Şengal`de tarihi zafer

advertisement
1
Fransa’nın
13 Kasım’ı
SÖYLEŞİ
Fransa’nın başkenti Paris’te 13 Kasım
günü IŞİD’in gerçekleştirdiği bombalı ve
silahlı saldırılarda 160’tan fazla kişi hayatını kaybetti. Barzani ve Kürd siyasetçiler Fransa’ya başsağlığında bulundu.
General Ehmed Gerdi:
Şengal’i Ezdi
Peşmergeler
koruyacak
Haftalık haber gazetesi - 2.5 TL
16 Kasım - 22 Kasım 2015
S08 - 09
basnews.com
w
w
w
.a
rs
iv
ak
ur
d
.o
rg
Sayı:78
Şengal’de tarihi zafer
Peşmerge güçleri Perşembe günü başlattıkları ‘Şengal’e Özgürlük
Operasyonu’ sonucu IŞİD işgali altındaki Şengal ilçesini kurtardı. Operasyonda çok sayıda IŞİD mensubu öldürüldü, yüzlercesi yaralandı. Operasyona uluslararası koalisyon güçleri de hava akınları ile destek verdi.
Çatışmalarda 2 Peşmerge yaşamını yitirdi. Kentin bombalı tuzaklardan
arındırılması devam ediyor.
Şengal’de mazlumun yanında olmak
Şengal’den sonra
MESUT YEĞEN
s02
AHMET ÖZER
s07
Şengal Operasyonu’na komuta eden KBY Başkanı Barzani,
Peşmerge’nin kanıyla bir destan yazıldığını ve Ezdi Kürdler’e yapılanların intikamının alındığını ifade etti. Barzani, “Ezdi kardeşlerimizin
yalnız olmadığını bugün bir kez daha kanıtladık. Bütün Kürdistan
onların yanında olduğunu ispat etti” diyerek, Şengal’in il olacağını
s02 - 03 - 04 - 05 - 06 - 07 - 10 - 11 - 12 - 13
söyledi.
Büyük zefer: Şengal artık özgür
BİLAL SAMBUR
s03
Cizre / Silvan olağanlaştırılıyor
HAKAN TAHMAZ
s09
ŞENGAL
BasHaber
SÖYLEŞİ
16 Kasım
- 22 Kasım 22015
‘Ezdi kızlar artık ba
rg
ur
d
ak
iv
47. otoyolunun denetiminin ele geçirilmesinin Şengal sakinlerinin güvenliğini garanti altına alacak bir tampon bölge
oluşturmak anlamına geldiğini belirten
uzmanlar IŞİD’in hareket alanının zayıflayacağını belirtiyor.
Bölgenin Peşmerge tarafından kontrol
altına alınması, IŞİD’in Rakka’dan gelen
ikmâl yolunun kesilmesi ve Musul ile Tel
Afer’deki IŞİD hedeflerinin Peşmerge
tehdidi altına girmesi anlamına geliyor.
Uzmanlar Şengal zaferinin, Suriye
ve Musul arasındaki, IŞİD’in kilit ikmal
yolunu keseceğine dikkat çekerek, IŞİD’i
ana yolun dışına çıkmaya iteceğine ve
Musul’un yeniden ikmalini daha zor bir
hale getireceğine dikkat çekiyor.
Şengal’in stratejik olarak IŞİD’in Suriye ile Irak arasındaki geçişlerini sağlayan
hatlardan biri olmasından geldiğine
Yeter Polat / Siwar Bedirhan / Zerya Nergis /
Mustafa Turan / Ercan Ekinci / Tekoşîn Çelik /
Öztekin Çaçan / Adem Özgür / Reyhan Akgün /
Mecit Aslan / Kadir Gürhan
w
ile başladı. Kent merkezini hedefleyen
operasyondan bir gün önce Şengal’den
Rojava ve Musul’a giden yollar Peşmerge
tarafından kontrole alındığı bildirildi.
IŞİD’in kara saldırısı beklediği yolların
aksine, dağdan iş makinaları patikalar
kazarak 3 koldan ilerleyen Peşmerge
saldırısı karşısında çaresiz kaldığı ve
çekilmek zorunda kaldığı bildirildi.
Peşmerge güçleri, operasyon başladıktan birkaç saat sonra kaymakamlık
binası ile IŞİD’in ana üssü olan çimento
fabrikasının da bulunduğu tüm stratejik noktaları ele geçirdi. Operasyon
boyunca IŞİD mensuplarının çok sayıda
bombalı araçla saldırı girişiminde bulundukları öğrenildi. Bombalı araçların
bir kısmının hedefe ulaşmadan uçaklar
tarafından, diğerlerinin de Peşmergeler
tarafından imha edildiği bildirildi.
Askeri kaynaklar, Şengal’in tümden
IŞİD unsurlarından temizlendiği operasyonda 28 köy ile Arapların yaşadığı
iki kasabanın kurtarıldığını bildiriyor.
Şengal’in güneyinde 2 km’in altında
Kürdistan sınırı belirlendiğini ifade eden
komutan, bu sınır hattının 40-50 km’lik
bir hat olduğunu ve buralara Peşmerge
gücünün konuşlandırıldığını vurguladı.
Şengal şehir merkezinde şehrin denetlendiği 5 ana noktanın mevcut olduğunu
vurgulayan komutanlar, Peşmerge’nin
Şengal şehir merkezini ele geçirerek
bu noktaların kontrolünü sağladığını
söyledi. Bu arada kentin girişindeki bir
bölgede HPG’lilerin kontrol noktaları
oluşturmak istemesi üzerine gerginlik
çıktığı bildiriliyor.
Operasyonda IŞİD’e ait çok sayıda
ağır silah, askeri araç ve cephanenin ele
geçirildiği belirtiliyor. Peşmerge ŞengalTelafer yolu ile Musul-Suriye yolu olarak
bilinen 47. karayolu olmak üzere Şengal
bölgesindeki tüm yolların denetimini ele
geçirmiş durumda. IŞİD’in Suriye’deki
kalesi Rakka ile Irak’taki kalesi Musul’u
birbirine bağlayan 47. nolu otoyolu
Şengal’den geçiyor.
.o
G
w
Ezidi Kürtlerin kadim yurdu Şengal
artık özgür. Peşmerge ordusu (ve gerillalar) IŞİD barbarlarını Kürdistan’ın bir
kıymetli parçasından daha def etti.
Şengal’in özgürleştirilmesi çok
önemli, çok kıymetli bir adım ve
büyük bir ihtimalle çok önemli başka
hamlelerin açılış adımı. Ancak bu başka
hamlelerin bir bütün olarak Kürtlerin
ve Kürdistan’ın hayrına seyretmesi
için Şengal’den, Şengal’in hem dününden hem de bugününden
alınması gereken dersler var.
Malum, Şengal Musul’un IŞİD tarafından ele geçirilmesinin
ardından bütün Kürdistanlıların gözü önünde barbarlara yem
oldu ve üstelik bir seneden daha çok bir zaman bu barbarların
olmayan insafına terk edildi. Hem Şengal’in düşüşü hem de
uzunca bir zaman düşürenlerin elinde kalışı birkaç şeyi birden
göstermişti. Evvela belli ki Güney Kürdistan yönetimi IŞİD’in
Musul’u ele geçirmesiyle birlikte oluşan yeni durumu hakkınca
değerlendirememiş ve Kürdistan’ın savunmasının nereden
başlaması gerektiğine dair geçerli bir perspektif geliştirememişti.
Yeni bir perspektif geliştirildiğinde ise Kürdistan ordusunun
ne teçhizatının ne de eğitiminin Kürdistan’ı savunmaya yeterli
olduğu anlaşılmıştı.
Geride kalan zaman içinde gerek ABD’nin Kürtlerin
kıymetini yeniden keşfetmesi gerekse de Güney Kürdistanlıların
silkinmesi sonucunda Kürdistan ordusu daha mücehhez, daha
milli bir ordu kılındı ve ABD’nin de desteğiyle Irak ve Suriye’nin
yeni durumunu değerlendiren bir Kürdistan savunması perspektifi geliştirildi.
Ancak, Şengal’in özgürleştirilmesinin hemen öncesinde ve
özgürleştirilmesi esnasında Güney ve Kuzey/Batı Kürdistanlı
örgütler arasında yaşanan gerilimler, uzayıp giden tartışmalar Şengal’in özgürleştirilmesinin ardından Güney ve Batı
Kürdistan’da olabilecekler hakkında karamsar olmaya sebep
olacak cinsten.
Tartışmalar, bir yanda PKK’nin karakteristik ‘zorlayıcı’,
dediğim dedikçi ve paylaşımcı olmayan çizgisinin Kürdistan’ın
bu halinde bile devam ettiğini, beri yanda da Güney Kürdistan
siyaset erbabının da Kürdistan’a esas olarak Güney’in ve müttefiklerinin perspektifinden baktığını gösteriyor.
Oysa belli ki, Kürdistan’ın bu iki parçasının çevresindeki alt
üst oluş bugünlerde devam edecek ve bu alt üst oluş esnasında
önemli adımlar atılacak. Böylesi bir durumda hem dediğim dedikçi tutumların hem de mevzii perspektiflerin sadece bu tutum
ve perspektiflerin sahiplerine değil bütün Kürtlerin aleyhine
sonuçlar üretmesi sürpriz olmaz.
Öte yandan, geride hepimizin bildiği parçalanmışlık tarihi,
önümüzde de Irak ve Suriye sahasının realiteleri varken, “bütün
Kürtler birleşsin, milli ordu oluşturulsun” demenin de bir karşılığı yok. Belli ki, bu parçalanmışlık, bu mevzi bakışlar daha bir
süre Kürdistan’ın kaderi olmaya devam edecek. Haddizatında,
bu parçalanmışlık, bu mevzi bakış devam ettikçe bu parçalanmışlığın aktörlerinin müttefikleri yanlarında durmaya devam
edecek. Müttefikleri Kürtleri tam da parçalanmış oldukları için
destekleyecek.
Bu durumdan mucize bir hamleyle çıkış imkanı olmadığına
göre, bu veri durumun içinde bütün Kürtlerin, Güneyin ve
Batı’nın ve buradaki siyasi yapıların ortak çıkarına uyan sınırlı
bir genel strateji mümkün müdür, buna bakmak lazım. Böylesi
bir stratejinin ne kadar imkan dahilinde olduğunu elbette ki
sahadaki erbapları bilecektir, ama bir diğeriyle asla çatışmamak
ve bir diğerinin kazanımına hürmet göstermek, bu türden bir
strateji oluşturabilmek için asgari şart olsa gerek.
Dediğim dedikçilik ve mevzi bakış tümden geri bırakılsa
elbette iyi olur ama Kürtler hiç olmazsa bir diğeriyle çatışmaktan
uzak durup, yek diğerinin kazanımına hürmetkar olsa gerek,
çünkü Suriye ve Irak’taki gidişat bir dönem İran ve Irak’ın
başarıyla oynadığı şu rezilane “ötekinin Kürdünü destekle, kendi
Kürdünü ez” siyasetinin bölge dışı aktörlerin de katılımıyla ve
daha büyük ölçekte oynanmasının zeminini oluşturma istidadı
taşıyor.
Bu istidadı geri çevirmek lazım.
eçtiğimiz yıl 3 Ağustos’da IŞİD
güçleri tarafından işgal edilen Ezdilerin tarihi yerleşimi
Şengal ilçesi, Perşembe günü başlatılan ‘Şengal’e Özgürlük Operasyonu’
ile kurtarıldı. KBY Başkanı Mesud
Barzani’nin komuta ettiği operasyona
7.500 Peşmerge katıldı. İki gün devam
eden çatışmalar ardından kente giren
Peşmerge güçleri, operasyonda 200’e
yakın IŞİD mensubu öldürdü, yüzlercesi
yaralandı. Sağ kalan bir kısım IŞİD üyesi
yakalanıp, teslim olurken, diğerleri Tel
Afer ve Musul’daki mevzilere çekildi.
KBY Başkanı, Şengal’in kurtarılması ardından yaptığı açıklamada, “söz
verdik, intikam alındı, Ezdi kızları artık
başı dik yürüyebilir, Ezdilere zulmedenlere gereken yapılacak” dedi.
Uzun süredir hazırlıkları yapılan operasyona karşı IŞİD’in de büyük önlemler almasına, yolları ve evleri bombalı
tuzaklarla donatmasına ve sniperlerle
tutmasına rağmen, Peşmerge’nin şiddetli saldırısına direnemediği bildiriliyor.
Çatışmalar sırasında bir Peşmerge,
aracının devrilmesi sonucu, biri de bombalı araç saldırısında yaşamını yitirdi,
birkaç Peşmerge de şarapnel parçaları
ile yaralandı. Kentte IŞİD üyelerinin
kaçması sonrasında bombalı araçların ve
tuzaklı hedeflerin arandığı ve mayın arama ve imha ekiplerinin ev ev sokakları
taradığı bildirildi.
16 aydan bu yana IŞİD işgali altında
olan kentin yüzde 70’nin geçtiğimiz
süreçte tahrip olduğu bildiriliyor. Kürt
güçleri 2014 yazından bu yana Şengal’de
çeşitli operasyonlar düzenledi ve bazı
yerleri geri aldı. KBY Başkanı Mesud
Barzani komutasında 21 Aralık 2014’te
gerçekleştirilen kapsamılı bir operasyonda bölgenin büyük bir bölümü ile Eski
Şengal kurtarılmıştı.
ABD öncülüğündeki koalisyon uçaklarının hava saldırıları ile start verilen
operasyon sabahın erken saatlerinde
Peşmerge’nin yoğun top ve roket ateşi
rs
MESUT YEĞEN
.a
Şengal’den sonra
w
02
Şengal zaferi tüm Kürdistan ve dünyada kutlanıyor
Kürdistan Bölge Başbakanı Neçirvan
Barzani, Şengal’i IŞİD’den temizleyen Peşmerge’yi kutlayan bir mesaj
yayınladı. Başbakan Barzani’nin Basın
Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamada KBY
Başkanı Mesud Barzani’yi de bu zaferden dolayı kutladığı ifade edildi.
Barzani’nin mesajında, “Çok mutluyuz, bu zafer bütün Kürdistan halkına ve
dünyaya kutlu olsun,” ifadesini kullana-
rak, Peşmerge’ye desteklerinden dolayı
ABD ve koalisyon güçlerine de teşekkür
etti. Neçirvan Barzani mesajda “Şengal’i
kurtarma operasyonu özellikle Şengal
halkına, Ezdi kardeşlerime kutlu olsun”
ifadesini kullandı. Şengal’in kurtuluşunun Kürdler ve insanlık için büyük önem
taşıdığını belirten Barzani, “IŞİD, Irak ve
Suriye’de büyük suçlar işledi, ancak en
büyük zulmü Şengal’de yaptı” dedi.
İbadi’den Barzani’ye kutlama
Irak Başbakanı Haydar İbadi’nin, KBY
Başkanı Mesud Barzani’yi telefonla arayarak, Peşmerge Güçleri’nin Şengal’de
elde ettiği başarılar nedeniyle tebrik
ettiği belirtildi. KBY Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Barzani ile İbadi
arasında yapılan telefon görüşmesinde,
IŞİD’e karşı Irak’ın genelinde verilen
mücadele ve Irak Ordusu ile Peşmerge
ŞENGAL
BasHaber
16 Kasım - 22 Kasım 2015
3
SÖYLEŞİ
aşı dik yürüyebilir’
Büyük zafer:
Şengal artık özgür!
BİLAL SAMBUR
3 Ağustos 2014 tarihi, Kürdistan ve
Ortadoğu tarihine kara bir gün olarak
kaydedilecektir. Günümüzün modern
Moğolları olan DAİŞ çetesi, Şengal’i işgal
etmiş ve kanlı bir soykırım gerçekleştirmiştir. DAİŞ, sadece Şengal’i işgal etmemiş,
aynı zamanda insanlık adına ne varsa her
şeyi yok etmiş, çiğnemiş ve ezmiştir.
3 Ağustos 2014 tarihinden beri
insanlık, DAİŞ barbarlığının kirli çizmeleri
altında ezilmektedir. Her gün gazetelerden ve haber sitelerinden
Ezdi Kürd kızlarının ve çocuklarının köle pazarlarında satılmasını,
tecavüze uğrayan kadınları, öldürülen yaşlıları, dağlarda kaçıp
donan insan hikayelerini duymaktayız. Hala DAİŞ çetelerinin elinde
binlerce Ezidi Kürd kadın ve çocuğunun esir olduğunu bilmekteyiz. Şengal, Ortadoğu’nun kadim inanç merkezlerinden biridir.
Ortadoğu’nun kadim inançlarından olan Ezdiliğin kutsal merkezi
olan Şengal’i DAİŞ’in yakıp yıkması, aslında insanlığın medeniyet
ve inanç mirasına yönelik bir tecavüzdür. Ezdihan’a olan saldırı,
insanlığa olan saldırıdır. DAİŞ’in Ezdi Kürdlere karşı giriştiği kanlı
katliamlar ve soykırımlar karşısında Kürdlerin ve insanlığın boynu
bükülmüştür. Kürdistan Bölge Yönetimi, Şengal’in DAİŞ çeteleri
tarafından işgalini hiç unutmadı. Gösterilen zafiyetlerden ve Şengal’i
koruyamamış olmaktan dolayı Kürdistan yönetimi, hep üzerinde
ağır bir baskı hissetti. 3 Ağustos 2014 Tarihinden bugüne kadar
geçen süre, Kürdistan, Peşmerge ve Başkan Barzani için çok zor ve
acı olmuştur. Yaşanan büyük acıya rağmen Kürdistan yönetimi ve
Başkan Barzani, DAİŞ’e karşı bir yıldır ince bir mücadele planı geliştirmektedir. Peşmerge’yi DAİŞ’e karşı savaşa hazırlamanın yanında,
dünyanın desteğini de bu mücadelede yanına almak için Kürdistan
hükümeti ve Başkan Barzani yoğun bir diplomatik çaba göstermiştir.
Beklenen gün nihayet geldi. 12 Kasım sabahı, bütün haber
siteleri, Barzani’nin komutasında 7500 kişilik Peşmerge gücünün
Şengal’i Özgürleştirme Operasyonu adı altında büyük bir askeri
operasyon gerçekleştirdiğini duyuruyordu. K24, RUDAW başta
olmak üzere Kürdistan Bölgesi’nin bütün radyo-televizyonlarında
ulusal ve Peşmerge marşları çalınıyordu. Şengal’i özgürleştirme
operasyonu, Kürdistan Bölgesi’nde ve dünyada büyük bir coşku ve
umut yaratmıştır. Peşmerge güçleri, bu savaşı sadece bir barbarlar
çetesine yönelik rutin bir askeri operasyon olarak görmemektedir.
Peşmerge, Şengal operasyonunu, insanlığın barbarlara karşı ayağa
kalkışı, kirletilen insanlık onurunun yeniden temizlenmesi olarak anlamaktadır. Peşmerge kuvvetleri, namusları ve insanlıkları kirletilen
ve yok edilen Ezdi kadınlarının intikamlarının alınması konusunda
büyük bir kararlılık içinde olmuşlardır. İnsanlık değerlerini koruma
konusunda büyük bir kararlılık içinde olan Peşmerge güçlerinin
olağanüstü motivasyonu ve azmi mutlaka vurgulanmalıdır. Şengal’i
özgürleştirme operasyonu başladıktan çok kısa bir süre sonra DAİŞ
çetelerinin Şengal’den kaçtığı haberleri gelmeye başladı. İlerleyen
saatlerde Şengal ilçe merkezinin Peşmerge güçlerinin eline geçtiği ve
Kürdistan bayrağının Şengal yönetim binası üzerinde dalgalanmaya
başladığına dair haber nihai gelişme olarak dünya gündeminde yer
almaya başladı. Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani, Şengal’i
özgürleştirmenin yeterli olmadığını, DAİŞ’in elindeki Ezdi Kürd
kadınları kurtarılmayana kadar operasyonun bitmeyeceğini açıklıyordu. Şengal bölgesini özgürleştirmekle Peşmerge, DAİŞ’in hayat
damarlarını kesmiş bulunmaktadır. Başka bir ifade ile Şengal’in
özgürleştirilmesi, Rakka’dan gelen ikmal yolunun, Musul yönündeki
Telafer yolunun ve Suriye’ye geçiş noktalarının Peşmerge’nin kontrolünde olması demektir. DAİŞ çeteleri, Şengal zaferinden sonra
artık eskisi gibi Kürdistan, Rojava ve Suriye’de at koşturamayacaklardır. Bu arada Kürdistan coğrafyasının yüzde beşinin hala DAİŞ
işgali olduğunu hatırlatmakta yarar vardır. DAİŞ, Kürdistan’dan ve
Ortadoğu’dan tamamen kovulmalıdır.
DAİŞ’in Şengal’den çıkartılması, Kürdler ve Kürdistan için
stratejik olmaktan öte bir insanlık ve onur meselesiydi. Kürdistan
Yönetimi’nin Ezidileri ve insanlık onurunu DAİŞ barbarlığına bırakmayacağının gösterilmesi gerekiyordu. Şengal zaferi, Kürdistan’ın
DAİŞ çeteleri karşısında kararlılığını ve direncini bütün dünyaya
göstermiştir. Bütün Kürd grupları, siyasi yapıları, direniş örgütlenmeleri ve sivil örgütleri, DAİŞ’e karşı bu büyük zafer gününde
Kürdistan Yönetimi’nin ve başkan Barzani’nin yanında yer almaları
gerekmektedir.
Güçleri’nin cephelerdeki işbirliği ele
alındı. İbadi, Peşmerge Güçleri’nin
Şengal’i kurtarmak amacıyla başlattığı operasyon kapsamında elde
ettiği başarılar nedeniyle Barzani’yi
tebrik etti. Barzani de Peşmerge’nin
Şengal’deki ilerleyişi, savaş meydanındaki son gelişmeleri ve IŞİD’in
çöküşü hakkında İbadi’ye bilgi verdi.
iv
rs
w
.a
“Operasyonda sadece Peşmerge var”
KBY Peşmerge Genelkurmay Başkanı
Cemal Eminki, operasyona PKK güçlerinin katılımı konusunda ise, “Mesud
Barzani’nin komutasındaki operasyonda
Peşmerge ve koalisyon güçleri dışında
hiçbir silahlı grup ile koordinasyon kurulmamıştır” diyerek açıklık getirdi.
PKK kaynakları, bölgedeki güçlerinin
de operasyona katıldığını iddia etmişti.
Operasyondan bir süre önce, PDK ile
PKK’nin bölgedeki yetkilileri arasında
operasyonun koordinasyonu konusunda
anlaşmazlık çıkmış, PDK, operasyona
KBY askeri kuvvetleri dışında herhangi
bir gücün katılımına izin verilmeyeceği-
w
ABD 40 hava saldırısı ile destek verdi
Öte yandan kara harekatı başlamadan önce operasyona destek amaçlı
IŞİD hedeflerini bombalayan ABD’nin
Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
Brett McGurk, Koalisyon güçlerinin
Peşmerge’ye destek için yaklaşık 40
hava saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı.
McGurk, twitter hesabından da, “Şengal
kurtarıldı, sıra Ramadi’de” mesajını
paylaştı. Enbar vilayetinin idari merkezi
olan Ramadi de 2014 yazından beri
IŞİD’in elinde.
w
dikkat çeken uzmanlar, bu nedenle Şengal zaferinin askeri bir sonuç olmanın
ötesinde, Kürdler için bir onur meselesi
anlamına geldiğini ifade ediyor.
IŞİD’e karşı Kürdistan ve Irak’ta bugüne dek girişilen en büyük saldırılardan
biri olarak nitenelen Şengal zaferinin
Musul’u IŞİD’den kurtarmayı hedefleyen
stratejinin ilk adımı da olabilir.
ak
ur
d
.o
rg
ni açıklamıştı.
PDK Dış İlişkiler Sorumlusu Hemin
Hawrami de, Şengal’in tamamının Peşmerge güçleri tarafından kontrol altına
alındığını söyledi. Hawrami, operasyona
PKK ve YPG’nin katıldığı yönündeki
iddialarla ilgili, “Şengal operasyonuna
Peşmerge dışında hiçbir askeri güç
katılmamıştır. Eğer PKK iddiasında haklı
ise 1 yıldır neredeydi?” dedi. Hawrami,
“Peşmerge dışında Şengal’in özgürleştirilmesi için savaştığını iddia eden tüm
güçlerin amacı siyasi propagandadır.
Böyle bir iddianın aslı astarı yoktur”
ifadelerini kullandı. Hawrami açıklamasında ayrıca ABD öncülüğündeki
koalisyon güçlerine bağlı uçakların da
hava saldırılarıyla operasyona destek
verdiğini belirtti.
PKK’ye yakın yayın organlarında,
Peşmerge’nin operasyondaki rolünden
bahsedilmeyerek, Şengal’in PKK gerillaları tarafından kurtarıldığı iddia ediliyor.
PDK ile PKK arasında Şengal gerilimi
IŞİD’in 2014 yazında Şengal’i ele geçirmesine kadar uzanıyor. PKK bu dönemde bölgeye yerleşmiş, Peşmerge güçlerini, geri çekilerek Şengal halkını IŞİD’in
eline bırakmakla eleştirmişti. PKK yayın
organları halen Peşmerge’nin Şengal’den
kaçtığı yolunda iddialar yayıyor.
PDK’li komutanlar, PKK’yı Şengal’deki faaliyetleri nedeniyle, “Kanton
kurup Şengal’i Kürdistan Bögesi’nden
koparmaya çalışmakla” ve zaferlerini
gölgelemeye çalışmakla suçluyor.
Sistani Peşmerge’yı kutladı
Iraklı Şiiler’in dini lideri Ayetullah Ali
Sistani de, Şengal’i operasyonunundaki
zaferlerinden dolayı Peşmerge’yi kutladı.
Ayetullah Ali Sistani’nin temsilcisi Ahmed Safi, bugün Irak’ın Kerbela kentinde
okuduğu Cuma hutbesinde, Peşmerge
Güçleri’nin Şengal’i kurtarmasını kutlayarak, “Taraflar ortak hareket ederek
daha çok başarının elde edebilir” dedi.
PDY Şengallilere özerklik ilanı
çağrısında bulundu
Bu arada PYD, Peşmerge’nin Şengal
zaferi sonrasında yaptığı açıklamada,
Şengalliler’e “haklarını elde edebilmeleri
için özerklik ilan etmeleri” çağrısı yaptı.
Açıklamada, Şengal’in kontrolünün gecikmesine siyasi anlaşmazlıklar gerekçe
gösterildi ve bir an önce “Kürd Ulusal
Kongresi”nin toplanması gerektiği
belirtildi.
03
ŞENGAL
Qasim Şeşo: Şengal il olmalı
Şengal Peşmerge Güçleri Ezdi komutanlarından Qasim Şeşo, Şengal’in Başkan
Barzani sayesinde kurtarıldığını söyledi.
Qasim Şeşo, “Tüm Kürdistan’a müjde
veriyoruz. Başkan Mesud Barzani ve
kahraman Peşmerge’nin çabaları sayesinde Şengal’i IŞİD’den kurtardık. 74 kez bizi
yok etmeye çalıştılar ancak başaramadılar.
Bu bayrağın altında hepimiz olacağız”
dedi. Şeşo, “Mesud Barzani gibi bir liderimiz olduğu müddetçe kimse bizi yenemez. Kimseden korkmuyoruz” dedi. Şeşo,
Şengal’in il olmasını talep ettiklerini de
ifade ederek, Şengal’in eskisinden daha iyi
olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
ur
d
.o
rg
Rojavalı kadın Peşmergeler de
operasyon da
Şengal’i kurtarma operasyonuna Rojavalı kadın Peşmergeler’in de katıldığı
bildiriliyor. Operasyona katılan kadın
Peşmerge birliği komutanı, “Büyük bir
moralle operasyona başladık. Rojavalı Peşmergeler olarak, kurtarma operasyonuna
katıldığımız için çok mutlu olduk. Biz
ulusal bir güç olarak bu operasyona katıldık” dedi. Komutan, “Amacımız başarıdır,
bunun için hiçbir zorluk bizi yıldıramaz.
Şengal’in başarısı bizim başarımızdır”
şeklinde konuştu. Kadın Peşmergeler,
ENKS’ye bağlı Roj Peşmerge güçleri üyesi.
rs
iv
ak
IŞİD cenaze ve yaralıları
Musul’a aktarıyor
Şengal’de düzenlenen ve iki gün süren
operasyonda en az 200 IŞİD mensubunun
öldürüldüğü, 300 fazlasının da yaralandığı
bildirildi. Operasyonda öldürülen 150’den
fazla IŞİD’linin cesedin Musul’a gönderildiği bildirildi. 300 yaralı IŞİD üyesinin
de kentteki hastanelere kaldırıldığı tesbit
edildi.
PDK Musul Sorumlusu İsmet Receb,
Cuma günü IŞİD üyelerine ait 126 cesedin
Musul Adli Tıp Morgu’na ulaştığını söyledi. IŞİD yaralılarının tedavisi için hastanelerin sivillerden boşaltıldığı öğrenildi.
Bu arada KBY Güvenlik Ajansı’na bağlı
Anti Terör Merkezi, Şengal operasyonunda öldürülen 5 IŞİD emirin öldürüldüğünü açıkladı. Ajansın açıklamasında
öldürülen 100’den fazla IŞİD üyesinin
arasında 5 emirin olduğu duyuruldu. Anti
Terör Merkezi açıklamasında
Şengal operasyonunda öldürülen 5 emirin; Ebu Kitade
El Şiri, Ebu Cihad Elladari,
Ebu Ömer Telaferi, Ebu
Ibide, Ebu Enes olduğu
bildirildi.
.a
Dr. Çürükkaya bomba yüklü aracı
etkisiz hale getirdi
Bu arada Şengal operasyonuna katılan
gönüllü Peşmergelerden Dr. Sait Çürükkaya, 5 ton TNT ile yüklü bir aracı zamanına
farkederek, etkisiz hale getirerek bir faciayı önledi. Şengal’de kontrolün sağlanmasından sonra Peşmerge güçleri ilçe merkezine girerek bombalı mayınlı tuzakları
imha operasyonuna başladı. Operasyona
katılan Dr. Sait Çürükkaya, IŞİD’in 5 ton
TNT yüklü zırhlı aracını farkettikten sonra
kontrollü şekilde bombaları devre dışı
bıraktı. Çürükkaya, “Bomba patlasaydı
eğer yüzlerce
Peşmerge
hayatını
kaybedebilirdi”
dedi.
Şengal IŞİD’den temizleniyor
1.5 yıldan bu yana IŞİD işgali altında
olan Şengal’deki operasyonların komuta
kademesinde olan Peşmerge Komutanı
ve PDK Musul Bürosu Sorumlusu Seîd
Memûzînî, kentin tamamının IŞİD’den
kurtarıldığını belirtti. Memûzînî şunları
kaydetti: “Şengal’in tamamı Peşmerge
Güçleri’nin eline geçti. Kent merkezinde
Kürdistan bayrakları asıldı IŞİD bayrakları
söküldü. IŞİD, şimdi Tel Afer ve Musul’a
doğru kaçıyor. Bu sabah erken saatlerinde
şiddetli geçen çatışmalarda yüzlerce IŞİD
üyesi öldürüldü. Bu sabahki operasyonda 1
Peşmerge de arabanın takla atması sonucu
hayatını kaybetti.”
w
Peşmerge Genel Komutanlığı:
150 km kare kontrole alındı
Peşmerge Genel Komutanlığı, Şengal operasyonunda en az 100 IŞİD’linin
öldürüldüğünü, 150 kilometrekarelik
alanda da kontrol sağlandığını bildirdi. Komutanlıktan yapılan açıklamada,
“Başkan Barzani’nin doğrudan komutası
ve koalisyon güçlerinin hava desteğiyle
Şengal ve çevresini işgalci IŞİD teröristlerinden kurtarmak için 3 koldan yapılan
operasyonda” örgüte ait onlarca zırhlı
aracın imha edildiği belirtilirerek, operasyonun % 75’inin başarıyla tamamlandığı
kaydedildi.
Peşmerge Genel Komutanlığı’nın
Kürdistan halkı, şehit aileleri ve Ezdi
Kürdler’e kutlama mesajı verilen açıklamasında, Peşmerge’nin bölgedeki
ilerleyişinin sürdüğü belirtilirken, kent
merkezindeki bomba ve mayınların temizlenmesi için uzman ekibin beklendiği
bilgisi verildi.
Uzun yıllar PKK saflarında savaşan Çürükkaya, IŞİD saldırısı ardından Kürdistan’da
Peşmergeleri eğitiyor.
w
Demirtaş: Beraberlikleri daim olsun
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin
Demirtaş Twitter hesabından yaptığı
açıklamada, “Peşmerge ve Gerilla Şengal’i
IŞİD’den temizlemek için ortak operasyon
başlattı. Allah yardımcıları olsun, beraberlikleri de daim olsun” dedi.
BasHaber
w
04
Şengal’e 60 metrelik bayrak
Peşmerge Güçleri, en büyük Kürdistan
bayrağını Şengal’de dalgalandırdı. 60
metre uzunluğunda olan bayrak kentin
en büyük binası olan buğday silosuna
asıldı. Peşmerge’nin zafer atışları eşliğinde siloya asılan dev bayrakın yükselmesi
sırasında duygulu anlar yaşandı. Peşmerge
Güçleri Komutanı Yüzbaşı Serwan Herki,
Kürdistan Ulusal Kongresi için hazırlaan
bayrağı, etkinlik gerçekleşmeyince Başkan
Mesud Barzani’ye hediye ettiğini söyledi. Bayrağı hazırlayan Herki, ”Bayrağın
bugün Şengal’de dalgalanması beni çok
mutlu etti” dedi.
Tuzxûrmatû’da
Peşmerge – Heşdi
Şabi çatışması
Bu arada IŞİD’e
karşı operas-
SÖYLEŞİ
16 Kasım
- 22 Kasım 42015
yonlar sürerken Kerkük’ün Tuzhurmatu
İlçesi’nde Peşmerge ile Heşdi Şabi milisleri
arasında çıkan çatışma taraflar arasında
gerginli arttırdı. Geçtiğimiz Perşembe
günü Tuzhurmatu’da bir grup Şii Heşdi Şabi milisinin kontrol noktasından
durmaması üzerine çıkan çatışmada 3
milis öldürülmüş, 1 Peşmerge de yaşamını
yitirmişti.
Tuzxurmatu’dan edinilen bilgilere göre,
Peşmerge ve Şii milisler arasında gerginliğin sürdüğünü, milislerin ilçe sakini Kürdlere saldırdığını, Askeri ve Tin mahalleleri
ile kentin diğer bazı semtlerinde Kürdlere
ait ev ve işyerlerinin ateşe verildi.
Tuzhurmatu Asayiş Sorumlusu Yarbay
Faruk Ahmed, Cuma akşam saatlerinde Kanas silahlarıyla çevredeki yüksek
noktalardan asayiş binasına ateş edildiğini
belirterek, “ilçede sivil kaybı yok. İlçede
Peşmerge sorumluları ve Heşdi Şabi güçleri gerginliğin sona ermesi için toplantı
halinde” dedi.
Tuzxurmatu’daki çatışmanın ardından
Şii milislerin şehre büyük bir takviye güç
gönderdiği, buna karşılık Kürd Anti-Terör
Birliği’nin de Tuzxurmatu yolunda olduğu
iddia edildi. İran’ın da Xaneqin’e doğru
yığınak yaptığı, sınırın kimi noktalarında
ise mayın döşediği iddia ediliyor.
Eski Irak Başbakanı Nuri Maliki,
Kerkük’ün Tuzhurmatu ilçesinde yaşanan
çatışmadan Peşmerge Güçleri’ni sorumlu
tuttu. Facebook hesabından açıklama
yapan Maliki, “Tuzhurmatu’da sivil halka
saldırmaması konusunda Peşmerge’yi
uyarıyoruz. Güvenlik güçleri ve Heşdi
Şabi’den de halkı korumasını talep ediyoruz. Hükümetten de bir an önce bölgede
kontrolü sağlayıp yasaları çiğneyenlere
karşı gerekeni yapmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Irak Başbakanı Haydar
Abadi de olayla ilgili Facebook hesabından
bir açıklama yaptı. Abadi açıklamasında
güvenlik güçlerinden Tuzhurmatu’da sivil
halkın can ve mal güvenliğini sağlamasını
istedi. Abadi, güvenlik güçlerine yasaların uygulanması için talimat verdiğini
bildirdi.
Peşmerge Güçleri ile Şii Heşdi Şabi
milisleri arasında yaşanan çatışmadan
dolayı Iraklı Şii lider Ayetullah Sistani de
üzüntülerini diler getirdi. Sistani yaşanan
bu tür olaylarda her iki taraftan aklı selim
kişilerin biraraya
gelmesi gerektiğini söyledi.
ŞENGAL
BasHaber
16 Kasım - 22 Kasım 2015
5
SÖYLEŞİ
05
Şengal işgalinde neler oldu?
.o
ur
d
ak
Hamza’nın başında olduğu DAİŞ’liler köye
gelir. Yemekler yenilir ve Ebu Hamza DAİŞ’İn
kararını bildirir: “Müslüman olmayacağınıza
göre, Hristiyan olanlara tanınan hakkları
tanıyacağız, cizye vereceksiniz. Dört beş gün
sonra tekrar geleceğiz. Herkes köy meydanında toplansın, elinizdeki altın, para ve değerli
mallarınızı bize vereceksiniz. Sizi araçlarla
Kürdistan’a göndereceğiz.”
Dört veya beş gün sonra bine yakın tümü
çevre köylerin tanıdık erkeklerinden ve bir
kısmı Ezdilerle kirve olan DAİŞ’li Araplar bu
köylere gelir. İstenilen Altın, Para ve değerli
eşyaları topladıktan sonra, kadın ve çocukları
ayırır. Önce yaşlı kadın ve erkekler köylerden
çıkarılır. Şeyh Ehmed’in de aralarınan bulunduğu bu gruplar topluca katledilir. Bulunan
toplu mezarlar bu gruplara aittir.
Kadınlar ve çocuklar otobüslere bindirilerek
Tel Afer’de evlere dağıtılır. Sonraları ayrıştırlarak satılırlar. Bu köylerden esir alınıp sonraları
kurtulanların ortak anlatı ile Ezdi katliamı
böyle olur. Şengal’de yaşanan kayıpların yüzde
yetmişi bu dört köyden olmuştur.
rs
iv
DAİŞ’in elinde 2.562 Kürd esir
DAİŞ’in eline olduğu bilinen 2.562 kişinin
bir kısmının öldürülmüş olabileceği düşünülmektedir. Bunlardan kadın olanların DAİŞ’in
çeşitli merkezlerine dağıtıldığı düşünülüyor.
w
w
.a
Esir alınanlar Ezdiler neden kaçmadı?
Şengal’in 12 km güneyinde yer alan Koço,
Xatimi, Til Kesaba Kevn, Şehwani ve Azimi
köyleri Ezidi Şeyhi Ehmed Caso’ya bağlıdır.
Bu köylerin idari ve dini lideri olan Şeyh
Ehmed Caso, DAİŞ Musul’u işgal ettiğinde,
DAİŞ’e katılan Musullu Arap arkadaşı Ebu
Hamza ile ilişki kurarak, kendilerine yönelik
bir planın olup olmadığını, Ezdileri öldürmeye yönelik bir girişimlerinin olup olmadığı
sorar. DAİŞ Emiri Ebu Hamza, Şeyh Ehmed
Caso’ya garanti vererek, kendilerine dokunulmayacağını söyler. “Geldiğimizde evlerinizin
üzerine beyaz bayraklar asın. Bunu yapanlara
kesinlikle dokunmayacağız” der. Bunun üzerine Şeyh Ehmed, kendisine bağlı olan köylerin
ahalisine kaçmaları için bir neden olmadığını
ve kendilerine dokunulmayacağını ifade eder.
Bu nedenle Koço, Xatimi, Til Kesaba Kevn,
Şehwani ve Azimi köyünün Ezdi sakinleri
evlerinde kalır.
Daha sonra DAİŞ bu köylere gelerek halkın
elindeki silahları toplar. Silahları toplayan
DAİŞ’liler köylerden ayrılır. Üç gün sonra tekrar köylere gelerek ‘Halife Bağdadi’nin emri
ile üç gün içinde Müslüman olmaları’ istenir.
Ezdi köylüler bunu kabul edilmez bazıları
evlerini terk ederek bölgeden ayrılır. Ancak
Şeyh Ehmed Caso’ya güvenenler köylerinden ayrılmaz. Şeyh Ehmed Caso, köylülerin
Müslüman olmak istemediğini DAİŞ Emiri
Ebu Hamza’ya bildirir. Bunun üzerine Ebu
w
DAİŞ’ten kurtulan Ezdiler
Kaçırılanlardan 2.200 kişi DAİŞ’in çeşitli
yöntemlerle elinden kurtuldu. 2.562 kişinin
halen DAİŞ’in elinde olduğu biliniyor, ancak
bunlardan kaçının yaşadığı konusunda bilgi
yok.
Kurtarılanların 300’ü erkek, 758’i kadın,
456’sı kız çocuğu, 473’ü ise erkek çocuktur.
Kurtulanların bir kısmı kişisel çabaları ile
kaçarken, bir kısmı Kürdistan Hükümeti’nin
çeşitli yollarla fidye ödemesi, esir takası veya
operasyonlar ile DAİŞ’in elinden alındı.
Kürdistan Hükümeti’nin esirleri kurtarmak
için kurduğu komite esirlerin aileleri ile iletişim halinde. Esirlerle ilgili bilgi alan aileler bu
komisyona başvuruyor. Komisyon tarafından
ailelere para yardımı yapılarak esir alınan
kişiye karşılık fidye ödenerek kurtarılıyorlar.
DAİŞ’ten kurtarılanların büyük kesiminin
fidye ile kurtarıldığı biliniyor.
Geçtiğimiz hafta Hawice’de Parastin’ın
yaptığı operasyon da bu kapsamda yapılmış, 69 idam hükümlüsü DAİŞ cezaevinden
kurtarılmıştı.
rg
D
AİŞ güçleri 3 Ağustos 2014’de
Şengal’den Hewler’e kadar geniş bir
cephede Kürdistan Bölgesi’ne büyük
bir saldırı başlattı. DAİŞ tarafından öncelikli
hedef olarak seçilen Şengal Ezdileri’nin yaşam
alanı Kürdistan-Irak-Suriye sınırının başladığı bölgedir. Bölgede Ezdilerle birlikte Arap
aşiretleri ve Tel Afer’de Süni Türkmenler de
yaşamaktadır. Bölgeye yakın kimi yerleşimlerde Asuriler de var.
Şengal saldırısında bölgede, Ezdilerle kirvelik ilişkisi olan Arap aşiretlerinin yer alması en
büyük zarara neden oldu. Arap aşiretleri DAİŞ
saldırısı öncesi Ezdilere bölgeyi terketmemeleri, DAİŞ’İn Ezdilerin malına ve canına zarar
vermeyeceği garantisini verdiklerini ve kendilerinin bu konuda kefil olduklarını söyledi.
Bu nedenle Araplarla birlikte bölgedeki dört
büyük kasabada yaşayan Ezdiler yerlerinde
kaldı. Şengal merkez ve diğer köylerdeki Ezdiler DAİŞ saldırısı ile birlikte dağa çekilerek,
saldırganlardan korundu. Dağa çekilen ve
çoğunluğu Şengal merkezinde oturan Ezdiler
haftalarca berbat koşullarda yaşadı. Birçoğu
Rojava üzerinden Duhok bölgesinde oluşturulan kamplara yerleştirildi.
Dağa çekilme ve dağdaki yaşam koşulları
veya hastalıklardan dolayı 280 kişi yaşamını
yitirdi. Göç sırasında 890 kişi ise çeşitli nedenlerle yaralandı.
DAİŞ saldırıları sırasında Şengal’den 400
bin kişi göçtü. Bunların büyük bir kısmı Ezidi’lerden oluşuyordu. Diğerleri Süni Kürdler
idi.
Arap komşu ve kirvelerine inanarak göçetmeyen Ezdilerden 5.838 kişi DAİŞ tarafından
rehin alındı. Kaçırılanlardan 1.280 kişinin
katledildiği biliniyor. Katledilen bu kişilerin
cenazelerinin olduğu 12 toplu mezara ulaşıldı.
Peşmerge Ezdiler mi yalnız bıraktı mı?
DAİŞ’in Musul’u ele geçirmesinden sonra
tartışmalı bölgelerin tümü Kürdistan’ın
denetimine geçmişti. Kürdler böyle bir saldırı
beklemiyordu. Sözkonusu dört Ezdi köyü
Şengal’in 12 km güneyinde Arap çoğunluğu içinde yer aldığı için korunması zordu.
Katliamın ardından bölgeye giden, Peşmerge eğitmeni Said Çürükkaya, katliamda
Peşmerge’nin zaafının olduğu ve bölgeden
kaçarak Ezdileri yalnız bıraktığı yolundaki
iddiaları yalanlıyor:
“Askeri bir önlem olarak stratejik bir hat
ancak Şengal şehir merkezinden oluşturu-
labilirdi. Olaylar sırasında ‘Peşmerge kaçtı’
vb. söylemlerin merkezinde yer alan mesele
o dört köyün yaşadığı trajedidir. Her türlü
önleme rağmen bu dört köyün korunması o
gün için mümkün değildi.”
Çürükkaya, katliamın esas nedeninin Ezdi
Şeyhi Ehmed Ceso’nun Arap dostlarına olan
güveni olduğunu, bundan dolayı söz konusu
köylerin halkının bölgeden ayrılmadığını ve
katliama uğradığını söylüyor: “DAİŞ köylülere Müslüman olmaları için süre verdiğinde
durumun vahametini fark eden iki köyün çoğunluğu kaçıyor. Yani Ehmed Caso aracılığıyla
Ebu Hamza ya güveni duyulmasaydı burada
kalan tüm köylülerin kaçma olanağı vardı.
Eğer bu köylüler kaçsaydı zayiat bu kadar
büyük olmazdı.”
Çürükkaya sözkonusu köylerin askeri
anlamda o koşullar içerisinde korunmasının
mümkün olmadığını, Kürdlerin komşularına
duydukları güven sonucunda bu facianın
yaşandığını söylüyor: “Evet, Peşmerge böyle
bir saldırı beklemiyordu. Ama bu ihtimali
düşünseydi bile savunma hattını ancak Şengal
Şehir merkezinden oluşturabilirdi. Arapların
içinde olan ve Şengal’e 12 km uzaklıkta etrafı
çevrili bu köyler korunamazdı. Bu dört köyü
Peşmege bırakıp kaçmadı şeyhleri DAİŞ’ın sorumlusunun sözüne güvenerek orada kalması
sonucu 4000 üzerinde insan DAİŞ’in eline
geçti. Ancak Ehmed Caso’nun Ebu Kasım’a
güven duyması ve ona inanması zamanında
köylülerin tedbir almasını da engellemiştir.”
Kürd güçleri geçtiğimiz yılın Aralık ayında
da Şengal’e düzenledikleri operasyonda
Şengal’e açılan yolları kontrole almış, dağda
mahsur kalan halkı kurtarmıştı. Sözkonusu
operasyonda Eski Şengal denilen ilçenin bir
kısmı da kurtarılmıştı.
ŞENGAL
BasHaber
w
BBC: Kürd güçleri IŞİD’in Rakka - Musul hattını kesti
İngiliz yayın kuruluşu BBC, Kürd Güçleri’nin IŞİD’in Rakka – Musul hattını kestiğini söyleyerek, Kürdistan Bölgesel
Yönetimi’ne bağlı Peşmergeler, PKK ve PKK bağlantılı Ezidi örgütü YBŞ (Şengal Direniş Birlikleri) Şengal’i IŞİD’den geri almak
için başlattıkları operasyonda IŞİD’in Musul - Rakka arasındaki
kritik ikmal hattını ele geçirdiklerini aktardı. Operasyonu KBY
Başkanı Mesud Barzani’nin denetlediğini belirten BBC, “Kürd
güçleri Şengal’e girdi” başlıklı haberinde ise “Iraklı Kürd güçleri
Şengal’i IŞİD’den geri almak için gerçekleştirdikleri operasyon
kapsamında Şengal’e girdi” dedi.
rg
.o
ur
d
w
Reuters: Kürdler IŞİD’i mağlup etti
İngiliz haber ajansı Reuters, “Kürdler IŞİD’i mağlup etti”
başlıklı haberinde Kürd Güçleri’nin cihat örgütünü yenmek için
kritik bir ivme sağladığını belirtti. IŞİD militanlarına karşı başlatılan operasyonun stratejik bir öneme sahip olduğunu aktaran
Reuters, Kürd Güçleri’nin ABD’nin havadan desteğiyle aylardır
IŞİD’in altında zulüm gören Ezdileri kurtardığın yazdı.
destan yazarak bizleri mutlu ettiler. Tüm
kahramanlara teşekkürlerimi sunuyorum.
Şengal’den, Şengal’in kurtuluşu müjdesini
tüm Kürd halkına, kahraman şehitlerimize ve de özellikle ezdi kardeşlerimize armağan ediyoruz. Kahraman şehitlerimizin
kanıyla yazılan bu destan şehitlerimizin
ölümsüzlüğünün sembolü olmuştur. Bu
uğurda yaralanan kahraman Peşmergelerimize acil şifalar diliyoruz. Ey kahraman
Kürd halkı, ey Kürdistanlılar. Söz verdik ve
sözümüzü yerine getirdik. Ezdi kardeşlerimiz bilsinler ki onlar yalnız değildir,
bütün Kürdistan halkı onların yanındadır
ve şunu çok iyi bilsinler ki Ezdiler Kürdistan halkının özü ve ta kendisidirler. Bugün
her Ezdi ferdi kimseye minnet etmeden
başı dik dursun ve kendine inansın. Her
Ezdi kızı yüksek bir sesle haykırsın ki ‘Ben
Kürd kızıyım, şeref ve direnişin sembolüyüm.’ Bu büyük başarıyla onların intikamı
alınmıştır. Peşmerge mertçe, yiğitçe ezdi
kardeşlerinin intikamını almıştır.
Bize bu destan mutluluğunu yaşattıkları
için tüm kahraman Peşmergelerimize de
teşekkür ediyorum. Bu savaşta ve bütün
özgürlük mücadelesinde canını feda eden
kahraman Kürdistan şehitlerin selamlıyorum. Ruhları şad olsun.”
ak
CNN: Büyük bir adım
CNN ise “Büyük bir adım” başlıklı haberinde operasyonun
başarılı olması halinde IŞİD’in Irak ve Suriye arasında ikiye
bölüneceği değerlendirmesini yaptı. CNN’e konuşan Amerikalı
General Mark Hertling, “IŞİD’e karşı kazanılan böyle bir zafer
bundan sonraki operasyonlarda iradeyi güçlendirir” dedi. Ayrıca
CNN, Peşmerge komutanlarının, “Şengal’i kontrol etmek kolay
olmayacak” dediğini aktardı.
iv
Washington Post: Şengal’de Kürd ve Amerikan operasyonu
Dünya’nın en prestijli gazetelerinden biri olan Washington
Post, “Amerika ve Kürdler, IŞİD’in işgali altında olan Şengal’e
operasyon başlattı” başlıklı haberinde Şengal’e yönelik yapılan
operasyonun Bizzat KBY Başkanı Mesud Barzani tarafından
yürütüldüğünü vurguladı ve Şengal’in Kürdistan için çok önemli
bir noktada yer aldığını ifade etti.
P
eşmerge’nin kente girip, IŞİD
mevzilerini ele geçirmesi ve kalanların kentten kaçması sonrasında
Şengal Dağı’nda bir basın toplantısı yapan
KBY Başkanı Mesud Barzani, Şengal’de
Peşmerge’nin kanıyla bir destan yazıldığını vurguladı. Şengal’in kurtarılması
operasyonuna komuta eden Barzani,
Peşmerge’nin kente girmesi ardından,
Şengal Dağı’nda yaptığı konuşmada,
Ezdilere verdiği sözü tuttuğunu belirterek,
“Buradan Şengal’in kurtarıldığını müjdeliyorum. Bu destan kahraman Peşmerge’nin
kanıyla yazıldı. Ezdi kardeşlerimizin
yalnız olmadığını bugün bir kez daha kanıtladık. Bütün Kürdistan onların yanında
olduğunu ispat etti” dedi. Ezdi Kürdler’e
yapılanların intikamının alındığını ifade
eden Barzani, “Bütün şehitlere selam
olsun! Onlar özgürlük için şehit oldular”
ifadesini kullandı.
KBY Başkanı Barzani, “Bir daha kimse
Kürd milletine zulmetmeyi aklından
geçirmesin. Çünkü herkes intikamın kat
kat alındığını gördü” dedi. Bölgede IŞİD’e
katılmayan ve yardımcı olmayan herkesi
“Kürdler’in kardeşi” olarak nitelendiren
Barzani, “Diğerlerine ise ne yapılması
gerekiyorsa, o yapılacak” dedi. Şengal’in
kurtarılmasını bir “mesaj” olarak değerlendiren Mesud Barzani, Peşmerge’den
önce kimsenin buna kalkışamadığını dile
getirdi. Barzani, “Şengal’i Özgürleştirme Operasyonu’na Peşmergeler dışında
herhangi bir gücün katılmadığını” da
vurguladı.
rs
Şengal’in kurtarılması ve IŞİD’in bölgeden temizlenmesi
için günler öncesinden hazırlıkları yapılan ve yaklaşık 20 bin
Peşmerge’nin Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı
Mesûd Barzani komutasında yürttüğü Şengal’in Özgürleştirilmesi Operasyonu’nda IŞİD’den bölgeden temizlenmesi dünya
ve Türkiye basınında geniş yankı buldu. ABD, İngiliz, Fransız
ve diğer yabancı yayın organları Kürd Güçleri’nin IŞİD’e karşı
yaptığı operasyonu “büyük operasyon”, “IŞİD bölgeden temizleniyor”, “Kürd Güçleri Şengal’i kurtardı” şeklinde aktarırken, Türkiye medyasında da operasyon hakkında detaylı bilgiler verildi.
Peşmerge destan ya
.a
Dünya Basını:
Kürdler IŞİD’e karşı
büyük bir başarı elde etti
16 Kasım - 22 Kasım 2015
Barzani:
w
06
“Peşmerge yiğitçe Ezdi kardeşlerinin
intikamını almıştır”
Barzani, Ezdi cemaatine, Kürd ve Kürdistan halkına ve dünyaya şu mesajı verdi:
“Allaha şükürler olsun ki kahraman Peşmergelerimiz bu tarihi günde büyük bir
Şengal il oluyor
Merkezi Irak Hükümeti’nden Şengal’in
il olması için talepte bulunacaklarını
duyuran Başkan Barzani, “Buradan
bütün dünyaya ve Bağdat’a sesleniyorum;
Şengal’in kalkınması için elele vermemiz
gerekiyor” diye konuştu.
Barzani, şayet bu girişimlerden olumlu
bir sonuç çıkmaması durumunda da bu
konuda KBY’nin buna rağmen Şengal’in il
olması için yoğun bir çaba içerisinde olacağını söyledi. Uluslararası topluma, Irak
Hükümeti ve KBY’ye Şengal’in il olması ve
yeniden inşası için ellerinden gelen gayreti
göstermeleri konusunda çağrıda bulunan
Barzani, Şengal kent merkezi ve civardaki
köylerin neredeyse tümünün kurtarıldığını, çöllük alanlarda ise kimsenin kalmadığını ve IŞİD yok edilinceye kadar ona karşı
mücadele yürüteceklerini belirtti.
“Peşmerge tek başına ve ulusal bayrakla Şengal’i kurtardı”
Kamuoyuna Şengal’in kurtarılması
operasyonuyla ilgili yanlış bilgiler veren
tarafların tavrıyla ilgili soru üzerine Barzani, Şengal’in sadece Peşmerge tarafından
ve sadece Kürdistan Ulusal Bayrağı gölgesi
altında özgürleştirildiğini, Peşmerge dışındaki hiçbir gücün bu operasyona iştirak
etmediğini, Peşmerge operasyon başlatmayana kadar kimsenin Şengal’i kurtarma
girişiminde bulunmamış olmasının da
bunu gösterdiğini ve Şengal’de ulusal
bayrak dışındaki hiçbir bayrağın günlere
çekilmesine müsaade etmeyeceklerini
söyledi.
Türkiye basını: Kürdler Şeng
İndependent: Kürler Şengal’i kurtarma operasyonu başlattı
İngiliz İndependent gazetesi ise Kürd birliklerinin Şengal’i
kurtarma operasyonu başlattıklarını belirterek, IŞİD’in bölgeden
çıkarılması için başlatılan operasyonun devam ettiğini yazdı.
Taraf: Peşmerge’den Şengal’i
IŞİD’den kurtarma operasyonu
Taraf gazetesi, Kürd Güçleri’nin Şengal’in
IŞİD’in elinden alınması için bir taaruz başlattığını söyleyerek, Kürd birliklerinin karadan
taarruzuna ABD öncülüğündeki koalisyon
uçakları da hava saldırılarıyla destek verdiğini
dile getirdi.
sinin oluşturulması hedefleniyor. Operasyona 7
bin 500 Peşmerge dahil 20 bine yakın savaşçı
katılıyor. HPG,YJA-Star, YBŞ ve YPJ-Şengal
güçleri de “Şengal’i özgürleştirme operasyonunun başladığını” duyurdu” dedi.
Al Monitor: Kürdlerin paylaşamadığı kasaba Şengal
Al Monitor’da Mahmut Bozarslan imzalı haberde Şengal’e
yönelik operasyonların bugüne kadar yapılamaması Kürd
grupları arasındaki anlaşmazlıklara bağlanarak, “Operasyonun
başlamama nedeninin PKK ve Kürd yönetimi arasındaki anlaşmazlık olduğu ortaya çıktı. Kürd yönetimi bölgeye 10 bini aşkın
Peşmerge yığdığını belirterek, ihtiyaç olmadığı için PKK’dan
bölgeyi terk etmesini istiyor. PKK ise buna yanaşmıyor” dendi.
Evrensel: ‘Özgür Şengal Operasyonu’ başladı
Evrensel gazetesi de Güney Kürdistan’da
Şengal’in IŞİD’den tamamen kurtarılması için
operasyonların başlatıldığını aktardı. Evrensel
“Özgür Şengal operasyonu başladı” başlıklı
haberinde “Peşmerge operasyonuyla IŞİD’in
ikmal yollarının kontrol altına alınması ve ilçeyi
top atışlarından koruyacak bir güvenlik bölge-
AGOS: Peşmerge’den Şengal’i
IŞİD’den kurtarma operasyonu
Türkiye’de Türkçe ve Ermenice haftalık yayın
yapan AGOS gazetesinin internet sitesinde geçen haberde “Peşmergeden Şengal’i IŞİD’den
kurtarma operasyonu” denilerek KBY’ye bağlı
Peşmergeler ile Ezdi savaşçıların Şengal’in
IŞİD’in elinden alınması için taaruz başlatıldığı-
nı yazdı. Sabah saatlerinden itibaren başlayan
operasyonun ABD öncülüğündeki koalisyon
uçaklarının da hava saldırılarıyla destek verdiğini aktardı.
Radikal: Kürdler Şengal’e yürüyor
Radikal gazetesinin internet sitesinde
“Kürdler Şengal’e yürüyor: IŞİD’in ikmal
hattı kesildi” başlıklı haberde, “Kürd birlikleri,
Şengal’in IŞİD’in elinden geri alınması için
dün ABD’nin hava desteğiyle başlattıkları
operasyonda, örgütün kilit öneme sahip ikmal
yolunu kısmen ele geçirip ikmal hattını kesti”
denilerek Şengal’e Özgürlük Operasyonu’nda
BasHaber
ŞENGAL
16 Kasım - 22 Kasım 2015
azdı, intikam alındı!
.a
w
w
gal’i IŞİD’in elinden geri aldı
7 bin 500 Peşmerge ile, Ezdi savaşçıların ve
PKK’lilerin katıldığını yazdı. Ayrıca gazete şu
ifadelere yer verdi: “Kürd birlikleri ve ABD
ordusu, bu beklenen harekâta karşı IŞİD’in de
bölgedeki militan sayısını 600’e çıkardı.”
T24: Kürdler Şengal’i IŞİD’in elinden geri aldı!
T24 haber sitesi, Kürd birliklerinin ABD’nin
hava desteğiyle operasyon başlattığını
duyurarak, Kürd birliklerinin Musul’a bağlı
Şengal’i ele geçirdiğini yazdı. İlçe merkezine
giren Peşmerge güçlerinin kamu binalarına
Kürdistan bayrağını astığını belirten haber
sitesi, Şengal’in 3 Ağustos 2014’te IŞİD’in eline
AHMET ÖZER
IŞİD çetelerinin Şengal’de Ezdilere uyguladıkları vahşeti bütün dünya
izliyordu. Ne acıdır ki Şengal’den can
havliyle kaçıp Türkiye’ye gelen Ezdiler
burada da çok insani bir muameleyle
karşılaşmadılar. Devlet kendilerine
yardımcı olacağına, onlara adeta kaçak
muamelesi yaptı. Sınır boylarında yakaladıklarını kamplara kapattı. Birçoğu da
kampların dışında içler acısı bir durumda
ve perişan bir halde yaşama tutunmaya çalışıyorlar. İki kez
eziliyorlar; bir kez inanç biçimlerinden dolayı IŞİD zülmüne
uğrayarak, katledilerek, katliama tabi tutularak yok ediliyorlar;
bir de bu vahşetten kurtulabilenler gittikleri yerlerde ikinci
kez inançlarından dolayı eziliyor, horlanıyor, görmezden
geliniyorlar.
Şengal’in özgürleşmesi insanlığın özgürleşmesidir. Niye
böyle bir cümle kuruyoruz. Çünkü bazen insanlık birilerinin
kirli oyunlarıya lekelendiği gibi bazen de bir başka uygulamayla bir yerde yapılan bütün insanlığın namusunu temsil edebilir.
İşte Şengal böyle bir yerdir. Zalimlere karşı mazlumların
yanında saf tutmaktır. Bu yanıyla sadece Kürdlerin değil
insanlığın sorunudur.
Şimdi Kürd güçleri karadan, koalisyon güçleri havadan
operasyonlarla IŞİD barbarlığına son vermeye çalışıyorlar.
Bu gelişme sadece Ezdiler için değil bütün Kürdler için son
derece önemlidir. IŞİD çetelerinin temizlenmesi hem orada
uyguladıkları vahşetin karşılıksız kalmaması hem de Ortadoğu
coğrafyasını kana bulayan hunhar yapının sonunun getirilmesi,
hem de seküler yapıların güvenceye alınması bakımından da
önemli. Hem Avrupa hem bütün dünya bu nedenle de dikkat
kesilmiş durumda.
Dünyada sadece Kürdler arasında var olan Ezdilik, Zerdüşilikten etkilenen Kürdlerin Behdinan kolunun Kurmanci
konuşan bir bölümünün inancıdır. Üç büyük tek tanrılı dinin
karması olan Ezdilik’te ibadet ve ritüellerin tümü Pagan kültüründen esinlenmiştir.
Adi bin Musafir 1162 yılında öldüğünde Laleş’teki
dergâhına gömülmüş ve türbesi çok geçmeden hac ziyareti için
gelinen bir tapınağa dönüşmüştür. Bugün Ezidi inancında hacı
olabilmek için 6 Ekim’de bu vadiye gelerek, Kaniya Sıpi’de
vaftiz olmak, Şeyh Adi’nin Sındıruk’unun etrafında üç kere dolaştıktan sonra, Zımzım tüneline girip oradaki kutsal mekânı
tavaf etmek ve Araf’a çıkmak gerekiyor.
Moğolların bölgeyi istilasından sonra 13 ve 14 yy’da bölgedeki otorite boşluğundan yararlanan Ezdilik faaliyeti, Musul,
Hakkâri, Botan çayı yöresi, Cizre, Nusaybin, Mardin, Van ve
Urmiye’deki aşiretler arasında kök salmıştır.
Ezdilikte iyilik ve kötülük insanın içinde vardır ve bu dünya aynı zamanda bir sınav alanıdır. Bu büyük sınavı uygulamak
için, tanrı baş melek olan Melekê Tavus’u seçmiştir. Melekê
Tavus sadece insanın içinde bulunan kötülüğü ortaya çıkarır,
yoksa kendisi kötü değildir.
Yukarıda kısaca özetlediğimiz inanca sahip insanlara
IŞİD belası musallat olmuştu, çocuk yaşlı demeden insanların
kafasını kesiyor, kadınların ırzına geçiyor, genç kızları pazarlarda haraç mezat satıyordu. Üstelik bütün bunları din adına
yaptığını iddia ederek taraftar kazanıyor. İşte bugün insanlığın
bu vahşi barbarlığa ve bu insanlık suçuna dur dediği gündür.
Uygar dünyanın katliama uğrayan Ezdilere el uzatması lazımdı. Bunu yapmazsa idi, zulme seyirci kalıp ona ortak olmaktan
kurtulamazdı. Çünkü bir tarafta zulmedenler öbür tarafta
mazlumlar var bu kavgada. O nedenle gün insanlık adına mazlumların yanında zulumkarlara karşı çıkma günüdür.
Şimdi Peşmerge ve diğer Kürd güçlerinin Şengal’i kurtarmak için başlattıkları özgürlük hareketini kutluyoruz. Herkesin
bundan büyük heycan duyması ve desteklemesi gerekir. Çünkü
Şengal, Kürdistan’ın sembolü olmakla birlikte insanlığın onurudur. İnsanlık düşmanı IŞİD barbarbarlığıyla bu alanda nihai
hesaplaşma yeridir.
.o
ur
d
ak
iv
İmc TV: Şengal Kürd güçlerinin denetimine girdi
İMC TV web sayfasında Şengal’in Kürd güçlerinin denetimine girdiği belirtilerek, Şengal’in
şehit merkezinde Peşmerge, YBŞ-YPJ, Şengal
Güçleri, HPG-YJA Star güçlerinin denetimine
girdiğini yazdı.
almak için operasyon başlattı” dedi. Koalisyon
uçaklarının 40 saldırı düzenlediğini ve örgütün
Suriye-Irak arasındaki ikmal yolunun kesildiğini de aktaran gazete şunları aktardı: “Peşmerge Güçleri Komutanı Aşti Koçer, kentin büyük
bülümünü kurtardıklarını ve tamamını kontrol
etmek için ilerlediklerini dile getirdi. Kent
merkezinde sokak çatışmalarının yaşandığı
da belirtiliyor. Peşmergelerin Şengal Dağı’na
yerleştirdikleri ağır silahlarla IŞİD hedeflerini
vurduğu bilgisi de var.”
Milliyet: Peşmerge Şengal’i ele geçirdi
Milliyet gazetesi de Peşmerge güçlerinin
Şengal’i ele geçirdiğini yazarak, Peşmerge
güçleri, ABD önderliğindeki koalisyonun
hava desteği ile Ezidi kenti Şengal’i IŞİD’den
Vatan: Kürd Güçleri Şengal’e girdi
Vatan gazetesi, Kürd güçlerinin Şengal’e
girdiğini yazarak, KBY’ye bağlı Peşmergelerin
IŞİD’e yönelik geniş çaplı bir saldırı düzenleyerek kasabaya geçtiğini aktardı.
geçtiğini hatırlattı.
Şengal zalimlere karşı
mazlumun yanında
olma harekatıdır
rg
kardeşlerimize iki defa zulmedildi. Kürt
oldukları için zulme uğradılar, dinleri
sebebiyle de acı çektiler. Ezdi kardeşlerimize, onların Kürdistan’ın bir parçası
olduklarını ve Peşmergeler’in kanla, can
vererek onları koruduğunu söylemek
istiyorum. Kürdistan birlikte yaşam ve
kardeşliğin ülkesidir ve bu zengin kültür
olduğu gibi kalacaktır.
Şengal’in kurtuluşu öyle büyük bir başarı ki tarih de asla unutmayacaktır. Buradan
Şengal’in kurtarılmasında Peşmerge’ye
yardım eden ABD ve koalisyon güçlerine
teşekkür etmeyi borç biliyorum.
Bu büyük destanı yazan tüm Peşmergelere ve komutanlarına teşekkür ediyorum.
Peşmerge Zerevani Kuvvetleri, Rojava
Peşmerge Birlikleri, Şengal Komutanlığı, Duhok 1. Destek Gücü Komutanlığı,
Barzan Komutanlığı, 1. Özel Kuvvetler, 2.
Özel Kuvvetler, Gulan Kuvvetleri, Anti –
Terör Timi, 32. Kuvvet, Duhok Doğa Gücü,
Peşmerge Bakanlığı’na bağlı tugaylar,
4,8,12 Tugayları ve gönüllü güçlere çelikten
iradeyle operasyona katıldıkları için teşekkür ediyorum.
Kürdistan Bölgesi Güvenlik Ajansı
birliklerine operasyonun yürütülmesinde
etkili rolleri, doğru istihbarat bilgileri,
Şengal’in kurtarılması planını yapmaları
ve koalisyon güçleriyle koordinasyonlarından dolayı teşekkür ediyorum.
Şengal’in kurtarılması destanının,
Kürdistan halkının geleceğinde büyük
etkisi olacaktır. Kürdistan halkının bu
güçlerin operasyondaki rollerini bilip
tarihte anması için isimlerini belirtmek
istedim. Son olarak şehitlerimizin aziz
ruhlarına binlerce selam gönderiyorum.
Yüce Allah’tan da tüm yaralılar için acil
şifalar diliyor, Kürdistan halkı için aydın
bir gelecek diliyorum.”
rs
“Kürdlerin ezildiği günler geride kaldı”
Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani, Şengal zaferi vesilesi ile yaptığı yazılı
açıklamada da “İşgalcilerin Kürdistan
halkını ezdiği günler geride kaldı” dedi.
Barzani, Şengal’in kurtarılması dolayısıyla
yaptığı yazılı açıklamada da “Şengal’in
IŞİD teröristlerinden kurtarılması askeri,
siyasi ve tarihi açıdan Kürdistan halkı için
büyük bir başarıdır” diyerek, bunun “kahraman Peşmerge’nin eliyle” sağlandığını
vurguladı. Barzani’nin açıklamasında şu
ifadeler yer aldı: “Bu başarı, tüm taraflara
şunu gösterdi ki işgalciler ile zalimlerin
Kürdistan halkını ezdiği günler geride
kaldı. Kürdistan halkı düşmanı bozguna
uğratıyor ve insanlığın değerlerini koruyor.
Şengal’in işgal edilmesi ve Ezdi kardeşlerimizin başına gelenlerden sonra, kurtuluş
günü için her yolu deneyip, her bedeli
ödemeye hazırdık!
Geride bıraktığımız zaman içinde Ezdi
w
“Şengal zaferi Musul’un kurtarılmasına vesile olacak”
Basın açıklamasındaki konuşmasından
sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan
Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani
Şengal zaferinin Musul’un da özgürleştirilmesinin ön adımı olabilecek bir stratejik
hamle olduğunu, Uluslararası ittifak
güçlerinin hava desteğiyle Peşmerge’nin
de karadan taaruzuyla bu operasyonun
sonlandırılmasıyla artık Musul’un kurtarılmasının daha kolay olacağını söyledi.
Barzani Şengal’in kendileri için çok
önemli olduğunu, zira Kürd halkının mazlumiyetinin sembolü olduğunu, Ezdilerin,
Kürd halkının özünü teşkil ettiklerini bu
yüzden Şengal’in kurtarılmasının onlar
açısından çok önemli olduğunu söyledi.
Şengal’in savunması konusunda da
konuşan Barzani, şayet bir daha bir Kürd
şehri veya bölgesi kuşatılmaya kalkışılırsa
bunun bedelini 100 kat daha ağır bir bedel
ödeyerek vereceklerini söyledi. Barzani,
“Bu Kürd düşmanlarına ders olsun ki bir
daha böyle bir şeye yeltenmesinler ve Kürd
halkına zulüm etmesinler” dedi. IŞİD’le
mücadelenin sadece kendilerinin değil
herkesin görevi olduğunu vurgulayan Barzani, bu açıdan herkesin bu mücadeleye
destek vermesi gerektiğini ve IŞİD tamamen bitirilmeyene kadar bu mücadelenin
devam edeceğini söyledi.
Şengal’de sadece Kürdistan Bayrağı’nın
dalgalanacağını açıklayan Barzani
desteklerinden dolayı ABD’ye ve koalisyon üyelerine de teşekkür ederek şöyle
dedi: “Burada Amerika’ya ve diğer uluslar
arası ittifak güçlerine, hava taaruzlarıyla
Peşmergeye desteklerinden dolayı da teşekkürlerimi iletiyorum. Hem bölge hem
de yabancı basın mensupları ve kurumlarına da insanları bilgilendirme görevlerini
başarıyla yerine getirdikleri için teşekkürlerimi arz ediyorum.”
07
08
ŞENGAL
BasHaber
SÖYLEŞİ
16 Kasım
- 22 Kasım 82015
General Ehmed Gerdi:
Şengal’i Ezdi Peşmer
Şengal operasyonunun
gecikmesi ile ilgili çeşitli
iddialar var. Operasyon neden gecikti? Peşmerge’nin
IŞİD’e karşı tüm cepheler-
ile Kobanê’ye giden ilk Peşmerge birliğine
komutanlık eden ve Şengal operasyonunda da en
ön cephede bulunan General Ehmed Gerdi Şengal
operasyonunun detaylarını BasHaber Gazetesi’ne
aktardı. Peşmergelerin Şengal’in kurtarılması için
büyük bir çaba sarf ettiğini ve zamanı geldiğinde müjdeli haberi verdiğini söyleyen Gerdi,
IŞİD’in Kürdistan’da olduğu sürece Peşmerge’nin
uyumayacağını ve onları Kürdistan’dan atmak için
kararlı bir şekilde mücadele edeceğini açıkladı.
rg
meli, partilerin çıkarlarına değil.
Partiler kendi çıkarlarından
önce Kürdistan’ın çıkarlarını öne
almalı. Bunu yapmayan siyasi
partiler IŞİD ile olan mücadelemize de büyük zararlar veriyor.
Kargaşa yaratarak iç çelişkileri
körüklüyorlar.
rs
iv
ak
ur
d
deki başarıları ortadayken
neden bu kadar beklendi?
Şengal operasyonunun bu
kadar gecikmesinin sebebine
gelince, biz Şengal’in Kobanê
gibi harabe bir kente dönüşmesini istemedik, o yüzden yavaş
ve planlı bir şekilde operasyonu
yürüttük ve en uygun zaman
bu gündü ve bu gün Şengal’i
kurtardık. Kimi taktiksel operasyonlar ve yığınaklar yapıldı.
Örgüt etkisiz hale getirildi.
Bağlantı yolları ele geçirildi.
Operasyonun olgunlaşması
beklendi ve gerçekleştirildi. Diğer bölgeler içinde aynı durum
geçerli, operasyonun olgunlaşması ve zamanlamanın yerinde
olması lazım. Savaşlar böyledir.
Eğer böyle olmazsa ve savaş
strateji ve kararlılığınız olmazsa
başarılı olamazsınız. Biz zamanlamayı yaptık ve öyle başladık
operasyona. Medyada bazı
haberler var, hiçbir habere itibar
etmiyoruz. IŞİD’i topraklarımızdan çıkarmaya niyetliyiz. Şengal
operasyonu da bunu gösterdi.
Kürdistan bütün Kürdlerindir, her Kürd, Kürdistan’ın her
yerinde faaliyet yürütebilir fakat
bu faaliyetler Kürdistan ve Kürd
halkının çıkarlarına hizmet et-
.a
w
w
Şengal ve Musul operasyonları aylardır Peşmerge’nin
gündemindeydi. Nitekim bu
operasyonlar için Erbil’de
büyük diplomasi trafiği
yaşandı. Operasyon nasıl
başladı? Hangi birlikler bu
operasyonda yer aldı?
Başlarken Şengal’i 3 koldan
kuşatmaya aldık ardından da
içlere doğru operasyon başlattık ve şu an Şengal tamamen
kontrolümüzde. Operasyon
Şengal’in batı ve doğusunda
başladı. Birlikler arasında koordinasyon vardı. Birlikler kısa
bir süre içerisinde birbirlerine
ulaştılar ve Şengal’i özgürleştirdiler. Operasyona genel olarak
20 bine yakın Peşmerge katıldı. Oldukça geniş bir alanda,
tahminen 100 km’den de geniş
bir alanda yürütüldü operasyon.
Şengal’de büyük bir IŞİD gücü
vardı ancak tamamı kaçtı. Çok
erken kaçtılar, küçük bir güç
kalmıştı orda ancak onlarda çok
direnemediler. Şehir merkezinde 400-500 kişi kalmıştı onlarda
etkisiz hale getirildiler. Şehir
merkezi ve kimi evlerde canlı
bombacıların olduğunu düşü-
nüyoruz. Onlar da etkisiz hale
getiriliyorlar. Kimisi esir alındı,
kimi de çatışmalarda öldürüldü.
Rojava Peşmergeleri, Zerevani
Birlikleri, Ezdi Peşmerge Birliği
ve diğer Peşmerge Birlikleri
operasyonda yer aldılar. Operasyonda diğer Kürd güçleri de
görüldüler. Ancak sıcak çatışmaya girdiklerini söyleyemeyiz, oldukça küçük birlikler halindeler.
Çok başarılı operasyonlar yürüttüklerini söyleyemeyiz. Onlara
operasyonlara katılmamaları
gerektiğini ve katıldıkları takdirde de Peşmerge’nin kontrolüne
girmeleri gerektiğini söyledik.
Kabul etmediler, Peşmerge’nin
kontrolüne girmediler. Peşmerge kısa süre içerisinde operasyonu başarılı bir şekilde sonuçlandırdı. Kobanê’de herkes her
şeyi gördü, Kobanê’yi Peşmerge
kurtardı, Şengal’i de Peşmerge kurtardı, diğer güçlerin bir
katkısı olmadı. Şengal özgür
olduktan sonra diğer güçler
Şengal’den çıkacaklar.
w
Mehmet Salih Batırhan
alan; Roj Peşmergeleri, Zerevani Birlikleri, Ezdi
Kadın Peşmerge Taburu, Şengal Peşmerge Birliği
operasyonda yerlerini aldı. 12 - 13 Kasım tarihleri
arasında 3 koldan kent merkezine giren Peşmerge
operasyonunda 300 kadar IŞİD mensubu öldü,
yüzlercesi yaralandı. Koalisyon güçlerinin de havadan destek verdiği Peşmerge’nin başarılı Şengal
operasyonu dünya medyasının en sıcak gündemi
olarak yer aldı. Kürdistan Parlementosu’nun
kararı ve KBY Başkanı Mesud Barzani’nin onayı
.o
4 Temmuz 2014’te Şengal’e saldırarak binlerce
Kürd kadın ve çocuğu esir alan ve on binlerce
insanın göç etmesine neden olan IŞİD, 12 Kasım
2015’te KBY Başkanı Mesud Barzani komutasındaki Peşmerge Güçleri tarafından düzenlenen operasyon ile Şengal’den çıkarıldı.
Yaklaşık olarak 15 ay Şengal’i işgal eden
IŞİD’in Suriye’deki merkezi olan Rakka
ve Musul arasındaki bağlantı yolu da
kesildi. KBY Peşmerge Güçleri arasında yer
Hem geçen seneki operasyonda hem de şimdiki
operasyonda KBY Başkanı
Mesud Barzani operasyonları yakından izledi.
Nitekim Şengal Dağı’nda
Şengal’in özgürleştirildiğini
tüm Kürdlere müjdeledi.
Barzani’nin girişimlerini
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şengal Kürdler için oldukça
önemli bir yer. Şengal, işgal
altındaydı biz bu gün Şengal’i
kurtardık. Şengal operasyonu
hazırlık aşaması için Zumar ve
başka yerlerde de operasyonlar
yaptık. Bütün bu operasyonlar
aslında Şengal için hazırlık
operasyonları idi. Musul’un ne
zaman kurtulacağını ne zaman
operasyon başlayacak bu konuda net bir şey söyleyemem. Ancak biz Peşmerge güçleri olarak
her zaman hazırız. Her zaman
buradayız, ihtiyaç halinde el-
“IŞİD Kürdistan’dan tümden çıkarılmalı”
Şengal zaferi KBY’ye askeri ve siyasi
anlamda hangi kazanımları sağlayacak?
KBY’nin bağımsızlık sürecini nasıl etkiler?
IŞİD’in Şengal’den çıkarılmış olması çok önemli ama IŞİD Kürdistan’dan tam olarak çıkarılmadığı sürece zaferden söz edebilmek zordur.
Şengal’in özgürleştirilmesi Peşmerge’nin başarısını gösterdi. IŞİD ile mücadele eden koalisyon
güçleri bir kez daha Peşmerge’nin ne kadar güçlü
olduğunu gördü. IŞİD ile mücadele de ABD ve
Avrupa ülkeleri bize büyük destek verdiler. Bu
desteklerinin sonucunda Şengal’in özgürleştirildiğini gördüler. Bundan sonra da destek olmaya
ve destek sunmaya devam edecekler. IŞİD bağımsızlık sürecine büyük bir darbe vurdu. Bağımsızlık sekteye uğradı. Bağımsızlık sürecinin tekrar
başlaması için ekonomik siyasi bir istikrar lazım.
Bu konuda istikrar sağlanmadığı sürece başlaması zor görünüyor. IŞİD Kürdistan’dan çıkarılmadığı sürece Peşmerge rahat uyumayacak ve onları
Kürdistan’dan çıkaracaklar.
bette biz de katılırız 140. Madde
kapsamında olan bölgelerinin
tamamını IŞİD’ten alacağız.
Bu konuda ısrarlıyız. Başkan
Barzani, Şengal’in özgürleştirilmesi konusunda Kürd halkına
söz verdi. O söz yerine getirildi.
Mesud Barzani Kürdistan’ın
IŞİD’ten temizlenmesi ve Kürd
halkının bir daha bu acıları
yaşamaması için elinden geleni
yapıyor. Şengal’in tekrardan kurulacağını ve Şengal’deki Kürd
halkımızın geri döneceğini bekliyoruz. Bu konuda Kürdistan
Bölge Yönetimi’nin ve Başkan
Barzani’nin çalışmaları var.
Şengal’in kısa vadede inşa
edileceği ve halkın geri
döneceği bekleniyor. Diğer
taraftan Şengal’in Erbil’e
bağlanması ve il olacağına
ŞENGAL
BasHaber
16 Kasım - 22 Kasım 2015
9
SÖYLEŞİ
rgeler koruyacak
Cizre / Silvan
olağanlaştırılıyor
HAKAN TAHMAZ
Türkiye Kürd sorununda 64. Hükümetin, nasıl bir politika izleyeceğini
bekliyor. Çözüm Süreci’nin nasıl bir hal
alacağı en fazla merak edilen konulardan.
Dolmabahçe’de kurulan masaya dönmek
artık imkânsız. Yeni bir masa olacağı
kesin. Masa nerede, nasıl kurulacak ve
kimler yer alacak konuları belli değil.
Bugünkü manzaraya bakarak gelecek
öngörüsünde bulunmak yanıltıcı olabilir.
Bir geçiş dönemindeyiz ama ortalık
fazlasıyla toz duman. Bugün bütün olup bitenler geçmişte yaşananlardan zerrece ders çıkarılmadığını gösteriyor. Daha dün
lanetlenen hangi politika varsa bugün yeniden deneniyor.
Son dört ay içinde hep birlikte büyük bir akıl tutulması
yaşadığımız çok açık. Bu akıl tutulması girdabında hükümetin
geleceğe dair verdiği işaretler tehlikenin büyüklüğünü ve nelere
mal olabileceğinin emareleri.
Tam bir hafta önce AK Parti sözcüsü Ömer Çelik, MKYK
toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Çözüm Süreci’ne “ Milli Birlik ve Kardeşlik süreci demek daha doğrudur. Barış Süreci
dendiğinde iki taraf var gibi anlaşılıyor, bu yanlış” açıklamasında bulundu. Bu kendi başına çok fazla bir şey ifade etmez. Ama
aynı kişinin “Sürecin artık muhatabı millettir” ve Cumhurbaşkanının seçmene “ 400 milli vekil lazım” Başbakanın, 1 Kasım
seçimi gecesi yaptığı balkon konuşmasında “Milli anayasadan”
söz etmesi gidişatı ve yaklaşan felaketi gösterir nitelikte.
AK Parti, her şeyi “millileştirerek” yol almaya çalışıyor.
Partiyi, milli cephe olarak tahkim etmenin derdinde.
Kürd meselesinde 2009 yılında uygulamaya çalışılan “Milli
Birlik ve Kardeşlik” yaklaşımını terk edip Çözüm Süreci’ni
yürüten AK Parti’nin, yaşananlardan çıkardığı ders, eski yerine
dönmek ve her şeyi “millileştirmek” projesi üretmek olmuşa
benziyor. Hazırlanan 64’ncü Hükümet programında bu yaklaşımın boyutları ortaya çıkacak.
1 Kasım seçim sonuçlarını, belirleyen istikrarın bozulacağı
ve kaos ortamı oluşacağı kaygısıdır. Hükümetin Kürd politikası
istikrarın bozulmasına da veya kaos ortamının oluşmasına da
kapı aralayacak bir önemdedir. Kürd sorunu bütün ağırlığıyla
istikrarın üzerine abanıyor.
Güvensizliği sistematik halde sürdürerek dünyada hiçbir
sorununun çözüme kavuşturulduğu görülmüş değildir. Güven
artırıcı önlemler ve uygulamalarla ise toplumsallaşmış sorunların çözüm zeminleri güçlenmiştir. Bugün belirsizlik, karşılıklı
güçlenmiş güvensizlik ortamında Silvan’da, bir süre önce
Cizre’de ve birçok kentte yaşanan vahşetin benzerinin yaşanıyor
olunması önümüzdeki dönem oldukça karmaşık ve yeni türden
derin problemler üreyeceğini gösteriyor gibi.
Her şeyden öte bugün bölgede problem çözmek için
başvurulan yöntemlerin tümünün sorunlu, hukuktan yoksun
olduğunu tespit etmek gerek. 23 Temmuz sonrasında uygulanan
sokağa çıkma yasakları da, devletin kamu otoritesini tesis etme
yöntemi de, kamu düzenini ve güvenliği sağlama anlayışı da,
devlet baskısına, hak ihlallerine, şiddetine ve tankına- tüfeğine
karşı öz savunma pratikleri geliştirme de sorunludur. Savaş
ve çatışmada sivillerin hedef alınmaması ve zarar görmemesi
prensibi yerle bir edildi. Savaş ve çatışma eskiden farklı olarak
dağlardan, mevzilerden kentlere, mahallere, sokaklara taşınmış
ve dört aydır buralarda sürdürülüyor. Sivil yaşam alanlarının
ve insanların zarar görmesi, kentlerin tahrip edilmesi ve çocuk,
yaşlı, polis-asker, kadın, genç ayırımı yapmadan yaşamlarına son
verilme hakkı, ne devletin, ne de çatışmayı yürüten silahlı Kürd
güçlerin hakkıdır.
Devlet, “terörle mücadele” bahanesiyle dahi olsa bunları
yapamayacağı gibi öz savunma adı altında da olsa hiçbir silahlı/
silahsız siyasal gücün bu yola sapmaya hakkı yoktur. Türkiye’ye
egemen olan olağanüstü hali, olağan hale dönüştüren bir hükümet programıyla bırakalım Çözüm Süreci’ni buzdolabından
çıkarmayı, demokratikleşme konusunda bir arpa boyu yol alamaz. Cizre’de duran hendekleri kaldıracak, Silvan’da ölümleri
durduracak bir yoldan yürümek tek çıkıştır. Bu da her durumda
ve her düzeyde diyalog ve müzakeredir.
ak
ur
d
.o
rg
başarı sağlayacağımızdan
eminim. IŞİD büyük bir
yenilgi aldı. Suriye ile olan
bağlantısı kesildi. Sinonê,
Telafer Rakka Tikrit yolları
Peşmerge’nin kontrolünde
Peşmerge büyük ilerlemeler kaydederek sahada
IŞİD’e alan bırakmadı.
IŞİD yenilgi aldı. Kerkük, Maxmur, Hewice
bölgesinde geri çekiliyorlar. Bizim başarımız,
mücadelemiz dünyanın
gündeminde. IŞİD’i
Kürdistan’dan çıkaracağız
bizim kararlı mücadelemiz devam edecek. IŞİD
Kürdistan’dan çıkarılacak.
Kürdistan’ın kazanımlarını hedef seçen odaklar
başarılı olamayacaklar.
Kürdler IŞİD’i yenebilecek
güçteler. Kürdlerin tarihinde IŞİD gibi yenilmiş
onlarca örgüt ve siyasi
rejim var. IŞİD’de onlardan
birisi olacak.
iv
rs
.a
w
IŞİD zaferinin IŞİD’e
büyük darbe olduğunu söylediniz. Bundan
sonra sahada IŞİD’i
yenilgiler mi bekliyor?
Hasekê’deki operasyonlarda düşünüldüğünde IŞİD’in Suriye
ve Irak’ta aynı anda
geriletildiğini söyleyebilir miyiz?
Elbette IŞİD büyük bir
yenilgi aldı. Bu yenilgilerin tamamı biz Kürdlerin
eli ile gerçekleşti. Yenilgiyi
sadece bizden aldılar ve
bu onların belini kıran,
zayıflatan bir durum.
Kürdler ve Peşmerge
meydana inmeden IŞİD’in
yenilebileceğini kimse
iddia bile edemiyordu
ama şimdi Kürdler sayesinde yenilebilecek bir
güç olduğunu gösterdik,
o büyüleri bozuldu. IŞİD
efsanesi sona erdi. Hem
Rojava’da hem de Güney
Kürdistan’da biz IŞİD’i
yendik. Operasyonlar
Kürdlerin müttefikleri
ile koordineli bir şekilde
yürütülüyor. Hem Rojava
hem de Güney’deki operasyonlar koordineli bir
şekilde IŞİD ile mücadele
ediyor.
Musul, Kerkük ve
diğer yerlere yapılacak operasyonlarda da
w
Bir daha böyle acıların
yaşanmaması için gerekli
her şeyi yapmaya hazırız.
Umarız Ezdi halkımız terk
ettikleri yerlere geri dönerler. Şengal Kürdistan’ın
kutsal topraklarından
biridir. Şengal’in kurtarılması IŞİD’in büyük kayıp
vermesi demektir.
Onbinlerce Şengalli
yurttaşımız terör ile karşı
karşıya kaldıkları için göç
ettiler. Kamplarda kaldılar.
Onların geri dönüşü için
gerekli olan her şey sağlanacak. Şu andaki temel
kaygımız şehri mayın ve
patlayıcılardan kurtarmaktır. Şehir merkezinde
evlerde binlerce mayın ve
patlayıcı madde olduğunu
düşünüyoruz. Bunları çıkarmadığımız sürece sivil
vatandaşları şehir merkezine almayı düşünmüyoruz. Şehir mayınlardan
temizlenmeli ve güvenli
bir ortam oluşturulmalı.
w
dair tartışmalar var.
Bu tartışmalar için
ne düşünüyorsunuz?
Şengal bundan sonra
kim tarafından korunacak?
Şengal’in savunması
Peşmerge güçlerinde
ve bundan böyle de
Peşmerge’nin kontrolünde
olacak. Daha savaş devam
ediyor, ne kadar sürer bilemiyorum yalnız IŞİD ve
benzer güçler Kürdistan’ın
bütününden çıkarılmadan
tam manasıyla zaferden
bahsedemeyiz. Diğer
yandan Şengal’i artık Peşmerge koruyacak. KBY’nin
meşru bir parlamentosu,
meşru bir hükümeti ve
savunma bakanlığı var.
Şengal için kararı onlar
verirler. Bizim de gönlümüzden geçen Şengal’in
Erbil’e bağlanmasıdır.
Şengal, Erbil’e bağlandıktan sonra hiçbir güç
müdahalede bulunabilme
cesareti göstermeyecek.
Peşmerge Komutanlığı’nın
bünyesinde Ezdi Peşmerge birlikleri var. Onlar
Şengal’i, zulüm gören Ezdi
halkımızı koruyacaklar.
Parlemento kararı ve
KBY Başkanı Mesud
Barzani onayı ile
Kobanê’ye giden ilk
Peşmerge Birliği’nin
başında yer aldınız.
Hem Şengal’in hem
de Kobanê’nin özgürleştirilmesi sürecine
tanıklık ettiniz. Arlarında hangi farklar ve
benzerlikler vardı?
Şengal ve Kobanê arasında çok büyük bir ayırım
yapmak güç ancak şunu
söyleyebilirim, Kobanê
tamamen yıkılmıştı ancak
Şengal için bunu söyleyemeyiz. İkisi arasında bundan başka bir ayrım yok,
ikisi de benzer alanlar.
Tabi bir de Şengal’de Şengal Dağı bizim elimizdeydi. Dağın elimizde olması
avantaj sağladı. Kobanê’de
ise sadece küçük bir alan
kalmıştı elimizde. Şehrin
yüzde 85’i düşmüştü, IŞİD
şehri düşürecekti. Orda
da Peşmerge tecrübesi ile
şehrin özgürleştirilmesinde önemli rol aldı.
09
10
ŞENGAL
BasHaber
16 Kasım - 22 Kasım 2015
‘Ezdilere verilen söz yerine getirildi’
Şengal’in Özgürleştirilmesi Operasyonu’nu BasHaber Gazetesi’ne değerlendiren Kürdistanlı
siyasetçi, aydın ve akademisyenler Şengal halkına yapılan zulmün karşılıksız kalmadığını
KBY Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin Şengal’in özgürleştirilmesi için büyük çaba harcadığını ve müjdeli haberi Kürd halkına vererek IŞİD işgaline son verdiklerini açıkladı.
Dengi
HDP’liler Şengal zaferini değerlendiriyor
dünya halkları açısından da önemli bir başarıdır.
Bu başarı da katkısı olan herkesi kutluyoruz”
diye konuştu.
ur
d
.o
rg
Adem Geveri (HDP Van Mvk): Ezdiler toplumumuzun orijinalitesidir
Şengal’in kurtarılmasının şüphesiz ki tüm
Kürdlerin gönlünde büyük bir mutluluk vesilesi
olduğunu söyleyen Van HDP milletvekili Adem
Geveri, “Kürdlere yönelik saldırıların, katliamların yoğun olarak yaşandığı bir dönemde, bu zafer
bizim için büyük bir moral kaynağı olmuştur.
Şengal’i kurtaran bütün Peşmergelere, bütün
Kürd savaşçılarına sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz. Orada savaşan bütün güçlere hepimiz çok
şey borçluyuz onlar bizim geleceğimiz, birlikteliğimiz ve ittifakımız için büyük bir iş başardılar,
büyük işler başarıyorlar” diye konuştu.Geveri sözlerine şöyle devam etti: “En başta Ezdi halkımızın
gözü aydın, onlar bizim toplumuzun orijinalitesidirler, onlar kültürümüzün orijinalitesidirler, onlara sahip çıkmamız, korumamız gerekir. Umarım
Kürdistan Bölgesi yönetimi bir an önce Şengal’i ve
Ezdi halkımızı Kürdistan Bölgesi bölgesine bağlar
ve orayı Kürdistan’a bağlı bir il, Kürdistan’ın bir
parçası haline getirir. Bu zaferi özgür bir gelecek
hak eden Ezdi halkımıza sunmamız gerekiyor.
Kürdistan’ın 4 parçasının Ezdi halkına sahip
çıkmasını umuyoruz. Tekrardan orda savaşan bütün Kürd savaşçılarına, Peşmerge’ye ve gerillaya
sonsuz teşekkür ediyorum ve onları en kalbi duygularımla kutluyorum. IŞİD vahşilerinin sonunu
getiren bütün güçlerimizi kutluyorum.”
w
.a
rs
iv
ak
İbrahim Ayhan (HDP Urfa Mvk): Ortak
yaşamı inşa etme açısından önemli bir zafer
Şengal zaferinin Kürdler’in birliği ve ortak
yaşamı inşa etme açısından çok önemli bir zafer
olduğunu kaydeden Şanlıurfa HDP Milletvekili
İbrahim Ayhan, “Bu zaferi IŞİD’in vahşetine ve
barbarlığına karşı Kürdler’in şahsında insanlığın
zaferi olarak da değerlendirmek mümkündür.
Şengal’de kadınlar kaçırılıp köle pazarlarında
satıldı, onlarca çocuk ve kadın katledildi. Bu
vahşete maruz kalan Ezdi kentinin özgürleştirilmesi hamlesi hem olumlu hem de çok önemlidir.
Terörün buradan sökülüp atılması Şengallilerin
kendi anayurtlarında özgürce yaşamasının önünü açmıştır. Özellikle Ortadoğu’da başta Kürdler
olmak üzere birçok halka yönelik terör estiren
bir örgütün yenilgiye uğratılması Ortadoğu ve
w
Altan Tan (HDP Diyarbakır Mvk): Ortadoğu’da
birlikte olmazsan, kurda kuşa yem olursun
Zaferin sadece Kürdler’e değil mazlum ve
mağdur olan herkese hayırlı olmasını dileyen
Diyarbakır HDP Milletvekili Altan Tan, “Ezdiler
büyük bir haksızlığa ve katliama uğradılar, Allah
bir daha böyle bir durum göstermesin. Ortadoğu
coğrafyasında Kürdler arası ittifak çok önemlidir. Bu Ortadoğu coğrafyasında Kürdler bütün
haklı mücadelelerinde birlikte olmazlarsa kurda
kuşa yem olurlar. Kürdler arası birliğin bundan
sonrasında da hak ve hukuk çerçevesinde devam
etmesi lazım, diğer halklarla da bir kardeşlik
ve birliktelik inşa edilmesi gerekir” şeklinde
konuştu.
Faysal Sarıyıldız (HDP Şırnak Mvk): Ulusal
bir ruhla her şeyi başarırız
HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız,
“Şu an Şengal’in kurtarılmasından daha önemli
olan gelişme HPG, YPG ve Peşmerge güçlerinin
birlikte Şengal’da kol kola savaşıyor olmasıdır”
dedi. Bunun Kobanê’nin özgürleşmesinden
de daha değerli olduğunun ifadelerini aktaran
Sarıyıldız, “Ulusal bir ruh ile hareket ettiğimiz
zaman Kürdistan’ın 4 parçasından da işgalcilere
karşı savaşabiliriz. Bu ruh olduğu zaman gerçek
kalıcı bir kurtuluştan söz edebiliriz. Umarım bu
durum bize siyasi ittifaklar da getirir ve siyasi ve
küçük çıkarları bir kenara bırakmak lazım. Bıraktığımız zaman ve birliği kurduğumuz zaman
neresi olursa olsun bir gücümüzün olduğunu
söyler ve bütün tehlikeleri bertaraf edebiliriz”
şeklinde konuştu.
w
Dengir Mir Mehmet Fırat (HDP Mersin
Mvk): Zafer, Kürdlerin birliğini sağlayacaktır
Şengal operasyonun Kürdlerin birliğini sağlamaya yönelik önemli bir gelişme olacağını ve bu
gelişmenin dış etkileri olacağını belirten HDP
Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat,
ilk defa IŞİD’e en büyük darbenin vurulduğunu
söyledi. “Musul’la Rakka yolu arasında bağlantı
ikmal yolu kesildi. Dolayısıyla IŞİD’in ortadan
kaldırılması konusunda Kürdler hakikaten en
büyük fedakarlığı gösterenler oldu. Kürdlerin
bu operasyon ve bu mücadeleleriyle dış dünyada
büyük bir sempati kazandıkları kanısındayım”
diyen Fırat, Bu operasyonun Kürdistan Bölgesi’ın
birlikteliğini pekiştirdiğinin altını çizdi. Dört
parçaya bölünmüş Kürdleri milli duygularında
bir araya gelme imkanının yaratıldığını da ifade
eden Fırat “Bu harekat bana göre Kürd Ulusal
Hareketi’nin en önemli adımlarından birisi
olmuştur” şeklinde konuştu.
Erol Dora (HDP Mardin Mvk):
IŞİD, orada bir trajedi bıraktı
Şengal’in kurtarılmasından büyük sevinç
duyduklarını belirten HDP Mardin Milletvekili
Erol Dora, IŞİD saldırılarında yüzlerce kadının
ganimet olarak pazarlarda satıldığını, binlerce
insanın yerlerinden edildiğini ifade etti. Dora,
“IŞİD saldırıları sonrası bölgeyi, Laleş’i ziyaret ettik ve o dramı gördük. Özellikle Ezdi ve
Süryani gibi azınlık ve farklı inançlara sahip olan
milletlerin IŞİD saldırılarına en çok maruz kalan
kesimlerdir. Biz, Ezdi halkının anavatanlarına
dönmesini ve muhtemel saldırılara karşı BM
nezdinde koruma alınmasını istiyoruz” şeklinde
konuştu.
Ali Atalan (HDP Mardin Mvk):
Kürdistan için tarihi bir gün
HDP’nin Ezdi vekili Batman Milletvekili Ali
Atalan, Şengal’in kurtarılması operasyonun Kürd
ve Kürdistan açısından tarihi bir gün olduğunu ve Ezdi Kürd toplumu açısından da miladi
sayılması gerektiğini belirtti. Bu operasyonun
çok tarihi ve stratejik bir öneme sahip olduğunu söyleyen Atalan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ortadoğu’nun en barbar örgütü olan IŞİD,
bilindiği üzere geçen yıl en çok Kürd Ezdi toplumu üzerinde çağdışı barbarca yönelime girişti.
Binlerce masum insanı katletti ve binlercesini
kaçırdı; kadınlarını ve kızlarını en insanlık dışı
yöntemlerle pazarlayarak bir soykırım gerçekleştirdi.” Şengal’in kurtarılmasının Kürd ulusal
birliğine vesile olacağını umduklarını belirten
Atalan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü Şengal,
bütün ayrılıklara, politik farklılıklara rağmen,
birleşebilecekleri; Ezdileri savunma ve onları
özgürleştirme konusunda en problemsiz birleşebilecekleri bir noktadır.”
Altan
Faysal S
İbrahim
Adem
Ali A
Ziver Ö
AKP’liler ve CHP’liler Şengal’i yorumluyor
Ziver Özdemir (AKP Batman Mvk):
Önemli bir gelişme
AKP Batman Eski Milletvekili Ziver Özdemir de Şengal’in kurtarılmasını mutluluk
verici bir haber olarak değerlendirerek konu
ile ilgili “Irak ve Suriye’de yaşanan eziyet
ve trajedi ile birlikte birçok insan yerini ve
yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Göç eden
insanların denizlerde boğulmaları ve sınır kapılarında soğuktan donup ölmeleri büyük bir
acıydı. IŞİD tarafından Ezdi kadınlar pazarlarda satıldı. Ezdiler yurdundan sürgün edildi.
Peşmerge’nin ve Kürdistani güçlerin Şengal’i
almaları memnuniyet verici bir durumdur.
IŞİD terör örgütünün Şengal’den çıkartılması
hem Kürdler hem de bölge halkı için önemli
bir gelişmedir” açıklamasını yaptı.
Galip Ensarioğlu (AKP Diyarbakır Eski Mvk):
Ezdiler KBY’nin koruması altındalar
AKP Diyarbakır Milletvekili Galip
Ensarioğlu’da Ezdi halkının can ve mal
güvenliğinin KBY’nin denetimi ve koruması
altında olduğunu ifade ederek, operasyona
ilişkin “Şengal mazlum bir milletin silahsız,
korumasız bir halkın son zamanlarda yaşadıkları en büyük vahşeti yaşadılar. Son dönemde
yaşanan en büyük vahşetti. Can ve malları
ayaklar altına alındı. İnançlarından dolayı
birçok kez katliama maruz kalan Ezdiler, son
yaşadıklarıyla tarihe kara leke olarak yazıldı.
Burada yaşayan halkın inançları Kürdistan
Bölgesel Yönetimi’nin koruması altındadır.
Çünkü Şengal Kürdistan’ın bir parçasıdır. Bu
yüzden Peşmerge’nin bu zaferi önemli bir
gelişmedir” dedi.
Orhan Miroğlu (AKP Mardin Mvk):
İran ve Esad’a cevaptır
AKP Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu
ise, Peşmerge güçlerini kutladığını ifade
ederek operasyona dair, “Şengal, Kürdistan’ın
bir parçasıdır. Her zaman Kürdistan’ın bir
parçası olarak kalacak. Kürd milliyetçiliği için
önemli bir gelişmedir. IŞİD’e karşı bölgede
tek etkin güç Peşmerge ve Kürdistan Bölgesi
Yönetimi’dir. Şengal’in kurtarılması Kürd
birliği açısında önemli. Bir taraftan İran ve
bir taraftan Esad’ın böl-yönet politikalarına
bir cevaptır. Son zamanlarda Süleymaniye
ve Erbil hattında yaşanan siyasal krize bir
cevaptır ve aynı zamanda PKK’nin Kürdistan’ı
böl-yönet politikaları ve kanton ilanlarının
Kürdistani bir önemi olmadığını gösteren bir
durumdur” dedi.
Sezgin Tanrıkulu (CHP İstanbul Mvk):
Şengal’in kurtarılması bizi mutlu etti
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Şengal’in Ezdilerin kutsal yeri olduğunu
ve geçtiğimiz yıl büyük acılar yaşadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürdlerin
birlik halinde, Ezdilerin kenti olan Şengal’i
kurtarmaları tabi ki hepimizi mutlu etmiştir.
Birliğin ve dayanışmanın sonuçları da ortaya
çıkmıştır. İlerde nasıl sonuçlar yaratacağını
beraber yaşayıp göreceğiz, ama bu aşamada
önemli olan Ezdilerin Şengal’e kavuşmasıdır.
Diğer gelişmeleri beraber yaşayıp göreceğiz.”
Galip En
Orhan M
Sezgin Ta
BasHaber
ŞENGAL
16 Kasım - 22 Kasım 2015
11
Kürd şahsiyetler ve STK temsilcileri Şengal zaferini kutluyor
Atalan
Özdemir
nsarioğlu
Miroğlu
Tanrıkulu
Sait Aymaz (Bingöl Eski Belediye
Başkanı): Kürdistanlıların
özgürlüğüdür
Eski siyasetçi Sait Aymaz da konu ile
ilgili “Çok önemlidir son derece mühimdir.
Kürdlerin Ezidisi, Alevisi, Sünni’si yoktur.
Kürdistanlılar Kürdistanlıdır. Şengal’in
özgürlüğü bütün Kürdlerin özgürlüğüdür.
Meseleyi böyle görmek lazımdır. Şengal’in
alınması ileride Musul’a yapılacak
operasyon için zemin hazırlayacaktır. Bu
Tahir Elçi (Diyarbakır Baro Başkanı):
Bugün, Kürdlerin zafer günü olarak
kutlanmalı
“Kürd halkının en mazlum olan bölgesi
Şengal’in IŞID zulmünden kurtulmuş olması bütün insanlık için mutlu bir gündür.
Bunu Kürd Halkı için Newroz’dan sonra
ikinci bayram olarak kabul etmek gerekir.
Başta Peşmerge olmak üzere bu uğurda
canını veren tüm ittifak ve Kürd güçlerini
kutluyoruz” diyen Diyarbakır Baro Başkanı
Tahir Elçi, Kobanê’den sonra bu zaferin
Kürdlerin IŞİD karşısında zafere doğru yaklaştıklarının bir ifadesi olduğunu belirtti.
Bugünü Kürdlerin IŞİD’i yendiğinin zafer
günü olarak kutlanılması gerektiğini ifade
eden Elçi, “Kürdlerin birlik ve beraberlik içinde temel hakları, kutsal ve doğal
hakları için birlikte mücadele ederek çok
önemli bir başarı sergilemişlerdir” şeklinde
konuştu.
Mehmet Tanrıverdi (Bagif Başkanı):
“Kürdler için müjdeli bir haber”
Almanya Kürd Topluluğu Genel Başkan
Yardımcısı ve Bagif Başkanı Mehmet
Tanrıverdi’de Şengal operasyonuna
atıfta bulunarak Kürdlerin tarihi bir gün
yaşadıklarını belirtti. Şengal’in özgürleştirilmesinin tüm Kürdleri memnun ettiğini
belirten Tanrıverdi konu ile ilgili “ Şengal
olsa Kürdlerin IŞİD’e karşı zafer üzerine
zafer kazanmasının Kürdlerin aktörlüğünü
çok güçlendirdiğini belirten Akademisyen
Musa Kaval, daha 10 yıllarca sürme olasılığı
olan bu mücadelede ordulaşmanın ve
askeri gücün büyütülmesi gerekliliğinin
ortaya çıktığını kaydetti. Şengal operasyonunu değerlendiren Kaval, “Şengal
operasyonu Kürdlerin hem askeri hem de
siyasi olarak önemli bir aktör olduğunu
gösterdi. Bu nedenle uluslararası güçlerin
Kürdlerin isteklerini daha çok kabul etme
olasılığı artıyor. Yine Arap, Türk ve diğer
devletlerinde Kürdlerin inkârına dayandırdıkları eski siyasetlerini değiştirmeleri
gereği açığa çıktı. Daha realist, daha doğru,
adil ve Ortadoğu’daki tüm ülkelerin demokratikleşmesi ve özgürleşmesi siyasetini
yapmaları gerekiyor. Kürdistan’ın dört
parçasında Kürdlerin istekleri ve hakları
kabul edilmeli. Ve Kürdistan Bölgesi’ın
bağımsızlığı konusunda sorun çıkarmamalılar” ifadelerini kullandı. Şengal operasyonunun Kürdler açısından iyi okunması ve
değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen
Kaval, şöyle devam etti: “Bunlardan biri de
birliğe hizmet edip etmeyeceğidir. Kürdlerin birliği her parçada muhakkak sağlanmalı. Özellikle IŞİD gibi bir düşmana karşı
bu birliğin mutlaka sağlanıp Kürdlerin
güçlenmesi gerekiyor. Bu operasyon Kürdlerin kendi içlerinde ve evlerinde iç barışı
ve huzuru sağlaması gerektiğini gösteriyor.
Zayıflatan çelişkilerden uzak durmaları,
ideolojik çatışmalara girmemeleri gerekiyor. Kürd güçleri arasında rahatsızlıklar
olmasına kesinlikle yol verilmemelidir.
Kürdler ortak strateji ile hareket etmeliler.
Kürdlerin ulusallıkla ilgili kırmızıçizgileri olmalı. Ve hangi Kürd partisi ulusal
çıkarlara saldırıyorsa Kürdlerin varlığını
ve güvenliğini tehlikeye atıyorsa hiçbir
şekilde buna izin verilmemeli.”
Tarık Ziya Ekinci
Mehdi Zana
Sait Aymaz
ak
ur
d
.o
rg
Kazım Baba (Kürd Centrum Başkanı):
Bayram sunulmuştur
Kürd Centrum Başkanı Kazım Baba da
operasyonun başarıyla sonuçlanmasını
Kürdlerin kazanımı olarak değerlendirirken Kürdlerin siyasi ve askeri birlik
kurmaları gerektiğin söyledi. Zaferin Ezdi
halkı için bir bayram olduğunu söyleyen
Baba, “Yıllardan beri orda yaşayan inançlarından ötürü haksızlığa uğramış 73 ferman
görmüş Ezidiler açısından çok mutluluk
verici durumdur. Ezidi halkına günümüzde en büyük bayramı sunmuştur. Kürdler
Yezidilere pozitif ayrımcılık uygulamalı
ve onların mutlu bir şekilde yaşamalarını
sağlamalıdır. Başta Sayın Barzani ve diğer
siyasal liderlerin de bu konuda gayret
içinde olmaları gerekmektedir. Kobanê de
olduğu gibi Şengal’de de diğer yerlerde de
bu birliktelik devam etmelidir. Çok olumlu
bir noktadayız. Bu birliği bütün Kürdler
selamlamalıdır. Askeri alan dışına siyasi ve
diplomatik alanda güçlerini birleştirmelidirler” değerlendirmesini yaptı.
Arzu Yılmaz (Akademisyen):
140. Madde içindeki eski halka da
zincire katıldı
Şengal’i Özgürleştirme Operasyonu’nu
değerlendiren Akademisyen Arzu Yılmaz,
Kürdlerin uzun yıllar boyunca hem gerilla
şeklinde hem de federal bir devlet olmasına rağmen düzenli orduya hiçbir zaman
sahip olmadıklarına işaret ederek, bu bağlamda son 1-2 yıl içinde yapılan saldırıların
Kürdlerin kendilerini koruyabilmek için
düzenli orduya ihtiyaç duyduğu gerçeğini
açığa çıkardığını ve bu operasyonun Kürdlerin de artık düzenli bir ordu formuna kavuştuğunu gösterdiğini, bunun da oldukça
önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
IŞİD saldırılarının ardından KBY’nin 140.
Madde dahilinde kalan tartışmalı bölgelere
fiili bir kontrol sağlama imkanı bulduğunu
hatırlatan Yılmaz, ikinci kazanım olarak
“Şimdi Şengal’in özgürleştirilmesiyle
KYB’nin fiili kontrolünün eksik olduğu
halka da zincire dahil edilmiş gibi görünüyor” dedi. Bu operasyonunu KYB için
önemli bir diğer kazanımının da Kürdlerin IŞİD’e karşı mücadelede uluslar arası
güçlerle işbirliğinin deneyimlenmesi olduğunu belirterek, “Bu deneyim çerçevesinde
uluslararası güçlerle birlikte hareket etme
kabiliyetinin doğal olarak getireceği siyasi
sonuçlar açısından ileride Şengal önemli
bir eşik olarak hatırlanacaktır” dedi.
iv
Mehdi Zana (Diyarbakır Eski Belediye
Başkanı): Çok mutluyuz
Kürd siyasetçi yazar Mehdi Zana da
Şengal Ezdi halkının merkezi olduğunu ve
Şengal’in kurtarılmasının bütün Kürdleri
mutlu ettiğini açıklayarak duygularını şu
cümleler ile açıkladı: “Bütün Kürdlerin
gözü, kulağı oradadır. Birçok zamandan
beri orası işgal altındaydı. Orası da bizim
Kürd Ezidi halkımızın merkezi ve yeridir.
Bu bizi çok mutlu etti. Çok mutluyuz. Ben
haberlerde de orayı izliyorum, canlı yayın
yapıyor televizyonlar. Peşmerge konuşuyor, etrafı sarmışlar. Bazı IŞİD çetelerine
yönelik arama devam ediyor ama ellerine
geçmiştir. Bu bizi çok mutlu etmiş yani.”
Kürdlerin devletleşme sürecinde olduğunu
da açıklayan Zana konu ile ilgili “Kürdistanın bir parçasıdır, önemlidir. Hem de Ezidi
dininin de merkezi yeridir, kutsal bir yerdir.
Kürdistan’ın bir parçasıdır, ayrı tutulamaz.
Çok anlamı olacak. Zaten başlamıştı bu, etkisini tamamen yaptı. Öyle yani da oluyor.
Artık Kürdler devlettir. Artık bu iş bitmiş,
Kürdler devlettir. Bu iş olacak” dedi.
Kürdler’in kutsal mekânlarından biridir.
Şengal’in özgürleşmesi tüm Kürdleri için
önemli ve müjdeli bir haberdir. Kürdler
için tarihi bir gündür” değerlendirmesini
yaptı.
rs
Geveri
.a
m Ayhan
Noşirvan Elçi (Şırnak Baro Başkanı):
Önemli olan kimin yaptığı değildir
Şırnak Barosu Başkanı Noşirvan Elçi,
Şengal’in kurtarılmasının büyük bir kazanım olduğunu söyledi. Bu operasyonun
kimin tarafından yapıldığının bir önemi
olmadığını dile getiren Elçi, sözlerini şöyle
sürdürdü: “Özellikle kim kurtardı meselesi
rahatsız edicidir. Dileriz ki diğer yerler de
kurtarılır. Bunun siyasi rekabete dönüştürmenin bir anlamı yok. Medyayı takip
ettiğimizde kurtarılmasının önemi değil
de hangi tarafın kurtardığı meselesi var ve
bu Kürdlerin arzuladığı beraber hareket
etme, yaşama ve beraber mücadele etme
kabiliyetini zedelediğini düşünüyorum.
w
Sarıyıldız
Abdullah Demirbaş (Sur Eski Belediye
Başkanı): En önemlisi Kürdlerin
birlikte savaşımıdır
Eski Sur Belediye Başkanı Abdullah
Demirbaş, Ezdi halkının birçok katliam
gördüğünü ve 21. yüzyılda yapılan son
katliamın çok sert gerçekleştiğini ifade etti.
Şengal’in özgürleşmesinin hem Kürdistan,
hem de insanlık için çok önemli olduğunu
belirten Demirbaş, “Özellikle bu kurtuluş
tüm Kürd; HPG, YPG ve Peşmerge güçlerinin birliğiyle gerçekleştiği için daha da
önemlidir” dedi.
w
n Tan
operasyonla Musul’un Suriye ile bağlantısı
kesilecektir. Operasyonun amaçlarından
biride budur sanırım” değerlendirmesinde
bulundu.
w
ir Fırat
Dr. Tarık Ziya Ekinci (TİP Eski Mvk,
Yazar): Çok önemli bir zafer
Şengal operasyonun önemli ve memnun edici bir haber olarak yorumlayan
siyasetçi yazar Dr. Ziya Ekinci de konu ile
ilgili “Çok başarılı ve memnuniyet verici
bir operasyondur. Lojistik açıdan IŞİD’in
diğer bölgelerle bağını keseceğinden
ileride devam edecek askeri operasyonları
olumlu etkileyecektir. Peşmerge açısından,
geçmişteki kötü imajını silmesi noktasında çok olumlu bir gelişmedir. Böylece
o sonuç ortadan kalkacaktır. Operasyon
tam bir başarıdır” dedi. Operasyonun Kürd
güçlerini birbirine yakınlaştırdığını da açıklayan Ekinci açıklamasına şu cümleler ile
devam etti: “Operasyonu yapan birliklerin
oluşumuna baktığımızda Peşmerge, PAK,
gerilla ve Ezidi birliklerinin birlikte hareket
edildiğini görüyoruz. Zafer bu anlamıyla
da çok önemlidir. Operasyon sonucunda
bu ortak hareket tarzı daha da gelişecektir.
Operasyonun Irak merkezi hükümeti ve diğer dünya ve bölge devletleriyle aşılamayacak sorunlar oluşturacağına inanmıyorum.
Bütün dünya anlayışla ve olumlu karşılayacaktır. Oldukça haklı bir müdahaledir
ve IŞİD’ in tasfiyesiyle ilgili ciddi sonuçlar
doğuracaktır.”
Dr. Musa Kaval (Akademisyen):
Kürdler Ortadoğu’da önemli bir aktör
Uluslararası koalisyonun desteğiyle bile
Şakir Epözdemir (Yazar):
Tarihi bir kazanımdır
Siyasetçi ve yazar Şakir Epözdemir ise
KBY Başkanı Mesut Barzani’nin operasyondaki rolüne dikkat çekerek, “Sayın
Mesud Barzani’nin komutasındaki planlı,
programlı Şengal Kurtuluş Hareketinin başarısı bütün Kürdleri ve bütün Kürdistanlıları son derece sevindirmiştir. Uluslararası
kamuoyu vicdanında da bu önemli zafer
yerini en saygınlıklı bir biçimde almıştır.
Bu zafer Kürdistan Peşmerge Bakanlığı’nın,
Kürdistan Federal Devleti Başkanının ve
bu hareketi destekleyen tüm tarafların
zaferidir” dedi. Şengal’in özgürleştirilmesini tarihi bir kazanım olarak değerlendiren Epözdemir, “Kürdler için tarihi bir
kazanım olduğunu biliyor. PYD ve PKK’nin
burada rol almalarından yanayım, ancak
Kobani’de Peşmergeler hangi duruşu
göstermişlerse onlar da aynı olgunluğu
gösterseler daha doğru olur görüşündeyim”
şeklinde konuştu.
Abdullah Demirbaş
Noşirvan Elçi
Tahir Elçi
Mehmet Tanrıverdi
Kazım Baba
Arzu Yılmaz
Musa Kaval
12
ŞENGAL
BasHaber
SÖYLEŞİ
16 Kasım
- 22 Kasım12
2015
Kürd siyasetçiler:
w
Mustafa Ebdi
Mustafa Özçelik
Kemal Burkay
Mesut Tek
Sertaç Bucak (PDK Genel Başkanı):
İnsanlık adına büyük bir zafer
Kürdler’in ve Sayın Mesud Barzani’nin
“Şengal’i mutlaka alcağız” şeklinde sözü oldu-
.o
rg
dram, tüm Kürdlerde büyük acılar yaratsa da,
Kürdistan’daki uluslaşma, dayanışma bilincini
de en üst noktaya taşıdığını belirten Sevinç,
“Şengal’in kurtarılması için destek sunan başta
Koalisyon olmak üzere tüm güçler teşekkürü
hak ediyor. Peşmerge güçlerine, Ezdi halkına,
Kürdistan topraklarının kurtarılmasına, samimiyetle yardıma koşan her Kürd hareketi de
övgüyü hak de ediyor. Ağırlıkla Ezdi Kürdlerin
yaşadığı bu toprakların özgürleşmesi için
girişilen harekete katılan tüm Peşmergeleri
kutluyor başarıları için dua ediyoruz” dedi. Bu
bölgenin kurtarılması Ezdi halkın esaretten
kurtuluşu anlamına geldiğini kaydeden HAKPAR Başkan Yardımcısı Arif Sevinç, “Kürdlerin
birliği, ülke topraklarının özgürleşmesi açısından mutluluk vericidir, aynı zamanda stratejik
önemi dolayısıyla IŞİD’in Suriye ile bağlarını
koparmasına vesile olacak, IŞİD’in tasfiyesini
hızlandıracaktır. Şengal operasyonuna bizzat
komuta eden Mesud Barzani bir kez daha
Kürd halkının gönlünde taht kurmuştur”
ifadelerini kullandı.
ur
d
w
M. Emin Kardaş
ak
Mehmûd Osman
Sinan Çiftyürek (ÖSP Genel Başkanı):
Kürdler’in birliğine yönelik
bir adım olmasını diliyorum
Bizim göz bebeğimiz olan Ezdi halkımızın
yaşadığı kent olan Şengal’in özgürleştirilmesinin anlamlı olduğunu söyleyen Özgürlük ve
Sosyalizm Partisi (ÖSP) Genel Başkanı Sinan
Çiftyürek, “Şengal’in özgürleşmesi IŞİD belasının Kürdistan’ın toprak parçasından kesilip
atılması yönünden de önemli bir hamledir”
dedi. Peşmerge ve KDP üzerinden ‘kaçtılar,
göçtüler’ türünden gerçek olmayan bir propaganda yapıldığını dile getiren Çiftyürek, “Bu
propagandanın boşa çıkarılması anlamında
da önemli bir hamledir. Kek Mesud, Peşmerge
olarak 13 yaşından bu yana cephede olmuştur.
Kek Mesud’un Şengal operasyonunu yönetmesi Kürd halkına ve onun savaşçılarına da moral
kaynağı olmuştur. Bu operasyonun Kürdler’in
birliğine yönelik bir adım olmasını diliyorum.
Irak ile Suriye’deki Kürdistan parçaları erken
örtüştü, bu iki parçanın örtüşmesi üzerinden
Güney ve Rojava siyasetinin de ortaklaşması
gerekir” dedi. Çiftyürek, özellikle iki parçanın
kalbi olan Şengal’de de bir özgürleştirme gerçekleşiyorsa, Kürd siyasetinin de Kürdistan’ın
geleceğini göz önünde bulundurarak siyaseten
örtüşmesi gerektiğini ifade etti.
iv
Arif Sevinç
ğunu kaydeden, Kürd Demokratlar Platformu
(KDP) Genel Başkanı Sertaç Bucak, “Şuan
itibariyle bu söz gerçekleşmiş oluyor. Şengal’in
özgürleştirilmesi Kürdler açısından çok önemlidir çünkü Kürdler’e 21’inci yüzyılda en büyük
katliamı ve haksızlığı gerçekleştiren IŞİD
terör örgütüne karşı kazanılmış bir zaferdir”
ifadelerini kullandı. Bu zaferin aynı zaman da
dünyanın zaferi olduğunu dile getiren Bucak,
“Kürdler dünya insanlığı için çok önemli bir
zafer kazanmış bulunuyorlar. Kürd halkı
Mesud Barzani’nin harekâtı yönetmesinden
mutluluk duymalıdır. Biz bu durumdan büyük
bir mutluluk duyuyoruz. Şengal’in özgürleştirilmesi, Musul’unda özgürleştirilmesi anlamına geliyor. Musul’un özgürleştirilmesi IŞİD
denilen belanın sonu anlamına geliyor. Bu
açıdan Şengal operasyonu hem askeri hem de
siyasi açıdan büyük bir önem taşıyor. Musul’un
kurtarılmasında kimin katkısı olmuşsa Allah
onlardan razı olsun” dedi.
rs
Sinan Çiftyürek
Nizamettin Taş (PWD Genel Sekreteri):
Peşmerge düzenli ordu gibi hareket ediyor
Şengal operasyonunun şüphesiz iki önemli
ayağı olduğunu açıklayan Yurtsever Kürd Demokrat Partisi Sekreteri NizamettinTaş konu
ile ilgili “Askeri açıdan Şengal, Musul, Rakka
ve Dera Zor arasında stratejik geçiş noktasıdır.
DEAŞ’ın Musul’dan Suriye tarafındaki bütün
trafiğinin geçtiği bağlantı noktası Şengal’dir.
Şengal’den öte anayoldur. Şengal’in alınması aynı zamanda bu bağlantının kesilmesi
anlamına geliyor. En önemli sonuçlarından
bir tanesi askeri açıdan bu. İkincisi Şengal’in
alınması aynı zamanda DAEŞ’in Musul’dan
çıkarmanın çok güçlü zeminini yarattı bu
açıdan da önemli. Şengal kurtulmadan
Musul alınamaz. Musul şu anda üç cepheden
tamamen Kürdlerin kuşatması altına girmiş
durumda. Önümüzdeki dönemde Musul’a
gerçekleştirilecek operasyonda oldukça iyi
bir verim yakalanmış durumda bu açıdan da
önemlidir” dedi.
Öte yandan Taş Şengal’de hakikatin
kazandığını Ezdiler yapılan zulmün cezasız
kalmadığını, Peşmerge’nin düzenli bir ordu
gibi savaştığını ve eksikliklerini bu operasyonda giderdiğini belirtti. Açıklamasının devamın
da Taş, “Ezdilere karşı uygulanan soykırımın
intikamı alındı, yapılan bunca zulmün intikamı alındı. Yerinden yurdundan edilen halkın
intikamı alındı.. Şengal’den bu yana sürdürülen savaş ve operasyonlarda Peşmerge’nin
bir düzenli ordu olduğu, operasyon gücüne
kavuştuğu, 20 bin Peşmerge ile gerçekleştirilen
operasyon, askeri açıdan hiçbir problem yaşanmadan, bir askeri zafer kazanımıdır” dedi.
Peşmerge’nin sahada IŞİD’e lana daralttığını ve
IŞİD’in Rojava saldırabilecek bağlantı yollarının kesildiğini de söyleyen Taş açıklamasına şu
cümleler ile devam etti: “Peşmerge’nin düzenli
bir ordu olduğu görüldü. Askeri düzeniyle,
disipliniyle, iletişimiyle iyi bir seviye yakaladığı sonucunu çıkardı. Az bir kayıpla, kısa
sürede büyük tahribat verildi karşı tarafa. En
önemlisi de Rojava hattındadır. Artık IŞİD’in
bu hattı kullanarak Rojava’ya saldırma, bazı
alanları geçirme planı tamamen ortadan
kalkmış durumda. IŞİD’in planları Kürdler
tarafından ortadan kaldırıldı. IŞİD’in artık
hiçbir zaman zaferi kalmamıştır. Kürdlerin
dışında da IŞİD’le savaşanlar oldu, ama hiçbir
Kürdler kadar etkili olamadı ve IŞİD hiçbir
zaman Kürdlere karşı çıkamayacaktır. Bir de
Kürdlerin askeri açıdan Araplardan çok daha
güçlü olduğu, onlar devlet olmalarına rağmen
Kürdlerin çok büyük bir cesareti var. Peşmerge
tüm insanlık ve Ortadoğu için IŞİD’e karşı
savaştı ve başarı elde etti.”
.a
Sertaç Bucak
Şengal zaferi kutlu olsun
w
Nizamettin Taş
Arif Sevinç (HAK-PAR Genel Bşk Yard.):
Operasyon IŞİD’in tasviyesini
hızlandıracaktır
Kürdistan Bölgesel Hükümetine bağlı
Peşmergelerin uzun zamandır planladıkları ve
nihayet gerçekleştirdikleri “Şengal’e özgürlük
hareketini” selamlıyoruz diyen Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Başkan Yardımcısı
Arif Sevinç de, “Şengal Kürdistan’ın kutsal
topraklarının bir parçasıdır ve IŞİD güçlerinin işgali altındaydı” ifadelerini kullandı.
Bu bölgede vahşi IŞİD çetelerinin yarattığı
Sıtkı Zilan (Azadi Genel Sekreteri):
Şengal’in kurtarılması şahsi değil,
milli bir meseledir
Şengal’in Ezdilikle anılan bir şehir olduğunu
belirten Azadi Hareketi Genel Sekreteri Sıtkı
Zilan, “Ezdiler otantik bir halktır ve aynı
zamanda Kürd olan bir haktan bahsediyoruz.
Kürd diline, kültürüne ve tarihine büyük
hizmetleri olmuştur” dedi. Gayrimüslim olan
Ezdi halkın kimseden destek görmeyeceği
düşüncesiyle, IŞİD’in Şengal’a saldırdığını
belirten Zilan, “IŞİD’in mantığı Kürdistan topraklarını işgal ederek Arapların aleyhine ilhak
etmekti. Şu anda Şengal’de başlatılan operasyon temizlikten ziyade kurtuluş operasyonudur. Kürdler soykırım yapmıyor. Bu anlamda
biz tüm Arapları suçlamak yerine IŞİD’i, baasçı
düşünceyi ve başkalarının toprağında gözü
olan düşünceyi mahkûm ediyoruz” dedi. Sayın
Mesud Barzani Federe Kürdistan Bölgesi’ni,
bizim açımızdan da özgür Kürdistan’ı temsil
ediyor diyen Azadi Hareketi Genel Sekreteri
Zilan, “Yani Şengal’in kurtarılması şahsi bir
meseleden ziyade milli bir meseledir. Hepimiz
Ezdi kardeşlerimize karşı borçluyuz ve o
toprakları özgürleştirerek bu borcumuzu da
bir nebze olsa ödemiş oluyoruz. Azınlık olan
Ezdi kardeşlerimizin topraklarının özgürleştirilmesi demek, Kürdler’in millet olma yolunda
bir adım daha attıklarının göstergesidir ve aynı
zaman da Kürdistan topraklarına karşı herhangi bir tehlike gördüklerinde birleşerek bu
tehlikeyi yok edebileceklerinin de gösterdiler”
diye konuştu.
M. Emin Kardaş (PDK-T Genel Başkanı):
Peşmergelere ve Barzani’ye minnettarız
Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (TKDP)
Mehmet Emin Kardaş, Şengal’in kurtarılması,
Kürdler için en büyük müjde olduğunu belirterek, aylardır bunu beklediklerini söyledi.
KBY Başkanı Mesud Barzani liderliğinde
operasyonun başarıyla yapıldığı dile getiren
Kardaş, bunu yürekten desteklediklerini
söyledi. “Bunu kelimelerle ifade edemeyiz. Çok
sevindik ve memnun olduk. Ezdi kardeşlerimiz, arkadaşlarımız artık huzur içinde özgürce
evlerine ve yurtlarına kavuşacaktır” diyerek
sözlerini şöyle sürdürdü: “Şengal’in kurtarılması bizi sevindirdi. İkinci müjdeyi de Musul
için bekliyoruz. İnşallah Peşmergeler orayı da
er geç kurtaracaklardır. Özellikle Peşmerge
ve Peşmerge komutanlarına Sayın Barzani’ye
de teşekkürlerimizi ve memnuniyetimizi
bildiriyoruz. “
Lütfi Baksi (KADEP Eski Genel Bşk):
Dileğimiz Kürdistan’ın bağımsızlığına
kavuşmasıdır
Katılımcı Demokrasi Partisi KADEP Başkanı
Lütfi Baksi, bu operasyonun büyük bir başarı
olduğunu ve her Kürd’ün bundan mutluluk
duyacağını belirterek şunları söyledi: “Her
Kürd bundan mutluluk duyar ve büyük bir
başarıdır. IŞİD’in saldırılarıyla Kürd Ezdiler her
tarafa dağıldı, perişan oldu. Ümit ediyoruz ki
kısa sürede herkes yurduna geri döner. Şengal,
yine tarihi Şengal olur. Bir daha da herhangi
bir saldırıya uğramaz. Şengal, tarih boyunca
acılara maruz kaldı. 74 kez katliamdan geçti.
Umarız huzur gelir. Bütün dileğimiz tüm
Kürdistan’ın bağımsızlığına kavuşmasıdır.
Bağımsızlık olmadıkça bunlar yaşanacaktır.”
Mustafa Özçelik (PAK Genel Başnaı):
Özgür Şengal bağımsız Kürdistan’a yol
açacaktır
Kürdistan Özgürlük Partisi PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik, Şengal’in kurtuluşu’nun
Kürdlerin, Ezdilerin ve tüm Kürdistanlıların
yüreğinde ve bilincinde açılan derin yaranın
sarılması için tarihi bir başlangıç değerlendirilebilir ifadelerini kullandı. Bu operasyonun
aynı zamanda Kürdistan Bölgesi’ın bağımsızlığı için bir açtığını dile getiren Özçelik, “Özgür
Şengal bağımsız Kürdistan’a yol açacaktır
umudundayız” şeklinde konuştu. Mesud
Barzani’nin başkomutan bu operasyonun başında olduğunu hatırlataran Özçelik, sözlerini
şöyle sürdürdü: “Kendilerine ve bütün Peşmergelere Kürdistan’ın diğer parçalarından bu
savaşın içinde yer alan kardeşlerimize ve hava
saldırılarıyla destek sunan uluslar arası ittifak
güçlerine teşekkür etmek bütün Kürdistanlıların boynunu borcudur. Kürdistan Bölgesi’ın
da bağımsızlık yolu 140. Maddenin uygulanmasının zemini gerçekleşmiştir. Bunun güney
Kürdistan’ın bağımsızlığı için tarihi bir adım
olmasını diliyoruz.”
Kemal Burkay (HAK-PAR Eski Genel Bşk) :
Kısa sürede büyük başarı
ŞENGAL
BasHaber
16 Kasım - 22 Kasım 2015
13
SÖYLEŞİ
Dr. Mehmûd Osman (Irak Parlamentosu
Kürd Listesi Mvk): Şengal stratejik konumu için işgal edildi ve kurtarıldı
Şangal’in kurtarılması ardından bu askeri
başarının yansımaları hakkında BasHaber’e
konuşan deneyimli Kürd Siyasetçi Dr.
Mehmûd Osman’da Şengal’in Kürdistan siyaseti açısından önemli bir kent olduğunu ve
bölge açısından stratejik bir konumda bulunduğunu belirterek, Şengal’in IŞİD tarafından
işgal edilmesinin sebebinin de bu özelliği
olduğunu söyledi. Kürdlerin ve özellikle Ezdilerin Şengal’in kurtarılmasından dolayı sevinç
yaşamayı hak ettiklerini dile getiren Osman,
Bölge Hükümetine düşen görevin de Şengal’in
yeniden yapılandırılmasına ağırlık vermesi
ve savunmasının güçlendirilmesi olduğunu
Seîd Memûzînî
Qasim Şeşo
Mustafa Ebdi (PYD Yöneticisi):
Önemli olan Kürdlerin çıkarıdır,
kimin yaptığı önemli değil
“Şengal’in özgürleşmesi bizleri oldukça
umutlandırdı ve mutlu etti, bundan her
Kürd’ün büyük bir mutluluk duyduğu şüphesizdir. Kürd Güçleri’nin bir araya gelerek
yaptığı bu operasyon oldukça önemlidir ve bu,
Kürdler açısından yeni bir başlangıca da işaret
ediyor” diyen PYD yöneticilerinden Mustafa
Ebdî, Basında yer alan haberlerin rahatsız
edici olduğunu belirten Ebdî, kendiler için
önemli olan Şengal’in kurtulması olduğunu
dile getirdi. Operasyon kime ait olursa olsun
kendi güçleri ve başarıları gibi gördüklerini
ifade eden Ebdi, sözlerini şöyle sürdürdü:
Elî Ewnî
moral olduğunu söyledi. Bu aşamadan sonra temel önceliğin Şengal’in yeniden inşası ve Ezdi kardeşlerimizin evlerine dönmeleri olduğunu belirten Memûzînî,
“Ezdilerin kaybettiklerini geri getirmeyebiliriz ama hiç
olmazsa güven içerisinde yurtlarına gelmeleri için imkan ve olanaklar sağlayabiliriz. Bu bizim görevimiz ve
Peşmerge bu görevini layıkıyla yerine getirmiştir” dedi.
rs
iv
ak
ur
d
.o
rg
Elî Ewnî (Şengal Cephesi Komutanı):
Şengal zaferi Kürdlerin elini güçlendirdi
Şengal operasyonu hakkında BasHaber’e konuşan PDK Yönetim Kurulu Üyesi ve Şengal Cephesi
Peşmerge Komutanı Elî Ewnî ise operasyonun geç
gerçekleştiği eleştirilene tepki göstererek bunların
gerçeği yansıtmadığını söyledi. Operasyon hazırlıkları
ve Peşmerge’nin yığınak yapması faElîyetlerinin bir
kısmının propaganda amacıyla gerçekleştirildiğini söyleyen Avni, “Bunlar IŞİD’e gözdağı verme amaçlıydı.
Zamanı geldiğinde de Kürdistan Bölge Başkanı Mesûd
Barzani’nin Komutasında 20 bin Peşmerge’nin katılımıyla operasyon başarılı bir şekilde gerçekleştirildi.”
dedi. PKK’nin operasyonu ve Peşmerge’nin başarısını
kendi adına yazdırmaya çalıştığını dile getiren Avni,
buna bir anlam veremediklerini ve bu yüzden izin
vermediklerini söyledi. Ewnî şöyle devam etti: “Şengal,
işgal edildiğinde onlara ihtiyaç vardı. Sağolsunlar
geldiler. Ama şimdi Şengal’de olmalarının hiçbir
anlamı yok. Şengal’den çıkmaları gerekecek. Peşmerge
büyük bir kahramanlıkla operasyonu gerçekleştirdi.
PKK medyası kara propaganda yapıyor, ama başarılı
olamadı. Önemli olan Şengal’in kurtarılması ve Ezdi
kardeşlerimizin geri dönmesidir.”
Şengal’in Peşmerge tarafından korunacağını ve il
olması için Bağdat Yönetimiyle gerekli tüm görüşmeler yapılması konusunda çalışmaların başladığı
bilgisini veren Elî Avni, Peşmerge Bakanlığına bağlı
Ezdi Peşmerge birliğinin Şengal’in savunmasında
gerekli rolü üstleneceklerini söyledi. Avni, “Şimdiki
temel amacımız Şengal’in il statüsüne yükseltilmesini
Bağdat Hükümeti’ne kabul ettirmek olacak. Şengal
il olarak kabul edilerek yeniden inşa edilecek. Bu
konuda yapılması gereken her şey gerçekleştirilecek.”
dedi. Şengal’in kurtarılmasının yerinden göç ettirilmiş
Ezdi vatandaşlar için büyük bir müjde olduğunu da
sözlerine ekleyen Avni, Şengal’de IŞİD saflarında
katliamlara ortak olan Arap, Türkmen ve daha bir çok
farklı ulustan insanların olduğunu ve IŞİD’e direnen
tek gücün de Kürdler olduğunu söyledi. Suriye veIrak
ordularının IŞİD karşısında yenildiğini belirten Ewnî
Buna karşın Peşmerge’nin direnişi ve en son Şengal
zaferinin hem askeri hem de siyasi açıdan Kürdistan
Bölge Yönetimi’nin elini güçlendirdiğini söyledi.
.a
Mustafa Osê (SKDP Yöneticisi):
Bu Kürdistan tarihinin yazılmasıdır
Suriye Kürdistan Demokrat Partisi Yönetim
Kurulu üyesi Mustafa Ûso, Peşmerge’nin
Şengal’i özgürleştirmesi Kürdistan’ın her
yerinde memnuniyet ve mutluluğa neden olduğunu belirterek Şengal’in özgürleştirilmesinin Kürdistan’ın tarihinin yazılması anlamına
geldiğini dile getirdi. Şengal’in özgürleştirilmesi, Kürdistan’ın diğer parçalarını yakınlaştırarak ulusal bir bilince vesile olacağını
söyleyen Ûso, “Kürd sorunu, Kürdistan’ın her
parçasında tehlikeli bir konumdadır. Bundan
dolayı Kürd hareketleri ulusal birliklerini
sağlaması gerekiyor” dedi.
w
Süleyman Çevik (Nubihar Temsilcisi):
Şengal’in kurtartılması yerli halk için
sevindiricidir
Ağustos ayından beri süregelen bir işgalin
sona erdiğini ve orada yaşayan yerli halk için
sevinç verici bir olay olduğunu dile getiren
Nûbihar Dergisi Yayın Yönetmeni Süleyman
Çevik, bu konuda emek veren insanları tebrik
ettiğini söyledi. Yüzyıllardır kimseye zararı
olmadan yaşayan insanların baskı gördüğünü
ve bunun vicdanen kabul edilmediğini ifade
eden Çevik, “Bu anlamda dışarıdan gelip orayı
işgal etmesi halkın çoluk çocuğuna, canına
malına ve kadınlarına musallat olması insanlık dışı bir şeydi. İşgalden kurtarılması bütün
insanlar için sevinç verici bir olaydır. O halkın
bu zulme ve baskıya uğramasının hiçbir haklı
nedeni olamaz ve kimsenin de buna hakkı
yoktur. Kurtuluşa emek vermiş herkesi kutlamak lazım. Özellikle Kürdistan Bölgesi ve
Peşmergelerini kutluyoruz” şeklinde konuştu.
Letîf Mistefa (Goran parlamenteri):
Şengal krizleri çözmeye vesile olsun
Kürdistan Bölgesi’daki siyasi krizlerin odağındaki Goran Hareketi Parlamenteri Letîf
Mustafa’da Şengal zaferiyle ilgili BasHaber’e
verdiği demecinde Şengal’in kurtarılması
operasyonunun üstün bir başarıyla sonuçlanmasının sadece Kürd halkını değil bütün
medeni dünyayı mutlu ettiğini ve Kürdlerin
bununla iftihar etmeyi hak ettiklerini söyledi.
Askeri başarıların siyasi başarıları tetikleme
potansiyelinin yüksek olduğu değerlendirmesinde bulunan Mustafa, bu başarının ortaya
çıkardığı olumlu sinerjinin Kürdistan Bölgesindeki siyasi krizi çözmeye vesile olmasını
umduğunu ve böyle olacağının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Bu başarının sadece iç siyasi
krizleri çözme potansiyeli dışında Kürdistan
Bölgesinin dış siyasetinde de büyük kazanımları beraberinde getireceğini vurgulayan Letîf
Mustafa, “Artık her siyasi partinin buna göre
hareket edip ve dar siyasi hesapları bir kenara
bırakıp Kürdistan’ın bağımsızlığına odaklanmalı” dedi.
w
Mesut Tek (PSK Genel Sekreteri):
Şengal Kürdistan bölgesine bağlanmalı
Kürdistan Sosyalist Partisi PSK Lideri
Mesut Tek, bu operasyonun Kürdler için çok
önemli bir başarı olduğunu söyledi. Her şeyden önce KBY hükümetinin Ezdilere verdiği
sözü yerine getirmesi açısından çok önemli
olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“IŞİD ve çeteleri onların kutsal topraklarından
temizlendi. Mesud Barzani’nin Şengal dağında yaptığı basın toplantısında dile getirdiği
görüşleri önemsiyoruz. Onun Ezdilere yönelik
duygularını paylaşıyoruz. O duygular aynı
bizim de duygularımızdır. Ezdiler Kürdlerin
ayrılmaz bir parçasıdır. Şengal Kürdistan
bölgesine bağlanmalı ve yönetimi kendilerine
bırakılmalıdır. Ayrıca bu başarı tüm Kürdlerin
başarısıdır” dedi.
Komutanların gözünden Şengal
söyledi. Savunmasının güçlendirilmesi için
Şengal’in il olması gerektiğinin altını çizen
Osman, başarılı Şengal operasyonundan
dolayı Peşmergeye ve emeği geçen herkese
teşekkür etti. Şengal’in Kürdistan Bölgesinin
bir parçası olduğunu da dile getiren Osman,
Kürd taraflar arasında Şengal üzerinden ortaya çıkan ihtilafların da Kürd halkının ve de
özellikle Şengalli Ezdilerin çıkarları açısından
temelinde çözüme kavuşturulması gerektiğini
söyledi.
w
“Şengal’in kurtuluşu bizi çok mutlu etti”
diyen eski Hak-Par Genel Başkanı Kemal
Burkay, bu operasyonun iyi bir hazırlığın
sonucu olduğu ve çok kısa bir süre içerisinde
başarıyla sonuçlandırıldığını belirtti. Mesud
Barzani ve Peşmergeleri kutladığını da ifade
eden Burkay, “Umarım ki kısa zamanda bölge
onarılacak ve tahribatlar giderilecek, halk
Şengal’e dönebilecek. Yaraları sarılacak diye
umut ediyorum” şeklinde konuştu.
13
Seîd Memûzînî (PDK Musul Sorumlusu):
Eve dönüş zamanı
Kürdistan Demokrat Partisi (PDK) Musul Sorumlusu Seîd Memûzînî ise Şengal zaferinin Kürd tarihi
açısından bir milat olduğunu, Peşmerge’nin bu üstün
başarısıyla Kürdlerin dünya nezdinde büyük bir
hayranlık kazandığını ve bu başarıda Kürdistan Bölge
Başkanı Mesûd Barzani’nin Başkumandan olarak operasyonu yönetmesinin Peşmerge açısından büyük bir
Mesûd Salih (Askeri Strateji Uzmanı): Şengal
modern zaman Kürd başarısının miladıdır
Şengal’in kurtarılması ardından operasyon ve
bunun yansımaları hakkında yetkililer ve uzmanlardan da görüşler gelmeye başladı. Şengal’i kurtarma
operasyonunun, modern Kürdistan tarihinde Kürd
başarı alışkanlığının zirvesi olduğunu vurgulayan
Askeri Strateji Uzmanı Mesûd Salih, Şengal operasyonunun çeşitli aşamalardan sonra başarıya ulaştığını
söyledi. İlk aşamanın hazırlık süreci olduğunu belirten
Salih, IŞİD’in Kürdistan topraklarını işgal girişimiyle
hızlı bir toparlanma moduna giren Peşmerge’nin kısa
zamanda profesyonel bir askeri yapı hüviyeti edinmesiyle kendini geliştirdiğini ve ardından Şengal’e yoğun
bir güç takviyesiyle ilk aşamayı tamamladığını söyledi.
İkinci aşamanın tedbir aşaması olduğunu ve bunun da
IŞİD’in başka alanlarda olası büyük saldırı girişimlerine karşı önleyici tedbir olduğunu vurgulayan Salih,
şöyle konuştu: “Nitekim bu husus IŞİD’in Başkent
Erbil sınırları içerisindeki Peşmerge karargahlarına 5
koldan saldırması ve Peşmerge’nin bu saldırıları güçlü
bir şekilde püskürtmesi bu aşamanın da sağlam bir
şekilde uygulandığını göstermektedir.” Son aşamanın
da saldırıyı en uygun bir şekilde gerçekleştirmek ve ele
geçirilen alanların savunma devamlılığının sağlanması olduğunu vurgulayan Salih, Şengal’in kısacık bir
zaman diliminde kurtarılmasının Peşmerge’nin bu
aşamayı da eksiksiz uyguladığını kanıtı olduğunu ve
bütün bu aşamaları gerçekleştirme kabiliyeti gösteren
Peşmerge’nin Şengal’in savunmasının devamlılığını da
sağlayabileceğini söyledi.
Qasim Şeşo (Ezdi Peşmerge Komutanı):
74. Ezdi fermanının intikamını alındı
Peşmerge’nin büyük kahramanlıkla Şengal’i özgürleştirmesiyle bütün dünyaya ve Kürd düşmanlarına
Kürdlerin güçlenerek varlıklarını devam edeceklerini
gösterdiğini belirten Şengal Peşmerge Komutanı Qasim Şeşo, “İçimizde yanlış politikalarını sürdürmekte
ısrar eden kardeşlerimiz de bilsin ki Peşmerge 74. Ezdi
fermanının intikamını almıştır. Dökülen kanların
hesabını sormuş ve bir daha böyle bir trajedinin yaşanmasına asla izin vermeyecektir. Başkan Barzani’nin
üstün komutasıyla kazanılan bu başarı Ezdi toplumuna ve tüm Kürd halkına kutlu olsun. ” dedi.
14
HABER
BasHaber
SÖYLEŞİ
16 Kasım
- 22 Kasım14
2015
Beton duasına karşı dua
FERHAT KENTEL
Katalonya’da bağ
İ
w
pel Si’ (Evet İçin Birlikte) koalisyonu ve
CUP Partisi önümüzdeki günlerde ne
yapacakları merak konusu iken, sivil itaatsizlik ile fiili bağımsızlık uygulamasını
hayata geçirecekleri bekleniyor.
İspanya’yı 36 yıl boyunca yöneten
Francisco Franco’nun ölümü ile birlikte
noktalanan diktatörlüğün ardından demokrasiye geçiş yapan İspanya, Sosyalist
İşçi Partisi iktidarındaki 4 yıllık geçiş
döneminde başta Basklar olmak üzere
Katalonlar ve Galiçyalılarla birlikte çok
sayıda halk topluluğunun statü talebi
nedeniyle değiştirilen anayasa ile 17 özerk
bölgeye ayrılıyor. Oluşturulan bu otonom
bölgeler arasında özellikle Katalonya,
Bask (Euskadi) ve Galiçya bölgeleri diğer
otonom bölgelere göre daha fazla yetkilerle donatılarak anadilde eğitim ve farklı
birçok alanda kendi kendilerini yönetmeleri sağlanmış durumda. Bir süre sonra
özerk bölgeler içindeki sınırlı alanları
özellikle Katalonya ve Euskadi bölgesinde
dar gelmeye başlar ve halkın talepleri
artar. Taleplerin yükseldiği dönemde
İspanya Başbakanı olan Rodriguez
Zapatero çözüm arayışını girer ve silahlı
mücadelenin olmadığı Katalonya’dan
başlayarak Katalon Parlamentosu’ndan
çıkacak her çözümü kabul edeceği sözünü verir. Bunun üzerine genişletilmiş yeni
statü referanduma sunulur ve onaylanır.
ur
d
Çimen Gümüş
.o
rg
Avrupa’da bir ulus daha devletleşiyor
w
.a
rs
iv
ak
spanya’ya bağlı özerk Katalonya
Bölgesi bağımsızlık yolunda kararlı
adımlarla ilerliyor. İspanya’nın
ekonomik olarak en güçlü bölgesi
olan Katalonya’nın bağımsızlık kararı
zor ve meşakkatli bir yoldan geçiyor.
Geçtiğimiz gün bağımsızlık önergesini
kabul edilen Katalon Parlamentosu’nun
önüne engeller çıkaran İspanya Anayasa
Mahkemesi’nin 5 ay içinde vermesi
beklenen karara Katalon Parlamentosu uymayacağını belirtmişti. Sivil
itaatsizlik ile fiili bağımsızlık uygulamasına geçmesi beklenen Katalon
Parlamentosu’nun bundan sonra ne
yapacağı merak konusu.
Katalonya özerk bölgesinden bağımsızlık sesleri her geçen gün daha da yükseliyor. Geçtiğimiz Eylül ayında yapılan
seçimlerde parlamentodaki sandalye
çoğunluğunu kazanan bağımsızlık yanlıları geçtiğimiz günlerde İspanya’dan
ayrılmayı öngören 18 aylık sürecin başlamasını 63’e karşı 72 oyla onaylamıştı.
Barselona merkezli hükümet tarafından
onaylanan yol haritasında Katalonya’nın
2017’de bağımsızlığını ilan etmesi kararı
yer alıyor. Katalonya Meclisi tarafından kabul edilen bağımsızlık önergesi
İspanya Anayasa Mahkemesi tarafından
anayasaya aykırılık gerekçesiyle askıya
alındı ve mahkemenin karanını 5 ay
içinde vermesi bekleniyor. Daha önce
mahkemenin karanını tanımayacaklarını açıklayan bağımsızlıkçı partiler Junts
w
Geçtiğimiz yaz Şili’den arkadaşım
Jose Türkiye’yi ziyarete geldi. İstanbul
başta olmak üzere, Doğu’dan Batı’ya
epey dolaştı. Memleketine dönmeden
önce de şu gözlemini aktardı:
“Şili’nin en büyük şehri
Santiago’da sokakta insanlar pek
gülmez; sürekli bir gerginlik hissedilir.
Ancak Santiago’nun gerginliğini
İstanbul’la karşılaştırdığımda epey hafif
kaldı, çünkü İstanbul’da suratlar çok daha asık; sokaktaki gerilim elle tutulur derecede somut ve neredeyse korku verici.”
Üç aşağı beş yukarı böyle bir gözlemi hemen hemen herkes
paylaşsa da, dışarıdan birisi bunu dile getirdiği zaman açıkçası
insanın bir miktar morali bozuluyor. Rutin gündelik hayat
içinde insanın alıştığı ve görmez olduğu bir gerçeklik gelip
yüzünüze vuruyor.
Bu gözlem dünya çapında yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuçlarda da kendini gösteriyor. Türkiye başkalarına karşı
duyulan güvensizliğin en diplerde olduğu bir ülke...
Şüphesiz bu, Türkiye’de yaşayan insanların “fıtratında”
olan bir duygu değil ama yaşadıkları ülkenin ekonomik, siyasal,
toplumsal ve kültürel şartlarının getirdiği bir sonuç. Belki yüz
yıldır devlet-toplum ilişkilerinde, toplumsal gruplar ve cemaatler arasında yaşanan gerilimlerin ve travma üzerine travmanın
eklendiği topraklarda insanların çoğunun yüzlerinin gülmesini
beklemek pek mümkün değil.
Suratlara yansıyan bu gerilim, başkalarına ve etrafımızı
kuşatan dünyaya karşı duyulan güvensizlikle doğrudan ilişkili...
Tekçi bir ideolojik hegemonya altında, kendisini anlatmaya çalışan toplumsal aktörlerin hem devlet hem de başka toplumsal
gruplar tarafından “korku” unsuru olarak görülmesi tabii ki
gayet normal. Çünkü öğrenilen, sosyalleşen ve içselleştirilen
format bu... Kutuplaşarak, ötekini dışlayarak var olmak...
Ancak, daha ziyade siyasal ve kültürel varoluşla ilgili olan
bu hal, çok daha az önem verdiğimiz ve dörtnala etrafımızı
kuşatan bir “beton çevre”den bağımsız değil...
Türkiye toplumu, inanılmaz bir hızla, kültürlerine işlemiş
olan, “anlamlı” dünyaları ve anlamlı referanslarını kaybediyor.
Süreklilikle, devamlılıkla ve tekrar ederek güven veren bir
dünya yok artık; basılan zemin sürekli olarak sarsılıyor. Geçmişten kalan işaretler kaybolurken, geleceğe dair belirsizlik had
safhaya çıkıyor.
İçinde bulunduğumuz yıllarda, “muhafazakar” tanımını
kendine yakıştırmış bir hükümetin yaptığı “muhafazakar makyaj” rötuşları da, bu belirsizliği, geleceğe ve de başkalarına karşı
güvensizliği ortadan kaldırmak yerine, -“savaş aracı” olarak
sunulduğu/görüldüğü için- tam tersi etki yapıyor.
Geçtiğimiz yıllarda “Betoncuların dini” (Taraf, 5.1.2013)
üzerine bir şeyler yazmıştım. Din olunca duası da olur; işte bu
“din”in duası da çıkmış.
Patenti, kuzunun kurda emanet edildiği “Çevre” ve Şehircilik Bakanlığı’nın bakanı İdris Güllüce’ye ait:
“Bu beton pompaları hiç durmasın. Rabbim bu ülkeyi hep
böyle kalkındırsın. (...) Silah seslerinin yerine, terörün yerine
insanların birbirine acımasızlığı yerine beton santrallerinden
beton çıksın ve o beton pompaları insanlara güzel güzel evler,
yollar, otobanlar, havaalanları yapsın. Rabbim bunu hep nasip
etsin.”
Bu beton dini, güce tapan, aynılaştıran, adeta savaş
diliyle süren kalkınmacı bir zihniyet eşliğinde şekillenen ve
Güllüce’nin bahsettiği “acımasızlığın” bizzat en önemli sebeplerinden biri...
Kendilerini hâlâ kendi dinlerinin içinde yaşadıklarını
zanneden ama mutlak güç ve başarı peşinde koşarken Protestanlaşan insanların da içine girdikleri bir din...
Betonlaşan dünyada yaşamaya çalışırken, suratlarımızın
gülmeye devam etmesi pek kolay değil.
Bu yüzden “kurt”un duasına karşı alternatif bir duayı hızla
devreye sokmamız gerekiyor:
“Rabbim; Güllücegillerin betonlarını nasip etme; bu
memleketin insanlarının betonlaşmış binalar ve zihniyetlerden,
acımasız bir kalkınmacılıktan kurtulup; tevazu içinde çevreye ve
başka insanlara saygı duydukları günleri nasip et, lütfen!”
Yayın Yönetmeni - Sorumlu Yazı İşleri Müdürü:
Faysal Dağlı
Editör: Yeter Polat
Haber Merkezi: Mustafa Turan, Emin Kan, Salih
Batırhan, Çimen Gümüş, Adem Özgür
‘Ulus değilsiniz ‘den bağımsızlığa
Bunun üzerine muhafazakar bir parti
olan Halkçı Parti bu statünün anayasaya aykırı olduğunu belirterek, İspanya
İmtiyaz Sahibi: Basnews Medya Ltd. Şti. adına
Faysal Dağlı
Sahibi: Botan Tahsin
Hukuk Danışmanı: Av. Sennur Baybuğa
Görsel Yönetmen: Alp Tekin Babaç,
Hüseyin Ünal
Anayasa Mahkemesi’ne başvurur. Halkçı
Parti’nin lehine bir karar veren İspanya
Anayasa Mahkemesi, yeni statüde yer
alan Katalonların bir ulus olmadığı ve
İspanya’daki tek ulusun İspanyol ulusu
olduğu şeklindeki kararına Katalonlardan tepki yağar. Özünde “ulus” tartışması üzerinden bu süreçle birlikte 2010
yılında 1 milyonu aşkın Katalon sokaklara dökülerek Anayasa Mahkemesi’nin
kararına karşı “Biz bir halkız ve ulusuz.
Buna hiç bir mahkeme karar veremez”
diyerek tepkilerini gösterirler. Bu süreçle
birlikte artık resmen bağımsızlık tartışmaları Katalonların gündemine gelmeye
başlar. Katalonlar üzerinde bir kırılma
noktasına yaratan İspanya Anayasa
Mahkemesi’nin kararının ardından
Katalonlar arasında merkezi hükümetle
uzlaşmayı tercih eden partilerinde içinde olduğu birçok parti bağımsızlığa doğru bir yol çizer. Bir etki-tepki meselesiyle
başlayan bağımsızlık tartışmaları son 5
yılda parlamentoda çoğunluğu sağlayan
bir noktaya ulaşır.
Sol-sağ tüm partiler birleşti
İspanya Anayasa Mahkemesi’nin
yarattığı kırılmanın ardından 5 yılda
yaşananlar liberal sağ partileri ve sol
partilerin bağımsızlık talebiyle bir araya
gelmesini sağlar. Liberaller, solcular ve
radikal solcu partilerinde içinde olduğu
bu blok geçtiğimiz yıl yapılan seçimlerin
ardından hükümet kurmayı başarır. Seçmenine verdiği sözü tutmaya çalışan bu
blok, referanduma gidip 2017’ye kadar
Tel: +90 212 243 27 60
Fax: +90 212 243 27 79
E-mail: [email protected]
www.basnews.com
Meşelik Sk. No:22 D/3 Beyoğlu/İST
Baskı: İhlas Matbaası-Yenibosna/İST
BasHaber/BasNûçe Gazetesi’nde yayınlanan haber, yazı ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Basnews Medya Limited Şirketi’ne aittir.
HABER
BasHaber
16 Kasım - 22 Kasım 2015
15
SÖYLEŞİ
15
İklim ve biz üzerine
SENNUR BAYBUĞA
Referandum yoksa sivil itaatsizlik ile
fiili bağımsızlık var
Anayasanın tek başına referandum
yapma hakkı tanımadığı Katalonlar, referandumu bir şekilde yapmak
konusunda kararlı. Katalonların sivil
itaatsizlik yolu ile bağımsızlık ısrarlarını
sürdüreceklerini belirten ve İspanya’da
uzun süre yaşayan Gazeteci Zekine
Türkeri, “Katalonlar bağımsızlık yolun-
ur
d
adım attılar.”
iv
ak
İspanya ekonomisinde motor güç Katalonya
İspanya’nın kuzey doğusunda yer alan Katalonya Özerk
Bölgesi, ülkenin ekonomik olarak en güçlü bölgelerinin başında geliyor. Katalonca, İspanyolca ve Aranca olmak üzere
üç resmi dilin konuşulduğu bölgede 2014 verilerine göre
toplam nüfus 7,5 milyon. İspanya nüfusunun yüzde 16,1’ini
oluşturan Katalonya’nın başkenti ülkenin en büyük ikinci
rg
Katalonlar ve Kürdler
birbirinden çok farklı
Yasal olarak önü açık olmayan
referandumun yapılması durumunda
yasaları zorlayarak değiştirebilecek
meşru bir güce dönüşeceğini kaydeden Yazar Metin Yeğin ise, merkezi
hükümetin başlatacağı yasal sürecin
meşruiyet ve yasallık tartışmasına yol
açacağını ve bunun da uzun vadede
bölünmeye kadar gidebileceğini söyledi.
Katalonya’nın bağımsızlık talebinde
burjuvazinin etkili olduğunu ifade eden
Yeğin, “Katalonya bütün İspanya’nın
en yüksek kişi başı geliri olan bölgesi.
Kişi başı yıllık 27 bin dolar. Merkezi
hükümetin önemli bir kısmını alması
burjuvazinin hiç işine gelmiyor. Yine
Bağımsız bir Katalonya, AB ve diğer ülkelerle ilişkilerini ve karını yükseltecek.
Halk da bu konuda ikna olmuş durumda. Sol ise böyle bir özgürlük hakkına
sahip olmayı savunuyor. Bu nedenle
bağımsızlık çizgisinde geniş yelpazede birliktelik var” dedi. Katalonya’nın
Kürdlere örnek olup olmayacağı şeklindeki soruya “Kesinlikle olmaz” yanıtını
veren Yeğin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kürdler ve Katalonların durumları çok
farklı. Katalonlar daha çok evin zengin
ve havalı çocuğunun başını alıp gitmesi
gibidir.”
rs
w
.a
Ekonomi ve anadil konusu
belirleyici oldu
Bağımsızlık tartışmalarında ekonomik krizin belirleyici bir yerde durduğunu belirten Gazeteci Pelin Doğan
ise 2011’deki Halkçı Parti’nin iktidarıyla
Katalonlara yönelik artan baskılarında
tetikleyici olduğunu kaydetti. Özellikle
anadilde eğitim ve vergi düzenlemeleri
konusunda yapılmak istenen değişimlerin bağımsızlık tartışmalarında etkili
olduğunun altını çizen Doğan şöyle
diyor: “Katalonya’daki okullarda eğitim
dili Katalonca’dır ve İspanyolca bir ders
olarak verilir. Merkezi hükümet alternatif olarak sadece İspanyolca okullar
olması ve İspanyolca ders ve saatlerinin
artmasıyla ilgili öneriler sunmasına Katalonlar sert tepki gösterdi. Halkçı Parti
iktidara geldikten sonra bağımsızlıkçılardan ‘ekonomimize kendimiz bakalım’
talepleri arttı. Ve 5 yıl içinde her yıl bir
w
Referandum için anayasa değişmeli
1978’de oluşturulan anayasada
bağımsızlığın yolu açık olsa da bunun
için İspanya Parlamentosu’nun oylarının
üçte ikisinin çoğunluğunu sağlanarak bağımsızlık referandumuna karar
verilebiliyor. Katalonların nüfusu az ve
İspanya Parlamentosu’ndaki oranları
çok düşük. Çok büyük bir destek alsalar
bile İspanya Parlamentosu’nda üçte
iki çoğunluğu sağlamaları çok zor. Şu
anda iktidarda olan merkez sağ Halkçı
Parti’nin ve İspanyol Sosyalist İşçi
Patisi’nin “hayır” demesi referandumun
önünün kapatılması anlamına geliyor.
Anayasaya göre referandum yapılsa bile
İspanya’nın tamamında oylama yapılmasını zorunlu koşuyor. Böyle bir durumda
da çoğunluğu sağlamak neredeyse
imkansız gibi görünüyor.
da ilerlediklerini ve sivil itaatsizlik ile
bağımsızlık uygulamasına yavaş yavaş
geçeceklerini söylüyorlar” dedi. Katalon
partilerin bu mücadele ile İspanya Anayasasını değiştirmeye çalıştığını vurgulayan Türkeri, “Katalonlar bu koşullarda
anayasanın hem kendilerine hem de
başka uluslara dar geliyor düşünüyor. Bu
hiç kolay değil ve önümüzdeki ay yapılacak olan genel seçimlerin sonucuna da
bağlı” dedi.
w
Katalonya’nın bağımsızlığını ilan etmeyi
hedefliyor.
.o
ğımsızlık ufukta
kenti olan Barselona’dır. İspanya’nın Akdeniz kıyısındaki en
önemli liman ve ticaret merkezi olan Barselona’nın mimarisi modernizm akımıyla planlanmıştır. Barselona borsası
kentteki yerli ve yabancı bankacılık kuruluşlarıyla önemli
bir finans merkezi ve turizm merkezidir. Katalonya’nın
başlıca istihdam alanı sanayidir.
Siyasetimizin en iyi sloganının
insan için olduğu varsayılan siyasi anlayışın aslında, gezegende yaşayan tüm
canlıların ortak çıkarları korunmadan
ve koruyucu tedbirler alınmadan insan
için bile olamayacağını anlamayan
bir siyaset entelektüele sahibiz yazık
ki. Suriye’den sınırlarımıza dayanan
binlerce insanın, tekne kazalarında
Ege’ye gömülen mültecilerin, hemen
bitişiğimizde devam eden savaşın bile iklim değişikliği ve küresel
ısınmadan, kuraklıktan kaynaklı, canlıların doyamadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kalışları nedeni ile oluşan dengesizliğin
yol açtığı sonuçlar olduğunu bilemeyecek kadar kör bir kavganın
içindeyiz. Suriye’de ortaya çıkan kuraklığın tarım alanlarını yok
ettiğini, insanların su hakkının ortadan kalktığını ve köylerden ve
kırsal alanlardan şehirlere doğru göçen insanların elbette bu göçün sosyal siyasi sonuçları ile yüzleşemeyen devletler nedeni ile
ortaya çıkan derin küresel bir kriz olduğunu değerlendirmemiz
lazım mesela.
Boğaziçi Üniversitesi’nde 12-13 Kasım tarihlerinde çok ciddi
bir forum yapıldı. İki hafta sonra, 30 Kasım’da Paris’te BM İklim
Değişikliği Sözleşmesi taraflar konferansı yapılacak (COP21
Zirvesi). BM üyesi ülkeler önümüzdeki yıllarda gezegenimizin
geleceğini belirleyecek olan yeni iklim anlaşması görüşmelerini
yapacak ve yeni sözleşmeler imzalayacaklar. Bu konferansta esas
olarak insanlar da dahil tüm canlıların geleceğini, yaşamasını ve
varoluşumuzu devam ettirecek yeni ‘koşullarımız’ görüşülecek:
Gezegenin bizimle birlikte sahibi olan canlılara sorulmadan
hatta insanlara da sorulmadan siyasetçilerin masa başı kavgaları
ile koşullarını belirleyecekleri bir anlaşmadan söz ediyorum. Bu
zirvenin öncesi de Türkiye’ de G20 zirvesi yapılacak biliyorsunuz.
19 ülke ve Avrupa Birliği’nin de üyesi bulunduğu G20 zirvesinde,
dönem başkanlığını Türkiye’nin yaptığı bileşen ülkeler, Paris
Zirvesi öncesi alıştırma turlarını yapacaklar.
İşte gerek Paris’te yapılacak küresel zirve ve gerekse
önümüzdeki hafta Türkiye’de yapılacak G20 zirvelerinde, sivil,
hükümet dışı çevrelerin seslerini duyurmak ve ortak bir tavır
geliştirebilmek amacı ile düzenledikleri iklim forumu Boğaziçi
Üniversitesi’nde yapılan bu forum. Üstten ve masa başlarından
değil, hakikatin sokağından, yaşamımız ve diğer canlılarla kurduğumuz tüm ilişkilerin nedensellik bağı içinde irdelendiği onlarca
atölye ve oturum yapıldı. Kalkınmacı ekonominin, kimin için
ve ne pahasına sürdürüldüğü belli olmayan modellerin aslında
insana, gezegeni paylaştığımız tüm canlılara neler yapabileceğini
ve neler yapabildiğini küçük örnek ve tartışmalarla anlayabilmek
biraz da olsa mümkün oldu benim açımdan. Bilge Seçkin
Çetinkaya’nın küçük bir salonda yaptığı bir oturumu izledim örneğin, temiz giysi kampanyasının aktivisti olan Bilge, merkezleri
gelişmiş kapitalist ülkelerde bulunan moda tekstil sektörünün
marka isimlerinin, Bangladeş, Hindistan, Çin, Türkiye gibi
ülkelerde ucuz iş gücünü, kadın-çocuk işçiyi ve merdiven altı
üretimi nasıl kullandığını anlattı. Aylığı 39 dolardan çalıştırılan
yoksulluğun da alt sınırında yaşayan çoğu kadın işçileri anlattı.
Ve bu işçilerin yaşadıkları bölgelerde meydana gelen kuraklık
ve tarım alanlarının kaybı ile nasıl da çaresizce şehir denen
bölgelere gelip, köle gibi çalıştırıldıklarını, bu oturumu örnek
verme sebebim kasıtlı, işçi sınıfı siyasetinin artık küresel ekolojik
yıkımlardan, iklim dengesizliklerinden bihaber olarak mücadele
yürütebilmesi mümkün değil, ekoloji alanı dışlanarak, sınıfsal
sömürünün nedenleri ortaya konamaz artık. Noluthando Mbeje
isimli bir kadın araştırmacı, geldiği Afrika’nın Durban bölgesinde, madenlerin elektrik santrallerinin yok ettiği çevre, bu çevrede
nefes alamayan, hastalanarak ölen binlerce yoksulu anlattı. Ve
o bölgeden para kazanarak beslenen ama asla orada yaşamayan
zengin sınıfını anlattı. Yaşadığı çevreyi, yoksulların ve tüm diğer
canlıların bu zenginlikten nasıl da hiç pay almadıklarını, paylarına düşen tek şeyin sağlıksız, susuz ve yanında elektrik santrali
çalışırken nasıl da elektriksiz olduğunu anlattı.
Yeni bir mücadele alanı hepimizi bekliyor gibi görünüyor,
hayata ve birbirimize sahip çıkmanın başka yolu görünmüyor
gelecekte.
16
SİLVAN
BasHaber
SÖYLEŞİ
16 Kasım
- 22 Kasım16
2015
“Cenazeyi almamıza bile izin
vermediler”
Silvan bu eziyeti hak etmiyor
Barış sürecinin dondurucuya kaldırılması ardından, birçok yerleşimde
YDG-H’in hendek kazma ve öz savunma
ilanları ile başlayan çatışmalı süreç ve
ardından Diyarbakır’da özellikle Silvan,
Lice ve merkez Sur ile Şırnak’ın Cizre
ve Silopi, Mardin’in Nusaybin ilçelerinin bazı mahallelerinde uygulanan
sokağa çıkma yasakları ve çatışmaların
kent savaşlarına dönüşmesine neden
oldu. Olağanüstü uygulamaların ikinci
haftasını geride bıraktığı Silvan’ın Tekel,
Mescit ve Konak Mahallelerindeki sokağa çıkma yasağı ve çatışmalar 14 sivilin
ölümüne yol açarken, ilçe sakinleri
ölümü göze alarak yoğun ateş altında
mahallelerden çıkmaya çalışıyor. Su,
elektrik ve internet hatlarının da kesik
olduğu Silvan’da militanlar, polis ve özel
timler mahalle ve sokak girişlerini kapatırken, tanklar kent sokaklarında dolaşıp zaman zaman top atışları yapıyor.
Yoksulluk ve savaş nedeniyle Silvan’a
göç eden kesimlerin barındığı bu mahallelere girmeye çalışan siyasi parti ve
ak
ur
d
.o
panyası çağrısında bulundu.
İnsan Hakları Derneği, Türkiye
İnsan Hakları Vakfı, Türk Tabipler
Birliği Odası gibi STK’ların Diyarbakır
Şubelerinden oluşan heyet ve diğer Sivil
oluşumlar da ölüm ve yıkıma yol açan
sokağa çıkma yasağının bir an evvel
sonlandırılması ve ilçede hayat şartlarının normale dönmesi için gerekli
çalışmaların yapılmasını istedi.
Demirtaş: Şehir savaşı yürütülüyor
Sokağa çıkma yasağının uzaması ve
top ve tankların da yoğun olarak kullanıldığı çatışmaların şiddetinin artması
ardından açıklamalarda bulunan HDP
Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Kara Kuvvetlerinin şehrin hakim
tepelerinde konumlandığını ve şehre
girmeye tereddüt ettiğini dile getirerek
Silvan’da operasyondan öteye bir şehir
savaşı yaşandığını söyledi. Yasağın
devam ettiği mahallelerden haber alınamadığını belirten Demirtaş, polis ve
askerin helikopter ve
tanklarla mahalleleri
vurduğunu
söyledi.
w
.a
rs
iv
Heyetlerin mahallelere girişine
engel
6. kez ilan edilen sokağa çıkma yasağının devam ettiği Silvan’da son yasağın
uygulamaya başladığı ilk günlerden
bu yana STK temsilcilerinden oluşan
heyet ve HDP milletvekillerinin Mescit,
Tekel ve Konak mahallelerine girişlerine izin verilmezken, yasağın sekizinci
gününde mahallelere girmeyi başaran
HDP Diyarbakır Milletvekilleri Nursel
Aydoğan, Sibel Yiğitalp ve Batman
Milletvekili Saadet Becerikli mahsur
kaldı. Yasağın 9. gününde Tekel, Konak
ve Mescit mahallerinde incelemelerde
bulunmak isteyen Diyarbakır Barosu ve
bölge baroları heyetlerinin mahallelere
girişlerine izin verilmezken, baro heyetleri basın açıklamalarıyla yetinmek
zorunda kaldı.
w
evletin güçleri ile YDG-H arasında devam eden ‘demokratik
özerklik, hendekler, barikatlar
ve duruma hakim olma savaşları, sokağa
çıkma yasakları ve diğer uygulamalar
can almaya ve tarihi ilçeleri harabeye
çevirmeye devam ediyor. İki haftaya
yakın bir süredir tank ve toplarla vurulan Silvan polis ve asker ablukasında.
Meydana gelen çatışmalarda harabeye
dönen kentin üç mahallesi yaşam işaretlerini yitirmiş durumda. Uluslararası
savaş sözleşmelerini ve ulusal yasaları
hiçe sayan sokağa çıkma yasağı ikinci
haftasını geride bırakırken bilanço ağır:
14 ölüm, bir o kadar yaralı, ekonomik yıkım, harabe kent manzarası ve binlerce
kişinin göçü.
STK heyetleri polis engeliyle karşılaşırken, polis ölen insanların cenazelerinin
çıkarılmasına ve yaralıların hastanelere
taşınmasına bile izin verilmiyor.
w
D
Zerya Malbad
rg
Silvan kan ağlıyor
Tekel Mahallesi’ndeki polis-asker ablukasından çıkmaya çalışırken vurulup yaşamını
yitiren ve cenazesi bir gün boyunca sokakta
kalan Yakup Simbağ’ın (19) babası Süleyman
Simbağ, gözyaşları içinde beddua edip yaşananları anlattıyor: “90’lardaki savaştan dolayı
göçerliği bırakıp Silvan’a yerleştik. Zor şartlarda geçiniyorduk, ta ki bu yasaklar başlayana
kadar. Yasağın 6. günüydü. Oğlum’un Kaniya
Derge çeşmesi civarından, evin durumunu
kontrol etmek için mahalleye girmek isterken keskin nişancılar veya panzerden açılan
ateş sonucu vurulduğunu söylediler. Biz orda
değildik. Cenazesini almaya giden tanıdıkların
üzerine panzerden ateş açılıyor ve onlar da
canlarını zor kurtarıp geri kaçmak zorunda
kalıyor. Bu yüzden oğlumun cenazesi bir gün
boyunca sokakta kaldı. Bir gün sonra fırsatını
bulup oğlumun cenazesini alabildik.”
“YDG-H mahallelerden çekilsin”
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi,
hem sivil halkın yaşamını tehdit eder
noktaya gelen sokağa çıkma yasağı ve
operasyonların durdurulması ve Silvan
halkının güvenliğinin sağlanması için
de YDG-H üyelerinin mahallelerden
çekilmesini istedi. Çocuk ve bebeklerin,
süt, mama ve mahalle sakinlerinin her
türlü yaşam gereksiniminden yoksun kaldığı belirten
Elçi, acil
yardım
kam-
“Oğlumun evi topla vuruldu”
Tekel mahallesindeki ablukadan ölüm riski
altında çıkmayı başarabilen Mehmet Hiles ise
evlerinde oturuyorken yan yana duran oğlunun ve kendi evinin ağır silahlarla tarandığını,
daha sonra top saldırısı gerçekleştiğini ve bir
top mermisinin oğlunun evine isabet etmesi
sonucu oğlunun evinin yandığını söyledi. Mehmet Hiles o anları şöyle dile getirdi: “Tanklarla
mahalleye rastgele top atışları yapıldı. Evimiz
yüksek bir yerde durduğu için hedef tahtası
gibiydi ve sürekli vuruluyordu. Kalırsak öleceğimizi bildiğimiz için mahalleden çıkmaya
karar verdik ama kaçmak ta ölüm riskini doğuruyordu; kaçmaya yeltenenler panzerlerce
taranıyordu. İlk kaçma girişimimizde üzerimize ateş atıldı. Kendimizi yerlere uzattık ve
fırsatını bulup geri kaçtık. Daha sonra gece
vakti ikinci bir kaçma teşebbüsümüzde bir
fırsatını bulup kaçabildik.”
Bir evde kalabalık 3 aile
Mescit Mahallesi’nden çocuklarıyla evlerini
terk edip kaçmayı başaran üç ailenin 300
TL’ye kiraladığı eve uğradığımızda, manzara
içler acısıydı. Tesisatçılık ve inşaat işlerinde
çalışan aile reisleri zaten kıt kanaat geçindikleri yaşamlarının çatışma ve yasaklarla
birlikte katlanılmaz hale geldiğini üç aile olarak kiraladıkları evde çocuklarını aç bırakmamak için didindiklerini söylediler. Yoksulluk
içindeki eski yaşamlarının şu an
kendileri için bir serap olduğunu
dile getiren anneler de bu savaşın
biran önce bitmesi ve seraplarına
geri dönmelerine zemin hazırlanması dışında bir şey istemediklerini
söylediler.
Download