Ne Zaman Pediyatrik Kardiyoloğa

advertisement
Ne Zaman Pediyatrik Kardiyoloða Danýþalým
Dr. Serdar Kula*
Yaþamýnýn ilk
yýlýnda santral
siyanoz,
konjestif kalp
yetmezliði, þok
ya da
semptomatik
aritmi ile gelen
bir infant bize
"ciddi
konjenital kalp
hastalýðý"
olduðu
konusunda
önemli ipuçlarý
verir.
Konjenital kalp hastalýklarý doðumda en sýk
görülen anomalilerdir. Son on yýla kadar bir
yaþ ölümleri içerisinde ilk sýrayý almaktaydýlar.
Ancak, 1970'lerde baþlayan yenidoðan kalp
cerrahisindeki ilerlemeler, mikrocerrahi
tekniklerinin geliþmesi, cerrahi ekipmanlarýn
bu yaþ grubuna göre küçültülmesi ve bu
uygulamalar için özel eðitilmiþ ekiplerin
yetiþtirilmesi ile ameliyat sonrasý bakýmýn en
üst düzeyde saðlanmasý sonucu bu hastalarýn
saðkalým oranlarý küçümsenemeyecek
düzeyde artmýþtýr. Öyleki, bu hastalarýn eriþkin
yaþa ulaþabilme oranlarý konjenital defektin
tipine baðlý olmakla birlikte %80-95'e kadar
ulaþmýþtýr.
Genel olarak, küçük çocuklarda konjenital
kalp hastalýklarýnýn tanýsýný koymak zordur.
Yaþamýnýn ilk yýlýnda santral siyanoz, konjestif
kalp yetmezliði, þok ya da semptomatik aritmi
ile gelen bir infant bize "ciddi konjenital kalp
hastalýðý" olduðu konusunda önemli ipuçlarý
verir. Böyle bir hastanýn mutlaka bir pediyatrik
kardiyolog tarafýndan görülmesi gereklidir.
Tablo 1. Yenidoðan ve infantlarýn pediyatrik
kardiyoloða danýþýlmasýný gerektiren durumlar.
1. Siyanoz
a) Doðumdan sonra 2 saatten fazla süren
(normal oda sýcaklýðý ve normal kan basýncý ile)
b) %100 oksijen solurken saturasyonun sürekli
olarak %90'nýn altýnda olmasý.
2. Konjestif Kalp yetmezliði
a) Ýstirahatte kalp hýzýnýn >150/dk olmasý,
b) Ýstirahatte solunum sayýsýnýn >60/dk olmasý,
c) Üfürüm,
d) Kardiyomegali.
3. Þok
a) Kan basýncýnda azalma,
b) Kapiller doluþ basýncýnda zayýflama,
c) Asidoz.
4. Semptomatik aritmi
a) Ýstirahatte kalp hýzýnýn >200/dk olmasý,
b) Kalp hýzýnýn;
i. Yenidoðanda <80/dk olmasý,
ii. Sütçocuðunda <60/dk olmasý.
5. Sendrom ya da dismorfik yüz görünümü
a) Down sendromu,
b) Fetal alkol sendromu,
c) VACTERL anomalisi,
d) CATCH 22,
e) Diabetik anne bebeði.
Bunun dýþýnda, konjenital kalp hastalýklarýyla
birlikte seyreden pek çok sendrom da
bulunmaktadýr. Bu nedenle dismorfik yüz
görünümüne sahip çocuklarýn da olasý bir
konjenital kalp hastalýðý yönünden araþtýrýlmak
üzere bir pediyatrik kardiyoloða danýþýlmasý
uygun olacaktýr.
Siyanoz
Süreklilik gösteren siyanoz, hastanýn
hayatýn ilk yýlý içerisinde bir pediyatrik
kardiyolog tarafýndan acil olarak görülmesini
gerektiren önemli durumlardandýr. Bu durum
aslýnda bir kardiak acildir. Çünkü bu
durumdaki tedavi edilmeyen hastalarýn çoðu
kaybedilirler.
Santral siyanoz, intrakardiak ya da büyük
damarlardaki sað-sol þant nedeniyle arteriyel
kandaki oksijen satürasyonunun azalmasý
sonucu ortaya çýkar. Eðer bir bebekte
doðduktan sonra iki saatten daha uzun süren
bir siyanoz varsa, üfürüm duyulmasa dahi
olasý bir konjenital kalp hastalýðýndan
kuþkulanýlmalýdýr. Santral siyanoz, diferansiye
siyanoz ile birlikte de olabilir. Diferansiye
siyanozda vücudun bir kýsmý diðer bölgelerine
göre daha siyanotiktir.
Yaþamýn ilk birkaç saatinde konjenital kalp
hastalýðýnýn siyanoz dýþýndaki bulgularý daha
zor saptanýr. Bu evrede üfürümün
duyulmamasý konjenital kalp hastalýðý
olasýlýðýný ortadan kaldýrmaz. Konjenital kalp
hastalýðý tanýsýnda "hiperoksik test"
kullanýlabilir. Bu test, bebeðin sað kol/eline
oksijen satürasyon monitorü baðlanarak, hem
oda havasýnda hem de %100 oksijen solurken
oksijen saturasyonunun ölçülmesi esasýna
dayanýr. Normal bir bebekte %100 oksijen ile
satürasyon %90 ve üzerine çýkar. Santral þant
varlýðýnda ise, oda havasýnda saturasyon %80
ya da daha düþüktür ve oksijen ile %90'a
ulaþmaz.
Satürasyonun sað kol ya da elden
ölçülmesi önemlidir. Çünkü, %100 oksijen
verildiðinde satürasyon hala düþük kalýyorsa,
bu kez sað kulak memesinden ölçüm yapýlarak
kontrol edilir. Böylece, duktus arteriozusun
altýnda aortadan çýkan bir aberan sað
subklavian arterin varlýðý saptanmýþ olur.
* Gazi Ü. Týp Fak. Çocuk Sað. ve Hast. AD,Çocuk Kardiyolojisi
BD, Ankara
• 2003 • cilt 12 • sayý 2 • 46
Santral siyanozun tanýsýnda, konjenital kalp
hastalýðýný taklit eden akrosiyanoz, kalýcý fetal
dolaþým, polisitemi ve sepsis gibi durumlar
ayýrýcý tanýda düþünülmelidir.
Akrosiyanozda bebeðin elleri ve ayaklarý
siyanotik ya da alacalýdýr. Hatta bu alacalý
görünüm, eðer vücut ýsýsý çok düþükse göðüse
kadar yayýlabilir. Bu olgularda, bebek ýsýtýlarak
siyanozun devam edip etmediði ya da
satürasyonun yükselip yükselmediði kontrol
edilmelidir.
Kalýcý fetal dolaþýmda, pulmoner direnç
yüksektir ve pulmoner kan akýmý azalmýþtýr. Bu
da hem atriyal hem de duktal seviyelerde saðsol þanta neden olur. Bu olgularda alt
ekstremitelerdeki oksijen saturasyonu üst
ekstremitelere göre daha düþüktür. Ayrýca,
röntgen filminde azalmýþ kan akýmýný
destekleyen biçimde akciðerlerde vasküler
dallanma görülmez ve akciðerlere ait alanlar
oldukça koyu renklidir.
Polisitemide siyanoz yüksek oksijen
konsantrasyonlarýnda da belirgindir. Siyanoz,
redükte hemoglobin miktarýnýn 3 g/dl'den
fazla olmasý halinde görülür. Hemoglobin
düzeyi yüksek olan hastalarda siyanoz daha
erken belirir. Örneðin, hemoglobini 24 g/dl
olan bir hastada satürasyon %88 olunca
siyanoz belirir. Oysa anemik hastalarda
siyanoz daha geç görülür. Hemoglobin düzeyi
8 g/dl olan bir hastada saturasyon %63'e
ulaþýncaya kadar siyanoz izlenmez. Bütün
bunlar siyanotik konjenital kalp hastalýklý bir
infantta hemoglobin ve hematokritin ne kadar
önemli olduðunun göstergesidir.
Sepsis ve þok durumunda, geliþen periferik
vazokonstriksiyon sonucu beneklenme ile
birlikte beliren soluk gri bir cilt rengi vardýr.
Beraberinde asidoz olabilir ya da olmayabilir.
Bunlarýn dýþýnda santral siyanozu taklit eden
ender durumlar ise hipoglisemi, santral sinir
sistemi anomalileri ve methomoglobinemidir.
Ancak tüm bu durumlarda hiperoksik test
negatiftir. Santral siyanoza yol açan durumlarý
kolayca akýlda tutabilmek için "5 T bir P"
kýsaltmasýný kullanabiliriz.
Tablo 2. Siyanotik konjenital kalp hastalýðý yapan durumlar.
- Büyük damarlarýn transpozisyonu
- Fallot tetralojisi
- Triküspit atrezisi
- Total anormal pulmoner venöz dönüþ
- Trunkus arteriozus
- Ventriküler septal defekt olmaksýzýn pulmoner atrezi
- Kompleks hastalýklar
Eðer bir
bebeðin
istirahat
halindeyken
kalp hýzý
150/dakika,
solunum hýzý
60/dakikadan
fazla ise kalp
yetmezliðinden kuþkulanýlmalýdýr.
Bu harfler kardiyak anomalilerin baþ harfleridir.
Hiperoksik test ile santral siyanoz tanýsý
konulduktan sonra hýzla konjenital kalp
hastalýklarý üzerine yoðunlaþýlmalýdýr. Taný
koymada hýzlý olmak önemlidir. Çünkü,
konjenital kalp hastalýklarýnýn bazýlarý duktusa
baðýmlý lezyonlar olabilirler. Bu durumda
bebeðin hayatta kalabilmesi için duktusun
prostaglandin E1 verilerek gerekli cerrahi
uygulamalar yapýlýncaya kadar açýk tutulmasý
gereklidir. Hyalin membran hastalýðý ile karýþan
tek konjenital kalp hastalýðý total anormal
pulmoner venöz dönüþ anomalisidir. Bu
hastalýkta pulmoner venlerde obstrüksiyonlar
olabilir. Obstrüksiyonun þiddetli olduðu
durumlarda, röntgen filminde konjesyona
baðlý olarak buzlu cam manzarasý izlenir ve bu
haliyle hyalen membran hastalýðýndan ayrýlýr.
Ancak, bu bebekler hyalen mebran hastalýðý
olanlara göre daha matürdürler.
Konjestif kalp yetmezliði
Yaþamýn ilk yýlýnda geliþen kalp yetmezliði
de pediyatrik kardiyoloji uzmanýnýn fizik
incelemesini gerektiren durumlardandýr. Bir
bebek yaþamýnýn ne kadar erken döneminde
kalp yetmezliðine girerse altta yatan kardiyak
patoloji o kadar ciddi demektir.
Bebeklerdeki kalp yetmezliði bulgularý
eriþkinlerinkinden farklýdýr ve uygun tedavi
hýzla verilmediði zaman kalp yetmezlikli
çocuklar çok çabuk kötüleþirler. Eðer bir
bebeðin istirahat halindeyken kalp hýzý
150/dakika, solunum hýzý 60/dakikadan fazla
ise kalp yetmezliðinden kuþkulanýlmalýdýr. Kalp
yetmezlikli bebek beslenirken çabuk yorulur
ve yeterince beslenemediði için de
huzursuzdur. Bu bebeklerde soluk alýp verirken
subkostal çekilmeler olurken interkostal ve
suprasternal çekilmelerin olmamasý tipiktir.
Üfürüm duyulmayabilir. Akciðerlerde ral ancak
belirgin akciðer ödemi varsa duyulabilir.
Periferik ödem ise; ancak hidrops fetalis,
lenfödem (Turner sendromunda olduðu gibi)
varlýðýnda izlenir. Akciðer röntgen filmi ve EKG
tanýda yardýmcý olur. Ancak, kalp
yetmezliðinden kuþkulanýlýyorsa bebeðin bir
pediyatrik kardiyolog tarafýndan görülmesi
mutlaka saðlanmalýdýr.
Þantlar ve obstrüktif lezyonlar sýklýkla
yenidoðan döneminde kalp yetmezliðine yol
açarlar. Endokardiyal fibroelastozis dýþýnda
diðerleri ise ilk bir yýlýn sonlarýna doðru kalp
yetmezliði geliþmesine neden olurlar.
• 2003 • cilt 12 • sayý 2 • 47
Tablo 3. Konjestif kalp yetmezliðinin en sýk nedenleri.
1. Sol-sað þantlar
a) Ventriküler septal defekt (VSD)
b) Atriyoventriküler septal defekt
c) Patent duktus arteriozus
d) Aortopulmoner pencere
e) VSD ile birlikte olan büyük damarlarýn transpozisyonu
f) Trunkus arteriozus
g) Geniþ VSD ile birlikte olan triküspit atrezisi
h) Arterivenöz fistül
i) Kompleks hastalýklar
2. Obstruktif lezyonlar
a) Hipoplastik sol kalp sendromu
b) Aort stenozu
c) Aort koarktasyonu
3. Miyokardiyal hastalýklar
a) Endokardiyal fibroelastozis
b) Dilate kardiyomiyopati
c) Pulmoner arterden orijin alan koroner arter
d) Restriktif kardiyomiyopati
e) Akut miyokardit
Þok
Bebeðin pediyatrik kardiyolog tarafýndan
görülmesini gerektiren diðer bir durum da
etyolojisi bilinmeyen þoktur. Eðer hemoglobin
düzeyi sabit ve yeterli ise akla gelmesi
gereken en önemli þok nedeni hipoplastik sol
kalp sendromudur. Bu sendromda hipoplastik
sol ventrikül, mitral atrezi ya da mitral stenoz,
aðýr aort darlýðý ya da atrezisi, hipoplastik
çýkan aorta patolojilerinden biri/birkaçý olabilir.
Fotoðraf: “Gülen Yüzler” Dr. Haluk Sargýn, Ankara,
TTB-STED Fotoðraf Yarýþmasý 2002’den
Hipolastik sol kalp sendromlu bebek
baþlangýçta normal görünür. Ancak, duktusun
kapanmaya baþlamasýyla birlikte morarma
nöbetleri, beraberinde takipne, beneklenme,
beslenmenin zayýflamasý ve huzursuzluk
izlenebilir. Bu durumda bebek hýzla
kötüleþerek kalp yetmezliðine girer. Ardýndan
da þok, asidoz, böbrek yetmezliði ve tedavi
edilmezse ölüm görülür.
Semptomatik aritmi
Bu durumun aciliyeti diðer üç duruma göre
daha azdýr. Yenidoðan dönemindeki en sýk
görülen aritmi supraventriküler taþikardidir.
Kalp hýzý dakikada 200'ün üzerindedir. EKG'de
WPW bulgularý görülebilir ya da aritmi baþka
bir ektopik odaktan kaynaklanýyor olabilir. Bu
bebekler hýzla kalp yetmezliðine girebilirler. Bu
durumda yapýlmasý gereken, vagal
manevralarýn uygulanarak bebeðin bir
pediyatrik kardiyoloji merkezine doðru yola
çýkarýlmasýdýr.
Ventriküler aritmiler bebeklerde oldukça
enderdir. Sýklýkla tuberoskleroz gibi kardiyak
tümörlerin eþlik ettiði durumlarda görülürler.
Bebeklerde en sýk görülen bradikardi
nedeni tam kalp bloðudur. Tam kalp bloðu ve
beraberinde kalp yetmezliði olan, istirahat
halinde iken kalp hýzý 55/dakika'nýn altýnda ve
beraberinde konjenital kalp hastalýðý bulunan
ya da geniþ QRS kompleksi bulunan bebeklere
kalp pili takýlmasý gereklidir.
Yaþamýn ilk bir yýlý içerisinde görülebilecek
olan diðer aritmiler ise prematür atrial ya da
ventriküler atýmlardýr. Prematür atrial atýmlar
sýklýkla yenidoðan döneminde görülür ve
genellikle benigndir. Sýk ve deðiþik formlardaki
ventriküler atýmlar bebeklerde enderdir ve
sýklýkla bir kalp hastalýðý ile birliktedirler.
Sendromlar
Herhangi bir konjenital kalp hastalýðýnýn
eþlik ettiði bilinen bir sendromu olan
bebeklerin, yaþamlarýnýn ilk bir yýlý içerisinde
kesinlikle bir pediyatrik kardiyolog tarafýndan
deðerlendirilmesi gereklidir. Örneðin, Down
sendromunda atriyo-ventriküler septal defekt,
diabetik anne bebeðinde sol ventrikül çýkým
yolu obstrüksiyonu, fetal alkol sendromunda
deðiþik konjenital kalp anomalileri ya da
VACTERL anomalisi görülebilir.
Daha Büyük Çocuklar
Daha büyük çocuklarýn pediyatrik
kardiyoloji ünitesine gönderilmesi daha elektif
koþullarda gerçekleþir.
• 2003 • cilt 12 • sayý 2 • 48
Fotoðraf: “Harran’da Ýki Yürek” Dr. Ergün Karadað, Kütahya,
TTB-STED Fotoðraf Yarýþmasý 2002’den
Kaynaklar:
1- Çocuk
Kardiyolojisi Eðitim
Seminerleri IV. Gazi
Üniv. Týp Fak.
Karaaslan S.
Kardioloða sevk.
1997;51-69
2- Collins-Nakai RL.
When to consult a
pediatric cardiologist:
2002. Indian J
Pediatr. 2002;69(4):
315-9
Masum üfürümlerin pediyatrik kardiyolog
tarafýndan görülmesine gerek yoktur. Bu
çocuklar asemptomatiktirler, üfürüm yumuþak
(III/VI þiddetinde ya da daha azdýr), çok az bir
yayýlým göstererek iyi lokalize edilirler, birinci
ve ikinci kalp sesi normaldir ve çocuðun
pozisyon deðiþtirmesiyle karakter ve
þiddetinde deðiþiklikler olur. Aksine, organik
üfürümler daha gürültülü, beraberinde tril,
klinik semptom, diastolik üfürüm, anormal
kalp sesi (örneðin ikinci kalp sesinde sabit
çiftleþme ya da ejeksiyon kliði) olabilen, daha
geniþ yayýlým gösteren karakterdedirler.
Siyanotik spell’ler Fallot tetralojisinin ilk
bulgusu olabilir. Siyanotik speli olan bir
çocukta belirgin bir üfürüm duyuluyorsa
mutlaka bir pediyatrik kardiyoloða
danýþýlmalýdýr. Büyük çocuklarda kardiyak
siyanoz yapan diðer nedenler Ebstein
hastalýðý, pulmoner vasküler obstrüktif hastalýk
(Eisenmenger sendromu) ya da primer
pulmoner hipertansiyondur.
Yaþamýn ilk bir yýlýndan sonra geliþen
konjestif kalp yetmezliði sýklýkla viral
miyokardit, ailevi kardiyomiyopati, Kawasaki
Tablo 4. Büyük çocuklarýn pediyatrik kardiyolog
tarafýndan görülmesini gerektiren durumlar.
1. Belirgin üfürüm
2. Siyanotik spell
3. Konjestif kalp yetmezliði
4. Enfektif endokardit
5. Romatizmal ateþ
6. Semptomatik aritmi
7. Hipertansiyon / hiperlipidemi
8. Kalbi etkileyen sistemik hastalýklar
ya da romatizmal ateþ gibi kalbi etkileyen
sistemik hastalýklar ile birliktedir. Bazen, depo
hastalýklarý ya da restriktif kardiyomiyopati de
bu yaþ grubunda kalp yetmezliði ile bulgu
verebilir. Ender olarak da olsa, mitral stenoz
gibi önceden tanýsý konulmamýþ yapýsal
kardiyak bozukluklar da bu biçimde bulgu
verebilir.
Nedeni bulunamayan ateþ ya da pozitif
kan kültürü olan çocuklar da kesinlikle
pediyatrik kardiyoloða danýþýlmalýdýr. Daha
önceden üfürümü bilinen ve yapýsal bir kalp
hastalýðý saptanmýþ çocuklarda geliþen nedeni
bilinmeyen ateþ durumlarýnda, kan kültürü
negatif bile olsa enfektif endokardit yönünden
araþtýrma yapýlmalýdýr.
Akut romatizmal ateþ, kardit ve kalp
yetmezliðine yol açabilir. Ayrýca, kardit ve kalp
yetmezliðine ait hiçbir bulgu olmasa da akut
romatizmal ateþli çocuklar "sessiz kardit"
yönünden araþtýrýlmak üzere kesinlikle
pediyatrik kardiyoloða danýþýlmalýdýr.
Yine semptomatik aritmiler, özellikle
konjenital kalp hastalýðý olduðu bilinen
hastalarda ve postoperatif dönemde geliþenler
pediyatrik kardiyoloða danýþýlmasý gereken
durumlardýr. Kardiyak cerrahi uygulanan tüm
hastalar bir pediyatrik kardiyolog gözetiminde
izlenmelidir.
Fotoðraf: “Kardeþler” Dr. Begüm Koçar, Isparta,
TTB-STED Fotoðraf Yarýþmasý 2002’den
• 2003 • cilt 12 • sayý 2 • 49
Download