1 türkiye cumhuriyeti çukurova üniversitesi sosyal

advertisement
1
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
EKONOMETRİ ANABİLİM DALI
TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTEREN TİCARİ BANKALARIN FİNANSAL
RİSKLERİNİN YAPAY SİNİR AĞLARI YAKLAŞIMI İLE BELİRLENMESİ
Nuri KIRAÇ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
ADANA / 2011
2
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
EKONOMETRİ ANABİLİM DALI
TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTEREN TİCARİ BANKALARIN FİNANSAL
RİSKLERİNİN YAPAY SİNİR AĞLARI YAKLAŞIMI İLE BELİRLENMESİ
Nuri KIRAÇ
Danışman: Doç. Dr. Süleyman Bilgin KILIÇ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
ADANA / 2011
3
Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğüne;
Bu çalışma, jürimiz tarafından Ekonometri Anabilim Dalında YÜKSEK LİSANS
TEZİ olarak kabul edilmiştir.
Başkan: Doç. Dr. Süleyman Bilgin KILIÇ
(Danışman)
Üye : Doç. Dr. Fatih CİN
Üye : Yrd. Doç. Dr. Ersin KIRAL
ONAY
Yukarıdaki imzaların, adı geçen öğretim elemanlarına ait olduklarını onaylarım.
…..../…..../2011
Prof. Dr. Azmi YALÇIN
Enstitü Müdürü
Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil
ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu’ndaki hükümlere tabidir.
iii
ÖZET
TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTEREN TİCARİ BANKALARIN FİNANSAL
RİSKLERİNİN YAPAY SİNİR AĞLARI YAKLAŞIMI İLE BELİRLENMESİ
Nuri KIRAÇ
Yüksek Lisans Tezi, Ekonometri Anabilim Dalı
Danışman: Doç. Dr. Süleyman Bilgin KILIÇ
Haziran 2011, 41 Sayfa
Mali başarısızlık bir ülkenin ekonomisine doğrudan etki eden önemli bir
faktördür. Firma sahipleri, çalışanları, müşteri ve kamu kurum ve kuruluşları firmanın
mali başarısızlığa uğramasından önemli derecede etkilenmektedirler.
Bu çalışmada bankacılık sektöründe yaşanan mali başarısızlıklar üzerinde
durulmuştur. Bankacılık sektöründe yaşanan mali başarısızlıklar ülke ekonomilerine
önemli derecede maliyetler getirmektedir. Bu nedenle bankacılık sektöründe olası mali
başarısızlıkları engelleyebilecek erken uyarı sistemleri geliştirmek önemli bir hal
almıştır.
Bu
çalışmada,
1996-2000
dönemindeki
finansal
değişkenler(rasyolar)
kullanılarak, bankaların 2002-2009 dönemindeki finansal durumları hakkında tahmin de
bulunulmuştur.
Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, mali başarısızlığın/iflasın
tanımlarına ve nedenlerine yer verilmiştir. Daha sonra, bu başarısızlıkların ülke
ekonomisine etkisine ve erken uyarı sisteminin önemine değinilmiştir. Son olarak ise
literatür özetine yer verilmiştir.
İkinci bölümde, çalışma da kullanılacak olan modelin tanımına, tarihsel
gelişimine, yapısına ve işleyişine yer verilmiştir.
Son bölümde ise, uygulama da tahmin edilen modele ve bunun üzerine yapılan
yorumlara yer verilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Bankacılık sektörü, Mali başarısızlık, Yapay sinir ağı.
iv
ABSTRACT
DETERMINATION OF FINANCIAL RISK OF THE COMMERCIAL BANKS
WHICH OPERATE IN TURKEY WITH THE APPROACH OF ARTIFICIAL
NEURAL NETWORK
Nuri KIRAÇ
Master Thesis, Department of Econometrics
Supervisor: Doç. Dr. Süleyman Bilgin KILIÇ
June 2011, 41 Pages
Financial failure is an important factor which directly affects a country’s
economy. Company owners, employees, customers and public institutions significantly
affected by the financial failure of the company.
This study focused on the financial failure in the banking sector. Financial
failures in the banking sector seriously harm to the national economies. For this reason,
it is important to develop early warning systems that could prevent potential financial
failures in the banking sector.
In this study the financial variables (ratio) during the period 1996-2000 is used
for estimating the financial conditions of banks in the period 2002-2009.
The study consists of three parts. In the first part, the financial failure/definitions
and causes of bankruptcy are presented. Then the effect of these failures to the national
economy and the importance of early warning system have been mentioned. Finally the
summary of the literature are presented.
In the second part, the definition, historical development, structure and
functioning of the model which will be used in the study are presented.
In the last section, the estimated model in the application and comments that is
made on it are presented.
Keywords : Banking sector, Financial failure, Artificial neural network.
v
ÖNSÖZ
Bu tez çalışmasında beni yönlendiren, her türlü eksikliklerimi tamamlayan ve
araştırmalarımda bana her zaman yol gösteren Danışman Hocam Doç. Dr. Süleyman
Bilgin KILIÇ’a ve eğitim hayatım boyunca maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen
aileme sonsuz teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım.
İÇİNDEKİLER
vi
Sayfa
ÖZET ................................................................................................................................i
ABSTRACT ....................................................................................................................ii
ÖNSÖZ ...........................................................................................................................iii
KISALTMALAR LİSTESİ ..………………………………………………………..vi
TABLOLAR LİSTESİ ……………………...………………………………………vii
ŞEKİLLER LİSTESİ …..………………………………………………………….viii
BÖLÜM I
GİRİŞ
1
BÖLÜM II
TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNDE YAŞANAN MALİ
BAŞARISIZLIKLARIN SONUÇLARI VE ERKEN UYARI SİSTEMİNİN
ÖNEMİ
2.1. Mali Başarısızlık ve İflas Tanımları ...…………………………………………….3
2.2. Türk Bankacılık Sektöründe Yaşanan Mali Başarısızlıklar …...…………….........4
2.3. Türk Bankacılık Sektöründe Yaşanan Mali Başarısızlığın Nedenleri .………........6
2.4. Mali Başarısızlık ve İflas Maliyetleri, Erken Uyarı Sistemlerinin Uygulama
Dönük Önem ve Yararları ………………………………………………...………..9
2.5. Literatür Özeti
..………………………………………………………...….….....10
2.5.1.Uluslararası Çalışmalar
….………………………………………......…….10
2.5.2.Türkiye’deki Çalışmalar .…………………………………………...……...11
BÖLÜM III
YAPAY SİNİR AĞLARI(YSA)
3.1. YSA’nın Tanımı ve Tarihsel Gelişimi …………………………………………...15
3.2. Yapay Sinir Ağları’nın Yapısı ve İşleyişi ................................................................17
3.2.1. Biyolojik Sinir Ağının Modeli .....................................................................17
3.2.2. Yapay Sinir Hücresi(Proses Elemanı) …......................................................18
3.2.3. Yapay Sinir Ağı’nın Mimarisi .....................................................................19
vii
3.2.4. Yapay Sinir Ağı Modeli’nin Oluşturulması …............................................20
3.2.5. Modelin Eğitilmesi ......................................................................................21
3.2.5.1. İleri Besleme …...............................................................................21
3.2.5.2. Geri Yayılım ...................................................................................21
3.2.5.3. Yakınsama Kriteri ...........................................................................22
3.3.Niçin Yapay Sinir Ağı? ……………………………………....…………………..23
BÖLÜM IV
UYGULAMA
4.1. Veri, Örnek ve Değişken Seçimi …..…………………………………………….25
4.2. Yapay Sinir Ağı Model Tahmin ...……….………………………………………..28
BÖLÜM V
SONUÇ
35
KAYNAKÇA ………………………………………………………...……………...36
ÖZGEÇMİŞ …………………………………..……………………………………..41
viii
KISALTMALAR LİSTESİ
BDDK: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
TMSF: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
YSA: Yapay Sinir Ağı
ANOVA: Tek Değişkenli Varyans Analizi
MB: Merkez Bankası
GSYİH: Gayrisafi Yurtiçi Hasıla
T.C.: Türkiye Cumhuriyeti
ADALINE: Adaptif Lineer Nöron (Adaptive Linear Neuron)
MADALINE: Çoklu Adaptif Lineer Nöron (Multiple Adaline)
ix
TABLOLAR LİSTESİ
Sayfa
Tablo 2.1: Dünya’da Mali Sistemi Yeniden Yapılandırma Maliyetleri ...……………10
Tablo 4.1: Rasyolar ………………………………………………………………......26
Tablo 4.2: Grup Ortalamalarının Eşitlik Testi ……………………………………….27
Tablo 4.3: Düğümler Arasındaki Bağlantı Ağırlıkları ……………………………….30
Tablo 4.4: 1996-2000 Arası Banka Başarısızlık Olasılıkları ..……………………….31
Tablo 4.5: 2002-2009 Arası Banka Başarısızlık Olasılıkları ………………………...32
Tablo 4.6: Sınıflandırma Başarısı ……………………………...…………………….34
x
ŞEKİLLER LİSTESİ
Sayfa
Şekil 3.1: Biyolojik Nöronun Genel Yapısı ………………………………………….17
Şekil 3.2: Proses Elemanı …………………………………………………………….18
Şekil 3.3: Transfer Fonksiyonları …………………………………………………….18
Şekil 3.4: Yapay Sinir Ağı Modeli …………………………………………………...19
Şekil 3.5: Gizli Katman Sayısına Göre Yapay Sinir Ağı Modelleri ………...…….....20
Şekil 3.6: Oluşturulan Yapay Sinir Ağı Modeli ……………………………………...21
Şekil 3.7: Yakınsama Kriteri …………………………………………………………23
Şekil 4.1: Yapay Sinir Ağının Mimari Yapısı ………………………………………..29
Şekil 4.2: Yıllara Göre Ortalama İflas Olasılıkları …………………………………..34
BÖLÜM I
GİRİŞ
Genel anlamda finansal sıkıntı, mali başarısızlık ya da iflas, toplumun birçok
kesimini ilgilendiren oldukça önemli bir olaydır. Ekonomik sistem içinde mali
başarısızlığa uğramış firmaların sayısının artması, genel anlamda bir ekonomik krizin ve
istikrarsızlığın göstergesi olarak nitelendirilebilir.
Bu çalışmanın ilgi noktasını bankacılık sektöründe yaşanan mali başarısızlıklar
oluşturmaktadır. Dünya’da, 1980’li yılların başından itibaren bankacılık sektöründe
yaşanan mali başarısızlık olaylarının arttığı görülmektedir. Bu mali başarısızlıkların,
gelişmekte olan ülke ekonomilerine getirdiği maliyetler ve çöküntü gelişmiş ülkelere
oranla çok daha fazla olmuştur. Gelişmekte olan ülkelerde yaşanan mali başarısızlık
olayları sonucu gerçekleştirilen mali sistemi yeniden yapılandırma uygulamaları, ülke
ekonomilerine oldukça önemli maliyetler getirmiştir. Bu maliyetler sonuçta kamuya
yansımış, dolayısı ile bankacılık sektörü esas işlevi olan mali aracılık fonksiyonunu
etkin bir biçimde yerine getirerek ülke ekonomisine ve büyümeye katkıda bulunması
gerekirken, aksine ekonomik daralmaya ve üretim kaybına neden olmuştur.
Türkiye’de de diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, mali sistemi yeniden
yapılandırma maliyetleri oldukça yüksek düzeydedir. Türk bankacılık sisteminde mali
sistemi yeniden yapılandırma maliyetleri 2000-2001 kriz dönemi itibarı ile GSYİH’ya
oranlandığında, yaklaşık olarak %19,3’üdür.
Bu nedenle, özellikle Türkiye’de, finansal sistemin en önemli unsuru olan
bankaların düzenli olarak denetlenmesi, mali başarısızlığın önceden tahminine yönelik
analitik, nesnel ve etkin erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, başarısızlıktan önce
gerekli önlemlerin alınması hayati önem taşımaktadır. Erken uyarı sistemlerinin
geliştirilmesi ve uygulanması, özellikle mali başarısızlığı önlemek konumunda olan
yöneticilere ve yetkililere oldukça önemli bilgiler sağlayacaktır. Bu çalışmada da
bankaların gerek yerinde denetimi ve gerekse uzaktan denetiminde, etkin bir araç olarak
kullanılabilecek analitik tekniklere dayalı erken uyarı sistemleri tahmin edilmiştir.
Bu nedenle, özellikle Türkiye’de, finansal sistemin en önemli unsuru olan
bankaların düzenli olarak denetlenmesi, mali başarısızlığın önceden tahminine yönelik
erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, başarısızlıktan önce gerekli önlemlerin alınması
hayati önem taşımaktadır. Bu çalışmada da bankaların gerek yerinde denetimi ve
2
gerekse uzaktan denetiminde, etkin bir araç olarak kullanılabilecek analitik tekniklere
dayalı erken uyarı sistemleri tahmin edilmiştir.
Çalışmada, Türk bankacılık sektörünün kendine özgü yapısından kaynaklanan
temel finansal karakteristikler belirlenmiş ve bunlara ait skorlara dayanılarak erken
uyarı modelleri tahmin edilmiştir.
Bu çalışmanın başlangıcında Türk bankacılık sektöründe yaşanan mali
başarısızlıkların nedenlerine ve erken uyarı sistemlerinin gerekliliğine değinilmektedir.
Daha sonra çalışmada kullanılacak olan model hakkında temel bilgilere yer verilmiştir.
Son olarak ise model tahmin edilerek bunun üzerine yorumlar yapılmış ve bankacılık
sektöründe yaşanan başarısızlıkların nedenleri üzerinde tahminde bulunulmuştur.
3
BÖLÜM II
TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNDE YAŞANAN MALİ
BAŞARISIZLIKLARIN SONUÇLARI VE ERKEN UYARI SİSTEMİNİN
ÖNEMİ
Bu bölümde ilk olarak iflas ya da mali başarısızlık gibi genel ifadelerin tanımına
yer verilmektedir. Daha sonra, Türk bankacılık sektöründe yaşanan mali başarısızlıklara
yer verilmiştir. Son olarak mali başarısızlığın nedenlerine, ülke ekonomisine etkisinin
ne olduğuna ve erken uyarı sisteminin önemine değinilmektedir.
2.1. Mali Başarısızlık ve İflas Tanımları
Ekonomik anlamda bir firmanın finansal sıkıntı, mali başarısızlık ya da kriz ile
karşı karşıya kalması o firmanın bu noktaya gelene kadar ki bir sürecinin sonucudur. Bu
konuda yapılan çalışmalar nesnel kriterler içermektedir. Bu çalışmaların birçoğunda
kriter olarak iflas alınmıştır. Bu bağlamda, kriz içinde bulunan/bulunmayan ya da iflas
etmiş/etmemiş kategorileri arasında birebir karşılığın olması gerekmemektedir
(Foster,1986).
Başarısızlık kavramının farklı dereceleri bulunmaktadır. Örneğin, eğer bir
işletme cari borçlarını ödeyemiyor ise teknik açıdan nakit sıkıntısı içerisinde olduğu
kabul edilir. Bu duruma göre işletmelerin vadesi gelmiş yükümlülüklerini yerine
getirememesi
durumu,
işletmenin
teknik
likiditesini
kaybetmesi
olarak
tanımlanmaktadır (Gönenli, 1994, s. 647 ).
Benzer olarak Dağlı (1984), bir işletmenin toplam varlıkları toplam borçlarından
fazla bile olsa, eğer vadeleri geldiğinde cari yükümlülüklerini yerine getiremiyor ise bu
işletmenin teknik olarak başarısızlığa uğradığı kabul edilir ve ortaya çıkan sorun da
nakit sıkıntısı olarak kendini gösterir demiştir.
Literatürde genel olarak, finansal sıkıntı içerisindeki firmalara mali başarısızlığın
yasal sonucu olarak adlandırılan iflas terimi kullanılmıştır.
İflas, alacaklılara borçlarının ödenmemesi, tahvil faizlerinin ve anaparasının
ödenmemesi, karşılıksız çek yazılması, firmaya kayyum atanması veya işletmenin üç yıl
üst üste zarar etmesi şeklinde tanımlanmıştır (Aktaş, 1997, s.6).
4
Mali başarısızlığın en son evresi olan iflas, Türk Ticaret Kanunu ve İcra İflas
Kanunu’na göre bir şirketin borçlarını ödeyemeyecek duruma düşmesi olarak
tanımlanmıştır. Aynı zaman da bu maddelerde muhasebe kayıtlarında aktif ve borçlar
arasındaki
farkın,
şirketin
borçlarını
ödeyemeyeceği
anlamına
gelmeyeceği
belirtilmiştir.
Bu çalışmanın ilgi noktasını, Türk bankacılık sektöründe yaşanan mali
başarısızlıklar oluşturmaktadır. Bilindiği gibi, 1990’lı yıllarda bankacılık sektörünün
düzenlenmesi ve denetlenmesinde parçalı bir yapı bulunmaktaydı. Hazine Müsteşarlığı
Bankacılık Kanununun uygulanmasından, bankacılığa ilişkin ikincil düzenlemelerin
hazırlanmasına, yerinde denetimlerin gerçekleştirilmesinden bankalara yönelik idari ve
cezai yaptırımların uygulanmasına kadar sorumlu iken, Merkez Bankası da bankaların
uzaktan gözetiminden ve tasarruf mevduatını sigorta eden Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu’nun (TMSF) idare ve temsilinden sorumluydu.
1999 yılında bankacılık sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesindeki bu
parçalı yapının ortadan kaldırılmasına ve sektöre ilişkin tek bir bağımsız denetleyici ve
düzenleyici kurumun kurulmasına karar verilmiştir. Buradaki temel amaç, düzenleme ve
denetimin etkinliğinin artırılması ve bağımsız bir karar alma mekanizmasının
oluşturulmasıdır. Bu gelişmelerin sonucu olarak, 4389 sayılı Bankacılık Kanunu ile
Haziran 1999’da Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK)
kurulmasına karar verilmiş ve kurum Ağustos 2000’de faaliyete geçmiştir. Bu şekilde
yapılan düzenlemeler ile bir banka BDDK tarafından yeniden yapılandırma
uygulamaları çerçevesinde TMSF’na devredilmiş ise söz konusu banka mali
başarısızlığa uğramış olarak kabul edilmiştir (www.bddk.org.tr).
Bir
sonraki
bölümde,
Türk
bankacılık
sektöründe
yaşanan
mali
başarısızlıklardan söz edilmektedir.
2.2. Türk Bankacılık Sektöründe Yaşanan Mali Başarısızlıklar
Türk ekonomisi 1950’li yılların sonlarına doğru bir durgunluk dönemine
girmiştir. Bunun üzerine 1958 yılında istikrar programı yayınlanmış ve bu programın
bankacılık kesimi üzerindeki etkisi 1960’lı yılların hemen başında görülmüştür. 1960’lı
yıllar, çok sayıda bankanın faaliyetlerine son verdiği, tasfiyeye girdiği dönem olmuştur.
Ekonomideki bunalım ve durgunluk bankacılık sektörüne de yansımıştır (Akgüç, 1989,
s.51).
5
Kısa sürede çok sayıda bankanın faaliyetini durdurması üzerine 06.12.1960 gün
ve 153 sayılı yasa ile tasarruf sahiplerinin haklarını güvence altına almak için bir
Bankalar Tasfiye Fonu oluşturulmuştur. Bu fonun amacı Maliye Bakanlığı’nca
haklarında tedrici tasfiye kararı verilen bankaların kesin ve nihai açıklarını
karşılamaktır.
1960-1968 dönemine kadar Bankaların Fon’a yatırdıkları tutar ile Fon’dan
yapılan ödemeler arasındaki tutar MB tarafından karşılanmıştır. Merkez Bankası’nın bu
amaçla açtığı avansların sürekli artış göstermesi üzerine 1979 yılında 28 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname ile Bankalar Tasfiye Fon’unun statüsünde köklü değişiklikler
yapılmış ve bir nevi tasarruf mevduatı sigorta fonu oluşturulmuştur ( Kılıç, 2003, s.7).
1982-1983 yılları arasında faiz oranları ile ilgili olarak rekabet içine giren
bankalar önemli bunalım yaşamışlardır. Bunun sonucu olarak Hisarbank, İstanbul
Bankası, Ortadoğu İktisat Bankası zorunlu olarak Ziraat Bankası’na devredilmiştir.
Ayrıca söz konusu bankaların her türlü yükümlülüklerinden kaynaklanacak borçların
Ziraat Bankası güvencesi altında olduğu belirtilmiştir. Ancak Ziraat Bankası’nın
yapacağı bu ödemeleri TMSF tarafından karşılanması gerekirken TMSF bu konuda
ödeme yapmamıştır ve sonuç olarak bu ödemeler hazine tarafından karşılanmıştır.
Türkiye’de 1997-2002 yılları arasında çok sayıda banka TMSF bünyesine
devredilmiştir. Ege Bank, Yurtbank, Yaşarbank, Bank Kapital, ve Ulusal Bank
Sümerbank bünyesine, İnterbank ve Esbank Etibank bünyesine, EGS Bank
Bayındırbank bünyesine alınmıştır. Ayrıca fon bünyesindeki dört banka (Bank Ekpress,
Sümerbank(birleşik), Demirbank ve Sitebank) ise yerli ve yabancı yatırımcılara satış
işlemi gerçekleştirilmiştir.
Toprak Bank, 30.09.2002 tarihinde Bayındırbank ile birleştirilmiştir. Daha sonra
Bayındırbank 07.12.2005 tarihinde TMSF’nun almış olduğu karar ile Birleşik Fon
Bankası olarak değişikliğe uğramıştır.
Türkiye İmar Bankası, Bankacılık Kanunu’nun 14.maddesinin 3.fıkrası
gereğince, istenen tedbirlerin kısmen ya da tamamen alınmadığı ve yükümlülüklerin
vadesinde yerine getirilmemesi sebebiyle 3 Temmuz 2003 tarihinde BDDK tarafından
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilerek etkinliğine son verildi.
Pamukbank ise bankanın rehabilitasyon faaliyetlerine tabi tutulması ve sisteme
geri kazandırılması çalışmaları kapsamında, Pamukbank’ın satış süreci başlatılmış ve
bankanın tüm aktif ve pasifleri ile bilanço dışı yükümlülüklerinin Halk Bankası’na
6
devrini öngören 5230 Sayılı Kanun 31.07.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bankanın
Halk Bankası’na fiili devri ise 12.11.2004 gerçekleştirilmiştir.
Bir sonraki bölümde Türk bankacılık sektöründe yaşanan mali başarısızlıkların
nedenleri üzerinde durulmaktadır.
2.3. Türk Bankacılık Sektöründe Yaşanan Mali Başarısızlığın Nedenleri
Banka sektöründeki mali başarısızlıkların birçok nedeni vardır. Bu nedenlerin
bir kısmı bankacılık sektörünün yapısından kaynaklanırken bir kısmı da asıl neden olan
ekonomideki temel göstergelerin istikrarsızlık göstermesinden kaynaklanmaktadır.
Bankacılık sektöründeki mali başarısızlık nedenlerini Coşkun(2003) makroekonomik ve
mikroekonomik nedenler olmak üzere ikiye ayırarak şu şekilde özetlemiştir;
Makroekonomik Nedenler
Bankacılık sektöründe yaşanan sorunların temel nedeninin makroekonomik
istikrarsızlıklar olduğu düşünülmektedir. Varlık fiyatlarının özellikle gayrimenkul
fiyatlarının altüst olması, faiz oranlarındaki önemli artışlar ya da döviz kurundaki düşüş
veya süregelen durgunluk bankacılık sektörünü de etkilemektedir. Aslında belirtilen
olumsuzluklar birbiri ile ilişkilidir. Bunlara ek olarak geçiş ekonomilerinde nisbi
fiyatlardaki sert kaymalar veya sübvansiyonların kaldırılması bankacılık sektörünün
etkisinin fazla olduğu sektörlerde daha fazla hissedilecektir.
İçsel makro iktisadi bozukluklar ekonominin genişleme dönemlerinde de
görülebilir. Bankalar bu dönemlerde iyimser havanında etkisi ile yeni projelere kaynak
sağlar. Borçlanma sürecinde gayrimenkul sahiplerinin varlıklarının fiyatını yükseltince
tüketimin refah etkisi ile birçok iktisadi faaliyetin karlılığı artar. Burada belirtilmesi
gereken nokta, bankacılık sektöründe artan borçlanma ile fiyatların olması gerekenden
daha fazla artması sonucu ekonomideki dalgalanmaların artmasıdır (Latter, 1997).
Finansal sistem içerisindeki bankaların makroiktisadi şoklardan etkilenmeden
çıkmaları oldukça zordur. Ancak bazı bankalar ciddi iktisadi şoklardan bile zarar
görmeden çıkabilmiştir.
7
Mikroekonomik Nedenler
Bankacılık
sektörünü
etkileyen
mikroekonomik
nedenleri
şu
şekilde
maddeleştirebiliriz;
•
Yönetim,
Yönetim hatası hiçbir zaman tek başına başarısızlık nedeni olarak gösterilemez
ancak her başarısızlıkta yönetiminde hatası bulunmaktadır.
•
Yetersiz altyapı,
Bankalardaki muhasebe ve denetimdeki kusurlar problemlerin algılanmasını
geciktirebilmektedir. Yasal altyapıdaki sorunlar ise mülkiyet haklarından veya
bankaların alacaklarının gerçekleşmemesinden kaynaklanmaktadır.
•
Yeniden düzenleme,
Finansal sistemdeki yeniden yapılanma iddialı olduğundan birçok soruna yol
açabilir. Bankacılık sektöründeki liberalleşme aşama aşama yapılmalıdır. Yeniden
yapılanma ise daha fazla itina gerektirdiğinden yönetimin bu hareketin doğru
gerçekleştiğinden emin olması gerekir.
•
Hükümet müdahaleleri,
Bankaların vermiş olduğu kredilere ve koşullara hükümet müdahaleleri bankacılık
sektöründe nakit krizine neden olmaktadır.
•
Ahlaki risk( moral hazard),
Bankaların iflas ettirilmeyeceği bilinci ile zor zamanlarda finansal destek
alacağını
düşünerek
hareket
etmesidir.
Ahlaki
çöküntü,
finansal
sözleşme
gerçekleştirildikten sonra gerçekleşmektedir; çünkü ödünç alan, ödünç verenin bakış
açısına göre istenilmeyen aktiviteleri gerçekleştirme eğilimindedir.
Türkiye’de bankacılık sisteminin risk odaklı denetlenmesine ilişkin yasal
altyapının oluşturulması oldukça yenidir. Türkiye’de bankaların iç denetim ve risk
yönetimi sistemi BDDK tarafından, (08.02.2001 Tarih ve 24312 Sayılı Resmi Gazetede
Yayımlanan) Bankaların İç Denetim ve Risk Yönetimi Sistemleri Hakkında
Yönetmelikle düzenlenmiştir. Bu yönetmelik, bankaların, karşılaştıkları risklerin
8
izlenmesini ve kontrolünü sağlamak üzere kuracakları iç denetim sistemleri ile risk
yönetim sistemlerine ilişkin esas ve usulleri belirlemeyi amaçlamaktadır.
Yönetmelikte, bankaların temel risklerini oluşturan kredi riski, piyasa riski,
işlemin sonuçlandırılamama riski, likidite riski, operasyonel risk, mevzuata ilişkin
yetersiz bilgi riski Kılıç(2003) tarafından şu şekilde açıklanmıştır;
1) Kredi riski, banka bünyesinde belirlenen kredi limitlerinin düzenli bir şekilde
yeniden gözden geçirilmesi ve yeni limitler tesis edilmesi, senaryo analizleri ve
saptanmış bulunan kredi limitleri dikkate alınarak, maruz kalınan kredi risk tutarlarının
gözlemlenmesi faaliyetleri gerçekleştirilerek,
2) Piyasa riski, faizlerin/fiyatların dalgalanma düzeyi ve “riske maruz değervar” hesaplamaları gibi, kendi içinde tutarlı risk ölçü ve kriterleri kullanılarak,
kontrolün ifasına ilişkin uygun usuller tesis edilerek ve saptanmış bulunan risk
limitlerine olan uyum gözlemlenerek, banka organizasyon yapısı içinde riskin
kaynaklarının araştırılması ve öğrenilmesi ve tüm organizasyon kademelerinde piyasa
riskine ilişkin tutarlı bilginin sağlanması yoluyla,
3) İşlemin sonuçlandırılamaması riski, karşı tarafın faaliyetlerini ve ödeme
kabiliyeti limitlerini gözlemleyerek ve karşı taraf riskini ödeme öncesi süreçte
yönlendirerek,
4) Likidite riski, borçların fonlanabilme imkânının, pozisyonların likiditeleri ile
uyumlulaştırılması, değişik aktif grupları ve finansal enstrümanlara ilişkin risklerin
sınırlanması
işlemleri
çerçevesinde
banka
bünyesinde
likidite
bulundurma
prensiplerinin geliştirilmesi ve bunlara uyumun kontrolü suretiyle,
5) Operasyonel risk, uygun bir iç denetim sisteminin ve bunun gerektirdiği
yetkilerin banka içinde dağıtımı mekanizmasının tesisi, bankanın tüm faaliyet
sistemlerinin detaylı bir şekilde test ve kontrol edilmesi, iç ve dış sistemler arasında tam
bir uyumun tesisi, tamamen bağımsız bir yedekleme imkânının tesisi suretiyle,
6) Mevzuata ilişkin yetersiz bilgi riski, banka içindeki ve dışındaki, banka ile
ilişkili tüm kişi ve kuruluşlarla ilişkilerde, yapılacak sözleşmelerde mevzuatın tam
olarak dikkate alınması, gerekli dokümantasyonla desteklenmesi suretiyle yürütülmesi,
düzenlemelere uyulmama riski ise faaliyetlerin mevzuata uygunluğunun kontrolüne
ilişkin mekanizmanın yeterli bir şekilde tesisi ve uygulanması suretiyle yönetilir,
şeklinde ifade edilmektedir.
9
Yukarıda çalışmalardan da anlaşılacağı gibi yönetmelik, bankaların cari olarak
taşıdıkları riskler ile ileride maruz kalabilecekleri riskler için yeterli ve düzenli risk
ölçüm, kontrol ve yönetim tekniklerine sahip olmalarını zorunlu hale getirmiştir.
Bir sonraki bölümde mali başarısızlık ve iflasın ülke ekonomisine etkisinden ve
erken uyarı sisteminin öneminden bahsedilmektedir.
2.4. Mali Başarısızlık ve İflas Maliyetleri, Erken Uyarı Sistemlerinin Uygulamaya
Dönük Önem ve Yararları
Erken uyarı sistemleri özellikle firma yetkililerine mali başarısızlıkları önleme
adına önemli bilgiler sağlamaktadır. Mali başarısızlıklar oldukça maliyetli olduğundan
dolayı firmaların erken uyarı sistemlerine ihtiyaçları vardır. Bu maliyetler, doğrudan ve
dolaylı maliyetler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Doğrudan maliyetler, avukatlık veya
danışmanlık hizmetleri gibi profesyonellere ödenen ücretlerdir. Dolaylı maliyetler ise
mahkemenin firmaya vermiş olduğu kısıtlama kararı ile yapılan satışlar ve kar kaybıdır.
Eğer, erken uyarı sistemi ile mali başarısızlık önceden tahmin edilebilir ise firmanın
iflası yeniden yapılanma ile önlenebilmektedir (Foster, 1986).
Altman ve McGough(1974)’e göre erken uyarı sistemleri, firma denetçilerinin
mali tablo hakkında ya da firmanın geleceği hakkında fikir yürütmelerine yardımcı
olmaktadır.
Finansal sıkıntı, kredi açanlara verilen sözler yerine getirilmediği veya ödemede
güçlükle karşılaşıldığı zaman ortaya çıkar. Finansal sıkıntı, kimi zaman firmanın iflası
anlamına gelirken kimi zaman da firmanın tehlike altında olduğu anlamına gelmektedir.
Finansal sıkıntı maliyeti iflastan kaynaklanan ya da iflastan önce çarpık işletme
kararlarından kaynaklanan maliyet olarak tanımlanmaktadır (Brealey, Myers ve Marcus;
Çevirenler: Bozkurt, Arıkan ve Doğukanlı, 1997).
Bir ekonomik sistemde, bankaların mali başarısızlığa uğraması, sistemdeki diğer
firmaların başarısızlığından çok daha maliyetli olmakta ve yıkıcı etki yaratmaktadır.
Dolayısı ile bankacılık kesimine yönelik erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve
uygulanması bu maliyetlerden kaçınma açısından oldukça önemlidir (Kılıç, 2003, s.19).
Banka iflaslarının 1980’li yıllardan itibaren artmaya başladığı görülmektedir. Bu
banka iflaslarının sadece 5’i gelişmiş ülkelerde olup geriye kalanının tamamı gelişmekte
olan ülkelerde yaşanmıştır. Aynı zaman da gelişmekte olan ülkelerde yaşanan banka
iflaslarının maliyeti gelişmiş ülkelerde yaşanan iflas maliyetlerinden oldukça fazladır.
10
Bu nedenle gelişmekte olan ülkelerde banka iflas maliyetleri ülke ekonomisini oldukça
fazla etkilemektedir.
Tablo 2.1
Dünya’da Mali Sistemi Yeniden Yapılandırma Maliyetleri
ÜLKE
KRİZ DÖNEMİ
MALİYET(GSYİH’NIN
YÜZDESİ)
Türkiye
2000-2001
19,3
Kamu Bankaları
7,4
TMSF Bankaları
11,9
İspanya
1977-1985
Japonya
1990
20
Endonezya
1997
51
Malezya
1997
20,5
Güney Kore
1997
26,5
Meksika
1995
20
Arjantin
1980-1982
55,3
Brezilya
1994-1996
15-20
Çek Cumhuriyeti
1994-1995
12
16,8
Kaynak:www.bddk.org.tr
Tablo 2.1’de 1994 yılından itibaren Çek Cumhuriyeti’nde, Güney Amerika
ülkelerinde, Güney Asya’da, Avrupa’da ve son olarak ülkemizde görülen bankacılık
krizleri ve bu krizlerin ülke ekonomisine maliyetler GSYİH’nın yüzdesi olarak
verilmektedir.
Ülkemizde yaşanan 2000-2001 krizi, GSYİH’nın % 19,3’lük oranı ile ülkemize
çok büyük maliyetler getirmiştir. Bu oran bize bankacılık sektöründe yaşanan mali
başarısızlıkların ülke ekonomisini ne kadar etkilediğini göstermektedir. Buda bize,
özellikle
Türkiye’de
finansal
sistemin
en
önemli
unsuru
olan
bankaların
denetlenmesinin ve mali başarısızlıkların önceden tahmin edilmesini sağlayacak erken
uyarı sistemlerinin geliştirilmesinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
2.5. Literatür Özeti
2.5.1. Uluslararası Çalışmalar
Alfaro, Garcia, Gamez ve Elizondo(2008), son yıllarda kurumsal başarısızlık
tahmini için yapay sinir ağlarının yaygın bir şekilde kullanıldığını ve kurumsal
11
başarısızlık tahminlerinde yapay sinir ağlarının doğrusal olmayan ilişkileri algılamada
daha doğru sonuçlar verdiğini öne sürmektedir. Yazarlar, Avrupa’daki bazı firmalar için
adaboost tekniği ile yapay sinir ağlarını karşılaştırmış ve yapay sinir ağlarının hata
tahmininde %30 daha başarılı olduğunu öne sürmüştür.
Min ve Lee (2005), son yıllarda makine öğrenme tekniklerinin( machine
learning techniques) geleneksel istatistik yöntemlerinden daha iyi performans
gösterdiğini ve iflas tahmininde daha açıklayıcı olması nedeniyle destek vektör
makinelerinin(support vector machines) tercih edilebileceğini öne sürmüştür. Yazarların
yapmış olduğu çalışmada destek vektör makineleri, çoklu diskriminant analizi ve
lojistik regresyon modeline göre 3 kat daha başarılı olmuştur.
Shin, Lee ve Kim (2005), iflas tahmininde destek vektör makineleri ile yapay
sinir ağlarını karşılaştırmıştır ve sonuç olarak yapay sinir ağlarının destek vektör
makinelerine göre daha iyi sonuçlar verdiğini öne sürmüştür.
Shin ve Lee (2002)’in iflas tahmini için yapmış olduğu bir çalışmada, geçmiş
finansal verileri kullanarak başarısızlık tahmini yapmanın önemli bir konu olduğunu
vurgulanmıştır. İflas tahmini ile alakalı ilk çalışmalarda çoklu diskriminant analizi, logit
ve probit gibi istatistiksel teknikler kullanılmıştır. Ancak son zamanlarda YSA’nın da
yoğun bir şekilde kullanıldığını vurgulamıştır. Ancak, yapay sinir ağları ile elde edilen
kuralların kullanıcılar tarafından algılanmasının zor olduğunu savunmaktadır. Çalışma
da, genetik algoritmanın uzmanlar tarafından daha anlaşılır sonuçlar verdiği
vurgulanmaktadır.
Yim ve Mitchell (2005), ülke risk derecelendirmesini tahmin etmede hibrid sinir
ağını kullanmış ve bu modeli geleneksel istatistiksel teknikler ve YSA modelleri ile
karşılaştırmıştır. Sonuç olarak hibrid sinir ağının diğer tüm modellerden daha iyi bir
performans gösterdiği sonucuna varmışlardır. Aynı zaman da araştırmacılar ve
politikacılar için hibrid sinir ağının ülke risk analizi için yararlı bir araç olabileceğini
öne sürmüşlerdir.
2.5.2. Türkiye’deki Çalışmalar
Canbaş ve Erol 1985 yılındaki çalışmalarında ABD’deki bankaların sorunlarını
ve özelliklerini belirleyen analizleri (Altman 1968, Sinkey 1975, 1977, 1978, 1979)
Türkiye’ye uygulayarak, Türkiye’deki bankaların sorunlarının tanımlanmasını ve
özelliklerinin saptanmasını amaçlamışlardır. Çalışmada tek değişkenli varyans analizi
12
kullanılarak örnekteki sorunlu ve sorunsuz banka gruplarının birbirinden farklı olup
olmadığının ortaya konulabileceği belirtilmiştir.
Ağaoğlu’nun 1989’da yaptığı çalışmada bankacılık sektöründe faaliyette
bulunan bankaların performansları ve taşıdıkları risk boyutları analiz edilmiştir. 19601987 döneminde Türkiye’de faaliyet göstermiş 36 başarılı ve 15 başarısız banka
incelemeye alınmış ve çalışma sonucunda başarılı bankaların %94, başarısız bankaların
ise %93 oranında doğru sınıflandığı görülmüştür.
Kılıç (2003), temel bileşenler analizi ile logit, probit ve diskriminant analizlerini
kullanarak banka iflaslarını bir yıl öncesinden tahmin edebilecek bir model
geliştirmiştir. Buna benzer olarak 2006 yılında Shin ve Kılıç temel bileşenler analizi ile
sinir ağlarını kullanarak aynı konu üzerine farklı bir çalışma yapmışlardır.
Canbaş, Çabuk ve Kılıç (2005) temel bileşenler ve logit analizlerini kullanarak
25 ticari banka üzerine bir çalışma yaparak bu bankaların iflas edip-etmeme
olasılıklarını tahmin etmişlerdir.
Boyacıoğlu, Kara ve Baykan (2009); banka başarısızlıklarının bir bütün olarak
ekonomik sistemi tehdit ettiğini öne sürmüştür. Yazarlar bankaların finansal başarısızlık
tahmininin, ekonomik sistem üzerine gelen olumsuz etkileri azaltmak için önemli
olduğunu düşünmektedir. Çalışma da bir Türk bankasının batma riski çeşitli sinir ağı
teknikleri, destek vektör makineleri(support vector machines) ve çok değişkenli
istatistiksel yöntemler ile tahmin edilmeye çalışılmıştır. Sinir ağları kategorisinde; çok
katmanlı algılayıcı, rekabetçi öğrenme, kendi kendine planlama ve vektör niceleme
kullanılmıştır. Sonuç olarak, çok katmanlı algılayıcı(multi-layer perceptron) ve vektör
nicelemenin (learning vector quantization) banka başarısızlık tahmininde en başarılı
modeller olduğu görülmüştür.
Akkuş, Türkan ve Tatlıdil (2010) yapmış oldukları bir çalışmada, 2007 yılında
faaliyet gösteren ticari bankaların mali performanslarına göre gruplandırılmasında
Diskriminant Analizi ve Sıralı Lojistik Regresyon Analizi’nin birbirine yakın sonuçlar
verdiğini ancak daha az varsayımlar gerektirmesi, yorum bakımından daha avantajlı
olması, veri yapısına uygun tüm bilgiyi kullanabilme özelliğine sahip olması ve
gözlemleri gruplara atamadaki üstünlükleri dikkate alındığında Sıralı Lojistik
Regresyon Analizi’nin daha iyi sonuçlar verdiğini savunmuşlardır.
Kurtaran Çelik (2010), Türkiye’de finansal sistemin en önemli unsuru olan
bankaların finansal başarısızlıklarının öngörülmesine yönelik erken uyarı modelleri
oluşturulmasını amaçlamıştır ve bu amaç ile Diskriminant Analizi ve Yapay Sinir
13
Ağları’nı karşılaştırmıştır. Sonuç olarak bu iki yönteminde yüksek başarı sağladığı
görülmüştür.
14
BÖLÜM III
YAPAY SİNİR AĞLARI (YSA)
Bu bölüm çalışmamızın temelini oluşturan Yapay Sinir Ağları teknolojisine dair
temel bilgileri içermektedir. Yapay Sinir Ağları ya da kısaca YSA, insan beyninin
çalışma sisteminin benzetimi düşüncesi ile ortaya çıkmıştır.
Yapay zekâ, insanın zeka davranışlarının otomasyonunu araştıran, bilgilerin
saklanmasında işlenmesinde veri yapıları, algoritmalar, programlama dilleri ve
teknikleri gibi bilgi işlem yöntemleri kullanan bilgisayar biliminin bir alt dalıdır
(Akpınar, 1994, s.43).
Yapay zeka, insanlar tarafından başarılı bir şekilde gerçekleştirilen işlerin
bilgisayarlar tarafından daha iyi yapılmasını sağlamak amacıyla yapılan çalışmaları
ifade etmek için kullanılan bir terimdir (Aydın, 2000, s.2).
Bu şekilde insan gibi
düşünen ve davranan sistemler oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda yapay sinir
ağları çok farklı alanlarda çalışma konusu haline gelmiştir.
İlk olarak tıp alanında insan beynindeki birimlerin (nöronların) matematiksel
modellenmesiyle başlamış olan çalışmalar daha sonraki dönemlerde matematik, fizik,
mühendislik, ekonomi, finans gibi çok farklı alanlara yönelmiştir.
Yapay zeka çalışmalarının sonucunda ortaya çıkan ve bu çalışmalara katkıda
bulunan çeşitli alanlardan bir tanesi de Yapay Sinir Ağları’dır. Yapay Sinir Ağları beyin
nöronlarını taklit ederek biyolojik sinir sistemini bilgisayar ortamına aktarmaktadır. Bu
sayede girdiler ile öğrenmeyi sağlayan Yapay Sinir Ağları birçok farklı alanda
kullanıldığı gibi istatistik ve ekonomi alanında da kullanılmaktadır. Özellikle ‘Evrensel
Fonksiyon Yakınsayıcı Yöntem’ olarak tanınmalarından dolayı tahmin ve öngörü gibi
verinin içerdiği yapının tanımlanmasını gerektiren alanlarda sıkça kullanılmaktadır
(Yurtoğlu, 2005).
Bu bölümde, YSA hakkında temel ve teorik bilgilere yer verilmiştir. Bölüm 3.1’
de YSA’nın tanımlarına ve tarihsel gelişimine değinilmiştir. Bölüm 3.2’de YSA’ nın
yapısı ve işleyişi anlatılmaktadır. Bölüm 3.3’ de YSA çeşitleri verildikten sonra niçin
YSA kullanıldığına değinilmiştir. Son olarak bölüm 3.4’de niçin YSA’nın
kullanıldığına dair bilgilere yer verilmiştir.
15
3.1. Yapay Sinir Ağı’nın Tanımı ve Tarihsel Gelişimi
Yapay sinir ağları (YSA), insan beyninin bilgi işleme teknolojisinden
esinlenerek geliştirilmiş bir bilgi işlem teknolojisidir. YSA ile basit biyolojik sinir
sisteminin çalışma şekli simüle edilir (benzetilir). Simüle edilen sinir hücrelerinin
içerdiği nöronlar çeşitli şekillerde birbirlerine bağlanarak ağı oluştururlar. Bu ağlar
öğrenme, hafızaya alma ve veriler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarma kapasitesine
sahiptirler.
YSA, insan doğasını araştırma ve taklit etme çabalarının en son ürünlerinden bir
matematiksel yöntem olarak ortaya çıkmıştır. Bilim adamları, beynin nörofiziksel
yapısını göz önüne alarak beynin davranışlarını tam olarak modellemeye çalışmışlardır
(Ertunç, 2006).
YSA'lar, ağırlıklandırılmış şekilde birbirlerine bağlanmış
birçok işlem
biriminden (nöronlar) oluşan matematiksel sistemlerdir. Bu işlem birimi, diğer
nöronlardan sinyalleri alır; bunları birleştirir, dönüştürür ve sayısal bir sonuç ortaya
çıkartır. Genel olarak, işlem birimleri gerçek nöronlara karşılık gelirler ve bir ağ içinde
birbirlerine bağlanırlar; bu yapı da sinir ağlarını oluşturmaktadır (Çakır, Ertunç ve
Ocak, 2009).
Sinirsel hesaplamanın merkezinde dağıtılmış, adaptif ve doğrusal olmayan işlem
kavramları vardır. YSA'lar, geleneksel işlemcilerden farklıdır. Geleneksel işlemcilerde,
tek bir merkezi işlem birimi her hareketi sırasıyla gerçekleştirirken YSA'lar her biri
büyük bir problemin bir parçası ile ilgilenen, çok sayıda basit işlem birimlerinden
oluşmaktadır. En basit şekilde, bir işlem birimi, bir girdiyi bir ağırlık kümesi ile
ağırlıklandırır, doğrusal olmayan bir şekilde dönüşümünü sağlar ve bir çıktı değeri
oluşturur. Sinirsel hesaplamanın gücü, toplam işlem yükünü paylaşan işlem birimlerinin
birbirleri arasındaki yoğun bağlantı yapısından gelmektedir (Yurtoğlu, 2005).
Birçok YSA'da, benzer karakteristiğe sahip nöronlar tabakalar halinde
yapılandırılırlar ve transfer fonksiyonları eş zamanlı olarak çalıştırılırlar. Hemen hemen
tüm ağlar, veri alan nöronlara ve çıktı üreten nöronlara sahiptirler.
YSA'nın ana öğesi olan matematiksel fonksiyon, ağın mimarisi tarafından
şekillendirilir. YSA'ların davranışları, ilk olarak nöronların transfer fonksiyonlarından,
birbirlerine nasıl bağlandıklarından ve bu bağlantıların ağırlıklarından etkilenmektedir.
Buraya kadar ki bölümde Yapay Sinir Ağları ile ilgili genel bir bilgi verilmiştir.
Ancak YSA’ları tanımlama konusunda şimdiye kadar herkes tarafından kabul edilebilir
16
bir tanım ortaya konulmamıştır. Bugüne kadar yapılan tanımlamalardan birkaç tanesini
şu şekilde sıralayabiliriz;
Yapay sinir ağları karmaşık yapıda içsel ilişkilere sahip ya da arasındaki
ilişkileri bilinmeyen problemlere çözüm bulabilmek için geliştirilen bir yapay zeka
tekniğidir (Çakar, Türker ve Toraman, 1996).
Yapay sinir ağları, çok değişkenli ve değişkenler arasındaki karmaşık karşılıklı
etkileşimin bulunduğu veya tek bir çözüm kümesinin bulunmadığı durumlarda başarılı
sonuçlar üreten bir yapay zeka teknolojisidir (Salchenberger, Çınar ve Lash, 1992).
Haykin (1999) tarafından yapılan tanımlama ise şu şekildedir:
“Bir sinir ağı, basit işlem birimlerinden oluşan, deneyimsel bilgileri biriktirmeye
yönelik doğal bir eğilimi olan ve bunların kullanılmasını sağlayan yoğun bir şekilde
paralel dağıtılmış bir işlemcidir”.
Yapay sinir ağı teknolojisinin tarihsel gelişimini şu şekilde özetleyebiliriz;
Yapay sinir ağlarının insan beynini modellemesi, dijital bilgisayarların
modellenmesi gerçeğinde de var olan insan beyni gibi işleyen makineler oluşturma
isteği ile ortaya çıkmıştır.
1943 yılında bir nörobiyolojist olan Warren McCulloch ve bir istatistikçi olan
Walter Pitts, “Sinir Aktivitesinde Düşüncelere Ait Bir Mantıksal Hesap” başlıklı bir
makale ile ilk dijital bilgisayarlara ışık tutmuştur.
1959’da Stanford Üniversitesi’nden Bernard Widrow, “ADALINE” (Adaptive
Linear Neuron) olarak adlandırılan bir adaptif lineer elemanı geliştirmiştir. Adaline ve
iki tabakalı biçimi olan “MADALINE” (Multiple Adaline) ses tanıma, hava tahmini,
karakter tanıma ve adaptif kontrol gibi çok çeşitli uygulamalar için kullanılmıştır.
Widrow, telefon hatları üzerinde yansımaları elemine etmeye yarayan adaptif filtreleri
geliştirmede, adaptif lineer eleman algoritmasını kullanmıştır. Bu çalışma ile birlikte
yapay sinir ağları ilk defa gerçek bir probleme uygulanmıştır.
Yapay sinir ağları ile ilgili 1969-1982 yılları karanlık bir dönem olarak
görülmektedir. 1969 yılında Minsky ve Papert’in yapmış olduğu çalışma ile yapının
XOR lojik problemlerine çözüm getiremediği ispatlanmıştır. Bu gelişme yapay sinir
ağlarına olan ilgiyi azaltmış ve karanlık dönemin başlangıcı olmuştur.
1987 yılında ilk yapay sinir ağları sempozyumu yapılmış ve sonrasında
uygulamalar artmaya başlamıştır.
Günümüzde bu alanda birçok araştırma grubu bulunmakta ve farklı alanlardan
farklı uygulamacılar bu konuda çalışmaktadır (Haykin, 1999).
17
3.2. Yapay Sinir Ağları’nın Yapısı ve İşleyişi
İnsan beyninin işleyişini taklit eden modellerin geniş bir sınıfında, sinir ağı
modellerinin çeşitleri vardır. Bu sınıflar aşağıdaki maddelere bağlı olarak birbirlerinden
farklılık gösterir;
•
Problem türleri (Tahmin, Sınıflandırma, Gruplandırma)
•
Modelin yapısı
•
Model oluşturma algoritması
3.2.1.Biyolojik Sinir Ağının Modeli
Beyin, milyarlarca nörondan(sinir hücresi) oluşmaktadır. Bir nöron; çekirdek,
hücre gövdesi, akson ve dendritlerden meydana gelmektedir. Dendrit hücre çekirdeğinin
yer aldığı hücre gövdesine bağlıdır. Şekil 3.1’de de görüldüğü gibi hücre gövdesine
uzayan akson son kısmında dallara ayrılır. Bu dalların uçları, diğer nöronların
dendritlerine veya gövdesine bağlıdır. Bu bağlantı noktalarına sinaps denir. Tipik bir
hücrenin aksonu diğer hücrelerle birkaç bin bağlantı yapabilir. Böylece beyinde
yaklaşık 60 trilyon bağlantı oluşmaktadır (Bayrakçı,1997).
Şekil 3.1. Biyolojik nöronun genel yapısı
Not: http://heart.cbl.utoronto.ca/~berj/projects.html adresinden edinilmiştir.
Dendrit- Girdi sinyalleri alır.
Hücre Gövdesi- Girdi sinyalleri işler.
Akson-Girdi sinyallerini çıktı sinyallerine çevirir.
Sinaps- Nöronlar arasındaki elektrokimyasal bağlantıları sağlar.
18
3.2.2.Yapay Sinir Hücresi (Proses Elemanı)
Yapay sinir hücresi diğer bir ifade ile proses elemanı şekil 3.2’de de görüldüğü
gibi; girdiler, ağırlıklar, toplama fonksiyonu, transfer fonksiyonu ve çıktı olmak üzere
beş öğeden oluşmaktadır.
Şekil 3.2’de girdi değerler
,
,…,
ve ilgili ağırlıkları da
,
,…,
ile adlandırılmıştır. Bu girdi değerlerinin her biri ilgili ağırlıkları ile çarpılıp toplanarak
transfer fonksiyonuna iletilmiştir. Daha sonra transfer fonksiyonu da bu girdi değerini
çıktıya dönüştürür.
I= Toplama Fonksiyonu
F= Transfer Fonksiyonu
Şekil 3.2. Proses elemanı
Transfer fonksiyonu için çeşitli seçenekler vardır. Bunları şekil 3.3’de şu şekilde
görebiliriz.
Şekil 3.3. Transfer fonksiyonları
19
3.2.3.Yapay Sinir Ağı’nın Mimarisi
Ağ yapısı girdi, gizli ve çıktı katmanlarından oluşmaktadır. Ağa bilgi ve örnek
girişi girdi seti ile sonuç ise çıktı seti olarak ifade edilmektedir. Ağdaki proses elemanı,
gizli katman sayısı çözülecek problemin modellenmesine göre değişiklik göstermektedir
(Aydoğan, Çömlekçi ve Albayrak, 2000).
Şekil 3.4. Yapay sinir ağı modeli
1-Girdi Katmanı= Dışarıdan aldığı bilgileri ara katmanlara transfer eder.
2-Gizli Katman= Girdi katmanından gelen bilgileri işler ve çıktı katmanına iletir.
3-Çıktı Katmanı=Gizli katmandan gelen bilgileri işler ve dış dünyaya gönderir.
20
Şekil 3.5. Gizli katman sayısına göre yapay sinir ağı modelleri
Şekil 3.5’ de de görüldüğü gibi gizli katman sayısı sıfır, bir ya da birden fazla
olabilmektedir.
Yapay sinir ağlarında dikkat edilmesi gereken birkaç kural vardır. Bu kuralları
şu şekilde sıralayabiliriz;
•
Aynı katmandaki düğümler birbirleri ile bağlantı kuramaz.
•
Bir katmandaki düğümler sadece bir sonraki katmanla bağlantı kurabilir.
•
Bağlantılar da katman atlanamaz.
3.2.4. Yapay Sinir Ağı Modeli’nin Oluşturulması
Oluşturulacak olan model de girdi değerleri
ise Y=f(
,
,
,
,
, çıktı değeri Y ve model
) ’dir. Dolayısı ile girdi sayısı 3 ve çıktı sayısı ise 1 olarak kabul
edilmiştir.
Gizli katman ve gizli katmandaki düğüm sayısı belirli bir strateji olmadan
deneme yanılma yöntemi ile belirlenir. Yapı tanımlandıktan sonra ağırlıkları nasıl
alacağımıza karar veririz.
21
Şekil 3.6. Oluşturulan yapay sinir ağı modeli
Şekil 3.6’da,
W=(
,
,…,
) olmak üzere 8 tane ağırlık vardır. Eğitici
veri:(Yi,X1i,X2i,…,Xpi) i=1,2,…,n olmak üzere seçilen W ağırlıklarına göre W’nun
fonksiyonu olan (
,
,…,
) ’i tahmin ederiz. Daha sonra hata tahminini şu şekilde
minimize edebiliriz;
E=∑
3.2.5. Modelin Eğitilmesi
3.2.5.1. İleri Besleme
İleri besleme yöntemi ile modelin eğitilmesi rastgele ağırlıklar ile başlar. Daha
sonra bu yöntem ile ilk gözlem sinir ağları sistemine gönderilir ve ağırlıklar yeniden
belirlenerek hatanın azalması sağlanır. Aynı şekilde ikinci gözlemde sinir ağlarına
gönderilir ve bu şekilde bir döngü oluşturulur. Aynı şekilde ne kadar çok eğitim
döngüsü yapılırsa genel hata tahmini de o kadar azalır.
3.2.5.2. Geri Yayılım
Geri yayılım ağırlıkların nasıl ayarlanması gerektiğine karar verir. Her ağırlık
diğer ağırlıklar ile hata tahminini paylaşır. Aynı zaman da küçük bir hata küçük bir
düzenlemeyi büyük bir hata da büyük bir düzenlemeyi gerektirir. Geri yayılım da
ağırlıkların ayarlanması için kullanılan formül şu şekildedir;
22
- i tane gözlem tahmini W’nun bir fonksiyonudur. Dolayısı ile E hata tahmini
de W’nun bir fonksiyonudur. Bu bilgiler ışığında hata tahmini formülünü şu şekilde
ifade edebiliriz;
( ))
−
E(W)=∑(
Eğim iniş metodu ile formülü şu şekilde yenileyebiliriz;
=
∗
+
(
/
)
,
= 0 ile 1 arasında öğretici parametre
Bu formülün daha farklı varyasyonu da vardır, o da şu şekildedir;
(
)
=
( )+
Yukarıdaki denklemde,
∗
/
(
)
( )+
∗
(
( )
−
(
))
= 0 ile 1 arasında momentum’dur.
Ağ yapısı, gizli katmana ve gizli katmanlardaki düğüm sayısına karar verir.
Öğretici parametre ve momentum rastgele ağırlıklar ile ağı eğitmeye başlar. İlk gözlem
ağa iletilir ve bu gözlem üzerinden hata tahmini yapılır. Daha sonra hata geri
gönderilerek ağırlıklar tekrardan ayarlanmaktadır. Bu şekilde tüm gözlemler ile aynı
uygulama yapılır ve yakınsama onayı alınarak eğitime son verilmektedir.
3.2.5.3.Yakınsama Kriteri
Toplam hata tahminindeki azalma küçük ve ağırlıklardaki değişiklik az ise, bu
bize ağ eğitiminin hatayı minimize ettiği noktada olduğunu göstermektedir.
Hata azalmaya devam ediyor ise bu bizim çok iyi bir eğitici veri aldığımızı
gösterir. Ancak bir noktadan sonra eğitime son verilmez ise ağ ezberlemeye başlar ve
genelleme gücünü kaybeder.
Bunu anlamı şudur; Eğitici veri setinden bir X değeri ağa gönderildiği zaman ağ
şiddetle Y değerini tahmin eder ancak daha önce hiç görmediği bir X değeri gönderilir
ise tahmin etmesi zor olur.
23
Veri seti, eğitici veri ve test edici veri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Eğitici
veri, modelin yapılandırılmasında kullanılır. Test edici veriler ise modelin daha önce
görmediği veriler üzerindeki performansı test etmektedir.
Şekil 3.7. Yakınsama kriteri
Genel olarak eğitici veri üzerindeki hata azalarak devam eder ancak test
üzerindeki hata Şekil 3.7’de görüldüğü gibi bir noktaya kadar azalır ve o noktadan sonra
artarak devam eder.
3.3. Niçin Yapay Sinir Ağı?
YSA’nın hesaplama ve bilgi işleme gücünü; paralel dağılmış yapısından,
öğrenebilme ve genelleme yeteneğinden aldığı söylenebilir. Genelleme, eğitim ya da
öğrenme sürecinde karşılaşılmayan girişler için de YSA’nın uygun tepkiler üretmesi
olarak tanımlanır. Bu üstün özellikleri, YSA’nın karmaşık problemleri çözebilme
yeteneğini gösterir.
YSA; Ergezer, Dikmen ve Özdemir(2003)’e göre aşağıdaki özellikleri sebebi ile
birçok bilim dalında etkin rol oynamaktadır.
Doğrusal Olmama: YSA’nın temel işlem elemanı olan hücre, doğrusal değildir.
Dolayısıyla hücrelerin birleşmesinden meydana gelen YSA da doğrusal değildir ve bu
özelik tüm ağa yayılmış durumdadır. Bu özelliği ile YSA, doğrusal olmayan karmaşık
problemlerin çözümünde en önemli araç olmuştur.
Öğrenme: YSA’nın arzu edilen davranışı gösterebilmesi için amaca uygun
olarak ayarlanması gerekir. Bu, hücreler arasında doğru bağlantıların yapılması ve
bağlantıların uygun ağırlıklara sahip olması gerektiğini ifade eder. YSA’nın karmaşık
yapısı nedeni ile bağlantılar ve ağırlıklar önceden ayarlı olarak verilemez ya da
24
tasarlanamaz. Bu nedenle YSA, istenen davranışı gösterecek şekilde ilgilendiği
problemden aldığı eğitim örneklerini kullanarak problemi öğrenmelidir.
Genelleme: YSA ilgilendiği problemi öğrendikten sonra eğitim sırasında
karşılaşmadığı test örnekleri için de arzu edilen tepkiyi üretebilir. Örneğin, karakter
tanıma amacıyla üretilmiş bir YSA, bozuk karakter girişlerinde de doğru karakterleri
verebilir ya da bir sistemin eğitilmiş YSA modeli, eğitim sürecinde verilmeyen giriş
sinyalleri için de sistem ile aynı davranışı gösterebilir.
Uyarlanabilirlik: YSA, ilgilendiği problemdeki değişikliklere göre ağırlıkları
ayarlar. Yani, belirli bir problemi çözmek amacıyla eğitilen YSA, problemdeki
değişimlere göre tekrar eğitilebilir ve değişimler devamlı ise gerçek zamanda da eğitime
devam edilebilir. Bu özelliği ile YSA, uyarlamalı örnek tanıma, sinyal işleme, sinyal
tanıma ve denetim gibi alanlarda etkin olarak kullanılmaktadır.
Hata Toleransı: YSA, çok sayıda hücrenin çeşitli şekillerde bağlanmasından
oluştuğu için paralel dağılmış bir yapıya sahiptir ve ağın sahip olduğu bilgi, ağdaki
bütün bağlantılar üzerine dağılmış durumdadır. Bu nedenle, eğitilmiş bir YSA’nın bazı
bağlantılarının hatta bazı hücrelerinin etkisiz hale gelmesi, ağın doğru bilgi üretmesini
önemli ölçüde etkilemez. Bu nedenle, geleneksel yöntemlere göre hatayı tolere etme
yetenekleri son derece yüksektir.
İstatistiksel varsayımlardan bağımsız oluşu: YSA parametrik olmayan bir
yöntem olup tüm istatistiksel varsayımlardan bağımsızdır. Bilindiği gibi birçok
istatistiksel model katı istatistiksel varsayımlara dayanır. Örneğin, regresyon modelinin
en önemli varsayımları bağımlı değişkenin normal dağılım göstermesi, hata terimlerinin
ortalama sıfır ve sabit varyansa sahip olacak şekilde birbiri ile korelasyon göstermemesi
gerekir. Bu varsayımlar karşılanmadığı zaman tahmin edilen test istatistikleri yanlı,
tutarsız ve etkinlikten uzaktır. Dolayısı ile tahmin edilen model geçersiz olur. YSA,
parametrik olmayan bir yöntem olduğu için verilerin geldiği ana kütlenin dağılımı
hakkında varsayımlar yapmaz. Özet olarak, YSA geleneksel istatistiksel yöntemlere
göre bu yönü ile daha avantajlıdır.
25
BÖLÜM IV
UYGULAMA
4.1. Veri, Örnek ve Değişken Seçimi
Bu çalışma da 1996-2009 yılları arasında Türk bankacılık sektöründe faaliyet
gösteren ticari bankalar ele alınmıştır. Bu dönem içerisinde yıldan yıla banka sayısında
önemli değişiklikler gözlenmektedir. Bu süreç içerisinde en çok 1997 yılında 46 banka
sektörde faaliyet göstermiştir.
Türkiye Bankalar Birliği tarafından 1992 yılında, Türk bankacılık sektöründe
faaliyet gösteren her bir banka için yayınlanmaya başlayan finansal rasyolar başlangıçta
eksik olmasına rağmen zaman içerisinde daha da açıklayıcı hale gelmiştir.
1996 yılında birkaç banka için finansal rasyolar da eksiklikler söz konusu
olmuştur. 1999 ve 2000 yıllarında Türkiye Bankalar Birliği, Türk bankacılık sektöründe
faaliyet gösteren her bir banka için yılda bir kez olmak üzere 49 finansal rasyo
yayınlamıştır. Buna Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen bankalarda dahil
edilmiştir. 2002 yılından itibaren de Türkiye Bankalar Birliği her bir banka için 66
finansal rasyo yayınlamaya başlamıştır.
Sonrası için bir uyum göstermemektedir. Ancak Tablo 4.1’de, 1999-2000 ve
2002 sonrası yayınlanan rasyolar gösterilmektedir.
2001 yılı Türkiye’nin mali ve ekonomik krizlerinin yılı olmuştur. Türk lirası
oldukça değer kaybetmiş, faiz oranı ve enflasyon artmaya başlamıştır. Bu durumlar
üzerine büyük bir reform paketi bankacılık sektörünün bir parçası olarak
düzenlenmiştir. Verilerimize dâhil edilen 22 başarısız bankanın 14 tanesi 2000 yılının
son ayları ile Temmuz 2003 arasında başarısız olmuştur. Aynı zaman da 2001 yılında
finansal rasyoları Türkiye Bankalar Birliği yayınlamamıştır. Bu sebepten dolayı
çalışmamıza 2001 yılı dâhil edilmemiştir.
26
Tablo 4.1
Rasyolar
Kod
Rasyo kategorileri ve isimleri
Kod
Rasyo kategorileri ve isimleri
Şube oranları, Milyon TL
Varlık maliyeti %
R1
Toplam Krediler / Toplam Aktifler
R20
Şube Başına Toplam Aktif
R2
Takipteki Krediler (net) / Toplam
Krediler
R21
Şube Başına Toplam Mevduat
R3
Duran Aktifler / Toplam Aktifler
R22
Şube Başına TL Mevduat
Likidite %
R23
Şube Başına YP Mevduat
R4
Likit Aktifler / Toplam Aktifler
R24
Şube Başına Personel (kişi)
R5
Likit Aktifler / (Mevduat +
Mevduat Dışı Kaynaklar)
R25
YP Likit Aktifler / YP Pasifler
R26
R6
Şube Başına Kredi
Karlılık %
R7
R8
R9
Şube Başına Net Kar
Faaliyetteki Oranlar
Net Dönem Karı (Zararı) / Toplam
Aktifler
R27
(Personel Gideri + Kıdem Tazminatı) /
Personel Sayısı (Bin YTL)
Net Dönem Karı (Zararı) / Öz
kaynaklar
R28
Kıdem Tazminatı / Personel Sayısı (Bin
YTL)
Vergi Öncesi Kar / Toplam
Aktifler
R29
(Personel Gideri + Kıdem Tazminatı) /
Toplam Aktifler
R10
Gelir Gider Yapısı %
Faiz Gelirleri / Toplam Gelirler
R11
Faiz Gelirleri / Faiz Giderleri
R12
Faiz Dışı Gelirler / Diğer Faaliyet
Giderleri
R13
Toplam Gelirler / Toplam Giderler
R14
Sektör İçerisindeki Pay
Toplam Aktifler
R15
Toplam Krediler
R16
Toplam Mevduat
Toplam Varlıklar
R17
Toplam Aktifler
R18
Toplam Krediler
R19
Toplam Mevduat
27
Bu çalışma da banka başarısızlık tahmini için en uygun finansal oranlar, tek
değişkenli varyans analizi(ANOVA) ile belirlenmiştir. ANOVA testine ait yokluk
hipotezi herhangi bir rasyoya ait ortalama için iflas eden ve iflas etmeyen bankalar
arasında bir fark yoktur hipotezini ileri sürer. Yapılan ANOVA testi sonucunda 29
rasyonun 18 tanesine ait ortalama %5 ve 11 tanesine ait ortalama da
%1 anlamlılık
düzeyinde, istatistiksel olarak birbirinden farklı çıkmıştır. Diğer bir ifade ile bu rasyolar
için %5 güven düzeyinde ANOVA testine ait yokluk hipotezi reddedilmiştir.
Her yıl için seçilen rasyoların anlamlılık seviyesi ve F istatistiğine göre ANOVA
test sonuçları Tablo 4.2‘de verilmiştir. Başarısız olan ve olmayan bankaları iyi derecede
birbirlerinden ayırt edebilecek finansal rasyolar bulunmaktadır.
Tablo 4.2
Grup Ortalamalarına Ait Eşitlik Testi
İflas Etmeyen
Kod Ort.
Std.
Sapma
İflas Eden
Grup ortalamalarına ait
eşitlik testi
Toplam
Ort.
Std.
Sapma
Ort.
Std.
Sapma
Wilks'
Lambda F(1,215)
Anlamlılık
R1
34.1036 14.6621
30.3384
13.8037
33.5657
14.5716 0.9918
1.7805
0.1835
R2
5.7667
23.1804
160.217
364.230
27.8311
147.717 0.8655
33.4078
0.0000**
R3
8.8675
9.3281
16.4104
13.2735
9.9451
10.2954 0.9340
15.2003
0.0001**
R4
44.5053 17.9357
33.7179
16.5820
42.9643
18.1115 0.9564
9.8110
0.0020**
R5
56.8031 28.9613
32.6135
17.9779
53.3474
28.9007 0.9138
20.2758
0.0000**
R6
45.4642 21.3907
25.9413
16.4373
42.6753
21.8244 0.9016
23.4751
0.0000**
R7
3.4737
-31.8493 44.9519
-1.5724
21.1828 0.6579
111.780
0.0000**
R8
40.3776 135.732
-464.725 2512.25
-31.779
961.121 0.9660
7.5616
0.0065**
R9
4.7863
-31.5578 45.1532
-0.4058
21.6515 0.6534
114.058
0.0000**
R10
100.604 21.2771
60.4223
265.402
94.8643
101.830 0.9808
4.1986
0.0417*
R11
239.405 345.099
116.362
62.6488
221.828
323.124 0.9822
3.9048
0.0494*
R12
-0.3365 123.079
-47.3023 114.7195 -7.0459
122.774 0.9820
3.9412
0.0484*
R13
131.984 37.1055
68.0839
53.0882
122.855
45.5298 0.7577
68.7581
0.0000**
R14
2.2697
0.9579
0.7894
2.0823
3.1751
4.6115
0.0329*
4.1249
5.1964
3.3797
0.9790
28
Tablo 4.2 (Devamı)
R15
2.2337
3.3960
0.8852
0.8878
2.0410
3.1954
0.9781
4.8152
0.0293*
R16
2.3573
3.8761
1.3202
0.9174
2.2092
3.6217
0.9899
2.1909
0.1403
R17
6.5566
10.2492
11.3657
16.4547
7.2436
11.4202 0.9782
4.7948
0.0296*
R18
6.8147
11.4505
16.0254
29.7893
8.1306
15.6838 0.9576
9.5259
0.0023**
R19
6.8158
11.5265
10.6503
13.4050
7.3636
11.8557 0.9871
2.8028
0.0956
R20
110.839 257.948
50.4794
38.1760
102.216
240.080 0.9922
1.6849
0.1957
R21
62.8361 169.369
47.1761
35.9900
60.5990
157.413 0.9988
0.2621
0.6092
R22
20.6444 56.9123
23.8176
25.7226
21.0977
53.5470 0.9996
0.0929
0.7608
R23
42.1918 117.309
23.3586
14.6471
39.5013
108.903 0.9963
0.7939
0.3739
R24
36.1951 98.7178
22.4984
7.6157
34.2384
91.5299 0.9972
0.5939
0.4418
R25
35.8399 91.8582
12.9239
8.8547
32.5662
85.4542 0.9912
1.9190
0.1674
R26
4.2098
14.8976
-15.932
23.0329
1.3323
17.7110 0.8409
40.6825
0.0000**
R27
53.1214 25.9585
56.7137
12.9024
53.6346
24.5325 0.9974
0.5686
0.4516
R28
1.3451
1.8359
1.3076
1.4451
1.3397
1.7824
0.9999
0.0117
0.9140
R29
2.5742
2.0631
3.4525
2.3327
2.6997
2.1204
0.9789
4.6354
0.0324*
* ve ** ifadeleri sırasıyla %5 ve %1 anlamlılık düzeylerini göstermektedir
4.2. Yapay Sinir Ağı Model Tahmini
Yapay sinir ağı modelinde girdi olarak kullanacağımız rasyolar, başarısız olan ve
olmayan bankaları iyi derecede ayırt edebilme yeteneğine sahip olan rasyolardan
oluşmaktadır. Bu çalışmada girdi olarak kullanacağımız rasyoların anlamlılık seviyesi
%1 olarak belirlenmiştir. Tablo 4.2 ‘de de görüldüğü gibi %1 anlamlılık düzeyine sahip
olan 11 tane rasyo bulunmaktadır.
Şekil 4.1’deki yapay sinir ağı mimarisinde görüldüğü gibi gizli katmanda 4 tane
düğüm bulunmaktadır. Aynı zaman da her bir düğüm arasındaki bağlantıyı sağlayan
toplam 58 tane ağırlık bulunmaktadır.
Şekil 4.1’deki yapay sinir ağı mimarisinde gizli katmandaki aktivasyon
fonksiyonu hiperbolik tanjant ve çıktı katmanında ki aktivasyon fonksiyonu softmax
olarak belirlenmiştir.
29
Hata
r2
r3
r4
Hata
r5
H(1:1)
r6
İflas=0
H(1:2)
r7
İflas=1
H(1:3)
r8
H(1:4)
r9
r13
r18
r26
Şekil 4.1. Yapay sinir ağının mimari yapısı
Sinaptik Ağırlık > 0
Sinaptik Ağırlık < 0
Tablo 4.3’te her bir düğüm arasındaki bağlantıların ağırlıkları verilmiştir;
30
Tablo 4.3
Düğümler Arasındaki Bağlantı Ağırlıkları
Tahmin
Gizli Katman 1
Tahmin Edici
H(1:1)
H(1:2)
H(1:3)
(Hata)
Katmanı
r2
-,691 ,930
r3
2,428
r4
1,935 ,601
r5
-,616
-,266
-,979
2,335
r6
-,419
-2,255
-,189
-,907
,594
r8
r9
1,864
,909
r13
r18
-1,186
,456
r26
Gizli
-4,459
H(1:4)
Girdi
r7
,280
Çıktı Katmanı
-1,009
,457
-,605
-1,549
,192
-,850
1,516
1,410
-,996
-1,151 ,105
-,761
-,473 ,662
-1,392
-,542
-,052
-,133
-2,269
-,012
-1,118
[iflas=1]
-,092
1,988 ,324
-,215
[iflas=0]
3,041
-,200
(Hata)
-,124
,420
-,210
Katman 1 H(1:1)
-2,182
2,074
H(1:2)
-3,137
3,603
H(1:3)
-1,569 ,822
H(1:4)
2,434
-2,457
Tablo 4.4’te YSA modeli ile elde edilen 1996-2000 yılları arasındaki bankaların
başarısızlık olasılıkları ve her bir bankanın yıllara göre başarısız olma olasılıklarının
ortalaması verilmiştir.
Aynı zaman da Tablo 4.4’te çalışma aralığımız olan 1996-2009 yılları arasında
iflasa uğramış olan bankaların isimleri ve iflas etme tarihlerine yer verilmiştir.
Ayrıca Tablo 4.4’te genel ortalama, iflas eden bankaların ortalaması ve iflas
etmeyen bankaların ortalamasına da yer verilmiştir.
31
Tablo 4.4
1996-2000 Arası Banka Başarısızlık Olasılıkları
BANKA
Adabank A.Ş.
Akbank T.A.Ş.
Alternatif Bank A.Ş.
Anadolubank A.Ş.
Arap Türk Bankası A.Ş.
Denizbank A.Ş.
Fiba Bank A.Ş.
Finans Bank A.Ş.
HSBC Bank A.Ş.
Koçbank A.Ş.
MNG Bank A.Ş.
Osmanlı Bankası A.Ş.
Oyak Bank A.Ş.
Şekerbank T.A.Ş.
Tekstil Bankası A.Ş.
Türk Dış Ticaret Bankası A.Ş.
Türk Ekonomi Bankası A.Ş.
Turkish Bank A.Ş.
T.C. Ziraat Bankası
Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
Türkiye Halk Bankası A.Ş.
Türkiye İş Bankası A.Ş.
Türkiye Vakıflar Bankası
T.A.O.
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
Bank Ekspres A.Ş.
Bank Kapital Türk A.Ş.
Bayındırbank A.Ş.
Demirbank T.A.Ş.
Ege Giyim Sanayicileri
Bankası A.Ş.
Egebank A.Ş.
Eskişehir Bankası T.A.Ş.
Etibank A.Ş.
İktisat Bankası T.A.Ş.
Interbank
Kentbank A.Ş.
Milli Aydın Bankası T.A.Ş.
Pamukbank T.A.Ş.
Sitebank A.Ş.
Sümerbank A.Ş.
Toprakbank A.Ş.
Türk Ticaret Bankası A.Ş.
İFLAS
Aralık 1998
Ekim 2000
Temmuz 2001
Kasım 2000
Temmuz 2001
Kasım 1999
Kasım 1999
Ekim 2000
Mart 2001
Ocak 1999
Temmuz 2001
Temmuz 2001
Haziran 2002
Temmuz 2001
Aralık 1999
Kasım 2001
Aralık 1997
1996
0,0383
0,0000
0,0001
YOK
0,0000
YOK
0,0000
0,0001
0,0000
0,0000
0,0000
0,0001
0,0000
0,0051
0,0002
0,0001
0,0006
0,2236
0,0000
0,0186
0,0073
0,0000
1997
0,0253
0,0001
0,1838
0,0000
0,0016
0,0016
0,0001
0,0154
0,0000
0,0003
0,0000
0,0014
0,0006
0,0037
0,0003
0,0004
0,0028
0,0162
0,0017
0,0008
0,0094
0,0003
1998
0,0296
0,0000
0,2425
0,0000
0,0001
0,1222
0,0002
0,0048
0,0002
0,0002
0,0000
0,0001
0,0021
0,0402
0,0004
0,0000
0,0017
0,0001
0,0001
0,0005
0,0114
0,0029
1999
0,0001
0,0000
0,0007
0,0016
0,0000
0,0264
0,0000
0,0004
0,0000
0,0001
0,0020
0,0001
0,0259
0,0822
0,1432
0,0000
0,0001
0,0001
0,0000
0,0002
0,0108
0,0000
2000
0,0000
0,0000
0,0163
0,0005
0,0000
0,0781
0,0000
0,0045
0,0000
0,3352
0,0339
0,0001
0,2879
0,3431
0,0002
0,0003
0,0010
0,0000
0,0001
0,0001
0,0116
0,0001
ORT.
0,0187
0,0000
0,0887
0,0005
0,0003
0,0571
0,0001
0,0050
0,0000
0,0672
0,0072
0,0003
0,0633
0,0948
0,0289
0,0002
0,0012
0,0480
0,0004
0,0040
0,0101
0,0007
0,0002
0,0038
0,1596
0,0008
0,1626
0,0920
0,0001
0,0008
0,1364
0,0130
0,0573
0,1910
0,0000
0,0093
0,9976
0,0089
0,0013
0,0582
0,0000
0,0011
YOK
0,0319
0,0851
0,1388
0,0001
0,0001
YOK
0,9996
0,1870
0,9151
0,0001
0,0030
0,4312
0,2109
0,0987
0,2790
0,0002
0,0096
0,1109
0,0258
0,0002
0,0110
0,0055
0,0041
0,0151
0,0000
0,3723
0,0006
0,5037
0,0032
0,0032
0,0203
0,0000
0,0005
0,0124
0,0014
0,0050
0,0116
0,0000
0,1830
0,0018
0,9509
0,0123
0,9815
0,9996
0,2603
0,0022
0,9991
0,0028
0,1456
0,0110
0,0004
0,9824
0,0042
YOK
0,0257
0,9998
0,9998
0,3248
0,0072
1,0000
0,2240
0,2261
0,0174
0,0555
1,0000
0,0582
YOK
0,9361
YOK
YOK
1,0000
1,0000
YOK
0,4315
0,9589
0,0377
0,9712
YOK
0,1681
YOK
0,1955
0,4985
0,5326
0,3222
0,2020
0,5056
0,1330
0,2679
0,0185
0,2054
0,6344
0,0466
0,7273
32
Tablo 4.4 (Devamı)
Türkiye Emlak Bankası A.Ş.
Türkiye İmar Bankası T.A.Ş.
Türkiye Tütüncüler Bankası
Yaşarbank A.Ş.
Ulusal Bank T.A.Ş.
Yurt Ticaret ve Kredi Bankası
A.Ş.
Temmuz
2001
Temmuz
2003
0,0001
0,0371
0,0003
0,0004
0,9999 0,2075
0,1499
0,0291
0,0310
0,0139
0,0280 0,0504
0,0118
Şubat 2001 0,0000
0,0109
0,0000
0,9994
0,0000
1,0000
0,0000
YOK 0,5055
0,9810 0,1962
0,0113
0,0118
0,9997
0,9999
0,5056
0,0442
0,0423
0,1770
0,1705
0,2823 0,1581
0,0210
0,0131
0,0194
0,0006
0,0001 0,0108
0,0749
0,0764
0,3570
0,3604
0,6867 0,3079
Aralık 1999
Aralık 1999
ORTALAMA
ORTALAMA(İFLAS
ETMEYEN)
ORTALAMA(İFLAS
EDEN)
Tablo 4.5’te YSA modeli ile elde edilen 2002-2009 yılları arasındaki bankaların
başarısızlık olasılıkları ve her bir bankanın başarısız olma olasılıklarının ortalaması şu
şekilde gösterilmektedir;
Tablo 4.5
2002-2009 Arası Banka Başarısızlık Olasılıkları
BANKA
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
ORT.
0,0022
0,0002
0,0001
0,0002
0,0002
0,0002
0,0017
0,0002
0,0006
0,0037
0,0011
0,0022
0,0027
0,0005
0,0004
0,0027
0,0002
0,0017
0,1284
0,0086
0,0005
0,0001
0,0003
0,0003
0,0019
0,0002
0,0175
0,0000
0,0000
0,0002
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0001
0,0014
0,0001
0,0002
0,0916
0,0089
0,0010
0,0006
0,0006
0,0002
0,0004
0,0002
0,0129
0,0079
0,0029
0,0004
0,0020
0,0027
0,0009
0,0008
0,0002
0,0022
0,0129
0,0019
0,0001
0,0002
0,0001
0,0002
0,0010
0,0002
0,0021
T.C.Ziraat
Bankası A.Ş.
Türkiye Halk
Bankası A.Ş.
Türkiye
Vakıflar Bank.
T.A.O.
Adabank A.Ş.
Akbank
T.A.Ş.
Alternatif
Bank A.Ş.
Anadolubank
A.Ş.
Şekerbank
T.A.Ş.
33
Tablo 4.5 (Devamı)
Tekstil Bankası
A.Ş.
Turkish Bank A.Ş.
0,0019
0,0120
0,0015
0,0031
0,0013
0,0032
0,0044
0,0006
0,0035
0,0000
0,0000
0,0000
0,0004
0,0000
0,0001
0,0009
0,0008
0,0003
0,0058
0,0027
0,0011
0,0005
0,0013
0,0028
0,0028
0,0008
0,0022
0,3416
0,1761
0,0078
0,0002
0,0003
0,0001
0,0014
0,0000
0,0660
0,0001
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0003
0,0003
0,0001
0,0001
0,0023
0,0067
0,0018
0,0568
0,0036
0,0046
0,0013
0,0001
0,0096
0,0001
0,0002
0,0002
0,0441
0,0117
0,0689
0,0015
0,0001
0,0159
0,0002
0,0002
0,0002
0,0001
0,0004
0,0002
0,0002
0,0001
0,0002
0,0128
0,0003
0,0018
0,0003
0,0002
0,0021
0,0011
0,0001
0,0023
0,0000
0,0001
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0000
0,0249
0,0206
0,0113
0,1209
0,0015
0,0027
0,0156
0,0010
0,0248
0,0032
0,0004
0,0002
0,0001
0,0001
0,0003
0,0021
0,0002
0,0008
0,0008
0,0020
0,0009
0,0017
0,0017
0,0016
0,0018
0,0015
0,0015
0,0001
0,0001
0,0001
0,0001
0,0006
0,0004
0,0005
0,0001
0,0003
0,2075
0,0066
0,0016
0,0008
0,0052
0,0084
0,0059
0,0016
0,0297
0,0000
0,0000
0,0434
0,1600
0,0443
0,0190
0,0125
0,0220
0,0377
0,0002
0,0001
0,0002
0,0013
0,0185
0,0135
0,0108
0,0032
0,0060
0,0339
0,0101
0,0031
0,0158
0,0038
0,0052
0,0029
0,0013
0,0095
Türk Ekonomi
Bankası A.Ş
Türkiye Garanti
Bankası A.Ş.
Türkiye İş Bankası
A.Ş.
Yapı ve Kredi
Bankası A.Ş.
Arap Türk Bankası
A.Ş.
Citibank A.Ş.
Denizbank A.Ş.
Deutsche Bank
A.Ş.
Eurobank Tekfen
A.Ş.
Finans Bank A.Ş.
Fortis Bank A.Ş.
HSBC Bank A.Ş.
ING Bank A.Ş.
Millennium Bank
A.Ş.
Turkland Bank
A.Ş.
ORTALAMA
Tablo 4.6’da görüldüğü gibi yapay sinir ağı modeli eğitim sürecinde, başarılı
olan bankaların %100’ünü tahmin etmiştir. Aynı zaman da başarısız olan bankaların ise
%77,4’ünü doğru tahmin etmiştir.
Tablo 4.6’da görüldüğü gibi yapay sinir ağı modeli test sürecinde ise başarılı olan
bankaların tamamını doğru tahmin ederek %100’lük bir başarı göstermiştir.
34
Tablo 4.6
Sınıflandırma Başarısı
Tahmin
Örnek
Gözlem
0
Eğitim
0
186
0
100,0%
1
7
24
77,4%
88,9%
11,1%
96,8%
0
200
0
100,0%
1
0
0
,0%
100,0%
,0%
100,0%
Toplam Yüzde
Test
Toplam Yüzde
1
Doğruluk Yüzdesi
Şekil 4.2, 1996-2009 yılları arasında yapay sinir ağı modelince tahmin edilen banka
başarısızlık olasılıklarını göstermektedir. Finansal sistemi ve özellikle bankaları daha
da dikkatli inceleyerek 2001 krizinden sonra yapılandırılan ekonomik ve finansal
önlemler bu alanda önemli bir şans olarak görülmektedir.
Şekil 4.2’den de anlaşılacağı üzere, Türkiye’de makroekonomik koşulların
kötüleşmesine, işsizlik, enflasyon, dünyayı saran küresel mali kriz ve son yıllarda ki
istikrarsız siyasi ortama rağmen ticari bankaların başarısızlık riskinden oldukça uzak
olduğu görülmüştür.
0,6
0,5
0,4
0,3
0,2
0,1
0
1996 1997 1998 1999 2000 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009
Ortalama
İflas ortalaması
Şekil 4.2. Yıllara göre ortalama iflas olasılıkları
İflas etmeyenlerin ortalaması
35
BÖLÜM V
SONUÇ
Bu çalışma ile karar vericilerin bankalar üzerine yapılan araştırmaları takip
ederek, bankaların finansal durumlarındaki değişiklikler hakkında önemli bilgilere sahip
olabilecekleri görülmektedir. Aynı zamanda finansal rasyolar kullanılarak gelişmiş
bilgilere ulaşılabildiği görülmüştür. Dolayısıyla erken uyarı sistemlerinin, bankaların iç
yönetimi ve banka denetim kurumları için önemli bir parça haline gelebileceği
görülmüştür.
Ekonomik koşulların bankaların başarısızlık olasılığını etkilediği görülmektedir.
Banka krizleri; makroekonomik ortamın zayıf, büyümenin az ve enflasyonun yüksek
olduğu dönemlerde meydana gelmektedir. Buna ek olarak, yüksek reel faiz oranlarının
da bankacılık sektöründe sistematik sorunlara sebep olduğu görülmektedir (DemirgüçKunt ve Detragiache, 1998). Aynı zaman da (Hutchison ve McDill, 1999), moral hazard
sorununun da bankaların başarısız olma olasılığını arttırdığını belirtmiştir.
Yukarıdaki makroekonomik sorunların tümü Türkiye de 1994-2003 yılları
arasında 25 bankanın başarısız olmasına neden olmuştur. Bu nedenle, Türkiye de
olumsuz makroekonomik koşulların bankaların başarısız olmasına önemli bir sebep
olduğu görülmektedir. Bu olumsuz makroekonomik koşullar ve olumsuz küresel finans
ortamının banka başarısızlık olasılığını arttırdığı söylenebilir. Buna rağmen, Türkiye de
2003 yılından sonra hiçbir banka başarısız olmayarak tüm bu olumsuzluklara karşı
ayakta kalabilmiştir.
36
KAYNAKÇA
Ağaoğlu, A. (1989). Türkiye’de banka işletmelerinin ekonomik analizi ve gelişme
eğilimleri. Yayımlanmamış Doktora tezi, Ankara Üniversitesi, Ankara..
Akgüç, Ö. (1989). Yüz soruda türkiye’de bankacılık. Gerçek Yayınevi 2. Baskı,
İstanbul.
Akkuş, Ö, Türkan, S. ve Tatlıdil, H. (2010). Sıralı bağımlı değişken modeli ve
diskriminant analizi’nin ticari bankaların mali performanslarına göre
sınıflandırılmasında kullanımı. Süleyman Demirel Üniversitesi İ.İ.B.F
Dergisi, C.15,S.2, 319-332.
Akpınar, H. (1994). Yapay sinir ağları gelişim ve yapılarının incelenmesi. İstanbul
Üniversitesi İşletme Fakültesi Dergisi, 23 (1), 41-74.
Aktaş, R . (1997). Mali başarısızlık (işletme riski) tahmin modelleri. İş Bankası Kültür
Yayınları, Doğuş Matbaacılık. İstanbul.
Alam, P., Booth, L.K. and Thordarson, T. (2000). The use of fuzzy clustering algorithm
and self-organizing neural networks for identifying potentially failing
banks: an experimental study. Expert Systems with Applications 18, 185199.
Alfaro, E., Garcia, N., Gamez, M. ve Elizondo ,D. (2008). Bankruptcy forecasting:An
ampirical comparison of adaboost and neural networks original research
article. Decision Support Systems, Volume 45, Issue 1, 110-122.
Altman, E.I., ve McGough, T.P. (1974). Evoluation of a company as a going concern.
The Journal of Accountancy, December, 50-57.
Aydoğan, T., Çömlekçi, S. ve Albayrak, M. (2000). Yapay sinir ağlarında öğrenme
yeteneğinin uygulanması. Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen Bilimleri
Enstitüsü Dergisi, 4 (1), 5-10.
Aydın, Y.S. (2000). Visual prolog ile programlama. Sistem Yayıncılık, Yayın No:253,
s.337, İstanbul.
BDDK,
(2010).
Bankacılık
Düzenleme
ve
Denetleme
Kurumu
Tarihçesi.
http://www.bddk.org.tr/WebSitesi/turkce/Kurum_Bilgileri/Kurum_Bilgil
eri.aspx, Erişim Tarihi 15 Temmuz 2010.
Banking Regulation and Supervision Agency (2003). Banking sector restructuring
program (BRSA). Progress Report, 23.
37
Bayrakçı, A. O. (1997). Hisse senedi fiyatının tahmininde yapay sinir ağı yaklaşımı.
Yayımlanmamış Yüksek lisans tezi. Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir.
Brealey, R., A., Myers, S., ve Marcus, A. (1997). İşletme finansının temelleri.
Çevirenler:Bozkurt, Ü., Arıkan, T., ve Doğukanlı, H., Literatür
Yayıncılık.
Boyacioglu M. A., Kara Y., Baykan Ö. K. (2009). Predicting bank financial failures
using neural networks, support vector machines and multivariate
statistical methods: A comparative analysis in the sample of savings
deposit ınsurance fund (SDIF) transferred banks in turkey original
research article. Expert Systems with Applications, Volume 36, Issue 2,
Part 2, 3355-3366.
Büyüköztürk, S. (2002). Sosyal bilimler için veri analizi el kitabı, PegemA Yayıncılık,
Ankara.
Canbaş, S., ve Erol, C. (1985). Türkiye’de ticaret bankaları sorunlarının saptanması:
erken uyarı
sistemine giriş. Türkiye Ekonomisi ve Türk Ekonomi İlmi,
Sayı: 1, Marmara Üniversitesi Türkiye Ekonomisi Araştırma Merkezi,
İstanbul.
Canbaş, S., Çabuk, A. and Kılıç, S. B. (2005). Prediction of commercial bank failure via
multivariate statistical analysis of financial structures: the turkish case.
European Journal of Operational Research 166 (2), 528-546.
Cole, R., A. and Gunther, J. W. (1998). Predicting bank failures: A comparison of onand off-site monitoring systems. Journal of Financial Services Research,
13 (2), 103-117.
Çakar, T., Türker, A. K. ve Toraman, A. (1996). İmalat sistemlerinin tasarlanmasında
yapay sinirsel ağların kullanılması. Birinci Ulusal Zeki İmalat Sistemleri
Sempozyumu ZİS’da Sunulan Bildiri,10s.
Çakır, Ş.,Ertunç, H.M ve Ocak, H. (2009). Yapay sinir ağları kullanılarak karbonat
kayalarındaki dokunun tanımlanmasına bir örnek: Akveren formasyonu.
Uygulamalı Yerbilimleri, Sayı:2, 71-79.
Coşkun, M. N. (2003). Gelişmekte olan ülkelerde bankacılık krizleri, Gazi Üniversitesi
İktisat Bölümü, 3-4, Ankara.
Dağlı, H. (1994). İşletme başarısızlıkları ve alınması gereken önlemler. Verimlilik
Dergisi. MPM Yayınları, Sayı:1.
38
Demirgüç-Kunt, A. and Detragiache, E. (1998). The determinants of banking crises in
developing and developed countries. IMF Staff Papers, 45 (1).
Ergezer, H., Dikmen, H. ve Özdemir, H. (2003). Yapay sinir ağları ve tanıma sistemleri.
PİVOLKA, 2 (6), 14-17.
Ertunç, H. M. (2006). Prediction of the pool boiling criticial heat flux using artificial
neural network, IEEE Transactions on Components and Packaging
Technologies, Vol.29, No.4,770-777.
Foster, G. (1986). Financial statament analysis. Prentice Hall International Editions.
Gönenli, A. (1994). İşletmelerde finansal yönetim. İşletme Fakültesi, İstanbul.
Haykin, S. (1999). Neural networks a comprehensive foundation. Prentice Hall
Internation, Inc.
Hutchison, M. and McDill, K. (1999). Are all banking crises alike? The Japanese
experience in international comparison. NBER Working Paper. 7253.
Jo, H. and Han, I. (1996). Integration of case-based forecasting, neural network, and
discriminant analysis for bankruptcy prediction. Expert Systems with
Applications, 11, 415-422.
Keasey, K. and McGuinness, P. (1990). The failure of UK industrial firms for the period
1976-1984, logistic analysis and entropy measures. Journal of Business
Finance and Accounting, 17, (1), 119-135.
Kılıç, S. B. (2003). Mali başarısızlık tahmininde çok değişkenli istatistiksel yöntemlerin
ve çok kriterli analize dayalı bir modelin kullanılması: Türk bankacılık
sisteminde bir uygulama (Using multivariate statistical methods and a
model of multicriteria analysis in predicting financial failure: An
application in the Turkish banking sector. Unpublished Ph.D. thesis.
Çukurova University, Adana.
Kolari, J., Glennon, D., Shin, H. and Caputo, M. (2002). Predicting large US
commercial bank failures. Journal of Economics & Business, 54, 361387.
Kurtaran Çelik, M. (2010). Bankaların finansal başarısızlıklarının geleneksel ve yeni
yöntemlerle öngörüsü. Yönetim ve Ekonomi, cilt:17, Sayı:2, Celal Bayar
Üniversitesi İ.İ.B.F.
Kurtuluş, K. (1985). Pazarlama Araştırmaları. İstanbul Üniversitesi Yayınevi,
No:2789.
39
Lam, K.F. and Moy, J. W. (2002). Combining discriminant methods in solving
classification problems in two-group discriminant analysis. European
Journal of Operational Research, 138, 294-301.
Latter, T. (1997). Causes and management of banking crisis. Center for Central
Banking Studies Bank of England. No:12.
Min, J. H. ve Lee, Y-C. (2005). Bankruptcy prediction using support vector machine
with optimal choice of kernel function parameters original recearch
article. Expert System With Applications, Volume 28, Issue 4, 603-614.
Meyer, P.A. and Piffer, H.W. (1970). Prediction of bank failures. Journal of Finance,
25, 853-868.
Pantolone, C. and Platt, M.B. (1987). Predicting commercial bank failure since
deregulation. New England Economic Review, 37-47.
Özdamar, K. (2002). Paket programlar ile istatistiksel veri analizi. Kaan kitabevi.
Eskişehir.
Patır, S. (2009). Faktör analizi ile öğretim üyesi değerleme çalışması. Atatürk
Üniversitesi İİBF Dergisi, Cilt:23, Sayı:4, 69s.
Rose, P.S. and Kolari, J. W. (1985). Early warning systems as a monitoring device for
bank conditions. Quarterly Journal of Business and Economics, 24 (1),
43-60.
Salchenberger, L. M.,Çınar, M. ve Lash, N. A. (1992). Neural networks: A new tool for
predicting thrift failure. Decision Sciences, XXIII (4), 899-916.
Shannon, C.E., Weaver W. (1949). The mathematical theory of communication.
Chicago and London: University of Illinois Press.
Shin, K.S. ve Lee, Y-J. (2002). A genetic algorithm application in bankruptcy
prediction modeling original research article. Expert System with
Applications, Volume 23, Issue 3, 321-328.
Shin, K.S., Lee, T.S. ve Kim H-J. (2005). An application of support vector machines in
bankruptcy prediction model original research article. Expert System with
Applications, Volume 28, Issue 1, 127-135.
Shin, S.W. and Kılıç, S. B. (2006). Using PCA-Based neural network committee model
for early warning of bank failure. Lecture Notes in Computer Science
Book Series; Advances in Natural Computation 4221/2006, 289-292.
Shin, S.W., Lee, K.C. and Kılıç, S. B. (2006). Ensemble prediction of commercial bank
failure through diversification of ınput features. Lecture Notes in
40
Computer Science Book Series; Advances in Artificial Intelligence
4304/2006, 887-896.
Sinkey, J. (1975). A multivariate statistical analysis of the characteristics of problem
banks. Journal of Finance, 30 (1), 21-38.
Tam, K. Y. and Kiang, M. Y. (1992). Managerial applications of neural networks: The
case of bank failure predictions. Management Science, 38 (7), 926-947.
University of Toronto, (2011). Cellular Bioelectricity Laboratuar.
http://heart.cbl.utoronto.ca/~berj/projects.html, Erişim Tarihi 12 Kasım
2010.
Yim, J. ve Mitchell, H .(2005). Comparison of country risk models:hybrid neural
networks, logit models, discriminant analysis and cluster techniques
original research article. Expert System With Applications, Volume 28,
Issue 1, 137-148.
Yurtoğlu, H. (2005). Yapay sinir ağları metodolojisi ile öngörü modellemesi: bazı
makroekonomik değişkenler için Türkiye örneği. DPT Uzmanlık tezi,
Yayın No:2683, 3-4.
Zavgren, C. V. (1985). Assessing the vulnerability to failure of American industrial
firms. A logistic analysis. Journal of Business Finance and Accounting,
12 (1), 19-45.
41
ÖZGEÇMİŞ
KİŞİSEL BİLGİLER
Adı Soyadı
: Nuri KIRAÇ
Doğum Tarihi
: 18.11.1986
Doğum Yeri
: Sivas/ Merkez
Email adresi
: [email protected]
EĞİTİM DURUMU
2008-2011
: Yüksek Lisans, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Ekonometri Anabilim Dalı / Adana
2004-2008
: Lisans, Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik
Bölümü / Kayseri
2000-2003
: Lise, Mersin Toroslar Lisesi / Mersin
Download