1975 yrimda türkiye ekonomisi

advertisement
SEKTÖREL
GELİŞMELER
TARIM DIŞI SEKTÖRLERDE
KAÇIRILAN VERGİ MİKTARI
İlk olarak gayrısafi milli ha
sıla ve sektörel üretim rakamla
rına bakılacak olursa, 1975'te
tarımsal üretimin bol oluşunun
kesin etkisi göze çarpmakta.
1975 için programlanan % 8'lik
GSMH artışına gerçekte oldukça
yaklaşıldı. Devlet İstatistik
Enstitüsünün 1975 için GSMH ar
tışı gerçekleşme tahmini % 7,9,
DPT'nin tahmini ise % 7,5. Prog
ramın gerisinde kalmakla birlik
te 1975'in büyüme hızı son yıl
ların büyüme hızlarının üstün
de. GSMH artışı 1973'te % 5,5,
1974'te de % 7,4 olmuştu. Söz
konusu iki yılda gerçekleşen
hızlar da yine program hedefle
rinin gerisinde kalmıştı.
1975
yrimda
türkiye
ekonomisi
1975 yılının ekonomik gelişme
lerini değerlendirebilmek için
gerekli verilerin çoğu belli
olmuş durumda. Verilerin ince
lenmesi 1975'in, dışa bağımlı
sanayileşme sürecinin olağan
yıllarından biri olduğunu gös
teriyor. Şu anlamda olağan, u
zun süre AP ve Demirel tarafın
dan yürütülen ve sonra 12 Mart
hükümetlerince daha aktif bi
çimde uygulanan ekonomi politi
kasının gösterdiği bazı özellik
ler yine egemen, örneğin külfet
leri kitlelere yüklemek ve ni
metleri sermaye sınıfına, özel
likle sanayicilere sunmak gibi
ya da dışa bağımlılığın artma
sı gibi ve de bunların yanında
belirli ekonomik büyüklüklerde
gelişme sağlamak gibi. öte yan
dan 1975'in olağandışı sayıla
bilecek yönleri de var, dış e
konomik ilişkilerin ciddi çık
maza girmesi gibi ve kamu kesi
minde bazı yeni sanayi kolları
nın kurulması girişimleri gibi.
64
1975 yılı GSMH artışında tarı
mın açık etkisi de şöyle belli
oluyor: Bu yıl tarım için prog
ramlanan % 3,7'lik üretim artı
şı gerçekte % 8,6 oldu. öte yan
dan sanayi için öngörülen
% 11,2'lik gelişme hızı sadece
% 7,6'da kaldı. Hizmetler kesi
minde de gerçekleşen gelişme
hızı planlanan hızı aştı. 1974
sonuçları da aynı şekilde or
taya çıkmıştı, şöyle ki: tarım
için planlanan hız yine % 3,7
iken gerçekleşen büyüme hızı
% 10,7'ye ulaşmıştı, sanayide
ise % 11,2'lik bir hız planlan
mışken % 9,1'de kalınmıştı.
Hizmetler kesiminde de hedef
yine aşılmıştı.
1975 yılının tarımsal üreti
minde özellikle belirli ürün
ler dikkati çekiyor, örneğin,
1974'te 11 milyon ton olan buğ
day üretimi 1975'te % 34 arta
rak 14,7 milyon tona ulaştı.
1974'e oranla 1975'te üretimin
artış oranları arpada % 30,
fındıkta % 23, kuru incirde
% 21, çekirdeksiz kuru üzümde
% 44 olarak gerçekleşti. Bu
derecede yüksek artış oranla
rı bir yandan elverişli hava
koşullarından, diğer yandan ge
çen yıl uygulanan taban fiyat
ları politikasından ileri gel
di. Demek oluyor ki, 1975'te
ortaya çıkan yüksek GSMH artı
şı esas olarak tarım kesiminde
ki istisnai gelişmenin bir so
nucudur. (Tarım sektörü 1973
yılında ise etkisini olumsuz o
VERGÎ ALINAMIYOR .
Tarımın vergilendirilmesi soru
nu bir yana bırakılsa bile ta
rım dışı kesimde kaçırılan ver
gi miktarının giderek büyük bir
hızla artması kaygı verici bir
olgudur. Tarım dışı sektörler
de gelirin "beyan" dışında da
hesaplanabilmesi nedeniyle yü
rütülen çalışmalar sonucu,
1970'ten bu yana tarım dışı ge
lirlerin her yıl % 60'dan faz
lasının vergiden kaçırıldığı
anlaşılmıştır (1974 de % 65,9).
1975 yılı toplam ithalatı ve
gttnrük vergisi toplamından ya
rarlanarak ithalattan ortalama
% 5 gümrük aldığımız bulunabi
lir. Bu da ne denli dışarıya
açık bir ülke olduğumuzun ka
nıtlarından biridir.
Planlanan miktardan az vergi
toplanabilmssi, örneğin gerçek
leşme oranlarının
1973 de
1974 de
1975 de
% 88.2
% 76
% 77.8
olması da bütçemizin temel bir
sorunudur.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 230
larak duyurmuştu. O yıl tarım
sal üretim % 10 civarında bir
gerileme göstermişti ve bunun
etkisiyle, 1972'de 1 1,1 olan
GSMH artışı 1973'te % 5,5'e
düşmüştü).
Tarım ve sanayide yukarda açık
lanan gelişmeler dolayısıyla
yurtiçi üretimin sektörel bile
şimi de son yıllarda herhangi
bir değişiklik göstermemekte.
Diğer bir deyişle, yurtiçi üre
timde tarım, sanayi ve hizmet
ler kesimlerinin payları aynı
kalmakta. Tarımın payı % 2425,
sanayiin payı X 2324, hizmet
lerin payı da % 5152 olmak ü
zere.
YATIRIMLAR
Sürekli olarak sermaye sınıfla
rının çıkarlarını gözeten ikti
darların önemi.! iddialarından
biri yatırımları hızlandırdık
ları ve bu sayede hızlı bir eko
nomik gelişme sağladıkları biçi
mindedir. Bunu savunurken, "pas
tayı önce büyütelim, sonra daha
adil olarak bölüşürüz" derler.
Bu "sonra" denen zamanın gelme
si de, "adil" denen bölüşümün
gerçekleşmesi de emekçi sınıf
ların güçlerine ve etkilerine
bağlı olarak belirlenir. Pasta
nın büyümesi denen şey de ilk
planda yatırımlara bağlıdır.
tşte 1975'in yatırımlar açısın
dan pek parlak bir yıl olmadı
ğını belirtebiliriz. Gerçi ya
tırımlarda bir artış ortaya
çıkmıştır. Ancak 1975'te orta
ya çıkan yatırım artışı oranı
1974 yılındaki yatırım artışın
dan geride kalmıştır. Ayrıca
toplam kaynaklar (ki GSMH ile
dış açık tutarı toplamından o
luşmaktadır) içinde yatırımla
rın payı düşmektedir. 1973'te
% 18,5 ve 1974'te % 17 olan bu
pay 1975'te X 16,5'e düşmüştür.
Buna karşı tüketimin payı da
söz konusu yıllarda sırasıyla
X 81,5, % 83 ve X 83,5 olmuştur.
Başka bir deyişle, ekonomide
yatırımların payı azalmakta ve
tüketimin payı yükselmektedir.
Aynı gelişme tüketim artışının
yatırım artışından daha hızlı
olması biçiminde de ifade edi
lebilir. Örneğin 1975'te bir
önceki yıla oranla ve cari fi
yatlarla yatırımlar % 25 oranın
da artarken tüketim X 30 oranın
da yükselmiştir.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 230
ENFLASYON
OECD'ye GÖRE
1975 YILINDA ENFLASYON
ARTTI
12
OECD Raporuna göre % 12'ye yak
laşan enflasyonla 1975'te de
birçok ülkenin önündeyiz, özel
kesimde geniş ölçüde stok artı
şı 1976 yılı için de bir paha
lılık göstergesi oluşturmakta
dır. 1974 yılında 1 irilyar 915
irdlyon TL'lık özel stok artışı
gözlenmişken, 1975'te artış 4
milyar TL'sini bulmuştur.
11
10
Bir de Yalçın Küçük'ün "Gizli
zam" adı altında topladığı ye
ni marka ve modellerin imalatı
na geçip bunları daha yüksek
fiyattan piyasaya sürmek yolu
var. özellikle Fiyat Kontrol
Kcmitesi'noe fiyatları denetle
nen mallarda pek çok gizli zam
örneği görülmektedir. 61 ve
51 cam ekranlı televizyonlar a
rasındaki fiyat farkının 150 TL
olması, fiyatı 3900 TL olan 11
ayak buzdolabının piyasadan çe
kilip yerine 4980 TL'sma 11,2
ayak buzdolapları sürülmesinin
arkasındaki gerçek budur. (Ay
dınlığa Doğru, EylülEkim 1975)
Aşağıdaki tablo 1974 ve 1975
yıllarındaki gizli zamların et
kisini göstermesi bakamından
çok ilginçtir. (Y.Küçük, Yeni
Toplum, Sayı 2)
SANAYİDE FİYATLAR
GIDA
SANAYÎÎ
DOKUMA ve
GÎYÎM
KAUÇUK ve
PLASTÎK
METAL ANA
SANAYİt
METAL EŞYA
SANAYÎÎ
1974 Y ı l ı
I I . Dönem
1975 Yılı
I I . Dönem
Artı;
Yüzdesi
20,7
3,9
10,1
24,1
14,7
16,5
47,7
45,0
89,7
147,9
64,9
935,4
981,6
5,0
Oto iç lastiği 36,4
Oto dış "
1142,3
42,1
1135,4
15,7
16,9
2095,7
1089,4
2664,9
1329,1
27,1
22,0
Etler
Süt
Margarin
Sentetik
kumaşlar
El halısı
îngot
Mayi ham
demir
Çamaşır
makinası
Buzdolabı
Televizyon
Otomobil
Otobüs
Kamyon
Traktör
3136,8
3388,6
3713,7
54426,2
502234,8
158061,0
71991,0
.
5,8
3394,4
3674,6
3750,2
59137,8
541404,7
195736,0
81954,0
8,2
8,5
1,1
11,0
8,0
23,9
14,0
65
Kaldı ki, toplam yatırım tutarı
içinde de şöyle bir olumsuz ge
lişme doğmuştur: Toplam yatırım
t u t a r ı , sabit sermaye yatırım
l a r ı i l e stoklardaki a r t ı ş ı
kapsar; ekonominin üretim kapa
sitesini genişletme açısından
tabii birinci grup önemlidir.
İ ş t e , 1975'te toplam yatırım
tutarı içinde stok a r t ı ş l a r ı
önceki yıllara oranla daha yük
sek bir paya sahiptir: 1973'te
toplam yatırım tutarı içinde
stok artışlarının payı % 4,5
iken, bu pay 1974'te % 6,8 ve
1975'te de % 7,6 olmuştur. Bu
na karşılık sabit sermaye yatı
rımlarının payı da gerilemiş
ve sırasıyla % 95,5, % 93,2 ve
% 92,4 olmuştur. Dolayısıyla,
sabit sermaye yatırımlarının
ekonomideki payı azalma göster
miştir. Sabit sermaye yatırım
larının toplam kaynaklara ora
nı 1973'te % 17,7 iken, 1974'te
% 15,8 ve 1975'te % 15,2 olmuş
tur. Bütün bunlar şunu ifade
etmekle: "Pastayı büyütmeye"
yarayacak eğilimler 1975'te
zayıflamış. Teşvik tedbirleri
nin sürekli olarak genişletil
mesine rağmen, yatırımlarda
böyle bir gelişmenin ortaya
çıkması özellikle önem taşımak
tadır.
F İ Y A T L A R ve G E L İ R L E R
MC iktidarının özellikle övün
me konusu yaptığı gelişmeler
den biri fiyatlardaki artış hı
zının 1975'te azalmış olması.
Gerçekten de özellikle toptan
eşya fiyatlarındaki artış dik
kati çekici ölçüde düşük. Ancak
geniş kitleleri esas etkileyen
ve ilgilendiren "tüketici fi
yatları indeksi". Bu indeksteki
gelişmelere bakıldığında, artış
ların oldukça yüksek olduğu ve
hatta çoğu ilde 1974'teki artış
oranlarını aştığı görülüyor.
1975'in Ocak Ekim dönemi ele
alındığında, tüketici fiyatla
rının artış oranı Ankara ve
İstanbul'da % 18, Eskişehir'de
1
% 19, Bursa'da % 20, Adana da
% 22... Sayılan illerden sade
ce Ankara'da Ocak Ekim dönemi
fiyat artışları 1975'te 1974'e
oranla daha düşük olmuş, diğer
illere ait oranlarda ise yük
selme görülüyor.
66
YILLAR
CARİ ÜCRET
1964
1965
1966
1967
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
19,50
21,64
23,28
25,83
28,27
32,13
35,22
39,32
43,88
54,41
68,26
78,61
GERÇEK ÜCRET
YILLIK DEĞİŞME
YÜZDESİ
12,18
12,78
13,17
13,77
14,39
15,60
15,64
14,78
14,05
15,84
16,28
15,88
4,9
3,1
4,6
4,5
8,4
0,3
5,5
5,6
12,7
2,8
2,5
TÜRKİYE'de CARİ ve GERÇEK ÜCRETLER
GEPÇEK
ÜCRETLER A Z A L D I
İstanbul Ticaret Odası tarafından hazırlanan ücretli en
deksi 1975 yılındaki gerçek ücretlerin düştüğünü göster
mektedir. Sanırız gerek ekonomik gerek politik yönden ge
çen yılın en önemli gelişimlerinden biridir. Gerçek üc
retler/ cari ücretlerin (yani resmi kayıtlardaki ücret
lerin) fiyat artışlarıyla düzeltilmiş şeklidir. 12 Mart
döneminden sonra 1975 yılında da gerçek ücretlerin azal
ması, işçi ücretleri yönünden ba iki dönem arasında önem
li bir koşutluk oluşturmaktadır. (Y.Küçük, Yeni Toplum,
Sayı 2)
Düşük gelirli grupların tüketi
minde önemli bir paya sahip o
lan gıda maddelerinin fiyatla
rına bakıldığında durum daha da
olumsuz. 1975'in Ocak Ekim dö
neminde gıda fiyatları İzmir'de
% 22, İstanbul'da % 26, Adana
ve Eskişehir'de % 28, Ankara'da
% 29, Bursa'da % 34 artış gös
terdi. 1974'ün aynı dönemine
ait oranlara bakıldığında sa
dece Adana için bir azalma söz
konusu, diğer illerde ise 1975'
te bir fazlalaşma var.
Aslında tek başına fiyatlardaki
gelişmeyi ele almak yetersiz.
Fiyatlardaki artışla gelirler
deki artışı bir arada ele alıp
gerçek gelirlerdeki gelişmeye
bakmak gerekiyor. Bilindiği gi
bi 12 Mart'tan sonra 1971 ve
1972'de reel ücretler gerileme
göstermişti. 1975 yılının bu
konudaki verileri şu anda sa
dece Ocak Eylül dönemini kap
sıyor ve işçi ücretlerinde sağ
lanan artışın % 16 olduğunu
gösteriyor. Yukarda sayılan ra
kamların ifade ettiği gibi bir
çok büyük ilde tüketici fiyat
larının artış oranı % 16'nın
oldukça üzerinde. Dolayısıyla
yıl sonu verileri yayınlandı
ğında, birçok ilde gerçek üc
retlerin 1975'te gerilemiş ol
duğunun ortaya çıkması muhte
meldir.
MC hükümeti kamu kesiminde ma
aşlı olarak çalışanlara da ken
dini hissettirmekten geri kal
madı. 1976 bütçesinde maaş kat
sayısının yine 9 olarak muhafa
za edilmesi, 800 bin civarında
ki memurun ve ailelerinin reel
olarak fakirleşmesi anlamını
taşıyor. Memurların daha çok
toplanmış olduğu büyük illerde
tüketici fiyatları artış oran
larının yukarda belirtildiği
gibi X 20 civarında oluşu duru
munun ciddiyetini ortaya koyu
yor.
ELEKTRİK MÜHENDtSLÎĞt 230
TÜRKİYE'DE 19711975 YILLARINDA
HER YILIN İLK 10 AYINDAKİ
BRÜT ENERJİ ÜRETİMİ
10 kWh
12 000
10 000 ııııııııı
| Termi
5 000 •
1 1 1 11 1 i I
Memurlar için katsayı konusu
dışında da önemli bir yıl oldu
1975. Memur kitlesi MEYAK konu
sunda harekete geçti ve adeta
gaspedilen kesintileri geri is
tedi. Maliye Bakanı bile MEYAK
kesintilerinin 3,5 milyara ya
kın olduğunu ve bunların memur
kitlesiyle ilişkisiz alanlarda
kullanıldığını açıkladı. Memur
kitlesinin tepkisi üzerine şim
di minareye kılıf aranıyor.
Yıllarca memur kitlesinin mil
yarlarını en pervasız biçimde
egemen sınıfların yararına
kullananlar, şimdi bu işi bi
raz daha dolambaçlı yollarla
ve herhalde biraz daha ölçülü
olarak yürütecekler. MEYAK ta
sarısı yasalaşsa bile getirece
ği bu. Bu vesileyle şu gerçek
yinelendi: Kapitalist ekonomi
lerde sosyal güvenlik kurumla
rı mensuplarına bir ölçüye ka
dar yarar sağlasalar bile, esas
fonksiyonları düzenin gelişme
sine katkıda bulunmaktır. Tür
kiye'deki sosyal güvenlik ku
rumlarının ellerindeki fonla
rın kullanılış biçimleri yakın
dan incelendiğinde bu husus
daha açık olarak görülür.
£
T3
T:
İSTİHDAM
Gerçek gelirler dışında istih
dam konusundaki gelişmeler de
olumsuz 1975 için. Toplam işgü
cü arzının (tarım için en faal
mevsimde) % 14,2'si istihdam e
dilenedi 1975'te. Halbuki aynı
oran 1973'te % 10,7 ve 1974'te
% 11,7 idi. Üçüncü Beş Yıllık
Plana göre 1977 yılında toplam
işgücü fazlasının 1,8 milyona
ulaşması ve işgücü arzının
1 11'ini oluşturması bekleni
yordu. Eylül 1975 verilerine
göre ise işgücü fazlası 2,2
milyon ve toplam işgücü arzının
% 14'ünü oluşturmakta. Demek ki
işsizlik konusunda da "plan he
defleri" aşılıyor !
1 1 i l 1 1 1 1 1 1 1 1 il
T
2 000 1971
1972
1974
1975
|İŞSİZLİK ARTIYOR
1973
Toplam işsiz
sayısı
Toplam işsizlik
oranı
DIŞ TİCARET
Tarımdışı kesim
1975'in en ciddi ekonomik ge
lişmesi dış ticaret alanında
ortaya ç ı k t ı . Bu satırların ya
zıldığı anda kesinleşmiş dış
ticaret rakamları Ocak Ekim
dönemini kapsıyor. Bu dönem i
tibarıyla yapılan bir karşılaş
tırma ithalatın 1975'te 1974'
deki işsiz sayısı
Tarım dışı kesim
deki işsizlerin
tarım dışı çalı
şanlara oranı
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 230
1973
8 6 2 Q 0 0
, .. .
'
û 6 2 Q 0 0
_ . ,
'
1974
1975
1 961 000
2 066 000
X 12 6
1 211 000
% 22, 1
% 12 fi
1 356 000
% 23 3
67
teki düzeyi % 37 oranında aş
tığını gösteriyor. İhracat için
ise aynı dönem itibarıyla
% 12'lik bir gerileme söz konu
su. Bu gelişmeler sonucunda ih
racat gelirleri ithalat gider
lerinin % 30'dan daha az bir
bölümünü karşılamakta. Dış ti
caret açığı ise geçen yılın
aynı dönemine oranla % 75 gibi
şiddetli bir artış gösterdi.
1975 yılının tümü için 2 mil
yar dolar olarak programlanmış
olan ihracatın ancak 1,4 mil
yara ulaşacağı ve buna karşı
lık 4 milyar dolar olarak prog
ramlanmış olan ithalatın 4,7
milyarı bulacağı, dolayısıyla
2 milyar dolar olarak program
lanmış olan dış ticaret açığı
nın da 3,3 milyar dolar olarak
kesinleşeceği bekleniyor.
SANAYİ ÜRÜNÜ ÎHRAC
EDEMİYORUZ
İhracatımızın sektörlere göre
dağılımı incelendiğinde hâlâ
4 geleneksel tarım ürününüzün
(tütün, pamuk, fındık, kuru
üzüm) en büyük yeri tuttuğu,
sanayi olarak da ancak geliş
miş ülkelerin azgelişmişlere
devrettiği "ikinci sınıf" sa
nayi alanlarında ihracat yapar
bildiğimiz gözlenmektedir.
İHRACATIMIZIN BtlfSFNl
milyar dolar
Dış ticaret açısından AET ile
ilişkiler de dikkati çekiyor.
1975'te AET'nin Türkiye'nin it
halatı içindeki payı yükselme
gösterirken, Türkiye'nin ih
racatı içindeki payı ise geri
ledi.' 1976 yılı TürkiyeAET i
lişkileri açısından yeni sıkın
tılar getirmeye aday.
Son yıllarda dış ticaret açığı
nın olumsuz etkilerini gideren
işçi dövizlerinde de bu yıl
düşme olması ödemeler dengesi
sorununun ciddiyetini artırdı.
1975'in OcakEkim döneminde
yurda giren işçi dövizi 1,1
milyar oldu. Halbuki geçen yı
lın aynı döneminde işçi dövizi
girişi 1,2 milyar dolardı. Bu
gelişine sonucunda 1975 yılı i
çin umulan 1,6 milyarlık işçi
dövizi girişinin gerçekleşmi
yeceği kesinleşti.
5 DIŞ TİCARET ve 1ŞC1 DÖVİZİ
4 3
2
Yukarda belirtilen olumsuz et
kilerin giderilmesi için esas
olarak üç kaynağa başvuruldu:
Bir yandan döviz rezervleri
kullanıldı, diğer yandan (900
milyon dolar civarında olan)
dövize çevrilebilir mevduat
hesaplarından yararlanıldı,
nihayet Uluslararası Para Fo
nundan 300 milyon dolara ya
kın kredi alındı. Bütün bun
lar, kendi imkanlarını aşan
kişi ya da ekonomilerin başvur
dukları yollar: hazır stokları
eritmek ve dıştan borçlanma.
Yani biraz geçmişten, biraz
da gelecekten yararlanma.
x
K
1970
1971
1972
1973
1974
1975
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 23Ö
68
asır
Dış ödemeler dengesindeki o
lumsuz gelişmeler kaçınılmaz
olarak devalüasyon söylentile
rini yaygınlaştirdi. Bu yaygın
laştırma da ithalatı ve stokla
rı artırıcı bir etkide bulunu
yor. Ancak % 4050 gibi yüksek
oranlı bir devalüasyon beklen
memeli. 1970'den beri yapıldı
ğı gibi "küçük oranlı ayarla
malar" yapılması ise gündem
dedir. Yüksek oranlı bir deva
lüasyonun olumsuz etkisinin
olumlu etkisini aşması çok
muhtemel. Burada özellikle ö
nemli olan Türkiye'nin ithala
tının Z 90'dan fazlasını yatı
rım malları ile hammaddelerin
meydana getirmesi. Bu ithalat
ta bir pahalılarıma toplam it
halat giderini düsürmez ve it
halat eğilimini hafifletmez,
sadece ithal edilen malların
girdiği diğer ürünlerin fiyat
larını yükseltir. Bu fiyat
yükselişlerinin etkisi yayıl
dıkça, para ayarlamasının dö
viz girişlerinde sağladığı ya
rarlar da bir dönem sonra aşı
nır ve yeniden aynı çıkmaza
girilir.
100 kişiye düşen
telefon sayısı
ÜLKELERE GÖRE TELEFON YOĞUNLUĞU
VE OTOMATİKLEŞME
Otomatik
telefon yüzdesi
Î
1 00
40
90
20
m90
Yukarda Türkiye ekonomisinin
1975 yılında gösterdiği önem
li gelişmelere kısaca değinil
di. Özetleyecek olursak: a) E
konomi tarıma bağlılığını ko
ruyor, sanayide umulan geliş
me sağlanamıyor, b) Tüm teşvik
tedbirlerine rağmen yatırımla
rın ekonomideki payı düşme gös
teriyor, c) Düşük gelir grupla
rı reel fakirleşme içinde, d)
tşsizlik artıyor, e) Dış tica
ret tam bir çıkmaz ve dış borç
lanma artıyor.
a
<
iI
Bu yazıda kullanılan veriler
için "ANKA Yıllık Ekonomik
Rapor'dan yararlanıldı.
1971
1975
ELEKTRIKELEKTRONİK SANAYİLERİME 0RET1M KARŞILAŞTIRMASI
1974 y ı l ı
KLEET1İK
adat
B l a k t r i k sapOrt*Bİ
26 033
40 484
Çaaafar M k i n a a ı (av t i p i )
85 165
Buadolabı ( « T t i p i )
3 349
Buzdolabı (aanayi t i p i )
63
AaansBr
E l e k t r i k Motorları (IBG* d*n küçük)
25 291
Elaktrİk Motorları (1 MS' dan büyük)
27 101
187 636
TranaforaatSr {5 KVA'dan küçOt
1 610
TranıfacaatBr (S KVA'dan büyOt)
S3 875 633
.PilLar v« bataryalar
85 912
AkdaulatBr
40 092 249
E l e k t r i k kablosu
8 219 028
Elaktrİk a a p u l l a r i
1979 y ı l ı
1974
maanHarırHUBİran
dBnni
lir»
fiyatı
adat
dağar (TL)
36
126
281
16
8
11
40
7
62
70
44
212
27
022
989
811
668
018
106
240
692
774
377
359
376
338
450
177
02S
047
635
915
487
018
3S8
790
047
736
26S
344
3
14
38
885
107
475
55?
163
260
477
194
KiaaaMayıtKasİrsn
410OMİ
1
3
3
4
127
362,72
136,77
309, 977,02
279,92
439 ,16
1 484,83
40,99
38 992 ,77
1,31
516,33
5,30
3,13
27
42
120
3
51
21
248
1
53 026
105
52 203
6 896
730
»88
405
258
48
682
116
000
988
724
106
928
40S
197!
Biri
fiya
Hyat
artış,
yUsdeıi
dağar (TL)
40
145
442
16
6
17
73
13
104
96
50
2»
30
001
918
434
5.86
752
157
391
084
662
775
635
660
031
256
579
425
495
360
203
710
743
5S1
806
433
412
183
1
3
3
S
140
442 53
4
394 ,40
674 55
11
091 ,01
2
674 ,17
11
812 • 52 85
3.475 , 6 4 134
52 ,76
29
52 647 ,16
35
,83
40
481 ,76
7
,53
4
,35
31
a
ELKKtKOllti:
Telavizyon a l ı c ı n
Pikap
Radyo (caryanlı)
Kadyo ( p i l l i )
92
5
16
56
86B
147
241
423
3 713,71
603,69
891,29
683,29
155 551
—
1 416
34 492
563 326 300
—
2 079 981
43 620 004
3 750 ,04
—
1 468 ,91
1 264 ,64
1
63
85
(Kenan Atalay, Birikim, S.11)
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 230
69
Download