Üçüncü Trimester Kanamaları Dr. Fatma Özdemir 3. Trimester Kanamaları •28. Gebelik hf doğumun başlangıcına kadar olan süre içinde genital sistemde oluşan kanamadır •Tüm dünyadaki anne ölümleri içerisinde ilk sırada yer alır. •Türkiye’deki perinatal ve maternal mortalite ve morbidetinin en sık 3 nedenidir ▶ Üçüncü trimester kanamaları tüm gebeliklerin %5-10’unda ▶ Mukusla birlikte çok az miktarda olan kanama normal ▶ Üçüncü trimester vajinal kanaması olduğunda en önemli ilke; ▶ maternal kanamanın, değerlendirileceği hastane tanı ve tedavi imkanlarına sahip olmalı, yenidoğan ünitesi bulunmalıdır •Kıdemli obstetrisyen •Anestezist dahil ilgili personel •Kan bankası •Kan gruplandırılması, kros koagulasyon çalışmaları pıhtılaşma zamanı) eşlendirme (kanama ve ve (Tranfüzyon için tam kan seçilmelidir,eğer tam kan yeterli olmaz veya gecikirse, eritrosit suspansiyonu sonrası ve kolloid sıvı verilmesi gerekebilir) •Hemoglobin ve böbrek fonksiyon testleri • Obstetrik kanama (genellikle daha tehlikeli) nedenlerini obstetrik olmayanlardan (genellikle daha az teklikeli) ayırt etmek gerekmektedir ▶ Maternal ve perinatal komplikasyonların ve hemorajinin tedavisi için gerekli hazırlıklar yapılıncaya kadar vaginal veya rektal muayene uygulanmamalıdır Üçüncü trimester kanamalarının sınıflandırılması Gebelikle ilgili Gebelik dışı Servikal mukusun atılması Servisit, servikal eversiyon, polipler Ablatio plasenta ve diğer benign neoplazmlar Plasenta previa Servikouterin neoplazmlar Uterus rüptürü Vaginal laserasyonlar varisler,benign ve Vasa previa malign neoplazmlar Koagülopatiler ▶ Fetusun doğumundan önce plasentanın implantasyon bölgesinden ayrılmasına ablasyo plasenta adı verilir ▶ Total ya da parsiyel ▶ Görülme sıklığı 1/120 ▶ Perinatal mortalite oranı %25 ABLASYO PLASENTA Rekürrens riski %5-17 ▶ • Gerçek nedeni bilinmiyor •Plasenta arkasında biriken kan pıhtısının daha çok ayrılmaya yol açtığı ve giderek tablonun ağırlaştığı bir durumdur •Genellikle kanamanın plasentanın kenarına ulaşması ile kan desidua ile plasenta arasındaki potansiyel boşluğa kaçar ve servikse kadar uzanır (%80). •Daha nadir olarak, kan eksternal olarak kaçamaz ve ayrılmış plasenta ve uterus arasında kalır ve gizli kanamaya yol açar (%20). •Kan plasentayı ayırarak amniotik boşluğa (kanlı amniyon sıvısı) ve myometriyuma (Couvellaire uterus’a) ulaşabilir •Ablatio plasenta tam veya kısmi olabilir •Tüketim koagulopatisinin daha şiddetli olması ve kanamanın miktarının tahmin edilememesinden dolayı, gizli kanama ile olan ablatio plasenta daha ciddi maternal tehlike taşır ▶ ileri maternal yaş ▶ multiparite ▶ membranların prematür yırtılması ▶ Sigara, alkol ve kokain kullanımı ▶ trombofililer ▶ uterusun aşırı distansiyonu ▶ vasküler hastalıklar ▶ eksternal travma ▶ umbilikal kordun kısalığı ▶ uterus anomalileri, başta leimyomalar olmak üzere tümörleri RISK FAKTÖRLERI ▶ amniyon sıvısının ani boşalması ▶ Desidua bazalisde vasküler zedelenmenin hematoma neden olması ▶ ani artan venöz basıncın intervillöz mesafeye yansıması ▶ spiral arterin rüptüre olması ve pıhtılaşma sisteminin aktive olması PATOLOJI ▶ Ablasyo plasentada kanama maternal kaynaklıdır ancak yinede hasta Rh (-) ise rhogam uygulanır. Tanı Ablatio plasenta’nın klasik semptomları 1-vajinal kanama 2-karın ağrısı 3-uterin kasılmalar (tetanik) 4-uterin hassasiyet Hastaların yaklaşık % 80 ‘inde vajinal kanama görülür. ▶ Uterin hassasiyet ve sırt ağrısı hastaların üçte ikisinde bulunur. ▶ Olguların % 20’sinde yanlışlıkla nedeni bilinmeyen preterm tanısı alır. ▶ Ultrasonografinin tanıdaki rolü düşüktür ▶ Şiddetli akut ablatio plasenta’da ultrason bulgusu genellikle belirsizdir. ▶ Taze pıhtının ultrasonografik görüntüsü plasenta ile aynıdır. ▶ TANI ▶ Fetal distress, yüksek tonusta ve sıklıkta kontraksiyonlar, uterusun hipertonisite durumu idiyopatik preterm eylem ve ölü fetus varlığında akla gelmelidir. ▶ Eksternal kanama sık görülse de her zaman durumun ciddiyetiyle ilişkili değildir. SEMPTOMBULGU ▶ Hiç eksternal kanama olmadan fetusun öldüğü ya da belirgin eksternal kanama olmasına rağmen plasentanın fetusun yaşamını kaybedecek kadar ayrılmadığı izlenebilir •Şiddetli olgularda plasental ayrılmanın derecesine bağlı olarak fetal hipoksi riski büyüktür ve ani fetal ölüm sıktır. •Erken maternal risk hemorajik şoktur; böbrek hasarı daha sonradan kendini akut tübüler veya kortikal nekroz olarak gösterir. •Koagulopatinin klinik ve hematolojik bulguları; 1faktörlerinin tüketilmesi plasental büyüyen hasar ve koagulasyon retroplasental pıhtıda 2- salınan tromboplastinler etkisiyle ortaya çıkar SINIFLAMASI GRADE 1: Hafif kanama, fetus ve annenin vital bulguları normal, fibrinojen normal GRADE 2: Orta şiddette kanama, uterus hassas, fibrinojen 150-250 mg/dl GRADE 3: Şiddetli kanama, uterus tetanik, fibrinojen< 150 mg/dl Akılda tutulması gereken önemli noktalardan biriside literatürde bahsi geçen kronik dekolmandır. Kronik Dekolman: Sinsi olabilir. Kronik iskemik bir süreci tanımlar. İskemi derecesi plasental hasarlanma ile orantılıdır. Vajinal kanama Oligohidroamnios IUGR Fetal testlerde bozulma PL PPROM, PROM •En sık birlikte görüldüğü durum, gebeliğe bağlı hipertansiyon veya kronik hipertansiyondur •Fetusu öldürecek şiddetteki ablatio plasenta olgularının yarısında maternal hipertansiyon saptanmıştır •Şiddetli proteinurik preeklampsi ile komplike olan gebeliklerde, klinik bulguların belirmesinden daha önce, anormal kardiyotokografi plasental ayrılmanın erken uyarılarını verebilir ▶ USG vakaların çoğunda plasental ayrılmayı göstermez bu yüzden USG ile ablasyo plasenta tanısını ekarte edilemez. ▶ Ama plasenta previa gibi diğer kanama sebeplerinin ayırıcı tanısının yapılması için USG kullanılmalıdır. ▶ Plasenta previa ağrısız kanamaya sebep olmasına rağmen doğum eylemi kontraksiyonlar izlenebilir. ▶ Ablasyo plasenta başlamışsa ağrılı da her zaman ağrı olmayabilir. Laboratuar analizleri ▶ CBC (Anemi) ▶ Koagülasyon testleri ▶ Hipofibrinojenemi, fibrin yıkım ürünlerinin artması, diğer koagülasyon ürünlerin de azalma, trombositopeni, periferik yaymada DIC belirtisi olan parçalı eritrositler ▶ Trombomodulinin artması ▶ Böbrek fonksiyon testleri ▶ Kanamanın myometriuma ve seroza altına doğru ekstravazasyonu uteroplasental apopleksi veya Couvelaire uterus olarak adlandırılır ▶ Uterus morumsu, ekimotik bir hal alır ▶ Sadece laparotomide görüldüğü insidansı bilinmemektedir ▶ Bu için gerçek durum kontraksiyon yetersizliğine neden olduğu için doğum sonrasında kanama riski oluşturabilir ▶ Semptom ve bulguların ciddiyeti, gestasyonel yaş, anne ve fetusun durumu ▶ Fetus canlı ve fetal distress bulguları varsa ve hemen doğum gerçekleşmiyorsa sezeryan acil sezaryen doğum yaptırılır. ▶ Eğer tanı kesin değilse, fetus canlıysa ve stress bulguları izlenmiyorsa acil müdahele yapılabilecek şekilde yakın takiple izlenebilir. ▶ Fetus canlı değilse ve obstetrik açıdan engelleyici bir neden yoksa vaginal doğum tercih edilir. Preterm fetusta eğer aşırı hemoraji ve fetal distress belirtileri yoksa doğum geciktirilebilir TEDAVI ▶ ▶ Tokolitik tedavi ablasyo düşünülen vakalarda kontrendikedir ▶ Plasenta previa, plasentanın internal os üzerinde veya çok yakınında olmasıdır ▶ Total plasenta previa ▶ Parsiyel plasenta previa ▶ Marginal plasenta previa ▶ Aşağı yerleşimli plasenta PLASENTA PREVIA: şeklindedir •Bu yerleşimde plasenta serviksin açılma (dilatasyon) ve silinme(effesman) bölgesi içinde kalmakta ve prezante olan kesime bir engel teşkil etmektedir. 1.Total plasenta previa : İnternal servikal os plasenta tarafından tamamen kaplanmıştır. 2.Parsiyel plasenta previa : İnternal servikal os plasenta tarafından kısmen kapatılmıştır. 3.Marjinal plasenta sınırındadır. previa : Plasentanın kenarı internal os 4.Altta yatan plasenta ( low-lying plasenta) : Plasenta alt üterin segmentte bulunmaktadır. Ancak plasentanın kenarı internal os’a ulaşmamakla beraber ona oldukça yakındır. PL PREVİA’DA GÜNCEL SINIFLAMA VE TAKİP PL PREVİA: Servikal os tamamen plasenta ile kaplıdır. MARJİNAL PL PREVİA: Plasentanın servikal osa 2cm’lik mesafede bulunmasıdır. LOW LYING PLASENTA: Plasenta servikal osa 2-3 cm’lik mesafededir. Gerçek plasenta previa olmasalar da low lying plasenta da kanama ve gebelik komplikasyonları açısından artmış risk söz konusudur. En sık görülen tip %55 ile marjinal plasenta previadır. •Plasenta previa ile plasenta akreata, inkreata, perkreata ilişkisi de önem taşımaktadır. •Görülme riski 2. trimesterde % 4 ve 3. trimesterde %0,4 •Rekürrens riski %4-8 arasıdır. •Eğer plasental sınır < 2cm plasenta kenarına yakınsa 32 haftaya kadar takip edilir. •32. haftada yapılan değerlendirmede > 2cm ise normal kabul edilir. •Buna karşın < 2cm olan olgularda takip 36. haftaya kadar uzatılmalıdır. ▶ ileri maternal yaş ▶ multiparite ▶ geçirilmiş sezeryan ▶ Geçirilmiş D&C ▶ sigara içmek ▶ Irk, yüksek irtifada yaşamak ▶ Previa öyküsü Vaskülopatiye neden olan hastalıklar. RISK FAKTÖRLERI ▶ ▶ Çoğul gebelik Etiyoloji Bazı faktörler plasenta previa riskini arttırmaktadır. 1-ilerlemiş yaş 35 yaş üzeri plasenta previa oranı 1:100 40 yaş üzerindeki kadınlarda 1:50 2-geçirilmiş sezaryen veya diğer uterin insizyonlar 3-çoğul gebelik 4-uterusun konturlarını bozan tümörler 5-uterin enfeksiyonlar •Sigara plasenta previa riskini 2 kat artırmaktadır. •Uterusda infalamatuvar ve atrofik değişikliklere bağlı fibrosis ve vaskularitesi yetersiz endometrium büyük ve anormal bir plasenta oluşumuna yol açabilir, Plasenta diffusa veya succenturiate lobe plasenta previa’ya yol açabilir. •Çoğul gebeliklerde plasenta previa insidansının iki katına çıkması plasentanın büyük olmasına bağlanmıştır. •Seksiyo skarı plasenta previa riskini 2 katına çıkarır. •Yaşın artması ile myometriumdaki atrofik değişikliklerin artması desiduada yetersiz kanlanmaya yol açar. •Her gebelik sonlaması erken veya term doğum implantasyon alanındaki endometriumu zedeler ve bu alanındaki bir daha implantasyon için uygun olamazlar; •Plasenta previa riski daha önceki sezaryen seksiyo sayısı ile doğru orantılı olarak artar, 4 sezaryen ile %10’a kadar yükseklir. •Plasenta previa plasenta akreata ve daha ileri tipleri olan plasenta inkreata veya perkreata ile bağlantılıdır. •Plasentanın bu anormal derecedeki sıkı yapışıklığı alt uterin segmentte yetersiz desidua gelişminin bir sonucudur. •Plasenta previa’sı olan kadınların %5 ‘inden klinik olarak önemli plasenta akreata saptanmaktadır. Daha önceden sezaryen geçirmiş böyle bir kadında bu insidans yaklaşık olarak % 25’dir. ▶ Plasenta previa nedeniyle olan kanamaların rastlandığı ortalama gebelik yaşı, uterus alt segmentinin gelişmekte olduğu dönem olan 34. haftadır ▶ Plasenta previalı annelerin bebeklerinde erken doğum, kongenital anomali ve gelişme geriliği arttığına dair veriler vardır ▶ En karakteristik bulgu ağrısız kanamadır ▶ Alt uterin segmentte plasental implantasyon bölgesinden olan kanama kontraksiyon yetersizliğinden dolayı doğumdan sonra da devam edebilir ▶ Ayrıca özellikle yapışık plasentanın ayrılması için yapılan müdaheleye bağlı da kanama olabilir ▶ Ultrasonografi ile erken dönemde yanlış pozitif tanı oranı yüksek olacağından sonraki haftalarda tanı doğrulanmalıdır. ▶ Transabdominal sonografi ile basit ve güvenli bir şekilde tanı konulabilir. Ortalama doğruluk oranı %96 ▶ Transvaginal ya da transperineal sonografinin üstünlüğünü savunan bazı çalışmalar vardır. ▶ Kan kaybı annenin yanısıra fetusda olabileceğinden Kleihauer-Betke testi da ▶ Plasenta previa tanısı ultrasonografi ile ekarte edilmeden vaginal muayene yapılmamalıdır. ▶ ▶ ▶ ▶ ▶ Başlangıç kanaması genellikle mortal değildir. Hastaneye yatırarak izlenmelidir Plasenta previalı olgularda fetus preterm ve kanama yoksa doğum endikasyonu yoktur Fetus matür, eylem başlamışsa, kanama varsa müdahele edilir. Pratikte bütün vakalara sezeryan gereklidir. Transvers insizyon daha çok kullanılmakla birlikte bazı anterior plasenta durumlarında vertikal insizyon önerilir Plasenta akreata ile birlikteliği varsa implantasyon bölgesine sütür atmak, uterin arter veya internal iliak arter ligasyonu ya da histerektomi gerekebilir YÖNETİM ▶ Hiçbir semptomu olmayan pl. Previa varlığında 36-38. haftalar arasında doğum endikedir. Kliniğimizde 37. haftada yapılmaktadır. ▶ Şu durumlarda acil C/S yapılır. ▶ Gerekli resultasyonlar yapılmasına rağmen güven vermeyen fetal trase ▶ Hemodinamik stabilite sağlanamayan vajinal kanama ▶ >34 hafta vajinal kanama YÖNETİM Plasenta akreata inkreta ve perkata Plasenta akreata koryonik villusların desidua yerine myometriuma yapışmasını tanımlamakta olup bir plasental invazyon anomalisidir. İnkreata ise plasentanın myometrium içerisine invazyonu anlamına gelir. Perkreatada ise villuslar serozaya invazyon vardır. ●Placenta accreta: % 79 ●Placenta increta: % 14 ●Placenta percreta: % 7 •Alt segmentte ince zayıf veya olmayan desidua’nın trofoblastların derin doku invazyonuna direnç gösterememesinden kaynaklanmaktadır. •Muhtemelen geçirilmiş C/S, küretaj, myomektomi, iu operasyonlar skar dokusu oluşumuna neden olarak aşırı trofoblastik invazyon ihtimalini arttırır zira olguların % 80’i bu hastalardan oluşmaktadır. •Plasenta akreata ve daha ileri tipleri olan inkreta ve perkreta daha ciddi maternal komplikasyonlara yol açtıkları için oldukça önemlidirler •Bütün tip olgularda sıklıkla total abdominal histerektomi yapılmak zorunda kalınmaktadır. ▶ ▶ Risk faktörleri ▶ Geçirilmiş C/S ▶ Uterin kürtaj ▶ Daha önce pl accreata geçirmiş olmak ▶ Uterin cerrahi (H/S, kornual rezeksiyon) ▶ Myomektomi sırasında endometrial kaviteye girilmesi. ▶ İleri anne yaşı ▶ Ektopik gebelik (sezaryen skar gebeliği) ▶ Pelvik RT ▶ İnfertilite tedavisi almak. Sezaryen geçirenlerde accreata oranları ▶ İlk sezaryen, % 3 ▶ İkinci sezaryen, % 11 ▶ Üçüncü sezaryen % 40 ▶ Dördüncü sezaryen, % 61 ▶ > 4 % 67 değişmez PL. ACCREATA ▶ Hastalar genellikle plasentanın ayrılmaya çalışılması sırasında kanamaktadır. Ancak antepartum kanama da yapabilir. ▶ Kanama şiddetli olabilir; ARDS, şok, bb yetm, DIC ve ölüm görülebilir. ▶ Hastalarda artmış perinatal morbidite ve mortalite olasılığı tanımlanmıştır. ▶ Hastalarda tanı aracı olarak ilk tercih edilecek method TV USG olabilir. Doppler USG ve MR diğer modalitelerdir. ▶ Bu yöntemlerden en güveniliri MR olup özellikle 2 durumda işe yarar. ▶ Posterior akreata durumunda mesane sınırı gözlenmediği için ayrıca plasentada invazyon derinliğinin belirlenmesinde USG’den daha üstündür. KLINIK ▶ ▶ USG ▶ Plasental ekojenite yerine venöz gölcüklerle uyumlu sonolusent alanların görülmesi ▶ Plasenta arkasında bulunan düzgün sınırlı hypoekoik alan kaybı. ▶ Plasenta arkasında bulunan myometriumda incelme (thickness of <1 mm). ▶ Mesane duvarı ve uterin seroza arasındaki alanın kaybı ▶ Plasentanın mesane posterior duvarına kaynamış veya basan görüntüsü. ▶ Uterustan ayrılarak mesane içine invazyon yapan plasenta görülmesi. Laboratuar Bulguları: ▶ AFP artışı ▶ Hematüri ▶ Demir eksikliği anemisi (daha önce kanaması olan hastalar) TANI ▶ ▶ ▶ Doppler: ▶ Diffüz intraparankimal laküner akım ▶ Türbülan akımlı vasküler gölcükler ▶ Uterin seroza ve mesane arasında hipervaskülarite ▶ Plasenta altında diffüz venöz kompleks 3D USG: ▶ Plasentayı derinliği boyunca geçen tortioze vasküler dallanma ▶ Uterin seroza ve mesane arasında hipervaskülarite MR: ▶ Plasental hipervaskülarite ▶ Myometrial alanda fokal kayıplar ▶ T2w plasenta içinde bantlar. ▶ Mesane içine uterin bulging ▶ Plasentada heterojen sinyal intensity TANI ▶ Pl. Accreata varlığında elektif yaklaşım elzemdir. ▶ 1 hafta içerisinde doğumu beklenen olgularda steroid uygulaması ▶ Rh uyuşmazlığı ve kanama varlığında anti-D uygulaması ▶ Aşırı egzersiz ve pelvik muayeneden kaçınılması ▶ Kanama oluşmuşsa hospitalizasyon ve en az 2 geniş damar yolu açılması ▶ Histerektomi için onam alınması, 3. basamak merkezlerde multi-disipliner yaklaşım ve transfüzyon için hazırlık yapılması. Sonda takılması ▶ Pnömotik kompresyon çorapları ile trombo-emboli için profilaksi, ▶ 34-36 haftalar arası planlanmış doğum komplikasyonları azaltır. ▶ Özellikle fertilitesini tamamlamış hastalarda sezaryen histerektomi önerilebilir. Bu hastalarda plasenta çıkarılmadan işlem gerçekleştirilir. ▶ Eğer plasental invazyon varsa parsiyel sistektomi endike olabilir. ▶ Bu hastalarda fertilite koruyucu yaklaşım da uygulanabilir. ▶ Plesentanın yerinde bırakılarak metotreksat uygulaması mümkündür. Ancak böyle bir durumda %53 ciddi kanama, %6 sepsis, %20 histerektomi, %0,3 ölüm riski vardır. ▶ Fokal accereata varlığında eğer fundal veya posterior yerleşimli plasenta varsa lokal eksizyon denenebilir. YÖNETIM ▶ Umbilikal kordun koryon frondozum yerine, amniyon veya koryon membranına velamentöz insersiyonu olarak tanımlanır • umbilikal kordon insersiyonudur ▶ alt uterun segmentte Doğum başladığında spontan veya müdahele ile membran rüptürü olması tehlikelidir, damarlar yırtılabilir ve fetusun ölümüne neden olabilir VASA PREVIA •Oldukça nadir 2500 doğumda bir fakat en çok ölüme yol açan fetal durumlardan birisidir •Kord damarları plasenta ve membranlar tarafından korunamadan genellikle 2 cm’ye kadar servikal os üzerinde ve fetal prezentasyonun önünde bulunur. •Bu desteklenmeyen fetal damarlar özellikle spontan veya suni membran rüptürü sırasında hasar görürler ve fetal kayıp olur. •Acil sezaryen seksiyo fetusu yaşatmak için tek yoldur. •Risk faktörleri: aşşağı yerleşimli plasenta, pl previa, IVF, monokoryonik ikiz gebelik, plasenta bilobata ve suksentriat, çoğul gebelik •Tanı: •USG’de fetal damarların 2cm’e kadar servikal osa yakın seyretmesi, •Muayenede membran rüptürü varlığında patolojik damarların palpasyonu •Membran rüptürü olup kanaması başlayan hastada sinuzoidal patern,fetal distress gelişmesi •Kanamanın fetal olduğunun ispatında Kleihauer-Betke, Ogita, Londerslot yepılması ▶ 2 tiptir: ▶ Tip 1: plasental damarların valementöz insersiyonunu ifade eder. ▶ Tip 2: suksentriat veya bilobat plasenta varlığında diğer plasental kısımlara giden vasküler dallar için tanımlanmıştır. ▶ NST takibine 32 haftada başlanabilir. Sık NST çekilmelidir. ▶ Bazı merkezler 28-32 haftalar arası steroid uygular. ▶ Hastalar 30-34 hafta arasında hospitalize edilebilir. ▶ Vakaların 35. haftada doğurtulması önerilmektedir. ▶ Acil C/S endikasyonları ▶ Doğum eylemi ▶ Membran rüptürü ▶ Tokolize refrakter deselerasyonlar ▶ Fetal kaynaklı vajinal kanama VASA PREVIA YÖNETIM Gebe uterusun rüptürü aniden spontan olarak daha önceki uterus skarlarının ayrılması veya travmatik doğum esnasındaki yırtıklara bağlı olarak gelişir. ▶ İnsidansı 1200-1500 doğumda biridir. ▶ Geçirilmiş sezeryana bağlı olan uterus rüptürü, fetal membranların rüptürüyle eski uterin insizyonun ayrılmasını ve bundan dolayı kavitenin açılmasını ifade eder. ▶ Uterin dehissenste ise fetal membranlar intaktır ve fetus, plasenta veya her ikisi de peritoneal boşluğa çıkmamıştır ▶ UTERIN RÜPTÜR Nedenleri Daha önceki skarların ayrılması bütün obstetrik uterin rüptürlerin % 50-70’ini oluşturur. Ayrılmış skarların çoğunluğu daha önceki sezaryen seksiyolardan kaynaklanmaktadır. Uterin skar ayrılması skarların ayrılıp koryonik membranların intakt kalması uterin rüptür ise membranların da karın boşluğuna açılması olarak tanımlanmaktadır •Rüptür ile membranlar da yırtıldığı için fetal kısımlar veya fetusun tamamı periton boşluğuna düşer. •Beraberinde, eski insizyondan veya insizyonun uzamasına bağlı olarak yoğun kanama bulunur. •Uterus ayrılmasında ise uterusun viseral peritonu ve koryoamniyonik membranlar intak olup, kanama ya hiç yoktur ya da çok azdır. •Alt transvers insizyon skarı olan hastalarda rüptürden daha sık olarak ayrılma görülür ki (ayrılma oranı 1/200 doğum), bu da hastanın vajinal doğum yapmasına engel olmamakta ve bir sorun çıkarmamaktadır. •Myomektomi, histerektomi ve küretaj sırasındaki perforasyonlar uterin rüptür için risk oluşturmaktadır •Asherman hastalığı olan hastalarda rüptür şansı yüksektir. Bunun yanında sezeryan sonrası endomyometrit ile daha sonraki gebelikte rüptür riski artmaktadır. Travma ile rüptür Dolaysız •Obstetrik bağlıdır. manevra ve dolaylı dış eksternal zorlamalara •Çoğunluğu ise forceps doğumlara aittir. •internal podalik versiyon uterin rüptürlerin sadece % 4-6 sını oluşturmaktadır. •Eksternal versiyon tokolitik ajanların sık kullanılması ile çok nadir olarak rüptüre neden olur. Dolaylı •Trafik kazaları, silah ve künt yaralanmalar en sık nedenlerdir. •Taşıt ve emniyet kemeri yaralanmaları ciddi olup beraberinde mesane, dalak, bönrek. •Karaciğer, yumuşak doku ve pelvik kemik yaralanmaları da görülür. Spontan Rüptür Yüksek paritesi olan kadınlarda rüptür şansı 20 kat daha fazladır. Bu kadınlarda oksitosin kullanılması rüptür riskini artırmaktadır. yüksek paritesi olan kadınlarda alın, yüz veya sefalopelvik orantısızlığı kuşkusu ile eylem denemesi de tehlikelidir. Nadiren de olsa plasenta akreata ve perkreata da rüptüre yol açabilir. Molar gebelik ve genital tüberküloz tedavisi sonrası gebeliklerde rüptür görülebilir. Klinik Bulgular ve Tanı •Rüptür başlangıcında lokal ağrı ve hassasiyet ve bazen de minimal bir vajinal kanama olabilir. •Rüptür ilerledikçe kanama ve ağrı artar ve hipovolemi işaretleri görülebilir. •fetal kalp hızında düşme •Eylem sırasındaki spontan rüptürün klasik bulguları, suprapubik ağrı ve hassasiyet, rüptür tam olrak gerçekleştiğinde ise uterin kontraksiyonlar diner, fetal kalp atımının alınamaz, önde gelen kısmın yukarı doğru çekilir ve vajinal kanama siddetlenir. ▶ Diğer klinik bulguları hemoperitonuma bağlı diyafragma irrtasyonu ve pelvik muayenede saptanan fetal duruşun kaybıdır ▶ Bunları hipovolemik şok ve karında serbest fetal kısımların hissedilmesi izler. ▶ Hemaperitonyum parasentez ile hemen tayin edilir. ▶ Fetus kısmen veya tamamen karın boşluğuna atılmış, plasenta tamamen lasere olmuş olabilir; fetus, fetal kanamaya bağlı olarak ölmüş olabilir. • Obstetrik travmaya bağlı genellikle fetus doğuncaya farkedilmez. rüptür kadar • Özellikle operatif doğum yaptırılmış yeni doğurmuş bir kadında kanama halen devam ediyorsa, uterus rüptür açısından hasta değerlendirilmelidir. Uterin insizyon tipi Rüptür oranı (%) Klasik T-şeklinde Alt-vertikal Alt-transs 4-9 4-9 1-7 0.2-1.5 Skarsız uterus rüptürü için risk faktörleri ▶ Yüksek parite ▶ Travma ▶ Eylem komplikasyonları CPD Anormal prezentasyon Anormal fetal büyüme (hidrosefali) ▶ Doğum komplikasyonları Forseps doğum Makat doğum İnternal podalik versiyon ve ekstraksiyon ■ Hızlı tanı acil operasyon yapılması gereklidir. ▶ Yönetiminde acil laparotomi yapılarak hastanın explore edilmesi endikedir. ▶ TEŞEKKÜRLER