Kur`ân`ı Kerîm`e Göre Kabir Azabı Var mı?

advertisement
 Kur’ân’ı Kerîm’e Göre Kabir Azabı Var mı? ×××
Gayb alemi insanların akıl ve duyularının dışında kalan bir varlık alanıdır. Ancak insanoğlu yaratılışının bir gereği olarak, bilinmeyen ve görünmeyen bu alana ilgi duymuş ve bunun sonucunda
farklı gayb telakkileri ortaya çıkmıştır. Kur’an’ı Kerim’de gaybın
bilgisinin sadece Allah katında olduğu, ancak Allah’ın dilediği kadarını insanlara bildireceği beyan edilmektedir.1 İnsanın ölümüyle
başlayıp mahşerdeki dirilişe kadar devam edecek olan kabir hayatı,
1
Neml 27/65; Âl-i İmrân 3/179; Cin 72/26-27.
Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi Cilt 10, Sayı 1, 2010 ss. 295‐288. Mehmet Okuyan Etüt Yayınları, Samsun 2007, 485 s. db 10/1 TANITIM VE ELEŞTİRİ YAZILARI gayb alemi içerisinde değerlendirilen konulardan bir tanesidir. Tamamen gayb alemine taalluk eden bu konuda İbn Kayyim elCevziyye, İbn Receb, Suyuti gibi alimler müstakil eserler telif etmişler, İbn Teymiyye, Gazâlî, Taftazânî ve İbn Hazm gibi alimlerde bu
konuya eserlerinde değinmişlerdir.
Kabir hayatının mahiyeti, ruhun konumu, kabirde sorgulanma,
azap görme, mükafatlanma, azap veya mükafatın bedeni veya ruhi
oluşu gibi konularda İslam alimleri değişik görüşler ileri sürmüşlerdir. Bu görüşleri kabir azabını kabul edenler ve etmeyenler olmak
üzere iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Hâriciler, bir
kısım Mutezile ve Şia bilgini istisna edilecek olursa kelamcıların
büyük çoğunluğu kabir hayatında azabın vuku bulacağı konusunda
hemfikirdirler. Tanıtımını yapmaya çalıştığımız “Kur’ân’ı Kerîm’e
Göre Kabir Azabı Var mı?” başlıklı bu eserde âlimlerin kabir azabına
delil saydığı ayet, hadis ve rüyalar detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Müellif Okuyan, eserinde, İslam tarihinde bu konuda ortaya konan
yaklaşımları ele alıp Kur’an’ın ilkeleri ve mantığı çerçevesinde kriti296| db ğe tabi tutmuş ve sonuçta iddia edildiği gibi kabir azabının olmadığına, azabın kıyametin kopmasını müteakip gerçekleşecek olan
hesaptan sonra olacağına kani olmuştur.
İslam geleneğinde Eş’arî, Nesefi, Taftazânî, Gazalî, İbn Hazm,
İbn KayyimHata! Yer işareti tanımlanmamış. el-Cevziyye,
Suyuti, Kadı Abdulcebbâr gibi alimler kabir azabının varlığını kabul
etmişler ve bu görüşlerine Kur’an’dan ve Hadis’ten birçok deliller
getirmişlerdir. En‘âm 6/93, Tevbe 9/101, Meryem 19/15, Tâhâ
20/124, Secde 32/21, Mü’min 40/11, 46, Câsiye 45/21, Tûr 52/4547, Vâkı‘a 56/83-96, Nûh 71/25, Fecr 89/27-30, Tekâsür 108/1-8
ayetler, alimlerin kabir azabına delil gösterdikleri başlıca ayetlerdir.
Müellife göre kabir azabına delil sayılan bu âyetler, aslında böyle
bir azabın delili olabilecek konumda değillerdir. Bunlardan en
önemlileri Mü’min 46 ve Secde 21’dir. Mü’min 46’da “sabah-akşam
ateşe sunulma” işleminden maksat, dünyada iken onlara yapılan
nasihatler olabilir. Zira, dindarlar sabah-akşam onlara özendirme,
yani teşvik; sakındırma, yani korkutma anlamında hatırlatmalarda
bulunduklarında ve onları Allah’ın azabıyla korkuttuklarında da
onlara ateş arz olunmuş oluyordu zaten. Buradaki ateşe sunulma,
onların iktidarı kaybetme, kıtlık, felaket gibi dünyada uğratıldıkları
çeşitli sıkıntılar anlamına gelmektedir. Secde 21’deki “yakın azap”
da insanlar gerçeğe geri dönsünler diye onlara sunulan çeşitli dünyevi sıkıntılardır (s. 446). Müellif kabir azabına delil gösterilen di-
DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 10 SAYI 1 TANITIM VE ELEŞTİRİ YAZILARI ğer ayetleri de mukayeseli bir şekilde incelemiş ve gerek ayetlerin
mefhumundan gerekse müfessirlerin bu ayetlerin kabir azabına
delaletleri noktasındaki ihtilaflarından hareketle Müslümanların
zihninde çok önemli bir yer işgal eden kabir azabının, önyargılı bir
bakış açısıyla ve zorlama te’villerle ispatlanmaya çalışıldığını savunmuştur (ss. 171-215)
Yukarıda da belirttiğimiz gibi İslam alimleri Kur’an’daki ayetlerin kabir azabına delaletlerindeki zannîlik dolayısıyla bu konuda en
sağlam delilleri hadislerden getirmişlerdir. Müellif tamamen gaybi
alana delalet eden kabir azabı hakkında, hadislerden getirilen delilleri vermeden önce “Hz. Peygamber ve Gayb” adlı bir başlık açmış
ve gaybı sadece Yüce Allah’ın bildiğini, Hz. Peygamber’in gaybı
bilemiyeceğini, Peygamber’e bildirilen gaybın sadece vahiyle sınırlı
olduğunu ve bu konuda Peygamber’e söz söyletmenin Peygamber’e
yönelik aşırı yüceltmeci anlayışın ürünü olduğunu ifade etmiştir (ss.
244-259). Âlimlerin, kabir azabı hakkındaki rivayetlerin manen
mütevatir oldukları iddiasına Kırbaşoğlu’nun Hadis Metodolojisi2
adlı eserinden uzun bir alıntı yaparak cevap veren müellif,
db | 297 mütevatir kavramının içinin ne ile dolu olduğunun belli olmadığını,
hadisleri kabul etmede tek kriterin Kur’an’a arz olduğunu, hadisleri
esas alıp Kur’an’ı değil, Kur’an’ı esas alıp hadisleri değerlendirmek
gerektiğini vurgulamıştır (ss. 260-267). Bu noktada İmam-ı A’zam
Ebû Hanîfe’nin rivayetlere yaklaşım tarzını3 örnek veren müellif bu
noktada referansının Ebû Hanife olduğunu belirtmiştir (ss. 267269). Bunun ardından müellif kabir azabına delil getirilen hadisleri
ele almış ve bu rivayetlerin çelişkilerle dolu olduğunu, Kur’an’a
uygun olmadığını ve dolayısıyla kabir azabına delil olamayacaklarını ileri sürmüştür (ss. 218-297)
Kabir azabını kabul eden âlimlerin ayet ve hadislerin yanında
ileri sürdükleri diğer bir delil de kabir azabının varlığına dair nakledilen rüyalardır. Rüyalarında, ölen yakınlarının hallerini gören
kişilerden nakledilen rivayetlerden birkaç örnek veren müellif böyle
önemli bir konuda rüyaları delil olmak için yeterli görmemektedir
(ss. 301-304).
2
3
Hayri Kırbaşoğlu, Alternatif Hadis Metodolojisi, Ankara Okulu Yayınları, Ankara
2004, s. 103-104.
Nu‘mân b. Sâbit, İmam-ı A‘zam Ebû Hanîfe, el-‘Âlim ve’l-Müte‘allim, tercüme: Mustafa
Öz, İstanbul, 2002, 24-25.
DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 10 SAYI 1 TANITIM VE ELEŞTİRİ YAZILARI Müellifin eserinde önemle vurguladığı hususlardan biri de
Kur’an’da hayatın dünya ve ahiret hayatı olmak üzere ikiye ayrıldığı
ve üçüncü bir hayattan bahsedilmediği, eğer kabir azabını kabul
edersek bunun üçüncü bir hayat anlamına geleceği, bunun da
Kur’ânî açıdan sağlıklı bir yaklaşım olmayacağıdır. Müellif, ölen için
saatin durdurulduğunu, ruhların Allah katında olduğunu, kıyamette
sûra üfürülmesiyle ruhların bedenlere dönerek diriltileceklerini ve
bu aşamadan sonra hesabın başlayacağını iddia etmektedir (s.
469).
Müellifin eserinde detaylı bir şekilde üzerinde durduğu diğer
bir konu da kıyametin kopmasıyla başlayan âhiret süreci hakkındaki
değerlendirmelerdir. Müellif Kur’an’da ahiret ile alakalı ayetleri
tasnif ederek ahiret sürecini; diriltilme, toplanma, Allah’ın huzuruna çıkartılma, bilgilendirilme, sorgulanma, yargılanma, mükafat
verilme veya azap edilme şeklinde yedi safhada değerlendirmiştir.
Bu bölümde Kur’an’da ahiret süreci ile alakalı kelimeleri sistematik
bir şekilde tahlil eden müellif sorgulanma aşamasında Peygamber298| db lerin ve meleklerin sorgulanmasını ve bu sorgulamanın anlamını,
yargılanma aşamasında suçluların amel defterleri hakkındaki değerlendirmelerini, pişmanlıklarını, itiraflarını, cehennemliklerin birbirlerini suçlamalarını ve Allah’tan birbirleri hakkında azap artırım
isteklerini ayetler ışığında açıklamıştır. Yargılanma aşamasından
sonra cennet ve cehennem hayatının başlayacağını ve cennet cehennemin de o zaman faaliyete geçeceğini belirtmiştir (ss. 320441).
Özetle müellif bu çalışmasında, gaybi alana taalluk eden kabir
azabı gibi ihtilaflı bir meseleye farklı bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır. Eserde kabir azabı hakkında gelenekte ortaya çıkan görüşler ve
bu görüşlere Kur’an’dan ve Hadis’ten getirilen deliller incelenmiş,
Kur’an zaviyesinden bakıldığında bu delillerin kabir azabının var
olduğunu söylemek için yeterli olmadığı, azap ve mükafatın yeniden dirilme ile başlayan kıyamet gününden sonra olacağı ifade
edilmiştir. Ciddi emek sarfedilen bu çalışmanın, bu alanda ülkemizde yapılan diğer çalışmalara önemli katkılar sağlayacağını düşünmekteyiz.
Ahmet YAZICI
OMÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü
[email protected]
DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 10 SAYI 1 TANITIM VE ELEŞTİRİ YAZILARI ×××
db | 299 DİNBİLİMLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMA DERGİSİ CİLT 10 SAYI 1 
Download