21 Å•ubat 2008

advertisement
28 ùubat 2008
TS/BAS-BÜL/08-15
“Türkiye’nin Üretim ve Dıú Ticaret Yapısında Dönüúüm:
Küresel Makroekonomik Yönelimler ve Yansımalar”
Özet Bulgular
Türk Sanayicileri ve øúadamları Derne÷i (TÜSøAD), Türkiye ekonomisinin büyümesine yeni
bir ivme kazandırarak güçlü ve sürdürülebilir büyümeyi olanaklı kılacak ekonomik yapının
gereklerini ortaya koymak amacıyla, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)
ortaklı÷ında, “Küresel Ekonomiye Entegrasyon Sürecinde Büyüme” baúlıklı bir proje
baúlatmıútır. Bu proje kapsamında hazırlanan altı ciltlik ekonomi raporları dizisinin ilki
“Türkiye’nin Üretim ve Dıú Ticaret Yapısında Dönüúüm: Küresel Makroekonomik
Yönelimler ve Yansımalar” baúlıklı çalıúma, 28 ùubat 2008 Perúembe günü gerçekleútirilen
bir seminer ile kamuoyuna duyuruldu.
Seminerin açılıú konuúmaları TÜSøAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Dıú øúleri Komisyonu
Baúkanı Haluk Dinçer ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Araútırma ve Para
Politikası Birimi Baúkanı H. Cahit Özcet tarafından yapıldı. “Türkiye’nin Üretim ve Dıú
Ticaret Yapısında Dönüúüm: Küresel Makroekonomik Yönelimler ve Yansımalar” adlı
raporda özetle úu bulgular yer alıyor:
“1996 yılında Gümrük Birli÷i’nin yürürlü÷e girmesi ve sonrasında ulusal ve uluslararası
düzeyde meydana gelen geliúmeler, baúta dıú ticaret olmak üzere ekonominin çeúitli
alanlarında önemli dönüúümlere yol açmıútır. Son yıllarda Çin’in artan ölçüde dünya
ekonomisine entegre olması ve bu bölgenin dünya üretim merkezine dönüúmesi, özellikle
2000 yılı sonrasında imalat sanayi ürünleri ticaretinde yeni e÷ilimleri ortaya çıkarmıútır. 2001
krizi ve sonrasında uygulanan yapısal reform a÷ırlıklı program, ekonomide temel bir
dönüúüme yol açmıú ve ekonomide göreli istikrarın sa÷lanmasına katkıda bulunmuútur.
Ancak, bu dönüúüm süreci dıú ticaret açı÷ının yükselmesi, yüksek büyümeye karúın iúsizlik
oranının düúürülememesi ve rekabet gücü kayıpları gibi sorunların ortaya çıkmasına da yol
açmıútır. Son yıllarda global e÷ilimlerin giderek belirginleúmesi ve aynı dönemde yerel
paranın de÷erlenmesi ise sözkonusu sorunların iyice su yüzüne çıkmasına neden olmuútur.
Bu çalıúma, giderek belirginleúen bu sorunların ana kayna÷ını oluúturan Türk ekonomisinin
üretim ve dıú ticaret yapısındaki dönüúümü analiz etmeye yönelik olarak hazırlanmıútır.
Üretim ve dıú ticaret yapısındaki dönüúümün temelindeki unsurlar 3 baúlık altında
irdelenmeye çalıúılmıútır;
1. Üretimde model de÷iúimi: “ithalatlaúma”: 2001 krizinde Türk lirasının de÷er kaybetmesi ve
yurtiçi talepteki daralma, firmaları dıú piyasalara yönlendirmiútir. Bu durum ihracata yeni bir
ivme kazandırırken, ihracatın bileúiminde de radikal bir dönüúüme yol açmıú ve genellikle
yatırım malı üreten sektörlerin ihracat içindeki payında artıú gerçekleúmiútir.
1
2. Üretimin uluslararasılaúması: “endüstri-içi ticaret”: endüstri-içi ticaret, belirli bir sektörde
birbirinden farklılaútırılmıú yapıdaki ürünlerin eú zamanlı olarak ihraç ve ithal edilmesiyle
ülkeler arasında karúılıklı olarak iki yönlü ticaretin ortaya çıkmasıdır. Dünya genelinde üretim
sisteminin gittikçe küreselleúmesinin etkisiyle, ülkeler aynı sektörde artan ölçüde hem ihracat
hem de ithalat yapmakta ve endüstri-içi ticaret yaygınlaúmaktadır. Bu durum, nihai bir malın
üretiminden elde edilen katma de÷erin çeúitli ülkeler arasında bölüúülmesini beraberinde
getirirken, istihdam ve katma de÷erin a÷ırlıklı olarak ticarete konu olmayan sektörlerde
yo÷unlaúmasına yol açmaktadır
3. Dıú ticarette co÷rafik kayma: “asyalılaúma”: Üretim modelinde ithalata ba÷ımlılı÷ı artıran
bir di÷er global unsur, Asya-Pasifik bölgesinin dünyanın üretim üssüne dönüúmesi nedeniyle
ortaya çıkan cazip fiyatlardır. AB-15 ülkeleri ihracat açısından önemli ticaret partnerimiz
olmaya devam ederken, Türkiye’nin ithalat ve dolayısıyla dıú ticaret dengesinde Asya
ülkelerinin a÷ırlı÷ı gittikçe artmaktadır. Türk Lirasında yaúanan de÷erlenme nedeniyle
“Asya’dan al, Avrupa’ya sat” e÷iliminin son yıllarda daha da belirginleúmesi, dıú ticarette
“Asyalılaúma” olgusunu ortaya çıkarmıútır. Bu olgu, yerli firmaların Avrupa piyasasında
kalabilmeleri açısından rekabet koúullarının getirdi÷i bir zorunluluk oldu÷u kadar, daha önce
mal ithal edilen AB ve ABD’li firmaların Asya’ya taúınmasının da bir sonucu olarak
görülmektedir. Dıú ticarette yaúanan bu co÷rafik de÷iúimin, Türkiye’nin üretim modeli,
fiyatlar genel düzeyi ve istihdam yapısında da önemli sonuçlar ortaya çıkardı÷ı
gözlenmektedir.
Bu baúlıklar, dönüúümün yapısal nedenleri olarak adledilmiútir. Ancak, bu yapısal nedenler
dıúında, dıú ticaret dengesini etkileyen konjonktürel faktörler ve sektörel uyum çabaları da
mevcuttur. Dıú ticaret dengesi, yapısal geliúmelerin yanısıra, dıú ticaret hadlerindeki bozulma,
çapraz kur geliúmeleri, tüketici kredilerindeki geniúleme ve dıú ticaret istatistikleri kapsam
de÷iúiklikleri gibi konjonktürel geliúmelerden de etkilenmiútir. Üretim ve özellikle dıú ticaret
dengesinde önemli paya sahip, “enerji”, “otomotiv”, “dayanıklı tüketim malları” ve
“tekstil&giyim” sektörlerinde yaúanan mikro geliúmeler ve sektörlerin makro geliúmelere
karúı geliútirdikleri uyum çabaları da dıú ticaret dengesi üzerinde etkili olmuútur.
Sonuç olarak, makro ve mikro geliúmeler bir bütün olarak de÷erlendirildi÷inde, son 10 yılda
imalat sanayinin üretim ve dıú ticaretinde yaúanan de÷iúimi, “øthalatlaúma”,
“Uluslararasılaúma” ve “Asyalılaúma” e÷ilimleri úeklinde üç baúlık altında özetlemek
mümkündür. Bu e÷ilimlerin etkisiyle imalat sanayinde önemli ölçekte bir dıú ticaret hacmi
yaratıldı÷ı, ancak bu ticaret hacminin katma de÷er ve istihdam üzerindeki yansımalarının
kısıtlı oldu÷u görülmektedir. Özellikle, 2001 krizi sonrası dönemde, yerel ve global ölçekteki
geliúmeler, eúanlı olarak, Türkiye’nin üretim ve dıú ticaret yapısındaki bu dönüúümde etkili
olmaktadır.
Asya-Pasifik ülkelerinin tetikledi÷i yeni rekabet ortamı, uluslararası piyasalarda döviz kurları
baúta olmak üzere göreli fiyatlardaki farklılaúmalar, büyük ölçekli úirketlerimizin global
aktörler haline gelmesi, devir-birleúme-satın almalar nedeniyle ölçek ekonomisinde yaúanan
geliúmeler, üretim ve dıú ticaret yapısındaki bu dönüúümü baúlatan unsurlar olarak sayılabilir.
Ancak, bu unsurların baúlattı÷ı dönüúüm, son yıllarda Türk lirasının de÷erlenmesi ve
dezenflasyon süreci ile birlikte hız kazanmıú ve “ithalatlaúma” ve “asyalılaúma” e÷ilimini
daha da güçlendirmiútir. Bu durum, üretim ve dıú ticaretteki dönüúümü derinleútirirken,
ekonomi genelinde yüksek dıú ticaret açı÷ı, yeterince istihdam yaratamayan büyüme ve
rekabet gücü kaybı gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olmuútur. Döviz kurundaki reel
de÷erlenmenin yol açtı÷ı rekabet gücü kaybını telafi etmek için firmalar, istihdam ve reel
ücret artıúlarını sınırlandırarak iúgücü verimlili÷ini artırmaya öncelik vermiúlerdir. Bu uyum
çabaları ise ekonomide imalat sanayinin istihdam ve katma de÷er yaratma kapasitesini önemli
ölçüde sınırlandırmıútır.”
2
Download