İş Süreci Yönetimi Sayesinde SOA`nın Cari Değerini Arttırmak

advertisement
İş Süreci Yönetimi Sayesinde SOA’nın
Cari Değerini Arttırmak
John Brunswick
Eylül 2008
İş Süreci Yönetimi (BPM) Hizmet Odaklı Mimari’yi (SOA) tamamlayan doğal bir unsur
ve bir kuruluşun yüksek değerdeki ticari zorluklarının üstesinden gelmek için SOA’yı
uygularken kullandığı bir mekanizmadır. Hem SOA hem de BPM ayrı ayrı yürütülebilir
ancak iki yaklaşımın bir arada kullanılması karşılıklı yarar sağlar. Bu makalede bir SOA
temeline BPM uygulamanın yararlarına değinilecektir. Bu yararlar arasında daha çevik ve
esnek, bölgeler ve coğrafyalar arasında hızla çoğalabilen ve BT sistemlerinde meydana
gelen değişimlere daha dayanıklı bir işletme yaratmak sayılabilir. Bu makalede BPM ve
SOA’nın birbirini tamamlayan disiplinlerinin bir kuruluştaki iş ve teknoloji grupları
arasında doğal olarak büyük bir işbirliği kurulmasını nasıl desteklediğini tartışmaya ek
olarak bir SOA’nın sunduğu hizmetlerin nasıl zenginleştirileceği de tartışılacaktır.
Potansiyel faydaları oldukça fazla olsa da SOA ve BPM uygulamalarını benimsemeden
önce bir kuruluşun göz önünde tutması gereken bazı ciddi sorular vardır. Örneğin kuruluş
SOA’yı ilerletmek için geliştirilen yüksek düzey hizmetlerden faydalanarak ve sürece
dayalı uygulamalar oluşturmak için bu hizmetleri bir araya getirerek daha iyi hizmet
alacak mı? Ek bir dolayımlama düzeyi olmadığında çeşitli arka uç sistemleriyle
etkileşime girebilmek amacıyla bir örtü yaratmak için BPM’yi özellikle yükseltmek
mümkün olacak mıdır?
Buna ek olarak BPM ve SOA araçları bir arada kullanılırsa ne olur? Bu bir kazan-kazan
senaryosu mudur yoksa şirket içinde bilgi yönetimi ve uygulama teslimini
karmaşıklaştıran başka bir grup araca yapılan bir yatırım mıdır? BPM ve SOA’nın
potansiyel faydaları bir aracın yönetimden sorumlu olduğu, bir başkasınınsa hizmet
yönetimi sağladığı durumun ötesine geçer mi?
Yalnızca ilgili BPM ve SOA araçlarının açıkça incelenmesi sonucu bu soruları yeterli
şekilde yanıtlamak mümkün olur. Ve yalnızca bu araçların önerdikleri kendilerine has
değerleri belirledikten sonra bunların kullanımları sonucu mümkün olan örtüşme ve
birliktelikler incelenebilir.
SOA’nın temel iş hedeflerini desteklemede daha zengin ve amacına uygun hale geldiği
yerde üç yönlü bir değer kesişimine (Şekil 1.1) ulaşmak mümkündür. Doğrudan iş süreci
ihtiyaçlarına dayalı tavandan tabana tasarım ile yönetilen bir SOA yapısı sayesinde,
çağrılan hizmetler artık KPI’lara (Temel Performans Göstergesi) bağlanabilir ve
BAM’dan (İş Etkinliği Görüntüleme) elde edilen detaylı hizmet kullanımı bilgisi, bir
uyumluluk katmanı ile SOA ile iç içe örülebilir. Sonuç olarak BPM ile birleştirilen SOA
tek başına kullanılan bir SOA’ya kıyasla daha fazla değer sağlar çünkü bu birliktelik
BPM’in daha çevik ve aksaklıklara daha dayanıklı olmasını sağlar. Ayrıca SOA destekli
BPM SLA’lar (Hizmet Düzeyi Anlaşması) tarafından desteklenen zengin bir hizmet
paletinden faydalanabilir ve görüntülemeyle beslenebilir; sonuçta bu da önceden
mümkün olmayan bir denge seviyesi sağlamak için noktadan noktaya entegrasyonun
kırılganlığını ortadan kaldırır. Bu durum en sonunda şirketlerin kazancı ve müşteri
memnuniyetini arttırmak, ürün gelişimini hızlandırmak, işlem sürelerini azaltmak ve
büyümeyi arttırmak için BT sistemlerini kullanarak daha kolay odaklanabilecekleri
değerin üç yollu kesişimini tamamlamaya yardımcı olacaktır.
Şekil 1.1 Değerin Üç Yollu Kesişimi
İşlere BPM Aracılığıyla İvme Kazandırmak
SOA’da da olduğu gibi, BPM spesifik bir teknolojiye karşılık gelmez. BPM, iş
hedeflerine ulaşmaya yardımcı olmak amacıyla işlemleri yönetme, ölçme, çalıştırma ve
optimize etme metodolojisidir.
BPM’nin kaynakları ERP’ye ve bir organizasyonun içindeki işlemleri yürütmek ve
yönetmek hedefiyle dizayn edilmiş benzer araçlara uzanır. Bu araçların yararlı oldukları
görülmesine rağmen, katı modeller uyguladıkları için tüm işlere ya da durumlara uygun
olmadıkları kısa zaman sonra ortaya çıkmıştır. Buna karşılık, BPM iş kurallarını koddan
çıkartmakta çok başarılı oldu ve böylece kod geliştirmeyi hızlandırarak şirketlerin
işlemlerini daha maliyet- ve zaman-efektif bir şekilde modellemelerine ve entegre
etmelerine imkan sağladı. Bunun güzel bir örneği, bu zamana kadar mantıklı bir zaman
ve bütçe aralığında geliştirilmesi mümkün olmayan dinamik özel durum yönetimidir.
Bugünkü BPM araçlarının, sağladıkları değerin seviyesi göz önüne alındığında,
gelecekteki BT kuruluşlarının başlıca ürünleri haline geleceklerinden kuşku yoktur.
Birçok yazılımcı bu gayrete yardım etmek için araçlar üretmişlerdir. Bu araçlardan
bazıları insan-odaklı süreçleri yönetmeye, karar verme süreçlerine, belge yönetimi
süreçlerine ve/veya sistem birleştirilmesine yönelik süreçlere odaklanmıştır. Bunlar
genellikle mevcut teknolojik yatırımlarla bağ kurmayı ve onları yükseltmeyi sağlayan
yönetim tabakasına sahip olurlar. Böylece organizasyonun işlerine destek vermenin yanı
sıra uyarıları tetikleyen ve trend bilgisine ulaşımı sağlayan analitik bir katman sağlarlar.
Ne yazık ki bu, genellikle potansiyel olarak kırılgan olan noktadan noktaya
entegrasyonun bu sistemleri işlem dahilinde içermesi anlamına gelebilir. Bu yaklaşım
öncelikle işlemlerin silolar arası koordinasyon ve yönetime ulaşmasını sağlasa da zaman
ilerleyip kuruluşun bilgi sistemleri geliştikçe bu stratejinin uygulanması daha çok çaba
ister hale gelir. Mevcut süreç entegrasyonu noktalarının yönetimi, direkt olarak
kullanılmaz hale gelmese de, oldukça zor hale gelir.
SOA ile Altyapıyı Etkinleştirme
Şirket yazılımı alanındaki moda sözcükler arasında en önemlisinin SOA olduğu
söylenebilir. Bir SOA, farklı iş fonksiyonlarını sonradan şirket uygulaması gelişimi için
kullanılabilecek hizmetlere sığdırmaya ve dönüştürmeye çabalar.
Şirket bilişim sistemleri geliştikçe, http ve diğer temel aktarım iletişim kurallarını
kullanmanın ötesinde sürekli belli standartlara bağlı kalmalarını beklemek gerçekçi
olmaz. Bu noktada Kurumsal Hizmet Yolu ve Veri Hizmeti Katmanı son derece
değerlidir. Tamamen farklı iletişim kuralları ve formatların birleştirilmesine, hizmet
yönetimini etkinleştirme, hizmet yeniden kullanımını desteklemeye yardımcı olurlar ve
bir dizi potansiyel olarak farklı platforma tek bir arayüz sağlanmasına yardımcı olurlar.
Bir adım daha ileri giderek hizmet yaşam döngüsü yönetimi için araçlar sağlayabilir,
kararlılık sağlamak adına SLA’ları güçlendirebilir ve şirket veri ve sistemlerini yönetmek
için SLA’ları ideal bir tercih haline getirecek detaylı görüntüleme verisi sağlayabilirler.
Endüstri geliştikçe şirketler yeni sorunlarla karşılaşırlar; bunlara bir hizmet olarak
yazılım (SaaS) ve şirket güvenlik duvarının dışındaki hizmetlerin yönetimi, REST ve
diğer yeni teknoloji ve yöntemlerin tüketimi ve kompleks menkul değer aracı kurumu
yönetimi de dahildir. Bu sürekli değişen ortamda güçlü bir SOA şirketlere çevik ve iş
taleplerine karşılık verebilen nitelikte olmaları konusunda yardımcı olur.
Ancak SOA tek başına kullanıldığında yeni bir müşteri hesabı açmada veya işe yeni
birini almada, bir hizmet talebini yerine getirmede veya borç oluşturma sürecini idare
etmede
bu hizmetlerin yönetimini sağlayamaz. Uygulamalar doğrudan SOA’ya
bağlanabilir ancak bu da yeniden kullanımı engelleyip şirketin ancak sınırlı katılım
sağlayabildiği sabit sistemler oluşturarak işleme mantığını çeşitli adalara ayırır. Bu
durum ise etki alanı uzmanlığının sistemlere uygulanabileceği güç ve hızı azaltır. SOA
aynı zamanda SOA-tabanlı uygulamaların kullanıcılarına iş ile ilgili ve işe yönelik
analitik imkanları ortaya çıkartan yerel bir mekanizma da sağlamaz.
Yüksek Değerli bir SOA Oluşturmak
SOA’nın değer önerisi etkileyicidir ancak bir SOA için bileşenler yaratmaya nereden
başlanacağı zorlayıcı olabilir. İstemeden başka alanlarda kullanılabilecek kaynak ve
bütçeleri tüketen cansız hizmetler yaratırken iş ihtiyaçlarını karşılamak için bir hizmet
portföyü oluşturmak bunaltıcı olabilir.
BPM yüksek değerli bir SOA oluşturmada ideal bir katalizör görevi görebilir çünkü
yüksek düzey hizmetlerin geliştirilmesine tavandan tabana bir yaklaşım sunar ve
kuruluşların iş güdümlü bir SOA’yı benimsemelerine yardımcı olmada kullanılabilir. Bu
şekilde geliştirilen her hizmet şirketi destekleyen bir sürece doğal bir şekilde doğrudan
bağlanacaktır. Bu durum, bir şirketin değer zincirine uyumu destekleyerek hizmetlerin
kurumun ana hedeflerine bağlı kalmalarını zorunlu kılar ki bu diğer teknoloji
kombinasyonlarının sağlayamadığı bir özelliktir. Bu özellik BPM’nin SOA’nın değerini
maksimize etmesine olanak sağlar.
İş Süreci Yönetimini Güçlendirme
Şirket sürekli bir değişim içerisindedir. Hizmet Bileşenli Mimari (SCA) ve diğer
yöntemlerle iletişim standartlarına yönelik bazı eğilimler olsa da sistemlerin gelişip
iletişime ve veri değişimine tek bir yaklaşım kazanmaları mümkün değildir. Hem
belirtimlerin ve dağıtım mekanizmalarının hem de hizmetlerin kendilerinin dalgalanıp
değişim göstermeleri ve böylece hizmet yaşam döngüsü yönetimini ve hizmet yönetimine
karşın olgun yaklaşımları gittikçe daha da önemli kılmaları daha olasıdır.
Kurumsal Hizmet Yolu ve SOA’nın diğer başlıca ürünlerini kullanarak olgun ve esnek
bir yapı ile şirket içindeki çeşitli öğeler arasında pragmatik bir bağ kurmak mümkündür.
Bu altta yatan sistemlere bağlanabilecek BPM sürecini ayırmakla kalmaz aynı zamanda
bir şirketin mevcut bilgisini araç setleri ile arttırmasına, sistemdeki karışıklıkları
gizlemesine ve kurum içindeki tüm grupların hızlı bir şekilde SOA’dan faydalanarak
sistemlerini süreçlere eklemelerine olanak verir.
Sonuçta bu durum BT kaynaklarının alan uzmanlığı temelinde cari değer dağıtmaya
odaklanmalarına ve modelleme yeteneklerini ilerletmelerine fırsat sağlayacaktır. Aynı
zamanda bu kaynakların iletişim kuralları, gönderim ve değişen süreç altyapıları
konularında daha az endişelenmelerine olanak sağlayacaktır.
Sonuç: BPM ve SOA Uyumu
BPM ve SOA bir araya geldiğinde, işlem modellemesi SOA’nın yüzü haline gelir, BT
takımlarının daha atik olmasını sağlar, ve işlemlerinin altına oldukça esnek bir yönetim
tabakası yerleştirerek iş ihtiyaçlarını yerine getirmede daha hızlı hareket etmelerine
olanak sağlar. Katı sistemleri bir araya getirmeye odaklanmak yerine geliri arttırmak,
müşteri memnuniyetini arttırmak, ürün geliştirme zamanını azaltmak ve diğer iş
hedeflerine odaklanmak mümkündür. BPM organizasyonların büyük mimariler içerisinde
kaybolmalarını azaltarak servis-odaklı pratik mimariler tasarlamalarına yardımcı olur. Bu
yukardan-aşağıya, BPM-kontrollü yaklaşım iş hedeflerinin servis geliştirme yönünü
belirlemesini mümkün kılar.
SOA yeniliğini tavandan tabana, BPM-kontrollü bir yaklaşımla sürdürmenin başka elle
tutulabilir faydaları da vardır. Bu senaryoda, bir SOA, KPI formundaki bir ölçümden,
BAM kullanarak elde edilen zengin analitik servisten, ve tek başına SOA ile mümkün
olmayan uyumluluk yönetiminden faydalanabilir. Zengin bir SOA tabakası, BPM’ye
SLA’nın üzerine inşa edilmiş çok sağlam bir temel sağlayarak, detaylı düşük seviye
görüntüleme, ve işlemlerin kendilerini temeldeki sistemlerde meydana gelen
değişikliklerden izole etme imkanı veren bir istikrar oluşturarak diğer kullanımların
yerine geçebilir.
Hem BPM hem SOA bir BT organizasyonuna büyük fayda sağlarlar, fakat hiç şüphe
yoktur ki ikisinin bir arada kullanılmasıyla tamamen yeni bir fayda tabakası elde
edilebilir ve bu yenilik şirketin atik, esnek ve BT ile organizasyon hedeflerine ulaşmaya
odaklanmış hale gelmesine yardımcı olur.
John Brunswick (blog) Oracle firmasinda Çözüm Danışmanlığı Müdürü olarak değişik
firmaların geniş tabanlı ticari zorluklarına çözümler getirmekle sorumludur.
Download