
özellikle oksijen ve azota afiniteleri yüksek olan ve diğerlerine nazaran uçucu ve kimyasal
olarak aktif olan metallerin üretiminde kullanılmaktadır [26].
Magnezyum
oksitin
silikotermik
redüksiyonunda
reaktan
ve
ürünlerin
standart
termodinamik koĢullar altında olduğu kabul edilirse (katı veya sıvı halde aktiviteleri 1 ve
gaz halinde ise kısmi basınçları 1 bar olduğunda); 5.1 reaksiyonu ∆G’nin pozitif değerinden
ötürü gerçekleĢememektedir [27].
∆G°1200 C = +244 kJ/mol
2 MgO + Si* = 2 Mg (g) + SiO2
(5.1)
* Ġndirgeyici saf Silisyum değildir. (Ferrosilisyum)
Bu aktivite ve kısmi basınçlar, Van’t Hoff eĢitliğine göre denge dıĢı koĢullar için
ayarlanarak ∆G’nin negatif bir değer alması sağlanabilmekte ve yukarıda bahsi geçen
reaksiyon gerçekleĢebilmektedir [27].
44
 G 1200  C   G
0
1200  C
 PM2 g .a SiO 2
 R T ln  2
 a
 M gO .a Si
 PM2 g .a SiO 2

   244000  8.3  1473 ln  2
 a

 M gO .a Si


 (5.2)


Reaksiyonda magnezyumun kısmi buhar basıncı (PMg) vakum tekniği kullanılarak
düĢürülürken, SiO2 aktivitesi (aSiO2) ise CaO ilavesi ile Ca2SiO4 formunda curuf yapılarak
azaltılabilmekte, böylece redüksiyon 1200 °C sıcaklıkta gerçekleĢebilmektedir [27].
Magnezyumun kısmi buhar basıncı azaldıkça, MgO’ in ∆G oluĢum eğrisi sola doğru
kaymaktadır. Örneğin; PMg = 1 bar için MgO ile SiO2 çizgisi ile kesiĢimi 2140 °C’ de, PMg =
0.001 bar için ise 1312 °C’ de, Al2O3 çigisiyle kesiĢimi 1 barda 1514 °C’ de, 0.001 barda
860 °C’ de olduğu ġekil 5.1’den görülmektedir [28].
ġekil 5.1. SiO2, Al2O3 ve farklı basınçlardaki MgO in ∆G-T oluĢum çizgileri [28].
45
5.2. Literatürde Belirtilen Deneysel ÇalıĢmalar
Toprak alkali oksitlerin silisyumla redüksiyonları teorik olarak aĢağıdaki reaksiyona göre
ilerlemektedir;
2MeO (k) + Si (k) = SiO2 (k) + 2Me (g)
(5.3)
Reaksiyon geri dönüĢlüdür ve genelde düĢük sıcaklıklarda ısı çıkıĢıyla sağdan sola doğru
gerçekleĢirken,
sadece
yüksek
sıcaklıklarda
ısı
emiĢiyle
soldan
sağa
doğru
gerçekleĢmektedir. Fakat, redüksiyon bu basit denklemi takip etmemekte ve her zaman için
ikinci bir reaksiyon (5.4) meydana gelmektedir. GerçekleĢen bu ikinci reaksiyon sonucunda
oluĢan SiO2 (silis) reaksiyona girmemiĢ belirli bir miktar toprak alkali oksit ile birleĢerek
silikat yapısını oluĢturmaktadır [29].
4MeO (k) + Si (k) = 2MeO.SiO2 (k) + 2 Me (g)
(5.4)
Bu sebeple, 5.3’e göre hazırlanan teorik karıĢım kullanıldığı durumlarda, 2 mol metal oksit
ve 1 mol silisyumdan sadece 1 mol metal oksit redüklenmekte ve 1 mol metal oluĢmaktadır.
0.5 mol silisyum (Si) kullanılmadan kalmaktadır. Redükleyici maddenin tamamiyle
kullanılabilmesi için oksit miktarının iki katına çıkarılması gerekmektedir. Reaksiyon
2MeO.SiO2 (dibazik silikat)’in oluĢmasıyla sona ermektedir. Jander, toprak alkali oksit ve
silikanın bulunduğu bir sistemde dibazik silikatın tercihli olarak oluĢtuğunu göstermiĢtir.
Sonuç olarak, sadece MgO’in kullanıldığı durumlarda reaksiyon, 5.4 denklemini
izlemektedir [29].
Toprak alkali oksitlerin, redükleyici maddeyle redüklenerek uçucu bir metal ile uçucu
olmayan bir oksidin oluĢumu 1878’den beri bilinmektedir. Bu konu üzerinde çalıĢılmıĢ ve
yapılan X-ıĢınları difraksiyon analizleri sonucunda katı ürünün Mg2SiO4 olduğu
saptanmıĢtır. Ancak bu reaksiyonun 5.4 denkleminde gösterildiği kadar basit olmadığını
ifade etmiĢlerdir [29].
L.M. Pidgeon ve J. M. Toguri [29], toprak alkali metal oksitlerin (MgO) vakum altında
redüksiyon mekanizmasını inceleyerek kalsine dolomit-Si redüksiyonunun ön çalıĢmasını
yapmıĢlardır. Magnezyum oksitin silikotermik redüksiyon hızını, vakum altında 1140-1460
°C sıcaklık aralığında reaktanların ağırlık değiĢimleri izlenerek saptanmıĢtır. Toz halindeki
magnezyum oksit ve ferrosilisyum, 10 g. olacak
Ģekilde briketlendikten sonra ağırlık
kaybının ölçüldüğü grafit retort içerisinde ön ısıtmaya tabii tutulmuĢ ve daha sonra
46
belirlenen sıcaklıkta vakum altında redüklenmiĢtir. Her bir deney sonrasında kondanse
magnezyum tartılmıĢ ve retorttaki ağırlık kaybının tüm deneylerde soğutma bölgesinde
toplanan magnezyumdan daha fazla olduğu bulunmuĢtur. 1280°C sıcaklıktan daha yüksek
sıcaklıklarda yapılan tüm redüksiyon deneylerinde kondansör üzerinde kahverengi, camsı
bir yapının oluĢtuğu tespit edilmiĢ ve bu yapının bahsi geçen ağırlık kaybına denk geldiği
saptanmıĢtır. Yapılan X-ıĢınları difraksiyon analizleri sonucu bu maddenin Mg2SiO4 ve Si
karıĢımı olduğu bulunmuĢtur. Mg2SiO4 ve Si’un reaktörden uzak noktalarda toplanması gaz
halindeki SiO oluĢumuna bağlı olduğu tespit edilmiĢtir. MgO, Si, Mg2SiO4 ve gaz halde
Mg’un bulunduğu sistemlerde SiO oluĢumu;
MgO + Si = Mg (g) + SiO (g)
∆G 1277C = 47.8 kcal/mol Si
(5.5)
reaksiyonuna göre gerçekleĢmektedir. Toplam reaksiyon;
(4n+1) MgO + (1+n) Si = n Mg2SiO4 + (1+2n) Mg (g) + SiO (g)
(5.6)
n=1 olduğu durumda ∆G1277C = 44.9 kcal/mol Si’dur. MgO ve Si arasında gerçekleĢen
reaksiyonun 5.6 reaksiyonuna göre ilerlediği yapılan X-ıĢınları difraksiyon analiz
sonuçlarına göre kanıtlanmıĢtır. Buna göre, 1280 °C’nin altında yapılan tüm deneylerde
MgO, Mg2SiO4 ve Si, 1280 °C’nin üzerinde yapılan deneylerde ise MgO ve Mg2SiO4
varlığı tespit edilmiĢtir. Reaksiyon zonunu terk eden SiO gazı retortun soğuk bölgelerinde
parçalanmakta ve oluĢan SiO2 magnezyum gazı ile reaksiyona girmektedir [29].
2SiO (g) = SiO2 + Si
2 Mg + 2SiO2 = Mg2SiO4 + Si
(5.7)
(5.8)
Toplam reaksiyon;
4SiO (g) + 2Mg (g) = 3Si + Mg2SiO4
(5.9)
Ģeklinde gerçekleĢmektedir.
1300 °C’nin üzerindeki sıcaklıklarda 5.5 reaksiyonuna göre oluĢan SiO’nun denge buhar
basıncı yüksek olduğundan SiO ortamdaki MgO ile 5.10 nolu denkleme göre reaksiyona
girmektedir [29].
47
2SiO(g) + 2MgO(k) = Mg2SiO4(k) + Si
∆G1277C = -113.0 kJ / mol MgO
(5.10)
FactSage 5.2 termodinamik programı kullanılarak yapılan çalıĢmada, 1mbar vakum altında
2 mol MgO’in redüksiyonu için gerekli stokiyometrik FeSi miktarı ile reaksiyonu sonucu
oluĢan ürünler hesaplanmıĢ ve ġekil 5.2 ’de gösterilmiĢtir. Mg’un redüksiyonu buhar
fazında 1100°C’de baĢlamakta ve yaklaĢık 1200 °C’de tümüyle tükenen katı MgO’in yerini
buhar fazındaki Mg ve katı halde Mg2SiO4 almaktadır. Ortamda ayrıca önemli miktarda SiO
gazı varlığı da görülmektedir [28].
ġekil 5.2. 1 mbar vakum altında magnezyum oksidin FeSi ile redüksiyonu [28].
Reaksiyon katı-katı ve katı-gaz mekanizmasıyla ilerlemekte ve 5.5 ve 5.10 reaksiyonları
sırasıyla her ikisinde de Si, oksit yapısında Mg’un yerini almakta ve ortosilikat yapısını
oluĢturmaktadır. 5.10 reaksiyonuna göre MgO ile serbest Si oluĢturmak için reaksiyona
giren SiO molekülleri diğer reaksiyonlar için çekirdek görevi görmektedir [29].
L.M. Pidgeon ve J. M. Toguri yaptıkları ikinci çalıĢmada [30], kalsine dolomitin
(CaO.MgO) silisyum ile redüksiyonunda reaksiyon hızını reaktanların ağırlık değiĢimini
izleyerek saptamıĢlardır. Reaktanların partikül boyutu, Ģarjın ise boyut ve Ģekli sabit
tutularak, 1050-1560 °C sıcaklık aralığında, 1.33x10-3 mbar-348 mbar basınç altında, %
18.7-96.7 Si içeriğine sahip FeSi ve CaF2 katalizör ilavesi yapılmıĢ ve bu değiĢkenlerin
redüksiyon hızı üzerindeki etkileri araĢtırılmıĢtır. Yapılan bir önceki çalıĢmaya benzer
48
olarak, toz halindeki Ģarj hammaddeleri karıĢtırıldıktan sonra her biri 17 g ağırlığında
olacak Ģekilde briketlenmiĢ ve retort içerisine yerleĢtirilmiĢtir. Kalsine dolomit
redüksiyonunun aĢağıdaki reaksiyona göre ilerlediği bilinmektedir;
2CaO (k) + 2MgO (k) + (Fe)Si (k) = 2Mg (g) + Ca2SiO4 (k) + (Fe) (k)
(5.11)
Bu reaksiyon endotermiktir ve iki toprak alkali oksitten daha bazik olanı, silika (SiO2) ile
birleĢerek dibazik silikatı oluĢturmaktadır. Magnezyumun bu reaksiyon üzerindeki denge
buhar basıncı 1100 °C’de 13.46 mbar iken, CaO’in olmadığı koĢullarda 1200 °C’de MgO
ve Si sistemindeki Mg buhar basıncı 2.5 mbar olarak bulunmuĢtur. Denge basıncının
yüksek olmasının yanısıra, CaO’in varlığı dolomitin hammadde olarak kullanılmasını
kolaylaĢtırmaktadır.
Reaksiyonun
tamamlanabilmesi
için
ortam
basıncının
denge
basıncından daha düĢük olması gerekmektedir ve bu durum bir vakum sistemiyle veya
süpürücü inert bir gaz yardımıyla sağlanmaktadır [30].
1200-1500°C sıcaklık aralığında magnezyum kazanım veriminin sıcaklıkla artıĢının fazla
olmadığı tespit edilmiĢtir. ġarjın ağırlıkça % 2.5’u oranında katalizör (CaF2) ilavesinin hızı
arttırdığı saptanmıĢtır. Örneğin; 1400 °C’de 10 dak. sonunda verim % 62.5’ten % 87’ye
artmıĢtır. Toprak alkali tuzların varlığında (CaF2, MgF2, BaF2), redüksiyon sonucu oluĢan
kalıntıya mikroskopta bakılmıĢ ve camsı bir yapının oluĢtuğu görülmüĢtür. Az miktarda
silikat oluĢtuktan sonra CaF2 ile düĢük ergime noktalı bir ötektik oluĢturmuĢ ve kalıntıdaki
camsı yapı bu Ģekilde açıklanmıĢtır. Katalitik etki için yapılan muhtemel diğer bir açıklama
ise; florür anyonlarının silisyum katyonlarını çevreleyerek silisyum difüzyon hızını
arttırdığı Ģeklindedir. Yukarıda bahsi geçen faktörlerin incelenen yüksek reaksiyon hızlarını
açıklamakta yetersiz kalmıĢtır. Bu sebeple farklı gaz veya sıvı ara fazlar oluĢtuğu ileri
sürülmüĢtür. Sadece MgO’in kullanıldığı Ģartların aksine CaO’in varlığında SiO 1565 °C
gibi yüksek sıcaklıklarda bile oluĢmadığı saptanmıĢ, çok az miktarda oluĢsa bile bazik CaO
birleĢerek silikat yapısını oluĢturduğu ifade edilmiĢtir;
2SiO + 2CaO = Ca2SiO4 + Si
∆G 1550 K = -35.2 kcal/mol CaO
(5.12)
FactSage 5.2 termodinamik programı kullanılarak yapılan çalıĢmada 1 mbar vakum altında
2 mol kalsine dolomitin (CaO.MgO) ve Mg redüksiyonu için gerekli stokiyometrik FeSi
miktarı ile reaksiyonu sonucu oluĢan ürünler hesaplanmıĢ ve ġekil 5.3’te gösterilmiĢtir.
Mg’un redüksiyonu buhar fazında 1000 °C’de baĢlamıĢ ve Mg’un tümü 1300 °C’de gaz
49
fazına geçmiĢtir. CaO ise SiO2 ile birleĢerek Ca2SiO4 formunu oluĢturmuĢtur. Sistemde
ayrıca SiO formu gözlenmemiĢtir [28].
ġekil 5.3. 1 mbar vakum altında kalsine dolomitin FeSi ile redüksiyonu [28].
I. M. Morsi, K. A. El-Barawy, M.B. Morsi ve S.R. Abdel-Gawad [31], dolomit cevherinin
inert atmosfer altında ferrosilisyumla redüksiyonunda silisyum stokiyometrisi, ön ısıtma
sıcaklığı ve süresi, CaF2 ilavesi, CaO/MgO molar oranı, inert gaz akıĢ debisi, briketleme
basıncı, sıcaklık ve sürenin etkilerini incelemiĢlerdir.
ġarjın yaklaĢık olarak 10 g’ını bir kayıçık içerisine koymuĢ ve daha sonra kayıkçığı oda
sıcaklığında retort içerisine yerleĢtirmiĢlerdir. Argon gazını 0.08-0.25 L/dak. aralığında
değiĢen hızlarda Ģarjın üzerine vermiĢlerdir. ġarjı, 600-1000 °C arasında değiĢen
sıcaklıklarda, maksimum 3 saate kadar olan farklı sürelerde ön ısıtmaya tabii tutmuĢlardur.
ġarjı, argon gaz atmosferi altında oda sıcaklığına soğuturken fırın sıcaklığını da 1150-1300
°C aralığında değiĢen redüksiyon sıcaklıklarına yükseltmiĢlerdir. Ġstenilen redüksiyon
sıcaklıklarına ulaĢtıktan sonra ön ısıtmaya tabi tutulmuĢ Ģarjı tekrar fırına koyarak
maksimum 8 saate kadar olan farklı periyotlarda redüklemiĢlerdir. Redüksiyon deneyleri
sonunda retortu fırından çıkardıktan sonra redüklenmiĢ Ģarjı argon atmosferi altında oda
sıcaklığına soğutmuĢlardır. Soğutma iĢleminden sonra kondanse olmuĢ magnezyumu
toplayarak tartımını yapmıĢlardır [31].
50
ÇalıĢma sonucunda maksimum redüklenme verimini % 92 olarak belirlemiĢlerdir. Bu
verime Ģarjın briketler halinde, ağırlıkça % 2.5’nun CaF2, CaO/MgO molar oranının 1.6 ve
redükleyici olarak kullanılan Si’un ağırlıkça MgO’e oranının 1.45 olduğu koĢullar altında
1300 °C’de 300 dakikalık deneyler sonucunda ulaĢmıĢlardır. Dolomit cevherinin
silikotermik redüksiyon prosesinin, reaksiyona girmiĢ maddelerin difüzyonu ile kontrol
edilen katı hal reaksiyonu olduğunu bulmuĢ ve reaksiyonun aktivasyon enerjisi 306 kJ/mol
olarak hesaplamıĢlardır [31].
Yapılan çalıĢmada, 1mbar vakum altında 2 mol MgO.CaO’in redüksiyonu için gerekli
stokiyometrik Si ve Al miktarı ile reaksiyonu sonucu oluĢan ürünler hesaplanmıĢ ve ġekil
5.4 ve ġekil 5.5 ’de gösterilmiĢtir.
5.4. 1 mbar vakum altında kalsine dolomitin Si ile redüksiyonu [28].
51
5.5. 1 mbar vakum altında kalsine dolomitin Al ile redüksiyonu [28].
52
6. DENEYSEL ÇALIġMALAR
6.1. Kullanılan Hammaddeler
Dolomit cevherinden magnezyum metalinin metalotermik yöntemle üretilmesi amacıyla
yapılan deneylerde magnezyum kaynağı olarak dolomitin (% 20.9 MgO, % 29.6 CaO, %
0.051 Al, % 0.036 Fe) kalsinasyonu ile üretilmiĢ kalsine dolomit (K.D.) kullanılmıĢtır. Bu
kalsine dolomitin kimyasal analizi Tablo 6.1’de gösterilmiĢtir. Dolomit ve kalsine dolomitin
X-ıĢınları difraksiyon paterni ise sırasıyla ġekil 6.1 ve 6.2’de verilmiĢtir.
Metalotermik redüksiyonda redükleyici olarak Si, Al ve Si-Al karıĢımı kullanılmıĢtır.
Deneylerde kullanılan Si (% 99.2), Al (% 98,5) safiyettedir.
Tablo 6.1. Deneylerde kullanılan kalsine dolomitin kimyasal bileĢimi.
% MgO
43.00
% CaO
45.90
% Fe
0.56
% Si
0.18
% Al
-
Kızdırma Kaybı (%)
10.00
ġekil 6.1. Dolomit Cevherinin X-ıĢınları difraksiyon analizi.
53
ġekil 6.2. Kalsine dolomitin X-ıĢınları difraksiyon analizi.
6.2. Kullanılan Alet ve Cihazlar
Numune hazırlama ve deney sonrası ürünlerin tartımları  0.001 g. hassasiyetli Sartorius
marka otomatik terazi ile yapılmıĢtır. Öğütme iĢlemlerinde Siebtechnic marka laboratuvar
ölçekli halkalı öğütücü, numunelerin briketlenme iĢlemlerinde ise 10 tonluk yük
uygulayabilen Apex marka briket makinası kullanılmıĢtır. Deneylerde sıcaklık kontrollü,
maksimum 1300 °C sıcaklığa çıkabilen SiC dirençli Heraeus marka yatay tüp fırın
kullanılmıĢtır. Deney sıcaklığı ayrıca Pt-PtRh termoçifti ile ölçülmüĢtür. Reaksiyonun
gerçekleĢtiği retort olarak Incoloy 800 HT (Cr: % 19.39, Ni: % 30.37 ) paslanmaz çelik tüp
kullanılmıĢtır. Bu tüp içerisindeki toplam basıncı düĢürmek amacıyla 2 x 10-4 mbar vakum
değerlerine inebilen Ilmvac marka PK8D iki kademeli yağlı tip vakum pompası
kullanılmıĢtır. Uygulanan vakum miktarı ise Ilmvac marka PIA 100 tipi piezoelektrik
sensörle ölçülmüĢtür.
6.3. Deneylerin YapılıĢı
Redükleyici olarak kullanılan silisyum ve alüminyum metallerinin miktarları 6.1 ve 6.2 nolu
reaksiyonlara göre hesaplanmıĢ stokiyometrik oranlardır.
54
2 MgO.CaO + Si = 2 Mg (g) + Ca2SiO4
(6.1)
2 MgO.CaO + 2 Al = 2 Mg (g) + Ca2Al2O4
(6.2)
Yapılan deneylerde silisyumun ve alüminyumun % 100 stokiyometrik oranlarda ve karıĢım
olarak (% 50 Si-% 50 Al, %25 Si-%75 Al, %75 Si-%25 Al) kullanılmıĢtır. Bu deneyler
1200°C, 1250°C sıcaklık ve 0-300 dakikalık sürelerde gerçekleĢtirilmiĢtir.
Birinci grup deneyler, % 100 stokiyometrik silisyum ilaveli olup
1200°C’de 0-360
dakikalık reaksiyon sürelerinde gerçekleĢtirilmiĢtir. Ġkinci grupta ise redükleyici metal
olarak alüminyum kullanılmıĢ ve 1200 °C’de 0-300 dakika süreyle redüksiyon deneyleri
gerçekleĢtirilmiĢtir. Son gruptada ise Si-Al karıĢımının % 50 Si-% 50 Al, %25 Si-%75 Al
ve %75 Si-%25 Al oranlarında hazırlanan karıĢımla redükleyici madde olarak kullanılmıĢ
ve deneyler 1200°C ve 1250°C’de gerçekleĢtirilmiĢtir.
Hazırlanan bu hammaddeler homojen olarak karıĢtırıldıktan sonra herbir briket numunesine
3.6-5.0 tonluk yük uygulanmıĢtır. Daha sonra hazırlanan bu briketler alumina kayıkçığa
konarak Incoloy 800 HT paslanmaz çelik retort içerisine yerleĢtirilmiĢtir.
Sistem vakuma alınmadan önce sızdırmazlığın tam olarak sağlanması için retortun kapak
kısmına Dow Corning marka vakum jeli sürülmüĢtür. Kapak kapatıldıktan sonra retort
içerisindeki toplam basınç 1 mbar’a indirilmiĢtir. Daha sonra redüksiyon süresince oluĢan
magnezyum buharını kondanse etmek amacıyla kapak kısmında mevcut olan su soğutma
sistemi devreye alınmıĢ ve retort belirlenen sıcaklığa ulaĢmıĢ fırın içerisine yerleĢtirilmiĢtir.
Retortun fırına ilk girdiği sürelerde retortun fırın sıcaklığını düĢürdüğü ve retortun
içerisindeki basıncın ani sıcaklık artıĢından dolayı genleĢtiği saptanmıĢtır. Basınç artıĢına
neden olan bu genleĢme vakum pompasının belirli aralıklarla çalıĢtırılması sayesinde sistem
içerisindeki basınç 1-20 mbar arasında tutulmuĢtur. Fırın içindeki retort belirlenen sıcaklığa
ulaĢtığı an, deney baĢlangıcı olarak kabul edilmiĢtir.
Deney süresi sonunda retort fırın içerisinde bırakılarak aynı vakum değerlerinde su soğutma
sistemi açık olarak oda sıcaklığına kadar soğutulmuĢtur. Daha sonra kapak açılmıĢ ve su
soğutmalı bölgede biriken Mg metali ve kayıkçıktaki kalıntı toz tartılmıĢtır. Metal Ca, Na,
Al, Fe ve Si empüritelerine, kalıntı ise; Ca, Mg, Fe, Na, Al ve SiO2 içeriğine bakılmak üzere
kimyasal analize verilmiĢtir. Deneyde yukarıda tanımlanan düzenek Ģematik olarak ġekil
6.3’ te gösterilmiĢtir.
55
1
8
9
6
3
4
2
5
120 0 °C
7
11
10
ġekil 6.3. Deney Düzeneği genel Ģeması. 1- Redüksiyon fırını, 2-Paslanmaz çelik retort, 3BiriketlenmiĢ Ģarj, 4- Mg kondensasyon kısmı, 5-Soğutma suyu giriĢ ve çıkıĢı, 6- Vakum
giriĢi, 7- Vakum pompası, 8- Dijital basınç göstergesi, 9- Pt-PtRh termoçifti, 10- Soğutma
kabı, 11- Sıcaklık ölçüm yazıcısı.
56
7. DENEY SONUÇLARI VE ĠRDELEMELER
Kalsine dolomitten metalotermik yöntemle magnezyum metali üretiminde süre, sıcaklık,
Ģarj bileĢimi, redükleyici değiĢimlerinin redüksiyon üzerindeki etkileri incelenmiĢ ve bu
deneylerin sonuçları aĢağıda verilmiĢtir.
7.1. Farklı Süre ve Redükleyici Madde Cinsinin Redüksiyona Etkileri
Bu çalıĢmada kalsine dolomit, 1200 °C sıcaklıkta, redükleyici madde olarak kullanılan Si ve
Al’un % 100 stokiyometrik oranları kullanılarak 0-360 dakikalık sürelerde redüklenmiĢtir.
Her bir deney sonunda kondanse edilmiĢ magnezyumun ve kayıkçık içerisindeki kalıntının
kimyasal analizleri yapılmıĢ ve sonuçlar sırasıyla Tablo A.1 ve Tablo A.2’de verilmiĢtir.
7.1.1. Kalıntı BileĢimine Etkisi
Kalıntıdaki magnezyum konsantrasyonunun zamana ve redükleyici madde cinsine bağlı
değiĢimi ġekil 7.1’de verilmiĢtir. Örneğin; Önceden ferrosilisyum ile yapılmıĢ
stokiyometrik oranının % 100 olduğu 60. dakikada magnezyum miktarı % 8.63 iken bu
daha sonra , 8.14, 8.3 ve 240. dakikada % 7.61 olmuĢtur. Redükleyici madde olarak
alüminyum metali kullanıldığında kalıntıdaki magnezyum konsantrasyonları sırasıyla %
5.43, 4.53, 3.92, 3.7, 2.29 değerlerine ulaĢmıĢtır. Silisyum metalinin redükleyici olarak
seçildiği deney grubunda ise en iyi sonuçlar elde edilmiĢ ve 60. dakikadan itibaren sırasıyla
% 4, 3.91, 3.27, 3.03, 1.53 ve 1.2 gibi değerlere ulaĢma sağlanmıĢtır.
57
10
Kalıntıda Mg, % Ağ.
9
8
7
Si
Al
FeSi [35]
6
5
4
3
2
1
0
0
60
120
180
240
300
360
420
Süre, dak.
ġekil 7.1. Kalıntıdaki magnezyum konsantrasyonunun süreye ve redükleyici madde cinsine
bağlı değiĢimi (1200°C).
Redükleyici madde olarak silisyum metali kullanılan deneylerde, kalıntıdaki SiO2, Fe ve Ca
konsantrasyonunun süreye ve redükleyici madde cinsine bağlı değiĢimi ġekil 7.2’de, ve
alüminyum metali kullanılan deneylerin kalıntıdaki Al, Fe ve Ca konsantrasyonunun süreye
ve redükleyici madde cinsine bağlı değiĢimi 7.3’te gösterilmiĢtir. Silisyum metaliyle
yapılan deneylerde kalıntı tozda Ca ve SiO2’de artıĢ, Fe’de azalma görülürken, alüminyum
metaliyle yapılan deneylerde Al ve Ca’da bir değiĢme gzlenmezken, Fe’de ufak bir artıĢ
gözlenmiĢtir. Kalıntı toz bileĢikleri de Tablo A.2.’de verilmiĢtir.
4,00
50
SiO2
40
3,00
Ca
Fe
30
2,00
20
1,00
Kalıntıda Fe, % Ağ.
(Si Redükleyici)
Kalıntıda SiO2, Ca, % Ağ.
(Si Redükleyici)
60
10
0
0
60
120
180
240
300
360
0,00
420
Süre, dak.
ġekil 7.2. Si metali redükleyici madde iken
konsantrasyonunun süreye bağlı değiĢimi (1200°C).
58
kalıntıdaki
SiO2,
Fe
ve
Ca
4,00
50
Al
Ca
Fe
40
30
3,00
2,00
20
1,00
Kalıntıda Fe, % Ağ.
(Al Redükleyici)
Kalıntıda Al, Ca, % Ağ.
(Al Redükleyici)
60
10
0
0
60
120
180
240
300
360
0,00
420
Süre, dak.
ġekil 7.3. Al metali redükleyici madde iken kalıntıdaki Al, Fe ve Ca konsantrasyonunun
süreye bağlı değiĢimi (1200°C).
1200 °C’de Si kullanılarak 240 dakika süreyle yapılan redüksiyon deneyinden elde edilen
kalıntının X-ıĢınları difraksiyon paterni ġekil 7.4’te verilmiĢtir. Kalıntı analizinde ana
bileĢen olarak Ca2SiO4 formu gözlenmiĢtir. Bunun yanısıra, redüksiyona girmemiĢ CaO ve
MgO olduğu anlaĢılmıĢtır. Al ve Si-Al karıĢımı redükleyici iken kalıntının X-ıĢınları
difraksiyon analizleri ise ekte gösterilmiĢtir.
ġekil 7.4. Kalıntının X-ıĢınları difraksiyon analizi (1200 C, Si, 240dak.)
59
7.1.2. Magnezyum Kazanım Verimine Etkisi
Deneylerde, baĢlangıç malzemesi ve deney sonunda elde edilen kalıntı ağırlıkları ve
bunların magnezyum içerikleri kullanılarak tüm süre, sıcaklık, redükleyici ve diğer katkı
madde miktarı değiĢimleri için magnezyumun kalsine dolomitten uzaklaĢtırılma oranını da
ifade eden magnezyum kazanım verimleri (%RMg) hesaplanmıĢtır. Hesaplamada aĢağıdaki
formül kullanılmıĢtır;
(Kalıntı Toz Ağırlığı x % Mg )
% RMg = 100 - ---------------------------------------------------- x 100
(Mg içeren Hammadde Ağırlığı x % Mg )
(7.1)
Magnezyumun kalsine dolomitten kazanım veriminin 1200 °C sıcaklıkta, süre ve
redükleyici madde cinsine göre değiĢimi ġekil 7.5’te verilmiĢtir. Artan süreyle magnezyum
verimi artmaktadır. Örneğin; FeSi’un, Si’un ve Al’un redükleyici olduğu 60. dakikada
sırasıyla magnezyum kazanım verimleri 66.9 %, 81.1 % ve 80.2 % iken, bu değerler 240.
dakikada 71.5 %, 88.7 % ve 86.4 % and ulaĢmıĢtır. FeSi ile yapılan çalıĢmalarda en yüksek
verim olarak 71.5 % elde edilirken, bu değer Si metali kullanıldığında 95.87 % değerlerine
kadar yükselmiĢtir. Bu değere 360 dakika sonunda eriĢilebilmiĢ ve bu süreden sonra
ilerleyiĢin sabitlendiği gözlenmiĢtir.
Mg Kazanım Verimi, %Ağ.
100
95
90
85
Si
Al
FeSi [35]
80
75
70
65
60
0
60
120
180
240
300
360
420
Süre, dak.
ġekil 7.5. Magnezyum kazanım verimine süre ve redükleyici madde cinsinin etkisi
(1200°C).
60
Redüksiyon sıcaklığı 1250 °C, 180. dakika sonunda ve redükleyici madde cinsi olarak
sırasıyla % 100 Si, % 75 Si-% 25 Al, % 50 Si-% 50 Al, % 25 Si-% 75 Al, % 100 Al
kullanılan deneylerdeki sonuçlar da ġekil 7.6’de gösterilmiĢtir. Bu deney grubunda 3 saat
sonunda magnezyum metal kazanım veriminin sırayla % 91.85, 90.3, 94, 89, 92.11 , kalıntı
toz içerisindeki magnezyum miktarlarıda
% 2.34, 3.15, 1.68, 3.04, 2.28’e ulaĢtığı
gözlenmiĢtir.
ġekil 7.6. Magnezyum kazanım verimine ve kalıntı tozdaki magnezyuma
madde olarak Si-Al karıĢımının etkisi (1250°C, 180 dak.).
redükleyici
Daha sonra bu deneyleri optimizasyon amacıyla redüksiyon sıcaklığı 1250°C’de,
redükleyici madde cinsi olarakta % 50 Si- % 50 Al karıĢımı kullanılan deneylerdeki
sonuçlar da ġekil 7.7’de gösterilmiĢtir. Bu deney grubunda 60. dakika sonunda magnezyum
metal kazanım verimi % 82.3 ve daha sonraki sürelerde sırasıyla % 90, 94 ve 94.1 Ģeklinde
ilerlediği saptanırken, kalıntı toz içerisindeki magnezyum miktarı % 4.85’den baĢlayarak
2.84, 1.68 ve 1.66 değerlerine ulaĢıldığı gözlenmiĢtir.
61
90
80
70
60
50
40
30
Mg Kazanım Verimi, %Ağ
20
10
Kalıntıda Mg, %Ağ.
0
0
60
120
180
240
5,5
5
4,5
4
3,5
3
2,5
2
1,5
1
0,5
0
300
Kalıntıda Mg, %Ağ.
Mg Kazanım Verimi, %Ağ.
100
Süre, dak.
ġekil 7.7. Magnezyum kazanım verimine ve kalıntı tozdaki magnezyuma süre ve
redükleyici madde olarak % 50 Si- % 50 Al karıĢımının etkisi (1250°C).
7.1.3. Metal BileĢimine Etkisi
Metalotermik redüksiyonla gaz fazına alınan magnezyum buharı, içerisinde soğutma spirali
bulunan bir metal kılıf üzerinde kondanse edilmiĢtir. ġekil 7.8’de ve 7.9’da kondanse
edilmiĢ magnezyum metalinde demir, silisyum ve alüminyum konsantrasyonu değiĢimi
verilmektedir. Artan süreyle metaldeki demir konsantrasyonu artmıĢtır. Örneğin; Si’un
redükleyici olduğu 60. dakikada Fe,Si ve Al içerikleri sırasıyla % 0.02, % 0.49, %0.0 iken,
bu durum 240. dakikada % 0.17, 3.43 ve % 0.0 olmuĢtur. Al’un redükleyici olarak
kullanıldığı deney grubunda ise 60. dakikada Fe, Si ve Al oranları % 0.03, % 1.22 ve % 0.0
iken, bu durum 240. dakika sonunda % 0.029, % 0.82 ve % 0.0 olarak gözlenmiĢtir.
62
4,00
0,50
0,40
3,00
Si
2,50
0,30
Fe
2,00
0,20
1,50
1,00
Metalde Fe, % Ağ.
(Si Redükleyici)
Metalde Si, % Ağ.
(Si Redükleyici)
3,50
0,10
0,50
0,00
0
60
120
180
240
300
360
0,00
420
Süre, dak.
ġekil 7.8. Silisyum metal redükleyici iken metaldeki demir ve silisyum konsantrasyonunun
zamana bağlı değiĢimi (1200°C).
1,50
0,10
0,08
Si
1,00
0,06
Fe
0,75
0,04
0,50
Metalde Fe, % Ağ.
(Al Redükleyici)
Metalde Si, % Ağ.
(Al Redükleyici)
1,25
0,02
0,25
0,00
0
60
120
180
240
300
360
0,00
420
Süre, dak.
ġekil 7.9. Alüminyum metal redükleyici iken
konsantrasyonunun zamana bağlı değiĢimi (1200°C).
metaldeki
demir
ve
silisyum
Kondanse edilmiĢ magnezyum metalindeki empürite konsantrasyonları değiĢimleri Tablo
A.1’de verilmektedir.
63
8. GENEL SONUÇLAR
1. Bu çalıĢmada, kalsine dolomitten hareketle metalotermik yöntemle magnezyum metal
üretim
koĢullarının
araĢtırılması
amaçlanmıĢtır.
Dolomittin
(CaCO3.MgCO3)
kalsinasyonundan elde edilmiĢ kalsine dolomitin (CaO.MgO) redükleyici olarak Si, Al ve
Si-Al karıĢımı kullanılarak metalotermik prosesle redüksiyonuna Ģarj bileĢimi, redükleyici,
süre ve sıcaklık gibi değiĢkenlerin etkisi deneysel olarak araĢtırılmıĢ, metalik magnezyum
üretim koĢullarının optimizasyonu yapılmıĢtır.
2. Deneylerde magnezyum hammaddesi olarak kalsine dolomit (% 43 MgO, % 45.9 CaO,
% 0.56 Fe, % 0.18 Si, % 0.33 Al), redükleyici olarak Silisyum (% 99.2), Alüminyum (%
98.5) kullanılmıĢtır. ġarj karıĢımları briket haline getirilmiĢ ve alümina kayıkçık içerisine
konarak redüksiyonun gerçekleĢtiği paslanmaz çelik retort içerisine yerleĢtirilmiĢtir. Tüm
deneyler, retort içerisindeki toplam basınç maksimum 5 mbar
olacak Ģekilde
gerçekleĢtirilmiĢtir.
3. Her bir deney sonunda soğutma bölgesinde kondanse olan metal ve alümina kayıkçık
içerisindeki kalıntı toz tartılmıĢ ve metalde Fe, Si, Ca ve Na içeriğine, kalıntıda ise Mg, Fe,
Si, Ca ve Na içeriğine bakılmıĢtır.
4. Farklı süre ve redükleyici madde cinsinin redüksiyona etkilerinin incelendiği deneylerde;
kalsine dolomit, 1200 °C sıcaklıkta, redükleyici madde olarak kullanılan Silisyum (% 99.2),
Alüminyum (% 98.5) ve Silisyum-Alüminyum karıĢımı 0-360 dakikalık sürelerde
redüklenmiĢtir. Redüksiyon süresinin 60 dakika olduğu Ģartlarda kalıntıdaki magnezyum
miktarları sırasıyla % 4, 5.43 ve 4.85 olurken, bu miktarlar 240 dakika sonunda % 3.03,
3.70 ve 1.66 olarak ölçülmüĢtür. Silisyum ile yapılan deneylerdeki kalıntı tozun X ıĢını
difraktometresinde Ca2SiO4 ve bir miktarda CaO ve MgO saptanmıĢtır.
5. Redüksiyon süresinin 60 dakika ve redükleyici madde olarak Silisyum, Alüminyum ve
Silisyum-Alüminyum karıĢımı redükleyici olduğu Ģartlarda magnezyumun metalik hale
geçiĢ verimleri % 81, 80 ve 82.3 olurken, bu değerler silisyum için 360. dakika sonunda %
95.87, alüminyum için 300 dakika sonunda % 87.4, Si-Al karıĢımı içinde 240 dakika
sonunda % 94 seviyelerine ulaĢmıĢtır.
64
6. Sıcaklığın ve redükleyici madde cinsinin redüksiyona olan etkisini incelenmek amacıyla
yapılan deneylerde % 100 Si, % 75 Si-% 25 Al, % 50 Si-% 50 Al, % 25 Si-% 75 Al, % 100
Al
olmak
üzere
1250
°C
sıcalıkta
redüklenmiĢtir.
Kalıntıdaki
magnezyum
konsantrasyonlarını sırasıyla % 2.34, 3.15, 1.68, 3.04 ve 2.28’e olduğu belirlenmiĢtir. Bu
Ģartlarda magnezyum kazanım verimi sırasıyla % 91.85, 90.3, 94, 89 ve 92.11 olarak
hesaplanmıĢtır.
65
KAYNAKLAR
[1] Magnesium Technology, “Proceedings of London Conference, Institute of Metals”,
November 1986, sf. 7-17.
[2]
Ricketts, N., 2000. “Mg Information”,
http://members.tripod.com
The
[3]
Komessaroff, M., 2001. “Many hands make light metal”, MBM, pp. 58-61.
Magnesium
Home
Page,
[4] Buchanan, S., 2000. “Magnesium geared up for growth”, MBM, pp. 48-53.
[5]
Kramer, D. A., 2003. “Magnesium
http://minerals.usgs.gov/minerals
[6]
http://www.metalprices.com, 2003.
in
the
fourth
quarter
2003”,
[7] Gürcan, H., 2001. “Madencilik Özel Ġhtisas Komisyonu Raporu”, Sekizinci BeĢ Yıllık
Kalkınma Planı, http://www.mta.gov.tr
[8] Emley, E. F., 1966. “Principles of Magnesium Technology” Pergamon Press, London.
[9]
Kramer, D. A., 1998. “Magnesium”, http://www.usgs.com
[10] Kramer, D. A., 2003. “Magnesium its alloys and compounds”, US Geological Survey
Openfile Report 01-341, 2001.
[11] Tekneci, Z., 1974. “Dolomitin Endüstriyel Tatbikatı”, Bitirme Ödevi, ĠTÜ, Kimya
Metalurji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Ġstanbul.
[12] Gediklioğlu, A.E., 1994. “KireçtaĢı ve Dolomitlerin Tremal Bozunma Kinetiğinin
Ġncelenmesi”, Master Tezi, Ġstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri
Enstitüsü, Ġstanbul.
[13] Friedman, H., 1999. “Dolomite”, The Mineral and Gemstone Kingdom,
http://www.minerals.net
66
[14] http://courses.yahoo.com/course/expapmet
[15]
Bor, F.Y., 1989. “Hidroksitlerin AyrıĢması-Dehidratasyon”, Ekstraktif metalurji
Prensipleri, Kısım II, pp. 272-277, Teknik Üniversite Matbaası, GümüĢsuyu.
[16] Avedesian, M. ve Baker, H., 1999. “Magnesium and Magnesium Alloys”, Materials
Park, OH:ASM International.
[17] Pitaru, R.E., Yosef, O.B., Kitaigorodsky Y., 2003, Prof Dr. Onuralp Yücel, KiĢisel
görüĢme.
[18] Millbank, P., 2000, “Magnola moves mountains to enter magnesium market”, MBM,
sf. 54-57.
[19] http://www.austmg.com
[20] Moschel, W., Seliger H. Ve Suchy R., “Raw Materials and Production” Technology
of Magnesium, pp. 1-17.
[21] Pidgeon, L.M., Patent Nr. CA 1943 2330143, “Method and Apparatus for Producing
Magnesium”, http://patft.uspto.gov
[22] Bor, F.Y., 1989. “Metallerde Redüksiyon”, Ekstraktif Metalurji Prensipleri, Kısım II,
pp.510-519, Teknik Üniversite Matbaası, GümüĢsuyu, Ġstanbul.
[23] Habashi, F., 1997, Principles of extractive metallurgy, Vol. 3, Wiley-VCH.
[24] Pidgeon, L.M., Alexandar, W.A., 1944. “Thermal Production of Magnesium-Pilot
Plant Studies on the Retort, Ferrosilicon Process”, AIME, Vol:159.
[25]
Matsushıma,T., Odajıma, T., Tsurukı, J., Yoshıda, Y., Patent Nr. JP 1977
4015978, “Method for Production of Magnesium-Containing Briquets and
Magnesium”, http://patft.uspto.gov
[26]
Volsky, A., Sergıevskaya, E., 1978. “Basic Theory of the
Metallothermic
Manufacture of Metals”, Theory of Metallurgical Processes, pp.252-290, MIR
Publishers, Moscow.
[27] Moore, J.J., Chemical Metallurgy, pp. 241-242, Butterworth and Co.
London.
Publishers,
[28] Bale, C. W., A. D. Pelton, and W. T. Thompson, FactSage 5.2, Thermochemical
Software for Windows.TM Montereal, Quebec: Thermfact Ltd., 2002.
67
[29] Pidgeon, L.M., Toguri J.M., 1961, “Thermal Reduction of Magnesium Oxide with
Silicon”, Canadian Journal of Chemistry, Vol. 39, pp.540.
[30] Pidgeon, L.M., Toguri J.M., 1962, “Thermal Reduction of Calcined
Silicon”, Canadian Journal of Chemistry, Vol. 40, pp.1769.
Dolomite with
[31] Morsi, I.M., El-Barawy, M.B., Morsi, M.B. and Gawad Abdel, 2001, “Effect of
CaO/CaF2 Addition on Magnesium Production from Dolomite Ore by the
Silicothermic Reduction Process”, Transactions of Indian Institute of Metals,
Vol. 54, No.5, pp. 199-210.
[32] Robert E. Brown, Magnesium Monthly Review, Prattville, Alabama, 2004,
“History of Magnesium Production by Silicothermic Process”
[33] IMA Annual Conference Berlin 22-24.05.2005, “Magnesium supply and Demand
2004”
[34] Devlet Ġstatistik Enstitüsü, 2005
[35] Yiğit, S., Yüksek Lisans Tezi, Nisan 2004, “ Kalsine Dolomitten Silikotermik
Redüksiyon ile Magnezyum Metal Üretimi ”
68
Tablo A.1. Redükleyici Madde Cinsine ve Sıcaklığa Bağlı Olarak Yapılan Deneylerin Sonuçları (Maksimum 5 mbar)
Süre
(dak.)
60
120
180
240
300
360
71.11
71.12
71.13
71.14
71.15
60
120
180
240
300
69
71.5
71.6
71.7
71.8
71.9
71.10
Ağırlık
(g)
Fe
Na
Si
Ca
Al
3,1
2,9
3,5
3,4
3,4
3,5
0,02
0,023
0,025
0,17
0,18
0,2
0,07
0,063
0,04
0,033
0,03
0,029
0,49
0,28
1,78
3,43
3,45
3,47
0,075
0,07
0,052
0,037
0,03
0,028
-
Mg
Kazanım
Verimi
(%)
81
84
87
88,7
95
95,87
2,8
3
3,1
2,9
3,2
0,04
0,03
0,030
0,025
0,02
0,02
0,017
0,012
0,01
0,01
1,22
1,20
1,18
0,99
0,95
0,27
0,74
0,75
1,1
1,14
-
80
83,4
86,4
86,4
87,4
Mg Metali
% BileĢim
69
EKLER
Deney No
ġarj
BileĢimi
K.D. + 100 % Si
(g)
20
20
20
20
20
20
K.D. + 100 % Al
(g)
20
20
20
20
20
Tablo A.1. Redükleyici Madde Cinsine ve Sıcaklığa Bağlı Olarak Yapılan Deneylerin Sonuçları (Maksimum 5 mbar) – devam
Deney No
Süre
(dak.)
ġarj
BileĢimi
K.D. + 50 % Al + 50 % Si
(g) (1250°C)
Mg Metali
% BileĢim
Ağırlık
(g)
Fe
Na
Si
Ca
Al
Mg
Kazanım
Verimi
(%)
70
71.16
71.17
71.18
71.19
60
120
180
240
20
20
20
20
K.D. + 0 % Al + 100 % Si
(g) (1250°C)
2,7
2,8
2,9
2,95
0,02
0,018
0,016
0,02
0,007
0,008
0,012
0,02
0,81
0,78
0,64
0,42
0,054
0,06
0,08
0,116
-
82,3
90
94
94
71.20
180
20
K.D. + 25 % Al + 75 % Si
(g) (1250°C)
2,9
0,03
0,054
0,18
0,037
-
91,85
71.21
180
20
K.D. + 75 % Al + 25 % Si
(g) (1250°C)
2,7
0,001
0,001
0,43
0,031
-
90,3
71.22
180
20
K.D. + 100 % Al + 0 % Si
(g) (1250°C)
3,1
0,07
0,001
0,43
0,078
-
89
71.23
180
20
3
-
0,007
0,0042
0,05
-
92,11
70
Tablo A.2. Redükleyici Madde Cinsine ve Sıcaklığa Bağlı Olarak Yapılan Deneylerin
Sonuçları (Maksimum 5 mbar)
Deney No
71.5
71.6
71.7
71.8
71.9
71.10
71.11
71.12
71.13
71.14
71.15
71.16
71.17
71.18
71.19
71.20
71.21
71.22
71.23
Ağırlık
(g)
24,3
23,3
24,6
19,59
21,1
21,5
21,1
20,8
20
20,5
20,6
19,871
19,946
19,595
19,401
19,5
19,6
19,3
19,2
Fe
3,20
3,18
1,15
0,91
0,90
0,89
0,49
0,30
0,35
0,32
0,3
0,42
0,3
0,25
0,22
0,23
0,001
0,07
0,26
Na
0,07
0,06
0,04
0,033
0,03
0,03
0,017
0,015
0,015
0,012
0,011
0,008
0,011
0,013
0,017
0,012
0,017
0,011
0,011
Kalıntı Toz
% BileĢim
SiO2
Al
32,76
28,31
28,56
29,07
28,97
28,95
0,01
0,013
0,015
0,025
0,03
22,1
19,11
16,99
14,74
28,84
18,87
7,64
0,06
71
Ca
38,26
39,86
43,64
48,67
48,9
49,01
40,50
39,91
40,31
41,19
41,45
17,65
20,16
24,07
37,73
44,72
54,49
49,12
42,65
Mg
4
3,91
3,27
3,03
1,53
1,2
5,43
4,53
3,92
3,7
2,29
4,85
2,84
1,68
1,66
2,34
3,15
3,04
2,28
ġekil A.1. Al metali redükleyici iken kalıntının X-ıĢınları difraksiyon analizi.
ġekil A.2. Si-Al karıĢımı redükleyici iken kalıntının X-ıĢınları difraksiyon analizi.
72
ÖZGEÇMĠġ
1979 yılında Antalya’da doğmuĢtur. 1997 yılında Antalya Anadolu Lisesinden mezun
olmuĢtur. 2003 yılında Ġstanbul Teknik Üniversitesi Kimya-Metalurji Fakültesi Metalurji ve
Malzeme Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini tamamlamıĢ, aynı yıl Ġstanbul Teknik
Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde
Üretim Metalurjisi ve Teknolojileri Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimine
baĢlamıĢtır. Yüksek lisans eğitimini 2005 yılında bitirme durumundadır.
73
Download