Tam Metin - Gazi Üniversitesi Açık Arşiv

advertisement
BANKALARDA HİZMET İÇİ EĞİTİM VE EĞİTİM İHTİYACININ
BELİRLENMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA
DERYA KORKUTAN
YÜKSEK LİSANS TEZİ
İŞLETME EĞİTİMİ ANA BİLİM DALI
GAZİ ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
HAZİRAN, 2015
TELİF HAKKI ve TEZ FOTOKOPİ İZİN FORMU
Bu tezin tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek koşuluyla tezin teslim tarihinden
itibaren………sonra tezden fotokopi çekebilir.
YAZARIN
Adı
: Derya
Soyadı
: KORKUTAN
Bölümü
: İşletme Eğitimi Ana Bilim Dalı
İmza
:
Teslim Tarihi :,,,,,/06/2015
TEZİN
Türkçe Adı
: Bankalarda Hizmet İçi Eğitim ve Eğitim İhtiyacının Belirlenmesine
Yönelik Bir Araştırma
İngilizce Adı
:In Service Education at Banks and a Research about Determination of
Education Necessity
i
ETİK İLKELERE UYGUNLUK BEYANI
Tez yazma sürecinde bilimsel ve etik ilklere uyduğumu, yararlandığım tüm kaynakları
kaynak gösterme ilkelerine uygun olarak kaynakçada belirttiğimi ve bu bölümler dışındaki
tüm ifadelerin şahsıma ait olduğunu beyan ederim.
Yazar Adı Soyadı: Derya KORKUTAN
İmza:
ii
TEŞEKKÜR
“Bankalarda Hizmet İçi Eğitim ve Eğitim İhtiyacının Belirlenmesine Yönelik Bir
Araştırma” adlı tez çalışması, banka çalışanlarının eğitim ihtiyaçlarının tanımlayıcı
özelliklerine göre farklılaşma durumunu belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Bu çalışmanın hazırlanmasında emeği olan, bana rehberlik eden, görüş, öneri, pozitif
yaklaşım ve tutumlarıyla yardımlarını esirgemeyen Prof. Dr. İzzet GÜMÜŞ ve danışman
hocam Doç. Dr. Veli ÖZTÜRK’e teşekkürlerimi sunarım.
Bu araştırmanın gerçekleştirilmesinde karşılaştığım tüm sıkıntıları benimle paylaşmak
zorunda kalan, ilgi ve desteklerini her zaman yanımda hissettiğim eşim ve bugünlere
gelebilmemde maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen aileme sonsuz teşekkür ederim.
Derya KORKUTAN
Yüksek Lisans Öğrencisi
iv
BANKALARDA HİZMET İÇİ EĞİTİM VE EĞİTİM İHTİYACININ
BELİRLENMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA
(Yüksek Lisans Tezi)
Derya KORKUTAN
GAZİ ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
Haziran 2015
ÖZ
Bu araştırma banka çalışanlarının eğitim ihtiyaçlarının tanımlayıcı özelliklerine göre
farklılaşma durumunu belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Beş bölümden oluşan bu
çalışmanın birinci bölümünde problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, varsayımlar,
sınırlılıklar ile tanımlar bulunmaktadır. İkinci bölümde, insan kaynakları yönetimi, hizmet içi
eğitim ve eğitim ihtiyacının belirlenmesi konuları anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, çalışmanın
yöntemi açıklanmış, Ankara ili Çankaya ilçesinde faaliyet gösteren banka çalışanları
araştırmanın evrenini oluşturmuş, veri toplama aracı olarak kullanılan anket sorularına
güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılmış ve verilerin istatistiksel analizi hakkında bilgi
verilmiştir. Dördüncü bölümde, amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; Ankara ili
Çankaya ilçesinde faaliyet gösteren banka şubelerinde çalışan 338 kişiye uygulanmıştır.
Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 21,0 istatistik programı
aracılığıyla değerlendirilmiştir. Banka çalışanlarının tanımlayıcı özelliklerinin
belirlenmesinde frekans ve yüzde analizlerinden, eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesinde
ortalama ve standart sapma istatistiklerinden, tanımlayıcı özeliklerine göre eğitim
ihtiyaçlarının farklılaşma durumunun incelenmesinde T testi, Tek Yönlü Anova ve Tukey
testlerinden faydalanılarak elde edilen bilgilerin analizinde sonuçlar tablolar halinde
gösterilerek bulgular yorumlanmıştır. Beşinci ve son bölümde ise sonuç, öneriler
paylaşılmıştır. Araştırma sonucunda; banka çalışanları en fazla pazarlama ve rekabet ile
koçluk konularında eğitime ihtiyaç duymaktadırlar, en az eğitim ihtiyacı duydukları
konular ise bilgisayar bilgisi ve bankacılık kültürü konularına ilişkindir. Banka
çalışanlarının tanımlayıcı özellikleri açısından da eğitim ihtiyaçlarında farklılıklar
bulunmaktadır.
Bilim Kodu
Anahtar Kelimeler
Sayfa Adedi
Danışman
:
:
:
:
İşletme Eğitimi Ana Bilim Dalı Bankacılık Eğitimi Bilim Dalı
Hizmet İçi Eğitim, Eğitim İhtiyacı, Bankalarda Eğitim
123
Doç. Dr. Veli ÖZTÜRK
v
IN SERVICE EDUCATION AT BANKS AND A RESEARCH STUDY ABOUT ITS
DETERMINANT FACTORS
(Master Thesis)
Derya KORKUTAN
GAZI UNIVERSITY
INSTITUTE OF EDUCATIONAL SCIENCE
June 2015
ABSTRACT
The aim of this research is to determine necessity of different in-service training programs
for the employees of banks. This study is divided into five parts and in the first part,
research question, the aim of the research, the importance of the research, assumptions,
limitations and descriptions are presented. In the second part, human recourses
management, in-service training and the major training needs are discussed. In the third
part, the methodology of the research is described. The study is carried out at banks that
are located in the Cankaya province of the city of Ankara. The data for the research is
gathered through the surveys that are conducted on the employees of these banks. The
reliability and validity of the survey questions have all been tested appropriately. In the
fourth part, surveys were conducted with 338 employees who work at various bank
branches in Ankara, Cankaya area. The data which were received from surveys were
calculated with SPSS 21.0 statistics computer program. frequency and percentage analysis
techniques are used to determine the descriptive features of bank employees; average and
standard deviation methods are used to determine the training needs; T test, One Way
Anova and Tukey Tests are used to analyze the situation of differences between descriptive
features of training needs. In the last part, the results of the research and recommendations
are provided. The results of the study indicates that banks’ employees are mostly looking
forward to take coaching, marketing and competiton courses. The less demanded courses
can be listed as computer and the culture of banking. Besides, there are some differences
among employees in the aspects of the characteristics of training needs.
Science Code
Key Words
Page Number
Supervisor
:Department of Administrative Science Banking Education Discipline
:In-Service Education, Education Necessity, Education in Banks,
:123
:Assoc. Prof. Veli ÖZTÜRK
vi
İÇİNDEKİLER
Sayfa
TELİF HAKKI ve TEZ FOTOKOPİ İZİN FORMU ......................................................i
ETİK İLKELERE UYGUNLUK BEYANI .................................................................... ii
Jüri Onay Sayfası ............................................................................................................. iii
TEŞEKKÜR ......................................................................................................................iv
ÖZ ....................................................................................................................................... v
ABSTRACT .......................................................................................................................vi
İÇİNDEKİLER ............................................................................................................... vii
TABLOLAR LİSTESİ......................................................................................................xi
ŞEKİLLER LİSTESİ .....................................................................................................xiv
KISALTMALAR LİSTESİ ............................................................................................. xv
BÖLÜM I ............................................................................................................................ 1
GİRİŞ ..................................................................................................................................1
1.1. Problem Durumu ............................................................................................... 1
1.2. Araştırmanın Amacı .......................................................................................... 2
1.3. Araştırmanın Önemi .......................................................................................... 3
1.4. Varsayımlar ........................................................................................................ 5
1.5. Sınırlılıklar.......................................................................................................... 5
1.6. Tanımlar ............................................................................................................. 5
BÖLÜM II .......................................................................................................................... 7
KAVRAMSAL ÇERÇEVE ............................................................................................... 7
2.1. İnsan Kaynakları Yönetimi ve Fonksiyonları ................................................. 7
2.1.1. İnsan Kaynakları Yönetiminin Tanımı ve Önemi .............................. 7
2.1.2. İnsan Kaynakları Yönetiminin Amaçları ............................................ 9
2.2. İnsan Kaynakları Yönetiminin Gelişimi ........................................................ 10
2.2.1. Personel Yönetiminden İnsan Kaynakları Yönetimine Geçiş ......... 12
2.2.2. İnsan Kaynakları Bölümünün Örgüt İçindeki Yeri ......................... 14
2.2.3. İnsan Kaynakları Yönetiminin İşlevleri ............................................ 15
vii
2.2.3.1. İnsan Kaynakları Planlaması ............................................ 16
2.2.3.2. İşgören Bulma ve Seçme .................................................... 17
2.2.3.3. Motivasyon .......................................................................... 18
2.2.3.4. Performans Değerleme ....................................................... 19
2.2.3.5. Ödül ve Ceza ....................................................................... 20
2.2.3.6. Ücretleme ............................................................................. 20
2.2.3.7. Endüstriyel (Çalışma) İlişkiler .......................................... 21
2.2.3.8. Personel Eğitimi .................................................................. 21
2.3. Hizmet İçi Eğitim ve Eğitim İhtiyacının Belirlenmesi .................................. 22
2.3.1. Eğitim Kavramı ve İlişkili Kavramlar .............................................. 22
2.3.1.1. Eğitim ................................................................................... 23
2.3.1.2. Öğretim ................................................................................ 24
2.3.1.3. Yetiştirme ve Geliştirme .................................................... 24
2.3.2. Hizmet İçi Eğitimin Tanımı ................................................................ 25
2.3.3. Hizmet İçi Eğitimi Zorunlu Kılan Nedenler ..................................... 26
2.3.3.1. Bireysel Gereksinimler ....................................................... 26
2.3.3.2. Kurumsal Gereksinimler ................................................... 27
2.3.3.3. Toplumsal Gereksinimler .................................................. 27
2.3.4. Hizmet İçi Eğitimin Amaçları ............................................................ 27
2.3.5. Hizmet İçi Eğitimin Özellikleri .......................................................... 29
2.3.6. Hizmet İçi Eğitimin Yararları ............................................................ 31
2.3.7. Hizmet İçi Eğitimin Sınırlılıkları ....................................................... 32
2.3.8. Hizmet İçi Eğitim Türleri ................................................................... 33
2.3.8.1. Adaylıkta ............................................................................. 33
2.3.8.2. Hizmette ............................................................................... 34
2.3.9. Hizmet İçi Eğitimin İhtiyacının Belirlenmesi ve Planlanması ........ 35
2.3.9.1. Hizmet İçi Eğitim Politikasının Belirlenmesi ................... 36
2.3.9.2. Hizmet İçi Eğitim İhtiyacının Belirlenmesi ...................... 38
2.3.9.3. Hizmet İçi Eğitim Önceliklerinin Belirlenmesi ................ 39
2.3.9.4. Hizmet İçi Eğitim Bütçesinin Hazırlanması ..................... 40
2.3.9.5. Hizmet İçi Eğitim Programlaması .................................... 41
2.3.9.6. Hizmet İçi Eğitim Uygulanması ........................................ 41
2.3.9.7. Hizmet İçi Eğitimin Değerlendirilmesi ............................. 42
viii
3. YÖNTEM ................................................................................................................... 45
3.1. Araştırma Modeli ............................................................................................. 45
3.2. Evren ve Örneklem .......................................................................................... 45
3.3. Veri Toplama Araçları .................................................................................... 46
3.3.1. Takım Çalışması Alt Ölçeği ................................................................ 47
3.3.2. Bankacılık Kültürü Alt Ölçeği ........................................................... 47
3.3.3. Koçluk Alt Ölçeği ................................................................................ 48
3.3.4. Zaman Yönetimi Alt Ölçeği ................................................................ 49
3.3.5. Muhasebe Alt Ölçeği ........................................................................... 50
3.3.6. Bilgisayar Bilgisi Alt Ölçeği ................................................................ 50
3.3.7. Pazarlama ve Rekabet Alt Ölçeği ...................................................... 51
3.3.8. İletişim-Diksiyon-Fonotik Alt Ölçeği ................................................. 52
3.3.9. Yatırım Danışmanlığı Alt Ölçeği ........................................................ 52
3.3.10. Stratejik Planlama Alt Ölçeği ............................................................ 53
3.3.11. Hukuk-Mevzuat Alt Ölçeği................................................................. 54
3.4. Verilerin İstatistiksel Analizi .......................................................................... 54
BÖLÜM IV ....................................................................................................................... 57
4. BULGULAR VE YORUM ....................................................................................... 57
4.1. Banka Çalışanlarının Demografik Özelliklere Göre Dağılımı ..................... 57
4.2. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların
Dağılımları ........................................................................................................ 59
4.2.1. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Takım Çalışması”
İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........................... 59
4.2.2. Araştırmaya
Katılan
Banka Çalışanlarının
“Bankacılık
Kültürü” İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........... 60
4.2.3. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Koçluk” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ......................................... 62
4.2.4. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Zaman Yönetimi”
İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........................... 64
4.2.5. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Muhasebe” İle
İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ................................ 65
4.2.6. Araştırmaya
Katılan
Banka
Çalışanlarının
“Bilgisayar
Bilgisi” İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ............. 68
ix
4.2.7. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Pazarlama ve
Rekabet” İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları .......... 69
4.2.8. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “İletişim-DiksiyonFonotik” İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........... 71
4.2.9. Araştırmaya
Danışmanlığı”
Katılan
İle
Banka
İlgili
Çalışanlarının
İfadelere
Verdiği
“Yatırım
Cevapların
Dağılımları ........................................................................................... 72
4.2.10. Araştırmaya
Katılan
Banka
Çalışanlarının
“Stratejik
Planlama” İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........ 74
4.2.11. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Hukuk-Mevzuat”
İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........................... 76
4.3. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamaları ........................................................ 77
4.4. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Demografik Özelliklere
Göre Ortalamaları ........................................................................................... 78
4.5. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Aralarındaki İlişkinin
Korelasyon Analizi ile İncelenmesi ................................................................. 99
BÖLÜM V.......................................................................................................................107
5. SONUÇ VE ÖNERİLER ........................................................................................107
5.1. Sonuç ...............................................................................................................107
5.2. Öneriler ...........................................................................................................109
KAYNAKLAR ...............................................................................................................111
EKLER............................................................................................................................119
x
TABLOLAR LİSTESİ
Tablo
Sayfa
Tablo 1.
İnsan Kaynakları Yönetiminin Tarihi Onar Yıllık Dönemler ......................... 11
Tablo 2.
Personel Yönetimi İle İnsan Kaynakları Yönetimi Farklılıklar ...................... 13
Tablo 3.
Takım Çalışması Alt Ölçeği Faktör Yapısı ..................................................... 47
Tablo 4.
Bankacılık Kültürü Alt Ölçeği Faktör Yapısı .................................................. 48
Tablo 5.
Koçluk Alt Ölçeği Faktör Yapısı ..................................................................... 49
Tablo 6.
Zaman Yönetimi Alt Ölçeği Faktör Yapısı ..................................................... 49
Tablo 7.
Muhasebe Alt Ölçeği Faktör Yapısı ................................................................ 50
Tablo 8.
Bilgisayar Bilgisi Alt Ölçeği Faktör Yapısı .................................................... 51
Tablo 9.
Pazarlama ve Rekabet Alt Ölçeği Faktör Yapısı ............................................. 52
Tablo 10. İletişim-Diksiyon-Fonotik Alt Ölçeği Faktör Yapısı ...................................... 52
Tablo 11. Yatırım Danışmanlığı Alt Ölçeği Faktör Yapısı ............................................. 53
Tablo 12. Stratejik Planlama Alt Ölçeği Faktör Yapısı ................................................... 54
Tablo 13. Hukuk-Mevzuat Alt Ölçeği Faktör Yapısı ...................................................... 54
Tablo 14. Banka Çalışanlarının Demografik Özelliklere Göre Dağılımı ........................ 57
Tablo 15. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Takım Çalışması” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........................................................ 59
Tablo 16. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Bankacılık Kültürü” İle
İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ............................................... 60
Tablo 17. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Koçluk” İle İlgili İfadelere
Verdiği Cevapların Dağılımları ....................................................................... 62
Tablo 18. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Zaman Yönetimi” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........................................................ 64
Tablo 19. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Muhasebe” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........................................................ 65
Tablo 20. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Bilgisayar Bilgisi” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........................................................ 68
xi
Tablo 21. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Pazarlama ve Rekabet” İle
İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ............................................... 70
Tablo 22. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “İletişim-Diksiyon-Fonotik”
İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları .......................................... 71
Tablo 23. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Yatırım Danışmanlığı” İle
İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ............................................... 72
Tablo 24. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Stratejik Planlama” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........................................................ 74
Tablo 25. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Hukuk-Mevzuat” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları ........................................................ 76
Tablo 26. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamaları .......................................................... 77
Tablo 27. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Cinsiyete Göre Ortalamaları ....... 78
Tablo 28. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Yaşa Göre Ortalamaları .............. 79
Tablo 29. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Medeni Durumuna Göre
Ortalamaları ..................................................................................................... 81
Tablo 30. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Eğitim Durumuna Göre
Ortalamaları ..................................................................................................... 82
Tablo 31. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Mesleki Deneyimine Göre
Ortalamaları ..................................................................................................... 83
Tablo 32. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Kurumda Çalışma Süresine
Göre Ortalamaları ............................................................................................ 88
Tablo 33. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Daha Önce Aldığı Hizmet İçi
Eğitim Sayısına Göre Ortalamaları ................................................................. 89
Tablo 34. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Bankada Çalıştığı Birime
Göre Ortalamaları ............................................................................................ 96
xii
Tablo 35. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Aralarındaki İlişkinin
Korelasyon Analizi ile İncelenmesi................................................................. 99
xiii
ŞEKİLLER LİSTESİ
Şekil
Sayfa
Şekil 1. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamaları .............................................................. 78
xiv
KISALTMALAR LİSTESİ
Kısaltma
Açıklaması
ABD
:
Amerika Birleşik Devletleri
Akt.
:
Aktaran
İK
:
İnsan Kaynakları
İKY
:
İnsan Kaynakları Yönetimi
PY
:
Personel Yönetimi
Hzl.
:
Hazırlayan
SPSS
:
Veri Hazırlama Paket Programı
s.
:
sayfa
xv
BÖLÜM I
GİRİŞ
1.1. Problem Durumu
Günümüzün gelişen ekonomik ve sosyal yapısında, işletmeler yalnızca teorik bilgiye sahip
olan işgücüne değil; bunun yanında kendisini her alanda geliştiren ve dolayısıyla
verimliliğini en üst düzeyde tutmayı kendine görev bilen işgücüne ihtiyaç duymaktadır. Bu
nedenle, örgün eğitim faaliyetleri sonucunda elde edilen teorik altyapının üzerine inşa
edilmesi gereken pratik ya da uygulama bilgileri, “yaygın eğitim” ve özellikle de yaygın
eğitimin işletmeler açısından en önemli kolu olan “hizmet içi eğitim” etkinlikleri yolu ile
öğrenme sürecine dâhil edilmeli ve bu eğitimlerin sürekliliği sağlanmalıdır. Bu sürekliliği
sağlayacak olan ise, işletmenin bizzat kendisidir. İşletme, bünyesinde çalışan veya
çalışacak olan işgücünün eksiklikleri konusunda gerekli tespitleri yapmak ve bu tespitler
doğrultusunda ihtiyaç bulunan eğitimi çeşitli yollarla vermek durumundadır (Şahin ve
Güçlü, 2010, s.220).
Hizmet içi eğitim “bir iş yerinde ihtiyaç duyulan kişiler ile çalışan kişilerin, meslek
hayatlarının her noktasında ve her safhasında işin gereği olan yeterlilikleri kazanabilmeleri,
yeni durum ve şartlara adapte olabilmeleri, bu kişilerin düşünce, rasyonel karar alma,
davranış, tutum,
alışkanlık ve anlayışlarında olumlu değişmeler ortaya çıkarmayı
amaçlayan bilgi, görgü ve becerileri arttıran eğitsel eylemlerin tümü” (Pelit ve Demir,
2010, s.67) olarak ifade edilmektedir.
Ancak hizmet içi eğitimde hedeflere ulaşılması bu hedeflerin verimli, etkili bir şekilde
gerçekleşmesi büyük ölçüde düzenlenen eğitim programlarının ihtiyaca yönelik olmasına
bağlıdır. Bunun için de personelin hangi konularda eğitime ihtiyaçlarının olduğunun
belirlenmesi gerekir.
1
Hizmet içi eğitim ihtiyacının belirlenmesi, eğitim faaliyetlerinin planlanabilmesi için
gerekli bilgilerin toplanması için yapılan bir araştırmadır. Eğitim ihtiyacı, bir hizmet veya
işte çalışan kimseye, işin veya hizmetin yerine getirilmesinde bilgi, beceri ve alışkanlık
bakımlarından duyulan eksiklik veya gerekliliktir. Eğitim ihtiyacını saptama işlemi,
programlı bir eğitim çalışmasının ilk maddesini oluşturmaktadır. Bu nedenle planlamanın
zorunlu bir aşamasıdır. Bu aşama gerektiği şekilde aşılmadan diğer aşamalara
geçilememekte veya hatalı, eksik, geçiş yapılmış olmaktadır. Hizmet içi eğitim ihtiyacının
doğruluk ve geçerlik derecesi, bütün eğitimsel etkinlikler zincirinin kuvveti ve kurumların
amaçlarını gerçekleştirici başarının nedeni olmaktadır (Taymaz, 1978, s.181-182).
Son yıllarda hızla gelişen teknolojiyle beraber hemen her sektörde olduğu gibi bankacılık
sektöründe de iş tanımları değişmektedir. Bilimin ve teknolojinin katkılarıyla daha
önceden insan eliyle yapılan pek çok iş, artık bilgisayarlara devredilmiştir. Bu konudaki
değişimin iş hayatına yaptığı en büyük etki çalışanların bu hızlı değişime uyum
sağlamasının daha az zamanda gerçekleşme zorunluluğunun ortaya çıkmasıdır.
Çünkü verilen hizmetlerin herhangi bir şekilde kesintiye uğraması bankaları gerek müşteri
memnuniyeti gerekse güvenilirlik ve imaj acısından olumsuz etkileyebilmektedir. Bu
durumun önüne geçebilmenin en etkili yolu çalışanları cağın gerektirdiği bicimde eğitime
tabi tutarak gelişimlerini sağlamaktır (İçtüzer, 2009, s.3). Bunun içinde öncelikle
çalışanların hangi tür bir eğitime ihtiyaçlarının olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu
bilgiler doğrultusunda araştırmanın problem cümlesi “Araştırmaya katılan banka
çalışanları hangi konularda ne düzeyde eğitime ihtiyaç duymaktadırlar?” olarak
belirlenmiştir.
1.2. Araştırmanın Amacı
Bu araştırmanın amacı; çalışanların eğitim ihtiyaçlarının banka çalışanları özelinde
belirlemek ve eğitim ihtiyaçlarının tanımlayıcı özelliklerine göre farklılaşma durumunu
incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada aşağıdaki sorulara yanıt aranmaktadır:

Banka çalışanları en fazla hangi konularda eğitime ihtiyaç duymaktadırlar?

Araştırmaya katılanların cinsiyetlerine göre; eğitim ihtiyaçlarında anlamlı bir
farklılaşma var mıdır?

Araştırmaya katılanların yaşlarına göre; eğitim ihtiyaçlarında anlamlı bir
farklılaşma var mıdır?
2

Araştırmaya katılanların medeni durumlarına göre; eğitim ihtiyaçlarında anlamlı bir
farklılaşma var mıdır?

Araştırmaya katılanların eğitim düzeylerine göre; eğitim ihtiyaçlarında anlamlı bir
farklılaşma var mıdır?

Araştırmaya katılanların kıdemlerine göre; eğitim ihtiyaçlarında anlamlı bir
farklılaşma var mıdır?

Araştırmaya katılanların çalıştıkları birimlere göre; eğitim ihtiyaçlarında anlamlı bir
farklılaşma var mıdır?

Araştırmaya katılanların daha önce hizmet içi eğitim alıp almama durumlarına
göre; eğitim ihtiyaçlarında anlamlı bir farklılaşma var mıdır?
1.3. Araştırmanın Önemi
Bir kurum varlığını devam ettirebilmesi için, çalışanlarını amaçlarına ve hedeflerine uygun
olarak yetiştirmek zorundadır. Mesleğinde yeterli olan çalışanın, yeterli olmayan
çalışanlardan rahatsız olduğu, onların içinde moralinin bozulduğu ve çalışma şevkinin
kırıldığı bilinmektedir. İşe alınan çalışanın seçimi her zaman isabetli olmamakta veya
hizmet öncesi eğitimle alınan bilgiler iş ortamında yetersiz olmaktadır. Hem yetersiz iş
göreni yeterli hale getirmek, hem de bilimselliğe önem veren çalışanların yetersiz
uygulamadan dolayı içine düştüğü yılgınlığı gidermek hizmet içi eğitimle mümkün
olmaktadır. Ayrıca hizmet içi eğitim alan çalışan, görevi ile ilgili bilinçleneceğinden
düşünce yapısı gelişecek, genişleyecek ve yöneticileri ile aralarındaki sürtüşme en alt
düzeye inebilecektir (Ataklı, 1992, s.68).
Yapılan literatür çalışmasında bankalarda hizmet içi eğitim üzerine bir çok çalışma
yapılmıştır. Fakat hizmet içi eğitim ihtiyacını belirlemeye yönelik yapılan çalışmaların
sınırlı olduğu gözlemlenmiştir. Bu açıdan yapılan çalışmanın ilgili literatüre katkı
sağlayacağı düşünülmektedir.
Bozyiğit (2002), “Bankacılıkta risk derecelendirmesi ve bilgi kullanıcıları açısından önemi
ve ortaya çıkan eğitim ihtiyacı” isimli yüksek lisans tezinde, Ülkemizde faaliyet gösteren
bankalardan T.C. Ziraat Bankası’nın risk yönetim organizasyonu özet olarak ele alınmış,
risk derecelendirmesi kavramı ve uluslararası alanda faaliyet gösteren derecelendirme
firmaları üzerinde durulmuştur. Bankacılıkta karşılaşılan riskler ve derecelendirme
3
firmalarının bu risklerin analizinde kullandıkları ölçüt ve yöntemler açıklanarak
derecelendirme işleminin bankacılık sistemi ve Türk sermaye piyasası açısından önemi
vurgulanmıştır. Bankaların risk yönetim organizasyonunda karşılaşılan sorunları ortadan
kaldırmak için hizmet içi eğitimler ile personel yetiştirme yoluna gittiği belirtilmiştir.
Ayrıca bu çalışma ile mevzuat, kanun ve yönetmelikleri takip etmek için uzman istihdam
edilmesi bankalara derecelendirme konusunda yararlar sağlayacağı sonucuna ulaşılmış ve
en iyi yatırımın insana olan yatırım olduğu sav’ı kuvvetlenmiştir.
Tanman (2006), “Yaygın Eğitimin Bir Kolu Olarak Hizmet İçi Eğitim ve Bankacılık
Sektöründe Bir Örnek Olay Çalışması” isimli yüksek lisans tezinde, hizmet içi eğitimin;
işgücü verimliliğini artıran ve bireyin yaratıcı gücünü ön plâna çıkartan çok önemli bir araç
olduğu belirtilmiştir. Bireylere, toplumlara ve işletmelere çok önemli yararlar sağladığı,
etkili bir plânlama ile hizmet içi eğitimden maksimum yarar sağlanabileceği sonuçlarına
ulaşılmıştır. Ayrıca Türkiye’de bankacılık sektöründe yapılan uygulamayla, örnek olarak
ele alınan kurumun, hizmet içi eğitimin gerekliliği anlayışını benimsediği ve teorik olarak
olması gereken ile kurumun uygulamaları arasında paralellik bulunduğu ve son yıllarda
kurumun bankacılık sektöründe daha iyi bir konuma gelmesinde hizmet içi eğitim
politikalarının etkili olduğu saptanmaktadır.
Konya (2013), “Bankalarda Hizmet İçi Eğitimin Çalışan Motivasyonu Üzerine Etkisi”
isimli yüksek lisans tezinde, Banka çalışanlarının iş dışı unsurlardan motivasyon sağlama
düzeylerinin hizmet içi eğitime yönelik tutumlarından etkilenmediği, işin kendisi ile ilgili
unsurlardan motivasyon sağlama düzeylerinin ise istatistiksel olarak etkilendiği
belirlenmiştir. Banka çalışanlarının hizmet içi eğitime yönelik tutumları arttığında işin
kendisi ile ilgili unsurlardan motivasyon sağlama düzeyleri de artmakta olduğu
belirtilmiştir.
Dindar (2008), “Eğiticilerin Eğitiminde Hizmet İçi Eğitim İhtiyacı Belirleme Hazır Giyim
Sektörü Örneği” isimli yüksek lisans tezinde, hazır giyim işletmelerinin dikim bölümünde
çalışan usta eğiticilerin bilişsel, psikomotor ve duyuşsal alandaki hizmet içi eğitim ihtiyacı
üzerine çalışma yapılmıştır. Usta eğiticilerin bilişsel alandaki hizmet içi eğitim ihtiyacı,
daha çok meslek analizi ve program geliştirme ile ilgili konularda ortaya çıktığı, en çok
hizmet içi eğitim ihtiyacı psikomotor alan davranışlarla ilgili olduğu tespit edilmiştir. Usta
eğiticilerin duyuşsal alanda ortaya çıkan hizmet içi eğitim ihtiyacı, bilişsel ve psikomotor
alanda ortaya çıkan hizmet içi eğitim ihtiyacıyla karşılaştırıldığında; en az hizmet içi
4
eğitim ihtiyacının duyuşsal alanda olduğu ortaya konulmaktadır. Cinsiyet, yaş, eğitim
durumu, mesleki tecrübe ve hizmet içi eğitim durumu değişkenleriyle bilişsel, psikomotor
ve duyuşsal alandaki hizmet içi eğitim ihtiyacı arasında anlamlı bir ilişki olduğu yapılan
istatistiksel analizler ile ortaya çıkmaktadır.
Literatürde hizmet içi eğitim alanında yapılan birçok çalışma bulunmakta olup, hizmet içi
eğitimin verimliliğe, motivasyona ve diğer çalışan özelliklerine yönelik etkisi üzerinde
durulmuştur. Bizim çalışmamızı farklılaştıran durum ise bankalarda hizmet içi eğitim
ihtiyacının belirlenmesi üzerine 11 adet ölçek geliştirilmiş ve bankacılık sektöründe
çalışanlara gerçek anlamda ihtiyaç duydukları konu ile ilgili hizmet içi eğitim imkânlarının
sağlanmasının ne denli gerekli olduğu araştırma sonuçları ile ispatlanmıştır.
1.4. Varsayımlar

Araştırmaya katılan deneklerin anket sorularına içten ve samimi yanıtlar
verecekleri varsayılmıştır.

Araştırmada kullanılacak olan ölçeklerin banka çalışanlarının eğitim ihtiyaçlarını
belirlemede yeterli olacağı varsayılmıştır.

Araştırmada kullanılacak olan istatistiki yöntem ve tekniklerin yeterli ve doğru
olduğu varsayılmıştır.
1.5. Sınırlılıklar

Çalışmanın evreni araştırmaya katılan Ankara ili Çankaya ilçesinde faaliyet
gösteren banka şubeleri ile sınırlıdır.

Araştırmaya katılan banka çalışanlarının hizmet içi eğitim ihtiyaçları, belirlemiş
olduğumuz 11 adet ölçek ile sınırlıdır.

Araştırmaya katılan bankaların personeliyle sınırlıdır.

Araştırmada kullanılan ölçekler ve istatistiki yöntemlerle sınırlıdır.
1.6. Tanımlar
Hizmet içi eğitim: Banka çalışanlarına kurumları tarafından işlerini daha iyi yapabilmeleri
için verilen eğitimi ifade etmektedir.
5
Hizmet içi eğitim, en genel anlamıyla, “özel ve tüzel kişilere ait iş yerlerinde, belirli bir
maaş veya ücret karşılığında işe alınmış veya çalışmakta olan kişilere, görevleriyle ilgili
gerekli bilgi, beceri ve tutumları kazandırmak üzere verilen planlı eğitim etkinlikleri
olarak” tanımlanabilmektedir (Öztürk ve Sancak, 2007, s.761).
Bankaların bulunduğu hizmet sektöründe kamu, özel, yabancı sermayeli bankalar, yatırım
bankaları, sınaî ve kalkınma bankaları, yabancı bankaların Türkiye’deki şubeleri ile katılım
bankalarının kalite ve verimliliğinin yükseltilmesi, meydana gelebilecek aksaklıkların
giderilmesi, maliyetlerin düşürülmesi, kârların artırılması amacıyla bankaların herhangi bir
biriminde çalışan personelin ihtiyaç duyulan ve işlerinin gereği olan yetkinlikleri
kazanabilmeleri için verilen planlı eğitim etkinlikleri olarak tanımlanabilir.
Eğitim ihtiyacı: Banka çalışanlarının işlerini daha iyi yapabilmek için ihtiyaç duydukları
konular hakkında aldıkları eğitimi ifade etmektedir.
Eğitim ihtiyacı, bir işte çalışan kişi için, yaptığı işin yerine getirilmesinde, bilgi, beceri,
tutum ve davranış bakımından duyulan eksiklik ya da gereklilik olarak tanımlanır. Ayrıca
hizmet içi eğitim sayesinde hizmet öncesi eğitimde yanlış anlaşılan ya da tam olarak
kavranamayan davranış kalıpları ve bilgilerin doğru şekilde öğrenilmesi mümkündür (Gül,
2000, s.3)
Banka çalışanlarının banka faaliyetlerini yürütürken risk bilincini üst seviyede
kazanacakları, bankayı zarara uğratma ihtimallerini minimize edecekleri ve eksik yönlerini
giderecekleri eğitimleri almaları eğitim ihtiyacını ifade eder. Her birim için farklılıklar arz
eden eğitim ihtiyacı, bankacılık sektöründe önü alınamaz problemleri ve risk bilincini
oluşturmak için vazgeçilmez bir unsurdur.
Operasyonel kadrolarda risk bilinci, bankacılık kültürü, hukuk ve mevzuat bilgisi eksikliği
bu ihtiyacı oluştururken, karlılığa odaklanmış, satış için gerekli donanıma sahip olması
gereken birimlerin de pazarlama, iletişim, yatırım danışmanlığı konularındaki eksiklikler
bu ihtiyacı oluşturmaktadır.
6
BÖLÜM II
KAVRAMSAL ÇERÇEVE
2.1. İnsan Kaynakları Yönetimi ve Fonksiyonları
2.1.1. İnsan Kaynakları Yönetiminin Tanımı ve Önemi
Günümüzde teknolojinin ve de her şeyin hızla geliştiği bu dönemlerde kurumların bu
değişime ayak uydurmak ve rekabet avantajı sağlayabilmek için değişmek ve kendilerini
yenilemek zorunda kalmaktadırlar. Bundan dolayı kurumlar nitelikli çalışanlara ihtiyaç
duymaktadır. Değişim sürecinde başarılı olmak isteyen kurumlar, elindeki insan
kaynağının niteliklerini artırırken, aynı zamanda örgütün ihtiyaç duyduğu nitelikli
elamanları bünyesine katmaya çalışmaktadır. Ayrıca kurumların elindeki nitelikli
çalışanları kaybetmemek için de gayret göstermeleri gerekmektedir (Tunçer, 2012, s.204).
Barutçugil insan kaynakları yönetimini (İKY) “bir organizasyonun en değerli varlığı olan
insanların, etkin yönetimi için geliştirilen stratejik ve tutarlı bir yaklaşım” (2004, s.32)
olarak tanımlanmaktadır.
Bingöl’e göre ise insan kaynakları yönetimi, “bir yandan personelin tedarik ve seçimi ile
işe yerleştirilmelerini, diğer yandan onların eğitimini, geliştirilmelerini, değerlemelerini ve
hakların verilmesi gibi güdüleme ve etkileme, insan kaynaklarını öngörümleme, çevreyi
değerlendirme ve strateji geliştirme faaliyetlerini” (2003, s.6) kapsamaktadır.
İnsan kaynakları yönetimi bir örgütte rekabetçi üstünlükler sağlamak amacıyla gerekli
insan kaynaklarının sağlanması, istihdamı ve geliştirilmesi ile ilgili planlamaların
oluşturulması şeklinde ifade edilebilir (Karahan, 2009, s.98).
İnsan kaynakları yönetimi; bir kurumda mal veya hizmet üretimi ve satışına ilişkin dolaylı
ya da dolaysız etkide bulunan insanların kurumun amaçları doğrultusunda çabalarının
birleştirilmesi, etkin bir biçimde çalışarak en yüksek sonuca ulaşmalarında, insan
kaynağının en verimli yollardan sağlanması, kullanılması ve geliştirilmesi için alınan ya da
7
alınması gerekli kararların, tedbirlerin, izlenecek politikalar ile yöntemlerin sürecidir
(Ünsalan ve Şimşeker, 2005, s.219).
İnsan kaynakları yönetimi, yönetim alanında çok ilgi çeken disiplinlerden biridir.
Yönetimde kalite kavramının geliştiği günümüz örgütlerinde, kaliteyi gerçekleştiren insan
faktörü rekabette üstünlük sağlamanın tek yolu olarak görülmektedir (Yelboğa, 2008
s:126). İnsan kaynakları yönetim sisteminin taşıdığı ortak özellikler vardır. Bu özellikler
şöyle sıralanabilir (Armstrong’dan aktaran Çalık ve Şehitoğlu, 2006 s.96):

İnsan kaynakları yönetimi üst yönetim tarafından yürütülen bir etkinliktir.

İnsan kaynakları yönetiminin yürütülmesindeki sorumluluk eylemci birim
yöneticilerine aittir.

İnsan kaynakları yönetimi çalışanların kişisel gelişimini sağlamaya çalışır.

İnsan kaynakları yönetimi güçlü kültür ve değerlere önem verir.

İnsan kaynakları yönetimi istihdam politika ve uygulamalarında uygun ve detaylı
bir yaklaşımın benimsenmesini içerir.

İnsan kaynakları yönetimi kurumun hedeflerine başarılı bir şekilde ulaşmayı
amaçlar.

İnsan kaynakları yönetiminin temelinde çalışanların ilişkilerinin yönetilmesi yer
alır.

İnsan kaynakları yönetimi de esnek roller ve ekip çalışması önem taşır.

Ödüller, performans yetenek ve yeterliliğe göre farklılaşır.

İnsan kaynakları yönetimi insana yönelik yönetim anlayışı ile örgütsel değişimi
sağlar.
Kurumlar için en zor sağlanan ve en pahalı kaynak insan kaynağıdır. Çağımızda kamu
sektörü ya da özel sektör ayrımı yapmaksızın bütün kurumların müşteri, rekabet, değişim
ve yeniliğe ayak uydurmaları zorunludur. Bunu sağlayabilecek tek kaynağın insan kaynağı
olması, insan kaynağının kurum için ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. Yani,
gerekli nitelikleri taşıyan insan kaynaklarına sahip olmayan kuruluşların nitelikli hizmet
sunmaları, rekabet ortamında ayakta kalmaları, toplumsal değişim hızına ayak uydurmaları
ve bunun için gerekli yenilikçiliği zamanında görüp uygulamaları mümkün değildir
(Tortop, Aykaç, vd. 2006, s.31).
Günümüzde kurumlar insan kaynakları yönetimine giderek daha fazla önem vermeye
başlamışlardır. İnsan kaynakları yönetimine verilen önem, çalışanın kurumu amaçlarını
8
elde etmeye muktedir kıldığının ve insan kaynakları yönetiminin bir kurumun başarısı için
kritik olduğunun fark edilmesinden sonra daha da artmıştır (Benligiray, 2006, s.69).
İnsan kaynakları yönetimi kuruma yeni bir anlayış getirmektedir. Bu anlayışta insan
kaynakları faaliyetlerinin yürütüldüğü birim, kurum içinde stratejik bir nitelik taşır. Bu
birim destek fonksiyon olmakla birlikte, burada yürütülen faaliyetleri kurumun bütününü
ilgilendirir. Diğer birimlerde yürütülen faaliyetlerin etkinliği bu birimdeki faaliyetlerin
etkinliğine ve başarısına bağlıdır (Danışman, 2008, s.9).
2.1.2. İnsan Kaynakları Yönetiminin Amaçları
İnsan kaynakları yönetimi, genel olarak organizasyonun amaçlarına başarılı bir şekilde
ulaştıracak etkin bir işgücü yapısının oluşturulmasını ve bu işgücünün sürekli gelişimini
sağlamak üzere faaliyetlerin sistemli bir şekilde yürütülmesini hedeflemektedir. Bu
yönüyle insan kaynakları yönetimi ayrı bir disiplin olarak ele alınmakta ve çağdaş
organizasyonlarda yönetim yapısının kilit unsurlarından birisini teşkil etmektedir (Uzun,
2008 s.51).
İnsan kaynakları yönetimi işlevi, işgücünün örgüt stratejilerinin başarılmasına yönelik
rekabetçi bir kaynak olarak etkili bir şekilde değerlendirilmesini amaçlamaktadır (S.
Kanten ve P. Kanten, 2009, s.121).
Eren (2011, s.392) insan kaynakları yönetimin
amaçlarını aşağıdaki şekilde sıralamaktadır;

Kaliteli ve etkin işgücünü işletmeye çekmek ve aralarından en uygun olanları
seçmek,

Kapasiteleri oranında işgücüne hem teknik hem de yönetsel bilgiler vererek
eğitilmeleri ve geliştirilmelerine yardımcı olmak,

Elde bulunan beşeri (insan) kapitalini işletmede uzun süreli hizmet edecek şekilde
tutmak, örgüte bağlılık ve sadakatlerini artırıcı önlemler almak,

İşçi işveren ilişkileri ile ilgili olarak hem işçi hem de işveren sendikaları ile iyi
ilişkiler kurmak, karşılıklı yararlar üzerine kurulmuş bir denge ortamını koruma ve
sürdürmek.
İnsan kaynakları yönetiminin amacı, geleceğe dönük olarak kurum hedeflerini yerine
getirecek yetenekli ve iyi motive edilmiş kalifiye çalışan yetiştirmek, bu çalışanların işten
duydukları tatmini arttırmak, yeteneklerini ortaya çıkarmak ve bu faaliyetleri mümkün
olduğunca işgücü maliyetlerini kontrol altında tutacak şekilde yapmaktır. İnsan,
9
geliştirilmesi gereken bir kaynak olarak değerlendirildiğinde örgütlerin verimlilik, kalite,
kâr gibi amaçlara ulaşabilmeleri kolaylaşır (Akın ve Erdost Çolak, 2012, s.86). Genel
anlamda, insan kaynakları yönetimi bir yandan insanların örgüt içi performansını
arttırmayı, diğer yandan da çalışanların yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlar. İnsan
kaynakları yönetiminin amaçları şöyle özetlenebilir (Türkmen, 2012, parag.14);

İş gücü aracılığı ile yönetimin örgütsel hedeflerinin gerçekleşmesini sağlamak.

Çalışanların
kapasitesinden
yararlanmak
ve
onların
potansiyellerini
değerlendirmek,

Çalışanların ve örgütün performansını arttırmak,

İnsan kaynakları yönetiminin politikaları ile örgüt politikalarını bütünleştirmek ve
örgüt kültürünü şekillendirmek.

Kaynakları örgüt gereksinimlerine uyumlu hale getirmek ve performansı
iyileştirmek için personel ve istihdam politikaları geliştirmek.

Çalışanların görünmeyen enerji ve yaratıcılıklarını ortaya çıkarabilecekleri bir
ortam hazırlamak.

Takım çalışması, toplam kalite ve yenilik gibi kavramların ortaya çıkacağı koşulları
sağlamak.
2.2. İnsan Kaynakları Yönetiminin Gelişimi
İnsan Kaynakları Yönetimi kavramının Springer adlı bir ekonomist tarafından ilk defa
1817’de kullanılmıştır. Taylor ve Fayol tarafından yönetim alanında gerçekleştirilen
çalışmaların İKY (HRM - Human Resources Management) kavramının içerik olarak bir
bütünlüğe kavuşmasını sağladığı kabul edilmektedir. İKY kavramı, özellikle çok uluslu
şirketler tarafından 1980’lerin başlarında, yaygın bir biçimde kullanılmaya başlamasıyla,
literatürde ağırlıklı olarak kullanılmaya başlamıştır (Gök, 2006, s.16).
Personel yönetimine göre daha kapsamlı bir kavram olan insan kaynakları yönetimi
kavramı eğitim alanında da yer etmiştir. İnsan kaynakları yönetimine dönüşüm
doğrultusundaki bu gelişmeler meslekleşme ve mesleğin eğitimi alanına da yansımıştır. Bu
anlamda ilk olarak 1981 yılında Harvard Business School’da insan kaynakları yönetimi
dersi açılmıştır. Bütün bu gelişmelerin, meslek elemanları için de çok olumlu sonuçları
olmuştur. En başta insan kaynakları yöneticiliği, heyecan verici ve dinamik bir meslek
olarak ilgi odağı haline gelmiştir (Demirkaya, 2006, s.7).
10
Amerikan kökenli bir kavram olan İKY’nin, çeşitli kaynaklar incelendiğinde, 1970’lerin
başlarından itibaren ya personel yönetimi kavramı yerine ya da personel yönetimi kavramı
ile birlikte kullanıldığı görülmektedir. Aynı yıllarda, “Personel ve Endüstri İlişkileri”,
“Personel ve Çalışma İlişkileri” ve “İnsan İlişkileri Yönetimi” kavramlarının, personel
yönetimi ya da İKY kavramları ile eş anlamlı kullanıldığı da gözlenmektedir (Gök, 2006,
s.17).
Aşağıdaki tabloda İnsan Kaynakları Yönetiminin tarihi onar yıllık dönemlerde özet
şeklinde sunulmaktadır.
Tablo 1. İnsan Kaynakları Yönetiminin Tarihi Onar Yıllık Dönemler
DÖNEMLER
1900 öncesi
TEMEL KRİTER
Üretim teknolojileri
1900-10
Çalışanların rahatlığı
1910-20
Görev verimliliği
1920-30
Kişisel farklılıklar
1930-40
Sendikalaşma
1940-50
Ekonomik güvenlik
1950-60
İnsan ilişkileri
1960-70
Katılım İş kanunları
1970-80
Görevlerin zorluğu ve
çalışma hayatının
kalitesi
İşten ayrılmalar
1980-90
1990-2000
Üretkenlik, kalite,
adapte olabilme
İŞVERENLERİN BAKIŞI
Çalışanların ihtiyaçları önemli
değildir.
Çalışanlar güvenliğe ve
fırsatlara ihtiyaç duyarlar.
Çalışanlar yüksek verimlilikle
beraber gelen yüksek ücretler
isterler
Çalışanların kişisel
farklılıkları göz önünde
bulundurulmalıdır
Çalışanların ihtiyaçları kurum
içerisinde tatmin edilmelidir
Çalışanlar ekonomik
güvenliğe ihtiyaç duyarlar
Çalışanlara baskı unsuru az
olan bir denetim
uygulanmalıdır
Çalışanlar görevleriyle ilgili
kararlara katılmak isterler.
Tüm çalışanlara eşit
davranılmalıdır
TEKNİKLER
Disiplin sistemleri
Çalışanlar becerilerine uygun
ve kendilerini zorlayacak
görevler isterler
Ekonomik koşullardan dolayı
işini Kaybedenlerin yeni işlere
ihtiyaçları vardır.
Çalışanlar iş ve iş dışı
dünyalarını dengelemeli ve
katkılarda bulunmalıdır
Görev zenginliği, entegre
çalışma takımları
Güvenlik ve yaratıcılık
programları
Zaman ve iş araştırmaları
Psikolojik testler
Danışmanlık programları
İletişim programları
Emeklilik ve sağlık gibi
ek yararlar
Süpervizör eğitimleri
Katılımcı yönetim
teknikleri, eşit fırsatlara
dayanan şirket kuralları
İşten ayrılma eğitimleri
İş ihtiyaçları, eğitim, etik,
küreselleşme gibi olguları
bütünleştirme
Kaynak: Doğan, 2006.
İnsan kaynakları yönetimi 1980’lerde yavaş yavaş olgunlaşan ve değer kazanan bir
yönetsel yaklaşım haline gelmeye başlayabilmiştir. Yönetim ve yönetici kavramları yerine,
liderlik yaklaşımı benimsenmiş ve insanın toplumsal ve bireysel ihtiyaçlarına saygı ön
11
plana çıkmıştır. Japonya’da elde edilen başarılar, Toplam Kalite Anlayışı ve katılımcı
yönetim uygulamaları, 1980’li ve 1990’lı yıllarda, insan kaynaklarının sıradan bir üretim
girdisi olmadığını, tam tersine, işletme performansının ve başarısı temel unsuru hatta tek
kaynağı olduğu bilincini geliştirmektedir (Düren, 2000, s.110-111).
1900’ler öncesinde çalışanların ihtiyaçlarına dahi önem verilmezken, 1990 sonrasında
insan kaynakları yönetimi için görüşler tamamen değişmiş, işini kaybeden çalışana iş
bulma aşamasına kadar gelinmiştir.
Türkiye’de insan kaynakları yönetimiyle ilgili yapılan araştırmalarda, işletmelerde yer alan
insan kaynakları yönetimi yöneticilerinin işletme kararlarında etkin olmaları 1992 ve 1999
yılları arasında ilgili
yöneticilerin işletme
yönetim toplantılarına katılmalarıyla
gerçekleşmiştir. Stratejik ortak olmada bu yıllarda yine bir artış gözlenmekte, fakat
Türkiye’deki birçok işletmenin bu fonksiyonu uygulamadıkları görülmektedir. İnsan
kaynakları yönetimine verilen önemin hala istenilen seviyede olmamasının nedeni,
ekonomideki ağırlıklı etkinin kamu kurumlarında olması değildir. Özel şirketlerde
yapılanmaların aile şirketi bazında olması ve bazı işletmelerin insan kaynağı yatırımına
olumlu bakmaması, gelişim sürecini yavaşlatmaktadır. Türkiye’de insan kaynakları
yönetimi, ülkemizin gelişmesiyle ilişkili, gelişme süreci aşamasındaki bir alandır. Avrupa
Birliği entegrasyon süreçlerinde, yeni iş kanunlarının düzenlemesiyle birlikte insan
kaynaklarında daha etkin olma, yeterli bilgi düzeyine erişme ve uzmanlaşma ne yazık ki
sağlanamamıştır (Erdoğdu, 2013, s.43).
2.2.1. Personel Yönetiminden İnsan Kaynakları Yönetimine Geçiş
İK yönetiminin bir yönetim konusu olarak gelişimi Japon rekabeti 1970’lerin ikinci
yarısından itibaren Batı ticaretini önemli bir şekilde etkilemeye başladığında meydana
geldi. Batı dünyasında İK yönetiminin gelişiminde ABD Harvard Business School’daki
master programı Business Administration (MBA)’a 1981’de ‘İnsan Kaynakları
Yönetimi’nin eklenmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Ondan sonra, İK yönetimi
dünyanın her yanındaki diğer pek çok işletme okullarında ve üniversitelerinde öğretilmeye
başlandı. Harvard dersi stratejik yönetim, liderlik, insan ilişkileri, mesleki seçme ve
performans değerlendirme, eğitim ve geliştirme, motivasyon ve esneklik gibi önemli
temalara dikkat çekmişti (Benligiray, 2013, s.6)
Personel Yönetimi (PY)’nden İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY)'ne geçişin nedenleri çok
boyutludur. Zaten toplumsal olay ve durumlar tek neden ve tek sonuçla açıklanamayacak
12
kadar karmaşıktır. Ancak önemli bir neden ya da başlatıcı değişken olarak yönetim
düşüncesinin ve toplumun evrimi, bu evrimi de teknolojinin gelişimiyle açıklamak,
sorunun önemli bir kısmını göz önüne sermektedir (Çınar, 2007, parag.1).
İnsan kaynakları yönetiminin orijini, personel yönetimi olmakla beraber iki fonksiyonun
bakış açılarına, amaçlarına ve faaliyetlerine bakıldığında önemli farklılıklar dikkati
çekmektedir. Personel yönetimi çalışanların günlük sorunlarına eğilerek, departmana ait
herhangi bir fonksiyonu icra etmeyi hedeflerken; İKY, kurumda yüksek performans ve
başarı elde ederek, çalışanların kariyerlerine daha stratejik ve uzun vadeli bakmalarını
öngörmektedir. Geleneksel personel yönetim fonksiyonu, işletme ve birey arasındaki
teknik ilişkileri düzenleyen idari bir fonksiyondur. Bu tarz bir personel yönetimi
anlayışının temelinde, işgücü maliyetlerini minimize etmek vardır (Gürüz ve Özdemir
Yaylacı, 2007, s.35). İKY ise, işgücünü sadece bir maliyet unsuru olarak görmeyip, aksine
onu üretimin önemli bir faktörü ve katma değer yaratmanın önemli bir öğesi, bir başka
ifadeyle “iç müşterisi” olarak görmektedir. Personel yönetimi ile insan kaynakları yönetimi
arasındaki farklar aşağıda tablo 2’de gösterilmektedir.
Tablo 2. Personel Yönetimi İle İnsan Kaynakları Yönetimi Farklılıklar
PERSONEL YÖNETİMİ
Rutin ve uzmanlık gerektirmeyen görevler
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ
Spesifik ve uzmanlık gerektiren görevler
Kısa vadeli idari bakış açısı
Uzun vadeli ve stratejik bakış açısı
İşgücünü maliyet olarak görür
İnsanı üretimin önemli bir faktörü, önemli
bir rekabet gücü olarak görür ve insana
yatırım yapar.
Operasyonel faaliyet
Danışmanlık düzeyinde hizmet
İş odaklı
İnsan odaklı
Klasik yönetim anlayışı
Toplam kalite anlayışı
Normlar ve kalıplar
Değerler
İşte çalışan insan yönetimi
Yaratıcılık ve yetenek yönetimi
Orta düzeyde yetki
Yüksek düzeyde otorite yetkisi
Kaynak: Gürüz ve Özdemir Yaylacı, 2007, s.36.
İnsan kaynakları yönetimi, personel yönetiminin yapı ve işleyiş yönünden bölünmüşlüğünü
ortadan kaldırmak, kapsamlılığını ve bütünlüğünü sağlamak amacıyla 20. yüzyılın son
çeyreğinde benimsenen bir yönetim anlayışıdır (Küçükönal ve Korul, 2002, s.70).
13
Personel yönetimi ile İKY yaklaşımı arasında önemli farklar olduğu görülmektedir. Bu
noktada, kurumdaki kişiye verilen değerin de bu değişimle farklılaşması beklenebilir. İKY’
nin geniş bakış açısının, klasik personel yönetiminin dar anlamdaki “idari’’ bakış açısının
aşılmasına ve çalışanlara sadece mesailerinde değil mesai saatleri dışında da ilgilenilecek
kadar önem veren bir anlayış olmasını sağladığı görülmektedir (Bayraktaroğlu, 2008, s.8).
2.2.2. İnsan Kaynakları Bölümünün Örgüt İçindeki Yeri
Rekabetin ve küreselleşmenin son derece önemli olduğu günümüzde kurumların başarıları,
sahip oldukları birim ve kaynakların, etkin ve amaca uygun bir şekilde yapılandırılmaları
ile
yakından
ilişkilidir.
Kurumların
sahip
oldukları
birim
ve
kaynakların
yapılandırılmasıyla ilgili etkinliklerin hemen hemen tamamı, insan aracılığıyla
gerçekleştirilmekte ve yürütülmektedir. Dolayısıyla insan kaynakları yönetimi kurum
içinde yer alan tüm birimler ile yakın iletişim içerisindedir (Gök, 2006, s.52).
İnsan kavramının önemi gün geçtikçe artarken doğru işe doğru kişinin seçilmesi insan
kaynakları bölümünün temel ve öncelikli görevlerinden birisi oldu. İşletmelerde çalışana
yapılan yatırımın aslında işletmenin amaç ve hedeflerini gerçekleştirme doğrultusunda
üretkenliğini ve etkinliğini arttırdığını anlayan işletmeler, eğitim konusuna önem vermeye
başladılar. Birçok işletme, rekabette geri kalmamak ve rekabeti sürdürebilmek için insanı
yönetilmesi gereken bir maliyet ve kaynaktan çok, yatırım yapılması gereken bir varlık
olarak görmeye başladı. Bu yaklaşım insan kaynakları yönetiminin işletmelerin temel
bölümlerinden birisi haline geldiğinin önemli bir göstergesidir (Akşit, 2002, s.5). Aşağıda
insan kaynakları bölümlerinin örgüt içinde nasıl bir yer edineceğini büyük ölçüde
belirleyen faktörler ele alınmaktadır (Tuncer, Ayhan ve Varoğlu, 2008, s.368- 369):
Üst Yönetimin Felsefesi ve Tutumu: İnsan kaynakları, kuruluşta bir üst yönetim faaliyetidir.
Çünkü insan kaynakları konusunda amaç belirlemek, politikaları oluşturmak, planlamalar
yapmak, kuruluşu tepeden görebilmeyi gerektirmektedir. Üst yönetim, insan kaynakları
yönetiminin önemine inanıyorsa, bu birimin daha fazla saygınlık sağlayacak bir konumda
yer almasına olanak tanımaktadır.
Kuruluşun Büyüklüğü ve Birimleri Coğrafi Dağılımı: Küçük kuruluşlarda daha çok rutin
özlük işleri faaliyetlerini düzenleyen bölümler yer alırken, kuruluşlar büyüdükçe konunun
önemi arttığından insan kaynakları yönetimine geçildiği görülmektedir.
Faaliyetlerin ve Çalışanların Özellikleri: Bir örgütte birbirinden farklı, çok sayıda mal/
hizmet türü varsa, faaliyetler standart olmaktan ziyade karmaşık ise ve bazı faaliyetler için
14
zor bulunan üstün nitelikli iş görenler gerekiyorsa, insan kaynakları bölümü kuruluşta daha
üst düzeyde ele alınmaktadır.
İşçi-İşveren-Sendika İlişkileri (Endüstriyel İlişkiler): Bazı kuruluşlarda insan kaynakları
bölümünün görevleri arasında işçi-işveren-sendika ilişkileri de yer almaktadır. Bu
durumda, daha çok yasal işlemler ve özellikler taşıyan işlevler ön plana çıkmakta, diğer
işlevler ihmal edilmektedir.
En iyi ve en başarılı olmak isteyen kurumların tümü insan kaynakları ile bunların
uygulamaları ile ilişkilidir. İnsanların bir arada çalışma ilişkilerini saptamak ve bunu
kurumun hedeflerine varmada en önemli özellik olarak kabul eden kurumlar için daha
önemli hale gelmiştir. Çalışanlar, kendileri daha iyi işler yapmaya cesaretlendiren, kişisel
gelişimi teşvik eden amaç ve görevlerini yerine getiren ve en yüksek ahlaki değerleri
temsil eden, ilişkilerde güven veren, katılımı esas alan, iletişimi artıran bir kurumun üyesi
olduklarında kurumların başarısı için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacakları
muhtemeldir. Bu açıdan çalışma hayatının iyileştirilmesi ve kalitesi kurumun
algılanmasına ve dolayısıyla çalışma performansı ile kuruma fayda sağlayacaktır (Quchi,
William, Theory Z’den aktaran, Küçük, 2005, s.251).
2.2.3. İnsan Kaynakları Yönetiminin İşlevleri
İnsan kaynakları işlevi, kurumda iş yapan tüm çalışanların verimli ve uyumlu biçimde
çalışmasını sağlayan, kurumun hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıran eylem ve uğraşların
tümü olarak ifade edilmektedir.
Diğer bir ifadeyle, insan gücü kaynağının kurum
hedeflerine en uygun biçimde sağlanması, en verimli şekilde kullanılması ve
geliştirilmesini içeren tüm yöntemler ve teknikler insan kaynakları işlevleridir (Erdem,
2004, s.37).
Günümüz işletmeleri açısından stratejik önemi giderek artan İKY’nin sorumluluklarını tam
olarak yerine getirmesi şüphesiz ki fonksiyonlarının doğru bir şekilde uygulanmasına
bağlıdır. Bir elemanın işyerine dâhil olmasından işten ayrılmasına kadar geçirdiği zaman
zarfında karşı karşıya kaldığı İK uygulamalarına İnsan Kaynakları İşlevleri” denmektedir
(Şahin, 2010, s.137).
İnsan Kaynakları Yönetiminin işlevleri incelenen kaynaklarda farklılık göstermektedir. Bu
çalışmada ise insan kaynakları yönetiminin işlevleri genel olarak insan kaynakları
planlaması, işgören bulma ve seçme, motivasyon, performans değerleme, ödül ve ceza,
15
ücretleme, endüstriyel ilişkiler ve personel eğitimi olmak üzere sekiz başlık altında
toplamak mümkündür. Bu başlıklara ilişkin ayrıntılı bilgilere aşağıda yer verilmektedir.
2.2.3.1. İnsan Kaynakları Planlaması
İnsan kaynakları yönetiminde başarının ilk ve en önemli koşulu, işletmenin her kesimi için
gerekli ve yeterli çalışan ihtiyacının bilinçli ve düzenli olarak önceden saptanmasıdır. Bu
yönde yapılan çalışmaların tümüne “insan kaynakları planlaması” denilmektedir (Akyüz,
2001, s.68).
İnsan kaynakları planlaması, hem işgören temin ve seçimi hem de diğer insan kaynakları
yönetim işlevlerinin etkin, birbirleriyle ve örgütsel amaç, strateji ve planlarla uyumlu
biçimde yürütülmesi açısından son derece önemli bir İKY işlevidir (Acar, 2008, s.102).
İnsan kaynakları planlaması, kurumun ihtiyaç duyduğu insan gücünün nitelik ve sayısal
olarak önceden saptanmasıdır. Planlama görevini üstlenen bölüm yetkililerinin en önemli
görevlerinden biri, kurumda çalışacak personelin nereden, ne zaman ve nasıl
sağlanacağının önceden belirlenmesidir. Kısa ve uzun dönemli işgücü planlaması bir
yandan kurumun gelişmesi için gerekli insan gücü kaynaklarının önceden saptanmasına
yardımcı olur; diğer yandan da, büyüme sonucu doğacak yeni iş gören ihtiyacına çözüm
yollarını öngörür (Mucuk, 2006, s.165).
İnsan kaynakları planlamasında öncelikle kurumların çalışan ihtiyacını belirlemek ve insan
kaynaklarından optimum düzeyde yararlanabilmek için iş analizine ihtiyaç duyulmaktadır.
İş analizi genel bir ifade ile bir işletmede çalışanlar tarafından yerine getirilen işlerin
ayrıntılı şekilde incelenmesi ve işin içeriğindeki görevlerin belirlenmesidir. Bu süreçte, işin
yapılabilmesi için çalışanlarda olması gereken nitelikler ve işin yapıldığı ortamla ilgili
bilgiler de toplanır. İş analizleri, bir işletmedeki işler hakkında sistematik şekilde veri
toplanmasını ve bu verilerin değerlendirilmesini ifade etmektedir. İş analizlerinden elde
edilen verilerin değerlendirilmesiyle iş tanımları ve iş gerekleri ortaya çıkar (Çiftçi vd.,
2007, s.59-60).
İş analizi, personelin yapacağı işin incelenmesidir. Bu analiz yapılırken geçilecek olan
aşamaları aşağıdaki gibi göstermek mümkündür (Fereçov, 2011, s.35):

İşlerin tam olarak nasıl yapıldığını tarif eden sistematik bilgilerin toplanması ve işin
tanımlanması,
16

İşlerin yapılabilmesi için ulaşılması için gereken standart performansların
çıkarılması,

Standartlara uymak için işlerin nasıl yapılması gerektiğinin belirlenmesi,

Etkin performans için gerekli bilgi, beceri ve diğer özelliklerin tespit edilmesi.
İş analizleri, insan kaynaklarından faydalanma sürecinde oldukça etkilidir. İş gerekleri ve
tanımlarının belirlenmesinde, ne kadar personele ihtiyacın olduğunun ve personel temin
aşamasında adayların niteliklerinin belirlenmesinde iş analizlerinden faydalanılmaktadır.
Ayrıca, insan kaynakları yönetiminde, farklı işlevlerdeki sistemlerin oluşturulabilmesi için
iş analizi sonuçları araç özelliği üstlenmektedir. İş analizi sonuçları, bir işletmedeki işlerin
detaylarını netleştirmeye yönelik analizlerdir. İşletme yapısının ve işgücü planlarının
oluşturulması, iş güvenliği, iş sağlığı, performans değerleme, eğitim, ücret yönetimi gibi
fonksiyonların gerçekleştirilmesinde iş analizlerinden faydalanılmaktadır (Erdoğdu, 2013,
s.46).
İnsan kaynaklarının etkin ve verimli kullanımının işletmelerin rekabetçi özelliklerine
yaptığı katkının her geçen gün daha iyi anlaşılması, nitelikli elemanların işletmelere dâhil
edilmesine yönelik rekabeti hızlandırmış, bu da işe alma ve yerleştirme işlevinin insan
kaynaklarının diğer işlevleri içerisinde öneminin artmasına neden olmuştur. İşletmeler,
insan kaynakları gereksinimlerini etkin ve verimli belirleyebilmek için insan kaynakları
planlaması çalışmalarına önem verme gereği duymuşlardır (Arslan, 2012, s.89).
2.2.3.2. İşgören Bulma ve Seçme
İşgören bulma, işletmenin ihtiyaç duyduğu niteliklere uygun adayları bulma sürecini
oluşturur. İşgören seçimi sırasında işletmenin kötüler arasından en iyiyi seçme durumunda
kalmaması için aday bulma çabalarını etkin hale getirmeli ve iyiler içinden en iyiyi
seçmelidir. Bunu yaparken de en ideal insan gücünü hangi kaynaklardan sağlayacağını
saptanması gerekir. Bunun nasıl yapılabileceğini işletmenin izlediği personel politikası
belirler. İşletmelerin işgören eksikliklerini tamamlamak için genelde kullandığı iki yöntem
vardır. Bunlardan bir tanesi iç kaynaklardan yararlanmak diğeri ise dış kaynaklara
başvurmaktır. Eğer iç kaynakları tercih etmişse terfi ya da transfer yollarını kullanır ya da
dış kaynaklara başvurarak eksiklerini giderir (H. Çavdar ve M. Çavdar, 2010, s.81).
İşgören bulma ve seçme bireysel yetenekleri olan, örgütsel amaç ve kültürle uyumlu ve
işini etkili yürütme kapasitesine sahip uygun kişileri örgüte katmayı hedeflemekte ve
uygun kişiyi seçmek için bireysel farklılıkları dikkate almaktadır. Bu farklılıklar ile adayın
17
olası örgütsel davranışları bütünleştirilmelidir. Bireyin yeteneği ve işi yürütme kapasitesi
onu farklı kılan özellikleridir. Bu nedenle, ilk aşamada adayın yetenekleri ölçülmeli ve
ondan sonra eğitime alınmalıdır. Eğitimde davranışları gözlenmeli ve performansı göz
önüne alınarak, örgütsel ihtiyaçlar ışığında işe alma kararı verilmelidir. Bir personel seçme
sürecinin temel amacı, örgütteki işlerle adayları başarı ile eşleştirme olmalıdır (Uysal, b.t,
s.22).
2.2.3.3. Motivasyon
İnsan kaynakları yönetiminde en önemli işlevlerden biri de motivasyon işlevidir.
Çalışanların işletmeye olan bağlılıklarının arttırılması, bireylerden kaynaklanan örgütsel
sorunların çözülmesi ve bireyin işine gönüllü olarak daha çok eğilerek sonuçta bireysel
doyuma
ulaşmasının
gerçekleştirilmesine
yönelik
faaliyetlerin
tümü
olarak
tanımlanmaktadır. Burada yapılmak istenen çalışanın iş görme isteğinin arttırılması ve
performansının yükseltilmesidir. Her iş görenin farklı güdülere sahip olduğu göz önünde
bulundurularak güdüleme faaliyeti yapılmalıdır (Bayraktaroğlu, 2008, s.9).
İnsanların belli davranışta bulunmalarına teşvik eden çeşitli güdü ve güdüler topluluğuna
motivasyon denilmektedir. Motivasyonla bir hareketin yönü, şiddeti ve devamlılığı üzerine
etki etmektedir. Motivasyon eylemde bulunma isteğidir ve yapılan fiilin kişinin
ihtiyaçlarını tatmin etme yeteneği sürdükçe kişi davranışını sürdürür. Motivasyonun
sağladığı güdülerin etkisiyle, eyleme geçme ve bunu sürdürme isteği duyulur(Genç, 2008,
s.134).
Motivasyon, “bireylerin çeşitli ihtiyaçları karşılamaları için doyum sağlayacak ya da
amaca götürecek davranışlarda bulunma süreci” olarak da tanımlanmaktadır (Üstün, 2009,
s.606).
Motivasyon istekleri, arzuları, gereksinimleri, dürtüleri ve ilgileri kapsayan genel bir
kavramdır. Açlık, susuzluk, cinsellik gibi fizyolojik kökenli güdülere dürtü adı
verilmektedir. İnsanlara özgü başarma isteği gibi yüksek dürtülere de gereksinme
denilmektedir. Güdüler organizmayı uyarır ve faaliyete geçirir, organizmanın davranışını
belirli bir amaca doğru yöneltir. Organizmanın bu iki özellik gözlendiği zaman
organizmanın güdülenmiş olduğu söylenmektedir (Sağlam, 2007, s.14).
18
2.2.3.4. Performans Değerleme
Bir işletmede herkesin aynı performansta çalışması mümkün değildir. Aynı işi yapan
çalışanlar arasında, nitelikleri aynı olsa dahi, birileri diğerlerine göre doğal olarak daha
yüksek bir performans sergileyebilecektir. Farklı performansın olduğu yerde de herkesin
aynı performansta görülmesi ve kabul edilmesi, bir süre sonra yüksek performans
gösterenlerin motivasyonunu kırabilecekken, düşük performans gösterenlerin bunu
suiistimal etmelerine de yol açabilecektir. Bu açıdan, çalışanlar arasındaki performans
farkını bir şekilde tespit edip kayda geçirerek bunları yönetsel ve örgütsel kararlarda
dikkate almak, insan kaynağından etkin yararlanabilme açısından önem arz eder. İşte insan
kaynakları yönetimi kapsamında yer alan performans değerleme çalışmaları ile
işletmelerde çalışanların etkinlik ve başarı derecelerini objektif kriterlere göre belirli
düzeyde tespit etmek ve kayda geçirmek mümkün olacaktır (Danışman, 2008, s.30-31).
Çalışanların işteki başarısını (performansını) saptayan objektif analiz ve sentezler
performans değerlemesi olarak adlandırılmaktadır. Gerçekten çalışanların iş görme
yeteneklerinin ne olduğunun bilinmesi önem taşımaktadır. Böylece başarılı kişilerin
başarılarının karşılığını alabilmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca performans değerleme,
yükselmenin adil olarak gerçekleştirilmesi, eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi, uyarı, aşama
indirimi ve işten çıkarma konularında alınan kararların objektif olmasına yardım
etmektedir (Ünal, 2002, s.4).
Performans kelimesi İngilizce kökenli bir kelime olup dilimize “icra etme, yapma, etme,
ifa” olarak tercüme edilmiş ve zaman zaman başarı, başarmak kavramları ile
özdeşleştirilmiştir (Akçakaya, 2012, s.173).
Çalışan açısından bakıldığında performans değerlendirme faaliyetleri önemli bir yol
gösterici olarak kabul edilebilir. Kişi güçlü ve zayıf yönlerini farkına vararak kişisel
gelişim planının oluşturulmasında mutlaka performans değerlendirme sisteminden
yararlanmalıdır.
Performans
değerlendirmeleri,
yöneticilerin
yanlarında
çalışan
personelin
değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çalışanın performansı hakkında
bilgi sahibi olan yönetici onun gelecekteki başarısını da öngörebilecek, böylece kariyer
yönetimi için gerekli ilk bilgiler edinilmiş olacaktır. Daha sonra zamanı geldikçe
beklentiler ile performans değerlendirme sonuçları karşılaştırılarak objektif yerleştirme
kararları alınmasına yol açılacaktır (Okakın, 2008, s.3).
19
2.2.3.5. Ödül ve Ceza
İnsan kaynakları, çalışanların performans değerlendirilmelerini yaptıktan sonra, verimliliği
artırmak amacıyla işletmenin vizyonu doğrultusunda personelin gelişimini destekleyici,
motive edici ödüllendirmeler yapabilir. Bu ödüllendirmeler işletmeye göre farklılıklar
gösterebilir. Örneğin; bir maaş ikramiye, bir tatil hediyesi, vb. çalışanların önceden
belirlenen bazı hedeflere ulaştıklarında yapılacak ödüllendirmeler önceden de belirlenebilir
(Aydın, 2006, s.33).
Örgütsel ortamda bireyin çalışma arzuları ve iş tatminlerini etkileyen önemli etkenlerden
biri de ödül ceza yaklaşımıdır. Ancak örgütle genelde doğru iş yapan bireyi ödüllendirmek
yerine, yanlışı cezalandırmak alışkanlık haline gelmiştir(Fındıklı,1999, s.370).
Başarılı bir personel güçlendirme için işletmelerde iyi bir ödül sisteminin oluşturulması
gerekmektedir. Oluşturulan ödül sistemi iki farklı açıdan ele alınmaktadır. Birincisi, insan
kaynaklarının
bireysel
potansiyellerinin
ödüllendirilmesi,
İkincisi
ise;
takım
performanslarının ödüllendirilmesidir (Atalay, 2009, s.85).
Hem kurumlar hem çalışanlar için önemli insan kaynakları işlevleri arasında yer alan ceza
sistemleri disiplin boyutu ile değerlendirilmekte, disiplin tanımları iki farklı boyutta
yapılmaktadır. Bunlar (Geylan, 1993, s.8-9);

Ceza nitelikli disiplin tanımları; istenmeyen davranışları engellemeye yarayan
cezaların
uygulanması,
ceza
veya
ödül
uygulamaları
ile
davranışların
şartlandırılmasıdır.

Ceza nitelikli olmayan disiplin tanımları; örgüt standartlarına ve amaçlara uymada
insan kaynaklarının özdenetimi, kural ve düzenlemelere isteyerek uyan personel
topluluğunun oluşturduğu bir örgütsel iklim ve tavrın meydana getirilmesidir.
2.2.3.6. Ücretleme
Çalışan bireyin emeğinin karşılığı olarak düşünülen ücret, insan kaynakları yönetiminin
önemli konularından ve işlevlerinden birisidir. İyi oluşturulmuş bir ücret yönetim politikası
işyerinin nitelikli bir şekilde yönetilmesine de katkıda bulunur (Karacan ve Erdoğan, 2011,
s.115). İnsanlar ne tür bir işletmede kuruluşta çalışırsa çalışsın, her çalışan yaptığı işin
karşılığı olarak hak ettiği ücreti almak ister. Ücret iş yaşamında kişiler için bir araç
olmasının yanında verimliliği önemli derecede etkileyen bir faktördür. Bu faktörün
20
çalışanların verimliliğini olumsuz yönde etkilememesi için, kurumların iyi bir ücret sistemi
kurmaları gerekmektedir. Bu sistem kurulurken, bu sisteme etki eden çeşitli faktörler de
göz önünde bulundurulmalıdır (Tengilimoğlu, Atilla ve Bektaş, 2008, s.186).
Kurumlarda ücret ve diğer ödemelerin yönetimi önemli bir İKY fonksiyonudur. Çünkü,
bireyi işletmeye çekebilmek, devamlılığını sağlayabilmek ve verimli çalışmaya
güdeleyebilmek için cazip bir ücrete ihtiyaç vardır. Aynı zamanda bu ücret düzeyi,
maliyetler açısından işletmeye aşırı yük ve sorun olmayacak bir miktar olmalıdır. O halde
ücret yönetimi, çalışan ve işletme açısından çok hassas dengeler üzerinde kurulmalıdır
(Şahin, 2010, s.138).
2.2.3.7. Endüstriyel (Çalışma) İlişkiler
İnsan kaynakları yönetiminin işlevlerinden biri de işletme yönetimi (işveren) ile işgören
arasındaki bireysel ve toplu (sendikalı) endüstriyel (çalışma) ilişkilerinin yönetimidir. Bu
ilişkiler bireysel ve toplu iş hukuku çerçevesinde çıkarılan yasal düzenlemelere uygun
olarak yerine getirilmelidir (Mucuk, 2006, s.179).
Endüstri ilişkileri sistemi analitik bir değer taşımaktadır ve sosyal sistem bütününün belirli
bir bölümünü oluşturan daha alt seviyede sistemdir. Bu sistem başlıca üç ayrı aktör
grubundan meydana gelmektedir. Bunlar; işçiler ve onların temsilcilerinden meydana gelen
bir hiyerarşi, işveren ve işveren temsilcilerinin oluşturduğu bir hiyerarşi, işçi ve işveren
ilişkilerinde ihtisaslaşmış kamu kurumları ve organlardır. Bu aktörler kendilerine has bir
kapsam için “işyeri ve iş çevresi” ile ilgili şartları şekillendirmektedir (Sabuncuoğlu, 2009,
s.288).
Endüstri ilişkileri işlevinin yürütülmesinde, toplu sözleşmelerin hazırlanması ve
uygulanması aşamalarında İK yöneticisine ve /veya endüstri ilişkileri müdürüne önemli
görevler düşmektedir. İKY bölümü, sendika ve yönetim ile endüstri ilişkilerini düzenlemek
için ortak çalışmalar yapmaktadır. Amaç; yasal boyutlara uygun işçi ve işveren iletişimini
sağlayarak, her iki tarafın çıkar ve amaçlarını dürüst ve tarafsız bir biçimde ortak bir
platformda sunmak ve gerçekleştirmektir (Gürüz ve Özdemir Yaylacı, 2007, s.236).
2.2.3.8. Personel Eğitimi
Kurumların, küreselleşmenin getirdiği rekabet sonucu, varlıklarını sürdürebilmeleri bu
rekabete ayak uydurabilmeleri için çalışanlarını var olan bilgileri ile değil, bunu sürekli
geliştirerek devam ettirmeleri gerekmektedir. Eğitim almış, sorumlu olduğu işte tam
21
yetkin, kullandığı araç, gereç, makine vs. hakkında bilgi sahibi olan kimse işini verimli bir
şekilde yerine getirecektir (Karacan ve Erdoğan, 2011, s.113).
Eğitim, değişime uyum sağlama, çalışanların bilgi ve becerilerini artırma, tutum ve
davranışlarını değiştirme ve çalışanları yeni görevlerine hazırlama amacıyla yürütülen
faaliyetlerdir. Eğitim ve geliştirmede temel amaç, çalışanı değişen çevre koşullarına
uyarlamaktır. Bu nedenle global ölçekte eğitime büyük yatırımlar yapılmakta ve çeşitli
eğitim teknikleri kullanılmaktadır. En yoğun kullanılan teknikler, şirket içi, şirket dışı ve
işbaşı eğitimdir (Uysal, b.t, s. 7).
İş hayatında bulunan kişiler kariyer gelişimlerinde her zaman bilgi eskimesi problemi ile
karşı karşıyadırlar. Başarı için ise kendilerini devamlı olarak geliştirmeleri ve yenilemeleri
gerekmektedir. Bu anlamda, personelin bireysel gelişim gereksinimi ve değişimi izleme
zorunluluğu şirketleri yeni problemlerle uğraşmak durumunda bırakmaktadır. Yeni
problem ise değişimlere adapte olabilmek, personeli yeni teknolojilere yeni görevlere,
hazırlamak için devamlı olarak eğitmektir. Böylece yaşanan hızlı değişimler ve artan
eğitim ihtiyacı öğrenen organizasyonlar kavramı ve böyle yapılandırılan örgüt yapılarını
meydana getirmiştir. Öğrenen organizasyonlarda çalışanlar, devamlı sorun çözmeye
oryante olurlar ve aşina olmadıkları değişik durumlarla karşı karşıya kaldıklarında
duraksamak yerine probleme çözüm bulmak için hevesle yaratıcılıklarını kullanırlar
(Gürüz ve Özdemir Yaylacı, 2007, s.162).
Kurumların insan kaynakları birimi tarafından farklı önem ve nitelikte uygulanan eğitim ve
geliştirme faaliyetleri nedeniyle değişiklikler göstermektedirler. Günümüzde, kurumlar
tarafından eğitim ve geliştirme faaliyetleri için bütçelerinden belli miktarlarda payı
ayırmaktadırlar. Fakat eğitim için ayrılan pay ile sağlanan fayda arasında doğru bir
paralellik görülmemektedir. Kurumlar eğitim ve geliştirme sürecini daha etkin bir duruma
gelebilmesi için bu süreci takip ediyorlar. Eğitim ve geliştirme bu nedenle çok önemli yer
edinmektedir (Bek, 2007, s.110).
2.3. Hizmet İçi Eğitim ve Eğitim İhtiyacının Belirlenmesi
2.3.1. Eğitim Kavramı ve İlişkili Kavramlar
Her insan belirli bir potansiyelle dünyaya gelmektedir. Eğitim, farklı şekillerde bu
potansiyel yeteneklerin ortaya çıkarılması ve geliştirilmesi için imkânlar sunmaktadır.
İnsan kaynağının geliştirilmesi tasarı ve eylemlerinden özele alınması gereken husus, her
22
insanın kendi kalıtımsal özelliklerine uygun yetilerle donanık olarak doğmasıdır. Yetiler,
sağlanan uygun ortamlarda bireyin ilgilerinin de etkisiyle açığa çıkarlar. Amaç, insanın
yaşama tüm varlığıyla katılmasını sağlamaktır (Can, 2004, s.105).
2.3.1.1. Eğitim
Sosyal bir varlık olan insan, doğası gereği ait olduğu toplumun kabulüne gereksinim
duymaktadır. Bu nedenle de bulunduğu toplumun isteklerini yerine getirmeye çalışır.
Yetersizliği olan bireyler toplum tarafından kabul görmeye en çok ihtiyacı olan fakat çoğu
zaman buna ulaşamayan bireylerdir. Çünkü toplumun isteklerini, değerlerini ve
sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanmaktadırlar. Oysa eşit fırsatlar sağlandığında bu
bireylerde toplumun isteklerini, değerlerini ve sorumlulukları yerine getirerek toplum
tarafından kabul görecektir. Bunun sağlanabilmesi içinde eğitime gereksinim vardır
(Erişkin, Kıraç ve Ertuğrul, 2012, s.200-201).
Eğitim; çalışanların işletmede sahip oldukları veya ileride sahip olacakları görevleri daha
etkin bir şekilde yapabilmeleri için, bilgi, beceri ve yetenekleri artıran eğitsel faaliyetlerin
tümüdür (Çiftçi vd., 2007, s.114).
Eğitim; insanın, bilgi, tutum ve davranışlarını sistemli ve belirli bir program içinde
geliştirmektir. Dolayısıyla daha verimli hale getirmektir (Demirel, 1978, s.622).
Eğitim, yeni bilgi, beceri ve tutum gereksinimi olanlara yol göstererek, öğrenme sürecinin
devamını sağlayıp, öğrencilerin öğrenme coşkusunu arttırmak ve öğrenme becerilerini
geliştirmektir şeklinde ifade edilebilir (Tayfun, Palavar ve Çöp, 2010, s.6).
Eğitim işe yeni girmiş veya bir süredir çalışan personele hizmet veya iş konusunda gerekli
bilgi, beceri ve davranışları kazandırmaya dönük etkinliklerdir (Uslu, Kutukız ve Çeken,
2013, s.103).
Eğitim bireyin hayatı süresince devam eden bir bilgilenme ve tecrübe kazanma süreci
olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda, kişilerin ve toplumun standartlarını,
inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir (Turhan,
2012, s.4).
Eğitim, bir faaliyet veya faaliyetler dizisinde etkili bir performans gerçekleştirilmesi için;
insan kaynaklarının davranış, bilgi veya becerilerinin değiştirilmesine yönelik planlı bir
süreçtir. Eğitimin amacı, kişisel yeteneklerin arttırılması ile örgütün güncel ve gelecekte
doğabilecek gereksinimlerinin karşılanmasıdır. Eğitim tanımının anahtar kelimeleri olarak
23
karşımıza; “davranış, bilgi ve becerilerin değiştirilmesine yönelik planlı bir süreç” ifadesi
çıkmaktadır (Atılgan, 2005, s.133).
2.3.1.2. Öğretim
Öğretim, “öğrenmenin gerçekleşmesi ve bireyde istenen davranışların gelişmesi için
uygulanan örgün süreçlerin tümü” dür (Varış, 1987, s.9).
Öğretim “nispeten kısa bir zaman periyodu içerisinde gözlenebilen ya da meydana
gelebilen bir faaliyettir”. Bundan dolayı, uzun bir zaman periyodu içerisinde yer alan bir
faaliyetler bütününü de kapsayabilir (Laska, Çev. Gürbüztürk, 1984, s.9).
Öğretimin amacı, kendilerine yardımcı olması amacıyla ve onların yaşamlarında toplumsal
gelenek ve fikirleri etkileyen bir anlayışı kazandırmak için genç ve yetişkin insanlara temel
nitelik gelişimleri için ihtiyaç hissedilen altyapılara sahip bir background’un ve gerekli
şartların sağlanmasıdır. Öğretim; kültürü, kanunları, tabiatı ve bunlar gibi haberleşme,
düşünebilme, bireyi geliştirme ve öğrenme için gerekli diğer temel becerileri içerir
(Aydınlı ve Halis, 2004).
2.3.1.3. Yetiştirme ve Geliştirme
Yetiştirme, yeni yeteneklerin kazandırılması ve geliştirilmesidir. Yetiştirme, özel bir
konuda ve kısa sürede yarar sağlayacak bilgi ve becerilerin geliştirilmesi amacıyla
sürdürülen çabalardır (Aydınlı ve Halis, 2004). Yetiştirme belirli kademelerdeki belirli
işleri yapabilmek için gerekli olan bilgi, yetenek ve davranışların kazandırılması sürecidir.
Bir üst kademeye yükselecek personele, o kademede yapacağı işin gereklerini öğretmek,
yeni alınan bir makinenin nasıl çalışacağını öğretmek vb. yetiştirme faaliyetlerine örnektir.
Yetiştirmeyi verimli çalışmak için, gerekli işleri doğru yapmak olarak da ifade
edilmektedir (Koçel, 2007, s.30).
Yetiştirme, özellikle beceri kazandırma sürecine işaret eder. Bilginin yetiştirici (montör)
aracılığı ile bireye kazandırılmasıdır. Bu anlamdaki eğitim, alışılagelmiş rutin süreçlerin
tekrarı şeklindedir ve insanların yapabilir kılınmasıdır.
Geliştirme ise, mesleki alanın dışındaki konuları da kapsar. Bu etkinliklerin her zaman
işletmeyle ilgili olması gerekmez. Bireyler kişisel gelişimleri ve kariyerleri için gelişme
programlarına katılmayı isteyebilirler. Aynı zamanda bu; bireyi, üst görev, pozisyon ve
24
sorumluluklara hazırlar, yani kişinin geleceğe hazırlanma amacını güder (Şencan,
Erdoğmuş, 2001. Akt. Özen, Özgen, 2011, s.6-7).
Geliştirme kavramı, yetiştirme kavramı gibi belirli bir amacı geliştirmek ve kısa vadeli
olmak yerine, yöneticiyi organizasyonda değişim yapacak bir eleman olarak ele alarak,
onun organizasyonun içyapı ve işleyişini, toplum içindeki yerini, kendi rolünü daha iyi
görebilme ve yapabilmesi için yetiştirilme ve eğitilmesini ifade etmektedir (Koçel, 2007,
s.31).
Geliştirme ve yetiştirme, her ikisi de birer insan kaynakları faaliyeti olmakla birlikte,
aralarındaki farkları şu şekilde saymak mümkündür (Uğur, 2003, s.115).

Yetiştirme kısa süreleri ve belli zaman dilimleri kapsarken, geliştirme uzunca bir
süreyi hatta sürekliliği ifade eder.

Yetiştirme bir işin gerektirdiği nitelikleri kazandırma faaliyeti iken geliştirme,
gerekli niteliklere sahip olunsa bile çalışanların hem verimini arttırmak, hem de
ileride ortaya çıkabilecek değişmelere hazır hale getirmektir. Yani, yetiştirmenin
odak noktası bugün iken, geliştirmenin odak noktası gelecektir.

Yetiştirme zorunlu bir faaliyetken, geliştirmede genellikle gönüllü katılımından söz
edilir.
2.3.2. Hizmet İçi Eğitimin Tanımı
Hizmet içi eğitim, en genel anlamıyla, “özel ve tüzel kişilere ait iş yerlerinde, belirli bir
maaş veya ücret karşılığında işe alınmış veya çalışmakta olan kişilere, görevleriyle ilgili
gerekli bilgi, beceri ve tutumları kazandırmak üzere verilen planlı eğitim etkinlikleri
olarak” tanımlanabilmektedir (Öztürk ve Sancak, 2007, s.761).
Hizmet içi eğitim, bireyin kuruma göreve başladığından itibaren, görevinin gerektirdiği
performans düzeyine ulaşabilmesi için gereken beceri ve yeteneklerin kazandırılması
sürecidir. Çağımızdaki hızlı değişimle birlikte mal ve hizmet üreten kurumlar yenilikleri
izlemek ve ayak uydurmak zorunda kalmaktadırlar. Eğitim kurumlarında gereken eğitim
alınmış olsa bile, bu hızlı değişim karşısında mesleki eğitimde alınmış bilgiler yetersiz
olmakta ve devamlı değişmektedir. Bu sebeple kurumlar yenilikleri izlemek ve eğitim
sürecini devam ettirmek zorundadırlar (Bucak, 2011, s.10).
25
Hizmet içi eğitim, kişiye işi ile kesin hukuki ilişkisinin kurulduğu tarihten, işten ayrıldığı
tarihe kadar geçen süre içinde, işin gerektirdiği performans düzeyine ulaşması için gereken
bilgi, beceri ve davranışların sistemli bir şekilde öğretilmesidir (Bursa, SMMMO, b.t, s.1).
Çağımızda yaşanmakta olan sosyal, ekonomik ve teknolojik alandaki hızlı ve sürekli
değişmeler personelin bilgi ve yeteneklerinin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Hizmet içi
eğitim ihtiyacı bir işte çalışan kişi için, yaptığı işin yerine getirilmesinde, bilgi, beceri,
tutum ve davranış bakımından duyulan eksiklik ya da gereklilik sonucu önem kazanmıştır.
Ayrıca hizmet içi eğitim sayesinde hizmet öncesi eğitimde yanlış anlaşılan ya da tam
olarak kavranamayan davranış kalıpları ve bilgilerin doğru şekilde öğrenilmesi
mümkündür (Gül, 2000, s.3).
2.3.3. Hizmet İçi Eğitimi Zorunlu Kılan Nedenler
Günümüzde bireyin hayatını etkileyen unsurlar günden güne arttığı gözlenmektedir.
Bunlardan en önemlileri, teknolojik, ekonomik ve sosyal gelişmelerle oluşturdukları
problemlerdir. Bireyin içinde bulunduğu topluma uyum sağlayabilmesi, rolünü
oynayabilmesi için öğretim kurumlarında gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıklar kazandırılır.
Bilimsel nitelik taşıyan gelişmeler, öğretim kurumlarında yapılan eğitimin ilerisinde ve
ötesinde değişik amaçlı programları gerektirmektedir. Hızla değişen bir toplumun ve
mesleğin koşullarını evvelce görmüş oldukları öğrenim ile karşılamakta zorluk çeken
personelin hizmet içinde yetiştirilmesinin zorunluluğu gün geçtikçe artmaktadır
(Çelikbilek, 2012, s.22).
Hizmet öncesinde verilen bilgilerin çalışma ortamında yetersiz kalması, çalışanlarda
kariyer yapma isteğinin artması, değişime ve gelişmelere uyum zorunluluğu, bazı bilgi ve
becerilerin sadece işbaşında öğrenilmesi, öğrenme ve kendini geliştirme isteğinin olması
gibi sebepler hizmet içi eğitimi zorunlu kılmaktadır. Hizmet içi eğitim, öğrenmeyi tesadüfi
olmaktan çıkartıp planlı ve programlı hale getirmektedir. Verimin ve kalitenin sürekliliği
ve gelişimi için, çalışan personelin hizmet içi eğitimlerden en yüksek düzeyde fayda
sağlamaları gerekmektedir (Selimoğlu ve Yılmaz, 2009, s.3-4).
2.3.3.1. Bireysel Gereksinimler
Kişisel gelişme ve yükselme isteği; kişinin öğrenme ve kendini geliştirme isteği hizmet içi
eğitimi zorunlu kılar. İnsan kendisini sürekli geliştirme ve sonuçta yükselme eğilimi
içerisindedir. İnsanda var olan bu güdü ve ihtiyaçlar “ihtiyaçlar hiyerarşisi”nin en üst
26
kademesinde yer almaktadır. İnsanın çalışma hayatı onun bu istek ve arzularını
gerçekleştirebileceği en uygun yer olmalıdır. Hizmet içi eğitimle kişiye sağlanacak bu
imkan hem kişiyi doyuma ulaştırmakta, hem de kişinin ulaşmış olduğu bu doyumun
hizmetlerin yerine getirilmesinde olumlu etkisi olmaktadır (Bilgin, Akay, Koyuncu, ve
Haşar, 2007, s.13).
2.3.3.2. Kurumsal Gereksinimler
Kurum, eğitsel bir kurum olduğu gibi, banka ve fabrika gibi bir işletme ya da vakıf,
dernek, kulüp, kooperatif ve sendika niteliğinde bir kurum da olabilir. Her kurum kendi
içindeki birimlerle, kendi elemanlarıyla, çevresindeki kişi ve kuruluşlarla etkileşim
içindedir. Bu nedenle her kurumda (Okçabol, 1994, s.22 Akt. Nüzket, 2008, s.24);

Çalışanların kurum amaçları doğrultusunda geliştirilmelerine;

Kurumun etkin ve verimli bir biçimde işlemesine;

Halkın (kurumdan hizmet alanların) kurumun işlevlerini anlamasına ve kurumu
benimsemesine gereksinim vardır.
Kurumlarda çalışanların da yasal haklarını öğrenme, örgütlenme, sendikalaşma ve çalışan
– işveren ilişkilerinin geliştirilmesine gereksinimleri ortaya çıkmaktadır.
2.3.3.3. Toplumsal Gereksinimler
Günümüzde yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler, kamu yönetiminde uzmanlaşma olgusu ve
mesleklerin çeşitlenmesi de yeni tekniklerin ve sistemlerin öğrenilmesini zorunlu kılmıştır.
Bu nedenle gelişmelere ayak uydurabilmek için ortaya çıkan değişim ve gelişmelerin
süratle personele ve örgüte uygulanması gereklidir. Bu da ancak sistemli bir hizmet içi
eğitimle sağlanabilir (Gül, 2000, s.3).
2.3.4. Hizmet İçi Eğitimin Amaçları
Hizmet içi eğitimin amaçları, bu eğitimi yaptıran kurumun hedeflerine ve politikasına bağlı
olarak kurumdan kuruma farklılık gösterebilmektedir. Hizmet içi eğitimle saptanan
hedefler hem kurumun hem de eğitilmesi planlanan çalışanların ihtiyaçlarına yönelik
olarak belirlenmektedir (Demirtaş, 2010, s.43). Nitekim Kanar (2011) hizmet içi eğitimin
amaçlarını aşağıdaki gibi sıralamaktadır;
27

Göreve yeni başlayan bireyin kuruma uyumunu sağlamak, kurumun hedef ve
politikalarını öğretmek,

Mevcut veya değişen iş akışını çalışan kişinin mümkün olan en kısa sürede
öğrenmesini sağlamak,

Çalışan kişinin işyerine olan aidiyet duygusunu geliştirmek,

Bilim, teknoloji, ekonomi ve çalışma yaşamında meydana gelen gelişmelere ve
değişimlere uyum sağlayarak, yeni metot ve tekniklerin geliştirilmesine katkıda
bulunmak,

Kurumda gerçekleştirilen işlerin nitelik, nicelik ve verimliliğini artırmak,

Çalışan kişinin görev, yetki ve sorumlulukları konusunda bilgileri artırılarak
kurumda gerçekleştirilen işlerin zamanında gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak
ve hataların en aza indirilmesini sağlamak,

Malzeme ve enerji tasarrufunun gerekliliği verilerek, minimum maliyetlerle kaliteli
mal ve hizmet üretimini sağlamak,

İş kazalarını ve meslek hastalıklarını önleyici bilgiler vermek, iş güvenliğini
sağlamak,

İşin gerektirdiği temel mesleki bilgi ve becerileri öğretilerek, çalışan bireyin
kendine güvenini sağlayarak moralini yükseltmek,

Kurum ortamında çalışan kişiler ve departmanlar arasında iletişimi sağlamak,

Çalışan bireye kariyer yapma imkânı sağlayarak, üst kadrolar için eleman ihtiyacını
kurum içerisinden sağlamak,

Kuruma dinamizm ve saygınlık kazandırarak çalışan personelinde işinde başarı ve
saygınlık kazanmasını sağlamak.(s.400-401)
Canman (2000) ise, hizmet içi eğitimin genel amaçlarını aşağıdaki gibi maddeleştirmiştir.
Çalışanların verimliliğini arttırmak: Verimlilik, optimum düzeyde personel, malzeme ve
para ile hedeflenen amaçları gerçekleştirmektir. Buna göre, eğitimin başta amacı,
çalışanlara işlerini daha kısa zamanda yapmaları, gereksiz eylem ve işlemlerden
kaçınmaları, kaynakları en rasyonel biçimde kullanmaları ve hizmet ve mal üretiminin
maliyetini düşürme yollarını öğretmek olmalıdır.
Öğrenme sürecini hızlandırmak: Hizmet içi eğitim, eski ve yaygın bir kanı olan
“deneme ve yanılma” yoluyla öğrenme yöntemi yerine, insan gücünün en kısa sürede
performansını arttıracak önlemlerin alınması anlayışını yerleştirmiştir. Bu, özellikle
28
yetişmiş insan gücünün yetersiz olduğu ülkeler için çok daha önemlidir. Hizmet içi eğitim,
çalışanların
yeterlilik düzeyine ulaşma
yolunu, öğrenme sürecini
hızlandırarak
kısaltabilmektedir.
Aksaklıkların giderilmesi ve eksikliklerin tamamlanmasını sağlamak: Çalışanlar
arasındaki ortak nitelikli aksaklıklar ve eksiklikler açıklıkla saptanmak şartı ile hizmet içi
eğitim bunların önlenmesinde ve düzeltilmesinde yararlı olur. Eylem, işlem ve
davranışlarda rastlanılan ortak aksaklık ve eksiklikler arasında “önceki uygulamalara aşırı
bağlılık”, “iş sahiplerine karşı duyarsızlık”, “olumsuz halkla ilişkiler”, “işleri savsaklama
veya sabotaj etme”, “sorumluluktan kaçınma”, “kararsızlık” gibi olumsuz alışkanlıklar
sayılabilir. Bu alışkanlıkların bir kısmı, bilgi ve anlayış eksikliğinden doğmaktadır. Hizmet
içi eğitimde, bunların büyük bir kısmı önlenebilir veya düzeltilebilir.
Moral ve motivasyonu güçlendirmek: Eğitim programlarına çağrılmak, kişiliğe özel bir
önlem ve değer verilmesi anlamında değerlendirilmektedir. Bu takdirde eğitim güdüleyici
bir rol oynar, çünkü kişiye kendini geliştirme ve görevinde başarılı olma imkânı
verilmektedir. Bu durum ise çalışanların moralinin yükselmesine neden olabilecektir. Öte
yandan eğitim, benzer görev yerlerinde bulunan, aynı birimde çalışan bireyleri bir araya
getirerek “grup dayanışmasının”, “ekip ruhunun” gelişmesine yardımcı olur. Eğitim
programları, eğitime katılanların birbirlerini daha iyi tanımalarına, aralarında sağlıklı
ilişkiler kurabilmelerine ve ortak bir anlayışın oluşmasına hizmet eder.
Kariyer gelişmelerine imkân vermek: Eğitim, çalışanların daha yüksek ve sorumluluk
yerleri için hazırlanmalarını da amaçlamaktadır. Bu amaçla, eğitim alacak kişiler bugünkü
görevlerini daha iyi yapabilecek konuma getirilerek ileride alabilecekleri üst düzey
görevleri de yapabilecek duruma getirilmiş olur.
2.3.5. Hizmet İçi Eğitimin Özellikleri
Hizmet içi eğitimin belirleyici özellikleri, bir göreve maaş ya da ücret karşılığı atanmış
olan çalışanların görevlerini daha iyi yapmaları ve görev yaptıkları işlevsel ve toplumsal
çevre ile daha uyumlu ilişkiler kurmalarını sağlayıcı bir eğitim olmasıdır. Bir kurumda
hizmet içi eğitimin etkili ve başarılı olabilmesi her alan ve kademedeki çalışanların
birbirleriyle doğru bir iş akımı ve eşgüdüm içinde çalışacak şekilde sistemli bir biçimde
eğitimden geçirilmesi ile olanaklıdır (Özpulat, 2010, s.284).
29
Hizmet içi eğitimle kurum, içinden ve dışından gelebilecek şikâyet konuları ortadan
kaldırılabilir, yapılan işin. Kalitesi yükseltilebilir, insan ilişkilerinin olumlu bir biçimde
yürütülmesi sağlanabilir, ileriye yönelik eğitilmiş insan gücü sıkıntısı, çekilmesi
önlenebilir. Ancak, bunun için hizmet içi eğitimin belli bazı ilkelere uyarak, belli bir
çerçevede hazırlanması ve uygulanması gerekmektedir. Hizmet içi eğitim ihtiyacını tespit
etmek için daha önce yapılmış iş analizleri ve personel başarı değerlendirme sonuçlarından
yararlanılır. Hizmet içi eğitimin tesadüfi, zaman zaman düzenlenen ve uygulanan bir süreç
olmadığı gibi tersine, sürekli, görev analizleri ve görev tanımlarına dayandırılarak sorunları
çözmeye yönelik girişimler olarak kabul etmek gerekir (Güneş, 2013, s.29). Hizmet içi
eğitimin genel özellikleri aşağıdaki gibidir (Er, 2013, s.28-29);

“Hizmet içi eğitimin amaçları, kurumun amaç ve politikasına uygun olarak seçilir.

Hizmet içi eğitim gereksinme duyulduğu zaman planlanır ve hazırlanan eğitim
programı uygulanır.

Hizmet içi eğitim genellikle kısa zamanda tamamlanacak şekilde programlanır.

Hizmet içi eğitimde özellikle bireylere beceri kazandırılması gerektiğinden
kurumda ve işbaşında yapılır.

Hizmet içi eğitime katılan personel yetişkin insandır. Yetişkinler eğitiminin
özellikleri dikkate alınır.

Hizmet içi eğitim, personele işinde başarılı olmasını sağlaması amacına yönelik
olduğundan, meslek eğitimi niteliği taşır.

Hizmet içi eğitimine katılan yetişkinlerin yaşları, öğrenim alan ve seviyeleri
farklılık gösterir.

Hizmet içi eğitiminde, yetiştirilecek bireylerin nitelikleri göz önünde tutularak
küçük homojen gruplar oluşturulur.

Hizmet içi eğitimde öğretim genellikle uygulamalı olarak yapılır.

Hizmet
içi
eğitimi
programının
değerlendirilmesinde
eğitilen
personelin
görüşlerinden yararlanılır”
Bu özellikler incelendiğinde, hizmet içi eğitim planlaması için bir gereksinme duyulması,
zamanlamanın önemli olduğu ve planlanan eğitimlerin kurum amaç ve politikalarına uygun
bir şekilde verilmesi gerektiği dikkat çekmektedir.
30
2.3.6. Hizmet İçi Eğitimin Yararları
Her meslek alanında bilim ve teknolojik gelişmelerin etkisi yansımakta ve bu nedenle
çalışanlara hizmet içi eğitimi gerekli kılmaktadır. Hizmet içi eğitimin bireysel ve kurumsal
yararları büyüktür. Önemli olan kurumun faaliyet alanına ve çalışanlara uygun eğitimin
belirlenmesi için gerekli titizlik gösterilmiş olmasıdır. Ayrıca eğitimden sağlanan yararın,
eğitim süresince katlanılacak maddi ve manevi yükten fazla olmasına dikkat edilmelidir.
Aksi takdirde hizmet içi eğitim anlamsız olur. Plansız ve programsız bir eğitim işletmeye
gereksiz harcama yapmasına neden olabilir (Selimoğlu ve Biçen Yılmaz, 2009 s.5). Hizmet
içi eğitimin kurum açısından sayabileceğimiz yararları şunlardır (Bursa.SMMMO, b.t,
parag.9).

Üretim sektöründe üretilen malın, hizmet sektöründe ise sunulan hizmetin kalitesi
artar.

Üretimde verimlilik artar.

Hatalı üretim azalır.

Kurum çalışanlarının eğitimi ile kurumun kendini daha rahat yenilemesine katkı
sağlar.

İş tekniklerinin, iş analizlerinin, iş metotlarının geliştirilmesi daha kolay olur.

Çalışanların yenilikleri kabul etmeleri, gelişmeleri takip etmeleri kolaylaşır.

İşletme içerisindeki her türlü giderlerin miktarları belirli ölçüde azalır.

Kurumun toplumdaki saygınlığı artar.

Kurumda iletişim kolaylaşır, yapıcı ilişkiler kurulur.

Çalışan personelin iş yükü ve çalışma arkadaşları ile ilgili şikâyetlerinde azalma
olur.

Hataların azalması kontrol yükünü de hafifletir.

Üstlerin astlarını denetleme işleri kolaylaşır.

Hizmet içi eğitimin etkin olduğu işletmelerde, yönetsel kararlar daha doğru ve
zamanında alınmakta ve uygulamayı kolaylaştırıcı özelliği bulunmaktadır.
Hizmet içi eğitimin çalışan yönünden yararlarını ise aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür
(Öztürk ve Sancak, 2007, s.767-769);
31

Çalışana hizmeti gereği, ihtiyacı bulunan bilgiler verir, beceri ve davranışını
geliştirir, hizmete yatkınlığını sağlar,

Güdüsel değişkenler olan başarı, gelişme, sorumluluk alma ve ilerleme
düşüncesinin gelişmesine yol açar,

Kendini geliştirme ve kendine güveni teşvik eder,

Çalışanların stres, gerilim, engelleme ve çatışmalarla mücadele gücünü artırır,

İş tatminin ve tanınmayı artırır,

Bireyin etkileşim ve iletişim becerilerini artırırken, kendine yönelik yaklaşımını da
geliştirir,

Bireysel gereksinimlerin doyurulmasını sağlar,

Bireye kendi geleceğini belirleme ve gelişme için ortam hazırlar,

Çalışanların yazma, konuşma ve dinleme yeteneklerini geliştirir.
2.3.7. Hizmet İçi Eğitimin Sınırlılıkları
Bir kurumda çalışan personel için yapılan hizmet içi eğitim, kuruma ve bireylere çeşitli
yararlar sağlar. Aslında amaç olarak tanımlanan yararların sağlanacağına inanılmazsa,
kuşkusuz eğitim külfetine katlanmak gereksizdir. Hizmet içi eğitim, üretimde en önemli
faktör olan insan gücünün etkinliğini artırma amacına yönelik olarak yapılır ve bu amaca
hizmet eder. Ancak, bir kurumda karşılaşılan tüm sorunların hizmet içi eğitim yolu ile
çözümlenebileceğini düşünmek veya beklemek bir bakıma gerçek ile bağdaşmaz
(Özden,2010,s.34)
Hizmet
içi
eğitimin
yararları
yanında
bazı
sınırlılıkları
da
bulunmaktadır (Çevikbaş, 2002, s.31).

Hizmet içi eğitim, kurumsal aksaklıkları düzeltebilir. Ancak bazı durumlarda,
kurum yapısındaki eksiklik ve aksaklıklar, eğitimle edinilen bilgi ve becerilerin
uygulanmasına engel oluşturabilmektedir.

Hizmet içi eğitim, saklı yeteneklerin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir ancak yeni
bir potansiyel yaratamaz. Bu bakımdan gerekli potansiyele sahip olmayan
bireylerde başarı elde edilemez.

Eğitim ihtiyacı ve amacı saptanmadan yapılırsa, yarar sağlamaz.

Eğitimde nitelikli ve yetenekli eğitimciler görevlendirilmemişse, başarılı bir
öğretimden söz edilemez.

Hizmet içi eğitim programı, personelin temel bilgi ve beceri seviyesine uygun
değilse başarı sağlanamaz. Eğitim programına katılacak yetişkinlerin öğrenim
32
dereceleri, işteki özgeçmişleri, yaş grupları ve eğitim ihtiyaçları göz önüne
alınmadan hazırlanan programın başarılı olarak uygulanması pek mümkün değildir.

Hizmet içi eğitim sadece öğrenme ve yetiştirme ortamı yaratır. Kimseye
kendiliğinden bir şey öğretemez. Birey, hizmet içi eğitimin gerekliliğine inanmıyor
ve bunu benimsemiyorsa başarılı bir eğitim uygulanamaz.

Hizmet içi eğitim, bir kurumda sadece bir kademeye yapılırsa beklenen yarar
sağlanamaz.
2.3.8. Hizmet İçi Eğitim Türleri
Hizmet içi eğitim programlarının hazırlanmasından sonra, hizmet içi eğitimin amacına
ulaşabilmesi için, hizmet içi eğitim türlerini tespit etmek gerekir. Hizmet içi eğitime ilişkin
değişik teori, ilke ve uygulama biçimleri vardır. Seçilecek eğitimin türü, kişinin yeteneğine
uygun ve bireyin belirli bir kademeye gelmesini sağlayacak şekilde seçilmelidir (Parlayan,
2004, s.104). Hizmet içi eğitim türlerini adaylıkta ve hizmette olmak üzere iki başlık
altında incelemek mümkündür. Bu başlıklara ilişkin ayrıntılı bilgilere aşağıda yer
verilmektedir.
2.3.8.1. Adaylıkta
Adaylıkta eğitim, çalışma hayatında oldukça yaygın bir kullanım alanına sahip olan bu
yöntem, çalışan kişinin görevini yaparken, işinden uzaklaşmadan eğitime tabi tutulması,
yani kişinin öğrenmesi gereken bilgi, beceri, tutum ve davranışları fiilen uygulayarak
edinmesi temeline dayanmaktadır (Özçelik,2008, s.223). Adaylıkta eğitim türlerini
aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.
Stajyerlik Eğitimi: Kurumlar çalışan adaylarına eğitim programlarında çoğu kez yer alan
staj yolu ile çeşitli dallarda ve çeşitli yerlerde eğitim olanakları sağlarlar. Çalışanlar için
etkili bir eğitim yöntemidir (Örücü ve Yumuşak, 2005, s.240). Günümüzde artık en etkili
ve verimli öğrenme yolunun, teorik bilgiye sahip olmanın yanında, bu bilgileri pratiğe
dökme şansının da tanındığı eğitim sistemlerden geçtiği aşikârdır. Staj uygulamaları
sürecinde üzerinde önemle dikkat edilmesi gereken birkaç husus bulunmaktadır. Bunlar;
daha işin başında stajyerleri yıldıracak zorlukta işlerin verilmemesi, işin zorluklarının ve
ince teknik bilgilerin zamana yayılarak öğretilmesi, stajyerlerin yapmış oldukları
çalışmaların hem olumlu hem de olumsuz yönlerinin onlara objektif bir biçimde
33
aktarılması ve işlenen hataların nedenlerinin ve sonuçlarının ortaya konmasıdır (Şahin ve
Güçlü, 2010, s. 230).
Tamamlama Eğitimi: Görev değişikliği yapması gereken çalışan için uygulanan program
olup, yeni görevin gerektirdiği yeterlilikleri personele kazandırmayı hedeflemektedir.
Çalışanın,
kurumda
görev
değiştirmesi
gerekliliğinden
kaynaklanabileceği
gibi
kadrolaşma, yaş durumu ve üretim süreçlerindeki değişikliklerden de kaynaklanabilir.
Kadro unvanının yükseltilmesini sağlamayı amaçlayan iş veya görev alanı değiştirmeyi
sağlayan bu tür programlar ihtisas ve meslek eğitimi niteliğindedir (Taymaz, 1997, s.9).
Yükseltme Eğitimi: Bu eğitim türü kurumda üst kademelere hazırlanacak personel için
düzenlenir. Çünkü bir üst kademenin görev ve sorumluluğunu alacak olan kişinin belli
bilgi ve becerileri öğrenmesi gerekmektedir. Bu tür hizmet içi eğitimde, kurumda çalışan
personelin belirli bir süreye ilişkin değerlendirilmesi sonunda, öngörülen mevki için başarı
sağlaması, bir üst görevin gerektirdiği yetenekleri taşıması gerekmektedir. Yükseltme
eğitimi, kurumun ihtiyaç duyduğu üst düzey kadroları için akademik nitelikli bir hizmet içi
eğitim türüdür. Eğitim sonunda başarılı olanlara diploma ya da sertifika verilir, böylece
hizmet içi eğitim etkinliklerinin verimliliği artırılmış olur (Peker, 2010).
2.3.8.2. Hizmette
Hizmette eğitim türlerine aşağıda ayrıntılı olarak yer verilmektedir.
Oryantasyon Eğitimi: İşe alınmasına karar verilen elemanlara ilk günlerde verilen eğitime
ile alıştırma veya oryantasyon eğitimi denilmektedir. Bu eğitimin amacı çalışanı işine hızlı
bir şekilde uyumlaştırmaktır (Örücü ve Yumuşak, 2005, s.240). Oryantasyon eğitimi yeni
göreve başlayan ve korku, çekingenlik gibi duygular içinde olan bireylerin sormaya cesaret
edemedikleri soruları sorması ve kurumun diğer personeliyle sosyal ilişkiler kurup
geliştirmesi açısından önemlidir (Gürüz ve Özdemir Yaylacı, 2007, s.170).
Bilgi Tazeleme Eğitimi: Bilgi tazeleme eğitimiyle, çalışanın mesleki bilgilerini genel,
çizgileriyle hatırlatmak suretiyle mesleki bilgilerden daha geniş ölçüde ve oranda
yararlanılması amaçlanmıştır (Barkurt, 1990, s.89).
Geliştirme Eğitimi: Bu hizmet içi eğitim programının amacı, mesleğe asaleten atanmış
personele, işi ile ilgili yenilikleri öğretmek ve çevredeki gelişmelere bağlı olarak iş
ortamına yansıyan bilgi, beceri ve tutum kazandırmaktır. Böylelikle birey, hizmet
34
öncesinde almış olduğu bilgileri tazeleme imkânı bulurken kendini geliştirme olanağına da
sahip olur (Gül, 2000, s.7).
Değiştirme Eğitimi: Görev veya kadro değişikliği yapması gereken personelin, yeni
görevinin gerektirdiği yeterlikleri kazanması için uygulanan eğitim programıdır.
Tamamlayıcı türde olan bu hizmet içi eğitimin hedefleri, kurumun değişik alanlardaki
uzman personel ihtiyacını kurum içinden kısa sürede sağlamak, bireyin değişik alanlardaki
yeteneklerini geliştirmek ve işten sağladığı maddi ve manevi doyumu yükseltmektir. Bu tür
eğitim programları, ihtisas ve meslek eğitimi niteliğinde olmaktadır (Çevikbaş, 2002, s.36).
Üst Görev Kadrolarına Hazırlama Eğitimi: Kariyer sistemini benimsemiş işletmelerde,
personelin bir üst göreve atanması için hem alt görevde tecrübe kazanmış olması, hem de
üst düzey görev için hazırlanması istenir. Bu hazırlık bilgi ve psikolojik yönden donanım
gerektirdiği gibi, yönetim görevlerine hazırlanan personel için yöneticilik vasıflarının da
geliştirilmesini içerir. Her düzeyde personele bir üst düzey görev için eğitim verilmesi,
fırsat eşitliğini sağlar; bir üst pozisyon açıldığında birden fazla aday arasından seçim
yapılabilmesine imkân verir (Yıldırım, 2007, s.46).
Sosyalleştirme Eğitimleri: İşe yeni başlayanlara verilen, onların işe, işin gerektirdiği yetki
ve sorumluluklara, iş arkadaşlarına, işyeri iklim ve kültürüne alışmalarını sağlayan kısa
süreli bir eğitimdir. Sosyalleşme eğitimi, işe yeni girenin öğrenmesini kolaylaştırır, hata
yapma olasılığını azaltır, kendine güven duymasını sağlar. Sosyalleşme eğitimi çalışanda
olumlu bir tutum yaratarak örgüte bağlılık duygusunu geliştirir. Böylece verimlilik ve
kalite kısa sürede artar, işgören devri azalır (Yüksel, 2000, s.201).
2.3.9. Hizmet İçi Eğitimin İhtiyacının Belirlenmesi ve Planlanması
Hizmet içi eğitim süreci hem birey hem de sistem boyutlarıyla gelişimsel ihtiyaçlara
odaklanan dinamik bir süreçtir. Sistem boyutuyla, gelişimsel ihtiyaçlar, genel anlamda,
sistemin amaçlarına en etkili biçimde ulaştırılması için karşılanması gereken ihtiyaçları
ifade ederken, birey boyutuyla da bireyin kariyer amaçlarına ilişkin olarak karşılanması
gereken ihtiyaçları betimlemektedirler (Ekinci ve Yıldırım, 2009, s.74).
Örgütsel etkinliği katkı sağlayacak ve çalışanların verimliliğini arttıracak şekilde eğitimin
gerçekleştirilmesi ve eğitim faaliyetlerinin koordinasyonu için, bu faaliyetlerin planlanmış
bir şekilde yürütülmesi gerekir. Eğitim planlaması, kurumun hedeflerine varmada, insan,
para ve araç gibi kaynakların en uygun şekilde kullanılmasına, sistemin geliştirilmesine ve
35
diğer unsurlar arasında etkili bir koordinasyon sağlanmasına olanak verir (Özçelik, 2008,
s.198).
Hizmet içi eğitim planlamasının kurumun uzun dönemli amaçları ile orta ve kısa dönemli
hedeflerini birlikte gözeterek yapılması gerekir. Bugünkü sorunların çözümü için eğitime
ağırlık veren bir kurumun gelişmeler karşısında yetersiz kalma olasılığı bulunurken uzun
dönemli amaçları öne alan bir kurumda güncel sorunlar karşısında sıkıntıya düşebilir. Bu
nedenle, eğitim planlamasının belirli bir perspektif içinde kısa, orta ve uzun dönemde
yararları görülecek eğitimleri gündeme alması gerekmektedir (Barutçugil, 2004, s. 308).
Bir kurumda yapılacak hizmet içi eğitim için hazırlanacak program hem kurumun hem de
eğitime katılan personelin birtakım sorunlarını çözebilecek nitelikte olmalıdır. Hizmet içi
eğitim programı hazırlanma aşamaları şunlardır (Taymaz, 1997, s.69):

Yapılan işler, kullanılan araçlar, çalışma yer ve koşulları, aranılan yeterlilikler ve
alanda yükselme koşulları açıklanır.

Görev alanları saptanır.

Kurumun bireyden yapmasını talep ettiği işler belirlenir.

Her işe yönelik işlem, işlem basamakları, bunlar için gerekli bilgi beceri ve
tutumlar saptanır.

Konulara göre öğretim süreleri belirlenir.

Program, amacı, konuları, öğretim elemanları, katılacak personeli, uygulama
çizelgesi ve yönergesini kapsayacak şekilde yazılı hale getirilir.
2.3.9.1. Hizmet İçi Eğitim Politikasının Belirlenmesi
Politika, kısaca amaca ulaşmak için izlenmesi gereken yol ve kuralları ifade eder. İş
örgütünde eğitim ve geliştirme faaliyetlerinin plânlanması ve uygulanabilmesi için gerekli
ilk adım eğitim politikalarının saptanmasıdır (Şimşek ve Öğe, 2007: 240-241).
Eğitim
politikası,
genel
olarak,
gerçekleştirilmek
istenen
gayelerle,
bunların
gerçekleştirilmesinde izlenecek yolları belirtir. Kuruma eğitim ihtiyacı ortaya çıktığında
yapılacak eğitim plan ve programlarına, bu politika yol gösterecektir. Böylece gerek zaman
boyutu içinde, gerekse kurumun tüm birimlerinde zaman ve para israfına meydan
vermeden eğitim faaliyetlerinde tutarlı ve genel bir yol izlenebilecektir (Bingöl, 2003,
s.211).
36
Hizmet içi eğitim politikası, hizmet içi eğitim amaçlarının planlanan düzeyde
gerçekleştirilmesi için gerekli olan ilkeler ve kurallar bütünüdür. Hizmet içi eğitim
politikası içinde temel düşüncelerin belirtildiği ilkeler ve eylem yollarını gösteren kurallar
yer almalıdır. Ayrıca hizmet içi eğitim politikası, kurumun genel üretim ve personel
politikası ile tutarlı ve birbirini bütünleyici nitelikte olmalıdır (Pehlivan, 1994, s.354).
Hizmet içi eğitim planlaması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesinde görev
alacak eğitim yöneticisi kurumda hizmet içi eğitim politikasını saptamalıdır. Hizmet içi
eğitim politikasının önceden belirlenmesi, amaçlarının sağlanması, uygun ortam yaratmada
desteklenmeyi, olumsuz yönde baskıların önlenmesini, süreklilik kazandırılmasını
kolaylaştırır. Hizmet içi eğitim için aşağıda maddeler halinde politikalar sıralanabilir
(Taymaz, 1983, s.272-273).

Kurumda yapılacak hizmet içi eğitimin amaçları, kurumun ve personelin amaçları
ile bütünlük oluşturacak şekilde saptanır.

Hizmet içi eğitim plan ve yıllık programları kurumun genel plan ve programlarına
uygun olarak hazırlanır.

Kurumda göreve yeni başlayan gelişme, yükselme ve alan değişme durumunda
olan personel için ayrı programlar düzenlenir.

Hizmet içi eğitimde uygulanacak öğretim programlarının içeriği amaçlara ve
ihtiyaçlara göre belirlenir.

Kurumun üretim faktörleri ve karşılaşılan personel sorunlarının çözümlenmesi için
gerektiğinde hizmet içi eğitim programı uygulanır.

Kurumun iş alanı ile ilgili ve kurumu etkileyen yenilik ve gelişmelere uyum
sağlanması içim özel olarak programlar hazırlanır.

Kurumun iç ve dış koordinasyonu, iletişim ve etkileşimi sağlamak, olumsuzlaştıran
etkileri önlemek için hizmet içi eğitim yapılır.

Hazırlanan hizmet içi eğitim programları kurumun içinde veya dışında, yurt içinde
veya dışında uygun zaman ve ortamda uygulanır.

Hizmet içi eğitim, kurumda üretimi aksatmayacak biçimde, üretim faktörleri ve
personel için en uygun yer, zaman ve sürede yapılır.

Hizmet içi eğitim programlarının uygulanmasında yapılan değerlendirme sonuçları,
personel ve programlarının uygulanmasında yapılan değerlendirme sonuçları,
personel ve programların geliştirilmesinde kullanılır.
37
2.3.9.2. Hizmet İçi Eğitim İhtiyacının Belirlenmesi
Banka çalışanlarının banka faaliyetlerini yürütürken risk bilincini üst seviyede
kazanacakları, bankayı zarara uğratma ihtimallerini minimize edecekleri ve eksik yönlerini
giderecekleri eğitimleri almaları eğitim ihtiyacını ifade eder. Her birim için farklılıklar arz
eden eğitim ihtiyacı, bankacılık sektöründe önü alınamaz problemleri ve risk bilincini
oluşturmak için vazgeçilmez bir unsurdur.
Bankaların bulunduğu hizmet sektöründe kamu, özel, yabancı sermayeli bankalar, yatırım
bankaları, sınaî ve kalkınma bankaları, yabancı bankaların Türkiye’deki şubeleri ile katılım
bankalarının hizmet içi eğitim ihtiyacını ortaya çıkaran etmenleri maddeler halinde
sıralamak mümkündür:

Kuruma yeni personel alınması, personelin çalıştığı birimin değişikliği ve aynı
görevde çalışan personelin yeterliliklerinin geliştirilmesi,

Bankaların operasyonel riskler sebebiyle bankaları denetleyen otorite tarafından
uyarılması veya cezaya çarptırılması hizmet içi eğitim ihtiyacını belirlemede
önemli bir role sahiptir.

Müşteri şikâyetlerinin artış veya azalışları hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını
belirlemede yardımcı olacaktır.

Bankalarca verilen şube ve personel hedeflerinin realize edilip edilmememe
durumu da eğitim ihtiyacını belirlemede ayrı bir faktördür.

Bankaların büyüme hedefleri yönetim kurulunca belirlenirken açılacak şube sayısı,
kalifiye personel sayısı, yönetici kademesinde görevlendirilecek personel sayısı
eğitim ihtiyaçlarını belirleyen unsurlar arasındadır.

Bütçe çalışmalarında eğitime ayrılan bütçe de eğitim ihtiyacını belirlemede etkili
olmaktadır.

Piyasaya yeni bir ürünün girmesi de eğitim ihtiyacını belirlemede ekstern bir
etkendir.

Maliyetlerin artması, kalite, verimlilik ve kârların düşmesi,

Kurumsal aksaklıkların meydana gelmesi,

Teknolojik yenilik ve gelişmelerin personele ve kuruma etkisi,
38

Kanun, mevzuat ve yönetmeliklerin sık değişmesi,

Değişen ekonomik şartlar, piyasa koşulları ve rekabet şartları da eğitim ihtiyacını
etkileyen önemli etmenler arasındadır.
Hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının saptanması, işletmedeki eğitim biriminin görevidir.
Literatürde bu çalışmaya ihtiyaç analizi de denilmektedir ve bu çalışmanın yürütülmesinde,
eğitim birimi görevlileri ile diğer birimlerdeki yönetici ve nezaretçiler işbirliği içinde
olmalıdırlar. Eğer eğitim birimi yoksa bu görevi personel birimi üstlenecektir (Peker,
2010).
İhtiyaç
analizi,
verilecek
eğitimin
dizaynı,
geçerlilik
denetimi,
uygulama
ve
değerlendirmedir. İhtiyaç analizinde, belirli iş performans becerilerinin tanımlanması,
beklenen eğitim alacakların ihtiyaçlarının ve becerilerinin analiz edilmesi ve ölçülebilir
bilgi ve performans hedeflerinin geliştirilmesi alt basamaklarını içerir. İhtiyaç analizinde
öncelikle performansının ve verimliliğinin geliştirilmesine ihtiyaç duyulan iş performans
becerilerinin tanımlanması gerekmektedir. Bunun için işletme amaç ve hedeflerinin yerine
getirilip getirilmediğinin saptanması ve hedeflenen ile filli durum arasında farkın
görülmesi durumunda, bu farkın hangi iş performans becerilerinden kaynaklandığının
saptanması gerekmektedir. Daha sonra, bu ihtiyaçlara gereksinimi olan çalışanların
saptanması gerekmektedir (Reyhanoğlu 2012, Parag. 6).
Hizmet içi eğitim ihtiyacının belirlenmesinde kullanılan başlıca yöntemler aşağıda
açıklanmıştır. Bu yöntemlerin biri veya birkaçı bir arada kullanılabilirler (Taymaz, 1997, s.
28):

Kayıt ve raporların incelenmesi,

Grup toplantıları düzenlenmesi,

Görüşme yapılması,

Anket uygulanması,

Gözlem yapılması,

Test uygulaması.
2.3.9.3. Hizmet İçi Eğitim Önceliklerinin Belirlenmesi
Eğitim ihtiyaçlarının belirlenmiş olması, bunların tam olarak karşılanacağını garanti etmez.
Çünkü örgütler, sınırsız bütçeye sahip değillerdir. Dolayısıyla eğitim faaliyetleri için
tahsis edilen bütçe olanakları da sınırlıdır. Bu nedenler, eğitim ihtiyaçlarının örgütsel
39
amaçlar açısından önemine göre sıralanarak karşılanması gerekir. Özellikle, örgütün
sağlığını iyileştirmek için en fazla ihtiyaç duyulan alandaki eğitim ihtiyacı öncelikle
karşılanır (Bingöl, 2003, s.219).
Hizmet içi eğitim programlarında hangi kesime öncelik tanınacağı, personelin çalışma
alanı ve kademesine göre farklılık göstermektedir. Üretim esas alındığında; hizmet içi
eğitime tabandan başlama eğilimi artar. Çünkü örgüt kademelerinde tabana inildikçe
personel sayısı artar ve dolayısıyla bu personelin işe ve üretime katlısı artar hizmet alanları
esas alındığında, özellikle ekonomik ve teknolojik değişme ve gelişmelerde, daha çok iş
yapan personelin üstündeki yönetici, nezaretçi ve denetçi personele öncelikle hizmet içi
eğitim uygulanır. Hizmet içi eğitimde, personel konumlarına göre öncelik sırası, aşağıda
farklı düzeylerde saptanır (Çevikbaş, 2002, s.44).

Alt düzeye öncelik: Hemen hemen örgütte alt düzeyde çalışan personel daha çok
rutin ve beceriye yönelik işlerle uğraşır ve tabanı oluşturur. Bu nedenle, hizmet içi
eğitme öncelikle bu gruptan başlanarak basitten karmaşığa ve uygulamadan teoriğe
doğru gidilir.

Orta kademeye öncelik: Örgütlerde orta kademe personeli, genellikle işlerin
yapımından sorumlu olan gruptur. Alt taban gruba yol gösteren, yetiştiren,
denetleyen personel olduğundan öncelikle bu gruptakilerin eğitilmesi başarıyı
artırır.

Üst düzeye öncelik: Örgütte karar verici mercii, yönetim ve denetim organları
olduğu için, öncelikle hizmet içi eğitme üst düzeyden başlanarak alt düzeylere
doğru gidilir.

Etken faktörlere göre çözümleme yaklaşımı: Örgütte çalışmaları en çok aksatan,
işbirliği, ilişki ve üretim eksikliği görülen birim ya da ünite personelinin hizmet içi
eğitimine öncelik ve önem verilir.
2.3.9.4. Hizmet İçi Eğitim Bütçesinin Hazırlanması
Bütçeleme, eğitim planında geleceğe yönelik olarak yapılması öngörülen eğitim
faaliyetlerinin tahmini giderleri ile bunları karşılayıcı gelirlerin hazırlanması işlemidir.
Buna göre, bütçe yılı içinde yürütülecek eğitsel hizmetlere göre bir sınıflama yapmak ilk
aşamayı oluşturur. Eğitim türlerinin tespiti, eğitim ekipmanlarının temini bu aşama içine
girer.
İkinci
aşama
planlanan eğitimlerin
40
gerekçelerinin
belirtilmesidir. Eğitim
etkinliklerinin kurumun stratejik planıyla ilişkisi kurulur. Sınırlar ve hedefler belirlenir ve
etkinliklerin tahmini maliyetleri hesaplanır (Bilgin vd. 2007, s.23).
Eğitimde planlama çalışmalarının bir bölümünü de eğitim bütçesi oluşturur. Eğitimden
beklenen katkıların elde edilebilmesi için yeterli parasal imkânların yaratılması gerekir.
Eğitim bir yatırım olarak kabul edildiğine göre çeşitli eğitim uğraşlarını gerçekleştirecek
bir mali tablonun belirlenmesi söz konusu olacaktır. Amaç uzun dönemde verimlilik ve
karlılığı arttırmaktır.
Personelin yetenek ve nitelikleri geliştikçe verimlilik oranı da doğru orantılı olarak artar.
Bazen personel sayısını arttırmak yerine mevcut personelin eğitimi sağlanarak bu boşluk
tamamlanabilir. Ancak plansız ve programsız bir eğitim işletmeye gereksiz harcamalar da
açabilir. Bu nedenle bir yandan işletmenin gerçek eğitim ihtiyaçlarının saptanması, öte
yandan belirlenen eğitim programının gerçekleşmesi için gerekli ve rasyonel bütçenin
hazırlanması zorunludur (Çeliker, 2010, s.22)
2.3.9.5. Hizmet İçi Eğitim Programlaması
İhtiyaçların programlar halinde ifade edilmesi zordur. Bunun için öncelikle ihtiyaçların
maliyet,
gerekli
değerlendirilerek
süre,
öncelik
yönetimin
katılması
sıralamasının
ve
yapılması
mevcut
veriler
gerekmektedir.
gibi
konularla
Ayrıca
eğitim
programlarına kimlerin katılacağı da belirlenmelidir (Yüksel, 2000, s.204).
Hizmet içi eğitim programlarının içeriği personelin çalışmakta olduğu kurum, personelin
yetki ve sorumlulukları ile personel hakkında bilgi verecek şekilde düzenlenmelidir.
Hizmet içi eğitim programları bir gereksinme dayandırılmalı ve her an değişecek,
teknolojik gelişmelere ayak uydurabilecek şekilde düzenlenmelidir. Hizmet içi eğitimin
uygulanacağı ortam teknolojik gelişmeleri uygulayabilecek düzeyde olmalıdır. Personelin
hizmet öncesi eğitim seviyesi de mutlaka belirlenmeli, buna uygun yöntem ve teknikler
kullanılmalıdır (Kaya, 2013, s.24).
2.3.9.6. Hizmet İçi Eğitim Uygulanması
Hizmet içi eğitimin uygulanması, eğitim planı çerçevesinde ve yıllık program hedeflerine
göre çeşitli tür ve sayıda eğitsel etkinliklerin yürürlüğe konmasıdır. Bu etkinlikler, örgüt
olanakları kullanılarak örgüt içinde yapılanlar ile örgüt dışında yapılan faaliyetleri
kapsamaktadır. Hizmet içi eğitimin uygulanmasında, eğitimin personelin çalışma hayatının
41
bir parçası olduğu vurgulanmalı ve personelin “sürekli gelişim” yönünde motivasyonu
yüksek tutulmalıdır, Eğitimlerin personelin ihtiyaç ve beklentilerine yönelik olarak
geliştirilmesi için eğitim alan personelden eğitimle ilgili geri besleme alınmalıdır (Bilgin
vd. 2007, s.23).
Hasley hizmet içi eğitim programlarının uygulanmasında aşağıdaki özelliklerin göz önünde
bulundurulmasının önemini vurgulamıştır (Akt: Taymaz, 1997, s.109).

Hizmet içi eğitim çalışan insanın yaşamının bir parçasıdır, eğitime katıldığı süre
içinde maaş ve ücretini alır.

Hizmet içi eğitim kişinin o anda yaptığı ve gelecekte yapacağı işlerle ilgili ve
sınırlıdır.

Öğretim esnasında eğitilen personelin düşüncelerine ve sorunlara ilişkin görüşlerine
önem verilir.

Meslek kuruluşları ile yapılacak işbirliği, personelin güvencesini olumlu yönde
etkiler.

Hizmet içi eğitimde, öğretim için uygun ortam sağlanır, iki veya daha fazla yöntem
uygulanır.

Beceri kazandırılması gereken durumlarda gruptan çok bireysel yetiştirmeye önem
verilir.
Hizmet içi eğitime katılacak personelin seçimi, uygulama aşamasında üzerinde önemle
durulması gereken bir noktadır. Üretime en fazla katkısı olan personeller özellikle eğitime
alınmalıdır. Hizmet içi eğitim uzmanlarının bu konudaki görüşleri de önemlidir. Uzmanlar
bu konuda personel dosyalarını inceleyebilir ya da personelin eğitim konusundaki talebini
dikkate alabilir.
2.3.9.7. Hizmet İçi Eğitimin Değerlendirilmesi
Hizmet içi eğitimde değerlendirme, bir değişkenin miktarını veya derecesini saptama
olarak tanımlanan “ölçme” ile birlikte ele alınmaktadır. Ölçme sonunda elde edilen veriler,
belirli kriterlere göre değerlendirilmedikçe fazla bir anlam taşımaz. Buna karşılık
değerlendirme işlemi de, bir ölçme işlemine dayanmadıkça geçerli ve gerçekçi bir nitelik
kazanamaz. Bu nedenle, iki işlem birbirini tamamlamaktadır (Taymaz, 1997, s.109).
Hizmet içi eğitimde değerlendirme safhası, beş aşamada yürütülebilir (Çevikbaş, 2002) ;
42

Tepki ya da izlenim aşaması; Bu aşamada kursiyere eğitimin kendisiyle ilgili hangi
bölümleri faydalı, hangi bölümleri daha az faydalı bulduğu gibi sorular yöneltilir.
Yine
bu
aşamada
kursiyerin
konuşmacıları,
eğitim
organizasyonunu
değerlendirmesi istenebilir

Öğrenme derecesi; Bu aşamada kursiyerin eğitim sonucunda neler öğrendiği test
edilebilir. Bu, eğitimle verilmek istenen beceri, bilgi ve yeteneklerin ne derece
kazanıldığını ölçmeyi hedefleyen bir kurs sonu testi seklinde olabilir.

Mesleki davranış aşaması; Eğitimde kazanılan bilgi ve becerilerin hangilerinin iste
kullanıldığını ölçmeyi hedefler. Tüm eğitimin amacı işyerindeki davranışların arzu
edilir biçimde değiştirmek olmalıdır. 1. ve 2. aşamalarda ne derece başarılı
addedilirse addedilsin, üçüncü aşamada başarısız olduğu ölçülürse eğitimin
başarısız olarak değerlendirilmesi söz konusudur. Bu aşamadaki değerlendirmede;
yeni becerilerin iş yerine taşınmasındaki başarısızlığın eğitimcinin veya kursiyerin
başarısızlığından kaynaklanmıyor olabileceği unutulmamalıdır. Bu başarısızlık,
işyerindeki kültürden veya patronun tavırlarından da kaynaklanıyor olabilir. Böyle
bir durumda eğitimi alan kişi, hiç eğitim almamış gibi eski tutumlarını sergilemeye
devam edecektir.

Örgüt düzeyinde; Bu aşamada eğitimin örgütün işleyişine etkisi dikkate alınır.
Değerlendirici bu aşamada çıktı, verimlilik, üretimde daha az kayıp gibi ölçütler
kullanacaktır. Bu aşamadaki değerlendirme tutum değişikliklerinden çok, örgüte
ilişkin kilit göstergelerden yararlanarak performans ölçümüne ilişkindir.

Son aşama; Sonuç olarak; eğitim, örgüt performansına olumlu etkide bulunmalı ve
en yüksek düzeyde değerlendirme bu etkiyi ölçmeye yönelmelidir. Bununla
birlikte, tüm eğitimin örgüt başarısına bir katkı yapması gerektiğini kabul etmek
kolayken, bu katkıyı ölçmek oldukça zordur.
43
44
BÖLÜM III
2.
3. YÖNTEM
3.1. Araştırma Modeli
Bu araştırma “tarama modeli” olarak tasarlanmıştır. “Tarama modelleri, geçmişte ya da
halen var olan bir durumu var olduğu şekilde betimlemeyi amaçlayan araştırma
yaklaşımlarıdır. Araştırmaya konu olan olay, birey ya da nesne, kendi koşulları içinde ve
olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır. Onları herhangi bir şekilde değiştirme, etkileme çabası
gösterilmez” (Karasar, 2009,s.77).
3.2.
Evren ve Örneklem
Araştırmanın evrenini Ankara ili Çankaya ilçesinde görev yapan banka çalışanları
oluşturmaktadır. Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği tbb.org.tr
ve tkbb.org.tr adresinden anketin yapıldığı tarih itibariyle Ankara ili Çankaya ilçesinde 516
banka şube sayısı belirlenmiş olup her şubede 10 kişi çalıştığı düşünüldüğünde 5160 olarak
hedef kitledeki birey sayısı belirlenmiştir. Söz konusu ana kitleyi temsil edecek örneklem
büyüklüğünün belirlenmesinde
n = N t2 p q / d2 (N-1) + t2pq
N: Hedef kitledeki birey sayısı
n: Örnekleme alınacak birey sayısı
p: İncelenen olayın görülüş sıklığı (gerçekleşme olasılığı)
q: İncelenen olayın görülmeyiş sıklığı (gerçekleşmeme olasılığı)
t: Belirli bir anlamlılık düzeyinde, t tablosuna göre bulunan teorik değer
d: Olayın görülüş sıklığına göre kabul edilen  örnekleme hatasıdır(Salant ve Dillman,
1994, s. 55).
[(5160)(1,96)2(0,05) (0,05)] / [((0,05)2(5159))+ ((1,96)2(0,05) (0,05))] = 234
45
formülü kullanılarak homojen bir yapıda olmayan bu evren için % 95 güven aralığında, ±
% 5 örnekleme hatası ile gerekli örneklem büyüklüğü n = 234 olarak hesaplanmıştır.
Araştırma kapsamında 338 banka çalışanından kullanılabilir anket toplanmıştır.
3.3. Veri Toplama Araçları
Araştırmada veri toplama aracı olarak anket soru formu kullanılmıştır. Araştırmada
kullanılan anket kişisel bilgi formu ve eğitim ihtiyacı belirleme ölçeğinden oluşmaktadır.
Eğitim ihtiyacı belirleme ölçeği araştırmacı tarafından ilgili literatür taranarak
oluşturulmuştur. Ölçek takım çalışması, bankacılık kültürü, koçluk, zaman yönetimi,
muhasebe, bilgisayar bilgisi, pazarlama ve rekabet, iletişim-diksiyon-fonotik, yatırım
danışmanlığı, stratejik planlama, hukuk-mevzuat alt ölçeklerinden oluşmaktadır. Ölçekler
ile ilgili kapsam geçerliliğine ilişkin alanında uzman akademisyenler tarafından uzman
görüşü alınmıştır.
Araştırmada kullanılan likert ölçek için kişilerin verilen önermelerle ilgili görüşlerini, çok
olumludan çok olumsuza kadar sıralanan seçeneklerden belirtmeleri istenmiştir. Buna göre;
(5) kesinlikle katılıyorum, (4) katılıyorum, (3) kısmen katılıyorum, (2) katılmıyorum, (1)
kesinlikle katılmıyorum şeklinde bir ölçek kullanılmıştır. Ölçek sonuçları 5.00-1.00=4.00
puanlık bir genişliğe dağılmışlardır. Bu genişlik beşe bölünerek ölçeğin kesim noktalarını
belirleyen düzeyler belirlenmiştir. Ölçek ifadelerinin değerlendirilmesinde aşağıdaki
kriterler esas alınmıştır.
Seçenekler
KesinlikleKatılmıyorum
Kesinlikle Katılıyorum
Puanlar
Puan Aralığı
Ölçek Değerlendirme
1
2
3
4
5
1,00 - 1,79
1,80 - 2,59
2,60 - 3,39
3,40 - 4,19
4,20 - 5,00
Çok düşük
Düşük
Orta
Yüksek
Çok yüksek
Yapılan araştırmanın sonuçlarının doğruluğunu ve tutarlılığını ortaya koymak amacıyla
ölçeğe güvenilirlik testleri uygulamak zorunluluğu vardır. Bilindiği gibi istatiksel açıdan
güvenilirliği ölçmek için Cronbach Alpha modeli bulunmaktadır (Ergün, 1995 s.220).
Cronbach Alpha modeli, çok maddeli bir ölçekte iç tutarlılığın değerlendirilmesinde en
yaygın kullanılan model olarak referans edilmektedir. Cronbach’s Alpha Katsayısının
değerlendirilmesinde kullanılan değerlendirme kriteri (Özdamar, 2004);
46
0,00 ≤ α < 0,40 ise ölçek güvenilir değildir.
0,40 ≤ α < 0,60 ise ölçek düşük güvenilirliktedir.
0,60 ≤ α < 0,80 ise ölçek oldukça güvenilirdir.
0,80 ≤ α < 1,00 ise ölçek yüksek derecede güvenilir bir ölçektir.
Alt ölçeklere ilişkin güvenirlik ve geçerlilik çalışmaları yapılmıştır. Güvenirlik ve
geçerlilik analizlerine ilişkin açıklama ve tablolar aşağıda verilmiştir.
3.3.1. Takım Çalışması Alt Ölçeği
“Takım Çalışması” ölçeğindeki 3 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık
katsayısı olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.943
olarak çok yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı
(açımlayıcı) faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda
(p=0.000<0.05) faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit
edilmiştir. Yapılan test sonucunda (KMO=0. 760>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi
uygulanması için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında varimax
yöntemi seçilerek faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır. Faktör
analizi sonucunda değişkenler toplam açıklanan varyansı % 89,717 olan tek faktör altında
toplanmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre
“Takım Çalışması” ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır. Ölçeğe ait
oluşan faktör yapısı aşağıda görülmektedir.
Tablo 3. Takım Çalışması Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Takım sinerjisi oluşturma
Faktör Yükü
,959
Takım olma ve takım kurma
,949
Takım iletişimi
,933
3.3.2. Bankacılık Kültürü Alt Ölçeği
“Bankacılık Kültürü” ölçeğindeki 9 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık
katsayısı olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.954
olarak çok yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı
(açımlayıcı) faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda
47
(p=0.000<0.05) faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit
edilmiştir. Yapılan test sonucunda (KMO=0. 917>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi
uygulanması için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında varimax
yöntemi seçilerek faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır. Faktör
analizi sonucunda değişkenler toplam açıklanan varyansı % 73,487 olan tek faktör altında
toplanmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre
“Bankacılık Kültürü” ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır. Ölçeğe ait
oluşan faktör yapısı aşağıda görülmektedir.
Tablo 4. Bankacılık Kültürü Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Faktör Yükü
Yatırım İşlemleri
,887
Parasal İşlemler
,882
Para Politikası Teşvikinin Aktarımı
,871
Bankacılık amaçları ve işlevleri
,869
Hizmet Verme
,866
Banka organizasyonu
,862
Ekonomik Fonksiyonlar
,857
Kredi Verme
,846
Bankacılık tarihi
,767
3.3.3. Koçluk Alt Ölçeği
“Koçluk” ölçeğindeki 9 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık katsayısı olan
“Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.969 olarak çok
yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı (açımlayıcı)
faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda (p=0.000<0.05)
faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Yapılan test
sonucunda (KMO=0. 884>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi uygulanması için
yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında varimax yöntemi seçilerek
faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır. Faktör analizi sonucunda
değişkenler toplam açıklanan varyansı % 80,017 olan tek faktör altında toplanmıştır.
Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre “Koçluk” ölçeğinin
geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır. Ölçeğe ait oluşan faktör yapısı aşağıda
görülmektedir.
48
Tablo 5. Koçluk Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Kişisel-yaşam koçluğu
Faktör Yükü
,941
Gelişimsel koçluk
,936
Yardım amaçlı koçluk
,908
Değişim koçluğu
,904
Koçluk süreci
,900
Performans koçluğu
,875
Koçluk becerileri
,871
Kariyer koçluğu
,869
Mentorluk (Danışmanlık, Rol Modeli)
,841
3.3.4. Zaman Yönetimi Alt Ölçeği
“Zaman Yönetimi” ölçeğindeki 5 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık
katsayısı olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.953
olarak çok yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı
(açımlayıcı) faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda
(p=0.000<0.05) faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit
edilmiştir. Yapılan test sonucunda (KMO=0. 889>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi
uygulanması için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında varimax
yöntemi seçilerek faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır. Faktör
analizi sonucunda değişkenler toplam açıklanan varyansı % 84,257 olan tek faktör altında
toplanmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre
“Zaman Yönetimi” ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır. Ölçeğe ait
oluşan faktör yapısı aşağıda görülmektedir.
Tablo 6. Zaman Yönetimi Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Aktivite mekanizmasının analizi
Faktör Yükü
,922
Zaman planlama
,920
Zaman değerlendirme yöntemleri
,919
Zaman yönetimi yaklaşımları
,916
Zaman tuzakları
,912
49
3.3.5. Muhasebe Alt Ölçeği
“Muhasebe” ölçeğindeki 13 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık katsayısı
olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.983 olarak çok
yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı (açımlayıcı)
faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda (p=0.000<0.05)
faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Yapılan test
sonucunda (KMO=0. 937>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi uygulanması için
yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında varimax yöntemi seçilerek
faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır. Faktör analizi sonucunda
değişkenler toplam açıklanan varyansı % 83,391 olan tek faktör altında toplanmıştır.
Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre “Muhasebe”
ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır. Ölçeğe ait oluşan faktör yapısı
aşağıda görülmektedir.
Tablo 7. Muhasebe Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Öz kaynaklar
Faktör
Yükü
,940
Bilanço dışı hesaplar
,936
Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi
,929
Dönen değerler
,926
Türev ürünlerin muhasebeleştirilmesi
,921
Gelir gider hesapları
,920
Yatırım amaçlı değerler ve diğer aktifler
,920
Mevduat ve diğer yabancı kaynaklar
,916
Enflasyon muhasebesi
,906
Yabancı para muhasebeleştirilmesi
,905
Tek düzen hesabı
,905
Muhasebe ilkeleri, temel varsayımlar ve muhasebe standartları
,875
Krediler
,869
3.3.6. Bilgisayar Bilgisi Alt Ölçeği
“Bilgisayar Bilgisi” ölçeğindeki 5 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık
katsayısı olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.949
olarak çok yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı
50
(açımlayıcı) faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda
(p=0.000<0.05) faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit
edilmiştir. Yapılan test sonucunda (KMO=0. 880>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi
uygulanması için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında varimax
yöntemi seçilerek faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır. Faktör
analizi sonucunda değişkenler toplam açıklanan varyansı % 83,364 olan tek faktör altında
toplanmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre
“Bilgisayar Bilgisi” ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır. Ölçeğe ait
oluşan faktör yapısı aşağıda görülmektedir.
Tablo 8. Bilgisayar Bilgisi Alt Ölçeği Faktör Yapısı
İşletim sistemi
Faktör Yükü
,945
Bilgisayar ana birimleri
,930
E-posta ve kişisel iletişim yönetimi
,928
Ofis uygulamaları(Word, excel, powerpoint)
,924
Bankacılık yazılımları
,833
3.3.7. Pazarlama ve Rekabet Alt Ölçeği
“Pazarlama ve Rekabet” ölçeğindeki 6 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık
katsayısı olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.970
olarak çok yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı
(açımlayıcı) faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda
(p=0.000<0.05) faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit
edilmiştir. Yapılan test sonucunda (KMO=0. 904>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi
uygulanması için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında varimax
yöntemi seçilerek faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır. Faktör
analizi sonucunda değişkenler toplam açıklanan varyansı % 87,012 olan tek faktör altında
toplanmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre
“Pazarlama ve Rekabet” ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır.
Ölçeğe ait oluşan faktör yapısı aşağıda görülmektedir.
51
Tablo 9. Pazarlama ve Rekabet Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Faktör Yükü
,955
,951
,937
,920
,918
,915
Pazarlama İletişimi
Hizmet pazarlaması
Pazarlama ve rekabet stratejisi
CRM - müşteri ilişkileri yönetimi
Pazarlama bilgi sistemleri
İlişki pazarlama
3.3.8. İletişim-Diksiyon-Fonotik Alt Ölçeği
“İletişim-diksiyon-fonotik” ölçeğindeki 4 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç
tutarlılık katsayısı olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği
alpha=0.952 olarak çok yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak
için açıklayıcı (açımlayıcı) faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi
sonucunda (p=0.000<0.05) faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu
tespit edilmiştir. Yapılan test sonucunda (KMO=0. 838>0,60) örnek büyüklüğünün faktör
analizi uygulanması için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında
varimax yöntemi seçilerek faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması
sağlanmıştır. Faktör analizi sonucunda değişkenler toplam açıklanan varyansı % 87,419
olan tek faktör altında toplanmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan
varyans değerine göre “İletişim-diksiyon-fonotik” ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç
olduğu anlaşılmıştır. Ölçeğe ait oluşan faktör yapısı aşağıda görülmektedir.
Tablo 10. İletişim-Diksiyon-Fonotik Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Kelime ve söz noktaları
Faktör Yükü
,951
Dil ve ses tekniği, iletme gücü
,938
Etkili iletişim teknikleri
,932
Beden dili
,918
3.3.9. Yatırım Danışmanlığı Alt Ölçeği
“Yatırım Danışmanlığı” ölçeğindeki 6 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık
katsayısı olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.955
olarak çok yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı
(açımlayıcı) faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda
52
(p=0.000<0.05) faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit
edilmiştir. Yapılan test sonucunda (KMO=0. 904>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi
uygulanması için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında varimax
yöntemi seçilerek faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır. Faktör
analizi sonucunda değişkenler toplam açıklanan varyansı % 81,884 olan tek faktör altında
toplanmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre
“Yatırım Danışmanlığı” ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır. Ölçeğe
ait oluşan faktör yapısı aşağıda görülmektedir.
Tablo 11. Yatırım Danışmanlığı Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Faktör Yükü
Araştırma Hizmetleri
,928
Portföy Yönetimi
,916
Yatırım Fonları
,912
Kurumsal Finansman
,906
Elektronik Platformlar
,900
Sözleşme ve hukuki işlemler
,866
3.3.10. Stratejik Planlama Alt Ölçeği
“Stratejik Planlama” ölçeğindeki 8 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık
katsayısı olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.973
olarak çok yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı
(açımlayıcı) faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda
(p=0.000<0.05) faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit
edilmiştir. Yapılan test sonucunda (KMO=0. 937>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi
uygulanması için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında
varimaxyöntemi seçilerek faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır.
Faktör analizi sonucunda değişkenler toplam açıklanan varyansı % 84,361 olan tek faktör
altında toplanmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine
göre “Stratejik Planlama” ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır.
Ölçeğe ait oluşan faktör yapısı aşağıda görülmektedir.
53
Tablo 12. Stratejik Planlama Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Politikalar
Faktör Yükü
,946
Stratejik amaçlar ve Hedefler
,936
Vizyon, Misyon
,931
İzleme ve değerlendirme
,922
Strateji oluşturma
,912
İç ve Dış Çevre, Rakip Analizi
,910
Durum Analizi
,907
Stratejik planlama süreci
,883
3.3.11. Hukuk-Mevzuat Alt Ölçeği
“Hukuk-Mevzuat” ölçeğindeki 2 maddenin güvenirliğini hesaplamak için iç tutarlılık
katsayısı olan “Cronbach Alpha” hesaplanmıştır. Ölçeğin genel güvenirliği alpha=0.731
olarak çok yüksek bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğinin ortaya koymak için açıklayıcı
(açımlayıcı) faktör analizi yöntemi uygulanmıştır. Yapılan Barlett testi sonucunda
(p=0.000<0.05) faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu tespit
edilmiştir. Yapılan test sonucunda (KMO=0.631>0,60) örnek büyüklüğünün faktör analizi
uygulanması için yeterli olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi uygulamasında varimax
yöntemi seçilerek faktörler arasındaki ilişkinin yapısının aynı kalması sağlanmıştır. Faktör
analizi sonucunda değişkenler toplam açıklanan varyansı % 78,962 olan tek faktör altında
toplanmıştır. Güvenirliğine ilişkin bulunan alpha ve açıklanan varyans değerine göre
“Hukuk-Mevzuat” ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir araç olduğu anlaşılmıştır. Ölçeğe ait
oluşan faktör yapısı aşağıda görülmektedir.
Tablo 13. Hukuk-Mevzuat Alt Ölçeği Faktör Yapısı
Faktör Yükü
Yeni ve Değişen Mevzuat Bilgisi
,889
Temel Bankacılık Bilgisi Eğitimi
,854
3.4. Verilerin İstatistiksel Analizi
Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for
Windows 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri değerlendirilirken
tanımlayıcı istatistiksel metotları (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) kullanılmıştır.
54
Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup
durumunda parametrelerin gruplararası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One Way) Anova
testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Tukey Post Hoc testi kullanılmıştır.
Araştırmanın bağımlı ve bağımsız değişkenleri arasındaki ilişkiyi Pearson korelasyon
analizi ile test edilmiştir. Ölçekler arasındaki korelasyon ilişkileri aşağıdaki kriterlere göre
değerlendirilmiştir (Kalaycı, 2006, s.116);
İlişki
Çok Zayıf
Zayıf
Orta
Yüksek
Çok Yüksek
r
0,00-0,25
0,26-0,49
0,50-0,69
0,70-0,89
0,90-1,00
Elde edilen bulgular %95 güven aralığında %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.
55
56
BÖLÜM IV
4. BULGULAR VE YORUM
Bu bölümde, araştırma probleminin çözümü için, araştırmaya katılan banka çalışanlarından
ölçekler yoluyla toplanan verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular yer almaktadır.
Elde edilen bulgulara dayalı olarak açıklama ve yorumlar yapılmıştır.
4.1. Banka Çalışanlarının Demografik Özelliklere Göre Dağılımı
Tablo 14. Banka Çalışanlarının Demografik Özelliklere Göre Dağılımı
Tablolar
Cinsiyet
Yaş
Medeni Durumu
Eğitim Durumu
Mesleki Deneyimi
Kurumda Çalışma Süresi
Gruplar
Frekans(n)
Yüzde (%)
Bayan
136
40,2
Erkek
202
59,8
Toplam
338
100,0
20-30 Yaş
174
51,5
31-40 Yaş
130
38,5
41-50 Yaş
34
10,1
Toplam
338
100,0
Evli
212
62,7
Bekar
126
37,3
Toplam
338
100,0
Lisans Mezunu
261
77,2
Lisansüstü Mezunu
77
22,8
Toplam
338
100,0
1-5 Yıl
143
42,3
6-10 Yıl
129
38,2
11-15 Yıl
31
9,2
16 ve üzeri Yıl
35
10,4
Toplam
338
100,0
1-5 Yıl
192
56,8
6-10 Yıl
104
30,8
11ve üzeri Yıl
42
12,4
Toplam
338
100,0
57
Tablo 14 (Devam). Banka Çalışanlarının Demografik Özelliklere Göre Dağılımı
Tablolar
Daha Önce Aldığı Hizmet İçi Eğitim Sayısı
Bankada Çalıştığı Birim
Gruplar
Frekans(n)
Yüzde (%)
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
21,3
1-10 Kez
139
41,1
11-20 Kez
82
24,3
21-30 Kez
45
13,3
Toplam
338
100,0
Bireysel
124
36,7
Kurumsal
27
8,0
Ticari/ Kurumsal
51
15,1
Operasyon
108
32,0
Diğer
28
8,3
Toplam
338
100,0
Banka çalışanları cinsiyet değişkenine göre 136'sı (%40,2) Bayan, 202'si (%59,8) Erkek
olarak dağılmaktadır.
Banka çalışanları yaş değişkenine göre 174'ü (%51,5) 20-30 yaş, 130'u (%38,5) 31-40 yaş,
34'ü (%10,1) 41-50 yaş olarak dağılmaktadır.
Banka çalışanları medeni durumu değişkenine göre 212'si (%62,7) Evli, 126'sı (%37,3)
Bekâr olarak dağılmaktadır.
Banka çalışanları eğitim durumu değişkenine göre 261'i (%77,2) Lisans Mezunu, 77'si
(%22,8) Lisansüstü Mezunu olarak dağılmaktadır.
Banka çalışanları mesleki deneyimi değişkenine göre 143'ü (%42,3) 1-5 yıl, 129'u (%38,2)
6-10 yıl, 31'i (%9,2) 11-15 yıl, 35'i (%10,4) 16 ve üzeri yıl olarak dağılmaktadır.
Banka çalışanları kurumda çalışma süresi değişkenine göre 192'si (%56,8) 1-5 yıl, 104'ü
(%30,8) 6-10 yıl, 42'si (%12,4) 11ve üzeri yıl olarak dağılmaktadır.
Banka çalışanları daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre 72'si (%21,3)
hizmet içi eğitim almamış, 139'u (%41,1) 1-10 kez, 82'si (%24,3) 11-20 kez, 45'i (%13,3)
21-30 kez olarak dağılmaktadır.
Banka çalışanları bankada çalıştığı birim değişkenine göre 124'ü (%36,7) Bireysel, 27'si
(%8,0) Kurumsal, 51'i (%15,1) Ticari/ Kurumsal, 108'i (%32,0) Operasyon, 28'i (%8,3)
Diğer olarak dağılmaktadır.
58
4.2. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
4.2.1. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Takım Çalışması” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Takım Çalışması” ile ilgili ifadelere verdiği
cevapların dağılımları Tablo 15’de görülmektedir.
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 15.Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Takım Çalışması” İle İlgili İfadelere
Verdiği Cevapların Dağılımları
f
% f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Takım Olma ve Takım Kurma
13
3,8
66
19,5
99
29,3
112
33,1
48
14,2
3,340
1,065
Takım Sinerjisi Oluşturma
13
3,8
66
19,5
87
25,7
123
36,4
49
14,5
3,380
1,073
Takım İletişimi
14
4,1
63
18,6
91
26,9
117
34,6
53
15,7
3,390
1,085
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Takım Çalışması” ile ilgili ifadelere verdiği
cevaplar incelendiğinde;
“Takım olma ve takım kurma ” ifadesine banka çalışanlarının, %3,8'i (n=13) kesinlikle
katılmıyorum, %19,5'i (n=66) katılmıyorum, %29,3'ü (n=99) kısmen katılıyorum, %33,1'i
(n=112) katılıyorum, %14,2'si (n=48) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “takım olma ve takım kurma ” ifadesine orta (3,340 ± 1,065) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Takım sinerjisi oluşturma” ifadesine banka çalışanlarının, %3,8'i (n=13) kesinlikle
katılmıyorum, %19,5'i (n=66) katılmıyorum, %25,7'si (n=87) kısmen katılıyorum, %36,4'ü
(n=123) katılıyorum, %14,5'i (n=49) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “takım sinerjisi oluşturma” ifadesine orta (3,380 ± 1,073) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Takım iletişimi” ifadesine banka çalışanlarının, %4,1'i (n=14) kesinlikle katılmıyorum,
%18,6'sı (n=63) katılmıyorum, %26,9'u (n=91) kısmen katılıyorum, %34,6'sı (n=117)
59
katılıyorum, %15,7'si (n=53) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“takım iletişimi” ifadesine orta (3,390 ± 1,085) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
4.2.2. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Bankacılık Kültürü” İle
İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Bankacılık Kültürü” ile ilgili ifadelere verdiği
cevapların dağılımları Tablo 16’da görülmektedir.
Katılıyorum
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılmıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Tablo 16. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Bankacılık Kültürü” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Bankacılık Tarihi
55
16,3
69
20,4
84
24,9
83
24,6
47
13,9
2,990
1,289
Bankacılık Amaçları ve
İşlevleri
53
15,7
54
16,0
90
26,6
106
31,4
35
10,4
3,050
1,232
Banka Organizasyonu
51
15,1
55
16,3
103
30,5
104
30,8
25
7,4
2,990
1,172
Hizmet Verme
42
12,4
54
16,0
73
21,6
104
30,8
65
19,2
3,280
1,288
Kredi Verme
47
13,9
36
10,7
82
24,3
118
34,9
55
16,3
3,290
1,258
Parasal İşlemler
49
14,5
28
8,3
83
24,6
95
28,1
83
24,6
3,400
1,331
Para Politikası Teşvikinin
Aktarımı
42
12,4
37
10,9
57
16,9
123
36,4
79
23,4
3,470
1,299
Yatırım İşlemleri
33
9,8
25
7,4
64
18,9
125
37,0
91
26,9
3,640
1,228
Ekonomik Fonksiyonlar
35
10,4
37
10,9
68
20,1
115
34,0
83
24,6
3,510
1,259
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Bankacılık Kültürü” ile ilgili ifadelere verdiği
cevaplar incelendiğinde;
“Bankacılık tarihi” ifadesine banka çalışanlarının, %16,3'ü (n=55) kesinlikle katılmıyorum,
%20,4'ü (n=69) katılmıyorum, %24,9'u (n=84) kısmen katılıyorum, %24,6'sı (n=83)
katılıyorum, %13,9'u (n=47) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“bankacılık tarihi” ifadesine orta (2,990 ± 1,289) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Bankacılık amaçları ve işlevleri” ifadesine banka çalışanlarının, %15,7'si (n=53)
kesinlikle katılmıyorum, %16,0'ı (n=54) katılmıyorum, %26,6'sı (n=90) kısmen
katılıyorum, %31,4'ü (n=106) katılıyorum, %10,4'ü (n=35) kesinlikle katılıyorum yanıtını
60
vermiştir. Banka çalışanlarının “bankacılık amaçları ve işlevleri” ifadesine orta (3,050 ±
1,232) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Banka organizasyonu” ifadesine banka çalışanlarının, %15,1'i (n=51) kesinlikle
katılmıyorum, %16,3'ü (n=55) katılmıyorum, %30,5'i (n=103) kısmen katılıyorum, %30,8'i
(n=104) katılıyorum, %7,4'ü (n=25) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “banka organizasyonu” ifadesine orta (2,990 ± 1,172) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“Hizmet verme” ifadesine banka çalışanlarının, %12,4'ü (n=42) kesinlikle katılmıyorum,
%16,0'ı (n=54) katılmıyorum, %21,6'sı (n=73) kısmen katılıyorum, %30,8'i (n=104)
katılıyorum, %19,2'si (n=65) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“hizmet verme” ifadesine orta (3,280 ± 1,288) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Kredi verme” ifadesine banka çalışanlarının, %13,9'u (n=47) kesinlikle katılmıyorum,
%10,7'si (n=36) katılmıyorum, %24,3'ü (n=82) kısmen katılıyorum, %34,9'u (n=118)
katılıyorum, %16,3'ü (n=55) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“kredi verme” ifadesine orta (3,290 ± 1,258) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Parasal işlemler” ifadesine banka çalışanlarının, %14,5'i (n=49) kesinlikle katılmıyorum,
%8,3'ü (n=28) katılmıyorum, %24,6'sı (n=83) kısmen katılıyorum, %28,1'i (n=95)
katılıyorum, %24,6'sı (n=83) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“parasal işlemler” ifadesine yüksek (3,400 ± 1,331) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Para politikası teşvikinin aktarımı” ifadesine banka çalışanlarının, %12,4'ü (n=42)
kesinlikle katılmıyorum, %10,9'u (n=37) katılmıyorum, %16,9'u (n=57) kısmen
katılıyorum, %36,4'ü (n=123) katılıyorum, %23,4'ü (n=79) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “para politikası teşvikinin aktarımı” ifadesine yüksek
(3,470 ± 1,299) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Yatırım işlemleri” ifadesine banka çalışanlarının, %9,8'i (n=33) kesinlikle katılmıyorum,
%7,4'ü (n=25) katılmıyorum, %18,9'u (n=64) kısmen katılıyorum, %37,0'ı (n=125)
katılıyorum, %26,9'u (n=91) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“yatırım işlemleri” ifadesine yüksek (3,640 ± 1,228) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Ekonomik fonksiyonlar” ifadesine banka çalışanlarının, %10,4'ü (n=35) kesinlikle
katılmıyorum, %10,9'u (n=37) katılmıyorum, %20,1'i (n=68) kısmen katılıyorum, %34,0'ı
(n=115) katılıyorum, %24,6'sı (n=83) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
61
çalışanlarının “ekonomik fonksiyonlar” ifadesine yüksek (3,510 ± 1,259) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
4.2.3. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Koçluk” İle İlgili İfadelere
Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Koçluk” ile ilgili ifadelere verdiği cevapların
dağılımları Tablo 17’de görülmektedir.
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 17. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Koçluk” İle İlgili İfadelere Verdiği
Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Koçluk Becerileri
15
4,4
57
16,9
67
19,8
145
42,9
54
16,0
3,490
1,085
Koçluk Süreci
17
5,0
58
17,2
65
19,2
141
41,7
57
16,9
3,480
1,112
Kişisel-yaşam Koçluğu
21
6,2
56
16,6
77
22,8
120
35,5
64
18,9
3,440
1,155
Gelişimsel Koçluk
22
6,5
64
18,9
67
19,8
114
33,7
71
21,0
3,440
1,200
Yardım Amaçlı Koçluk
15
4,4
80
23,7
56
16,6
129
38,2
58
17,2
3,400
1,152
Değişim Koçluğu
17
5,0
63
18,6
69
20,4
123
36,4
66
19,5
3,470
1,148
Kariyer Koçluğu
13
3,8
54
16,0
75
22,2
120
35,5
76
22,5
3,570
1,118
Performans Koçluğu
17
5,0
39
11,5
71
21,0
137
40,5
74
21,9
3,630
1,099
Mentorluk (Danışmanlık,
Rol Modeli)
14
4,1
41
12,1
76
22,5
128
37,9
79
23,4
3,640
1,092
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Koçluk” ile ilgili ifadelere verdiği cevaplar
incelendiğinde;
“Koçluk becerileri” ifadesine banka çalışanlarının, %4,4'ü (n=15) kesinlikle katılmıyorum,
%16,9'u (n=57) katılmıyorum, %19,8'i (n=67) kısmen katılıyorum, %42,9'u (n=145)
katılıyorum, %16,0'ı (n=54) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“koçluk becerileri” ifadesine yüksek (3,490 ± 1,085) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Koçluk süreci” ifadesine banka çalışanlarının, %5,0'ı (n=17) kesinlikle katılmıyorum,
%17,2'si (n=58) katılmıyorum, %19,2'si (n=65) kısmen katılıyorum, %41,7'si (n=141)
katılıyorum, %16,9'u (n=57) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“koçluk süreci” ifadesine yüksek (3,480 ± 1,112) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
62
“Kişisel-yaşam koçluğu” ifadesine banka çalışanlarının, %6,2'si (n=21) kesinlikle
katılmıyorum, %16,6'sı (n=56) katılmıyorum, %22,8'i (n=77) kısmen katılıyorum, %35,5'i
(n=120) katılıyorum, %18,9'u (n=64) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “kişisel-yaşam koçluğu” ifadesine yüksek (3,440 ± 1,155) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Gelişimsel koçluk” ifadesine banka çalışanlarının, %6,5'i (n=22) kesinlikle katılmıyorum,
%18,9'u (n=64) katılmıyorum, %19,8'i (n=67) kısmen katılıyorum, %33,7'si (n=114)
katılıyorum, %21,0'ı (n=71) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“gelişimsel koçluk” ifadesine yüksek (3,440 ± 1,200) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Yardım amaçlı koçluk” ifadesine banka çalışanlarının, %4,4'ü (n=15) kesinlikle
katılmıyorum, %23,7'si (n=80) katılmıyorum, %16,6'sı (n=56) kısmen katılıyorum,
%38,2'si (n=129) katılıyorum, %17,2'si (n=58) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir.
Banka çalışanlarının “yardım amaçlı koçluk” ifadesine yüksek (3,400 ± 1,152) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Değişim koçluğu” ifadesine banka çalışanlarının, %5,0'ı (n=17) kesinlikle katılmıyorum,
%18,6'sı (n=63) katılmıyorum, %20,4'ü (n=69) kısmen katılıyorum, %36,4'ü (n=123)
katılıyorum, %19,5'i (n=66) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“değişim koçluğu” ifadesine yüksek (3,470 ± 1,148) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Kariyer koçluğu” ifadesine banka çalışanlarının, %3,8'i (n=13) kesinlikle katılmıyorum,
%16,0'ı (n=54) katılmıyorum, %22,2'si (n=75) kısmen katılıyorum, %35,5'i (n=120)
katılıyorum, %22,5'i (n=76) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“kariyer koçluğu” ifadesine yüksek (3,570 ± 1,118) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Performans
koçluğu”
ifadesine
banka
çalışanlarının,
%5,0'ı
(n=17)
kesinlikle
katılmıyorum, %11,5'i (n=39) katılmıyorum, %21,0'ı (n=71) kısmen katılıyorum, %40,5'i
(n=137) katılıyorum, %21,9'u (n=74) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “performans koçluğu” ifadesine yüksek (3,630 ± 1,099) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“Mentorluk (danışmanlık, rol modeli)” ifadesine banka çalışanlarının, %4,1'i (n=14)
kesinlikle katılmıyorum, %12,1'i (n=41) katılmıyorum, %22,5'i
(n=76) kısmen
katılıyorum, %37,9'u (n=128) katılıyorum, %23,4'ü (n=79) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “mentorluk (danışmanlık, rol modeli)” ifadesine yüksek
(3,640 ± 1,092) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
63
4.2.4. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Zaman Yönetimi” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Zaman Yönetimi” ile ilgili ifadelere verdiği
cevapların dağılımları Tablo 18’de görülmektedir.
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 18. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Zaman Yönetimi” İle İlgili İfadelere
Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Zaman Planlama
18
5,3
32
9,5
113
33,4
120
35,5
55
16,3
3,480
1,043
Zaman Değerlendirme
Yöntemleri
18
5,3
37
10,9
115
34,0
113
33,4
55
16,3
3,440
1,055
Aktivite Mekanizmasının
Analizi
13
3,8
42
12,4
139
41,1
94
27,8
50
14,8
3,370
1,006
Zaman Tuzakları
24
7,1
38
11,2
115
34,0
108
32,0
53
15,7
3,380
1,097
Zaman Yönetimi
Yaklaşımları
17
5,0
36
10,7
121
35,8
115
34,0
49
14,5
3,420
1,026
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Zaman Yönetimi” ile ilgili ifadelere verdiği
cevaplar incelendiğinde;
“Zaman planlama” ifadesine banka çalışanlarının, %5,3'ü (n=18) kesinlikle katılmıyorum,
%9,5'i (n=32) katılmıyorum, %33,4'ü (n=113) kısmen katılıyorum, %35,5'i (n=120)
katılıyorum, %16,3'ü (n=55) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“zaman planlama” ifadesine yüksek (3,480 ± 1,043) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Zaman değerlendirme yöntemleri” ifadesine banka çalışanlarının, %5,3'ü (n=18)
kesinlikle katılmıyorum, %10,9'u (n=37) katılmıyorum, %34,0'ı (n=115) kısmen
katılıyorum, %33,4'ü (n=113) katılıyorum, %16,3'ü (n=55) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “zaman değerlendirme yöntemleri” ifadesine yüksek (3,440
± 1,055) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Aktivite mekanizmasının analizi” ifadesine banka çalışanlarının, %3,8'i (n=13) kesinlikle
katılmıyorum, %12,4'ü (n=42) katılmıyorum, %41,1'i (n=139) kısmen katılıyorum, %27,8'i
(n=94) katılıyorum, %14,8'i (n=50) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
64
çalışanlarının “aktivite mekanizmasının analizi” ifadesine orta (3,370 ± 1,006) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Zaman tuzakları” ifadesine banka çalışanlarının, %7,1'i (n=24) kesinlikle katılmıyorum,
%11,2'si (n=38) katılmıyorum, %34,0'ı (n=115) kısmen katılıyorum, %32,0'ı (n=108)
katılıyorum, %15,7'si (n=53) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“zaman tuzakları” ifadesine orta (3,380 ± 1,097) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Zaman yönetimi yaklaşımları” ifadesine banka çalışanlarının, %5,0'ı (n=17) kesinlikle
katılmıyorum, %10,7'si (n=36) katılmıyorum, %35,8'i (n=121) kısmen katılıyorum,
%34,0'ı (n=115) katılıyorum, %14,5'i (n=49) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir.
Banka çalışanlarının “zaman yönetimi yaklaşımları” ifadesine yüksek (3,420 ± 1,026)
düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
4.2.5. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Muhasebe” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Muhasebe” ile ilgili ifadelere verdiği cevapların
dağılımları Tablo 19’da görülmektedir.
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 19. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Muhasebe” İle İlgili İfadelere
Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
Muhasebe İlkeleri, Temel
Varsayımlar ve Muhasebe
Standartları
43
12,7
48
14,2
82
24,3
101
29,9
64
18,9 3,280 1,278
Tek Düzen Hesabı
44
13,0
58
17,2
93
27,5
75
22,2
68
20,1 3,190 1,299
Yabancı Para
Muhasebeleştirilmesi
45
13,3
37
10,9
88
26,0
92
27,2
76
22,5 3,350 1,303
Dönen Değerler
47
13,9
35
10,4
82
24,3
96
28,4
78
23,1 3,360 1,319
Krediler
42
12,4
37
10,9
91
26,9
91
26,9
77
22,8 3,370 1,287
Yatırım Amaçlı Değerler ve
Diğer Aktifler
40
11,8
31
9,2
79
23,4
105
31,1
83
24,6 3,470 1,280
Mevduat ve Diğer Yabancı
Kaynaklar
42
12,4
35
10,4
75
22,2
116
34,3
70
20,7 3,410 1,270
Öz Kaynaklar
43
12,7
41
12,1
68
20,1
124
36,7
62
18,3 3,360 1,268
65
%
Ort
Ss
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 20 (Devam). Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Muhasebe” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
Gelir Gider Hesapları
50
14,8
37
10,9
73
21,6
120
35,5
58
17,2 3,290 1,289
%
Ort
Ss
Bilanço Dışı Hesaplar
45
13,3
47
13,9
70
20,7
120
35,5
56
16,6 3,280 1,271
Dış Ticaret İşlemlerinin
Muhasebeleştirilmesi
48
14,2
30
8,9
75
22,2
110
32,5
75
22,2 3,400 1,311
Türev ürünlerin
Muhasebeleştirilmesi
43
12,7
41
12,1
78
23,1
110
32,5
66
19,5 3,340 1,275
Enflasyon Muhasebesi
43
12,7
33
9,8
81
24,0
104
30,8
77
22,8 3,410 1,289
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Muhasebe” ile ilgili ifadelere verdiği cevaplar
incelendiğinde;
“Muhasebe ilkeleri, temel varsayımlar ve muhasebe standartları” ifadesine banka
çalışanlarının, %12,7'si (n=43) kesinlikle katılmıyorum, %14,2'si (n=48) katılmıyorum,
%24,3'ü (n=82) kısmen katılıyorum, %29,9'u (n=101) katılıyorum, %18,9'u (n=64)
kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının “muhasebe ilkeleri, temel
varsayımlar ve muhasebe standartları” ifadesine orta (3,280 ± 1,278) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“Tek düzen hesabı” ifadesine banka çalışanlarının, %13,0'ı (n=44) kesinlikle
katılmıyorum, %17,2'si (n=58) katılmıyorum, %27,5'i (n=93) kısmen katılıyorum, %22,2'si
(n=75) katılıyorum, %20,1'i (n=68) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “tek düzen hesabı” ifadesine orta (3,190 ± 1,299) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“Yabancı para muhasebeleştirilmesi” ifadesine banka çalışanlarının, %13,3'ü (n=45)
kesinlikle katılmıyorum, %10,9'u (n=37) katılmıyorum, %26,0'ı (n=88) kısmen
katılıyorum, %27,2'si (n=92) katılıyorum, %22,5'i (n=76) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “yabancı para muhasebeleştirilmesi” ifadesine orta (3,350 ±
1,303) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Dönen değerler” ifadesine banka çalışanlarının, %13,9'u (n=47) kesinlikle katılmıyorum,
%10,4'ü (n=35) katılmıyorum, %24,3'ü (n=82) kısmen katılıyorum, %28,4'ü (n=96)
66
katılıyorum, %23,1'i (n=78) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“dönen değerler” ifadesine orta (3,360 ± 1,319) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Krediler” ifadesine banka çalışanlarının, %12,4'ü (n=42) kesinlikle katılmıyorum,
%10,9'u (n=37) katılmıyorum, %26,9'u (n=91) kısmen katılıyorum, %26,9'u (n=91)
katılıyorum, %22,8'i (n=77) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“krediler” ifadesine orta (3,370 ± 1,287) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Yatırım amaçlı değerler ve diğer aktifler” ifadesine banka çalışanlarının, %11,8'i (n=40)
kesinlikle katılmıyorum, %9,2'si (n=31) katılmıyorum, %23,4'ü (n=79) kısmen
katılıyorum, %31,1'i (n=105) katılıyorum, %24,6'sı (n=83) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “yatırım amaçlı değerler ve diğer aktifler” ifadesine yüksek
(3,470 ± 1,280) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Mevduat ve diğer yabancı kaynaklar” ifadesine banka çalışanlarının, %12,4'ü (n=42)
kesinlikle katılmıyorum, %10,4'ü (n=35) katılmıyorum, %22,2'si (n=75) kısmen
katılıyorum, %34,3'ü (n=116) katılıyorum, %20,7'si (n=70) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “mevduat ve diğer yabancı kaynaklar” ifadesine yüksek
(3,410 ± 1,270) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Öz kaynaklar” ifadesine banka çalışanlarının, %12,7'si (n=43) kesinlikle katılmıyorum,
%12,1'i (n=41) katılmıyorum, %20,1'i (n=68) kısmen katılıyorum, %36,7'si (n=124)
katılıyorum, %18,3'ü (n=62) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“öz kaynaklar” ifadesine orta (3,360 ± 1,268) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Gelir gider hesapları” ifadesine banka çalışanlarının, %14,8'i (n=50) kesinlikle
katılmıyorum, %10,9'u (n=37) katılmıyorum, %21,6'sı (n=73) kısmen katılıyorum, %35,5'i
(n=120) katılıyorum, %17,2'si (n=58) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “gelir gider hesapları” ifadesine orta (3,290 ± 1,289) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“Bilanço dışı hesaplar” ifadesine banka çalışanlarının, %13,3'ü (n=45) kesinlikle
katılmıyorum, %13,9'u (n=47) katılmıyorum, %20,7'si (n=70) kısmen katılıyorum, %35,5'i
(n=120) katılıyorum, %16,6'sı (n=56) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “bilanço dışı hesaplar” ifadesine orta (3,280 ± 1,271) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi” ifadesine banka çalışanlarının, %14,2'si
(n=48) kesinlikle katılmıyorum, %8,9'u (n=30) katılmıyorum, %22,2'si (n=75) kısmen
67
katılıyorum, %32,5'i (n=110) katılıyorum, %22,2'si (n=75) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi” ifadesine
yüksek (3,400 ± 1,311) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Türev ürünlerin muhasebeleştirilmesi” ifadesine banka çalışanlarının, %12,7'si (n=43)
kesinlikle katılmıyorum, %12,1'i (n=41) katılmıyorum, %23,1'i
(n=78) kısmen
katılıyorum, %32,5'i (n=110) katılıyorum, %19,5'i (n=66) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “türev ürünlerin muhasebeleştirilmesi” ifadesine orta (3,340
± 1,275) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Enflasyon muhasebesi” ifadesine banka çalışanlarının, %12,7'si (n=43) kesinlikle
katılmıyorum, %9,8'i (n=33) katılmıyorum, %24,0'ı (n=81) kısmen katılıyorum, %30,8'i
(n=104) katılıyorum, %22,8'i (n=77) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “enflasyon muhasebesi” ifadesine yüksek (3,410 ± 1,289) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
4.2.6. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Bilgisayar Bilgisi” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Bilgisayar Bilgisi” ile ilgili ifadelere verdiği
cevapların dağılımları Tablo 20’de görülmektedir.
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 21. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Bilgisayar Bilgisi” İle İlgili İfadelere
Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Bilgisayar Ana Birimleri
56
16,6
71
21,0
87
25,7
78
23,1
46
13,6
2,960
1,285
İşletim Sistemi
55
16,3
65
19,2
98
29,0
68
20,1
52
15,4
2,990
1,290
Ofis Uygulamaları (Word,
Excel, Powerpoint)
56
16,6
62
18,3
60
17,8
97
28,7
63
18,6
3,140
1,365
E-posta ve Kişisel İletişim
Yönetimi
55
16,3
61
18,0
73
21,6
91
26,9
58
17,2
3,110
1,335
Bankacılık Yazılımları
43
12,7
57
16,9
64
18,9
104
30,8
70
20,7
3,300
1,315
68
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Bilgisayar Bilgisi” ile ilgili ifadelere verdiği
cevaplar incelendiğinde;
“Bilgisayar ana birimleri” ifadesine banka çalışanlarının, %16,6'sı (n=56) kesinlikle
katılmıyorum, %21,0'ı (n=71) katılmıyorum, %25,7'si (n=87) kısmen katılıyorum, %23,1'i
(n=78) katılıyorum, %13,6'sı (n=46) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “bilgisayar ana birimleri” ifadesine orta (2,960 ± 1,285) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“İşletim sistemi” ifadesine banka çalışanlarının, %16,3'ü (n=55) kesinlikle katılmıyorum,
%19,2'si (n=65) katılmıyorum, %29,0'ı (n=98) kısmen katılıyorum, %20,1'i (n=68)
katılıyorum, %15,4'ü (n=52) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“işletim sistemi” ifadesine orta (2,990 ± 1,290) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Ofis uygulamaları (word, excel, powerpoint)” ifadesine banka çalışanlarının, %16,6'sı
(n=56) kesinlikle katılmıyorum, %18,3'ü (n=62) katılmıyorum, %17,8'i (n=60) kısmen
katılıyorum, %28,7'si (n=97) katılıyorum, %18,6'sı (n=63) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “ofis uygulamaları (word, excel, powerpoint)” ifadesine
orta (3,140 ± 1,365) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“E-posta ve kişisel iletişim yönetimi” ifadesine banka çalışanlarının, %16,3'ü (n=55)
kesinlikle katılmıyorum, %18,0'ı (n=61) katılmıyorum, %21,6'sı (n=73) kısmen
katılıyorum, %26,9'u (n=91) katılıyorum, %17,2'si (n=58) kesinlikle katılıyorum yanıtını
vermiştir. Banka çalışanlarının “e-posta ve kişisel iletişim yönetimi” ifadesine orta (3,110
± 1,335) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Bankacılık yazılımları” ifadesine banka çalışanlarının, %12,7'si (n=43) kesinlikle
katılmıyorum, %16,9'u (n=57) katılmıyorum, %18,9'u (n=64) kısmen katılıyorum, %30,8'i
(n=104) katılıyorum, %20,7'si (n=70) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “bankacılık yazılımları” ifadesine orta (3,300 ± 1,315) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
4.2.7. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Pazarlama ve Rekabet” İle
İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Pazarlama ve Rekabet” ile ilgili ifadelere verdiği
cevapların dağılımları Tablo 21’de görülmektedir.
69
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyoru
m
Kesinlikle
Katılmıyoru
m
Tablo 22. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Pazarlama ve Rekabet” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Pazarlama ve Rekabet
Stratejisi
13
3,8
48
14,2
93
27,5
105
31,1
79
23,4
3,560
1,110
Pazarlama Bilgi Sistemleri
13
3,8
54
16,0
96
28,4
104
30,8
71
21,0
3,490
1,106
Crm - Müşteri İlişkileri
Yönetimi
14
4,1
41
12,1
89
26,3
115
34,0
79
23,4
3,600
1,096
Pazarlama İletişimi
16
4,7
34
10,1
91
26,9
114
33,7
83
24,6
3,630
1,101
Hizmet Pazarlaması
15
4,4
39
11,5
90
26,6
117
34,6
77
22,8
3,600
1,094
İlişki Pazarlama
12
3,6
48
14,2
76
22,5
118
34,9
84
24,9
3,630
1,109
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Pazarlama ve Rekabet” ile ilgili ifadelere verdiği
cevaplar incelendiğinde;
“Pazarlama ve rekabet stratejisi” ifadesine banka çalışanlarının, %3,8'i (n=13) kesinlikle
katılmıyorum, %14,2'si (n=48) katılmıyorum, %27,5'i (n=93) kısmen katılıyorum, %31,1'i
(n=105) katılıyorum, %23,4'ü (n=79) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “pazarlama ve rekabet stratejisi” ifadesine yüksek (3,560 ± 1,110) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Pazarlama bilgi sistemleri” ifadesine banka çalışanlarının, %3,8'i (n=13) kesinlikle
katılmıyorum, %16,0'ı (n=54) katılmıyorum, %28,4'ü (n=96) kısmen katılıyorum, %30,8'i
(n=104) katılıyorum, %21,0'ı (n=71) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “pazarlama bilgi sistemleri” ifadesine yüksek (3,490 ± 1,106) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Crm - müşteri ilişkileri yönetimi” ifadesine banka çalışanlarının, %4,1'i (n=14) kesinlikle
katılmıyorum, %12,1'i (n=41) katılmıyorum, %26,3'ü (n=89) kısmen katılıyorum, %34,0'ı
(n=115) katılıyorum, %23,4'ü (n=79) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “crm - müşteri ilişkileri yönetimi” ifadesine yüksek (3,600 ± 1,096) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Pazarlama
iletişimi”
ifadesine
banka
çalışanlarının,
%4,7'si
(n=16)
kesinlikle
katılmıyorum, %10,1'i (n=34) katılmıyorum, %26,9'u (n=91) kısmen katılıyorum, %33,7'si
(n=114) katılıyorum, %24,6'sı (n=83) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
70
çalışanlarının “pazarlama iletişimi” ifadesine yüksek (3,630 ± 1,101) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“Hizmet pazarlaması”
ifadesine banka çalışanlarının,
%4,4'ü
(n=15) kesinlikle
katılmıyorum, %11,5'i (n=39) katılmıyorum, %26,6'sı (n=90) kısmen katılıyorum, %34,6'sı
(n=117) katılıyorum, %22,8'i (n=77) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “hizmet pazarlaması” ifadesine yüksek (3,600 ± 1,094) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“İlişki pazarlama” ifadesine banka çalışanlarının, %3,6'sı (n=12) kesinlikle katılmıyorum,
%14,2'si (n=48) katılmıyorum, %22,5'i (n=76) kısmen katılıyorum, %34,9'u (n=118)
katılıyorum, %24,9'u (n=84) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“ilişki pazarlama” ifadesine yüksek (3,630 ± 1,109) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
4.2.8. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “İletişim-Diksiyon-Fonotik”
İle İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “İletişim-Diksiyon-Fonotik” ile ilgili ifadelere
verdiği cevapların dağılımları Tablo 22’de görülmektedir.
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 23. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “İletişim-Diksiyon-Fonotik” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Dil ve Ses Tekniği, İletme
Gücü
28
8,3
38
11,2
89
26,3
123
36,4
60
17,8
3,440
1,152
Kelime ve Söz Noktaları
27
8,0
43
12,7
79
23,4
133
39,3
56
16,6
3,440
1,147
Beden Dili
21
6,2
42
12,4
102
30,2
106
31,4
67
19,8
3,460
1,127
Etkili İletişim Teknikleri
20
5,9
42
12,4
88
26,0
128
37,9
60
17,8
3,490
1,101
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “İletişim-Diksiyon-Fonotik” ile ilgili ifadelere
verdiği cevaplar incelendiğinde;
“Dil ve ses tekniği, iletme gücü” ifadesine banka çalışanlarının, %8,3'ü (n=28) kesinlikle
katılmıyorum, %11,2'si (n=38) katılmıyorum, %26,3'ü (n=89) kısmen katılıyorum, %36,4'ü
(n=123) katılıyorum, %17,8'i (n=60) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
71
çalışanlarının “dil ve ses tekniği, iletme gücü” ifadesine yüksek (3,440 ± 1,152) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Kelime ve söz noktaları” ifadesine banka çalışanlarının, %8,0'ı (n=27) kesinlikle
katılmıyorum, %12,7'si (n=43) katılmıyorum, %23,4'ü (n=79) kısmen katılıyorum, %39,3'ü
(n=133) katılıyorum, %16,6'sı (n=56) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “kelime ve söz noktaları” ifadesine yüksek (3,440 ± 1,147) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Beden dili” ifadesine banka çalışanlarının, %6,2'si (n=21) kesinlikle katılmıyorum,
%12,4'ü (n=42) katılmıyorum, %30,2'si (n=102) kısmen katılıyorum, %31,4'ü (n=106)
katılıyorum, %19,8'i (n=67) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“beden dili” ifadesine yüksek (3,460 ± 1,127) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Etkili iletişim teknikleri” ifadesine banka çalışanlarının, %5,9'u (n=20) kesinlikle
katılmıyorum, %12,4'ü (n=42) katılmıyorum, %26,0'ı (n=88) kısmen katılıyorum, %37,9'u
(n=128) katılıyorum, %17,8'i (n=60) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “etkili iletişim teknikleri” ifadesine yüksek (3,490 ± 1,101) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
4.2.9. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Yatırım Danışmanlığı” İle
İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Yatırım Danışmanlığı” ile ilgili ifadelere verdiği
cevapların dağılımları Tablo 23’de görülmektedir.
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 24. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Yatırım Danışmanlığı” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Yatırım Fonları
22
6,5
44
13,0
84
24,9
125
37,0
63
18,6
3,480
1,130
Elektronik Platformlar
26
7,7
44
13,0
103
30,5
103
30,5
62
18,3
3,390
1,153
Portföy Yönetimi
15
4,4
45
13,3
89
26,3
123
36,4
66
19,5
3,530
1,084
Kurumsal Finansman
19
5,6
45
13,3
91
26,9
111
32,8
72
21,3
3,510
1,133
Araştırma Hizmetleri
20
5,9
47
13,9
100
29,6
105
31,1
66
19,5
3,440
1,129
Sözleşme ve Hukuki
İşlemler
17
5,0
45
13,3
95
28,1
102
30,2
79
23,4
3,540
1,135
72
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Yatırım Danışmanlığı” ile ilgili ifadelere verdiği
cevaplar incelendiğinde;
“Yatırım fonları” ifadesine banka çalışanlarının, %6,5'i (n=22) kesinlikle katılmıyorum,
%13,0'ı (n=44) katılmıyorum, %24,9'u (n=84) kısmen katılıyorum, %37,0'ı (n=125)
katılıyorum, %18,6'sı (n=63) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“yatırım fonları” ifadesine yüksek (3,480 ± 1,130) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Elektronik platformlar” ifadesine banka çalışanlarının, %7,7'si (n=26) kesinlikle
katılmıyorum, %13,0'ı (n=44) katılmıyorum, %30,5'i (n=103) kısmen katılıyorum, %30,5'i
(n=103) katılıyorum, %18,3'ü (n=62) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “elektronik platformlar” ifadesine orta (3,390 ± 1,153) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“Portföy yönetimi” ifadesine banka çalışanlarının, %4,4'ü (n=15) kesinlikle katılmıyorum,
%13,3'ü (n=45) katılmıyorum, %26,3'ü (n=89) kısmen katılıyorum, %36,4'ü (n=123)
katılıyorum, %19,5'i (n=66) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“portföy yönetimi” ifadesine yüksek (3,530 ± 1,084) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Kurumsal finansman” ifadesine banka çalışanlarının, %5,6'sı (n=19) kesinlikle
katılmıyorum, %13,3'ü (n=45) katılmıyorum, %26,9'u (n=91) kısmen katılıyorum, %32,8'i
(n=111) katılıyorum, %21,3'ü (n=72) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “kurumsal finansman” ifadesine yüksek (3,510 ± 1,133) düzeyde katıldıkları
saptanmıştır.
“Araştırma hizmetleri” ifadesine banka çalışanlarının, %5,9'u (n=20) kesinlikle
katılmıyorum, %13,9'u (n=47) katılmıyorum, %29,6'sı (n=100) kısmen katılıyorum,
%31,1'i (n=105) katılıyorum, %19,5'i (n=66) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir.
Banka çalışanlarının “araştırma hizmetleri” ifadesine yüksek (3,440 ± 1,129) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Sözleşme ve hukuki işlemler” ifadesine banka çalışanlarının, %5,0'ı (n=17) kesinlikle
katılmıyorum, %13,3'ü (n=45) katılmıyorum, %28,1'i (n=95) kısmen katılıyorum, %30,2'si
(n=102) katılıyorum, %23,4'ü (n=79) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “sözleşme ve hukuki işlemler” ifadesine yüksek (3,540 ± 1,135) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
73
4.2.10. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Stratejik Planlama” İle
İlgili İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Stratejik Planlama” ile ilgili ifadelere verdiği
cevapların dağılımları Tablo 24’de görülmektedir.
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 25. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Stratejik Planlama” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Stratejik Planlama Süreci
20
5,9
46
13,6
109
32,2
128
37,9
35
10,4
3,330
1,029
İç ve Dış Çevre, Rakip
Analizi
25
7,4
43
12,7
108
32,0
127
37,6
35
10,4
3,310
1,059
Durum Analizi
22
6,5
37
10,9
121
35,8
116
34,3
42
12,4
3,350
1,044
Vizyon, Misyon
28
8,3
49
14,5
108
32,0
106
31,4
47
13,9
3,280
1,127
Stratejik Amaçlar ve
Hedefler
28
8,3
49
14,5
94
27,8
112
33,1
55
16,3
3,350
1,159
Politikalar
26
7,7
42
12,4
109
32,2
110
32,5
51
15,1
3,350
1,115
Strateji Oluşturma
26
7,7
46
13,6
113
33,4
94
27,8
59
17,5
3,340
1,145
İzleme ve Değerlendirme
25
7,4
41
12,1
111
32,8
107
31,7
54
16,0
3,370
1,114
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Stratejik Planlama” ile ilgili ifadelere verdiği
cevaplar incelendiğinde;
“Stratejik planlama süreci” ifadesine banka çalışanlarının, %5,9'u (n=20) kesinlikle
katılmıyorum, %13,6'sı (n=46) katılmıyorum, %32,2'si (n=109) kısmen katılıyorum,
%37,9'u (n=128) katılıyorum, %10,4'ü (n=35) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir.
Banka çalışanlarının “stratejik planlama süreci” ifadesine orta (3,330 ± 1,029) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“İç ve dış çevre, rakip analizi” ifadesine banka çalışanlarının, %7,4'ü (n=25) kesinlikle
katılmıyorum, %12,7'si (n=43) katılmıyorum, %32,0'ı (n=108) kısmen katılıyorum,
%37,6'sı (n=127) katılıyorum, %10,4'ü (n=35) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir.
Banka çalışanlarının “iç ve dış çevre, rakip analizi” ifadesine orta (3,310 ± 1,059) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
74
“Durum analizi” ifadesine banka çalışanlarının, %6,5'i (n=22) kesinlikle katılmıyorum,
%10,9'u (n=37) katılmıyorum, %35,8'i (n=121) kısmen katılıyorum, %34,3'ü (n=116)
katılıyorum, %12,4'ü (n=42) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“durum analizi” ifadesine orta (3,350 ± 1,044) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Vizyon, misyon” ifadesine banka çalışanlarının, %8,3'ü (n=28) kesinlikle katılmıyorum,
%14,5'i (n=49) katılmıyorum, %32,0'ı (n=108) kısmen katılıyorum, %31,4'ü (n=106)
katılıyorum, %13,9'u (n=47) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“vizyon, misyon” ifadesine orta (3,280 ± 1,127) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Stratejik amaçlar ve hedefler” ifadesine banka çalışanlarının, %8,3'ü (n=28) kesinlikle
katılmıyorum, %14,5'i (n=49) katılmıyorum, %27,8'i (n=94) kısmen katılıyorum, %33,1'i
(n=112) katılıyorum, %16,3'ü (n=55) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “stratejik amaçlar ve hedefler” ifadesine orta (3,350 ± 1,159) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Politikalar” ifadesine banka çalışanlarının, %7,7'si (n=26) kesinlikle katılmıyorum,
%12,4'ü (n=42) katılmıyorum, %32,2'si (n=109) kısmen katılıyorum, %32,5'i (n=110)
katılıyorum, %15,1'i (n=51) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka çalışanlarının
“politikalar” ifadesine orta (3,350 ± 1,115) düzeyde katıldıkları saptanmıştır.
“Strateji
oluşturma”
ifadesine
banka
çalışanlarının,
%7,7'si
(n=26)
kesinlikle
katılmıyorum, %13,6'sı (n=46) katılmıyorum, %33,4'ü (n=113) kısmen katılıyorum,
%27,8'i (n=94) katılıyorum, %17,5'i (n=59) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir.
Banka çalışanlarının “strateji oluşturma” ifadesine orta (3,340 ± 1,145) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“İzleme ve değerlendirme” ifadesine banka çalışanlarının, %7,4'ü (n=25) kesinlikle
katılmıyorum, %12,1'i (n=41) katılmıyorum, %32,8'i (n=111) kısmen katılıyorum,
%31,7'si (n=107) katılıyorum, %16,0'ı (n=54) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir.
Banka çalışanlarının “izleme ve değerlendirme” ifadesine orta (3,370 ± 1,114) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
75
4.2.11. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Hukuk-Mevzuat” İle İlgili
İfadelere Verdiği Cevapların Dağılımları
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Hukuk-mevzuat” ile ilgili ifadelere verdiği
cevapların dağılımları Tablo 25’de görülmektedir.
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
Kısmen
Katılıyorum
Katılmıyorum
Kesinlikle
Katılmıyorum
Tablo 26. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının “Hukuk-Mevzuat” İle İlgili İfadelere
Verdiği Cevapların Dağılımları
f
%
f
%
f
%
f
%
f
%
Ort
Ss
Yeni ve Değişen Mevzuat
Bilgisi
14
4,1
42
12,4
79
23,4
110
32,5
93
27,5
3,670
1,128
Temel Bankacılık Bilgisi
Eğitimi
41
12,1
61
18,0
88
26,0
89
26,3
59
17,5
3,190
1,263
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının “Hukuk-mevzuat” ile ilgili ifadelere verdiği
cevaplar incelendiğinde;
“Yeni ve değişen mevzuat bilgisi” ifadesine banka çalışanlarının, %4,1'i (n=14) kesinlikle
katılmıyorum, %12,4'ü (n=42) katılmıyorum, %23,4'ü (n=79) kısmen katılıyorum, %32,5'i
(n=110) katılıyorum, %27,5'i (n=93) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “yeni ve değişen mevzuat bilgisi” ifadesine yüksek (3,670 ± 1,128) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
“Temel bankacılık bilgisi eğitimi” ifadesine banka çalışanlarının, %12,1'i (n=41) kesinlikle
katılmıyorum, %18,0'ı (n=61) katılmıyorum, %26,0'ı (n=88) kısmen katılıyorum, %26,3'ü
(n=89) katılıyorum, %17,5'i (n=59) kesinlikle katılıyorum yanıtını vermiştir. Banka
çalışanlarının “temel bankacılık bilgisi eğitimi” ifadesine orta (3,190 ± 1,263) düzeyde
katıldıkları saptanmıştır.
76
4.3. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamaları
Tablo 27. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamaları
N
Ort
Ss
Min.
Max.
Takım Çalışması
338
3,372
1,017
1,000
5,000
Bankacılık Kültürü
338
3,293
1,081
1,000
5,000
Koçluk
338
3,507
1,010
1,000
5,000
Zaman Yönetimi
338
3,420
0,959
1,000
5,000
Muhasebe
338
3,347
1,176
1,000
5,000
Bilgisayar Bilgisi
338
3,101
1,202
1,000
5,000
Pazarlama ve Rekabet
338
3,586
1,028
1,000
5,000
İletişim-diksiyon-fonotik
338
3,458
1,058
1,000
5,000
Yatırım Danışmanlığı
338
3,482
1,020
1,000
5,000
Stratejik Planlama
338
3,334
1,010
1,000
5,000
Hukuk-mevzuat
338
3,429
1,063
1,000
5,000
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının eğitim ihtiyacı belirleme ölçeğinin alt ölçek
puanları ortalamaları incelendiğinde, “takım çalışması ” alt ölçeği ortalamasının orta
(3,372 ± 1,017); “bankacılık kültürü” alt ölçeği ortalamasının orta (3,293 ± 1,081);
“koçluk” alt ölçeği ortalamasının yüksek (3,507 ± 1,010); “zaman yönetimi” alt ölçeği
ortalamasının yüksek (3,420 ± 0,959); “muhasebe” alt ölçeği ortalamasının orta (3,347 ±
1,176); “bilgisayar bilgisi” alt ölçeği ortalamasının orta (3,101 ± 1,202); “pazarlama ve
rekabet” alt ölçeği ortalamasının yüksek (3,586 ± 1,028); “iletişim-diksiyon-fonotik” alt
ölçeği ortalamasının yüksek (3,458 ± 1,058); “yatırım danışmanlığı” alt ölçeği
ortalamasının yüksek (3,482 ± 1,020); “stratejik planlama” alt ölçeği ortalamasının orta
(3,334 ± 1,010); “hukuk-mevzuat” alt ölçeği ortalamasının yüksek (3,429 ± 1,063) düzeyde
olduğu görülmektedir.
77
Şekil 1. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin Alt
Ölçek Puan Ortalamaları
4.4. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Demografik Özelliklere Göre Ortalamaları
Tablo 28. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Cinsiyete Göre Ortalamaları
Takım Çalışması
Bankacılık Kültürü
Koçluk
Zaman Yönetimi
Muhasebe
Bilgisayar Bilgisi
Pazarlama ve Rekabet
İletişim-diksiyon-fonotik
Yatırım Danışmanlığı
Stratejik Planlama
Hukuk-mevzuat
Grup
Bayan
N
136
Ort
3,444
Ss
1,081
Erkek
202
3,323
0,972
Bayan
136
3,316
1,036
Erkek
202
3,277
1,112
Bayan
136
3,643
1,020
Erkek
202
3,415
0,995
Bayan
136
3,382
1,043
Erkek
202
3,445
0,901
Bayan
136
3,266
1,220
Erkek
202
3,401
1,145
Bayan
136
3,179
1,155
Erkek
202
3,048
1,233
Bayan
136
3,640
1,166
Erkek
202
3,550
0,926
Bayan
136
3,546
1,049
Erkek
202
3,399
1,063
Bayan
136
3,465
1,080
Erkek
202
3,493
0,979
Bayan
136
3,215
1,097
Erkek
202
3,414
0,941
Bayan
136
3,441
1,127
Erkek
202
3,421
1,020
78
t
1,065
p
0,287
0,329
0,742
2,047
0,041
-0,584
0,560
-1,040
0,299
0,989
0,323
0,783
0,455
1,257
0,210
-0,255
0,802
-1,782
0,085
0,173
0,863
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının koçluk puanları ortalamalarının cinsiyet
değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan
t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur
(t=2.047; p=0.041<0,05). Bayan banka çalışanlarının koçluk puanları (x=3,643), erkek
banka çalışanlarının koçluk puanlarından (x=3,415) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının takım çalışması, bankacılık kültürü, zaman
yönetimi, muhasebe, bilgisayar bilgisi, pazarlama ve rekabet, iletişim-diksiyon-fonotik,
yatırım danışmanlığı, stratejik planlama, hukuk-mevzuat puanları ortalamalarının cinsiyet
değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan
t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı
bulunmamıştır (p>0,05).
Tablo 29. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Yaşa Göre Ortalamaları
Takım Çalışması
Bankacılık Kültürü
Koçluk
Zaman Yönetimi
Muhasebe
Bilgisayar Bilgisi
Grup
N
Ort
Ss
F
p
20-30 Yaş
174
3,422
1,041
0,648
0,524
31-40 Yaş
130
3,346
0,977
41-50 Yaş
34
3,216
1,054
20-30 Yaş
174
3,371
1,033
1,275
0,281
31-40 Yaş
130
3,174
1,136
41-50 Yaş
34
3,343
1,095
20-30 Yaş
174
3,420
1,133
1,548
0,214
31-40 Yaş
130
3,626
0,826
41-50 Yaş
34
3,494
0,959
20-30 Yaş
174
3,418
0,984
0,247
0,782
31-40 Yaş
130
3,448
0,968
41-50 Yaş
34
3,318
0,806
20-30 Yaş
174
3,424
1,173
0,784
0,458
31-40 Yaş
130
3,260
1,209
41-50 Yaş
34
3,281
1,059
20-30 Yaş
174
3,018
1,214
5,029
0,007
31-40 Yaş
130
3,051
1,195
41-50 Yaş
34
3,712
1,013
79
Fark
3>1
3>2
Tablo 28 (Devam). Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Yaşa Göre Ortalamaları
Grup
Pazarlama ve Rekabet
İletişim-diksiyon-fonotik
Yatırım Danışmanlığı
Stratejik Planlama
Hukuk-mevzuat
N
Ort
Ss
20-30 Yaş
174
3,650
1,037
31-40 Yaş
130
3,524
1,030
41-50 Yaş
34
3,495
0,985
20-30 Yaş
174
3,329
1,124
31-40 Yaş
130
3,606
0,988
41-50 Yaş
34
3,552
0,902
20-30 Yaş
174
3,478
0,959
31-40 Yaş
130
3,567
1,092
41-50 Yaş
34
3,177
1,010
20-30 Yaş
174
3,334
1,042
31-40 Yaş
130
3,346
0,984
41-50 Yaş
34
3,287
0,968
20-30 Yaş
174
3,517
1,134
31-40 Yaş
130
3,277
0,986
41-50 Yaş
34
3,559
0,919
F
p
0,706
0,494
2,720
0,067
1,987
0,139
0,046
0,955
2,199
0,113
Fark
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları ortalamalarının yaş
değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan
tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel
açıdan anlamlı bulunmuştur (F=5,029; p=0,007<0.05). Farklılıkların kaynaklarını
belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır. Yaşı 41-50 yaş olan banka
çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları (3,712 ± 1,013), yaşı 20-30 yaş olan banka
çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanlarından (3,018 ± 1,214) yüksek bulunmuştur. Yaşı 4150 yaş olan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları (3,712 ± 1,013), yaşı 31-40 yaş
olan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanlarından (3,051 ± 1,195) yüksek
bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının takım çalışması, bankacılık kültürü, koçluk,
zaman yönetimi, muhasebe, pazarlama ve rekabet, iletişim-diksiyon-fonotik, yatırım
danışmanlığı, stratejik planlama, hukuk-mevzuat puanları ortalamalarının yaş değişkenine
göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü
80
varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan
anlamlı bulunmamıştır (p>0.05).
Tablo 29. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Medeni Durumuna Göre Ortalamaları
Takım Çalışması
Bankacılık Kültürü
Koçluk
Zaman Yönetimi
Muhasebe
Bilgisayar Bilgisi
Pazarlama ve Rekabet
İletişim-diksiyon-fonotik
Yatırım Danışmanlığı
Stratejik Planlama
Hukuk-mevzuat
Grup
N
Ort
Ss
t
p
Evli
212
3,351
1,068
-0,496
0,620
Bekar
126
3,407
0,929
Evli
212
3,252
1,029
-0,905
0,366
Bekar
126
3,362
1,163
Evli
212
3,585
0,896
1,856
0,084
Bekar
126
3,375
1,170
Evli
212
3,482
0,939
1,558
0,120
Bekar
126
3,314
0,987
Evli
212
3,378
1,155
0,641
0,522
Bekar
126
3,294
1,212
Evli
212
3,204
1,155
2,057
0,041
Bekar
126
2,927
1,263
Evli
212
3,561
1,044
-0,578
0,563
Bekar
126
3,628
1,004
Evli
212
3,528
0,980
1,592
0,112
Bekar
126
3,339
1,172
Evli
212
3,517
1,013
0,831
0,407
Bekar
126
3,422
1,033
Evli
212
3,350
0,980
0,370
0,711
Bekar
126
3,308
1,062
Evli
212
3,337
0,963
-2,068
0,052
Bekar
126
3,583
1,201
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları ortalamalarının medeni
durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla
yapılan t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı
bulunmuştur (t=2.057; p=0.041<0,05). Evli banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları
(x=3,204), bekâr banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanlarından (x=2,927) yüksek
bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının takım çalışması, bankacılık kültürü, koçluk,
zaman yönetimi, muhasebe, pazarlama ve rekabet, iletişim-diksiyon-fonotik, yatırım
danışmanlığı, stratejik planlama, hukuk-mevzuat puanları ortalamalarının medeni durumu
değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan
81
t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı
bulunmamıştır (p>0,05).
Tablo 30. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Eğitim Durumuna Göre Ortalamaları
Takım Çalışması
Bankacılık Kültürü
Koçluk
Zaman Yönetimi
Muhasebe
Bilgisayar Bilgisi
Pazarlama ve Rekabet
İletişim-diksiyon-fonotik
Yatırım Danışmanlığı
Stratejik Planlama
Hukuk-mevzuat
Grup
N
Ort
Ss
t
p
Lisans Mezunu
261
3,419
0,981
1,571
0,117
Lisansüstü Mezunu
77
3,212
1,124
Lisans Mezunu
261
3,268
1,106
-0,763
0,446
Lisansüstü Mezunu
77
3,375
0,994
Lisans Mezunu
261
3,572
0,976
2,210
0,028
Lisansüstü Mezunu
77
3,284
1,096
Lisans Mezunu
261
3,469
0,933
1,749
0,081
Lisansüstü Mezunu
77
3,252
1,034
Lisans Mezunu
261
3,314
1,152
-0,940
0,348
Lisansüstü Mezunu
77
3,458
1,252
Lisans Mezunu
261
3,189
1,167
2,494
0,013
Lisansüstü Mezunu
77
2,803
1,279
Lisans Mezunu
261
3,647
1,019
2,003
0,046
Lisansüstü Mezunu
77
3,381
1,040
Lisans Mezunu
261
3,504
0,992
1,474
0,196
Lisansüstü Mezunu
77
3,302
1,251
Lisans Mezunu
261
3,453
1,005
-0,963
0,336
Lisansüstü Mezunu
77
3,580
1,070
Lisans Mezunu
261
3,361
1,016
0,910
0,363
Lisansüstü Mezunu
77
3,242
0,991
Lisans Mezunu
261
3,467
1,048
1,225
0,221
Lisansüstü Mezunu
77
3,299
1,110
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının koçluk puanları ortalamalarının eğitim durumu
değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan
t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur
(t=2.210; p=0.028<0,05). Lisans mezunu banka çalışanlarının koçluk puanları (x=3,572),
lisansüstü mezunu banka çalışanlarının
koçluk
puanlarından (x=3,284)
yüksek
bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları ortalamalarının eğitim
durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla
yapılan t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı
bulunmuştur(t=2.494; p=0.013<0,05). Lisans mezunu banka çalışanlarının bilgisayar
82
bilgisi puanları (x=3,189), lisansüstü mezunu banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi
puanlarından (x=2,803) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanları ortalamalarının
eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan t-testi sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan
anlamlı bulunmuştur (t=2.003; p=0.046<0,05). Lisans mezunu banka çalışanlarının
pazarlama ve rekabet puanları (x=3,647), lisansüstü mezunu banka çalışanlarının
pazarlama ve rekabet puanlarından (x=3,381) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının takım çalışması, bankacılık kültürü, zaman
yönetimi, muhasebe, iletişim-diksiyon-fonotik, yatırım danışmanlığı, stratejik planlama,
hukuk-mevzuat puanları ortalamalarının eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir
farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan t-testi sonucunda grup
ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır (p>0,05).
Tablo 30. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Mesleki Deneyimine Göre Ortalamaları
Takım Çalışması
Bankacılık Kültürü
Koçluk
Zaman Yönetimi
Muhasebe
Bilgisayar Bilgisi
Grup
1-5 Yıl
6-10 Yıl
11-15 Yıl
16 ve üzeri Yıl
1-5 Yıl
6-10 Yıl
11-15 Yıl
16 ve üzeri Yıl
1-5 Yıl
6-10 Yıl
11-15 Yıl
16 ve üzeri Yıl
1-5 Yıl
6-10 Yıl
11-15 Yıl
16 ve üzeri Yıl
1-5 Yıl
6-10 Yıl
11-15 Yıl
16 ve üzeri Yıl
1-5 Yıl
6-10 Yıl
11-15 Yıl
16 ve üzeri Yıl
N
143
129
31
35
143
129
31
35
143
129
31
35
143
129
31
35
143
129
31
35
143
129
31
35
83
Ort
3,259
3,509
3,215
3,467
3,235
3,445
2,692
3,495
3,185
3,866
3,326
3,657
3,316
3,633
2,781
3,623
3,291
3,494
2,926
3,407
2,884
3,209
3,142
3,549
Ss
0,954
1,028
1,153
1,070
1,096
0,934
1,426
1,002
1,068
0,842
1,049
0,856
0,968
0,884
1,019
0,847
1,193
1,126
1,247
1,158
1,216
1,129
1,271
1,214
F
1,730
p
0,161
Fark
4,750
0,003
1>3
2>3
4>3
11,911
0,000
2>1
4>1
2>3
8,284
0,000
2>1
1>3
2>3
4>3
2,158
0,093
3,614
0,014
4>1
Tablo 31 (Devam). Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Mesleki Deneyimine Göre Ortalamaları
Pazarlama ve Rekabet
İletişim-diksiyon-fonotik
Yatırım Danışmanlığı
Stratejik Planlama
Hukuk-mevzuat
Grup
N
Ort
Ss
F
1-5 Yıl
143
6-10 Yıl
p
Fark
3,478
1,050
7,754
0,000
129
3,854
0,917
11-15 Yıl
31
2,957
1,083
2>1
1>3
2>3
4>3
16 ve üzeri Yıl
35
3,600
0,999
1-5 Yıl
143
3,149
1,126
13,163
0,000
6-10 Yıl
129
3,851
0,903
2>1
2>3
11-15 Yıl
31
3,048
1,030
16 ve üzeri Yıl
35
3,636
0,791
1-5 Yıl
143
3,365
0,996
8,812
0,000
6-10 Yıl
129
3,746
0,941
11-15 Yıl
31
2,801
1,161
2>1
1>3
2>3
4>3
16 ve üzeri Yıl
35
3,591
0,940
1-5 Yıl
143
3,183
1,113
3,737
0,011
2>1
6-10 Yıl
129
3,526
0,849
11-15 Yıl
31
3,061
1,026
16 ve üzeri Yıl
35
3,486
0,979
1-5 Yıl
143
3,367
1,143
2,420
0,066
6-10 Yıl
129
3,500
0,942
11-15 Yıl
31
3,081
1,285
16 ve üzeri Yıl
35
3,729
0,843
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının bankacılık kültürü puanları ortalamalarının
mesleki deneyimi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=4,750; p=0,003<0.05).
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının bankacılık kültürü puanları (3,235 ±
1,096), mesleki deneyimi 11-15 yıl olan banka çalışanlarının bankacılık kültürü
puanlarından (2,692 ± 1,426) yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan banka
çalışanlarının bankacılık kültürü puanları (3,445 ± 0,934), mesleki deneyimi 11-15 yıl olan
banka çalışanlarının bankacılık kültürü puanlarından (2,692 ± 1,426) yüksek bulunmuştur.
Mesleki deneyimi 16 ve üzeri yıl olan banka çalışanlarının bankacılık kültürü puanları
(3,495 ± 1,002),mesleki deneyimi 11-15 yıl olan banka çalışanlarının bankacılık kültürü
puanlarından (2,692 ± 1,426) yüksek bulunmuştur.
84
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının koçluk puanları ortalamalarının mesleki deneyimi
değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan
tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel
açıdan anlamlı bulunmuştur (F=11,911; p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını
belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır. Mesleki deneyimi 6-10 yıl
olan banka çalışanlarının koçluk puanları (3,866 ± 0,842), mesleki deneyimi 1-5 yıl olan
banka çalışanlarının koçluk puanlarından (3,185 ± 1,068) yüksek bulunmuştur. Mesleki
deneyimi 16 ve üzeri yıl olan banka çalışanlarının koçluk puanları (3,657 ± 0,856), mesleki
deneyimi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının koçluk puanlarından (3,185 ± 1,068) yüksek
bulunmuştur. Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının koçluk puanları (3,866 ±
0,842), mesleki deneyimi 11-15 yıl olan banka çalışanlarının koçluk puanlarından (3,326 ±
1,049) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanları ortalamalarının mesleki
deneyimi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (F=8,284; p=0,000<0.05).
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanları (3,633 ±
0,884), mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanlarından
(3,316 ± 0,968) yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının
zaman yönetimi puanları (3,316 ± 0,968), mesleki deneyimi 11-15 yıl olan banka
çalışanlarının zaman yönetimi puanlarından (2,781 ± 1,019) yüksek bulunmuştur. Mesleki
deneyimi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanları (3,633 ± 0,884),
mesleki deneyimi 11-15 yıl olan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanlarından (2,781
± 1,019) yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 16 ve üzeri yıl olan banka çalışanlarının
zaman yönetimi puanları (3,623 ± 0,847), mesleki deneyimi 11-15 yıl olan banka
çalışanlarının zaman yönetimi puanlarından (2,781 ± 1,019) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları ortalamalarının mesleki
deneyimi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=3,614; p=0,014<0.05).
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Mesleki deneyimi 16 ve üzeri yıl olan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları
85
(3,549 ± 1,214), mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi
puanlarından (2,884 ± 1,216) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanları ortalamalarının
mesleki deneyimi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (F=7,754; p=0,000<0.05).
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanları (3,854
± 0,917), mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet
puanlarından (3,478 ± 1,050) yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka
çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanları (3,478 ± 1,050), mesleki deneyimi 11-15 yıl
olan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanlarından (2,957 ± 1,083) yüksek
bulunmuştur. Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet
puanları (3,854 ± 0,917), mesleki deneyimi 11-15 yıl olan banka çalışanlarının pazarlama
ve rekabet puanlarından (2,957 ± 1,083) yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 16 ve
üzeri yıl olan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanları (3,600 ± 0,999), mesleki
deneyimi 11-15 yıl olan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanlarından (2,957 ±
1,083) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanları ortalamalarının
mesleki deneyimi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=13,163; p=0,000<0.05).
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanları
(3,851 ± 0,903), mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının iletişim-diksiyonfonotik puanlarından (3,149 ± 1,126) yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan
banka çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanları (3,851 ± 0,903), mesleki deneyimi
11-15 yıl olan banka çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanlarından (3,048 ± 1,030)
yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanları ortalamalarının
mesleki deneyimi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=8,812; p=0,000<0.05).
86
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanları (3,746 ±
0,941), mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı
puanlarından (3,365 ± 0,996) yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka
çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanları (3,365 ± 0,996), mesleki deneyimi 11-15 yıl
olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanlarından (2,801 ± 1,161) yüksek
bulunmuştur. Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı
puanları (3,746 ± 0,941), mesleki deneyimi 11-15 yıl olan banka çalışanlarının yatırım
danışmanlığı puanlarından (2,801 ± 1,161) yüksek bulunmuştur. Mesleki deneyimi 16 ve
üzeri yıl olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanları (3,591 ± 0,940), mesleki
deneyimi 11-15 yıl olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanlarından (2,801 ±
1,161) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının stratejik planlama puanları ortalamalarının
mesleki deneyimi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=3,737; p=0,011<0.05).
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Mesleki deneyimi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının stratejik planlama puanları (3,526 ±
0,849), mesleki deneyimi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının stratejik planlama puanlarından
(3,183 ± 1,113) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının takım çalışması, muhasebe, hukuk-mevzuat
puanları ortalamalarının mesleki deneyimi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır(p>0.05).
87
Tablo 32. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Kurumda Çalışma Süresine Göre Ortalamaları
Takım Çalışması
Bankacılık Kültürü
Koçluk
Zaman Yönetimi
Muhasebe
Bilgisayar Bilgisi
Pazarlama ve Rekabet
İletişim-diksiyon-fonotik
Yatırım Danışmanlığı
Stratejik Planlama
Hukuk-mevzuat
Grup
N
Ort
Ss
F
p
Fark
1-5 Yıl
192
3,412
1,004
0,526
0,592
6-10 Yıl
104
3,353
0,923
11-15 Yıl
42
3,238
1,280
1-5 Yıl
192
3,325
1,105
1,103
0,333
6-10 Yıl
104
3,326
0,909
11-15 Yıl
42
3,061
1,331
1-5 Yıl
192
3,392
1,093
5,580
0,004
2>1
6-10 Yıl
104
3,778
0,768
11-15 Yıl
42
3,360
1,034
1-5 Yıl
192
3,413
1,041
3,525
0,031
2>3
6-10 Yıl
104
3,562
0,757
11-15 Yıl
42
3,100
0,963
1-5 Yıl
192
3,385
1,221
1,373
0,255
6-10 Yıl
104
3,389
0,996
11-15 Yıl
42
3,066
1,353
1-5 Yıl
192
3,103
1,205
1,093
0,336
6-10 Yıl
104
3,004
1,049
11-15 Yıl
42
3,329
1,510
1-5 Yıl
192
3,576
1,062
1,772
0,172
6-10 Yıl
104
3,700
0,863
11-15 Yıl
42
3,349
1,214
1-5 Yıl
192
3,402
1,097
2,453
0,088
6-10 Yıl
104
3,637
0,922
11-15 Yıl
42
3,268
1,152
1-5 Yıl
192
3,454
1,016
1,265
0,284
6-10 Yıl
104
3,598
0,974
11-15 Yıl
42
3,321
1,137
1-5 Yıl
192
3,337
1,074
0,022
0,978
6-10 Yıl
104
3,341
0,814
11-15 Yıl
42
3,304
1,160
1-5 Yıl
192
3,497
1,110
2,068
0,128
6-10 Yıl
104
3,255
0,932
11-15 Yıl
42
3,548
1,120
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının koçluk puanları ortalamalarının kurumda çalışma
süresi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla
yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark
istatistiksel
açıdan
anlamlı
bulunmuştur(F=5,580;
88
p=0,004<0.05).
Farklılıkların
kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır. Kurumda
çalışma süresi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının koçluk puanları (3,778 ± 0,768), kurumda
çalışma süresi 1-5 yıl olan banka çalışanlarının koçluk puanlarından (3,392 ± 1,093)
yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanları ortalamalarının kurumda
çalışma süresi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=3,525; p=0,031<0.05).
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Kurumda çalışma süresi 6-10 yıl olan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanları (3,562
± 0,757), kurumda çalışma süresi 11-15 yıl olan banka çalışanlarının zaman yönetimi
puanlarından (3,100 ± 0,963) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının takım çalışması, bankacılık kültürü, muhasebe,
bilgisayar bilgisi, pazarlama ve rekabet, iletişim-diksiyon-fonotik, yatırım danışmanlığı,
stratejik planlama, hukuk-mevzuat puanları ortalamalarının kurumda çalışma süresi
değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan
tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel
açıdan anlamlı bulunmamıştır(p>0.05).
Tablo 31. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Daha Önce Aldığı Hizmet İçi Eğitim Sayısına Göre
Ortalamaları
Takım Çalışması
Bankacılık
Kültürü
Koçluk
Grup
N
Ort
Ss
F
p
Fark
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
3,065
1,042
5,873
0,001
1-10 Kez
139
3,595
0,931
2>1
2>4
11-20 Kez
82
3,419
0,999
21-30 Kez
45
3,089
1,106
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
2,522
1,374
20,950
0,000
1-10 Kez
139
3,645
0,883
11-20 Kez
82
3,435
0,830
2>1
3>1
4>1
2>4
21-30 Kez
45
3,178
0,876
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
2,705
1,117
23,825
0,000
1-10 Kez
139
3,803
0,861
11-20 Kez
82
3,633
0,853
2>1
3>1
4>1
21-30 Kez
45
3,642
0,871
89
Tablo 33 (Devam). Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Daha Önce Aldığı Hizmet İçi Eğitim Sayısına
Göre Ortalamaları
Zaman Yönetimi
Muhasebe
Bilgisayar
Bilgisi
Pazarlama ve
Rekabet
İletişimdiksiyon-fonotik
Yatırım
Danışmanlığı
Stratejik
Planlama
Hukuk-mevzuat
Grup
N
Ort
Ss
F
p
Fark
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
2,908
1,014
9,627
0,000
1-10 Kez
139
3,550
0,929
11-20 Kez
82
3,624
0,772
2>1
3>1
4>1
21-30 Kez
45
3,462
1,012
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
2,298
1,449
35,868
0,000
1-10 Kez
139
3,841
0,875
11-20 Kez
82
3,393
0,838
2>1
3>1
4>1
2>3
21-30 Kez
45
3,415
0,959
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
2,242
1,050
19,761
0,000
1-10 Kez
139
3,430
1,183
11-20 Kez
82
3,344
1,047
2>1
3>1
4>1
21-30 Kez
45
3,013
1,102
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
3,204
1,026
8,974
0,000
1-10 Kez
139
3,821
1,042
11-20 Kez
82
3,734
0,911
2>1
3>1
2>4
3>4
21-30 Kez
45
3,204
0,931
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
2,986
1,233
6,934
0,000
1-10 Kez
139
3,534
1,012
11-20 Kez
82
3,707
0,869
2>1
3>1
4>1
21-30 Kez
45
3,522
1,010
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
2,852
1,165
14,049
0,000
1-10 Kez
139
3,737
0,952
11-20 Kez
82
3,620
0,867
2>1
3>1
4>1
21-30 Kez
45
3,448
0,812
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
2,721
1,240
12,519
0,000
1-10 Kez
139
3,513
1,010
11-20 Kez
82
3,520
0,638
2>1
3>1
4>1
21-30 Kez
45
3,425
0,767
Hizmet İçi Eğitim Almamış
72
2,979
1,252
11,428
0,000
1-10 Kez
139
3,788
0,921
11-20 Kez
82
3,342
0,968
2>1
2>3
2>4
21-30 Kez
45
3,200
0,968
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının takım çalışması puanları ortalamalarının daha
önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=5,873;
p=0,001<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post90
hocanalizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının takım çalışması puanları (3,595 ± 0,931), daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının takım çalışması puanlarından
(3,065 ± 1,042) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez
olan banka çalışanlarının takım çalışması puanları (3,595 ± 0,931), daha önce aldığı hizmet
içi eğitim sayısı 21-30 kez olan banka çalışanlarının takım çalışması puanlarından (3,089 ±
1,106) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının bankacılık kültürü puanları ortalamalarının daha
önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=20,950;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının bankacılık kültürü puanları (3,645 ± 0,883), daha önce aldığı hizmet içi
eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının bankacılık kültürü
puanlarından (2,522 ± 1,374) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı 11-20 kez olan banka çalışanlarının bankacılık kültürü puanları (3,435 ± 0,830),
daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka
çalışanlarının bankacılık kültürü puanlarından (2,522 ± 1,374) yüksek bulunmuştur. Daha
önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 21-30 kez olan banka çalışanlarının bankacılık kültürü
puanları (3,178 ± 0,876), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim
almamış olan banka çalışanlarının bankacılık kültürü puanlarından (2,522 ± 1,374) yüksek
bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka çalışanlarının
bankacılık kültürü puanları (3,645 ± 0,883), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 21-30
kez olan banka çalışanlarının bankacılık kültürü puanlarından (3,178 ± 0,876) yüksek
bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının koçluk puanları ortalamalarının daha önce aldığı
hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini
belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup
ortalamaları
arasındaki
fark
istatistiksel
açıdan
anlamlı
bulunmuştur(F=23,825;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının koçluk puanları (3,803 ± 0,861), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı
91
hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının koçluk puanlarından (2,705 ± 1,117)
yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 11-20 kez olan banka
çalışanlarının koçluk puanları (3,633 ± 0,853), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı
hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının koçluk puanlarından (2,705 ± 1,117)
yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 21-30 kez olan banka
çalışanlarının koçluk puanları (3,642 ± 0,871), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı
hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının koçluk puanlarından (2,705 ± 1,117)
yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanları ortalamalarının daha
önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=9,627;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının zaman yönetimi puanları (3,550 ± 0,929), daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanlarından
(2,908 ± 1,014) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 11-20 kez
olan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanları (3,624 ± 0,772), daha önce aldığı
hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının zaman
yönetimi puanlarından (2,908 ± 1,014) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi
eğitim sayısı 21-30 kez olan banka çalışanlarının zaman yönetimi puanları (3,462 ± 1,012),
daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka
çalışanlarının zaman yönetimi puanlarından (2,908 ± 1,014) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının muhasebe puanları ortalamalarının daha önce
aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=35,868;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının muhasebe puanları (3,841 ± 0,875), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı
hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının muhasebe puanlarından (2,298 ±
1,449) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 11-20 kez olan
banka çalışanlarının muhasebe puanları (3,393 ± 0,838), daha önce aldığı hizmet içi eğitim
92
sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının muhasebe puanlarından (2,298 ±
1,449) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 21-30 kez olan
banka çalışanlarının muhasebe puanları (3,415 ± 0,959), daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının muhasebe puanlarından (2,298 ±
1,449) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının muhasebe puanları (3,841 ± 0,875), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı
11-20 kez olan banka çalışanlarının muhasebe puanlarından (3,393 ± 0,838) yüksek
bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları ortalamalarının daha
önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=19,761;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları (3,430 ± 1,183), daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanlarından
(2,242 ± 1,050) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 11-20 kez
olan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları (3,344 ± 1,047), daha önce aldığı
hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının bilgisayar
bilgisi puanlarından (2,242 ± 1,050) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi
eğitim sayısı 21-30 kez olan banka çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanları (3,013 ±
1,102), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka
çalışanlarının bilgisayar bilgisi puanlarından (2,242 ± 1,050) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanları ortalamalarının
daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=8,974;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanları (3,821 ± 1,042), daha önce aldığı hizmet içi
eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet
puanlarından (3,204 ± 1,026) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı 11-20 kez olan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanları (3,734 ± 0,911),
93
daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka
çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanlarından (3,204 ± 1,026) yüksek bulunmuştur.
Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka çalışanlarının pazarlama ve
rekabet puanları (3,821 ± 1,042), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 21-30 kez olan
banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanlarından (3,204 ± 0,931) yüksek
bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 11-20 kez olan banka çalışanlarının
pazarlama ve rekabet puanları (3,734 ± 0,911), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı
21-30 kez olan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanlarından (3,204 ± 0,931)
yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanları ortalamalarının
daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=6,934;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanları (3,534 ± 1,012), daha önce aldığı hizmet
içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının iletişim-diksiyonfonotik puanlarından (2,986 ± 1,233) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi
eğitim sayısı 11-20 kez olan banka çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanları (3,707
± 0,869), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka
çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanlarından (2,986 ± 1,233) yüksek bulunmuştur.
Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 21-30 kez olan banka çalışanlarının iletişimdiksiyon-fonotik puanları (3,522 ± 1,010), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet
içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanlarından (2,986
± 1,233) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanları ortalamalarının
daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=14,049;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanları (3,737 ± 0,952), daha önce aldığı hizmet içi
eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı
94
puanlarından (2,852 ± 1,165) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı 11-20 kez olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanları (3,620 ± 0,867),
daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka
çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanlarından (2,852 ± 1,165) yüksek bulunmuştur.
Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 21-30 kez olan banka çalışanlarının yatırım
danışmanlığı puanları (3,448 ± 0,812), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi
eğitim almamış olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanlarından (2,852 ±
1,165) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının stratejik planlama puanları ortalamalarının daha
önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=12,519;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının stratejik planlama puanları (3,513 ± 1,010), daha önce aldığı hizmet içi
eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının stratejik planlama
puanlarından (2,721 ± 1,240) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı 11-20 kez olan banka çalışanlarının stratejik planlama puanları (3,520 ± 0,638), daha
önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının
stratejik planlama puanlarından (2,721 ± 1,240) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı
hizmet içi eğitim sayısı 21-30 kez olan banka çalışanlarının stratejik planlama puanları
(3,425 ± 0,767), daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı hizmet içi eğitim almamış olan
banka çalışanlarının stratejik planlama puanlarından (2,721 ± 1,240) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının hukuk-mevzuat puanları ortalamalarının daha
önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip
göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda
grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=11,428;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının hukuk-mevzuat puanları (3,788 ± 0,921), daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı hizmet içi eğitim almamış olan banka çalışanlarının hukuk-mevzuat puanlarından
(2,979 ± 1,252) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez
olan banka çalışanlarının hukuk-mevzuat puanları (3,788 ± 0,921), daha önce aldığı hizmet
95
içi eğitim sayısı 11-20 kez olan banka çalışanlarının hukuk-mevzuat puanlarından (3,342 ±
0,968) yüksek bulunmuştur. Daha önce aldığı hizmet içi eğitim sayısı 1-10 kez olan banka
çalışanlarının hukuk-mevzuat puanları (3,788 ± 0,921), daha önce aldığı hizmet içi eğitim
sayısı 21-30 kez olan banka çalışanlarının hukuk-mevzuat puanlarından (3,200 ± 0,968)
yüksek bulunmuştur.
Tablo 32. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Bankada Çalıştığı Birime Göre Ortalamaları
Takım Çalışması
Bankacılık Kültürü
Koçluk
Zaman Yönetimi
Muhasebe
Bilgisayar Bilgisi
Grup
N
Ort
Ss
F
p
Bireysel
124
3,344
1,024
1,365
0,246
Kurumsal
27
3,074
0,854
Ticari/ Kurumsal
51
3,444
1,083
Operasyon
108
3,497
0,991
Diğer
28
3,167
1,079
Bireysel
124
3,350
0,954
3,440
0,009
Kurumsal
27
2,910
1,486
Ticari/ Kurumsal
51
2,941
1,175
Operasyon
108
3,504
1,014
Diğer
28
3,230
1,045
Bireysel
124
3,539
1,038
1,926
0,106
Kurumsal
27
3,519
0,941
Ticari/ Kurumsal
51
3,499
0,910
Operasyon
108
3,598
0,945
Diğer
28
3,016
1,272
Bireysel
124
3,552
0,964
1,574
0,181
Kurumsal
27
3,422
0,783
Ticari/ Kurumsal
51
3,329
0,999
Operasyon
108
3,396
0,924
Diğer
28
3,086
1,104
Bireysel
124
3,406
1,120
2,437
0,047
Kurumsal
27
2,923
1,510
Ticari/ Kurumsal
51
3,094
1,254
Operasyon
108
3,542
1,027
Diğer
28
3,203
1,324
Bireysel
124
3,223
1,117
0,904
0,462
Kurumsal
27
3,052
1,455
Ticari/ Kurumsal
51
2,977
1,382
Operasyon
108
3,109
1,103
Diğer
28
2,800
1,329
96
Fark
4>3
4>2
4>3
Tablo 34 (Devam). Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Bankada Çalıştığı Birime Göre Ortalamaları
Pazarlama ve Rekabet
İletişim-diksiyon-fonotik
Yatırım Danışmanlığı
Stratejik Planlama
Hukuk-mevzuat
Grup
N
Ort
Ss
F
p
Fark
Bireysel
124
3,758
0,930
2,628
0,034
1>3
Kurumsal
27
3,549
0,929
Ticari/ Kurumsal
51
3,258
1,138
Operasyon
108
3,616
1,107
Diğer
28
3,345
0,878
Bireysel
124
3,653
0,933
3,492
0,008
1>2
Kurumsal
27
2,963
1,267
Ticari/ Kurumsal
51
3,431
0,933
Operasyon
108
3,465
1,082
Diğer
28
3,089
1,286
Bireysel
124
3,731
0,929
5,637
0,000
Kurumsal
27
3,056
0,892
1>2
1>3
Ticari/ Kurumsal
51
3,049
0,943
Operasyon
108
3,505
1,062
Diğer
28
3,488
1,159
Bireysel
124
3,451
0,951
0,854
0,492
Kurumsal
27
3,190
0,852
Ticari/ Kurumsal
51
3,199
1,023
Operasyon
108
3,287
1,029
Diğer
28
3,384
1,283
Bireysel
124
3,391
1,085
4,021
0,003
Kurumsal
27
3,259
0,903
Ticari/ Kurumsal
51
3,255
1,036
Operasyon
108
3,718
1,033
Diğer
28
2,964
1,045
4>5
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının bankacılık kültürü puanları ortalamalarının
bankada çalıştığı birim değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini
belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup
ortalamaları
arasındaki
fark
istatistiksel
açıdan
anlamlı
bulunmuştur(F=3,440;
p=0,009<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Bankada çalıştığı birim operasyon olan banka çalışanlarının bankacılık
kültürü puanları (3,504 ± 1,014), bankada çalıştığı birim Ticari/ Kurumsal olan banka
çalışanlarının bankacılık kültürü puanlarından (2,941 ± 1,175) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının muhasebe puanları ortalamalarının bankada
çalıştığı birim değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
97
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=2,437; p=0,047<0.05).
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Bankada çalıştığı birim operasyon olan banka çalışanlarının muhasebe puanları (3,542 ±
1,027), bankada çalıştığı birim kurumsal olan banka çalışanlarının muhasebe puanlarından
(2,923 ± 1,510) yüksek bulunmuştur. Bankada çalıştığı birim operasyon olan banka
çalışanlarının muhasebe puanları (3,542 ± 1,027), bankada çalıştığı birim ticari/ kurumsal
olan banka çalışanlarının muhasebe puanlarından (3,094 ± 1,254) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanları ortalamalarının
bankada çalıştığı birim değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini
belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup
ortalamaları
arasındaki
fark
istatistiksel
açıdan
anlamlı
bulunmuştur(F=2,628;
p=0,034<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Bankada çalıştığı birim Bireysel olan banka çalışanlarının pazarlama ve
rekabet puanları (3,758 ± 0,930),bankada çalıştığı birim Ticari/ Kurumsal olan banka
çalışanlarının pazarlama ve rekabet puanlarından (3,258 ± 1,138) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanları ortalamalarının
bankada çalıştığı birim değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini
belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup
ortalamaları
arasındaki
fark
istatistiksel
açıdan
anlamlı
bulunmuştur(F=3,492;
p=0,008<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Bankada çalıştığı birim bireysel olan banka çalışanlarının iletişimdiksiyon-fonotik puanları (3,653 ± 0,933), bankada çalıştığı birim kurumsal olan banka
çalışanlarının iletişim-diksiyon-fonotik puanlarından (2,963 ± 1,267) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanları ortalamalarının
bankada çalıştığı birim değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini
belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup
ortalamaları
arasındaki
fark
istatistiksel
açıdan
anlamlı
bulunmuştur(F=5,637;
p=0,000<0.05). Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc
analizi yapılmıştır. Bankada çalıştığı birim bireysel olan banka çalışanlarının yatırım
danışmanlığı puanları (3,731 ± 0,929), bankada çalıştığı birim Kurumsal olan banka
çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanlarından (3,056 ± 0,892) yüksek bulunmuştur.
Bankada çalıştığı birim bireysel olan banka çalışanlarının yatırım danışmanlığı puanları
98
(3,731 ± 0,929), bankada çalıştığı birim ticari/ kurumsal olan banka çalışanlarının yatırım
danışmanlığı puanlarından (3,049 ± 0,943) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının hukuk-mevzuat puanları ortalamalarının bankada
çalıştığı birim değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek
amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları
arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(F=4,021; p=0,003<0.05).
Farklılıkların kaynaklarını belirlemek amacıyla tamamlayıcı post-hoc analizi yapılmıştır.
Bankada çalıştığı birim Operasyon olan banka çalışanlarının hukuk-mevzuat puanları
(3,718 ± 1,033), bankada çalıştığı birim diğer olan banka çalışanlarının hukuk-mevzuat
puanlarından (2,964 ± 1,045) yüksek bulunmuştur.
Araştırmaya katılan banka çalışanlarının takım çalışması, koçluk, zaman yönetimi,
bilgisayar bilgisi, stratejik planlama puanları ortalamalarının bankada çalıştığı birim
değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan
tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel
açıdan anlamlı bulunmamıştır (p>0.05).
4.5. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Aralarındaki İlişkinin Korelasyon Analizi ile
İncelenmesi
Tablo 33. Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinin
Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Aralarındaki İlişkinin Korelasyon Analizi ile İncelenmesi
1
1. Takım
Çalışması
2. Bankacılı
k Kültürü
3. Koçluk
4. Zaman
Yönetimi
5. Muhasebe
6. Bilgisayar
Bilgisi
2
3
4
5
6
r
1,000
p
0,000
r
0,484**
1,000
p
0,000
0,000
r
0,559**
0,580**
1,000
p
0,000
0,000
0,000
r
0,471**
0,442**
0,593**
1,000
p
0,000
0,000
0,000
0,000
r
0,296**
0,829**
0,559**
0,398**
1,000
p
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
r
0,462**
0,588**
0,489**
0,478**
0,534**
1,000
p
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
99
7
8
9
10
11
Tablo 35 (Devam).Araştırmaya Katılan Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme
Ölçeğinin Alt Ölçek Puan Ortalamalarının Aralarındaki İlişkinin Korelasyon Analizi ile
İncelenmesi
7. Pazarlama
ve Rekabet
8. İletişimDiksiyon-
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
r
0,614**
0,654**
0,582**
0,592**
0,501**
0,590**
1,000
p
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
r
0,500**
0,446**
0,625**
0,626**
0,343**
0,608**
0,614**
1,000
p
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
r
0,373**
0,724**
0,553**
0,542**
0,716**
0,486**
0,650**
0,456**
1,000
p
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,440**
0,766**
0,562**
0,563**
0,704**
0,616**
0,675**
0,499**
0,788**
1,000
p
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
r
0,367**
0,630**
0,517**
0,451**
0,628**
0,623**
0,532**
0,440**
0,546**
0,618**
1,000
p
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
0,000
Fonotik
9. Yatırım
Danışmanlığı
10.
Stratejik r
Planlama
11.
Hukuk-
Mevzuat
Bankacılık kültürü ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.484; p=0,000<0.05). Buna göre bankacılık kültürü arttıkça takım
çalışması artmaktadır.
Koçluk ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.559; p=0,000<0.05). Buna göre koçluk arttıkça takım çalışması artmaktadır.
Koçluk ile bankacılık kültürü arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.58; p=0,000<0.05). Buna göre koçluk arttıkça bankacılık kültürü artmaktadır.
Zaman yönetimi ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.471; p=0,000<0.05). Buna göre zaman yönetimi arttıkça takım çalışması artmaktadır.
Zaman yönetimi ile bankacılık kültürü arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.442; p=0,000<0.05). Buna göre zaman yönetimi arttıkça bankacılık
kültürü artmaktadır.
Zaman yönetimi ile koçluk arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.593; p=0,000<0.05). Buna göre zaman yönetimi arttıkça koçluk artmaktadır.
Muhasebe ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.296; p=0,000<0.05). Buna göre muhasebe arttıkça takım çalışması artmaktadır.
Muhasebe ile bankacılık kültürü arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.829; p=0,000<0.05). Buna göre muhasebe arttıkça bankacılık kültürü artmaktadır.
100
Muhasebe ile koçluk arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur (r=0.559;
p=0,000<0.05). Buna göre muhasebe arttıkça koçluk artmaktadır.
Muhasebe ile zaman yönetimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.398; p=0,000<0.05). Buna göre muhasebe arttıkça zaman yönetimi artmaktadır.
Bilgisayar bilgisi ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.462; p=0,000<0.05). Buna göre bilgisayar bilgisi arttıkça takım çalışması artmaktadır.
Bilgisayar bilgisi ile bankacılık kültürü arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.588; p=0,000<0.05). Buna göre bilgisayar bilgisi arttıkça bankacılık
kültürü artmaktadır.
Bilgisayar bilgisi ile koçluk arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.489; p=0,000<0.05). Buna göre bilgisayar bilgisi arttıkça koçluk artmaktadır.
Bilgisayar bilgisi ile zaman yönetimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.478; p=0,000<0.05). Buna göre bilgisayar bilgisi arttıkça zaman
yönetimi artmaktadır.
Bilgisayar bilgisi ile muhasebe arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.534; p=0,000<0.05). Buna göre bilgisayar bilgisi arttıkça muhasebe artmaktadır.
Pazarlama ve rekabet ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.614; p=0,000<0.05). Buna göre pazarlama ve rekabet arttıkça takım
çalışması artmaktadır.
Pazarlama ve rekabet ile bankacılık kültürü arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.654; p=0,000<0.05). Buna göre pazarlama ve rekabet arttıkça bankacılık
kültürü artmaktadır.
Pazarlama ve rekabet ile koçluk arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.582; p=0,000<0.05). Buna göre pazarlama ve rekabet arttıkça koçluk artmaktadır.
Pazarlama ve rekabet ile zaman yönetimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.592; p=0,000<0.05). Buna göre pazarlama ve rekabet arttıkça zaman
yönetimi artmaktadır.
Pazarlama ve rekabet ile muhasebe arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.501; p=0,000<0.05). Buna göre pazarlama ve rekabet arttıkça muhasebe artmaktadır.
101
Pazarlama ve rekabet ile bilgisayar bilgisi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.59; p=0,000<0.05). Buna göre pazarlama ve rekabet arttıkça bilgisayar
bilgisi artmaktadır.
İletişim-diksiyon-fonotik ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.5; p=0,000<0.05). Buna göre iletişim-diksiyon-fonotik arttıkça takım
çalışması artmaktadır.
İletişim-diksiyon-fonotik ile bankacılık kültürü arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.446; p=0,000<0.05). Buna göre iletişim-diksiyon-fonotik arttıkça
bankacılık kültürü artmaktadır.
İletişim-diksiyon-fonotik ile koçluk arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.625; p=0,000<0.05). Buna göre iletişim-diksiyon-fonotik arttıkça koçluk artmaktadır.
İletişim-diksiyon-fonotik ile zaman yönetimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.626; p=0,000<0.05). Buna göre iletişim-diksiyon-fonotik arttıkça zaman
yönetimi artmaktadır.
İletişim-diksiyon-fonotik ile muhasebe arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.343; p=0,000<0.05). Buna göre iletişim-diksiyon-fonotik arttıkça
muhasebe artmaktadır.
İletişim-diksiyon-fonotik ile bilgisayar bilgisi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.608; p=0,000<0.05). Buna göre iletişim-diksiyon-fonotik arttıkça
bilgisayar bilgisi artmaktadır.
İletişim-diksiyon-fonotik ile pazarlama ve rekabet arasında istatistiksel açıdan anlamlı
ilişki bulunmuştur (r=0.614; p=0,000<0.05). Buna göre iletişim-diksiyon-fonotik arttıkça
pazarlama ve rekabet artmaktadır.
Yatırım danışmanlığı ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.373; p=0,000<0.05). Buna göre yatırım danışmanlığı arttıkça takım
çalışması artmaktadır.
Yatırım danışmanlığı ile bankacılık kültürü arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.724; p=0,000<0.05). Buna göre yatırım danışmanlığı arttıkça bankacılık
kültürü artmaktadır.
Yatırım danışmanlığı ile koçluk arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.553; p=0,000<0.05). Buna göre yatırım danışmanlığı arttıkça koçluk artmaktadır.
102
Yatırım danışmanlığı ile zaman yönetimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.542; p=0,000<0.05). Buna göre yatırım danışmanlığı arttıkça zaman
yönetimi artmaktadır.
Yatırım danışmanlığı ile muhasebe arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.716; p=0,000<0.05). Buna göre yatırım danışmanlığı arttıkça muhasebe artmaktadır.
Yatırım danışmanlığı ile bilgisayar bilgisi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.486; p=0,000<0.05). Buna göre yatırım danışmanlığı arttıkça bilgisayar
bilgisi artmaktadır.
Yatırım danışmanlığı ile pazarlama ve rekabet arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.65; p=0,000<0.05). Buna göre yatırım danışmanlığı arttıkça pazarlama
ve rekabet artmaktadır.
Yatırım danışmanlığı ile iletişim-diksiyon-fonotik arasında istatistiksel açıdan anlamlı
ilişki bulunmuştur (r=0.456; p=0,000<0.05). Buna göre yatırım danışmanlığı arttıkça
iletişim-diksiyon-fonotik artmaktadır.
Stratejik planlama ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.44; p=0,000<0.05). Buna göre stratejik planlama arttıkça takım çalışması
artmaktadır.
Stratejik planlama ile bankacılık kültürü arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.766; p=0,000<0.05). Buna göre stratejik planlama arttıkça bankacılık
kültürü artmaktadır.
Stratejik planlama ile koçluk arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.562; p=0,000<0.05). Buna göre stratejik planlama arttıkça koçluk artmaktadır.
Stratejik planlama ile zaman yönetimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.563; p=0,000<0.05). Buna göre stratejik planlama arttıkça zaman
yönetimi artmaktadır.
Stratejik planlama ile muhasebe arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.704; p=0,000<0.05). Buna göre stratejik planlama arttıkça muhasebe artmaktadır.
Stratejik planlama ile bilgisayar bilgisi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.616; p=0,000<0.05). Buna göre stratejik planlama arttıkça bilgisayar
bilgisi artmaktadır.
103
Stratejik planlama ile pazarlama ve rekabet arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.675; p=0,000<0.05). Buna göre stratejik planlama arttıkça pazarlama ve
rekabet artmaktadır.
Stratejik planlama ile iletişim-diksiyon-fonotik arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.499; p=0,000<0.05). Buna göre stratejik planlama arttıkça iletişimdiksiyon-fonotik artmaktadır.
Stratejik planlama ile yatırım danışmanlığı arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.788; p=0,000<0.05). Buna göre stratejik planlama arttıkça yatırım
danışmanlığı artmaktadır.
Hukuk-mevzuat ile takım çalışması arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.367; p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça takım çalışması artmaktadır.
Hukuk-mevzuat ile bankacılık kültürü arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.63; p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça bankacılık
kültürü artmaktadır.
Hukuk-mevzuat ile koçluk arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur(r=0.517;
p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça koçluk artmaktadır.
Hukuk-mevzuat ile zaman yönetimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.451; p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça zaman yönetimi artmaktadır.
Hukuk-mevzuat ile muhasebe arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur
(r=0.628; p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça muhasebe artmaktadır.
Hukuk-mevzuat ile bilgisayar bilgisi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.623; p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça bilgisayar bilgisi
artmaktadır.
Hukuk-mevzuat ile pazarlama ve rekabet arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.532; p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça pazarlama ve
rekabet artmaktadır.
Hukuk-mevzuat ile iletişim-diksiyon-fonotik arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.44; p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça iletişim-diksiyonfonotik artmaktadır.
104
Hukuk-mevzuat ile yatırım danışmanlığı arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.546; p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça yatırım
danışmanlığı artmaktadır.
Hukuk-mevzuat ile stratejik planlama arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki
bulunmuştur (r=0.618; p=0,000<0.05). Buna göre hukuk-mevzuat arttıkça stratejik
planlama artmaktadır.
105
106
BÖLÜM V
5. SONUÇ VE ÖNERİLER
5.1. Sonuç
Çalışanların eğitim ihtiyaçlarının banka çalışanları özelinde belirlemek ve eğitim
ihtiyaçlarının tanımlayıcı özelliklerine göre farklılaşma durumunu incelemek amacıyla
gerçekleştirilen araştırmaya Ankara ili Çankaya bölgesinde faaliyet gösteren bankaların
338 çalışanı katılmıştır. Araştırmadan ulaşılan sonuçlara aşağıda yer verilmiştir:
Banka Çalışanlarının Eğitim İhtiyacı Belirleme Ölçeğinde “takım çalışması”, “bankacılık
kültürü”, “koçluk”, “zaman yönetimi”, “muhasebe”, “bilgisayar bilgisi”, “pazarlama ve
rekabet”, “iletişim-diksiyon-fonotik”, “yatırım danışmanlığı”, “stratejik planlama”,
“hukuk-mevzuat” olmak üzere 11 alt ölçek bulunmaktadır. Banka çalışanlarının eğitim
ihtiyaçları bu alt ölçekler bazında ele alınmış ve 5 üzerinden değerlendirilmiştir. Buna
göre; banka çalışanları en fazla pazarlama ve rekabet (Ort:3,586) ile koçluk (Ort:3,507)
konularında eğitime ihtiyaç duymaktadırlar, en az eğitim ihtiyacı duydukları konular ise
bilgisayar bilgisi (Ort:3,101) ve bankacılık kültürü (Ort:3,293) konularına ilişkindir. En az
ihtiyaç duydukları konuların ortalamaları incelendiğinde, ortalamaların düşük düzeyde
olmadığı, ancak diğer konulara ilişkin eğitim ihtiyaçları içerisinde son sıraya yerleştikleri
söylenebilir.
Araştırmada banka çalışanlarının eğitim ihtiyaçlarının tanımlayıcı özelliklerine göre
farklılaşıp farklılaşmadığı da sorgulanmıştır. Bu doğrultuda ele alınan ilk değişken olarak
banka çalışanlarının cinsiyetlerine göre eğitim ihtiyaçlarının sadece koçluk konusunda
farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Buna göre bayan çalışanlar koçluk konusunda erkek
çalışanlara göre daha fazla eğitim ihtiyacı duymaktadırlar. Koçluk dışında kalan konularda
bayan ve erkek çalışanların eğitim ihtiyaçları benzer düzeydedir.
107
Yaş açısından banka çalışanlarının eğitim ihtiyaçları incelendiğinde sadece bilgisayar
bilgisi konusunda farklılık gözlenmektedir. 41-50 yaş aralığındaki banka çalışanları, daha
genç çalışanlara göre bilgisayar bilgisi konusunda daha fazla eğitime ihtiyaç
duymaktadırlar. Bilgisayarların diğer sektörlerde olduğu gibi bankacılık sektöründe de
artan önemi ileri yaştaki çalışanların, hızlı değişen ve gelişen program yazılım vb.
unsurlara yönelik eğitim ihtiyacına neden olduğu düşünülmektedir.
Benzer diğer bir sonuçta medeni durum açısından ortaya çıkmıştır. Evli çalışanlar bekâr
çalışanlara göre bilgisayar konusunda daha fazla eğitim ihtiyacı hissetmektedirler. Bu
sonucunda yaşla ilişkisi olduğu, genç ve bekâr çalışanların bilgisayar bilgilerinin daha
güncel olduğu düşünülmektedir.
Banka çalışanlarının eğitim durumlarına göre koçluk, bilgisayar bilgisi ve pazarlama ve
rekabet konularında eğitim ihtiyaçlarında farklılıkların olduğu, lisans mezunlarının,
lisansüstü mezunlarına göre koçluk, bilgisayar bilgisi ve pazarlama ve rekabet konularında
daha fazla eğitim ihtiyaçlarının olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Araştırmada banka çalışanlarının; mesleki deneyim açısından takım çalışması, muhasebe,
hukuk-mevzuat konuları dışında tüm konularda eğitim ihtiyaçlarında farklılıkların olduğu
belirlenmiştir. Bankacılık kültürü ve bilgisayar bilgisi konularında en fazla eğitime 16 ve
üzeri yıl deneyime sahip çalışanlar ihtiyaç duyarlarken, koçluk, zaman yönetimi,
pazarlama ve rekabet, İletişim-diksiyon-fonotik, yatırım danışmanlığı ve stratejik planlama
konularında 6-10 yıl deneyime sahip çalışanlar daha fazla ihtiyaç duymaktadırlar.
Bankacılıkta 5 yıllık deneyimden sonra çalışanlar daha yetkili konumlara getirilmektedir.
Çalışanların yetkilerinin artması beraberinde sorumluluklarının artmasını getirmekte, bu
durumda da banka çalışanları ilgili oldukları konularda eksikliklerini görerek, bu konularda
eğitim ihtiyacına girmektedirler.
Kurumda çalışma süresi açısından ise koçluk ve zaman yönetimi konularında farklılıkların
olduğu, 6-10 yıl aynı kurumda çalışma süresine sahip olan çalışanların koçluk ve zaman
yönetimi konularında daha fazla eğitim ihtiyacına girdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu
durum artan kurum kıdemiyle birlikte, çalışanların yetkilerinin genişleyerek, bu konularda
eğitim ihtiyacının doğmasına neden olduğu düşünülmektedir.
Alınan hizmet içi eğitim sayısı açısından banka çalışanlarının eğitim ihtiyaçları
incelendiğinde tüm boyutlarda istatistiksel açıdan farklılıkların olduğu görülmüştür. En az
hizmet içi eğitime hiç hizmet içi eğitim almamış çalışanların ihtiyaç duydukları, en fazla
108
eğitime ise 1-10 kez hizmet içi eğitim alanların ihtiyaç duydukları, alınan hizmet içi eğitim
sayısının artmasıyla birlikte, eğitim ihtiyacının azaldığı sonucu ortaya çıkmıştır. Bu
sonuçlar şu şekilde açıklanabilir; hiç hizmet içi eğitim almamış çalışanların, yeni çalışanlar
oldukları düşünülmektedir. Yeni çalışanların yetki ve sorumlulukları sınırlıdır. Bunun için
de eğitime ihtiyaç duymadıkları düşünülmektedir. Diğer taraftan banka çalışanlarının yetki
ve sorumluluklarıyla birlikte aldıkları hizmet içi eğitim sayıları artmaktadır. Hizmet içi
eğitim alan çalışanlar, eğitimlerle birlikte, eksikliklerini fark etmeye başladıkları bu
nedenle de 1-10 arası hizmet içi eğitim alan çalışanların, en fazla eğitim ihtiyacı duyan
çalışanlar oldukları düşünülmektedir. Alınan eğitim sayısı arttıkça da çalışanların eğitim
ihtiyaçları azalmaktadır.
Banka çalışanlarının çalıştıkları birimlere göre, bankacılık kültürü, muhasebe, pazarlama
ve rekabet, İletişim-diksiyon-fonotik, yatırım danışmanlığı ve hukuk-mevzuat konularında
eğitim ihtiyaçları farklılık göstermektedir. Buna göre operasyon biriminde çalışanlar,
bankacılık kültürü, muhasebe ve hukuk-mevzuat konularında eğitime ihtiyaç duyarlarken,
bireysel bankacılık bölümünde çalışanlar pazarlama ve rekabet, İletişim-diksiyon-fonotik
ve yatırım danışmanlığı konularında eğitim ihtiyaçları duymaktadırlar.
Araştırmada banka çalışanların eğitim ihtiyacı duydukları konular arasındaki ilişkilerde
incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırma ele alınan tüm ölçekler arasında pozitif yönlü
anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Buna göre bir konuda eğitim ihtiyacı duyan çalışan, diğer
konularda da eğitim ihtiyacı duymaktadır. Diğer bir ifade ile bir konu ile ilgili eğitim alan
çalışanın diğer konulara ilişkin de eğitim ihtiyacı aynı doğrultuda azalmaktadır. Bu sonuç
bankacılık hizmetlerindeki tüm konuların birbirleriyle ilişkili veentegre bir şekilde
işlediğini de göstermektedir. Bundan dolayı, çalışanların eğitim ihtiyaçları doğru analiz
edilmeli, gerçekten ihtiyaç duyduğu konu ile ilgili eğitim verilirse, çalışanların diğer
konular hakkında da bilinç ve bilgi düzeyi artarak, eğitim ihtiyacı azalacaktır.
5.2. Öneriler
 Tez
projemizin
sonucunda
belirlemiş
olduğumuz
11
ölçek
arasında
Pazarlama&Rekabet ölçeği ile Koçluk ölçeği en çok eğitim ihtiyacı olan konular
olduğu saptanmıştır. Bankacılık sektörünün verimli ve etkin bir şekilde sektörde
faaliyet gösterebilmeleri için hizmet için eğitim konularını ağırlıklı olarak bu iki
konu üzerinde yoğunlaştırmaları önerilebilir.
109
 Bankacılık sektöründe hizmet içi eğitim verilirken özellikle dikkat edilecek
hususlar arasında kıdemi 16 yıl ve üzeri mesleki deneyime sahip olan çalışanlarla
41–50 yaş aralığında olan çalışanlara Bilgisayar bilgisi konularında eğitim
verilmesi önerilebilir.
 Bankalarda çalışılan birime göre eğitim ihtiyacı farklılık göstermektedir.
Operasyon biriminde çalışanlara daha çok bankacılık kültürü, muhasebe, hukukmevzuat konularında eğitim verilmesi önerilebilir. Bireysel bankacılık biriminde
çalışanlara pazarlama-rekabet, iletişim-diksiyon-fonetik ve yatırım danışmanlığı
konularında hizmet içi eğitim verilmesi önerilebilir. Operasyon biriminde çalışanlar
daha çok bankanın sorumlu olduğu kurumların istekleri doğrultusunda iş ve
işlemlerini yapmak zorunda olduklarından bu eğitimleri almaları önerilmiştir.
Bireysel bankacılık biriminde çalışanların daha çok ürün, satış ve pazarlama ile
verilen hedefler çerçevesinden iş ve işlemlerini yürüttüklerinden bu eğitimleri
almaları önerilmiştir.
 Bankacılık sektöründe çalışanların hizmet içi eğitim almaları durumunda kişisel
gelişimlerini tamamlayacakları ve bu gelişimlerinin motivasyonlarını artıracağı
unutulmamalıdır. Motive olmuş ve kişisel kariyerini gerçekleştirebileceği eğitimleri
almış çalışanın artan performansı ile kurumun da performansını artıracağı bir
gerçektir. Bu bakımdan çalışanların eğitim ihtiyaçlarının tespit edilerek her
çalışanın kişisel gelişimlerinin sağlanması önerilebilir.
 Her işletmenin en baştaki hedeflerinden biri karlılıktır. Karlı bir işletme gelecek
vadeden büyümeye açık ve kariyerini gerçekleştirmek isteyen çalışanların ilk
tercihleri arasında yer alacaktır. Hizmet içi eğitime önem veren bankalar çalışanlar
tarafından tercih sebebi olacağından zamanla kalifikasyonu yüksek çalışanların çok
olduğu bir banka olacağı düşünülmektedir.
 Banka çalışanlarının alacakları hizmet içi eğitim doğru analiz edilmeli ve doğru
kişiye doğru etiğim verilmesi sağlanmalıdır. Gerçekten ihtiyaç duymadığı konu ile
ilgili bir eğitim verildiğinde gereksiz harcama ve maliyete neden olabilecektir.
Bankaların karlılığını etkileyecek bir unsur teşkil etmemesi için hizmet içi eğitim
maliyet analizlerinin titiz ve hassasiyetle yapılması önerilebilir.
110
KAYNAKLAR
Acar, A.C. (2008). İnsan kaynakları planlaması ve işgören seçimi. İnsan kaynakları
yönetimi. 3. Baskı, İstanbul: Beta.
Akçakaya, M. (2012). Kamu sektöründe performans yönetimi ve uygulamada karşılaşılan
sorunlar. Karadeniz Araştırmaları,8(32), 171‐202.
Akın, Ö. ve Erdost Çolak, H.E. (2012). İnsan kaynakları yönetimi uygulamalarıyla örgütsel
performans arasındaki ilişki üzerine bir araştırma. Çankırı Karatekin Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi,2(2), 85-114.
Akşit, H. (25-26 Ekim 2002). İnsan kaynakları yönetiminde işletme birimlerinin birlikte
yaşaması anlayışı “farklı disiplinlerin birlikte yaşaması”End. Müh. Bahar Konf.
İzmir.
Akyüz, Ö.F. (2001). Değişim rüzgarında stratejik insan kaynakları planlaması. İstanbul:
Sistem.
Armstrong, M. (1992). Human resource management: strategy and action. London: Kogan
Page,
Arslan, M.L. (2012). İnsan kaynakları gereksinime süreç yaklaşımı: stratejik insan
kaynakları planlaması. Öneri,10(37), 89-101.
Ataklı, A. (1992). “Eğitim ve Mesleki Başarı”, Milli Prodüktivite MerkeziVerimlilik
Dergisi, (1) Ankara, 65-71.
Atalay, C.G. (2009) Personel Güçlendirmeye Dayalı İnsan Kaynakları Yönetimi
İşlevlerinin Örgütsel Vatandaşlık Davranışına Etkisi ve Eczacıbaşı Topluluğu’nda
Bir Araştırma.Doktora Tezi, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Atılgan, M. (2005). İnsan kaynakları yönetiminde eğitim ve bir inceleme: kaymakam
adaylarının eğitimi. Türk İdare Dergisi, (448), 131-148.
Aydınlı, H.İ. ve Halis, M. (2004). Eğitimin işletme etkinliğindeki yeri ve önemi. Mevzuat
Dergisi, 7(74). 24 Nisan 2015 tarihinde http://www.mevzuatdergisi.com
/2004/02a/02.htm sayfasından erişilmiştir.
Aydın, K.İ. (2006) Tarihsel Gelişim Sürecinde İnsan Kaynakları Yönetimi anlayışı,
amaçları ve fonksiyonları. Yüksek Lisans Tezi, Yeditepe Üniversitesi Eğitim
Bilimleri Enstitüsü.
Barkurt, M.Y. (1990).Kamu kesiminde hizmet içi eğitim. Jeoloji Mühendisliği, (37), 8790.
Barutçugil, İ. (2004). Stratejik insan kaynakları yönetimi. İstanbul: Kariyer.
111
Bayraktaroğlu, S. (2008). İnsan kaynakları yönetimi.3. Baskı, Adapazarı: Sakarya.
Bek, H. (2007). İnsan kaynakları yönetiminde eğitim ve geliştirme etkinliği (örnek bir
uygulama). Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (17), 97-117.
Benligiray, S. (2006). İşletmelerimizde insan kaynakları bölümlerinin ve yöneticilerinin
önemi. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,7(25), 69-81.
Benligiray, S. (2013).Örgütlerde İnsan Kaynakları Yönetimi. Editör: Ramazan Geylan,
Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.
Bilgin, K.U., Akay, A., Koyuncu, H. E. ve Haşar, E. Ç. (Hzl). (2007). Yerel yönetimlerde
hizmet içi eğitim. Ankara: TEPAV.
Bingöl, D. (2003). İnsan kaynakları yönetimi.5. Baskı, İstanbul: Beta.
Bucak, T. (2011). İşletmelerde hizmet içi eğitim. İzmir: İlya.
Can, N. (2004). Öğretmenlerin geliştirilmesi ve etkili öğretmen davranışları. Sosyal
Bilimler Enstitüsü Dergisi, (16), 103-119.
Canman, D. (2000). İnsan kaynakları yönetimi. Ankara: Yargı.
Çalık, C. ve Şehitoğlu, E.T. (2006). Okul müdürlerinin insan kaynakları yönetimi işlevini
yerine getirebilme yeterlikleri. Milli Eğitim, (170), 90-112.
Çavdar, H. ve Çavdar, M. (2010). İşletmelerde işgören bulma ve seçme aşamaları. Journal
of Naval ScienceandEngineering,6(1), 79-93.
Çelikbilek, E. (2012). Ticaret meslek liselerinde görev yapan meslek dersi öğretmenlerinin
katıldığı hizmet içi eğitim programlarına ilişkin değerlendirmeleri.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü.
Çeliker, H. (2010). Hizmet Sektöründe Hizmet içi Eğitim İle İşgören Doyumu Arasındaki
İlişkiyi Belirlemeye Yönelik Bir Alan Araştırması: Edirne Belediyesi Örneği
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri
Enstitüsü.
Çevikbaş, R. (2002) Hizmet içi eğitim ve Türk merkezi yönetimindeki uygulaması alan
araştırması. Ankara: Nobel.
Çınar, İ. (2007). Personel yönetiminden insan kaynakları yönetimine geçiş. Eğitişim
Dergisi, (17). 24 Nisan 2015 tarihindehttp://www.egitisim.gen.tr/site/arsiv/5117/424-personel-yonetimi-insan-kaynaklari-yonetimi.html sayfasından erişilmiştir.
Çiftçi, B. vd. (2007). İnsan kaynakları yönetimi. Bursa: Ekin.
Danışman, A. (2008). Türkiye’de insan kaynakları yönetimi uygulamaları. Ankara: Nobel.
Demirel, A. (1978). İşyeri ve hizmet içi eğitimi Ereğli kömürleri işletmesinde eğitim
uygulamaları. Türkiye 1. Kömür Kongresi, 23- 27.
112
Demirkaya, H. (2006). Tarım Toplumundan Bilgi Toplumuna İnsan Kaynakları
Yönetiminde Değişim. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Dergisi, (27), 1-23.
Demirtaş, Z. (2010). Öğretmeni hizmet içinde yetiştirmenin bir aracı olarak denetim.
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 9(31), 41-52.
Düren, Z. (2000). 2000’li yıllarda yönetim. İstanbul: Alfa.
Doğan, M. (2006). İnsan Kaynakları Yönetiminin Tarihi ve Gelişimi, 9 Haziran 2014
tarihinde
http://www.ikademi.com/insan-kaynaklari-planlama/254-insankaynaklari-yonetiminin-tarihi-ve-gelisimi.html sayfasından erişilmiştir
Ekinci, Ö. ve Yıldırım, A. (2009). İl eğitim denetmenleri ve ilköğretim okulu
yöneticilerinin hizmet içi eğitim faaliyetlerine yönelik. Ege Eğitim Dergisi, 10(1),
70-91.
Er, G. (2013). Kurum içi iletişimi geliştirmede “iletişim” temalı hizmet içi eğitimlerin rolü
(Ankara Esenboğa havalimanı devlet hava meydanları işletmesi üzerine bir
değerlendirme). Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Başkent Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü, Ankara.
Erdem, B. (2004). Otel işletmelerinde insan kaynakları planlamasının yeri ve önemi.
Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 7(11) , 35-54.
Erdoğdu, E. (2013). İnsan kaynakları yönetiminde personel seçimi ve psikoteknik testlerin
önemi. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi Ankara: Atılım Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü.
Eren, E. (2011). Yönetim ve organizasyon (çağdaş ve küresel yaklaşımlar). 10. Baskı,
Yayınları, İstanbul: Beta.
Ergün, M. (1995). Bilimsel araştırmalarda bilgisayarla istatistik uygulamaları: SPSSfor
Windows. Ankara: Ocak.
Erişkin, A.Y. Kıraç, S.Y. ve Ertuğrul, Y. (2012).Sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma
uygulamalarına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi. Milli Eğitim, 193-200.
Ferecov, R. (2011). İnsan kaynakları yönetiminde performans değerleme ve uygulama.
Bakü: Qafqaz Üniversitesi Yayınları.
Fındıkçı, İ. (1999). İnsan kaynakları yönetimi. İstanbul: Alfa
Genç, N. (2008). Meslek yüksekokulları için yönetim ve organizasyon. İstanbul: Seçkin.
Geylan, R. (1993). İşletmelerde personel disiplini, Eskişehir: Met
Gök, S. (2006). 21. Yüzyılda insan kaynakları yönetimi. İstanbul: Beta.
Gül, H. (2000). Türkiye’de kamu yönetiminde hizmet içi eğitim. Dokuz Eylül Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,2(3), 1-14.
113
Güneş, M. (2013).Yerel yönetimlerde personel niteliğinin artırılması ve personel
sorunlarının çözümünde hizmet içi eğitim uygulaması. Savunma Bilimleri Dergisi,
12(1), 21-42.
Gürüz, D. ve Özdemir Yaylacı, G. (2007). İletişimci gözüyle insan kaynakları yönetimi. 3.
Baskı., İstanbul: Mediacat.
Işık, V. (2009). Endüstri ilişkilerinin yeni yüzü insan kaynakları yönetimi: emeği
örgütsüzleştirme stratejisi. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Dergisi,11, (3), 147-166.
İşçi Sağlığı, Güvenliği ve Hizmet İçi Eğitiminin Kurum ve Çalışanlar Yönünden Faydaları,
9
Haziran
2014
tarihinde
http://www.bursasmmmo.org.tr/yazarlar/makaleler/124MMU.pdf sayfasından erişilmiştir.
İçtüzer, E. (2009). Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda Çalışanlara Verilen Hizmet
İçi Eğitimler Üzerine Bir Araştırma, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, Gazi
Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü,
Kalaycı, Ş. (2006) SPSS Uygulamalı Çok Değişkenli İstatistik Teknikleri, Ankara: Asil.
Kanar, Ş.S. (2011). Arşivlerde çalışanların hizmet içi eğitim gereksinimleri. Bilgi
Dünyası,12(2), 400-401
Kanten, S. ve Kanten, P. (2009). Hat yöneticilerin insan kaynakları yönetimi
uygulamalarındaki performansı ile ilişkili etkenler: konaklama işletmelerinde bir
araştırma. Yönetim/İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsü
Dergisi,20(63), 119-140.
Karacan, E. ve Erdoğan, Ö.N. (2011). İşçi sağlığı ve iş güvenliğine insan kaynakları
yönetimi fonksiyonları açısından çözümsel bir yaklaşım. Kocaeli Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (21), 102-116.
Karahan, A. (2009). İnsan kaynaklarının geliştirilmesine katkısı açısından personel
güçlendirme yaklaşımı: Afyon Kocatepe üniversitesi hastanesi örneği. Celal Bayar
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Bilimler Dergisi,7(1), 95-114.
Karasar, N. (2009). Bilimsel araştırma yöntemi. 2. Baskı. Ankara: Nobel.
Kaya, K. (1991) Eğitim Yönetimi, 4.Baskı, Bilim Yayınları, Ankara, Akt: Fatma Esin,
(2013)Hizmet İçi Eğitim Kalitesinin İş Gören Performansına Etkisi: Bir Uygulama,
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul: Beykent Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü,
Koçel, T. (2007). İşletme yöneticiliği, yönetici geliştirme, organizasyon ve davranış, klasik,
modern, çağdaş ve güncel yaklaşımlar. 11. Baskı, İstanbul: Arıkan.
Küçük, F. (2005). İnsan kaynakları açısından kurumsal imaj. Fırat Üniversitesi Sosyal
Bilimler Dergisi, 15(2), 247-266.
Küçükönal, H. ve Korul, V. (2002). Havayolu işletmelerinde insan kaynakları yönetimi.
Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 4(2), 67-90.
114
Laska, J.A. Eğitim Programı İle Öğretim Arasındaki İlişki Kavramsal Bir Açıklama”, Çev:
Oğuz Gürbüztürk, (1984). Anadolu Üniversitesi Dergisi, 22(1), 251-259.
Mucuk, İ. (2006). Meslek yüksekokulları için temel işletme bilgileri. 4. Baskı, İstanbul:
Türkmen.
Nüzket, N. (2008). Sağlık bakanlığı İstanbul eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan
hemşirelere verilen hizmet içi eğitim programının değerlendirilmesi.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü, İstanbul.
Okakın, N. (2008). Kariyer yönetiminin bazı insan kaynakları fonksiyonları ile ilişkisi
üzerine bir çalışma. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 8
(30), 3-12.
Öğüt, A., Akgemci, T. ve Demirsel, M. T. (2004). Stratejik insan kaynakları yönetimi
bağlamında örgütlerde işgören motivasyonu süreci. Selçuk Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Dergisi, (12), 277-290.
Örücü, E. ve Yumuşak, S. (2005). Örgütlerde işgören eğitimi üzerine bir alan araştırması.
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi,19(2), 235-246.
Özçelik, O. (2008).“Eğitim ve geliştirme”, İnsan Kaynaklar Yönetimi. İstanbul: Beta.
Özdamar, K. (2004). Paket programlar ile istatistiksel veri analizi. Eskişehir: Kaan.
Özen, P.ve Özgen, H. (2011). Banka çalışanlarının mesleki eğitiminin performanslarına
olan etkisi üzerine bir araştırma. Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 20(1), 124. 24 Nisan 2015 tarihinde http://dergipark.ulakbim.gov.tr/cusosbil/article/
download/ sayfasından erişilmiştir.
Özden, Ö. (2010). Belediye personelinin hizmet içi eğitimi ve Antalya büyükşehir
belediyesi örneği. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Süleyman Demirel
Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü, Isparta.
Özpulat, F. (2010). Sağlık bakanlığı Ankara Dışkapı eğitim ve araştırma hastanesinde
çalışmakta olan sağlık personelinin hizmet içi eğitim programına ilişkin
görüşlerinin saptanması. Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi,
Sempozyum Özel Sayısı.
Öztürk, M. ve Sancak, S. (2007). Hizmet İçi Eğitim Uygulamalarının Çalışma Hayatına
Etkileri. Journal of Yasar University, 2(7), 761-794.
Parlayan, M.A. (2004). İş görenlerin hizmet içi eğitimi ve Kahramanmaraş’taki özel sektör
üretim işletmelerinde bir uygulama. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, (8), 22
Nisan
2015
tarihinde
http://dergipark.ulakbim.gov.tr/esosder/issue/view/
5000006968 sayfasından erişilmiştir.
Pehlivan, İ, (1994). Hizmet içi eğitim siyasası (politikası) ve geliştirilmesi. Ankara
Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi,27(1), 353-360
115
Peker, K. (2010). Kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet içi eğitim ve yöntemleri. Mevzuat
Dergisi, (156). 21 Mart 2015 tarihinde http://www.mevzuatdergisi.com/
2010/12a/02.htm sayfasından erişilmiştir.
Pelit, E. Demir, E. (2010). “Otel İşletmeleri İş görenlerinin Bakış Açısıyla Hizmet içi
Eğitim Uygulamalarının Değerlendirilmesi”,11. Ulusal Turizm Kongresi. (2-5
Aralık) Kuşadası,
Reyhanoğlu, M. (2012). Hizmet İçi Eğitimin Gerekliliği,9 Haziran 2014 tarihinde
http://www.rapordergisi.com.tr/yazdir.asp?ID=87 sayfasından erişilmiştir.
Sabuncuoğlu, Z. (2009). İnsan kaynakları yönetimi uygulama örnekleriyle. 4. Baskı, Bursa:
Furkan Ofset.
Sağlam, A.Ç. (2007). Eğitim örgütlerinde kuramdan uygulamaya güdüleme. Ankara:
Nobel.
Salant, P. ve Dillman, D. A. (1994).How to conduct your own survey. Newyork: John
Wiley&Sons.
Selimoğlu, E. ve Yılmaz, H.B. (2009). Hizmet içi eğitimin kurum ve çalışanlar üzerine
etkileri. Ekonomi, Sosyoloji ve Politika Dergisi, (1), 1-12.
Şahin, L. (2010). İnsan kaynakları yönetiminde ücretlendirme fonksiyonunun analizi.
Kamu-İş, 11 (2), 129-164.
Şahin, L. ve Güçlü, F.C. (2010). Genel olarak hizmet içi eğitim: Ülker şirketler topluluğu
hizmet içi eğitim süreci ve uygulamaları. Sosyal Siyaset Konferansları, (59), 218269.
Şimşek, M.Ş. ve Öğe, S. (2007) Stratejik ve Uluslararası Boyutları ile İnsan Kaynakları
Yönetimi. Ankara: Gazi.
Tayfun, A., Palavar, K. ve Çöp, S. (2010). İş görenlerin eğitim ve örgütsel bağlılık
düzeyleri arasındaki ilişki: belek bölgesindeki beş yıldızlı otel işletmelerinde bir
araştırma. İşletme Araştırmaları Dergisi, 2(4), 3-18.
Taymaz, H. (1978) “Hizmet İçi Eğitim İhtiyacının Saptanması”, Ankara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 11(1), 181-213.
Taymaz, H. (1983). Yıllık hizmet içi eğitim programı. Ankara Üniversitesi Eğitim
Bilimleri Fakültesi Dergisi, 16(2), 1-6.
Taymaz, A. H. (1997). Hizmet içi eğitimde kavramlar, ilkeler, yöntemler. Ankara: Sevinç.
Tengilimoğlu, D., Atilla E.A. ve Bektaş, M. (2008) İşletme yönetimi. Ankara: Seçkin.
Tortop, N., Aykaç B., Yayman H., Özer A. (2006). İnsan kaynakları yönetimi. Ankara:
Nobel.
Tuncer, D., Ayhan, Y. ve Varoğlu, D. (2008). Genel işletmecilik bilgileri. İstanbul: Siyasi.
116
Tunçer, P. (2012). Değişen insan kaynakları yönetimi anlayışında kariyer yönetimi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 31(1), 203-233.
Turhan, E. (2012). İşletmelerde eğitim ve geliştirme. Editörler: Ali Şimşek ve Hatice
Zümrüt Tonus, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.
Türkmen, S. (2012). Personel Yönetimi ve İnsan Kaynakları Yönetimi Karşılaştırması, 9
Haziran 2014 tarihinde http://www.teias.gov.tr/ebulten/makaleler/2012/iky/iky.html
sayfasından erişilmiştir.
Uğur, A. (2003). İnsan kaynakları yönetimi. Sakarya: Sakarya.
Uslu, A., Kutukız D. ve Çeken, H. (2013). Otel İşletmelerinde Çalışan Personelin Aldığı
Hizmet İçi Eğitimin Verimliliğe Etkisi. Verimlilik Dergisi, (2), 101-116.
Uysal,
G. (b.t). İnsan Kaynakları Yönetimi, 22 Nisan 2015 tarihinde
https://wiki.zirve.edu.tr/.../insan%20kaynaklari%20yonetimi%20ders%20notları.pd
f sayfasından erişilmiştir. 1-79
Uzun, Y. (2008). İnsan kaynakları yönetiminde bir uygulama örneği: İngiltere Sayıştayı.
Sayıştay Dergisi, (70), 51-83.
Ünal, A. (2002). İşletmelerde insan kaynaklarının önemi, insan kaynakları işlevleri ve
insan kaynakları yönetimi sisteminde ücretleme. Kamu-İş,7(1), 1-19.
Ünsalan, E. ve Şimşeker, B. (2005).Temel işletmecilik bilgileri. Ankara: Detay.
Üstün,
A. (2009). Bilgi hizmetlerinde
Kütüphaneciliği,23(3), 602-608.
verimlilik
ve
motivasyon.
Türk
Varış, F. (1987). Eğitim bilimine giriş. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim
Fakültesi.
Yelboğa, A. (2008). İnsan kaynakları bölümünde çalışanların iş doyumlarındaki
farklılıkların incelenmesi. Yönetim/İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme
İktisadı Enstitüsü Dergisi, 19 (61), 125-142.
Yıldırım, F. (2007). Öğretmenlerin hizmet içi eğitimine yönelik uzaktan eğitim platformu
tasarımı. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri
Enstitüsü, Sakarya.
Yüksel, Ö. (2000). İnsan kaynakları yönetimi. Ankara: Gazi.
117
118
EKLER
119
Ek-1: Anket Formu
Sayın Katılımcılar,
Bu çalışma; “Bankalarda Hizmet içi Eğitim ve Eğitim İhtiyacının Belirlenmesine
Yönelik Bir Araştırma” konulu tez çalışmasının uygulama kısmı ile ilgilidir. Yapılan araştırma
tamamıyla akademik nitelikli olup çalışmadan elde edilecek bilgiler bilimsel amaca yönelik olarak
kullanılacak ve alınan cevaplar kesinlikle gizli tutulacaktır.
Çalışmaya yapacağınız değerli katkılarınızdan dolayı şimdiden teşekkür eder, saygılarımı
sunarım.
Derya KORKUTAN
Gazi Üniversitesi
Yüksek Lisans Öğrencisi
I. BÖLÜM
Lütfen aşağıda yer alan kişisel bilgilerinizi belirtiniz.
Cinsiyetiniz?
( ) Bayan
( ) Erkek
Yaş Grubunuz?
( ) 20-30
( ) 31-40
( ) 41-50
Medeni Durumunuz?
( ) Evli
( ) Bekâr
Eğitim Durumunuz?
( ) Lisans
( ) Lisansüstü
Mesleki Deneyiminiz?
( ) 1-5
( ) 6-10
( ) 11-15
Kurumda çalışma süreniz?
( ) 1-5
( ) 6-10
( ) 11-15
Daha önce aldığınız hizmet içi eğitim sayısı?
…..
Bankada çalıştığınız birim?
( ) Bireysel ( ) Kurumsal
( ) Ticari/Kurumsal
( ) ………
120
( ) 51 ve üzeri
( ) 16 ve üzeri
( ) 16 ve üzeri
( )
Operasyon
II. BÖLÜM: EĞİTİM İHTİYACI BELİRLEME ÖLÇEĞİ
Lütfen aşağıdaki ifadeleri dikkatlice okuyarak, ilgili konulardaeğitim ihtiyacınızı en iyi
yansıtan seçeneği (X) işaretleyiniz.
1-Kesinlikle Katılmıyorum (Eğitim ihtiyacım yok)
2-Katılmıyorum
3-Kısmen Katılıyorum
4-Katılıyorum
5-Kesinlikle Katılıyorum (Eğitim ihtiyacım var)
TAKIM ÇALIŞMASI

Takım olma ve takım kurma

Takım sinerjisi oluşturma

Takım iletişimi
BANKACILIK KÜLTÜRÜ

Bankacılık tarihi

Bankacılık amaçları ve işlevleri

Banka organizasyonu

Hizmet Verme

Kredi Verme

Parasal İşlemler

Para Politikası Teşvikinin Aktarımı

Yatırım İşlemleri

Ekonomik Fonksiyonlar
KOÇLUK

Koçluk becerileri

Koçluk süreci

Kişisel-yaşam koçluğu

Gelişimsel koçluk

Yardım amaçlı koçluk

Değişim koçluğu

Kariyer koçluğu

Performans koçluğu

Mentorluk (Danışmanlık, Rol Modeli)
ZAMAN YÖNETİMİ

Zaman planlama

Zaman değerlendirme yöntemleri

Aktivite mekanizmasının analizi

Zaman tuzakları
121
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5

Zaman yönetimi yaklaşımları
MUHASEBE

Muhasebe ilkeleri, temel varsayımlar ve muhasebe standartları

Tek düzen hesabı

Yabancı para muhasebeleştirilmesi

Dönen değerler

Krediler

Yatırım amaçlı değerler ve diğer aktifler

Mevduat ve diğer yabancı kaynaklar

Öz kaynaklar

Gelir gider hesapları

Bilanço dışı hesaplar

Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi

Türev ürünlerin muhasebeleştirilmesi

Enflasyon muhasebesi
BİLGİSAYAR BİLGİSİ

Bilgisayar ana birimleri

İşletim sistemi

Ofis uygulamaları(Word, excell, powerpoint)

E-posta ve kişisel iletişim yönetimi

Bankacılık yazılımları
PAZARLAMA VE REKABET

Pazarlama ve rekabet stratejisi

Pazarlama bilgi sistemleri

CRM - müşteri ilişkileri yönetimi

Pazarlama İletişimi

Hizmet pazarlaması

İlişki pazarlama
İLETİŞİM- DİKSİYON-FONOTİK

Dil ve ses tekniği, iletme gücü

Kelime ve söz noktaları

Beden dili

Etkili iletişim teknikleri
YATIRIM DANIŞMANLIĞI

Yatırım Fonları

Elektronik Platformlar
122
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5

Portföy Yönetimi

Kurumsal Finansman

Araştırma Hizmetleri

Sözleşme ve hukuki işlemler
STRATEJİK PLANLAMA

Stratejik planlama süreci

İç ve Dış Çevre, Rakip Analizi

Durum Analizi

Vizyon, Misyon

Stratejik amaçlar ve Hedefler

Politikalar

Strateji oluşturma

İzleme ve değerlendirme
HUKUK – MEVZUAT

Yeni ve Değişen Mevzuat Bilgisi

Temel Bankacılık Bilgisi Eğitimi
123
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
GAZİGELECEKTİR...
124
Download