diş eti büyümesine neden olan ilaçlar ve tedavileri

advertisement
ŞT.C.
EGE ÜNİVERSİTESİ
TIP FAKÜLTESİ
FARMAKOLOJİ ANABİLİM DALI
DİŞ ETİ BÜYÜMESİNE NEDEN OLAN İLAÇLAR
VE
TEDAVİLERİ
BİTİRME TEZİ
Stj.Diş Hekimi Gülçin SARI
Danışman Öğretim Üyesi: Doç. Dr. Murat OLUKMAN
İZMİR-2013
ÖNSÖZ
Tezimi hazırlamamda değerli zamanını benden esirgemeyen sayın hocam
Doç. Dr. Murat OLUKMAN’a, tezim için uykusundan ödün veren dostum Mustafa
YANĞA’ya ve hayatım boyunca beni sevgisinden, sabrından mahrum bırakmayan
bu süreçte hep destek olan annem Aysel ASLAN’a teşekkürlerimi borç bilirim.
İzmir - 2013
Stj. Diş Hekimi Gülçin SARI
İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ ........................................................................................................................
1.GİRİŞ ........................................................................................................................
2.SAĞLIKLI DİŞETİ NASIL OLMALI ?................................................................. 2
2.1.Dişeti Büyümesi Nedir? .................................................................................. 2
2.2.Dişeti Büyümesine Neden Olan Faktörler Nelerdir? ...................................... 3
3.DİŞETİ BÜYÜMESİNE NEDEN OLAN İLAÇLAR ............................................ 4
3.1.İmmunsüpresanlar ........................................................................................... 5
3.1.1. Siklosporin-A (CsA): .............................................................................. 5
3.2.Antikonvülzanlar ............................................................................................. 6
3.2.1.Fenitoin .................................................................................................... 6
3.2.2. Fenitoin Kullanımına Bağlı Dişeti Büyümesinin Klinik Özellikleri ...... 7
3.2.3.Kalsiyum Kanal Blokerleri ...................................................................... 8
3.2.4.Nifedipin Kullanımına Bağlı Dişeti Büyümesinin Klinik Özellikleri ... 11
3.2.5. İlaca Bağlı Dişeti Büyümelerinin Histopatolojik Özellikleri ............... 12
4.İLACA BAĞLI DİŞETİ BÜYÜMESİNİN RİSK FAKTÖRLERİ ....................... 13
4.1.Cinsiyete Bağlı Faktörler............................................................................... 13
4.2.Periodontal Faktörler ..................................................................................... 14
4.3. Plağın Rolü ................................................................................................... 15
4.4.İlaca Bağlı Dişeti Bağ Dokusu Homeostazındaki Değişiklikler ................... 18
4.4.1.Fenitoin ile yapılan çalışmalar ............................................................... 18
4.4.2.Siklosporin ile yapılan çalışmalar .......................................................... 19
4.4.3.Kalsiyum kanal blokerleri ile yapılan çalışmalar .................................. 21
4.4.4.Büyüme Faktörlerinin Rolü ................................................................... 22
4.4.5.Siklosporin ile yapılan çalışmalar .......................................................... 23
4.4.6.Fenitoin ve Kalsiyum Kanal Blokerleri ile Yapılan Çalışmalar ............ 23
4.4.7. İlaca Bağlı Faktörler ............................................................................. 24
5.İLAÇLARIN FARMAKOKİNETİĞİ................................................................... 25
5.1.Siklosporin ile Yapılan Çalışmalar................................................................ 25
5.2.Fenitoin ile Yapılan Çalışmalar ..................................................................... 26
5.3.Kalsiyum Kanal Blokerleri ile yapılan çalışmalar ........................................ 26
5.4.İlaçların Farmakodinamiği ............................................................................ 27
5.5.Kombine İlaç Kullanımı ................................................................................ 27
5.6.Genetik Faktör ............................................................................................... 27
5.6.1.Siklosporin ile Yapılan Çalışmalar ........................................................ 28
5.6.2.Fenitoin ile Yapılan Çalışmalar: ............................................................ 28
5.6.3.Kalsiyum Kanal Blokerleri ile Yapılan Çalışmalar: .............................. 29
6. TEDAVİ ............................................................................................................... 29
6.1.Konservatif tedavi ...................................................................................... 30
6.2.Cerrahi periodontal tedavi ............................................................................. 32
6.3.Tedavi sonuçları ve tekrar oranı .................................................................... 33
7.SONUÇ ................................................................................................................. 34
8. KAYNAKÇA ....................................................................................................... 39
ÖZGEÇMİŞ .................................................................................................................
4
1.GİRİŞ
Dişeti büyümeleri, günümüzde önemli bir sorundur. Hem sağlık hem de estetik
açısından problemler oluşturur. Etiyolojik kökenlerine ve patolojik geçmişlerine
bakarsak klinikte oldukça değişik tiplerde dişeti büyümesiyle karşılaşırız. Dişeti
büyümesine neden olan çeşitli faktörler vardır. Dişeti büyümesi daha çok dental
plağın neden olduğu enflamasyon sonucu ve ilaç kullanımına bağlı olarak ortaya
çıkar (1).
Bu kategorideki ilaçlar 3 ana gruba ayrılırlar. Bahsi geçen ilaçlar
immunsüpresanlar, antikonvülzanlar ve kalsiyum kanal blokerleridir. Kısaca bu
ilaçlara değinecek olursak:
İmmunsüpresanlar organ nakli yapılan hastalarda organ reddini önlemek için
kullanıldığı gibi sistemik lupus eritematosis, hemolitik anemi tedavisinde de
kullanılırlar.
Antikonvülzanlar, epilepsi ve diğer konvülsiyonla seyreden hastalıkların
tedavisinde kulanılırlar. Epilepsi terimi motor duysal, otonom ve fiziksel orijinli ani
nöbetler şeklinde gelişen, SSS kaynaklı bir grup bozukluğu tanımlar (2).
Kalsiyum kanal blokerleri ise hipertansiyonu düzenlerler. Bu ilaçlarla dişeti
fibroblastları arasında açıkça görülebilen bir etkileşim vardır. Bu etkileşim
dişetindeki iltihaplanma ile daha da artar.
Bu 3 grup ilaca ilaveten malign hastalıkların tedavisinde kullanılan
kemoterapötik
ve
antineoplastik
maddelerin
de
dişeti
büyümesi
yaptığı
kanıtlanmıştır. Sınıflandırmak gerekirse bunlar; alkilleyici maddeler (Siklofosfamid,
Klorambasil ve Mekloretamin), antimetabolitler (Folik Asit, Purin, Primidin) ve
doğal ürünlerdir (vinka alkaloidleri, bazı antibiyotikler, enzimler).
Dişeti büyümesi yapan diğer bir neden ise hormonlardır. Dişeti büyümesi
overler tarafından kontrol edilen seks hormonlarındaki değişikliklere, gonadlara ait
cinsiyet hormonlarının düzeyine ve oral kontraseptif kullanımına bağlı olarak
görülebilir (2).
İlaca bağlı dişeti büyümeleri günümüzde önemli bir problemdir. Bu durum
hekimin hastaya uygulayacağı tedavinin başarısına engel olmaktadır. Periodontal
tedavi görmüş vakalarda bir süre sonra dişeti büyümesinin tekrarladığı görülmüştür.
Hastalar ilacı bıraktıkları takdirde durumun düzeldiği görülmesine rağmen çoğu
zaman hastalardan ilacı bırakması istenemez. Hastalar çeşitli nedenlerle bu ilaçları
kullanmak zorunda kalırlar. Hastalara, dişeti büyümesi yapan bu ilaçların yerine
alternatif ilaçlar sunulamayabilir. Bu ise hekimin uygulayacağı tedavi şeklini ve
süresini etkiler.
Bu tezin amacı periodontal dokular üzerine sistemik yolu kullanarak etki eden
ilaçları incelerken, bu ilaçların farmakokinetik ve farmakodinamik özelliklerini
gözden geçirmektir. Literatürlere bakıldığında birçok ilacın periodontal dokuları ve
periodontal hastalığın ilerlemesini etkilediği görülmektedir. Sağlıklı ve hastalıklı
yapıyı birbirinden ayırt edebilmek bu aşamada önemlidir. Bu yüzden ilaçların
olumsuz etkilerine değinmeden önce, sağlıklı dişetinin özelliklerini ele alacağız.
6
2.SAĞLIKLI DİŞETİ NASIL OLMALI ?
Resim 1: Sağlıklı dişetinin görünümü
Sağlıklı dişetinin klinik görünümüne bakacak olursak; açık pembe renginde ve
yüzeyi portakal kabuğu görünümündedir. Dişleri kök başlangıcından saran ve diş
kurvatürünü takip eden sınırlara sahiptir. Enflamasyonun hiçbir belirtisi sağlıklı
dişetinde görülmez. Örneğin aşırı kırmızı renkte olan bir dişeti sağlıklı olamaz.
Sağlıklı olan dişeti doğru tarzda fırçalama ve diş ipi kullanımı sırasında kanamaz.
Kıvamı serttir. Sağlıklı dişeti rengi, kıvamı ve diş eti kenarının dantel tarzında
olmasıyla hastalıklı dişetinden ayrılır. Sağlıklı dişetinde interdental papil daha sıkıdır
ve hekimin plak kontrolü amacıyla yaptığı işlemler esnasında kanamaz (örneğin
periodontal sond ile yapılan ölçümler) (3).
2.1.Dişeti Büyümesi Nedir?
Çeşitli nedenlerden dolayı dişeti boyutunda değişiklikler meydana gelebilir.
Dişeti büyümesi, dişeti boyutundaki artışı ve dişeti konturlarının değişimini ifade
eder.
Bu artışın sebebi bazen bir enflamasyon olabildiği gibi bazen de kronik
irritasyona bağlı olarak dişeti fibrilizasyonunun artmasıdır (3). Enflame bölgeye
gelen enflamatuar hücreler dişeti boyutunu artırır. Olay kronikleştikçe, dişetindeki
2
kollagen fibril sayısı da artar ve diş eti büyür. Puberte, hamilelik, ağızdan nefes alma
gibi nedenler dokularda enflamasyon oluşumunu kolaylaştırarak, dişeti büyümesine
zemin hazırlarlar.
2.2.Dişeti Büyümesine Neden Olan Faktörler Nelerdir?
Dişeti büyümesinin kaynağını bulabilmek için diğer etkenleri de bilmek ve
bunlar arasından tanı koymak gerekir. Bu etkenler:
*Enflamatuar Büyüme
-kronik
-akut
*Enflame Olmayan Büyüme
-ilaca bağlı
-ailesel, hiperplastik
*Kombine Büyüme
*Bakteriel Plak ve Diğer Faktörler
-hormonal büyüme
-lösemik büyüme
-vitamin c eks. Bağlı büyüme
-nonspesifik büyüme(pyojenik granulom)
3
3.DİŞETİ BÜYÜMESİNE NEDEN OLAN İLAÇLAR
Tablo 1: Dişeti büyümesine neden olan ilaçların jenerik ve ticari isimleri
4
3.1.İmmunsüpresanlar
İmmunsüpresanlar vücudun immun sistemini ve iltihaba karşı yanıtını etkiler. Böylece
periodontal dokular üzerindeki bakteri plağının etkisini değiştirmiş olurlar. Sonuç olarak bu
ilaçlar gingivanın aşırı büyümesi gibi periodontal dokular üzerinde istenmeyen etkiler
yaparlar (4).
3.1.1. Siklosporin-A (CsA):
Resim 2: Siklosporin-A sınıfından bir ilaç; Panosporin 25
Borel ve ark. tarafından 1976 yılında bulunan bir ilaçtır. Siklosporin sonucu
oluşan dişeti hiperplazisi diş hekimliği kaynaklarında ilk olarak 1983’de RateitschakPlus ve ark tarafından belirtilmiştir. Siklosporin; Klindokarpon, Lusidum ve
Trikoderma türlerinin fermantasyonu ile oluşan bir mantar metabolitidir. Önceleri
antifungal olarak kullanılmıştır ancak antibiyotik aktivitesi yetersiz görülmüştür.
CsA ‘ya bağlı dişeti büyüme sıklığı %8-70 arasında değişmektedir (5).
İmmunsüpresan grubunda yer alan bu ilaç, multiple skleroz, organ nakli yapılan
hastalar, sistemik lupus eritematozus, malaria, romatoid artrit, psoriazis ve diğer
immulojik hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır (6).
İlaçların sebep olduğu dişeti büyümesinin klinik görünümü neredeyse tüm
ilaçlar için aynıdır ve birbirlerinden ayırt edilemezler. Sadece Siklosporin’e bağlı
dişeti büyümesi farklıdır. İncelendiğinde lobüller ve onların üzerinde papiller tarzda
5
büyümelerin olduğu belirtilmiştir (7). Bu büyüme, öncelikle interdental papilin
büyümesi şeklinde başlar. Dişeti büyümesi dişlerin anterior bölümlerinde daha
belirgindir. Bu doku büyümesi fizyolojik boyuttaki dişeti oluğunu derinleştirir ve
yalancı cep oluşumuna sebep olur. Kötü ağız hijyeni bu cepleri daha da derinleştirir.
Bazı olgularda dişeti büyümesi hastaların yemek yemesini ve konuşmasını kısıtlar.
Estetik olarak da kötü görünür (8).
3.2.Antikonvülzanlar
Hemen hemen tüm antiepileptik ilaçlar lökopeni, nötropeni, trombositopeni,
agranülositoz veya aplastik anemi ile sonuçlanan değişik derecelerde kemikiliği
depresyonu yaparlar. Bu ilaçlarla hematolojik hastalıkların ortaya çıkma insidansı
düşüktür. Ancak akyuvar fonksiyonlarının herhangi bir şekilde bozulması
periodontal dokuların hasarı ile sonuçlanır. Bu nedenle antikonvülzan kullanan
hastaların düzenli olarak kan laboratuar muayeneleri istenmelidir (9).
3.2.1.Fenitoin
Resim 3: Phenytoin Awd
6
Fenitoin sodyum, epilepsinin tedavisinde kullanılan major bir ilaçtır. 1938
yılında tedavi seçeneklerine girmiş ve 1939 yılında da gingival hiperplaziye neden
olduğu saptanmıştır. Fenitoin’in neden olduğu dişeti büyümesi hastalarda %50
civarında görülmüştür. Bu oran 13-14 yaş grubunda daha da artmıştır (10).
Bu antikonvülzanın etkisi beyin korteksinde sinir blokajıdır. Uzun dönem
kullanımı kemik patolojilerine neden olur. Kemik üzerindeki etkisi, parathormon
inhibisyonu sonucu kemikten
mobilizasyonunu sağlaması ve kemikte
osteoporoza neden olmasıdır. Bilinen yan etkilerinden biri dişeti büyümesidir. Bunun
yanında sinir sistemi, kan, kemik, deri, karaciğer, endokrin sistem ve immun sistem
üzerinde de yan etkileri vardır (3). Fenitoin epilepsi hastalığındaki grandmal ve petit
mal nöbetlerini ortadan kaldırmak ya da önlemek için kulanılır. Fenitoin ve
Fenobarbital hipokalsemi, riketsiai osteomalasi, nörolojik bozukluk ve depresyon
tedavisinde de kullanılır (11).
3.2.2. Fenitoin Kullanımına Bağlı Dişeti Büyümesinin Klinik
Özellikleri
Klinik olarak dişeti büyümesi dişler arasındaki papilladan diffüz şekilde başlar.
Dişeti noduler görünümdedir fakat rengi ( mercan pempesi ile koyu mavi kırmızı )
iltihap infiltrasyonuna göre değişir. Dişeti büyümesi fibröz doku artışıyla başlar ve
sekonder olarak enfekte olur ya da enflamasyonla başlar sekonder olarak fibrozis
gelişir. Enflamasyona bağlı değilse görünüm dut şeklinde, açık pembe renkli,
resilient, sıkı, kanamaya eğilimi olmayan lobuler tarzdadır. Fenitoin’e bağlı
büyümeye enflamatuar değişiklikler eklenebilir. O zaman kırmızı, mavimsi-kırmızı
renk değişimi olur lobuler yapılı görünüm kaybolur, kanmaya eğilim artar (12).
Fenitoin tedavisinin bu yan etkisi kozmetik olarak şekil bozucudur ve diş çürüklerine
7
de sebebiyet verebilir. Klinik olarak dişler arasındaki papilla ve serbest dişetinin
kalınlığı artar. Hatta giderek artan dişeti zamanla klinik kuronları örtebilir.
Serumdaki Fenitoin düzeyi ile dişeti büyümesi arasında anlamlı bir ilişki olduğu
saptanmıştır (11). Büyüme üst ve alt çenede anterior bölgede daha şiddetli olup
vestibül yüzde daha belirgindir (12). Ağız bakımı büyümenin yer ve miktarını
etkileyen bir faktördür
(13). Büyüme dişsiz alanlarda görülmez.
Zamanla
pseudocepler oluşur. Ağız bakımını sağlamak güçleşir. Bu da enflamasyonun
artmasına neden olur (13)
Hastalarda dişeti büyümesinin ilaç kulanımına başlandıktan sonra 1 aydan 6
aya kadar olan dönemde başlayabileceği bildirilmiştir (13). Bazı kaynaklarda ise
Fenitoin’e bağlı dişeti büyümesinin klinik olarak gözlenebilir hale gelmesi için 6-9
ay gerektirdiği belirtilmiştir (6).
3.2.3.Kalsiyum Kanal Blokerleri
Kalsiyum antagonistleri, akut ve kronik koroner yetmezlik, anjina pektoris,
hipertansiyon ve ekstremitelerin dolaşım bozukluklarında kullanılabilirler. Yan
etkileri; hipotansiyon, baş ağrısı, baş dönmesi, taşikardi, ödem, ürtiker, bulantı ve
gingival hiperplazidir (14).
8
*Nifedipine
Resim 4: Adalat
*Verapamil
Resim 5: Isoptin
*Diltiazem
Resim 6: Dilacor
Resimlerde görülen ilaçlar antihipertansif ilaçların genel grubundadırlar.
Kutanöz reaksiyonlarla yakından ilgileri vardır (15). En çok görülen yan etkilerinden
biri dişeti büyümesidir (6,15). Az görülen yan etkileri fotosensitivite reaksiyonları,
9
psoriasis, purpuric exanthem, pemfigoid, subacut cutanöz lupus eritematosus, fasial
telenjiektazi, eritromelalji ve oral ülserlerdir (15). Hücredeki kalsiyuma etkilerinden
dolayı kalsiyum kanal blokerleri denilmiştir. Myokardın kasılabilir hücrelerini,
sistemik koroner atardamarların ise düz kaslarını etkilerler. Kalsiyum kanal
blokerleri membranlar arasından hücre içine
akışını ve actin-miosin kompleks
aktivasyonunu bloke ederler (16). Kalsiyum kanal blokerleri’nin temel etkisi
vazodilatasyon yaparak kan basıncını düşürmektir (17). Birçok kalsiyum kanal
blokeri vasküler düz kas ve fibroblastların büyüme ve proliferasyonunu inhibe eder.
Aynı
zamanda
ekstraselüler
matriks
proteinlerinin
(kollagen,
fibronektin,
proteoglikan) sentezini inhibe ederler (17).
Kalsiyum kanal blokerlerinden dişeti büyümesine neden olan ilaçlar arasında
Verapamil, Felodipin, Nicardipin, Nifedipin, Amlodipin, Manidipin, Nitredipin yer
almaktadır (94). Nifedipin sıklıkla kullanılanıdır. Diltiazem, Amlodipin, Felodipin,
Nitredipin ve Verapamil de dişeti büyümesine neden olur. Dihidropridin sınıfından
olan isadipin ise dişeti büyümesini indükleyici etkiye sahip değildir (18).
iyonlarının myokard içine akışını önler
Nifedipin bir dihidropiridindir.
oksijen gereksinimini azaltır, angina pektoris ve post myokardial sendrom
tedavisinde kullanılmaktadır (11). Araştırmalara göre kalsiyum antagonisi ilaçlar
içerisinde Nifedipin kaynaklı dişeti büyümeleri daha fazladır (19).
10
3.2.4.Nifedipin Kullanımına Bağlı Dişeti Büyümesinin Klinik
Özellikleri
Resim 7: Nifedipin kullanımına bağlı dişeti büyümesi
Nifedipinin dişeti büyümesi meydana getirdiğine dair ilk kayıt Lederman ve
ark. tarafından 1984 senesine aittir. Nifedipin uygulaması ile birlikte bulunan dişeti
hiperplazisi için son zamanlarda pek çok araştırma yapılmıştır. İlaca bağlı hiperplazi,
ilacın kullanılmaya başladığı tarihten iki ay sonra görülebilir ve interdental
papillalarda büyüme başlar. Bu büyüme lobüler ve nodüler tarzdadır (20). Bu ilacı
kullanan hastalarda dişeti büyümesi öncelikli olarak interdental papil ve serbest dişeti
kenarından başlar. Posterior bölgede büyümeden etkilenmiştir. Lezyonlar başlangıçta
lokaldir ve genellikle sıkı kıvamdadır. Bu büyüme sonra lobüler yapı kazanıp, mobil
hale gelir. Genelde pseudocepler ve derin fissürler oluşturarak dişin belirli
bölümlerini örter. Ceplerin içinde yoğun şekilde bakteriyel plak vardır. Dokudaki
büyümeler sıkıdan gevşek kıvama doğru değişir. Bu artış ilerlerse dişeti klinik olarak
dişlerin kronlarını örter (17). Hiperplastik dişetinin kuronların üzerini örtmesi ciddi
vakalarda yemek yemeyi zorlaştırır.
Kalsiyum kanal blokerleri ve Fenitoin’e bağlı dişeti büyümesinde klinik olarak
benzerliklerin olduğunu Wyn ve ark. gözlemlemişlerdir (19). Üst çenenin labial
11
dişeti ve alt çene ön bölge keser dişlerin olduğu bölgede, nodül şeklinde dişeti
büyümesi görmüşlerdir. Bazı vakalarda ise maksiller molar ve premolarların bukkal,
distal ve palatinal dişetinde büyümenin görüldüğünü bildirmişlerdir. Bu ilaçları
kullanan hastalarda dişsiz sahada dişeti büyümesinin görülmediği bildirilmiştir.
Ioulios ve ark. da yaptıkları bir çalışmada bu görüşü desteklemişlerdir (15).
Kalsiyum kanal blokerlerinin bırakılması ile dişeti büyümesi tamamen ortadan
kalkar ya da semptomlarda belirgin gerileme gözlenir. İlacın kullanımına tekrardan
başlandığında yine büyüme görülür. Kullanımının bırakılmasından sonraki bir
haftada dişeti büyümesinde belirgin bir gerileme tespit edilmiştir. Başlangıçtaki
büyümenin boyutuna bağlı olarak dişeti büyümesinin tamamen yok olmasının ise 15
gün -2 ay içinde olduğu bildirilmiştir (21). Girustiani ve ark.
kullanımının
bırakılmasından
sonra
15
gün
içinde
dişeti
Verapamil
büyümesinin
semptomlarının yok olduğunu gözlemlemişlerdir (22).
3.2.5.
İlaca
Bağlı
Dişeti
Büyümelerinin
Histopatolojik
Özellikleri
Araştırmacılar dişeti kesitlerini ışık mikroskop düzeyinde histopatolojik olarak
incelediklerinde, dişeti botundaki artışın bağ dokudaki artıştan kaynaklandığını
görmüşlerdir. Dişeti kesitlerinde epitelde akantoz ile dişeti bağ dokusunda
oryantasyon içinde olmayan bol kollagen lif demetlerini gözlemlemişlerdir (12).
Bütün ilaç kategorilerinde lezyonun histopatolojisi benzerdir. Büyüme dişeti
bağ dokusunda ve epitelde artış şeklindedir. Daha çok ekstraselüler matriks
proteinlerinin (kollagen) ve ana substansın aşırı birikimi ile karakterizedir.
Işık mikroskop çalışmalarında toluidin mavisi ile boyanmış kesitlerde
siklosporin tedavisi gören hastaların dişeti epitellerinde mast hücrelerinin varlığı
12
gösterilmiş. Bunun yanında scanning electron misroskop çalışmalarında Siklosporin
tedavisi gören hastaların dişeti epitellerinde iğne benzeri kristallere rastlanmıştır. Bu
hastalarda dişeti SEM’de düzensiz yüzeyli, akantotik oluşumlar göstermiştir.
İlaca bağlı büyümelerde dokunun granulasyon dokusu tarzında gözlendiği
bildirilmiştir. Bu dokunun birçok genç kapiller damar, fibroblast ve düzensiz dizilmiş
fibrillerle birlikte, az miktarda da lenfositlerden oluştuğu belirtilmiştir (12).
Nifedipin ve immunsüpresan ilaç kullanımına bağlı dişeti büyümesi gösteren
kişilerden alınan dişeti örneklerinin bazal hücre tabakasındaki mitotik aktivite
Numenniemi ve ark. tarafından kıyaslanmıştır (23). Sonuç olarak Nifedipin ve
Siklosporin’in indüklediği dişeti büyümesinden elde edilen örneklerde; özellikle oral
epitelyum kalınlığındaki artışı, artmış mitotik aktivite ile bağlantılı bulmuşlardır.
4.İLACA BAĞLI DİŞETİ BÜYÜMESİNİN RİSK FAKTÖRLERİ
Seymour ve ark.’nın yaptığı çalışmalara göre dişeti büyümesinin etiyolojisinde
rol alan faktörler; cinsiyet, periodontal faktörler, plağın indüklediği immunolojik ve
enflamatuar değişkenler, ilaca bağlı dişeti bağ doku homeostazındaki değişiklikler,
büyüme faktörleri, ilaçların farmakokinetik ve farmakodinamik özellikleri, kombine
ilaç kullanımı ve genetik özelliklerdir (24).
4.1.Cinsiyete Bağlı Faktörler
Nifedipin’e bağlı dişeti büyümelerinin daha sıklıkla erkeklerde oluştuğu
Nishikawa ve ark. (25) tarafından belirtilmiştir.
13
124 böbrek hastası üzerinde yaptıkları çalışmada Siklosporin’e bağlı dişeti
büyümesinde erkeklerin kadınlara göre 2 kat daha fazla risk altında olduklarını
bildirilmiştir. Radwan-Ockzo ve ark. cinsiyetin Siklosporin’e bağlı dişeti
büyümesinde risk faktörü olduğunu belirtmişlerdir (26).
Kalsiyum kanal bloker kullanımına bağlı oluşan dişeti büyümesine erkeklerin
kadınlara göre 3 kat daha fazla yatkın oldukları Prisant ve ark.(27) tarafından
belirtilmiştir. Sonuç olarak cinsiyetin kalsiyum kanal blokerlerine bağlı dişeti
büyümesinde rol oynadığı kabul edilmiştir.
4.2.Periodontal Faktörler
Resim 8: Periodontal plak kontrolü
İlgenli ve ark. (28) uzun dönemli Siklosporin veya Nifedipin alan ve uzun
dönemli ilaca bağlı şiddetli dişeti büyümesi gösteren hastalarda cerrahi periodontal
tedavinin sonuçlarını incelemişlerdir. Bu çalışmada çeşitli değişkenler ve periodontal
cerrahi sonrası dişeti büyümesinin rekürrensi arasında ilişki bulunmuştur. Bu
değişkenler yaş, dişeti enflamasyonu ve idame tedavisine devamın düzenli olup
olmamasıdır. Bu çalışmada, Nifedipin veya Siklosporin kullanan hastalarda görülen
14
dişeti büyümesi periodontal cerrahi işlemler ile kaldırıldıktan sonra, eğer hastalar
idame tedavisine düzenli katılır ve günlük ağız bakımı yöntemlerini titizlikle
uygularlar ise, dişeti büyümesi nüksünün görülmediği veya alt düzeyde kaldığı
ortaya konmuştur.
4.3. Plağın Rolü
Resim 9: Tedavide periodontal plağın etkisi
Mikroorganizma kökenli uyaranlarla konak savunma mekanizmaları arasındaki
ilişki oldukça karmaşıktır. Konakta doku yapımı ve doku yıkımı olayları bir arada
görülmektedir. Günümüzde, yıkım mekanizmasını açıklamaya yönelik yeni bilgiler
hastalığın gelişmesinde bir takım iltihapsal etkenler ve mediyatörlerin rolünü ortaya
koymaktadır. Bradikinin gibi yavaş etkili peptidler, IL-1 ve kompleman gibi uzun
etkili peptidler, lökotrien, prostoglandinler, trombosit aktive edici faktör gibi hücre
ürünleri ile histamin, serotonin gibi aminler bu mediyatörler arasındadır. Periodontal
dokuların yıkımı ve onarımında çeşitli hücreler ve ürünlerinin karşılıklı etkileşimleri
ortaya
kondukça,
bu
mekanizmanın
yavaşlatılabilmesi
veya
tamamen
durdurulabilmesi gündeme gelmiştir. Periodontal tedaviyi desteklemek amacıyla
15
kullanılan antimikrobiyal ajanların rolü ortaya konmuş ve savunma işlevinden
uzaklaşılarak doku yıkım mekanizmasına dönüşmüş olan konak yanıtının
değiştirilmesi hedeflenmiştir (29).
Periodontal
dokuların
yıkımda
etkili
mediatörlerden
araşidonik
asit
metabolizmasındaki ürünler üzerinde sıklıkla durulmaktadır. Araşidonik asit (AA)
doymamış bir yağ asidi olup hücre membranındaki fosfolipidlerde bol miktarda
bulunmaktadır ve iltihapsal uyaranlar veya C5a gibi bazı kimyasal mediyatörlerin
fosfolipaz enzimini aktivasyonuyla açığa çıkar. Tepkimeyi başlatan bu enzim nötrofil
kaynaklıdır. AA metabolizması siklooksijenaz ve lipooksijenaz olarak adlandırılan
iki ana yolun birinde ilerler. Siklooksijenaz yol ile prostasiklin, tromboksan ve
prostoglandinlere, lipooksijenaz yol ile lökotrienlere kadar metabolize olabilirler.
Trombosit agregasyonu, vazodilatasyon, vazokonstriksiyon, nötrofil kemotaksisi,
damar geçirgenliğinde artış kemik rezorpsiyonu gibi pekçok biyolojik olayda bu
mediyatörlerin etkili olduğu belirtilmektedir. Özellikle iltihapsal eksuda da bulunan
prostoglandinler ve lökotrienler akut iltihapta oldukça etkilidirler.
Başlıca enflamatuar sitokinler interlökin-1 (IL-1), interlökin-2 (IL2), lökotrienB4, platelet aktivasyon faktörü, interlökin-1 alfa, interlökin-6, interlökin-8, tümör
nekroz faktör alfa olarak sayılabilir (30). Sitokinler enflamasyon durumunda temel
olarak lenfositler ve makrofajlar tarafından salınmaktadır (30). Makrofajlar çeşitli
maddeler salgılar, bunlar da fibroblast fonksiyonlarını düzenlemede rol oynar.
Monosit ve T hücrelerinin başlıca ürünü IL-1’dir. IL-1 fibroblast proliferasyonunu ve
kollagen sentezinin stimulusunu sağlar.
Heijl ve ark. (31), dişeti büyümesinin ilaca bağlı sitokinlerin, artırıcı etkisi
sonucu oluştuğunu belirtmişlerdir. Plağın indüklediği dişeti enflamasyonunun ilaca
bağlı dişeti büyümesinde rol oynadığını ortaya koymuşlardır.
16
LTB4,
AA5 lipooksijenaz enzim yolundan elde edilir. LTB4, nötrofiller,
makrofajlar ve eozinofiller tarafından üretilir. LTB4, nötrofik kemotaksisi ve
endotelyal hücrelere adezyonu sağlar. Lizozomal enzimlerin açığa çıkmasını, yara
iyileşmesini ve bağ doku yenilenmesindeki fibroblast aktivitesini düzenler ve
vasküler permeabiliteyi artırır. LTB4, lenfosit fonksiyonlarını, T hücre tarafından IL2 üretimini uyararak ve monositler tarafından IL-1 sentezinin artmasına neden olarak
yönetir. PAF, fibroblast aktivasyonunu uyarır ve proliferasyonu artırır. PAF,
monositler tarafından IL-1 üretimini aktive eder. T lenfositler tarafından üretilen IL-2
sentezini inhibe eder (30).
Emingil ve ark. (32), Siklosporin kullanan böbrek nakil hastalarından,
gingivitisli ve periodontal olarak sağlıklı hastalardan alınan dişeti oluğu sıvısı
örneklerinde LTB4 ve PAF seviyelerini incelemişlerdir. Çalışmanın sonucunda,
siklosporin kullanımının dişeti oluğu sıvısındaki LTB4 ve PAF seviyeleri üzerinde
önemli bir etkisi olmadığı görülmüştür. Bunların varlığının nedeninin dişeti
enflamasyonu olduğu düşünülmüştür.
Tümör TNFα, IL-l β gibi biyolojik etkilere sahiptir ve IL-1β ile beraber sinerjik
etki gösterir. IL-6, IL-8 ve TNFα enflamasyon varlığında dişeti oluğu sıvısında
bulunmuştur. IL-l β’nın enflamasyonlu dişetinde reperativ aktiviteyi, endotelyal
hücreleri uyararak düzenlediği belirtilmiştir. Ayrıca fibroblast proliferasyonunu ve
nötrofil kemotaksisini düzenlediği belirtilmiştir. IL-6’ nın değişik sitokinleri inhibe
ettiği ve bu sitokinlerinde fibroblast aktivitesini stimüle ettiği belirtilmiştir (33).
Seymour ve ark (24), ilaç ve dişeti fibroblastları arasındaki etkileşimde enflamatuar
mediatörlerin rol oynadığını belirtmişlerdir.
Cebeci ve ark.(34), böbrek nakli sonrası Siklosporin kullanan ve dişeti
büyümesi olan iki grup hastada periferal kandaki lökosit dağılımını incelemişlerdir.
17
Lenfosit subpopulasyonuna bağlı periodontal değişkenler, doğal öldürücü hücreler ve
monositler arasındaki olası ilişkileri incelemişlerdir. İmmunolojik parametrelerden
sadece CD2’nin, şiddetli dişeti büyümesi gözlenen hastalarda yüksek olduğu
saptanmıştır. Klinik parametreler ve immunolojik değerler arasında bir ilişki
bulunamamıştır. Bu çalışmada sadece T lenfosit mekanizmasının aktivasyonunun
patogenezde rol oynayabileceği bildirilmiştir. Ayrıca Bulut ve ark. da (35), doğal
öldürücü hücreleri (CD57) Siklosporin’e bağlı dişeti büyümesi olanların bağ
dokusunda düşük sayıda bulmuşlardır. Bulut ve ark. (35) CD57 hücrelerinin düşük
sayıda olmasının sonucunda, Sikloporin’in dişeti bağ dokusunda proliferasyon
aktivasyonunu indükleyebileceğini ileri sürmüşlerdir.
4.4.İlaca Bağlı Dişeti Bağ Dokusu Homeostazındaki
Değişiklikler
Periodontal hastalıkta kollagen ve perivasküler ekstrasellüler matriksin diğer
komponentleri yıkıma uğrar. Bu komponentler integrin reseptörleri tarafından
tanınıyor olabilir. Bu reseptörler hücre yüzeyinde mevcut olunca, ekstrasellüler
matriks üzerine etki eden birçok eksternal uyarıyı düzenlerler (36).
4.4.1.Fenitoin ile yapılan çalışmalar
Gingival büyüme ile Fenitoin’ in immunsüpresan özellikleri ilişkisini
araştırmaya yönelik çalışmalar da yapılmıştır. Dişeti dokularında bakteriyel plağa
karşı ilk savunma hattı IgA’ dır. Sekretuar IgA’ daki azalma dokuları iltihaba karşı
çok duyarlı hale getirir. Vücudun bu iltihaba karşı reaksiyon olarak dişetlerinin
büyümesine neden olduğu ileri sürülmüştür. Fenitoin’ in neden olduğu dişeti
büyümesi ile kreviküler sıvı IgA düzeyi arasındaki ilişki bu hipotezi doğrulamaktadır
18
Fenitoin tedavisi adrenal bezlerin metabolizmasında değişikliğe neden olur, bu
durum adrenal korteksin yanıt vermemesiyle sonuçlanır. Adrenal korteks
fonksiyonunun süpresyonu glukokortikoid sentezini azaltır ve gingival büyümeyi bu
durum açıklar. Fenitoin aynı şekilde fibroblastları stimüle eden sodyum pompasını
uyarır. Fenitoin’in dişetindeki fibroblastlarla etkileşime girerek fibroblastların
proliferasyonuna neden olduğunu, bunun sonucunda da hücre artışının meydana
geldiğini Hassell ve ark. (37) bildirmişlerdir. Dişeti büyümesinin patogenezinde
hücre / matriks oranının rol oynadığını düşünmüşlerdir.
4.4.2.Siklosporin ile yapılan çalışmalar
Siklosporinin serumdaki konsantrasyonu 100 ng/ml’ nin altında iken etkisi
küçüktür ve hastalarda genellikle serumdaki konsantrasyonu 400 ng/ml’ den daha
büyük konsantrasyonlarda iken önemli yan etkiler ortaya çıkar. Deneysel
araştırmalar Siklosporin’in immun yanıtı süprese ettiğini ancak humoral yanıt
üzerine bir etkisi olmadığını göstermiştir. Camargo ve ark.’na göre, dişeti
büyümesine neden olan ilaçların mekanizması henüz tam olarak anlaşılmış değildir
(38). Dişeti fibroblastları tarafından üretilen inaktif kollegenazın rol oynadığı
düşünülmüştür.
Siklosporin’e bağlı olarak oluşan dişeti büyümesinde, ekstraselüler matrikste
değişik
modifikasyonların
oluştuğu
belirtildi.
Bunlardan
kollagen
(COL)
metabolizmasının, matriks metalloproteinazların (MMP) yıkım mekanizmasında
temel rol oynadığı düşünüldü. Yapılan bir çalışma sonucu Siklosporin verilmesinden
72 saat sonra tip 1 kollagen (COL1) ve transforme büyüme faktörü beta1 genlerinin
ekspresyonunda artış olduğu görüldü. Siklosporin verilmesinden 72 saat sonra
kollagenolitik aktivitede azalma ve buna bağlı olarak COL1 ‘de artış olduğu
19
gözlemlendi (39). Coley ve ark.’ı,
invitro ortamda yaptıkları çalışmada,
Siklosporin’in tip1 prokollagen seviyesindeki önemli artışı indüklediğini gözlemledi
(40). Gangliano ve ark. , Siklosporin’e bağlı dişeti büyümesi olan bölgelerin dişeti
fibroblastlarındaki kollagen üretiminin, matriks metalloproteinaz – 1 (MMP-1)
aktivitesindeki azalmaya bağlı olduğunu gösterdiler.
Atilla ve ark. (41), Siklosporin tedavisi gören ve dişeti büyümesi olan böbrek
nakli hastalarında, gingivitisli hastalarda, periodontal olarak sağlıklı olan kontrol
gruplarının dişeti oluğu sıvısı örneklerinde matriks metalloproteinaz -8 (MMP-8),
matriks metalloproteinaz -9 (MMP-9) ve polimorf nüveli lökosit elastaz (PMN
elastaz) seviyelerini incelediler. Bu çalışma sonucuna göre, Siklosporin’e bağlı dişeti
büyümesi görülen alanlardan elde edilen dişeti oluğu sıvısındaki MMP-8 ve MMP-9
seviyesi genelde dişeti enflamasyonu ile ilişkili bulundu. Araştırmacılar, yıkıma
nazaran
yeni
doku
oluşumunun
Siklosporin’e
bağlı
dişeti
büyümesinin
patogenezinde önem taşıyor olabileceğini ileri sürdüler.
Böbrek nakli olan hastalarda çeşitli ölçümler yapılmıştır. Hastaların dişeti
fibroblast kültürlerinde MMP-1 ve doku inhibitör matriks proteinaz-1 (TIMP-1)
seviyelerini belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda Siklosporin kullanımının, MMP-1
seviyesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olmadığını bulunmuştur. Buna rağmen
Siklosporin’e bağlı dişeti büyümesinin patogenezinde düşük TIMP-1 seviyesinin
önemli rol oynayabileceği, çünkü Siklosporin kullanımına bağlı olarak MMP-1 ve
TIMP-1 arasındaki dengenin değiştiğini belirlenmiştir.
Trackman ve ark. (42), dişeti büyümesinin etyolojisinde dişeti ekstrasellüler
matriks
metabolizmasının
çalışma
modeli
olarak
kullanılmasının
dişeti
büyümesindeki metabolizmayı ve doku spesifitesini daha iyi anlamamızı
sağlayacağını bildirmişlerdir.
20
4.4.3.Kalsiyum kanal blokerleri ile yapılan çalışmalar
Kalsiyum kanal blokerlerine bağlı olarak gelişen dişeti büyümesinin
etyopatogenezi üzerinde birçok çalışma yapılmıştır.
Wynn ve ark.’ı (19), kalsiyum kanal blokerlerine bağlı dişeti büyümesinde
spesifik mediyatörler tarafından dişeti fibroblastlarının kollagen sentezlemek için
stimüle edildiğini, ayrıca kolagenaz üretiminin azalması sonucu ana maddede artış
olduğunu bildirmişlerdir. Dişeti hücre ve matriksinde testesteron ve/veya 5 alfa
dihidrotestesteron seviyesinin yüksek olmasının kalsiyum kanal blokerlerine bağlı
dişeti büyümesinin gelişiminde önemli rol oynayabileceğini düşünmüşlerdir.
Brown ve ark. İle Ross ve ark. (17), kalsiyum kanal blokerlerinin dişeti
fibroblastlarındaki kalsiyum/sodyum akışını etkileyerek ana madde katabolizmasını
inhibe ettiğini bildirdiler. Kalsiyum kanal blokerlerinin hücre içi folik asit alımını
azalttığını, buna bağlı olarak bir dizi olaylar zincirini takiben aktif kollagenaz enzim
üretimindeki azalma sonucu ana maddedeki artışın dişeti büyümesini meydana
getirebileceği ileri sürüldü.
Nifedipin ile yapılan bir çalışmada, sıçanlarda dişeti büyümesinin kollagen
yıkımındaki azalmaya bağlı olarak oluşan Tip1 kollagen birikimi nedeniyle oluştuğu
belirtilmiştir .
Katepsinler lizozomalsistein proteinleridir, bunlarda uzun ömürlü proteinlerin
sindiriminde rol oynarlar. Yapılan çalışmalarda Katepsin- L ve Katepsin –B’nin
ekstrasellüler matriks üzerinde etkileri olduğu görüldü. Katepsin –L aktivitesinin
bozulmasının deri bütünlüğünün sağlanmasında anahtar rol oynadığı belirtilmiştir.
Katepsin aktivitesinin bozulmasının fibrotik olduğu gibi ekstrasellüler matriksin aşırı
birikmesine neden olduğu bildirildi (43).
21
Nishumura ve ark.(43), Katepsin’den yoksun sıçanlar üzerinde çalışma
yapmışlar ve bu molekülün dişeti büyümesindeki rolünü incelemişler. İnvivo
ortamda sıçanlar üzerinde yapılan incelemede Katepsin L hasarının, epidermal hücre
hiperproliferasyonunu yönlendirdiği bulunmuş.
Kalsiyum antagonisti olan Nifedipin’in özellikle Katepsin- L aktivitesini
baskıladığı ve mRNA ekspresyonunu sağladığı bildirilmiş, ama gingivayı
baskılaması,
‘a bağlı olarak görülmüştür. Azalmış Katepsin-L aktivitesinin
ilaca bağlı dişeti büyümesinde önemli rol oynadığı belirtilmiştir (43).
4.4.4.Büyüme Faktörlerinin Rolü
Büyüme faktörlerinden olan transforme büyüme faktörü (TGF), epidermal
büyüme faktörü (EGF), keratinosit büyüme faktörü (KGF) üzerine çalışmalar
yapılmıştır. Transforme büyüme faktör –beta1 (TGF- β1) dişeti büyümesinde temel
role sahiptir. TGF ekstraselüler matriks proteinlerinin sentezini arttirmaları için
fibroblastları stimule eder. Bu proteinler kollagen, fibronektin ve proteoglikanlardır.
TGF- β1’nin ekstraselüler matrikste lokal olarak latent fazda bulunduğu ve
yaralanmadan sonra aktif hale geldiği belirtildi. Bunun yanında bakteriyel plak ve
kronik gingivitisin de TGF- β1’in salgılanmasını uyardığı bildirilmiştir. Böylece
TGF- β1 üretiminde kronik bir döngü oluştuğu, bunun sonucunda ekstraselüler
proteinlerinin birikiminin arttığı ve dişeti büyümesinin oluştuğu belirtildi (44).
Steroid reseptörlerinden olan testosteron reseptörü dişetinde yer alır ve TGFβ1’ in değişik izoformlarının genleri üzerinde post – transkripsiyonel düzenleyiciler
gibi rol oynadığı belirtilmiştir (44). Ayrıca transforme büyüme faktör –beta (TGFβ), testosteron tarafından biyolojik etkili androjen metabolitlerinden olan 5 – alfadihidrotestosteron’un (5 – alfa DHT) formasyonunu artırdığı belirtilmiştir (44). Tüm
22
bu faktörlerin birbiri ile etkileşime girerek ilaca bağlı dişeti gelişiminde rol
oynayabileceği belirtilmiştir.
4.4.5.Siklosporin ile yapılan çalışmalar
Araştırmacılar
Siklosporin’in
sitokin
ve
büyüme
faktör
seviyelerini
ayarlayarak, dişeti fibroblast aktivitesini değiştirebileceğini ileri sürdüler.
James ve ark. (45) TGF- β1’ i immünohistokimyasal olarak monolayer
kültürde incelediğinde hem sağlıklı, hemde Siklosporin’ e bağlı büyümüş dişetinde
bağlantı epitelinde TGF- β1’i saptandı. Buna rağmen yoğun enflamatuar hücrelerin
olduğu alanlarda TGF- β1 içeriğinin az bulunduğunu belirttiler. Bu çalışmada,
normal ve büyümüş dişeti hücre kültüründe total protein ve kollagen üretimi
bakımından bir fark olmadığı görülmüştür. Araştırmacılar Siklosporin tedavisinin
dişeti oluğu sıvısındaki TGF- β1 seviyesini artırdığını saptamışlardır.
Ruhl ve ark. (45), ilaca bağlı dişeti büyümesi olan hastalarda tükürük içeriğini
incelemişlerdir. Epidermal büyüme faktörü (EGF) ve sinir büyüme faktörü(NGF)
glandürler tükürükte, NGF’yi total tükürükte saptamışlardır. Yaptıkları çalışmada
EGF ve NGF’nin Siklosporin’den etkilenmediği görülmüştür.
4.4.6.Fenitoin ve Kalsiyum Kanal Blokerleri ile Yapılan
Çalışmalar
Kalsiyum kanal blokerlerine bağlı dişeti büyümesinin gelişiminde risk
faktörlerinden birinin TGF- β1 olduğu belirtilmiştir. Yapılan çalışmalarda TGFβ’nın ilaca bağlı dişeti büyümesinde ektraselüler matriks birikiminde rol
oynayabileceği ileri sürülmüştür (45). Saito ve ark. (45), TGF- β1’in normal
dişetindeki dağılımı ile Nifedipin ile Fenitonin’e bağlı büyümüş dişetindeki
23
dağılımını incelemişlerdir. Yapılan çalışma sonucunda TGF- β’nın immünolojik
olarak farklı izoformlarının olabileceği ve dokular arasındaki reseptörlerin farklı
olabileceği belirtilmiştir.
İnvivo ortamda ilaca bağlı dişeti büyümesi olan bölgelerde KGF (Keratinosit
büyüme faktörü) - m RNA transkripsiyonu saptanmış ve Nifedipin’in invitro ortamda
dişeti fibroblastlarındaki KGF sekresyonunu ve gen transkripsiyonunu düzenlediği
belirtilmiştir (45).
Uzel ve ark. (46), Siklosporin’e bağlı dişeti büyümesi olan dokuları,
Siklosporin – A veya Nifedipine’e bağı dişeti büyümesi olan dokularla
kıyaslandıklarında Fenitonin’e bağlı dişeti büyümesi olan dokularla bağ dokusu
büyüme faktörünü yüksek oranda saptamışlardır. Buna dayanarak araştırmacılar bağ
dokusu büyüme faktörünün Fenitoin ve Nifedipin’e bağlı dişeti büyümesinin
gelişmesinde rol oynayabileceğini düşünmüşlerdir.
Epidermal büyüme faktörü reseptörleri de Nifedipin, Diltiazem ve Verapamil
kullanılması sonucu yüksek bulunmuştur.
4.4.7. İlaca Bağlı Faktörler
Araştırmacılar, klinik ve hücre kültür çalışmalarının sonucunda Siklosporin’e
bağlı dişeti büyümesinin mekanizmasının ilaç, ilaç metabolitleri ve ilaca duyarlı
dişeti fibroblastları arasındaki etkileşim sonucunda geliştiğini ileri sürmüşlerdir. Bu
çalışmalar dişeti fibroblastlarının heterojenitesinin ilaçların farmakodinamik ve
farmakokinetik özelliklerinine bağlı olduğunu kanıtlamıştır.
24
5.İLAÇLARIN FARMAKOKİNETİĞİ
5.1.Siklosporin ile Yapılan Çalışmalar
Nishikawa ve ark. (25), sıçanlar üzerinde yaptıkları çalışmalarında ilaca bağlı
dişeti büyümesinin ilacın serum seviyesi ve ilaç dozuna bağlı olduğunu
saptamışlardır. Araştırmacılara göre, bu faktörlerin etkinliğinin sıçan modelinde
ortaya konulmasının dişeti büyümesinin moleküler patogenezini aydınlatmada yararlı
olabileceğini düşünmüşlerdir.
Mooder ve ark. (47), Siklosporin’i kapsül formuna nazaran likid tarzında
alanlarda total tükrükteki Siklosporin seviyesinin daha yüksek oranda bulunduğunu
bildirmişlerdir. Böbrek nakli yapılan ve Siklosporin kullanan çocuk hastaları 12 ay
boyunca incelemişlerdir. Bu çalışmaya göre, Siklosporin sütle karıştırılıp karışım
halinde verildiğinde, kapsül halinde verilmesine göre dişeti büyümesi yatkınlığı 130
kat artmıştır. Karışım halinde Siklosporin alanlarda dişeti büyümesi daha hızlı ve
şiddetli olmuştur.
5.2.Fenitoin ile Yapılan Çalışmalar
Birçok araştırıcı günlük Fenitoin dozu ve lezyon şiddeti arasında önemli bir
ilişkinin olduğunu belirtmiştir (13). Aas ve ark. (1), dişeti büyümesinin şiddeti, dozaj
ve ilacın kullanım süresi arasında önemli bir bağlantı olduğunu göstermişlerdir.
Yamada ve ark (48), serum Fenitoin düzeyi ile ilaca bağlı dişeti büyümesinin
gelişimi arasında önemli ilişkiler bulmuşlardır.
Doku
kültürü
çalışmaları,
Fenitoin’in
fibroblast
benzeri
hücrelerin
proliferasyonunu stimüle ettiğini göstermişlerdir. Dilantin’in 2 analoğunun fibroblast
benzeri hücreler üzerinde benzer etkileri olduğu gösterilmiştir (44).
25
5.3.Kalsiyum Kanal Blokerleri ile yapılan çalışmalar
Nishikawa ve ark. (25), sıçanlarda Nifedipin’e bağlı dişeti büyümesini
etkileyen faktörleri incelemişlerdir. Yaptıkları çalışmanın sonucunda sıçanlarda
dişeti büyümesinin miktarının serum konsantrasyonu ve ilaç konsantrasyonu ile
bağlantılı olduğunu bulmuşlardır. İlaca bağlı dişeti büyümesinin gelişiminde
Nifedipin kullananların, kullanmayanlara göre risk altında olduğunu bildirmiştir.
İnsanlarda son zamanlarda yapılan çalışmalara göre birçok yardımcı faktörün
kalsiyum kanal blokerleri ile etkileşime girdiği ve bu hastalığın şiddetini etkilediği
bildirilmiştir. İlacın emilmesi ve ilacın kan seviyesinin ilaca bağlı dişeti büyümesinde
rol oynadığı gösterilmiştir (16).
5.4.İlaçların Farmakodinamiği
Böbrek
nakli
yapılan
çocuk
hastalarda
yaplan
incelemelerde
dişeti
büyümesinin derecesi ile renal fonksiyondaki değişimler arasında pozitif ilişki
bulunmuştur.
Nyska ve ark. (49), kalsiyum kanal blokerlerinin adrenal korteksteki zona
glomerusada aldesteron sentezini bloke ettiğini öne sürmüşlerdir. Bu blokajın
adrenokortikotropik hormon (ACTH), üzerinde feedback etki yaparak ACTH’ın
pitiüter sekresyonunda artışa neden olduğu bildirilmiştir. ACTH’ın pitiüter
sekresyonundaki artışın zona glomerusada hiperplaziye neden olduğu, dişeti
hücreleri ve matrikste rol oynayan androjen hormonlarının sekresyonunu artırdığı
belirtilmiştir. Nyska ve ark. (49), bu olayın sonucunda dişeti büyümesi oluştuğunu
ileri sürmüşlerdir. Fenitoin ve histamin’e cevap olarak artan DHT’ nin
enflamasyonlu dişetinde dişeti büyümesinin oluşumunda yardımcı olabileceği
belirtilmiştir.
26
5.5.Kombine İlaç Kullanımı
Tacrolimus veya Azothioprine kullanan hastalarda dişeti büyümesinin
görülmediği belirtilmiştir.
Siklosporin ile birlikte Nifedipin kullanan kişilerde dişeti büyümesi, sadece
Siklosporin kullanan kişilere kıyasla daha şiddetli gözlenmiştir. Böbrek nakli yapılan
hastaların üzerinde yapılan çalışma sonucu dişeti büyümesinin prevelansının
Siklosporin ile Nifedipin kullananlarda, Siklosporin ile birlikte Amlodipine
kullananlara göre daha az olduğu belirtilmiştir.
5.6.Genetik Faktör
5.6.1.Siklosporin ile Yapılan Çalışmalar
İlaçların oral yoldan alımından sonra bioyararlanımları, bu ilaçların ince
bağırsak duvarı yada karaciğerden ilk geçiş metabolizmasına göre değişir.
Siklosporin, Nifedipin ve Fenitoin karaciğerdeki sitokrom P-450 enzimi tarafından
metabolize edilirler. Sitokrom P-450 enzimini oluşturan genlerin değişik izoformları
vardır. Seymour ve ark. (49), bu kalıtımsal değişkenlikten dolayı her bireyde enzim
aktivasyonu farklı olabileceğini, böylece ilaç metabolizmasına bağlı olarak hastaların
serum ve dokularındaki ilaç konsantrasyonlarının farklı olabileceğini belirtmişlerdir.
Sitokrom P-450 enziminin değişik oranlarda bulunmasının ilaca bağlı dişeti
büyümesinde risk faktörü olabileceğini bildirmişlerdir.
Ganglio ve ark. (39) Siklosporin tedavisi sonrası bireyler arası dişeti
fibroblastlarındaki kollagenez seviyelerinin farklı olmasından dolayı, dişeti
büyümesinin gelişiminde genetik predispozisyonun etkili olabileceğini düşünmüştür.
27
Radwan- Ockzo ve ark. (26), HLA-DR2 genotipinin Siklosporin’e bağlı dişeti
büyümesinde risk faktörü olduğunu bildirmişlerdir. Svensson ve ark. (44) insan
lökosit antijeni olan HLA – DR2’nin enflamatuar alanlarda keratinositler tarafından
eksprese edildiğini bildirmişlerdir. Keratinositlerin duruma göre antijen sunan hücre
gibi davranarak, ilaçların reaktif metabolitlerini oluşturabilmeleri için, ilaçların
metabolize edilmesinde kolaylaştırıcı rol oynadığı bildirmişlerdir.
5.6.2.Fenitoin ile Yapılan Çalışmalar:
Hassel ve ark., invitro ortamda sülfatlanmış glikozaaminoglikanların
metabolizmasını; normal dişeti ile Fenitoin’e bağlı büyümüş dişetinden alınan
fibroblast örneklerinde incelemişlerdir. Hassel ve ark., büyümüş dişetindeki
fibroblastlarda
sülfatlanmış
glikozaminoglikan
üretiminin
artmış
olduğunu
göstermişlerdir. Hassel ve ark. , dişeti fibroblastlarının değişik stimuluslara cevap
olarak fonksiyonel heterojenite gösterdiğini ileri sürmüşlerdir.
5.6.3.Kalsiyum Kanal Blokerleri ile Yapılan Çalışmalar:
Nifedipin ve Nicardipin kullanımına bağlı dişeti büyümesi gösteren hastalardan
kültüre edilen dişeti fibroblastlarının, daha çok hücre çoğalması ve DNA sentezi
yanıtını verdiği yapılan araştırmalarca kanıtlanmıştır.
28
6. TEDAVİ
İlacın kesilmesi/değiştirilmesi: İlaca bağlı diş eti büyümelerinin en etkin tedavi
şekli ilacın değiştirilmesi ya da kesilmesidir. Bu tedavi seçeneği uygulandığında 1-8
hafta içinde dişeti lezyonları düzelebilir. Bununla birlikte özellikle uzun süredir dişeti
lezyonlarına sahip hastalar bu tedavi seçeneğine cevap vermemektedirler.
Fenitoin’i başka bir antikonvülsanla değiştirmek özellikle aşırı etkilenmiş
dişetlerinde uzun süredir tavsiye edilen bir yöntemdir. Günümüzde Fenitoin’i,
Lomatrigine, Gabapentin,
Sulthiame ve Topiramate
gibi
yeni
jenerasyon
antikonvülsanlarla değiştirme çalışmaları artmaktadır. Hipertansiyon hastalarında
Nifedipin’in, Diltiazem ya da Verapamil ile değiştirilmesi dişeti büyümelerinin
azalmasında etkilidir. Takrolimus (FK506) dişeti büyümesine neden olmayan,
böbrek transplantasyon hastaları için alternatif bir immünsupresif ilaçtır. CsA’dan
Takrolimus’a geçiş renal transplantasyon hastalarında dişeti büyümesinin durması ya
da tamamen gerilemesi ile sonuçlanır. Fakat genellikle kalp transplantasyonu
hastalarında, hasta tıbbi olarak stabilse ve CsA’nın yan etkileri kontrol altına
alınabiliyorsa, ilaç değişimi tavsiye edilmemektedir.
6.1.Konservatif tedavi
Supragingival ve subgingival diş taşı temizliği ile profesyonel debridman
tedavisi dişeti büyümesinin şiddetini hafifletmek için tavsiye edilmektedir . Sürekli
olarak immünsupresif kullanan hastalarda dişeti yüzeyindeki papiller lezyonların
antifungal (Nistatin Pastilleri) tedavi ile düzeldiği bildirilmiştir. CsA’ya bağlı oluşan
hafif-orta şiddetteki dişeti büyümeleri eritromisinden elde edilen bir sentetik
makrolid olan Azitromisin’in kısa süreli (3-5 gün, 250-500mg/gün) kullanımı ile
tedavi edilebilir. Yapılan çalışmalarda, CsA kullanan hastalarda dişeti büyümesinin;
29
Azitromisin kullanımı ya da lezyonun mümkünse tamamen çıkarılması ile tedavi
edilebileceği bildirilmiştir. Diğer bir çalışmada ise yedi günlük Azitromisin ya da
Metronidazol tedavisinin, bakteriyel enfeksiyon ve dişeti enflamasyonu üzerine etki
göstermesine rağmen, CsA’ya bağlı dişeti büyümesi sıklığını azaltmada etkili
olmadığı gösterilmiştir.
6.2.Cerrahi periodontal tedavi
İlaca bağlı dişeti büyümesi gelişen hastalarda sıklıkla ön bölge labial dişeti
tutulduğu için, cerrahi tedavi fonksiyonelden ziyade estetik nedenlerden dolayı
uygulanır. Klasik cerrahi yaklaşım eksternal gingivektomidir. Lazer kullanımı hızlı,
postoperatif hemostaz sağlayan ve doku iyileşmesini hızlandıran bir tedavi
yaklaşımıdır (50) (Resim 10-11). Özellikle immünsupresif ilaç kullanan hastalarda,
cerrahi girişimden önce hastanın doktoru ile antibiyotik kullanımı ve kullandığı
steroide ilişkin konsultasyon yapılmalıdır. Primer yüksek kan basıncı ya da CsA
tedavisine bağlı sekonder yüksek kan basıncı cerrahi müdahale için ciddi birer
kontraendikasyondur. Eğer kan basıncı kontrol altında değilse, postoperatif hemoraji
riski nedeniyle dişeti büyümesinin cerrahi tedavisi ertelenmelidir (50).
30
Şekil 11: Siklosporine bağlı gelişen diş eti büyümelerinin diyot lazerle tedavi
edilmeden önceki görünümü.
Resim 10: Siklosporine bağlı diş eti büyümelerinin diyot lazer ile tedavi sonrası
görünümü.
31
6.3.Tedavi sonuçları ve tekrar oranı
CsA ya da Nifedipinle tedavi olan hastalarda, cerrahi periodontal tedaviden
sonra şiddetli dişeti büyümesinin tekrarlama oranı yaklaşık %40 olarak bildirilmiştir.
Şiddetli tekrarlar gençlerde, dişeti enflamasyonu varlığında ve kontrollere düzenli
gelmeyenlerde daha sık görülmektedir. Ayrıca, günde iki kez klorheksidinli ağız
gargarası kullanımının cerrahi tedavi sonrasında rekürrensi önlediği bildirilmiştir.
32
7.SONUÇ
Bugüne kadar yapılan çalışmalar ilaca bağlı dişeti büyümelerinin etyolojisinde
birçok faktörün rolü olduğunu ortaya koymuştur. Dişeti büyümesinde fibroblastlar,
ekstraselüler
matriks
mekanizması,
genetik,
büyüme
faktörleri,
ilaçların
farmakodinamik ve farmakokinetiği, enflamatuar mediyatörler hepsi bir arada rol
oynayabilir. Tüm bu faktörler ilaca bağlı dişeti büyümesinin oluşumunu
yönlendirebilir.
Günümüzde bu konu üzerine yapılan araştırmalar halen devam etmektedir.
İlaca bağlı dişeti büyümelerinin temelinde mekanizmanın ortaya konulması gelecekte
ilaca bağlı dişeti büyümelerinin önlenmesinde ya da tedavilerinin sonucunda
nükslerin azaltılmasında büyük rol oynayacaktır.
33
8. KAYNAKÇA
1-Aas, E. :Hyperplasia Gingival Diphenylhdantoinea. A Clinical, and Biochemical
Study. Acta Odontol Scand 1993, 21, 341-142.
2-Borel JF, Feurer C, mavnee C, et al. Effects of the new antilymhoccyte peptide
cyclosporin A in animal. İmmunology 1977, 32, 1017-1025.
3-Lindhe,J.:Textbook
of
clinical
Periodontology.second
ed.
W.B.
Saunders,Munksgaard,Copenhangen,1985, Chp:10, S: 281-3.
4-Barak S, Engelberg IS, Hiss J. Gingival Hiperplasia by Nifedipine. Report of a
case. Acta Veneral 1985, 65-362.
5-Birkedal-Hansen H.: From tadpole collegenase to a family of matrix
metalloprpteinases.j Oral Pathol 1988, 17, 445-51.
6- Daley , T. D., Wysocki, G. P., Day , C.: Clinical and pharmocologic correlations
in cyclosporine-induced gingival hyperplasia. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1986,
62, 417-21
7- Khocht, A. , Schneider, L.C.:Periodontal management of gingival overgrowth in
the heart translpant patient:A case report.J Periodontol 1997, 68, 1140-46.
8- Shibly, O. ,Stryhalski,I. :Cyclosporine and Gingival Enlargement.Periodontal
İnsights,1997, Pg,4-7.
9-Wysocki GP, Gretzinger HA,
Laupacis A, Ulan RA, Stiller CR. Fibrous
hyperplasia of the gingiva. A side effect of cyclosporine-A therapy.
Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1983, 55, 274-278.
10-Panuska, H. J., Gorlin, R. J., Bearman, J. E. and Mitchell, D. F.: The effect of
anticonvulsant drugs upon the gingivae: a series of 1048 patients. J Periodontol 32,
15- 1961.
34
11-
Genco,R.F.,Goldman
,H.M,Cohen,D.W.:Contemporary
Periodontics.The
C.V.Mosby Company,1990 Chp:21.
12- Carranzza ,F, A,: Glickman's Clinical Periodontology six th edition.Odont W.B
Saunders Company 1984, S:125-29.
13- Ramfjord,S.P.,Ash,M.M.:Periodontologj and Periodontics:Modern Theory and
Practice.Ishiyaku EuroAmerica,Inc.Publishers,1989, S: 146-47.
14-Eigil, .: Hyperplasia gingival diphenylhydantoin: a chemical, histological and
biochemical study. Oslo, Scandinavian University Books, Universitetsforlget, 1963.
15- Ioulios,P.,Charalampos, M.,Efrossini, T.:The spectrum of cutaneus reactions
associated with calcium antogonists:A review of the literature and the possible
etiopathogenic mechanism. Dermatol Online J.2003, 9-6.
16- Flynn , J, T., Pasko , D. A.: Calcium -channel blockers : pharmacology and place
in therapy of pediatric hypertension.Pediatr Nephrol 2000, 15, 302-16.
17- Brown,R, S., Sein, P., Corio., R., Bottomley, W. K.: Nitrendipine-induced
gingival hyperplsaia.First case report.Oral Surs Oral Med Oral Pathol 1990, 70, 59396.
18- Jorgensen,M.G.:Prevelance of amlodipine-related gingival hyperplasia,J
Periodontol 1997, 68, 676-8.
19- Wynn, R.L.: Update on calcium channel blocker induced gingival
hyperplasia.Gen Dent 1995, 43, 218-20.
20-Babrock, J. R.: Incidence of gingival hyperplasia associated with Dilantin therapy
in a hospital population. J Am Dent Assoc 71, 1447- 1965.
21-Nishikawa,S.J.,Tada,H.,Hamasaki,A.
Et.
Al.
Nifedipine-induced
hyperplasia: A clinical and invitro study. J Periodontol 1991, 62, 30-5.
35
gingival
22- Giustiniani,S.,Robustelli della Cuna,F.,Marinenei,M.:Hiperplastic gingivitis
during Diltiazem Therapy.Int J Cardiol 1987, 15, 247-49.
23- Numenniemi,P.K.,Pernu,H.E.,Knuuttila,M.L.:Mitotic activity of keratinocytes in
nifedipine-and immunosuppressive medication-induced gingival overgrowth.Journal
of Clinical Periodontol 2001, 72, 167-73.
24- Seymour,R.A.,Thomason,J.M.,Ellis,J.S:The pathogenesis of drug induced
gingival overgrowth.J Clin Periodontol 1996, 23, 165-75.
25- Nishikawa,S.,Nagata,T.,Morisaki,I.,Oka,T.,Ishida,H.Patogenesis of drug-induced
gingival overgrowth.A review of studies in the rat model.J Periodontol 1996, 67,
463-71.
26- Radwan-Oczko,M.,Boratynska,M.,Klinger,M.,Zietek,M.:Risk factors of gingival
overgrowth in kidney transplant recipients treated with cyclosporine A.Ann
Transplant.2003, 8, 57-62.
27- Prisant,L.M.,Herman, W.:Calcium channel blocker induced gingival overgrowth,
J Clin Hypertens (Greenwich) 2002, 4, 310-1.
28- İlgenli, T.,Atilla, G.,Baylas,H.:Effectiveness of periodontal therapy in patients
with drug-induced gingival overgrowth:Long term results.J Periodontol 1999, 70,
967-72.
29-Ross R, Raines EW, Bowen-Pope DF. The biology of platelet-derived growth
factor. Cell 1986, 46, 155-169.
30- Denizot, Y., Dupuis , F., Praloran V.: Effects of platelet -activating factor on
human T and B cells -an overview.Res ımmunol 1994, 145, 109-16.
31- Heijl,L.,and Sundin, Y.:Nitrendipine-induced gingival overgrowth in dogs.J
Periodontol 1989, 60, 104-12.
36
32- Emingil, G., Çoker , I., Atilla, G., Hüseyinov , A.:Levels of leukotriene B4 and
platelet activating factor in gingival crevicular fluid in renal transplant patients
receiving cyclosporine A. J Periodontol 2000, 71, 50-7.
33- Barnard, J, A., LYONS, R. M., Moses . H. L:the cell biology of transforming
growth factor beta. Biochim Biophys Acta 1990, 1032, 79-87.
34- Cebeci , I., Kantarci, A., Gurel , N., et. al. : Analysis of peripheral blood
leukocytes in patients with cyclosporine A- induced gingival hyperplasia, J
Periodontol 1998, 69, 1435-39.
35- Bulut, S., Alaadinoğlu, E. E., Bilezikçi, B., Demirhan, B., Moray, G.:
ımmunohistochemical analysis of lymphocyte subpopulations in cyclosporin Ainduced gingival overgrowth.J Periodontol 2002, 73, 892-99.
36- Bolcato-Bellemin A-L., Elkaim,R., Tenenbaum, H,:Expression of RNAs
encoding for alpha and beta integrin subunits in periodontitis and in cyclosporine A
gingival overgrowth.j Clin Periodontol 2003, 30, 937-43.
37-
Hassel,T.M.,Roebuck,S.,Page,C.R.,
Wray,S.H:Ouantitive
histopathologic
assessment of developing phenytoin induced gingival overgrowth in the cat. J Clin
Periodontol 1982, 9, 365-72.
38- Camargo, P. M., Melnick , P. R., Pirih , F.Q., Lagos , R., Takei, H. H.:Treatment
of drug induced gingival enlargement :aesthetic and functional considerations,
Periodontol 2000, 2001, 27, 131-38.
39- Gangliano, N., Moscheni, C., Dellevia , C., et al:Effect of cyclosporin A on
human gingival fibroblast collagen turnover in relation to the development of
gingival overgrowth :an in vitro study.Biomed Pharmocother 2004, 58, 231-38
40- Coley ,C., Jarvis , K.& Hassell , T. Effect of Cyclosporin A on human gingival
fibroblasts in vitro .journal of Dental Research 1986, 65-353 (abstract1658).
37
41- Atilla, G., Sorsa , T., ronka , H ., Emingil, G.:Matrix metalloproteinases(MMP8and-9)and neutrophil elastase in gingival crevicular fluid of cyclosporin-treated
patients,J Periodontol 2001, 72, 354-60.
42- Stabellini, G.,Calastrini, C., Mariani,G., et al.:Extracellüler glycosaminoglican
changes in healty and overgrown gingiva fibroblasts after cyclosporin A and
cytokine treatment. J Oral Pathol Med 2004, 33, 346-53.
43-Pisanty, S., Rahamim, E., Ben-Ezra, D., Shoshan, S.:Prolonged systemic
administration of cyclosporin A.Effects gingival epithelium. J Periodontol 1990, 61,
138-41.
44- Svensson, C.K., Cowen, E.W., Gaspari, A.A.: Cutaneus Drug Reactions,
Pharmacol Rev 2001, 53, 357-79.
45- James,J.A.,Irwin, C.R., Linden G.J.:Gingival fibroblast response to cyclosporine
A andtranforming growth factor beta I.J Periodont Res 1998, 33, 40-8.
46- Uzel, M.I., Kantarcı, A., Hong, H.H et al.:Connective tissue growth factor in
drug –induced gingival overgrowth.J Periodontol 2001, 72, 167-73.
47- Modeer, T.,Wondimu, B., Larsson, E., Janzon, B.Levels of CsA in saliva in
children after oral administration of drug in mixture or in capsule form.Scand J Dent
Res 1992, 100, 366-70.
48- Stabellini, G., Calastrini, C., Mariani,G., et al.:Extracellüler glycosaminoglican
changes in healty and overgrown gingiva fibroblasts after cyclosporin A and
cytokine treatment.J Oral Pathol Med 2004, 33, 346-53.
49- Ramfjord, S.P., Ash, M.M.:Periodontologj and Periodontics:Modern Theory and
Practice.Ishiyaku EuroAmerica,Inc.Publishers, 1989, S:146-47
50-İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi Cilt: 47, Sayı:1 Sayfa: 6672,2013.
38
ÖZGEÇMİŞ
1989 yılının Aralık ayında Amasya’nın Merzifon ilçesinde doğdum.
İlköğretimi Suluova Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nda okudum. 2004 yılında
ilköğretimimi tamamlayıp Çorum Fen Lisesi’ni kazandım. 2007 yılında fen
lisesinden mezun oldum aynı yıl Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ni
kazandım. Burada ilk yıl İngilizce hazırlık okudum.
39
Download