Haftalik GADT Raporu 28 Mart 2016

advertisement
GLOBAL ANALİTİK DİNAMİK TAHMİNLER RAPORU (GADT)
28-1MART 2016
YOĞUN SİS BULUTU İÇİNDE...
Siyaset: En azından referanduma hazırlanmak lazım
Global Analitik Dinamik Tahminler Raporu’nun ödevi geçmişi anlatmak değil, geleceğe ışık
tutmak. Bazen mevsimsel sis bulutları nedeniyle bu görevi yerine getirmek oldukça zorlaşıyor.
Yine bu dönemlerden birine girmiş olabiliriz. Yalnız siyaset değil, dünya ve Türkiye ekonomisi ve
piyasalarda dahi Nisan sonunu görmekte zorlanıyoruz. Ama Rapor’un titrinin hakkını verip hata
payımız yüksek olsa da, geleceğe titrek bir ışık tutacağız.
Şu kadarı nerdeyse kesin, henüz Erdoğan’ın bazı mülahazaları olsa dahi, Davutoğlu nisan ayında
AKP’nin anayasasını yazdırmaya başlayacak ve Mayıs sonu ya da Haziran başı gibi TBMM’ne
gönderecek. Basın açıklamalarından gördüğümüz kadarı ile yeni anayasa güçlü başkanlık sistemi
üzerine kurgulanacak, ama bunun detaylarında Erdoğan ve Davutoğlu arasında bir uzlaşma tesis
edilemedi.
Yine de Haziran’da TBMM’nde bir oylama yapılacak, ve AKP kazanırsa 60 gün içinde sandığa
gideceğiz. Peki kazanamazsa ne olacak? Bizce Davutoğlu, bu konuyu unutup Mehmet Şimşek’in
çok güzel anlattığı gibi “gelecek nesillere zulüm etmemek” için yapısal reformla ve AB yolunda
ilerlemeye odaklanmak niyetinde. Ama, Erdoğan çok uzun süre resmi yetki olmadan görevini
sürdürmez; bunun nedenlerini aşağıda açıklayacağız. O zaman, ya Davutoğlu ve Erdoğan
kamuoyu önünde kavgaya girişecekler, ya da erken seçime gideceğiz.
Erdoğan’ın niye çok uzun süre resmi yetkilerle donatılmadan Cumhurbaşkanlığı görevini ifa
edemeyeceğini görmek için AKP’ye yakın duran basını okumak lazım. Hafta boyunca süren
taramamızda üç neden tespit ettik.
Rıza Sarraf’ın tevkifinin yeni bir Gülen-ABD komplosu olduğu ve amacının Erdoğan’ı
indirmek olduğu düşünülüyor1.
TSK içinde Gülenciler’in iyice yapılandığı, Genel Kurmay’ın PKK ile uğraşırken gerekli
tasviye operasyonunu yapmadığı, ABD’de başkan değişikliği sonrası bir darbe ya da
politikaya müdahalenin gündeme geleceği endişesi var.
Parti içi muhalefetin iyice filizlendiği, Babacan ve Şimşek’in bu harekete katılmak için
ABD’den ve finans çevrelerinden işaret beklediği algısı yazılıyor 2.
Bu konuda en gerçekçi makaleyi de sizin için seçtik, Sedat Laçiner’in yorumunu linkte
bulabilirsiniz.
1
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
-2-
Özetle, Erdoğan’ın kafasındaki düşmanları yenecek bir başbakan veya parlamenter sistem yok.
Ancak, parlamento dışından bakanlar ve TSK dahil tüm kurumlar üstünde mutlak yetki onu içine
düşmek üzere olduğu bu komplolar yumağından kurtarabilir.
Gelelim ikinci en önemi meselemiz olan teröre. IŞİD’in Paris’te düzenlemek üzere olduğu saldırı
son anda önlendi. Türkiye’de ise son bir haftada 13 canlı bomba adayı yakalanırken, Cumartesi
Başika’da bir şehit verdik. IŞİD Suriye’de Palmira’yı kaybetmek üzere, Irak’da ise Musul civarında
köyleri yitiriyor. Terör örgütü hem Avrupa, hem de Türkiye’de en azından Kürt hedeflerine
saldıracak. Yargı herkesi uzun süre hapis ve gözaltında tutarken IŞİD’in Türkiye bölge sorumlusu
olduğu iddia edilen şahsın serbest bırakılması da bize yerel hücreler konusunda yeterli itina
gösterilmediğini düşündürüyor. Yeni terör saldırılarından endişeliyiz.
PKK ve ardından Demirtaş’ın teklif ettiği ateşkes ve barışı da şimdilik ciddiye almamaya karar
verdik. Kürt Siyasi Hareketi eğer barış istiyorsa yapacağı basit. Hendek Siyaseti’ne son verip,
TSK’ya saldırıları bir süre durdurur. Bu süre zarfında, parlementer muhalefet, halk ve AKP içinde
ılımlı kesim kadar ABD ve AB de Erdoğan’ı barışçıl yolla karşılık vermeye zorlayacak, aynı
zamanda PKK ve HDP Kürt halkının gönlünü bir kez daha kazanacaktır. Ama, gidilen yol bu değil.
Bombalı araçla şehit edilen Mehmetçikler ve Silvan gibi yeni mahallerde kurulan barikatlar,
PKK’nın asıl amacının savaşı Batı’ya taşımak olduğunu düşündürüyor. PKK’nın terör eylemlerine
devam edeceğinden kaygılıyız.
Cuma günü basınımız Rus Federasyonu Konseyi Başkanı Matveyenko’dan gelen “Türkiye ile
ilişkileri normalleşirmeye hazırız” beyanatı ile heyecanlandı. Doğal olarak Rusya ile ilişkilerin
düzelmesi Türkiye’nin risk profilini kayda değer ölçüde düşürüp PKK’yı da barışa zorlar. Ama
buna benzer açıklamalar İran ve Esad tarafından da yapılıyor. Demek istenen şu: “Suriye’de
savaşı kaybettiniz, hatanızı kabul edin ve adam olun”. Ankara’da bu yönde bir adım yok, dolayısı
ile Putin ve müttetiklerinin husumeti devam edecek. Zaten hafta içinde de Rusya’nın Ankara’yı
terörden arındırma operasyonları esnasında yapılan insan hakları ihlalleri için BM’e şikayet
ettiğini kaydettik.
Eğer Türkiye referandum veya erken seçime giderse, Putin’in Erdoğan’ın
yenilgiye uğraması için ek tedbirler alacağından da kaygılıyız.
En son olarak, Hollanda’nın elçilik ve konsolosluklarının tatil etmesi yanında dost ve kardeş Suudi
Arabistan’ın da vatandaşlarını zorunlu olmadıkça Türkiye’ye seyahat etmemelerini salık vermesi
bize terörün hala ciddi bir tehdit olduğunu hatırlatıyor.
Bu muhalefetin sözcüsü www.karar.com olacak. Ethen Mahçupyan’ın şu köşe yazısı da parti
için muhalefetin Batı dostu ve daha akılcı çizgisini iyi özetliyor.
2
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
-3-
Özetle,
Ekonomi
Bölümü’nde
bahsedeceğimiz
üzere,
TCMB
seçiminde
Erdoğan
ve
Davutoğlu’nun kapışması ile başlamak üzere Türkiye çok zorlu bir siyasi dönemeçe girdi.
Erdoğan’ın ABD ziyaretinden dönmesinden sonra bu zorlukların önce piyasalarda (özellikle
dövizde) ardından da ekonomide iskonto edilebileceği fikrini yavaş yavaş kendi iş dünyamız
çerçevesinde de değerlendirmeliyiz.
Küresel Bakış: Fed Nisan’da faiz artırabilir mi?
Dolar’ın değer kazanmasına rağmen Brent’in 40 Dolar civarında tutunması bizce arz ve talep
cephesinde önemli bazı değişikliklerin sonucu. Arz boyutunda Uluslararası Enerji Ajansı’nın
senede 200 milyar Dolar’a varan yatırım açığı projeksiyonundan bahsettik, ayrıca ABD’de kayak
üretimi de düşüyor. Bazı Suudi kaynaklara göre İran’ın üretimi 4 milyon varile çıkarması da teknik
nedenlerle güç. Talep cephesinde ise bu yıl Çin’in ithalatının günde 300-600 bin varil kadar
artması söz konusu. Eğer 17 Nisan’da Doha’da Rusya dahil büyük üreticiler makul bir kesinti/kota
programında uzlaşırsa, Brent yaz aylarına 40-45 Dolar bandında girer ve küresel resesyon
korkularına büyük ölçüde derman olur, ayrıca deflasyonist baskılar da azalır.
Artık ezberlediniz, her hafta muhakkak dünya ekonomisinin gidişatını değerlendiriyoruz. Bu
haftaki paragrafa başlarken bir kez daha hatırlatalım. Biz de bu yıl zayıf ve bol miktarda çıktı açığı
üreten bir ekonomik performans bekliyoruz. Yazdıklarımız küresel resesyonu öngören
çoğunluğun gerekçelerine cevap olarak okunmalı.
Bizce dip yapan petrolün yanında en önemli iyimserlik nedeni Beijing’in gittikçe iyileşen iletişim
politikası ve kurumlar vergisinde 90 milyar Dolar’lık indirim vaadi. Çin henüz yeni kalkınma
modeline geçişi finansal darboğaz veya sert iniş yapmadan becerebileceğine ekonomistleri ikna
edemedi, ama oyun planının içini giderek dolduruyor ve daha iyi anlatıyor. Çin bir süre daha
yavaşlayacak, mesela Nisan başında açıklanacak PMI’lar da A/A gerileyebilir, fakat artan
dozlarda mali teşvik ve kapasite indirimi gibi bir dizi yapısal reformlar sayesinde yılın ikinci
yarısında toparlanacağı kanımızı sürdürüyoruz.
Halen büyük ekonomiler arasında en zayıf halka Japonya: İmalat sanayi PMI daralıyor, çekirdek
enflasyon sıfıra düştü ve ücret pazarlıklarında ortalama artış %1’in de altında. Yani ekonomide
harcama gücü de eriyor. Fakat Abe’nin Nisan’da %2’lik KDV zammını öteleyeceğini açıklamasını
bekliyoruz, bu ekonomiye bir doping etkisi yapabilir. ABD ve Euro-bölgesi (EB) PMI’larda ise hafif
de olsa bir toparlanma gördük.
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
-4-
Japonya’da negatif faizler ya da herhangi bir para politikası adımının ne denli yararlı olacağını biz
de bilmiyoruz, ama AMB’nın attığı adımların işe yaradığına her geçen gün biraz daha ikna
oluyoruz. Ama bunlar ticari bankalara değil sermaye piyasalarına ve borçlu devletlere yarıyor. Bir
yanda İspanya ve Portekiz gibi kamu borcu yüksek devletlerin finansman giderleri hızla düşerek
mali manevra alanı artıyor ki bu çok önemli, artık daha az kemer sıkmak zorunda kalacaklar. Öte
yanda ise kurumsal bono-tahvil pazarında getiriler hızla düşerek firmaların ödeme yükünü
hafifletiyor, bu da yatırım ve istihdamı artıracak, yakında talep Gelişmekte Olan Ülke (GOÜ,
Piyasalar = GOP) SGMK’ya da kayabilecek.
Evet, gelelim Fed sorusuna. Bizce Cuma günü yayınlanacak Tarım-Dışı İstihdan (TDİ) yine 200
bini bulur, ama okuduğumuz raporlarda ücretlerde artış beklentisi bulamıyoruz. Bu yüzden Fed’in
Nisan ayında ikinci faiz artırımı yapmasını da beklemiyoruz. Peki o zaman Fed FOMC
üyelerinden gelen bu şahince söylemin maksadı ne? Birincisi Cuma günü açıklanan veride
4Ç2015 milli gelir artışının %1.4’e (Tüm yıl: %2.4) revize edilmesinin gösterdiği gibi, ABD
ekonomisi sanılandan çok daha iyi durumda ve gelecekte bir noktada enerji fiyatlarındaki artış ve
istihdamın yardımı ile enflasyonun yükselmesi kaçınılmaz. Fed’in kademeli parasal sıkılaştırma
politikasından vazgeçmesi söz konusu değil. İkincisi, Fed piyasaları ürkütmeden faiz artırımına
hazırlanmak istiyor. Bunu da bir ölçüde başardı. Cuma günü itibarı ile futures piyasaları
Haziran’da ikinci faiz artırımına %37 ihtimal biçiyordu, ama (piyasası açık olan) riskli varlıklarda
ciddi bir satış görmedik. Eğer Fed piyasalarda panik atağı başlatmadan dünya ekonomisini ikinci
faiz artışına taşırsa, zafer kazanacak. Bakalım başaracak mı?
Türkiye Ekonomisi: TCMB pazarlığı, 1Ç sonunda görünüm ve 2Ç ile ilgili ilk yorum
Erdoğan ve Davutoğlu kampları arasında geçen TCMB başkanı pazarlığı ile ilgili en son ve
aydınlatıcı makale Bloomberg’in Türkiye’yi çok iyi tanıyan yazarı Benjamin Harvey’den geldi.
Harvey’e göre, iki kamp henüz bir isimde uzlaşamadılar. Davutoğlu Erdoğan’ın “ortodoks
politikalar” izleyecek bir isme razı olmayacağını bildiği için PPK üyeleri Murat Çetinkaya veya
Ahmet Faruk Aysan’ı öneriyor. Erdoğan’ın adayı ise belli değil, ama çabuk faiz indirecek bir isim
istiyor. Cumhurbaşkanlığı’na yakınlığı ile bilinen Cemil Ertem’in hafta boyunca yaptığı
açıklamalardan da “yerli ve milli” bir aday istendiği apaçık. Cemil Ertem ayrıca TCMB’nin yaptığı
25 baz puan indirimi yeterli bulmayarak 75 puan talep etti. Belki de Külliye’nin adayı oldu.
Bilmiyoruz, ama Harvey’e göre asıl pazarlık Erdoğan ABD’den döndükten sonra başlayacak.
Bizce bu pazarlık piyasalar açısından hoş neticelenmeyecek, özellikle o günlere değin TL’deki
güçlü performans devam ederse. Çünkü, Erdoğan her zaman TL’nin gücünü, izlediği politikalara
güven oyu olarak algıladı ve bunları ısrarla sürdürme yoluna gitti. Bu kez de piyasaların hızla faiz
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
-5-
indirecek bir adayı kolaylıkla benimseyeceği hatasına düşmesi muhtemel. Bu durumda Davutoğlu
ya teslim olacak ya da AKP içinde ilk “resmi arızaya” şahit olacağız ve piyasalar darmadağın
olacak.
Gelelim 1Ç sonunda Türkiye ekonomisinin performansına. Bizce nasıl bir çeyreği geride bıraktık
sorusunun cevabı şu dört grafikte gizli:
Kapasite Kullanım Oranı 4Ç2015’e göre 1.5 kadar yükselmiş, bunu AB’ye yapılan ihracatın
toparlanmasına ve Mart’ta iç talebin biraz canlanmasına (fakat 4Ç’nin gerisinde kalmasına)
bağlıyoruz.
İç talebin Mart’ta biraz toparlandığı gözlemini bize karma güven endeksi veriyor (bkz grafik syf: 6):
Öte yanda ise 4Ç’e göre oldukça gerileyen, fakat Mart’ta biraz toparlayan tüketici güveni ve
Mart’ta da gerileyen Reel Sektör Güven Endeksi çeyreklik bazda iç talepten fazla bir randıman
beklemememizi öğütlüyor. Ayrıca kredilerde durma noktasındayız (bkz grafik syf: 6-7).
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
-6-
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
-7-
Haftalık Parasal Göstergeler
% Değişim
Yılbaşından
bugüne
Yıllık
0.0
1.0
15.5
0.1
-0.2
6.4
-0.1
0.1
0.7
6.3
76.7
-1.1
0.0
-3.9
7.0
1143.8
1142.8
0.1
0.0
1.4
19.0
51.1
50.5
1.3
0.9
7.7
32.8
3.3
3.3
0.0
0.0
0.2
0.4
584.5
581.6
0.5
0.2
2.2
2.8
98.2
96.7
1.5
0.9
5.7
-15.3
1349.5
1348.4
0.1
0.1
2.2
14.5
Mevduatın Krediye Dönüşme Oranı (%)*
113.2
113.3
-0.1
-0.1
-1.3
1.0
Mevduatın Tahvile Dönüşme Oranı (%)*
7.6
7.6
0.0
0.0
0.3
-0.7
Kredi (milyar TL)
Tüketici Kredileri ve Kredi Kartları
Tüketici Kredileri
Kredi Kartları
Kurumsal Krediler
Takipteki Krediler (brüt)
Takipteki Krediler Rasyosu (brüt)
Tahvil Bono Portföyü
Yurtdışı Yerleşikler (piyasa değeri)
Mevduat
Haftalık
8-Haftalık
HO
1528.1
0.0
385.3
-0.3
308.4
308.6
75.8
18 Mar
11 Mar
1528.0
384.2
Net Açık Pozisyon (mlr USD)
1.4
1.4
3.1
55.3
7.2
-193.2
sak: Brüt Döviz Pozisyonu
28.6
26.8
6.8
1.4
-13.3
-18.3
Kaynak: Turkey Data Monitor
* yüzde değişim kolonları baz puan cinsindendir
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
-8-
Biliyoruz, piyasada gelenek kredileri incelerken 13 haftalık hareketli ortlamayı kullanmak, fakat biz
bu göstergeyi gittikçe daha kafa karıştırıcı bulmaya başladık. Onun yerine çok daha sarih olan
yılbaşından bu yana kredi artışına bakıyoruz, cevap çok basit. Veri tarihi olarak nerdeyse 1Ç’in
sonuna gelmişiz, toplam krediler sadece %1 artmış.
Biraz daha yorum ekleyelim. Bizce Mart’ta terör üst kesimin eğlence gibi ihtiyari harcamalarını
kısıtlarken, asgari ücret zammı sayesinde fakir kitlelerin harcamaları biraz arttı ve ihracat da
canlandı. Fakat iç talebi katlayarak büyütecek kredi talebi büyüyemedi, çünkü hane halkı çok
borçlu.
İkinci çeyrek için ise çok karamsar değiliz, ama bizi biraz daha çetin günler bekliyor olabilir.
Olumlu tarafta tarım
güzel bir hasat yapıp çiftçiyi
rahatlatacak ve gıda, enflasyonu düşük
tutacak. İhracat da AB tarafından en azından 2015 düzeyinde tutulacak, fakat iç tüketim terör ve
turizmde zayıf rezervasyonlar yüzünden fazla hızlanamaz.
TCMB’nin yaptığı faiz indirimi de sabit sermaye yatırımlarını canlandırmakta kifayetsiz. Zaten, iş
dünyasında asıl sorunlar politik riskler ve aşırı borçluluk da olabilir. Yaz aylarına baktığımızda,
eğer Fed hakikaten Haziran’da ikinci kez faiz artıracak ve TBMM referandumu oylayacaksa,
artan faizler ve poltik risk ekonomiyi 3Ç’de frenleyebilir.
Piyasalar: ABD TDİ’ı bekleyeceğiz
Seçilmiş Piyasa Göstergeleri
% Değişim
25-Mar
Hazine Gösterge Faizi (bileşik; %) 1/
18-Mar
Haftalık
Aylık
3-Aylık
Yılbaşından
Bugüne
Yıllık
10.12
10.19
-0.07
-0.98
-0.93
-0.66
1.64
TCMB 1-Haftalık Repo Faizi (basit; %) 1/
7.50
7.50
0.00
0.00
0.00
0.00
0.00
TCMB Ortalama Fonlama Maliyeti (%) 1/
8.86
8.93
-0.07
-0.23
0.12
0.05
1.15
10.13
10.36
-0.23
-0.19
0.15
-0.62
0.55
3.04
3.04
0.01
-1.36
-0.45
-0.43
13.37
USD/TL
2.873
2.858
0.53
-2.01
-1.43
-1.63
12.33
EUR/TL
3.208
3.222
-0.45
-0.76
0.45
0.66
14.31
81,356
82,943
-1.91
8.18
9.66
13.43
-1.56
2.83
2.90
-2.43
10.41
11.26
15.30
-12.37
5.0
5.4
-7.56
1.69
119.99
107.87
-0.03
410.3
421.7
-2.70
10.24
11.80
16.09
-10.69
Bankalar Arası Repo/Ters Repo Faiz Oranı (%) 1/
Döviz Kuru Sepeti (0.5$+0.5€)
BIST 100 (TL, kapanış)
BIST 100 (ABD sent)
BIST İşlem Hacmi (milyar TL) 2/
MSCI TR Endeksi
1/ O tarihteki % değişimi değil, baz puan olarak farklarını gösterir. Hazine gösterge kağıdı 17 Haziran itibariyle 14 Haziran 2017'dır.
2/ Son veri 24 Mart tarihine aittir.
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
-9-
Cuma günü Paskalya Tatili nedeniyle ABD 4Ç2015 GSYIH’nın %1.4 büyümeye revize
edilmesinin piyasalara tam etkisini ölçemedik. Ama Türkiye’de öngörülebilir bütün iyi haberlerin
iskonto edilmesi ile ralli duruldu.
Orta-vadede risklerin giderek arttığı bir döneme girdiğimizi görüyoruz. Yurtdışında Fed’in
Haziran’da faiz artırması olasılığı, içerde ise Haziran’da TBMM’nde referandum veya erken seçim
kararı alınması bu orta vadeli risklerin başlıcaları. Bizim gibi terörün devam edeceğine inananlar
açısından zayıf bir turizm sezonu da özellikle TL üstündeki baskılara eklenebilir.
Kısa vadede ise ABD tarım-dışı istihdam istatistiği detayında ücretlerin bir kez daha artış trendine
girmesi ve TCMB Başkanı seçimi rallilerin önünde çetin engeller olarak duruyor.
Fakat, GOP rallisi de tam kıvamını buldu. Geçen hafta GOP fonlarına en az 3 milyar Dolar girmiş
olabilir, Türkiye’de de bir önceki hafta 450 milyon Dolar civarında net yatırım vardı.
Bizce reel para dediğimiz uzun vadeli fonlar daha yeni pozisyon almaya başladılar ve aldıklarını
da tutacaklar. Üstelik, Mart ayından itibaren dünya ekonomisinin dirilmesini bekledik ve yeterli
olmasa da bu yönde bir takım işaretler aldık.
Bu şartlar altında
oyun planımız ABD tarım-dışı istihdam verisini görünceye kadar piyasada
kalmak, çünkü okuduğumuz raporlarda ücretlerin hızlanacağına dair inandırıcı bir yorum
göremedik. Bu durumda Fed üyeleri şahince konuşsa da, Dolar rallisi çok mütevazi kalacak ve
GOP’da rüzgar yelkenleri doldurmaya devam edecek.
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
-10-
TCMB Başkanı seçiminin çok sıkıntılı geçeceği ve belki de Erdoğan ve Davutoğlu arasındaki fikir
ayrlılıklarını gün yüzüne çıkaracağından fevkalade endişeliyiz. Erdoğan ABD’den dönünce
Davutoğlu ile bir uzlaşma olmasını diliyoruz. Bizce GOP’da risk iştahı yüksek seyrettikçe,
yatırımcılar faizleri indirmeye çok hevesli bir isme bile bir-iki ay tahammül edebilir. Ama, Nisan’ın
ikinci haftasında uzlaşma sinyalleri görmezsek, kârımızı cebimize koyup, TCMB pazarlığının
bitmesini beklemek niyetindeyiz.
ÖNEMLİ: Bu gönderiyi başkaları ile lütfen paylaşmayalım. Raporlarımıza abone olmak isteyen
dostlarınız [email protected]’a e-posta atarak abonelik şartlarımızı öğrenebilir. Fikir
emeğimize saygınız için şimdiden teşekkür ederiz.
Istanbul Analytics Ekibi
.
Bu rapordaki veriler düzenli bir şekilde halka açık kaynaklardan elde edilip, yalnızca bu bilgilere yönelik yorumları iletmek
üzere hazırlanmıştır. Rapordaki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu
tutulamaz. Bu yayın iznimiz olmadan, kopyalanamaz ve/veya dağıtılamaz; bilgisayar sistemlerine aktarılamaz
Download