Almanlara Kavgam`ı okuyan Türk

advertisement
Almanlara Kavgam’ı okuyan Türk
Ezgi BAŞARAN
Serdar Somuncu (37) İstanbul’da
doğdu, 2 yaşında apar topar
Almanya’ya gitti. Babası çöpçülük
yapıyordu, annesi ev kadınıydı. O
kendine meslek olarak tiyatroyu
seçti. Sahnelediği oyunlarla
Almanları şaşırtıyor, mümkünse
aydınlatıyor, en çok da kafalarını
karıştırıyor. Çünkü Almanlara Hitler’i ve Nazizmi
anlatıyor.
6 senede 1500 kere sahnede Hitler’in Kavgam kitabını okudu. Peki
pardon, bu kitap Almanya’da yasak değil miydi? Somuncu bir yolunu
buldu. Sonra Nazilerin meşhur Propaganda Bakanı Joseph
Goebbels’in 1943’te Berlin’de ‘Toptan savaş ister misiniz?’ dediği ünlü
konuşmanın metnini sahneye taşıdı. Ama durun bir dakika, Almanlara
Nazilerin ne olduğunu anlatacak başka adam kalmamış mıydı?
Somuncu’ya göre Almanlar bu konuda bilgisizdi. Başka adam
hakikaten yoktu. Somuncu’yla tiyatroyu, Nazileri ve Almanya’da Türk
olmanın bugünkü karşılığını konuştuk.
Tiyatro ve müzik okumanız evde nasıl karşılanmıştı? Para
kazandıran bir şeyler okusana demediler mi?
- Çok erken ne yapmak istediğimi biliyordum. Müzik okuyacaktım.
Fakat Hollanda’daki konservatuvara gidip gelirken yola çok para
gidiyordu. Her gün otostop yapamazdım. Yol parasını çıkarmak için
orada burada tiyatro oynamaya başladım. Annem babam beni liseye
gidiyor zannediyordu. Halbuki liseyi bırakıp, müzik okuluna başlayalı
çok olmuştu. Sonra bir gün liseden eve ‘Oğlunuz okula hiç gelmiyor’
diye mektup geldi. ‘Nasıl istiyorsan öyle yap’ dediler, sağolsunlar.
1996’da Hitler’in Kavgam’ını sahnede okumaya başladınız.
Nereden çıktı bu?
-Sahi neden kalkıştım bu işe? 16 yaşındaydım ve elime Mein Kampf
geçti. 1.49 Mark’a eskiciden satın almıştım. Sonra bir gün bunu tiyatro
gibi okusam çok ilginç olur diye düşündüm.
Almanya’da Kavgam’ı satmak ve okumak yasak değil mi?
-Evet, Almanya, Hollanda, Avusturya ve İsviçre’de yasak. Ama garip bir
yasak bu. Çünkü kitabın tamamını okumak yasak ama bölüm bölüm
okumak yasak değil. Ben de sahnede 850 sayfalık kitabın toplasan 35
sayfasını okuyorumdur. İlk başta birkaç kere yapar bitiririm diye
düşünüyordum. 6 senede 1500 oyun oynadım, hiç bu kadar ilgi
beklemiyordum.
İlginin sebebi yasak bir şeye meydan okumanız mı, bir Türk olarak
Kavgam’ı yorumlamanız mıydı sizce?
-Türk olmam ilgi çekti ama yasağın gülünçlüğünü göstermem de
önemliydi. Çünkü mesela bu kitabı evde bulundurabiliyorsun ama
satamıyorsun. Bu yasak Almanlar için Hitler’in hálá hassasiyetini
koruduğunun bir göstergesi. Aşırı sağ eğilimlere karşı bir şey yapmak
isteniyorsa, şu anda Almanya’da Kavgam’dan çok daha tehlikeli kitap
ve gazeteler var. Ama Kavgam bir sembol. Almanya’nın tarihten ders
aldığını gösteriyor. Galiba.
Nasıl okuyorsunuz sahnede bu kitabı?
-Hitler’in karakterine bürünüyorum okurken. Birkaç sayfa okuyup,
aralarda Hitler’in aslında ne demek istediğini anlatıyorum. Seçtiğim
bölümler kronolojik ama öyle düzgün bir kitap değil bu. Bir anda öyle
saçma bir cümle çıkıyor ki karşınıza! Saçmalığı anlamlı bir şekilde
izleyiciye aktarmak zamanımı aldı. Hitler’in doğumundan partiye
girişine kadar bir çizgi çektim. Bütün oyunlar da aynı değil, çok
doğaçlama yapıyorum ve seçtiğim bölümleri değiştiriyorum. Ama zaten
şu anda bu oyunu bıraktım, başka oyunlar oynuyorum.
Oyunu ilk sahneye koyduğunuzda Alman Hükümeti’nden ne tepki
aldınız?
-Kitabın hakları Bavyera hükümetinde. 1999’da bana ‘Bu kitap yasaktır.
Siz niye okuyorsunuz’ diye mektup gönderdiler. Ben de ‘İlgimi çekiyor,
Nazi değilim, bu kitaptan niye korkmamız gerektiğini bana kanıtlarsanız
okumam ama o zamana kadar okuyacağım’ dedim. Bir temsilci gelip
oyunumu izledi. Sakıncalı görmediler, devam etmeme izin verdiler.
Resmi iznim var yani.
Tehdit aldınız mı hiç?
-Hem sağcılardan hem de solculardan tehdit aldım. İki taraf da ilk defa
bir konuda anlaşmıştı: Eğer bu oyunu oynamaya devam edersem
ölmeliydim.
Dalga geçtiğinize göre pek umursamadınız tehditleri?
-Umursamadım diyelim. Ama Doğu Almanya’da turnedeyken oyun
çıkışı sokaklar boş, karanlık. Korkuyordum yürümekten tek başıma. Bir
tek orada sorguladım ne yapıyorum, enayi miyim bunlarla uğraşıyorum
diye. Ama yendim bu duyguları.
Bayağı yenmişsiniz ki başka bir Nazi’nin, Goebbels’in 18 Şubat
1943’te Berlin Sportpalas’ta yaptığı konuşmayı sahnede okumaya
başladınız. Bu eski metinlerde kimsenin bulamadığı bir şey mi
buluyorsunuz Nazizmle ilgili?
-Kavgam’ın ve Goebbels’in konuşmasının okunup incelendiğini
sanıyorsanız yanılıyorsunuz. En azından Almanya’da değil. Goebbels
yasak falan da değil. Yine de Almanlar bunları bilmez. Kavgam’ı son 50
senede taş çatlasa 100 bin kişi okumuştur Almanya’da. Goebbels’in
Sportpalas konuşmasından ise ‘Toptan savaş ister misiniz?’ cümlesi
dışında hiçbir şey bilinmiyor. Bugün sağcılık-solculuk tartışması
yapılırken Alman sağının geçmişi bilinmiyor. Almanlar Türkiye için
‘Kendi tarihini bilsin, nereden geldiğini bilsin, nereye gideceğine öyle
karar versin’ diyorlar. Sanki Almanya bunu kendisi yapıyor?!
Peki onlara Nazizmi anlatma çabasına giren kişinin Türk kökenli
olmasını yadırgamıyorlar mı? Sen kendi toplumunla ilgili işler yap
demiyorlar mı?
-Valla bana böyle bir şey söyleyen sayılıdır. Çünkü sahneye Türk veya
Alman olarak değil, insan olarak çıkıyorum. Bunca yıldır burada
yaşıyorum. Bu oyunlar aracılığıyla sorumluluğumu yerine getiriyorum.
Bir Türk olarak da Nazizme daha mesafeli bakabildiğimi düşünüyorum.
İyi sanatın kimliği yoktur ve insanlara ayna tutar bence.
BİZİM AİLE 40 SENEDİR NOELLERDE SIKILIYORUZ VALLA
Şu anda Nazizme ara verdim. Hayatımı anlatan bir kitap yazdım sonra
da oyunlaştırdım. Doğu Almanya’da Kavgam’ı okurken kulise bir Alman
gelmişti bir gün, sen kendi programını yaparsan adı Hitler Kebap olsun,
demişti. Öyle derin bir sesle konuşuyordu ki çok etkilenmiştim. Yeni
oyunumun adını böylece Hitler Kebap koydum. Bir Türk olarak bu
ülkede yaşadıklarımı anlatıyorum. Almanlara bu ilginç geliyor. Çünkü
buradaki Türklerin neler yaşadığını bilmezler. Televizyonda gördükleri
türbanlı kadınlar kadar biliyorlar. Halbuki çok acayip detaylar var.
Mesela Noel’de Türkler ne yapıyor? Bizim aile 40 senedir Noel’de
sıkılıyoruz valla. Yapacak bir şey bulamıyoruz o 3 gün.
TUTTURMUŞLAR BİR SARMISAK TÜRK LAFI, GİDİYOR
Kendimi Türk azınlığın bir parçası gibi değil de bir insan olarak tanıttım.
Öbür türlü zaten çok zor olurdu. Çünkü Türklerle ilgili çok önyargı var.
Tutturmuşlar bir sarmısak Türk lafı gidiyor. Türkler çok sarmısak yiyor
ya, sarmısak kokuyorlar. Almanlar 10-15 yıl önce hiç sarmısak
yemezdi. Napalım. Ama asıl ağrıma giden son zamanlarda Angela
Merkel ve ekibinin Türkiye’yle ilgili söyledikleri. Tartışma programlarına
sakallı filan Türkleri oturtuyorlar ki Almanlar korksun. Merkel başbakan
olduğunda onunla ilgili bir şey yapmayı düşünüyorum. Başıma dert
ama olsun.
Download