Slayt 1 - WordPress.com

advertisement
BİLEŞİKLER ve FORMÜLLERİ
Bileşikler ve Formülleri
• Bilinen yaklaşık 120 çeşit element vardır. Bu elementlerin
yaklaşık % 90 ‘ı tabiatta bulunur.
• Ancak bugün bilinen yaklaşık 30 milyon bileşik vardır. Buna
göre günümüzdeki bileşik tanımını ve bileşikllerin özelliklerini
belirtelim.
Farklı elementlerin belirli oranlarda biraraya gelerek kendi
özelliklerini kaybederek oluşturdukları yeni maddelere bileşik
denir.
•
•
•
•
•
Bileşikler en az iki çeşit element içerirler.
Bileşikteki elementlerin oranları bellidir.
Bu nedenle her bileşiğin bir formülü vardır.
Bileşiği oluşturan elementler kendi özelliklerini kaybederler.
Bileşikler içerdikleri elementlerden farklı kimyasal özellikler
gösterir.
• Bileşikler kimyasal değişimler sonucunda farklı bileşiklere ya
da elementlerine ayrılabilir.
• Bileşikler, atomları arasında iyonik bağ bulunanlar iyon yapılı
bileşikler, atomları arasında kovalent bağ olanlar ise molekül
yapılı bileşikler olarak sınıflandırılır.
* İyon yapılı bileşiklerin sulu çözeltileri elektrik akımını iletirken,
molekül yapılı bileşiklerin sulu çözeltileri elektrik akımını
iletmez.
• * İyonik yapılı bileşikler suda iyonlarına ayrılarak çözünürler.
Molekül yapılı bileşikler ise suda molekül halinde yani
parçalanmadan çözünürler.
1. Bazı Bileşikler ve Kullanım Alanları
a. Yemek Tuzu ( NaCl )
Beyaz kristal yapılı bir bileşiktir. İnsan dahil tüm canlıların besin
kaynaklarından olan tuz, ticari bakımdan da önemli bir
maddedir.
Dünyanın her yerinde rastlanabilen sofra tuzu tarih boyunca
önemli bir ihtiyaç ve ticaret maddesi olmuştur.
Besin maddesi olması dışında tuz dericilikte, hayvan besiciliğinde,
su yumuşatma sistemlerinde ve kimya sanayisinde yaygın
olarak kullanılır.
b. Su ( H2O )
Su, bilinen tüm yaşam formları için gerekli olan tatsız ve kokusuz
bir maddedir.
Su, canlıların yaşaması için hayati bir öneme sahiptir.
Canlıların yapısındaki hemen tüm olayların mekanizmasında
suyun hayati önemi vardır.
Çok iyi bir çözücü olması nedeniyle endüstride de sayısız
kullanım alanı vardır.
c. Şeker ( C6H12O6 )
Besin maddelerinde bulunan ve vücudun temel ihtiyaçlarından
olan maddedir.
Hücreler onu bir enerji kaynağı ve metabolik reaksiyonlarda bir
ara ürün olarak kullanırlar.
d. Karbondioksit ( CO2 )
Karbondioksit, kovalent bağlı bir karbon ve iki oksijen atomundan
oluşan moleküle sahip, normal koşullarda gaz halinde bulunan
bir bileşiktir.
Renk ve kokusu yoktur. Formülü CO2 şeklinde olup karbon içeren
besin maddelerin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen
bir üründür.
CO2 yangın söndürme aracında da kullanılır. Bugün birçok yerde
bulunması mecburi olan bu araçların aslını basınçla
doldurulmuş CO2 meydana getirir.
e. Amonyak ( NH3 )
Amonyak, azot ( N ) ve hidrojenden ( H ) oluşan renksiz ve kötü
kokulu bir gazdır.
Kimyasal formülü NH3 ‘tür. Amonyak vücut için çok tehlikeli bir
maddedir. 2-3 damlası insanı komaya sokabilir.
Bundan dolayı kullanılırken çok dikkat edilmesi gerekir.
f. Hidrojen Klorür ( HCl )
Hidrojen klorür ( HCl ), hidrojen ( H ) ve klor ( Cl )
elementlerinden oluşan, oda sıcaklığında ve oda basıncında
gaz halinde bulunan bir bileşiktir.
Hidrojen klorür ( Hidroklorik asit ) insan midesindeki, sindirimi
sağlayan sularda da bulunur.
Derişik hidroklorik asit ise deride yanıklara ve iltihaplara neden
olur. Ayrıca seyreltik çözeltileri ( tuz ruhu ) temizlik maddesi
olarak kullanılır.
2. Bileşik Formülleri
Her bileşiğin atomları arasında belirli bir oran olduğundan, bu
oranı belirten formülleri vardır.
• Su bileşiğinin oluşması sırasında 1 tane O atomu farklı 2 tane
H atomu ile bağ oluşturduğundan molekül formülü H2O olur.
• Karbondioksit bileşiğinin oluşması için 1 tane C atomu farklı 2
tane O atomu ile bağ oluşturduğundan molekül formülü CO2
olur.
• Amonyak bileşiğinin oluşması için 1 tane N atomu 3 farklı H
atomu ile bağ oluşturduğundan molekül dormülü NH3 olur.
• C2H5O6 bileşiğinde, molekülü oluşturan atomlar 2 tane C
atomu, 6 tane H atomu ve 1 tane O atomudur.
• Her bileşiğin formülüne yani içerdiği atom sayılarına göre
sistematik bir adı ya da özel adı vardır.
Çok bilinen ve kullanılan bazı bileşiklerin formülleri ve isimleri :
KARIŞIMLAR
• Günlük hayatımızda kullandığımız bir çok maddenin
elementlerden ve bileşiklerden oluştuğunu biliyoruz.
• Yiyecek ve içeceklerimizin ya da kullandığımız bir çok
maddenin aslında elemnetleri ve bileşikleri içeren karışımlar
olduğunu biliyor muydunuz ? …
• Gerçekte içtiğimiz su, soluduğumuz hava, yediğimiz
yemeklerin herbiri karışımdır.
• Öyleyse karışımın genel bir tanımını yapalım ve karışımların
özelliklerini belirtelim.
Birden fazla maddenin rastgele oranlarda bir araya gelerek
aralarında bir kimyasal bağ oluşturmadan biraraya gelerek
meydana gelen maddelere karışım denir.
• Karışımlar en az iki çeşit madde içerirler.
• Karışımı oluşturan maddelerin oranları belirli değildir.
• Bu nedenle karışımlar bir sembol ya da formül ile
gösterilmezler.
• Karışımı oluşturan maddeler kimyasal kimliklerini geğiştirmez.
• Fiziksel yöntemlerle bileşenlerine ayrışırlar. ( Eleme, süzme,
damıtma … ),
Karışımlar görünümlerine göre heterojen ve homojen karışımlar
olmaz üzere iki çeşittir.
• 1. Heterojen Karışım
Karışımı oluşturan maddeler, her yerine eşit oranda yayılmadıysa
heterojen karışımdır.
Heterojen karışımlar genel ifadesi ile adi karışım olarak
adlandırılır.
Kum, su içerisine atıldığına büyük çoğunluğu dibe çöker. Kum, su
içerisinde her yere eşit miktarda dağılmadığından oluşan kum
– su karışımı heterojendir.
• 2. Homojen Karışımlar
Karışımı oluşturan maddelerin, karışımın her tarafına eşit
miktarda dağılmasıyla meydana gelen karışımlar homojen
karışımdır.
Homojen karışımların oluşumunda temel esas bir maddenin
diğer madde içerisinde çözünmesidir. Bu nedenle homojen
karışımların tamamı çözelti olarak adlandırılır.
• Çay şekeri, su ile karıştırıldığında, şeker suyun her yerine eşit
miktarda yayılır ve homojen bir karışım oluşur.
• Günlük hayatta kullandığımız bir çok madde çözeltidir. Örneğin
içtiğimiz gazoz ve sodalar, soluduğumuz hava, dişlerimizin
dolgusu için kullanılan amalgam, makinelerdeki metal
parçaların bir çoğu, serinlemek için kullandığımız kolonya ve
bunlar gibi birçok madde çözeltidir.
• Bir çözeltiyi oluşturan maddelerden miktarı çok oaln genellikle
çözücü, miktarı az olan ise genellikle çözünen olarak
adlandırılır.
• Örneğin saf su içinde bir mşktar yemek tuzu çözündüğünde
oluşan çözeltide saf su çözücü, yemek tuzu ise çözünendir.
• Çözeltiler, kendisini oluşturan maddelerin fiziksel hâllerine
göre katı, sıvı ya da gaz fazında bulunabilirler. Örneğin, farklı
metallerin karışması ile oluşan çözeltilere alaşım denir va katı
fazlıdırlar.
• Örneğin ; yemek tuzunun suda çözünmesi ile oluşan tuzlu su
sıvı fazdaki bir çözeltidir.
• a. Çözünme Olayı
Bir çözeltinin oluşması sırasında çözücü ve çözünen maddeler
arasında bir etkileşim olur. Çözücünün tanecikleri, çözünen
maddenin taneciklerinin etrafını kuşatırlar.
Bu şekilde çözünen madde en küçük birimine kadar ayrılarak her
yere eşit oranda dağılır.
• Çözünme Olayının Türüne Göre Çözeltilerin Sınıflandırılması
• ==> Moleküllü Çözeltiler
• Çay şekeri suya eklendiğinde birbirine sıkıca bağlı olan şeker
molekülleri yavaş yavaş su molekülleri tarafından sarılır.
• Bu şekilde olay şeker moleküllerinin tamamı çözününceye
kadar devam eder.
• Şeker moleküllerinin yapısında bir değişim olmadan bir
çözünme gerçeklerşmiştir. Oluşan bu tür çözeltiler moleküllü
çözelti olarak tanımlanır.
• ==> İyolu Çözeltiler
• Yemek tuzu suya eklendiğinde düzenli yığınlar hâlinde zıt
yüklü iyonlar birbirinden ayrılır.
• Su molekülleri katyon ve anyonları ayrı ayrı sararak çözünme
olayını gerçekleştirirler.
• Çözünme tamamlandığında, sodyum ve klor iyonları çözeltinin
her yerine eşit oranda yayılmış olur.
• Oluşan bu tür çözeltiler iyonlu çözelti olarak tanımlanır.
• => Moleküllü çözeltilerde iyon yoktur. Bu nedenle oluşan
çözelti elektrik akımını iletmez. Öyleyse moleküllü çözeltiler,
elektrolit olmayan çözeltiler olarak da tanımlanabilir.
• => İyonlu çözeltiler bir elektrik devresine seri olarak
bağlandığında akımın iletilmeye devam ettiği görülür. Öyleyse
iyonlu çözeltiler, elektrolit çözeltiler ( elektrik akımını ileten
çözeltiler ) olarak da tanımlanabilir.
• b. Çözünme Hızına Etki Eden Faktörler
• Bir miktar su içerisine çözünebilecek miktarda çay şekeri
attığımızı düşünelim.
• Su içerisinde çay şekeri nasıl daha çabuk çözünebilir ?
• ===> Sıcaklığın Etkisi
• Sıcaklık arttıkça çözücü ve çözünen madde taneciklerinin
hareket hızları artar. Birim zamanda birbirleri ile daha çok
temas ettiklerinden çözünme olayının hızı artar.
• ===> Çözücü ve Çözünen Arasındaki Temas Yüzeyinin Etkisi
• Çözünen madde tanecikleri daha küçük parçalar hâline
getirilirse, çözücü madde ile daha fazla temas edeceğinden
çözünme hızı artar.
• Aynı şekilde bir çözelti karıştırılırsa birim zamanda meydana
gelen temas artacağından çözünme hızı artar.
• c. Çözeltideki Maddelerin Oranına Göre Çözeltilerin
Sınıflandırılması
• Çözeltiler, bir karışım türüdür ve karışımlarda maddelerin
karışma oranları belirli değildir.
• Bu nedenle aynı çözücü ve çözünenler kullanılarak farklı
karışma oranlarında çözeltiler elde edilebilir.
• ===> Bir miktar su ve az miktarda yemek tuzu kullanılarak bir
çözelti elde ettiğimizi düşünelim.
• Bu çözelti içerisine bir miktar daha yemek tuzu attığımızda
onun da tamamen çözündüğünü varsayalım. Bu durumda
oluşan ilk çözelti ile ikinci çözelti arasındaki fark nedir ?
• ====> Derişik Çözeltiler
• Aynı maddeler kullanılarak hazırlanan farklı iki çözeltiden
birim hacmindeki çözünen madde miktarı çok olan çözeltiler
derişik çözeltilerdir.
• =====> Seyreltik Çözeltiler
• Aynı maddeler kullanılarak hazırlanan farklı iki çözeltiden
birim hacmindeki çözünen madde miktarı az olan çözeltiler
seyreltik çözelitlerdir.
• Örneğin ; şekildeki çözeltileri en seyreltik olandan en derişik
olana doğru sıralayınız ?
• • 1. Çözeltide; 150 gr suda → 80 gr şeker
• 2. Çözeltide; 50 gr suda → 60 gr şeker
150 gr suda → 3 . 60 = 180 gr şeker
• 3. Çözeltide; 100 gr suda → 50 gr şeker
150 gr suda → 1,5 . 50 = 75 gr şeker
Eşit miktardaki çözücü içinde çözünen madde miktarı
karşılaştırıldığında;
3. Çözelti > 1. Çözelti > 2. Çözelti
• ===> Bir çözeltinin derişik ya da seyreltik olarak tanımlanması
için hangi çözeltiyle karşılaştırıldığı önemlidir.
• Yani derişiklik ya da seyreltiklik görecelidir. Örneğin bir fincan
çayda iki çay kaşığı şeker çözünmüş bir çözelti,
 Bir fincan çayda bir çay kaşığı şeker çözünmüş bir çözeltiye
göre derişiktir.
 Bir fincan çayda üç çay kaşığı şeker çözünmüş bir çözeltiye
göre seyreltiktir.
1. Fincan ( Seyreltik ) 2. Fincan (1.sine görederişik2.sine seyreltik)
3. Fincan ( Derişik )
Çözeltilerin derişimlerini değiştirmek için aşağıdaki
işlemler yapılabilir.
Çözeltiyi derişik hâle getirmek için,
• İçerisinde aynı maddeden bir miktar daha çözülebilir.
• Çözelti ısıtılarak çözücünün bir kısmı buharlaştırılabilir.
Çözeltiyi seyreltik hâle getirmek için,
• Çözeltinin sıcaklığı değiştirilerek içerisindeki çözünen
maddenin bir kısmı katı hâlde çöktürülebilir.
• Çözeltiye bir miktar daha çözücü eklenebilir.
Download