Dünya Ticaret Örgütü

advertisement
DÜNYA TİCARETİNİN
SERBESTLEŞTİRİLMESİ ve DÜNYA
TİCARET ÖRGÜTÜ
TİCARİ KÜRESELLEŞME
İkinci Dünya Savaşından sonra ortaya çıkan Dünya Ticaretini serbestleştirme
eğilimleri günümüzde de hızlı bir biçimde sürmektedir.Evrensel boyutlarda Dünya
ticaretini serbestleştirme çabaları adeta Dünyayı tek bir Pazar durumuna getirme
amacına yöneliktir.Bu gelişme aynı zamanda ticaretin küreselleşmesi olarak da
adlandırılabilir.
1. Ticari Kürselleşme ve GATT'tan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)'ne
Varan Gelişmeler
I. Dünya Savaşı ve 1929 Dünya buhranından sonra. bütün ülkeler
merkantilist bir felsefe ile ithalatı yasaklama ve kısıtlama yoluna gittikleri için
dünya ticareti durma noktasına kadar gelmiştir. Bu tarihten sonra hemen
hemen bütün ülkeler yüksek tarifeler. kotalar. döviz kontrolleri. ithalat yasakları
gibi koruyucu önlemlerin arkasına ekonomilerini gizlemişlerdir. Amaç yerli
sanayileri korumak. yurtiçi üretimi artırmak ve yurt içinde katma değer
yaratarak işsizlik sorununa da çözüm bulmak idi. Komşuyu fakirleştirme
politikası da denilen dış ticareti kısıtlayıcı misillemelere dayanan uygulamalar
az gelişmiş ülke ekonomilerinin kalkınmasını ve gelişmiş ülke ekonomilerinin
büyümesini engelliyordu.
1. Ticari Kürselleşme ve GATT'tan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)'ne
Varan Gelişmeler
Dünya ticaretini serbestleştirmek için 1944 yılında Bretton-Woods
Konferansı düzenlenmiştir. Bu konferansta uluslararası ekonomik faaliyetleri
geliştirmek için üç kuruluşun kurulması kararlaştırılmıştır. Böylece dünya
ekonomisi üç ayaklı bir saç ayağı üzerine oturtulacaktı. Bunlar;
a) Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD): Uluslararası
yatırımlara finansman imkanları sağlayacak. azgelişmiş bölgelerin kalkınmasına
yardımcı olacaktı. Daha sonra kurulduğunda adı Dünya Bankası olarak
değişmiştir.
b) Uluslararası Para Fonu (IMF): Uluslararası parasal ve sorunları
çözümleyecek. uluslararası para sisteminin oluşmasını ve düzenli bir şekilde
işlemesini sağlayacaktı.
c)
Uluslararası Ticaret Örgütü (ITO): uluslararası ticareti
düzenleyecek. serbest ticaretin önündeki tüm engelleri kaldıracak. ülkelerin
ekonomik kalkınmasını hızlandıracak. mal piyasalarında istikrarı sağlayacaktı.
1. Ticari Kürselleşme ve GATT'tan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)'ne
Varan Gelişmeler
Bu kuruluşlardan ilk ikisi kurulmuş ve faaliyete geçmiştir. ITO başta bir
Birleşmiş Milletler kuruluşu olarak faaliyet göstermesi tasarlanmıştı. Ancak
korumacılıktan yana olan bazı üretici örgütleri bu kuruluşun faaliyete geçmesini
engellemişlerdir. Başta ABD olmak üzere birçok ülkenin yasama organlarında
onaylanmamıştır. Diğer bir kısım ülkenin de yasama organlarında uzun süre
onaylanamayacağı anlaşılmıştı. Bu nedenle bir taraftan ITO’nın faaliyete geçirilmesi
çalışmaları devam ederken diğer yandan batılı ülkeler bir hazırlık komitesi oluşturma ve
bir an önce tarifelerin indirimi görüşmelerinin başlaması düşüncesiyle harekete
geçmişlerdir.
Bu amaçla ilk tarife indirimi görüşmeleri 1947 yılında başlamış ve sonuçta 30
Ekim 1947 tarihinde Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT)
imzalanmış. 10 Ocak 1948 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. GATT üye ülkeler için
bağlayıcılığı olan bir kurum değildi. Sadece dünya ticaretinin serbestleştirilmesi için bir
forum, bir görüşmeler zinciri şeklindeydi. O yüzden üye ülkelerin yasama organlarından
geçmesine de gerek yoktu. Ancak uzun vadede üye ülkeler için bağlayıcılığı ve
yaptırımları olan ITO gibi bir örgütün kurulacağı da hedeflenmişti. Böylece Dünya
Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) ilk temeli atılmış oldu. Ticaret turlarından oluşan bu GATT
sistemi, 1 Ocak 1995 tarihinde DTÖ’nün kurulmasına yol açmıştır.
1. Ticari Kürselleşme ve GATT'tan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)'ne
Varan Gelişmeler
1948 yılındaki kuruluşundan 1.1.1995’e kadar geçen sürede Gümrük Tarifeleri
ve Ticaret Genel Anlaşması. uluslararası ticareti düzenleyen ve üzerinde anlaşılan tek
uluslararası çok taraflı sözleşme olmuştur. GATT. ticari ilişkilerde rekabeti bozan ve
ticaret kısıtlayan engellerin görüşülerek kaldırıldığı en önemli uluslararası kuruluş
olmuştur. GATT'ın dayandığı ilkeler şunlardır:
•En Çok Kayrılan Ülke Kuralı
•Ulusal Muamele Kuralı
•Gümrük vergilerinin indirilerek konsolide edilmesi
•Korumanın sadece gümrük vergileri ile gerçekleştirilmesi
1. Ticari Kürselleşme ve GATT'tan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)'ne
Varan Gelişmeler
GATT‘ın oluşturulmasından bugüne kadar Round olarak adlandırılan
sekiz adet çoktaraflı ticaret müzakereleri yapılmıştır. Bunlar sırasıyla
şöyledir:
•1947 yılında Cenevre (İsviçre)’de.
•1949 yılında Annecy (Fransa)’da.
•1951 yılında Torquay (İngiltere)’de.
•1956 yılında Cenevre (İsviçre)’de.
•1960 - 61 yıllarında Cenevre (İsviçre)’de “Dillion Round”.
•1964 - 67 yıllarında Cenevre (İsviçre)’de “Kennedy Round”.
•1973 - 79 yıllarında Cenevre (İsviçre)’de “Tokyo Round”.
•1986 - 1993 yıllarında Punta del Este (Uruguay)’da “Uruguay
Round”.
1. Ticari Kürselleşme ve GATT'tan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)'ne
Varan Gelişmeler
Dünya Ticaret Örgütü'nün temelleri 1947 yılında Cenevre’deki ilk
toplantıda atılmıştı. O yıllarda kurulan GATT’ın böyle bir kurumsal örgüte
dönüşeceği hedeflenmişti. O günden sonra toplam 8 görüşme turu yapıldı.
Son Uruguay turunda. alınan birçok kararla birlikte DTÖ’nün kurulması da
kararlaştırılmıştır. 15 Nisan 1994 tarihinde Fas’ın Marakeş şehrinde 125
ülkenin katılımıyla nihai anlaşma imzalandı ve Bretton-Woods konferansının
toplanmasından tam 50 yıl sonra faaliyete geçerek IMF ve Dünya Bankası
gibi Dünya ekonomik sisteminin önemli bir kuruluşu olmuştur. 1 Ocak 1995
tarihinden itibaren de faaliyete geçmştir. DTÖ'nün kurulmasıyla GATT'ın
yapısı da değişmiş. DTÖ, GATT'ın fonksiyonlarını üstlenmiştir. 2013 yılı
itibariyle üye sayısı 159’dur.
Dünya Ticaret Örgütü Üyesi Ülkeler
I. DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ (DTÖ- WTO)
DTÖ’nün Faaliyetleri
1. Örgütün kapsamına giren (GATT’ tan devralınan) anlaşmaların
uygulanması yönetimi ve işleyişinin sağlanması,
2. Yapılacak yeni çok yanlı ticaret görüşmeleri için bir forum oluşturma,
ticareti serbestleştirme çabalarına yeni alanlar katma,
3. Üyeler arasında çıkabilecek anlaşmazlıkları çabuk ve etkili bir biçimde
çözmek üzere bir arabuluculuk mekanizması kurma,
4. Üyelerin dış ticaret politikalarını gözden geçirme ve değerlendirme,
5. Sürekli bir kurumsal yapı olarak IMF, Dünya Bankası ve bunlara bağlı
kuruluşlarla yakın iş birliği yapma,
6. Uluslararası ticaret sisteminin faydalarından yaralanmaları için gelişmekte
olan ülkelere ve dönüşüm ekonomilerine yardımcı olma.
I. DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜNÜN YÖNETİM YAPISI
DTÖ’ nün dayandığı yönetim yapısı şöyledir: Üye ülkelerin ilgili
bakanlarından oluşan bir Bakanlar Konferansı vardır. İki yılda bir toplanır.
Tüm üye ülke temsilcilerinden oluşan bir Genel Konseye sahiptir. DTÖ
Kuruluş Anlaşmasında Genel Konsey'in
i) Anlaşmazlıkların Halli Organı ve
ii) Ticaret Politikalarını Gözden Geçirme Organı olarak bir araya gelebileceği
ifade edilmektedir.
Genel Konsey, tüm DTÖ konularında Bakanlar Konferansı adına hareket
etmektedir. Üyeler arasındaki ticari anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin prosedürlerin
incelenmesi ve karara bağlanması ile üyelerin ticaret politikalarının incelenmesi
işlevleri Anlaşmazlıkların Halli ve Ticaret Politikalarını Gözden Geçirme Organları
tarafından yerine getirilmektedir. Nihayet örgütü temsil eden ve ilgili Bakanların
atadığı bir Genel Direktörü bulunur.Örgütün merkezi Cenevre’dedir.
DTÖ Kapsamı ve GATT’tan Farkı
DTÖ oldukça kapsamlı olup ayrıca yeni hükümler de içermektedir.
Nitekim GATT 47 kapsamında olmayan Tarım Ürünleri, Hizmetler, Fikri
Mülkiyet Hakları, Ticaretle İlgili Yatırım Tedbirleri ve Ticaret Politikalarını
Gözden Geçirme Mekanizması DTÖ kapsamına alınmıştır. Keza daha önce
anlaşma kapsamında olmayan ve Tokyo Round sonunda kabul edilen ve
uyulması ihtiyari olan Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Vergiler (tedbirler),
Ticarette Teknik Engeller, İthal Lisansları Prosedürü, Devlet Alımları, Gümrük
Değerleme ve Anti - Damping kodları (anlaşmaları) DTÖ kapsamına dahil
edilmiş ve aynı zamanda uyma zorunluluğu getirilmiştir. DTÖ Anlaşması tekstil
ile ilgili yeni düzenlemeler getirmekte ve Çok Elyaflılar Anlaşması (MFA), en geç
1 Ocak 2005 yılında yürürlükten kalkmaktadır. Çok Elyaflılar Anlaşmasının
yürürlükten kalkması ile birlikte tekstil ticareti DTÖ Anlaşmasının kapsamına
girecek ve Anlaşmanın kurallarına tabi olacaktır. Daha önce GATT 47
kapsamında olmakla birlikte etkisiz kalan "Anlaşmazlıkların Çözümü
Mekanizması“, Anlaşma (Nihai Senet) kapsamında yer alan konulardaki
anlaşmazlıkların çözümü ile ilgilenecek bir “Anlaşmazlıkların Halli Organı”
(Dispute Settlement Body-DSB-) ve “Temyiz Kurumu” oluşturularak
kuvvetlendirilmiştir.
DTÖ Kapsamı ve GATT’tan Farkı
Aynı şekilde tarife dışı engellerin tarifeye çevrilmesi de DTÖ
kapsamındadır. DTÖ anlaşması ile öncekilerden farklı olarak. sübvansiyonlara
(mali yardımlara) bir tanım getirilmiş ve ayrıca “Özel” Sübvansiyon (“Specific”
Subsidy) kavramı ortaya konulmuştur. Buna göre eğer bir sübvansiyon. sadece
bir firmaya. bir sanayiye veya bir firma veya sanayi grubuna uygulanıyorsa bu
tür sübvansiyonlara “özel” sübvansiyon denilmektedir. Anlaşma sübvansiyonları
üç kategori altında toplamaktadır.
Bunlar;
•“Yasaklanmış”(Prohibited) Sübvansiyonlar.
•“Dava Edilebilir” (Actionable) Sübvansiyonlar ve
•“Dava Konusu Edilemeyen” (Non-actionable) Sübvansiyonlar’dır.
Esasen Anlaşmaya göre hiç bir üye ülkenin sübvansiyonlar yoluyla diğer
üye ülkenin menfaatine zarar vermemesi gerekmektedir. Sübvansiyonların.
hukuken veya fiilen “ihracat performansına” veya “yerli girdi (malı) kullanımı”
şartına bağlanması. yasaklanmış
sübvansiyonları oluşturmaktadır. Bir üye
ülkenin uyguladığı sübvansiyonlar başka bir üye ülkenin menfaatlerini ters yönde
etkiliyorsa veya yerli sanayie zarar veriyorsa veya haksız yere “ciddi bir zarar
verme” söz konusu ise bu tür sübvansiyonlar dava edilebilir (karşı tedbir
alınabilir) sübvansiyonlardır. Bir ürüne verilen sübvansiyonlar toplamı, o ürün
değerinin yüzde 5’ini geçiyorsa “ciddi zarara uğrama”nın mevcut olduğu kabul
edilmektedir. “Yeşil Işık Sübvansiyonu” olarak da ifade edilen geri kalmış
bölgelere yapılan yardımlar, araştırma-geliştirme ve çevre koruma amaçlı
sübvansiyonlar. dava konusu edilemeyen (karşı tedbir almayı gerektirmeyen)
sübvansiyonlardır.
II.GATT’TAN DTÖ’YE VARAN GELİŞMELER
Uruguay Görüşmeleri ve DTÖ Sonrası
En geniş kapsamlı toplantı Uruguay görüşmeleridir. Görüşmelerde ele alınan
başlıklar aşağıdaki gibidir:
a- Sanayi Malları Üzerindeki Gümrük Tarifeleri: GÜ’ler sanayi malları üzerindeki tarife
oranlarını %4.7’den %3’e düşürmeyi kabul etmişlerdir.
b- Gönüllü İhracat Kısıtlamaları: “Gri alan önlemleri” de denen gönüllü ihracat kısıtlamaları
4 yıllık bir süre içerisinde kaldırılacaktır.
c- Az Gelişmiş Ülkeler: AGÜ’lerinde tarife indirimlerinde bulunmaları istenmiştir.
d- Tarım: Üye ülkeler tarım ürünleriyle ilgili olarak birbirlerinin piyasasına girişte tarife
indirecekler; iç üretim desteklerini ve ihracata uyguladıkları teşvikleri azaltacaklardır.
e- Tekstil ve Giyim Sektörü: Bu sektör üzerinde ihracat kotaları 10 yıllık bir sürede tarifelere
dönüştürülecek ve tarifeler de %25 oranında indirilecektir.
f- Hizmetler Ticareti: Hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesini öngören Hizmetler Ticareti
Genel Anlaşması (GATS) kabul edilmiştir.
g- Sınai ve Fikri Mülkiyet Hakları: Patentler, markalar ve telif haklarının korunması için
öngörülen süre, GÜ’lerde 20 yıl iken AGÜ’lerde 10 yıl olarak belirlenmiştir.
h- Miktar Kısıtlamaları: Belirli koşullarda uygulanabilecek miktar kısıtlamaları GÜ’lerde 2
yıl GOÜ’lerde 5 yıl içinde kaldırılması öngörülmüştür.
i- Ticaret Politikalarını Gözden Geçirme Mekanizması:
j- Ticaretle İlişkili Yatırım Önlemleri: Yabancı sermayeli işletmelerin uymak zorunda
oldukları yerel malzeme kullanma ve ihracat yapma gibi zorunluluklar aşamalı olarak
kaldırılacaktır.
Download