2014-2015 Eğitim-öğretim yılı başlıyor

advertisement
ÇÜ Devlet Konservatuarı özel yetenek sınavları yapılıyor
nÇÜ
Devlet Konservatuvarı,
özel yetenek sınavıyla öğrenci
alacak.
Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından yapılan açıklamada,
ön kayıt yaptırmış olan öğrencilerin, Müzik Bölümü, Tiyatro
- Oyunculuk Ana Sanat Dalı ve
Opera - Şan Ana Sanat Dalı sınavlarına girmeye hak kazanacağı bildirildi.
Ön eleme sınavlarının Tiyatro-Oyunculuk Ana Sanat Dalı’nda 8-9 Eylül, Opera-Şan Ana
Sanat Dalı’nda 4 Eylül tarihlerinde gerçekleştirileceği, baraj
sınavlarının ise Tiyatro-Oyun-
culuk Ana Sanat Dalı’nda 1011 Eylül, Opera- Şan Ana Sanat
Dalı’nda 4 Eylül, Müzik Bölümü’nde ise 8 Eylül tarihlerinde
yapılacağı duyuruldu.
Sınavlarla ilgili detaylı bilgi
http://devletkonservatuvari.
cu.edu.tr adresinden öğrenilebilir.
“Paramı Yönetebiliyorum ve
İnovasyon” Paneli
nÇukurova
Üniversitesi (ÇÜ)
Ar-Ge ve İnovasyon Kulübü
tarafından, üniversitedeki inovasyon kültürünü canlandırmak amacıyla “Paramı Yönetebiliyorum / İnovasyon” paneli
gerçekleştirildi.
vSAYI: 25
vÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ KURUMSAL İLETİŞİM GAZETESİ
ÇÜ Mithat Özsan Amfisi’nde
düzenlenen etkinlikte, Ar-Ge
ve İnovasyon Kulübü Yönetim
Kurulu Başkanı Medet Mutlu,
Ar-Ge ve inovasyonun önemini
vurgularken, Türkiye ve dünyadaki iyi örneklerle inovatif
süreci anlattı.
v01-31 AĞUSTOS 2014
ARDEB 1003
Programı
kapsamında
20 yeni çağrı açıldı
nTürkiye
Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
(TÜBİTAK), Ar-Ge projelerini
“1003-Öncelikli Alanlar ArGe Projeleri Destek Programı”
kapsamında 6 ana alanda 20
adet proje çağrısı açtığını duyurdu.
TÜBİTAK’tan yapılan açıklamaya göre, “1003-Öncelikli
Alanlar Ar-Ge Projeleri Destek
Programı” ile “Ulusal Bilim
Teknoloji ve Yenilik Stratejisi”
çerçevesinde belirlenecek öncelikli alanlarda sonuç odaklı,
izlenebilir hedefleri olan, ilgili
bilim ve teknoloji alanlarının
dinamiklerini gözeten ve yurt
içinde yapılan Ar-Ge projelerini destekleme ve bu projeler
arasında eşgüdüm sağlamanın
amaçlandığı belirtildi.
“1003-Öncelikli Alanlar ArGe Projeleri Destek Programı”
kapsamında yapılacak proje
başvuruları için iki aşamalı
başvuru sistemi uygulanacağı, ilk aşama başvuruları için
son başvuru tarihinin 19 Eylül
2014 olarak belirlendiği bildirildi. Ayrıca, küçük ölçekli projelerin en fazla 24 ay, orta ve
büyük ölçekli projelerin süresinin en fazla 36 ay olduğunun
altı çizildi.
Programın başvuru koşulları
ve değerlendirme aşamasına
ilişkin detaylı bilgilere www.
tubitak.gov.tr adresinden ulaşılabilir.
3.
A
SAYFAD
2014-2015 Eğitim-öğretim yılı başlıyor
Öğrencilerimizden “En Başarılı Proje Teklifi”
nÇÜ
Eğitim Fakültesi İngiliz
Dili Eğitimi Bölümü Lisans öğrencileri, Özge Takmaz ile Fırat
Muk ve Sosyal Bilimler Enstitüsü İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim
Dalı Yüksek Lisans öğrencileri
Can Emre Sabancıoğullarından
ve Mehmet Öz, Hollanda’nın
Zwolle şehrinde gerçekleşen
“Avrupa’da Öğretmen Olmak:
Değerleri ve Normları Güçlen-
dirmek” (Teacher in Europe:
Empowering Norms and Values) başlıklı uluslararası konferansa katıldılar.
Hollanda Zwolle Şehir Meclisi’nde düzenlenen konferans
sonunda ÇÜ öğrencilerinin
sunduğu proje teklifi, jüri üyelerince “En Başarılı Proje Teklifi” seçildi.
“FikriMobil Proje Yarışması”ndan ödül
nÜniversite
öğrencilerinin
mobil teknoloji altyapıları ile
yaratıcı fikirlerini ortaya çıkarmaları ve sonucunda da bir
prototip üretmeleri amacıyla
düzenlenen “FikriMobil Proje
Yarışması”nda Çukurova Üniversitesi öğrencileri ikincilik
ve üçüncülük ödüllerinin sahibi oldu.
Yarışmada elemeler neticesinde finale kalmaya hak kazanan Mühendislik Mimarlık
Fakültesi öğrencilerinden Metehan Kılıç’ın “Engelsiz Şube”
projesi ikinci olurken, yine Bilgisayar Mühendisliği Bölümü
öğrencilerinden Osman Villi ve
Güler Merve Demir’in “Hediye
Pusulası” projesi üçüncülük
ödülünü aldı.
2
HABER
KampüsHaber
TÜBİTAK Alternatif Enerjili Araçlar Yarışması’nda “Kurul Özel Ödülü”
nÇÜ
Mühendislik – Mimarlık
Fakültesi Makine Mühendisliği
Bölümü öğrencileri tarafından
tasarlanarak üretilen “1,5 Adana” isimli elektrikli araç, TÜBİTAK Alternatif Enerjili Araçlar Yarışması’nda “Kurul Özel
Ödülü”nü aldı.
Kocaeli Körfez Yarış Pisti’nde
gerçekleşen “TÜBİTAK Alternatif Enerjili Araç Yarışları”, 62
takım ve yaklaşık 1800 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. “Güneş Enerjili Araç”, “Hidromobil” ve “Elektromobil”
kategorilerinde, 1950 metrelik
pistte gerçekleşen yarışlarda,
TÜBİTAK hakemlerinin yaptığı
teknik kontroller sonucunda,
elektromobil kategorisinde yarışabilmek için başvuru yapan
44 araç içinden 25 araç katılmaya hak kazandı.
TÜBİTAK
tarafından
“Kurul Özel Ödülü”
Makine Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin 6 ayda
ürettikleri araç, 13. tura kadar
birinci götürdüğü yarışı, tek-
“1,5 Adana” 1 TL’ye
120 Km yol gidiyor nÇukurova Üniversitesi Sağlık
nik aksaklıklar nedeniyle 11.
sırada tamamladı. Fakat ÇÜ
ekibinin yarışlara ilk kez katılmasına rağmen takım ruhu
çalışmasıyla örnek davranışlar
göstermesi, diğer takımlara
karşı centilmence davranışları
ve teknik aksaklığa kadar başarı elde etmelerinden dolayı
TÜBİTAK Jüri Üyeleri tarafından oy birliği ile “Kurul Özel
Ödülü”ne layık görüldü.
“Ekibimiz büyük bir
başarı elde etti”
Akademik
danışmanlığını
Makine Mühendisliği Öğretim
Üyesi Yrd. Doç. Dr. Durmuş Ali
Bircan’ın yaptığı aracı tasarlayan ekip, yarışmanın ardından
Rektör Prof. Dr. Mustafa Kibar’ı makamında ziyaret ederek kupa ve madalyayı teslim
etti. Rektör Prof. Dr. Kibar da
elde edilen başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek,
“Ekibimizin bu yarışta ilk yılı
olmasına rağmen, büyük bir
başarı elde ederek üniversitemizi temsil ettiler. Emeği geçen
tüm arkadaşlarımıza teşekkür
ediyor, başarılarının devamını
diliyorum. İnşallah önümüzdeki yıl sıkı hazırlanıp, daha
iyi derecelerle üniversitemizi
temsil edeceğiz” dedi.
Araçla ilgili bilgi veren takım
kaptanı Umutcan Olmuş, 2 kişilik tasarlanan aracın, tam dolu
bataryayla 350 km yol gidebildiğini, güncel elektrik fiyatı
göz önüne alındığında aracın
1 TL’ye 120 km yol alabildiğini
söyledi. Olmuş, aracın bataryasının 3 saatte dolduğuna dikkat
çekerek, tasarımının Makine
Mühendisliği Bölümü öğrencilerine ait olduğunu, telemetri
sistemi sayesinde araç ile ilgili
tüm bilgiler, batarya durumu,
araç ve batarya sıcaklıkları ve
hız gibi parametreleri araç içerisinden ve hazırlanan yazılım
ile bilgisayardan kontrol edebildiklerini dile getirdi.
Ziyaretin ardından Prof. Dr.
Mustafa Kibar, Rektörlük Binası önünde bulunan 1,5 Adana
isimli aracı inceledi. Ekipten,
tasarladıkları araçla ilgili bilgi alan Rektör Prof. Dr. Kibar,
araçla test sürüşü yaptı.
“3. Geleneksel Otomotiv Ar-Ge Proje Pazarı ve
Komponent Tasarım Yarışması”ndan ÇÜ’ye ödül
nTürkiye
İhracatçılar Meclisi
(TİM) tarafından düzenlenen
“Türkiye İnovasyon Haftası”
etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “3. Geleneksel
Otomotiv Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım
Yarışması”na katılan Çukurova
Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü Öğrencisi
Alkım Aydın mansiyon ödülü
aldı ve aynı zamanda CERN’e
(Avrupa Nükleer Araştırma
Merkezi) gitme hakkı kazandı.
Bursa
Merinos
Atatürk
Kongre ve Kültür Merkezi’nde
gerçekleştirilen “3. Geleneksel Otomotiv Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım
Yarışması”na katılan ÇÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi
Otomotiv Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Aydın, “MekaKAMPÜS HABER
Sahibi
Prof. Dr. Mustafa KİBAR
(Rektör)
Uluslararası Gönüllü
Çalışma Kampı
Yarışma, sektörde çalışan
profesyoneller, araştırmacılar,
akademisyenler, ilgili dallarda
eğitim alan öğrenciler ve otomotiv tutkunlarını içine alan
geniş bir kitlenin yaratıcı fikirlerini ortaya koyabildiği, “Ar-Ge
Proje Pazarı” ve “Komponent
Tasarım Yarışması” olmak üzere iki farklı etkinlikle tamamlandı.
nik-Fonksiyonellik”
dalında
“Elastik Motor Kaputu” isimli
projesi ile mansiyon ödülü aldı.
“Dünyanın
en büyük parçacık
fiziği laboratuarı
CERN’e ziyaret”
Aydın, ayrıca sosyal medyada
etkinlikle ilgili sorulara en hızlı
ve doğru cevap veren iki kişiden biri olarak İsviçre’de bulunan dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuarı CERN’i
ziyaret etme hakkını da elde
etti.
“3. Geleneksel Ar-Ge Proje
Pazarı” ve “3. Geleneksel Komponent Tasarım Yarışması”,
Uludağ Otomotiv Endüstrisi
İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından, T.C. Ekonomi Bakanlığı
desteği ve Türkiye İhracatçılar
Meclisi
koordinatörlüğünde
gerçekleştirildi.
Kültür ve Spor Daire Başkanlığı
Öğrenci Faaliyetleri Birimi tarafından “Uluslararası Gönüllü
Çalışma Kampı” düzenlendi.
Kampa, ÇÜ’den 14, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İspanya, İtalya,
Güney Kore, Japonya, Belarus
ve Sırbistan’dan 18 uluslararası öğrenci katıldı.
Kamp süresinde öğrenciler
ÇÜ Atlı Spor Kulübü Çiftliği’nde
boya-onarım çalışması ve atların bakımını yaparken, çalışma
saatleri dışında sportif faaliyetlerde bulunarak kampus ve şehir gezileri yaptılar.
Öğrenciler kamp etkinliği
kapsamında, kendi ülkelerine
ait geleneksel yemekler yaparak tanıtım günleri düzenledi.
Gönüllü Çalışma Kampı kapsamında Karaisalı Kanyonları ve
Alman Köprüsü ile Yumurtalık
ilçesine kültürel geziler düzenlendiği de kaydedildi.
“Kaynak
e-Portfolyo Sistemi”
2. Uluslararası
Toplantısı İspanya’da
yapıldı
nÇukurova Üniversitesi koordinatörlüğünde, Avrupa Birliği
Bakanlığı AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından desteklenen
“Aday Mesleki Eğitim Mezunlarının İstihdamı için Kaynak
e-Portfolyo Sistemi” projesinin
ikinci uluslararası toplantısı İspanya’da yapıldı.
İspanya’nın Mallorca adasında Sea-Teach kurumu tarafından düzenlenen toplantı,
Türkiye’den Çukurova Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Niğde
Üniversitesi, Dalya Agency, Polonya’dan Aviva Poland, Portekiz’den APLOAD ve İspanya’dan
Sea-Teach’in temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Editörleri
Tasarım Koordinatörü
Dil Editörü
Doç. Dr. Nüket ELPEZE ERGEÇ
Yrd. Doç. Dr. Murat Ertan DOĞAN
Öğr. Gör. Aydın ÇAM
Yrd. Doç. Dr. Tülay GÖRÜ DOĞAN
Yrd. Doç. Dr. Yeter TORUN
Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Masaüstü Yayıncılık Uygulama Biriminde hazırlanmış ve Çukurova Üniversitesi Basımevinde 2000 adet basılmıştır.
Masaüstü Yayıncılık
Uygulama Birimi
(322) 338 67 77 / 413
[email protected]
Fotoğraf: Fatih ERAY, Kadir PUSLU
Grafik: Engin ESENDEMİR
Muhabirler: Meryem KILIÇ, Demet ÖZTÜRK, Songül BULUT
İnşaat Mühendisliği
Bölümü’nden 3 yılda
mezun oldular
nÇukurova
Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi
İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde eğitim gören üç öğrenci, 2013-2014 eğitim öğretim
yılında üstün başarı göstererek, 4 yıllık öğrenimlerini 3 yılda tamamlayarak mezun oldu.
“İnşaat
Mühendisliği
Bölümü’nden
ilk kez 3. yılda
mezun verdik”
İnşaat Mühendisliği Bölüm
Başkanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Çağatay, İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 2013-2014
eğitim öğretim yılında Buse
Duyan, Münir Ünverdi ve Akın
Küçükbaş isimli öğrencilerinin hem kendi dönemlerindeki hem de bir üst dönemdeki
dersleri alarak İnşaat Mühendisliği Bölümü’ndeki dört yıllık öğrenimlerini üç yılda tamamladıklarını ve 2013-2014
eğitim öğretim yılında mezun
olduklarını belirtti.
Prof. Dr. Çağatay, öğrencilerin üstün bir başarı örneği
sergilediklerini ifade ederek,
İnşaat Mühendisliği eğitiminin
belirli bir çalışmayı ve gayreti
gerektirdiğini vurguladı.
“Beton Pano” ve
“Depreme Dayanıklı
Yapı Tasarımı ve
Maket” yarışması
nÇukurova
Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi
İnşaat Mühendisliği Bölümü
tarafından 2013-2014 öğretim
yılı bitirme ödevleri kapsamında “Depreme Dayanıklı Yapı
Tasarımı ve Maket Yarışması”
ve Mimarlık Bölümü tarafından da “Beton Pano Yarışması”
düzenlendi. ÇÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanı
Prof. Dr. İsmail Hakkı Çağatay,
öğrencilere verdikleri eğitimlerin sadece teorik değil, uygulamalı olmasını da amaçladıklarını vurguladı.
Prof. Dr. Çağatay, öğrencilerin
yaptıkları çalışmalarla tasarladıkları ve modelini kurdukları
yapının davranışını öğrenip,
perdeli-perdesiz farklı tip ve
modellerin deprem karşısındaki durumlarını öğrendiklerini
söyledi.
3
HABER
KampüsHaber
2014-2015 Eğitim-öğretim yılı başlıyor
n2014 ÖSYS sonuçlarına göre
9979 kişi Çukurova Üniversitesi’nin çeşitli bölümlerine kayıt
yaptırma hakkına sahip oldu.
ÇÜ Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada üniversitemize
kayıt hakkı kazanan söz konusu adaylardan 3235 kişinin Çukurova Üniversitesi’ni ilk tercihi olarak belirlediği bildirildi.
Üniversitemizin çeşitli bölümlerine kayıt hakkı elde eden öğrencilerin 27’si ÖSYS sıralamasında farklı puan türlerinde ilk
1000 kişi arasında yer alıyor.
İlk kez 32
üniversitede e-kayıt
uygulaması yapıldı
Üniversiteye yeni kayıt yaptıracak öğrenciler, YÖK tarafından yürütülen Yükseköğretim
Bilgi Sistemi çalışmaları kap-
samında, bu yıl ilk kez Çukurova Üniversitesi de dahil olmak
üzere 32 üniversiteye Elektronik Kayıt (e-kayıt) yapabildiler.
Elektronik kayıt olmayı tercih eden öğrencilerin üniversitelere giderek tekrar kayıt yaptırmalarına gerek bırakmayan
uygulama, pilot uygulama olarak belirlenen 32 üniversitede gerçekleştirildi. Öğrenciler,
elektronik kayıt işleminin ardından üniversitelerin duyurduğu tarihte ders kayıtlarını
yaptırarak eğitime başlayabilecekler.
Adıyaman Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi,
Akdeniz Üniversitesi, Anadolu
Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Batman Üniversitesi,
Bitlis Eren Üniversitesi, Bozok
Üniversitesi, Bülent Ecevit Üniversitesi, Çankırı Karatekin
Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Erzincan Üniversitesi,
Erzurum Teknik Üniversitesi,
Gaziosmanpaşa Üniversitesi,
İnönü Üniversitesi, İstanbul
Medeniyet Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İzmir Kâtip
Çelebi Üniversitesi. Kafkas
Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi,
Kastamonu Üniversitesi, Kilis
7 Aralık Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Ordu
Üniversitesi, Orta Doğu Teknik
Üniversitesi, Osmaniye Korkut
Ata Üniversitesi, Recep Tayyip
Erdoğan Üniversitesi, Siirt Üniversitesi, Sinop Üniversitesi,
Süleyman Demirel Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
olmak üzere 32 üniversite ekayıt pilot uygulamasına katıldı. Bu yıl gerçekleştirilen pilot
uygulamanın önümüzdeki yıllarda tüm üniversitelerde yaygınlaştırılacağı duyuruldu.
Su Ürünleri Fakültesi’nde “Lahoz Balığı” yetiştiriciliği ve “yaz stajı”
nÇukurova
Üniversitesi Su
Ürünleri Fakültesi’nin, ekonomik değeri yüksek ve nesli tükenmekte olan Lahoz balığı türünün yaşatılması için bilimsel
çalışmalar yapacağı bildirildi.
ÇÜ Su Ürünleri Fakültesi
Yetiştiricilik Bölümü Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Tufan Eroldoğan
ve çalışma arkadaşlarının, Gıda
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ar-Ge Projeleri kapsamında
“Doğu Akdeniz Koşullarında
Lahozun Larval Yetiştiricilik
Olanaklarının Araştırılması”
konulu bir proje geliştirdikleri
kaydedildi. Geliştirilen proje
ile nesli tükenmekte olan ve
kırmızı listede bulunan Lahoz
balığına hem alternatif bir tür
oluşturmak hem de bu türün
neslinin devam ettirilmesinin
sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.
“Yeni bir tür
kazandırılmasını
planlıyoruz”
Prof. Dr. Eroldoğan, yapılacak
araştırmalar ile uzun yıllardır
ticari boyutta çipura ve levrek
yetiştiriciliği ile Akdeniz ülkelerindeki yetiştiriciliği sınırlı
kalan balık türlerine yeni bir
tür kazandırılmasını planladıklarını ifade etti.
Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde Lahoz balıklarının yetiş-
tiriciliğe alınabilmesi, öncelikli
alternatif tür seçimi araştırmalarının başında yer aldığını bildiren Prof. Dr. Eroldoğan, son
yıllarda yaptıkları çalışmaların
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığı ile bu yönde
devam ettiğini sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Eroldoğan, proje
kapmasamında Su Ürünleri
Fakültesi bünyesinde “Balık Yetiştirme Havuzu” kurduklarını
ifade ederek, alternatif bir tür
olarak Lahoz üretiminin, yetiştiricilik sektöründe iş hacmi
ve istihdam yaratmasıyla, ulusal ekonomiye önemli katkılar
sağlayacağını vurguladı.
Su Ürünleri
Fakültesi’nin yaz
stajı tamamlandı
Su Ürünleri Fakültesi’ne bağ-
lı Yumurtalık Deniz Araştırmaları ve Uygulama Merkezi’nde
gerçekleştirilen
2013-1014
eğitim öğretim dönemi yaz stajının başarıyla tamamlandığı
bildirildi.
Yaz stajı uygulamasına 30’un
üzerinde öğrencinin katıldığı
belirtilirken, stajda öğrencilerin bugüne kadar aldıkları teorik eğitim konularının sahada
birebir uygulama şekillerini
görerek, mesleki anlamda kalıcı tecrübe elde ettikleri vurgulandı.
Öğrencilerin staj uygulaması
kapsamında, trol operasyonu,
ığrıp çekme, parakete hazırlama, ağ tamir etme, balıklardan
fleto çıkarma ve slaj yapımı,
tekne kullanımı ve bakımı, denizde can güvenliği, deniz kaplumbağaları eğitim semineri,
spriulina yetiştiriciliği, sahil
temizliği konularında eğitime
tabi tutulduğu belirtildi. Ayrıca öğrencilere sahil güvenlik
tarafından da eğitim semineri
verildiği kaydedildi.
Tatarlı Höyüğü
kazı alanı gezisi
ve Yumurtalık
Lagünleri teknik
gezileri
Yaz stajı uygulamasında, Su
Ürünleri Fakültesi’ne ait Su
Ürünleri ve Gözlem 1 tekneleri aktif olarak kullanılırken,
üniversitenin Tatarlı Höyüğü
kazı alanı gezisi ve Yumurtalık
Lagünleri teknik gezileri uygulamalarının da yapıldığının altı
çizildi.
ÇÜ Su Ürünleri Fakültesi’ne
bağlı Yumurtalık Deniz Araştırmaları ve Uygulama Merkezi’nde gerçekleştirilen yaz
stajı uygulamasında, fakültenin
staj komisyonunda görev alan
Doç. Dr. Caner Özyurt, Doç. Dr.
Gülsün Özyurt, Yrd. Doç. Dr.
Meltem Manaşırlı ve Arş.Gör.
Volkan Barış Kiyağa’nın yanı
sıra, Doç. Dr. Tuncay Kuleli, Dr.
Sürhan Tabakoğlu, Dr. Leyla
Uslu, Arş. Gör. Muzaffer Perker
ve Arş. Gör. Burcu Ak’ın da dönemsel olarak katkıda bulunan
öğretim elemanları içinde yer
aldığı kaydedildi.
4
HABER
KampüsHaber
FAO 2014 yılını
“Aile Çiftçiliği Yılı”
ilan etti
nÇukurova Üniversitesi Ziraat
Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Arş. Gör. Burhan Özalp,
Uluslararası Gıda ve Tarım Örgütü - FAO tarafından 2014 yılının tüm dünyada “Aile Çiftçiliği
Yılı” ilan edildiğini, ancak Türkiye’de bu tip üreticilik yapan
ailelerin tarımla bağının kopmak üzere olduğunu ifade etti.
Anavarza “UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi”ne girdi
nAdana’nın
Kozan ilçesi sınırları içerisindeki Dilekkaya
Köyü yakınlarında bulunan
Anavarza, UNESCO’nun “Dünya
Kültür Mirası Geçici Listesi”ne
girdi.
Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. Fikret Fatih Gülşen’in danışmanlığında 29
Temmuz 2013 tarihinde restorasyon çalışmalarına başlanan Anavarza’nın, Helenistik,
Roma, Bizans, Arap, Ermeni
ve Osmanlı gibi Anadolu’nun
önemli uygarlıklarının kültür
izlerini taşıdığına ve birçok
farklı kültür ve uygarlığa ev
sahipliği yaptığına değinilerek, 15 Nisan 2014 tarihinde
“UNESCO Dünya Kültür Mirası
Geçici Listesi”ne girmeye hak
kazandığı bildirildi.
“Edebiyata ve Tıp
bilimine de katkı
sağlayacak”
Kazılarla ilgili bilgi veren
ÇÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim
Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fikret Fatih
Gülşen, arkeolojik kazı çalışmalarının başlamasıyla birlikte
Anavarza’nın dini inanç turizmine kazandırılmasının yanı
sıra, edebiyata ve tıp bilimine
de katkı sağlayacağını belirtti.
Yrd. Doç. Dr. Gülşen, “Ala
Kapı” olarak bilinen “Zafer
Takı” çevresinde yer alan mimariye ait blokların temizlendiğini belirterek, Zafer Takı’nın
kuzeyinde yer alan ve kent
merkezine doğru kuzey-güney
doğrultusunda uzanan sütunlu
ana caddenin temizlik çalışması neticesinde, yolun açığa çıkarıldığını söyledi.
“Roma surlarının
güneyindeki arazide
Roma Dönemi
Tiyatrosu”
Roma surlarının güneyindeki
arazide Roma Dönemi Tiyatrosu’nun yer aldığına değinen
Yrd. Doç. Dr. Gülşen, Arap sur
duvarlarının güney kısmında
kaya yamacına yaslandırılmış
tiyatronun, bugün sadece taş
planının korunduğunu, tiyatronun alt kısmının yamaca
oturmakta, üst kısmının ise tonozlar üzerinde yükselmekte
olduğunu ifade etti.
Yrd. Doç. Dr. Gülşen, çalışmaların ileri teknoloji kullanılarak yapıldığının altını çizerek, insansız hava araçlarının
da kullanıldığını kaydetti. Yrd.
Doç. Dr. Gülşen, çekirdek yapının röleve ve rekonstrüksiyon
çizimleri tamamlanarak statik,
harç ve malzeme analizleri ile
restorasyon hazırlıklarının da
tamamlanmaya
çalışıldığını
sözlerine ekledi.
Tatarlı Höyüğü kazısı devam ediyor
nKültür
ve Turizm Bakanlığı
ile Çukurova Üniversitesi adına
2007 yılından bu yana devam
eden Tatarlı Höyüğü kazısının
yedinci sezon çalışmalarına
başlandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı,
Kültür Varlıkları ve Müzeler
Genel Müdürlüğü, Çukurova
Üniversitesi ve Adana Büyükşehir Belediyesi’nin maddi katkılarıyla yapılacak olan kazılara, Çukurova Üniversitesi’nden
öğretim üye ve elemanları,
uzman arkeologlar, staj öğrencileri ve lisans öğrencilerinin
katılacağı bildirildi.
Hitit-Kizzuwatna
Kentinin önemli
noktalarına ulaşıldı
Çalışmalarla ilgili bilgi veren
Çukurova Üniversitesi Arkeolojik Araştırma ve Uygulama
Merkez Müdürü ve Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Serdar Girginer,
altı yıldır sürdürdükleri çalışmada Yukarı ve Aşağı Şehri ile
yaklaşık 2,5 kilometrekarelik
Hitit-Kizzuwatna kentinin tapınaklarını, rampalı ve taş döşemeli kapılarını, gösterişli ve
kuvvetli savunma sistemlerini
ortaya çıkardıklarını söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Girginer, Tatarlı Höyüğü’nün özellikle Ada-
na’nın tanıtımında önemli bir
yere sahip olacağının altını çizerek, çalışmanın Orta ve Geç
Tunç çağlarında Kizzuwatna
Arkeolojisi için çok önemli veriler elde etmelerini sağladığını ifade etti.
Sitadel (Yukarı Şehir)’de
yapılan kazı çalışmalarında
Tatarlı Höyüğü’nün tabakalanmasına dair önemli veriler elde
edildiğini vurgulayan Yrd. Doç.
Dr. Serdar Girginer, buna göre
Hellenistik Dönem, Demir Çağı
(Geç Hitit dönemi), Geç Tunç
Çağı, Orta Tunç Çağı tabakalarının tespit edildiğini, Yukarı
Şehir’de yer alan ve A Yapısı
olarak adlandırılan ve muhtemelen bir Tapınak Kompleksi
olan 21x20 metre boyutlarındaki 23 odalı yapının önemli
veriler arasında yer aldığını
belirtti.
Yrd. Doç. Dr. Girginer, Tatarlı Höyüğü kazısının Doğu
Akdeniz dünyasında, özellikle de Kuzey Suriye, Kilikya ve
Levant’de M.Ö. II. ve I. yıllarındaki kronolojik sorunların
çözümünde önemli ayrıntılara
sahip olacağını dile getirerek,
ilerleyen zamanda yapılması
planlanan koruma çalışmaları
ile Tatarlı Höyüğü’nün bölge
turizmine önemli katkılar sağlamasını beklendiklerini sözlerine ekledi.
Arş. Gör. Özalp, 2014 yılının FAO’nun önerisiyle Birleşmiş Milletler’in 66. Genel
Kurulu’nda “Uluslararası Aile
Çiftçiliği Yılı”nın resmi olarak
onaylandığını belirtirken, Birleşmiş Milletler’in, “Aile Çiftçiliği Yılı”nın açlık-yoksullukla
mücadele ve doğal kaynakların
korunması, kırdan-kente göçün azaltılması ve sürdürülebilir tarımsal üretim açısından
önemini vurgulamak için ilan
edildiğini söyledi.
Kuraklık sebebiyle
buğday veriminde
düşüş yaşandı
nÇukurova Bölgesinde yıl içe-
risinde yağış miktarının azlığı
ve mevsim normalleri dışında
seyreden don nedeniyle yaşanan kuraklığa bağlı olarak buğday veriminde düşüş yaşandığı
belirtildi.
Çukurova Üniversitesi Ziraat
Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Özkan, kuraklık nedeniyle
buğday veriminin düştüğüne
dikkat çekerek, geçen yıl dönümüne 600 kilo buğday veren
sulanabilir bölgelerde, bu sene
verimin yüzde 50 azaldığını ve
kıraç alanlardaki kaybın yüzde
80’lere ulaştığını dile getirdi.
Kuraklığın boyutları
üniversitenin
uygulamalı tarım
alanlarında tespit
edilebiliyor
Prof. Dr. Özkan, kuraklığın
boyutlarını üniversitenin uygulamalı tarım alanlarında tespit edebildiklerini belirterek,
sulanabilir alanlarda verimin
bir dönümde yaklaşık 300 kilo
olduğunu, kıraç alanlarda ise
40-50 kiloya kadar düştüğünü
söyledi.
Aşırı sıcaklarda
yapılan spor ve
ağır fiziksel
aktivitelere dikkat
“Şekerleme ve çikolatalara dikkat”
nÇukurova
Üniversitesi Tıp
Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr.
Hakan Poyrazoğlu, kalp sağlığı
açısından aşırı sıcak havalarda
yapılan spor ve ağır fiziksel aktivitelerin sakıncalarına dikkat
çekti.
Prof. Dr.
Hasan
FENERCİOĞLU
“Tansiyon, beyin
kanaması, kalp ve
damar sağlığı
sorunları ortaya
çıkabilir” nÇukurova
Doç. Dr. Poyrazoğlu, sıcak ve
neme bağlı olarak tansiyon,
beyin kanaması, kalp ve damar
sağlığı sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirterek, spor ve
yürüyüşlerin güneş ışınlarının
dik geldiği saatlerde yapılmaması gerektiğini vurguladı.
Yüksek nem oranının, hissedilen sıcaklığı arttırdığını ifade
eden Doç. Dr. Poyrazoğlu, bu
durumun kalp sağlığını olumsuz etkilediğini, sıcak ve nemden uzak durulması gerektiğini
vurguladı.
5
HABER
KampüsHaber
Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü
öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan
Fenercioğlu, şekerleme ve çikolata ürünlerinin ürün kalitesini sağlayan başlıca etmenlerine dikkat edilmesi gerektiğini
söyledi.
Prof. Dr. Fenercioğlu, çikolata ve şekerlemelerdeki parlaklığın tazelik belirtisi olduğuna
dikkati çekerek, açıkta satılan
ürünlerin alınmaması gerektiğini, ucuza satılan çikolatanın
gerçek çikolata olmayıp “çiko-
lata benzeri ürün” olduğunu
vurguladı. Prof. Dr. Fenercioğlu, kullanılan ham maddeler,
bina, ekipman, çalışan kişiler
ve uygulanan prosedürler başta olmak üzere, üretim ortamının özelliklerine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Merdiven altı”
ürünler sağlığa
zararlı
Prof. Dr. Fenercioğlu, Gıda,
Tarım ve Hayvancılık Bakanlı-
ğı’ndan üretim izni alınmamış
olan yerlerde gıda üretiminin
yasaklandığını bildirerek, yasağa rağmen izinsiz üretim
yapılan yerlerin olabileceğine
değindi. Bayram şekeri ve çikolatası gibi kısa vadede çok
satılacak ürünlerin ‘merdiven
altı’ olarak tabir edilen yerlerde üretilip satıldığını belirten
Prof. Dr. Fenercioğlu, bu dönemlerde bakanlık ve belediye
yetkililerinin denetlemelerini
sıklaştırarak sağlık açısından
zarar teşkil edecek ürünlerin
satışını engellemeleri gerektiğini kaydetti.
Çikolata çeşitlerine göre kullanılan malzeme miktarında
değişkenlik gösterdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Fenercioğlu,
çikolata yapımında kullanılan
ve çikolatanın kalitesini belirleyen, ithal edildiğinden pahalı olan kakao yağının ve kakao
tozunun az miktarda kullanımının çikolatanın kalitesini ve
fiyatını düşürdüğünü söyledi.
“Kakao yağı yerine,
katılaştırılmış
bitkisel yağlar
kullanılıyor”
Prof. Dr. Fenercioğlu, çikolatalı ürünlerin güvenliğini azaltmadan fiyatını düşürmek amacıyla gerçek kakao yağı yerine,
katılaştırılmış bitkisel yağların
kullanabildiğini ifade ederek,
ürünlerde fiyat düştükçe kakao
katkısının azaltıldığını, böylelikle ürünün gerçek çikolata yerine çikolata benzeri bir ürüne
dönüştüğünü vurguladı.
Satın alınacak
üründe dikkat
edilmesi gereken
hususlar
Satın alma sırasında tüketicinin dikkat etmesi gereken
hususlara da değinen Prof. Dr.
Fenercioğlu, ürünün nerede
üretildiği, üretim izninin alınıp
alınmadığı, ürünün üretim ve
son kullanım tarihleri, ambalajın bütünlüğü gibi konuların
önemine dikkat çekti. Prof. Dr.
Fenercioğlu, ambalajsız olarak
açıkta satışa sunulan sağlıksız
ürünlerin ise kesinlikle alınmaması gerektiğinin altını çizdi.
“Spirulina’nın Akdeniz Bölgesi’nde yaygınlaşmasına uğraşıyoruz”
“Yaz tatili
boşa geçirilecek
bir zaman değil”
nÇukurova
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı
Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kutlu, çocuklar için yaz tatilinin boşa geçirilecek bir zaman olmadığını
söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Kutlu, öğrencilerin karne aldıktan sonra
geçirdikleri tatilin çocukların
gelecek yıla hazır olması ve
dinlenebilmesi için fırsat olduğunu dile getirirken, tatilde
çocukların dinlenmesi ve sosyalleşmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.
Tatil döneminin çocukların
gelecek eğitim-öğretim dönemine hazırlıklı gelebilmeleri
için önemli bir fırsat olduğunu
vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Kutlu,
bu dönemin planlı bir şekilde
mutlaka eğitim, dinlenme ve
sosyal iletişim zamanlarının
ayarlanarak geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
nÇukurova
Üniversitesi Su
Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.
Dr. Oya Işık, yağ oranı düşük
olan Spirulina yosununun Akdeniz Bölgesi’nde yaygınlaşıp
ekonomik getirisi olması için
uğraş verdiklerini belirtti.
Prof. Dr. Işık, Spirulina yosununun yüksek ışık alan yerlerde daha hızlı yetiştiğinin altını
çizerek Akdeniz Bölgesi’nin
yetiştiricilik açısından uygun
olduğunu vurguladı. Prof. Dr.
Oya Işık, Spirulina yosununun
yüzde 65-70 protein, yüzde
5- 6 yağ ve yüzde 15-20 değerinde karbonhidrat içerdiğine
değinerek, demir ve kalsiyum
açısından zengin olan Spirulina’nın kalsiyum oranının süt
ile eş değer olduğunun da altını
çizdi.
Spirulina yosununu yetiştirip
tüketebileceğini ve yatırım yapanların da para kazanabileceğini ifade eden Dekan Prof. Dr.
Işık, üretim masrafının fazla olmamasına rağmen, kurutma ve
paketleme aşamalarının masraflı olduğunu belirtti.
“Spirulina
yosununun
yetiştirme eğitimini
başvuran herkese
veriyoruz”
Spirulina yosununun yetiştirme eğitimini kendilerine
başvuran herkese verdiklerini
vurgulayan Prof. Dr. Işık, amaçlarının Akdeniz Bölgesi’nde
Spirulina konusunda yatırımcıları doğru bilgilendirmek olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Işık,
ayrıca, eğitim alan kursiyerlerinin ürünü yetiştirdiklerini
ancak, pazarlama konusunda
sıkıntılar yaşadıklarını belirterek, Spirulina’nın, pek çok
ülkede üretilerek Türkiye’de
yabancı markalar adı altında
satıldığını, bu konuda yatırımların artmasıyla Türk malı adı
altında daha fazla satılabileceğine dikkat çekti.
Prof. Dr.
Oya IŞIK
“Spirulina yosunu
evde çok kolay
üretilebilir”
Prof. Dr. Işık, Spirulina yosununun evde çok kolay üretilebileceğini, tüketimi konusunda
da özellikle çocuk ve yaşlılara
önerdiklerini kaydederek, havuzda veya evlerdeki akvaryumda yetiştirilebilecek bir
ürün olduğunu, aşılama yapıldıktan sonra yaklaşık bir hafta
içinde hasat yapabildiğini sözlerine ekledi. Ayrıca, Prof. Dr.
Işık, “Hasat ettikten sonra çeşme suyu ile yıkayıp, buzdolabında veya kurutarak saklanabilir. Özellikle soğuk tüketmeyi
tercih ediyoruz. Soğuk içeceklerle, sütle veya salatalarla tüketiyoruz. Kalori değeri düşük,
ancak proteini yüksektir. Demir ve kalsiyum açısından zengin olduğu için özellikle çocuk
ve yaşlılara öneriyoruz. Yaşlılar özellikle Spirulina tercih
edebilirler. Dengeli beslenmek
isteyenler Spirulina’yı kullanabilirler” şeklinde konuştu.
6
HABER
KampüsHaber
Çukurova Üniversitesi’nden Bonzai ile mücadeleye büyük katkı
“Çukurova Üniversitesi Adli Tıp
Anabilim Dalı Laboratuvarları,
tüm dünyaya sentetik uyuşturucularla ilgili güncel bilimsel
bilgi aktarabilecek gücü elde
etmiş olacak,” dedi.
Arş. Gör.
Pınar
EFEOĞLU
nÇukurova
Üniversitesi Tıp
Fakültesi Adli Tıp Anabilim
Dalı Toksikoloji Analiz Laboratuvarı’nda, 2009 yılından bu
yana sentetik uyuşturucu maddelerin kan ve idrarda tespit
edilebilmesi için sürdürdükleri
çalışmaları anlatan Çukurova
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli
Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof.
Dr. Mete Gülmen, şu anda en az
40 adet Bonzai türevini tespit
edebildiklerini açıkladı.
Prof. Dr. Gülmen, İngiltere’deki Randoks adlı firmanın
da “Referans Laboratuvarı”
olma özelliği taşıyan Adli Tıp
Anabilim Dalı Laboratuvarları’nda kısa zaman içerisinde,
sentetik uyuşturucuların tüm
Prof. Dr.
Mete
GÜLMEN
türevlerini tespit edebileceklerini vurgulayarak, Bonzai ile
mücadeleye hazır olduklarını
belirtti.
Sentetik uyuşturucu maddeleri kanda ya da idrarda tespit
edebilen iki merkezden biri
olduklarını anlatan Prof. Dr.
Gülmen, Bonzai’yle ilgili uzmanlaşmış personele sahip olduklarının altını çizdi.
Prof. Dr. Gülmen, tüm ekiplerinin, Bonzai konusunda yurt
dışında araştırma yaptıklarını
ve eğitim aldıklarını, sentetik
uyuşturucu maddelere daha da
yoğunlaşarak, şu anda belki de
dünyanın en donanımlı ekibine
sahip olduklarını vurguladı.
Doç. Dr.
Nebile
DAĞLIOĞLU
“Dünyaya entegre
bir analiz
laboratuvarına
Türkiye’de sadece
Çukurova
Üniversitesi
sahip olacak”
Prof. Dr. Gülmen, bir İngiliz
şirketiyle anlaşma yaptıklarına dikkat çekerek, kurulacak
ekipmanlarla dünyaya entegre bir analiz laboratuvarına
Türkiye’de sadece Çukurova
Üniversitesi’nin sahip olacağını ifade etti. Prof. Dr. Gülmen,
“Bonzai internet
üzerinden bitkisel
içerikli bir ürün
olarak satılıyor”
Çukurova Üniversitesi Tıp
Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Adli Toksikolog Doç. Dr.
Nebile Dağlıoğlu, Bonzai’nin
internet üzerinden bitkisel
içerikli bir ürün olarak sunulduğunu ve bu yönde reklamlarının ve satışının gerçekleştiğine değinerek, Bonzai’nin
Türkiye’de 2011 yılında yasaklı gurubuna giren uyuşturucu
maddeler arasında yer aldığını söyledi. Doç. Dr. Dağlıoğlu, Bonzai’nin yasal olmayan
uyuşturucu bir madde olduğunun altını çizerek, kişinin kanında ya da idrarında kolaylıkla tespit edilemediği için yasal
gibi gösterildiğini, fakat bu tip
kimyasalların çok sık güncellenmesine rağmen laboratuvar
olarak tespit edilebilmesi için
değişik yöntemler üzerinde çalıştıklarını vurguladı.
Klima ve kontak
lensler göz
kuruluğuna
neden oluyor
nÇukurova
Üniversitesi Tıp
Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Reha Ersöz, ortam rutubetini azaltan klimalar ile hekim
kontrolünde
kullanılmayan
kontak lenslerin göz kuruluğu
hastalığına neden olduğunu
açıkladı.
Prof. Dr. Ersöz, klima ve lens
kullanımının göz kuruluğu
hastalığının en büyük etkenlerinden biri olduğunun altını
çizerek göz ve vücudun çeşitli
bölgelerindeki
hastalıkların
gözyaşı salgı bezlerini etkileyebileceğini belirtti.
Klimanın, ortamın rutubetini
azalttığı için gözyaşı kuruluğunu artırdığını vurgulayan Prof.
Dr. Ersöz, özellikle bilgisayarla
çalışanların, ofislerinde klimanın olması halinde, buraları yaz
ve kış aylarında rutubet yönünden düzenlemesi gerektiğini
söyledi.
Bakımı yapılmayan
klimalar hastalık
nedeni
Manyetik dalgalar kansere sebep oluyor
nÇukurova
Üniversitesi Tıp
Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Osman Demirhan, yaptıkları
çalışmalar sonucunda manyetik dalgaların başta kanser
olmak üzere birçok kalıtsal
hastalığa sebebiyet verdiğini
saptadıklarını söyledi.
Prof. Dr. Demirhan, teknolojik cihazların insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini saptamaya dayalı çalışmalarında,
anne karnındaki bebeğin sıvısından alınan hücre örnekleri
üzerinde çalıştıklarını, buna
bağlı olarak yeni oluşan kromozomlarda hasar tespit ettiklerini ve bu olumsuz durumun
başta kanser olmak üzere pek
çok hastalığa sebebiyet verdiğini ifade etti.
“Kan kanseri başta
olmak üzere pek
çok kanser türüne
neden oluyor”
Manyetik alanların kan kanseri başta olmak üzere pek çok
kanser türüne neden olduğunu
ifade eden Prof. Dr. Demirhan,
on yıldan fazla cep telefonu
kullanmanın veya manyetik
alana maruz kalmanın kanser
riskini arttırdığını vurguladı.
Prof. Dr. Demirhan, kromozomlarda ortaya çıkan bozulmaların gen yoluyla nesilden
nesle de geçebildiğine dikkat
çekerek, cep telefonu seçerken soğurma değeri anlamına
Prof. Dr.
Osman
DEMİRHAN
gelen “sar değerlerine” dikkat
edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Anne karnında
bebeğin etrafındaki
sıvıdan alınan
hücrelerle
değerlendirme
yaptık”
Günlük yaşantımızı manyetik
alanlar içerisinde geçirdiğimize vurgu yapan Prof. Dr. Demirhan, deneylerini insan üzerinde
manyetik alan vererek yapma
olasılıkları olmadığı için anne
karnındaki bebeğin etrafındaki
sıvı içerisindeki hücreleri kültür ortamında manyetik alana
maruz tutarak değerlendirme
yaptıklarını açıkladı.
Prof. Dr. Demirhan, anne karnındaki bebek ile yaptıkları
deneyi şu şekilde anlattı: “Anne
karnındaki bebeğin etrafındaki sıvı içerisindeki hücrelerin
önce normal kültürünü aldık.
Daha sonra ise bu hücreleri
kültür ortamında 900 megahertzlik ve bin 800 megahertzlik olmak üzere iki grupta çalışmamızı gerçekleştirdik. Her
gurubu da kendi içerisinde 3,
6 ve 12 saat olmak üzere 3’er
gruba ayırdık. Manyetik alana
maruz bıraktığımız kültürlerin
12 gün boyunca kontrolünü
yaptık ve çalışmamızın sonucunda, yeni oluşan kromozomlarda bozulmalar tespit ettik.”
Prof. Dr.
Yeşim
TAŞOVA
nÇukurova
Üniversitesi Tıp
Fakültesi Balcalı Hastanesi
Başhekimi ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Yeşim Taşova,
periyodik bakımı yapılmayan
klimaların pek çok rahatsızlığa
sebebiyet verdiğini söyledi.
Prof. Dr. Taşova, bakımı yapılmayan klimaların, zatürre
başta olmak üzere, viral enfeksiyonlar ve üst solunum yolu
rahatsızlıklarına yol açabileceğini ifade ederek, klima bakımının hijyen açısından da çok
önemli olduğunu vurguladı.
Klimaların periyodik bakımları ile filtre bakımlarının
mutlaka yapılması gerektiğinin
altını çizen Prof. Dr. Taşova, filtrelerin iyi temizlenmemesiyle
mikroorganizmaların bakterileri tutucu olarak da görev alabildiğini belirtti.
7
HABER
KampüsHaber
Şampiyondan
Çukurova
Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr.
Kibar’a ziyaret
nMalezya’da
gerçekleştirilen
Dünya Muay Thai Şampiyonası’nda güçlü rakiplerini yenerek altın madalyanın sahibi
olan Hayri Doğan Hozanlı, Çukurova Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Mustafa Kibar’ı makamında ziyaret etti.
“Başarılarınızla
gurur duyuyoruz”
Rektör Prof. Dr. Kibar, Malezya’nın Langkawi kentinde yapılan Dünya Muay Thai Şampiyonası’nda altın madalya kazanan
Hozanlı, Muay Thai Adana İl
Temsilcisi Ramazan İncetaş ve
Muay Thai Federasyonu Teknik
İstişare Kurulu Koordinatörü
Milli Takım Antrenörü Hakan
Şahade’yi makamında kabul
ederken, şampiyon sporcunun
başarılarıyla gurur duyduklarını belirtti. Şampiyon sporcu
Hozanlı ise, madalyalarına bir
yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.
“Akademic
Quartet”
İskenderun konseri
nÇukurova Üniversitesi Devlet
Konservatuvarı Öğretim Elemanlarından oluşan “Akademic
Quartet”, Türk Tabipleri Birliği
Eski Başkanı Dr. Füsun Sayek’i
anma amacıyla İskenderun’un
Arsuz İlçesi’nde düzenlenen
“8. Füsun Sayek Sağlık ve Kültür Etkinlikleri” kapsamında,
31 Ağustos 2014 Pazar günü
Arsuz İskender Sayek Evi’nde
konser verdi.
“Birçok dilde,
tanınmış esere
yer veriliyor”
Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim
elemanları Yrd. Doç. Dr. Mustafa Bayık (Bas), Levent Ayan
(Tenor), Okutman M. Levent
Taşkesen (Bariton) ve Öğr. Gör.
Serdar Büyükedes’ten (Piyano) oluşan “Akademic Quartet”,
konserlerinde Türkçe eserlerin yanı sıra, İtalyanca, Rusça,
Fransızca, Almanca, Azerice,
İngilizce, Arapçadan oluşan tanınmış birçok esere yer verdi.
Dünya ikincisi Çukurova Üniversitesi’nden
nÇukurova Üniversitesi Beden
Eğitimi ve Spor Yüksekokulu
(BESYO) Beden Eğitimi Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencisi Nafia Kuş, Çin’de yapılan
Üniversitelerarası Taekwondo
Dünya Şampiyonasında 73 kiloda dünya ikincisi oldu.
Dünya ikincisi Nafiye Kuş,
Çukurova Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Mustafa Kibar’ı makamında ziyaret etti. Rektör Prof.
Dr. Kibar, üniversitelerinde
böyle başarılı sporcular olduğu
için gururlu ve mutlu oldukla-
rını söyledi.
“Sporcularımıza
desteğimiz devam
edecek”
Rektör Prof. Dr. Kibar, bugüne kadar öğrencilerine ve
sporcularına üniversite olarak
destek olduklarını ve bundan
sonra da desteklerinin devam
edeceğini vurguladı.
11 yıldır Taekwondo sporunu severek yaptığını belirten
Kuş, bugüne kadar 10 kez Türkiye Şampiyonu, 1 kez Avrupa
Şampiyonu, Avrupa 2. ve 3.’lüğünün olduğunu belirterek,
Dünya Şampiyonaları’nda ise
iki kez 2.’lik, bir kez 3.’lük aldığını kaydetti.
“Başarımda
disiplinli
çalışmadan çok
verilen desteklerin
payı büyük”
Bu sporda kazandığı başarılarda disiplinli çalışmasından
çok, kendisine verilen desteklerin payının büyük olduğunu
dile getiren Kuş, başta Çukurova Üniversitesi Sağlık Kültür
Daire Başkanı Doç. Dr. Kerem
Tuncay Özgünen ve kendini bu
şampiyonaya hazırlayan BESYO Antrenörlük Bölümü antrenörlerinden Çiğdem Topçuoğlu
olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür etti. Kuş, kazandığı madalyayı emeği geçenlere
armağan ettiğini bildirdi.
“Çukurova Üniversitesi Botanik Bahçesi” halka açılıyor
nÇukurova
sonra yapılması gerekenler konusunda rapor hazırladı.
Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, kampüs alanı içerisindeki Botanik
Bahçesi’ni halka açmak adına
çalışma başlatılması amacıyla
İstanbul’da bulunan ve dünyanın sayılı botanik bahçeleri
arasında yer alan Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü
ve beraberindeki heyeti Adana’ya davet ederek makamında
ağırladı.
Botanik Bahçesi’ni gezip, incelemelerde bulunan Nezahat Gökyiğit, Botanik Bahçesi
Müdürü Prof. Dr. Adil Güner,
Margaret Güner, Riccardo Disperati, Mahir Akbalık ve Salih
Kanoğlu’dan oluşan heyet, var
olan bitki türlerini inceledikten
Yapılan incelemeler sonunda, Botanik Bahçesi’nin nesli
tükenme tehlikesi altında olan
Üniversitesi kampüs alanında bulunan 200
dönümlük alanı kapsayan Çukurova Üniversitesi Botanik
Bahçesi halka açılmak üzere
yeniden revize ediliyor.
Botanik Bahçesi
revize ediliyor
bitki türlerinin saptanması,
bitki tür çeşitliliğinin korunması, dünyadaki canlı yaşam
ortamlarının ve biyolojik çeşitliliğin sürekliliğinin sağlaması
ile botanik bilim dalı konusunda araştırmalar yapılmasına
olanak sağlanması amacıyla
revize edileceği duyuruldu.
Botanik Bahçesi’nin, 200 dönümlük alan üzerine kurulduğu, 65 dönümü doğal Akdeniz
Maki alanı olarak korunmuş
durumda bulunduğu, diğer
alanlarında tıbbi bitkilerden
tropik seralara, nilüfer havuzlarından nadir bitki türlerinin
korunması alanlarına kadar
birçok tematik türe sahip olduğu belirtildi. Ayrıca, Botanik
Bahçesi’nin bir buçuk yıl içinde
halka açılacağı da bildirildi.
Nezahat Gökyiğit Botanik
Bahçesi’nin Müdürü olan ve
Botanik Bahçesi’ni yeniden
yapılandırma görevini üstlenen heyetin başkanlığını yapan
Prof. Dr. Adil Güner, bu alanın
bir an önce halka açılması için
çalışmalarını tüm hızıyla gerçekleştirdiklerini, bahçenin yeniden elden geçirilerek gerekli
düzenlemelerin yapılmasının
en az bir buçuk yıllık bir sürede
olacağını ifade etti.
HABER
KampüsHaber
Çukurova Üniversitesi Yumurtalık Meslek Yüksekokulu Su Altı Teknolojisi Programı,
öğrencisini iş sahibi yapıyor
nÇukurova
Üniversitesi Yumurtalık Meslek Yüksekokulu
Su Altı Teknolojisi Programı
Türkiye’de kendi alanında eğitim veren 4 programdan birisi
olarak kendi branşında yüksek
teknolojik imkânlara ve akademik kadroya sahip olmasıyla
öğrenciler tarafından da büyük
ilgi görüyor.
Çukurova Üniversitesi Su altı
Teknolojisi Öğretim Görevlisi
Özgür Yılmaz, bölümlerinde
öğrenim gören öğrencilerin iki
yıl sonra mezun olduklarında
iş arama sorunu yaşamadıklarının altını çizerek, eğitime
başladıkları ilk gün, mezun
olduklarında çalışacakları yerlerin belli olduğunu söyledi.
Öğr. Gör. Yılmaz, bu durumun
öğrencilerin bölümlerine daha
fazla ilgi duymasını sağladığını
sözlerine ekledi.
“Özel sektörde dahi
bulunmayan birçok
teknolojik teçhizatla
uygulama olanağı
sunuyoruz”
Öğr. Gör. Yılmaz, Yumurtalık Limanı’nda özel ekipmanla
öğrencilerine ders verdiklerini
anlatarak; öğrencilerine, özel
sektörde dahi bulunmayan
birçok teknolojik teçhizatla uy-
gulama yapma olanağı sunduklarını belirtti. Karada kaynak
makinesi ile profesyonel kaynak, kesme ve tesviye işlemlerini öğrenen öğrencilerin, daha
sonra su altında özel giysilerle
ve ekipmanla ders aldıklarını
vurgulayan Öğr. Gör. Yılmaz, limana bırakılan platform üzerine özel kıyafetle dalan öğrencilere elektrot ve metal parçalar
verilerek kaynak yapmalarının
sağlandığını bildirdi.
Bölümlerinde eğitim gören
öğrencilerin mezun olduklarında piyasada sanayi dalgıcı ve
basınç odası operatörlüğü gibi
alanlarda
çalışabildiklerini,
eğitim hayatlarında edindikleri bilgileri gemi altı kaynak ya
da daplin atma gibi işlemlerde kullanacaklarını ifade eden
Öğr. Gör. Yılmaz, öğrencilerin
tam donanımlı mezun olabilmesi için uygulamalı eğitimleri
çok önemsediklerini ve buna
bağlı olarak da su altında pek
çok çalışma yaptıklarını söyledi.
Öğr. Gör. Yılmaz, verdikleri
eğitim hakkında bilgi vererek,
her öğrenciye yeterli sayıda
elektrot ve metal bir parça
verilerek, su altına indirilen
platform üzerinde kaynak yapmasının istendiğini belirterek,
öğrencilerin su altında yaptıkları işlemler sırasında kendilerinin de yukarıdan, kaynağın
nasıl yapılması gerektiğini anlattıklarını ifade etti. Kaynağın yanı sıra, öğrencilere, su
altında kesme, tasfiye, montaj
eğitimlerinin olduğunu da kaydetti.
“Üniversiteler
içerisinde en iyi alt
yapıya sahip olan
bölüm”
Çukurova Üniversitesi Yumurtalık Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı Öğretim
Görevlisi Mustafa Çekiç ise,
bölümün 2011 yılında kurulduğundan bu yana üniversiteler içerisinde en iyi alt yapıya
sahip olan bölümlerden biri olduğunu vurguladı. Geçen yıl ilk
mezunlarını verdiklerini bildiren Öğr. Gör. Çekiç, mezun olan
öğrencilerden ikisinin dikey
geçiş sınavıyla fakülteye devam
ettiklerini, dokuz öğrencinin
de 3,000-3,500 TL maaşla işe
başladıklarını sözlerine ekledi.
Ulaştırma,
Denizcilik ve
Haberleşme
Bakanlığı
Tarafından
“Birinci Sınıf
Dalgıçlık Belgesi”
Öğrencilerinin önemli projelerde çalışmak üzere işe başladıklarının altını çizen Öğr. Gör.
Çekiç, iki yıllık ön lisans düzeyinde eğitim veren bu bölümün
tercih edilmesinin sebeplerinden birisinin de iki yılın sonunda mezun olanlara Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı tarafından “Birinci
Sınıf Dalgıçlık Belgesi” verilmesi olduğunu söyledi. Dalgıçlık
belgesi ile öğrencilerin uzun
yıllar eğitim yapmadan en kısa
surede iş hayatına atılmış olduklarını vurgulayan Öğr. Gör.
Çekiç, Çukurova Üniversitesi
olarak diğer üniversiteler arasında sahip oldukları alt yapı
ve eğitmenler ile başarılı bir
konumda olduklarını, bu nedenle alınan tüm eğitimler sonunda tam donanımlı olarak
öğrencilerini mezun ettiklerini
ifade etti.
Sanayi
dalgıçlığında kadın
eleman: “Kadınlar
düzenli ve dikkatli
çalıştığı için kaynak
işlerini daha iyi
yapıyor”
Çukurova Üniversitesi Yumurtalık Meslek Yüksekokulu
Su Altı Teknolojileri Bölümü,
öğrencilerinin eğitimlerini tamamlamalarının ardından istihdam sağlamasıyla önem kazanırken, sanayi dalgıçlığı
sektörüne kadın eleman yetiştirmesiyle de dikkat çekiyor.
Bölümde 19 erkek öğrenci
ve 2 kız öğrenci olduğu belirtilirken, kız öğrencilerin erkek
öğrencilerden daha başarılı
olduğu, oksijen kaynağından,
kesim, tesviye gibi çok zor olan
uygulamaların yanı sıra, özel
donanımlı dalgıç kıyafetleriyle
su altında oksijen kaynağı yaptıklarının da altı çizildi.
Bölümün iki kız öğrencisinden biri olan Yağmur Gülüm
Tozmanlı, üniversite tercihleri
sırasında okul bittikten sonra
iş imkânı olan bir bölüm olması yanı sıra, okurken eğlenebileceği bir bölüm olmasını
istediği için Su Altı Teknolojisi
Bölümü’nü tercih ettiğini söyledi. Bölümü seçmek isteyenlere tavsiyelerde de bulunan
Tozmanlı, seçecek öğrencilerin
öncelikle yüzme bilmesi ve denizi sevmesi gerektiğini vurguladı.
Bölümün diğer kız öğrencisi
Huriye Çınar ise, mesleklerinin
kadınlar için zor bir meslek olmadığını, aksine kadınların düzenli ve dikkatli çalışmasından
dolayı kaynak işlerini daha iyi
yaptığına dikkat çekti.
Download