06.07-2017 Perşembe İzmir Basın Gündemi

advertisement
06.07-2017 Perşembe İzmir Basın Gündemi
MS’İN DİĞER ADI ÇARESİZLİK DEĞİL!
Adı sadece iki harften oluşsa da, MS’in hikayesi çok uzun. Pek çoğunun, adını ünlü
şarkıcı Serdar Ortaç ile birlikte duyduğu MS (Multipl Skleroz) genellikle gençleri
etkisi altına alıyor.
“Tedavisi yok” diye bilinse de, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yeşim BECKMANN, artık hastalığı eskisinden çok daha iyi tanıdıklarını ve
gidişatını engelleyebildiklerini söyledi. 18 yaşında MS’in pençesine düşen bir hasta ise 10 yıllık süreçte
neler yaşadığını anlattı.
“TEDAVİSİ MÜMKÜN”
MS genellikle 20 ile 40 yaş arasında ortaya çıkıyor. Nedeni henüz tam olarak tespit edilmiş değil. Santral
sinir sisteminin bağışıklık mekanizmalarının bozulması, sinir hücreleri ve sinir liflerinin çevresinde
bulunan koruyucu zarın yıpranması sonucu ortaya çıkan bir hastalık… Hastalarda beyin ve omurilik
hasarlanmasının söz konusu olduğunu söyleyen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve
Araştırma Hastanesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yeşim BECKMANN, hastalıkta ataklar yaşandığını ancak
hastaların üçte ikisinin iyi seyirli olduğunu ve ataklar sonrasında sekel (doku bozukluğu) kalmadığını
dile getirdi. Ataklar sonrasında hastaların hayatı genelde normale dönüyor. Küçük bir kesimde de olsa,
ilerleyici bir formda seyredip, özürlülüğe neden olabiliyor. Ancak sanıldığı ve sosyal medyada yer aldığı
gibi, tedavisi olmayan, çaresiz bir hastalık değil.
“MS’İ DURDURABİLİYORUZ”
MS (Multipl Skleroz) santral sinir sisteminde nereyi etkilerse, ilk bulgularda bu bölgede ortaya çıkıyor.
Hastaların genellikle bir gözünde geçici görme bozukluğu, kol ya da bacakta güçsüzlük, duyu bozukluğu,
dengesizlik, yürüme bozukluğu, konuşma bozukluğu gibi şikayetlerle geldiklerini ifade eden Doç. Dr.
Beckmann, bu şikayetlerle gelenlerin yarıdan fazlasının kadın olduğunu söyledi. Backmann; “ 90’lı
yıllardan önce hastalığın spesifik bir tedavisi yoktu. 90’lı yıllardan itibaren ciddi bir ivme kazandı.
2000’li yıllardan itibaren gelişerek artıyor. Üzerinde çalışılan çok sayıda ilaç var. Eskiden sadece ataklar
baskılanabiliyordu. Şimdi hastalığın gidişatını engelleyebiliyoruz. Hem atak tedavisi, hem de koruyucu
tedavi uyguluyoruz. MS tedavisinde asıl yapılması gereken şey; hastalığı erken evreden itibaren tedavi
etmektir. MS kronik hastalık ve çok uzun yıllar tedavi etmek gerekiyor.” dedi.
“BAZEN PSİKOLOJİK DENİLİP GÖNDERİLİYOR”
İyi bir nöroloğun MS’i ayırt edememesinin olanaksız olduğunu söyleyen Doç. Dr. Beckmann, bazen
MS’in teşhisinde geç kalınabildiğini, hastalara “rahatsızlığınız psikolojik” denilip gönderildiğini ifade
etti. Beckmann; “En çok karşımıza çıkan durum; hasta bambaşka bir nedenle MR çektiriyor. Plaklar
görülüyor. Yüzünün bir tarafında uyuşukluk oluyor. Psikolojik deniliyor. Duysal bozukluklarla gelen
hastalar, MS değil de psikolojik sorunlu olarak değerlendirilebiliyor. MS sorusu gelmeli hekimin aklına.
MS santral sinir sisteminin belli bölgelerini sever. MR, beyin ve omurilik sıvısının incelenmesi gibi
yöntemlerle doğru teşhis konulabilir.” dedi.
“3 YIL KAYBETTİM”
18 yaşında MS ile karşılaşan Elvan Şanlı ise bugün 28 yaşında. Hastalığının ilk üç yılı, yanlış teşhislerle
geçmiş. 10 yıllık süreçte yaşadıkları ise MS’in zorlu hikayesinin aslında ta kendisi. Özel bir hastanede
çalışan Şanlı, yaşadıklarını söyle anlattı; “18 yaşındaydım. Ellerimde, ayaklarımda uyuşmalar oldu,
hissizlik, güç kaybı gibi. Vitamin eksikliği denildi. Birkaç yıl böyle devam etti. Daha sonra şikayetlerim
şiddetlendi. 100 metre yürüyüp düşüyordum. Soğuk ve sıcağı hissetmiyordum. Üzüldüğümde yere
yığılabiliyordum. Psikolojik dediler, antidepresan kullandım, bel fıtığı deyip, ameliyat etmeye kalkıştılar
başka hastanelerde. Daha sonra İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne
geldim, Yeşim Hoca ile tanıştım. MS teşhisi konuldu. 28 yaşındayım şuan. 7 yıldır burada tedavi
görüyorum, 3 yıl geç teşhis konuldu. Son üç yıldır çok iyiyim, bu süreçte evlendim, şimdi de çocuk sahibi
olmak istiyorum. İnsanlar MS’in ne olduğunu bilmiyorlar, ben de bilmiyordum ama şimdi o hastalığı çok
iyi tanıyorum ve onunla nasıl mücadele edebileceğimi biliyorum. Bu hastalık benim yaşam kalitemi
artırdı artık kendime çok iyi bakıyorum.” dedi.
Download