“açma” tabirinin kullanılması yaylaklarda bulunan böyle ormanlık ar

advertisement
Çevresel tarİh lensİnden Osmanlı tarİhİne bakmak
zilerine birçok referans vardır.19 Bu kayıtlarda “açma” tabirinin kullanılması
yaylaklarda bulunan böyle ormanlık arazilere Osmanlı’nın bakış açısını yansıtmaktadır. Bu bakış açısına göre, temel mesele, tarımsal gelirleri maksimize
etmek olduğu için, devletin vergi gelirlerinin arttığı sürece tarımsal amaçlı
açmalar faydalı idi. Ayrıca, bu tür yapılan tarımsal açmalar neticesinde göçebeler istemeden de olsa devletin denetimine girmişlerdir ve vergi ödemeye başlamışlardır. Hükümetse, tersane ormanları veya sultana ait avlaklar dışında kalan
yerlerde bu tür tarımsal arazi açmalarına pek fazla ses çıkarmamıştır.
Çevresel (ekolojik) tarih lensinden bakmamız gereken diğer bir konu ortaklaşa/müşterek kullanılan malların durumudur. Bunların konumuz açısından en
önemlileri ormanlar ve otlaklardır. Hardin’in makalesinden20 beri genel kabul,
ormanların ve otlakların çiftçilerin aşırı kullanımından dolayı zamanla harap
olacakları şeklindedir. Bu tez, yakın zamana kadar bu tarihçiler tarafından sorgulanmadı. Tarih dışındaki alanlarda da genelde ispatlanmış bir olgu olarak
kabul edildi.21 Hardin’e göre rasyonel olarak bencilce hareket etmesi gereken
birey kamu yararını düşünmeden bu kaynakları sonuna kadar sömürür. Bu
nedenle bunları korumak için ya özel ya da devlet mülkiyeti gereklidir. Bunun
da yolu da muğlak noktaları bulunmayan her açıdan sarih olan mülkiyet
kanunları teşkil etmektir. Prusya’da erken modern tarım reformcuları: “Komünal olarak sahip olunan şey komünal olarak ihmal edilir” demişlerdi.22 En az iki
yüzyıllık bir tartışmanın en uç noktası olan bu argümana sarılan reformcuların
karşı oldukları şey, aslında köylülerin komünal olarak sahip oldukları ormanlar
ve meralardır. Ancak, durum ne Hardin’in aktardığı kadar trajiktir ne de Prusya
tarım reformcularının bahsettiği kadar çaresizdir.
Meclis-i Bahriye’nin aldığı bir yasak kararı, bize Tersane-i Amire’ye bağlı
olan ve gemiler için kereste kesilen dağlardaki ormanların civar kazalar ve köyler ahalisiyle yörükler tarafından yakılarak tarla açılmasının ve odun ve kereste
kesiminin çok yaygın olduğunu gösteriyor. Devlete ihanet olarak addedilen bu
tür eylemler nedeniyle, bu yasaktan başka merkezi hükümet tersane kerestesinin daha fazla telef olmaması için gerekli koruma önlemlerinin alınmasını ve
Halil Inalcik, “The Yürüks: Their Origins, Expansion and Economic Role,” in Oriental
Carpet and Textile Studies II: Carpets of the Mediterranean Countries, 1400-1600, der.
Robert Pinner ve Walter B. Denny, London 1986, s. 39-65.
20 Garrett Hardin, “The Tragedy of the Commons,” Science 162 (1968), s. 1243-1248.
21Radkau, Nature and Power, s. 71.
22 Aktaran: a.g.e. s. 72.
19
63
Download